Haberler:

🎉 BaskalarinaHizmet.com 17. Yaşında! 🎉

Ana Menü

"Anlatmak Zamanı"

Başlatan kerem, 24 Eylül 2022, 16:53:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

kerem

#30
Programda hikayelerini anlatan insanlardan birçoğunun ortak özelliği de psişik yeteneklerinin çok kuvvetli olması. Çok kuvvetli bir duru görü yeteneklerini var.Bu insanlarla temas kuranlar KH ise,neden özellikle bu tip insanları seçiyorlar,belirli bir sebebi var mı sizce?

bozadi

#31
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem

Programda hikayelerini anlatan insanlardan birçoğunun ortak özelliği de psişik yeteneklerinin çok kuvvetli olması. Çok kuvvetli bir duru görü yeteneklerini var.Bu insanlarla temas kuranlar KH ise,neden özellikle bu tip insanları seçiyorlar,belirli bir sebebi var mı sizce?
4KH güçlerinin "insan seçmesi" mevzusu, içinden çıkamayacağımız kadar karmaşık bir konu olabilir, meselenin ayrıntılarına dair ciddi bilgi eksikliğimiz nedeniyle.

4y tamamen telepatik bir yoğunluk. Ve bizim üstün psişik yetenek dediğimiz şeyler 4y'nin doğal yapısında mevcut diye algılıyorum.

4y ile iletişim ve etkileşimler yoğunlaştıkça, telepati ve diğer psişik yeteneklerde artış olması da doğal bir sonuç olacaktır diye düşünüyorum.

Burada kısaca yorumladığım programlarda Kolbaşı'nın karşımıza çıkardığı insanlar öyle çok da KH eğilimli tiplere benzemiyor, her ne kadar görüntü yanıltıcı olabilecek olsa da. Temelde az-çok BH eğilimli olup da aldanan, bu uzaylıları ve projelerini pozitif sanan (veya "sanmak isteyen") tiplerden olabilirler. Bizzat bu nedenle öne çıkarılıyor da olabilirler, "reklam/aldatma" amaçlarıyla. Benim şu anda kafamın hiç basmadığı çok karmaşık süreçler de dönüyordur illa ki bu olaylarda, BH-KH kutbiyetleri veya güçleri arasında.

Bir de şu var ki, ben bu insanları yargılayıp "bunlar KH projelerine hizmet ediyor" diyorum ama "benim" bu projelerde şu veya bu düzeyde bir rol oynamadığımın ne garantisi var diye kendime sorduğumda, çok emin bir şekilde "bu imkansız" diyemiyorum. Buna dair herhangi bilinçli bir anım, bilincim yok ama bu çok da mana ifade etmiyor. Yani örneğin "kaçırılmıyor" veya "kaçırılamıyor" olma gibi bir vasfım olmadığından şüphem yok. Celselerde bu konularda söylenenlere bakılınca, kimsenin "kaçırılamazlık" gibi bir özelliği olamayacağı sonucu çıkıyor ortaya. Kaçırılmanın ötesinde şeyler olduğuna da şüphe yok sanırım. Çünkü zaten mesele sadece bir 4KH gemisine veya merkezine "götürülmek" değil. KH eğilimlerimiz ölçüsünde bilincimize şu veya bu düzeyde sızıp üzerimizde bir sürü işlem, bir sürü programlama yaptıkları kesin. Önemli olan bunların uzunvadede ne ölçüde tuttuğu. KH ve BH kutbiyetlerimizdeki artış ve azalma durumları. Bu da ancak kendi en içsel, samimi içgözlemlerimizle, sezgilerimizle değerlendirilebilecek bir husus.

bozadi

#32
Bu "temasçıların" bir kısmının hem BH hem KH varlıklarıyla teması olabilir. Bu deneyimlerin tümü üst yoğunluklara ait deneyimler olduğu için, 3y'nin kendine özgü sınırlılıkları, farkındalık eksikleri ve egosallıkları nedeniyle bu deneyimler doğru dürüst birbirinden ayırt edilemiyor olabilir, tümü aynı güçlerle yaşanıyormuş gibi bir algıya kapılınabilir. Bir de KH varlıklarının hem psişik, hem de fiziksel, kimyasal, duygusal yollarla bilinç bulandırma ve programlama yetenekleri düşünülürse, bu mesele bazen oldukça sıkıntılı durumlar doğurabilir az-çok BH eğilimli "temasçılar" açısından. Yine de bu aldanma/aldatılma mevzusu her bireyin uzunvadede kendi deneyimlerini, yolunu, kaderini belirleme onurunu/sorumluluğunu değiştirmez. Bir kere aldanırsın, iki kere aldanırsın... Eninde sonunda görmen gerekeni görmen ve seçim yapman gerekir. Hayat tüm seçimleri destekliyor bir şekilde. Çünkü herkes Tanrı'nın, mutlak varlığın, mutlak bilincin, mutlak gücün bir parçası ve kendisi.

bozadi

#33
Buradan şu sonuç da çıkarılabilir sanırım: Hepimiz "temasçıyız" :)

gerçek tosun paşa

#34
Uzun döngüden kısa döngüye geçişin KH-BH arası kaymalarla ilgili olma ihtimalini çok yüksek görsem bile sanırım tüm deneyim şekilleri illa bir kutbiyet kaymasıyla yaşanmak zorunda değil.

Öte yandan her nedense gerçek BH deneyiminin 4Y de olabileceğine karşı bir düşünceye de sahibim ama olayı %100 olarak bilmemiz mümkün değil elbette hele ki üst yoğunluklar hakkında bilgilerimizin çok kısıtlı olduğunu düşünürsek ama celselerde de önerildiği gibi üst yoğunluklar hakkında konuşmayı çok yararlı buluyorum.

Bir de tgur'un söz ettiği gibi çift yoğunluklu bir deneyimin de mümkün olduğunu unutmamak lazım. Bu çift yoğunluk deneyimi daha çok bir ders seviyesinin sonuna gelindiğinde ortaya çıkan bir ihtimalmiş gibi algıladığım için 3YBH gezegenleriyle ilgili tahmin ve düşüncelerimle bu konuyu tutarlı seviyede eşleştirebiliyorum.

Kaçırılan veya bunu iddia eden insanların "kandırılma ve maşa olma" durumunu yok sayamayacak olsak bile belki özel yeteneğe sahip -gelişmiş ileri seviyeli ruhlar demiyorum- ruhlar olabilir ve bunlar pekala BH temelli olabilir. Örneğin; şifacılık gibi bazı özel yetenekler ruhun daha verimli tekamül deneyimleri yaşamalarına etki ediyor olabilir.

Bunun dışında UFOLOJİ konularına ilgi duyanların da kandırılma isteğinin çok büyük bir özelliği olduğunu düşünüyorum. Elbette tüm temasçılar bu fanteziye sahip olmayabilir ama kandırılmak için can atan çok ciddi sayıda bir kitle var.

Bana kalırsa insanın fıtratı kandırılmaya can atan bir yapıda zaten. Bunun manipüle edilmesi çok net bir KH planı gibi duruyor.

Her verinin, ele alabileceğimiz her olgunun yapbozun bir parçası olduğunu görmezden gelemeyeceğimizi düşünüyorum. Basitçe "kandırılma" dediğimiz UFOlarla ilişkilendirilen bu durum günümüzde hem monoteist algı hem de çok çeşitli görsel ve yazılı yayınlarla desteklenmekte ve insan sürekli bir "muhtaç" rolüne yakıştırılmaktadır.


Programlamanın ve üzerimizde uygulanan "deneyin" hem içerden hem dışarıdan sürekli olduğundan şüphe duymuyorum. Bunun sebebinin de bozadinin de dediği gibi ki bu her türlü celse metninde defalarca işlendi, dünya insanlığının sömürülmeye ve sömürmeye duyduğu mükemmel ilgi ve mevcut sisteme muhtaç hissetmesinden kaynaklıdır diye düşünüyorum.

Ana enerji kaynağının maddeleştirilip metaryal haline getirilmesi üzerinde kilit bir programla evresi geçirildiğini düşünebiliriz. İşte bunlar yapbozun ana parçalarıdır. Nasıl KH zamanında kristalleri Atlantis için ana enerji kaynağına çevirdiyse şu an içinde olduğumuz kozmik süreçte bunu basitçe paraya evrilmesini gördük, görüyoruz, göreceğiz.

Konuyu birden buraya getirme sebebim zaten KH programlamasının içinde bir MATRIX'te olduğumuz düşünülürse bazı deneklerin incelenmesi çok ilginç olmayacaktır. Fakat bu gerçeklikte yaşadığını ve bundan rahatsız olduğunu düşünenler için etkinin içerden dışardan nereden yapıldığının bir önemi olmadığını zaten "etkinin kendisinin" sorun olduğunu anlaması gerekiyor diye düşünüyorum. Yani biz zaten bir KH dünyasında var olarak olağan süreçleri kabul etmiş oluyoruz. Burada mesela kaçırılmaktan vs. çok öte.


Çok fazla dikkat dağıtan etkenin olduğu bu dünyada BH kaynaklı ya da bu potansiyele sahip bir enerjiyi depolamak veya koruyabilmek çok zor. İşte bilgi aslında bu enerjinin kesilmesi noktasında bir koruma görevi görüyor. Diğer tüm uygulama ve disiplinler kişiden kişiye farklılıklar göstererek belirli kutuplar için enerji biriktirmeyi içeriyor. Burada zor olan sitemin kendisinden, varlığın kendisine maddi ve manevi tüm kaynağın KH enerjisiyle bir döngüye hapsedilmiş olmasıdır.

Fakat insanlık sürekli olarak yanılan bakış açılarıyla meselenin kendisine değil yere düşüp patlayan kavanozun içinden saçılan sırçalara ve kum tanesi büyüklüğündeki kalıntılarına odaklanmayı daha samimi ve kayda değer bulmaktadır. Ben dahil.

gerçek tosun paşa

#35
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem

Programda hikayelerini anlatan insanlardan birçoğunun ortak özelliği de psişik yeteneklerinin çok kuvvetli olması. Çok kuvvetli bir duru görü yeteneklerini var.Bu insanlarla temas kuranlar KH ise,neden özellikle bu tip insanları seçiyorlar,belirli bir sebebi var mı sizce?

Heralde onlarca ufo dosyasını okumuş, incelemiş ve izlemişimdir. Ra ve Kas. celselerinden de yola çıkarak vardığım kanı hiç bir psişik yeteneği ve mevzu bahis konulara ilgisi olmadığı halde bu deneyimleri yaşadıktan sonra belirli psişik yetenekler geliştirdiklerini iddia eden çok var.

Yani bu deneyimleri yaşayan kişilerin psişik olarak yetenekli olduğuna dair özel bir izlenimim yok. Aralarında bu yeteneklere sahiptim diyenler var ama orantısal olarak yüksek seviyede olduklarını düşünmüyorum. Tam tersi deneyimlerden sonra farkına varanlar ise göze çarpacak şekilde çok fazla.

Okuduğum bazı kitaplar, videolar ve Laura'nın anlattıklarından çıkardıklarıma göre psişik konularla ilgilenen ve üst yoğunluklarla iletişim kurmaya çalışan, kuran vs. insanlarda bu gelişebilen veya ortaya çıkabilen bir yetenek bu. Bu yeteneğin gelişmesi durumu hem Ra hem Kas ekibi için yaşanılmış bir durumken kişisel tecrübelerime göre de evet bu üzerinde ciddi olarak çalışılırsa bazı kişiler için fazlasıyla geliştirilebilecek bir yetenek olabilir.

Qui-gon jinn

#36
Yeniden başladığım çalışmam da karşılaştığın bir aktarımın konu ile alakasını hissettim ve faydalı olabilir düşüncesi ile paylaşmak istedim. Hepinize sevgiler.

C: Karanlık güçler her zaman zincirdeki en zayıf veya en hassas halkalara saldırır. (17 Ocak 1998)


kerem

#37

sybleman

#38
Evet ben de dün izledim bu bölümü. Erhan Kolbaşıyı biraz sanki rol yapıyormuş gibi algılıyordum. Ama bu bölümden anladığım birşeyler yaşamış zamanında. Ama sanırım çok kendini ön plana çıkarmak istemeyen birisi gibi.

KH ve BH odakları konusunda daha temkinli yaklaşıyor. Onların da bir görevi var gibi. Olabilir, aslında doğru da. Bu bir görevse, pozitif ve negatif bir arada bir rol üstlendiler, bunu gerçekleştiriyorlar.

bozadi

#39
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem

https://www.youtube.com/watch?v=Dx3VbT-_acY
ilgilenenlere
Paylaştığın için teşekkürler kerem. Peki senin görüşlerin, izlenimlerin nelerdir bu video hakkında?

kerem

#40
Kolbaşı'nın iyi bir araştırmacı olduğunu düşünüyorum,şüpheci birisi. Türkiye'de bu konularda ciddiyetle çalışan pek birisi yok,ya da ben görmedim. Ve hem kendisinin hem de programa konuk gelen insanların çoğunun "gezgin" tabiatı var bence. Belirli bir misyonla,belirli bir eğilimle geliyorlar ve bir şekilde BH kaynaklı bir yönlendirme de oluyor hayatlarında. Attığım videoda anlatıyor bu tarz müdaheleleri Kolbaşı. Bir önceki bölümdeki konuğun anlattıklarında da benzer bir temas(kaçırılmadan bahsetmiyorum) vardı. Yani çeşitli yoğunluklardan BH burada olanları izliyor ve yeri geldiğinde müdahalede bulunuyor,bir nevi koruyor ve dengeliyor KH müdahelesini ya da saldırısını. K bilgilerinde 6.yoğunluk BH'nin insan şeklinde görünebileceğinden bahsedilmişti,Ra'da da var aynı istikamette açıklamalar.
Velhasıl BH'nin gezginleri destekleyici müdahaleleri(medyumluk dışında) olduğuna dair ipuçları var gibi geldi bana bu programda ve son attığım videoda anlatılanlara bakarak.

sybleman

#41
Son videosundan sonra dün bayağı bir eski videolarını izledim. Dediklerine katılıyorum kerem. Daha pozitif gelmeye başladı.

Gezginler konusunu daha önce araştırmadım. Sanırım pleides de bu konu daha çok değil mi? Her gezin temasçı mıdır? Bu konuya çok bakmadım açıkçası pleides e bir kez daha bakmam lazım gibi.

Bence ön yargısız bu tarz bilgileri okumakta zarar yok. Veya videoları. Özellikle çıkıp büyük bir cesaretle bunları anlatmaları. Gerçekten herkes yapamaz. Sonuçta aileniz çevreniz sizi yaftalıyor.

https://www.youtube.com/watch?v=gjpFhVivDhw
Bu videoyu izlemiş miydiniz? Buradaki şahıs doğru söylediği çok açık ve aklı başında bir insan. Bir doktorla beraber psişik obsesyon vakalarını çözümlüyorlarmış. Bu işi görev için yaptığı çok açık. Kanıt videoları da gösteriyor çok ilginç.

bozadi

#42
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem

Kolbaşı'nın iyi bir araştırmacı olduğunu düşünüyorum,şüpheci birisi.

"İYİ ARAŞTIRMACI" olmak, "ŞÜPHECİ" olmak... Bazı bakımlardan öyle belki ama çok önemli bir bakımdan hiç de öyle değil gibi, forumda bu konuda sürekli dikkat çekmeye çalıştığım gibi. Örneğin Ra'nın ufoloji alanında verdiği bilgileri hiç araştırmamış veya umursamamış gibi görünüyor. Veya Ra'yı (Pleyadeslileri, Kasyopyalıları) geçelim, kendisinin bizzat mensubu olduğu ufoloji alanında, dünya insanlığıyla uğraşmakta olan dünyadışı varlık gruplarının ve özellikle de Grilerin (daha doğrusu onları kullananların) negatif amaçlarla çalıştıklarına dair bir sürü bilgi, bir sürü uyarı, bir sürü mücadele var. Kolbaşı'nın kendisinin de yaptığı gibi Grilerin insanlığın iyiliğini düşündüğünü savunanlar da var elbette ama bunun tersi yönde de son derece dikkate alınmaya değer görüşler var, bu görüşleri savunan araştırmacılar, yazarlar var. Bu kadar kritik bir meselede Kolbaşı'nın Grileri adeta kendi ana-babasını savunur gibi savunması, pek de iyi bir "araştırmacılık" veya "şüphecilik" örneği gibi görünmüyor.

"Egzopolitika" kavramını ülkemize sokan, bunun derslerini veren, insanlığın dünyadışı varlık gruplarıyla olan ilişkisinin politikası, siyaseti konusunda uzmanlık taslayan birinin bu kadar kritik bir konuda ağır bir hipnoz etkisi altına girmişçesine hayatını bu varlıkların avukatlığına, kefaletine adaması hiç de iyi bir araştırmacılık, hele ki "şüphecilik" örneği gibi görünmüyor.

Egzopolitika denen kavramın asıl öncüsü olan ve zaten üstteki videoda kendisinin de zikrettiği "Dr. Michael Salla", insanlık üzerinde faaliyette bulunan negatif gruplardan da bahsediyor. Örneğin reptilyanlardan bahsediyor. Hitler'in reptilyanlarla işbirliği yapmasından, ufo teknolojisi vs. almasından bahsediyor. Videolarından birinde Grilerin (en azından "kısa boylu olanların") robot (dron) varlıklar olduklarına, başka bazı uzaylı varlıkların komutasında faaliyet gösterdiklerine değiniyor. Açıkça iyi veya kötü diye tanımlamıyor Grileri anladığım kadarıyla ama en azından işin içinde ciddi şüphe duyulması gereken yönler olduğunu vurgulamış oluyor diye düşünüyorum. "Uzaylılar" ve "siyaset" kavramları bir araya gelecekse, bunun en önemli yönlerinden biri savaş, sömürü ve egemenlik/imparatorluk teşebbüslerinin ele alınması olsa gerektir ama Erhan Kolbaşı hem bu işin uzmanlığını taslıyor, hem de bu işin en temel, insanlığı en çok ilgilendiren yönlerinden birine tamamen körlük taslıyor. Burada "çok tuhaf" bir durum var. İyi niyet potansiyeli taşımak bir şey, hipnoz etkisi altına girmişçesine KH gruplarının avukatlığını yapmak ise bambaşka bir şey.

Ufoloji dendiği zaman ilk akla gelen şeylerden biri Reptilyan uzaylılardır ve bu reptilyanların on binlerce (aslında yüz binlerce) yıldır insanlıkla uğraştığına dair tarihte, arkeolojide ve popüler kültürde bir sürü işaretler var. Peki bizim egzopolika uzmanımız bu konuda ne anlatıyor? Şimdiye kadar rastladığım videolarında, açıklamalarında gördüğüm kadarıyla "hiçbir şey". Bu nasıl uzmanlık, bu nasıl araştırma, bu nasıl şüphecilik?

Bu açıdan bakıldığında, Erhan Kolbaşı, Haktan Akdoğan vs, tam manasıyla "KUZU görünümlü KURT"luk yapıyorlar. Şeytani varlıkların "aldatma" planlarına hizmet ediyorlar.

sybleman

#43
Bir videosunda pleides lerin pozitif eğilimli bir ırk olduğundan bahsediyor. Verdikleri bilgilerin ruhsal ve güzel bilgiler olduğundan bahsetmişti. Ra veya kasyopyadan bahsettiğini duymadım. Ama yabancı kaynaklara gerek yok sadıklar planı var gibi bir konuşması olduğunu biliyorum.

Ben izlediğim kadarıyla şuanda kadar 5-6 video olarak izledim. Kitaplarını okumadım henüz. Sanki grileri olumlamıyor ama tarafsız kalmak istiyor gibi geldi.

Bir videoda da negatif tarafın bir planı olduğunu. Ama pozitiflerin planıyla bunların hepsinin bir gecede sıfırlanabileceğini bahsediyordu.

Genelde bütün varlıkların tekamüldeki varlıklar olduğundan vs bahsetti. Ve tekamül planı çerçevesinde izin verilmişse bunların yapılabildiğinden bahsetti.

Ama dediğim gibi gördüğüm videolar çerçevesinde. Bozadi bahsettiğin şekilde bir gri avukatlığı yaptığını gördüğün kaynak varsa incelemek isterim doğrusu.

Yanlız Ergün arıkdal ekibiyle birlikte çalışması ve sadıkları planı çerçevesinde gitmeleri konusu kafamda soru işareti olarak kaldı. Sadıklar planı şeklindeki anlatımları bana çok da doğru gelmedi. Yani kendi benliğimde sorguladığımda çok yakın hissetmiyorum.

Ama Türkiye çapında geniş bilgiler elde edilmiş gibi geldi. Temas yaşayanlar ve psişik özellikler gösterenlerle ilgili. Tabii bu bilgilere kaynak olan kişilerin ne kadar doğru ne kadar yanlış olduğu da tartışılır konumda.

Ben yine de kesin doğru inancıyla hiçbir kaynağı takip etmek istemiyorum. Kendimce doğru olduğunu hissettiğim yanlarını almaya çalışıyorum. Kendi deneyimlediğim şeylerle olan bağlantıları bulmaya çalışıyorum.

bozadi

#44
Sevgili sybleman, Kolbaşı'nın uzaylılarla ilgili tüm videoları, insanları kaçırıp üzerlerinde genetik/melezleme faaliyetleri yürüten varlıkların (Grilerin) insanlığa iyilik için bunu yaptıkları propagandası içeriyor. İzlediğin videolarda buna dair birşeyler duymuşsundur mutlaka ama Kolbaşı bunu öyle yumuşak, öyle sevgi sözleriyle sarıp sarmalayarak, yani öyle "sinsice" yapıyor ki, göze/kulağa sokmaktan ziyade dolaylı yollarla insanların bilinçaltlarına sabırla kodlamaya çalışıyor demek ki. Bu akşam müsait vaktimde örnekler bulup paylaşmaya çalışacağım.