18 Mayıs 2019

Başlatan bozadi, 20 Mayıs 2019, 20:35:52

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#15
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bigsenfoni

Emeklerin için teşekkürler sevgili bozmadı :)


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen zeytin

Emeklerin için çok teşekkürler bozadi ...

Ben teşekkür ederim arkadaşlar :)

bozadi

#16
Dionysos, diyetle ilgili bilgiler için teşekkürler; konu ilgimi çekiyor. Denemeyi düşünüyorum bu diyeti, bir yerinden başlayarak.

gerçek tosun paşa

#17
Emeğine sağlık bozadi. Teşekkürler...

bozadi

#18
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Emeğine sağlık bozadi. Teşekkürler...
:)

bona fide

#19
grasyas bozadi. uppuzuuun metin ve nasıl okuycam bide kafama girmesi günler alır diye hayıflanarak bitirdim çevirini ve tekrar mubarek bir adam olduğunu söylemek bana farz oldu gönül işi olarak karşılıksız emeğin var ol var ol var ol.

şu kısım
(L) Frekansımıza zarar verebilecek veya suları bulandırabilecek boyutlararası manipülasyondan korunmak için ne tür uygulamalar, düşünüş, davranış veya herhangi birşey bize yardımcı olur? Örneğin buraya Katoliklerin yaptıkları şeyleri yazdım: Dua, günah çıkarma, dini törenler, terapötik ritüeller, cisimlerin kutsanması, zaman zaman yapışık ruh temizliği ve bu tür şeyler. Bu tabi ki bütünsel veya kesin bir çözüm değil ama kötü de değil ve bu uygulamalardan bazıları kesinlikle etkili. Burada pire için yorgan yakmayacağım. Dolayısıyla iyi, faydalı, koruyucu uygulamaların neler olduğunu bilmek istiyorum.

C: Üzerinde düşünülebilecek bir liste çıkardın, o yüzden onu oku!


şeytanın vesvesesinden korunmak kötülük yapmamak için
islamda abdets almak namaz kılmak oruç tutmak hacca gitmek müsait değilsen gerek yok temelde aynı sessiz ortam dua temiz olmak gıda da dahil ve zekat vermek yetimleri korumak zina yapmamak kul hakkı yememek

yani aslında hristiyan müslüman ateist deist budist vs dünyayı elinin tersiyle itip ihtiyacı kadarıyle yaşayan herkes yükseliyor bu dinlerde kendii çapında var yaratıcıya layık kul olmak öğütleriyle. dinsiz insalarda bir yere yaratıcıya sığınmadan naif doğaya yaratılanlara saygılı kimi okumuş gibi kitap açmamış hal böyleyken

burada
(Joe) Bir medeniyetler çatışması olacak gibi görünüyor ama esas mesele bu değil. Bugün sosyal medyaya baktığında, Hristiyanların temelde atavist, ırkçı, gerici kaçıklar olarak suçlandıkları bir noktaya ulaşmış durumdalar.

(Artemis) Sanırım konuşmak istiyorlar...

C: Plan hep buydu. Dikkatli olun! Meyve verme aşamasına geliyor ve yalnızca uyanık ve farkında kalanlar yoluna devam edebilir. KH güçleri, farkındalığı ve yeni bir gerçekliğin tohumlanma olasılığını ezmeye kararlı.

yeni bir gerçekliğin khden kendini koruması için hristiyan ritüelleri yapıp isanın yolundanmı gidecek. yeni bir gerçeklikte lauranın misyonu. kaldıki yeni dünya düzeni sapkınları tüm dinleri yok etmeye kararlı bi sonraki celseyi merak ediyorum gidişat hristiyanlığa hoş geldinize evriliyor gibi düşünce oluştu iyi niyetli olsa dahi varsayım bu tabiki bu yenilik gereklimiydi diye sorar düşünürdüm. hazırda varken bu neydi şimdi gibi ya da düşünmeyim akışa bırakmak daha iyi.
 

bozadi

#20
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

grasyas bozadi
.
:)

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

şeytanın vesvesesinden korunmak kötülük yapmamak için
islamda abdets almak namaz kılmak oruç tutmak hacca gitmek müsait değilsen gerek yok temelde aynı sessiz ortam dua temiz olmak gıda da dahil ve zekat vermek yetimleri korumak zina yapmamak kul hakkı yememek

yani aslında hristiyan müslüman ateist deist budist vs dünyayı elinin tersiyle itip ihtiyacı kadarıyle yaşayan herkes yükseliyor bu dinlerde kendii çapında var yaratıcıya layık kul olmak öğütleriyle. dinsiz insalarda bir yere yaratıcıya sığınmadan naif doğaya yaratılanlara saygılı kimi okumuş gibi kitap açmamış
Tamamen katılıyorum.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

hal böyleyken

burada
(Joe) Bir medeniyetler çatışması olacak gibi görünüyor ama esas mesele bu değil. Bugün sosyal medyaya baktığında, Hristiyanların temelde atavist, ırkçı, gerici kaçıklar olarak suçlandıkları bir noktaya ulaşmış durumdalar.

(Artemis) Sanırım konuşmak istiyorlar...

C: Plan hep buydu. Dikkatli olun! Meyve verme aşamasına geliyor ve yalnızca uyanık ve farkında kalanlar yoluna devam edebilir. KH güçleri, farkındalığı ve yeni bir gerçekliğin tohumlanma olasılığını ezmeye kararlı.

yeni bir gerçekliğin khden kendini koruması için hristiyan ritüelleri yapıp isanın yolundanmı gidecek. yeni bir gerçeklikte lauranın misyonu. kaldıki yeni dünya düzeni sapkınları tüm dinleri yok etmeye kararlı bi sonraki celseyi merak ediyorum gidişat hristiyanlığa hoş geldinize evriliyor gibi düşünce oluştu iyi niyetli olsa dahi varsayım bu tabiki bu yenilik gereklimiydi diye sorar düşünürdüm. hazırda varken bu neydi şimdi gibi ya da düşünmeyim akışa bırakmak daha iyi.
Celselerdeki ve Laura ve ekibinin faaliyetlerindeki bu Paleohristiyanlık meselesinin nereye gideceğini ben de merak ediyorum ama bir o kadar da umrumda değil doğrusu. Ben şu anda bildiğimiz şekliyle Hristiyanlık ve Hristiyan misyonerliği meselesi beni herhangi bir toplumsal tartışma meselesinden daha fazla ilgilendirmiyor. Şahsen dinsizim, daha doğrusu klasik dini ideolojilerin hiçbirini benimsemiyorum, mensubu veya taraftarı değilim ve bu konudaki tutumumu değiştirme ihtiyacı duyacağımı da sanmıyorum.

Ama şu da var ki, hangi dini veya siyasi ideoloji adına olursa olsun birisi çıkıp gerçekten "güzel" şeyler yaparsa, onu destekleme gereği duyarım.

K'lar yüksek pozitif güçlerin de amaçları doğrultusunda bir miktar "çarpıtma" yapabileceklerini vurgulamışlardı. Bu tıpkı ebeveynlerin bazen çocuğun iyiliği için ona "beyaz" yalanlar söylemesi gibi birşey.

Celselerde insanlığa "Hristiyanlık" üzerinden evrensel bir pozitif yol açma isteğinde de böyle bir çarpıtmanın rol oynadığını düşünüyorum. Yalnız, K'ların veya Laura ve ekibinin bu konuda ciddi manada siyasi/dini bir "misyonerlik" yaptıklarını düşünmüyorum. Hristiyan egemen bir toplumun fertleri bunlar sonuçta. Hitap ettikleri kitlenin ezici çoğunluğu da Hristiyan. Dünyadaki en kalabalık din de Hristiyanlık. Bu "imkandan" yararlanmak istenmesi normal sanırım. Senin de dikkat çektiğin gibi, egemen global faşist güçler tüm büyük (kalabalık) dini inançları zayıflatmak, yok etmek istiyorlar çünkü tüm kötü yönlerine rağmen, geniş kitleleri kapsayan dini inançların ağaç kökü gibi "erozyonu" önleyici bazı pozitif etkileri var. Direnç sağlıyor, ümit sağlıyor vs.

Bu hususları göz önünde bulundurduğumuzda, Laura ve ekibinin kitlelere yönelik hitaplarının bir bölümünü Hristiyanlık üzerinden yapmalarının doğal, meşru ve gerekli olabileceğini düşünüyorum.

İnsanların çoğunluğunun dinleri kabul edip benimseme şeklinin özgür irade veya samimi bir ilgi ve arzudan ziyade zorunluluklar ve hatta bazı durumlarda dayatmalar ve tehditler üzerinden meydana geldiğini iyi biliyoruz. Dünyanın en kalabalık dinleri olan Hristiyanlık ve İslamın yayılmasının ne kadar ciddi bir miktarının doğrudan veya dolaylı olarak "kılıç" zoruyla olduğunu da iyi biliyoruz. Dolaylı dediğim, askeri ve siyasi egemenlik dayatılıp belirli bir dini ideoloji silah zoruyla benimsetildikten sonra, bir koyun sürüsüne benzetilebilecek olan toplum geneli "sorun çıkmaması" için o dayatılan inancı baskıların devam etmesine de bağlı olarak benimsiyor veya benimsiyor gibi davranıyor, derken zaman içinde kültürün ve alışkanlıkların bir parçası haline geldikçe kendi öz malıymış gibi reklamını ve misyonerliğini yapmaya bile başlıyor insanların çoğu. Öyle ki, dinlerin çok ötesinde yüksek, evrensel bilince, sevgiye, vicdana sahip olan ve toplumu geliştirici şeyler yapmak isteyen görevli ruhlar bile çoğu durumda o dinlerin içinden doğup mesajlarını o dinler üzerinden vermeye bile çalışıyorlar. Orijinal Sufiliğin azımsanamayacak bir kısmı böyle işlev gösterdi bence. Örneğin Yunus'un durumu bu. Mevlana'nın durumu da aşağı-yukarı bu. Somut şekilsel anlamda Müslüman olup olmadıkları bile tartışmalı olduğu halde, insanlara yüksek pozitif bazı idealleri İslam üzerinden, İslami bir kılıfla sundular ve İslamın (bir tür İslamın) misyonerliğini de yapmış oldular. Asıl dertlerinin, gerçek davalarının İslamın ve herhangi bir klasik dini ideolojinin çok ötesinde olduğu açıktır.

Uzatmayayım, tarihsel olarak "İsa" diye bir peygamberin yaşamadığını, "İncil"in %70 oranında dezenformasyon olduğunu, "monoteizmin" bir tür bilinç zehri olduğunu vurgulayan bir kaynağın, bizim anladığımız ve tepki duyacağımız manada bir "Hristiyan misyonerliği" amacı güttüğünü düşünmüyorum. Amaçları, niyetleri, faaliyetleri tüm insanlık için hayırlıdır inancındayım. Biz işin Hristiyanlık kısmına odaklanmak zorunda değiliz. Hristiyanlığa nefer toplamaya çalışmaktan ziyade, çok çeşitli Hristiyanlık versiyonları arasında olup olabilecek en iyisine bir tür yatırım yapıyorlar ve yaptıklarında başarılı olmaları ölçüsünde sadece şu an Hristiyan olarak bildiğimiz insanlara değil, tüm insanlığa da olumlu etkiler yapıyor olacaklardır ve bu nedenle de faaliyetleri bizler açısından da sevinç ve hatta minnet sebebi olacaktır diye düşünüyorum. Asıl dert Hristiyanlık değil, iyilik, doğruluk, güzellik bence. Bugün Batı medeniyetinin ne kadar karanlık, şeytani yönleri olsa da, aydınlık yönleri de çoktur ve muhtemelen bu konuda İslam medeniyetinden de öndedirler. Hristiyanlardan hiç hazzetmedikleri ve hatta İslam misyoneri olduğu halde daha iyi yaşam koşulları, daha fazla adalet ve insanlık için Hristiyan medeniyeti içindeki bir ülkeye "kapağı atmak" için didinmiş ve didinmekte olanların sayısını düşün.

bigsenfoni

#21
Laura ve arkadaşlarının kutsal kitaplardaki yüzde 30'luk doğru olan bilgileri araştırıp deşifre ettikten sonra bizlerle paylaşması gayet iyi bence.(Hatta bu celse çok iyi bir hamle)Zamanında ibni Arabi ve Celalettini Rumi'den de güzel örnekler vermişlerdi.
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bona fide

#22
sevgili bozadi,

Bugün Batı medeniyetinin ne kadar karanlık, şeytani yönleri olsa da, aydınlık yönleri de çoktur ve muhtemelen bu konuda İslam medeniyetinden de öndedirler. Hristiyanlardan hiç hazzetmedikleri ve hatta İslam misyoneri olduğu halde daha iyi yaşam koşulları, daha fazla adalet ve insanlık için Hristiyan medeniyeti içindeki bir ülkeye "kapağı atmak" için didinmiş ve didinmekte olanların sayısını düşün.

onları halen anlamış değilim düştükleri durum batının onları sömürüp köleleştirmesinden kaynaklanmaktayken kölenin sahibine aşkla bağlı olması girmeyeceğim bu konuya medeni avrupanın ispanyanın fransanın isviçrenin ingilterenin almanyanın abd nin doğu orta ön asyada güney amerika afrika ve ülkemizde yaşananlar malumun ilanı durumunda.sana bu konuda katılmamakla birlikte peygamberlerin evliyaların misyonerlerin doğruya adalete sevgiye dayanaışmaya çağrısı haricinde dinlerin sömürü için kullanılması bu da katalizör aslında herşey sütliman olsaydı insanoğlu neyin savaşını verecekti dağ başında herkes evliyadır. ve evet bende insanlığın ve doğanın iyiliğine davet eden birleştirmeye çalışan peygamberlere laura ve tüm bu yolda gönül verenlere minnetle teşekkür ederim almamız gerekeni almak ilizyonun farkına varmak ve seçimimizi bh mi kh mi yapmak uyanmak istiyormuyuz istemiyormuyuz ki istemekle uyanmak arasında yüzlerce bedenlenme evresi olabilir ve bazen hatta bu sabitteyim diyebilirim bir rehberin şart olduğu bireyin kendi aklı ve iradesi yanında motive etmesi daha sağlam durması kendine inanması en çokta bilmesi adına. böyle bakıncada herşey geçmişten günümüze olması gerektiği gibi olmuş olmakta.
 

gerçek tosun paşa

#23
Ben şahsen konuya şöyle bakıyorum; İnsanların çok çok büyük bir kısmı monoteist dinlere göre yaşamakta ya da inanmakta. Bu kültürün en dip kısmını oluşturuyor. Sadece kültür açıklaması yetersiz. Sanatı, toplumsal her türlü dinamiği, savaşları ve savaş teknolojisini, dilleri ve etnik kültürleri doğrudan doğruya etkileyen şeylerin başında din geliyor. Bu durumda insanlara dini baştan anlatmak yerine mevcut düzenlemelerle "doğru" olana davet etmek çok mantıksız gelmiyor. Laura ve ekibinin yaratmak istediği etkiyi bu şekilde ele almaları garip değil. Örneğin biz de bu konuyu İslamı yıkarak değil örnek müslüman olmanın gerekliliklerini etik değerler üzerinden ele alarak açıklamaya çalışırdık. (Genel bir kitle hedeflenmesi durumunda)

Dolayısıyla bana garip gelen bir durum yok celselerle ilgili. Önemli olan Kas.ların da dediği gibi ilk etapta niyet faktörü oluyor.

bozadi

#24
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bigsenfoni

Laura ve arkadaşlarının kutsal kitaplardaki yüzde 30'luk doğru olan bilgileri araştırıp deşifre ettikten sonra bizlerle paylaşması gayet iyi bence.(Hatta bu celse çok iyi bir hamle)Zamanında ibni Arabi ve Celalettini Rumi'den de güzel örnekler vermişlerdi.
Katılıyorum.

bozadi

#25
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

onları halen anlamış değilim düştükleri durum batının onları sömürüp köleleştirmesinden kaynaklanmaktayken kölenin sahibine aşkla bağlı olması girmeyeceğim bu konuya medeni avrupanın ispanyanın fransanın isviçrenin ingilterenin almanyanın abd nin doğu orta ön asyada güney amerika afrika ve ülkemizde yaşananlar malumun ilanı durumunda.sana bu konuda katılmamakla birlikte peygamberlerin evliyaların misyonerlerin doğruya adalete sevgiye dayanaışmaya çağrısı haricinde dinlerin sömürü için kullanılması bu da katalizör aslında herşey sütliman olsaydı insanoğlu neyin savaşını verecekti dağ başında herkes evliyadır. ve evet bende insanlığın ve doğanın iyiliğine davet eden birleştirmeye çalışan peygamberlere laura ve tüm bu yolda gönül verenlere minnetle teşekkür ederim almamız gerekeni almak ilizyonun farkına varmak ve seçimimizi bh mi kh mi yapmak uyanmak istiyormuyuz istemiyormuyuz ki istemekle uyanmak arasında yüzlerce bedenlenme evresi olabilir ve bazen hatta bu sabitteyim diyebilirim bir rehberin şart olduğu bireyin kendi aklı ve iradesi yanında motive etmesi daha sağlam durması kendine inanması en çokta bilmesi adına. böyle bakıncada herşey geçmişten günümüze olması gerektiği gibi olmuş olmakta.
Evet, tüm sömürüler de birer katalizör (geliştirici imkan) sonuçta. Ve evet, bir anlamda herşey olması gerektiği gibi olmuş ve olmakta şüphesiz. Ama "Oh, ne güzel olmuş, iyi ki de böyle olmuş" diyemeyiz sanırım çünkü gerçekten çok aşırı derecede kötü şeyler oldu ve halen de oluyor. Buna bir son vermemiz, bu yangını kontrol altına almamız gerekiyor. Sen "bh-kh seçimi" ve rehber ihtiyacı deyince, bu bağlamda bh'nin ne anlama geldiğine dair zihnimi yoklama gereği hissettim.

Biz ve sevdiklerimiz varız (tabi bir toplumun ve toplumların parçası olarak). Ve hem biz hem de sevdiklerimiz çok kötü şeyler yaşadık ve yaşıyoruz. Hiçbir iyi şey yaşamadığımızı veya bu şekliyle hayatımızın hiçbir değeri ve erdemi olmadığını iddia etmiyorum tabi ki ama yine de son derece ciddi travmatik koşulları adeta düzenli bir şekilde yaşamaya devam ediyoruz. İşte kabul edilemeyecek durum bu. "Olsun, böyle de güzel, idare ediyor işte" denebilecek bir durum değil bu.

Aslında olması gereken yani yapılması gerekenle ilgili hiçbir gizem yok. Amacımız, sevdiklerimizle aramızda gerçekten içimize sinen bir ilişki ağı oluşturmak. Birbirimizi gerçekten sevip koruyabileceğimiz, destekleyebileceğimiz şekilde yaşamak. Hayatımızla ilgili en büyük sorun bu: Sahtelik. Hayatın en basit, en meşru kuralı, eğer buna kural denebilecekse, birlikte yaşadığın, sevdiğin insanlarla aranda gerçek sevgiye dayalı bir ilişki ve dayanışma ağı oluşturmaktır. Birbirini takip edip, haberdar olup desteklemektir. Bu anlamda "aile" kavramı bunun en basit ve ideal örneği.

Hayatlarımız öyle ki, birbirimizi gerçek manada veya yeterli bir şekilde sevip takip etmiyoruz. Birbirimizin gelişimini takip edip desteklemiyoruz bilinçli ve sevgili bir şekilde. Bu hiç olmuyor değil tabi ki, tüm mesele bunun genellikle yeterli düzeyin çok altında kalması.

İşte, bu manada, sanırım BH'nin bizim için en ideal anlamlarından biri, o gerçek sevgiye (dikkate, ilgiye) dayalı dayanışma "ağını" oluşturup sürdürmek.

bozadi

#26
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

İnsanların çok çok büyük bir kısmı monoteist dinlere göre yaşamakta ya da inanmakta. Bu kültürün en dip kısmını oluşturuyor. Sadece kültür açıklaması yetersiz. Sanatı, toplumsal her türlü dinamiği, savaşları ve savaş teknolojisini, dilleri ve etnik kültürleri doğrudan doğruya etkileyen şeylerin başında din geliyor.
Dinin sadece "kültür" olarak açıklanamayacağı konusunda haklısın. Daha önce sanki öyleymiş (din sadece bir kültür meselesiymiş) gibi bir tasvir yapmıştım. Ama mutlak manada söylememiştim, "ciddi oranda" öyle olduğu görüşümü paylaşmak istemiştim. Tabi ki ahlak da dinden tamamen ayrılamaz. Ama içinde bulunduğumuz şiddetli KH koşulları nedeniyle ikisinin ciddi oranda ayrıldığı durumlar gözlemliyoruz ama tabi ki bu durum da mutlak değil.

bona fide

#27
bozadi demişsinki,

Hayatlarımız öyle ki, birbirimizi gerçek manada veya yeterli bir şekilde sevip takip etmiyoruz. Birbirimizin gelişimini takip edip desteklemiyoruz bilinçli ve sevgili bir şekilde. Bu hiç olmuyor değil tabi ki, tüm mesele bunun genellikle yeterli düzeyin çok altında kalması.

sorun işte burada sevmeyi bilmemek. ve aile kurumu bazen travmatik yaşamların baş sorumlusu olmakta.kh nin en kolay kontrol edebildiği negatif duygu durumlarını travmaları yarattığı sofrası. aile bu kelime aynı zamanda kh ekonomisinin en önemli kaynağı kutsallık sloganlarıyla bu birim sürekli korunur.anne kutsal baba evin direği çocuklar neşe kaynağı bu sözde sevgi yumağı. kısaca tek başına hiçsin. anneler günü sevgililer günü en küçüğü 3 artı bir ideal aile yuvaları onları sisteme uygun yemek odası yatak odası oturma odası mutfak donanımları odalara uygun çoğu gereksiz eşyalarla doldurma zorunluluğu algısı yaratmak ve bıreyleri üremeleri için bu alana mahkum etmek önce balayı sonra yıllık ya da bütçesine göre tatil yapma ihtiyacı yaratmak turizm sektörü en çılgın eğlencesinden en sakin seçeneklere kadar ailelere uygun donanımlarda hazırlanmıştır aile gitmezse dünyanın sonu olabiilir ucuz rezervasyonlar için bi sene önceden yer ayırtmalar reklamın gücü gitmek zorunda değiliz düşüncesini zihinden kovan ucuz rezervasyonu burnuna sokuyor artı cinsellik hiç olmadığı kadar sınırsız porno yayın romans kitap dergi film şov ve sanat adı altında sunulup eşlerin birbirine ihtiyacını artırıp, bireyleride aile kurma ihtiyacına teşvik ediyor özendiriyor. yetimhanedekiler sürekli yayınlanan aile görselleri yüzünden o cazibeli yaşama ait olmak özlemi öfkesi içinde büyür ve ideal aile kurumu döngüsüne devam eder ülkesine faydalı birey asker doktor hemşire öğretmen ya da mirasını devralacak varisler yetiştirme hülyalarıyla dolu olarak. kazanımı sadece korku öfke ve endişe olan sistemde en temel birim aile.
 

bozadi

#28
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

sorun işte burada sevmeyi bilmemek. ve aile kurumu bazen travmatik yaşamların baş sorumlusu olmakta.kh nin en kolay kontrol edebildiği negatif duygu durumlarını travmaları yarattığı sofrası. aile bu kelime aynı zamanda kh ekonomisinin en önemli kaynağı kutsallık sloganlarıyla bu birim sürekli korunur.anne kutsal baba evin direği çocuklar neşe kaynağı bu sözde sevgi yumağı. kısaca tek başına hiçsin. anneler günü sevgililer günü en küçüğü 3 artı bir ideal aile yuvaları onları sisteme uygun yemek odası yatak odası oturma odası mutfak donanımları odalara uygun çoğu gereksiz eşyalarla doldurma zorunluluğu algısı yaratmak ve bıreyleri üremeleri için bu alana mahkum etmek önce balayı sonra yıllık ya da bütçesine göre tatil yapma ihtiyacı yaratmak turizm sektörü en çılgın eğlencesinden en sakin seçeneklere kadar ailelere uygun donanımlarda hazırlanmıştır aile gitmezse dünyanın sonu olabiilir ucuz rezervasyonlar için bi sene önceden yer ayırtmalar reklamın gücü gitmek zorunda değiliz düşüncesini zihinden kovan ucuz rezervasyonu burnuna sokuyor artı cinsellik hiç olmadığı kadar sınırsız porno yayın romans kitap dergi film şov ve sanat adı altında sunulup eşlerin birbirine ihtiyacını artırıp, bireyleride aile kurma ihtiyacına teşvik ediyor özendiriyor. yetimhanedekiler sürekli yayınlanan aile görselleri yüzünden o cazibeli yaşama ait olmak özlemi öfkesi içinde büyür ve ideal aile kurumu döngüsüne devam eder ülkesine faydalı birey asker doktor hemşire öğretmen ya da mirasını devralacak varisler yetiştirme hülyalarıyla dolu olarak. kazanımı sadece korku öfke ve endişe olan sistemde en temel birim aile.

Gerçek sevgiye dayalı bir hayat yaşamayı zorlaştıran ve hatta bir ölçüde imkansızlaştıran başlıca faktörlerden biri "çevre". Toplum genel olarak sevgiye dayalı bir yaşamı destekleyen bir nitelikte değil. İnsanlar arasında ideolojik ve başka bakımlardan oluşmuş ve oluşturulmuş "sürekli nefret gerekçeleri" var. Dünyaya egemen olan güçler ve bu güçlerin devletler ve resmi, ticari her türden kurumlar üzerindeki etki gücü, zengini daha zenginleştiren, fakiri daha fakirleştiren, acımasız, vahşi bir ekonomik adaletsizlik düzenini egemen kılıyor ve işin tuhafı büyük ölçüde fakir durumdaki geniş insan kitleleri bu durumu epeyce benimsemiş durumdalar.

Egemen güçler bu konuda biraz da insanlığın "hayvaniliğinden" yararlanıyorlar sanırım. Aslan aslandır, ceylan ceylandır. Aslan kovalar, ceylan kaçar ve yem olur. İnsanların çoğunluğu da hayvan aşamasını aşmış oldukları halde hayvani anlayışlarını hala ciddi oranda sürdürüyorlar ve "egemen" güçlerin onları sömürmesini, ezmesini adeta bir aslanın bir ceylanı öldürüp yemesi gibi "normal/doğal" karşılıyorlar. Hani bazen bazı otçul hayvanlar işbirliği yapar da aslanları veya başka yırtıcıları geri püskürtürler, saldırdığına pişman ederler, hatta öldürürler. İşte insanlık genelinde yok bu. Baskılar, işkenceler ve terör de insanların çoğunun beynindeki "sürüngen/hayvani" kısımları iyice etkinleştiriyor. Kurtlar sofrası egemen genellikle. Cinayetler, soygunlar, vurgunlar gündelik hayatın en olağan şeyleri adeta.

Sonuçta buna "hayat" demek durumundayız, ne de olsa iyisiyle, kötüsüyle durum bu, hayat bu. Ve herkes çevresel koşullardan ciddi şekilde etkilenir, toplumdan etkilenir. Kalabalıkların yaşam tarzının çok dışına çıkmak da korkutucu gelebiliyor insana.

"Sahtelik" dediğim şey, en temel ihtiyacımızın sevgi, sevmek, sevilmek, yani tüm kalbiyle dayanışmak, birbirini desteklemek, birbirindeki derin veya yüksek pozitif potansiyelleri ortaya çıkarmak olduğunu unutmakla ilgili. Düzen insanları korkularla ve sahte veya düşük seviyeli, şahsi arzularla, hırslarla doldurarak sevgiyle dayanışma gereğini unutmalarını sağlıyor. Dikkatlerini bu en temel gerçeklikten ve zaruretten uzaklaştırıyor. Ben kendim de bu temel gerçeği sıkça unuttuğumu, dikkatimin sıkça saçmasapan korku ve arzuların kısırdöngülerinde ezildiğini, dağıldığını, saptığını fark ediyorum.

Sevgiyi tabi ki aile kavramıyla sınırlayamaz, sadece onunla temsil edemeyiz. "Sevgililik/romantizm" kavramıyla bile yeterince kesin bir şekilde temsil edemeyiz. Yozlaşma hayatın her alanında güçlü.

gerçek tosun paşa

#29
Çok derin konu. Bozadi bu meşrulaştırma meselesini elini sürüp geri çekmiş ama çok vahim bir mesele. Çok yerinde bir dokunuş yapmış. Şu an KH ın en büyük oyunlarından biri bu. Normalleştirme (meşrulaştırma) girişimleri. Dikkat etmenizi şiddetle tavsiye ederim. Olay şiddete özendirme, zayıf beyinleri etki altına almak filan değil. Hareketsizleştirme duyursızlaştırma girişimi olarak meşrulaştırma.