Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Sorular Kapıları Aralar

Başlatan Tiversonus, 04 Nisan 2009, 17:18:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Pınar

#540
Andromeda, anne ve babasının kibrinin kurbanı gibi görülse de aslında kendinden yansıyan ışığın sonucu bunu yaşamaktadır.Bu iki Ka'nın sarı ve turuncu yayını nedeniyle, denizler tanrısı Neptün tarafından ölüme mahkum edilmiştir. Neptün sembolizayonu yani Poseidon, astrolojide balık burcunun gezegenidir ve Bir ile olan bilinçsiz bağlantıyı sembolize eder.Neptünün ölüm emri aslında kısa süreli bilinçli bir beden dışı deneyimini gösteriyor olabilir. Andromeda, ölümden  Perseus aşkı sayesinde kurtarmıştır. Belki de bu kısım hikayedir. Asıl olay neptündedir.:) Bu yüzden andromedanın diğer adı miraçtır.:)

Yunan mitolojisinde, akıl ruhun önündedir.O nedenle sembolizasyonda tanrıların öfkeleri ve kaprisleri ön planda yer alır.:)

Ayrıca Perseus'un durup dururken Gorgonların Medusasını niye öldürdüğünü de hala anlamış değilim.:))Akrisios'u öldürmeliydi, kahin öyle demişti.:) Aslında burada enteresan bir döngü bulunuyor, şimdi farkettim.Medusa aslında güzel bir kızı ve neptün'ün aşkını kıskanan bir tanrıça tarafından gorgona dönüştürülüyor.Ama neptün peşini bırakmıyor.Venğs yani Athena, Perseus'a onu öldürtüyor.Diğer kız kardeşler ölümsüz, ama Medusa ölümlü.Athena bunu biliyor, ve ölecek olan kişinin Medusa olduğunu da biliyor. Ama işin ilginç yanı şu ki; Perseus bir tanrının üstelik Poseidon'un haseti yüzünden ölüme mahkum edilen Andromeda'yı kurtarırken aynı zmanda yine bir tanrıçanın Athena'nın - Posedion yüzünden- kıskanıp önce çirkinleştirdiği sonra da ölüm fermanını verdiği Medusa'yı öldürmüştür. Dengelemiş kendisini demek ki.:) Medusa öldüğünde, biri dev diğeri kanatlı at olan iki de yaratımda bulunuyor(güzel-çirkin).Dualitesini yaratıyor. Neptün'ün bağlantısının ise; ana enerji ile bağlantının kurulması olabilir. Medusa bağlantıda kalmıyor ama iki varlığa dönüşüyor aslında.Ancak Andromeda bu bağlantıyı kuruyor ve yaşamı kurtuluyor.

Medusa ile Andromeda'nın yaşam çizgileri aynı ama sonları farklı.Bu çok enteresan geldi ve paylaşmak istedim.:)
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Tiversonus

#541
Soru 1:"Özgür İradeyi ihlal etme serbestisi" var olunca mı Evren Özgür İrade Bölgesi olur yok sa "Özgür İradeyi ihlal etme serbestisi" olmayınca mı?


Soru 2:Bilgili olmak ile Özgür İradeye sahip olmak arasında nasıl bir korelasyın vardır? Bilgiye ivmeleyen bir fonksiyon olması için; denklemde neler olmalıdır?


Soru 3:Bilgimiz var, KH'lerinde kat kat bilgileri var (3,4 Yoğ. KH), bizim Özgür İrademiz olduğunun farkındayız, karşınında Özgür İradesi var!...Direk/doğrudan gelip istiyor musun diye sorumuyor ama bir şekilde bizim Özgür İrademizi delmeye çalışıyor? Ne yapmalı???


Soru 4:KH'ler Özgür İrademize onaylatarak Dünyayı yönetme iznini bizden almışlar ve bir sürü araçları var ve bizimde sadece Özgür İrademiz var, denklem nasıl eşitlenir?


Soru 5:Özgür İrade mi, "İrade" mi göreceli olarak hayatidir? Bir İnsanı kendi yoluna getirmek/hizalamak için; İrade zayıflatıcı şeyler yapmak (KH tarfından), bunu yapmak, Özgür İrade ihlaline girer mi?


Soru 6:Bilgilenene kadar bilgisiz isek; Özgür irademizin farkında mıyızdır? Bilgisiz iken zayıflatılmış bir irademiz var mıdır? İradesi olmayanın Özgür İradesi olur mu?

Tiversonus

#542
Soru: Ra Bilgileri'nde "dengeli bir varlık için hiçbir durum duygusal yönden yüklü değildir; her durum, sadece, varlığın hizmet verme fırsatına sahip olabileceğini ya da olamayacağını gözlemlediği, diğer durumlara benzeyen bir durumdur" deniliyor, buradan hareket ile bir BH adayının,  bir çok Spiritüel "Denge" teknikleri ile bir ölçüde "dengelendikten" sonra Başkalarına Hizmet arayışında olması sonucu çıkar mı? Kısaca kurulan Denge, BH adayı için, Başkalarına Hizmet içindir diyebilir miyiz?


Soru 2: Bir varlığın Denge de olması(durağan bir şekilde, hizmetsiz), onun BH veya KH yöneliminde olduğunu gösterir mi?


Soru 3: Hangi amaç ya da amaçlar için dengelenilir?



Soru 4: Dengelenmemiş; bir varlık, Hizmet'inde  başarılı; olabilir mi (hem BH hem de KH açısından)


Soru 4: Akıl/Beden/Ruh bileşimi nasıl dengelenir?



Not: Bu bölüme sorduğum soruları, "ben cevabını biliyorum" dediğim sorular değil. Elbette kendi kişisel düşüncelerim mevcut... Bazı sorularda ise ince bir sınırda düşünüyorum. Örneğin bir insan çeşitli nefes egzersizleri ile dengelendi ve diyelim ki arasıra da kalp meditasyonu da yapıyor, işte bu durum onun BH için hasatına ne kadar faydalı olur, olur mu v.s. diye uzunca düşünebiliyorum ve düşünüyor ve araştırıyorum da...Kişinin kendi cevabı bence çok daha önemli, diğer şeyler zaten başkalarının bir fikir paylaşımı türünden olan şeyler...[/size=1]

Tiversonus

#543
Not: Bir filmde şöyle bir olay ele alınıyor: Sanal oda denilen bir ortamda, bilgisayar tarafından "hayali" kişiler yaratılıyor ve üç boyutlu hologramik bir ortam ile bu kişilikler canlandırılıyor. Bilgisayarı kullanan kişiler(bilinçler) bu üç boyutlu sanal ortamda deneyim yapıyorlar...Gelişmiş olan bilgisayar, Enerji-Madde geçişini yapabiliyor, dolayısı ile enerjiden maddeselleştirilmiş bir üç boyutlu hologram üretiliyor...Yaratılmış kişilerden bir tanesi(enerjiden maddeleştirilmiş) bilgisayara bir şekilde ulaşımı öğreniyor ve bilgisayardan "bilgi" alarak, bilgisini oldukça geliştiriyor...Bilgi ile değişiyor ve gelişiyor, kısaca "bilinç" kazanıyor...Sanal odanın tasarımcıları, odaya girdiklerinde karakter şunu söylüyor: "artık bilgilendim, farklıyım, değiştim ve BİLİNÇ kazandım, ben bu programın içinde kalmak istemiyorum, ben de sizin ile birlikte olmak istiyorum" diyor...[uzay yolu yeni jenerasyon filminden]


Soru: 2 Madde-Bilinç geçişi arasında Bilinçlenmek; bilgi toplayarak bilinçlenmek neden önemlidir?

Soru: 2 Yükseliş için bir çok spiritüel akımda sadece DENGE^ye ya da SEVGİ'ye ağırlık veren akımların; Bilgi ve bilgi artımı dolayısı ile BİLİNÇ artışına uzak kalmasını çok önemli bir eksiklik olarak görmemiz müm kün mü?

Soru 3: Üst Yoğunlukların yapısı dolayısı ile, Bilgi^nin önemi nedir? Üst yoğunluklar yaşamı ekiyorlar ise ya da logosları kuruyorlar ise ya da sistemler kuruyorlar ise; bu işlemde Bilginin ve Sevginin yerleri nedir?





http://rapidshare.com/files/48483943/Star_Trek_TNG_-_2x03_-_Elementary__Dear_Data.part1.rar
http://rapidshare.com/files/48484257/Star_Trek_TNG_-_2x03_-_Elementary__Dear_Data.part2.rar
http://rapidshare.com/files/48484606/Star_Trek_TNG_-_2x03_-_Elementary__Dear_Data.part3.rar
http://rapidshare.com/files/48484764/Star_Trek_TNG_-_2x03_-_Elementary__Dear_Data.part4.rar


uyumlu türkçe altyazısı:
http://rapidshare.com/files/375054752/Star_Trek_TNG_-_2x03_-_Elementary__Dear_Data.srt

[/size=1]


Tiversonus

#544
Bir soru sormak istiyorum, hem kendime hem de siteyi takip edenlere. Üzerinde çok fazla düşünmüş te değilim, en azından bu perspektif ile... Önce "doğru" soruyu oluşturabilmek için, hangi kavramlardan hareket ettiğimi açıklamak istiyorum:

Genel bir yaklaşım olarak, 9 katlı Maya takvimi ve Maya piramidi ele alınabilir. Basit bir örnekle, bu piramitin zaman kesitlerinde ya da bilinç kesitlerinde gezelim: İlkel kabile/mağara düzeninde yaşayan insanlık sonra bir şekilde, yazının kullanımı ve kil toprağa yazılması, sonra kağıdın kullanımı ile yazının daha üst bilinçte kullanımı. Daha sonra matbaanın kullanımı ile bilginin/yazının geniş kitlelere ulaşımı ve şimdilerde ise İnternet ortamı ile çok daha kolay ve hızlı bilgi yayılımı. Bir döngüler ardışıklığını söylemesek bile; genel anlamda insanların "Evren Bilgisinde Artış" şeklinde bir kavrayışları gözüküyor. Bu döngüsel olarak devam ediyor da olabilir, bundan bağımsız olarak; tek bir döngü içerisinde bilginin artışından sözedebiliriz.



Soru 1: Varlığın bilgisindeki Evrensel Bilgi artışı, bir varlığın üst yoğunluğa deneyimi (hasatı) için önemli midir?

Soru 2: Dünyanın herhangi bir köşesinde, tüm modern hayattan uzak olarak, kabile düzeninde yaşayan bir İnsan, Evren bilgisinden uzak bir insanın 4. Bilinç Yoğunluğuna geçebileceğini düşünebilir miyiz? Bu varlık istisnai şekilde çok sevgi dolu ve kendi topluluğuna ağırlıklı olarak hizmet içinde olsun, bu şekilde bir insan üst yoğunluğa geçebilir mi?


Soru 3: Evrensel Bilgi kavrayışı Yükseliş için ne derece de önemlidir?


Soru 4: Bir çok nefes egzersizlerinin ya da çalışmalarının "iş yapması", Yükseliş için yeterli olabilir mi?  Evrensel Bilgi toplamaya yönelten ekoller var mıdır?


Soru 5: Düzenli Bilgi Toplama önerisinin kapsamını sadece "korunma" ile sonırlamak ne kadar doğrudur, bilginin Ruh'u besleyen bir özelliği olabilir mi?


Soru 6: Eğer ben bir KH ols idim ve Ruh^ların üst yoğunluğa BH olarak geçişine engel olmak isteseydim (KH mantığını anlayabilmek için); bazı insanları "düzenli bilgi toplama" dan uzak tutacak, bir çok kendini iyi hissetme ya da kimyasal huzurda tutma işini yapar mıydım? Kısaca "oyalama" işlevinde olan şeylerin iş yapıyor olması yine de "oyalıyor" olması?


Soru 7: Ruh'un bir şeyler öğrenmek için, "bir kaç ayak parmağını kaybetme" -ki bu fiziksel bir bedel olarak ta algılanabilir- riski alınmalı mıdır?


Soru 8: Kişiyi, bilgi aramayı bıraktıracak olumsuz durumları daha çok biliyoruz; bunun yanında "olumlu hissediş" ile de kişi bilgi toplamaktan caydırılabilir mi? Bu yapılabilir mi?


Soru 9: Tüm korunma güdüleri yanında "birbirlerinizi bilinç besinleri ile besleyin" ne anlama geliyor? Dengelenmek ve bilinçte büyüyebilmek için "çalışmalar" ile dengelenmek arasındaki "fark" nedir?

Pınar

#545
Her bilgi evrenseldir. Bilgi içselleştirilip hayata geçirildiğinde, bilgi ışık olur ve bizim enerji düzeyimizde sıçramaya sebep olur. Yükseliş dediğimiz şey, bilincin bulunduğu yerden uzaklaşarak daha geniş bir perspektifte görmesinden başka birşey değildir. Bir şehrin içinde yürümek başka, o şehri helikopterle üstten dolaşmak başkadır ve bunun başka bir ifadesi sadece daha geniş bir perspektiften, bütünün algılanmasıdır.:) Sevgi ışıktır ve ışık bilgi.Bilgimizi ne derecede arttırıp içselleştirirsek, ışığımızı parlatmaya başlarız, bu da bizim sevgiye bağlanmamıza dolayısıyla BİRliği anlamamıza vesile olur. Birliği anlamak demek, herşeyin ben olduğunu farkına varmak demektir, birliğin diğer unsurlarına yani diğer benliklerimize sefkatle yaklaşmanız demektir, nerde olursak olalım güvende olduğumuzu bilmek demektir ve dersleri hızla almamız demektir.Bunu yaptığımız takdirde, ister illüzyonumuzu sona erdirir gideriz, ister yeni bir anlaşma ile ilüzyonumuza - yaratma gücümüzün farkında olarak - devam ederiz.

Mevlana Mesnevi'de ne güzel söylemiştir:

2470/I: Renksizlik, renge tutsak olunca bir Musa, öbür Musa ile savaşa tutuştu.
Renksizliğe ulaştın mı, madeni elde edersin; Musa ile Firavun da barışır, uzlaşır.
Bu gizli kapaklı söz yüzünden şu soruyu sorabilirsin: Renk nasıl olur da sözden kurtulur?
Bu aşılacak birşey; renk renksizlikten meydana geldiği halde nasıl olur da renksizlikle savaşır?

820/II: A yol arayan, Mehdi de odur, Hadi de o; hem gizlidir, hem de yüzüne karşı oturup durur o.


1020/II: Niceye bir testinin şekliyle oyalanıp duracaksın? Bırak testinin şeklini suyu ara!
Şeklini gördün, manasından haberin bile yok.Akıllıysan, sedefteki inciyi bul!
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Tiversonus

#546
"Şekilsizlik ya da renksizlik" tanımları yapılır; benim için şu olduğu sürece sorun yok: Başkalarına Hizmet varlığı olarak 4. yoğunlukta (yani melekler grubu olarak) olarak başka galaksilere, gezegenlere yaşam ekmek, bu şekilsizliğin ya da renksizliğin kebarlarına, köşelerine uygun ise, evet o zaman sorun yok. Dördüncü yoğunlukta "yaşam ekmek" için kaynaklarım şunlar; Pleiades öğretileri ve Kasyopya celseleri...Buradan bakılabilinir.

:)) Gerçekten Başkalarına Hizmet varlığı olarak varoluşum bu renksizlik ve şekilsizlik kavramı tarafından sınırlanmıyor ise hiç sorun yok...Ve diğer galaksilerde ve gezegenlerde yaşam ekmeyi, üst yoğunluk Ben'liklerim ile Bilgi/Işık/Sevgi ailem ile birlikte doya doya 4.yoğunluğu deneyimlemeyi ve bilinçte büyemeyi istiyorum...İstemek ve niyet etmek ama olmuşsa olmak, olmamış ise öğrenmeye kaldığım yerden devam etmek...Tekamülün yolunda bu olcak, Mesnevi cilt 3 s. tam bilmiyorum.

Sonra bu dördüncü yoğunluktaki "aşırı" sevgiyi bilgi ile dengelemek için, 5. Bilinç yoğunluğunda deneyim yapmak, yine Evrensel Hayata katkıda bulunmak, öğrenerek hizmet etmek, beni heyecanlandırıyor...Ve Birleşik Düşünce Formu olarak, logoslar kurmak, onu Bilgi ile döndürmek, onu Bilgi/Işık/Sevgi ile dengelemek...Evet muazzam bir şeyler bu bilinçte büyümek.


Kısaca, şekilsiz ve renksizlikte umarım Başkalarına Hizmet'e bir "karşı duruş" yoktur, yok ise, bence de sorun yok o zaman.


Burada önemli olan şey, varlığın özgür iradesine saygılı duran "oluşlar" durumudur. Eğer bu yok ise, işte Bilgi/Işık/Sevgi ailesi için muazzam bir iş yapma potansiyeli çıkar. Ve ben bu potansiyelden dolayı; tüm Başkalarına Hizmet'in dışındaki oluşlara, saygı ile bakarım. Bilgi7Işık/Sevgi işini de elimden geldiğince sürdürürüm...:))Sizce ben yolu çok mu uzatıyorum:))






S: (L) Oryonlar dediler. İkincil yaratıcılarımız Oryonlar mı? (RC) Onları getirenlerin Pleyadesliler olduklarını okumuştum. Ve İbraniler de aslında Siryus'tan getirilen Huvidlerdi.
C: Şimdi sizin için bir şok edici geliyor... bir gün, 4'üncü yoğunlukta, yeterli bilgiye sahip olduğunuzda, 3. yoğunluk evrenini tohumlama geleneğini ve görevini sürdürmek soyunuzun bir misyonu olacak!!!

(Kasyopya Celseleri)



"Bu dönüşüm sizi nerde içine alacak? Sizi, bilinçli bir şekilde dünyalar oluşturacak niteliğe gelmiş görmek istiyoruz. Bir çok yeni dünyada tohum ekmeye ve ekilecek yeni türler olmaya hazırlanıyorsunuz."

Pleiades Öğretileri / Barbara Marciniak

Pınar

#547
Renklerden renksizliğe ulaşmadan, nereye böyle?:)

:)) Burada da yaratıyoruz, tohum ekiyoruz ve şekillendiriyoruz. Sinemaya gittiğimizde, yan salondaki diğer fim için endişelenmenin gereği var mı?:)) İzlediğimiz filmin tadını çıkaralım, ne dersin?
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Tiversonus

#548
<blockquote id="quote"><font size="1" face="Verdana, Times New Roman" id="quote">Eklenti:<hr height="1" noshade id="quote">Orjinal Mesajı Ekleyen Pınar

6. boyut varlıkları da Benim desem! ( Biri forumu tutsun lütfen.hahahahaha!)
[/quote]

Bunu hatırlıyorsun değil mi?

Ben her pislik olabilirim, her egodan kuşanmış bir insan olabilirim, her türlü sapmayı da taşıyor olabilirim. Amaaa; bakın elinizi vicdanıza koyun ben başından beri, en başından beri "Ra Bilgileri, Kasyopya Celseleri ve Pleiades Öğretileri" ilhamında olduğumu hep söyledim. Dogmatik olmadım, ama buradaki bilgiler, ruhumda titreşiyor, dans ediyor. Taa ilk başından beri, formun ilk günlerinden beri bu böyle.

Bu üçlemede genel hatların dışında, ince detaylarda sapmalarım olmuş olabilir, ama ben hep bunu söyledim ve açıkça hep vurguladım. Ve bu Evren Bilgilerini bir çok bilgi kaynağında da izlerini gördüm. Mevlana'da, El-Arabi'de, Gurdjieff'de, Karlos kasteneda da...Aslına bakılırsa üç dinde de bir nebze bu bilgilerin izlerini gözrdüm, bozulmuş, tahrif olmuş olsa da.

Ve sevgili Pınar, bak en yukarda sen tarafından aşağılandım, bana 6. yoğunluk ilan edecen, güleyim bari bile dedin, bakın beyler kandırılıyoruz da dedin, bunlar yeni din için bir yerlerde kurgulanıyor da dedin. Ve bunların hepsinde bana karşı bir fikir tutumun çok ama çok açıktı. Bu fikirlerin çatışması anlamında ele alınmalı, çünkü böyle.

Ve yine bir şekilde yine fikir çatışması içinde karşıma çıktın. Çıkmana gerek yok, yaz bir başlığa devam et, amaa "kaynak" söyle. Nedir kaynağın? Kanallama mı bunlar, içsel bilgiler mi?

Kısaca, fikirlerin elbette değişebilir ama bu çok ama çok zıt bir yönde nasıl oluyor? Benim ilgi konumda bu değil. Ama ben karşımda BH kavramına duran ve bir şekilde de hem kasyopya'cıyım hem ra'cyım diyen çok bilinçle karşılaştım...Ben bu kanallardan alıntı yaptığımda aslında hiç mi hiç bu bilgilerin tarafı veya kavramların tarafı olunmadığını fikirsel olarak gördüm. Kısaca kaynak kişinin kendisi de olabilir.

Herşeye rağmen ben Ra Bilgileri, Pleiades Öğretileri, Kasyopya Celselerindeki, "ana hatları" çok benimsiyorum. Evet başkası ne kadar farklı düşünürse düşünsün, ana çerçevem bu üçleme. Kendi gücümü de buradan, gücümün kıymetini buradan alıyorum.

Şimdi adım adım, fikrini yaz öbür başlığa ve sakın ben burada soruyorum diye üzerine alınma.

Ve aslında fikirsel anlamda doğrudur, ben üç kaynaktan alıntılar yaptığımda, eğer buradaki "hareket tarzına" karşı bir felsefi duruş ortaya konuluyor ise, bu duruş yapılıyor ise, yine bu kaynakların, bu üçlü kaynağın ısrarla altını çizdiği tehlikeli grubun varlığı, telkinciliği yine karşıma çıktı mı diye şüpheleniyorum. Açıkça bu üç kaynağın, yine bu üç benzer şekilde ortaya koyduğu, tehlikeyi düşünür oluyorum. Ve bu üçlemeyi esas aldığımdan kaynaklanıyor da olabilir ama. İşte ortaya net hareket tarzı ve net Evren Bilgisi konmalı önüme. Bu nedenle senin fikirlerini merak ile öbür başlıkta bekliyorum, anlayabilmek adına, hatalı yoruma gitmemek adına dikkatle okumaya çalışacağım.

Kimse bu üç kaynağı ilham almak zorunda da değil, bu da ayrı bir şey. Örneğin bu üç kaynağı etrafımda çok az kişi bilir.

Ve seni kırdıysam özür dilerim kardeşim, ama net düşüncelerim bunlar...


Pınar

#549
Arayan insanın değişimi kaçınılmazdır Tiversonus. Arayan kişi, değişime açıktır, ve her bulduğunu zamanı geldiğinde atmaya da hazır olmalıdır. (Şems, Mevlana'nın kütüphanesini talan etmiştir.Buradaki sembolizasyonun ana fikri budur.Öğren ama bağlanma.) Değiştiğimin farkındayım, hem de öyle böyle değil. Ben, deniz kıyısında taş toplamayı bıraktım artık, denizin içine girdim, boğulma korkuma rağmen hem de.Ve öyle güzel ki, anlatamam...

Başlığıma sadık kalarak oraya yazacağım, ancak anlamadığın şu ki; ben buraya fikir savaşları için gelmedim. Eğer istersen başlığa yazmaya son verebilirim.Eğer rahatsızlık veriyorsa yazdıklarım bunu yapabilirim.Bir blog açıp, orada devam edebilirim. Buraya gelişim bir gönül borcum olduğunu düşündüğüm içindir. Öğrenmek/öğretmek konusunda burayı seçmem bu nedenledir. Dediğim gibi rahatsızlık veriyorsa yazdıklarım bunlara son verebilirim.Ayrıca yazdıklarım, yazacaklarımın üçte biri dahi değilken, böylesi bir tutumla karşılaşmak da beni son derece üzdü. Geçmişte yazılanları bu biçimde algıladığına da üzüldüm. Keşke bunları içinde saklamak yerine, o zaman söylemiş olsaydın. Ama bu da senin seçimindir.Bilmeni isterim ki, seni aşağılayan ben değilim.Sensin! Algın bu yönde çalışıyor çünkü.Amacım senin algını değiştirmek de değil, amacım Ka-Ple-Ra'yı ya da din kitaplarını ya da bilmem ne ekolünü baş tacı etmek de değil.Ayırmayın, diye haykırıyorum sadece.Bir'i sizden ayırdığınızda, o ayırdığınız kendinizsiniz.Bu kadar basit! Ve ayırdığınız, karşınızda bedenleniyor, onunla savaşmak zorunda kalıyorsunuz. Bu bir kısır döngüdür.Ayırdığını karşına alırsın, sonra onu daha şiddetli ayırırsın ve yine karşına alırsın. Kendimizle savaşmak, kolay değildir. Çünkü, yenen ya da yenilen yoktur. Kendi kuyruğu peşinde dolaşan kedi gibi yorgun düşeriz, kafamız döner. Anlatmaya çalıştığım tüm şeyler de buna dair.Ama yalnış anlaşıldığımı görüyorum ve buna çok üzülüyorum.

Ve evet, bunlar benim içimde tutuşan ve hayata geçirip, sonuç aldığım bilgilerimdir. Kanallama değiller, ayrıca neyi kanallayabilirim ki kendimden başka!:)
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Tiversonus

#550
"Ben hiç bir şekilde rahatsız değilim" ve yazmanı isterim, çünkü ne düşündüğünü merak ediyorum. Ve lütfen ben de bu üçlemeden alıntılar yaptığımda rahatsız olma. Lütfen rahatsız olma, bu bir şekilde rahatsızlık ya da rahat olma fikri değil. Sadece karşıt ya da benzeşmeyen düşüncelerin bazen çatışma havası veriyor olması durumuna karşı, biraz birileri karışmadan yazman konusu. Yani bir nebze düzen içerisinde yazmak konusu.

Evet, bana birisi "şunu yanlış düşünüyorsun, bildiklerini at" sözünden biraz rahatsızlık duydum: Bildiklerim Ra Bilgileri, Kasyopya Celseleri ve Pleiades öğretileri temelli şeylerdi. Bundan rahatsızlık duydum açıkça, nereye atayım.

Bence "bunları at bir kenara" yerine bilgilerini ser bence, yani başka bilgilerin ne dediğine dokunmadan, öğreti mi, bilgi mi, fikir mi, gerçekten merak ediyorum...

Ve insaf et bak şimdi ben sana ;

"sevgili Pınar, şimdi bildiklerini unut" desem, gerçekten bu gereksiz. Belki rahatsız da olursun.

İşte bir düzen içinde seni anlamak ve hatta okuyucuların anlamasına yardım etmen gerekiyor.

Ve bu anlatımların sırasında, çok az nitelikte bilgi paylaşımı yapmam gerekirse onu da yaparım.

Rahatsızlığım olan konu özgür irade çakışmasına benzer bir durum da ancak oluyor. İşte sen özgürce yaz, bırak 30-35 senelik emek verilmiş Kasyopyayı, Ra yı kenara at sözlerini. Bu gerçekten gereksiz. Fikirlerini yaz ben sadece okuyacağım.

Pınar

#551
"Ben hiç bir şekilde rahatsız değilim" ve yazmanı isterim, çünkü ne düşündüğünü merak ediyorum. Ve lütfen ben de bu üçlemeden alıntılar yaptığımda rahatsız olma. Lütfen rahatsız olma, bu bir şekilde rahatsızlık ya da rahat olma fikri değil. Sadece karşıt ya da benzeşmeyen düşüncelerin bazen çatışma havası veriyor olması durumuna karşı, biraz birileri karışmadan yazman konusu. Yani bir nebze düzen içerisinde yazmak konusu.

Evet, bana birisi "şunu yanlış düşünüyorsun, bildiklerini at" sözünden biraz rahatsızlık duydum: Bildiklerim Ra Bilgileri, Kasyopya Celseleri ve Pleiades öğretileri temelli şeylerdi. Bundan rahatsızlık duydum açıkça, nereye atayım.

Bence "bunları at bir kenara" yerine bilgilerini ser bence, yani başka bilgilerin ne dediğine dokunmadan, öğreti mi, bilgi mi, fikir mi, gerçekten merak ediyorum...

Ve insaf et bak şimdi ben sana ;

"sevgili Pınar, şimdi bildiklerini unut" desem, gerçekten bu gereksiz. Belki rahatsız da olursun.

İşte bir düzen içinde seni anlamak ve hatta okuyucuların anlamasına yardım etmen gerekiyor.

Ve bu anlatımların sırasında, çok az nitelikte bilgi paylaşımı yapmam gerekirse onu da yaparım.

Rahatsızlığım olan konu özgür irade çakışmasına benzer bir durum da ancak oluyor. İşte sen özgürce yaz, bırak 30-35 senelik emek verilmiş Kasyopyayı, Ra yı kenara at sözlerini. Bu gerçekten gereksiz. Fikirlerini yaz ben sadece okuyacağım.
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Tiversonus

#552
Gereksiz stres konusunda şunu söylerim, müthiş şekilde klavye arkasındaki durumum yanlış anlaşılır. Evet yazılarım fikirsel serttir, ama fiziksel varlığım inan uzun zamandır çok dengelidir ve hatta aurik alanımda bulunan bir varlık esnemeden yanımdan kalkmaz. Ve gece karanlığında iki adet kuş pencereye çat çat vurdu hem de ikisine ve neden korkmuyorum diye de güldüm az önce:)) Şuna inanırım; insanlar yan yana gelmeyince bildikleri herşey bir yanılsamaya uğrar...

Tiversonus

#553
Bu vesile ile, tüm algılanmalarımın özgür seçimini okuyucuya bırakarak net bir şeyler yazmak istiyorum: İnsanlık travmatik günlere doğru gidiyor.


İşte, insanların o travmatik zamanlarında yapılacak iş için, insanlara bir parça yardım edebilmek için, bir planın olduğuna bu Dünya değişimlerinin kendi döngüsü içinde normal olduğunu anlatabilmek için bir çok kişiye ihtiyaç olacak. Bireysel egosal hesapların da zamanı değil. Evet travmatik zamanlarda önce bir çok Bilgi/Işık/Sevgi işçisinin dengeli olması gerekecek. Ve sadece bu forum çerçevesinde insanlara, can atanlara ulaşmaya çalışmıyorum. Ve inancım ya da sezgim odur ki, ayrılmak istesem ayrılabilirimde, bu bir sezgi diyelim...İşte konuşacak, durumu insanlara anlatacak Işık/Bilgi işçilerine gerek var.


Ve kısa bir süre önce; Ra, Kasyopya, Pleiades üçlemesine bir ölçüde sahip çıkan üyelerin sayısı yeterli olduğunda tamamen siteyi onlara bırakmayı düşündüm...

Tiversonus

#554
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tiversonus

Posted - 29/07/2008 :  20:45:16
 BEN PROTESTİM-MUTLU VE SEVGİ DOLU

Sabah oldu uyandım, doğruca pc nin başına gittim ve daha önceki yıldırım düştüğünden dolayı yanan pc mi hatırlayarak, (çok şükür) çalışıyor diyerek açtım, kim bekleyecek neskafemi doldurdum ve off iyi ki almışım şu ketılı, yoksa tüplü ocağı kim bekleyecekti...Frekansıma uygun müziği aradam, el ka leem om, pek çekmedi,Bir'in amblemine baktım, üçgenlere güzel ritüelimizde tamam, ama hangi müzik? Bugün renegade okey, ve telefon gel motor çalışmıyor, müzik bulundu, bugünün müziği...Bu imla kuralların dan da sıkıldım yani.Akşam oldu.Kitaro matsuri ,tamam frekans bu, hiç te klasik çekilmez bu akşam, ahhh dışarıdan ne bir araba sesi gelsin, ne bir insan sesi gelsin sadece müzik olsun ve sonuna kadar aç elimdeki çay bardağı sallansın, yaa beni görmeyin ben yok muşum gibi davranın, mimiklerinizle dahi etki yapmayın ben müzik dinlemek değil unutulmak istiyorum.Aklım yurt odasında kulaklıkla dinlediğim ben bir ceviz ağacıyım geldi, şimdi o da çekilmez ha bıldum ahmet kaya (ne kadar koksak o kadar iyi) tamam bu olur sonra yıllardır içmediğim alkol aklıma geldi, komando iken lav sandığına koyduğum alkol şişeleri, likörü dahil...Hiç traş olmasam, hippi mi olsam, olmaz o yapıldı, ne yapsam, tv yi açamam çıldıracağım, alkol kullanamam bıraktım, bir sigara yakayım o zaman, bu arada kitaro davulu patlatmak üzere, ya bu hu sa mı diyor, yokssa ruh sal mı?Aman boş ver ne diyorsa nasıl olsa birazdan bıkarım o zaman the wall mu dinlesem oğlum o eskidendi filmine bile arka arkaya beş defa giden başka manyak yoktur, o zaman vanessa mae caravans ı dinleyelim, ya bu kızda bir şeyler eKsik sanki duygusal vermiyor kendini, abi genetik kodlar itiyor geç şimdi bizim aşıklar gibi atışan kemanı boynuyla elinde tutmadan sallayan var ya şu karen briggs karşısında da saksafon mu nedir aşıklar gibi atışıyorlar tamam olur, oğlum yanni renegade desene...Kardeşimin lafı aklıma geldi abi tam senin sevdiğin işler şu portör belgesi için hıfızsahaya gidicen, kaka verecen, burnuna , boğazına çubuk sokacaklar, am o zaman sabah tuvalete gitmemeliyim,hadi tuvaletleri pisse, kibrit kutusana evde paket mi yapsam?..Ya bunlar benden niye bunu istiyorlar ki?Ta şimdi moldovadaki köy evinde olsam angelika ile, ama abi kocası gelirse, boş ver oğlum onlar aşmışlar, of be her gelen koltuk altında şarabı koltuk altlarında getiriyorlar ve masaya koyup saki yapıyorlar ya yap bir sefisanatos, bilmezsen buzderov...Abi ya bunlar çok kalabalık oluyor on şişe ,,olsun oğlum hava temiz, tahta tuvalet çıkınca ayıkırsın, abi bunlar tuvalete az mı gidiyorlar???Yemezler bunlar herhalde, gel bu tarafa , o şimdi geçmişte kaldı şimdi onlar turist oldular, oğlum daha mühim meseleler var...Ne var abi Yükseliş var o ne abi kuran da var mı?Karış tır ma lan şimdi...Abi şu tv de bir dizi var mış arap kadınlarının bir numarası olmuş, ne ki o?Kadın erkek eşitliği üzeriney miş, eKsik gördükleri insanı çekiyor herhalde, bu bizim bozadi nin dediği korku film leri gibi mi abi...Başlatma korkuyu şimdi, şu an korku gelse gösterririm gününü, zaten kavga etmeyeli de çok çok oldu, oğlum yükseleceğiz ya...Abi sen git evine şimdi biraz budura bak, belki iki dolarlık bir poker oyna, maç sonuçlarına bak ve yat...Oğlum tek başına yatılmaz ki, abi nereden bulacan ki yeşil olanını, öbür tarafta belki, ya yıllar oldu ağlamayalı, bizde şimdi yaşarma vAr yeni moda sı bu...Abi sen müziğini dinle ve en sevdiğine kavuş uyu abi, uyu....Ses etme de müzik dinliyoruz...



Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tiversonus

Posted - 01/08/2008 :  11:58:13

BH ADAYIYIMBEN..

Abi niye sinirlisin bugün, sinrli değilim oğlum sadece off sinirliyim işte herhalde insan olduğum için.Abi hiç kimsenin birinci olmadığı bir yarışma var mış ne o? BH yarışması, kh yarışmasında birinci var mı oo abi orada hiyereşi var abi bırak şu imlayı akışı kesiyor, oğlum senin bu soruların bin cevap gerektirir öyle değil mi, Açık..abi sitede ruhsal kanal bilgileri var ya ee ne olmuş, orada ne güzel isimlaer var abi isimleri ne yapacağığ isim mi koyacağız yok abi aonlara ne olmuş acaba, oğlum biz yeniyiz belki kasyopyalılar ilerleyeni alıp götürüyorlar, kötü düşünme kötü düşünme onlar ın hepsi yükselmiştir.Abi bir gün konuşmama orucu yapsak, ne olacak o zaman neyi temizleyeceğiz olsun abi yememek bir şeyi temizliyorsa konuşmamak ta bir şeyi temizler herhalde abi oruç yazlara geliyor ha konuşmama orucumu yok abi diğeri, oğlum ritük izliyor sus,,, abi buraya bir ivrin bi de sen yazdın, oğlum herhalde metodu beğenmediler, yok abi onlar çok cesaretliler korkmazlar, korkmayandan korkun,,, bu nereden geldi abi, sus gevezelik etme, ciddi ol, abi geçen sanayiden osmana dedim ki abi 2012 ne dedi biliyormusun (garan ti miş), oğlum hakikaten bunları adam ga4ranti yükselse yapacak mış ve kh olmayı ve yalanı bırakacak mış, abi herkese söyleme sonra gemilere koşarken bunlar bizi tepeler ler.Y bunlar borsaya yatırırken garanti mi?Abi bu bu iş burjuvaların latince söz söylemesine döndü,hangi iş şu güzel söz söyleme sanatı, bırakkk oğlum biz gerçeği net söyleyeyim, abi geçek ne? ne bileyim oğlum arıyoruz işte, aramayanlar bulmuşmudur, oğlum biz bilmiyenlerdeniz dedik ya, oğlum senin bu sorularına 1000 cevap ta yetmez....Sus artık...
 


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tiversonus

Posted - 01/08/2008 :  13:49:27 
BH ADAYIYIMBEN_2

Abi nereden çıktı şu 2, aynı javs, rambo gibi, duroğlum ortalığı biraz temizleyelim, çok dağıttın yine, abi ne yapalım koç gibi etrafı kırıp yıkıyorsun, oğlum zaten falcı arkadaşımız yazmış gördüm koçun özelliklerini,oğlum ayıp o fal değil astroloji, aynı seni tarif etmiş, yok abi bu ben değilim sensin, tamam yaa başlama yine offf ne o abi sinek kovucu gibi, oğlum senin yüzünden atilicağaz siteden sus artık, abi ya bir ara Qoi vardı ne oldu o na, ne bileyim oğlum hiç hissettirmeden kayboldu, abi bu yöneticinin işi olmasın, oğlum adama laf söyleme varlığı yokluğu belli değil,allah razı olsun böyle evsahibinden, neyse abi benim kafama şu ezoterizm geldi, yav bunun türkçe kitaplarını niye bulamadık, abi bende meraklanmaya başladım, giriş çok iddialı olmuş bakalım ne olcak, abi be biraz budura bir kaç gün yazmama arası versek, neden oğlum? abi izleyelim okuyalım da yazmayalım oğlum dayanabilrmisin yazmamaya, abi biz daha bh olmadık sadece adayıymışız ee ne olacak yoksa yalta ya mı gidicen bırak abii şimdi paramız yok bırak o işleri, abi ya aklıma cin geldi gidip masaj mı yaptırsak oğlum bırak bu işleri kh olmaaa, abi o zaman massajı ben yapsam? bh mi olurum? lan oğlum ne kadar terbiyesizsin, senin yüzünden atilicaz siteden, yok yok abi biraz tefekkür edelim biz biraz muhasebe ve ...ney abi niye durdun? ya içimde acayiip bir sanki büyuük bişi olacakmış gibi sıkıntı var ne yapsak acaba,off etrafı gene karamsarlaştıdın, dünyanın manyetiğinden dir o,,, abi birkaç gün yazmıyoruz, anlaştık, hadi biraz çalış, para kazanmak lazım, faturacılar geldi, baticaz yoksa...oğlum,sonunda bunu da düzelttin ya aferin sana...


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tiversonus

Posted - 02/08/2008 :  12:06:12
 RUH EŞİ-RUH EKİZİ

Gene ne var, abi şu Laura ya kafam takıldı hangi Laura oğlum şu bizim Laura ne olmuş o na , kocasu var ya hangisi şu Arkzzjjy oğlum şunu kısalt akışı azaltıyor Ark de kısaca, ee, o profesör müş ve laura nın ruh eşiymiş ee ne olmuş...abi ruh eşi olunca bak kadın ne kitaplar yazmış birbirlerini tamamlamışlar, hani yazmayacaktık, sen bozdun abi ben bozmadım, boş ver abi bh adayı dayanamıyor işte, oğlum ondan bir kitap yazamadın işte neden abi ruh eşini bulamadın ondan arıyoruz abi, oğlum ben sana demiştim facebok a üye olalım diye buradan çıksa çıksa ikizin çıkar, niye abi sen ruhsal sın ya nereden bulucan burada ruhsal olmayanını?...Abi kryon türkiye den mektubu gördün mü ee gördüm ne olacak, işte kanser hakkında..oğlum kanser ettin beni ya sonunda dur abi bir fıkra öğrendim neymiş kanser hakkında, ee, temel kanser olmuş ne kanseri şeyinden neresinden abi poposundan ee doktora gitmiş ne demiş nakil abi nakil ne nakli oğlum popo nakli olacan demiş, ve olmuş ve sonra poposu kaşınmış abi, oğlum ne kadar terbiyesizsin kimden öğreniyorsun bunları, abi hasan abi anlattı, oğlum o laz senin ahlakını bozuyor konuşma demedim mi sana, ee sonra, doktor donöre bakmış demişki bu donörden dolayı, neymiş donör oğlum, işte şeyy, ee anladım sonra doktor demişki ne demiş aman boşver gitsin nasılsa popo senin değil demiş,,, oğlum senin yüzünden ciddi yazılarımı okumayacaklar, sen böyle soytarılık yaparsan, sus ciddi ol...


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tiversonus

Posted - 12/09/2008 :  15:32:31 

DÜŞÜNCELERİME DİKKAT ETMELİYİM.

SÖZLERİME DİKKAT ETMELİYİM.

DÜŞÜNCELERİMİ VE SÖZLERİMİ KONTROL EDECEK GÜCE SAHİBİM...

DÜŞÜNCELERİNİ VE SÖZLERİNİ KONTROL ET.......*********************************************************************

NİYET, TEKRAR TEKRAR ONAYLANIRSA , GÜÇ ÜRETİR...

YARATIM HAREKETE GEÇER, ANCAK BEKLENTİ İÇİNE GİRİLMEMELİ..

*************

NİYETİNİ TEKRAR TEKRAR ONAYLA..

KİŞİSEL BEKLENTİ İÇERİSİNE GİRME...

*** ANDAKİNİ KABUL ET..!!!
***OLDUĞU GİBİ KABUL ET..!!!
****EVRENE İNAN..!!!
****HERŞEYİN OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ OLDUĞUNA İNAN...
***NASIL VE NE ZAMAN OLACAKLARI KONUSUNDA BEKLENTİYE GİRME..
*****KİŞİSEL BEKLENTİYE GİRME....

****SEVGİDE KAL...
*****KABUL DE KAL..

*******HER ANDA Kİ SEVGİYİ BUL VE SEVGİDE KAL...
-----------FREKANSIN SEVGİ OLSUN...SEVGİ FREKANSINA GEÇ....

BEKLENTİ İÇERİSİNDE OLMA,,,,,,,EVRENE GÜVEN...


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tiversonus

Posted - 25/01/2009 :  16:37:22 

"Sizin için gözetilmesi en önemli olan şey, tanrıların ebeveyn olduğu kavramıdır."

"Sümer kültürü yıldızlardan gelenler -yıldız kökenli sürüngen atalar- tarafından yönetildi."

"Afrika ve Asya kıtalarındaki gruplar da dahil olmak üzere- yaşam yaratıcısı olarak ejderler ve yılanlar fikrini benimsemiştir."

"Bunun koca bir "şimdi" olduğunu anlamıyorsunuz."

"Pleiadesliler olarak gerçekliğe sizin şu andaki görüşünüzden daha geniş bir bakış açımız var."

"Niyetin küresel şablonu içinde sizi bekleyen sınav, Dünyanın canlı olduğunu, ona iyi bakmak ve bir aile gibi geçinmek zorunda olduğunuzu görmektir."

"Eşzamanlı olarak koşut bir gerçeklikte varolabilir ve rahatsızlık duyduğunuz şeyi kendinize çekmezsiniz."

"Dünyanın enerjisi hızlandırılıyor."

"Eğer yuvanızın bakımını üstlenmiyorsanız belki de bir yuvayı hak etmiyorsunuzdur."

"Bakım gerçekten de soylu bir iştir."

"Tanrılar, sizin atalarınız, bir dereceye kadar bu tuzağa düştüler. Yaratıları onlara tapıp onlar için varoldukça kendi oyunlarında güç kazandılar. Ama tanrılar sonunda tuzağa düştüklerini, artık ilerleyemediklerini anladı."

"Birkaç yıl içinde pek çok insan, sizi birbirinize yaklaştırıp insanlığı büyük bir aile gibi deneyimlemenizi sağlayacak şekilde evlerini kaybedecek ve/veya terk edecekler."

"Ne istediğinizi düşünün. Dünya okuyor sizi. Yaşayan, biyolojik bir varlık o. Canlı."







Eski yazılarımı okuyordum ve bunu gerçekten kendime bir "sorular için kaynak" olarak gördüm. Ve sorularım (kendime) başladı. Bir kaç soruymu paylaşayım:

Soru 1: Herşeyin olması gerektiği gibi olduğuna inancım arttı mı?

Soru 2: "sevgi ile titreşen arkadaşlarımız nasıl sa neşeli mutlu olmanın bi yolunu bulurlar " demişim, bu oldu mu?

Soru 3: Evren'e güvenim arttı mı, aynı mı kaldı veya azaldı mı?

Soru 4: İki yıl gibi bir zaman önce yazılmış yazılarım, temel düşüncelerimin gelişimi ya da değişimi açısından bana öğretici olabilirler mi?

Gerçekten bunlar üzerinde, öncelikle kendimin öğrenebileceğim şeyleri bulabimek açısından, düşünmeye başladım...Eski yazıları okumak, kendi gelişiminiz açısından, bir tesbit için, okumanızı öneriyorum. Hepimiz birbirlerimizden sorumluyuz.