Haberler:

Yayınlanan son celse forumda! 26 Eylül 2026🎉

Ana Menü

Celseler Hakkında Tartışma

Başlatan Anhora, 20 Kasım 2014, 03:22:18

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Scyth

#60
Acı gerçek, hazda. Çünkü bunlar ruha işliyorlar. Bunları deneyimlediğin araçlar sahte. Hepimiz bir anlamda öğrenme sürecinin kurbanlarıyız aslında. Tanrı her zaman kendini feda etmenden hoşlanmaz mı. Aslında şu an Kh motivasyonun nasıl doğduğunu anlamaya başlıyorum. Bh dersleri kusursuz olsalardı asla Kh diye bir şey olmazdı. Yani hiç düşünmezdiniz mi Kh nasıl doğdu diye. Hiç kuşkusuz onlarda başlangıçta Bh varlıklarıydı. Ama ne olduda isyan bayrağı açtılar ve şu an evrende bh ile dengede kalabilecek biçimde sayılarını artırabildiler. Tanrı böylesi bir bölünmeye hangi anlamda destek oldu.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

beyrutkapı

#61
Bu konuda çok haklısın. Kh motivasyonu bence de böyle oluşuyor. Tüm bunlara isyan. Yalnız bunun önemli bilgi eksiklerini ve arzuya dayalı düşünüşün tezahürü olduğunu unutmamak gerek. Kh nin kendi yolunda acıdan kaçabildiğini düşünmüyorum. Tersine daha çok acı ve varoluşu tümüyle kucaklayamama söz konusu. Kh dualizme dayanan bir logos için elzem ve gerekli. Yalnız tüm varoluş içinde kendi yerini yada payını görmek konusunda son derece kör. Asıl problem de bundan sonra başlıyor. Kötülük dediğimiz araçlar yada adına ne dersen de, acıdan kaçma haliyle sınırsız bir güç arayışı içinde bir yerlerde. Kanserli hücreler tüm bedene sahip olduğunda, sahip oldukları bedenle ölüyorlar. Ama bu onların ilerlemesini engellemiyor. Acı tüm varoluşa karşı kendini karşıya koymanada neden olabilir, tüm bunları geçici bir katalizör olarak almanada. Bence yollar açık ve önümüzde, özgür iradeye dayalı Bir evrende herkes kendi yolunu seçiyor. Ve hep böyleydi.
 

Scyth

#62
İyi bir zihin jimnastiği oldu bence. Bh'nin ne olabileceği uzun zamandır kafamı kurcalıyordu. Kh'nin de göründüğü kadar tu kaka olmadığını farkettim. Kesin bir çıkarıma ulaşmadım ama kendi adıma iyi kötü kavramlarından sıyrıldım diyebilirim. 7. Yoğunluğun derslerin ortaya çıkışında bir rolü olduğunu farkettim. Tanrıyı işlevsiz bir şekilde hayal ediyordum aslında hiç öyle değilmiş.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

#63
Ra, Pleiades ve Kasyopya kaynaklarının birbiriyle gayet uyumlu bir şekilde çiziyor göründüğü gerçeklik, bu forumun kimliğinin / karakterinin önemli bir parçası. Ama şahsen o gerçekliği sırf o kaynaklar öyle söylüyor diye körü körüne benimsiyor değilim. Bu kaynaklarda verilen ortak ve birbirini bütünleyici bazı temel bilgiler, şahsi yaşam deneyimlerimizi ve gözlemlerimizi de gayet isabetli bir şekilde doğruluyor, açıklıyor ve önemli bir rehberlik sağlıyor diye düşündüğüm için çok önemsiyorum o bilgileri. Kasyopya bilgilerini yoğun bir ilgi ve emekle ve maddi bir menfaat beklemeden tercüme edip ilgilenenlerin dikkatine sunmaya başlamam bu inanç sayesinde oldu. Tiversonus da aynı inançla bu forumun kuruluşuna öncülük edip forumun yönetimini benimle paylaştı ve kendisi fiziksel ortamımızdan ayrıldığından beri de, üye sayısı ve tartışma başlığı sayısı son derece sınırlı denebilecek olan forumun yönetimini şahsi inisiyatifimle bugüne kadar yürütegeldim. Forumun konusuna, bilgi kaynaklarına, tartışmalarına ilgi duyup üye olan siz sevgili dostların varlığı, ilgisi, desteği olmasa, bu forumun ayakta kalması ve bugüne gelmesi ve benim bu yöndeki şahsi çabalarımı sürdürmem ne ölçüde mümkün olurdu bilemiyorum. Muhtemelen olamazdı.

Forumda en çok esas alınan Kasyopya, Ra ve Pleiades kaynakları elbette kendi içlerinde ve aralarında çelişkisiz, hatasız, yanlışsız değiller. Ve şüphe yok ki şahsen ben de çelişkisiz ve hatasız değilim. Hiçbirimiz de değiliz. Ama bu kaynakların üzerinde büyük ölçüde uzlaştığı bir ortak resim var, varoluşun işleyiş biçimi ve bunun gezegenimizdeki insan hayatında olan bitenlerle bağlantılarına dair. Esas alınan şey odur. 7 varoluş seviyesi, KH-BH kutbiyetleri, bizim 3. varoluş seviyesinde KH-BH kutbiyeti seçimiyle karşı karşıya olmamız, insanlık olarak kendi içimizde, aramızda ve dış faktörler bağlamında karşılaştığımız zorluklar ve olanaklar, yapılmaya çalışılan seçimi etkilemeye çalışan pozitif ve negatif güçlerin faaliyetleri ve etkileri... Esas alınan ortak gerçeklik tablosu budur. Yaşamlarımızda olan bitenleri değerlendirmede bir rehberlik olarak yararlanmaya çalıştığımız şey budur. Bu forum ortamının temel kimliği ve varlık amacı budur.

Bu kaynakların sağladığı rehberliklerin uzlaştıkları ana realiteler hakkında verilen bilgilerin bir bölümünün veya belki çoğunun yanlış veya saptırıcı olabileceğine dair fikirlerin öne sürülmesinde temelde bir sorun yoktur. Yalnız, öyle düşünen ve buna dair görüş ve eleştirilerini paylaşan arkadaşlarımızın söz konusu kaynakların sunduğu bilgileri yeterince okumuş ve anlamış olmasını beklemek de doğaldır sanırım. Sunulan temel kozmolojik bilgilerin yanlış olduğu veya ciddi oranda çarpıtılarak verildiğine dair görüşler, o bilgilerden alıntılar yaparak, örnekler vererek, analiz ve karşılaştırmalar yapılarak çürütülmeye çalışılmalıdır. Bu temel kozmolojik bilgilerin paylaşılmasına ve tartışılmasına bu kadar emek veriliyorsa, o bilgilerin reddine veya yanlışlığına veya sapmışlığına dair bizzat bu ortamda getirilecek eleştiri ve alternatif görüşlerin de gerekli objektiflik, özen ve saygı çabasını içermesi gerekir. Ben şahsi yorumlarımı, görüşlerimi, eleştirilerimi söz konusu kaynaklara elimden geldiğince çok sayıda referansta bulunarak, alıntılar yaparak somutlaştırmaya çalışıyorum. Söz konusu bilgilere getirilen eleştirilerin ve yanlışlık iddialarının da mümkün olduğunca objektif bir şekilde, gerekli alıntılar, analizler, gerçek yaşam koşulları karşılaştırmaları yapılarak ifade edilmesi, saygının ve iyi niyetin göstergesi olacaktır diye düşünüyorum.

Bu ve başka başlıklarda söz konusu kaynaklara ve sundukları temel kozmolojik bilgilere getirilen olumsuz eleştirilere karşı o kaynakları savunmada agresif bir tutum izliyor olabilirim ve bağlamda da o eleştirileri getirenleri incitiyor, üzüyor olabilirim. Bundan dolayı özür dilerim. Sevgili Scyth, paylaştığın "beyin jimnastiğinden" rahatsız değilim. Hatta bir ölçüde bu alternatif görüşlerini paylaşmandan memnuniyet duyduğumu belirtmeliyim. Ciddi ölçüde farklı düşünsem de, değerlendirdiğin olasılıklara harcadığın bir emek, bir ciddiyet, samimiyet olduğu anlaşılıyor. Körü körüne karalama gibi bir amaçla hareket etmediğine inanıyorum. Hatta bu yüzden, söz konusu fikir jimnastiğini sürdürmenden de memnuniyet duyacağımı belirtmek isterim.

Lakin, dediğim gibi, söz konusu kaynakların sunduğu bilgilere alternatif görüşlerini, yani o bilgilerin hangi bakımlardan yanlış ve saptırıcı (bu yanlışlık ve saptırıcılık ister "kasten" yapılmış olsun, ister olmasın) olabileceğine ve doğrusunun ne olduğuna dair görüşlerini o kaynakların sunduğu bilgilerin mümkün olduğunca "bilincinde" olarak ve buna dair örnekler, alıntılar yaparak ve gerçek yaşam koşullarıyla da karşılaştırmalar yaparak ifade edebilirsen, çok daha yapıcı olur bence. Beni memnun etmek gibi bir mecburiyetin ve görevin olmadığı açıktır. Önemli olan forumun kimliğine, niteliğine, gösterilen çabaya (ki elbette senin varlığın ve paylaşımların da o çabanın ve emeğin bir parçasıdır) saygıdır. Ve bunları sadece sana değil, benzer alternatif görüş ve eleştirilerini paylaşan tüm arkadaşlarımıza yönelik bir rica olarak paylaşıyorum. Forumda esas alınan kaynakların sunduğu varoluşsal bilgileri eleştirirken, alternatifler sunarken, neyi eleştirdiğinizin bilincinde olduğunuzdan emin olunabilmesi için lütfen söz konusu bilgilerden de örnekler verin, alıntılar yapın, analiz edin, gerçek yaşamdan örneklerle karşılaştırmalarak yaparak eleştirin; bilimsellik, objektiflik çabasının gereği olarak. Bunun abartılı bir beklenti olmadığını umuyorum.

Scyth

#64
Farketiklerimi celselerdeki bilgiler bana temel oluşturmasa asla bulamazdım. Celselerde bütün bilgiler verilmiyor boşlukları bizler dolduracağız bunu yaparkende yanlış yapmaktan korkmadan yapmalıyız. Adandığımız bu düşünce yolunda sadece celselerde verilenlerle sınırlandırarsak kendimizi; bir arpa yolu bile yol alamama ihtimali var. Ayrıca 6 yoğunluk bilgi paylaşımı konusunda sizlerinde farkedeceği gibi oldukça eli sıkı. 6' da Olunca böyle olmak zorunda anlıyorum.

Melek mesajları ile ilgili bir şeyler yapmak istiyorum. Daha doğrusu çoğunluğu dezenformasyon olan bu metinlerin altını üstüne getirmede hiç bir sakınca yok bence. Öğrenmek için eşelemkten daha kutsal olan hiç bir şey yok. Aslında tek kutsal olan bu o yüzden bilginin kimden geldiği önemsiz her halukarda kritiğini yapabilmeliyiz.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

isiklidusler

#65
Şu alıntıyı sunmak istiyorum ben bu paylaşma için;

S: (L) O halde, bunu yapmak istiyorlar çünkü iyi hissettiriyor, öyle mi?
C: İstemek bir KH kavramıdır.

S: (L) O zaman şunu söylüyorsunuz, işin sırrı hiç bir şeye, hiç kimseye bağlanmamak, hiç bir şey yapmamak ve sadece hiçliğin içinde yok olup gitmek mi? Düşünmek yok, istemek yok, yapmak yok, hiçbir şey yok!
C: Eğer KH iseniz, bu size uymaz ama eğer bunu gerçekten yaparsanız bu enerjinin uyumlu olduğu bir BH gerçekliğine reenkarne olursunuz.

S: (L) Ama eğer hiçbir şey haline gelirsen nasıl reenkarne olursun? Bu arada, "reenkarne" olmaktan bahsetmeniz bir beden içinde olmayı çağrıştırıyor!
C: Hiçlik olmazsın.

S: (L) Ama enkarne olmak bir beden içinde olmak anlamına gelmiyor mu?
C: Hayır.

S: (L) Başka bir yoğunluğa geçmenin illa ki bir beden içinde olmayı gerektirmediğini mi söylüyorsunuz?

C: Yakın. Ama 4. Yoğunluk BH kısmen fizikseldir. Tüketmez ve sahip olmaz. Kafanız karışık çünkü BH adayı olmak için BH olmanız gerektiğini düşünüyor gibi görünüyorsunuz. KH'siniz ve reenkarne olmadıkça ya da yoğunluk sınırı geçişinde dönüşmedikçe başka türlü olamazsınız.

--
C: Kendi seçimleriyle.
S: (L) Neden bu seçimi yaptılar?
C: Fiziksel duyumları deneyimlemek için. Bir grup kararıydı.
S: (L) Grubun başında kim vardı?
C: Grup.

--

C: Ön dalga yaklaşırken geniş çaplı acı deneyimi.
S: (Pierre) Yani insanların çektiği acı global EM kalıbı üzerinde etki mi ediyor?
C: Evet. Seviyeler yükseldiğinde dengelenme de başlayacak.
S: (L) Değişikliklerin meydana gelmesi için, çekilen acının daha da artması mı gerekiyor yani?
C: Evet, insanlık sonunda birleşecek.
S: (Perceval) Acı çekerken mi birleşecek sonunda?

---

yorum yapmak sunmak istiyorum ama açıkçası bu tartışmaya girmek istemiyorum ya da çekiniyorum; gibi;

seçim yerine şu önermeyi koymak istiyorum;

C: Peki, 4. sınıfa gidebilmek için halihazırda 4. sınıfta mı olman gerekir? Yanıtla.
S: (L) Hayır. Ama 3. Yoğunluğa ilişkin herşeyi bilmen gerekir...

C: Evet. Daha uygun ifadeyle: bütün derslerini öğrenmiş olman gerekir.
S: (L) Ne tür derslerden bahsediyoruz?

C: Karmik ve basit kavrayışlar.
,
C: Evet. Ama konuyu zorlayamazsın. Öğrendiğin zaman öğrenmişsindir!
--

başka bir bakış açısında ise dördüncü yoğunlupğa KH mezun olunmalı değil ya da BH her ikiside olabilir; Bu ne kadar kişiye bağımlı ne kadar gruba bilmiyoruz, Grup olarak mezun olup olmayacağımızı ve yükeseleceğimizi bilmiyoruz-biliyor muyuz?. yoğunlukta gezegenin kutbunu-(bu gezegenin kutbunu bilmiyoruz; 4 KH   olmalı ki KH bekliyor; KH ve BH kutuplu bir arada bir gezegen mi bilmiyoruz,)
Bir BH adayı kavramı var ortada elimizde sadece;
Bir kütle olarak KH'a ya da BH mı yükseleceğiz?? (Gezegen m iyükselecek!) - Ya da gezgende yükselen kütle/bilinç kavramı;
BH adayları gibi dördüncü yoğunluk KH adayı/adayları da var mı? GEzegen mi karar veriyor? Gezegen mi derken gezegendeki toplu bilinç-grup bilinci;
bu soru soruldu mu? (yanlış bir düşünme olabilir tüm bunlar- benim sorgularım;)
BH adayları olabilir ama ben örneğin. bilmiyorum;
Dalganın yöenlimi açıklması-alıntısı var bir de arayacağım;
---

bunun dışında şunu da ekleyelim;,

C: Hayır. Çekim insanların veya başka herşeyin toplayıcısıdır! "Toplayıcıyı" tekil olarak kullan.

S: (L) BH çekimin dağılması mı oluyor?
C: Hayır. BH çekimsel dağılımın varlığının bir YANSIMASIDIR.

S: (L) KH da mı çekimin dağılmasıdır?
C: Hayır. Toplanmasının yansıması. KH çekimin toplanmasının bir yansımasıdır ya da çekimin toplanması yoluyla yansır.

KH ve BH nedir buradan başlayalım, tamam başlamayalım deneyelim isterseniz; Bir kalp atışıysa/gibiyse örneğin dağılma BH sa toplanma KH gibi mi? ne bu?
KH kötüdür ya da kötülüktür gibi bir yorumamı gidiyoruz? Her şey karmakarışık; ben çıkamadım işin içinden;
 

Scyth

#66
Patron işyerinde ki gelirin büyük kısmını kendine alır daha küçük kısımları pozisyona göre dağıtır. Bu Kh'ye bir örnek olabilir.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

isiklidusler

#67
bu alıtıyı şunun için sundum;

Alıntı YapS: (L) O zaman şunu söylüyorsunuz, işin sırrı hiç bir şeye, hiç kimseye bağlanmamak, hiç bir şey yapmamak ve sadece hiçliğin içinde yok olup gitmek mi? Düşünmek yok, istemek yok, yapmak yok, hiçbir şey yok!
C: Eğer KH iseniz, bu size uymaz ama eğer bunu gerçekten yaparsanız bu enerjinin uyumlu olduğu bir BH gerçekliğine reenkarne olursunuz.

istemek yok-seçmek yok; seçim yok; bilinçli seçim yok; (yönelim ve eğilim bile yok belki-vermek yok-almak yok; hiç bi şey yok)
KH ve BH ın bilgisi yok; ortada
gezegende yaşayan diğerlerininde (diğer insanların da çoğunun) BH-KH hakkında fikri ve seçimi-ilgisi-bilinçli seçimi yok; Ve belki de olmadan(bilgileri) olacaklar-(mezun)

bu kendiliğinden olur ya da olacak; gibi yorumlar -celse alıntıları var;
siz bi şey yapmazsınız gibi;
ortada bir mezuniyet kavramı var , (evet tuhaf bir kavram)
ama bir öğrenmenin bitmesi-yoğunluğun dolması,erişimin-bilginin öğrenemenin tmamlanması gibi çağrışımlar var ve içeriyor;

o halde neyin seçimi? seçim ne?
örneği nçıksalar ve seçmek KH bir kavramdır; deseler nasıl yorumlayağız;

Alıntı YapKafanız karışık çünkü BH adayı olmak için BH olmanız gerektiğini düşünüyor gibi görünüyorsunuz. KH'siniz ve reenkarne olmadıkça ya da yoğunluk sınırı geçişinde dönüşmedikçe başka türlü olamazsınız.

yoğunluk geçişinde dönüşme;
yoğunluk geçişinde dönüşme zaten karmakarışık; (buraya dalganın yapısı -yönelimiyle ilgili alıntı eklenmeli)
karmakarışık çünkü bireysel mi? tamam başka bi gezegene enkarne olma tekil-kişisel-kişi ile ilgili;
ama bu diğeri; geçişte dönüşmek ve grup-kitle ve kütle; (dalganın yönelimi) ne kadar bağlantılı-içiçe bilmiyorum;

ya da "bir gezegen" yorumu var, hem KH hem bH birden çok gezegen yükselebilir mi? ya da oradan nasıl ilerlenmeli-sorulmalı?
(bu alıntıyı da bulmalı ve eklemeliyim;)
 

isiklidusler

#68
S: (L) Pekala. Bir noktada biraz kafamız karıştı. Yoğunluk dalgasını temsil eden kasırga, kişiyi üçüncü yoğunluk içindeyken BH'den KH'ye mi geçiriyor?
C: Bir yönü de o.

S: (T) Boyut sınırı yalnızca kişiyi bir yoğunluktan diğerine geçirmekle kalmıyor, aynı zamanda KH ile BH arasında da geçiş yapılmasını sağlıyor, öyle mi?
C: Mümkün.

S: (T) Yani bu Dalga'yı deneyimleyenler, o anda KH bile olsalar, üçüncü yoğunluktan dördüncü yoğunluğa BH olarak geçebilirler, öyle mi?
C: Bazı geçişlerde bu oldu.

S: (L) Yani 3. yoğunlukta veya 4. yoğunlukta insanlar BH ile KH arasında geçiş yapabiliyor... Boyut sınırı veya yoğunluk dalgasının bu geçişinde tüm bu seçenekler mevcut mu?
C: Dalganın yönelimine göre yukarıdakilerin hepsi mümkün.

S: (L) Peki yaklaşmakta olan dalganın yönelimi nedir? Özellikle bizi 3. yoğunluktan 4. yoğunluğa taşımak mı? Bu dalganın işlevlerinden biri bu mu?
C: Evet. Bunu söylemiştik.

S: (L) Bu dalganın bizi 3. yoğunluktan 4.'ye taşıyacağını söylemişlerdi. Görünüşe göre dalgalardan bazıları BH'den KH'ye geçirebiliyor. (T) Bu dalga geçerken, dalganın yönelimi bireyden bireye değişiyor mu?
C: Deniz dalgalarıyla karşılaştırın. Dalgalar tüm doğanın dokusunun bir parçası.

S: (T) Dalganın tepesinde veya dalgalar arasındaki boşlukta olmayla da ilgili birşey mi bu? Dalganın üzerinde nerede bulunduğunla?
C: Hayır.

S: (T) Yani 3. yoğunluktan 4. yoğunluğa geçiş sağlayan bir dalga, bu dalga geçerken sen onun neresinde olursan ol aynı etkiyi yapar, doğru mu?
C: Evet.

S: (T) İnsanları KH'ten BH'ye ve tersine taşıyan dalga için de geçerli mi bu?
C: Veya dalganın "altında da" kalabilirsin.

S: (T) Dalganın altında mı? O zaman hiç hareket edemezsin. (L) Dibe batıp boğulursun ve okyanus çorbasının bir parçası olursun. (T) Sebze çorbası mı?
C: Tavuklu Erişte. [Gülüşme.]

(bu celse başlı başına yorumlanmalı-düşünülmeli)
 

isiklidusler

#69
(Arkadaşlar ben izninizle, bi kaç alıntı-derleme daha yaptım; Üzerine konuşabiliriz; )

S: (L) Yani Dünya bir boyut perdesinden geçecek, öyle mi?
C: Ya da bir Dünya. Herşey yalnızca bir derstir, bundan başka hiç, tekrarlıyoruz hiç birşey değildir.
--

S:(L) Neden onu bir yıldız olarak algılamıyoruz?
C: Hala öğreniyorsunuz. Dünya da bir yıldız adayı.

S:(F) Bu nasıl olabilir? (L) Eğer bir gezegen...
C: Herşey tam bir döngü içinde.

--

S:(L) Georges Gurdjieff Dünya'nın bir anlamda Ay için bir besin olduğu fikrini öne sürdü. Kastettiği şey, kadim öğretmenlerden öğrenmiş olduğu gibi, Dünya'nın, başka bir seviyedeki varlıklar için bir besin kaynağı olduğuydu ve muhtemelen bu varlıkların Ay'da üsleri vardı. Ama Dünya eninde sonunda bir yıldız olacaktı ve o zaman Ay da tıpkı bir zamanlar Dünya'nın olduğu gibi, üzerinde yaşanan bir gezegen haline gelecekti gibi... Bu yeterince...
C: Yakın.

S:(L) Ay, ikinci yoğunluk bir gezegen mi?
C: Evet.

--

S: (T) Bulunulan yer ile gezegendeki enerji arasında bir tür ilişki olduğunu söylediniz. Gezegendeki enerji tüm gezegeni kapsıyor, tüm gezegenden ve gezegenin çevresindeki herşeyden etkileniyor. Bu enerji yükselip alçalırken, burada yaptığımız işi de etkiliyor. Doğru yönde miyim?
C: Yakın.

--

S: (L) Normalden farklı. Daha iyi bir hale gelmek için yapabileceği herhangi birşey var mı? Cesaret vermek için söyleyebileceğiniz birşey?
C: Ortam değişene kadar değişmeyecek.

S: (L) Tüm gezegenin ortamı mı, yoksa kişisel ortamı mı?
C: İlki.

S: (L) Yani ille 4'üncü yoğunluğa geçme anlamında değil, bir şekilde gezegendeki statüko değişene kadar, öyle mi?
C: Evet.
---

C: Frekans titreşim rezonansı. Kendinizi gezegene yönelik "homeopatik ilaçlar" olarak düşünün.
--

S:(L) Dalga, insanların belirli bir şekilde davranmasına neden oluyor ve insanlar da...
C: Yaklaşıyorsun...

S:(L) Dalga, hem Kertenkelelerin, hem de iyi adamların faaliyetlerinin şiddetlenmesine neden oluyor ve bu da iki taraf arasındaki çatışmanın bir parçası...
C: Uzaklaşıyorsun...

S: (L) Dalga, Büyük Döngü'nün kapanması için gerekli olan kadersel olayların meydana gelmesine mi neden oluyor?
C: Yakın.

S:(L) Kurbağaların ölmesi de bunun bir parçası mı? Zavallı küçük kurbağalar... Kurbağaları severim...
C: "Dünya Değişimleri" de bunun bir parçası.

...

S:(L) Şimdi kafam tamamen karıştı!
C: Eğer transkriptleri inceliyor olsaydınız karışmazdı!

----

C: Tamam, dinleyin: Gelen dalga, üçüncü yoğunluktan dördüncüye bir dönüşüm. Dolayısıyla da dalganın yaklaşması nedeniyle meydana gelen olaylar, yoğunlukları ve gerçeklikleri etkiliyor! Üçüncü yoğunlukta, üçüncü yoğunluk açıklamaları olan değişiklikler göreceksiniz, ama aslında bunlar dalganın yaklaşmasının bir etkisi; siz bunları üçüncü yoğunluk olarak görüyorsunuz çünkü sizin şu andaki referans noktanız bu! Unutmayın ki herşeyin tüm yoğunluk seviyelerinde bir yansıması vardır ama aynı zamanda dalga geldiğinde de bir birleşme meydana gelir ve bu da boyut sınırı geçişidir!!!!!!

---

S:(L) Bu, bizim "Flight 19"u kaybetmemizle ilişkili miydi? Gerçeklikler arasında bir değişdokuş mu oldu?
C: Gerçekliği etkileyen şey düşünce kalıplarıdır. O pencere açıldığında, geçici olmakla birlikte tüm düşünceler fiziksel gerçeklik haline gelebilir.

S:(L) Yani orada o dalgıçların ve araştırmacıların düşünceleri fiziksel gerçeğe mi dönüştü?
C: Ve diğer herkesin.

S:(T) Araştırmadaki herkesin mi?
C: Gezegendeki herkesin.

---

C: Lütfen bizi oraya veya buraya "itmeyi" bırakın ve sadece serbest bir şekilde öğrenin.

S: (L) Bence gezegendeki herkes şu anda bunu yapıyor. Her zaman, alternatif bir gerçekliği paylaştıkları insanlarla ilişkiler oluşturan farklı gruplar var. (J) Yani birbirimize mi çekiliyoruz? (F) Doğru. Bana anlamlı geldi. (L) Peki o zaman biz hangi alternatif gerçekliği paylaşıyoruz? Yoksa aynı alternatif gerçeklikten gelmiyoruz da, her birimiz farklı bir alternatif gerçekliğin temsilcileri ve bağlantı noktası mıyız?
C: Son kavram aynen doğru!

--


S: (L) Ve boyut sınırı geçişi sırasında o gezegen tamamen küle dönmüş olacak...
C: Evet.

S: (L) Şu anda o gezegende üretilen insanlar boyut sınırı geçişi sırasında nereye gidecek?
C: Eski dünyaya.

S: (L) Eski dünyaya mı gidecekler?
C: Sizin bildiğiniz şekliyle zaman yok. Hepsi kolektif bilince yönelik derslerden ibaret.

S: (L) Yani bu büyük döngünün kapanmasıyla birlikte herşey baştan mı başlayacak?
C: Pek sayılmaz; hatırla, başlangıç diye birşey yok.

--
: (L) Bu ceza mı?
C: Hayır. Varoluşun doğası.


--

S: (L) Peki eğer bu enerji değişimleri meydana gelecekse, bu kehanetlerde değişeceği söylenen şey gezegendeki insanlar mı, ya da insan grupları ve belirli kitleler mi oluyor? Bu afetler bireysel ve veya kolektif bir temelde ruhta meydana gelecek afetleri mi yansıtıyor?
A: Yakın.

--

S: (T) Şimdi buraya gelen şey insan ırkını 4'üncü yoğunluğa taşıyacak olan bir dalga mı?
A: Ve gezegeni ve bütün mekan/zaman sektörünü.

--

burada asıl kastedilen şey 3'üncü yoğunluk bakımından gezegenin yok olması veya 3'üncü yoğunluktaki nüfusun %90'nın ölmesi değil. Çünkü insanlar 4'üncü yoğunluğa geçiyor olacak, öyle mi?
A: Vau! "Isınıyorsun."

--,,

S: (L) Eski pratik Laura olarak somutlaştırmaya çalıştığım şey şu; 4'üncü yoğunluk dünyası ile 3'üncü yoğunluk dünyası yanyana mı var olacaklar?
A: Yanyana değil. Tamamen "farklı dünyalar".

S: (L) Bu dünyalar iç içe olacak ama farklı boyutlarda olacaklar yani?
A: Yakın.

--

S: (DM) Yani odaklanma gerçekleştiğinde bu gezegeni terk mi edecek?
C: Eğer bunu seçerse.

S: (DM) Ve seçecek, değil mi?
C: Açık.

S: (L) Beni endişelendiren şey KH varlıklarının onu kaçırmış olması ve sanırım bu iyi değil. (DM) E___ KH mi?
C: Hepiniz hala KH'siniz. Hepiniz BH'ye mezun olmaya doğru ilerliyorsunuz.

S: (F) Hepimiz hala KH miyiz?
C: Evet.

S: (L) E___'nin durumunu hala anlayamadım... (DM) Başkalarına hizmetin neyi kapsadığını açıklar mısınız?
C: Kendiyle hiç ilgilenmemek.


---

S:(V) Güzel. Sadece... Bunu sen de duymadın mı...
C: Ruhlar bu gezegene "doğmaz". Ruhlar hiçbir zaman doğmadılar! Ve hiçbir zaman da ölmeyecekler!


--

(L) Kasyopyalılar bize 4'üncü yoğunluk durumuna doğru ilerlediğimizi ve sürüngen varlıkların bunu önlemek için çılgınlar gibi çalıştığını çünkü eğer öyle olursa ve eğer bizden yeteri kadar kişi BH modunda olursa...
C: Hepiniz 4'üncü yoğunluk adayısınız.

(bu son alıntı da ilginç bi şekide "4. yoğunlu kadayı olmak" kavramı var-BH içermeyen)

(bizden yeteri kadar kişi BH modunda olursa ne demek?- Laura ne dedi-demek istedi?)
(Bunu tartışmalı mıyız?)
 

bozadi

#70
Sevgili isiklidusler, peşpeşe çok sayıda mesaj gönderip her birinde ayrı bir soru ve öneride bulunursan, bu durum diğer okuyucular için "işkence" haline gelir ve yapıcı paylaşımlarda, etkileşimlerde bulunmak zorlaşır.

bozadi

#71
Sorduğun sorulardan biriyle ilgili bilgim/fikrim şu:

4. yoğunlukta bir gezegende aynı anda hem KH hem BH grupları yaşayamıyor. Ayrışıyorlar. Her birinin kendi gezegeni oluyor. Çünkü perde kalkmış oluyor artık. Kimin ne olduğunu gizlemesi mümkün değil. Herşey açıkça görülüyor. O yüzden KH ve BH varlıkları aynı gezegende birlikte yaşayamaz. Savaşmak zorunda kalırlar. Nitekim gezegenimiz 4. yoğunluğa doğru ilerledikçe artan gerilimlerin nedenlerinden biri de bu. Her iki taraf da bu gezegende hakim olmak istiyor.

Ra'dan hatırladığım kadarıyla gezegenin kendisi de bir tür varlık ve dünya dediğimiz bu gezegen varlığı 4. yoğunluğa çoktan hazır hale geldi. Üzerindeki insanlık kitlesinin iradesini ortaya koymasını bekliyor adeta. Yani BH ve KH arasındaki mücadelenin sonuçlanması. Pleiades bilgilerinde gezegenin kaderinin BH olduğuna dair bilgiler var. Ra ve Kasyopyalılar da bu gezegenin 4BH deneyimine doğru ilerlediğini söylüyor. Yani şeytanlar bu gezegende kaybedecekler. İnsanlığın 4BH'ye geçmeye (mezun olmaya) elverişli olan kısmı bu gezegenin gelecekteki nüfusu olacak. K'lar geçiş aşamasında bir süreliğine gezegende hem 4KH hem 4BH adaylarının bulunacağı (kamplaşacakları) bir durum meydana geleceğini söylemişlerdi. Sonuçta gezegende 4KH'ye mezun olabilecek nitelikte insanlar / gruplar da var, 4BH'ye mezun olabilecek olanlar da. Ama özellikle Ra, 4BH'ye mezun olabilecek olanların sayısının, 4KH'ye mezun olabilecek olanlardan çok daha fazla olduğunu söylüyor. Gezegenin bir 4KH değil de 4BH gezegeni olacak olması da bununla ilişkili bir şekilde. KH'ye boyun eğen veya KH frekanslarını benimsemiş olan çok kalabalık bir insan grubu var ama onların çoğunluğu 4. varoluş seviyesine yükselmeye elverişli değil. Henüz 3. seviyeyle ilgili pek çok dersleir var yani. O yüzden geçiş süreci ilerledikçe dünya nüfusunun önemli bir bölümü "elenecek" gibi görünüyor. Onlar derslerine başka gezegenlerde devam edecek gibi görünüyor. Henüz tam olarak anlayamadığım hususlardan biri, hemen 4.'e mezun olacak durumda olmasa bile 4. seviyeye ders anlamında çok yakın olanlar da var anladığım kadarıyla (BH adayları sanırım). Onların özel bir durum olabilir gibi aklımda kalmış, nerede okuduysam. Yani biraz özel bir eğitimle onlar da bu gezegende kalacak gibi bir izlenim oluşmuş zihnimde, elimizdeki kaynaklardan birinde okuduklarımdan. Herhalde Kasyopya celselerinden birindeydi bu bilgi veya yorum.

Bu başlığı açan Anhora arkadaşımız için sakıncası yoksa, bu konuda veya önceki çok sayıdaki mesajlarından birinde sorduğun sorulardan veya yaptığın yorum veya önerilerden herhangi biriyle devam edebiliriz. Ama aynı anda çok sayıda konuda soru ve öneride bulunmamanı ve aynı başlığa peşpeşe çok sayıda mesaj atmamanı rica ediyorum.

zna

#72
bilemiyorum sizlere göre çok sığ bir yaklaşım mı olacak, ancak yine de paylaşmak istiyorum.
şu 7. yoğunluğun big bang olarak tanımlanması bile bana kıyamet olarak görünüyor. henüz islamiyet ile ilgili bir celse notuna ulaşmadım, en baştan tekrar okuyorum. ancak benim çıkarabildiğim fikir, 7. yoğunluk ışıksa, biri geçtiğinde herkes geçiyorsa, bir nevi big bang ile örneklendirilebiliyorsa, ve yine celsenin birinde bahsedildiği üzere 7. yoğunluktan sonra her şey 1. yoğunluğa dönecekse bu nuh tufanı vb arkasında insan bırakan afet değil gerçek bir kıyamet kopması olarak algılanabileceği. 7. yoğunluğa ulaşıldığı zaman ne biz kalacağız ne kertişler ne de kasyopyalılar.
4bh dönüşümü ya da geçişi ya da her nasıl tabir ediliyorsa, bunun bir kıyamet kopması olmayacağını düşünüyorum. zira canavar sembollü visa, mesihin yeniden gelişi gibi olaylarda 144000 kişilik bir güruhtan bahsediliyor. bu güruh eğer hayatta kalacak, 4bh olacak ya da başka bir gezegene götürülecek ya da oturup nefilimlerle savaşacaksa bu yokoluş olamaz. bu insan aklının alamayacağı bir mucize deniyor, ancak zamanında ne mucizeler olmuş toplumda ve bunlar sadece tanıklık edenleri etkisi altına almış. dilden dile anlatıldıkça etkisini korumuş denebilir ancak koruyamamış ta. genelde ne deniyor? "hadi be oradan öyle şey mi olur, gözümle görmesem inanmam" ve bununla ilgili Kuran-ı Kerim'de bir ayet vardı. Yanlış aktarmak istemiyorum ancak "biz size mucize versek ne olacak sizden öncekilere verdik gözleriyle gördüler ama sizler tanık olmadığınız için inanmadınız" şeklinde bir ibareydi diye anımsıyorum.
 

bozadi

#73
7. yoğunluktaki deneyim... Forumda çeşitli zamanlarda çeşitli şekillerde ele almaya gayret ettiğim bir konudur zna. Ele alması en zorlu konulardan biridir ama bence aynı zamanda tüm kötülüklere ve zararlara karşı en büyük korunmayı ve arınmayı sağlayan gerçekliği de içeriyor.

Kasyopyalıların verdiği bilgiye göre 7. yoğunluğa ulaşan herşey sadece 1. yoğunluğa dönmüyor, tüm varoluşa dağılıyor. Ve evet, bu düşünmesi şu anda bize çok nahoş gelebilen birşey. Çünkü yok olmayı veya yok edilmeyi çağrıştırıyor. Varlığın ve özgür iradenin anlamına tecavüz eden birşeyi çağrıştırıyor, öyle değil mi? Tasavvur edilebilecek en büyük kötülükle bile kıyas kabul etmeyen mutlak bir anlamsızlık duygusunu çağrıştırabilir, eğer konu hakkıyla ele alınamazsa.

Evet, benim elimizdeki bilgi kaynaklarından anladığım kadarıyla, 7. yoğunlukta şu andaki bildiğimiz manasıyla bir bireysel/şahsi varlığımız kalmayacak. İnsanın düşünüp düşünebileceği en dehşet verici gerçeklik iddiasına/tanımlamasına benziyor, öyle değil mi? Ama acaba öyle mi gerçekten?

Fırsat buldukça bu konudaki görüşlerimi burada veya forumun ilgili başka yerlerinde paylaşmaya devam etmek istiyorum. Tabi bahsi geçen diğer konu başlıklarıyla ilgili olarak da.

zna

#74
sevgili bozadi, eğer dünya bu kadar "kötü" bir yer olmaya devam edecekse ve hepimiz yok olduğumuzda daha iyi bir yer olarak yaratılabilecekse yeniden, ben yok olmaya razıyım.