Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

"Anlatmak Zamanı"

Başlatan kerem, 24 Eylül 2022, 16:53:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

sybleman

#60
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

Bozadi bahsettiğin şekilde bir gri avukatlığı yaptığını gördüğün kaynak varsa incelemek isterim doğrusu.

Griler tarafından yürütüldüğü bilinen "melezleme" programının insanlığın iyiliği için olduğuna dair açıklamalarından biri:

https://www.youtube.com/watch?v=jkbWkgSorgk

Bu "Anlatmak Zamanı" programında uzaylılarla temasını anlatanların hemen hepsi de Grilerden bahsediyor. Ve Kolbaşı, yaşanan deneyimler ne kadar travmatik, işkenceli olursa olsun, sürekli olarak olayın ardındaki varlıkları pozitif niyetli olarak betimliyor. Aşırı işkenceli bir durumdan bahsedilirse, "hayat planınızda buna izin vermişsinizdir" deyip geçiyor. İnsanları kaçıran, genetik deneylere sokan, türlü türlü işkenceler yapan, travmalara uğratan bu varlıkların asla kötü niyetli olamayacakları şeklinde açıklamalar yapıyor sürekli olarak.

OO evet bu videoda gerçekten grileri güzelleme yapmış. Buna denk gelmedim. Dikkatli takip etmek lazım gerçekten.

Hele ki bu işlere yeni bulaşan biri olarak, çok temkinli gitmeye çalışıyorum. Fidelista da uyarmıştı zaten, ondan sonra daha dikkatli okumaya çalıştım.

Ama karşı tarafında ne yaptığını bilmemiz lazım. Bilmeden safları kuvvetlendiremeyiz diye düşünüyorum.

sybleman

#61
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem

Gezgin kavramı Ra'da geçiyor temelde sybleman,çok önemli bi kavram çünkü Ra'nın verdiği rakama göre neredeyse dünya nüfusunun %1'i gezgin. Her 100 insandan 1'i gezgin yani,teorik olarak. Epey yüksek bir rakam. Velhasıl sen de gezgin olabilirsin, üst yoğunluklardan dünyaya bedenlenen varlık anlamına geliyor,buraya yardım amaçlı. Bildiğim kadarıyla gezgin olup olmadığının direk test etmenin bir yöntemi yok çünkü bilincinle bilinçaltını(bu geçmiş yaşam anılarını da içeriyor) ayıran bir "perde" oluşturuyor 3.cü yoğunluk deneyiminin temelini. Velhasıl bu forumda ilk paylaştığın deneyimler bana gezgin olabileceğini düşündürtmüştü zira BH varlıkları rüyalar yoluyla ya da çeşitli şekilde "uyandırmaya" çalışıyor gezginleri anladığım kadarıyla. Gördüğün rüyalar geçmiş yaşamlarına ait ise,bu geldiğin yere ait bir işaret olabilir sana gönderilen,bir selam çakma gibi. Tabi illa bu anlama gelmek zorunda değil.

Ra'yı tamamen okuyamadım, ilk iki kitabı okumaya çalıştım ama atlayarak gittim doğrusu. O kavramı da araştırdım. Evet olabilir, bana da benzer geldi. Çocukluktan beri çok tuhaf şeyler yaşadım. Geçmiş yaşam bilgileri de çok yoğun geliyor bu aralar. Çözmeye çalışıyorum ben de. Ve sadece geçmiş yaşam değil sanırım olası gelecek/parelel zamanları da görüyorum simgesel veya benzeri şekilde.

Bir de son yaşadığım deneyimi katınca. Resmen hayat amacımı bulmamı sağladı, çok ilginçti son süreçte yaşadıklarım. Çok büyük bir rahatlık yaşadım bugün, oyundaki ilk leveli atlamış gibi hissediyorum. Nasıl görmemişim, bir sürü belirtiyi. En sonunda gözüme soktular resmen, hala anlamayınca.

https://www.baskalarinahizmet.com/ruyalar/t3367/

bozadi

#62
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem

https://www.youtube.com/watch?v=jkbWkgSorgk

İlginç bi yorum gerçekten, pek ikna olmamış gibi görünüyor kendisi de.
Bana söz konusu varlıkların dünyadaki "sözcüsü" sıfatıyla "brifing" veriyor gibi göründü.

bozadi

#63
Arkadaşlar bu tartışma başlığını "Kanal Bilgileri" üst başlığından "Sorguluyoruz" üst başlığına taşıyacağım birkaç saat içinde.

bozadi

#64
Konuyu "Sorguluyoruz" bölümüne taşıdım.

bozadi

#65
arinmak; desteğin için teşekkür ederim :)

Qui; insanlığın durumuyla ilgili celse alıntın çok isabetli oldu. Ve Kolbaşı'nın da bu ölümcül ilüzyondan nemalananlara hizmet ettiğini düşünüyorum. Gafletten uyanmasını dilerim. Uzaylılarla bu kadar ilgilendiği halde binlerce yıldır insan hayatında zaten bariz rol oynayan, insan "genetiğine" müdahaleler yapan, Atlantis'e, Sümer'e ve başka bölgelere inip insanları doğrudan yönetmiş, bir sürü araştırma ve yayınların konusu olmuş Reptilyan dünyadışı varlıklar konusuna körlük taslaması ne kadar ilginç değil mi? Ufolojide Reptilyanların Grilerle bağlantısına dair önemli bazı tespitler yapılmış olmasının da bu kasıtlı görmezden gelmeyle ilgisi var muhtemelen. Hele ki K'ların açıklamaları da düşünülürse...

sybleman; Ra'yı iyice okuduğunda, Kolbaşı'nın paha biçilmez bir spiritüel ve ufolojik rehber olan bu kaynağı gündeme getirmekten veya hiç değilse değinmekten bile neden sakındığına dair önemli bilgilerle karşılaşacaksın. Kolbaşı'nın diplomatik arabuluculuğunu yapmakta olduğu uzaylıların bir KH grubu olması gibi.


sybleman

#66
O kadar ince bir çizgi ki. Dikkatli bakmayınca gerçekten kim kimin tarafında anlamak bazen gerçekten zor.

Dini alimler, Deccal ile Mesihi ayırt edebilmek için dua ederlermiş.

Çok zor bir algı. En çok korktuğum şey. Yanlış olan bir şeye doğru olarak inanıp devam etmek. Doğru yolu bulmak için umarım gerekli yolları seçeriz, yanlış olanları anlayıp uzak durabiliriz.

Bu kavraşıya sahip olabilmek lazım.

Sizin buradaki yorumlarınız benim için o kadar değerli ki. Bazen tekrar tekrar okuyorum.

bozadi

#67
Erhan Kolbaşı'nın uzaylılarla ilgili tavrının olası temel nedenlerinden birine dair bir fikir çağrıştı zihnimde.

https://youtu.be/mOV5GzMEVG8?t=510

Bu videoda (sonlarda), Kolbaşı'nın "Alemlerin Rabbi" kavramıyla ilgili bir açıklaması var ve videoyu hazırlayan şahıs Kolbaşı'nın bu kavramla ilgili açıklamasının Kuran'a aykırılığına dikkat çekmeye çalışmış.



bozadi

#68
Erhan Kolbaşı sanıyorum ki İzmirli ve muhtemelen koyu Atatürkçü bir aileden geliyor; en azından şahsen kendisi. Atatürk'ün yüksek bir varoluş seviyesinden dünyaya geldiğine, özel psişik yetenekleri olduğuna dair bazı açıklamaları var videolarından birinde. Ki şahsen ben de bu konuda farklı düşünmüyorum.

Türk ruhçuluğunda da Atatürk'ün dünyaya, daha doğrusu Anadolu'ya özel ve yüksek bir misyonla geldiğine dair açıklamalar var. Bildiğim kadarıyla ruhçuluktaki "Özel vazifeli toprak olarak Anadolu" anlayışının oluşmasında da Atatürk'ün, Kurtuluş Savaşı'nın çok önemli, birincil bir yeri var.

Ve Atatürk'le ilgili bildiğimiz şeylerden biri de, İslam (ve sanırım genel olarak "dinler") konusunda biraz "ikili" oynamak zorunda kalmış olması. Yani, bazı açıklamalarından anlaşıldığı kadarıyla, İslam da dahil olmak üzere dinlere pek sıcak gözle bakmıyor gibi. Ama sonuçta bu topraklarda İslam'ın epeyce kök salmış olmasından dolayı, yani İslam inancını/düşüncesini ortadan kaldırma gibi bir imkanı olmadığı için, yürütmeye çalıştığı aydınlanmacı harekete en uygun İslami görüşleri veya yorumları desteklemeye yönelik de bir eğilim sergilediğini algılıyorum.

Erhan Kolbaşı deist veya ateist midir bilmiyorum ama uzaylılar konusunda anlattıklarına baktığımda, zaman zaman bir "yaradan" fikrinden bahsetmesine rağmen, hayata İslami bir bakışı olmadığını algılıyorum. Nitekim yukarıdaki videoda da geleneksel İslami/Kurani anlayışla çok çelişen bir görüş ifade etmiş. Bu görüşte elbette Türk ruhçuluğundaki çeşitli görüşlerin de etkisi vardır. Yanlış hatırlamıyorsam ruhçulukta dinler çağının geride kaldığı veya kapanmak üzere olduğuna dair bir görüş vardı. Yani reddedilmiyor, karşı çıkılmıyor ama özel olarak benimsenmiyor da. Yani hayata, varoluşa din perspektifinden bakılmıyor. Ruhçulukta geleneksel İslam/Kuran anlayışıyla hiç uyuşmayan bir sürü kavram veya kavrayış var. Elbette "yorumlar" yapılarak bir "uyumluluk" oluşturuluyor bir ölçüde.

İşte, Kolbaşı'nın uzaylılarla ilgili anlatımlarına, anlayışına baktığımda, genel olarak dinlere ve özel olarak da İslam'a oldukça mesafeli olduğuna dair bir izlenim ediniyorum. Atatürkçü olması ve Atatürk'ün İslam konusunda karşılaştığı zorlu durumun da etkisiyle, dine karşı ciddi bir antipatisi de olabileceğinden şüpheleniyorum. Başkalarının bu konudaki inançlarına itiraz etmiyor ama kendisi muhtemelen çok farklı bir anlayışa sahip. Daha doğrusu, "dinler çağının tamamen geride bırakılması" konusunda güçlü bir arzu duyduğunu tahmin ediyorum. Dinsel inanç ve görüşlerin aydınlanma önünde bir engel olduğunu algılıyor ve insanları "alıkoyup" çeşitli genetik deneylere sokan, eğitimlerden geçiren Grilerin, insanları dinlerden bağımsız, tamamen özgür bir çağa hazırladığını düşünüyor sanırım.

Kolbaşı'nın din konusundaki algısıyla ilgili olarak burada yürüttüğüm bu fikirler doğruysa, uzaylılardan medet umma konusunda "Denize düşen 'Yılana' sarılır." deyişini de örneklemiş oluyor gibi geliyor bana. Dinlere kızıp şeytani uzaylılardan medet ummak. Tabi söz konusu uzaylıların şiddetli KH eğilimlerinin ne ölçüde farkında bilmiyorum ama hiç farkında olmaması gibi bir ihtimal bulunduğunu sanmıyorum. Bence bu konuda hem kendini hem de çok sayıda başkasını kandırıyor ve tehlikeli mecralara sürüklüyor.

bozadi

#69
Dün gece fidelista'nın yeni açtığı bir başlıkta, "Mevlana acaba bildiğimiz gibi biri değil miydi, Moğol ajanı mıydı?" gibi sorgulamalar içeren bir haber veya video alıntısı yaparak konuyu gündeme getirdiğini görmüştüm. Bu konuya, bu iddiaya ilk defa denk geliyorum veya ilk defa hakkında en azından biraz araştırma yapma gereği duyacak kadar dikkatimi çekti. Dün gece biraz araştırma yapmaya başladım bile ve dikkatimi çeken olası açıklamalardan biri olarak şu sayfayı gördüm:

https://www.dunyabizim.com/hikmet/hz-mevlana-neden-mogol-ajani-degildir-h8753.html

"Yarın biraz daha araştırma yapıp konuya o şekilde yanıt vereyim." diye düşündüm ama şimdi o başlığın silinmiş olduğunu fark ettim. Eğer ben büyük bir dikkatsizlikle, farkına varmadan  silmediysem, fidelista kendisi silmeye karar vermiş olmalı.

Başlığı yeniden açarsa incelemeye çalışırız. Yoksa, şimdilik çok üzerinde durmaya gerek duymuyorum.

arinmak

#70
Holding ve holdinge bağlı şirketler ...
Din hassasiyeti fazla olana farklı tarife ...
Atatürk hassasiyeti olana farklı tarife ...
Milli hassasiyeti olana farklı tarife ...
Acı olmasın , dünya nimetleri , yiyelim içelim , sevişelim farklı tarife ... vs vs ...

2 tanesine hassasiyeti olana farklı tarife ...
3 tanesine olana farklı tarife ...
ortaya karişik tarife ...

kendilerini aştılar , liboşlara veya liboşluğa sıcak bakanlara bile tarife buldular :)

Holdingte her ihtiyaca , her hassasiyete , her düşünceye vs vs ... uygun şirket var.
Holding aynı , amacı belli , şirketleri belli , çalışanları belli.
Belli oğlu belli.


Aynı holdingin elemanlarını seçenek diye onumuze sunmuslar , beğendiğini seç al diyorlar. Memleket daha buna uyanamamış.

Oyun sahası eşitlendiğinde bakalım neler olacak

Holdinge kafam girsin ...

Oyun sahası eşitlendiğinde bakalım neler olacak.



Farklı ülkeler , farklı hassasiyetler , farklı değerler , farklı tarifeler , ama HOLDİNG AYNI

Holding yerine ; kh ,  negatif 3-4-5-6 b kh yi koydunmu işlem tamam.


 

sybleman

#71
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi


Erhan Kolbaşı'nın uzaylılarla ilgili tavrının olası temel nedenlerinden birine dair bir fikir çağrıştı zihnimde.

https://youtu.be/mOV5GzMEVG8?t=510


Bozadi buradaki düşünceni biraz daha açarmısın? Tam olarak sence nedir?

Burada şimdi anladığım kadarıyla K'larda Ra'da ve Pleiades de okuduklarım kadarıyla, 6bh vvarlıkların düşünce yoluyla mesela dünyayı oluşturdukları planladıkları gibi veriler geçiyordu. Türk ruhsal çevrede Kadiri Mutlak kavramı var. Özellikle Hakan Yedican çok kullanır oradan rastgelmiştim. Yani ilk yüce varlık, sonsuz bilgi kaynağı, yaratılmamış olan anlamında.

Ayrıca Mu'da da buna benzer bir tanım var. Birken 3 olmak gibi. Bir tanımdı. Yani aslında görevli melekler dediğimiz varlıklar yaratımda rol oynuyor, ama tabii tek yaratıcınıın iradesiyle, onlara verdiği yetki ile güç ile. Önce gezegenlerin oluşma süreci, sonra da tohumlanma süreci şeklinde.

Bunu kastettin değil mi?

bozadi

#72
Sevgili sybleman, o linkini verdiğim videoda, Erhan Kolbaşı'nın "Alemlerin Rabbi" ile ilgili yorumunun İslam'la hiç bağdaşmadığına dair bir eleştiri yapılmış. Buradan çıkardığım sonucu bir sonraki mesajımda açıklamaya çalıştım. Yani, bana göre, Erhan Kolbaşı dinlerin ve belki özellikle de İslam'ın aydınlanma önünde büyük bir engel teşkil ettiğini düşündüğü için, tıpkı "denize düşen yılana sarılır" deyişinde olduğu gibi, bu konuda uzaylılardan medet umacak hale gelmiş. Uzaylıların insanları dinden kurtacağına dair bir anlayışı var gibi geliyor bana. Ama bence ciddi bir hata yapıyor bu konuda.

sybleman

#73
Anladım demek istediğini bozadi. Evet. Belki de ilerleyen dönemde bir farkındalık yaşar ve fikrini değiştirir.

kerem

#74
Herhangi bir ruhçu baştan "uzaylılardan medet" umuyor zaten bozadi. Sen ya da ben bunun dışında değiliz, yahut bu kaynakları takip eden herhangi biri. Hepimiz çok kısıtlı bir bilgi havuzu içerisinde adeta evrenden yalıtılmış bir fanus içerisinde,bize bu fanusun dışından geldiği söylenen mesajlar manzumesine muhatabız,tüm bu belirsizlik içinde yolumuzu bulmaya çalışıyoruz.
Kolbaşı'nın dine karşı olumsuz bir tavır takındığını düşünmüyorum,Türk ruhçuluğu islam'la ruhçuluk bilgisini bağdaştırmayı başarmıştır bence yüzeyde,İNK,sadıklar planı gibi kaynakların da özellikle İNK,6.yoğunluktan gelmeleri çok muhtemelen olmalarına rağmen "negatifliği" kasıtlı olarak es geçtiklerini düşünüyorum. İslam'ın hakim olduğu bir topluma evrende negatif bir kaynağın olduğu hatta olabileceğini ima ederseniz,negatifliğin çalışma mekanizmalarını,dayandığı temelleri anlatırsanız o toplumun üzerine dayandığı temelleri direk sarsarsınız,bir sentez yahut gelişme de çıkmaz ordan,direkt çok sağlam bir direnç gelişir aksine. Ara geçiş,uzlaşmayı üretecek kavramlarla yaklaşmalısınız kısacası. İNK,yahut Ruhselman literatüründe yapılanın da bu olduğunu düşünüyorum,bunlar basit konular değil,tabir-i caizse bam teli noktası.
Ra'nın muhatap olduğu Hristiyan bir kitleydi,bir Hristiyanla iletişim kurmakla bir Müslüman yahut yahudi'yle iletişim kurmak arasında dağlar kadar fark vardır,Hristiyana "negatif"i tanıtmanız problem değildir o kadar lakin Müslüman ya da Yahudi, dayandığı temel ilkelerin negatif olabileceğini kabul etmez,etmek istemez. Velhasıl zaten bunun için negatif Ra'da var İNK'da değil. Bilmem anlatabildim mi..