Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Sorular Kapıları Aralar

Başlatan Tiversonus, 04 Nisan 2009, 17:18:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

#525
Siteden ayrı kaldığım süre içinde yazılanları okudum. İki adet Kasyopya celsesi ve diğer yazılanları ve sonradan da yazılanları da ama işte şimdi dial-up dayım ve youtube giremedim:) Neyse bu arada Yuvadan Mektuplar bölümünde artık "Moderator" imzası ile yorumsuz olan alıntıları paylaşacağım, yani bu biraz da Ben olmaktan çok Biz olmak ile ilgili bir sıkıntım ile ilgili. Tabi ki; kendi yorumum da yine Ben olacağım, yani bu moderator benden başkası değil, bir başkası kullanmayacak, olursa da onu başka bir isimle moderator yaparız, neyse o işte.

"Et yiyin" güzeldi, yani şu; gereği ne ise yapılmalı ve şu Faraday Kafesi aynen Ra Bilgileri'nde var, işin garip tarafı Türkiye de de satılan bir tür isveç ürünü duvar boyası bence ipekten daha da iş yapar türden, ipek cibinlikten ama işte pencere işi bozar. Yine de deneyimim o ki; EM dalgaları tiroid bezinin bozulmasına ve o da ruhsal sıkıntılara yol açıyor ve cep telofonu kullananlar için bir EM engelleyici ucuz bir yapıştırma var, bynu da isteyen kullanabilir. En azından tam bir kafes olmasa bile etki azaltılabilinir bu EM işinde, örneğin büronun üstüne konulacak bir metal levha bir ucu topraklanabilir. Yani bu EM işi hem kendisi hem de boyutlararası olanı müthiş önemli. Bir su altında olan birinin etinin dalgalanması şeklinde olanına bir keresinde şahit olmuştum ve elbette bol banyo ve topraklanma da etkiyi azaltabilir...Ve zihinsel ret egzersizi işi, bu sizin olmayan düşüncelerin tesbiti ile başlayan bir durum, yani önce tesbit ve sonra zihinsel bir direnç ve olayın ne olduğunu bilmek ile kuvvetlenen bir psişik süreç, tez ve anti-tez gibi Ruhun/Kalbin anti-tezini zihinde tezin yanına koymak, tekrarlamak, elbette çokça değişik duruma göre de değişebilir. Bunu yapabilmek için bilgili olmak ya da bilgi toplamak gerekir. Ve inanın tüm hayatınız boyunca sert çıkışınıza, muhalefetinize uğramış bir kavram zihinde beliriverir, mümkün değil o sizden ya da bilinçaltından çıksın, elbette tüm bunlar ret edilebilecek şeyler ya da modern(!) psikoloji ile sadece kişiye ve bilinçaltına bağlanabilecek şeyler. Yani noter tasdikinde olmayan şeyler, çünkü hala BAT ortalarda yok, UFO lar yerine hava baloncukları var, bunu ispat etmek yerine şunu söylerim "vesveseci" kavramı var ya islamda gerek insan şeklinde ve gerek se bedensiz, yani bunu Muhammed Peygamber aktarmış, yani yok derseniz dini bir ayete karşı gelmiş olursunuz, çarpılırsınız sonraa:)) Elbette hiç arınmaya da gerek yok zaten arınmış ve pak doğduk ve hiç kirlenmeyiz...OIff be demekki en az önlem alanlar ve kendilerine gerek görmeyenler enaz etkilenirler, sav bu...Ve deneyin bir gün cep telefonu çekmeyen bir yerde yatmayı, neyse vesveseciye dikkat edin yine de siz...

Selamlar, Sevgiler...


Alemtac

#526
Sevgili Tiversonus, oturduğum yer tüm Em dalgalarının yani cep telefonlarının çekmesi için konuşlandırılan aletlerin olduğu yerin göbeği ve TRT nin hemen arkası..ve görüldüğü üzere troidi çalışmayan ve bu yüzden çeşitli hastalıklara maruz kalmış ve de bunlarla mücadale halinde olan birisi olarak diyorum ki bu kadar dalga arasında yinede ucuz atlatıyorum. Denediğim yöntem sizinkilerden farklı ve çoğumuza göre hayali:) Evin ortasında ortamı temizleyen bir sutun var. Tavana ve tabana çizdiğim iki çokurey arasında sürekli akarak tabandan yukarı doğru hareket eden ve oradan sonsuza açılan su sirkulasyonu. Bu su tüm kötü enerjileri temizliyor. Sadece olacağına inanmak...hiç düşünmedim bile, an da oldu ve yaptım :)) Neye istersek ona inanalım çünkü yanlış yok..her ruh parçası kadar çıkış kapısı var.

Sevgiler :)
 

Tiversonus

#527
Selamlar, bir itiraf :) Nasıl olduğunu tam bilemesem de Siz'in bu tür bir "verici kule" yakınında oturduğunuzu biliyordum ya da az önce yazdıklarınızda de ja vu benzeri bir hissedişim oldu, sanki ikinci kez okuyormuşum gibi bir şey. Bunu artık çok da garipsemiyorum ve bir çok insanın artık çakrasal düzeyde bu tür şeyleri yaşadığını ama bunu söze dökmediklerini hissediyorum...Neyse, dün aklıma bir şey geldi. Bir zamanlar babamın kiraya verdiği, bizim eski evimize gittiğimi hatırladım. Kiracı, evi boşaltmıştı, bir fabrikada çalışan ve ruhsal bunalıma borsa sebebiyle girmiş "düzgün" bir adamdı ve kızının okuması için bir kalfa gibi elektrikçi dükkanında çalışıyordu. Bir kez sohbet etmiştim, bir sanayi holdinginde iyi paraya ustabaşı iken borsa sebebi ile zor durum yaşamıştı. İşte o adamın boşalttığı eve tesadüf olarak bir kişi ile gitmiştim, boşaltmanın hemen sonrası idi. Adam eski çalıştığı fabrikadan aldığını sandığım aliminyum folyolar ile ( bir tarafı yapışkan olan 10-15 cm eninde) evin tüm camlarını folyolamıştı. Perde yerine bunu yaptığını düşünmüştüm. Ve aslında kızını kıskandığını ya da paranoya durumu olabileceğini düşünmüştüm. Ve sonra adamı bir daha görmedim. Evet dün akşam bu folyo işi aklıma geldi. Ve ayrıca işyerimde soğuk oda tipinde olan yerde neden rahat meditasyon yaptığım (aslında bu aralar çok az yapıyorum daha çok meditasyonip bir durumdayım yani o odaya girmiyorum)...Bunlar olası bazı durumlar için olası çözümler. Şunu düşünüyorum; tüm bedenlerimiz de kuvvetlendikçe bu tür önlemleri sadece Zihinsel Ret türüne dönüşebilir. İşte bazı şeyleri açıklamak isteyişim bu neden ile idi. Çok zayıf bir dengede/dengesizlikte olan kişi için acil önemli bir çözüm sunabilirler bu tür şeyler. Ancak kuvvetlendikten sonra ise bu tür şeyleri daha az uygulayabilirler. Yani kişiye ve yapısına ve ortama göre değişen önlemler sözkonusu. Hmmm aliminyum folyo işinde bir anlatı ve sağlıksız avrupa yorumu şimdi aklıma geldi, şimdi ya da az önce, sanırım çocuk odasının duvarı idi... Neyse pozitif mühendislik bilgisi ile denemek ve keşfetmek gerekecek. Ve bilgi temelli EM analizi çok önemli. Örneğin GSM operatorlerinde çalışan insanların genel insanlara göre bir analizi yapılabilinir. Ama yapılsa bile açıklanbmayacaktır bu tür bilgiler....

Bir arkadaşımın eşi olan tıp hemşiresi ile şunu konuşmuştum bir keresinde: Zayıflayamadığını söylüyordu. Ben ise onun küçük oğluna aşırı bir şekilde ilgilendiğini biliyordum. Örneğin çocuğun büyük kakasını kontrol ederek, baba annesinin onun isteği dışında yiyecek yedirdiğini ya da yedirmediğini kontrol ettiğini duymuştum. Ve zayıflayamadığını söylüyordu, oysa oldukça uzun boylu ama işte manken ölçülerinde de değildi. Şunu söyledim bir gün: "çocuğunu istemem ama kaçırdılar ve fidye yerine şunu söylüyorlar bir ay içinde beş-on kilo vereceksin, bunu yaparsan çocuğun öldürülmeyecek ve sana teslim edilecek" :)) ve önce şok oldu ve göz kapağını kapatmadan düşünceye daldı. Ve Aslanvari İrade ile "tabi ki veririm kiloları" dedi. Ve bu kıyaslama onu şok etmişti. Neyse arkadaşımla problem yaşadıktan sonra ölçüleri maddeci-piyasa mankeni şekline dönmüştü ve şimdilerde ise barışma provalarındalar...Kısaca insanlar kendi zihinsel programları içinde hapisler. Çok daha az paraya ve geçim şartlarına uygun doğal yerlerde yaşayamayacak kadar sert programların hapsindeler. Kısaca bu ruhlar özgür değiller, yoksa özgürler mi neyse yarım-özgürlük olsun:)) Genel olarak bunları da düşünürüm ve asla akıl vermem. Sadece olana bakarım...Geçen Çeşme de çekilmiş özel videoyu seyrettim. Adamın biri bahçe duvarı olarak onlarca metre uzunluğunda akvaryum yapmış, içinde türlü balıkları olan ve sokaya bakan. İşte özgür bir ruh dedim içimden. Hadi ayıp olursa olsun parası var örter:)) Sanırım herşey zihinsel programlamalarımızda ve hayat akıyor. Yani parasal miktar sanki bir güven sağlayacak, genel algı ya da tuzak bu kanımca.

Her bir Ruh kadar yol, ama işte Evrensel gerçekler de var. Evrensel bilgi ve Zeki olan Enerji'nin kanunları var ve o kanunlar hakkında bilgisi olmayan ise veya genel olarak Evrensel Bilgisi olmayanın işi zor, diyebilir mi şunu "Ben Bir Olanım..." ve bunu bir Arslan'ın İradesi ile...

Sizinle sohbet etmek güzeldi:)) Benden de Sevgiler...Şimdi çay içmeliyim ve bugün çakralarımız için Güç Nefesi günü, orada görüşürüz tabi özgür irade devrede, şunu diyebiliriz "aman boşver nasıl sa ben Bir'im" işte yazınızda bu tuzak kokusunu aldım ve bu nedenle yazdım. Önce programlardan arınmalı, temizlenmeli ve Korku illeti işin püf noktası, bunu sakın diğer okuyanlar yanlış yorumlamasın, bu bir süreç ve bir aşamada işler rahatlar, bitmez ama rahatlar: Mor giyin, mor litle litle kadınları güzel gösterir. Yani ilahi mor alev ile kuşanın, Tanrıçalığınızı kuşanın ve herkes güzel  ki keşfedene kadar ve elbiselere de gerek yok o güzellik ama herkes te potansiyel olarak var, bazen kızıyorum, kızdığım için de kendime de kızıyorum, işte ama bu da yanlış herkes ama herkes güzel, evet ama sevmekten ya da ben görmekten vazgeçmiyorum, bazen sınırları da aşabiliyorum ve bu durumdan dolayı da özür diliyorum herkesten, ama haykırmakta istiyorum herkes güzel, en azından bu potansiyeli Görene kadar...Ve o bütün canacıtan dışardaki şeyler için önce ne ya da kim olduğumuzu görmemiz gerekiyor...Sevgiler...

Tiversonus

#528
Bir itiraf; Güç Solunumu yaptıktan sonra sırtüstü meditasyon yaptım saa 15 civarında başladım ve meditasyonumda 'eski siteye bakmalısın' düşüncesi ile ilk kez uzun aradan sonra baktım ve onu okuyordum. Demek ki, meditasyonum "iyiymiş" ve aslında şunu düşündüm: eski siteye hala teşekür doluyum, yaşanan her an'ın bir sonraki an için değeri büyük, biraz da içim bukuldu açıkçası, bu herşeyin Bir olmasının yolunda bir burukluk, ayrılıklar hoş değil neyse, herşey ilüzyon zaten, kısaca budur.com sitesine teşekür ederim dedim içimden...Tavsiye edilir meditasyonlar iş görüyor, gerçekten:)..Meditasyon yapınız önerim bu...Ve ek: "Sonsuz ve Tek Olan" Bir şahidim olsun ki; 4-5 aydır ilk kez bugün girip baktım, doğrusu bu!

Tiversonus

#529
:))) Saldırmamm lazııımmm:))

Evet sevgili Bozadi'nin yazdıklarını tamamını okudum az önce...Ve aslında "4BH kimin nesi" türünden biraz da alaycı olan yazıdan sonra açıkça, dürüstlükle izh için bir güzel fırsat olmuş, hem soranlara hem takip edenlere. Elbette samimiyet ile yaklaşım her işin ya da kişinin menfatine bir şey...Kısaca çok iyi olmuş.

Ve saldırmalıyım şimdi en-az saldırdığım adama:)) Evet başlıyooor: Perşembe Pazartesi "Cassiopaea" takipçileri eşzamanlı olmasa da ne işin var o saatte, allahalaha, çakra birleşmesinde bir eksik vardı zaten hissettim...Tamam saldırı bitti:))

Şaka bir yana, dürüstlükle, samimiyetle bir şeye yaklaşmak açısından, taraflara bir açıklama şansı vermek açısından güzel olmuş. Bilgi adına büyük potansiyel taşıyor.

Ve en az bir hafta internet sorunum olacak gözüküyor, yine de ara ara bakabileceğim sanırım ve müthiş şekilde yıllar sonra iki gözüm, önümü görmeyi zorlaştıracak kadar şişti, yani kapakları, buna onyıllardır ilk defa rastladım, alerjim yok ama bir şeyin zehirlediğinden şüpheleniyorum, sabah kalkınca oldu, astral ile ilgili de olabilir, bu da kendime saldırım olsun:)...Bilgi yayını sürecek, elimizden geldiğince.

Herkese İyi Akşamlar...

Tiversonus

#530
"Biz Ple'ler, sizin geleceğinizden geliyoruz. Bizim "şimdi" olasılıklarımızın birinin içinde bir zorbalık ve karmaşa alanı da bulunuyor. Dünya'nın aynı zorbalık ve bozulmayı içeren olası geleceklerini gördük. Zaman, üç boyutlu gerçeklikte son derece yanlış anlaşılıyor. Zamanın dakikalar ya da derecelerle ölçüldüğünü sanıyorsunuz. Kavrayabildiğinizden çok daha geniştir zaman. Gerçekten de zaman, onu aynı anda esneterek, çarpıtarak, kıvırıp bükerek farklı gerçekliklere doğru ilerlemenizi sağlamak üzere bilgiyi şifreler, onunla oynar. Eliptik bir zaman eğrisi üzerinde hareket ederek, sadece eğri boyunca ilerleyip ne zamanın ne de gerçekliğin "katı" olduğunu keşfederek birçok gerçekliği deneyimleyebilirsiniz.


Bütün gerçeklikler "katı", gelecek de önceden belirlenmiş (gelecek bir dizi olasılıktan ibarettir) olmadığı için, şu anda Dünya'da daha fazla olumlu olasılık ekleme imkanı görüyoruz. Bu gezegene ışığı yeniden getirmeyi ve Dünya'yı özgün amacına uygun bir şekilde onarmayı arzu ediyoruz. Bu amaç, Dünya'nın galaksiler arası olağanüstü bir bilgi alışveriş merkezi haline gelmesidir. Böylece, zamanın belli bir bölümünde, çekirdek ya da tohum olarak adlandırdığımız bir yere değişim getirmek üzere geri geldik. Bu değişim sadece Dünya'yı etkilemeyecek, sizin geleceğinizi, bizim şimdiki zamanımızı ve bütün evreni de etkileyecek.


Büyük bir haber bu! Siz Dünya'ya evrimin yakın olduğu bir yer ve zamanda geldiniz. Sizin de katılacağınız belirleyici bir aşama gerçekleşmek üzere. Yalnız değilsiniz. Bu gezegeni çevreleyerek gerçek enerji ölçerleri olarak çalışan ana gemiler var. Sizinle çağlar boyunca birlikte çalışmış olan eski ve yaşlı yıldız sistemlerinden Yeryüzüne gelen ışınlar var. Bilgi ışınları gezegenin üzerine gönderiliyor.


Bilgi size ışınlandığında, bedeniniz alıcı, ölçebilen, barındırıcı ve başkalarına iletici durumda olabilmelidir. Pek çoğunuz bu ana gemilerde, istediğinizde zengin bir bilgi kaynağına ayarlayabileceğiniz kendi radyo istasyonlarınıza sahipmişsiniz gibi telepatik iletişim kurabileceksiniz."




Pleiades Öğretileri/Barbara Marciniak




Soru 1: "Bütün gerçeklikler "katı", gelecek de önceden belirlenmiş (gelecek bir dizi olasılıktan ibarettir) olmadığı için, şu anda Dünya'da daha fazla olumlu olasılık ekleme imkanı görüyoruz." cümlesinde sözü edilen; "olumlu olasılık ekleme imkanı" nasıl gerçekleştirilebilir ve hangi olumlu olasılıklar eklenebilir ve olumsuz olan durum nedir?


Soru 2 : Yukarıdaki alıntıda geçen bir çok konu ile Kasyopya Celselerinde anlatılanlar arasında benzerlikler ve farklılıklar nelerdir?


 Soru 3:Zamanı, onu aynı anda esneterek, çarpıtarak, kıvırıp bükerek farklı gerçekliklere doğru ilerlememizi nasıl sağlayabiliriz?


Soru 4:İkinci bilinç yoğunluğu diğer herşeyi, "benzerliklerine" göre algılar iken, ışığın spektrumunda sadece siyah ve beyaz renkte görüyorlar iseler; bu başka renklerin olmadığı anlamına gelir mi? İnsanlar diğer herşeyi "farklılıklarına dayalı" algılıyorlar iseler; bu Bir'lik yok anlamına mı gelir?


Soru 5:Anagemilerin varlığına inanıyor musunuz? Bedenimiz alıcı, ölçebilen, barındırıcı ve başkalarına iletici durumda NASIL olabilir? Bu öneri için NE KADAR "zamanınızı" ayırıyorsunuz?


Soru 6:Pleiades Öğretilerini "pozitif ya da doğru" bir kaynak görüyor musunuz?



[Not: "Pleyades İle İlgili Hertürlü Görüşler" başlığını açmalarını, bu kaynağa farklı bakanlar için öneriyorum, çünkü benim açtıklarım hep boş kalıyor aylarca:)) ek soru: Neden acaba? ][:)]

JCA

#531
Kendi düşündüklerimi yazayım;

1-Olumlu olarak gördüğüm olasılıklar; sistemin çökmesi. Bu da dünyadaki tüm öğeleri barındırıyor. Tabi bir çok kanalın ve bir çok insanın ön gördüğü gibi karmaşayı getirecek. İnsanlar ben doktorum şimdi ne olacak, ben avukatım şimdi ne olacak, ben bankacıyım şimdi ne olacak diye korkuya kapılacaklar. Çok güzel bir şey olacak eğer olursa. Ben şahsen caaart diye çökeceğini sanmıyorum. En dandik ve asgarı tahminimle 20 yıllık bir zamanı kapsayabilir. Aksi halini düşünebiliyor musunuz? Örneğin tüm bilgilerin bir işe yaramadığını çok daha alçak bilgiler olduğunu insanlar bir anda öğreniyor. Savaş çıkar, yağma çıkar. İnsanlar birbirlerini öldürür.

2-Kasyopyalılar daha alaycı ve relax yaklaşıyorlar. Otur bak gül gibisinden. Aynısını bize de yapıyorlar.

3-Fizik bilgim zerre kadar yok ama şöyle bi şey uyduruyorum kafamdan. Evrenin daima bir enerji akışı içinde olduğunu düşünürsek, dünyadaki insanların bireysel bilinclerinin artmasıyla akış yönünü değiştirebileceğiz.

4- Bence birlik yok. Öyle olsa bu kadar savaş olmazdı. Hayvanlar dahil tüm insanlar savaşıyor burada. Gerek psikolojik olsun gerekse fiziksel olsun. Bizde savaşıyoruz.Kendimizle. Bu gezegenin görüş biçimi en doğru benimkidir demeye dayanıyor.Kimi zaman ben dahil bunu yapıyorum.

5-Bana göre;yüksek ruhlar yani güçlü enerjiler istediği her biçimi alabilir. İnsan gibi de görünebilirler gemi gibi de. Kendi verdikleri bilgilerden bunu çıkarıyorum ben. Bizi maddenin sahteliğini öğretmeye çalışan bu varlıkların neden maddeye ihtiyacı olsun ki? İstedikleri her yerde olabilirler. Amerikan kültüründe ruhsallığa pek ilgi yok. Doğudaki gibi ruhsal öğretiler yok. Bu insanlar yabancı. Bu kültürde etkin olan ufo fenomenini kullanarak ilgi uyandırıyorlar. Ben bunu çıkarıyorum.

6-Bunu sözlerin hoşluğundan değil düşüncelerini kavradıktan sonra anlayabiliriz.İyi varlıklar diye düşünüyorum. Yani inşallah öyledirler. [:D]
 

JCA

#532
Hem ayrıca;

Kasyopya celselerinden önce ra ve pleiades öğretilerinin okunması tavsiye ediliyor. Ama görüyorum ki tartışması kasyopya celseleri ile karşılaştırırsak sıfır gibi bir şey. Millet bu iki öğretinin üzerinde düşünmeden kasyopya celselerine atlıyor kanımca. Mesela ben öyle yapmıştım ilk zamanlar.
 

Tiversonus

#533
Sitede yazılanları birazdan okuyacağım, henüz internete girebildim...Ancak bir aya yakın süredir odaklandığım bir konuyu kelimelere dökebilmek için ya da "spesifik soru" haline getirebilmek adına diğer okuyuculardan da yardım istiyorum. Spesifik sorular sadece eleştirel bir unsur için sorulmıyor burada, birlikte keşiflerimiz için bir fonksiyonu da var.

Önce tesbitlerimi yazayım ve birlikte "spesifik soruyu" bulalım diyorum:

* Şu an'a kadar tecrübelerime göre (bana göre);

* Ra Bilgileri forumlarda en çok kabul eden bilgilerdir.
* Ra Bilgileri en-fazla deforme edilen bilgilerdir. Sanki okuyucu OLANI değil kendine veya bir çok programa göre burada OLMASI GEREKENİ görüyorlar. Ra materyalini savunduğunu iddia eden kişilerin dağılım skalasınaı bir düşündüğümüzde, çok geniş bir yelpazede, fikirde insanların olduğunu görüyoruz. Kısaca üzerinde düşününce sizlerde ilave edilecek şeyler bulursunuz.

* Hakkında olumlu ya da olumsuz fikrin EN-AZ söylendiği bilgiler PLEYADES ÖĞRETİLERİ bilgileridir. Bu çok ama çok açık.

* EN FAZLA ELEŞTİRİLEN ya da olumsuz fikir beyanı ya da "negatiflik" vurgusu yapılan bilgiler Kasyopya Celseleri dir.


Sorun şu ki; bu üç eserin O KADAR ÇOK ORTAK KÜMESİ olarak nitelendirebileceğimiz konular var ki. Ve bu üç eserdeki SADECE ORTAK KONULAR-Hemen hemen aynı konular üzerinden bile Kasyopya Celselerine eleştiri gelir. Bu bence çok ilginç.

Önce durumu kavrayalım ve sonra "spesifik soruyu" hazırlayalım. Fikri olan arkadaşlar buraya yazabilirler. Şimdi celseyi okuyacağım. Ve "iki yönlü diyalog" adına sevgili Tgur'a selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum. daha sonra geniş olarak boş başlıklara Evrensel açıdan Ra eleştirileri ya da yorumlarımızı paylaşalım diye şimdiden iyi-olabilir diye düşünüyorum.


Tiversonus

#534
Soru: Dut Ağacı ile EM (Elektromanyetik) Dalgalar arasındaki ilişki nedir ve geniş anlamda "pozitif" uygulamaları neler olabilir?

JCA

#535
Kasyopyalılar denge felsefesi üzerine odaklılar.

Ra bilgilerinde negatif yol pozitif yolun önceki basamaklarıdır diyor.

Hangisi doğru?
 

JCA

#536
Dünyada biri kötülük yaptığı için diğeri iyilik yapmak zorunda kalıyor. Keşke her ikisine de ihtiyaç duyulmasa.

Duyulmadığı zaman da sanırım dinginlik ve sessizlik geliyor.
 

JCA

#537
Ben denge prensibine inanıyorum. Sonsuz hoşgörü iyi ile kötü diye ayırdıklarımızı aynı görebilmektir.
 

Tiversonus

#538
Evrenimizin yapısı "özgür irade" niteliğinde, en azından bu söyleniyor diyelim. Ve eğer ögzür irade alanı var ise ve tasarım böyle ise; bunun olmaması hakkında cümleler ya da önermeler kurmanın faydası zaten yok. Elbette bu şöyle söylenebilir; "imkansız" durumları imkanlı gibi varsayıp, önerme üretmek ve bu imkansız önerme üzerinden fikirler, görüşler oluşturmaya çalışmak çok faydasız bir aksiyon. Bazen ben de yapmışımdır, bu da ayrı bir konu...En son "devamlı" neşeli kalmak ya da "devamlı" coşku içinde kalmak durumunun imkansızlığı çok açık iken, üçüncü bilinç yoğunluğunda bu imkansız iken, bu durum varmış gibi üzerinde sonuçlar çıkarmanın,faydalı olmadığını ya da çok enerji tüketen ama yararsız şeyler olduğunu düşünmüştüm...Bunu bildirmek, buna bir bakış olarak vurgu yapmak ise ülkemizde çok gereksiz probleme yol açabiliyor. Yine de bunu karşılıklı faydamızı artırma çabası olarak ağ çalışması olarak ta niteleyebiliriz. Ve bu bağlamda ele alınmasının faydalı olacağını öneriyorum.

Evrenimiz Özgür İrade alanı ise; zıtların ya da farklılıkları temsil eden KH ve BH enerjilerinin "farklı doğaları" dolayısı ile, bir "dengeleme unsuruna" ihtiyaç olması gerekir. Farklı doğalar gereği, bir tarafın özgür iradesi ile özgür iradelere bakmaksızın hareketleri ya da itkileri olabilir ve bu Evreni planlayan zekanın başta planının boşa çıkmasına bir önlem olarak sisteme dengeleyicileri koyması, her yorumun ötesinde sadece bir olgu.

Yapıyı ve işleyişi bilmek, bunun hakkında bilgi sahibi olmak, çok faydalıdır. Neden? Bu uzunca konuşulabilir.

İslami klasik görüşte Mikail melek, doğa olaylarını düzenler diye simgeleştirilmiştir. ilginç bir şey değil mi? Kasyopya celselerinde savaşın doğa olayları şeklinde bizim yoğunluğa yansıdığına vurgu ile bunu birlikte düşünmek anlamlı olur. Sonuçta Evrenler var ve kutuplu olmayan Evrenler'de var olabilir. Tüm bütün bu şeyler Sonsuz Zeka'nın Sonsuz olasılıklarına güzel birer ipucu. Öğrenmek eğlenceli ve İLK/SON planda herşey Ruh'un öğrenme yolculuğu, başka bir şey değil.

Şunu eklememek samimiyetsizlik olur: Evren'in dilinin matematik olması durumu. Eğer böyle ise; bizlerin öğrenebilmemiz açısından "matematiksele benzer bir dil" kullanma zorunluluğumuz doğuyor. Buna en güzel örnek bilgisayar programcılarının kullandığı metod olabilir. Başka bir örnek ise, hukukçuların kullandığı "dil" olabilir...Bir örnek şu idi bir kaçgündür aklımda olan; bu doğrudur ancak(zayıflatıcı aksine bir yöne) bu da olabilir ve ancak(aksine başka da olabilir) gibi yani

x=2
or/veya
x=5
or veya
x=8
gibi bir PC programı gerçekten çok olasılık içinde dağılır gider. Ve bunu okuyan kişi için olası durumlardan dış çerçevesi belirli olmayan algılara zemin doğar. Ben kendimce buna elimden geldiğince dikkat etme niyetindeyim. Dualarımda bile bir merkezi bilgisayara seslenir gibi programlar yazmaya(dua metini) gayreti içindeyim. Gerçekten çok önemli bir konu olabilir. Ya da ben bakış açımı başkası ya da yeni bilgiler kazandıkça değiştirebilir olarak şimdilik bu görüşteyim. Kısaca spesifik olmak bir matemetik sorunudur.

Tüm bunları yazarken açıkça bir çekince içindeyim. Bir frekans ölçücü olmak durumuna düşmek ya da bununla itham edilmek durumuna düşebilirim. Şimdi bir askere emir veriyoruz: sağ tarafa git ama bak orada şu var sa sola git ama bak orada şu var ise geriye git diye bir örnekte aklıma gelmişti. İşte bazı durumlarda enazından bazı durumlarda spesifik olmak çok faydalıdır diye düşünüyorum. Özellikle fikir açıklamalarımızda olabildiğince spesifik olmalı diye düşünüyorum. Elbette benim de bunları yazdıktan sonra buna daha fazla dikkat etmeme bir samimiyet sorunudur.

Ve başka bir konu ise; bazen öyle sorular ile karşılaşırım: sorunun temel varsayımı ben de kabul görmez ama bu temel kabule göre soru sorulur. Bunu günlük hayatta çok yaşarım. Ve artık temel önkabulun alternatif olanını açıklamak zorunda kalırım ve bu epeyce beni yoprar ve bu kabulde olmadığım için "öyle değil mi ya da bu mu şu mu" seçimine cevap vermek çok zorlaşır...Kısaca bunları düşünüyorum bir kaç gündür. Şunu "arzulardım" genel olarak bir çok kişi ya da Spiritüel insanlar keşke: matematikçi ya da PC programcısı olsalardı:)) Yani arzulama işi işte:))

Ve açıkça şu Kuantum Bilgisayarlarının mantığını da düşününce spesifik beyanların ne kadar doğru olabileceği hakkında şüphelerim yok değil. Yani şüphelerimde var. Bunu itiraf ediyorum. Yine de 0 ve 1 yerine olasılıklı 0 veya 1 ve 1 veya 0 mantığına gelebilene kadar bir sorunumuz şu kanımca: hitap edebileceğimiz kişilerin kavrama ya da zihinsel işleyişlerini göz-önüne almak. Bu çok olasılıklı düşünülür ise, sadece negatif bir sonuç olarak görülemez, pozitifte görülebilir. İşte bence anlaşabilmek için benzer frekanslarda olmanın, aynı dili konuşmaktan çok daha önemli olduğuna bir örnek.

Ben doğrumuyum? Asla bu değil ama ben bunları düşünüyorum. Değişebilir mi? Elbette değişebilir, bu kavrama ve bilgi toplamam ile ilgili bir fonksiyon. Hiç konuşmamanın geleceği günlere kadar sanırım hem bir dil sorunumuz ve hem de titreşim rezonansı farklılıkları devrede olacaktır. Belki değişen kuvvetlerde. Ama işte matematik belki bir ortak dil olarak neden gereklidire bir temel durum bu da.

Selamlar, Sevgiler.

Tiversonus

#539
Soru: Ezoterik anlamda, Andromeda (Mirach) takımyıldızının hikayesi nedir, neyi sembolize eder?