Sorular Kapıları Aralar

Başlatan Tiversonus, 04 Nisan 2009, 17:18:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

#510
Ha bu arada:)) sizce pazar günü bu saatte kim bu yazılanları "görür"??? :)) Koca site üye tıklmasını düşünün ve koca ülkenin bu tür "bilgi" dolu şeylerini okuyanları ve okuyanların "özel" ama bilgi anlamında özel olduklarını ve neyse aynı zamanda "güzel" olduklarını düşünün ve bence korkmayın belki 'bir adım atmak' kadar dır bu tür şeyler ve kızmayın bunu ben böyle görüyorum ya siz kendinizi "çirkin" görüyorsanız? Hmmmm, elimden bişi gelmez, beni de çirkin görenler var güzel görenler var:)) Ama insanın kendini "ne gördüğü" bence önemli olan budur...Bilgi toplamaya devam...Ve görmeye!

Tiversonus

#511
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tiversonus[/i]



[IŞIK, BİLGİYİ AŞAĞI YUKARI ANLADIM SANIRIM AMA ŞU "SEVGİ" kelimesini, Işık/Bilgi/Sevgi bileşimine, hangi kelimeler ile koyabileceğimi düşünüyorum doğrusu bu ve bir ara]

Sanırım Bilgi/Işık/Sevgi bileşimine "Sevgi" kelimesini şu anlamlarda koyabiliriz. Işık ve dolayısı ile Bilgi varolmadan, yani Varoluşun Şafağı öncesindeki, bir başka ifade ile "Herşey Bir" iken olan durumun, titreşimin, halin, olayın "gerçek" veya "saf Sevgi" olduğu söylenebilir. Bir bakışla sevgi, tüm yoğunluklara bilinçler sınırında algılanan bir kırılma ile de olsa nufuz etmiştir, işlemiştir. Sadece bilinç seviyesine göre algılaması farklılık gösterir. Örneğin 2. Bilinç Yoğunluğu Hayvan Krallığı sevgiyi yiyecek olarak görebilir. Bu yanlış değil, sadece bilinç seviyesi ile alakalı bir sapma sözkonusudur.


Bilgi seviyemiz arttıkça farkındalığımız ve algılamalarımız değişir, artar. Bilgi yaratılışın merkezine kadar uzanan sonsuzluktadır. Bilgi sonsuzdur. Dolayısı ile Bilgi/Işık seviyesi arttıkça sevgiyi daha "az sapmalı" kavrarız. Buradan hareketle şu söylenebilir; 'gerçek sevgi! Bilgi ve Işığımız ile yürüdüğümüz varoluş yolunda keşfedilecek bir kavramdır. Ve öyle bir kavramdır ki, başlangıçta sadece o saf durum sözkonusu idi.

Bilgi/Işık/Sevgi bileşiminde sevgi; bilginin ve ışığın keşfi ile bulunan şeydir! O, Akıl/Beden/Ruh bileşimindeki Ruh gibidir ve Ruhsal titreşim seviyelerindeki farklılık gibi, bilgi ve ışık seviyemiz ile alakalı olarak farklılık gösterir.

Sevgi; Işık seviyesi ile ilgili olurken, başka bir ifade ile Başkalarına Hizmetin, merkezden dışarı doğru akışı ve kendi merkezine (kök noktasına) dönüşü ile de alakalıdır. Kısaca Sevgi, Işığın ya da Işık ailesinin frekansıdır.


4. Yoğunluk Kendine Hizmet'de bilgilidir, ancak bileşiminde "Işık" olmadığı için tek başına bilginin olması, yani bileşiminde Işığın olmaması KH de sevginin oluşmamasını meydana getirir. Buradan görüleceği gibi; Bilgi/Işık birlikte olmalıdır, Sevgî nin olabilmesi için. Bundan ötürü, sevgi dışarı doğru akan Işığın özelliğini bünyesinde taşır.


Nasıl ki, her varlığın yani Akıl/Beden/Ruh bileşiminin; kendine özel bir dengelenme konumu farklıdır; buna benzer şekilde; Bilgi/Işık/Sevgi nin de her Akıl/Ben/Ruh ta dengelenmesi - dengelenme seviyeleri farklılık gösterebilir- Hasat için önemli diye düşünüyorum. Koşılsuz Sevgi'ye doğru bir dengelenme ve bunun neticesinde Bütünün Hayrına olan Yaratımlarımızın artması buna güzel bir örnektir.


Kişisel olarak bunları düşünüyorum. Son söz; ne kadar bilgimiz var ise "ve" Işığımız var ise Sevgi'nin 'gerçekten ne olduğuna' o kadar yaklaşmış oluruz!



Tiversonus

#512
Soru: Israrla ret ettiğimiz bir görüşü, kabul ettiğimizde kendimizi "ölecekmiş" gibi hissediyor isek -eğer var ise-; bu kabul edemediğimiz görüşün Dünya küresindeki temsilcilerini gözümüzün önüne getirelim ve inceleyelim ve kendimize şunu soralım, bunu ret etmemde Evrensel ya da bilimsel gerçekler mi etkili olmaktadır ve savunanlar neden beklediğimizden daha iyi durumdadırlar?

Tiversonus

#513

İki Dalganın Girişimi

Hologram Düzeneği:

1. Laser-Işık kaynağı
2. "Girişimi" kaydeden bir film ya da plaka, ışığa duyarcı cinsten.
3. Hologramı kayıt edilecek bir "üç boyutlu nesne"

Uygulanışı: Laser ışığının bir tanesi 3 boyutlu nesneden çarptırılarak/yansıtılarak geri dönderilir ve işte bu geri yansıyan ışığa ikinci bir laser-ışını ile "Girişim" yaptırılır. Ve GİRİŞİM DESENİ plakaya kayıt edilir.

Sonuç: Plaka üzerine "girişim" deseni kayıt edilir ve bu normal ışıkta çizgilerden başka bir şey değil, tamamen çizgiler...Ve bu GİRİŞİM ÇİZGİLERİ bir kuvvetli ışık ile aydınlatıldığında bir "3 Boyutlu Görüntü" ortaya çıkar...Karşımızda duran bir insan gibi ama dokunmaya kalkışsak elimiz içine girer.

Özellik: Baştaki plakayı, çok küçük parçalara bölsek, diyelim ki yüzde birini alsak ve kuvvetli ışık altında baksak, yine 3 Boyutlu nesne gözükür ufalmış ama, tamamen BÜTÜNÜ gözükür 3 boyutlu nesnenin...En küçük parça bile BÜTÜNÜN TAMAMINI gösterir.


Burada yapılan örneğin bir 3 boyutlu Elmanın, tekrar 3 boyutlu ama "Holografik 3 Boyutlu Resmi" işlemidir.


Soru 1: 3 Boyutlu olan HERŞEY, gördüğümüz herşey, yani görebildiğimiz herşeyin ve bunları parça parça gördüğümüzü de dikkate aldığımızda ki Evren'nin bir parçası oluyor bu parçalar- bu parçalar(örneğin insan) tüm EVREN'in HOLOGRAFİK bir temsili olmaz mı?

 
Soru 2 Ve çokça EVRENLER ve BOYUTLAR/YOĞUNLUKLAR ın varolanın tamamımın, bir parçası olan EVRENİMİZ,BÜTÜNÜN hologramı ama tam bir modeli olarak hologramı olmaz mı?


Soru 3: Hologramda girişim çizgisi üç boyutlu bir resme/holograma dönüştürülüyorken, gördüğümüz sadece girişimin zihinsel kayıtı oluyor ki; HOLOGRAMIN ARKASINDAKİ GERÇEK GÖRÜNTÜ ya da HAKİKAT Nedir?


Soru 4
Örneğin 3 Boyutlu Elma'nın kendisi bir nesnel gerçek olarak işlemlerle hologramık 3B Resmi yapılıyor; İŞTEEE 3B GERÇEK ELMA'NIN KENDİSİ DE HOLOGRAM İSE; ki Evrenin ve tüm içindekilerin hologram olduğu da aşikar; "hologramın hologramını" -ki bu nesnel olan Elmayı/herşeyi GERÇEK algılıyoruz- yapmış olmuyor muyuz?


Soru 5: En-küçük parçanın HERŞEYİ bünyesinde taşıyor olması (bu tamam doğru bir şey, ama başka bir şeyden bahsediyorum) dışında, Bir ÜST YOĞUNLUK HOLOGRAMININ içinde BİR GİRİŞİM ÇİZGİSİ "GİBİ" bir durum olmuyor/3B gerçekliğimiz muyuz?


Soru 6: Tüm gözlemlediğimiz her nesne aslında 'tınlayan, dalgalar senfonisi' iseler ve sadece alıgılarımız ile "realiteye" dönüşüyor ise; "realitemizi" nasıl değiştiririz, düzeltiriz? Görmek neden önemlidir? Frekansımızı korumak neden önemlidir? Frekans tuzakları aslında bizi bir "realiteye hapseden duvarlarımız" mıdırlar

Tiversonus

#514
http://www.ressim.net/out.php/i647900_bscap0000.jpg
http://www.ressim.net/out.php/i647901_bscap0001.jpg
http://www.ressim.net/out.php/i647902_bscap0002.jpg

Siteye mesaj yollayamıyorum, normal şekilde...Ama modemimi reset etttiğimde (kapatıp tekrar açtığımda) SADECE BİR KEZ mesaj yollayabiliyorum. Bu resetten ve bir mesaj yolladıktan sonra ikinci bir mesaj yollayamıyorum.

Soru: Diğer üyelerde böyle bir sorun var mı?

(Test:RESETTEN sonra bakalım bu soru gidecek mi?)

sirera

#515
Mesajınızı gördükten sonra denemek için bu mesajı gönderiyorum ve bir tane daha göndermek gerekiyor.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

sirera

#516
Ve denemek için bir mesaj daha.
Yıllar önce niels bohr un bir sözünü okumuştum hoşuma gitmişti. Atomun iç yapısı için gündelik kullanma dilimizle birşeyler söylemenin çok güç olduğunu bunu ancak bir şiirle dile getirilebileceğinden bahsediyordu yazı. Sanırım Mleih Cevdet Anday ın bir yazısında okumuştum.
Kuantum fiziğini anlamak ve anlatmaktan ziyade yaşanabilirliği ve deneyimlenebilirliğinin olasılıklarını görmek gibi.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

sirera

#517
Bi de hemen ardından göndereyim.
Flood kontrolu mesajı göndermenize izin vermiyor.
En son mesaj gönderiminden 60 saniye sonra yeni mesaj gönderebillirsiniz.
Lütfen Belirtilen süre sonunda tekrar deneyiniz.
Bunun dışında burda sorun yok gibi. Bu da sorun değil. Neden oluşmuş olabilir sizin makinadaki sorun acaba, modem resetinden sonra çözülmüştür umarım.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Tiversonus

#518
Teşekürler[:)]

Ama akşam ki sorun "60 saniye sorunu" değildi, buna da yabancı değilim.."teşekürler mesajınız alındı yada yollandı, tamam" ekranından sonra foruma mesaj ya da düzeltme girmiyordu, bir bunu yaşadım...sonra bir süre mesaj göndermeye çalıştığımda sonra "url sorunu sistem yöneticisine başvurun" yazılı ikinc sorun..ip ve dns değiştirdikten sonra bir kez yolladım, o da kryon mesajı idi düzeldi işte dedim ama sonra tekrar ikinci ve birinci sorun ortaya çıktı... Bir kırkbeş dakika dua ve imgeleme sonrası sanırım sunucu kaynaklı problem çözüldü. Biliyormusunuz ama ben en son pc mde Power Supply bölümünü değiştirdim, eskisi yavaş yavaş kafayı yedi, ya tam yazarken pc kapanıyordu ya da p.supley güç ışığı göz kırpıyordu, açıp içine baktım bişi de yoktu, temasszılık filan ve özel olan powesupley yerine artık sistemime en-normal liste olan eskisinin 5 te biri ucuzu şeyler alıyorumartık (evrencanılı maddedir ya) bir keresinde anakartım dahil tüm sistem, işlemci, kartlar oldukça uzak bir yerdeki yıldırım gürlemesi sonrası yanmıştı şimdi yedek dizüstü taşıyorum ve bir de işyerinde pc var...ama itiraf etmeliyim sezgisel olarak dünki sorun pek negatif de gelmedi açıkçası yaa da alıştım ve frekansımı bozmuyorum. Bu dördüncü yoğunluk sızıntıları daha çok gündemde olabilir diye ileride düşünüyorum.neyse şimdi aynı anda iki yerde olamıyorum ve acilen banyoda olmam gerekiyor:)) Teşekürler...

Tiversonus

#519
Soru 1: Üçüncü Yoğunluk Kendine Hizmet dünyasında yaşıyor iken ve "başımızda" devamlı duran dördüncü yoğunluk KH'ler var iken; negatif enerjilerden arınmamayı düşünmek ne "anlamlara" geliyor?


Soru 2: Kasyopya kanalı, tarihte İsa'nın (3 Romalı kadından sonra) durumu anlayarak, arındığından bahsederler. Ve İsa'nın bir "inançsızlığa" düştüğü belirtilir, İlişki, inançsızlık ve arınma arasında bir ilişki var mıdır?


Soru 3: İsa'nın arınmaya ihtiyacının olması ve arınması,  O'nun negatif olduğunu  gösterir mİ?

Tiversonus

#520
Kasyopya Celseleri'nden Alıntılar



S: (A) Fiziğin hangi dalı yoğunluklar arası iletişimlerin kavranmasına en yakın?
C: Teorik.

S: (A) Matematiğin hangi dalı?
C: İki dal: kalkülüs ve cebir.


23 Kasım 1996



S: (L) Bu celseyi temize çekip okuyana kadar ve bir anlam çıkarana kadar beklememiz gerekecek sanırım...
C: Geometri... beşgen ve altıgen, cebir denklemleri...

S: (A) Beşgen, altıgen, cebir denklemleri... (L) Beşgen ile altıgen arasındaki bağlantı nedir?
C: Keşfet.


1 Ağustos 1998



S: (A) Ne tür bir matematik?
C: Yüklü bir EM alanının varlığında gözlemlenen ışık nedir? Cebir.

S: (A) İşleç cebirleri mi?
C: Kalkülüs.




S: (A) Güzel. Demek ki, yedi yoğunluk var. Peki neden yedi tane, üç ya da beş, veya onbir değil de, neden yedi tane ? Bir tür matematiksel denklemden mi kaynaklanıyor ?
C: Denge kavramını en iyi şekilde tanımlayan matematiksel teori şekli hangisidir ?

S: (L) Cebir. (A) Benim bir fikrim vardı: Bu yedi yoğunluk kavramı, Gurdjieff'in bir çok yoğunluğa uygulanabilir olan yasaların sayısı fikriyle bağlantılı olduğu. Şöyle ki; yoğunluk seviyesi yükseldikçe geçerli olan yasa ya da kural sayısı azalıyor, bir başka deyişle yoğunluk yükseldikçe özgürlük artıyor. Bu doğru mu ?
C: Bu oldukça yakın. Burada anahtar olan bilinç [farkındalık].

S: (A) Evet. Peki benim sorum çekim ve bilincin geometrik modeli ile ilgili.
C: Sonsuz büyüklükte bir sekizgeni canlandır gözünde... üç boyutlu olarak.

S: (A) Kafessel bir yapı gibi mi ?
C: OK.




S: (L) Düşünme biçimimi nasıl değiştirebileceğimle ilgili ipucu olabilecek birkaç şey söyleyebilir misiniz?
C: Elbette. Anaokuluna giden çocuğa "kalkülüs" ü açıklamaya çalış!!
[Ç.N: Kalkülüs, matematiğin bir dalıdır. Fonksiyon, limit, türev, integral, diziler, seriler konularını içerir. Cebir, trigonometri ve analitik geometri konularının üzerine inşa edilmiştir.][/size=1]




S: (L) Bir saniye, ikinci döngünün ne olduğunu sordum. İkinci döngü burada içeriliyor ama kapsayıcı değil mi?
C: Hatırlayın, sizin de döngüleriniz var ama bu mutlaka döngüsel anlamına gelmez. Döngünün 3 boyutlu tasviri. Daha fazlası için altıgene bakın. Geometrik teori cevabın anahtarını veriyor. Yıldız pencerelerine bakın. Sekizgen, altıgen, beşgen.

S: (L) Bunlar farklı yoğunluk seviyeleri mi?
C: Hayır, ama ilgili. Geometri sizi oraya götürür; cebir sizi "özgürleştirir!"[/size=1]



S: (L) Ne kadar incelikli olabilir ki? "Merhaba millet, ham-hum, hapır-hupur kelimelerini biliyorsunuz değil mi???"
C: Tamamen o şekilde değil, bunu biliyorsun! Çoğunluk yenmiyor, sadece manipüle ediliyor. Bilgi çok ilginç şekillerde korur. Sizin yoğunluğunuzda matematik, sadece seçilmiş az sayıda insanın öğreneceği şekilde "öğretiliyor." Ve matematik tüm yaratımın dilidir. Örneğin cebir gibi ileri matematik çalışmaları, madde ile antimadde evrenleri arasındaki kapıların kilitlerinin anahtarını sunar. Mevcut olanlar arasında hala öğrenmeye ihtiyaç duyanların cebiri öğrenmesini öneriyoruz.

S: (L) Burada mevcut olan herkese cebiri öğrenmesini tavsiye ediyorsunuz...
C: İhtiyaç duyanlara.
[/size=1]




Soru 1: "Hala öğrenmeye ihtiyaç duyanların cebiri öğrenmesini" NEDEN tavsiye ediyorlar?

Soru 2: ' Sizin yoğunluğunuzda matematik, sadece seçilmiş az sayıda insanın öğreneceği şekilde "öğretiliyor."  ', NEDEN? Ve bunu kendi çabamızla nasıl kırabiliriz?

Soru 3: Bilgi toplamaya yönelik düzenli bir çaba kapsamında, cebir öğrenmek ya da herhangi bir konuda öğrenmek, Ruh'un Gelişimi açısından faydalı olur mu? Düzenli Bilgi toplama önerisinin "içeriğine" uygun mudur Cebir öğrenmek?

Tiversonus

#521
Soru 1: 'Ritüeller kısıtlar' denildiğinde, kısıtlamanın anlamı, kapsamı, niteliği nedir ve neden kısıtlar ya da nelerden kısıtlar ya da 'hayat' ile ilgisi nedir bu kısıtlamanın/sınırlandırmanın? Günümüzde bunun örnekleri nelerdir?


Soru 2: 'Kısmen genetik', 'kısmen çabasızlık' ve kısmen de "çöp" ya da 'kabuk'; bunlar hangi kavramı çağrıştırıyor? Bu üç durum hangi sonuca neden olur?

Tiversonus

#522
Soru 1: Yolculuğun KEYFİ, bilinçte yükselerek mi yoksa bilinçte düşerek mi daha fazladır?

Soru 2: Bilinçte gerilemek/düşmek keyifli midir?

Soru:3 Bilinçte yükseliş içsel ya da dışsal bir süreç midir? Hangisi diğerini itkiler?

Soru 4: Değişim için harcayabileceğimız "Enerji" lerimiz sonsuz mudur?

Soru 5: OLMAK ve OLDURMAK (oldurmaya çalışmak) arasında nasıl bir işleyiş vardır?

Soru 6: Sorular Hangi durumlar da 'kapıları aralamaz?' .[:)]

Tiversonus

#523
Soru 1: Kasyopya celselerinde sorgucu Laura Knight-Jadchyk Nuh Tufanı ile ilgili, hayatta kalanların bir yerde 19 milyon, başka bir yerde 119 milyon olarak cevaplanması ile ilgili bir sorusunda, cevap olarak Laura'nın 'Annesine sorması' gibi bir atıfta bulunmaları, nicelik ve nitelik dersi için "Dul Kadının Akçesi" hikayesine bir atıfmıydı?


Soru 2: Öğrenmeye ihtiyaç duyanlar için 'Cebir' önerilmesi; bilinenler üzerinden bilinmeyeni "kavrama yeteneği" nin kazanılması ya da artırılmasına yönelik olabilir mi?

Tiversonus

#524
Merhaba,

Bir suredir internete girmiyorum ve dolayisi ile ancak bir kac saat once siteye ve uyelik icin mesajlara bakabildim...Tum uyelik icin basvuranlara su notu yazdim:


Merhaba,

Baskalarinahizmet.com forum ve bilgi paylasima uye olmak istemenizi sevincle karsiliyoruz. Sitemiz, bir kac gonüllu arkadasin biraraya gelerek ag calismasi ve paylasarak bilgimizi artirmak amaclidir. Bir baska bakis ile "Gercegin Arayisi" icin; bilgi paylasimi yapan, "gonulluluk" esasina gore "hizmet" etme niyeti ile kurulmustur. Belirli bir temel uzerinde kavramlarımızı (ya da Baskalarina Hizmet kavramını) anlayabilmeniz ve ortak bir dili benimseyebilmemiz acisindan ; "Ra Bilgileri, Pleiades Ogretileri ve Kasyopya Celseleri" ni okumus olmaniz (okumayanlar icin), bizim acimizdan onemli bir temel olusturuyor. Elbette Evrensel bilgi sırf bu kaynaklar ile sınırlı değildir. Bunu belirtmeyi "verimli" bir ortam acisindan faydali goruyoruz.


Forumda kullanmak isteyeceginiz "kullanici adi" ya da "nick" inizi bildirirseniz; en kısa zamanda foruma uyeliginiz acilacak ve size sifrenizle birlikte gonderilecektir. Daha sonra siteye girerek, ilgili bolumden sifrenizi degistirebilirsiniz.

Sizi aramizda gormekten sevinc duydugumuzu tekrar belirtmek isteriz.

Bilgi/Isık/Sevgi İle...


Bu gecikmeden dolayi ozur dilerim ancak ekip isi diger yurtdısı ornekleri gibi olamadi, bunun farkina vardim ve sevgili Bozadi ve ben disinda isi sorumluluk bazinda paylasan bir kisi de yok saniyorum. Elbette bunda kisisel sorumlulugum da olabilir ama genel olarak sosyo kulturel programlarin on planda oldugunu dusunuyorum...Tum uyelik basvurunda bulunan arkadaslardan ozur diliyorum.

Ve bir kac sey yazmak isterim: Bu sure bıyunca, icsel yolculugum bolumunde su cumle on planda isi: "Bilgi/ısik/sevgi ve Baskalarina Hizmet icin en hayirlisi" ya da "faydali olan ne ise o olsun"...Bu genel olarak uzerinde dusunuldugunde olması gereken bir sey degil ama secilen bir sey, ruhun titresim rezonansi ile ilgili olan bir secim. Dogru ise subjektif bir kavram...Baska bir konu ise; uzerinde "sorgulanabilir" olan herseyin, sorgulayicinin subjektif bakisina hizmet edebilecegi olgusu. Genel olarak subjektiflik olgusu "sorgulanabilir" uzerinden kendini kuvvetlendirme egilimindedir...Bunun uzerinde cokca dusunsel faliyetim oldu.

Sitede yazılanlara ancak ustunkoru bakabildim. Ancak okuyabildiklerime su gorusum oldu: Burasi Ruh deneyimi icin olan bir KH realitesi ve amaci var. Ve orginal plan da insan omrunde sex dolu dolu yasanacakti, doyulacakti ve buradaki deneyimin coklugu sonrasinda Ruh bazi seyleri kendiliginden acilabilecek Ruhsallik kapisi ile evrimlesecek idi ancak plan yagmalandi ve bir suru alt kulturel, dogmatik dinsel v.b. programlar neticesinde deneyimin onu kesildi ve bunun neticesi ise bir cok dengesizlik ve acilamayan Ruhsallik kapisidir...Bu resmen "Seytanin Dokunusu" gibi bir sey, alta inen bir spirale konmak ve kendi eli ile insanlara bilinc dususunu onaylatmak evet bu korkunc bir tuzak...Yazacak cok sey var, uygun bir zamanda paylasabilmeyi umuyorum...Kısaca insanlara sex yapmayin bu KH diyemeyiz ve yasli deneyimini tamamlamis insanlara da Ruhsallik kapisindan girme diyemeyiz, herseyin kendi icinde buyuk Resimde bir islevi var, neyse bu ancak dogrusal olmayan bir bakis ile kavranacak bir sey, uzunca konusulabilir...ve bir kaynak sunu demis, dogru demis ama lineer bakma tuzagina dusmemek gerekir, tum yogunluklarin bir hizmeti var ve dogru ancak subjektiflik icinde saglam temelleri olan bir seydir...Hayvanlıktan insanliga donmek isinde doya doya hayvanligi yasamak gerekir yerine 3. yogunlugu doya doya yasamak ama iste bir cebimizde karma kurallarını da hep varoldugunu bilerek yasamak, sizce bu is gorur mu ya da icinde bir ust realiteye ivmeleyen sapmaları deneyimlemek yerine sapmayi bastirmak nasil bir sonuc dogurur, secimlerin sonucları ile bir denge unsuru oldugunu bilmeliyiz. Burada onemli seyin bir surec icinde (lineer olmayan) degerini gormek, dogru yol diye bir sey yok, her bir Ruh parcasi sayisi kadar Tanrisalliga acilan bir yol vardir, bunu bir dusunun derim. Su soylenebilir; sadece bil o da ozgur irade dengelenmesi icin su su sonuclari dogurur cinsinden olan seyler.

Ve cinselligi caginda doya doya yasamak demek Ruhsalliga hazirlik demektir. Bunu bastirmak ise, olsa olsa "Seytanin Dokunusu" turunden bir sey olur, kisisel olarak bunlari dusunuyorum ve sakin dogru ya da yanlis dar kalibindan baktigimi de dusunmeyin cunku bu boyle bakmiyorum. "Zaman" ise fazla ilginc bir an'lar silsilesi, buna tamam ama cok genis resimde yanlis hic bir "zaman" olmadi, cunku hersey aynı an'da varlar...Selamlar...