Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

Şiirler / Güzel Sözler

Başlatan Tiversonus, 06 Nisan 2009, 02:23:46

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Alemtac

#180
" Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet Tanrı dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla... Yok eğer, Tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir..."

"-ŞEMS-İ TEBRİZİ-"
 

Alemtac

#181
"Bağışlama,  menekşenin, kendisini ezen  topuğa  anında  bulaşan güzel  kokusudur. " 
George ROEMISCH
 

Tgur

#182
İmtihansız hayat ipsiz uçurtmaya benzer, ne kadar uğraşırsanız uğraşın ,yüceltemezsiniz..
T.G.

Alemtac

#183
Çocuklar

Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil,
Onlar kendi yolunu izleyen Hayat'ın oğulları ve kızları.
Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler
Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.
Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil.
Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.
Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil.
Çünkü ruhlar yarındadır,
Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.
Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları
Kendiniz gibi olmaya zorlamayın.
Çünkü hayat geriye dönmez, dünle de bir alışverişi yoktur.
Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar.
Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür
Ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar.
Okçunun önünde kıvançla eğilin
Çünkü okçu, uzaklara giden oku sevdiği kadar
Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.
 
Halil Cibran
 
 

Alemtac

#184
Eğitim

Sonra bir ögretmen, 'Bize egitimden bahset.' dedi.

Ve o cevap verdi:

'Hiç kimse size, içinizdeki bilginin safaginda halen
yari uykuda olandan bir zerre fazlasini açiklayamaz.

Takipçileri arasinda mabedin gölgesinde
yürüyen bir ögretmen, size bilgeligini degil
sadece inancini ve sevgisini verebilir.

Eger gerçek bir bilgeyse,
bilgeliginin evine davet etmek yerine,
sizi kendi aklinizin esigine dogru yönlendirir.

Bir astronomi bilgini,
size uzayla ilgili anlayisindan bahsedebilir
ama anlayisini size veremez.

Bir müzisyen her yerde var olan ritimlerle
bir sarki söyleyebilir; ancak ne ritmi yakalayan kulagi,
ne de onu ekolayan sesi size sunabilir.

Ve semboller ilminde usta biri,
size simgesel alanlardan söz eder,
ama sizi oralara tasiyamaz.

Çünkü bir kisinin sahip oldugu ilham,
kanatlarini baska birine ödünç veremez.

Ve nasil herbiriniz Tanri'nin bilgisinde özgün
bir yere sahipseniz, sizin de Tanri'yi kavrayisiniz
ve dünyayi anlayisiniz tek basiniza ve size özel olacaktir.'
 
Halil Cibran
 
 

Moderator

#185
Üç Kelebek


Bu dünyadaki insanlar
mum ateşi önündeki
üç kelebek gibidir.

İlki ateşe yaklaşmış ve demiş ki:
Ben aşkı biliyorum.
İkincisi ateşe yavaşça
kanadıyla dokunmuş ve demiş ki:
Aşkın ateşinin nasıl yaktığını bilirim.
Üçüncü kendini
ateşin ortasına atarak
yanarak kül olmuş.
Gerçek aşkı sadece o bilir.
 

Alemtac

#186
Şu hayatta tek başına inzivada kalarak, sadece kendi sesinin yankısını duyarak, Hakikat'i keşfedemezsin. Kendini ancak bir başka insanın aynasında tam olarak görebilirsin.

Kusursuzdur ya Allah, O'nu sevmek kolaydır. Zor olan hatasıyla sevabıyla fani insanları sevmektir. Unutma ki kişi bir şeyi ancak sevdiği ölçüde bilebilir. Demek ki hakikaten kucaklamadan ötekini, Yaradan'dan ötürü yaratılanı sevmeden, ne layıkıyla bilebilir, ne layıkıyla sevebilirsin.


Şems-i Tebrizi
 

Alemtac

#187
Gerçi ben, rüzgar kadar aceleci değilim, ama yine de gitmek zorundayım. Biz gezginler, hep en yalnız yolları aramışızdır, bir günü bitirdiğimiz yerde yeni bir güne başlamayız... Aranızda geçirdiğim günler kısa ve özdür, sizlere söylediğim sözler ise daha da kısa ve öz.

Halil Cibran
 

sirera

#188
En çok istediğim şey bu kişilikten kurtulmak,
Sonra bu kurtulduğum yerden çok uzakta oturmaktır.
Ulaşabildiğim yerde çok uzun yaşadım.

Mevlana
Unseen Rain
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

sirera

#189
Şanti
Huzurlu olsun gökler, huzurlu olsun yer,
   Huzurlu olsun aradaki geniş boşluk.
Huzurlu olsun, bizim için, akan sular,
   Huzurlu olsun bitkiler ile şifalı otlar!
Huzur versin bize, geleceğin belirtileri,
   Huzurlu olsun yapılan ve bozulan iş,
Huzur versin bize, olan da olacak olan da.
   Dileriz, bize karşı her şey cana yakın olsun.

Bu yüce Mabude, ki Brahman'ın esinlendirdiği
   Ve huşu verenin yaratılmasını sağlayan Kelâm' dır o;
   Onun sayesinde, bize huzur olsun!

Bu yüce Ruh, ki Brahman'ın esinlendirdiği
   Ve huşu verenin yaratılmasını sağlayandır o;
    Onun sayesinde, bize huzur olsun!

Bu beş duyu organı, altıncı olarak gönülle birlikte,
   Kalbimin içinde, ki Brahman'ın esinlendirdiği
   Ve huşu verenin yaratılmasını sağlayandır onlar
   Onların sayesinde, bize huzur olsun!

Dünyada ve havanın dolandığı yerlerde huzur olsun!
Göklerde huzur olsun, sularda huzur olsun,
Bitkilerde huzur olsun ve ağaçlarda huzur olsun!
Dilerim, huzur bahşetsinler tüm Mabutlar bana
Huzur dileyen bu niyaz sayesinde, dilerim, huzur yayılır her yana!


Huzur dileyen bu niyaz sayesinde, dilerim, huzur getirir huzur!
Bu huzurla, şimdi de korkunç olanı yatıştırırım,
Bu huzurla, şimdi de zalim olanı yatıştırırım,
Bu huzurla, şimdi de tüm kötülükleri yatıştırırım,
Ki huzur egemen olsun, mutluluk egemen olsun!
Dilerim, huzurlu olsun, bizim için her şey!
Huzur olsun göklerde, gökyüzünde ve yerde,
Huzur olsun sularda, bitkilerde ve tüm ağaçlarda,
Huzur olsun Mabutlar'da, huzur olsun Brahman'da,
huzur olsun tüm insanlarda, tekrar tekrar [huzur olsun]
- bende de huzur olsun!

Atharva Veda 19 / 9
Gandhi, "Mabutlar (gods) suretlerini değiştirirler, ama Tanrı (God) her daim ay�nıdır," diyerek, Tanrı için Teklik ve Değişmezlik sözkonusu olurken, Mabutlar'da çokluğun ve farklılaşmanın ortaya çıktığını belirtmektedir. Dahası, bu farklılaş�ma ikilikler şeklinde de görüldüğünden, işlevleri bakımından eril ilkeyi somutlaş�tıranlara Mabutlar ve dişil ilkeyi somutlaştıranlara da Mabudeler denilir. (Çev.n.)
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

sirera

#190
Balözüdür Özfarkındalık

Saygılarımı sunarım Mabud'a ve Mabude'ye,
Ebedi Ebeveynleri'ne evrenin.

Âşık, ucu bucağı olmayan aşktan ötürü,
   Bürünür Sevgili'nin suretine.

Ama ne Güzellik!
Her ikisi de aynı balözünden olup,
   Paylaşırlar aynı gıdayı.
En Yüce Aşk'tan ötürü,
   Özümlerler birbirlerini;
Ama ayrılırlar yine,
   İki olmanın sevinci uğruna.

Tamamen aynı değildirler,
   Ama farklı da değildirler.
Tam olarak ne olduklarını
   Söyleyemez hiç kimse.

Ne kadar yoğundur özlemleri,
   Birlikte olmak için.
En büyük sürûrlarıdır bu onların.
Hiçbir zaman, latife yollu olsa bile,
İzin vermezler birliklerinin
   Bozulmasına.
Ayrılığa öylesine muhaliflerdir ki,
Gelmiş olsalar bile,
Şu dünyanın tümü haline,
Bir an için bile bırakmazlar,
Girsin bir farklılık aralarına.

Görseler bile, hareketli
Ve hareketsiz olan her şeyin
   Kendilerinden ortaya çıktığını,
Tanımazlar bir üçüncüyü.

Otururlar birlikte,
Aynı yerde,
Her ikisinde de ışıktan bir giysi.
Başlangıcından beri zamanın,
   Oldular birlikte,
En Yüce Aşkları'nın çıkararak tadını.

Bir farklılık yarattılar
   Şu dünyanın varmak için keyfine.
O "farklılık" da görür görmez onların yakınlığını,
Elinden bir şey gelmedi,
Gerisin geriye sürûruna dalmaktan başka,
Onlar'ın Ebedi Birliği'nin.

Olmaksızın Mabut,
   Mabude de yoktur.
Ve olmaksızın Mabude,
   Mabut da yoktur.


Ne kadar tatlıdır aşkları!
Evrenin tümü de küçüktür
   Onları barıdıramayacak kadar,
Yine de mutlu bir şekilde yaşarlar
En ufak zerrecikte bile.

Birinin yaşamı
Ötekinin de yaşamıdır
Ve boy atamaz tek bir ot parçası bile
   Olmadan biri ya da diğeri.

Yaşar sadece bu ikisi
   Evren denilen bu yuvada.
İkisinden biri daldığında uykuya,
Uyanık kalır diğeri
   Ve üstlenir her ikisinin de rolünü.

Uyumasaydı eğer her ikisi birden,
Yok olurdu tüm evren,
Hiçbir iz bırakmadan.

İki haline geldiler,
   İlahi Latife uğruna,
Ama her demde
   Çalışırlar yine Bir haline gelmeye...

Nasıl ayırt edebiliriz bu ikisini birbirinden?
O görünür Öteki'nden ötürü,
Ve Öteki var olur O'ndan dolayı.

Ayrı tutamayız şekeri,
Tatlılığından,
Ne de kâfur'u,
   Rayihasından.

Zaptetmek için ışığı,
   Ateşi ele geçiririz.
Zaptetmek için En Yüce Şiva'yı
Şakti'yi geçirmeliyiz ele.

Işık aydınlatır Güneş'i,
Ama Güneş'in kendisi
   Yaratır o ışığı.
Görkemli Güneş ve ışığı
Aynı şeydirler.

Bir nesnenin yansıması vardır:
Baktığımızda iki imge görürüz,
Ama yine de tek bir şey vardır.
Bunun gibi, bu dünya da bir yansımasıdır
En Yüce Rab'bin.

İki görebiliriz,
Ama yine de Bir mevcuttur sadece....

Şiva ile Şakti tektir,
Hava ile rüzgar gibi,
 Altın ile revnağı gibi.

Şiva ile Şakti ayrılamaz birbirinden.
Misk ile rayihası gibidirler,
   Ateş ile ısısı gibidirler.

Işığı bakımından Güneş'in,
   Olmaz ki gündüz ile gece arasında bir fark.
Işığı bakımından En Yüce Hakikat'in,
Olmaz ki Şiva ile Şakti arasında bir fark.

Şiva ile Şakti kıskanırlar İlksel Ses "AUM"u;
Çünkü İki olarak görülürken Onlar,
"AUM" hep Tek olarak görülür.

Cnanadeva der ki:
"Saygı duyanm birleşmesine Şiva ile Şakti'nin;
   Ki ad ve suretten oluşan şu dünyayı
yutar bir tabak tatlı gibi Onlar.
Geriye de Tek kalır bir."

Cnaneşwar (Cnanadeva diye de bilinir)
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

sirera

#191
Çiçekleri Kim Topluyor?

Pencere bir gölge
Çiçekleri kim topluyor?
Bırak, istiyorsa toplasın.
Kimbilir nereye götürecek.

Saçak altında
Çiçekli dallar daha güzeldir
Bunların en uzunlarını topla
Ve sen bu çiçekleri toplayan
Hatırla lütfen,
Bunları saçına takmayı.
Chiang Chien
Çev: Dr.M.N.Özerdim

Bir Küçük Not: Çiçekler dalında güzeller
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Alemtac

#192
"Ancak bilinmeyen hazinenizi tartmak için tartı aramayın;Ve bilginizin derinliğini değnekle veya iskandil ipiyle ölçmeye kalkmayın.Çünkü kişi, ölçüsüz ve sınırsız bir deniz gibidir.'Tek doğruyu buldum' değil, 'Bir doğruyu buldum' deyin.'Ruha giden yolu buldum' değil, 'Kendi yolumda yürürken ruhu buldum' deyin. Halil Cibran"
 

Alemtac

#193
"Bir kişinin sahip olduğu ilham,kanatlarını başka birine ödünç veremez.Ve nasıl herbiriniz Tanrı'nın bilgisinde özgün bir yere sahipseniz, sizin de Tanrı'yı kavrayışınız ve dünyayı anlayışınız tek başınıza ve size özel olacaktır. HC"
 

Moderator

#194
Yaşam içinde halden hale yansımanın iki farklı veçhesi






Bazen;

Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan
Güneş kucağındadır, bilemezsin
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür
Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın
Uçar gider, koşsan da tutamazsın...



W. Shakespeare






Eğer kendini hatırlarsan

Düşünce, insanların ve kaderin gözünden,
Aforozlular gibi yapayalnız ağlarım;
İrkilir, sağır gökler, çığlıklarım yüzünden,
Bahtıma lanet okur, yüreğimi dağlarım;
Talihi yaver giden herkese gıpta eder,
Şu denli güzel olsam, dostlarım olsa derim;
Şunda sanata, bunda dehaya içim gider,
Oysa solda sıfırdır yapmak istediklerim;
Kendimden iğrenirken, aklım sana doğrulup,
Gönlüm, kara dünyayı gerilerde bırakır;
Gündoğarken, yükselen bir tarla kuşu olup,
Cennet kapılarında kutsal ezgiler şakır;
Öyle bir servettir ki, sevgini anmak bile,
Sultanlarla yer değiş deseler de nafile.




W. Shakespeare




http://www.maddeveruh.org/ruh-ve-madde/1/845/yasam-icinde-halden-hale-yansimanin-iki-farkli-vechesi.aspx