Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

RA Bilgileri 1 - Cevaplanacaklar

Başlatan Astre, 06 Kasım 2017, 14:45:11

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Bir_Den_İz

#30
Merhaba tekrar bozadi,

K'lar(Kasyopyalılar) hakkında kendimde ''bence pozitifler ya da negatifler'' diyebileceğim kadar bilgi ve fikir sahibi değilim henüz, sadece bana negatif GİBİ GELDİLER dedim, yani olabilir ihtimalini ve hissimi paylaştım, Böyle veya şöyleler demedim, henüz onu diyebilecek kadar aktardıkları bilgileri detaylı okuyup üzerine çok düşünmedim. Kişisel bilgilerin sorulması ve merak edilmesi çok doğal, bunlara asla negatif veya KH. demedim, dememde, bende merak ediyorum ve soruyorum, sadece demek istediğim bunlar çok çekici geliyor bizlere + devlet konuları, ülkelerin durumları kişiler vs. Hatta bunu bir çocuğun oyun içindeki araçları merak edişi gibi örnekleyebilirim, ama karşımızdakiler bizi daha büyük parçaya ya da asıl resme götürmeye çalışıyorlar genelde ve bunlara cevap verilse de bu parçalarla gereksiz yere uğraşmak yerine ana hatlara odaklanın diyorlar. Bu durumu bizden daha iyi bildiklerini düşünüyorum ama yine de bana da dediğin gibi kişisel bilgiler bizim ilerlememiz bazı şeyleri idrak etmemiz için işimize yarıyor bence de, bir yanımda diyor ki onlar bunlar yerine birliğe, an'a odaklanmamı söylüyorlarsa tabir i caizse öğretmenlerimiz olduğu, bu deneyimlerden geçtikleri ve resme yukarıdan baktıkları için bir bildikleri vardır diyorum.  K'lar hakkında beni rahatsız eden şey; ''Denver havalimanına bakın'' gibi ''saldırı altındayken, sorun yaratabilecek her olasılığı bekleyin, eğer bunu bekliyorsan, nasıl önüne geçileceğine öğrenirsin'' gibi cümleler ve insanlara hitaplarıydı, sanki seni koruyoruz imajı altında korku veriyorlar GİBİ. Mesela ben şöyle derim genelde ki onların söylediğinin pozitifi olduğunu düşünüyorum: Her varlığın özgür iradesi vardır ve tüm yaratılış bunun üzerine kuruludur. İzin vermediğin şeyle karşılaşmazsın, negatif varlıkların seni etkilemeyeceğini düşünür, inanırsan onlara izin vermemiş olursun ve kendini korursun.(bunu bilmez veya kabul etmezsen dışarıya açık olursun genelde, başımıza bişey gelmesin, yok musallat olmasın vs. gibi =) Ama O cümledeki gibi felaketlere hazırlıklı ol, böylece zedelenmezsin vs. resmen seni korkuya, savunmaya itiyor, bir kabul ve özgürlükten ziyade, kendi düşünce ve ruhsal gücünü arka plana itiyor ve gücü onlara veriyor gibi. Bunun dışında bu tür negatif gibi görünen diyalogları dediğiniz gibi başka bir kanal vermiş. Genel olarak pozitif olabilir dediğiniz gibi, bilmiyorum. sadece düşünce ve hissettiğimi paylaştım, kesin kez böyle düşünüyorum demedim, ama sonra belki öyle de düşünebilirim ya da tersini de =)) o zamanda belirtirim aynı samimiyetle =) Bu arada K'lar hakkında soru soruyorlar: Başkalarına hizmet misiniz? diye, onlarda: Biz her ikisine de hizmet ediyoruz diye bir cevap veriyorlar. Buda beni kuşkuda bırakan ve anlayamadığım bir şeydi. olumlu yönünden bakarsak; ''Biz ayırmıyoruz her ikisi de bir bizim için yargılamıyoruz'' gibi demişte olabilirler. Ya da BH olduklarını söylemekten kaçtıkları için BH hizmet demekte nihai anlamda BİR'e hizmettir çünkü her şey bir'dir anlamına getirmek isteyip kaçamak cevap vermişte olabilirler diye düşündüm. Ayrıca bununla ilgili kaçıncı yoğunluktalar merak ediyorum biliyorsanız yazarsanız sevinirim.

*Bu arada bunu okumamıştım, görmemiştim : ''Üstelik K'ların kendisi celse katılımcılarına şahsi nitelikli konuların ağırlığını azaltmaları, tüm insanlığı ilgilendiren konulara ağırlık vermeleri konusunda açıkça ve defalarca uyarılarda bulunmuştur.'' Burdan da tekrar belirtmek isterim benim düşüncemi ciddiye aldığın için çok teşekkürler =) ama ben kesin kanaat vererek söylemedim, sadece ön izlenim diyebileceğimiz ve belkide önyargılı/hatalı düşündüğüm bir şeydir, ya da sadece okuduğum negatif bölümler için geçerlidir, tüme varamam. Bu arada keşke daha önce bu forma üye olsaydım, bunları bilen kişilerle o kadar çok konuşmak istiyordum ki anlatamam, dün şehir dışından yeni geldik ve işlerle, evle o kadar meşguluz ki hevesimin %10'nunu bile aktaramıyorum forma =) çok konu var okuyup konuşmak istediğim, kanallık yapıp bana yardımcı olan yakınım o kadar uzak ki bu konulara sadece sorularımın karşılığında aldığı bilgileri aktarıyor ve biraz bu konularda yalnız hissediyordum kendimi, çok sevindim =) Ve bozadi sende; çok iyi bildiğim Ra'yı bana karşı negatif olduğunu söyleyen birine karşı müdafa edişimi gördüm. =) Böyle birşey yaşamadım, konuşacak kimsem yok bu bilgide olan =) ama olsaydı aynı senin gibi davranırdım, önyargımı/önizlemimi bayağı değiştirdin, içinden geliyor bu bilgi aktarımı biliyorum, yapında var ama çok teşekkür ederim ayırdığın zaman ve bilgi paylaşımın için.

*Yine söylediğin:  ''K'lar kaçırılma sürecinin nasıl gerçekleştiği ve insanların ne gibi işlemlere maruz bırakıldığı konusunda insanın adeta kanını donduran bazı açıklamalar yaptılar. Ama bu ürkütücü şoka uğramamız, bu açıklamaların ille de yanıltma, korkutma, pozitiflikten caydırma amaçlı olduğu anlamına gelmiyor. '' düşüncelerine çoğunlukla katılıyorum ama Omni, P'taah, Ramtha, Abraham vs. gibi varlıkların aktardıklarında neden yok bunlar? Düşünüyorum ve cevap: pozitife odaklı olmamızı isteyen pozitif varlıklar oldukları için, Bu kaçırma/işlem görme olayında Dünya dışı varlıkla diğer insanın kendi aralarında yaptıkları bilinçli veya bilinçaltı anlaşmaları sonuçta ve bizi negatif etkilememesi için anlatmıyorlar ve pozitiflerin geneli böyle diye düşünüyorum. Senin fikirlerine ve bilgine de saygı duyuyorum belki başka bir bakış açın vardır bunlarla ilgili ?

*Bu arada mesela yine kanalımı ( yeni keşfettiğim için kendimle ilgili evet bayağı bir soru sordurdum olabildiğince.. =) kendimle ilgili sorular aktarırken; 2003'te Ayvalık'ta ben bir gece 03:00 gibi akrabamın kapısının önünde yatmak zorunda kalmıştım, uyumuşlardı, bahçeli evdi, bahçedeki koltukta uyumaya karar vermiştim ve orada bana Asthar değil ama onların gemisinden birileri gelmiş, Ben X dergisini okumuştum o sene ve dergide ki uzun mesajda: bizi görmek ister misiniz, içinizden kalpten çağırın gelelim gibi bir mesaj vardı. O yıla denk geliyor. söyledikleri: Ben onları çağırmışım, görmek görüşmek istemişim, (2002'de andromeda'dan gelen ufo kitabını okudugumda lya ve prof.'tan çok etkilenmiştim istiyordum) gelmişler beni gemilerine almışlar, konuşmuşuz sonra benim üzerimde pozitif işlemler yapmışlar ama ben delirecek kadar korkmuş ve heyecanlanmışım, tam anlamadık orasını ama ya delirmişim ya da o sınıra gelmişim ve o yüzden benim hafızamdan silmişler ve ben hiç hatırlamıyorum. Gelenler tıpkı bizim gibi insanımsı görünümdelermiş Asthar resimleri gibi, birkaç kişilermiş. Tahminim 5. Boyut veya üstüler diye düşünüyorum istedikleri görüntüye bürünebildikleri için. benim bilinçaltı beklentimde zaten bizim görünümümüzdeki dünya dışı varlıklar... Bu görüntü konusunu da aşmaya çalışıyorum bizim dışımızdakilere karşı biraz korkum, önyargım var ama aşıcam =) Kanallık çok zor olduğu için, kanallık yapanda muazzam bir baş ağrısı ve enerji tükenmişliği yaptığı için çok yormak istemiyorum ve bu durumlar yüzünden her zaman kabul etmiyor yardım etmeyi. Bana kalsa zaten google gibi bağlanmasını istiycem o ayrı konu =) Bende yapmaya çalışıyorum ama olmuyor, psişik olduğumu söylüyorlar ama direkt bir temasım hiç olmadı ya da farkında değilim, kanal yakınımda iyi birisin, iyi kalplisin ama daha çok temizlemen gerekiyor kalbini dedi. Yargılarım var sanırım o yüzden yapamıyorum. Kendimle ilgili yapmam gerkeen, üzerinde çalışmam gereken ne var? diye sormuştum: Bana Ra bilgilerinden sayfa söyledi/söylediler ama cilt söylemediler ve ben birinci ciltten başlayıp 4. cilde kadar aynı sayfayı okudum ve 4 ciltte aynı sayfalar aynı konuları işliyordu. yani bana cevapları tek bir sayfa numarasıyla 4 ciltle 4 sayfayla verdiler. şu anda tam hatırlamıyorum ama 174. sayfa olması lazım. Sonrasında da kırmızı ve yeşil enerji kanalları gibi bir şey söylediler (kanalım aracılığıyla) bende anladım ki kırmızı ve yeşil enerji merkezleri üzerinde çalışmam gerekiyor. Tıkanıklığım var ya da ilerlemem gerekiyor.

Bunları anlatmamın amacı: En başta hep bu tür konuları/olayları dinlemek, görmek, izlemek isterdim kendime kanıt arayışımdan ve bilgilenmek istememden dolayı. Belki aramızda kanıt arayanlar vardır enerjilere, telepatiye, durugörüye, kanallığa... Ben önceden kuşkuyla bakan biri olarak yaşadığım halde ilk başta sorgulamaya devam ettim. kanalımın bilemeyeceği, sadece benim bilebileceğim sorular sordum, (ilk etapta bu inanılmaz'lık oluyor) ve yine de çok çok garip ama ZAMANLA ikna oldum =) aynı zamanda kanalımın geleceği ve geçmişi görme özelliğinden dolayı başkalarının hayatlarına yardım ederken görüp izlediğim için bende olan kuşkuların aynıları karşılarındakine de oluyordu. Ve ''bunu nerden biliyorsunuz'' diye komik bir şekilde şaşkınlıkla soruyorlardı =) İnanamıyorlar çünkü. Bunları paylaşmakta bence bir'liği paylaşmanın yollarından biri diye düşünüyorum. Hem inanmak istemeyen yine inanmıyor sonuçta ve inanan kişi ilgilenip yardım istiyor.

* Don Elkins'in intihar ettiğini ve negatif varlıkların saldırısına maruz kaldığını bilmiyordum. Ve belki de biz korkup çekmeyelim, ya da acemi olduğumuz için etkilenmeyelim diye saydığım diğer pozitif kanallar bunlardan bahsetmiyor olabilirler mi?

*Ben negatif olayları ''tü kaka'' diye ayırmıyorum bu arada, sadece bazı şeylerin ayırdına varmaya çalışıyorum. Dinlerin çoğu pozitif mesajların arasına gizlenen, saptırılmış ve negatif mesajlardan oluşuyor. Yönetmeye, korku kültürüne dayalı, yoksa hemfikirim olumsuzluklardan, gerçeklerden konuşmaya ve şu da var bizler henüz 4B veya 5B varlıklar değiliz ve içimizden nasıl geliyorsa bastırılmadan yaşamamız lazım ağır negatif birşey olmadıktan sonra, bu şekilde öğrenip deneyimliyoruz. Ve merak ediyoruz, kendimizi aydınlatmaya çalışıyoruz. Bunları kabul ediyorum. Yine de felaketlerden bahsedildiğinde, karşımızdaki ''felaketler geliyor, korunun! '' derken amacı bizi korku duygularıyla donatmak mı ki negatifler korkuyla besleniyorlar biliyorsunuz... Yoksa gerçekten bir korunma, iyi niyetle mi konuşuyorlar. Bunları tartıyorum. Mesela Ra'da hasat'ta kibarca tüm bedenlerin öleceğini söylüyor 3B koşullarına uygun bir şekilde. Ölüm'de gerçi negatif bir şey değil, hatta büyük resme bakınca gayet pozitif. Mikro bir şekilde bakınca kötü görünüyor, yok oluyormuşuz gibi =) Yani ben bunlara katı bir şekilde olmaması gerekiyor demiyorum asla. sapla samanı ayırt etmek zor olabiliyor diyorum. (Tabirlerimi hoş görün lütfen =) )
Ve son olarak: Kendi yazdığım önceki postumu tekrar okuycam ama ben K'lar hakkında kesin bir hükme vardığımı yazdığımı sanmıyorum, yanlış anlaşılmış olabilir. Onları o kadar iyi tanımıyorum. Kötü bölümlerine denk geldiğim için olumsuz hissettim sanırım. Güzel bir zamanda okumaya başlıycam kitap gibi.
Bu formdan öğreneceğim çok şey olacak eminim. Teşekkür ediyorum nefes aldım =)

*- Şimdi yazıma tekrar göz attım: ''Teyit için baktım'' demişim. Teyit ettim demek istemedim, teyit etmek için baktım ve bana ''GİBİ'' geldiler. Yani teyit edemedim kendimi, şöyleler böyleler diyemem ve sizin tarafınızdan yanlış anlaşılmak istemem =) Teşekkür ediyorum bilgiler içinde çünkü belki de aklımda negatifler olarak yer edinip kalıcaklardı ve bakmayacaktım bir daha ? Sayende tekrar detaylı bakıcam.
Herkes ve Her Şey Bir\'dir, aynı varlıktır, bu gerçeğin dışındaki her şey yine aynı gerçeğin/gerçeğimizin deneyim için yarattığı illüzyondur.

bozadi

#31
Hiç sorun değil. Zamanla K bilgilerini daha ayrıntılı inceledikçe, bazı hususları daha net ve derinlemesine ele alabiliriz. Acelemiz yok.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Bir_Den_İz

 K'lar hakkında beni rahatsız eden şey; ''Denver havalimanına bakın'' gibi ''saldırı altındayken, sorun yaratabilecek her olasılığı bekleyin, eğer bunu bekliyorsan, nasıl önüne geçileceğine öğrenirsin'' gibi cümleler ve insanlara hitaplarıydı, sanki seni koruyoruz imajı altında korku veriyorlar GİBİ.
"Denver Havalimanına bakma" önerisinde korkutucu birşey yok. Denver Havalimanı denen yerde insanlara subliminal korku aşılamaya yönelik unsurlar var, eğer konuyu incelediysen. Korkutma/sindirme amacı güden karanlık bazı çevreleri ifşa ediyorlar.

''saldırı altındayken, sorun yaratabilecek her olasılığı bekleme" önerisinde de ben kendi açımdan korkutucu birşey görmediğim gibi, bu önerinin ne kadar isabetli ve değerli bir öneri olduğunu kendi deneyimlerimden biliyorum. Dikkat edersen "HER ZAMAN olabilecek en kötü senaryoları bekleyin, sürekli olumsuz olasılıklara konsantre olun" demiyorlar. "PSİŞİK SALDIRI ALTINDA" olduğunu anladığın zaman, çevrenle ve özellikle çevrendeki insanlarla etkileşimlerinde "olumsuz" gelişmeler olma "ihtimalini" özellikle göz önünde bulundurmanı tavsiye ediyorlar. Çünkü beklenmedik, hazırlıklı olunmayan darbeler egomuzu ve egomuz yoluyla genel bilincimizi daha fazla etkiler. Psişik saldırı altındayken deneyimlerimiz sürecinde kötü olasılıkları aklımızda bulundurmak ve bunlara hazırlıklı olmak, o olasılıklar gerçekleştiğinde kolayca yıkılmamızı, çileden çıkmamızı, aşırı egosal tepkiler göstermemizi önleyecektir şu veya bu ölçüde. Saldırı sürecindeyken, beklenmedik darbeler (çevremizdekilerin beklenmedik bir olumsuz tavrı) normalde yapacağından çok daha fazla etki yapar, egomuzu feci şekilde tetikler, etrafımızdakileri orantısız bir şekilde yargılayıcı davranışlara sevk eder bizi. Önerilen şey bu tür egosal tuzaklara düşmeyi önlemeye yönelik diye düşünüyorum.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Bir_Den_İz

Bu arada K'lar hakkında soru soruyorlar: Başkalarına hizmet misiniz? diye, onlarda: Biz her ikisine de hizmet ediyoruz diye bir cevap veriyorlar. Buda beni kuşkuda bırakan ve anlayamadığım bir şeydi. olumlu yönünden bakarsak; ''Biz ayırmıyoruz her ikisi de bir bizim için yargılamıyoruz'' gibi demişte olabilirler. Ya da BH olduklarını söylemekten kaçtıkları için BH hizmet demekte nihai anlamda BİR'e hizmettir çünkü her şey bir'dir anlamına getirmek isteyip kaçamak cevap vermişte olabilirler diye düşündüm. Ayrıca bununla ilgili kaçıncı yoğunluktalar merak ediyorum biliyorsanız yazarsanız sevinirim.
K'lar tıpkı Ra gibi 6. yoğunluk olduklarını söylüyorlar. 6. yoğunluk varlıkları "Bir'in Yasasıyla" son derece uyumlu yaşayan varlıklar oldukları için, Başkalarına Hizmet ile Kendine Hizmetin aynı şey olduğunun, tüm varlıkların tamamen bir olduklarının son derece farkındalar. Hem Ra hem de K'lar kendi seviyelerinde BH ile KH'nin özdeşliğinin son derece farkında olunduğunu söylüyorlar ve hatta bizlerin de 3. yoğunlukta bulunmamıza rağmen bunu kısmen anlayabileceğimize güvenerek felsefelerini, anlayışlarını (gerçeği) açıkça ifade ediyorlar.

Örneğin Ra 7. celsede şöyle demiş:

Alıntı Yap
...ama, aslında başkalarına hizmet, sonuçta kendine hizmet demektir

...Bir'in Yasası, kendine hizmet etmeyi amaçlayanlar ile başkalarına hizmet etmeyi amaçlayanları birbirinden hiç farksız olarak aynı gözle görür, çünkü hepsi zaten bir değil midir? Eğer Bir'in Yasası'nın özünü anlamışsanız, kendine hizmetle başkalarına hizmetin, aynı şeyi söylemenin ikili bir yöntemi olduğunu da anlarsınız.


K'lar da buna benzer ifadelerde bulunuyorlar. "Felsefeniz nedir?" sorusuna "Bir" diye cevap vermişler örneğin.

Hem Ra hem de K'lar "kendilerine de hizmet etmekte" olduğunu söylerken, tüm varoluşla bir olduklarını apaçık gördükleri bir seviyede oldukları için söylüyorlar bunu. Yani "Birliği" apaçık görüyorlar. Kendine Hizmet ile Başkalarına Hizmetin "aynı şey olduğunun" açıkça görüldüğü, bilindiği, deneyimlendiği bir aşamadalar. Biz o aşamada olmadığımız için, 3. aşamada olduğumuz için bizim BH ile KH arasında seçim yapmamız gerektiğini söylüyorlar ve tabi bizi BH yönünde teşvik etmeye çalışıyorlar.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Bir_Den_İz

''K'lar kaçırılma sürecinin nasıl gerçekleştiği ve insanların ne gibi işlemlere maruz bırakıldığı konusunda insanın adeta kanını donduran bazı açıklamalar yaptılar. Ama bu ürkütücü şoka uğramamız, bu açıklamaların ille de yanıltma, korkutma, pozitiflikten caydırma amaçlı olduğu anlamına gelmiyor. '' düşüncelerine çoğunlukla katılıyorum ama Omni, P'taah, Ramtha, Abraham vs. gibi varlıkların aktardıklarında neden yok bunlar? Düşünüyorum ve cevap: pozitife odaklı olmamızı isteyen pozitif varlıklar oldukları için, Bu kaçırma/işlem görme olayında Dünya dışı varlıkla diğer insanın kendi aralarında yaptıkları bilinçli veya bilinçaltı anlaşmaları sonuçta ve bizi negatif etkilememesi için anlatmıyorlar ve pozitiflerin geneli böyle diye düşünüyorum. Senin fikirlerine ve bilgine de saygı duyuyorum belki başka bir bakış açın vardır bunlarla ilgili ?
Bu tür hiçbir kaynak %100 doğru bilgi içermediği gibi, belirttiğin kaynakların da %100 doğru oldukları ve baştan sona tamamen pozitif güdülere sahip olduğu, kanala ve bilgilere hiçbir negatiflik sızmadığını düşünmek gerçekçi olmaz.

Bir de "üst seviye/boyut bilgi kaynağı" derken, çeşit çeşit üst boyutlar/yoğunluklar var (4, 5, 6). K'ların açıklamalarına göre, 4. yoğunluktan kanallanan BH bilgilerinde biraz "yanlı" (seçimli, önyargılı) olarak pozitif içerikli bilgilere odaklanılması durumu söz konusu. Örnek:

Alıntı Yap
S: (J) Sorumu sorabilir miyim? (L) Elbette. (DN) "The Allies of Humanity" (insanlığın müttefikleri) değerli bir kaynak mı?

C: Açık bir zihin ve uygun bir bakış açısıyla incelenirse, herşey değerlidir.

S: (L) Daha spesifik sormalısın. Biliyorsun, belirsiz soru, belirsiz yanıt. Bu işin en zor kısmı soruları oluşturmak. (V) Bu "Allies of Humanity" kitabının içindekiler bölümüne gözattım. Pek çok şeyi açıklamaya çalışıyorlar gibi görünüyor. Tanrı'nın ne olduğunu tanımlamaya çalışıyorlar...

C: Kendi bakış açılarıyla.

S: (V) Bu bilgi nereden geliyor.

C: Kanallandı.

S: (V) Kanallayan kim? (JN) Marshall Summers. (V) Peki Marshall Summers kimi kanallıyor? (JN) İnsanlığın Müttefikleri. (V) Ne demek istediğimi anlamadın. Bu kendi kendilerine verdikleri isim. Ne tür bir kaynak olduklarını sormak istiyorum.

C: 4. yoğunluk.

S: (V) KH mi, BH mi?

C: BH baskın.

S: (V) Wau!

C: 4. yoğunluk BH perspektifinin, o alemin frekans seçimi itibariyle, belirli faktörleri gözardı etme eğilimi olduğunu aklınızda bulundurun. Bu şu anlama geliyor; 4. yoğunluk BH'nin ders profili, KH ile sürekli temas içermeyen ağlar içinde birleşme yoluyla enerjiyi arttırmaktır; bu nedenle bakış açıları pozitif BH deneyimi üzerinde odaklanır.


Ben kendi sezgilerimde ve bilgilerimde ve başkalarının öne sürdüklerinde aksi yönde güçlü bir işaret, bulgu veya iddiayla karşılaşmadığım sürece bu açıklamayı doğru kabul ederim. Ve buna göre, eğer senin belirttiğin kaynaklar yeterince BH eğilimliyse ve eğer tamamen veya çok büyük ölçüde BH içerikli realitelere odaklı konuşuyorlarsa, bu onların muhtemelen 4Y BH (4. yoğunluk BH) ilhamlı olduğuna işaret eder.

Bunu doğrular biçimde Ra Bilgileri'nde pek çok negatif içerikli konu da konuşuluyor. Bazı örneklerini vermiştim ve pek çok başka örnek de verebilirim.

Kırmızı/yeşil ışın dengelemesi sorunları yaşıyor olabileceğine değinmişsin. Bence hepimiz şu veya bu şekilde benzer sorunlar deneyimliyoruzdur. Hiçbirimiz Ra'nın ifadesiyle %51 BH düzeyine ulaşmış değil. Hepimiz hala ego taşıyoruz ve egonun üzerimizdeki tahakkümünü giderek zayıflatmaya, aşmaya çalışıyoruz.

Bir_Den_İz

#32
"Denver Havalimanına bakma" önerisinde korkutucu birşey yok. Denver Havalimanı denen yerde insanlara subliminal korku aşılamaya yönelik unsurlar var, eğer konuyu incelediysen. Korkutma/sindirme amacı güden karanlık bazı çevreleri ifşa ediyorlar.''

Demen üzerine şunu söylemek istiyorum: Ra Bilgilerinden örnek vermiştim, mesela spritüel insanların çoğunluğu hasatta ya da geçişte kendi bedenleriyle ölmeden 4b'a geçiceğini düşünürler, bedenlerinin ölümü trajik gelir, hatta illüzyon olduğunu kabul etselerde kendileri/benlikleri ölücekmiş gibi görürler ve Ra'da hasat'ta tüm bedenlerin öleceğini söylüyor, çünkü bu bedenler 3B koşulları için yaratılmış 3. yoğunluk bedenleri... Ve ben bunun gibi gerçek bilgilere ve ANLAMLI, GEREKSİZ OLMAYAN bilgilere asla negatif demiyorum. Dediğin gibi baksaydım Ra'yı da negatif görürdüm, ve yine tekrarlıyorum ben kasyopyalılar için negatif demedim, negatif izlenimi aldığımı belirttim, yani çok hassas ve detaylı bakıyorum, tüme bakmadan gördüğüm şeyler üzerine bir sonuca varmıyorum. Ama durduk yerde ''Devver havalimanına'' bakın deyince de şüphelendim doğal olarak. Ama şüphelenmem demek negatif oldukları sonucuna varmam demek değildir. Biraz hassasın onlara karşı, bir bağ oluşturmuşsun anlıyorum ama ben bağ oluşturduğun varlıklara, bilgilere negatifler demedim, öyle bir iddia'm yok. Okuduktan sonra da olabilirde olmayabilirde...

6. Yoğunluk varlıklarının ki onlarda kendi aralarında oktavları var tıpkı 3b veya başka boyutlar/yoğunluklar gibi. 6. yoğunluğun ortasında yüksek benlik bulunur, bizim gelecekteki ben'imiz de diyebilliriz. Ve ilersinde de tıpkı kendilerini bize Ra olarak tanıtan ama aslında isimlere ihtiyaç duymayan bu varlıkların birleşip bir bellek bileşimi olması söz konusu... Negatif bir varlık bile 6. yoğunluga geldiğinde pozitife geçer, geçmek durumunda kalır biraz afallayarak. Ve onların gözünde pozitif/negatif diye bir ayrım yoktur. Bunu da biliyorum ve bunun üzerine demek istedim ki ''Biz bir görüyoruz, kutuplaşmamız yok'' ayağına mı yatıyorlar (en kaba tabirle =) bu yüzden de yoğunluklarını sordum biliyorsanız söyleyin diye, çünkü 4., 5. ve 6. yoğunlukların karakteristikleri ve özellikleri var. 4. Yoğunlugun yalan söylemesini beklerim, kurnazlıklarını beklerim ama 5 bilgelik titreşimi olduğu için kurnazca davransa da, negatif olsa da dürüst iletişim yolunda olduğu için gneel olarak yalana başvurmaz. vs.


''Bu tür hiçbir kaynak %100 doğru bilgi içermediği gibi, belirttiğin kaynakların da %100 doğru oldukları ve baştan sona tamamen pozitif güdülere sahip olduğu, kanala ve bilgilere hiçbir negatiflik sızmadığını düşünmek gerçekçi olmaz.

Bir de "üst seviye/boyut bilgi kaynağı" derken, çeşit çeşit üst boyutlar/yoğunluklar var (4, 5, 6). K'ların açıklamalarına göre, 4. yoğunluktan kanallanan BH bilgilerinde biraz "yanlı" (seçimli, önyargılı) olarak pozitif içerikli bilgilere odaklanılması durumu söz konusu. Örnek:''  Cevabın içinde:

P'taah veya benzeri kaynakların %100 doğruluğu tartışılır benimde şüpheyle baktığım ama kesinlikle şüphemi bu konuda negatifler mi acaba düşüncesi oluşturmaz bunu da belirteyim, doğruluğuna şüpheyle baktığım bazı konular/yerler olabiliyor. Kendimi sadece yüreğimle bir olan, duygusal olarak etkileyen düşüncelere teslim ediyorum. Ama asla negatif içerikli bir bilgi, his veya düşünce görmedim. Bunun dışında 4. yoğunluğun doğası 3. yoğunluk üstündeki tek SAVAŞA gereksinim duyan yoğunluk. Bu yüzden de ışık savaşçıları vs. gibi pozitif mücadele içeren 4BH mesajları, kanallarını biliyorum. 4BH'te kendi aralarında oktavları var, kendi notaları var... Ben negatiflik gördüm hissettim derken bunu acemice ''tu kaka, çok ayıp şeyler'' olarak etiketleyip böyle düşünmedim ve yine de bir kanıya varmadım. Ama his olarak ortadalar şuanda benim için. Şunu unutmamak gerekiyor: Acıyı yedirmek için sandiviç tekniği vardır, ekmekleri güzellikle yaparsın içine acıyı koyar öyle yedirirsin... 10 tane güzellik koyar içine hemde öyle bir afilli negatif mesaj/bilgi koyarsın ki O 10 tanenin hakkından gelir 100 tanesine de bedel olabilir. O yüzden madem gerçekleri konuşuyoruz, bende bunu belirtiyim.

O yüzden mesajın nasıl verildiği, ve en önemlisi hissettirdiği duygu çok önemli... Karşımızdakine ne kazandırıyor, bize ne kazandırıyor ya da kaybettiriyor ? Okuduğum bilgilerde tedirginlik, korku, güvensizlik mi hissediyorum ? Yoksa tersi mi ? Geneline bakarken bunu göz önünde bulundururum öncelikle.
Yoksa askerde'de, günlük yaşantımızda da bize iyilik adı altında korkutmaya çalışan, korkutarak yönetmeye çalışan insanlar var. işte o negatiflerin yansıması onlar. Örnek: Ayvalıkta bir dairemiz var, altımızda da ev kiralayan pansiyoncular var ve bizi birkaç kere uyardılar: ''Canım benim bak kimseye ev vermeyin, artık jandarma'ya haber veriyorlar jandarma ceza kesiyor evlerini yabancılara kiralayanlara''. Evi kullanmadığımız için birkaç yaz internetten UYGUN fiyatlara kiraya vermiştik. Bizim piyasalarını düşürdüğümüzü düşündükleri için bizi korkutup yönetmeye, evi kiralatmamızdan vazgeçirmeye çalışmışlardı. Onlar taşın suyunu çıkarırken biz kar odaklı olmadığımız için avantaj sağlıyorduk hep kirlayanlara ucuzluğun yanısıra. İyi niyetli görünen KH vakkalarından biri.

Bir başka örnek: Devamlı iş yaptığım bir firmanın muhattabı değişti ve yeni muhatapla konuşurken son anda tüm koşulların değiştiğini öğrendim ve bu şekilde kabul edemeyiz iş paranın dışında benimle çalışanların kariyerlerine de zarar getirir yoksa. Başka işlere görüşürüz dedim ve bayagı bir uğraştıktan sonra bana: ''Ama firmamız sonra sizinle çalışmak istemez, kaybedersiniz'' diyerek yönetmeye çalıştı korkutarak. Hem maddi hemde başkalarına karşı sorumluluğum yerle bir olacağı ve ona inanmadığım için kabul etmedim. Düşün benim tarafımda maddi manevi bir zarar ve O son an'a kadar bunları belki teyit etmedi, belki bilinçli bir şekilde yedirmeye çalıştı ve düzeltmeye uğraşmak istemediği için beni iyilik adı altında tehdit ediyor. Yani bunlar bariz örnekler, gerçekten çıkarlarını örterek, gizleyerek bu şekilde hareket etmek isteyen insanlar, varlıklar olabiliyor. Yine bunda kasyopyalılar için bir çıkarımda bulunuyorum diye algılamayın, tekrar söylüyorum bir kanıya da varabilirim, kendimce negatif olduklarına dair tespitte de bulunabilirm, ve yine tersi pozitif olduklarına dairde tespitte de bulunabilirim ama ben bir tespitte bulunabilecek kadar ilgilenmedim onlarla, sadece önizlenimimi söyledim. Pozitif'le negatifi ayırt edebilir satır aralarını okuyabilirim. 

Sevgiler. 
Herkes ve Her Şey Bir\'dir, aynı varlıktır, bu gerçeğin dışındaki her şey yine aynı gerçeğin/gerçeğimizin deneyim için yarattığı illüzyondur.

Dionysos

#33
Sevgili Bir_Den_İz umarım geniş zamanlarda Kasyopya üzerine daha fazla okuma yaparsınız ve Kasyopyaya daha fazla şans verirsiniz.
Bizlerde sizler gibi bu metinle ilk karşılaştığımjzda soğuk bulmuş bir kaç kez kenara ve uzağa atıp bırakıp okumaya aralar verip hatta uzun bir dönem okumayıp sıradışı akıldışı bulup daha sonradan şans vermiş arkadaşlar olabiliriz.
Ama yanılmıyorsam pek çok okuruna göre Kasyopya kanal bilgilerinin Himalayası sayılır dersem sanırım yanılmam... Yani bence bu tırmanmayı eksik bırakmayın ve eteklerde pes etmeyin geri dönmeyin durmayın derim... Siz bilirsiniz.
Tekrar hoşgeldiniz iyi ve keyifli vakitler-forumlar dilerim...

Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#34
Sevgili Bir_Den_İz, Dionysos'un Kasyopya bilgileri konusunda paylaştığı görüşe ve öneriye katılıyorum. Ama kendini bu konuda aşırı bir baskı altında hissetmeni istemem gerçekten. Her bilgi kaynağı herkese hitap etmez. Gayet iyi niyetli bir insan da K bilgilerinden hazzetmeyebilir, bunu anlayabilirim. Sorun yok. Bu forumda görüş, deneyim, bilgi ve soru paylaşmak için ille de Kasyopya bilgilerinin sevilmesi veya övülmesi gerekmiyor.

Ama yukarıda tartıştığımız bir hususla ilgili olarak celselerde rastladığım şu açıklamaları paylaşmadan edemeyeceğim:

Alıntı Yap
S: (T) Hem BH'den hem de KH'den söz ediyorsunuz. Ama BH olmamız için öğrenmemiz gerektiğini söylüyorsunuz. Bizim yapmamız gereken şeyle sizin yaptığınız şey arasında neden böyle bir fark var?

C: BH dengedir çünkü kendinize diğerleri yoluyla hizmet edersiniz.

S: (T) BH olarak KH olduğunuzu söylüyorsunuz. Bu doğru mu?

C: Evet. Zaten yanıtlandı.




Alıntı Yap
S: (L) Eğer siz Oryon KH olsaydınız ve size kim olduğunuzu sorsaydık Kasyopyalılar olduğunuzu söylemez miydiniz?

C: Hayır. Pleyadesliler olduğumuzu söylerdik. Popüler olduğu için aldatıcı.



Bir_Den_İz

#35
Bozadi dostum,

Kasapyoyalılar üzerinden konuşuyoruz bu konuları ama ben objektif konuşmak istiyorum konunun özünü;


Eklenti:

S: (L) Eğer siz Oryon KH olsaydınız ve size kim olduğunuzu sorsaydık Kasyopyalılar olduğunuzu söylemez miydiniz?

C: Hayır. Pleyadesliler olduğumuzu söylerdik. Popüler olduğu için aldatıcı.

* Şimdi bu varlıkların üst boyutlarda olduğunu, bizim gibi 30-40 senelik ya da 50-60 senelik bir ömürleri değil çok daha uzun ömürleri/tecrübeleri olduğunu ve yaşamlarının yegane amaçlarının BH veya KH olduğunu ve bu tecrübelerini de göz önünde bulunduralım. üst boyutların özellikle negatiflerin kurnazlığını, zekalarını da göz önünde bulunduralım: Bizleri bir doğruyla, daha sonra başlarına bela almalarını engelleyen bir doğruylaya da belkide bilmediğimiz bir mecburiyetle ! ''kasapyopya''lı olduklarını söyleyerek güveninizi ve hatta belki de verdikleri güzel, bizim ilgimizi çeken bilgilerden dolayı zaten güvenmeye meğilli olduğumuz güvenimizi kazanmaya çalışamazlar mı? Bu verdikleri cevabı bir hırsızda verebilir ki Pazarlama ve siyasette en yaygın kullanılan taktiklerdendir. (Kasayopyalılar böyle yaptılar, yapıyorlar demiyorum ama olabilir diyorum)

Şu anda birçok siyasetçi biliyorsunuz din'le, takım elbise kravat giyerek insanları tam anlamıyla yönetiyor, hatta başkalarını öldürmeye azmettiriyorlar ve dolaylı yoldan ölmelerine sebepte oluyorlar, giyimlerine sözlerine baktığınızda bu insanlar çok temizler ve bazılarının haklı bulabileceği suni, sahte düşünceler, vizyonlar, misyonlar üretip halkları peşinden sürüklüyorlar.

Yani ellerinde satırlar, yüzleri façalı vs. değiller, özellikte usta ve üst negatifler (hem insanlar hemde diğer üst yoğunluktaki varlıklar) böyle kişileri kullanırlar ama kendileri kurnazca yönetirler ve asıl çiban başlarıda onlardır, diğerleri ise negatif köleleridir.

Şimdi altın kurallardan biride evrendeki denge. Ra gibi üst yoğunlukta, özgür iradeye nerdeyse mükemmel derecede özen gösteren, her şeyi olduğu gibi kabul eden bir pozitif bilincin dünyaya verdiği bilgiden dolayı, Negatiflerinde böyle bir hakkı doğar evrensel yasalar içinde. Peki üst yoğunluktaki negatif bir varlık nasıl bilgiler aktarır kendinize sormanızı istiyorum ?
Negatif varlık: ''Sizler pisliksiniz, lanet olasılar, ölüceksiniz hepiniz, dediklerimi yapın !'' gibi ilk verdiğim yüzü façalı serseri görünümlü basit negatifler gibi mi davranır ??

Yoksa kanallık gibi bilgilerle uğraşan, bu bilgilerde belli düzeye gelen insanları yine belli entellektüel birikimlerinden dolayı onlara uygun şekilde negatifi, korkuyu, güvensizliği vermeye mi çalışır ? Ve bunu nasıl verebilir? Bunu kendinize sormanızı istiyorum.
Herkes ve Her Şey Bir\'dir, aynı varlıktır, bu gerçeğin dışındaki her şey yine aynı gerçeğin/gerçeğimizin deneyim için yarattığı illüzyondur.

Bir_Den_İz

#36
Merhaba Dionysos, teşekkür ediyorum,

Dediğim gibi henüz kendimce bir hükme varmadım, verdikleri çok önemli ve güzel bilgiler var bunları farkettim, ve kesinlikle bizim 4. yoğunluk hakkındaki merak ettiklerimizi çok şeffafça anlattıkları yerlerde var. İnanılmaz heyecanlandırıyor. Mesela benim için: harflerin sesi olması, renklerin kokusu olması gibi özellikler çok hoştu, onun dışında hayatımızı etkileyecek olan teknik bilgilerde veriyorlar ama bir düşünün bunlara özellikle biz spritüellikle ilgilenen insanlar ne kadar açız ve hevesliyiz. Bu açlık ve heves asla kötü değil, cevaplanması da kötü değil ama kesinlikle tuzağa düşürmek için büyük bir araç olarak kullanılabilir. Özellikle korkularını yaymak isteyen kannalıkla bilgi aktaracak negatif varlıkların elindeki en büyük araç. Dan Bilzerian diye bir adam var, ne kadar çekici görünüyor hayatı özellikle biz erkekler için. sınırsız görünen bir parayla sınırsız olanaklar, çok sempatik ve çekici. Spritüel bilgilerinde böyle etkileri var. Bunuda lütfen düşünün ve negatif usta bir varlığın bizim gibi spritüelleri nasıl çekip kandırabileceğini, yollarını taktiklerini de düşünün, sandığımızdan usta olabilirler, pozitif rolü de yapabilirler (kendi felsefelerini etkilemeyecek oranda) Satranç oyununu da düşünün ki benim babam satranç öğretmeni ve dereceleri olan usta bir oyuncu: özellikle usta olmayanları basit fedalarla ve bazende ustalık yolunda olan ama henüz usta olmayanları basit görünmeyen taşların fedasıyla tavlar, yenerdi. Bunlar üzerine düşünün.

Kas'ları tekrar okuyayım dedim yarım saat kadar evvel bir celse daha okudum, düşüncelerimi aktarıyorum:

Diyorlar ki: ''Devletlerin (konsensusun) sizden sakladığı bir şey var ve bu en önemli şey. Bu şey sizin kendinizi özgür zannetmeniz, özgür iradeniz var sanmanız.''
Bu kesinlikle negatif bir bilgi bile demiycem bilgi değil. Saptırma var. Sizin özgür olmadığınızı, tutsak olduğunuzu söyleyip yapabileceğiniz birşey de olmadığını söylüyor, yani sizi kurban bilincini aşılıyorlar. Net. Bazı yerlerde de açık açık, tutsaksınız diyorlar ve hatta hükme varıyorlar: ''sizler 3. yoğunluk Kendine Hizmetsiniz diye...'' Sizi aşağı çekecek bu tür şeyler anlatıyorlar ve onaylıyorlar.
Her şey derstir diyorlar, her şey dersler için vardır diyorlar. Soru soran peki ne yapabiliriz, bilgiyi nasıl kullanabililriz, çıkış yolumuz nedir gibi sorular soruyor ve onlar cevaplamıyorlar. bilgi siz 4. yogunluga geçince travmadan önleyecek diyip yine negatif konuşuyorlar ve güyyagı bilgi'ye amaç yüklüyorlar...  Özgür irade'yi, sizinde tanrısal olduğunuzu, makro en büyük parça'da ne varsa mikro'da da var gerçeğini yadsıyorlar. Güçsüz aciz ve neredeyse tamamen kendi çıkarlarımıza yaşayan vahşiler olduğumuzu düşündürüyor, söylüyorlar.

Arkadaşlar, tabi ki dünyamızda negatiflikler çok var, uçlarda olanları da var ama çoğunluğu ne yaptıklarının farkında değil, hatta bizler bile et lokantasına gidip belki kesilmeden evvel sempatikçe bakıp sevdiğimiz hayvanları yiyoruz ve evet bu konuda doğru söylüyorlar o hayvanlara göre caniyizde, ama farkında değiliz genel olarak, niyet çok önemlidir, yine de her şeyde değildir tabi ki, iyi niyetle bir insanı bir konuda zorlamak, zorla dindar yapmakta iyi niyetle olabilir ama aslında negatiftir vs. Yine de bunlar afaki sınırlarda değil ve genel olarak pozitiflik üzerine kurulu dünya. Negatif bir dünya olsaydık Devletler bizlere dolaylı yoldan hükmetmek yerine eskisi gibi sultanlıkla emirle, mecburiyetle hükmederlerdi... O yüzdende özellikle bu zamanlarda özgür iradeleriniz olduğunu ve negatiflerin güçlerinin az olduğunu ama onların güçlerini bizlerin korkularından aldıklarını, hatta özellikle 5. yoğunluğun BESİN'inin bu korkular olduğunu unutmayın derim... Ve yine son olarak, negatif varlıklar sizi nasıl etkileyebilirler bunu kendinize sorun hatta varsa örnek sohbetleriniz ya da kendiniz örnek oluşturup yazabilirseniz çok sevinirim, kim bilir belkide ben yanlış düşünüyorumdur. Bu arada aklıma gelmişken biliyorsunuz ki bizler telepatik olmadığımız için sesleri ve isimleri kullanırız, üst boyutlarsa kullanmazlar. Özellikle dünyamızda telepatiyi kullananlar bunu ''O olduğunu biliyorum, hissediyorum'' derler ve onlarda bizler için isimler kullanırlar. Bu isimler rasgele seçilmiş isimler değildirler hepside kendi titreşimlerine uygun isimler kullanırlar, sizlere çağırışımları hissettirdikleri olur, ne kadar zihinle ne kadar zihinden uzak ruhla bakarsanız size kalmış. Ama Kasayopya, orion gibi bende negatif etkiler bırakan bir yazı ve ses titreşimi ve benim şu andaki tahminim onlar 6. yoğunluk değil 4. yoğunluk KH varlıkları olabilir. Ben objektif bakıyorum, lütfen sizde objektif bakın ve sizin düşüncelerinize karışmak, size yanlışsınız gibi bir şey asla söylemiyorum, ve belkide dediğim gibi ben yanlışta olabilirim sadece kendinizi benim yerime koyun ve böyle bir gözleminiz olsa benim gibi paylaşıp paylaşmayacağınızı kendinize sorun. Diğer konularda görüşmek üzere. Tekrar fırsat için teşekkür ediyorum.
 
Herkes ve Her Şey Bir\'dir, aynı varlıktır, bu gerçeğin dışındaki her şey yine aynı gerçeğin/gerçeğimizin deneyim için yarattığı illüzyondur.

bozadi

#37
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Bir_Den_İz

Şimdi altın kurallardan biride evrendeki denge. Ra gibi üst yoğunlukta, özgür iradeye nerdeyse mükemmel derecede özen gösteren, her şeyi olduğu gibi kabul eden bir pozitif bilincin dünyaya verdiği bilgiden dolayı, Negatiflerinde böyle bir hakkı doğar evrensel yasalar içinde. Peki üst yoğunluktaki negatif bir varlık nasıl bilgiler aktarır kendinize sormanızı istiyorum ?
Negatif varlık: ''Sizler pisliksiniz, lanet olasılar, ölüceksiniz hepiniz, dediklerimi yapın !'' gibi ilk verdiğim yüzü façalı serseri görünümlü basit negatifler gibi mi davranır ??

Yoksa kanallık gibi bilgilerle uğraşan, bu bilgilerde belli düzeye gelen insanları yine belli entellektüel birikimlerinden dolayı onlara uygun şekilde negatifi, korkuyu, güvensizliği vermeye mi çalışır ? Ve bunu nasıl verebilir? Bunu kendinize sormanızı istiyorum.
Ben Kasyopya bilgilerine epeyce aşinayım. Bu bilgilerle tanışmamın ilk zamanlarında ciddi gerilimler yaşadım gerçekten anlatılan bazı ürkütücü konularla ilgili. Ama bunu atlatmam uzun sürmedi. Gerilimi ve korkuyu gideren, derin bir güven, ümit, sevinç veren şeyler de okuyordum çünkü. Devamını görmeliydim. Gördüm. Ve aradan geçen sürede K bilgilerine, K'lara sevgim, saygım arttı. Güven duygum güçlendi. Yine çok severek, sayarak okuduğum Nisargadatta Maharaj'ın "Ben O'yum" adlı kitabında verilen bilgilerle de çok derin bir uyum fark ettim, yüzeydeki bazı uzlaşmazlık görüntülerine rağmen.

Pleyades, Ra, Kasyopya ve Maharaj benim için tamamen aynı gerçeğin betimlemeleri, birbirini destekleyen.

Bir_Den_İz

#38
Anlıyorum, ve yine sormak istiyorum merak ediyorum sizce 4B veya 5B bir KH varlık nasıl bir kanallık yapar? neleri konuşur, nasıl konuşur? nasıl etkisi altına alır? Fikriniz düşünceniz yada  bilginiz mutlaka vardır? örnek verebilir misiniz ? Merak ediyorum ve teşekkür ediyorum.

Bunların dışında arkadaşlar kesinlikle teknik bilgiye ve 3b'den sonrasına çok açız. nasıl yaşarlar, naparlar, gülerler mi bizim gibi, espiri sınırları nelerdir vs. vs., bizler nerden geldik neyden oluşuyoruz vs. gibi teknik bilgiler veya başka bir sürü sorumuz var. Kimisi de gerçekten bizler için gerekli, gelişimimiz için veya bize motivasyon olması için. Yalnız özellikle Ra ve diğer pozitif varlıklarda da farkettiğim bu heveslerimizden dolayı motivasyonu aşıp, tüm hayatımızı bu teknik bilgiler haline getirip, asıl olandan çıkıp, deneyimlemek için geldiğimiz dünyayı, deneyimleri kaçıracağımız ve bu tekniklere boğulup ASIL OLAN KALBİ, DUYGULARI atlayacağımız... negatif veya pozitif farketmez bizler işte bu negatifi bile içinde barındıran SINIRSIZ SEVGİ'nin yaratımlarıyız ve TA KENDİSİYİZ... Teknik bilgiler kalp, sevgi, duygu olmadan hiçbir işe yaramaz, ve gerçekten seversekte, birliği algılarsakta başka hiçbir bilgiye, tekniğe de ihtiyacımız kalmaz. Anonim der ki: Birliği algıla, her şeyle bir olduğunu hisset, sevgiyi hisset, ihtiyacın da kalmayacaktır ama o zaman her şeyi de bileceksin.
Herkes ve Her Şey Bir\'dir, aynı varlıktır, bu gerçeğin dışındaki her şey yine aynı gerçeğin/gerçeğimizin deneyim için yarattığı illüzyondur.

bozadi

#39
Bir_Den_İz, yeterince ayrıntılı ve dikkatli bir şekilde okumadığın bir kaynak hakkında aceleci bir şekilde yargılamalarda bulunuyorsun.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Bir_Den_İz

Kas'ları tekrar okuyayım dedim yarım saat kadar evvel bir celse daha okudum, düşüncelerimi aktarıyorum:

Diyorlar ki: ''Devletlerin (konsensusun) sizden sakladığı bir şey var ve bu en önemli şey. Bu şey sizin kendinizi özgür zannetmeniz, özgür iradeniz var sanmanız.''

Bu kesinlikle negatif bir bilgi bile demiycem bilgi değil. Saptırma var. Sizin özgür olmadığınızı, tutsak olduğunuzu söyleyip yapabileceğiniz birşey de olmadığını söylüyor, yani sizi kurban bilincini aşılıyorlar. Net. Bazı yerlerde de açık açık, tutsaksınız diyorlar ve hatta hükme varıyorlar:
K celselerinden yaptığını sandığın alıntı baştan sona yanlış. Konuyla ilgili gerçeği (anlatılan şeyi) olduğu gibi değil, "olmasını arzuladığın gibi" görüyorsun ve bu da konuyla ilgili ciddi bir egosal sapman olduğuna işaret ediyor.

"Konsensus" değil, "Konsorsiyum" diye birşeyden bahsedildi ve "İlüminati"yi ve bir ölçüde onların 4KH güçleriyle olan bağlantısını ifade eden bir terim.

K celselerinde en çok vurgulanan kavramlardan biri "ÖZGÜR İRADE"dir ve K'lar "ASLA" insanların "özgür irade sahibi olmadığını" söylemediler. İnsanların "tamamen kendi özgür iradeleriyle" köleleşme anlamına gelen "tercihlerde" bulunduklarını söylediler, anlattılar, açıkladılar. Ve bunun kanıtlarını hayatımızda apaçık görüyoruz. İnsanlığın kendi kendini nasıl köleleştirdiğini ve bu kölelik durumunu kendi özgür iradesiyle nasıl sürdürdüğünü apaçık izliyoruz. Özgür irade her zaman mevcuttur ve tekrarlıyorum, K'lar "ASLA" herhangi bir varlığın özgür iradesi olmadığını söylemedi. Özgür iradeye müdahaleler olabildiğini ama bunun yine de özgür iradeyi ortadan kaldırmadığını, kaldıramayacağını anlattılar. Bilgi/bilinç/farkındalık artışı yoluyla ve tercih yoluyla özgür irade kullanım olanaklarının da arttığını açıkladılar.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Bir_Den_İz

''sizler 3. yoğunluk Kendine Hizmetsiniz diye...'' Sizi aşağı çekecek bu tür şeyler anlatıyorlar ve onaylıyorlar.
Örneğin sen tıpkı hepimiz gibi bir 3. yoğunluk KH varlığı olmasaydın, Kasyopyalıların söylediklerini bu kadar kolay bir şekilde çarpıtmazdın. Anlıyor musun? KH biraz da böyle birşey. Ego. Birşeyi olduğu gibi değil olmasını istediği gibi görmek. Hepimizde var. Hepimiz aynı veya benzer egosal sapmaları, yargılamaları farklı farklı durumlarda yaşıyoruz ve sergiliyoruz.

Bir_Den_İz

#40
Ben hatırlayarak yazdım, konsensus'u yanlış yazmışım, konsorsiyum imiş ama özünde anlatmak istediğim şeyi değiştirmiyor. Kelime/harf hatası yani, bir oluşum var dünya düzenini yönettikleri ve bu devletler insanlardan özgür olmadıklarını, yani kurban olduklarını gizliyorlarmış...

Ben olmasını arzuladığım gibi neden göreyim ki? Bunun için onlara karşı bir sempatim veya antipatim olması lazım, neden Ra veya başka kanallıklarla ilgili böyle tespitlerde bulunmuyorumda onlarda bulundum, bunu sorabilirsin?

Özgür irade kısmına gelince: şöyle ki Bilinçaltında ve illüzyonun dışında zaten tek bir varlık var ve gerçekte özgür irade'den başka bir şey söz konusu değil zaten... Kaçırılma olaylarından örnek vereyim, mutlaka bilirsin kaçırılan varlık ruhsal planda ve bilinçaltında kaçırılmasına izin vermiştir mutlaka... İşte onlarda böyle bir özgür iradeden bahsediyor. Köleleştirilmeyi özgür iradeleriyle ruhsal olarak izin verdiklerinden ve bu evet kesinlikle doğru... Ama illüzyondan ve negatiflikten bahsediyorsak negatif bir şey bu. Ve asıl amaç burada ''herkes bu şekilde tutsak, yönetiliyor'' diyerek özgür iradeleriyle ruhsal planda tutsak olmamayı seçmiş kişileri de etkilemek ve yine kendilerine uygun negatif varlıkları da kendilerine, kendi negatif ama doğru bulduklarına çekmek. Ben kesinlikle KH varlığı değilim. Ayrılıkla ayırt etmenin farkındayım ve birlik adına çalışıyorum, paylaşım yapmaya çalışıyorum. Daha önce başka konularda da belirttim ayrılık yoktur. negatif ''tu kaka'' değildir. Hatta Varoluşta ki en zor görevler, acılı deneyimler negatif varlıklarda bana göre... Biz pozitif insanlar, varlıklar çok daha rahatız onlara göre, şimdi de ilerde de. Ruhsal bir entropi bu ve olması da gereken bir şey. Yoksa Deneyim her alanda olmazdı ya da sığ olurdu. Derinleştirmeye yardımcı oluyor, bunların farkındayım ama bazı şeyleri de ayırt etmek, paylaşmak kendimce benim sorumluluğum, içimden gelen. Ve ben gerçekten hala merak ediyorum negatif varlıklar nasıl dialoglar kurarlar 4b veya 5b'tan insanlara kanallık yaparak? Nasıl olabileceğini düşünüyorsunuz ? Örnekte vermiştim, sizin düşüncelerinizi merak ediyorum, amacım kendi doğru mu kanıtlamak değil asla. Gerçekten belki de yanlış düşünüyorumdur.
Herkes ve Her Şey Bir\'dir, aynı varlıktır, bu gerçeğin dışındaki her şey yine aynı gerçeğin/gerçeğimizin deneyim için yarattığı illüzyondur.

Dionysos

#41
Sevgili Bir_Den_İz Kasyopya metinleri uzun uzadıya okunması gereken hatta bir kaç tur mümkünse devredilmesi gereken hatta okuması ve anlaması pekişmesi yıllar süren ve gerektiren bir metin olabilir. Bu yüzden hem karar vermek için hem de büyük bölümü okunmaksızın bence hakkında bir yorum yapmak için de erken.
Konsorsiyum dediği yanılmıyırsam 4KH 3KH işbirliği. Bunu nasıl açabiliriz bilmiyorum yine celseler okunmalı. Öncelikle birden/birlikten kopuş ya da cennetten düşüşten başlayabiliriz. Uzun dalga döngüsünden ve 300 bin yıllık denilen büyük döngüden.. bu kavramlar anlaşılmalı. Sonra tüm bu döngüye ama özellikle 4KH ın 5 dakikası olan son 75 bin yıla sürekli bir KH müdahalesi . Bu anlaşılmalı. Zaman olmayışı.. Bizim hayvanlarla ve 2B ile bağ ve ilintimiz gibi 4KH ile ilintimiz oluşu kavramı bu anlaşılmalı. 12 bin yıl önce biz ormanda yaşarken gümüşi nesnelerle gelip mucizeler getirip arada korku salıp itaat aşılayıp nam yaptıkları anlaşılmalı. Bizimle genetik kırma ve deneyler gerçekleştirdikleri anlaşılmalı. Bir çok şey.
Bizler de doğa da yaşayan aslan ve antiloplarla çok az işimiz var ancak insanla yaşayan hayvanlarla etkileşiyoruz. Örneğin insanla at arasındaki ilişki bir ölçü de köle varlık ilişkisi.
.
Orada tüm sorularınızın cevabı var. Altıncı yoğunluğu fizikselleştirmenin imkanı olmadığını söylüyorlar mesela. Bir çok başka örnek.
.
Mesela burada kanallık derken 6B varlıkları sorulan sorulara cevap veriyorlar. Her ruhlu birey bir 6B varlığın doğal üyesi ve uzantısı. Parçalı bir birlik ya da parçalı varlık ve o bütüncül benliğimiz.
  Bir de 4B varlıkları ile 6B varlıkları arasında kurulan bir bağ var. Bu metinde geçecek olan bir Nordik kavramı var.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Bir_Den_İz

#42
Sevgili Dionysos, kendince anlatmaya çalışma gayretin için teşekkür ederim öncelikle.

konsorsiyum değil olay, konsorsiyum, konsensus veya illüminati farketmez, söyledikleri, verdikleri mesaja bakın diyorum orada: ''sizler kendiniz özgür sanan ama aslında özgür olmayan varlıklarsınız, kurbansınız'' diyorlar. Bunun negatifliğinden bahsettim ama siz yine isimlere vs. takılıyorsunuz.

75.000 Yıllık 3. yoğunluk ana devresinin 25.000'er yıldan oluşan 3 devre halinde yapıldığı bizimde 75.000. yılın içinde olduğumuzu, 6. yoğunluğun ortalarında her varlığın yüksek benliğinin bulunduğunu vs. bu tür teknik bilgileri biliyorum, ben Ra bilgilerinin 4 cildini de 4 günde okuyup kenara atmadım, 2008'den beri okur, ve sonra tekrar okur, bazen tek bir sayfa ya da paragraf üzerine belki bir gün boyunca belki birkaç gün boyunca düşündüğüm olmuştur... Bilincim değiştikçe aldığım bilgiler ve bazen atladığım yerleri de farkeder alırdım. Demek istediğim teknik değil olay, Ra'nın da, başkalarınında vermek istediklerini çok net farkettim, onların asıl vermek istediği ve asıl amaç: Bir olduğumuzu bilmemiz, algılamamız ve algılayıp kabul edince ona uygun bir şekilde yaşamamız. Bu 4. Yoğunluğa geçişin doğal şartı. Eğer negatifseniz Bu bir'lik bilincini kendinizi özel kılarak, ya da ast-üst diye sınıflandırıp bir'liği bilenleri diğerlerinden üstün görüp ayırarak negatifleşebilirsiniz. Bu da zaten fizikselde onları kendi çıkarlarınız için kullanma yönetme, yönlendirme, köleleştirmeye, o kadar güçlü değilsenizde korku salarak alet olmanıza kadar gider ve 4.B KH olabilmek için %95 oranında KH olmalısınız. BH ise %51... İkisi de çok zor ama ruhsal yapılarımız ve pozitifliğin değerinden dolayı pozitif %51 olmak negatiften daha kolay ve daha çok varlığın yöneldiği bir kutuplaşma ve çoğunluğa/istatistiğe baktığımızda da  bu farkediliyor. Neyse umarım bu kısa verdiğim bilgiler teknik açıdan mütevazice bir şeyler bildiğimi gösterir. Asıl mesele Bir olduğumuz gerçeğini algılamak ve bunlar üzerine düşünmek, konuşmak, hareket etmek, kabul etmek. Size çekici gelen bilgilere, hislerle devam etsin herkes. Ayırt etmek açısından birkaç kere sorduğum halde negatif varlıkların kanallamalarında nasıl konuşacaklarına, nasıl yaklaşıp etkisi altına almaya çalışacaklarına, usluplarına dair bir cevap ve örnek alamadım kimseden? Bana bunun cevabını verebilir misiniz? Yukarıda birkaç kere detaylı bir şekilde örneklendirdim kendime göre olanını... Sizlerinde ayırt edişini, yorumunu merak ediyorum? Artık son kez soruyorum ve gerçeklerle baş başa bırakıyorum. SonSuz Sevgiler.
Herkes ve Her Şey Bir\'dir, aynı varlıktır, bu gerçeğin dışındaki her şey yine aynı gerçeğin/gerçeğimizin deneyim için yarattığı illüzyondur.

bozadi

#43
Bir_Den_İz, ne kadar çok çelişkili tutum ve davranışlar sergilediğinin farkında değilsin muhtemelen. "Çok huzurluyum, çok güvenliyim, çok pozitifim, çok sevgi doluyum" gibi beyanlarda veya imalarda bulunuyorsun ama ben bu iddia ettiğin şeyleri deneyimliyor olabileceğini reddetmemekle birlikte, bunların tam tersini de gayet güçlü bir şekilde deneyimlemekte olduğunu gözlemliyorum bazı beyanlarına, tutum ve tavırlarına bakarak. Hepimiz bu zıt durumları yaşar, deneyimleriz ama sen en azından bu tartışma bağlamında sergilediğin bazı çelişkileri görme, kabul etme, özür dileme, özeleştiri yapma konusunda ciddi bir direnç gösteriyorsun ve bu gayet "egosal" bir davranış. Burada sana yaptığım ve yapabileceğim eleştiriler senin gayet pozitif eğilimli bir birey olduğunu veya olabileceğini reddetme anlamında değildir kesinlikle ama o kadar aceleci ve "hoyratça" bazı yargılamalarda bulunuyorsun ki, durup biraz kendini, Kasyopya bilgileri konusunda sergilediğin aceleciliği ve şiddetli egosal yargılayıcılık eğilimlerini "görmen" gerektiğini düşünüyorum. Sen de bende gözlemlediğin çelişkileri, pozitif görünümlü negatiflik olarak gözlemlediğin şeyleri, egosallıkları eleştirebilirsin, ki ben K bilgilerini ve K'ları bir bütün olarak çok seven, sayan biri olduğum için ve sen de şu anki algı ve inancın itibariyle bu bilgi kaynağının ve bu bilgiyi verenlerin "kuzu kılığında kurt" olduklarını düşündüğün ve bu konudaki görüşlerini gayet rahat ve hatta bazı kanıtlarına işaret ettiğim gibi "hoyratça" ifade ettiğin için, bu bilgileri ve kaynağı savunan biri olarak zaten benim bilerek veya bilmeyerek, isteyerek veya istemeyerek pozitif görünümlü bir negatifliğe hizmet ettiğimi düşünüyorsun, bu apaçık ortada.

Şu beyanlarda bulunmuşsun:

Alıntı Yap
Kasapyoyalılar üzerinden konuşuyoruz bu konuları ama ben objektif konuşmak istiyorum

Ben objektif bakıyorum, lütfen sizde objektif bakın


Bu tartışma bağlamında hem subjektifliğin dibine vurup hem de bizde eksik olduğunu ima ettiğin bir objektiflik taslıyorsun.

Öncelikle, söz konusu varlık grubunun adı olan Cassiopaea/Cassiopaeans ifadesini Kasyopya/Kasyopyalılar olarak çevirdim ve bu çevirileri yaptığım yaklaşık 10 yıllık sürecin başından beri bu hiç değişmedi. Sen bu tartışmanın başından beri bu ismi her defasında değil ama pek çok yerde şu çarpık şekillerde yazdın: "Kasapyoyalılar, kasapyopya, Kasayopya, Kasayopyalılar". Bu kadar pozitiflik, saygı-sevgi, objektiflik taslamamış olsan çok umrumda olmazdı ama ciddi bazı çelişkili davranışlarına ayna tutmam gerektiği sonucuna varıyorum. Kaynağın kendisini sevmediğin gibi 10 yıldır Türkçede karşılığı olarak kullandığımız "Kasyopya" ifadesini beğenmiyorsan istersen İngilizce metinlerde geçtiği şekliyle orijinalini yaz, ama hangisini kullanırsan kullan, "saygılıyım, sevgiliyim, dürüstüm, objektifim" diyorsan lütfen şu ismi "olduğu gibi" kabullen ve kullan. Saygı duymuyorsan duymadığını, bu konuda özen göstermekten aciz veya buna ciddi oranda isteksiz olduğunu açık açık söyle.

Bir önceki mesajda K bilgileriyle ilgili apaçık yanlış ve yanıltıcı bir beyanını vurguladım. Sadece "Konsorsiyum" kelimesini Konsensus diye algılayıp kullanmanı kastetmiyorum ama bu vurdumduymazlık, bu dikkatsizlik bile bir önceki ve daha sonra belirteceğim hususlarla birlikte düşünüldüğünde algılama ve yargılama süreçlerinde çok sağlıklı olmayan motivasyonların varlığına işaret ediyor. O alıntıda Kasyopyalılara hiç söylemedikleri birşeyi söylemişler gibi isnat ettin. Daha dün geldiğin bir forumda, o forumun üye ve müdavim takipçilerinin son derece saygı ve sevgi duyduğu, yıllardır yararlandığı bir kaynağı hem henüz doğru dürüst okumadığını defalarca söyleyip hem de "şüphe ve sorgulama" adı altında apaçık "karalayıcı", "yaftalayıcı" ve "yanıltıcı" beyanlarda bulundun. Bu acelecilik niye, bu hoyratlık niye? Objektiflik bunun neresinde? Saygı-sevgi bunun neresinde? Başta sana anlayış göstermeye çalıştım, "sorun değil, acele etmeye gerek yok, metinleri yeterince okuduktan sonra daha bilinçli bir şekilde konuşur, tartışırız" dedim ama hiç oralı olmadın. İki satır birşey okuyup, onu da yanlış okuyup/yorumlayıp son derece yanıltıcı ve saldırgan bir şekilde ahkam kesmeye giriştin. "Kesin yargım değildir, sonradan fikrim değişebilir" gibi bahaneler bu davranışlarındaki saygısızlığı, subjektifliği, agresyonu kesinlikle ortadan kaldırmaz. Yüce tevazunla en son "Size çekici gelen bilgilere, hislerle devam etsin herkes.... gerçeklerle baş başa bırakıyorum." gibi ahkamlar kesmekten de geri durmamışsın.

Alıntı Yap
Ben olmasını arzuladığım gibi neden göreyim ki?

Şişkin egon nedeniyle (en azından bu tartışma konusunda).

Alıntı Yap
Bunun için onlara karşı bir sempatim veya antipatim olması lazım

K bilgilerini "en azından şu anki algın, sezgin itibariyle" (!) kuzu kılığında kurt gibi bulduğunu söylüyorsun, sonra da kalkmış "antipatin" bile olmadığını söylüyorsun. Sinsi bir şeytan görüyorsun, korkutma, ürkütme, aldatma amaçlı etkilerine maruz kalıyorsun, o kaynağa söylemediği şeyler isnat edecek kadar aceleci ve egosal bir şekilde yargılamaya, saldırmaya girişiyorsun ama bu arada o kaynağa hiçbir antipati duymadan mı yapıyorsun bunu? Bu kadar duygusuzluk, bu kadar objektiflik, pes...

Alıntı Yap
neden Ra veya başka kanallıklarla ilgili böyle tespitlerde bulunmuyorumda onlarda bulundum, bunu sorabilirsin?

Bu konuda kendini KH güçlerine kullandırtıyorsun. Senin Kasyopya bilgileriyle ilgili şahsi egosal yargılarınla örtüşüyor çünkü onların düşünce ve tepkileri.

Alıntı Yap
negatif varlıkların seni etkilemeyeceğini düşünür, inanırsan onlara izin vermemiş olursun ve kendini korursun.

mutlaka bilirsin kaçırılan varlık ruhsal planda ve bilinçaltında kaçırılmasına izin vermiştir mutlaka...


bunu dedikten sonra şunu diyorsun:

Alıntı Yap
Köleleştirilmeyi özgür iradeleriyle ruhsal olarak izin verdiklerinden ve bu evet kesinlikle doğru... Ama illüzyondan ve negatiflikten bahsediyorsak negatif bir şey bu.

İşte negatif birşey olduğu için K'lar ve yine Ra KH güçlerinin insanlar üzerinde çevirdiği negatif süreçler hakkında bilgi veriyorlar.

Alıntı Yap
Omni, P'taah, Ramtha, Abraham vs. gibi varlıkların aktardıklarında neden yok bunlar? Düşünüyorum ve cevap: pozitife odaklı olmamızı isteyen pozitif varlıklar oldukları için, Bu kaçırma/işlem görme olayında Dünya dışı varlıkla diğer insanın kendi aralarında yaptıkları bilinçli veya bilinçaltı anlaşmaları sonuçta ve bizi negatif etkilememesi için anlatmıyorlar ve pozitiflerin geneli böyle diye düşünüyorum.

Kimse seni zorla bu foruma getirip KH güçlerinin insanlık üzerinde çevirdiği işlerin ayrıntılarını okumaya ve tartışmaya zorlamıyor. Ama sen K bilgilerinde (tıpkı şu veya bu ölçüde Ra Bilgilerinde de olduğu gibi) bu tür konuların da ele alındığını bildiğin ve K bilgilerinden hoşlanmadığın halde bu forumda K bilgilerini bu negatif konuları ele alıyor diye yargılıyorsun ve bu kaynağa şu veya bu ölçüde güvenen, sayan, seven, yararlanan insanların tuzağa düşmüş zavallılar olduklarını düşünüp acıyor musun? Kurtarmaya mı çalışıyorsun? Birkaç satır okuyup, onu da kafana göre çarpıtıp nasıl da bir çırpıda çözdün Kasyopyalıları ve Kasyopya bilgilerini ve o bilgilerden sevgi ve saygıyla yararlananların zavallılığını!

Alıntı Yap
Şunu unutmamak gerekiyor: Acıyı yedirmek için sandiviç tekniği vardır, ekmekleri güzellikle yaparsın içine acıyı koyar öyle yedirirsin... 10 tane güzellik koyar içine hemde öyle bir afilli negatif mesaj/bilgi koyarsın ki O 10 tanenin hakkından gelir 100 tanesine de bedel olabilir. O yüzden madem gerçekleri konuşuyoruz, bende bunu belirtiyim.

Baştan sona okuyanlara şöyle özelsiniz, böyle güzelsiniz, şöyle meleksiniz diye egolarını şişire şişire balona çevirdiği New Age salaklarının ve profesyonel şeytanlarının eleştirisi o söylediğin, Kasyopya Bilgilerinin değil.

Alıntı Yap
Anlıyorum, ve yine sormak istiyorum merak ediyorum sizce 4B veya 5B bir KH varlık nasıl bir kanallık yapar? neleri konuşur, nasıl konuşur? nasıl etkisi altına alır? Fikriniz düşünceniz yada bilginiz mutlaka vardır? örnek verebilir misiniz ? Merak ediyorum ve teşekkür ediyorum.


Alıntı Yap
Ve ben gerçekten hala merak ediyorum negatif varlıklar nasıl dialoglar kurarlar 4b veya 5b'tan insanlara kanallık yaparak? Nasıl olabileceğini düşünüyorsunuz ? Örnekte vermiştim, sizin düşüncelerinizi merak ediyorum, amacım kendi doğru mu kanıtlamak değil asla. Gerçekten belki de yanlış düşünüyorumdur.


Alıntı Yap
Ayırt etmek açısından birkaç kere sorduğum halde negatif varlıkların kanallamalarında nasıl konuşacaklarına, nasıl yaklaşıp etkisi altına almaya çalışacaklarına, usluplarına dair bir cevap ve örnek alamadım kimseden? Bana bunun cevabını verebilir misiniz? Yukarıda birkaç kere detaylı bir şekilde örneklendirdim kendime göre olanını... Sizlerinde ayırt edişini, yorumunu merak ediyorum? Artık son kez soruyorum ve gerçeklerle baş başa bırakıyorum.

Sen bu foruma soru sormaya değil, sadece new age egosuyla kaplı yüce bilgilerini onaylatmaya gelmişsin. Kusura bakma, biz K bilgilerinden biraz aşılıyız bu sevgi soslu new age uyuşturucularına. K bilgilerinden hoşlanmama nedeninin de tamamen bundan kaynaklanıyor.

Bir_Den_İz

#44
Sorgulama başlığı altındayız, sorguladım KENDİMCE farkettiklerimi paylaşmak istedim. ''Kendimce'' kelimesini kullanmamın amacı da: Yani bu bana göre bu şekilde. Ve gerçek veya doğru olduğunu iddia etmiyorum, benim gerçeğim, benim farkındalığım bu. Kasyopya yazarken kaç kere harf hatası yaptım vs. farkında değilim aynı hataları pleaides yazarkende yapıyorum çünkü klavye veya telefonda hızlıca yazarken bu şekilde oluyor. Konsensus vs. konusunda da olay konsensus vs. değil ordaki verilenin özü... Ben kelimelere harflere takılmıyorum. Ayrıca hiçbir kanalın, varlığın fanatiği değilim haklarında negatif vs. dediklerinde saygımı bozup ithamlarda bulunarak korumam, sadece kendimce bildiğim gerçekleri bazende SAFÇA, karşımdakinin anlamak istemediğini anlayamadan kavrayamadan anlatmaya çalışabilirim...

Ego konusunda şişkin ego vs. terimleri hiç hoş değil, dışardan her şey görünüyordur zaten muhakkak, ben bendeki egomun ve derecesinin farkındayım, zaaflarımında öyle... Ve ermiş, bi noktaya gelmiş biriyim gibi bir iddiam yok, belli bir bilgi ve deneyimlerim var bunları açıkladım. Yani hiç mi sorgulamayalım? Hiç mi konuşmayalım, ya da tek gerçek sizin gerçeğinzi mi olsun ? ya da tek doğru sizin doğrunuz mu olsun? ya da ben peki bazı şeyleri anlamıyorum ama siz her şeyi doğru mu anlıyorsunuz negatif bilgiler konusunda. İşte şu andaki gibi hala safça birşeyleri farkettirmeye uğraşıyorum, biliyorum olduğu gibi kabul etmem gerekiyor bu durumu. Haklı haksız tarışmasına gidiyor ve negatif ithamlar, uslupların olduğu bir sohbete dönüşüyor. Yani ne konuşuyoruz ve yaptığımız şeye bakın...

Sevgiler diliyorum ama sevgi pıtırcığıyım aşmışım anlamında değil. Artık siz nasıl anlıyorsanız öyle sevgiler gönderiyorum. Ne yazsam eleştirildim ve kişiselleştirildim. Bende konuştuğumuz konular odak noktası olsun isterdim ama artık yorumu okuyanlara bırakıyorum.
Herkes ve Her Şey Bir\'dir, aynı varlıktır, bu gerçeğin dışındaki her şey yine aynı gerçeğin/gerçeğimizin deneyim için yarattığı illüzyondur.