Şiirler / Güzel Sözler

Başlatan Tiversonus, 06 Nisan 2009, 02:23:46

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Alemtac

#150
Wish You Were Here
Pink Floyd


cehennemden cenneti, acılar içinden mavi gökyüzünü anlatabileceğini mi
düşünüyorsun?

 
soğuk çelik raylardan yeşil çayırları anlatabilir misin?


bir maskeden gülümsemeyi?


anlatabileceğini düşünüyor musun


ve sana kahramanlarınla hayaletleri takas ettirdiler mi?

 
ağaçlarla sıcak külleri?

 
Sıcak hava ile soğuk bir esintiyi?


bozuk para olarak soğuk komfor verdiler mi?


ve kafesteki başrol için savaştaki sıradan rolü değiştin mi?


burda olmanı ne çok isterdim


biz sadece balık kabında yüzen iki kayıp ruhuz, yıllar boyunca

 
hep aynı yüzeyde koşan

 
ne buldun? aynı eski korkuları mı?


keşke burda olsaydın
 

Alemtac

#151
Yağmuru düşlüyorum
Çöl kumundaki bahçeleri düşlüyorum
Acı içinde uyanıyorum
Zaman elimden akarken aşkı düşlüyorum

Ateşi düşlüyorum
O düşler asla yorulmayacak bir ata bağlı
Ve alevlerde
Onun gölgesi bir adamın arzusu kılığında oynaşıyor

Bu çöl gülü
Her katman tülü bir gizli vaat
Bu çöl çiçeği
Hiçbir tatlı parfüm bana bundan fazla acı çektirmedi

Ve dönünce o
Bu yana hareket ediyor tüm düşlerimin mantığında
Ateş yanıyor
Anlıyorum, hiçbir şey göründüğü gibi değil

Yağmuru düşlüyorum
Çöl kumundaki bahçeleri düşlüyorum
Acı içinde uyanıyorum
Zaman elimden akarken aşkı düşlüyorum

Yağmuru düşlüyorum
Bakışımı yukarıdaki boş göklere çeviriyorum
Gözlerimi kapatıyorum, bu az bulunur parfüm
Onun aşkının tatlı zehirlemesi

Yağmuru düşlüyorum
Çöl kumundaki bahçeleri düşlüyorum
Acı içinde uyanıyorum
Zaman elimden akarken aşkı düşlüyorum

Tatlı çöl gülü
Her katman tülü bir gizli vaat
Bu çöl çiçeği
Hiçbir tatlı parfüm bana bundan fazla acı çektirmedi

Tatlı çöl gülü
Aden'in anısı hepimizin peşindeki hayalet
Bu çöl gülü, bu az bulunur parfüm
Sonbaharın tatlı zehirlemesi
 

Alemtac

#152
Bir nazarda kalmayalım, gel dosta gidelim gönül;
Hasret ile ölmiyelim, gel dosta gidelim gönül

Kılavuz sen bana, günilelim dosttan yana;
Bakmayalım önden sona, gel dosta gidelim gönül
 

Alemtac

#153
Ye sevgil, dünya tutgil, ye sevgil, yol iletgil
İki da'vi bir ma'ni bu yola sığmaz derler.

Geç mahluk taatından, göz ırma dost katından;
Aldanma fani nakşa, fani nakşı niderler?

İstemegil Hakk'ı ırak, gönüldendir Hakk'a durak,
Sen senligil elden bırak, tenden içeri candadır
 

Alemtac

#154
Dervişin dirliği sırat üzredir,
Hisabı ettiler zerre-i miskaal

Dervişlik dedikleri hırka ile tac değil,
Gönlün derviş eyleyen hırka muhtaç değil;

Er var, dirlik dirilmiş, yalın ayak, aç değil.
 

Pınar

#155
Alemtac, bunlar düşen kitabın açılan sayfasından değil mi? :)
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Alemtac

#156
Eveeett :))) tam seninle konuşurken tepeme düşen kitap, Abdulbaki Gölpınarlı'nın Yunus Emre kitabı :)))) Bu güzel şiirleri herkesle paylaşmak istedim.
 

Tsunami

#157
Başkalarını kendiniz gibi sevdiğiniz yapmacığına girmeyin. Siz onların sizinle bir olduklarını idrak edinceye kadar onları sevemezsiniz. Olmadığınız gibi görünmeye kalkışmayın, olduğunuz olmayı da reddetmeyin. Sizin başkalarına olan sevginiz sizin kendinizi bilmenizin sonucudur, nedeni değil. Kendini idrak olmadıkça hiçbir erdem hakiki değildir. Ne zaman bütün kuşkulardan uzak olarak bilirsinizki aynı hayat, var olan her şeyin içinden akıp gitmektedir ve siz o hayatsınız, işte o zaman her şeyi doğal olarak ve kendiliğinden seversiniz.

Sri Nisargadatta Maharaj 

 

Tiversonus

#158
ÖKÜZ

Bir öküz varmış altında yerin,
Bir Öküz de üstünde göklerin.
İki öküzün arasında
Tepinişe bakın şu eşeklerin...


Ömer Hayyam

Tgur

#159
Öküz ,eşek gibi çok sevimli varlıklardan bahsederken sevgili Tiversonus,sesini duyduk ne mutlu bize..
Tatili bitirdin sanırım, yeni atılımlar için bekliyoruz ,

Eşek için hatırladıklarım var;

Eşşeklik lütf-u mahsusu hüdadır,
Eşşeklik ,ah eşşeklik ,vah eşşeklik ,ah eşşeklik ,ah..
(Yazarını hatırlayamadım)

     -------------------------------

Bet asla necabet mi verir hiç üniforma
Zerdüz palan ursan eşşek yine eşşektir..
                             Ziya Paşa

Bet=Kötü
Necabet=Asalet
Zerdüz=Altın
Palan =Semer

Tiversonus

#160
:)))) Sevgili Tgur, hep tatildeyim ben zaten ya da tatil yapmadım:)) Aslında doğa içinde, insanlardan uzak yüksekçe bir yerde "hayat" kelimesini iki parçaya bölerek; her burundan nefes alışımda "ha" ve ağzımdan da her nefes verişimde de "yat" kelimesini içimden tekrarladığım bir yerdeydim:)) Ha birde, bir zaman sonra ortaya çıkan mavi renkli helikopter böceği vardı bu doğal meditasyon ortamında, uzun yıllar sonra (çocukluğumda çokça yakalardım bu böceklerden) ilk defa bu böcekten görmekten mutlu oldum...Şimdi kahve molası:)))

Herkese Günaydınlar...

rinda

#161
Tanrım...
           Güçlülerin yüzüne gerçeği söylemek için,
           Ve zayıfların alkışını ve sevgisini kazanmak için bana yardım et.
           Eğer bana para verirsen, mutluluğumu alma,
           Ve bana güçler verirsen, muhakeme yeteneğimi çıkarma.
           Eğer başarı verirsen, alçakgönüllülüğü çıkarma,
           Eğer bana alçakgönüllülük verirsen, saygınlığımı çıkarma.
           Görünenin diğer yüzünü tanımama yardım et,
           Benim düşüncelerime katılmıyorlar diye bana karşı onları hainlikle suçlayarak onların karşısında suçlu duruma düşmeme izin verme.
           Kendimi sever gibi diğerlerini sevmeyi,
           Ve diğerlerini yargılıyormuş gibi kendimi yargılamayı öğret bana.
           Başarılı olduğum zaman, sarhoşluğuna izin verme,
           Ne de başarısız olursam umutsuzluğa düşmeme.
           Daha ziyade başarısızlığın, başarının önünde bir deneme olduğunu hatırlamamı sağla.
           Hoşgörünün güçlerin en büyüğü olduğunu ve intikam arzusunun zayıflığın ilk görünümü olduğunu öğret bana.
           Eğer beni paradan yoksun bırakırsan, bana umut bırak.
           Ve eğer beni başarıdan yoksun bırakırsan,
           Başarısızlığı yenebilmek için irade gücünü bırak bana.
           Eğer beni sağlık bağışından yoksun bırakırsan, inancın lütfünü bırak.
           Eğer insanlara zarar verirsem, özür dileme gücü ver bana.
           Ve eğer insanlar bana zarar verirse,
           Affetme ve merhamet gücü ver bana.
           Tanrım... Eğer seni unutursam, sen beni unutma...

Mahatma Gandhi

                                                                                                                                         AMİN
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

Tiversonus

#162
"Lütfen arkadaşınıza yasına sahip çıkmasını ve onu dolu dolu yaşamasını söyleyin. Kaybetme acısının içinde acının bir panzehiri bulunur! Acıyı hissetmeyi sürdürdükçe, bir gün gelir içinizdeki hazine gün ışığına çıkar."

BARTHOLOMEW

Tiversonus

#163
* Yeniyi kabul etme zorluğunun sebebi fizik bedende yatmaktadır,

* bedenin şu anda hayatınızda meydana gelen değişimleri alma ve onlarla birlikte hareket etme yatkınlığını gösteremeyişinden kaynaklanmaktadır.

* yeniyi yaratmak için eskiyi bırakmak zorunda olduğunuzu söylemek istiyoruz.

* "Olmak istiyorum. Özgür olmak istiyorum, Tanrıyla bir olmak istiyorum, şefkat ve merhamet duygusuyla dopdolu olmak istiyorum, seven olmak istiyorum."

* Bir yandan fani dünyanın koşulları içine gömülmüş, dünya katının yönlendirmeleriyle mıhlanmış haldeyken, bir yandan da bu gücün alıcısı olamazsınız.

* Şimdi seçim zamanıdır, yaptığınız seçimler önemlidir.

* Bedenleriniz travma, zihinleriniz karmaşa içine düşecek.

* Her gün kendinize karşı uyanık ve canlı olmalı, farkındalığınızı bir başka tarafa yöneltmelisiniz. Şimdi zamanı kendinizi dinlemek için kullanmalı, ilham perinizin size ne söylemeye çalıştığına kulak vermelisiniz!

* dinler sizi Tanrısal güçle doldurabilmekten aciz kalıyorlar. Bunların hepsi tamamen olması gerektiği gibi olmaktadır.

* hayatınız sorumluluğunuzdadır.

* yeniyi istiyorsunuz fakat eskiyi terk etmeye de hazır değilsiniz. Bu yüzden, yeni bir kavramın aura alanınıza nüfuz etmesine izin vermeden önce o yeni kavramı tekrar tekrar işitmek zorundasınız.

* Neden zararsızlık, neden sevgi değil?

* sevgi adını verdiğiniz solgun ve silik kopyanın

* Eğer şimdi hissettiğiniz sevgiden hoşnutsanız, gerçek sevgi hali içinde olduğunuz zaman neler hissedeceğinizi bir düşünün!

* Kendinizi ve başkalarını incitmemeyi öğreninceye kadar, düşüncenin anında tezahür ettiği bu yaratma alanlarına serbestçe girememeyi kabul etmiş bulunuyorsunuz.

* Önce kendinize zararsız olmakla başlarsınız.

* Korkacağınız hiçbir şey olmadığı zaman savunmaya da, saldırmaya da ihtiyacınız yoktur,

* Dostlarım, bu gezegenin kritik kütle yaratacağı konusunda size garanti veremem.

* Bireysel olarak kritik kütleye ulaşanlarınıza söz veriyorum ki, farkındalık haliniz hiçbir şekilde zarar görmeyecek, bu gezegeni terk etmenin bir yolunu bulacaksınız.

*

Tiversonus

#164
* Ama bir başka şeye taptığınız anda düalite hazırdır, çünkü tapınma iki'yi öngörür, tapılan ve tapan. O ayrılık düşüncesi zihninizde belirir belirmez yolun dışına düşersiniz!

* İçinizdeki bu uzaysal niteliğin devinmesine farkındalıkla izin verdiğiniz anda, "bu doğru, Tanrı var ve Tanrı benim içimde" diyen umudu hissedersiniz.

*İşte bu noktada karmaşa başlayacaktır. Tanrının sizi sevip kabul etmesi için neyi istediği, neyi gerekli kıldığı hakkındaki tüm kavram ve kökleşmiş inançlar Tanrının ne olduğu gerçeğine çarparak paramparça olacaktır. Şimdi siz inanıyorsunuz, ama bir yandan da korku duyuyorsunuz. Ya doğru değilse ne olacak? Ya Tanrı orada değilse ne olacak? O anda korku öylesine baskın çıkar ki, insanların çoğu kural ve nizamların onları güvenceye alacağı umuduyla dine dönerler.

* , zararsızca yaşamak, elinizden geldiğince hiç kimseye zarar vermeden yaşamak. Neyin zararsız olduğunu hissetmek için yaratılıştan gelen yetenekle o zamanlar birbirinizi açık seçik görebiliyordunuz. Fakat sonra din adını verdiğiniz kurallar, nizamlar ve farklı yasalar ortaya çıktı. Yeterince iyi olabilmek için birçok "özel şeyler listesi" oluşturdunuz. Belli tür yiyecekler, belli davranışlar, düşünceler, eylemler, duygular ve saire ve saire. Böylece, Tanrıyla ilişkiye geçme girişiminde bulunduğunuzda engeller ortaya çıktı, suçluluk duygusu araya girdi, yüksek benliğinize giden yolu açmaya korktunuz.