Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü
avatar_Dionysos

Denemeler, Söyleşiler ve Söyleyişler

Başlatan Dionysos, 21 Nisan 2018, 16:44:32

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#105
Alıntı Yap
olağan evrimin doğası bizim için 4KH'ı işaret ediyor. Yani grup olarak. Bunun tersinin olacağını sanmam.


Ra bu gezegenin 4BH gezegeni olacağını ve mevcut dünya nüfusunun büyük çoğunluğunun 3'ü (başka gezegenlerde) tekrarlamak zorunda kalacağını, 4'e mezun olabilecekler arasında BH'ye mezun olacakların, KH'ye mezun olacaklardan çok daha fazla olduğunu söylüyor. K'ların da buna (genel itibariyle) ters bir açıklaması olduğunu hatırlamıyorum.

K'lar gezegenin hızla dengelenmekte olduğunu, yani KH-egemen durumdan BH-egemen duruma doğru bir ilerleyiş olduğunu söylemişti. Ve K'ların dünya insanlığının geleceği konusunda söylediği diğer herşey de bu gezegenin bir 4BH gezegeni olacağına işaret ediyor. 4KH'ye mezun olabilecek çok az sayıda kişi başka gezegenlere gidecek, tıpkı en baştan 3'ü tekrarlaması gerekecek olanlar gibi.

4BH'ye mezun olabileceklerin mevcut dünya nüfusunun yaklaşık kaçta kaçını oluşturacağı konusunda kafam karışık ve bunu gerçekten çok merak ediyorum. Bir ara kafamda dünya nüfusunun çeyreği yani dörtte biri civarı olabileceğini hayal ediyordum ama sonra bunun fazla iyimser bir tahmin olabileceği hissi ağır basmaya başladı. %10? %5? Şu an kesinleşmiş bir rakam/oran yok muhtemelen ama yaklaşık bir oran (veya aralık) bellidir gibi geliyor bana.

4KH'ye mezun olmak için %95 KH kutuplaşması gerekiyor. Bu kutuplaşmaya ulaşmak da kolay iş değil gibi görünüyor. Dünya nüfusunun ezici çoğunluğunun 3'ü tekrarlamak zorunda kalacak olması bu yüzden muhtemelen.


bozadi

#106
Alıntı Yap
Sözde bh kavrmaına sahip olanlar bile, bu celse okuyucuları dahil aynı statik .Herkes yerinde.
Yani futbol/maç gibi diyelim/düşünelim pozisyon değiştiren yok gibi.. Herkes yerinde. (Yani kaleci kalesinde forvet gol peşinde, celse öğrenimi sonuçta bireysel çıkar amaçlı kullanılıyor.

 
Dışsal / şekilsel olarak çok aktif olunmaması, BH kutuplaşması olmadığı anlamına gelmek zorunda değil. BH kutuplaşmasının artması zaten dışsaldan ziyade içsel bir olaydır.

Bir de "kıyametin kaldırma gücü" meselesi var. Dünyadaki egemen düzen giderek çöküyor. Büyük bir kaos olacak ve bu kaos sadece egemen güçlerin insanları tam kontrol altına alma çabasından dolayı değil, aynı zamanda evrensel/varoluşsal bir değişim-dönüşüm süreci içinde olmamızdan kaynaklanıyor. Doğal afetlerin artması vs.

K'lar dünya insanlığını çok zorlu bir zamanın beklediğini ama BH eğilimli olanların bu zorlu süreci bir sınav gibi atlattıktan sonra BH'ye geçeceklerini söylüyor.

Alıntı Yap
S: (Galatea) Yakında daha iyi olacak mı yoksa daha kötü mü olacak?

C: "Gölge Vadisi"nden geçmeniz gerekiyor.

S: (Pierre) Kulağa heyecan verici bir yer gibi geliyor. [kahkaha]

(L) Sanırım Gölge Vadisi'nden geçtiğinde, sonunda gün ışığına çıkıyorsun. (Galatea) Veya bir uçurum...

C: Evet.

S: (L) Bu bana verdikleri cevap, sana değil! [kahkaha]

C: Uçurum yalnızca vadiye girmeyenler için.

S: (Joe) Gölge Vadisi uçuruma çıkmıyor.

(L) İyi yol ile kötü yol arasındaki fark gibi bir şey mi bu?

C: Evet.



 

Bir de şöyle bir ifadeleri var:

Alıntı Yap
 Bebek sahibi olmak gibi: kan, su, acı, ama bittiği zaman sevinç.

 

Şu anda hala dünya genelinde KH güçleri egemen durumda. Ama Putin Rusya'sının öncülüğünde egemen güçlerin tahtı giderek sallanıyor. Ama elbette bu durum KH güçlerinin böylece giderek zayıflayıp insanlığın bir bütün olarak BH'ye geçeceği anlamına gelmiyor elbette. Dünyadaki KH imparatorluğu giderek çökmekte olduğu için, tam/mutlak egemenlik sağlamak için planlar yaptıklarına dair pek çok şey söylendi ama tüm bu çabalarının nihayetinde başarısızlıkla sonuçlanacağı da söylendi. Evrensel/doğal olayların da yardımıyla KH güçlerinin dünyada tam egemenlik kurma çabaları başarısız olacak ve 4Y frekansları dünyada güçlendikçe, 4BH'ye mezun olabilecek kapasitede olan insanların gücü ve dayanışması da giderek artıyor olacak. K'ların deyişiyle "saha" giderek eşitleniyor olacak. Tabi kıyamet sürecinde dünya insanlığının büyük çoğunluğu elenmiş olacak. Kalan çok daha düşük nüfus içindeyse BH'lerin sayısı KH'lerin sayısını aşıyor olacak.

Yaşanacak zorluklar, BH potansiyeline sahip olanların zihinsel ve ruhsal olarak arınmalarına yardımcı olacak.


Dionysos

#107
Gizemcilik (mistisizm) spritualizm değil. Bu genellikle onu bulana kadar gerçeğin arkada/geride olduğu ya da görünen gerçeğin arkasında bir gizem olduğuna dayalı arayış silsilesi gibi (ya da tanrının-gizemin peşine gitme işi ) ve gizemci arar ve Kasyopya gibi bir bigilendirmeden sonra bu eğilim zaten büyü koranda değişmeli idi. Herhangi bir gizem kalmadığında.

İkincisi piyasa da tanınan ve tanımlanan biçimiyle spiritualizm de oldukça karmaşa... Kavramın herkesin uzlaşabileceği belirli bir tanımı olamayacağı için örneğin bugünlerde sprituel danışman (yaşam koçu) gibi kavramlar türetti ve kişilerin nasıl bir öğreti aldığı belli değil. Buradan K okuyarak baksaydık dünyadan haberleri olmadığını söylemek zorunda kalacaktık.

Sonuçta kavramı ruhlardan ya da öte dünyadan ya da herhangi türden diğer bilgi verebilecek kozmik aktörlerden okült uğraşla bilgi alma işi ve bunun kendisi olarak sınırlarsakta aslında kavramı okültizme dönüştürürdük.

Kabaca spiritualizm bence ilk bakışta ruhçuluk, ruhanilik ve maneviyat vb. gibi tanımlanabilirdi. Ruhun bilinç/bilinçlilik oluşu ve fizik gerçeğin ilüzyon oluşu tanımı K ile elimize verildiğinde ve aslında ortada tanımlı bir gizem kalmadığında zaten bir materyalist değilsek ve özel olarak bundan sıyrılmaya çalışmıyorsak artık spritualizm nedir?

Materyalist olmama durumu gibi/kabaca...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#108
K'ları okuyoruz (ki aslında sanırım onların temel evrensel bilgilendirme ya da kavrayışlar dediği sanırım her şey verildi. Ana hatlar.. Bir olduğumuz, bir tanrı olmadığı bh ve kh gerçeklikleri olduğu,  7 yoğunluklu varoluş ve dünyanın hali gibi temel paradigmalar... ve asıl yapılması gereken muhtemelen bunu en çok kişiye ulaştırma. Şimdi celse konuşma grubu yine sürekli yeni celse (K'lar)  yeni bir şeyler söylesin beklentisiyle zaten kapalı sınırlı iç bir alana geliyor hala onlardan bir şey isteniyor. Eldeki dağıtılmadı ya da dışa temas az.

Bu iş 94 te  te başladı ve teknoloji ve iletişim olanakları o günden bugüne çok gelişti. Laura ve Ark artık yaşlanıyor. Bunları farkedemiyor olabilir ya da zaten yapacaklarını yaptılar ve bu bir görev/sorumluluk değil de keyfi doğal iş gibi ve onlardan başkası da istenirse belki K'lara bağlanabilirdi ancak bu var orada bazılarımız bununla bağlantılı hissediyoruz, elde bilgi var ve  ekipte genç dinamik kişiler olmalı. Yani sosyal medya, youtube ve twitter gibi alanlar aktif kullanılabilir ve daha geniş bir ağ üretilebilirdi. Güçlü bir youtube kanalı twitter hesabı vb üretilebilirdi.
Bunu onlardan bekleme yanlışsa aynı şeyi ileri götürmeyi deneyen yepyeni-bambaşka bir grup ve işte üretilebilirdi.

İkinci K'ların belirli sorulara yanıt vermediğini kapat dediğini felan görüyoruz. Bu çok yönlü olabilir. Güvenlik sorunu yani kişileri 3. ve 4. seviyelere saldırılara açık kılması zaten bir tablayla anlatmanın zaman efor alışı ya da başka sebepler.
Burada güvenlik sorunu nasıl aşılabilirdi ya da nasıl daha iyi yanıt sağlanabilirdi. Daha çok okuyucuya ulaşma bir yol olabilir. Başka bir yolda şu olabilir. ABD nin güvenliğinden endişe ederek Fransa'ya taşındılar. Dünyada 200 tane ülke var. Bugün Putin'i en iyi ilan ettik.. Örneğin madem Ruslarla Başkonsolusluk vb aracılığıyla görüşülür yapılan iş anlatılır eldeki meta sunulur ABD yi kaotik buldukları söylenir vatandaşlık ya da iltica talebi ve güvenlik sağlanması talebi iletilirdi. Sıcak bakıp bakmadıkları sorulurdu.

Paylaşılana bu kadar KH dendi. Peki onu paylaştılar .Bir web sitesinde halka açık. Peki ne kadarımız biliyor ya da kaçımıza ulaştı? Kaçımız okuyoruz?

Burada demek istediğim şu: Bir Quorum ya da işte ne yapılabileceğini söyleyecek birileri beklentisi gibi bir şey üretilip bu sınırlardı gibi ve ortada kabaca celse alıp yayınlama ve okuyucunun kulaktan kulağa yayması bir arkadaşa söylemesi dışında dağıtımı geliştirecek etkinlik yok gibi ve bunun özel tartışması da yapılmıyor. Şimdi buradan bakarsak BH kavramına ilgi de ilk yapılması gereken o celseleri yayma için güçlenmiş çaba gibi görünüyor. Bunu Lauralar yapmalı değil, ilgili herkes okuyan herkes ama iletişim ağı ve kanal orası ve bir forumları var, bağlantının kontak noktası orası ve bu orada tartışılmalı gibi ve bu yok gibi.
Yani böyle giderse 30 sene daha sürse bu kadar daha yeni okuyucu olurdu. Tek fark ve değişim ve binde bilmem kaçımız olan okuyucuyla işin kendi Bh bağlantısı bile olsa sanırım büyük ölçüde kh olurdu.

Kimse tek başına görev alamıyor ya da kendine misyon biçemiyor. Çalışan organize bir ekip arıyoruz. Ben arıyorum. Yani zaten işveren ya da dahil olunacak takım gibi bir ekip aranıyor. Bu celselerin aktif dağıtımı tanıtımı ile ilgili görev sorumluluk alabilirdik ama bu ne yazık ki tek yapılmıyor zaten kendi kendine iş icad etmek gibi olur. Tanıdığın bir kaç kişiye söylersin, sosyal medya iletişimlerinde sözü geçer iletirdin ve hepsi bu kadar. Bir noktada celse sunuluyor bir noktada çeviri. Bazılarımıza zaman içinde ulaştı.

Neredeyse 30 yıl sonra o bilgi hala tutsak, tanınmıyor, bilinmiyor, sınırlı okuyucuyla ilgili görülüyor vs.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#109
"Celseleri yayma" konusunun isabetli, doğru, güzel bir yönü olmakla birlikte bunun içerikten ziyade şekilsel bir çaba olma ve kısır kalma gibi bir yönü de var gibi geliyor bana. Laura ve ekibinin kendisi "celseleri" yayma konusunda misyoner bir tavır sergilemiyorlar görebildiğim kadarıyla ve kimseden de bu yönde ciddi bir beklentileri, ricaları olduğuna dair bir izlenim edinmedim.

Benim Kasyopya celselerine ilk defa rastlayışım, yirmi yıla yakın bir süre önce web'de Ra bilgilerinde geçen "density" (yoğunluk), "service to others" (başkalarına hizmet) ve "service to self" (kendine hizmet) gibi kavramları araştırırken oldu. Laura ve ekibi de zaten Kasyopya bilgilerinin Ra Bilgilerine dayalı olduğunu, Ra'nın öncülüğünü yaptığı bir anlatımın/kozmolojinin devamı olduğunu kabul ediyorlar. Ve Ra Bilgileri çevirileri Akaşa gibi bu konuda tanınmış bir yayınevinden çıkan bir dizi kitap olarak mevcut. Üstelik Ra kanal bilgileri ve kapsamlı kozmolojik ve dünyevi bilgi bakımından piyasada çok daha tanınmış bir kaynak. Ve bir miktar düzenlenmiş olmasının da katkısıyla, Ra Bilgileri Kasyopya bilgilerinden çok daha derli-toplu. Üstelik, sevgi-ışık mesajlarının yoğunluğu da bu piyasadaki pek çokları için oldukça çekici bir etki yapıyor şüphesiz. Ve tüm bunlara rağmen Ra Bilgileri gibi bir kaynağın Türkiye'de (dünyada da) spiritüalizm ve ufoloji alanlarında ne kadar az yararlanılan, ne kadar az referansta bulunulan bir kaynak olduğu da açıkça ortada duran, çok düşündürücü, üzücü bir gerçek. Ra Bilgileri gibi bol miktarda cezbedici sevgi-ışık mesajı içeren bir kaynağı yeterince ciddiye alanların sayısı bile bu kadar kısıtlıyken, epeyce dağınıklık ve bağlamsızlık sorunu olan ve üstüne üstlük kısmen sapmış bilgiler, kısmen de negatif içerikli bazı gerçeklerin ortaya çıkması konusundaki vurgusu nedeniyle bu piyasadaki pek çoklarının karanlık/negatif/şüpheli olarak damgalamaya eğilimli olduğu bir metni yayma konusunda "misyonerlik" üstlenme gereği olduğunu düşünmüyorum. Kaynak internette açık erişimde. Araştıran, özellikle de hakkında bilgiye rastlaması çok daha kolay olan Ra Bilgileri'nin kavramlarını araştıranlar için bulunması hiç de zor bir kaynak değil. Kulaktan kulağa belirli bir ölçüde yayılma durumu olduğuna da şüphe yok. Web'de araştırdığım zaman, bizim tanıtma çabası göstermediğimiz çeşitli yerlerde Kasyopya celselerine kısaca da olsa değinildiğini görüyorum. Bazıları olumlu, bazıları olumsuz değerlendirmeler şeklinde. Bir kısmı da nötr.

Mesele "bilgi" yaymak, değil mi? Peki yayılmasına aracılık edilmesi gereken önemli, en öncelikli bilgi nedir? Ra'nın, Kasyopyalıların "felsefesi" nedir? Varlığın birliği, bütünlüğü. Bununla bağlantılı olarak en temel konular varoluş döngüsünün işleyiş biçimi, yoğunluklar, BH-KH düalitesi.

Ve bu kaynaklar içinde bulunulan süreçle ilgili neyi haykırıp duruyor? Dünya 3. yoğunluğun sonlarına gelmiş durumda. Kısa bir süre sonra bu dünyada 4. Yoğunlukla birlikte BH egemen olacak. Buna hazır olmayanlar (yani dünya insanlığının ezici bir çoğunluğu) ve KH'ye mezun olacak olanlar bu gezegeni terk etmek zorunda kalacak.

Fazlasıyla kaotik bir zamandayız ve bu kaosun giderek tırmanacağını biliyoruz. Bu tırmanan kaos koşullarında insanların çok sayıda ayrıntılı bilgilere değil, varoluşumuzla ilgili temel, basit, iyimserlik, moral aşılayan bilgilere, tavırlara ihtiyacı var en öncelikli olarak (diğer bilgiler ikincil, üçüncül vs.). Yazılı veya sözlü bilgiden ziyade davranışsal, titreşimsel bilgilere ihtiyaçları var insanların. Yani kağıt üzerindeki bilgiden ziyade özümsenmiş, hayata ve davranışlara yansıyan bilginin (ilgi duyanlara) yayılması daha etkili bir yol. Bize gelip soru soracaklara zaten elimizdeki kaynaklara dayalı elimizden geldiğince açıklama yaparız, yapıyoruz ama bizden, daha doğrusu benimseme eğiliminde olduğumuz bilgilerden haberi olmayanlara faydamız olacaksa, o fayda öncelikle celselerin yayılmasından ziyade pozitifliğin, birliğin, huzurun, sevincin, temel evrensel bilginin, sezginin, inancın yayılması şeklinde olmalıdır. Bizde "ışık" olmalı ki, ışığı gören gelip paylaşmak, ortak olmak istemeli. Veya bizim ışığımız belki biz özel olarak farkında bile olmadan onların hayatına şu veya bu ölçüde aydınlatıcı bir etki yapmalı.

Bizde henüz o ışık/sevgi çok yerleşmiş değil. (her ne kadar duruma bağlı olarak önümüzdeki zamanlarda bu konuda önemli değişim-dönüşümler geçirme ihtimalimiz olduğuna inansam da). Bu haldeyken celseleri yaymaya birincil öncelik vermek, özselden ziyade kabuksal, içerikten ziyade şekilsel ve biraz zoraki bir çaba olacaktır diye düşünüyorum. Elbette kısmi de olsa faydası olur ama esas derdimiz bu değil.

Celselerde, Laura ve ekibinin uzantısı olarak komün oluşturmaya çalışan bazı topluluklarda neden pek ilerleme olmadığına dair soruya, K'lar "eşdoğrusallık eksikliği" gibi bir açıklama yapmıştı. Yani ilgili kişilerde veya gruplarda, aynı amaç doğrultusunda eşgüdümlü hareket eksikliği olduğu söylendi. Bu bizim için de en temel sorun. Biz de kendi aramızda aynı amaç doğrultusunda çalışmıyoruz. Celse bilgilerine dayalı hareket konusunda çok bireysel, çok dağınık, çok zayıf sayılabilecek bir hareket hali içindeyiz. Sen bunun çözümünün celselerin yayılmasına odaklanmakta olduğunu düşünüyorsun gibi görünüyor. Ben celseleri yayma çabasında bazı faydalar olabileceğine inanmakla birlikte, bunun bizler için kesinlikle öncelikli veya çok önemli bir konu olduğunu düşünmüyorum. Farklı bireylerin farklı anlayışları, celselerden farklı yararlanma biçimleri var, katıldığı-katılmadığı, inandığı-inanmadığı, anladığı-anlamadığı bir sürü şey var herkesin. O yüzden ayrıntıları bırakıp, elimizdeki kaynakların en tartışmasız, en temel, en öz hususlarda verdikleri bilgileri ne ölçüde anladığımız, ne ölçüde inandığımız, bu bilgilerden ne ölçüde yararlandığımız üzerinde durmamız gerekiyor gibi.

Hayatımızda kaos ve korku hakim. Celseler bu korkuyu, bilincimizdeki bu kaosu ne ölçüde bitiriyor? Bu anlamda celseler bize ne ölçüde şifa oluyor? Bunu sorgulamamız, emin olmamız gerekiyor. Eğer celseler bize doğru-dürüst hizmet etmiyorsa, daha doğrusu biz celselerden doğru-dürüst yararlanamıyorsak, celseleri başkalarına yayma konusunda hırslı bir tavır almamız yapmacık olur.

Celselerde verilen temel bilgileri düşüncek olursak, neden dünyada olan bitenler yüzünden varoluşsal bir korkuya kapılmaya gerek olmadığı, evrende/varoluşta herşeyin yolunda olduğu, evrenin sadece bir okul olduğu, yaşanan herşeyin ilgili öğrencilerin derslerinden ibaret olduğu söylendi. Tüm yoğunluklarıyla, tüm boyutlarıyla varoluşun "bir" olduğu ve mükemmel işleyen bir döngüye sahip olduğu, BH'nin bu döngüyle çok uyumlu bir anlayışa sahip olduğu söylendi. "Neşe, neşe, neşe!" dendi. Ra, "Sonsuz yaradanın huzuru, mutluluğu, sevgisiyle kalın." dedi hemen her celse sonunda. İşte öz bu, temel bu, ilk bu, ilke bu, inanç bu, iman bu, din bu. Bizim hayatımızda bu temel bilgiler ne kadar etkili oldu? Varoluşa dair korkularımız ne ölçüde bitti veya azaldı? Bir parçası ve kendisi olduğumuz yaradanın sonsuz kudretine ve sevgisine ne kadar erdik ve ne kadar yaydık, yayıyoruz? İşte en öncelikli, en temel konu bu. Bizlerin kendi aramızda ortak bir inancımız, imanımız, dinimiz olduğu bile şüpheli. O zaman celselerin bize doğru dürüst ne hayrı oldu ki başkalarına hayrı olacak diye yaymak için kendimizi kasalım?

Evet, "din" diyorum. K'ların "Hayat dindir." ifadesine ve imanla-inançla ilgili yaptıkları olumlu referanslara dayanarak söylüyorum bunu. Biz halen ciddi ölçüde dinsiz, imansızız. Önce bunu sorgulamamız gerekiyor.



bozadi

#110
Kendimi de kesinlikle aynı eleştiri kapsamında görerek, celse okumayla da, yaymayla da ilgili olarak Yunus'un şu sözlerinden çıkarmamız gereken bir ders olduğuna inanıyorum:

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır

Okumaktan murat ne
Kişi Hak'kı bilmektir
Çün okudun bilmezsin
Ha bir kuru ekmektir


Dionysos

#111
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi


"Celseleri yayma" konusunun isabetli, doğru, güzel bir yönü olmakla birlikte bunun içerikten ziyade şekilsel bir çaba olma ve kısır kalma gibi bir yönü de var gibi geliyor bana. Laura ve ekibinin kendisi "celseleri" yayma konusunda misyoner bir tavır sergilemiyorlar görebildiğim kadarıyla ve kimseden de bu yönde ciddi bir beklentileri, ricaları olduğuna dair bir izlenim edinmedim.

Bozadi ne yazılması gerektiğini bilmiyorum

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

 Web'de araştırdığım zaman, bizim tanıtma çabası göstermediğimiz çeşitli yerlerde Kasyopya celselerine kısaca da olsa değinildiğini görüyorum. Bazıları olumlu, bazıları olumsuz değerlendirmeler şeklinde. Bir kısmı da nötr.

Türkçe olarak kasyopya celseleri aramasını yaparsak ilk sırada Çetin Bal zamanda yolculuk diye bir site ve kişinin telefon numarası ve bir saldırı karalama kampanyası çıkacak. web de arayan olumsuz izlenim edindirme. Gömme.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi


Ve bu kaynaklar içinde bulunulan süreçle ilgili neyi haykırıp duruyor? Dünya 3. yoğunluğun sonlarına gelmiş durumda. Kısa bir süre sonra bu dünyada 4. Yoğunlukla birlikte BH egemen olacak. Buna hazır olmayanlar (yani dünya insanlığının ezici bir çoğunluğu) ve KH'ye mezun olacak olanlar bu gezegeni terk etmek zorunda kalacak.

4.yoğunluk olacağımızı anlıyorum. 4. yoğunlukta BH'ın egemen olacağını nereden buluyoruz ya da o halde 4KH gezegenin 4. yoğunluk geleceği için neden hazırlık yapıyor?_


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Fazlasıyla kaotik bir zamandayız ve bu kaosun giderek tırmanacağını biliyoruz. Bu tırmanan kaos koşullarında insanların çok sayıda ayrıntılı bilgilere değil, varoluşumuzla ilgili temel, basit, iyimserlik, moral aşılayan bilgilere, tavırlara ihtiyacı var

Bilgi korur ve çocuklara bile gerçeği söyleyin, gerçeği onlardan saklamayın.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi
 Araştıran, özellikle de hakkında bilgiye rastlaması çok daha kolay olan Ra Bilgileri'nin kavramlarını araştıranlar için bulunması hiç de zor bir kaynak değil.

google da arar. Çetin Bal'ı bulur. Başka aramalar yapar, sorar, karanlık negatif korkunç olduğunu söylenir ve yazılır. Bu ikisini aşar hala okursa giriş bölümünü okuyup kapatır ve aynı şeyi onaylar. Bundan sonra hala okumaya çekim duyarsa belki evet .

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Yani kağıt üzerindeki bilgiden ziyade özümsenmiş, hayata ve davranışlara yansıyan bilginin (ilgi duyanlara) yayılması daha etkili bir yol. Bize gelip soru soracaklara zaten elimizdeki kaynaklara dayalı elimizden geldiğince açıklama yaparız, yapıyoruz ama bizden, daha doğrusu benimseme eğiliminde olduğumuz bilgilerden haberi olmayanlara faydamız olacaksa, o fayda öncelikle celselerin yayılmasından ziyade pozitifliğin, birliğin, huzurun, sevincin, temel evrensel bilginin, sezginin, inancın yayılması şeklinde olmalıdır.

Aynı şekilde paragraf oluştursaydım sanırım tam da şunu yazardım.
Kabaca Oryondaki evinden çıkıp gemi gezegenine binmiş 4KH'ın bizi kolonize ettiği köleleştirdiği genetik dizaynımızı ve melezleştirmemizi sürdürdüğü sonra gökyüzüne bir elektomanyetik kafes kurduğu ve binlerce yıl önce aramıza da inerek din efsanelerine dönüştürdüğü türümüzü denetlediğini ve bizimle beslendiğini bizi sömürdüğünü bilmeye ihtiyacı var. ve bilgilendirme tam bu şekilde olmalı

İmkanım olsa yarın TV lere koyar herkse bunu izletirdim. Çocuklar dahil.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Mesele "bilgi" yaymak, değil mi?

Mesele bilgi yayma değil insanların korunması ya da güvenliği
ya da bilmeye hakları var ya da biz biliyoruz onlar bilmiyor ya da bende/bizde var onda yok
Mesele tam olarak bu
Mesele bunun bizde olması onlarda olmaması

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi
bilginin (ilgi duyanlara) yayılması daha etkili bir yol.

Sevgili Bozadi aynı şeyi yazıyor olabilirim ama dışarıdaki kediye iki ayrı tabakta makarna ve çiğ et versem makarnaya ilgi duyabilir. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki kedilerin atası etçil ve ataları makarnaya ilgi duymuyordu.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi
Sen bunun çözümünün celselerin yayılmasına odaklanmakta olduğunu düşünüyorsun gibi görünüyor.

Tam böyle değil. Kedilerin kim olduğundan haberi yok onlarla birlikte yaşıyorum ve kafam karıştı ve cevapları arıyorum .Yani bizler insanız iletişim olanaklarımız dahilinde buradayım çünkü elimde bu bilgilendirme var direkt olarak burayla bağlantılı. Kulüp gibi. K okumuşsan sosyal medya duvarından bunları konuşamıyorsun.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Hayatımızda kaos ve korku hakim. Celseler bu korkuyu, bilincimizdeki bu kaosu ne ölçüde bitiriyor? Bu anlamda celseler bize ne ölçüde şifa oluyor? Bunu sorgulamamız, emin olmamız gerekiyor. Eğer celseler bize doğru-dürüst hizmet etmiyorsa, daha doğrusu biz celselerden doğru-dürüst yararlanamıyorsak, celseleri başkalarına yayma konusunda hırslı bir tavır almamız yapmacık olur.



Hırs yok ilgili değil,

Hayatıma bir şey hakim değil ya da bilmiyorum
Celseler alabileceğimin en fazlası
Celselerden yararlanma nedir bilmiyorum ama bu celseler bana verdi

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Celselerde verilen temel bilgileri düşüncek olursak, neden dünyada olan bitenler yüzünden varoluşsal bir korkuya kapılmaya gerek olmadığı, evrende/varoluşta herşeyin yolunda olduğu, evrenin sadece bir okul olduğu, yaşanan herşeyin ilgili öğrencilerin derslerinden ibaret olduğu söylendi. Tüm yoğunluklarıyla, tüm boyutlarıyla varoluşun "bir" olduğu ve mükemmel işleyen bir döngüye sahip olduğu, BH'nin bu döngüyle çok uyumlu bir anlayışa sahip olduğu söylendi. "Neşe, neşe, neşe!" dendi. Ra, "Sonsuz yaradanın huzuru, mutluluğu, sevgisiyle kalın." dedi hemen her celse sonunda. İşte öz bu, temel bu, ilk bu, ilke bu, inanç bu, iman bu, din bu. Bizim hayatımızda bu temel bilgiler ne kadar etkili oldu? Varoluşa dair korkularımız ne ölçüde bitti veya azaldı? Bir parçası ve kendisi olduğumuz yaradanın sonsuz kudretine ve sevgisine ne kadar erdik ve ne kadar yaydık, yayıyoruz? İşte en öncelikli, en temel konu bu. Bizlerin kendi aramızda ortak bir inancımız, imanımız, dinimiz olduğu bile şüpheli. O zaman celselerin bize doğru dürüst ne hayrı oldu ki başkalarına hayrı olacak diye yaymak için kendimizi kasalım?

Evet, "din" diyorum. K'ların "Hayat dindir." ifadesine ve imanla-inançla ilgili yaptıkları olumlu referanslara dayanarak söylüyorum bunu. Biz halen ciddi ölçüde dinsiz, imansızız. Önce bunu sorgulamamız gerekiyor.


Bozadi seni anlıyorum. Bu celseleri çevirdiğin için çok teşekkür ederim. Kişisel olarak minnetarım. Bu yaşamımın en değerli armağanı ve buluntusu. Bunu hayatımda çıkarsam geriye hiç bir şey bulamam. Bunu bugün bilmeksizin varolduğum bir anı bile sanırım istemezdim. Emeğin var ve ben dahil bize ulaşımında büyük katkın var.

Bu okuma yaşadığım yaşayabileceğim arzu ettiğim edebileceğim tüm diğer herşeyle yanyana kıyaslandığında açık ara yaşamımda en önemli/değeri yere sahip .Başka hiçbir şeyin yakınına bile yaklaşamayacağı

Ben kendimi bunu diğer insanlardan esirgemiş hissediyorum..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#112
Zirvede doğru düzgün oksijen olmadığını ve vurgun yiyebileceğini hatta donarak ölebileceğini bildiği halde bazı insanlar Himalayalara tırmandı.
Bu kasyopya. Bu benim için tam böyle

Yaşam boyu aradığım tüm soruların tüm cevapları. Her şey.
 
Eksiksiz bir doluluk...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#113
Alıntı Yap
Türkçe olarak kasyopya celseleri aramasını yaparsak ilk sırada Çetin Bal zamanda yolculuk diye bir site ve kişinin telefon numarası ve bir saldırı karalama kampanyası çıkacak. web de arayan olumsuz izlenim edindirme. Gömme.

Çetin Bal'ın sitesinde epeyce celse olduğu gibi paylaşılmış. Olumsuz bazı yorumlar yapılmış ama metnin kendisini okumadan, sırf yapılan bazı olumsuz yorumlara bakılarak kaynağı incelemeden olumsuz diye etiketleyecek olanın kendi bileceği iş. Okuyup da olumsuz bulan da çok. Özgür irade...

Alıntı Yap
4.yoğunluk olacağımızı anlıyorum.

Dünya bir 4. Yoğunluk gezegeni olacak, bu kesin. Bizim 4. Yoğunluğa mezun olup olamayacağımız çok belli değil ama evet ben hepimizin 4. yoğunluk adayı olduğumuzu veya olabileceğimizi düşünüyorum.

Alıntı Yap
4. yoğunlukta BH'ın egemen olacağını nereden buluyoruz ya da o halde 4KH gezegenin 4. yoğunluk geleceği için neden hazırlık yapıyor?

Celseleri bu kadar önemseyen biri olarak böyle bir soru sormana şaşırdım Dionysos. Hepimizde çeşitli negatif programlanmışlıklar, korkuya dayalı önyargılar, paranoyalar var. Sen de bunun izlerini yansıtıyorsun. 4. Yoğunluk dünyada bir ara kaos sürecinden sonra BH'nin egemen olacağı elimizdeki tüm kanal bilgilerinde ifade ediliyor. Çeşitli özet alıntılar da yapmıştım celselerden bu konuda ama karamsar bir yoruma şartlanmışlığın nedeniyle bu alıntılar pek bir şey ifade etmemiş görebildiğim kadarıyla.

K'ların "Gölge Vadisi" hakkında söyledikleri, ayrıca "doğum" gibi (zorlu ama sonu mutlu) olacağını söylediği şeyler bu konuyla ilgili.

İlk celselerden beri Kertişlerin dünyayla ilgili plan ve çabalarının nihai olarak başarısız olacağı söyleniyor. Kertişlerin bir süre dünyada egemenlik kurma ihtimallerinden bahsedilmişti. "Ama korkmayın, 4. Yoğunluk dalgasının gelmesiyle birlikte saha her iki taraf için eşitlenmiş olacak ve 'değişimler' başlayacak." dendi.

Alıntı Yap
C: Pleiades'liler pek çok diğerleriyle de bağlantı kuruyor; Biz sahneye sizinle çıktık ama aslında esas olarak aynıyız; sadece boyut sınırı üzerindeki odak noktalarımız hafifçe farklı.

S: (L) Tüm bu faaliyetler neden şimdi oluyor?

C: Kapanmak üzere olan büyük döngü çok özel bir fırsat sunuyor.

S: (L) Bu, geleceği değiştirmek için özel bir fırsat anlamına mı geliyor?

C: Geleceği, geçmişi ve şimdiyi.

S: (L) Tüm bunlardan öyle anlıyorum ki, eğer büyük döngüde bu noktada birşeyler değiştirilmezse herşey çok berbat bir sona doğru gidebilir, öyle mi?

C: Ama gitmeyecek.

...

S: (V) Az önce belirttiğiniz "buluşmayı" merak ettim de...

C: Buluşma, boyut sınırı geçişinden kaynaklanıyor.

S: (L) Peki bu boyut sınırı geçişinde neden bir buluşma gerçekleştiriliyor? Bu gerçekten çok büyük bir şov mu olacak?

C: Bir fırsat.

S: (V) Tüm pencerelerin aynı anda açılması ve böylece tüm bu varlıkların aynı anda gelmesi gibi mi?

C: Tüm evreni etkileme fırsatı gibi. "Pomp and Circumstance" (İhtişam) yani "Hope and Glory" (Ümit ve Coşku) marşının kozmik düzeyde çalındığını düşünün. (Ç.N.: Zafer marşları)




Alıntı Yap
S: (L) Hmm. Bu gece bize vermek istediğiniz belirli bir mesaj var mı? Bağlantıyı arttırmak için?

C: Ümit ve zafer yaklaşıyor! ("hope and glory" adlı bir filme atıf da olabilir.)



Alıntı Yap
S: (L) Burada çok sayıda bulunduğumuza göre neden gelip buranın yönetimine el koymuyorlar?

C: Niyetleri bu. Çok uzun bir süredir bu niyetteler. Herşeyi istedikleri gibi ayarlamak ve bu gezegenin deneyimleyeceği dördüncü yoğunluğa geçişte mümkün olduğu kadar çok negatif enerji emebilmek için zamanda ileri ve geri yolculuk yapıyorlar. Buradaki amaç dördüncü yoğunlukta sizin yönetiminizi ele geçirmek ve bir dizi şeyi gerçekleştirmek; 1: Irklarını sürdürülebilir halde tutmak, 2: Sayılarını artırmak, 3: Güçlerini artırmak, 4: Irklarını dördüncü yoğunluk alemine yaymak. Bunların tümünü gerçekleştirebilmek için sizin takviminize göre yaklaşık 74 bin yıldır olaylara müdahale ediyorlar. Bu çalışma sırasında zamanda ileri ve geri yolculuklar yapmak suretiyle tüm bunları tamamen sabit bir zaman-mekan aralığında gerçekleştiriyorlar. Ama ne kadar ilginçtir ki tüm bu çalışmalar başarısız olacak.

S: (L) Başarısız olacaklarından nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?

C: Çünkü bunu görüyoruz. Biz sadece görmek istediğimizi değil herşeyi görebiliyoruz. Onların başarısızlıklarının sebebi sadece görmek istediklerini görmeleri. Diğer bir deyişle bu "arzuya dayalı düşünme" olarak tanımlayacağınız şeyin en yüksek ifadesidir. Ve dördüncü yoğunluk seviyesinde deneyimlenen arzuya dayalı düşünme, o seviye için gerçek olur. Ne kadar arzuya dayalı bir şekilde düşündüğünüzü biliyor musunuz? Siz üçüncü yoğunluk seviyesinde bulunduğunuz için bu realiteyi pek bilmezsiniz, fakat eğer dördüncü yoğunlukta olsaydınız ve şimdiki işlevlerinizi sürdürüyor olsaydınız sizin de gerçeklik algınız bu olurdu. Onlar bizim gördüklerimizi göremezler çünkü biz kendimize değil, başkalarına hizmet ediyoruz ve altıncı seviyede bulunduğumuz için, tüm noktalardaki herşeyi olmalarını istediğimiz gibi değil, oldukları gibi görebiliyoruz.



Alıntı Yap
C: Yılan Kardeşliği, yani Kertenkeleler, yani İsa-Düşmanları özgür iradeye 309.000 yıldır müdahale ediyorlar. Değişim yaklaştıkça gözleri kararıyor.


Alıntı Yap
S: (L) Pekala, 3600 yıllık bir komet kümesi döngüsü var. İkiz güneş ise tamamen başka bir döngü ve bir de dalga var ki o da Büyük Döngü oluyor. Demek doğada bir geçişe neden olan üçlü birşey var?

C: "Biyoritimler" gibi.

S: (T) Üç yönlü kötü bir zaman geliyor demek! Ya da nasıl baktığına bağlı olarak iyi bir zaman.

C: Eğer John D. Rockefeller isen kötü zaman, Mahatma Gandi isen iyi zaman.



Alıntı Yap
C: Önemli husus bu değil. "Dünya" 4. yoğunluk ortamı olduğunda, tüm güçler, hem KH hem de BH güçleri birbiriyle doğrudan temas halinde olacak... "Eşitlenen bir oyun sahası" olacak, yani dengeli.


Alıntı Yap
C: Doğru yol üzerindesiniz! Hem siz için, hem de grup olarak, yeteneklerinize ve daha yüksek yoğunlukların ve enerjilerin gerçekliğine inancınızı sürdürün. Bu yaklaşımın etkililiğine dair çok büyük kanıtlar göreceksiniz. Oyun sahası eşitlenme sürecinde. Ve... Yardım geliyor!


Alıntı Yap
S: (T) Şimdi buraya gelen şey insan ırkını 4. yoğunluğa taşıyacak olan bir dalga mı?
C: Ve gezegeni ve bütün mekan/zaman sektörünü.

S: (T) O zaman buradaki herkesi içinde bulunduğu çalışma da tamamen bununla ilgili. Yani biz insan formuna girmiş ışık varlıkları olarak yeni frekansın tutucularıyız. Dalga buraya geldiğinde yeterince kişi hazırsa dalgayla birlikte yeni frekans burada sabitlenmiş olacak ve böylece gezegende olması planlanan değişim gerçekleşecek, öyle mi?

C: Evet.

S: (L) Bu meydana geldiğinde, hala tüm bunlardan habersiz olanlara yardım edecek miyiz?

C: Açık.

S: (T) Yani biz şimdi dünya değişimlerinden, hayatta kalacaklardan ve kalmayacaklardan, yıkımlardan, 3'üncü, 4'üncü, 5. yoğunluk realitelerinden bahsederken, burada asıl kastedilen şey 3. yoğunluk bakımından gezegenin yok olması veya 3. yoğunluktaki nüfusun %90'nın ölmesi değil. Çünkü insanlar 4. yoğunluğa geçiyor olacak, öyle mi?

C: Vau! "Isınıyorsun."

S: (T) Evet, yani biz yeni yoğunluğun frekans tutucularıyız. Yani insanların %90'ının hayatta kalmayacak olmasından kastedilen şey, geçirecekleri yoğunluk değişimi oluyor. Çünkü bir üst seviyeye çıkıyoruz. Tüm bu konular bununla mı ilgili?

C: Veya diğer bir olasılık, fiziksel afetleri yalnızca 3'üncü seviye dünyada "kalanların" deneyimleyecek olması.

S: (T) O halde kastettiğiniz şey bizim frekanslara uyumlanmamız ve böylece dalga geldiğinde 4. yoğunluğa mümkün olduğunca çok sayıda kişinin geçmesine yardım etmemiz ve böylece bu gezegendeki karanlık güçlerin hakimiyetinin sona ermesi. Geride kalanların enerjileri de karanlık güçler için yeterli düzeyin çok altında olacağı için onlar da bu gezegenle uğraşmaktan vazgeçecekler. 3. yoğunluk dünyasında daha az insan yaşıyor olacak, gezegen kendini yenileyecek ve onlar da derslerini müdahale olmadan daha kolay öğrenebilecekler.

C: Yakın.



Alıntı Yap
C: İşler giderek kaotikleşecek çünkü değişim yaklaşırken malum güçlerin gözü iyice kararıyor. Bu geçiş döneminde bir arada olmak her zamankinden daha önemli olacak. Yılmayın ve cesaretinizi kaybetmeyin. Bu kaynağın pozitif ve geçerli olduğunu anlayacak kadar çok ve kalıcı değerde şey öğrendiniz. Daha karanlık zamanlarda lütfen o bilgiye tutunun. Unutmayın: Değişim GERÇEKTEN geliyor!!!!



Alıntı Yap
S: (L) Biri grup için bir mesaj istiyor. Yani sormamız gereken ama sormadığımız birşey var mı ya da bilmemiz gereken ve bize söyleyebileceğiniz herhangi birşey var mı? Sorulduğunu farz edin ve bize ipucu verin lütfen!

C: Yine, işler biraz kızışabilir ve birçok kişide nahoş ürpermeler meydana getirebilir. Umutsuzluğa ve dehşete kapılmayın. Çalışmaya ve ağınızı ve  bağlantılarınızı  oluşturmaya  devam  edin.  Daha  önce de  söylediğimiz  gibi,  tüm  bunlar  büyük  değişimler  yaklaşırken  meydana  gelen endişenin kanıtıdır. Bu geçecek. İnancınız ve sevginiz olsun.



Alıntı Yap
(L) Pekala. Yaklaşan ve bilmemiz gereken herhangi birşey var mı? Veya bir kapanış cümlesi? (Andromeda) Bir bilgelik sözü?

C: Bu noktada "gösterinin tadını çıkarın" deyişimizin anlamını daha iyi anlıyor olmanız gerekir. Öyle yapın.



Alıntı Yap
C: Gösterinin tadını çıkarabilmeniz için gözlerinizi ve kulaklarınızı açık tutun. Ama etrafınızdakilere de sevgi ve uyumla çok dikkat edin. Denge anahtardır.



Alıntı Yap
(Joe) Yani virüsün insanlara bulaşmasını durdurma çabaları bir ölçüde işe yaradı mı?

C: Hayır.

S: (Pierre) Öyleyse GERÇEKTEN gözleri dönmüş durumda.

C: Evet.

S: (Pierre) Şu anda bile, tecride ve aşırı tedbirlere rağmen hiçbir ilerleme sağlanamadı. Bulaşmada azalma yok.

C: Arzulu düşünüş nedeniyle, düşündükleri şeylerin hiçbiri olmadı. Gözlerinizi, kulaklarınızı açık tutun! Çok sayıda şaşırtıcı ilginç gelişmeler. Roller coaster'dan daha iyi.
S: (Joe) Peki ya roller coaster'lardan hoşlanmıyorsan? Roller coaster'larda kusuyorsan? (Artemis) Başka sorusu olan?

C: Endişelenmeyin! Hoşçakalın.



Alıntı Yap
(L) Artık son sorumu sorabilir miyim? [kahkaha] Sormadığımız ama bilmemiz gereken herhangi birşey var mı?

C: Sakin olun! Herşey değişecek! Sevgi ve Hoşçakalın.



Alıntı Yap
(L) Pekala. Ekleyecek birşeyiniz yoksa iyi geceler diyeceğiz.

C: Hepiniz inancınızı koruyun! Hoşçakalın.



Alıntı Yap
C: Şimdi herkesi ilgilendiren birşey söylemek istiyoruz: Yakında sizin aleminizde işler çok kaotikleşecek ve garipleşecek. Pek çoklarının ödünü koparacak. Telaşlanmayın! Geçecek ve keşfedilmeyi bekleyen yeni bir gerçeklik çıkacak ortaya. Kozmik güçler gösterilecek ve yanıt arayan çok kişi olacak. İhtiyaç duyulan yardımı sunmaya hazır olun. Sevgi ve huzur içinde birlikte olun. Hoşçakalın.



Alıntı Yap
S: (Joe) Bilgiye veya belirli bir dünya fikrine veya kavramına tekabül eden belirli bir farkındalığa sahip kişiler yeni bir gerçekliğin yapı
taşlarını mı oluşturuyorlar?

C: Sonuna kadar dayanacak olanlar kurtarılacak değil; sonuna kadar dayanacak olanlar başkalarını kurtaracak. Yeni gerçekliğin öncü kolunun bir parçası olmayı seçenler arasında bulunmak sizin seçiminiz!!! Hoşçakalın.

(L) Bu mesaj sanırım bu celseyi okuyan herkese yönelik.

(Andromeda) Tek mesele hayatta kalmak veya dayanmak değil.

(L) Hayatta kalmak ve diğerlerine hizmet etmek!



Alıntı Yap
(L) Başka birşey?

C: Herşey güzelce gelişiyor. Yardım yakın.

(Herkes) Oo!

(Pierre) Yani yardım artık yolda değil. Durdu.

C: Ve heryerde! Hoşçakalın.

(Galatea) Burada ve heryerde...

(L) Evet.



Alıntı Yap
C: Tüm forum üyeleri için: Şevkinizi kaybetmeyin. Şunu hatırlayın; eğer elinizden gelenin en iyisini yaparsanız, gelecekteki benlikleriniz boşluğu doldurur. Hepiniz kaosa potansiyel bilgi aktarıcılarısınız. O bilgi sevgi/gerçek olsun. Hoşçakalın.



bozadi

#114
Alıntı Yap
Aynı şekilde paragraf oluştursaydım sanırım tam da şunu yazardım.
Kabaca Oryondaki evinden çıkıp gemi gezegenine binmiş 4KH'ın bizi kolonize ettiği köleleştirdiği genetik dizaynımızı ve melezleştirmemizi sürdürdüğü sonra gökyüzüne bir elektomanyetik kafes kurduğu ve binlerce yıl önce aramıza da inerek din efsanelerine dönüştürdüğü türümüzü denetlediğini ve bizimle beslendiğini bizi sömürdüğünü bilmeye ihtiyacı var. ve bilgilendirme tam bu şekilde olmalı

İmkanım olsa yarın TV lere koyar herkse bunu izletirdim. Çocuklar dahil.

Benim de celselerden kabaca böyle bir sonuç ve motivasyon çıkardığım zamanlar oldu ama bunun çok da pozitif bir tavır olmayacağı sonucuna varıyorum. İnsanlara yayılacak ilk ve en önemli mesaj bu olursa, kendi paranoyaklığımızı insanlara yayıyor oluruz. Paranoya derken, üstteki alıntıda söylediklerinin "yanlış" olduğunu iddia etmiyorum ama insanlara yayılması gereken temel bilginin bu olması gerektiği düşüncesinde paranoyaklık var. Bizim dünyadaki varlığımızın da, evrensel/ebedi varoluşun da temel ve en önemli, en öncelikli bilgisi son derece pozitiftir. Dünyadaki negatif durum, sonsuzun gözünden bakıldığında çok geçici bir durum ve insanların kendi özgür iradeleriyle kendi kendilerini içine soktukları bir durum. Bir ders konusu yalnızca. Ve elimizdeki kaynaklar, KH güçlerinin dünya insanlığı üzerinde sahip olduğu bu geçici ama güçlü egemenliğin yakında sona ereceğini (en azından dünya için) tekrar tekrar söylerken, korkuya, endişeye hiç mahal olmadığını söyleyip neşe, ümit, sevgi telkin ederken, bizim "bakın durumumuz ne kadar berbat" diye bir mesaj yaymamız, elimizdeki kaynakların verdikleri bilgi ve önerilerin yanıltıcı bir yorumu olur.

Ayrıca insanların geneli her ne kadar dünyadaki faşist/şeytani egemenliğin boyutlararası yönleri konusunda pek bilgi sahibi olmasalar da, dünyada günlük yaşamda egemen olan düzen zaten herşeyi ortaya koyuyor. Ortada büyük bir sır falan yok yani. Bir bakıma herkes herşeyin farkında. En azından ruhlu olanlar, dünyaya gelmeden önce neyin içine girdiklerini gayet iyi bilerek geliyorlar. Dünyadayken her ne kadar ciddi bir perspektif kaybı olsa da, egemen olan düzen kendi kendini bu kadar açıktan dayatırken, nasıl berbat bir baskı, dayatma ve kontrol altında olduğumuz kendini alenen gösteriyor zaten. Dahası, celselerden hiç haberi olmayan ama bu konularla ilgilenen birçok kişi de bir şekilde boyutlar-arası etkileşimler, negatif varlıklar, deccal, negatif uzaylılar, bedensiz varlıklar, psişik saldırılar vs. gibi konulardan, gerçeklerden şu veya bu düzeyde haberdar. Ama evet, elimizdeki kanal bilgileri bu konulardaki çeşitli kafa karışıklıklarını giderecek çok özel, paha biçilmez bilgiler içeriyor.

Celselere duyduğun özel ilgi ve sevgiyi çok sevindirici buluyorum Dionysos ama Kasyopyalıların verdiği en önemli bilgilerden birini (4KH güçlerinin başarısız olacağı ve 4Y dünyanın BH olacağı) bu denli eksik veya yanlış anlaman ve üstteki alıntıda belirttiğin şekliyle insanlara yaymak istediğin bilgi, bizzat KH varlıklarının bizde egemen kılmaya çalıştığı bir paranoya haline işaret ediyor. Bu sana özel bir durum değil, açık ve örtülü biçimlerde, şu veya bu düzeyde hepimizde var. Ve biz bu yanlış anlamayı ve korkuyu üzerimizden atamadığımız sürece, celseleri yayma çabamıza da aynı negatifliğin bulaşması kaçınılmaz olacaktır. O yüzden önceliğimiz celseleri yaymak değil, kendimizi KH güçlerinin bilincimize ekmeye çalıştığı yanlış algı ve bilgilere dayalı korku ve endişeden arındırmak, böylece bilincimizi özgürleştirmektir. Bunu yaptığımızda çevremizdeki insanlara olumlu etkilerimiz, aydınlatıcılığımız da doğal olarak artacaktır.




bozadi

#115
Konumuzla çok yakından alakalı olduğu için, K'ların zaman zaman forumda alıntılama gereği duyduğum şu açıklamasını da bir kez daha tekrarlama gereği duyuyorum:

Alıntı Yap
S: (T) Bende implant var mı?

C: Evet.

S: (T) Bu implantlar, duygularımı kontrol edip negatif olanları arttırmalarını ve böylece bu duyguların enerjisiyle beslenmelerini mi sağlıyor?

C: Kontrol değil, etki.

S: (T) Kontrol değil, etki. Ama örneğin kızdığım zaman kısa süre için kızgın oluyorum ama bu teknolojiyi kullanarak daha uzun süre kızgın kalmamı sağlayabiliyorlar, öyle mi?

C: Evet. Bilgi korur, bilgisizlik ve ihmal tehlike yaratır.

S: (T) Vücudumdaki implantları üzerinden enerjilerimi geri alabilir miyim?

C: Gerekli değil.

S: (T) Yani eğer kızgınlaşırsam ve olmam gerekenden daha fazla kızgınlaştığımın farkına varırsam ve bunu daha olumlu birşeye dönüştürürsem ve cihazları sonuna kadar açıkken bu olumlu enerjiyi onlara yönlendirirsem ne olur? Morallerini bozabilir miyim?

C: Bunu yaptığında ateşe ateşle karşılık veriyor olursun.

S: (T) Peki yapmamız gereken şey bu değil mi?

C: Açık. Deyim neyi ima ediyor?

S: (L) Sanıyorum söylemek istedikleri şey şu; eğer kızgınlaştığını hissediyorsan, bunu durdurmanın tek yolu kızmayı bırakarak mutlu veya huzurlu olmandır. Mutlu ve huzurluyken onlara herhangi birşey gönderme isteği duymazsın.

C: Bingo.

S: (J) Enerjiyi pozitif birşeye yönlendirmek. (F) Ateşe ateşle karşılık vererek savaşamazsın. (L) Gerçekte savaşabilirsin. (T) Varmak istediğim yer şu; bu mümkün mü, yani duygusal durumunu onların umduğunun aksine pozitif birşeye çevirip onlara göndermek. Bu mümkün mü?

C: Neden?

S: (T) Karşılık vermek ve yaptıklarını bir de kendilerinin tatmasını sağlamak için. (J) Onlarla savaşa mı girmek istiyorsun? O durumda hala enerjinle onları besliyor olursun. (L) Yapabileceğin tek değişiklik duygunun yönünü çevirmek ve huzurlu olmak. Eğer gerçek huzuru hissediyorsan...

C: 4. yoğunluk KH'leri (Kendine Hizmet varlıkları) negatif enerjiyle besleniyor.

S: (J) Yani elleri boş kalmış olacak. (T) Ama benim düşündüğüm şey... Benim doğal bir... Negatif enerjiyle besleniyorlar. İçime birşey koyuyorlar, 3. yoğunluğa gelip bizimle uğraşıyorlar...

C: Evet.

S: (T) Ve daha da fazla negatif enerji elde etmiş oluyorlar.

C: Şimdi bir benzetme: Fişi olmayan bir lamba ne işe yarar?

S: (T) Fişi olmayan bir lamba mı? Anlamaya çalışıyorum ama bana biraz daha alan tanımanız lazım.

C: Ne?

S: (T) Eğer bir lambanın fişini çekersen artık ışık vermez. (L) Kertenkeleler lamba oluyor ve sen de güç kaynağısın. Böylece onların fişini çekmiş olacaksın. (J) Kendi fişini çekmek. (T) Ben lambanın fişi miyim?

C: Hiç çalıştırılmayan bir motor ne işe yarar?

S: (J) Onların enerji kaynağı olma. Eğer negatif enerjiyle besleniyorlarsa, onları aç bırak.

C: Eğer kullanılmazlarsa, implantlar işe yaramaz.

S: (J) İmplantların çalışıp onlara istedikleri gıdayı aktarması için güç kaynağının açık olması gerekir. Güç kaynağı da negatif düşünce ve duygular. (T) Ama ben 3'üncü seviye bir varlığım. 3'üncü seviye bir varlığın bütün duygularına sahibim. Ve beni ben yapan şeylerden biri de bu. Dolayısıyla duygulardan birini kapatamam çünkü bu diğer duyguların dengesini bozar. Duygular da ışık ve karanlığa tıpatıp benziyor.

C: Hayır.

S: (T) Pozitif duygularım var ve negatif duygularım var; İkisi de beni ben yapıyor.

C: Eğer istersen, sadece pozitif duyguların olabilir.

S: (T) Eğer sadece pozitif duygularım olursa, ki güzel birşey olurdu herhalde, bu durum Kertişlerin algılayıcı cihazına nasıl bir etki yapardı?

C: Onları iptal eder.

S: (T) Yani bu cihazlar negatif frekanslara mı ayarlı?

C: Evet.

S: (T) Pozitif hisler implantları kapatıyor. Pozitif hisler duyarak algılayıcıları kapatırsam Kertenkeleler ne yapar?

C: Başka yere giderler.

S: (L) Peki ilk kez kapatıldığında bir süre için çabalarını arttıracaklarını, ama sonunda kişinin bunda kararlı olduğunu gördüklerinde uzaklaşacaklarını düşünmekte haklı mıyım?

C: Aynen öyle.



bozadi

#116
Derin veya inatçı negatif duygu ve düşünceler, korkular, endişeler KH varlıklarının üzerimizdeki etki ve kontrolünü sürdürmelerini ve hatta artırmalarını sağlıyor. Ve K bilgileri de dahil olmak üzere elimizdeki kaynaklar bize varoluşumuzla ve evrensel/ebedi varoluşla ilgili hiçbir korkuya, endişeye yer olmadığını, neşenin, sevincin, güvenin doğal, gerekli ve iyileştirici olduğunu söyleyip duruyor.

Evet, böylesine bizi negatif etki bombardımanı altında bırakan koşullarda yaşarken, gel de negatif duygu-düşüncelere kapılma, gel de paranoyak olma, gel de iyimser, neşeli, sevinçli ol. Kolay değil ama imkansız da değil. Bu bizim özgür irademize kalmış bir mesele. Özellikle de bu konuda birbirimize yardımcı olursak, zorlukları-imkansızlıkları aşabiliriz ve elimizdeki kaynakların bize sundukları paha biçilmez bilgilere olan inancımızı (sorgulayarak) pekiştirip KH güçlerinin bilincimiz üzerinde kurduğu sinsi negatif etki ve kontrol mekanizmasından giderek arınır, özgürleşiriz.


Dionysos

#117
Bozadi, şunu yapalım mı? Sevgili Bozadi
Karamsarlık, umutsuzluk, kasma, hırs vb ifadeler .. Şimdi ne deneceğini bilmiyorum.

Bozadi öyle ele aldım. Burada sanal kimlikleriz ve birbirimizi tanımıyoruz ve tanışmıyoruz. Yani dış hayattan. Benimle ilgili yanlış bir izlenim ve profil edinilmiş olduğunu düşünüyorum.

İkincisi bir matematik problemini çözmeye uğraştığımızı ve sonucu irdelediğimizi düşünelim. Bir şeyi tartıştığımızı düşünelim.  Örneğin bir yasa metni hazırlarız, bir şey üzerinde durur ve tartışır çalışırız ve onlarca kişi tartışır ,zaman içinde evrilir düzeltilir vs. Şimdi bu örneklerde sayılarla içerikle nüveyle ilgileniriz. Bir tür duygudurum analizi yapılıyor. Bunu anlamış değilim. Sanırım şuradan geldi .K'ların dürüst içten olma dediği biçimde saf duygularımı ifade ettim a da duygular üzerinde belirli durumumu belirttim ve bu zayıflık olarak mı algılandı?

Bozadi benimle ilgili. Ben kendimi şöyle tanımlardım. Yaralı ..  Burada benden yansıyan bir duygusal karmaşa varsa ..

Bozadi bu celseleri okudum. Gözden kaçırmalarım olabilir. Okumalarım eski. Yanılma ve yanlış hafıza payımı saklı tutuyorum. Şunu anlıyorum. Dördüncü yoğunluğa geçeceğiz (geçenler bir kısmımız) .İkincisi 4Kh'ın planları başarısız olacak. Dördüncü yoğunlukta oyun sahası da eşit olsun. Yine de hala geleceğimizin BH olduğu olacağı gibi bir açık ifade yok.. Yani şu olabilir her iki yönelim içinde açık şans/fırsat. Burası tamam.
Yine de bu durumda bile evrimimizin geleceğimizin öncelikli KH ilerlemesi işaret ettiğini yorumlardım.
İkincisi 4KH'ın başarısızlığını şöyle yorumlardım. Amerika kıtasına giden Avrupalı sömürgeciler Kızılderilileri toprak işçisi yapamadı, çalışamadılar ve öldüler, siyahiler ilk fırsatta başkaldırdı isyan etti ve sonuçta eşit haklara sahip oldular .Bu yorumlardan aynı yoğunlukla bizi alt sınıf köleler olarak tutamayacaklarını, eşit şanslarda oluşumuzu anlıyorum.

Bunun iyimserlik kötümserlikle ilgisi yok ben buna gerçekçilik derdim.

Şunu yine ifade etmek istiyorum. Benimle ilgili tamamen yanlış-ilgisiz bir izlenim ve profil edinilmiş olduğunu düşünüyorum. Bunun sebebi yine ben olabilirim. kişisel sağlık durumum mental durumum olabilir . Yani öyleyse bunun sebebi-sorumlusu da yine benim anlıyorum.

Celseleri yayma fikri kabaca doğru olanı yapmaya dönük doğru olan bu mu uğraşı ve bunun cevabının arayışı ve başka bir duygusal sınıflamasıyla örtüştürülmemesini tekrar rica edeceğim ..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#118
Bozadi burada benim kendimi görüşüme göre iyiniyetten başka bir şey yok ama tabi siz istediğinizi görebilir ya da tartışabilir ya da ifade edebilirsiniz ama en azından ben ifade etmiş olayım.
Doğru eylemi, uygun olanı arama. Beni yöneten bu.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#119
Nasıl anlaşılacağını bilmiyorum ya da yanlış anlaşılmamak için ifade edemiyorum ama ben -içsel/duygusal düzeyde sanrılar yaşadım. Yaşayan için travmatik. Yani sanrı yaşadığımı ifade ediyorum bu bir şeyler görmeden ziyade duygusal. Bir şeyler görmüş değilim. Bunu kendine acınması ya da sahte bir anlayış/müsamaha oluşturmak için değil sanrılarda bir düzeyde gerçeğe karışıklık varsa bizi zor zamanların bekliyor olabileceği ve herhangi türden hazırlıksız yakalanma dahil herhangi hazırlığında yetmeyeceği ama bir şeylerin yapılması mı gerektiği ama yapılabilirse elimden ne gelirse yapardımın duygusu ile yazıyorum .Tabi ki tüm bunlar bütünüyle özel durum, hastalık yanılgı, hüsnü-kuruntu paranoya olabilirdi.

Ben kabaca nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum ama buradayken bunlar elimizdeyken bugün bir şeyler yapılabilirse gelecekte onu yapmamış olmanın yükünü taşımak bunu duyumsamak istemezdim. Benim durumumu en iyi ifade edebilişim şu. Bu ifadenin alıp oraya buraya çekilesinden bıktım. İnsanın iletişim olanaklarına ise küskünüm.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com