avatar_Dionysos

Denemeler, Söyleşiler ve Söyleyişler

Başlatan Dionysos, 21 Nisan 2018, 16:44:32

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Dionysos

#135
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi
Kendin için BH olma fikrini / olasılığını pek yüksek görmüyorsun sanki. Doğru mu anlıyorum?

Herhangi birimiz için eşit.
İnsan topluluğu olarak evet. Topluluğun bh olma olasılığını diğerinden daha cılız buluyorum ki duygusal değil mantıksal çözümleme..

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

"Evrimimizin geleceğimizin öncelikli KH ilerlemesi işaret ettiğini yorumlardım." cümleni çözümlemeye çalışıyorum.

Yukarıdaki cümleyi ben bir geçmiş sayfadaki yorumumda açmayı denedim. Arzu için fizikselleşme ve bugün burada 3kh olma direkt biçimde büyük olasılık geleceğin 4kh'ı olmayı yani güçlü olasılığın bu oluşunu ifade ederdi. Tersi ender olurdu ,mümkün olsa da.

Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#136
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Dionysos

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi
Kendin için BH olma fikrini / olasılığını pek yüksek görmüyorsun sanki. Doğru mu anlıyorum?

Herhangi birimiz için eşit.
İnsan topluluğu olarak evet. Topluluğun bh olma olasılığını diğerinden daha cılız buluyorum ki duygusal değil mantıksal çözümleme..
İnsanlık nüfusunun ezici çoğunluğunun 4'e / BH'ye mezun olma gibi bir ihtimali bulunmadığı çok net anlaşılıyor elimizdeki kaynakların açıklamalarından. Nüfusun yarısı OP zaten, yani henüz doğru dürüst 3. yoğunluk varlığı bile sayılmazlar. Kalan sözde "ruhlu" yarının da büyük bir kısmının son derece egosal biçimlerde yaşadığına şüphe yok diye düşünüyorum. Yani bu döngünün kapanışında BH'ye mezun olmaktan bahsettiğimiz zaman zaten mevcut dünya nüfusunun çok düşük bir kısmından bahsediyoruz. Dolayısıyla bizim BH'leşme olasılığımızı toplum geneline bakarak değerlendirmeye gerek yok. Büyük bir "ayrışma" zamanı geliyor. Kendimizi dünya işlerine çok fazla kaptırmama (kendimizi nüfusun geneliyle özdeşleştirmeme) ihtiyacı da bununla ilgili.


Dionysos

#137
Alıntı YapS: (L) Ve bunun için Yahudi'lerden kurtulmak önemliydi, öyle mi? Başka bir grubu yok etmeden bir Germen üstün ırkı yaratılamaz mıydı?
C: Hayır.

S: (L) Neden?
C: 4. yoğunluk ön kodlanmış misyon kader profili nedeniyle.

S: (L) Bu ne anlama geliyor?
C: Bu, 4. yoğunluğa yükselme sonrası etkinleşecek bir kodlama anlamına geliyor ve dolayısıyla eğer ortadan kaldırılmazsa Nefalim'in 3'ünü
yoğunluktaki hakimiyetini engeller. Bireysel bazda olmakla birlikte, Yahudiler 4. yoğunluğa geçiş sonrası bir misyonu gerçekleştirmek
üzere önceden kodlandılar. Naziler 4. yoğunluk KH tarafından kontrol edildikleri için neden Yahudileri tamamen ortadan kaldırmaya sevk
edildiklerini tam olarak bilmiyorlardı. Ama Hitler Kertenkelelerle ve Oryon KH ile doğrudan iletişim kurdu ve "üstün ırkı" nasıl yaratacağına dair talimatlar aldı.

S: (L) Ve bunu, yeni bir Nefilim soyunu Dünya'ya getirmede bir temel olarak kullanacaklardı... (RC) Ve Yeni Dünya Düzeni... onların
versiyonu. (L) Peki şimdiki planları nedir?
C: Henüz size bunu söyleyemeyiz çünkü vaktinden önce açıklama isteği duyarsınız ve bu da ortadan kaldırılmanıza neden olur!!!!

Alıntı YapS: (L) Dünya üzerindeki fiziksel bedenlerin yani Neandertal, Kro-Mgnon, Australipitikus vb gibi çeşitli insan türlerinin o gezegende üretilip sonra buraya getirildiğini mi söylüyorsunuz?
C: Evet.

S: (L) Eğer Nefilim 3. yoğunluksa, tıpkı bizim gibi öldüklerini düşünüyorum. Doğru mu?
C: Evet.

S: (L) Yani onlara ateş edebiliriz ve ölürler, değil mi?
C: Doğru. Ama yanlış yaklaşım.

S: (L) Doğru yaklaşım nedir?
C: Bilgi korur.

S: (L) Eğer 4.5 metre boyunda biri gelip beni yere yıkmak isterse hangi bilgi beni koruyacak?
C: 4. yoğunlukta olacaksın.

S: (L) Yani onlar buraya gelmeden önce biz 4. yoğunluk mu olacağız?
C: Geçiş.

S: (L) Üçümüz de mi?
C: Evet, ve pek çok başka kişi.

S: (L) Yani Nefilim'le uğraşmak zorunda olmayacağız?
C: Yanlış.

S: (L) Yani o sırada dünya üzerinde 3'üncü ve 4. yoğunlukta varlıklar olacak ve bazıları onlarla uğraşmak zorunda olacak ama bazıları da
olmayacak, öyle mi?
C: Ama siz uğraşmak zorunda olacaksınız.

S: (L) Anlamıyorum. Buraya gelen Nefilim grubu da mı 4'üncü boyuta geçiyor?
C: Onlar orada 3. yoğunluk varlıkları olarak yaşıyorlar. Şöyle düşün: Kaçırıldığın zaman 3. yoğunluksun ama 4. yoğunluğa götürülüyorsun.

Alıntı YapS: (L) Eğer Kendine Hizmet eğilimli 3Y varlıkların yaşadıkları gezegenler varsa, onların görünüşleri bizimki gibi mi?
C: Siz KH (Kendine Hizmet) eğilimlisiniz.

Alıntı YapS: (L) 4. yoğunluğa geçiyoruz, değil mi?
C: Kısmen.

S: (L) Ya KH olarak ya da BH olarak geçmeye karar veriyoruz, doğru mu?
C: Kısmen.

S: (L) Ve bunu bilgiye dayalı olarak yapıyoruz, değil mi?
C: Kısmen.

S: (L) Peki E___ P___'ye tam olarak...
C: 4. yoğunluk KH'lerin niyeti nedir?

S: (L) 4'üncü seviye KH'ler herşeyi kendi planlarına göre hazırlayıp bizi yönetmek ve 4. yoğunlukta bizimle beslenmek istiyorlar. Herkesi
kendi düşünüş tarzına ve egemenlikleri altına almak istiyorlar böylece enerjimizi ve özgür irademizi onlar için kullanacağız. (DM) Yani bizim
için bir planları var. (F) Bu konun bir bölümü. Belirli bir seviyede başlamış olan ve buraya yaklaşan savaşı hatırlamıyor musunuz? KH mi
yoksa BH mi olacağımız bir anlamda buna göre belirlenecek...

Alıntı YapS: (TR) 4. yoğunluktayken KH'yi seçersen, daha sonra BH'ye geçebilir misin?
C: Evet.

S: (TR) Yani ikisi arasında istediğin kadar fikir değişikliği yapabilirsin, bu tamamen özgür irade, öyle mi?
C: Eğer 4'üncü seviyede KH'den BH'ye geçersen, KH'ye geri dönmezsin.

S: (TR) 4. yoğunlukta eğer bir kez KH olmuşsan öyle kalman mı gerekiyor? (L) Hayır. (J) Eğer 4. yoğunlukta KH'den BH'ye geçersen KH'ye geri dönmüyorsun, BH'de kalıyorsun, doğru mu? (TR) Ben de onu kastediyorum, bir kez BH'ye geçmeye karar verince orada kalıyorsun
çünkü artık KH'ye geri dönme isteğin kalmıyor, öyle mi?
C: Evet.

S: (TR) Yani seçeneğin olmaması meselesi değil, sadece kendin KH'ye geri dönmek istemiyorsun?
C: Evet.

S: (TR) 4. yoğunluğa çıkarsan ve Kertenkelelerin yaptığı şeyleri yaparsan ve sonunda bundan sıkılırsan veya farklı bakmaya başlarsan veya aydınlanırsan, BH'ye geçiyorsun ve orada kalmak istiyorsun, öyle mi?
C: Açık.

S: (TR) BH'den KH'ye geçilebilir mi? Biliyorum, geçilemeyeceğini söylediniz ama sadece geçmek istemediğin için mi?
C: Doğal faktörler bunu engeller.

S: (L) Sanırım bir kez BH doğal faktörlerine ulaştığında, o konumun özelliği gereği bir şekilde... öyle birşey olmuyor...
C: Şimdi sizin için bir blok-yıkıcı: Tam BH profiline ulaşan 3. yoğunluk varlıkları otomatik olarak anında 4'üncü seviyeye geçer!
S: (TR) Bir anda yok mu olurlar? Bunu yapan insanlar oldu mu?
C: Evet.


Alıntı Yap(L) Kasyopyalılar bize 4. yoğunluk durumuna
doğru ilerlediğimizi ve sürüngen varlıkların bunu önlemek için çılgınlar gibi çalıştığını çünkü eğer öyle olursa ve eğer bizden yeteri kadar kişi BH modunda olursa...
C: Hepiniz 4. yoğunluk adayısınız.

S: (L) 4. yoğunluğa geçtiğimizde hepimiz bu diğer varlıklarla eşit duruma geleceğiz ve herşey daha eşit olacak. Ayrıca, 4. yoğunluk adayı
olmayanlar döngüde başa dönecekler ve herşeye baştan başlayacaklar. 3. yoğunluk karmaşasında bir 300.000 yıllık kavga ve sefalet
deneyimi daha yaşayacaklar. (BP) Ve 4. yoğunluğa geçişle birlikte, mekanda bir değişimden ziyade algıda bir değişim olacak, doğru mu? (L)
Hm hm.
C: Yakın.

Alıntı YapS: (BP) Özellikle bir şifacı olarak BH oluşumla ilgili algım doğru mu?
C: Halen KH'sin, tüm insanlar gibi.

S: (J) İnsanız ve dolayısıyla da KH'yiz, ama BH adayıyız. (T) 3. yoğunluk varlıkları KH. (CD) BP'nin en özel yeteneği şifacılık mı?
C: Bir tanesi.

S: (L) Reiki, iyileştirme yeteneklerini anında %50 arttıracaktır. (GB) Ruhun yaşadığı süreci açıklayabilir misiniz?
C: Ruh bilinçliliktir, nokta.
S: (BP) M___ H___ kim?
C: Gerçek bir BH.
S: (J) Gerçek bir BH mi? Vau! (L) M H___ kim? (BP) 5. yoğunluktan bir "walk-in" mi? (ç.n.: kavram, 5 Ocak tarihli celsede tanımlandı.)
C: Evet.
S: (J) Nerede yaşıyor? (L) Kim bu şahıs? (T) Bir "evet"ten çok daha fazlası var mı?
C: Evet.

Alıntı YapS: (J) Yapacağımız şey de bu. Bir randevu aldı ve gelecek. (T) Yapışık ruh temizliğine ihtiyacı var. (L) Devam etmeden önce bu konuda D___
hakkında birşey sormak istiyorum.
C: Bu hususta yeterince şey söylendi. Hatırlayın, kişisel meselelerin öneminin düşük olduğunu yavaşça öğreniyorsunuz. Ama TR'nin rüyası
önemliydi!!!!! SV'ninki de!! Ve Frank'a da aynı mesaj gönderildi.
S: (L) Bir rüya mı gördün Frank, veya bir mesaj mı aldın? (F) Doğru. Çok garip hisler duydum. (T) Başka? (F) Bazı bilgiler aldım. Benzer
şeyler, ama kaçırdığımız birşeyler var. (T) Pekala. Kaçırdığımız bir konu başlığı veya konu var, doğru.
C: 4'üncü seviye BH!
S: (L) Konu başlığı bu mu?
C: Hep 4'üncü seviye KH'yi düşündünüz.
S: (L) Aaa! SV'nin bahsettiği şey, iyi adamları sormamız gerekiyor.
C: 4'üncü seviye saldırıya karşı kendinizi savunmanızda size yalnızca onlar yardım edebilir!!!! Bize size nitelik olarak çok değerli bilgiler
veriyoruz, ama unutmayın biz 6'ncı seviye BH ışık varlıklarıyız ve bu seviyede, sizin için ne kadar yıkıcı olursa olsun, özgür iradeye
müdahale yoktur!!!

Bunu anlamadım. Düşü yedinci seviyeden bir kopuşsa ve bu fizikselliği arzulayarak oluyorsa?

Alıntı YapS: (T) Bir saniye. Olayın mantığını kaçırıyorum. Düşüşten önce biz kimdik?
C: 3. yoğunluk BH

S: (T) Bize 3. yoğunluk varlıklarının BH olamayacağını söylememiş miydiniz? (L) Hayır. 3. yoğunluk BH varlıklarının olduğunu söylemişlerdi.
(T) O zaman meydana gelen şeyden dolayı mı şimdi KH'yiz?
C: Evet.
S: (T) Tamam, demek o zaman BH'ydik. Yani Kertenkeleler kapıyı açtı ve tabii bunu bir mecaz olarak kullanıyoruz. Kertenkeleler kapıyı açtı
ve bize bir küp altını gösterdiler ve kapıdan geçip ona ulaşmamızı umuyorlardı ve bizi kontrol altına almak üzere kapının arkasında
bekliyorlardı. Doğru yolda mıyım?
C: Ummak yanlış fikir.
S: (T) Bizi cezbederek yapmaya çalıştıkları şey neydi?
C: Yapmaya çalışmak da yanlış fikir; öğrenme fırsatı için sorgulamaya devam edin.
S: (T) O zaman 3. yoğunluk BH varlıklarıydık. Bu, daha önce bahsettiğiniz savaştan sonra mıydı?
C: Savaşın kendisiydi.
S: (L) Savaş içimizde miydi?
C: Sizin üzerinizden.
S: (T) Yani o kapıdan geçip geçmeyeceğimizle ilgili bir savaş... (L) Savaş bizim üzerimizden yapıldı ve biz resmen savaş meydanıydık. (T)
Anladım, ama genel resmi doğru anladığımızdan emin olmak için bu benzetmeye geri dönmek istiyorum. Kapı açıldığında savaş devam
ediyordu. Savaş, bizim o kapıdan geçip geçmeyeceğimiz üzerine miydi?
C: Yakın.
S: (T) O noktada BH'ydik. BH ve KH seçeneklerimiz var.
C: TR, savaş her zaman var, önemli olan "ne zaman" seçtiğin!
S: (T) Yani hala altın küpüne mi bakıyoruz? Burada önemli birşey var... (L) Şimdi biraz geri dönüp şu şekilde soralım: Bu olay öncesinde
insanoğlu...
C: Öncesinde mi?
S: (L) Öncesi değil. Herşey aslında eşzamanlı olmasına rağmen biz hala bir anlamda tarihsel bir olaydan bahsediyoruz. Döngünün bir
noktasındaki bu olayda insanoğlu...
C: Geri gidiyorsunuz.
S: (T) Sorduğumuz sorular isabetli değil.
C: Yakın. Düşünce dalgalarıyla birlikteydiniz. Bu konuyu TR'ye bıraksan daha iyi olur belki.

Tamam bu benim evrimimiz KH dediğim şeyi biraz sarsıyor ama bunu anlamadım.

Alıntı YapS: ... (T) Kapı her zaman oradaydı ve her zaman açıktı. Sadece benzetmeyi kavramaya çalışıyorum. Yani BH varlıkları olarak altına gitme ve
gitmeme seçeneklerimiz vardı. Altına gitmekle KH olduk çünkü altına gitmek KH.
C: Evet.
S: (T) Ve bunu yapmakla 4. yoğunluk Kertenkele Varlıklarının saflarına girmiş olduk.
C: Evet.
S: (T) Çünkü onlar 4. yoğunluk varlıkları ve 3. yoğunluk varlıkları olarak bizden çok daha fazla yetenekleri var.
C: Bundan önce 4. yoğunluk BH varlıklarının saflarındaydınız.
S: (T) Ve 3. yoğunluk BH'ydik. Ama altına gitmekle kendimizi 4. yoğunluk KH'nin etkisi altına soktuk.
C: Evet.
S: (T) Bunu yapmakla 4. yoğunluk KH'ye, bize dilediklerini yapma izni mi vermiş olduk?
C: Yakın.
S: (T) Yani bizi kaçırmaları için onlara izin verdiğimizi söylediklerinde bunu mu kastediyorlar?
C: Yakın.
S: (J) "Seçmedikçe özgür iradenize müdahale edilemez" demişlerdi. (T) İnsan ırkı olarak, özgür irademizle BH'den KH'ye geçtik. (L) Demek
insanlık olarak içinde bulunduğumuz bu durumu bir seviyede kendimiz seçtik; Düşen Melek, Lusifer efsanesi. Bu biziz. Altına gitmek için o
kapıdan geçmekle düşmüş olduk ve kapıdan geçdiğimizde yılan bizi ısırdı.
C: Ama bu sürekli tekrarlanan bir sendrom.
S: (L) Sadece insan ırkı için sürekli tekrarlanan bir sendrom mu, yoksa tüm yaratılış için de geçerli mi?
C: İkincisi.

Alıntı YapS: (L) Bir noktada biraz kafamız karıştı. Yoğunluk dalgasını temsil eden tornado, kişiyi aynı yoğunluk içinde BH'den KH'ye mi geçiriyor?
C: Bir yönüyle.
S: (T) Boyut sınırı yalnızca kişiyi bir yoğunluktan diğerine geçirmekle kalmıyor, aynı zamanda KH ile BH arasında da geçiş yapılmasını
sağlıyor, öyle mi?
C: Mümkün.
S: (T) Yani bu geçişte 3'üncüden 4'üncüye bir BH olarak da geçilebilir?
C: Bazı geçişlerde.
S: (L) Yani 3. yoğunlukta veya 4. yoğunlukta insanlar BH ile KH arasında geçiş yapabiliyor... Boyut sınırı veya yoğunluk dalgasının bu
geçişinde tüm bu seçenekler mevcut mu?
C: Dalganın yönelimine göre yukarıdakilerin hepsi mümkün.
S: (L) Peki yaklaşmakta olan dalganın yönelimi nedir? Özellikle bizi 3. yoğunluktan 4. yoğunluğa taşımak mı? Bu dalganın işlevlerinden biri
bu mu?
C: Bunu söylemiştik.
S: (L) Bu dalganın bizi 3. yoğunluktan 4'üncüye taşıyacağını söylemişlerdi. Görünüşe göre dalgalardan bazıları BH'den KH'ye geçebiliyor. (T)
Dalga değil, dalgadan geçen kişi. Bu dalga geçerken, dalganın yönelimi bireyden bireye değişiyor mu?
C: Deniz dalgalarıyla karşılaştırın. Dalgalar, tüm doğanın liflerinin bir parçası.
S: (T) Bu, dalganın tepesinde veya dalgalar arasındaki boşlukta oluşla da ilgili mi? Dalganın üzerinde nerede bulunduğunla?
C: Hayır.
S: (T) Yani 3. yoğunluktan 4. yoğunluğa geçiş sağlayan bir dalga, bu dalga geçerken sen onun neresinde olursan ol aynı etkiyi yapar, doğru
mu?
C: Evet.
S: (T) İnsanları KH'ten BH'ye ve tersine taşıyan dalga için de geçerli mi bu?
C: Veya "altına da" gidebilirsin.

Hala okuduklarımdan şunu anlıyorum. 4. yoğunluğa geçildiğinde bile farkında olunmadan 4.yoğunluk olabiliriz ve bu durumda 4. yoğunluk varlıkları bizimle eşit iletişime sahipler (onlar altıncı yoğunluk rehberlerle)  ve bu nedenle yönümüzü çevirirsek çevireceğiz. (ya da dalga ya da seçimler ya da her yön/şey mümkün ya da bazıları farklı)

Alıntı YapS: (T) Sanırım. O celsede söylenen şey, saldırı altında olduğumuz ve bu bireyi bulmamız gerektiği yönündeydi. Anladığım kadarıyla saldırının
seviyesi, bu bireyin hemen müdahalesini gerektiren bir seviyede değil ve herşey zamanı gelince yerini bulacak ve gelecekte bir noktada bu
birey bizimle temasa geçecek, öyle mi?
C: En son kısım hariç olmak üzere cümle doğruydu. Bireyin mutlaka sizinle iletişim kuracağı söyelenemez. Bu deneyimin en önemli yönü, ilk
bildirdiğimiz şeye izin verilmesidir. Diğer bir deyişle, şu anda, 4. yoğunluk BH niteliğindeki bir bireyle o veya bu zamanda karşılaşmaya
hazırlanıyorsunuz ve bu bilgi size verildiği için, bunun gerçekleşme olasılığının farkındalığına sahipsiniz. Bu nedenle, bu profile uyabilecek
bireyleri daha dikkatli inceliyorsunuz. Bu bilgi size verilmeden önce tam farkında olmasanız da, onlarla çok yakın bulundunuz.
S: (L) Bu 4. yoğunluk BH bireyleri, pek çok kaynakta "melekler" olarak bahsedilen kişiler mi?
C: Hayır.

Alıntı YapS: (L) Grilerin BH olanları var mı?
C: Çok nadir durumlarda Griler BH alanına geçmişlerdir ama kendi doğal ortamlarında, oluşturulma amaçlarına uygun olarak, KH'dirler.
S: (L) BH ortamına geçmeleri nasıl gerçekleşiyor?
C: Doğal koşullar yoluyla; 3. yoğunluk KH ortamında bulunan insanlar için BH seviyesine yükselmek nasıl oluyorsa o şekilde. Çok nadir.

Güzel cümle.

Alıntı YapS: (L) BH modunda sadece verenler var. Ve eğer diğer BH varlıklarıyla ilişki içindeysen herkes herşeye sahip ve kimse dipte
veya tepede değil, bir boşlukta. Sonunda herkes başkasına hizmet ediyor galiba ve buradaki prensip NİYET. Ama BH'de daha ziyade bir
daire var gibi ve kimse dışarıda kalmıyor.

..

Alıntı YapC: Önemli husus bu değil. "Dünya" 4. yoğunluk ortamı olduğunda, tüm güçler, hem KH hem de BH güçleri birbiriyle doğrudan temas halinde olacak... "Eşitlenen bir oyun sahası" olacak, yani dengeli.

Tam da bunu yazıyorum. O siyah şey..

Alıntı YapC: Daha önce söylemiştik: Nazi deneyi bir "test sürüşüydü", benzerlikleri fark ediyorsun, değil mi?
S: (L) Evet...
C: Size ayrıca "Amerikan Yerlilerinin" Avrupalılarla yaşadıkları deneyimin de mikrokozmik bir önizleme olabileceğini söylemiştik. Ayrıca, 3. yoğunluk dünyanın 2. yoğunluk dünyaya yaptıkları da ipuçları sunuyor olmalı. Diğer bir deyişle, özel değilsiniz, bakış açınızın öyle olmasına rağmen. Dünya insanlarının 4. yoğunluğa çevrilmesinden sonra da Oryon 4. yoğunluğun ve onların müttefiklerinin sizi "orada" kontrol etmeyi umdukları konusunda da sizi uyarmıştık.
Şimdi tüm bunları birleştirince ne görüyorsunuz?
Şimdiye kadar en azından şunu anlamış olmanız gerekiyor ki, önemli beden değil, ruhtur.
Diğerleri sizi genetik olarak, ruhsal olarak ve psişik olarak beden-merkezli olmaya yöneltti. İlginçtir ki, 4 BH'den 6 BH'ye kadar olanların tüm çabalarına rağmen "bu perde hala kalkmış değil."
S: (L) Şimdi buradaki büyük soru şu: Bu bilgiyle ne YAPMAMIZ gerekiyor?
C: Diğer herşeyde olduğu gibi burada da önemli olan bu bilgiyle ne yapmanız gerektiği değil, bu bilgiye sahip olmanızdır.
S: (L) Bu projeyle 4. yoğunluk KH'nin planlarını bozma ihtimali var mı?
C: İspanyol Fetihçilerini, İngiliz, Fransız, Flemenk ve Alman "kolonicilerini" yenme olasılığı var mı?
S: (F) Söylediklerini düşündüğüm şeyi mi söylediler? (L) Evet, son derece moral bozucu.
C: Gül Bahçesi mi bekliyordunuz?
S: (L) Eğer durum buysa, neden tüm bunlarla uğraşmak yerine hep birlikte Heaven's Gate tarikatine katılıp topluca intihar etmiyoruz?!
C: "Bununla uğraşmayı" seçtiniz, öyle değil mi?

Alıntı YapS: (L) "Alıyorsun" derken, ne alıyorsun?
C: Enerji, KH olarak.
S: (L) İstenmediği bir durumda birine sevgini vererek ondan nasıl enerji alabilirsin ki?
C: Çünkü bir KH aracı, başka birinin ihtiyaçlarına karar vererek BH adayı olmayı öğrenemez.
S: (L) Bunun enerji almayla ilgisini anlayamadım.
C: Çünkü o durumda gerçekleştirilen eylem kendini memnun etmeye yöneliktir. Eğer biri talep yokken, yani ihtiyaç yokken, "verirse", bu
bir özgür irade ihlalidir!

Yine anlamadım ya da 3. yoğunlukta BH olunamayacağını açıklıyor

Alıntı YapS: (L) "Evrene sevgi vermek genel anlamda en iyi yol olabilir, ama eğer kişi sevdiği birine odaklanırsa, bu sevgi ETKİLİ olabilir. Evren için de
eşit ölçüde etkili olabilir mi?"
C: Evren dengeye dayalıdır. Bu konuda yeteri kadar şey söylendi! Sonuç olarak: 3. yoğunlukta bulunuyorsunuz. Doğanız gereği KH'siniz. BH
adayı olabilirsiniz ama 4. yoğunluğa geçene kadar BH DEĞİLSİNİZ. 4. yoğunluk ve üstünde bulunana kadar bu kavramsallaştırma girişimlerinin
anlamını ASLA kavrayamazsınız.

---Geçmiş yorumlarda Lauraların Quorum ya da iyi adamlar arayışı dediğim şey bu. Bir örneği daha olmalı.

Alıntı YapS: (A) İnternet aracılığıyla bir çok başka kimseyle konuşuyoruz ve sorum şu: Bizlerden daha fazlasını bilen BH kişileri neredeler, neden ortada
yoklar ? Bize bir şeyler öğretecek birini arıyoruz ve görünüşe göre bunu başarabilmiş değiliz. Neyi yanlış yapıyoruz ?
C: Belki öğrenciden çok öğretmen olmalısınız.
S: (L) Hay Allah! Bazı cevaplar almak istiyoruz! (A) Bir yerlerde iyi adamların olduğunu biliyoruz...
C: Gerektiğinde ortaya çıkacaklar.

Tamam mesela bu alıntı celseleri yayma insanları bilgilendirme fikri ile çelişik görülüyor ama mesela 3.seviyedeilerin güvenliği ve bilgilenmesi ne olacak?
Bir de bunun gibi yukarıdaki alıntı var. İnsanların ihtiyaçlarına karar verme.
Eski usul düşünüyorum ve artık kafamı karıştırmama için ya da zaten işler doğal olacak dedikleri için kafamda KH-BH kavramını bir yana bıraktım ve eski mantıklamaya göre böyle bir bilgi ortadaysa onu insanlardan sakınma ya da onlara ulaşımı için bir şey yapmama çaba gösterememe ahlaki çatışkı ve beni bocalattı. Bu hala yerinde ve hala aynı.

Yani bunu yapmadan önce bu celseleri okumamış klasik insan tarzında eski ahlaki biçim ve öğretiyle düşünüyorum. Bu şey oradaysa herkese verilmeli..
Tersini mantıklayamıyorum.
bu diğerlerini küçümseme kendini aldatma ve kendi kanma da göz yumma gibi. Ne yani biz bir grup olarak mı bu bilgilere eriştik ve direkt olarak mı ilgiliyiz sadece bizim geleceğimizle mi ilgi nasıl bakalım?
Kendimi tür olarak kapsarım insan bulurum. Bendeyse onda olmalı. Ben biliyorsam o bilmeli. Bildikten sonra ilgilenmeme kendi sorunu. Ulaşmalı sonrası beni ilgilendirmez. Kendi tercihi. Oraya karışmam.

Alıntı YapS: (L) Bu deneylerde yer alan insanlar KH mi yoksa BH mi?
C: Bütün "insanlar" KH'dir.
S: (L) Peki, BH eğilimli insanların bu bilgilere erişme şansı nedir?
C: İhtiyaçları yok.
S: (L) Neden ihtiyaçları yok?
C: Asansör "Kat 4" e çıkınca bilecekler zaten.
S: (L) Bu şeyleri öğrenmeye çalışmak için helak olmamıza gerek olmadığını çünkü doğal olarak bize geleceğini mi söylemek istiyorsunuz?
C: Yakın.

Alıntı YapS: (L) O zaman şunu söylüyorsunuz, işin sırrı hiç bir şeye, hiç kimseye bağlanmamak, hiç bir şey yapmamak ve sadece hiçliğin içinde yok
olup gitmek mi? Düşünme, isteme, yapma, hiçbir şey!
C: Eğer KH iseniz, bu uymaz ama gerçekten bunu yaparsanız böylesi bir enerjinin uyum sağlayacağı bir BH gerçekliğine reenkarne olursunuz.
S: (L) Ama eğer hiç bir şey haline gelirseniz, nasıl reenkarne olursunuz? Bu arada, "reenkarne" olmaktan bahsetmeniz bir beden içinde
olmayı çağrıştırıyor!
C: Hiçliğe dönüşmezsiniz.
S: (L) Ama enkarne olmak bir beden içinde olmak anlamına gelmiyor mu?
C: Hayır.
S: (L) Başka bir yoğunluğa geçmenin illa ki bir beden içinde olmayı gerektirmediğini mi söylüyorsunuz?
C: Yakın. Ama 4. Yoğunluk kısmen fizikseldir. Tüketmez ve de sahip olmaz.
S: (A) Bu yapmakta olduğumuz şeyle çelişiyor. (L) Neden kitap yazalım ya da bir şeyler yapalım? Bir anlamı yok. Sadece oturup kendimizle
meşgul olup duralım ve hiçbir şey yapmayalım. (F) Neden öyle diyorsun? (L) Çünkü bir şeyler yapmak istemek, ihtiyaç duymak, sahip
olmak gibi şeyleri içeriyor. (F) Elbette çünkü bu bir KH yoğunluğu. (L) O halde, hiçbir şey yapmamalıyız. Kendi derdimize düşüp, sonra
bundan kurtulmaya çalışmalı ve başkalarına bulaşmamalıyız! (F)
Katılmıyorum. (L) Aksi takdirde ortada bir çelişki var. Eğer bir başkasına yardım etmeye çalışırsan ya da bir başkası için bir şey yaparsan
onlara yardım etmeyi arzuluyorsun. Dolayısıyla, bir şeyleri değiştirmeyi arzuluyorsun...
(F) Tabii, öyle ama bu bir KH yoğunluğu. (L) Neyse, bu Marcia Schafer'in kimi ve neyi kanalladığını merak ediyorum. Bir kaç kaynağı
kanallıyor gibi görünüyor. Kim ve ne olduğunu söyleyebilir misiniz?
C: Henüz değil çünkü bu meseleyi açıklığa kavuşturmadık daha. Kafanız karışık çünkü BH adayı olmak için BH olmanız gerektiğini
düşünüyor gibi görünüyorsunuz. Siz KH' sınız ve reenkarne olmadıkça ya da yoğunluk sınırı geçişinde dönüşmedikçe başka bir şey
olamazsınız.
S: (L) Tamam, anladım

Tamam diyelim bunu esgeçmiş olabilirim mesela 4BH ye görkemli geçiş...
Beşinci yoğunlukta kısa bir mola. Bu ölüm demek mi?
Bu yine topluluğumuzdan çok yeniden enkarne olmadıkça BH olamazsınız deneni tanımlamıyor mu?

Alıntı YapS: (L) Şunlardan birinin arifesinde miyiz: a) uzaylı istilası; b) bir kuyrukluyıldız çarpması; c) ikiz bir güneşin ortaya çıkması, güneş
sistemimizde sönmüş bir yıldız?
C: Bekleyin ve görün.
S: (L) Beklemek ve görmek istemiyorum! (A) Bekle ve gör! Çarptığında anlayacağız! (L) Peki, şunu sorayım...
C: 4. Yoğunluk BH'ye ne görkemli bir geçiş. Belki yolculuk için gereken birşeyleri almak için 5. de kısa bir mola!

Sanırım olaylar çok ilginç hale gelmedi.

Alıntı YapC: Bu sahne öylesine büyük ki, hayal edebileceğin her "grup" sözkonusu! Ve onları hayal ettiğinde, onlar oradadırlar.
S: (L) Bir noktada, bize yardımcı olacak 4Y BH varlıklarıyla iletişime ya da etkileşime geçeceğimizi ima etmiştiniz.
C: Evet, sabırsızlanıyor musun ?
S: (L) Yani...evet.
C: Öyleyse şunu bilmelisin: Olaylar çok çok "ilginç" bir hale gelmeye başlamadan hemen öncesine kadar onlarla iletişime geçmeyecek ya
da karşılaşmayacaksınız. Artık bu ne zaman olursa.

Bunu kabullendik ve zaten tam buradan baktığımı varsayıyorum. Elimdeki pencere bu ekran bu ne yapalım?

Alıntı YapC: Bir birey "arzu ettiğinde" KH'yi ifade ediyor.
S: (A) Bilgi arzusu da bununla ilişkili mi?
C: Evet.
S: (L) Yani bilgi arama güdümüzde KH miyiz?
C: KH'siniz, nokta.
S: (L) Peki bilgilendiğimizde BH mi oluyoruz?
C: Hayır.
S: (L) Ama daima bilgi edinmeye çalışmamız gerektiğini söylüyorsunuz her zaman. Kendinizin BH olduğunuzu ve bizim de BH adayları
olduğumuzu söylüyorsunuz. Peki bu durumda...
C: Bu alem içinde olduğunuz sürece doğanız gereği KH'siniz. Bilgi edinme ayrı bir konu.

S: (L) Yani KH olmak dışında bir alternatifinin olmadığı bir alemdeysen, herşeyde olduğu gibi bilgi edinmede de KH olmak durumundasın.

Alıntı Yap>C: KH temelli düşünüyorsun. Ama bu doğal, çünkü 3. yoğunluk insan KH.

Yine ve hala aynı yerdeyim. Karşıda bilmediğimiz kimsenin tırmanmadığı yüksek bir dağ olsaydı ve onunla ilgili yala nyanlış efsaneler olsaydı ve bir gün güvenli addedilecek şekilde bunların en doğrusunu öğrendiğim kanaatinde olsaydım hemen bunu diğer insanlara söylemeliyim-söylemeliyiz diye düşünürdüm .Diğer insanlar bununla ilgili değilse, dirençliyse ya da zaten bunu konuşamıyorsan susardım ya da ilgilenmeyebilir ve görmezden gelebilirdim evet ama bu onların hayatı, geleceği iyiliği ve güvenliği, kandırılması ile ilgiliyse yine aynı yere geldim. Sıradan ahlak, benim kişisel öğrenimim değer yargılarım aynı şeyi buyuruyor. Buna tepkisiz kalamazsın ..

Yine de herkesin erişebileceği açıklıkta durmalı.
Kimseyle konuşamıyorsam dağın eteğine tüm herkesin görebileceği ve tanık olacağı bir tabela asar gerçeği yazar öyle susardım

ve aynı yere geldik. Putin onu dinlerlerse konuşacak.
Yani sanırım insanların bunu duymaya açık istekli olacağı, kulak kabartacağı bir zamanı beklemeliyiz.
Hala ikilemdeyim.

911 ve diğer şeyler. Bunu yazsanda onlar görmeyecek ama...

Alıntı YapC: Eğer lineer "zamana" göre düşünüyorsanız.
S: (L) Yani bir BH geleceğinin ortaya çıkması için en iyi yol, yaptığımız HERHANGİ birşeyin bir öneminin olmasını beklememek mi? Çünkü
eğer yaptığımız şeyin bir fark yaratmasını beklersek, o zaman fark yaratmayacak. Bu arzulayış. (A) Yaptığım işin faydalı olacağını
düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi! (L) Ben de öyle, çünkü bunu YAPIYORUM. Kendim oluyorum. Ama beklentiyi kesmemiz gerekiyor.
Zaten içimizde olan şeyi, bir öneminin olup olmamasını beklemeden yapıyoruz.
C: Ve yaptığınızı yapıyorsunuz çünkü durumu bildiğiniz bir başka varoluş düzleminden kendinizi bunu yapmak üzere yönlendiriyorsunuz.
Mevcut farkındalık düzleminde bulunduğunuz yerde, tamamen değilse bile büyük ölçüde bilinçsizsiniz.
S: (L) Yani BU realiteyi başka bir realite seviyesinden yaratıyoruz, öyle mi?
C: Yakın

Hala aynı yerdeyim KH-ı BH-ı kafamdan uzak tutuyorum bilmiyorum zaten kafa karıştırıcı ve eski klasik ahlak öğreti ve kendim olan tanıdığımla konuşuyorum ve düşünüyorum imkanım olsa bu celseleri yarın bir film gibi gezegenin gündemine koyardım ben bunu biliyorum.
Kendi geçmişimi aldatmak gibi ve aldanmaya göz yumma gibi ve başka çatışmalar. Bu bilginin bana ulaşmasını engelleme ve ona kayıtsız kalma gibi ve minnet eksikliği gibi.
Yani bir başkasına ulaşsaydı ve o bana ulaştırmak için hiç bir şey yapmasaydı ve bana ulaşmasaydı ben duymazdım ve o durumda olmayı seçmiyorum o halde bunu ulaştırmamayı seçme duymamayı, kayıtsızlığı seçme gibi. Kendini kurban olarak onaylama gibi diğerlerini... Aynı.. yeniden yeniden düşünüyorum ve aynı o halde bu celselerin önemli olacağı bir zaman gelecek  ,bu sadece şimdi değil ve bir zaman sorunu ve çit ya da başak şey ve Putin için 911 ifşası denen gibi yeri zamanı değil oysa verilebilirdi/açılabilirdi.

Bu şeyi celse bilgilendirmesini hepimiz olmasa genel anlamda dördüncü yoğunlukla ilgili ya da muhtemel olanlara eşirimi yüksek olarak mı ele almalıyız ya da öyle değilse de bir gün öyle mi olacak?
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#138
Tamam şimdi buna bakıyorum. Çin.

Uzay gemide yaşayan 4KH. Tam ona benziyor.
Tam oraya gidiyor.

Sosyal kredi puanları, gözetlemeler ...

Tamam bu durumda olmak istemezdim. Kore de internet bile yok. Ortalama empati .
Yani bu bilgi orada var olsa bile hiç duymayabilirdim. Biri uyarmamış ve gözümün içine sokmamışsa görmeyebilirdim. Çin de, Kore de doğmuş bir kurban olsam ve Türkiye adlı farketmez Amerika adlı bir ülke farketmez birileri orada ne olduğunun -gerçeğin- bilgisine sahipken ben bunlarla ilgileniyorken duyurmak için hiç bir şey yapmasaydı? O onun bu benim kaderim deseydi?_ Kendimi o duruma koyamıyorum ,empatik olarak. Benim ahlak, iyilik doğruluk kavramlarıma göre suçlu hissediyorum.

Bilseler, duysalar sonra kayıtsız kalsalar ve buna devam etseler sorun değil. Sonra onların seçimi olurdu.

https://twitter.com/TripInChina/status/1665695229025067008
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#139
İçten bir hikaye.

Beni okumayanlar için en azından bunu okuma konusunda özen rica ediyorum..

İkinci özel rica lütfen bu gönderi özelinde tamamı okunmazsa lütfen yorum sunmayın.. Olaylar bağlantı, benzetme, teşbih için aktarılıyor.

Aşağıdaki linkte bir hikaye var.
https://magazine.brainenergy.com/i-used-brain-energy-to-heal-bipolar-disorder/

Ketojenik diyetle bipolar remisyonu almış (iyileşmiş) bir kadının hikayesi. Bunun gibi onlarca örnek var. Bu örnekleri ortalama bir psikiyatri ve bipolar grubunda sunamayız, saldırılar .İlaç, bilim direkt saldırılar, engellenirdin ,isteyen deneyebilir. Orada herkes ilaç kullanıyor ve ilaçsız tedavi opsiyonu varmış sundun diye, yaşasın deyip kimse sevinmiyor saldırıyor...

 Yani sunmak mümkün ama şöyle.

Burada bir video var.

 

Bu video da kişi şunu anlatıyor. Hiç savaş, sıcak çatışma tecrüben yoksa para için bir savaşa gidersen direkt kurban yem olursun. Sıcak çatışma deneyimin yoksa uzak dur. Yukarıdaki örnek aynı biçimde bunun için geçerli. 20 iş tecrübesinden sonra yani 20 sıcak çatışma saldırı deneyiminden sonra yukarıdaki içeriği internette ilaç kullanan insanların gruplarının içine dalarak sunmak biraz mümkün. İstediğin biçimde olmayacak ama 'ver kaç' 'vur kaç' yayınlamak mümkün. Saldırıyı bekliyor olacağın için savunma hattı mümkün.

Bakın psikiyatriye karşı olduğunu söyleyen düşünen insanların kurduğu bir facebook grubuna katıldım ve orada yazıyorum zaman zaman paylaşım yapıyorum. (Kurucu yöneticilik verdi ama 5 ayrı yönetici var farklı ve bağımsızlar, her biri ayrı dalga) Gruba yukarıdakine benzer 70 örnek getirmişimdir. Keto iyileşmesi. Beni bunu duyan farkeden anlayan bu diyetin üzerinde duran tek bir bipolar teşhis edişmiş insan ya da yakını olmadı. Sıfır. (4 yıl yüzlerce insan temasından sonra) Özelden yazanlar oldu asla iletişim mümkün değil. Diyet diyor kafada bir şablon oturtuyor. Sözde soruyor bu diyet nedir nasıldır yanıt veriyorsun kafada hala sebze meyve diyeti kalıyor. Bu diyeti yaptık biz işe yaramaz diyor. Ne yedin sorarsan yanıt alamazsın ama ola ki alırsan da yalnız meyveyi kaçırdık diyor.  Bu gerçek ve öyle.
Bunu kasyopyayı anlatmaya benzetebilirdik.
(TV de yok, kavram dış uzaydan girmiş gibi bir şablon oturtamıyor. Araştırma öğrenme çok basit ama matematik problemi gibi karmaşık algılanıyor. Ekmek yemeyecem mi? Kendi sağlığı için yazana hesap soruyor. Soru değil bu ekmeksiz diyeti niye getirdin fırçası. Bu gerçek.)

Yukarıdaki linkteki içeriği o facebook grubunda paylaştığımda altına ilk yorum  bipolar/şizofreni teşhisli birisinin mühendis babasından geldi. Saçmasapan bir ilgi. Üç cümle okunup yorum atılmış gerisi okunmamış .Adam belli kavramlara angaje bu değişmiyor ve bu sadece tahmin ama bu diyeti bir ihtimalde o gruba katılmış bir doktora sormuş saçmasapan bir yanıt alıp üzerini çizmiş olmalı. Bütün yorumları ezbere dayalı duygusal refleksler, otomatik.

Bu bipolar-şizofreni evlatlı mühendis babanın bir gün önce atılmış gönderisi. Oğlum ilaçlarla mahfedildi. İyi bir zeka, okul başarısı  vb.den sözediyor.
Gönderi altında öğretmen anne doktor kızının aynı biçimde bu ilaçlarla hayatının karardığını onaylıyor. Bir başka anne benzer hikaye sunuyor. Bu kişilerle yorum yoluyla yazışmaya çalıştım. Yani karamsarlığı bırakın işler düzelebilir bakın örnekler var ,sevdiklerinize yardım edin yolları var.
Bunu duymuyorlar .Ketojenik diyeti duymuyorlar. Duymuyorlar. Bariyer var gibi. Yazan için öyle. Gözler tamamen kapalı.

Ketojenik diyet epilepsi tedavisi için bilindik bir seçenek.
Bu örnekte (aşağıdaki video) 4 ayrı ilaç kombinasyonu çocuğun nöbetlerini durdurmadığı halde doktor ona bu diyeti söylemiyor.

Ketojenik diyet zararlı yüksek riskli addedilir, bu tabuyu kıramazsınız.. Bazı insanlar yapıyor. Nasıl olduğunu bilmiyorum. Bunu söylemek ve göstermekte diğerlerini ikna etmiyor.

 


Yukarıdaki keto iyileşmesi linkinin sunulduğu web sitesi bir Harvard psikiyatristine ait. Oxford ders kitabına psikiyatrik ilaçlarla ilgili bir bölüm yazan, yıllarca psikiyatrik ilaç reçete eden bir adam. Bir gün kendine muayene olan, onun takibinde olan bir şizofreni, bipolar bozukluk hastasının aşırı kilosu üzerine ketojenik diyet yaptığını ve adamın gözünün önünde iyileştiğini gördü. Bunu başka hastalarda (farklı psikiyatrik teşhisli hastalarda da) denedi ve aynısı olacaktı. İyileşiyorlardı. Baktı ki bu bilgiyi meslektaşlarına sunamaz bunu karmaşık hale getirdi. Mitokondriyal fonksiyona dayalı bir beyin enerjisi teorisi ve bunu ayrıca başka tıbbi destek ve terapilerle birleştirdi ama özünde sadece keto (ketojenik diyet) var. Ketojenik diyeti savunuyorum diyemedi. Bir kitap yazdı bu bir ketojenik diyet kitabı diyemedi diğer kavramlar etrafında dolaştı.
Bu durumdayız.

İki ayrı Harvard psikiyatristi sadece sadece milyonda bir reçete artık ile neredeyse tamamen diyetle psikiyatrik hasta tedavi eder. Bu dünyanın en saygın üniversitesi. Bu bilgi açık insanlara gösterilebilir.. Bunu insanlara göstersen hiç bir etki-tepki yok. Bunu alternatif olası bir tedavi protokolü olasılığı ya da umudu olarak görmüyor ,oradaki varlığını yadsır görmezden gelir (görüp unutur) ısrar sun, üstele direniyor.  Saçma anlamsız absürt gerekçe ve bildirimler dinlerdin.

Birincil ağızdan anlatıma tanık olduğum bir hikaye.
Bir Türk öğretmen kendi anlatıyor.
Onu bir ziyaret için Almanya'ya gönderiyorlar. Alman öğretmenler ders anlatırken onlarla sınıflara katılıyor. İçeride top oynayan şakalaşan dersle hiç ilgisi olmayan çocuklar olduğunu ve Alman öğretmenin hiç müdahale etmediğini görüyor. Ders bitince Alman öğretmene soruyor. Hocam burada ne oluyor çocuklar ders dinlemiyor siz müdahale etmiyorsunuz? Alman hoca diyor ki; "Hiç dinleyen yok muydu? Bir afallayıp durup düşünüyor. İki çocuk sessizce oturuyormuş. Sanırım iki çocuk vardı diyor. Alman hoca diyor ki; " Ha o ikisi doktor mühendis olacak gerisi önemli değil"

Ben yukarda anlattığım facebook grubunda hala iki kişi ketojenik diyeti duyar diye %90 nın kayıtsız kalacağını bilerek arada paylaşırım. Eski biçimimle değil çoğunluğun duymayacağını kabullendim. Eskiden öyle değildim .

Bugün karşıma bal soğan karışımıyla ilaç yapmayı anlatan bir twitter gönderisi ile bu site çıktı:
https://homedoctorbook.com/book/

Venezeülla da yaptırımlar altında ilaçsız kalarak doğal ilaçlar üretmişler. 
İlk paylaştığım linkteki kadın ilaçlarla 7 ya da 9 yıl iyileşmeyi denemiş ve olmamış. En son çareler tükenince yoğun bir bilgi istemi ve araştırmayla ketoya erişmiş. Denemeye korkmuş doktor kontrolü olmadan yapılamaz sanmış. Korka korka girişmiş. Yani o zor durum ve çıkmaz sağlığı ve bilgiyi üretmiş.
Bu bu celseler içinde böyle olabilir ama şunu biliyoruz ki resmi engeller yüzünden ulaşmıyorlar. Artık 4KH mı deriz; çit mi deriz; dezenformasyon mu deriz; bilmiyorum çünkü kimse sağlıksız olmayı seçmedi. Seçmiyor. Kimse kandırılmayı da seçmiyordur.
Bundan 15 sene önce ben de aynı haldeydim. Bana bir resmi tıbbi teşhis konsa verilen ilacı alırdım, onu bilim sanırdım ve biri doğal ilaçtan ketodan sözetse git işine derdim .Onlardan daha mı iyi bileceksin onlar okumuş derdim. Resmi anlatıya kanardım.
Şimdi kendimin bu durumuna empati yaparsam aynı sonuca eriyorum. Ulaştırmanın uygun nazik yolları yolları aranmalı ve fırsatı kollanmalı en azından duyabileceklerimize. Diğerleri de mümkünse dolaylı bilgilendirilmeli. Bu empati çözümü başka sonuç üretemiyorum ..

Bir gün ilaçları ellerinden alınır ve ilaçsız kalırlarsa mesela ben keto paylaştım hatırlayabilir ya da o zaman arayıp bulabilir. 

Bu celseler içinde benzeri olabilir. Bilmiyorum.

Şunu da anlatmak istiyorum bu celseleri dağıtma refleksi konusunda ben neyle karşı karşıya olunduğunu eskiye nazaran bilmiyor değilim .Yani ya o iki kişi için ya da gelecek için yatırım ya da kendini rahatlatma çünkü vicdan ya da içsel çatışma gibi bir sorunum var.

Bir facebook özel yazışmasında daha dün  muhtemelen en az 6 ay ila 1 yıldır yazıştığım birine bağlantılı sorusu üzerine ben Kasyopya demeden, kh-bh demeden Kasyopyanın hikayesini/ uzaylı tanrılar mealinde sanırım 7. ya da 8. kez paylaştım, unutmuş. Hiç konuşulmamış gibi davranıyor.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#140
İçten bir hikaye 2 (lütfen birinciyi okuyunuz)

Yukarıdaki gönderimde bahsettiğim psikiyatri karşıtı facebook grubunda ketojenik diyetten bahsettiğimde mütemadiyen (yaklaşık ay da bir diyelim) yeni bir üye gelir. Gönderiye ya da bir yorumla birine önerilmişse  yoruma karşı çıkar. Bu diyetin zor olduğu anlamsız olduğu, önerilen hastalık durumuyla ilgisi olmadığı yalnızca doktor kontrolünde uygulanabileceği önermenin yanlış olduğu, insanlara zarar verebileceği gibi bildirilerde bulunur ve profil sözde eğitimlidir hatta gerekiyorsa sözde karşı psikiyatriyi en ala bilendir  vs.dir. Belki gizli doktordur açmıyordur belki tıp bırakmıştır bir hikayesi de vardır. Onu da açmıyordur. Yaptığı iş yaptığı iştir başka hiç bir şey yapmıyordur ve sözde karşı psikiyatriyle ilgili görünmek ,bunu sağladığında tam kurulduğu alana saldırır.
Diyetle ilgili karşı bilgi verilir kişi dirençlidir oralı olmaz okumaz dinlemez (Sonra çoğu zaman gider kaybolur yazmaz da ama bu bir kez olduğunda zaten bir kişiyi yaktı. Zaten o diyet bir kişi iyileştirse ve o duyursa işler değişecek. Yani kişi yağmacı tanımına uygun sevkedildi.  )

Bahsedilen facebook topluluğu psikiyatriye açık karşı olduğu ve psikiyatrik ilaç kullanıımna karşı olduğu olduğu, grup kuralları ve gruba katılım bölümünde ve sabit gönderilerde ,grubun hakkında bölümünde bunlar açıklandığı halde ilaç brıakmayı isteyen bir üye gelip bu konuda yardım/destek isitediğinde değişiyor ama sıkça olan bir şey. Bir üye çıkar ve ilaçları bırakmamasını doktorları dinlemesini söyler. Bu grup kurallarına aykırıdır. Profil grupla ilgili değildir troldür. (O sahip biz misafirmişiz gibi davranır)  Bu kişiler banlanır ve gruptan elenir, bu bellidir. Bu böyle olduğu halde  yüzlerce yeni gödneride bunu diyecek yeni bir kripto üye her zaman var gibi.
Böyle yüzlerce kişi banladığın halde bunlar bitmez. Bazıları iki yıldır üyedir tek bir mesajı yoktur. Gelip ilk attığı ilk mesaj odur.
Mesajı atan kişiye sorular iletirsen genellikle yanıt alamazsın. Bilim düşmanları gibi karşı bildirimler verir. Üyeliğini feda eder.

Kişi grubu izler. Gruba üyeliği 2-3 yıl öncedir. Bipolar tanısı almıştır. Grupta bununla ilgili 500 alternatif paylaşım vardır. Bir gün gruba bir bipolar ya da yakını gelir ve destek ister bize de sorar. O bipolar üye çıkar ve kendinin bipolar olduğunu ilaçların kullanması gerektiğini başka tedavi olmadığını vs söyler. Kişiye yazarsın sen bu grubu okuyor musun? Buraya 3 senedir üyesin bak biz ne anlatıyoruz?
İletişim yok cevap yok ya da ilgisiz ve sonuç ban..
Biz müslüman köyünde salyangoz satanlarız. Başlık koyarak grup kurulmuyor işgal edilmiş . Sözde karşıtlar bile. Yukarıdaki baba örneği. Her gönderiye bot gibi oto bir öncekinin tam aynı bildirimler atarak sadece gruba zarar verir, olumsuz izlenim oluşturur...

Başkası gelir. Bazen özel bazen grup yazışamalarında deli şizofren vb. hakaretler. Maruz kalırsın. Sinir bozmamayı ya da korunmayı öğrenme saldırı kaynaklarını görmek bunları çözmek zaman ve yıllar yıllar alıcı işti.

Yani topluluğun kendini bu forum düşünelim .Herkese açık ama içerideki konu başlık dışında ilgisi olmayan üye çok ve herkes saldırmayı bekliyor gibi olsun
."Özgür kabul görmüş" masonluk gibi bir kavram var. Özgür ve kabul görme bölümünü kesiyorum. Bir devletin özgürlük ilan ettiğini bunun hukuki olduğunu ama tanınmadığını düşün.
Bunun gibi kavram kendini kabul ettiremedi. Uluslarası gruplar web siteleri örnekler taşındı ve olmuyor. Yöneticiler ve üç-beş üye dışında herkes yabancı ve düşman gibi. Sanki Arabistan da laiklik örgütlüyoruz ve 5 laiğiz geri herkes gizli şeriatçı. O 5 laikte her konuda her konuda anlaşamıyor.

Yönetici paylaşımlarını eleştiren paylaşımlar asılır yazılır karışmayız alırız özgürce konuşturulur altına beğeni destek yağar. Yöneticilerin psikiyatri karşıtı gönderileri o kadar tepki almıyor.

Bu adamın bu videoda anlattığı şeyi çok iyi biliyorum
Gizli oyunlar dediğini .. Sanal düzeyde onbinlercesine maruz kaldım bu sayısal ifade abartı yok.

Hala o grupta sistematik yoketme çabasıyla (susturma gruptan çıkarma)  oyunlarıyla karşı karşıyayım. (Bu her noktada ve seviyede.  Bura açık alan olduğu site içi iletişim olmadığı için açık yazmadım.)
Grubun kendi zaten aynı. En son kontrollü sahte muhalefete dönüştürülmeye çabalanıyor. Bunu görüyoruz. (Bunu da halka açık alan olduğu için yazamadım)
Yani bu olursa en son orayı yönettiğini sanan ve kendini en ala psikiaytri karşıtı sanacak ,direkt yönetim düzeyinde ama aslında dişe dokunan düzeyde hiç bir psikiyatri karşıtlığıyla ilgisi olmayacak ve karşı tarafın işine yarayan kurguyla sahte muhalefet yaparak ,gaz alacak ve sonuçta diğer tarafın değirmenine su taşıyacak olan hatta direkt katkısı olabilecek ilgiliyi de ekarte edecek yönetim. Sözde karşıtlar devrim isyan piyonları gibi gün bekliyor. Hiç birinin yaptığından haberi yok bilinçli değil. En ufak açıkta çullanacaklar. defalarca denendi ve hiç bitmedi. Yöntem ve kişiler değişir, ekip değişir. Bilgilendirmeye her zaman saldırılır.
Grupta denilen dışında (yönetimi devirme gizli kapaklı sürüyor) ve işlevsizleştirme dışında hiç işlev yok .Sadece kazara iki dinleyici ay da gerçekten bilgiye yardıma ihityacı olan iki ilgili içten ilgili bulma umudu. Yukarıdaki gödnerideki ilk linkteki gibi tam o bilgiye ihtiyacı olan ve bu olursa almaya çalıştığında oalcak zaten açık...
 
Biri islamcı cinleri tanıyan yönetim kurma peşinde; (kendi grubunu aç yok anlanır yazlır ve söylenir) diğeri materyalist bilim yolundan giden ama karşı bilim anlamında eleştirel psikoloji kavramını tanıyan  psikiyatriyi eleştirme anlamında belli kalıp dışına çıkamayan ve tıbbı hiç eleştirmeyen bilimi otorite tanıyan yönetim örgütleme peşinde keto gibi şeyleri yazdırmazlar seni psikiyatriden alır psikolojiye havale eder ; bir diğeri bilmem ne hangi ilgili manevi doktora yönetimi geçirmeye çalışan ekibin trolüdür. Bunlar gözlenebilir.

 Yani bu bir kez olduğunda artık gerçek psikiyatri karşıtı yönetime de sızamaz, gruptan ne olduğunu anlamadan toplu saldırıyla defedilir.

Sadece saldırı altındasın grup yok ya. Adı var kendi yok.


Bu video tam değil ama onun anlattığı şeyin benzeri sanal dünyada neye el atarsak, nerede ne yazarsak statik/kronik

hiç bir yerde yazamıyorum ki; varolamıyorum ki; konuşamıyorum ki;

 
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#141
Sorulara yanıt vermezler (sulandırma çarpıtma iletişimi bulandırma dışında)
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#142
K'lar içinde yaşanılan dünyanın tam bir farkındalığı dedi. İçinde yaşanılan dünyanın tam bir farkındalığı olsa o kişiler için bu dünya içinde yaşanılan dünya/yer olmaya devam eder miydi? Bunu merak ediyorum.

Gün...

Geçtiğimiz aylarda facebook'ta bir Otizm grubu yöneticisinden davet aldık. Yazarlık ve paylaşım yapma katkı sunma için. Kişi facebooktaki psikiyatri karşıtı grubumuza erişmiş izlemiş, takip etmiş. Oğlu sanırım otistik. Otizmde ABD onaylı iki ilaç var. Bilindik anlamda şizofreni ilacı (kabaca dopamin baskılayan yatıştırıcılar). Başka ilaç yok ya da otizmin ilacı yok ve işin kötüsü bunlar otizm ilacıymış/tedavisiymiş gibi lanse edilir.. Bunları anlatma için yardım/destek talep etti. Her neyse davete icabet gruba katıldık.

Her neyse bugün facebook bildirimlerime o grupta paylaşılmış bir gönderi düştü. Grupta oğluna yıllarca ilaç kullandırıp en son işe yaramadığını ilgisi olmadığını görüp ilacı çeken bir ebeveyn ilaç karşıtı yazışmalarla tepki almış, grubu rahatsız etmiş herkesi huzursuz etmiş orada berbat çatışmalı bir hava var.  Tesadüf tıkladım grupta bir kaç gönderi yorum trafiği okudum. Klordioksit/mms öneren bir yorum gördüm. Aradım bunu tanıtan daha yeni paylaşılmış gönderi buldum. Bu su artıcısı, havuz temizleyicisi tıbbi olmayan bir şey. Celselerde soruldu ve öldürür dendi. Ürün tamamen dolandırıcılık. Sussam mı gitsem mi, yazsam mı ,okuyan ne anlar, çocuğuna verdi suçlama gibi olacak kendini kötü hisseder derken beni davet eden yönetici arkadaşa mesaj attım. Durumu belirttim ,grupta sunulmaması iyi olur felan dedim ve hatta bu da yetmez sağlık bakanlığına şikayet edilip ,bilgi verilip ülkede ürünün ,kitabının video tanıtımlarının, satışının yasaklanması gerekir çünkü dünyada böyle dedim.

Çıktım twitter'a döndüm. İlk gönderi kurban durumuna düşürülmüş intihar eden bir THY ara görevlisi videosuydu.

Bunlara maruz kalıp biz neyi yaşıyoruz yaa?
Sabah sabah yine böyle oldum..



https://twitter.com/alikdk/status/1666027816092151810
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#143
Eğer şunu doğru anlıyorsam şu doğru.
3.yoğunluk KH de BH olunamıyor hepimiz KH'yiz ancak içimizde BH varsa 5.seviyeden walk-in'li olmalı ya da 4. yoğunluk olmalı ve öyle olduğunun o ve biz farkında olmamalıyız.

Eğer Laura'ların olaylar çok ilginç bir hale geldikten sonra iletişim kuracağı profil buysa ve buna şahit olacaksak merakla dört gözle bekliyorum ..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#144
Oyun sahasının eşitlenmesinden ne anlıyorum?
Tam olarak bunu..

https://twitter.com/ATAISIK_/status/1667076778580496384
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#145
Cari açığın sebebi dış güçler değil. 21 yıldır yönetenler sabitken cari açık rakamları tutarlı bir şekilde artmışsa bu da dış güçleri işi değil..

https://twitter.com/WHO253912206/status/1666931877054398464

Ülke 50 milyar dolar cari açık veriyor bir noktada ya batacağız ya da?
Maden mi bulacağız ?
Satıp savmakla bir günü/yılı kurtarırdık.

Bu ülke cari açık kalemlerini oturup tek tek incelemeli ve her birinde üretim faaliyeti sürdürmeli (üretim seferberliği başlatmalı) ya da burada kısıtlayabileceği/zorlaştırabileceği her lüks vb  alımı özel vergiler gibi yollarla engellenmeli.

İkinci yol batmaktansa özel yasalarla cari açık fazlası dışalıma kota vb getirmek .Üretebilene kadar.
Serbest piyasa diye diye ya da özel refah diye diye üretmediğimiz ya da (dışa) vermediğimiz kadar (dıştan) almaya kalkamayız. Batacağız. (Tersi her yıl fazladan 50 milyar dolar bulmak demek)

Bu gidişle bir gün ülkeyi yağmacılara vermeyeceksek  (yad a dağılıp gidişimizi izlemeyeceksek) batıcılar şunlar bunlara da vermek kurtarmayacak ve  en son iç çatışmalar (bölünme, sömürülme, para karşılığında yaptırımlar bildirimler alma -kapütülasyonlar- ya da ülkeyi satma)  dışında sanırım sosyalistlerin (sosyalizmin) ya da devletçiliğin kucağına oturacağız..

Ülke mali yönetimden ziyade aktif olarak dış borç cari açıkla ilgilenmeli ve kemer sıkma denen buradan uygulanmalı .Dış alıma kemer sıkma ve iç üretim seferberliği. Refah sadece dışalım için sınırlanmalı ve kemer sadece bu noktada sıkılabilir tersi sizi batıracak, göreceksiniz.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#146
Matematik;

Bugün bunu gördüm

5 yılda 6 milyon istihdam ve işsizlik %7 seviyesine düşüyor.

Sanırım nüfus 85-86 milyon aralığı
Geçmiş yılların nüfus artışına göre 5 yıl sonra nüfus 90 milyonun üzerinde olacak yani 10 milyon üzeri yeni-ek istihdam demek ama muhtemelen yeni nüfusun 1-2 milyonu işsiz kayıtlanacak
Yine de nereden bakılsa 7-8 milyon
Bu içerikteki temel matematik kusuru. Onu bir kenara bırakalım
Bunu sağlama için
Üretim ekonomisi, sosyal devlet, artmış artan refah ve gelir, sosyal güvenceler, (sosyal destekleme), sosyal adalet ve sosyolojik kaynaşma/birleşme gerekecek
vizyon?
Başarılar

https://twitter.com/Erkanerba171/status/1669255625128148993
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#147
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Dionysos

Matematik;

Bugün bunu gördüm

5 yılda 6 milyon istihdam ve işsizlik %7 seviyesine düşüyor.

Sanırım nüfus 85-86 milyon aralığı
Geçmiş yılların nüfus artışına göre 5 yıl sonra nüfus 90 milyonun üzerinde olacak yani 10 milyon üzeri yeni-ek istihdam demek ama muhtemelen yeni nüfusun 1-2 milyonu işsiz kayıtlanacak
Yine de nereden bakılsa 7-8 milyon
Bu içerikteki temel matematik kusuru. Onu bir kenara bırakalım
Bunu sağlama için
Üretim ekonomisi, sosyal devlet, artmış artan refah ve gelir, sosyal güvenceler, (sosyal destekleme), sosyal adalet ve sosyolojik kaynaşma/birleşme gerekecek
vizyon?
Başarılar

https://twitter.com/Erkanerba171/status/1669255625128148993

Batıda devlet iş-vermediği, kendi işveren olmadığı halde işsizlik sorununu nasıl çözüyor?

Devlet piyasaları düzenler, yasa koyar, sosyal hukuk tabanını ve sosyal sigorta tabanını oluşturur gerisi kendinden gelir ve olur.

Bunları yapmıyor muyuz diyebilirsiniz. Yapmıyoruz.

İki temel açık ve sorun.

- Düşük gelir (Asgari ücret ücret belirlemesi Oecd normlarında değil)
- Sosyal güvence sosyal sigorta yok. (Nasıl yok diyebilirsiniz. Yok ve bildiğin yok. Bir aracın kaza sigortası gibi ve kasko güvencesi gibi bireyin gelir ya da işsizlik güvencesi ve teminatını sağlama ve bunu yine ortak sigorta havuzundan sağlama. Hatırlarsanız Ecevit tarafından temeli atılıp üstüne bir tuğla konmadı.)

İkinci birincinden daha hızlı sağlardı ama her ikisi eşit önem.

Sonuçta büyük olasılıkla asgari ücreti övündükleri 440 dolara çıkarmanın daha altına geriletebilirler ve adil ya da objektif bir gelir adalet ve güvence sistemi vizyonları hiç kadar.

İşsize/gelirsize devlet değil sigorta fonu bakacak/bakar. Bunu anlamanız çözmeniz kaç bin yıl. Bütün cevap ve kesin olarak biten işsizlik bununla ilgili.

İki temel yanılgı.

Artan gelir azalan işsizliktir artan işsizlik değil. Tüketim ve harcamaları dengeler ve artırır. (Piyasaya fazladan para/satınalma sürmek gibi)
Temel yanılgı yükselen ücretin işverenin işçi çıkarması sonucu doğuracağıdır. Oysa tam tersidir. Piyasadaki para miktarını ve satınalmayı artırır. Bu üretimi teşvik eder.

İkincisi 10 milyon işsizin geliri tıpkı emekli vb gibi korunmalı ve ödenmeli ve bunu aynı fon yapacak ve tam aynı şey. Bu  toplumda  işsizliği elele azaltmayı teşvik eder çünkü çalışabilecek etkin 10 milyon kişiyi çalıştırmadan bir fonla çalışanın ödeneğiyle desteklemektense kişiyi işe yöneltecektir.

 
Alıntı Yapİkincisi 10 milyon işsizin geliri tıpkı emekli vb gibi korunmalı ve ödenmeli ve bunu aynı fon yapacak ve tam aynı şey.

Modern devletin tanımı budur. Varlığı ay da bekası onunla ilgili.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#148
Bu yıl mevsimsel/doğasal bir kriz/depresyon vb nasıl açıklayacağımı bilmediğim bir şey (anomali) olduğunu düşünmeye başladım.

Öncelikle hayatımda görmediğim kadar kurak ve yağışsız bir sonbahar kış bağlantısı var. Köydeyim ve sonbaharda o kadar yağar ki neredeyse sadece yatardık. Sadece yağışlı günlerde dinlendiğimiz için bu sonbaharda bir aydan uzun süre dinlenemediğimiz oldu. 

Mayıs haziran o kadar yağışlı ve bulutlu geçti ki bu iki ay da 10 gün güneş oldu mu bilmiyorum. Tabiri caizse iş göremedik. Tarla bostan işi zor yetişti başka iş yapamadık yani. Bazıları sebze bile yetiştiremediğini ya da birden çok dikim yaptığını söylüyor. Tohumları toprakta çürüyenler olmuş.  Dutlar meyve doluydu ve önce yaprakları ağaç kuruyacakmış gibi yanıklaştı ve sarardı sonra bir kaç gün içinde hepsi döküldü gitti ve ağaçta dut kalmadı. Bunu hiç görmedim. Kirazlar aynı ve cevizler aynı. Döküldüler. Fındık hala dalda duruyor ama artık tuhaf görünüyor büyük bölümünün içi olmayacağı söyleniyor. Güneş görmediği için . Eskiler bunu biliyor. O halde diyorum ki sanırım daha önce yaşandı ve tanık oldular biliyorlar ve bu ilk olmayabilir ama ben 40 yıldır görmedim.

Şimdi dediğim kanıya nasıl vardım. Aslında dutlar çok tuhaftı. Bana mı öyle geldi bilmiyorum diğer her şey bir yana dutun tepkisi bende tuhaf/travmatik algılandı. Neden açıklayamıyorum. Bazen mevsim anomalileri olur. Bazı yıl bazı meyveler yanar, çifte çiçek açar vs olur ama bu daha farklı gibi. Bu sanki sonbaharla bahar karışmış gibi geldi. Yani insanda sirkadyen döngü var ve bozulursa uyumsuzsa manik olursun. Doğa da buna benzer bir şey mi var gibi düşünmeye başladım... Her neyse bu yıl ki doğa/meyve ağacı tepkilerini anomalik algıladığımı ya da bunu bana gerçekten de çok tuhaf göründüğünü söylemeliyim.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#149
Sevgili bozadi burayı (forumu:) biraz kişisel alanım ve sosyal medya duvarım gibi kullandığımı söyledi.

(Alan kalmadı ya da yok)

Sosyal medya hesapları açtım. Twitter facebook. Pandemi de facebook bizi sildi. Yeniledik. İki-üç gün önce facebook duvarıma bir şeyler yazdım.
Dindar değil ama materyalistte değil oluş vs uzuyor girmeyelim.
Biri daha ilk yorumda damladı "Allah cc bizi yarattı." diye bildirimi yapıştırdı.
Bende: "Sizi kandırıyorlar ,tanrılarınız gökte-gökten indi" bir şeyler yazdım .
Başka bir yorumcu damladı. Yazdıkların "vasvata" dedi.  Bu vasvata nedir onu arıyorum. Sözlükler tanımlamıyor. Bir cümle. Bir açıklama yok. Hangi yazılana takıldı. Ana başlık-alt yorumlar. Sonra iletişim yok/kopuk/kayıp.

Kişisel duvarımda bir kaç gönderi önceye gidelim. Bir yorumcu damlıyor. Yazılanı bırakıyor bana videolar sunuyor. Onu oku-dinle diyor, bildiriyor, videodaki kişiyi izlememiz gerekiyormuş onu açıklıyor kendinden bildiriyor vs.

Psikiyatri karşıtı bir grupta etkin yazarlık yaptık ve kurucu bize moderatörlük sonra yöneticilik verdi. Arada yazayım desem daha orada saldırı bitmedi. Yazılan saldırı alıyor.  Bunun ötesinde "ad hominem" kişi saldırısı çok sık alıyoruz. Bu abartı gelebilir, tuhafta gelebilir ama değil yani..

Başka forumlara yerlere gidiyorum aynısı oluyor. Ben sadece varolacak yer, sosyal alan, sosyallik, insan, dostluk, güvenlik, iletişim, sakinlik sadelik vs. arıyorum. Yani biz bir tür susacağız o zaman. "Tıp". Böyle.. Bunun dışında herkesin ne duymak isteyeceğine göre var yok bir iletişim ...

Hiç özel bir şey olmadan basit biçimde kendini o an tam içinden geldiği gibi ifade ettiğinde ya da diğer bir değişle diğerlerinin duymak istemeyeceği bir şey söylediğinde, birilerini rahatsız ettiğinde, birilerinin işine gelmeyen bir şey söylediğinde, kendi diğerlerinin açıklamadığı biçimde çıplak/doğal/dolaysız açıkladığında ve ya da belki biraz suya sabuna, dişe dokunduğunda hemen bir sürtüşme sorun orada geliyor ve oluyor yani o gün sinirin bozulur. Bu gerçek. Paratonerin yıldırım çekmesine benzetiyorum .Yani yerleri değiştirince bu değişmedi. Bu sosyal medya duvarı içinde . Orada da bir özerklik yok. Fark yok.

Edit:
Çit gerçek: Yapay zekanın tam deşifre edemediği/türsel sınıflayamadığı yazım biçimi tepki alır. İnsan bunu deşifre edemediğini (anlamadığını/anlaşılmaz olduğunu/bulduğunu) söyler.  Bu yorum çok+ yıllık gözlemin ürünü...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com