BH’leşmek için ne yapmak gerek?

Başlatan bozadi, 13 Eylül 2021, 13:45:15

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#105
Sevgili sybleman, youtube video görüntülemesiyle ilgili olarak sanıyorum son bir teknik kuralı daha belirtmem gerekiyor :)

"youtu.be" şeklindeki linkler kısaltmış youtube linkleri ve maalesef forumda video görüntülemede desteklenmiyor.

https://youtu.be/R1DQOOgcju4?t=1982

Bu linki forumda "youtube" etiketleri arasında video olarak görüntületmek için şu şekilde (açık haliyle) yazmak gerekiyor:

https://www.youtube.com/watch?v=R1DQOOgcju4&t=1982s

Kısaltma linki browser'da (yeni sekmede vs.) açınca zaten hemen uzun ve açık link haline geliyor, oradan kopyaladım.

bozadi

#106
Videonun işaretlediğin son yaklaşık 5 dakikasını izledim. Evet, gerçekten benim son zamanlarda daha yoğun bir şekilde önermekte olduğum şey açısından düşünecek olursak, "dengeleyicilik" bakımından önemli bazı hususlar gündeme getirilmiş. Yani benim kendi önerilerimde istemeden de olsa meydana gelmesine neden olabileceğim bazı aşırılıkları dengelemek açısından faydalı bazı görüşler, öneriler sunulmuş Cem Özüak tarafından. Paylaştığın için teşekkür ederim.

Kendi bakış açımdan itiraz edebileceğim şeyler var ama genel itibariyle oldukça önemli bazı doğrular da içerdiğini düşünüyorum. Örneğin kendimizi olağan dünya hayatımızdan tamamen veya kalıcı bir şekilde koparmaya çalışmak çok olumsuz bazı etkiler yapabilir. "Dünya filmi" dediğimiz şey aynı zamanda bizim "hayatımız" durumunda. Koşulları ne kadar berbat olursa olsun bu bizim hayatımızın, bizim hayat oyunumuzun filmi. Milyarlarca başka insanla birlikte paylaştığımız bir film. Bu filmden tamamen koparsak, varoluşsal olarak ciddi bir boşluk, bir anlamsızlık içinde bulabiliriz kendimizi.

Senin daha önceki bir mesajında da belirttiğin gibi, amacımız bir yandan olağan hayatımızdan, insanlardan, toplumdan kopmadan, onu yaşamaya devam ederken bir yandan da uygun bazı durumlarda kafamızı bu oyunun içinden çıkarıp basit, ebedi, evrensel, varoluşsal, temel bazı gerçeklerle uyumumuzu artırıp kendimizi şifalandırmak olmalı. Son mesajlarını tekrar, ayrıntılı bir şekilde okuyarak birkaç yorum daha yapmak isteyeceğim :)

bozadi

#107
"İnsanlara yardım" (başkalarına hizmet) konusunda belirttiklerin gayet doğru bence. Yani birilerine yardım edeceksek, buna ihtiyaçları ve "istekleri" olduğundan emin olmak gerek. Zaten "kendi üzerimizde odaklanma" konusuna biraz da bu yüzden vurgu yapma gereği duyuyorum. Biz öncelikle kendimize yardımcı olmaya çalışalım. Eğer niyetimiz iyiyse, pozitifse, kendimize yardımcı olmamız zaten başkalarına yardım konusundaki blokajlarımızı, acizliklerimizi giderek ortadan kaldırmaya da yarayacaktır. Ve zaman zaman değindiğim gibi, başkalarına hizmet/yardım için kendimizi "zorlamaya" hiç gerek yok. İçimizden geldiği gibi hareket etmek gerektiğini düşünüyorum. Biz kendimiz için yapmamız gerekeni yaptığımızda, başkalarına hizmet konusunda özel (veya "zoraki" veya "zorlu") bir planlama veya çaba göstermeye gerek olmayacaktır bence. İçimizden geldiği gibi davrandığımızda, biz bilinçli olarak hiç farkında olmadan da başkalarına yardımcı olabiliriz. Zaten pozitifliğimizin artması, yakınlarımıza ve hiç tanımadıklarımız bile dahil olmak üzere başkalarına olan faydalarımızı kendiliğinden artıracaktır. Bizim öncelikli olarak üzerinde odaklanmamız gereken şey, varlıkla ve dolayısıyla pozitiflikle bağımızın, özdeşliğimizin farkına vararak bu bağı, bu özdeşliği onaylamak ve güçlendirmektir.

bozadi

#108
K'ların celselerde bazen sorular üzerine, bazen birşey sorulmadan yaptığı çeşitli açıklamalar, hayat dediğimiz oyuna/ilüzyona ilgi duymamızda hiçbir yanlışlık olmadığını gösteriyor. Hatta K'lar hayatın tüm yönlerine ilgi duymayı, tanımaya çalışmayı sağlıklı birşey olarak görüyor ve öneriyor gibi. Bu okul bizim okulumuz. Bu okulun içinde olan biten herşey bizi o veya bu şekilde ilgilendiriyor. Hayatımıza, onun tüm yönlerine ilgi duymak, merak etmek, keşfetmek, öğrenmek çok doğal, gerekli ve sağlıklı birşey.

Hatta sırf bu yüzden Maharaj'ın öğretisinin bazı bakımlardan biraz yanlış veya aşırı olabileceğini veya yanlış bir izlenime neden olabileceğini düşünüyorum. Maharaj da aslında kimseyi olağan hayat oyunundan koparmaya çalışmıyor ama öğretisine veya kitabına bakıldığı zaman, sanki insanları bir "tekkede" toplayıp sadece o tekke içinde yaşamaya, o tekkenin öğretisini benimseyip ona uymaya teşvik ediyormuş gibi bir resim uyanabilir insanın zihninde. Yani sanki bir tarikata sokuluyormuşsun gibi. Ve o tarikata bir kez girdi mi, artık olağan hayatını geride bırakman gerekecekmiş, artık kafana göre istediğin yere gidip dolaşamayacakmışsın, dilediğin şeylere ilgi duyup keşfetmeye çalışamayacakmışsın gibi. Bana sorarsan Maharaj aslında öyle birşey yapmaya çalışmıyor ve ben de "pozitifliğe odaklanma" meselesinde öyle birşeyden bahsetmiyorum; niyetim öyle birşey değil. Yani, tüm sorunlu yanlarına rağmen oldukça zengin sayılabilecek çeşitlilikler, olasılıklar içeren hayat oyumuzun içinde kendimizi sabit bir veya birkaç düşünceye dayalı bir hapishaneye sokup hayatın genelinden kendimizi koparmaya çalışmamızı savunmuyorum aslında. Ama hiç istemediğim halde öyle bir izlenim doğurma riski varsa, bununla mücadele etmek için, senin bu konuda getirdiğin eleştiri veya soruların çok değerli olduğuna inanıyorum ve gündeme getirdiğin için teşekkür ederim. Sen veya herhangi başka bir forum üyesi, bu veya benzer hususlarda duyduğu endişeleri, sınırlanma hislerini paylaşmaktan çekinmesin lütfen. K'lar "sınırlamaları" savunmuyor örneğin kesinlikle. Olasılıkları, seçenekleri artırıcı tavırları destekliyor. Bu durum hayatta sabit olan, değişmez olan şeyler olmadığı anlamına gelmiyor. Ve nitekim K'lar da bir yandan ilgi ve konu çeşitliliğini desteklemelerine rağmen, bir yandan da asla değişmeyen bazı şeylere de vurgu yapıyorlar. Hayatın, varoluşun temel bazı ilkeleri değişmez. Dünyada, insan hayatında ise bazen hastalıklı düzeylere çıkan aşırı bir değişkenlik, istikrarsızlık, iradesizlik sorunları yaşanıyor ve ironik bir şekilde bu sorunlar hiç değişmeyen bazı esaret koşullarına neden oluyor. Sabitlikler/mutlaklıklar ile değişkenlikler, sonsuz olasılıklar arasında bir denge kurmaya ihtiyacımız var gibi görünüyor.

bozadi

#109
Bir de şu var ki, içinde bulunduğumuz zaman hiç normal bir zaman değil, hep birlikte şahitlik etmekte olduğumuz gibi. Giderek tırmanmakta olan bir felaketler silsilesi söz konusu. Gerçi bu kıyamet (yıkım/dönüşüm) sürecinin neden aslında bizim gibiler açısından paha biçilmez bazı imkanlar da sağladığına, bu sürecin neden gerekli olduğuna, bir doğum süreci gibi zorlu ama sonunda ferahlık olduğuna dair algılarımızı, görüşlerimizi de paylaşıyoruz ilgili celse alıntılarından aldığımız ilhamla birlikte. Yani zor ama bazı bakımlardan da çok hayati bazı uyanış ve şifalanma olanakları sağlayabilecek bir dönem.

Dünyevi anlamda felaketler tırmandıkça, insanlar artık o alışık oldukları eski "özgür" (artık ne kadar özgürse) hayatlarını yaşamaya devam edemezler genellikle. K'ların ifadelerine bakılacak olursa, insan kaynaklı (özellikle devletler arası veya devletler üstü güçlerle insanların geneli arasındaki) savaşların, yıkımların, sömürü süreçlerinin yerini doğal ve kozmik bazı felaketler alacak gibi görünüyor. Ne şekilde olursa olsun ve sonu nasıl bitecek olursa olsun, büyük bazı zorluklar, çok büyük bazı şok ve kriz durumları yaşanması kaçınılmaz gibi görünüyor. İşte, biraz da o dönemlere yönelik bazı özel hazırlıklar yapmamız gerektiğine inanıyorum. Olağanüstü koşullar (eğer az çok öngörülüyorlarsa), olağanüstü bazı hazırlıklar gerektirebilir. Bu olasılığı da göz önünde bulundurmalıyız bence.

Dünyadaki olağan insan düzeni, düzeneği yıkılacaksa, ki öyle görünüyor, kafamız dünya hayatının ne kadar derinlemesine bir şekilde içindeyse, yaşayacağımız şoklar, travmalar da o kadar ağır olacaktır muhtemelen. O nedenle farkında olmayabileceğimiz bazı aşırı "dünyevilik" eğilimlerimizi azaltmak aslında faydalı olabilir inancındayım. Dünya ilüzyonundan aşırı kopmayalım ama aşırı bağlanmayalım da. Hele ki o ilüzyonda çok büyük yıkımlar bekleniyorsa. Nitekim K'lar "artık 3. yoğunluk düşünmeyi azaltın / bırakın" anlamında birkaç kez tavsiyede, uyarıda bulundular. Bunun ne anlama geliyor olabileceğiyle ilgili düşünmek, tartışmak gerekiyor. Benim konuya yaklaşım şeklimde de illa ki bazı eksiklikler, yanlışlıklar, önyargılar vardır ve tartışma süreçlerinde bunların farkına varıp azaltmayı umuyorum.



sybleman

#110
Evet bu konuda haklısın. Artık o dünya algısının da sonuna geliyoruz. Dolayısıyla o algıda da kopukluklar yaşıyoruz. Bu dünyadan bıkma, başka bir gerçekliğe geçme isteğimiz de hep bundan gibi geliyor.

Yani 3y-4y geçişlerimiz arasında gidip gelirken dengeyi de tutturmamız lazım. Aynı frekansların salınımı gibi bizde bu ikisi arasında salınıp duruyoruz gibi.

Hazırlık yapmak konusunda ben de hep bir çelişki içinde kalıyorum. Bir yandan da yapıyoruz diyebilirim, istemsizce. Hep kötüyü düşünerek de yaşanmıyor. Ama bu gerçeği de göz ardı etmemeliyiz.

Yani bir şekilde aslında bu hazırlıkları yapıp, artık olacak olanlar olmaya başladığında da sandalı sağlam tutmaya çalışmamız lazım, hem ailemiz hem kendimiz için. Bilinçli olup onları da yönlendirmek lazım, paniğe sürüklenmelerine izin vermeden.

Açıkçası ben rüyalarımdan ve hislerimden kaynakla 2023 şubattan sonra çok şey değişecek diye düşünüyorum. Gelişle ilgili kafamda oturtamadığım çok şey var. Bunları da düşünüp, toparlayıp paylaşmak istiyorum.

sybleman

#111
Bu ara rüyalarımda çok tuhaf. Öyle senaryolu rüyalar yok. Sürekli birileriyle sohbet ediyorum, birşeyler tartışıyoruz, bir şeyler anlatıyorlar. Ama çok hararetli derin mevzular. Düşünüp tartışıyorum, anlamlıdırıyorum falan. Bunları unutmamam lazım çok önemli diyorum.

Ama kalkınca hop hepsi siliniyor mevzuların. Sadece bazen 2 kişi bazen 10 kişi gibi böyle oturup konuşulan ortamı hatırlıyorum. Ama mevzular kalmıyor.

Hiç dinlenemiyorum, sanki gece boyu çalışmışım gibi oluyor. Kahve çay da içmiyorum ama tuhaf bir uyku şekli oldu.

Sanırım bilinçaltım rüyada çalışıp kafamdaki soruları çözmeye çalışıyor.

bozadi

#112
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

Açıkçası ben rüyalarımdan ve hislerimden kaynakla 2023 şubattan sonra çok şey değişecek diye düşünüyorum. Gelişle ilgili kafamda oturtamadığım çok şey var. Bunları da düşünüp, toparlayıp paylaşmak istiyorum.
Şubat 2023'ü merak ettirmeye başladın sybleman :) Ne tür değişiklikler olabileceğine dair bir sezgin var mı? Gerçi bunun kesin değil, sadece olası bir gelecek algısı/sezgisi olduğunu kabul etmekte fayda var sanırım. Geleceğin akışkanlığı/değişkenliği faktörünü göz önünde bulundurmak gerek.

sybleman

#113
BH'leşmek ile ilgili olduğundan buraya aldım.

Bu alttaki alıntıda şöyle birşeyden bahsetmiş. KH güçleri aslında bizim 3. seviye dünyamızdaki bazı insanların gelecek halleri. Ve sanırım onların BH olmaları ihtimallerini görüp, vücutlarında genetik düzenlemeler vs. yapıyorlar. Bu kaçırılmaların sebepleri bunlar gibi görünmüş.

Buradan şunu çıkardım. O zaman kaçırdıkları insanlar gelecekteki potansiyel KH lar. Ve korktukları bir gelecek olasılığı var. O da onların BH olma olasılığı. Zamanı farklı yaşadıkları için sanırım bu olasılığın olma durumunu görüyorlar ve müdahele ediyorlar.

Acaba aynı şekilde bizim kasyopyalılar da biz sizin gelecekteki haliniziz diyorlar. Demek ki onlar da bazı insanların BH geçtikleri bir potansiyel gelecekten bize ulaşıyorlar.

Şimdi aklıma takılan şu. O zaman aslında bu savaş, parelel zamanların alternatif gerçeklikleri arasında geçen bir savaş diyebiliriz. Hangi alternatif gerçekliğin olabileceği konusunda bir durum. Çünkü KH'lar gelecekteki durumlarını koruyabilmek için BH olmamızı istemiyorlar. BH'lar ise düzenin aynı devam etmesi için bize yardıme ederek BH olmamızı sağlamaya çalışıyorlar.

Ama aslında zaman yok diye düşünürsek, aynı anda bu iki gerçeklk de var olabiliyor.

Beynim yandı şuanda. Buradan bir sonuç çıkaramadım.

Ve KH'larla ilgili de onları kötü olarak düşünmeyin, gelişmesi gereken ruhlar diyorlar. Yani aslında 4.seviye KH olup sonra BH olarak devam etmiş olanlar olabilir. Sonuçta bu bir döngü ve salınım.

Yani aslında rüyalarda gördüğümüz bu tuhaf senaryolar da hep alternatif gerçeklikler, olabilecek olan gerçeklikler ki bu olasıklıarı onlar da söylüyor. Depremler, göktaşları ve yanardağ patlamaları.

Alıntı YapS: (L) Bunu şimdilik unutabiliriz o halde. Son celsede Frekans Rezonans Titreşimi konusunu gündeme getirdiniz. Bazı KH güçlerinin 3.
yoğunlukta doğrudan ortaya çıkmak amacıyla frekansını yükselttikleri bazı bedenler geliştirmeye, yaratmaya veya ayarlamaya çalıştıklarını
söylediniz. Sanırım açık bir istilayı asıl önleyen asıl engel yoğunluk farkı. Biz 3. yoğunluktayız, onlar 4. yoğunlukta. Şimdi, aynı şey BH
bireyleri için de geçerli olabilir. Özgür iradeyi ihlal etmemek amacıyla enkarnasyon yoluyla gelecekten bu zaman periyoduna gelen pek çok
birey dikkatli bir şekilde belirli DNA yapısına sahip bedenleri seçiyor ve 4. yoğunluk veya daha üst benliklerinin bu gerçeklikte ortaya
çıkabilmesi için bu DNA'ları adım adım etkinleştiriyor gibi görünüyorlar. O varlıkların, 3. yoğunlukta uyandırılmış veya ayarlanmış bu tür
bedenlerde ortaya çıkması mümkün mü?
C: BH bu süreci herşeyin doğal akışı içinde gerçekleştirme eğilimindedir. KH kendi amaçları doğrultusunda yaratılış süreçlerini değiştirmeye
çalışır.
S: (L) Bu Çok Gizli doküman ve de bir ölçüde Anna Hayes'in yazdıkları, pek çok kaçırılmanın "gelecekteki benliklerimiz" tarafından
gerçekleştirildiğinden bahsediyor. Yani gelecekteki varlığımız geçmişe, yani bizim şu anımıza geliyor, kendi bedenlerini kaçırıyorlar ve
kendilerinin başka bir zaman hattında yaptıkları hataları yapmayıp ilerleyebilmeleri için o bedenler üzerinde genetik bazı ayarlamalar
yapıyorlar. Bu gerçekten senaryonun bir parçası mı?
C: Gerçeğe çok yakın!
S: (L) Kendini BH tarzında kaçırıp bu şekilde kendine yardım edebilir misin peki? Bu BH olabilir mi?
C: Hayır, bu BH değil.
S: (L) Yani bu olduğu zaman, eğer oluyorsa, KH parametresinde oluyor?
C: Evet.
S: (L) BH ne yapıyor peki?
C: Böyle şeylerle ilgilenmiyorlar.
S: (L) Eğer KH'ler bizim algılamadığımız bir nedenle, farklı bazı sonuçlara ulaşabilmek için kendileri üzerinde genetik bazı oynamalar
yapıyorlarsa, BH tarafında da bunu dengeleyecek bir eylem olması gerekmez mi?
C: KH temelli düşünüyorsun. Ama bu doğal, çünkü 3. yoğunluk insan KH.
S: (L) BH varlıkları böyle şeylerle ilgilenmez diyorsunuz. Gelecekten gelen BH bireyleri neyle ilgileniyor peki?
C: Yardım çağrılarına bilgiyle yanıt veriyorlar.
S: (L) Geçmişe gelen KH bireyleri, atalarını genetik olarak değiştirmekle ne yapmayı umuyorlar? Farklı meydana gelmesini istedikleri ne
oldu?
C: Bu sorunun sonsuz sayıda olası yanıtı var.
S: (L) Yani çok çeşitli zaman hatlarından her tür amaçla geliyorlar ve yaptıkları herşey kendilerine hizmet etmek üzere tasarlanıyor. (


Bir de aklıma takılan şu var. Şimdi eğer kötü olarak gördüğümüz diğer gerçeklik kök zamana yansırsa. Yani göktaşları, depremler, yanardağlar durumu. Bu durumda KH'lar için kötü değil mi. Sonuçta dünyada yönetecekleri insanlar kalmayacak, onların tarafında olan insanlar yok olacak. Bu durumu neden istesinler? Onlar içind Dünya'nın aynı düzende devam etmesi daha karlı bir durum.

Ya da bu durumlar olsa da. Biz diyelim ki 4.KH olarak geçtik, o zaman yine de bu durumlardan etkilenmeyeceğiz mi demek oluyor. Ya da bu dalga sonunda 3 grup mu kalacak?

1- BH geçiş yapanlar
2- 4.boyut KH yapanlar
3- 3.boyut KH kalıp, dünyanın başına gelecek bu olayları deneyimlemek zorunda kalacak olanlar

Bu şekilde mi?

 
Alıntı YapS: (L) Eğer siz bir KH 5. yoğunluk kaynak olsaydınız, öyle olup olmadığınızı bize söylemezdiniz. Ama, söylediğiniz pek çok şeyin doğrulanmış
olması nedeniyle öyle olduğunuzu sanmıyorum. Ama diğer taraftan, KH güçlerinin, verdikleri dezenformasyonu doğrulamak için onaylayıcı
eşzamanlılıklar yaratma yetenekleri olduğunu söylediniz. Yani birşeylerin doğrulanması mutlaka BH yöneliminin kanıtı değil. Bunun aptalca
bir soru olduğunu biliyorum ama, 5. yoğunluk bir KH kaynağı nasıl tespit edilebilir?
C: Genellikle pek konuşkan değillerdir.
S: (L) Ben 5. yoğunluk KH varlığını, kapalı, çok içe çekilmiş, ve herhangi birşey VERMEK için pek zahmet etmeyen bir varlık olarak
düşündüm. Bu tür varlıkların sadece düşüncede yaşadıklarını ve iletişim kurmaya istekli olmadıklarını düşünüyorum. Doğru mu?
C: Aşağı yukarı.

Uzun bir alıntı olacak ama, tam olarak kafamdaki soruları kapsayan bir kısım. Sanırım burada da yeniden yazılma derken farklı gerçeklikleri aynı anda deneyimleyen insan olark bizler varız. Ve hangi gerçekliğin kök zaman olacağına bizim isteklerimiz ve kararlarımız sebep olacak. Bilmiyorum. Tam kafamda oturmadı.

Amazon'un The Peripheral dizisini izlerken bu geçen konular kafamda daha çok yer edindi. Ve irdelemeye başladım. Orada da kök zaman ve alternatif zamanlar var. Alternatif zamanı bir nevi deney gibi kullanıyorlar veya bilgi kaynağı gibi. Ama asıl olan bir kök zaman da var. İzledikçe bu parelel evren, gerçeklik alternatifi kavramları vs. biraz şekillenmeye başladı ama K'ların anlatmaya çalıştıklarını tam oturtamıyorum.


 
Alıntı YapS: (L) Küçük e-grup tartışma listemiz büyüyor. Herkes Wave (Dalga) hakkında konuşuyor. Bu dalganın ne anlama geldiği, ne olduğu, ne
zaman geldiği, bunu nasıl anlayacağımız hakkında vesaire. Elimizdeki materyali bir araya getiriyorum ve düzenliyorum. Bu süreçte çok şey
de öğreniyorum. Henüz bitmedi ama ilerledikçe pek çok soru da birikiyor. Dalganın ilerleyişiyle ilgili biraz ipucu öğrenmek istiyorum. Ayrıca
evreni bir program olarak kabul edersek, bu dalganın, bir bilgisayar programının yeniden derlenmesi gibi birşey olup olmadığını öğrenmek
istiyorum. Dalganın ilerleyişi ne durumda ve bu evrenimizin programının yeniden yazılması gibi birşey mi olacak?
C: Tek cümleye pek çok soru sıkıştırdın. Ama, bunun gerçekleşme şekli şöyle olabilir: Birden, olmuş olan, olmakta olan ve olacak olan
herşeyin yenilenmesi. Programlar değişir ve bize göre ne müthiş bir olay gerçekten!
S: (L) Eğer herşeyin potansiyel olarak yenilenmesine ve gezegenin veya evrenin şu andaki durumunun farkındalığına dair bilgi paylaşılıp
yayılırsa ve mümkün olduğu kadar çok sayıda insan dalganın varışı sırasında bu farkındalığa sahip olursa, dalganın olumlu etkiler yapması
ve evrenin pozitif bir şekilde değişme ihtimali daha fazla mı olacak, yoksa bu aslında hiç önemli değil mi ve kim ne yaparsa yapsın, dalga
değiştireceği şeyi değiştirecek mi?
C: 2.'sine daha yakın.
S: (L) Yani ne yapıyorsak yapıyoruz ve ne yaptığımızın aslında bir önemi yok. Dalga gelecek, herşey değişecek, yeni olacak, bu mu?
C: En önemli olan şey diğerlerinin şimdiye kadar ne yaptığı, ne yapmakta olduğu ve ne yapacağı.
S: (L) Kim bu diğerleri?
C: Program yeniden-yazıcıları. Yani siz ve gelecekteki biz.
S: (L) Burada önemli olan "BİZ" miyiz? Sanırım birşeyi kaçırdım. Bizim ne yaptığımızın bir öneminin olmadığını söylediniz sanmıştım.
C: Diğerleri sizsiniz/olacaksınız.
S: (L) Bizim şu anda yaptığımız şey bu sürece nasıl yardımcı oluyor veya engelliyor?
C: Yardım/engel değil, sadece ne ise o.
S: (L) Tüm bunlar daha önce yapıldı mı yani? Herşeyin nasıl meydana geleceği zaten belli mi? Olmuş bitmiş birşey mi?
C: Hayır Laura, lineerliğini bırak!
S: (L) Anlamıyorum. Bizim yaptığımız şey bir fark yaratıyor mu?
C: "Zaman" nedir?
S: (L) Zaman bir ilüzyon. (A) Yapmak da mı bir ilüzyon?
C: Eğer lineer "zamana" göre düşünüyorsanız.
S: (L) Yani bir BH geleceğinin ortaya çıkması için en iyi yol, yaptığımız HERHANGİ birşeyin bir öneminin olmasını beklememek mi? Çünkü
eğer yaptığımız şeyin bir fark yaratmasını beklersek, o zaman fark yaratmayacak. Bu arzulayış. (A) Yaptığım işin faydalı olacağını
düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi! (L) Ben de öyle, çünkü bunu YAPIYORUM. Kendim oluyorum. Ama beklentiyi kesmemiz gerekiyor.
Zaten içimizde olan şeyi, bir öneminin olup olmamasını beklemeden yapıyoruz.
C: Ve yaptığınızı yapıyorsunuz çünkü durumu bildiğiniz bir başka varoluş düzleminden kendinizi bunu yapmak üzere yönlendiriyorsunuz.
Mevcut farkındalık düzleminde bulunduğunuz yerde, tamamen değilse bile büyük ölçüde bilinçsizsiniz.
S: (L) Yani BU realiteyi başka bir realite seviyesinden yaratıyoruz, öyle mi?
C: Yakın.
S: (L) Şu andaki gerçeklik seviyemizde, geleceğin realitesini yaratma konusunda ne kadar girdiye sahibiz?
C: Yaklaşık olarak, küçük bir çocuğun, bindiği uçağı nasıl süreceğini düşündüğü sırada sahip olduğu kadar farkındalığa sahipsiniz.
S: (L) Daha önce Dalga'dan bahsetmiştiniz ve ben de yapmamızı önerdiğiniz bazı şeyleri yapmaya yetecek zamanımız olmamasından şikayet
etmiştim. Sizse bunları yapacağımızı ve bunların bizi bu olaya "hazırladığını" söylemiştiniz. Olaya lineer bir bakış açısıyla baktığımızda, hala
o sütunlu havuzu yaptırmamız, bir Nobel ödülü kazanmamız, ekin çemberleri konusunda bazı insanlarla çalışma yapmamız vs gerekiyor.
Tüm bu şeylere içinde olduğumuz bu lineer zaman perspektifinden mi bakıyoruz biz şimdi? Çok büyük bir uçaktaki küçük bir çocuğun o
uçakla ilgili sahip olduğu kadarfarkındalığa mısahibiz?
C: Eğer uçmasına izin verirseniz uçacak.
S: (L) Siz gelecekteki bizsiniz ve biz de geçmişteki siz. Bunu söylerken, yani "gelecekteki biz" kavramında, TÜM insanlığı mı kastediyorsunuz,
yoksa insanlığın belirli bir grubunu mu?
C: O sınırlı seçenekler arasında bir yer.
S: (L) Daha net olarak ifade edebilir misiniz?
17 Ağustos 2000
1014
C: Hayır, çünkü "anlamazsınız."
S: (L) Web sitesine yolladığım materyalleri sıcak bulanlar, bu tanımın onları da kapsadığını düşünüyor. Bu yoğunluk açısından bakıldığında,
bir Birleşik Düşünce Formu varlığının çok büyük bir grubu ifade ettiğini düşünüyorum. Sınırlı bir farkındalığa sahibiz, evet; ama bu tanım
Kasyopya seçeneğini SEÇEN tüm insanları mı kapsıyor?
C: Uygulamayı kabul edenleri kapsadığını söylemek en iyisi belki de.
S: (L) Yani bunu kabul edenler, tanımlananların kendileri olduğunu bilenler bunun bir parçası. (A) Ama, lineer-olmayan şekilde
düşündüğümüzde, bunu kesinleştirmek bize kalmış birşey. Soruyu soruşşeklin,sorunun kesin bir yanıtı olduğunu varsaydığını gösteriyor.
Ama yanıtın tam olarak ne olduğu henüz seçilmemiş olabilir veya yanıtın o mu yoksa bu mu olduğuna karar verecek olan biziz.
C: Lodestar sizin için bir ipucu. (ç.n.: yol gösterici yıldız / kutupyıldızı /rehber gibi anlamları olan bir kelime)
S: (L) Bu bir tür yön gösterici yıldız anlamında sanırım. Mitolojide Kasyopya, Danae ve Atena işbirliği yapıyor ve Gorgon'un kafasını uçurup
deniz canavarını öldürmede ve Andromeda'yı kurtarmada Perseus'a yardım ediyorlar. Tüm mitolojik kahramanlar arasında Perseus öne
çıkıyor çünkü BAŞARILI oldu. Arayışa çıktı, görevini başardı, başı dertte olan kızı özgürlüğüne kavuşturdu, birkaç Kertiş tipini öldürdü,
etrafındaki durumu dengeledi ve daha sonra hep mutlu yaşadı. Amacından vazgeçmedi ve başarısız olmadı... Neredeyse gerçekten başarılı
tek efsane bu. Başarmış. Ve iyi başarmış.
C: Arayışta bir kerede bir adım başarıyla atılır. Merdiveni ölçmeye gerek yok. (ç.n.: "quest": arayış/serüven/mücadele)

sybleman

#114
Alıntı YapS: (L) Yani ne yapıyorsak yapıyoruz ve ne yaptığımızın aslında bir önemi yok. Dalga gelecek, herşey değişecek, yeni olacak, bu mu?
C: En önemli olan şey diğerlerinin şimdiye kadar ne yaptığı, ne yapmakta olduğu ve ne yapacağı.
S: (L) Kim bu diğerleri?
C: Program yeniden-yazıcıları. Yani siz ve gelecekteki biz.
S: (L) Burada önemli olan "BİZ" miyiz? Sanırım birşeyi kaçırdım. Bizim ne yaptığımızın bir öneminin olmadığını söylediniz sanmıştım.
C: Diğerleri sizsiniz/olacaksınız.

Burada önemli bir nokta var. Sanırım dediğim gibi. Biz aslında hem 6.boyut BH larız hem de bu KH larız hem de 3.boyuttaki insanlarız aslında.

K'lar bir yerde aynı zaman KH oldukları gibi birşeyden bahsetmişlerdi.

O zaman olan ve olmuş olan herşey aynı anda olduğu için bu şekilde. Belki de KH olanlar mevcut döngülerinden kurtulmak istiyor. Çünkü o döngüde KH'lar bitiyor. BH'lar başlıyor. Lineer zamanda düşünürsek.

Yani aslında K'ların birşey yapmanıza gerek yok dedikleri mantıkta da aslında biz iki gerçeklikte de varız zaten??? Öyle mi? Kafam çok karıştı yok oturtamadım halen.

KH'lar BH'lığı bilmedikleri için o şekilde kalmak istiyor. Biz zaten hiç birini bilmiyoruz [:D]

Herkes olduğu yerde kalsın en iyisi. Çok fena karıştırdım şuanda [xx(]

sybleman

#115
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi
Şubat 2023'ü merak ettirmeye başladın sybleman :) Ne tür değişiklikler olabileceğine dair bir sezgin var mı? Gerçi bunun kesin değil, sadece olası bir gelecek algısı/sezgisi olduğunu kabul etmekte fayda var sanırım. Geleceğin akışkanlığı/değişkenliği faktörünü göz önünde bulundurmak gerek.

Söylemeyeyim bozadi, ben bile kendimden emin değilim ki. Rüyamda tarih bilgisi geliyor sürekli ama ben de benliğimden uyduruyor da olabilirim tabii, bu da bir ihtimal.

Ama ilginci bir Rus medyum vardı. Kasyopya forumda paylaşmış birisi. O da Şubat ayını söylüyordu.

sybleman

#116
Alıntı YapS: (L) 4. yoğunluğa geçiş fırsatı bakımından, insanlar için odaklanması en önemli olan şey nedir?
C: Böyle birşey yok!
S: (L) Anlamıyorum. (A) EN önemli diye birşey yok. Bir birey için önemli olan şey o birey için önemlidir ve bu her birey için farklı olabilir.
C: Evet, teşekkürler Ark!!!

Demekki yapılabilecekler arasında bahsettikleri şeylerde önem sırası kişisel. Her bir kişi için farklı bir önemi var.

sybleman

#117
Arka arkaya gönderim yaptım ama kusura bakmayın. Bugün biraz okuma yapayım dedim. Ve resmen merak ettiğim konu hep bu kısıma birikmiş sanki. Üst üste geliyor.

Alıntı YapS: (VB) Şimdiki sorum, neden Laura aynaya doğru kayıyor? Bu tarafta kalmak onun için neden bu kadarzor?
C: (L) Aaa. Bir farkındalık bağı oluşumu var. Çok uzak olmayan bir gelecek zamanda ben olan bir başka benlik var. Obenimle iletişim
kuruyor. K'ler bana yaklaşıyor. Çünkü 4. yoğunlukta daha yakın. Gelecekteki benliğimle birleştiğimde çift yönlü olarak iletişim daha kolay.
İki sabun köpüğünü birbirine yaklaştırmak gibi birşey. Birleşiyorlar. Bu negatif bir şey değil...

Aslında bu farkettiğim şeyi doğruladı. Aynı anda iki Laura var.  4.yoğunluk BH olan ve 3.yoğunluk KH olan.

Ama sonraki celsede bu aynayla yaptıkları hipnozun saçmalık olduğunu söylemişler. Önemi yok muydu acaba?

bozadi

#118
Alıntı Yap
BH'leşmek ile ilgili olduğundan buraya aldım.

Bu alttaki alıntıda şöyle birşeyden bahsetmiş. KH güçleri aslında bizim 3. seviye dünyamızdaki bazı insanların gelecek halleri. Ve sanırım onların BH olmaları ihtimallerini görüp, vücutlarında genetik düzenlemeler vs. yapıyorlar. Bu kaçırılmaların sebepleri bunlar gibi görünmüş.

Buradan şunu çıkardım. O zaman kaçırdıkları insanlar gelecekteki potansiyel KH lar. Ve korktukları bir gelecek olasılığı var. O da onların BH olma olasılığı. Zamanı farklı yaşadıkları için sanırım bu olasılığın olma durumunu görüyorlar ve müdahele ediyorlar.

Evet, kaçırılma denen şeylerden bazıları, BH eğilimlileri KH'leştirmeye veya bloke etmeye çalışmaktan ziyade, zaten KH eğilimli olanları bu konuda "geliştirmeye" yönelik gibi görünüyor.

Alıntı Yap
Ve KH'larla ilgili de onları kötü olarak düşünmeyin, gelişmesi gereken ruhlar diyorlar.

K'lar bazı celselerde "İyilik-Kötülük" kavramlarının subjektifliğinden, göreceliliğinden bahsediyor ama ona bakarsan 6Y'nin, 7Y'nin seviyesinden bakınca BH-KH kavramları da geçersizleşmeye başlıyor. Bizim içinde bulunduğumuz seviye için BH-KH kavramları da, pozitif-negatif de, iyi-kötü de gayet geçerli kavramlar gibi geliyor bana ve temel aldığımız her üç kanal bilgisinde bunu doğrudan veya dolaylı biçimlerde doğrulayan bir sürü şey de söylendi.

Alıntı Yap
Yani aslında 4.seviye KH olup sonra BH olarak devam etmiş olanlar olabilir.

Evet, elbette. 4KH'ye mezun olduğu halde ve halen 4KH'deyken BH'ye geçen varlıklar olduğu anlaşılıyor. Hatta, yanlış anlamıyorsam, 4KH'den sonra artık tüm KH varlıklarının eninde sonunda BH'ye geçiş yapmaktan başka bir seçenekleri kalmıyor. Ra en geç 6y'de KH varlıklarının BH'ye geçiş yaptığını söylüyor. Ne kadar ilginç değil mi?


Alıntı Yap
bu dalga sonunda 3 grup mu kalacak?

1- BH geçiş yapanlar
2- 4.boyut KH yapanlar
3- 3.boyut KH kalıp, dünyanın başına gelecek bu olayları deneyimlemek zorunda kalacak olanlar

Bu şekilde mi?

Evet. Yaklaşık olarak böyle sanırım. 3'te kalanların tamamına yakınının başka gezegenlere alınacağı söyleniyor. Yani dünya 4'e geçtikten sonra, 3'tekilerin artık dünyada kalmasına izin verilmeyecek gibi görünüyor. Yani aynı gezegende hem 3y hem 4y varlıklarının yaşaması makul değil gibi görünüyor. Ama celselerde, 4'e mezun olma konusunda belirli bir isteği ve potansiyeli olduğu halde bazı dersleri biraz noksan olanların, başka gezegenlere gönderilmek yerine özel bir eğitim sürecinden sonra 4y dünyaya alınacağına dair birşeyler söylenmişti diye hatırlıyorum. Ve 4'e geçiş gerçekleştikten sonra KH güçlerinin gezegeni terk etmek zorunda kalacağı da söyleniyor. Çünkü her ne kadar dünya insanlığının ezici çoğunluğu 3. sınıfı (yoğunluğu) başka gezegenlerde tekrarlamak zorunda kalacak olsa da, 4'e mezun olabilecek nispeten insanlar arasında, BH'ye mezun olabileceklerin, KH'ye mezun olabileklerden çok daha fazla sayıda olduğu belirtiliyor. Ve 4y'de bir gezegen ya BH ya KH gezegeni olabiliyor, karışık olamıyor. Sonuçta dünya bir 4BH gezegeni olacak.


Alıntı Yap
Amazon'un The Peripheral dizisini izlerken bu geçen konular kafamda daha çok yer edindi. Ve irdelemeye başladım. Orada da kök zaman ve alternatif zamanlar var.

İmkan bulursam diziye göz atmaya çalışacağım.


Müsait vaktimde, değindiğin diğer bazı hususlara dair de yorum yapmak isterim.

sybleman

#119
Teşekkürler bozadi yorumların için.

Alıntı YapC: Önce seçimin farkındalığı gelir. Sonra seçimin yapılması. Sonra mezun olmak için enerjinin arttırılması. 3. yoğunluğun sorunu,
seçenekleri tanımlamada. Çünkü pek çok şey perdelenmiş durumda.
S: (R) E-grupta sanırım birkaç hafta önce yaptığımız tartışmayla ilişkili bu. Mümkün olan çok şey var ama bunları bilmezsen, seçemezsin.
Bilmediğin birşeyi nasıl seçebilirsin? (B) Seçimin faydalarına erişmek için burada seçimi yapman gerekiyor. (L) Evet. Eğer bir seçeneğin
olduğunu bilmezsen seçim yapamazsın. (R) Kirlenmiş sudaki balık gibi. (L) Evet. O ortamda yaşamayı öğreniyorsun, ona alışıyorsun ve artık
alternatif algılamıyorsun.

Sanırım güzel bir nokta oldu. Farkında olmadan seçemezsin. Seçsen de enerjini arttırmalısın notu çıktı buradan o zaman.

Alıntı YapS: (R) Pekala, benim sorularım bitti. (V) Başkası sormayacaksa ben birşey sormak istiyorum. Son 3 veya dört yılda belki iki kez oldu bu; bir
kez USF'deyken, bir kere de dairemdeyken. Yürürken birden tüm çevrem değişti ve sanki ışıktan bir varlıktım. Bunun ne olduğunu
söyleyebilir misiniz?
C: 4. yoğunluk sızıntısı. Daha önce buna alışmanız gerektiğinisöylemiştik.
S: (V) Bu pek "alışılması gereken" birşey değil. Sadece iki kere oldu ve harikaydı. Tam bir deneyimdi. Artık "deneyimliyim" diyebilirim
(gülüşme). Hiç beklemediğim bir anda meydana geldi. Bunu kendi kendime tekrar yapmamın bir yolu var mı?
C: Bunu KH yapar.
S: (V) Ne yapar? (L) Sırf deneyim olsun diye böyle deneyimler üretmeye çalışır. (R) Matrix yoluyla, teknolojiyle, ritüellerle, ilaçlarla vs. (JN)
O sırada ne içiyordun? (gülüşme) (V) Peki bunun pozitif veya negatif bir yönü var mı?
C: Deneyimli olmadığın sürece, hayır! [Laura harfleri söylerken kahkahayla gülüyor] (ç.n.: çıkardığım iki olası anlam: "madem böyle birşey
deneyimledin, yaşadığın şeyin pozitif mi, negatif mi olduğunu anlamış olman gerekir" veya "evet, o anda pozitif bir deneyim yaşadın ama
sonuçta hala 3 KH frekans alanı içinde olduğunu unutmasan iyi edersin")


Burada aslında Laura bir deneyimi hoşuna gittiği için tekrar yaşamak istiyor, K'lar da bunu KH yapar diyor. Yani sana yakışmaz demek istediler galiba [:D] O zaman buradan da şu sonucu çıkardım, sırf hoşuna gitti diye bu tarz deneyimleri tekrar yaşamak için zorlamamak lazım. Belki bilgi almak için yapılan denemeler masum ama sırf hoşumuza gidiyor diye Lucid'e dalmaya çalışmak KH eğilimi oluyor mesela. Öyle yorumladım.

Geçen attığım frekanslarla ilgili olan videoda bir konu geçmişti ve mantıklı gelmişti. Bir frekansa yükselmek için önce onun gibi davranmak, hissetmek lazım demişti. Yani belki ilk başta zorlarsın bunun için ama gittikçe o frekansa uyum sağladıkça bu doğal gelir ve artık senin frekansın odur.

Aslında BH olunca nasıl davranılması gerekiyorsa o mantıkta düşünüp öyle davranmaya başlamak da bunun için bir adım olabilir? Tabii bu dünya algısında ne kadar yapılabilirse... Yapabileceğimiz kadar. Kendimizi tamamen soyutlamadan. Belki sadece düşünce boyutunda bile yapabilsek, onun bile faydası olur diye düşünüyorum.

Yani aslında sırf zevk için eğlencesine yaptığımız şeyler biraz KH oluyor gibi. Film izlemek, tiyatroya gitmek. Ama burada da belki o faaliyeti yaparken ne düşündüğümüz ile de değişebilir. Belki filmi izlerken oradan çıkarabileceğimiz bir şey arıyorsak, kafamızdaki soruların cevapları orada geliyorsa veya karakterlerin duygu analizlerini yapıp kendimize uyarlayabiliyorsak, belki de orada BH faaliyetine dönüştürebiliriz bu durumu. Bilmiyorum böyle mi acaba?

Yine yardım konusu da yapmaya çalışacağımız bir durum gibi. Yani yardım istenmeden yardım etmek için çabalamamak gibi. Özgür iradeye müdahale etmemek gibi. Belki birilerine emirler yağdırmaktan vaz geçmek gibi. Hatta bu ailedeki konuşma şeklimiz bile olabilir, deneme için. Birisi sormadan cevap vermemek bile olabilir gibi :D Sormadan bir konu hakkında bilgi vermek bile KH tarafında mı acaba?

Mesela atıyorum şuanda. Sohbet sırasında, aslında olayların arkası böyle değil, şunlar şunlar olmuş deyip, kendi edindiğin bilgiyi verdiğinde bu bile KH yönelimi mi oluyor acaba?

Dünya algısındaki ve davranışımdaki çok fazla yapıyı sorguladım bir anda. Ama iyi bir düşünce noktasına gidiyor gibi hissettim.