Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Beslenme Biçimi

Başlatan maiterya, 06 Temmuz 2014, 02:25:06

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Scyth

#15
Benim diyetim şöyle.
Sabah zeytinyağı ve limonu karıştırıp içiyorum aç karnına. Sonra 4 yumurta,şekersiz çay ve 10 tane kadar ceviz.
Öğle ve akşam bir tabak sebze yemeği, kemik suyu, et ve ceviz. Aralarda soğanda tüketebilirsiniz.

Ceviz olduça tok tutuyor bilmenizi isterim. Yatmadan önce bir bardak suya bir kaşık sole katıp içiyorum. Meyve de yiyorum bazen son zamanlarda azaltmaya çalışıyorum.
Göründüğü kadar zor değil başladığınızda öğünlerin sizi ne kadar uzun süre tok tuttuğuna şaşıracaksınız.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

#16
Diyetine göstermeye niyet ettiğin özen için seni tebrik ediyorum maiterya. Ben ne yazık ki bu konuda çok özenli olamıyorum ama forumda konunun ele alınması, konuşulması, vurgulanması beni de olumlu teşvik ediyor.

Sodada KUTİ'nin belirttiği nitrit ve nitrata ek olarak karbondiyoksit, amonyak, flor gibi bazı zararlı unsurlara karşı da dikkatli olunması gerektiğini tahmin ediyorum ve okuyorum. Günde iki taneden fazla içilmemesini tavsiye etmiş bazı diyetisyenler. Yine de bu konularda çok kesin bir rehberlik bulmak kolay değil. Bireyden bireye değişen durumlar da olabilir. Konuştuğumuz pek çok şey genel tavsiye nitelikli. Umarım netleştirilebilecek olan önemli şeyleri birlikte netleştirebiliriz.

Bu arada işlenmiş hazır tuz tüketmek yerine kendi tuzunuzu öğütüp kullanmanın iyi bir fikir olduğunu düşünüyorum. Deniz tuzu ile kaya tuzu arasında ne gibi avantajlar/dezavantajlar var pek bilmiyorum. Bununla ilgili ele alınması gereken çeşitli faktörler olabilir. Hazır tuzların işlenme ve beyazlatılma biçimiyle ilgili olumsuzluklar olabiliyor sanırım.

Anladığım kadarıyla şekerle karşılaştırıldığında tuz çok masum kalıyor. Tuzun zararlarıyla ilgili bazı iddialar yanlış olabilir veya daha çok rafine (işlenmiş) tuzla ilgili olabilir. Tuz fazlasının vücuttan kolayca atıldığını okumuştum sott.net'teki bir makalede. İşlenmiş şeker denen zehiri azaltmaya çalışmak gerek daha çok. Hiç kolay görünmese de.

Tabi bu arada diyet çok önemli olsa da, paranoya haline getirmemek gerek. Bir anda çok radikal değişikliklere girişmek ciddi bir strese neden oluyorsa bu girişimleri esnetmekte fayda var derim.

Konu o kadar çok ayrıntı içeriyor ki. Zaman içinde bazı hususları netleştirebiliriz umarım. Örneğin midede farklı enzimlerle çözülen gıda türlerini karışık olarak tüketmekle, belirli bir sırayla tüketmek arasında bir yarar/zarar farkı var mı? Meyvelerin yemekten önce veya yemekten kısa bir süre sonra tüketilmesi arasında önemli bir fark var mı? Yemekten önce, yemek sırasında ve yemek sonrasındaki su tüketiminde nelere dikkat etmek gerek? Vs vs. Kan grubuna göre gıda seçimi meselesi var. Şimdiye kadarki beslenme alışkanlıklarımızdaki sorunlar nedeniyle işlevinde pek çok sorun veya körelme meydana gelmiş olabilecek kalın bağırsak sistemimizin temizlenmesi (kolon hidro-terapi) meselesi var. Var oğlu var. Tabi böyle söyleyince, "hiç umursamayalım daha iyi" gibi bir anlama gelmesin. Şiddetli zarar durumlarındaki acil müdahale gereksinimleri dışında sabırlı ve esnek olmakta fayda var. Bir şekilde yaşadık ve yaşıyoruz.

isiklidusler

#17
beslenmeyle ilgili ilk tavsiye (yanıt verilmez- Fizikselliğe odaklanış) yanıtı gelir; önemli olan ruh-ruhtur; bu fizik
birinci tavsiye ve yanıt biçimi budur benim için; fazla takıntılanmamak; bunu sorun haline getirmemek fazla odaklanmamak;
yani başlangıçta yanıt vermezler- bu tip sorulara yanıt sunmazlar; geçmişte sundukları yanıtların çarpıtıldığını belirtirler;

et avsiyesi yapılır- yapıldığında; Laura'nın sorularında biri de Gandhi'nin vejetaryen oluşudur; (yorumsuzudr-geçilir)
Etle ilgili belirtilen şeylerden biri bu hayvanların kaçma-korunma içgüdüleridir; (neden tüketme tavsiyesi gibi)

Bununla (yemeyle) ilgili belirtilen ayrıntılardan biri de bazılarının neredeyse bütün enerjilerini besinlerinin tireşimini artırmakla geçirdiğidir;
bunun neresi kötü derler, (yememe için- beslenmeme hakkında; (tamamen yememe -neredeyse-benim anladığım hatırladığım o;))
aklıma gelen ifadelerden biri de mideniz istediği için mi çikolata yersiniz-benzeri yorum;

 bunun dışında kötü hisseden ya da saldırı altında olan biri içinde diyetin ya da küçük bi beslenme tavsiyesinin faydalı olabileceği belirtilir;
Stres'in insülinle bağlantısı belirtilir;

Burada önemli olan arzu üzerine -fiziksel arzu üzerine ne olduğu benzeri belki önemli bilmiyorum, çözümlemek; düşünmek;
Açık büfe cennetinde ön sırada bulunuyorsunuz derler bunun gibi bilmiyorum; ço kkarmaşık kafam benimde bu konularda;

Dikkat ettim; Karatay yakın ve paralel şeyler söylüyor; Modern buğday hastalığı diye bi şeyden bahsetti-Taranıp bilgi eklenebilir; Bunu nbarsaklardak ilif tutan , emilim yavaşlatan kılımsı yapıları silip süpürdüğ üşeylerden bahsetti;

Kan sıvılarının farkındalık tuttuğu ya da farkındalık'ın vücut sıvılarında tutulduğu belirtilir; Kimse-kimimiz sıkmıyoruz meyve suyu gibi inek suyu;
Tartışırsak tartışabiliriz ki muhtemelen en sağlıklı beslenme çiğ-kan ve olabildiğince sıcak yeni av beslenmesi gibi durur; Her neyse besleniyoruz işte; Fazla karbonhidrat iyi değil galiba (bunun dışında nişasata-şeker,vb. olabilir) ama alışkanlık-beslenme alışkanlığı yaratılmalı-oluşturulmalı sanırım; Arzular ve bakış işlenmeli; Beslenme tipleri-kan-beden tipleri hatta bu yaşam geçmiş beslenme alışkanlıkları ve belki de eski hayatlar beslenme biçimleri bilmiyorum bi çok şey etkili olabilir;
aslında bunlar değerlendirildiğinde yanıt açıktır/yanıtlar
 

maiterya

#18
İnsan akıl beden ve ruhun bileşmiyse bunların üçünüde beslemek gerekir,fiziksel bedeni sadece gıdalar değil meditasyon,dua,nefes egzersileri,uyku vb bir çok yollada beslyebeiliriz,ruhun belenmesi için pozitif düşünceler iyi davranışlar,başklarına hizmet faaliyetleri,akıl içinse derin düşünme okumak analiz etmek ilk aklıma gelenler.
 

Scyth

#19
İyi yakaladın Maiterya; fakat ruhun en önemli besinlerinden birini atladın " acı çekmek".
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

maiterya

#20
Acı çekmek ruhu olgunlaştırır evet ama acı çekmek primer olarak gerekli mi ?,acı çekmeden ruh ilerleyemezmi ?, yoksa yollar tıkandığı için mi son çare olarak acı çekmek yoluyla tekamül etmek zorunda kalıyoruz,acı çekmenin asli planda var olup olmadığından şüpheliyim,ruh daha üst düzeylere çıkmak için düşük seviyelerden geçerken acı çekmeden yoluna devam edemezmi,eski türk filmlerindeki dramatik sahnelerini izlemek bana komik geliyor,yıllar önce çocukken bu sahelere millettin salya sümük ağladığını hatırlıyorum ?
 

isiklidusler

#21
acı çekmek ve beşinci seviye (celselerde bağlantılar var- o beşinci seviye de oluyor- derin bir acıdan bahsediyor;),
acı çekmek zorunda değilsiniz diyor celseler;

bunun dışında beslenme-beslenmek-tüketim; bize ne yansıttığını yansıtıyor olabileceğini (kendimce) anlatmayı çalıştım/denedim; Bilinç bilinci tüketiyor (içeriyor; İçerip-içselleyip sindirip-tüketip tüketiyor; (Ve bundan haz üretiyor-fiziksel haz doyum ve bağlı arzu-arzular, Buraya dikkat çekmek istedim; Miden istediği için yememek ya da celselerde belirtildiği gibi ilüzyonu sürdürmek için yemek
bunu neresi yanlış ki benzeri celse ifadesini beslenmeden yaşanabilir olarak yorumladım ben; buna hazır olmayabiliriz- program-fizik ya da bilgi bilim olarak ama mümkün gibi yorumlanıyor-anlaşılıyor; Yani beslenmeyi ihtiyaçtan çok bi arzu unsuru-arzu yansıma unsuru olarak yorumluyor gibi bence celseler; Beslenme biçimimizse başlı başına eleştirilebilir; Her neyse gerçekliğin ortaya çıkardığı çeşitlemeler bunlar, Bunlar eleştirip yargılamaycağım ya da didiklemeyeceğim; ama objektiflik için çaba harcamak; beslenme bi ihtiyaç değildir çünkü enerji üretmek ya da enerji (için) kaynağına bağımlı olmak yansıtıyor belki; Ya da bu konuda bilmediklermiz düşünmediklerimzi var, Ama objektif olacaksak ve beslenmeyi tartışacaksak ve eğer celseleri yorumluyorsak, Laura'nın dediği gibi mekanik bi yakıt alma gibi (ilüzyona dayanmayan bi beslenmeye ya da zoraki beslenmede) en nitelikli beslenmenin kan ve yan ürünleri; doğal besin kaynakları gibi şeyler olduğu belirtilmeli; Çünkü eğer elinizle avlar ya da kendiniz avlar, Öldürür keser-temizler ve yerseniz gerçeği görürsünüz- gerçeği paylaşırsınız-gerçekle yüzleşirsiniz-ilüzyonunuz kalmaz; Yemek içmek mekanik olur-ihtiyaç olur; Tam aksine beslenmek için beslenseydik ya da ihtiyaç için belki de kan içerdik; Gerçeği nyan ürünlerini kullanıyoruz;
Seks güçlü bir fiziksel arzudru denir- bunun gibi; Yeme içme- Fiziksel tüketme güçlü bi arzu olmalı-olabilir, Burayı noktaladım (kendimce) , Yani celselerden yola çıkarak bu konu üzerine-üzerinde düşünmek istiyorsak ; Belki önce buralar bakmalıyız;
Tabi ki açık büfe cennetinde öne sırada olarak/bulunarak bu nimetlerden faydalanacağız-kendimizi arzularımızı doyuracağız-keyifle keyif alarak, kendimizi tüketerek ve yiyerek; yargılamadan;
 

Scyth

#22
İnsan ömrünün kısalığı hazmederek öğrenmek yerine bazen midenize oturmasını gerektiyor . Her ders için bu geçerli değil; fakat hayatta dönüm noktaları vardır. Ruhlar için bunlar önemli öğrenme kavşaklarıdır. Bunları en iyi şekilde değerlendirebilmek için kimi zaman trajik kaderler seçebilir.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.