Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Sorular Kapıları Aralar

Başlatan Tiversonus, 04 Nisan 2009, 17:18:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

#150
Evet; geçenlerde birine "Jung'a göre" dedim adam bana "o da Hintli mi?" dedi...İşin ilginç yanı "o da mı" kısmıydı:)) Bunu söylerken kimya durumu ve yüz mimikleri ile pek de kucaklayıcı bir tavrın işaretlerini taşımaması beni düşündürdü. Elbette ben onun" Avrupa Birliği ülkesinden" birisi olduğunu söyleyince durum değişti:))))

Neyse biz soralım ve dostlarda fikir söylesinler: Jung'a göre 8 çeşit insan ve astrolıjiye göre de 12 çeşit insan var ise, neden 72 millet derler??? :))

Elbette sorum bu değil. 8 veya 12 çeşit insan bizlerin realitelerimizi yarattığımız ilkesi ile çelişmez mi? Yani kaç çeşit realite yaratırız? 12 çeşit mi? 8 çeşit mi?

Bu soru da tam söylemek istediğimi yansıtamadı... Bir daha deneyelim:

İçerisinde sonsuzluğu barındıran insan karakterini sınıflandırmalar ile daraltarak durumun gerçekliğinden uzaklaşmış olmaz mıyız?

Pınar

#151
Astrolojide 12 çeşit insan düşüncesine nereden kapıldın ki ya da jung'un 8 çeşit insan resmettiğine?
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Tiversonus

#152
Ben Koç burcuyum ya ondan dır:))) Ee kaç çeşit var o zaman??

Pınar

#153
12 çeşit var, evet. Jung'a göre de 8 çeşit insan, doğrudur.:)
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

rinda

#154
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tiversonus

Sevgili rinda, aslında öyle bir kelime yazmışsınız ki, beni mahcup ettiniz: "saygılar". Yani ben şimdi yarın birgün bunu haketmek için veya kaybetmemek için çabaya girerim ve bu durum beni sınırlar:)) Yani cıvıklık/espri yapamam:)) Yinede sevginin bir türevi olarak kabul ediyor ve biliyorum ki; siz frekans ailemizdensiniz:)) Siz de de "Ple" kelimesi bir karşılık buluyor, bildiğim bu:))

Sevgiler

Kesinlikle tespitlerinizde haklısınız. İnsanlar her zaman benim gözümde saygıyla karşılanır, kim olursa olsun. (Sizi tenzih ederim) Zamanla insanlardan aldığım frekansa göre saygı hala baki kalır, ama kendimi onlardan uzaklaştırırm. Kimseyi yargılamak, incitmek veya onu üzecek davranışlarda bulunmamaya gayret gösteririm.

Evet Ple'ler benim için özel bir yere sahip, ama bu ple'ler akaşa yayınlarındakiler değil (onları okumadım); ötesi yayınlarından olan Ple'lerden bahsediyorum.

Saygılar dedim, çünkü "SEVGİ" kelimesi o kadar kirlenmeye başladı ki, saygı kelimesini kelimenin tam ve dolu anlamıyla duyguularımı daha iyi ifade ediyor. Sevgi kelimesini çok telafuz etmeyen biriyim.

Sevgi ve Saygılarımla :)
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

Tiversonus

#155
:)) Evet ben yeni zellanda'lı yazarın (avustralya da büyümüş) "bilgileri" kitabını okudum, beni onaylar şekilde (iyi niyetli bir kadının yazıları olarak anlamıştım) kasyopya celselerinde bu yazarın kendini kanalladığı belirtilmişti...Hayır öyle kelimeler vardır ki; duyduğunuzda hücrelerin bilinci tepki verir ve kalbinizde bir enerjilenme, sıcaklaşma hissedersiniz, işte Pleiades kelimesi böyle bir kelime...Perdenin inceldiği ve giderek te inceleceği bir dönemde yaşıyoruz, dolayısı ile frekansları daha net hissedebilip ayırt edebiliyoruz, bu nedenle frekans benzeri insanlar birbirlerine içsel bir çekim duyuyorlar, bereber olmak, birlikte paylaşmak, ağ çalışması yapmak gibi. Sizde bunu hissetmiştim. Elbette bir sürü tortulara sahip olduğumuzdan bu tortular, beyin yıkamalarımız devreye girip bazen de birbirlerimize kırıcı olabiliyoruz ancak bir süre sonra bu durum da ortadan kalkıyor.

:)) Sevgiler...

rinda

#156
Zaten denir ki, fiziksel alemde aynı kutuplar birbirini iterken, spiritüel alemde aynı kutuplar birbirini çeker.

:)
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

Tiversonus

#157
Vallahi bu sorunun cevabını merak ettim:

"Site yöneticileri eski mesajları silerek ne kazanabilirler?"

a. Suçu öbür yöneticiye atmak ve dostluk bozmak
b. Sitede huzursuzluk çıkararak ortamı dağıtmak
c. Kişiler arası kaos çıkararak enerji emmek
d. Bilgi bazlı paylaşımı engellemek
e. İhtilal yapıp yönetimi tek başına ele geçirmek
f. Hiçbiri

Benim anlamadığım, içerik çok da önemli değil ise, yani bu içerik insanları "uçuracak" cinsten değil ise acaba bu işten en karlı kim çıkar?

Ya aslında içeriğin hiç mi anlamı yok, yani belki bir kişi yanlışlıkla/bilmeden sildi ve yaptığının bile farkına varmadı veya sistem yazılımında bir hatalı atama oldu veya sistemi kuran pc ci baktı bunları dağıtayım dedi veya ya hiç aklıma gelmde bunlar Orion'lu Karanlık enerjiler olmasın sakın:))) Belki de hem bak Pleiades öğretilerinde ve bir çok kanalda telepotizisasyon yapıp adamın kamera önünden eşyalarını götürmüşler bunlar...Yok ya biz onları okur ama kesinlikle inanmayız:)) Sakın bunu söyleme bak sana tek tip elbise giydirirler Tiver ha:)))
Off amma soru soruyaorsun den de ha:)))

Pınar

#158
Haaaa, gelin bakalım! Milletin enerjisini emmek nasıl oluyormuş şimdi öğrendiniz işte.Durduk yerde insanlara laf sokmanın, karşındakinin ne dediğini anlamadan kişiyi yerden yere vurmanın ne demek olduğunu daha iyi anladığınızı sanıyorum.Bir kaç ay önce varsaymayın, üstünüze alınmayın diye söylenirken, şimdi varsayımlarınız ve üstünüze alınmanız ile insanları zan altında bırakan kim?

Ben sadece bir sabote nedeniyle linki kaldırdığımı söyledim.Bunun üstüne gelen varsayımları sıralayayım mı, sevgili Tiversonus?

-Alemtacın linkini misillime olarak niye sildin?
-yönetimi tek başına sana verelim!!!(sorumluluktan kaçmanın alemi var mı?)
ile başlayıp,
a. Suçu öbür yöneticiye atmak ve dostluk bozmak(hangi dostluk, dost olan dostunu kırar mı?)
b. Sitede huzursuzluk çıkararak ortamı dağıtmak (Bu işi ehli bir biçimde yapan varken mi?)
c. Kişiler arası kaos çıkararak enerji emmek (Bu şekilde beslenen de mevcut)
d. Bilgi bazlı paylaşımı engellemek (Copy-past bilgi mi?)
e. İhtilal yapıp yönetimi tek başına ele geçirmek (Duyanda ülke yönetimi sanır)
f. Hiçbiri, diye devam ediyor.

Ya kendinize bakmayı bilin, farkındalık diye yırtındığınız şeyin ne olduğunu tam olarak kavrayın ya da bu işlerle hiç uğraşıp zamanınızı boşa harcamayın sevgili Tiversonus.İnsanları KH ve BH olarak ayırıp, ondan sonra da dostluk serenomisine yeltelmenin bir anlamı yok benim için.Herkesin bir eşşek bir de eşref saati vardır.Dün de benim eşşek saatimdi diyelim, aynalık yapasım tuttu.Saldırı beklentisi içinde olan dengini bulmak için saldırır, böyle de bir kuralın varlığını gördüm.Ayrıca özeldeki yazışmaların forum ortamında nasıl küstahça bir tavırla ve saldırı amaçlı kullanıldığını.

Varsaymayacaksınız!!! Varsaymak, varsayımınız konusunda bilgi toplamaya iter ve kahretsin ki algınızın bu yönde değişmesi nedeniyle her bilgi destek olur, çünkü diğer yönü göremez hale gelirsiniz ve bingo! tuzağın en haşmetli noktasında bulursunuz kendinizi...

Soru sormak kolaydır, önemli olan sorularının karşılığında aldığın cevabı hazmedip hazmediğindir.
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Tiversonus

#159
Sevgili Pınar,

Yazında haklılık payın olan yerler olsa da  tamamen katılmadığım yerler var: Özellikle Ra bilgileri ve Kasyopya terminolojisinde var bu BH ve Kh kavramları ve bunlar kitaplaşmış ve dünyada onlarca dile çevrilmiştir.

Yazdıklarınız da copy olmayan görüşlerim elbette var, zaten dünya da izm ler de kalmadı yani aktarmak ve paylaşmak adına yapıyorum, okuduğum veya okuduğunuz kitaplar da böyle değil midir? Bir nevi "copy and speak" yani bunlar normal şeyler.

Elbette katıldığım şeyler de var. Bu sizin ile ayrı fikirde olsak bile en azından "asgari müştereklerimiz" olmalı diye düşünüyorum. Şunu düşünün bu forumlarda sizin severek kullandığınız EFT yöntemini yine bunları aktaran arkadaşlar sayesinde öğrendiniz ve faydalı oldu değil mi? Yani alıntılar yapılması oldukça faydalı olabiliyor. Bir örnek olsun.

Sevgili Pınar, aynı fikirde olmasak bile benim kişilere tahamüllüm inanın sitedeki bir çok kişiden fazladır, yani kötü bir duygu beslemeden devam eden bir yapım var ve bundan gurur duyuyorum. Ancak kendi anlayış mercekleri ile anlayan arkadaşlarımız olabilir, yinde onları sevgiyle kucaklayabiliyorum. Elbette aynı aile üyelerimiz arasında ve hatta anne ve babalarımız ile de farklı düşüncelerimiz olabilir. Bu doğal, olması gereken insanların oluşlarına izin vermek. Bu bazen ters fikir yazana "sen farklı fikir yazıyorsun demekki sen farklı fikri kaldıramıyorsun" diye suçlamak şeklinde olan ikinci türevden bir saldırı ve baskılama da olabilyor. Yani düşündüğümüzde baskılalarında türlü türlüsü var.

Asgari müşterekler olarak, ben şunu da eklemek istiyorum, muhalefet yapıcı olmalı diyorum. Yapıcı muhalefet sırf eleştiri şeklini aşamıyorsa kimseye faydası yok. Eğer benim yanlış yaptığım bir şeye inancınız var ise bunu beni kazanacak şekilde söylemek savunulan felsefe açısından en faydalısıdır diyoru.

Tüm bunları yazmanıza ve yazmama rağmen, kişisel fikirlerinize saygı duyuyor ve daha iyi olmaya çalışacağım diyorum, elbette kendi eksik gördüklerimi azaltarak, yani özeleştiri yapacağım. Tavsiyem herkesin yapması.

Sevgilerimle

Gülay

#160
hmmmmmmmm.....

hep birlikte kaldığımız yerden derslere devam ediyoruz demekki..
ama geç oldu, iyi geceler:)))
 

Tiversonus

#161
"Soru sormak kolaydır, önemli olan sorularının karşılığında aldığın cevabı hazmedip hazmediğindir."

Buna katılmıyorum işte "soru sormak kolay değildir" diyorum, elbette cevapları kabul etmek te bir o kadar zordur diyorum...Elbette en zoru da kişinin kendini ifade etmesine izin vermektir diyorum. Örneğin, bir ailenin çocuğu diyelim ki ailenin istemediği bir kararı yani kendi hayatında uygulamak istiyor; evlilik, iş, cinsel seçim v.s. İşte buna uyabilmek zordur diyorum: Özgür iradesi ile deneyimlerine (bize yanlış gelse de) verebilmek diyorum. Sanırım ben daha çok müsamaha yı bu nedenle yapıyorum.

Tiversonus

#162
Müsamaha diğer adıyla hoşgörü

rinda

#163
İnsanlar ölüme yakın deneyim yaşadıklarında neden hepsi beyaz ışık görürler?
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

Tiversonus

#164
Bu konu hakkında Kasyopya'da şu belirtilir; "yedinci yoğunluğun görülmesi" denilir veya benzeri bir cümle, hatta sorguculardan birisi "yedinci yoğunluğa mı gidiliyor?" sorusuna ise "hayır sadece görülüyor" cevabını verirler. Kısaca görülen ışığın yedinci yoğunluğun bir şekilde görülmesi ve sanırım kısa bir süre (sürenin anlamı ne ise artık) için oluyor bu.

Büyük patlama öncesi her şeyin "Bir" olduğu anlarda, patlama ile birlikte ilk ışığın oluştuğu ve varolan herşeyin ışıktan oluştuğu söylenir. Aslında bizim üçüncü yoğunluktan anladığımız anlamda (dar olmayan) bir ışıktan bahsedildiğini düşünüyorum ben, yani ışığın bizim algılarımızın dışında kalan bölümlerinin olduğunu düşünüyorum. Çünkü fiziksel aygıtlarımız belirli sınırlar aralığında gözlem yapabiliyorlar, bu durum, gözlemlenenin dışında da ışığın olduğunu gösterir diyorum. Diğer türlü bizim algılarımızın herşeyi algıladığı anlamını taşır ki bu biraz kısıtlayıcı geliyor bana.

Yoğunlukları birbirine bağlayan şey "çekim" dir deniliyor. Yani yoğunluklar arası geçişte bir nokta da en üst yoğunluğun bir şekilde görüldüğü ve bunun da beyaz ışık olduğunu düşünüyorum.

Sanırım en kısa cevap; "çünkü o (beyaz ışık) herşeyin özüdür ve yoğunlukları geçişinde görülüyor" denilebilinir.

Bence daha ilginç soru şu olabilir di: Dil, din, ırk, yaş farkı olsa da, yıllar önce bir hintli de, bir alman da ve yakın zamanlarda iki abd li de ölüm ötesi deneyimleri ve ipnoz celselerinde hep "aynı hikaye" yi neden anlatıyorlar? Neden "aynı hikaye" ?