Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

İlahi Nizam ve Kainat Bilgileri Hakkında

Başlatan Süvari, 16 Mayıs 2015, 20:40:30

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

gerçek tosun paşa

#75
Neron 3. yoğunlukta bir beden işlevini kaybedince yani ölünce bile varlık bilinç aydınlanması durumunu yaşıyor olduğunu biliyoruz. Varlık 5.boyuta dönüp özünü tekrar geri aldığında ise tam bir bilinç açılması yaşıyor. Demeye çalıştığım şey biz insanların bile bilinç ve farkındalık seviyesi madde alemimizde yani gezegen dünyada olduğundan çok daha fazla. Zeki enerjinin var olma ve kendini ifade etme sistemi zaten farkındalıkla gelen bilinç durumu tüm evrenin sistemi bu bilinç durumunun geliştirilmesi üzerine kurulu ve bilgilerin yarattığı enerji panelleri gibi alanlar olması çok muhtemel. 6BH yoğunluğunda bir varlığın oraya gelmesi için zaten bir çok bilgiyi hazmetmiş olması gerekiyor.

Kas.ların her soruya anında cevap vermesi birbirleriyle iletişim halinde olan zihinlerin oluşturduğu bir bilgi ağından okuma ( ya da bilgi alma) yapabilmelerinden kaynaklanıyor olması muhtemel. Fakat burda Kas.ların bilgiyi araştırmaya ve damıtmaya yönlendirmesi herşeyi bilemeyeceklerini söylemeleri ana temayı oluşturuyor. Güzel yanı bilgiyi özendirmeleri ve sistemli bir şekilde bunu aşılamaları. Yoksa RA ve Kas.lar bir çok kez hesaplamalarda yanlışlık yapıp sonradan düzeltmişlerdir. Bunun sebebini ise zamanın linear olmayan yapısına ve onlar için zamanın farklı bir manası olmasına bağlamışlardır. Sonuçta yıl denilen şey son derece dünyevi bir tanımlama ve bahsedilen yıl hesabı milyonlarca geçen sene üzerinden yapılıyor.

Üst yoğunluk varlıklar çok çeşitli tarzlarda bilgi verme yolu seçmiş olabilirler. İfade farkları söylediğin sebepten kaynaklanıyor olabilir tabi. Fakat birbiriyle örtüşmeyen bilgilerin farklı kaynaklarda verilmesi konusu ise üzerinde zaten sıkça konuştuğumuz bir konu.

Öncelikle ana unsur bu celse çalışmalarını yapan ve medyumik faaliyette bulunan kişilerin niyet, eğilim ve eterik dengeleriyle ilgili. Bu durum doğrudan doğruya celsede verilecek bilgileri ve bilgilerin detaylandırılmasını etkiliyor. Kas. celselerinde çok geçen bir konunun RA'da çok geçmemesinin sebebi bu.

Sonrasında bu ekiplerin kişisel tutum ve meraklarına göre ayrıca evrensel denge yasalarına göre gelen bilginin bir sapmaya uğraması söz konusu. Sırf bu yüzden bile bilgi asla tek kaynaktan gelemez. Bu en başta evrensel bir yasa. Sonuçta bilgi ve öğrenme için ne gezegenlerde ne galaksilerde ne logoslarda sayısız ve sonsuz deneyim fırsatı sunulmuş. Kas.ların sıkça tekrarladığı gibi "evren bir öğrenme laboratuvarıdır." Madde alemleri tekamül süreçlerine destek olabilmek ve deneyimleri sonsuz olarak sunabilecek şekilde inşa edilmiştir.

Yani bu celseler ve içerikleri, bilginin doğruluğu çalışmayı yapan kişilerin kendini tanıma (ruhsal denge) ve işlerinde titiz olma durumlarıyla oldukça alakalı.

Ayrıca yine evrenin özgür irade yasası gereğince üst yoğunluk varlıkların her soruya aynı detayları kapsayan cevapları vermediğini bazı sorulara ise hiç cevap vermek istemediklerini bazılarını ise özgür irade yasası gereğince kısıtlı olarak cevaplandırdıklarını da unutmamak gerek.

Tgur

#76
GTP kardeşim seni tebrik ederim ,ne kadar geniş ve olan biteni büyük bir bilgelikle anlatış ve sorulan soru kaynağının ihtiyaç duyduğu hususlara çok nazikçe yaklaşma..Takdire şayan.
Ben bu hazır bilgilenme yolunu seçip gayreti pek devreye almayanlara aşağıda "eski ve yeni sözler bölümüne" "iki boyut arasında üç otuz üç katman vardır" ile başlayan dörtlüğümü yapıştıracaktım , senin bu ince izahın karşısında kendimden utandım ve bu hissimden ötürü Neron dostumuzdan özür dilerim ,ama şu dörtlüğümü burada tekrarlamaktan da vaz geçemiyeceğim ..

Kanat çırpsa bir kelebek evren duyar
Bu hallerden bilgi doğar
Bilgi sonsuz bir uğraşıdır
Herkes oyunun onun için oynar
**
Bu oyunda duran düşer
Daim halde olmalıdır beşer
Su beklerken kurusan da
Gayretinle su bul yeşer (su=bilgi)

Tgur

#77
Bütün bu anlatımlarının özünde olan biten her şeyin bir düşünce yoğunlaşması sonunda veya başka bir ifade ile düşünce enerjisinin var olan her şeyi yarattığını ön görürsek meseleye biraz daha yaklaşmış oluruz,

Şimdi bu durumda izahımın ilim ve bilime uymuyor çok ütyopik bir deyiş diye adlandırıp adlandırmamak öne çıkar..

Biraz kabaca yaklaşımlarım için lütfen mazur görünüz..

Tgur

#78
K.lardan düşünce enerjisi ile aktarım sunuyorum ,verdiğim hususlarla ilgili ,
--------------------------------------------------------

S: (L) Toren, benim aklımdaki ilk şey, birkaç gece önce yaşadığım bir deneyim. Kendimle başka birşey arasında bir tür iletişim oldu gibi.
C: Gerçekliklerin çakışmasıydı.
S: (L) Gerçekliklerin çakışması nedir?
C: Enerji merkezleri çakıştığında olan şey.
S: (L) Hangi enerji merkezleri çakışıyor?
C: Düşünce enerjisi merkezleri.
S: (L) Kimin düşünceleri?
C: Ahh, biraz fazla hızlı gitmiyor muyuz? Düşünceler tüm yaratımın temelidir. Düşünce olmadan hiçbirşey olmazdı. Olur muydu?
S: (L) Doğru.
C: O nedenle, çatışan enerji merkezleri düşünce kalıplarıyla ilgilidir. Düşünce kalıbı enerjilerinin kesişimi olarak da adlandırılabilir.
--------------------------------

S: (L) Veda'larda verilen bilgilerin doğruluk yüzdesi nedir? Genel?
C: Hangi seviyede doğru?
S: (L) Üçüncü yoğunluk.
C: Hangi ölçekte veya hangi biçimle doğru?
S: (L) Genel anlamda, kişinin yaşadığı ve evreni algıladığı biçim anlamında.
C: Bu yanıtlaması son derece zor bir soru, çünkü evreni algılama ve kişinin hayatını yaşaması gibi şeyleri belirlemede doğruluk tamamen yoruma açıktır. Herhangi biri verilen bilgiye uygunluk gösteren bir paralel evrene referansta bulunarak doğruluğa karar verebilir. Ve daha önce belirttiğimiz gibi, düşünce enerjisiyle paralel evrenler yaratmak mümkündür ve doğal bir şekilde yaratıldığında, bu paralel evrenler onlara verilmiş anlamla uygunluk gösterir.
C: Evet. Öğrenmek mi istersin, yoksa varsaymayı mı tercih edersin?
S: (L) Bu görünen şeyler nedir?
C: Görünenler 5'inci yoğunluk düşünce projeksiyonu enerji dalgaları.
S: (L) Yani ailesi, bu 5'inci yoğunluk düşünce enerjisi dalgalarını alıyor.
C: İyi takip etmiyorsun.
S: (S) Yani aile üyeleri negatif şeyler gördüğünde, bu onların kendi suçu mu?
C: 5'inci yoğunlukta zaman yok. Tüm olay dizileri sonsuza kadar ve bir an içinde, bir kerede olur

gerçek tosun paşa

#79
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tgur


GTP kardeşim seni tebrik ederim ,ne kadar geniş ve olan biteni büyük bir bilgelikle anlatış ve sorulan soru kaynağının ihtiyaç duyduğu hususlara çok nazikçe yaklaşma..Takdire şayan.
Ben bu hazır bilgilenme yolunu seçip gayreti pek devreye almayanlara aşağıda "eski ve yeni sözler bölümüne" "iki boyut arasında üç otuz üç katman vardır" ile başlayan dörtlüğümü yapıştıracaktım , senin bu ince izahın karşısında kendimden utandım ve bu hissimden ötürü Neron dostumuzdan özür dilerim ,ama şu dörtlüğümü burada tekrarlamaktan da vaz geçemiyeceğim ..

Kanat çırpsa bir kelebek evren duyar
Bu hallerden bilgi doğar
Bilgi sonsuz bir uğraşıdır
Herkes oyunun onun için oynar
**
Bu oyunda duran düşer
Daim halde olmalıdır beşer
Su beklerken kurusan da
Gayretinle su bul yeşer (su=bilgi)



Tgur abi söylediklerinden dolayı gururlandım çok teşekkür ederim, çok naziksin. :)

Neron

#80
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tgur


GTP kardeşim seni tebrik ederim ,ne kadar geniş ve olan biteni büyük bir bilgelikle anlatış ve sorulan soru kaynağının ihtiyaç duyduğu hususlara çok nazikçe yaklaşma..Takdire şayan.
Ben bu hazır bilgilenme yolunu seçip gayreti pek devreye almayanlara aşağıda "eski ve yeni sözler bölümüne" "iki boyut arasında üç otuz üç katman vardır" ile başlayan dörtlüğümü yapıştıracaktım , senin bu ince izahın karşısında kendimden utandım ve bu hissimden ötürü Neron dostumuzdan özür dilerim ,ama şu dörtlüğümü burada tekrarlamaktan da vaz geçemiyeceğim ..

Kanat çırpsa bir kelebek evren duyar
Bu hallerden bilgi doğar
Bilgi sonsuz bir uğraşıdır
Herkes oyunun onun için oynar
**
Bu oyunda duran düşer
Daim halde olmalıdır beşer
Su beklerken kurusan da
Gayretinle su bul yeşer (su=bilgi)




Özür dilenecek bir şey yok bence Tgur. Ama sana şunu sormak istiyorum: ben bu konularda henüz daha yeni yeni bir şeyler öğrenme aşamasındaki bir insan olarak herkes gibi soru soruyorum; neden bu sorularım beni "hazır bilgilenme yolunu seçip gayreti pek devreye almayan" biri yapıyor? Burada sizlere sormayıp kendi başıma öğrenmeye mi çalışmam gerekir? Daha az mı sormalıyım, yoksa daha adım adım mı gitmeliyim? Alıntıladığın celsede Laura'ya "yavaş git" denilmiş. Ben de öyle mi yapmalıyım? Ama merak insanı hızlandıran bir etmendir.

GTP böyle güzel açıklamaya başlayınca ben de sormaya devam ettim. Belki yine önyargılı algılamanın kurbanı mı oldu acaba? Kesinlikle sadece öğrenme amaçlı sorulardı benimkisi. Sevgili Eruigena ve GTP'ye teşekkür ederim.
 

gerçek tosun paşa

#81
Rica ederim neron elimden geldiğince dilimin döndüğünce açıklamaya çalışıyorum. hep birlikte sorarak fikrimizi beyan ederek tartışarak ve paylaşarak bilincimizi geliştirebiliriz zaten bu forumun amacı bu ortamı sağlayabilmek. bence sorduğun sorular tgur'un hoşuna gidiyordur onun kast ettiği kişiler soru sormaktan bile kendini alıkoyan iradesi gelişmemiş kişilerdir.

Tgur

#82
Evet ben de bu masumane davranışa insafsız davrandığımı kabul ettim yaklaşımım böyle olmamalıydı..

Diğer yandan hep dilimin ucuna gelip açıklayamadığım husus bu konuların soru cevaplarla gelişebileceği ve mutlaka faydalı gibi olacağı gerçeği yanında bu muazzam bilgi yoğunluğunun çok daha çabuk aşılıp önemli noktalara ivedi gelinebilmesi için ilgilenen bireyin mevcut sitede yayınlanmış bilgi ve yorumların üzerinde gidişleri işini yani o bahsettiğimiz gayreti önceden göstermesi gerekir diye düşünüyorum..

Biz bu yaşımıza geldik yani bunca seneler bu bilgilerle haşır olup her türlü gerçeği görüp çözebilecek kapasitede miyiz ,kesinlikle hayır,öyle bir iddiayı öne sürmem bile kifayetsiz olduğumuzun bir nevi ispatıdır.

Ama yukarıdaki K. alıntılarında da belirtildiği gibi düşünce gücüyle oluşturulan paralel evrenlerdeki doneler kişilerin algı mekanizmaları ile şiddetle ilintilidir,yani belirli bir platformda olup gerçeği yakalama için bu algı diye oluşturulmuş platformla aynı seviyede olmak lazım..Bunun için de evvela kişinin ferdi gayretinin yani çok çok çok okuyup düşünürek bir yerlere doğru gelmesi gerekir diye düşünürüm.

Tgur

#83
"07/07/2017 : 16:34:39
Foruma tekrar tekrar hoşgeldin Neron / Lir / Ağaçkakan. Bu sefer kuş adı almamışsın, Neron adı ilginç bir seçim, bana bir gönderme mi, yoksa kendi duygularını ifade tmek için mi? Neyse, gittiği yere kadar diyelim, hayırlı olsun."
--------------------------------------
Bozadinin yukarıdaki mesajını görünce "aslında saf oğlu safım "başlıklı bir dörtlüğüm aklıma geldi ,gerisi lazım değil şimdilik..

Ne demek istediğimi anladınız..

Tgur

#84
Şunu katiyetle belirtmeliyim ki masum çalışma yapıp oluşan soruları sorduracak ortamı da kapatmak şahsım adına insafsızlık olur,bu bir öz eleştiri ile beraber her bireyin ululuğunu fırsat buldukça belirten hümanist geçinen ben için bir itiraftır..

Biz ne olmuşuz da kişilerin sorularını kapatacak yüksek perdelerden konuşacak bir ağıza sahip olalım ,doğrusu kendi kendimi cezalandıracak bir yol arıyorum ,işte bunlar da bu iç döküşler bir nevi af dilemedir toplumdan..

Lütfen kardeşlerim içinizden gelen her nevi soruyu rahatlıkla sorun,kınadığım evvelki davranışım bir negatif maniplasyonu def etmek için kendi kendine gelişen belki Bozadinin düşüncelerine paralel bir davranıştı.
-----------------------
C: Gerçekliklerin çakışmasıydı.
S: (L) Gerçekliklerin çakışması nedir?
C: Enerji merkezleri çakıştığında olan şey.
S: (L) Hangi enerji merkezleri çakışıyor?
C: Düşünce enerjisi merkezleri.
S: (L) Kimin düşünceleri?
C: Ahh, biraz fazla hızlı gitmiyor muyuz? Düşünceler tüm yaratımın temelidir. Düşünce olmadan hiçbirşey olmazdı. Olur muydu?
S: (L) Doğru.
C: O nedenle, çatışan enerji merkezleri düşünce kalıplarıyla ilgilidir. Düşünce kalıbı enerjilerinin kesişimi olarak da adlandırılabilir.


bozadi

#85
Foruma hoşgeldin fatihesen  :)

İlginç görüşlerin var, paylaştığın için teşekkürler.

Ben şahsen, bu forumda genel olarak esas alınan bilgi kaynakları olarak Pleyades, Ra ve Kasyopya kaynaklarında yapılan açıklamaları genel itibariyle çok ikna edici ve kendi aralarında da genel olarak gayet uyumlu ve bütünleyici buluyorum. Bilgi kaynakları arasındaki çelişkilerden bahsetmişsin ama ben bu belirttiğim bilgi kaynakları arasında özellikle temel bilgiler açısından bir zıtlık veya çelişki görmüyorum. Senin paylaştığın görüşlerden bazılarının bu üç bilgi kaynağıyla çelişme düzeyi, o kaynakların kendi aralarındaki çelişme düzeyinden çok daha yüksek göründü açıkçası bana. Ama görüşlerin tabi ki değerlidir ve bunları paylaşmış olman güzel birşey. Farklı açıklama olasılıkları duymak, tartışmak, konulara farklı açılardan yaklaşma yeteneğini geliştirme potansiyeli bakımından önemli.

Astre

#86
Simülasyon durumu olabilir, bu konuda sanırsam forumda daha önce tartışmıştık. Belirttiğiniz tarzda bir simülasyon fikri zaten çok konuşulan ve tartışılan bir konu. Bu esasa göre bizler bir simülasyonuz ve bir bilgisayarın içerisindeyiz, amacımız deneyim kazanmak ve özgür irade ile seçim yapmak -elbette bu seçimler/sonuçlar ilgili simülasyonun yaratıcılarını geliştirmek için kullanılabilir-. Görüşlerinize katılıyorum ve foruma hoşgeldiniz diyorum. Değerli yorumlarınızı ve fikirlerinizi forumda daha fazla görmek dileği ile.

Ek olarak celselerde ki çelişkiler daha önce bir çok kez eski konularda konuşulmuştu, incelemenizi öneriyorum;

https://www.baskalarinahizmet.com/index.php?msg=11055

Celselerde uygun olmayan/garip/tutarsız bir şey bulursanız paylaşmaktan ve fikir edinmekten çekinmeyin lütfen.
 

Tgur

#87
Astre dostum,
O topiği işaret edip belirtmen çok isabetli olmuş ,hem eskileri hatırlatıp bizi mutlu ediyor hem de kıymetli dostların açıklamaları ile RA da belirtildiği gibi farkındalık kare yaratıyor ,teşekkür ederim..

Tgur

#88
Evet dostum, evvela hoş geldiniz der sizi geldiğiniz idrak noktaları için kutlarım,

Uzun anlatımlar benim tarzım değil ,ancak bazı hatırlatmalar ve dörtlüklerle meramımı anlatmayı severim Kasyopyalılar bir yerde "kısa döngüyü yani madde uygulamalarını seçen ruhlar zor yolu seçmişlerdir"yani yükselişlerini bu zor alanda yaşayarak yapmak zorundadırlar der,

Benim bunu belirten bir dörtlüğüm var ,

Üstatların sözlerine dikkat et onlar bilge genidir
Ama bastıkları yerden gitme zaman eski değildir
Zoru seç koru tut gerekirse
Yansa bile ellerin gelen yeni deridir

bozadi

#89
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fatihesen

Teşekkürler ilgi ve alakanız için demem o ki; kanallar kişiye gruba yada olduğu yere ait olarak görünüyor çelişki şu yönde zaman ilerledikçe gerçekliğini kaybediyorlar örnek olarak kutsal kitaplar onlarda zamanında kanallara İle gelmiş olmalarına rağmen maalesef şu anki bildiler doğrultusunda maalesef bunların bir önemi kalmadı özellikle İslamiyet kh tarafından projektör edilmiş gibi görünüyor Pleiades öğretilerinde kadınlar İle malum hallerde ilişkiye girilmesinin faydalarından bahsedilirken İslamiyette kesinlikle haram, yine ksayopyada ipek insanı korur iken İslamiyette haram vs. Diğer dinlerde olan şeyleri bilmiyorum.
Evet, Ple'ler "biz size ne kadar doğru ve aşılmaz gibi görünen bilgiler verirsek verelim, eninde sonunda daha da doğru, daha da derin bilgiler veren kaynaklar çıkacaktır" gibisinden birşeyler söylemişlerdi. Yani zaman içinde herşey sorgulanabilir hale gelebilir ve gelir de. Bir çocuk birşeyleri merak eder ve sorular sorar ve ona çeşitli bilgiler verilir, açıklamalar yapılır. Ama sonuçta çocuğun zeka ve bilinç düzeyi belirli bir olgunluk düzeyindedir ve yapacağınız açıklamaların, vereceğiniz bilgilerin de ona göre ayarlanması, basitleştirilmesi gerekir. Doğru bilgi bile verseniz, onu basitleştirecek şekilde bir ölçüde çarpıtmanız gerekir. Ve bizler de 3. yoğunlukta ruhsal kozmolojik ölçeğe göre çocuk denebilecek bir seviyedeyiz. Dolayısıyla, doğru bile olsa, bize verilen bilgilerde çarpıtmalar olması kaçınılmazdır. Dolayısıyla olgunlaşma çabalarına paralel olarak herşeyin sorgulanabilirliği de açıktır.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fatihesen

hiçbir kaynak ta İslamiyet din olarak bahsedilmiyor işin ilginç yanı ise sorulmuyor da
Ra'nın medyumu Carla Rueckert'in bağlantı kurduğu Q'uo adı varlık grubuna İslam'la ilgili sorulmuş sorular var: https://www.baskalarinahizmet.com/karalama-defteri/islam-ve-allah-hakkinda-aklima-takilanlar/

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fatihesen

Yeni bir bileği ise ersan juan kanalında düz dünya modeli ile ispatlandı gibi bir durum var bu her şeyi değiştiren bir durum
Bahsettiğin youtube kanalının veya herhangi başka bir kaynağın dünyanın düz olduğunu kanıtladığını sanmıyorum. Veya daha doğrusu sadece buna inanmak isteyenler için kanıtlamış olabilir. Bu düz dünya teorisiyle ilgili anlatılanlar bana ikna edici veya çekici gelmiyor. Dünya düz olduğu kanıtlansaydı da bu çok umrumda olmazdı doğrusu. Bu bir "Şekil" tartışması sonuçta. "İçerik" tartışması değil. Biz bu forumda şekil/madde konularından ziyade içerik/ruh konularını tartışma eğilimindeyiz. Elbette pek çok maddesel/şekilsel tartışma konusunun da "bilinç" yoluyla ruhsal konularla bir bağlantısı vardır, dolayısıyla hiçbir tartışma ve bilinç artırma çabası tamamen boş, tamamen faydasız olamaz. "Düz dünya" tartışmalarının da illa ki bir değeri vardır; sorgulamayı, bilinci geliştirmeye, derinleştirmeye faydası vardır ama herşeyin merkezine bu tartışmayı koyma eğilimi şahsen bana çekici gelmiyor. Ama kimisi için sorgulama eğilimlerini bu tartışma teşvik ediyorsa, ne mutlu onlara, bir katalizör olarak yararlansınlar bu tartışmadan. Bu teorinin yanlışlığı ileride inkar edilemez şekilde kanıtlansa bile, tüm o tartışmalar boşuna gitmiş olmaz, çünkü sorgulamak, araştırmak, bilgiyi artırmak, beyni/zekayı kullanma yüzdesini artırmaya çalışmak faydalıdır. Başka bir konudan ziyade bu konu o insanlara ilham verici geliyorsa, bilinçsel bir uyanışa teşvik ediyorsa, yararlansınlar elbette bundan. Ama bu forum düz dünya tartışmaları için pek uygun bir yer sayılmaz. Çünkü bu temelde bir inanç konusu. Düz dünyacılar, dünyanın küreselliğini gösteren milyarlarca fotoğraf ve video kaydını bu kadar kolay bir şekilde "yalan" ilan edebiliyorlarsa ve kendileri bunun aksini gösteren inkar edilemeyecek görsel bir kanıt ortaya koyamıyorlarsa (örneğin şu düz dünyanın bittiği sayısız yerlerden bir tanesine gidip fotoğraf ve/veya video kayıtları alıp insanlığa göstermek gibi), bunun bilgiden ziyade inanç bazında bir tartışma olduğu açıktır. Ben bu tartışmaya girmeyi reddediyorum, çünkü somut kanıtların olmadığı yerde ağız dalaşı ve aşağılayıcı tavırlar tırmanır. Nitekim internette video paylaşımlarını ve yazılarını okuduğum düz dünyacıların epeyce bir kısmının da küre dünyaya inananları aşağılama eğiliminde olduklarına şahitlik ediyorum. Öyle bir tartışma şekline hiç ihtiyacımız yok.

Öyle sanıyorum ki, düz dünyacıların pozitif eğilimli sayılabilecek kısmı için bu teori, onlar için zihinsel özgürleşme çabasının bir parçası. Yani eğer dünyanın asırlardır iddia edildiği gibi küresel olmadığı kanıtlanırsa, bu bize şimdiye kadar öğretilen ve bizim büyük ölçüde sorgulamadan kabul ettiğimiz pek çok şeyi de sorgulamaya açar. Dinsel bilgiler o sorgulanması gereken bilgilerin başında geliyor. Nitekim sen de İslam'ı sorgulama eğilimini yansıtmışsın. Yani asıl mesele dünyanın düz olup olmaması değil. Esas önemli olan zihinsel/bilinçsel özgürleşme isteği ve ihtiyacı. Ve "düz dünya" teorisine gösterilen ilginin başlıca nedenlerinden birinin de bu olduğunu düşünüyorum. "Dünyanın küre olduğu da yalansa, ne yalan değildir ki?!" sorusunu sordurmaya çalışıyor. Ben dünyanın iddia edildiği şekilde düz olduğuna inanmıyorum ama evet, herşeyin sorgulanabilir olması gerektiğine, her türlü zihinsel/bilinçsel dayatmalardan özgürleşmeye ihtiyaç duyduğumuza inanıyorum.


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fatihesen

ve benim hissettiğim dünyanın bir laboratuvar olma ihtimali
Her halükarda dünyanın ve "her yerin" bir laboratuar olduğu düşünülebilir. Hayat bir okul ne de olsa. Her yer ve herşey bir deney niteliği taşıyor. Negatif güçlerin kontrolü altındaki bir deney ortamı tartışması yapılacaksa, evet, "4KH" meselesi nedeniyle işin öyle bir yönü de var ama tamamen ondan ibaret değil. O realite olmasa ve herşey tamamen pozitif ve özgür olsaydı da bu durum, yani herşeyin deneysel bir niteliği olduğu gerçeği değişmeyecekti. Hem negatif, hem de pozitif anlamda dünya ve heryer ve herşey bir laboratuar ve deney ortamı.


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fatihesen

bir de merak etiğim bu Pleiades öğretilerinde anlatılan yükselişi yapabilen arkadaş var mı aramızda en azından ben çokmfaydasını gördüm diyebilen biri olması gerekli spiritüel yaşam İle ilgili her şey hoşuma gider benim fakat öğretiler bunun bir hobi değil yaşam tarzı olması gerektiğini söylüyorlar fakat ben daha bunları yaşamına geçiren birini görmedim her öğretiyi yazan bundan bir beklenti ve çıkar elde etmenin peşinde bu kh yani kendine hizmet, doğal olarak evet üçüncü boyutta hepimiz kh yiz diyip sıyrılmak kolay biliyorum ki burda her arkadaş benden eskidir ve daha bilgilidir ve deneyimlerinizi aktarırsanız müteşekkir olurum herbirinize teşekküre derim.


Pleiades bilgilerinde nasıl bir yükselişten bahsedildiğini pek hatırlamıyorum doğrusu ama bunun "İngilizce kursu" veya örneğin "gitar kursu" gibi önceden belirlenmiş, spesifik bazı bilgi ve yetenek değişimlerine yol açacak birşey olduğundan ciddi şekilde şüphe duyuyorum. Deneme-yanılmalarla bilgini artırdığın ve bununla bağlantılı olarak inancını, moralini, güvenini artırdığın, derinleştirdiğin sürece büyümekte, olgunlaşmakta, yükselmektesindir ve bunun faydalı ve gerekli birşey olduğu da açıktır.

"Hepimiz KH'yiz", evet. Bunu birşeyden sıyrılmak, bir yüzleşmeden kaçmak için değil, aksine o yüzleşmenin, sorgulamanın ortasına dalmak için söylüyorum. Hobi değil yaşam tarzı olması gerektiğini söylediğin ruhsal yaşam veya yükseliş, temelde "BH'leşme" eğilimini ifade ediyor. Yani egodan arınma süreci. Egodan arındıkça huzur, güven artışı olacaktır. Evreni, hayatı birinin veya birilerinin malı değil, kendi evin ve varlığın olarak görme eğilimi olacaktır. Hepimiz bunu zaman zaman deneyimleriz ama sürekli değildir. Yani hepimiz zaman zaman BH sızıntıları deneyimleriz. Onun tadını alırız. İşte bu forumda yapmaya çalıştığımız başlıca şeylerden biri BH'nin ne olduğunu daha iyi anlama ve BH deneyimine kalıcı olarak geçme "olasılığını" keşfetme hakkında.