Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü
avatar_Dionysos

Denemeler, Söyleşiler ve Söyleyişler

Başlatan Dionysos, 21 Nisan 2018, 16:44:32

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#120
Alıntı Yap
Şunu anlıyorum. Dördüncü yoğunluğa geçeceğiz (geçenler bir kısmımız) .İkincisi 4Kh'ın planları başarısız olacak. Dördüncü yoğunlukta oyun sahası da eşit olsun. Yine de hala geleceğimizin BH olduğu olacağı gibi bir açık ifade yok.. Yani şu olabilir her iki yönelim içinde açık şans/fırsat. Burası tamam. Yine de bu durumda bile evrimimizin geleceğimizin öncelikli KH ilerlemesi işaret ettiğini yorumlardım.

Bir kafa karışıklığı yaşadığını tahmin ediyorum ama tam olarak neyle ilgili olduğundan emin olamıyorum şu an için. Belki olası bir netleştirici bilgi (elimizdeki kaynakların anlatımına göre) şu olabilir: 4. yoğunlukta bir gezegen ya BH ya KH olabilir, karışık eğilimli olamaz. Yani, 4. yoğunlukta bir gezegende hem BH hem KH'ler birlikte yaşayamaz. Özellikle Ra'da bu konuda bilgi verildiğini hatırlıyorum ve Kasyopya celselerinde de bunun aksine bir bilgi verildiğini sanmıyorum. Yani Dünya 4Y ve BH olduğu zaman, 4'e KH olarak mezun olanlar (ayrıca Kertişler vs.) burayı terk etmek (kaçmak) zorunda kalacaklar. Bu konuda elimizdeki kaynaklarda verilen bilgi ve ipuçlarına bakarak konunun çeşitli yönlerini, olasılıkları tartışabiliriz elbette.

Dünyada 4'e geçişle birlikte "oyun sahasının eşitlenmesi", 4. yoğunluğa geçişin sadece en başlarında, geçici olarak yaşanacak bir durum. Yani KH'ler kaçmadan hemen önce yaşanacak olan durum. Yani, eğer biz 4'e mezun olup dünyada kalacaksak, bu ancak BH olarak mümkün.

"Evrimimizin geleceğimizin öncelikli KH ilerlemesi işaret ettiğini yorumlardım." cümleni çözümlemeye çalışıyorum. Kendin için BH olma fikrini / olasılığını pek yüksek görmüyorsun sanki. Doğru mu anlıyorum?

Dionysos

#121
Dostum yaş 45. Yaşam çemberlerimiz var. Daha bir kimse sanal yazışmalar da özel yazışmalar da ya da gerçek hayatta benim için hırs, kasma, karamsarlık vb. ifadelerini kullanmadı sen ilksin ve teksin ama dediklerini akılda tutacağım ve bunu söyleyen/söyleyecek başkaları da olursa özellikle kendimi düzenlemek için inceleyeceğim..
Özelde ise bunun tamamen bu sanal dünyanın bir yan ürünü olduğunu düşünüyorum...
Bana söylenenler..
Düşünen adam (üniversite yılları -genel dış tepki) (niye sürekli düşünüyorsun, ne düşünüyorsun. Bakırköydeki heykele benzetmeye kadar yapılan espri verilen tepkiler)
Sakinlik, durgunluk, aşırı sakinlik, gereksiz mutlu olma/sürekli mutlu görünme, kendi halinelik vb (iş ve çalışma hayatı ortalama dış tepki)
Umursamazlık ,kayıtsızlık, yaşamı boşvermişlik (şu an ki yakın aile tepkisi)
Zeka (ortalama arkadaş tanıyan tepkisi)
ve geneldir yani özel tepkiler, bir bir kaç değil...

Bunu da tekrar tekrar yazdığım için üzgünüm. Yazmak istemezdim..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#122
Alıntı Yap
Ben kabaca nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum ama buradayken bunlar elimizdeyken bugün bir şeyler yapılabilirse gelecekte onu yapmamış olmanın yükünü taşımak bunu duyumsamak istemezdim.

Bu bir özgür irade meselesi. KH bataklığından çıkmanın yolu BH olmak. Üzerinde durmamız gerektiğini söylediğim şey de bundan başka birşey değil. Bu forumun bundan başka bir amacı yok işin özünde. Ve BH adayı olmanın, BH'ye yönelmenin ne demek olduğuna dair celselerde bol bol bilgi verilmiş. Yukarıda uzun uzun yaptığım alıntılarda da bir sürü bilgi ve ipucu var bu konuda. Örneğin son yaptığım alıntıda K'lar Kertişlerin ellerini (etkilerini) üzerimizden çekmeleri için ne yapabileceğimize dair basit ve çok önemli bazı bilgiler vermiş. Mesele "pozitifleşmeyle" ilgili ve pozitifleşmemizin önünde duran başlıca engel, varoluşun doğası hakkında KH'ler tarafından bilincimize ekilmiş ve dünyadaki işkenceli koşullarla her gün pekiştirilmeye çalışılan yanlış, saptırıcı, korkutucu, acizleştirici telkinlerdir. Yani inanmakta olduğumuz bazı "yalanlar" var. İnanmakta olduğumuz yalanların yalan olduğunu anladığımız ve yalanların yerine gerçekleri koyduğumuz zaman, BH kutuplaşmamız önünde duran engellerden kurtuluyor olacağız.


Dionysos

#123
Benim için iş ortamımda sakin denir konuşmaz denir ketum denir. Bir laf ettiğinde de ettiği laf ... beklenmedik bir dumura uğratma .. gibi olma...
Tam olarak yıllarca böyle tanımlandım gözlemlendim. Dıştan...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#124
Biri benim için referanslık tanımlaması denen gibi dıştan tanımlama yaptığında

Sessiz suskun ağırbaşlı dingin vb ve (zeki değil) çok zeki ama suskun
Konuşkan olmama ..İlk tanımım bu...

Genelde bana gelen şey
Seni tanıyamıyoruz nasıl birisin tepkisi. Yeterince konuşmuyorsun
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#125
Dionysos, çevrendekilerin seninle ilgili yaptıkları yorumlar arasında sıraladığın "gereksiz mutlu olma/sürekli mutlu görünme" kısmı dikkatimi çekti. Bu yorumu en son ne zaman duydun? Yakın zamanlarda oldu mu? Mutlulukla ilgili burada paylaşabileceğin, paylaşmak istediğin düşüncelerin var mı?

Dionysos

#126
2012 lerden sonra K'ların içten olma, dürüst olma, kendini açık biçimde ifade etme, duyguları gizlememe dediği şeyi özel olarak yönelim yaptım. Yani kişisel bir biçim aramadım. Yani kendimi bunun için eğitim mi demeliyim neyse sürekli buna odaklandım... Özel bir ifade aramam..

İkincisi tıbbi olarak mani/deliryum, ilaç yoksunluğu ya da psikiyatrik vb tablolar adı alan şey oldu .Tanımını bilmiyorum.

Üçüncüsü sanal dünyayı bir tür sanal olma, anonim olma hayali karakter olabilme kendi sınırlamalarının ötesinde bir kurgu kimliği kişiyi gerekirse üretebilme ve olabilme olanağı olarak görürdüm çünkü çok fazla dışa kapalılık eleştirisi alırdım. Bunun dışında 2000 ler de gerçekten de biraz öyleydi..
Bugün burada gerçek kimlikleri temsil ettiğimiz düşünülüyor ..Sanal bana göre biraz daha oyun alanı ve esnek ..

Bana yazmaya gelince dökülüyorsun da neden konuşamıyorsun denirdi. Vaay (yazmaya gelince) konuşabiliyormuş . Bunları sen mi yazdın? Yazıyorsun_?

Gerçek bir fizik iletişimde benden bu tepki ya da iletişimlerin hiçbiri alınamazdı ...

Gülen geçen susan duran ,dinleyip duran 3 lafı beş kez hesaplayan elindeki işe bakan .

Genelde düşük ya da ortalama bir profil olarak gözlenip zekamla şaşırtırım ya da gizemli olma

Yaralıyım...

Keyifli iletişimler..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#127
Özel olarak bana bir soru sorulmadan ya da özel olarak bir şeyi açıklamam istenmeden ya da ikili bir iletişimin ortadaki konusunu sırayla karşılıklı görüşülmesi  ya da direkt bana yöneltilen bir iletişim vb dışında bu çoklu sohbeti hiç bir zaman anlamadım konuya nerede nasıl girileceğini insanların bunu nasıl yaptığını ne denileceğini anlamadım. Yaşamım bunun zorlantısıyla geçti. Örneğin bir whatassp grubunda insanların neye göre konuştuğunu anlamıyorum.  Diğerleri buna suskunluk ve pek konuşmayan birisi olma dediler. Sosyal sorun tepkisi almadım çünkü işine geleni konuşuyor sorulanı cevaplıyor bildiğini dökülüyor gibi tepkiler.. Tıbbi en yakın tanımlama bir çeşit asperger gibi olabilirdi.
Monolog denilen durum buradan türedi.
Hiç bir özle beklentim yok, ilgi beklentisi değil ,ben sadece yaşıyorum ve kendimi olmaya çabalarım kendimi varederim tek işim bu...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#128
"Otizm" semptomları olabilir anlattıkların. Ben kendimde otizm de dahil olmak üzere birçok farklı zihinsel hastalığın parçalarını, izlerini bulabiliyorum açıkçası.

bozadi

#129
Asperger denen şeyin otizmle yakından ilgili olduğunu bilmiyordum, az önce tesadüf eseri öğrendim. Bir web kaynağında şu tanımlar yapılmış:

Alıntı Yap
Klasik Otizm: Sadece otizm olarak da bilinen klasik otizm, sosyalleşme ve iletişim sorunlarının ağır biçimde görüldüğü, dil ve konuşma gecikmeleri, davranış bozuklukları gibi belirtilerle kendini gösterir.

Asperger Sendromu: Otizmin daha hafif seyrettiği bu tip bozukluklarda, diğer otizm türlerinde olduğu gibi sosyal davranışlarda anormallik gözlenir. Fakat Asperger sendromunda konuşma bozukluğu ve zihinsel engellilik gibi problemler görülmez.

Atipik Otizm: Klasik otizm ve Asperger sendromu ile ortak belirtileri bulunan, ancak tüm kriterleri taşımayan bireyler atipik otizm bozukluğu tanısı alır. Bu tip otizm bozukluğu taşıyan kişiler, sosyalleşmede ve normal yaşamlarını sürdürmede ileri derecede sorun yaşamazlar ve topluma diğer otizm çeşitlerine göre topluma daha kolay uyum gösterirler.


bozadi

#130
Tüm hastalıkların zihinsel nedenleriyle ilgili kitap yazan rahmetli Louise L. Hay'in otizmle ilgili bir açıklaması var mı diye baktım ama ilk bakışta bulamadım. İngilizce bir kaynakta Asperger'le ilgili olarak şunları söylemiş (çevirisi):

Alıntı Yap
Louise L. Hay'e göre Asperger sendromu, kendine değer verme eksikliği ve yeterince iyi olmama hissinden kaynaklanmaktadır. Louise L. Hay, Asperger sendromlu kişilerin genellikle yeterince iyi olmadıklarına dair derin bir inanca sahip olduklarını ve bu inancın fiziksel semptomlar olarak ortaya çıkabileceğini düşünmektedir. Bu inancı değiştirerek ve kendini sevmeyi ve kabul etmeyi öğrenerek Asperger sendromundan iyileşmenin mümkün olduğunu öne sürüyor. 



Dionysos

#131
Duygusal hassas incinmeye açık olma, duygusal zayıf/narin hissetmeye rağmen özellikle toplumsal/sosyal alanda hiç bir güç hissetmemeye rağmen kendi alanımda örneğin köyümde özel mülkiyetimde (kendi özel bölgemde) hiç bir sorun çatışma deneyimlemem ve yaşamam, burada özgür ve olağan mutlu ve günlük işlere karşı kendimi güçlü hissederim ve duyumsarım.
Basitçe bir yerimi kesip kırsam (hafif olanlar için) sıfır duygusal tepki.

Ben neredeyse orman ayısı gibi büyüdüm. Yani bunu söylüyorum ama öyle. ;Babam başıboş bırakma ve bir sorun oluştuğunda gerekirse azarlama ceza verme dışında bize hiç karışmadı. Anne otoritesi baba onun üstünde olduğu için hiç sayılmadı ve bizi yönetemedi. Ben ve kardeşim. Sonsuz bir başıboşlukla durmaksızın deli gibi sadece oyun oynardık. İt gibi. Köyde komşular arasında hayınlık, yaramazlık, göğe çıkma, göğü taşlama denen biçimde hala bizim çocukluğumuzu anlatırlar. Bir komşumuz kendi çocuğunu bizden uzak tutardı.

Nasıl ifade edeceğimi yine bilmiyorum ama bu yapı bende sosyal alana çıkınca insanları sınırlanmış (sahte ya da nasıl ifade edeceğimi bilmediğim biçimde farklı) bulma gibi bir şey doğurdu.

Ben yapı olarak kimsenin işine karışmam. Düşen çocuğumu yerden kaldırmadım kendi kalksın bağımlı olmasın diye.

Şunu dersem abartmama. K'ların zaman lafı var. Benim çocukluğum binlerce yıl gibi.

Yaşadım 45 gidiyorum. Toplum benden faydalanabilirdi. Kamusal fayda üretebilirdik. Etimden sütümden. Ofislerde çalıştım. Excel mexcel taşrada benim çalıştığım yerlerde 10 adamı toplasan 10 günde yapamayacağı işleri saatler içinde çözerdim. Bunun herkes farkındaydı. Zorlandım, çok zorlandım sadece onu biliyorum.

İyi hukuk okuryazarıydım. Bunu da herkes biliyor. Sadece işveren vb ne tarafsan adamın işine geleni işine geldiği yorumlayanına ihtiyaç vardı. Yani ne karmaşıklıkta olursa olsun bir hukuk metnini tek bir düz okumada anlardım başıma deneyiminden ötürü amir verilmiş kişiden iyi hukuk okurdum.

Uyum yapmakta zorlandım çünkü uyumlu değilsin . Bu seni ya dışlatıyor ya da bakıyor adam sen bu yetenekle ne haldesin niye buradasın, seninle ne yapacağız der gibi oluyor. Buna çok maruz kaldım.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#132
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Tüm hastalıkların zihinsel nedenleriyle ilgili kitap yazan rahmetli Louise L. Hay'in otizmle ilgili bir açıklaması var mı diye baktım ama ilk bakışta bulamadım. İngilizce bir kaynakta Asperger'le ilgili olarak şunları söylemiş (çevirisi):



Sevgili Bozadi ağır enfeksiyon, ateşli havale ve 1,5 yaşında penisilinden yaralanmış olabileceğimi düşünüyorum ve başka başka travmalar var.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#133
Şunu çok net açık ifade edebilirim. Ben buraya 2012 öncesi orada her ne yaşadıysam o deneyim öncesi gelsem ve yazsam burada herhangi birimiz gibi ortalama iletişim sürdüren ve kimseyle işi olmayan belki ve muhtemelen çok nadiren yazan bir kaç cümle biri olacaktım. Yani anormal sezilen görülen bir durumda olmazdım. Çatışılan bir durumda olmazdım zaten bu olsa orada olmazdım ya da daha o olmadan susmuş onu doğurmamış olurdum.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#134
"Travma" hayatımızın, derslerimizin anahtar sözcükleri arasında gibi. KH güçlerinin itaat aşılamada, korkutmada, sindirmede en çok uyguladıkları yöntem "travma" sanki. K'lar insanlığın cennetten düşüş denen süreçte yaşadığı şeyin de ağır bir kafa travması gibi olduğunu söylüyor. "Yılan tarafından ısırılma" benzetmesi yapmışlardı. DNA'larımıza yapılan sınırlayıcı müdahale bu sanırım. Ağır bir travma olmuş olmalı. Kısacası, kendimizi Kertişlerin müdahalelerine açmak anlamına gelen tercihler yaptığımızdan beri uğradığımız travmaların haddi hesabı yok; tam anlamıyla "travma manyağı" haline bile gelmiş olabiliriz. Ra'nın "kaçırılma" deneyimleriyle ilgili yaptığı bir betimleme de yine travma deneyimi yaşatma amacıyla ilgili gibi:

Alıntı Yap
RA: ... Orion grubu fiziksel muayeneyi, kişiyi dehşete düşürmek ve onun kendisini gelişmiş bir ikinci yoğunluk derecesi varlığı, örneğin bir kobay gibi hissetmesini sağlamak amacıyla yapar. Bazılarının geçirdiği cinsel deneyimler de bu tür deneyimin bir dalıdır. Amaç, Dünya insanı üzerinde Orion varlıklarının kontrolunu sergilemektir.


Maruz kaldığımız travmaların birçoğu, KH güçlerinin (hem dünyadışı hem dünyevi olarak) üzerimizdeki kontrol gücünü pekiştirmeye yönelik ezici müdahaleleri gibi görünüyor. Tabi ağır bir KH işkence sistemi içinde yaşadığımız için, psikolojik/ruhsal travmalar hayatın çok daha olağan seyirleri içinde bile farklı biçimlerde sürekli tekrarlanıyor, besleniyor, pekiştiriliyor. İradeyi, özellikle de pozitif iradeyi, inancı, kararlılığı kırmaya yönelik gibi.