Ben neyim kimim? sorusunu sormayan var mı?

Başlatan Pınar, 06 Nisan 2010, 20:29:17

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

#75
Yazınız, fikir dolu, bakış dolu, kelimenin arkasında düşünce dolu. Bir bakış ile katılıp, katılmamak artık önemsizleşiyor, çünkü bir düşünce taşıyor, değerli olan kısmı bu. Ve çocukça, evet kristal çocuklar, çocuk. Nasıl bir kavram, çocukluk, gelişmemişlik mi, bilinçte gerilik mi? Kısaca tartışılır olan bir şey ve derinden bakılırsa hiçte dar bir anlamı gözükmüyor bana çocukluğun, büyüklüğün ortalama vasfına göre...İnsanların bir şekilde uyanmaları gerekiyor, fiziksel olan çok değer verdikleri bir altına dönüşebilirler, belki büyük bir evin içindeki bir tuğlaya ya da çok fazla odaklanılan paradaki bir kağıda. Lakin bilincin forma dönüştüğü bir realiteye doğru ilerliyoruz. Ve ben bir çocuk olarak form almaya razıyım...Hep şunu aradım samimiyet ilişkilerde, belki de çocukça bir aramışlıktı.

sirera

#76
Kalbimiz iki yönlü çalışıyor, arıyoruz daima o samimiyeti, parlayan ve parlamayan bölümünde. Kalbimizin parlaklığı çekici, zevk verici. İçe çekildiğinde ise o parlaklığın göz alıcı ihtişamı ile çekilişle o parlama matlığa dönüşüyor.  Yeni ve parlayan değil mat ve kullanılmış olan devasa bir alanda yaşıyor çocuk. Biz onun pırıltısını görüyoruz ve parlasın istiyoruz, onu kendi araçlarını kullanmakta özgür bırakmayarak alanını daraltarak. Bu araçları hissettiğimizde ve onlarla paylaştığımızda ancak yetişkin olabiliyoruz. O zaman bir kabak gibi ya da salatalık gibi tutunduğu daldan kendiliğinden incelip koparılabilinirliğe vasıl olunuyor sanırım. Karma. Mahamrityunjaya Mantra.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Tiversonus

#77
Hatırlıyor musunuz? Bir başlıkta aynı holdinge bağlı on-onbeş şirket ve yaptıkları "çevre faciası" haykırşınızı...Benim kini de böyle bir şey sayınız!

sirera

#78
O grupta kendini o parlamaya adamış ve mutlaka içlerinde bir dönüş oluyordur, bir diğer grup çevre ile ilgili stk' larda da amaç bazen farklılaşabiliyor, aynı amaca hizmet edebilenler olabiliyor. Bu karmaşa daha çok, daha fazla istemekle ilgili biraz. Ancak sesini duyurmak istediğinde uygun hale gelmesi mümkün olan ve var olan iyi araçlar stk'lar.
Bir başka başlıkta Unicef içindi galiba ya da Greenpeace için miydi bir katılımcı neden yanlışlar diye soruyordu galiba. 
Pervani Siirt de yaşanan çocuğun çocuğa istismarı-cinayeti olayında  Ankara adliyesine kendini suçlu duyurmak isteyen kişiler için gündem çocuk, hepimiz kendimizi suçlu ilan edelim diyor. Kendimizi ihbar edebilir miyiz?
http://www.bilgibeykoz.net/?mxz=haber&hid=1270i
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Pınar

#79
Alıntı YapAçık ve net bir şeyler söyleyeceğim: Siz samimi bir varlık değilsiniz. "Realite yaratım dersleri" veriyorsunuz ve de bunu defalarca dile getiriyorsunuz.


Bilgi/Işık/Sevgi ailesi herkesi sever, bundan emin olabilirsiniz.
 

Ve açıkça Şaka/Alay/Eğlence işte adına ne derseniz öyle niteleyin, ama şunu merak ediyorum, şu yazınızdaki enerji, frekans, titreşim ile (kendi özgür iradeniz ile) ne ya da neyi yarattığınızın hiç farkına ya da farkındalığına sahip misiniz?
 

Bir deneyelim bakalım samimi bir varlık mısınız? Bu neşe/alay/eğlence frekansınızın kullanıldığı yazınızda açıkça tiversonus mu ya da skystar mı ya da safir-eser mi ya da Işık/Bilgi/Sevgi ailesi mi aklınıza geçipte yazdınız...


Biliyormusunuz, bu neşe/alay/kahkaha dolu yazınızdan sonra sabaha kadar ağlattınız beni. Ve sakın bireysel hesaplardan da ağladığımı sanmayın, gerçekten aklınızdan keşke beni düşünerek yazmış olsa diye temenni de bulundum. Melek ailesine bu kadar alay gitmesin istedim. Ve inanın çok canım yandı, ama çok.


Gerçekten bu yazıyı yazarken samimice "kim" aklınıza geldi, işte bir samimiyet testi size.


Açıkça bu frekans ile kendiniz için "ne ya da neyi yarattığınızın farkında mısınız?" Bu frekanslar ve titreşimler ile hangi realite yaratılabilinir?


Ve bu yazıyı niye yazıyorum? Lütfen Işık/Bilgi/Sevgi ailesi ile alay etmeyin, inanmayabilirsiniz bunda sakınca hiç yok, tamamen fiziksel olan alan bilgisine saygılı olabilirsiniz, bunda da sakınca yok. Ama bakın frekans ve titreşim ile yarattığınız ancak ve ancak kendinize geri dönecektir. Ve bunu bilin ve bilin ki bildikten sonra pek sorun kalmaz. Ve bir şekilde bilmeden bu frekansa "şapka çıkaran" bilinçlerede bir şey onaylatıyorsunuz ve bu frekansa belki bilmeden ortak yapıyorsunuz...Dengelenmiş olarak yazdığım bu yazımın da amacı, benzer bir neşe/alay frekansı için onay vermenin sakıncasını ortaya koymak. Bilgi korur, bilgisizlik/ihmal tehlikelidir.

Sevgili Tiversonus, bildiğiniz üzere ben lafı dolaştırıp, kafa karıştırmadan diyeceğimi diyen biriyimdir. Karşınızdakilerle alay ederek ve özgür iradesine müdahale ederek, sadece kendinizi savunuduğunuzun farkındayım. Ancak, karşınızdakine " lafı nasıl koydum " diye düşünmekten alıkoyamadığınız kendinizi, hiç alakası dahi olmayan öylesine yazılmış bir yazı içinde buluyorsunuz ve alınıyorsunuz. Bu çok gereksiz ve yorucudur. Sınırlar ve kalıplar içinde yaşamayı seçebilirsiniz, hatta bunu bedeninizde bir hastalık olarak tezahür ettirebilirsiniz. Bu sizin illzyonunuzdur. Ancak, eğer bu forum en başta kurulduğu amaçta ise hala, herşeyi kendinize saldırı olarak algılamak yerine kendinize saldırmaktan vazgeçmenizi öneriyorum. Hatta şiddetle öneriyorum.

Ölmeyi bu kadar istediğinizi dile getiriyorsunuz sürekli. Peki niçin ölmüyorsunuz? Ölemezsiniz, çünkü korkuyorsunuz! Bilmediğiniz herşeyden ödünüz kopuyor. Ölüm, elinizdeki herşeyi bir anda bırakmak değil midir? Ra-Ple-Kasları götürebilecek misiniz?Ya da sevdiğiniz aile bireylerinizi,dünyanın çevresinde kaç saat döndüğü bilgisini, güneşin ne kadar zaman aralığında patladığını, radyoaktif sızıntı bilginizi,E=mc2 yi ya da isminizi, mesleğinizi.Ölünce hangisini götüreceksiniz yanınızda? Bir adınız dahi olmayacak. Neye bu direnç?Kendinizden bu kadar nefret etmenize neden olan şey ne? Kendini bilme yolculuğuna çıktığınızı söylüyor ancak hala yolun başındaki çakıl taşlarıyla oyalanıyorsunuz.Kalkın ayağa! Çevrenize bakın!!!!! Sadece mutluluk ve sevgi var burada!

Bu forumda öğrenmeye gelen insanları böylesi çocuksu bir tavırla küstürmeye hakkınız yoktur, eğer özgür iradeye inanıyorsanız.Ve eğer derdim para olsaydı, şimdide bulunan bu bilgilerimi satardım. Ama bu bilgilerin karşılığı olan parayı da kimse bana ödeyemezdi. Bu bilgiler paha piçilmezdir, anlayabilen için.Ondandır ki, ortaya  koyulur ve kabı alan alır. Sığ kabı olan insana, mücevher kaya parçası görünür. Mücevherin değerini sarraf bilir.Ya sarraf olmayı öğrenin, ya da bırakın bilgiler sahibine/sarrafa ulaşsın.

Bilgiyi dışarıda bulmak yerine içe dönün!Dışarıda sizin görmek istediğinizden başka hiçbirşey yok. Varsayımlarınız, yaratımlarınızı etkiler ve varsaydığınızı relitenizde yaratırsınız.KAlar bunu söyler, hatırlatırım. RAyı en baştan mutlaka okuyun! Benim anlattığım herşeyi anlatmaktadır RA. Mevlana anlatmaktadır. Maharaj anlatmaktadır. Buda anlatmaktadır. Musa, İsa ve Muhammet anlatmaktadır. Osho anlatmaktadır. Eğer bana blokajınız/tavrınız var ise,  bu kişileri okuyun ve düşünün! Mevlana Mesnevisine "düşün" diye başlamıştır. Kuran "oku" ile başlar. Okuyun ve düşünün!

Herşey birdir! Bir herşeydir!
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Tiversonus

#80
Yazınıza ya da sorularınıza bir süre sonra yanıt vermeyi düşünüyorum. Bunu şunun için yazıyorum: sessizlik cevap sayılmasın ve bir de farklı bilinç fazları yaşayabiliyorum ve bazen bu fazı kaybetmemek için adeta bilinçte kopuyorum bu tür fikirsel tartışmalardan. Kısaca bir "süre" sonra kaydını aldığım bu yazıya cevap vereceğimi ve nedenlerini yazıyorum. Yani sade ve basit bir açıklama bu.

Gülay

#81
sevgili arkadaşlar,

diğer forumdan beri devam eden bilgi paylaşımlarıma bu forumda son veriyorum.
öğrenme ve öğretme her şekilde devam ediyor, ve herkez kendi seçtiği yolda yürüyor..

bu nedenle dışardan bizlere saldıran düşmanlar yok,
Yaşanan herşey iç dünyamızın dışarıya projekte ettiği enerjilerin, kişiler, olaylar ve durumlar vasıtasıyla bizlere geri dönüşüdür.

Benim ve diğer herkezin bu foruma yazdıkları ve bunu okuyanlar olarak bu yazdıklarımızdan hissettiğimiz olumlu veya olumsuz tüm duyguların kendi içimizden dışarıya projekte ettiğimiz ve geri dönüş adresinin sadece biz olacağımız olduğunu anlamalıyız...

Bu anlamda burada veya dışarda ve benim dışımdaki herkez zaten benim,:)))
bunu farkettiğinde kendi dışındaki başkalarıyla olan kavgan biter:)

Ama eğer hala incinip, alınıp, küsüp korkup vs, ile hareket ediyorsan sen onlardan ayrısın, sen onlar değilsin dir...
Bu ayrılık illizyonudur, bunun  içinde kh vardır, negatif varlıklar vardır, zaten sen o ruh halindeyken onlar senin vasıtanla çalışır ve kendilerini senin vasıtanla ifade eder ve beslenirler...

Sen kendi dışındaki herkez olursan, kh seninle oynıyacak veriyi senin içinde bulamaz, ve ayrılık illizyonundan çıkış böyle olur..

Herkeze beni bana gösterdikleri için, ben de onlar vasıtasıyla kendimi gerçekleştirdiğim için teşekkür ediyorum:)))

sevgiyle kalın:))   




 

sirera

#82
Dikkatimizi verdiğimiz konunun, duruma odaklanmak yerine bazen kişiselleşip saldırı gibi algılanması da zihnin oyunu sanırım farklı boyutlarla olan anlaşmayı da bu getiriyor olmalı. Kendine hizmet eden bir enerjiyi tanıyoruz, bizde olan o.  Kendini beslemek için biryerleri birşeyleri kullanmak isteyen ve tutunmak isteyen o enerji hepimizde ve biz başka bir enerjiyi tanıyoruz, içimizi kıpırdatan, coşturan, aşkla baktıran, yaradılışa dair, ilahi bir dile sahip onu tanıyoruz hissediyoruz. Ve bu çağrıyı uzun zamandır hissediyoruz. Kimilerimiz doğduğundan bu yana.
Bilgiyi paylaşmak bir sahnede performans sergilemek ve seyretmek değildir. Benim bilgim sizinkiyle birleşince bir çıkarım -sizin veya benim adıma değil- ortak bilinç adına bir açılım olur. Veya benim bilgim sizin deneyiminiz veya tersi.
Yaratılış olarak alıngan kişilikler olduğumuz kesin, geldiğim günden beri birbirine darılan kırılan o kadar kişi oldu ki. Kendim dahil. Bir olanı anlatırken kendinizi herşeyin merkezi olarak görüp anlatırsanız o zaman danışanlarınız da, dostlarınız da sizin zihninizin kurduğu oyundaki oyuncular olacaktır. Oysa bir herkese herkese şefkat gerektirir. Bunu neşe ile yayabilirsiniz ama oyun aracı olarak kullandığınızda bu bilinçte oynamanız sizi sürekli aldığınız derslerden oluşan bir yumak haline getirecektir.
Ayrılık dediğiniz boş yere var değildir. Bu bedenimiz birlik bilincini deneyimlemek için de kusursuz bir araç. Siz bir başkasına bu ilizyondan böyle kaçarsın yoksa kurtuluş yok kurtuluş yolu benimki diyemezsiniz. Bunu herkes kendi deneyimler. Ve bunların herbiri saygı değer. Birlik bilincini deneyimlemek isteyenlerdenseniz ben gidiyorum demezsiniz, ya da beni izlemeye devam edin demezsiniz. Bu durumda biraz kafamız karışıyor.
Yoga yapmaya başlayanlar için Changkya'nın bir sözü var, diğer insanlara karşı nezaket ve şefkat duymayı öğrenmeden yoganın kapısından içeriye adım atamazsınız. Bu arınmaya dair ne hoş bir söz.
Oysa birçok kişi dünyanın arınması için pek çok kişinin yok olması gerektiğinden bahsetmekte. Şefkat nerde?
Kalbimizin parlaması bizi ihtişamıyla etkiler bazen oysa biraz sabır gerek matlaşma için. Bir taşa şekil verebilirsiniz, bir çiçeği zihninizle var edip görüntüleyebilirsiniz. Bir vazoyu dokunmadan kırabilirsiniz ya da bir kaşığı eğebilirsiniz. Bunları yaparken içinizde şefkat yoksa çevredeki kirlenmişliği algılar ve onları yok edersiniz. Ellerinizden masmavi bir ışık geçmektedir ama mutlu değilsinizdir ya da saf değildir mutluluğunuz.
Sizin yargıladığınız her biri bir başkasının öfkesi-korkusu.
Dünyada sizinle beraber her hissinizle beraber hareket eden çocuklar yaşamakta. Bir tanesi üst komşum. Ve çevrenin arınmışlığını onun huzuruyla ölçebiliyorum. Ya da kirliliğini onun acı dolu seslerinden anlayabiliyorum. Oysa o bunu taa derinlerinde hissediyor benim algımdan ötede.
Paylaşımlarınız için teşekkürler.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Tiversonus

#83
Sevgili Pınar,

Aslında cevap yazmamak niyetindeydim. Her bir Ruh eşsizdir, bunda şüphe yok. Kelimelerin arkasında bir "düşünce" olduğu doğrudur, aslında arkasında düşünce olmayan kelimeler var mıdır, bu tartışmalı bir konudur. Ve düşünce bir "enerji" dir ki; herşey enerjidir kavramı doğru ise, fazlasıyla bu doğrudur. Sonuç olarak kelimelerin enerjileri vardır diyebiliriz. Ve enerji ya da titreşim, Çevirim Yasası ile geri-besleme özelliğindedir. Bu realitemizin şekillenmesine ve Gezegensel Realitenin şekillenmesi yol açar.


Eğer, huşu, huzur, neşe, coşku içerisinde bir titreşim modelinde isen, herşeye rağmen bu çok daha sevindirici benim için. Ancak düşünce yaratır durumu hala devrededir herhalde. Bir şeyleri "görmeden söylemek" yerine ya da sessiz kalmak -ki belki dostların yapabileceği en önemli işlerden bir tanesi budur- susmak toplumumuzda çokça kabul görebiliyor. Bu, düşünce alanında bulunan dostlar için, ne kadar bilinçte büyümeye destek olan bir davranıştır tartışılabilir. Kısaca, sadece bir tek alıntını ortaya koyacağım ve bir şeyler söyleyeceğim:


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Pınar


Öyleyse onlara çok teşekkür ediyorum.Çünkü içimde yankı bulan ikinci grup oldular, diğeri de Plelilerdi.Ruhlarına sağlık arkadaşlarımızın...:)

Sevgiyle...

Burada Skystar arkadaışımıza bir düşünce beyanı yapmışsın. Güneşin Çocukları alıntıları ya da diğer ismi ile Lyra-Vega alıntıları dolayısı ile. Ne söylenebilir ki, düşünceni ortaya koymuşsun...Neyse, bir başlıkta Ra, Pleiades, Kasyopya üçlemesinden, en fazla Ra Bilgileri'ni beğendiğin gibi bir cümle sarfetmiştin. Şimdi bunu zihnimden yazıyorum, yani bu başlık içinde ya da sorular bölümünde de olabilir.


Şunu söylemek istiyorum ki, bunlar birer "tesbit" yani şu olmalı, bu olmalı türünden şeyler değil, bilinç algıma göre çıkarsama değil, bir "tahmin" olmayan şeyler. Genel olarak, kişinin felsefesi, Ruhsal titreşiminin bir yansıması olarak ta önemli şeyler. Düşünün; Pleiades Öğretileri'ni genel bir kapsamda "onaylamak", kişinin karakteristiğine gösterge olmalı. Büyük eserler bunlar. Keza Mevlana ve Mesnevisi de öyle. Vahdet-i Vucut yada "tanrılarınızın ebebeyn olma" görüşü ve buna yapılan "onaylamalar" bence hiç de detay/önemsiz şeyler değiller...



İşte sonra şunu söyleme, bundan keyif alıyor tiver diye, o kadar keyifli değil bunu söyleyeyim. Keyif alma işim olsa bir sürü büyük puntolu yazıların var, bunlara gerek yok diyorum. Değişim kaçınılmaz ancak başka önemli bir şey var: Güven inşaa edilir, kolay değil. Şu anda savunduğun herşey kendi bireysel bilincinin özgür iradesi içinde olan şeyler. Bunlara sahip olmana bir şey söylemeye hakkım yok. Neden böyle düşündüğünü de yargılayamam. Ama düşünce anlamında bir tartışma ya da realite gerçeklerine dayalı bir düşünce kıyaslamasına girildiğinde benim genel hatlarıya savunduğum, epey süredir savunduğum düşünceleri ortaya koyarım. Bu kişisel mi, bu düşünsel mi tartışmaya gerek yok. Kısaca sen kendin için en uygun olanı seçersin. Buna sözüm olmaz. Am yakın zamanda Ra alıntıları üzerine başlık açarsan, burada Ra Toplumsal Belleğin genel bir resim içerisinde sunduklarının, genel hatlarıyla varolduğunu ya da olmadığını merak ediyorum. Eğer Ra Materyali başlığı açılırsa, benimde söyleyeceklerim, bu kaynak içinden söyleyeceklerim olabilir.


Kısaca bu beğendiğin kaynaktaki "onaylamalarını" merak ediyorum. Veya Mevlana ve felsefesindeki onaylamalarını ya da Pleiades ya da Kasyopya...İşte bakınız hepsi birer düşünce eseri ve burada kişisel bir şeyin ötesinde olan oluyor.
 

Benim genel söylemlerinde bu Pleiades ya da Ra Bilgileri ya da Mesnevi Felsefesi açısından iki/üç farklı duruşum/hareketim olasılıkla olabilir: Birincisi: Genel çerçevenin yazarın ve eserin çerçevesinde olduğunu görüp, fikir belirtmemek ve böylece "kişisel" bir durum gözükmez...İkincisi: Genel çerçevenin yazarın ve eserin çerçevesinde olmadığını görüp, görebildiğim düzeltici fikirlerimi ve alıntılarımı ortaya koymak ve işte bu "kişisel" gözükecektir bir çok kişi için, olmamasına rağmen...Üçüncüsü: Genel çerçevenin yazarın ve eserin çerçevesinde olmadığını görüp, hiç bir fikirde, alıntıda bulunmamak....İşte bu hiç kişisel gözükmez, hatta gözüken bir şeyde olmaz...Ama beni anlar isen, "aşağı doğru inen spirale" susmayı da bir çeşit "onaylama" niteliğinde gördüğümden, buna susmak çok zor...İşte bunun nasıl olacağının sıkıntılarını yaşadım sen yazmaya başladığında.


Şimdi "kişisel" olmayan bir yol öneriyorum:


Kısaca, sen rahatça yaz ve ben de yazmayayım, tek kişisel olmayan yol bu gözüküyor. En azından bir zaman için. Çünki, sendeki frekansın düşmemesine -doğrularımı susmak pahasına- razıyım.



Pınar

#84
Sevgili Tiversonus, aslında yazmama kararı almıştım.Ancak, yazını okuyunca cevap verme ihtiyacı duydum.

Sevgili dostum, önüme bunun gibi bir sürü yazımı çıkarabilirsin. Daha neler yazdım ben.:) Ama bak, "yazdım" di'li geçmiş zaman. Benim için geçmiş-gelecek yok artık. Geçmişte öğrendiğim her bilginin şu an hükmü yok. Sadece gerekli olduğunda kullanılmak üzere zihnimde parlıyor bilgi. Ama onun bunun bilgisi olarak değil. Bilgi, yüreğimde içselleşti ise o benimdir. Artık ne onun, ne de bunun bilgisi değildir. Sana/seninle aynı fikri taşıyan okuyucu dostlara anlatmaya çalıştığım şudur ki; öğrendiğiniz hiçbir bilgiye yapışmayın. Unutun gitsin, o kullanılma ya da diğer bir bilgi ile birleşme zamanı geldiğinde yeniden ortaya çıkacaktır, anda ortaya çıkacaktır. İşte, bu bilginin değeri paha biçilemez. Şunun da farkındayım ki, insanlar sana kızdığımı, öfkelendiğimi düşünüyorlar. Sen, benim realitemde bensin. Kendimin bir veçhesine tanıklık ediyorum, böylesi muhteşem bir olay karşısında sevinçle duruyorum.Eğer hala arzu ediyorsan, geçmişte yazdığım herşeyi alıntılayıp buraya koyabilirsin, ama ben onları unuttum. Sen neden unutmuyorsun.:) Ben karşı kıyıya bir kadın geçirdim ve bıraktım. Sen neden bırakmıyorsun? :)

Tüm bunlar sırtında yüktür, tüm gün elinde bir sürahiyle dolaşmayı ve zihnin geçmişe her döndüğünde ona bir fincan su koymanı istiyorum, bunu denemeni istiyorum. Ne kadar dayanabileceksin? Bir an gelecek ve "eeh!" diyerek bırakacaksın. Çünkü eline yapışmış vaziyette ağzına kadar dolu bir sürahi ile dolaşamazsın.Peki, niçin geçmişin -söylenmiş ve bitmiş- yükünü hala zihninde dolap beygiri gibi döndürüp durmaktasın.Burada sadece benim yazılarımı zihninde döndürüyorsun, bu forum ile ilgili, ya realitende! Yükün çok ağır dostum!Yükün çok ağır!

Bunları sana kızdığım ya da kırıldığım için yazmıyorum. Biz seninle bu forumda bir adım attık. Ben geriye dönüp baktığımda, seni görüyorum, sen olan beni görüyorum. Elbette diyemem ki, benim yolum senin için de doğrudur. Ama bildiğim şu ki, sırtındaki/zihnindeki yükü attığında doğrulacaksın ve yola kendin bakacaksın. Tek arzum bu, doğrul ve yürümeye devam et!

Herşeyden şüphe edebilirsin, ama kendinden asla! Çünkü, diğerlerinin sen olduğunu farkına vardığında, bunu yüreğinde hissettiğinde bileceksin ki, şüphe edilecek hiçbirşey yok.Herşey olması gerektiği gibi akıyor. Çünkü, bırakmayı bileceksin, karşılaştırmamayı, varsaymamayı öğreneceksin." Pınar neden geri döndü, acaba KH'lerin oyuncağı mı? " diye düşünmeyeceksin. Çünkü, bileceksin ki KH de sensin, BH de. Ra'da bu kavramlar harika anlatılıyor. KH, ayıran-bölen-parçalayandır. Bh, birleştiren, biraraya toplayan. Beni kendinden neden ayırıyorsun ki Kh diye. Ben Kh isem senin illüzyonunda, dışa yansıyan sensin. Kh sensin. Beni illüzyonunda yaratan sensin. Ve seni illüzyonumda yaratan benim.Ben sana Kh diyemiyorum. Sadece kafası karışmış eski beni görüyorum karşımda, ve onu sevgimle sarmalıyorum. Bu tekme atan ve avaz avaz bağıran bir çocuğu kucaklamak gibi, bazen can yakıyor. Ama ben buna razıyım, çünkü biliyorum ki, bir süre sonra bağırmayı bırakıp bana sarılacak.Sarılan benim, saran benim.

Buraya yazdıklarımı da kendime yazıyorum aslında, Ben olan benlere. Geri bildirim istemem ise yaratımımı kendi içimde sorgulamak içindi. Ancak gördüm ki, hala zihnimde kaos mevcut, bu nedenle susmayı tercih ettim ve yazılarıma blogumda devam etme kararı aldım. Ben herşeyim, neyi nereye yazdığımın da bir önemi yok. Çünkü yazan benim, okuyan ben.

Ra bilgilerine gelince, bunları kendin(sen) okumalısın. Buraya koyulacak ve tartışılacak bilgi çok da önemli değil. Ancak, kanal bilgilerini okurken illüzyondan/realiteden bakılmamasını rica ediyorum. Çünkü, anlamsızlaşıyor bilgiler.Bu konuda çok ciddiyim. Ben hala kanal bilgilerini okuyorum, sonra da unutuyorum.:) Ama biliyorum ki, o bilgi ben de içselleştiği anda ortaya çıkacak hemde bambaşka bilgilerle birleşmiş olarak. İzin ver yeter, ve izin vermediğinin Öz'ün olduğunu bil yeter. Bırak geçmiş geçmişte kalsın. Merdiven çıkarken, geride bıraktığın basamaklara bakmak sadece başını döndürür, ne gerek var. Sen bastığın basamağın farkında ol yeter.

Bu buraya yazdığım son yazım. Diliyorum ki, bir an önce şu sırtında taşıdığın dünyayı bırakasın, kendini hatalarınla, sevaplarınla sevmeyi öğrenesin. Bil ki, derinden seviliyorsun ve çok değerlisin.

Hoşçakalın...
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Tiversonus

#85
Sevgili Gülay ve Pınar,

Neysek oyuz, açıkça beyanlarınızdan sonra hesanınızı kilitlemiş bulunuyorum. Bu beyanın uygulanması, başka bir şey değil...Özellikle bir blog adresi verilerek ben burada yazıyorum, buradan takip edin beyanı bence etik değil. Yanlış demiyorum sadece yakışıksız, bu da bana göre bir şey...Neyse çok ta önemli değil ve uzatmaya gerek te yok, faydalı da değil...Kısaca "yönetici" yetkisi sitede üç kişide, eğer yazmak isterseniz; bizlerden birine ya da site mail kutusuna bir mail atarak bildirirsiniz.

promıse

#86
konuya ilk girişimde hiç bir şey anlayamadığımı söylemeliyim bu tür bilimsel açıklamalara algılarım çok fazla açık değil.devam ettikçe pınar hanımın hayatından sunduğu kesitler benim açımdan son derece anlaşılır ,uygulanabilir nitelikteydi her satırında kendimi içselleştirerek uygulamalar yapmaya başladım.tiversonus devreye girdiğinde onun yazdıklarından parçalar almaya başladım başlangıçta her ikinizden aldığım bilgiler ışık tutmaya başlamıştı ben neyim?ben kimim? diye içimde yaptığım sorgulamalarıma .
sona geldiğimde çok üzüldüm , yaşama amacını arayıpta bu tür çalışmalara ışık tutacak  ve sadece sevgi ile bilgi paylaşımı yapan insanları küstürmemeliyiz bence... tiversonus başka başlık altında kendi düşüncelerini açıklayabilir bizler onunda fikirlerinden ve çalışmalarındanda faydalanabilirdik.
sevgi ile kalın.....
 

Tiversonus

#87
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen promıse

konuya ilk girişimde hiç bir şey anlayamadığımı söylemeliyim bu tür bilimsel açıklamalara algılarım çok fazla açık değil.devam ettikçe pınar hanımın hayatından sunduğu kesitler benim açımdan son derece anlaşılır ,uygulanabilir nitelikteydi her satırında kendimi içselleştirerek uygulamalar yapmaya başladım.tiversonus devreye girdiğinde onun yazdıklarından parçalar almaya başladım başlangıçta her ikinizden aldığım bilgiler ışık tutmaya başlamıştı ben neyim?ben kimim? diye içimde yaptığım sorgulamalarıma .
sona geldiğimde çok üzüldüm , yaşama amacını arayıpta bu tür çalışmalara ışık tutacak  ve sadece sevgi ile bilgi paylaşımı yapan insanları küstürmemeliyiz bence... tiversonus başka başlık altında kendi düşüncelerini açıklayabilir bizler onunda fikirlerinden ve çalışmalarındanda faydalanabilirdik.
sevgi ile kalın.....


Sevgili promise,

Olayların ne kadar takipçisi olduğunuzu bilemiyorum. Bir ölçüde bir Ruh'un ne zaman uyanacağını hiç kimse bilemez, bunu kimse bilemez. Sevgili Pınar'ın "küstürülmesi" iddiası bence bana yapılan bir haksızlık, bu benim bakış açım, başkası katılmayabilir.

Kısaca, eski ile uğraşmak ta bana yanlış geliyor, sadece an var ise. Ve eski yanlışları işaretlemek bana ters geliyor. Ancak madem konuyu Siz açtınız ve olası bendeki sapmayı açıklayayım:





Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Pınar

Aşağıda yeni bir BM Metatron bildirimi var.Bu bildirimi ne şekilde okuduğumu -iç sesimle birlikte-  buraya yazıyorum...

Yuvadan mektup, yuvadan mektup!!!!


YUVAYA HOSGELDINIZ! hoşgördük!

 

BM Metatron

 

Lauren C. Gorgo kanalıyla

 

Kutsamalar... Dünyanin holografik realite yapilarindaki bazi radikal degisikliklerden söz etmek için isik lejyonlariyla geliyorum. :)
 

Önce yeni boyutsal bir plana, yeni dünya gezegenine girisiniz için her birinizi kutlamak istiyoruz. Tamamiyla yeni bir çagin, yuva dediginiz lineer zaman/uzay realite yapisi içinde var olmanin ve yasamanin yeni bir yolunun uçurumunda duruyorsunuz. [kesin bilmediğim birşeyler oldu, ne zaman girdik ki!][/font=Comic Sans MS] 

Yeni uyanan yaratim armaganlarinizi ifade etmeye can atiyorsunuz, [ne demessin][/font=Comic Sans MS]evet ve yeni bir alemin kesfini bekliyorsunuz ve sahip oldugunuz yeteneklerle ilham alacaginizi temin ediyoruz. Ama bundan önce, insan yaratiminin bu yeni seviyesine izin vermek ve bunu mümkün kilmak için gerçeklesmekte olan olaylarla ilgili bazi bilgileri paylasmayi diliyoruz. [paylaşın bakem][/font=Comic Sans MS]
 

Tam bilinçli insanin yeniden dirilmesine yardimci olan en faydali astrolojik hizalanmalardan biri, 7 Temmuz'da gerçeklesti, [hee! ay tutuldu.Ama biz göremedik.görseydik silah atacaktık.][/font=Comic Sans MS]insanligi ebediyen degistirecek zamanda ve uzayda bir nokta. Bu olay muazzam bir ay tutulmasi ile dikkati çekti ve Tanri ile gerçek birlikte – yaratim amaçlari için ve aydinlanmis eril enerjilerin canlanmasiyla insan bilincinde büyük bir uyanisi hizlandirdi. [ay, astrolojide dişi enrjiyi temsil etmiyor muydu yaa!][/font=Comic Sans MS]
 

Bu, yeni insan prototipini somutlastirmak için hazirlanmakta olanlarinizin simdi yeni formlara & rollere yerlestiginiz ve dünya üzerinde bu yüksek boyutlu frekanslari kontrol eden ve yönlendiren yeni biyolojik devrelere (çevrim) adapte olmayi ögrendiginiz anlamina geliyor. [neyi öğrendik gene bilmeden, ben hiçbirşey bilmiyorum ki!][/font=Comic Sans MS]
 

Bu yükselmis prototip kendi içinde, sorumlu yaratim için gerekli olan aktive olmus, arinmis ve dengeli eril ve disil enerjiyi tasir. [laboratuvar hayvanıyız sanki, prototipmiş.:(][/font=Comic Sans MS]
 

3 ncü boyuta ait, karbon – bazli formunuzu yeteri kadar arindirmis olanlariniz gezegensel tekamül açisindan en ileri olanlar olacaklar.[iyi de kardeş, yuğ yuğ bitmiyor ki, sürekli yeni birşeyler çıkıyor.Artık diyorum  "herhalde ölünce bitecek.Ne pismişiz insan olarak"][/font=Comic Sans MS] Bu, hem içerde hem disarida stabil bir kuvvet alani yaratabilen ve sürdürebilenleriniz, üste yükselip insanligi, bilimi ve dünyayi yildizlarin arasindaki gerçek yerine götürenleriniz için olacak. [ya zaten uçuyoruz arada, o mu oluyor acaba bahsettiğiniz.Bu konulara bağlanınca, iki ayak yerde kalmıyor.Ben tek ayağı yere çakmak zorunda kaldım bak!][/font=Comic Sans MS] 

Yükselen insan karakteristigi baskin sekilde disil (sezgisel) olan bir enerji yükü tasiyacak ve evrensel yasanin prensiplerini her seyin üstünde onurlandiracak. [yapma gözüm yaa! erkek insanlarının dişi enerjiyi kaldıramadığını hepimiz biliyoruz.Darmaduman olacaklar demek bu!][/font=Comic Sans MS]Canlanan eril enerjiler kutsal yaratim yoluyla destekleyici bir pozisyonu tutacak ve topraklanma ve dünyasal planlara baglanti vasitasiyla tezahür islemini tamamlayacak. [biliyordum, erkeklerin hepsi tarımla uğraşmaya başlayacak.topraklama dedin çaktım ben olayı şimdi.][/font=Comic Sans MS]
 

Eril dengesizligin ve yikimin uyuyan Atlantis kodlarini tasimis olanlariniz pasif, önemseyen yaratimin disil enerjisini uyandirmak ve ataerkil egemenligin hücresel anilarini temizlemek için simdi buradadir. Disil dengesizligin uyuyan Lemurya kodlarini tasiyanlariniz, üstatligin ilahi kalibini diriltmek ve anaerkil egemenligin hücresel anilarini temizlemek için buradadir. [Anladım ben, eriller dişi, dişiler eril olacak.Ee zaten öyle. İş hayatında kadın erkekleşiyor, doğadan kopan erkek ise dişileşiyor.Metropol oldu ya erkekler şimdi.][/font=Comic Sans MS]
 

Birlikte, bu iki dengeli enerji her arinmis ve yol göstericinin yeniden canlanan kaliplari vasitasiyla ve bu kaliplarla armonik uyumda yeni dünyayi yaratacak. [İnsallah!][/font=Comic Sans MS]Bu aslinda kitleler için büyük karisiklik (kargasa, saskinlik) zamanidir, ama insanin durumunu sevgiye restore edecek olan daha büyük sistemlerle sonuçlanacak. [millet eşini, çocuğunu doğruyor, intihar ediyor.Kalan sağlar bizim olcak demek ki!][/font=Comic Sans MS]
 

Ruhsal ailenizin üyeleri sizinle bulusmak, sizi desteklemek ve açgözlülük ve kontrolün tüm çagdisi sistemlerinin yerini alacak olan yönetici gücün birimiyle bir olmak için yükselirken, ne harika bir zaman olacak. [evet, ruhsal ailemden olduğunu düşündüğüm insanlar var çevremde][/font=Comic Sans MS]
 

Sevgililer, en yüksek itibarla sizi onurlandiriyoruz ve gerçek rezonansin yeri olan yuvaniza hos geldiniz diyoruz. Sizler ataerkillige dayanan birçok çagdisi sistemlerin yikimindan sorumlu olan ekip oyuncularisiniz ve simdi kralliginizin anahtarini tasiyorsunuz. [anahtar elimde de bir de kilidi bulabilsem][/font=Comic Sans MS]Zamaniniz geldi.

 

Biyolojik Dönüsüm

 

Içinizde yatan gücü kavramaniz ve bedenlerinizi tam bedenlenmeye sahip olacaginiz en büyük dönüsüm için hazirlamaniz için her birinizi tesvik ediyoruz.[sağolun, varolun][/font=Comic Sans MS] Dengeli Tanri/Tanriça'nin lütfu her birinizi yikarken, dinlendirici isik havuzlarinda yikanacaksiniz. [Bunu medide yapıyorum zaten][/font=Comic Sans MS]
 

Ahenksizligin üzerine yükseldiniz ve simdi kendinizi biyolojik yeniden dirilisin evrensel kodlarinin fiziksel formunuzla hizalanmasini bekliyorsunuz. Lütfen, süreci onurlandirin, bu süreç sizi sevincin en üst seviyelerine çikarmak için gerekli olan süreçti, çünkü tam olarak gerçeklesen sey budur. Lütfen bu iyilesme sürecinin aslinda bir süreç olmadigini, algida bir degisiklik oldugunu aklinizda tutun. BİNGO!!![/font=Comic Sans MS]
 

Biyolojiniz yeni frekanslara adapte olmak için hala dönüsüyor olsa da, bunun sizlerin dünyasal yasanin yönetimine hala bagli oldugunuz anlamina gelmedigini bilin. Realitenizi yaratmak için özgürsünüz. [hep özgürdük!][/font=Comic Sans MS]
 

Katlanmis oldugunuz sasilacak derecede istiraba ve mücadelenize saygi duyuyoruz, yakinda neden&etkinin döngüsel ve tekrarlayici devrelerinden yükseltilmis, dengeli bir hale getirileceksiniz ve essiz bireyselliginizi sinirsiz sekillerde ifade etmek için özgür olacaksiniz. [Sen programcısın değil mi?][/font=Comic Sans MS]
 

Fiziksel bedenlenme

 

Fiziksel yeniden dirilme yolunda olmaniza ragmen, bunun ayrica tam dünyasal bedenlenme, ruhun fiziksel bedenlenmesi oldugunu da hatirlamak istiyoruz.

 

Bu süreç kolay degildir, tam insan potansiyeline geçis olaganüstü odaklanma ve adanma gerektirir.Kendimi nereye adayacağımı bilemiyorum zaten artık.Ödenmemiş faturalara mı, ödenmeyen alacaklara mı, dediğiniz dönüşüme mi? En sonunda kurt kadın olucam zaten, buradan öyle görünüyor.Söylemedi demeyin.][/font=Comic Sans MS] Bu nedenle yildizlar arasinda size süperinsan denilir, [eyvallah!][/font=Comic Sans MS]çünkü gerçekte sizler süperinsan gücünü bedenliyorsunuz ve temsil ediyorsunuz... 3B boyutsal maddesini 5 nci boyutsal forma dönüstürme ve insan yasaminizi ve biyolojinizi inayette yasama haline restore etme gücü.

 

Amaci Hatirlama

 

Gebe kalindiginiz an, her birinizin gerçek tanrisalliginizdan yön degistirmeyi seçtiginiz andi. Bu anda yalnizca bagimsizliginizi ve gücünüzü unutmayi seçmediniz, ayni zamanda insanin gelisimi için gerekli olan yaratimin hayati veçhelerini görmezden gelmeyi seçtiniz. [kafama ..çıyım!][/font=Comic Sans MS]

 

Böyle ilahi bir kararin ürünü olarak, ilk ekip olan çogunuz kendinizin de dünyayi ve sakinlerini yildizlara yolculuk için hazirlamak için geldiginizi unuttunuz.[iyi diyon gülüm de, bakalım onlar yıldızlara yolculuk etmek istiyorlar mı? Özgür irade denen bir şey var değil mi?][/font=Comic Sans MS] Simdi bunu oldukça canli ayrintilarla hatirlamaya basliyorsunuz ve bu yeni rollere tam olarak uymaya basliyorsunuz. [Kafa olmuş birmilyon, hatırladığımızı da unutuyoruz ki!][/font=Comic Sans MS]
Simdi ve bundan sonraki önemli astrolojik hizalanmaya kadar (22 Temmuz'daki Günes Tutulmasi) solar disil [Güneş erildi yaa!][/font=Comic Sans MS]kodlarinizin sonraki seviyedeki aktivasyonuna hazirlanmaktasiniz, bu kodlar önceki tutulmada aktive olan ilahi eril enerjinin akmasini dengeleyecek. [sabah 5'de kalkıp medi mi yapsam acaba][/font=Comic Sans MS]

 

Bu aktivasyon portali uyum içinde ve fiziksel yaratim için daha büyük potansiyellerin desteginde çalismak için hem eril hem de disil enerjilerin esit dagilimini tahsis edecek. Bu olaganüstü olayin görkemi kaderinizin bilinçli kontrolünü üstlenme, bedenlerinize ve yeni dünyanin önceden yazilmamis yaratimi için dünyanin çekirdegine engellenmeden akmaya baslayan meshedilmis enerjilerle hizalanma yaratici yeteneginizi mühürler.

 

Buradan, her seyi seçersiniz.

 

Yeni Dünya Rehberleri, Portal Aktivatörleri & Yildizlararasi Enstrumanlar

 

Sevgili yol göstericiler,[heee!][/font=Comic Sans MS] baskalarinin gezegenin kutsal güçlerini görebilmesi ve özdeslesmesi ve herkesin en yüksek hayrinca bu davranislari sergilemeye baslamasi için ritüel ve seremonide dünyayi onurlandirmak için de gelenler oldugunuzu aklinizda tutun. Dünya rehberlerinin ve portal aktivatörlerinin yeni dalgasini temsil edenler kutsal semboloji ve elektromanyetik izgaralarin yeniden hizalanmasi vasitasiyla gezegensel suistimali hükümsüz kilma çagrisini isitecekler. [Gelin mi, dicez yani bu mudur!][/font=Comic Sans MS]
 

Aktif yildizlararasi enstrumanlar olanlar ve gezegenler arasi ve boyutlar arasi iletisim rolünü tasiyanlar da hizmete ve insan tekamülünüzde daha ileri rehberlik yapmak üzere ruhsal orijininizin üyelerini temsil etmeye çagirilacaklar.

 

Kitlesel uyanislarin bir sonraki dalgasi basladi. [millete uyanın diyom, sıcaktan uyuyamıyoruz ki diyorlar!][/font=Comic Sans MS]Her biriniz yaradilisin tümüne özel armaganlarinizi sunma için çagirilacaksiniz, ancak, katiliminizin gönüllü oldugunuzu ve istekle baslatilmasi gerektigini aklinizda tutun.[istiyorum istemesine de, bu isteğin sonu Mazhar Osman gibi görünüyor.][/font=Comic Sans MS]  

Her biriniz gezegensel hizmetinizin yeni seviyesine gelisiyorsunuz ve sevgili gezegeninizin devam eden iyilestirilmesinde ve kutsal hizalanmasinda oynanacak çok önemli role sahip olacaksiniz.

 

Yuvadan isikli konseylerle birlikte ve Bir'e hizmette, Ben Metatron'um.
 

Yepyeni bir baslangicin huzurunda ve kutlamasinda...

 

Copyright © 2009 – Içerigi degistirilmeden ve tam olarak paylasildigi sürece serbestçe dagitilabilir.

 

(Çeviri: Saffet)

 



 



http://www.baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=14&whichpage=4

Şimdi bu bir Ruhsal tebliğ. Ve arkadaşımız "yönetici" sıfatını taşıyordu...Ve ne oldu biliyor musunuz? Bir süre sonra benzer "ruhsal kanallar ile alay etme" bir hastalık gibi başka üyelere bulaştı. Eski yazılara bakabilirsiniz.


Şimdi herşeye rağmen an var. Ancak bendeki sapmam belki de şu idi; güvensizlik. Bunu itiraf ediyorum.

Ve bu tür alaycı tonlarda hiç bir zaman ben karşılık vermedim, tekrar tekrar Ruhsal celseleri yayınladım, hoşgördüm, cevap dahi vermedim. Ama bir süre sonra bunun diğer üyelere de bulaştığını gördüm. Ve herşeye rağmen, evet herşeye rağmen bir noktada etten ve kemikten bir insanım bende, tepkimi ayrı başlıkta yazma doğrultusunda oldun diye uyardım.


Sapmalarım ve güvensizliğim yeterli temele dayanmıyorda olabilir.

Herşeye rağmen durum bu idi.

promıse

#88
sizin yazılarınızı takip ediyorum aklıma yatan bilgileri alıyorum olabilirlik ölçüsünde hayatıma uygulamaya geçirmeye çalışıyorum
burada sevgi ile verilen tüm bilgilerden faydalanmaya çalışıyo(ruz)um.amacım sizi suçlamak değil pınar hanımıda hiç tanımam.
bu konu kimin hayatında ne kadar yer tutar ne kadarını alır kullanır kişinin kendi insiyatifindedir.
burası çok değerli bir forum olağanüstü bilgiler var ama bu yazıyı okuyana kadar hiç bu kadar anlaşılır olmamıştı benim açımdan
kimliğimi sorgulamak.....
sadece konunun bu şekilde kapanmış olmasına üzüldüm kişisel bir şey yok.
pınar hanım burada devam etmiş olsaydı...
sizde ayrı bir başlıkta kendi fikirlerinizi  yada hayatınızda gerçekleştirdiğiniz olayları sunsaydınız.....
bence bizlere çok daha güzel hizmet vermiş olurdunuz

her zaman sevgi ile kalın....
 

Tiversonus

#89
Sözümün arkasındayım ve kendisi ister ise tekrar yazabilir.

Ve Sizin yazılarınızın anlamlarının ötesinde, kelimelerin taşıdığı frekansı duyumsayarak gülümsedim. Pozitif enerjinize teşekür ederim.

Ve benim zihinsel temelde taşıdığım fikirlerim hep zihinseldir yani kalp merkezimde ya da Zihinde Yaratan olmasına saygısızlık gibi bir düşüncem olamaz... Bu frekansım da pek anlaşılmaz, bu frekansta olmayanların kendilerindeki iz düşümlerinde...Bana atıf yapmadıkça ya da açıkça "bunu yapma ya da yap" demedikçe hiç bir sorun olacağını da sanmıyorum. Bu olursa sadece fikirsel temelde ne inanıyorsam net açıklarım, hepsi bu olur ancak. Genelde bu yapıldığında hep karşı taraf küser:)) Ben bir küsmeyi öğrenemedim:)) Benim sınırlarım ancak bunlar. Ve bunun ötesinde her bir parça gözümde ve gönlümde Yaratan'dır.


Ve elbette istiyorsa yazabilir.


Benden de Sevgiler Size:)