Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

sybleman

#1575
"K'lar "Oryonlar" derken, dünya insanlığını köleleştirmek isteyen 4KH "ittifakını" kastediyor"

Tabii o bölgedeki yapılanmayı kastediyorlar. Ama dikkat ettin mi bozadi? Genelde oryon KH terimini kullanıyorlar. Oryon demiyorlar. Demekki o bölge sadece KH'a ait bir yapılanmaya ait değil.

Bununla ilgili bahsettikleri bir alıntı vardı.

S: (RC) Ben insanların Lyra'da tohumlandığını ve sonra orada bir savaş olduğunu ve sonra da insanların kendilerini Oryon'da bulduğunu
düşünüyordum.
C: Lyra'da kalan yok. Tüm yerlerde evler olmuştur, fakat bazıları geçicidir ve bazıları ise değildir. Oryon'u dikkatle inceleyin! Bu sizin
soyunuzun evi ve nihai hedef konumunuz. Şimdi Oryon'un mutlak doğru profili geliyor: Samanyolu galaksisinin en yoğun nüfuslu bölgesidir!
3'üncü ve 4. yoğunluk alanına, onunla aranızdaki mesafe kadar geniş bir ölçekte yayılan bir bölgedir. Bu bölgede iskan edilen 3444
gezegen var. Bazıları sizin bildiğiniz gezegenler. Bazıları yapay olarak inşa edilmiş gezegensiler. Bazıları boşlukta süzülen ev-gemiler. Ve
bazıları da "uydu"lar. 2'nci, 3'üncü ve 4. yoğunlukların tümünde birincil evler, seyahat istasyonları ve kuluçka laboratuarları var. 5'inci ve
6. yoğunluklarda denetim bölgeleri var. Yaklaşık yarısı BH ve yarısı da KH. Başka yerlerdeki diğer pek çok kolonilerle birlikte, çeviri olarak
Oryon Federasyonu deniyor. Oryonlar, Grileri sibergenetik varlıklar olarak 5 türde yarattı ve onları Zeta Retikuli 1, 2, 3 ve 4'e ve Barnard
Yıldızı yörüngesinde dönen 2 gezegene yerleştirdi. Sürüngenimsiler de (ç.n.: reptilians / kertişler) 4. yoğunlukta Oryon bölgesindeki 6
gezegende kalıyor ve Oryon KH'nin köleleri ve hatta bazı durumlarda evcil hayvanlarıdır!!! "Oryon" adı bu bölgenin gerçek yerel adıdır ve
bu ad dünyaya doğrudan getirilmiştir. Paralellikler için "tanrı" Oryon efsanesini inceleyin.
-------------------------------------------------------------------


Bence benim düşüncem kertişler 4y hiyerarşisinde düşük bir konumda. Griler zaten ilüzyon malzemesi. Onların bir fonksiyonu olduğunu düşünmüyorum. Bizim onları görerek, uzaylı kavramında, dünya dışı kavramında hep bir yaratık vari bir yapı görmemizi sağlıyorlar.

Ki belki de kertişlerin de hümanoid bir ırk olduğunu düşünürsek, insan ile yapılan deneyler sonucu elde edilmiş olabilme ihtimalini de düşünmek lazım. Mısırdaki sobek'di sanırım değil mi? Aynı kertiş tiplemesi.

Bence Humanoid ırk, bu kendi üretimi olan farklı ırkları ön plana sürerek arka planda kalmayı tercih ediyor. Sümerdeki anunaki kavramı da bu karışım olan ırklardan oluşuyor.


K'lar hep bunun bir döngü olduğundan bahsediyor. Kuyruğunu yiyen yılan misali. Dark dizisini izlemiş miydiniz? Oradaki döngü tam olarak
K'ların bahsettiği döngü misali.
----------------------------------
S: (L) Geçen celsedekisorum hakkında düşünüyordum ve şu şekilde sormak istiyorum: Hitler'in bir "Üstün Irk" yaratma konusunda üst
yoğunluk varlıklarından talimatlar aldığını söylediniz. Bu Germen "üstün ırkının" yaratılması için Ari genetik tipleri neden uygun görüldü?
C: Hem benzerlik, hem de Oryon 3'üncü ve 4. yoğunluk genetik neslinden en az sapmaya uğramış miras bağlantısı

Bu kısmı da yeni buldum. Aslında ari geni ve oryon arasındaki bağlantıyı da vermiş.
-----------------------------------



S: (L) Demek Germen "Üstün Irk"ının yaratılması daha sonra bu "üreme ortamının" yaratılmasını sağlayacaktı?
C: Evet.
S: (L) Ve bunun için Yahudi'lerden kurtulmak önemliydi, öyle mi? Başka bir grubu yok etmeden bir Germen üstün ırkı yaratılamaz mıydı?
C: Hayır.
S: (L) Neden?
C: 4. yoğunluk ön kodlanmış misyon kader profili nedeniyle.
S: (L) Bu ne anlama geliyor?
C: Bu, 4. yoğunluğa yükselme sonrası etkinleşecek bir kodlama anlamına geliyor ve dolayısıyla eğer ortadan kaldırılmazsa Nefalim'in 3'ünü
yoğunluktaki hakimiyetini engeller. Bireysel bazda olmakla birlikte, Yahudiler 4. yoğunluğa geçiş sonrası bir misyonu gerçekleştirmek
üzere önceden kodlandılar. Naziler 4. yoğunluk KH tarafından kontrol edildikleri için neden Yahudileri tamamen ortadan kaldırmaya sevk
edildiklerini tam olarak bilmiyorlardı. Ama Hitler Kertenkelelerle ve Oryon KH ile doğrudan iletişim kurdu ve "üstün ırkı" nasıl yaratacağına
dair talimatlar aldı.


Benim düşüncem şu şekilde ama döngüyü iç içe düşünün, lineer değil.

1-Kantekte 4bh boyutunda yaşayan varlıklar vardı
2-Sonra bunları kertişler gelip kandırdı diyoruz değil mi?
  Peki bunu zamansızlık olarak bakın, bu kertişleri bence aslında kantekte yaşayan ve sonradan 4kh a geçen oradaki ariler yaptı ve kendilerinin aynı halde kalabilmeleri için oryonda yerleşip kertişleri oluşturup gezegene gönderdi.

Zaman yolculuğu ile ilgili filmleri izlediğimizde bunun ipucunu hep görürüz aslında. Hep bir döngü vardır. Birileri birşeyi engelleme çalışır, sonra anlar ki, geçmişte yaşadığı şeyi gidip yaşaması için kendini yönlendirmesi lazım. Kuyruğunu yiyen yılan misali. O döngüyü gerçeklemesi lazım. Eğer varlığının devam etmesini istiyorsa.

3- Aslında kendi kendilerini kandırmış oldular ki ŞUANki 4kh konumunda kalabilsinler.
4- Bu aşamada gezegeni KH'a çevirmeye niyet eden bir topluluk oluştu, enerjiyi değiştirip geçişi yapmaya çalıştılar.
5- Gezegeni patlattılar.
6- Burada bence yine zamansızlık giriyor, bizim gibi düşünmeyelim. Biz olsak gezegen patlasa nüfus bitmişti.
   Kertişler bu olguyu zaten biliyordu, gezegeni patlatacaklarını. Zamansızlığı kullanıp transferlere başladılar.
7- Bence burada da transfer tek bir zaman dilimine olmadı.
8- KH taraf Öncelikle yaşayabilecekleri bir gezegen arayışına girdiler, dünyayı buldular. Ve burada yaşanabilecek ortam yaratmaları için
gezegenin 4kh'a geçmesi gerekiyordu. Bunu gerçekleştirmek için Oryon civarında üstlerini kurup, labaratuarlarında çalışmalara başladılar.
9- DÜnyaya yeni genleri taşıyan, kendilerinin de avatar şeklinde girip çıkmalarına olanak sağlayacak uyumlu bedenleri oluşturup dünyaya bırakarak farklı ırklar oluşturdular. Manipülasyonlar, kertişler, griler derken kendi istedikleri şekilde bir dünya elde etmek için çalışmaya başladılar.

Amaçları dünya 4kh'a geçerse, geçebilecekleri bedenlerin hazır olması, ve geldiklerinde kontrol edebilecekleri bir ortam yaratmak.

Şu alıntıyı da tekrar eklemek istiyorum

S: (L) Burada bariz olan nedir?
C: Işık hızında veya "daha hızlı" yolculuk mümkün olmasaydı bile, ki elbette mümkün, dünyadışı bir ırkın büyük bir uzay gemisi inşa edip
nesiller boyunca onun üzerinde yaşamasını engelleyecek hiçbir şey yok. Fethetmek için uygun bir dünya aramak üzere zaman ve mekanda
büyük mesafeler katedebilirler. Uygun bir gezegen bulduktan sonra bu gemiyi yörüngede uzak bir noktaya yerleştirebilir, o güneş
sisteminde çeşitli somut düzlemlere üsler kurabilir ve seçtikleri medeniyetleri sabırla manipüle ederek uygun bir teknolojik altyapı
hazırlatabilirler. Sonra, uzun, yavaş ve büyük bir zihin programlama projesi uygulayıp, durum uygun olur olmaz girip el koyabilirler.
S: (L) Olmuş olan, veya olmakta olan şey bu mu?
C: Gayet mümkün ve belki de şimdi senin için bunun ayrıntılarını öğrenme zamanıdır.
S: (L) Bu ırk 3'üncü mü yoksa 4. yoğunluk mu?
C: Neden her ikisinden olmasın?
S: (L) Bu ırkın gelmiş olabileceği en muhtemel yer neresi olabilir?
C: Oryon olabilir belki?

Ari/kantek olunca hep bir çift yoğunluk durumu geçiyor, burada da onun bağlantısı mevcut.

Burada tam olarak çözemediğim şey BH'ın fonksiyonu. İlk zamanlar geldiklerinde normal bedenlerinde mi geldiler? Çünkü K'lar 4bh bir bedenin
dünyada varolmasının daha kolay olduğundan bahsetmişlerdi. Ki Vedalar'daki mavi tenli ırk muhtemelen bedeniyle gelenler olabilir.

Burada ne oldu da dünya genleriyle karıştı onu bilmiyorum? Görülerdeki yeraltına kaçış halimizi hatırlıyorum, ki burada ilginç olan günümüz kıyafetleriyleriz, yine bir zamansızlık var ama onu çözemedim. Belki bizi avladılar. Bir nevi
cadı avı gibi. Belki de saklanıp bilerek potansiyel genlerle karışımı BH taraf kendisi sağladı. Bu şekilde ten renginden vs. den tanınmadan 3y dünyasında kalabilecekti.

Dünyayı bu durumdan kurtarmak istemiş olabilirler. BH tarafın itici düşüncesini ve yapısını anlayamıyorum. Neden ve nasıl?

Belki bir grup BH oryon civarında kaldı.

Ama sanırım BH çok ortaya çıkmadan kümeleşmeden bir yapı güdüyor. Belki 3y bedenlerini süren, 4bh'lar olarak bir gemideyiz :D

Fikirlerini merak ediyorum bozadi. Tezimi çürütmeye çalışıyorum bir yandan, ama aradıkça daha da mantıklı gelen şeylerle karşılaşıp duruyorum.
Senden de bir bilgi gelirse bakmak isterim.


gerçek tosun paşa

#1576
4BH kandırılabilecek bir konumda değil sybleman. Kh gelip onları kandıramaz. Kandırabilecek olsalar 4BH olmazlar. 4YKH'ın besin ve yaşam kaynağının negatif enerji olduğunu negatif enerjinin kaynağının da korku ve öfke olduğunu göz önünde bulundurmak lazım.

Çift yoğunluk konusunu kendi açımdan açıklamıştım. Bu konuya o kadar takılmaya gerek yok. Çift yoğunluk üstün bir özellik değil daha çok kölelikle ilgili.

Yoğunlukları bu kadar birbirinden ayrı düşünmeye gerek yok. Sonuçta 2. ve 1. yoğunluğu doğrudan algılıyor ve onlarla, onlar sayesinde yaşıyoruz.

Başka bir ipucu olarak 4KH'ın kendine fayda sağlamadıktan sonra kimseye burnundaki kılı vermeyeceğini düşünebiliriz.

sybleman

#1577
GTP o zaman kantek 3y miydi demek istedin?

S: (ryu) Kantek parçalanmadan önce, ruhlar gezegenler arasında "seyahat edebiliyor" ve bir yaşamlarını Dünya'da, diğerini Kantek'te
geçirebiliyorlar mıydı?
C: Evet

Ama burada anlattığı şekliyle bir 3y olmaları mümkün görünmüyor. Çift yoğunluk modunda olabilirler. Bozadi'nin dediği gibi 3y-4y arasında bir yoğunlukta. O nedenle hep çift yoğunluk olduklarını kastediyor olabilirler.

gerçek tosun paşa

#1578
Soruya dikkat edersen ruhlar gezegenler arasında.... diye başlıyor. Eğer bir ruh nizami olarak 2 farklı gezegende yaşamışsa oralarda sevdiği yerleri zaten gezebiliyor.

Kantek 'te eskiden aynı dünya gibi bir gezegen. Olayı aynı dünya gibi bir ders alanı olması. Eğer bir 3Y gezegende yaşam oraya gelecek ruhlar için elverişsiz olursa farklı bir gezegen hazırlanır ve dersler oradan devam eder. Aynı dünya gibi vs...

Mavi tenliler diye bir şey yok bu arada onu yazmayı unutmuşum. Mavi tenliler arilerin sarışın beyaz tenli olanları. Soluklar. Demirle ilgili problemleri var. Ruhsal ve fiziksel olarak tam oturmamış durumdalar bu gezegene. O zaman dünya nüfusu bildiğimiz aborjinler ve esmer insanlar gibi olduğu için nordik tipli arilere mavi tenli diyorlar.

Şimdi uzun döngüde yer alan 5Y ortamda çok uzun süre geçiren ruhlar bildiğimiz 3KH gibi olmuyor. 4Y müfredatını da almaya başlıyorlar. Muhtemelen yeni fiziksel yaşama başlayan bir ruh o gezegeni ve fiziksel yaşamı kaldırabilmesi için yüksek bir enerjiyle enkarne oluyor. O haliyle fiziksel bedeninde çok daha eterik gücü yüksek. Algıları çok açık. Yüzüklerin efendisi filmindeki elfler gibi düşünebilirsin. Mesela atlantislilerin kozmik ortam farkından ve bu bahsettiğim durumdan dolayı şu an insanlarda olmayan bir çok gücü olduğunu celselerden biliyoruz.

Kısacası bunlar 3YKH varlığıdır. Şartlar ve kozmik ortam farkını göz önünde bulundurmalısın.

4YKH her zaman dediğim gibi "olanı manipüle" eder. Bu bedenler defalarca kez farklı oryan grubu tarafından genetik müdahaleye uğramış ve dna değişimleriyle ve geçen zamanla oluştan kozmik ortam değişimileriyle bambaşka ırklar bambaşka haller almış hepsi birbirine karışmıştır. Olayın içine adem öncesi ırk denilen OP varlıkları filan katmıyorum bile. Kısacası tam bir curcuna.

Umarım açıklayıcı olmuştur.

bozadi

#1579
Evet, K'ların "Oryon KH" terimini Kertişler için değil, spesifik olarak Nordik tipler için kullandığı durumlar oldu ama Kertişleri kastedecek veya onları da kapsayacak şekilde kullandıkları da oldu diye hatırlıyorum; buna dair alıntıları bulabilirsem paylaşacağım. İşin daha da garibi, 6. yoğunluk Oryonlardan da bahsettiler. Oryonlarla ilgili verilen tüm bu bilgilerde bazı karışıklıklar mı oldu yoksa hepsinin gerçekten açıklaması var mı bunu merak ediyorum. Senin de belirttiğin gibi Oryon bölgesinde BH varlıkları da olduğundan bahsedildi ama Dünya ile ilgilenen / müdahale eden dünyadışı varlıklar anlamında Oryon / Orion dendiği zaman KH'ler kastediliyor.

Gtp'nin açıklamalarına katılıyorum. Çift yoğunluk meselesi hakkında düşünmeye devam ediyorum ve aklıma şöyle bir şey de geliyor: İnsanlığın KH varlıklarınca genetik müdahaleye uğramasının yaklaşık 309.000 yıl önce olduğu söylenmişti yanlış anlamadıysam ama Kanteklilerin dünyaya yaklaşık 80 bin yıl önce getirildiği söylendi. Aklıma şu soru geldi şimdi: Acaba Kantekliler diğer insanlık grubunun maruz kaldığı genetik sınırlamaya maruz kalmamış olabilir mi? Ama sonuçta onların da gezegenlerini havaya uçurmuş olmalarıyla ilgili ciddi bir travma yaşadıkları kesin. Bu da onları diğer dünya insanlarıyla yakın bir pozisyona getirmiş olabilir. Ama yine de kh varlıkları tarafından özel olarak genetik sınırlamaya maruz bırakılmadılarsa, bu onların diğer insanlara kıyasla 4. yoğunluk bağlantılarının biraz daha güçlü olmasını açıklıyor olabilir mi?


sybleman

#1580
Evet bozadi bir de şu açıdan bakarsak, şimdi diyoruz ya 309.000 yıl önceydi ama kantekten 80.000 yıl önce geldiler. Ama zamansızlığı düşünürsek son celselerden birinde halen ukrayna taraflarına kantekten transfer olanların olduğunu belirttikleri bir alıntı var.

Bunu düşünürsek,zamanla nasıl oynadıklarını biliyoruz. Belki de o zamandan geriye 309.000 yıl önceye kadar gidip müdahaleye başlamış olamazlar mı?


S: (Joe) Pierre'in düşüncesine göre Kantekliler harika insanlar; Gerçek Samiler vs. Ama K'lar bu celsede Ukrayna'nın o bölgesine
insanların aktarıldığını ve aktarımdan kısa süre önce kendi gezegenlerini imha ettiklerini söyledi! [kahkaha] Yani harika insanlar değiller.
(L) K'lar ayrıca Nordik Anlaşması meselesinden bahsetmişti. Nordik kökenliler, yani Kantekliler pozitif veya negatif eğilimli olabilir.
Genetiklerindeki bir güç merkezini temsil ediyor...
(Pierre) 'Yoğun' sözcüğü kullanılmıştı. Kanteklilerde belirli bir güç türü daha yoğundu.
(L) Yoğunluk, evet.
(Pierre) İyiye veya kötüye yönelik bir yoğunlaşma.
(L) Çok ilginç. Tamam, bir saniye.

Diğer herşey olasılıklar dahilinde mümkün olabilir. Ama en güçlü olarak 4kh oryonların kantekten gelen kh grup olma olasılığı üzerinde düşünüyorum. Dünya'yı kh yaparlarsa burada bir yaşam ve hükmetme olanakları olacak. Neden gemide kalmadıklarını sorduklarında, gezegende yaşamın daha konforlu olduğundan bahsetmişlerdi.

Bunu iç içe döngü gibi düşünmek lazım. Bir döngünün içindeyiz.


S: (L) Önceki bir aktarımın bir noktasında Kertenkele varlıklarının kendi "beslenme" amaçlarına yönelik olarak birsavaştan sonra insan ırkını
değiştirdiği belirtilmişti. Bunu biraz açıklar mısınız?
C: Bu varlıkların sizin varlığınızı tamamen kontrol etmeleri mümkün değildi. Eğer öyle olsaydı, ırkınız gerçekleştirdiğişeyleri
gerçekleştiremezdi. Kertenkele varlıkları kendi çıkarlarına uygun olarak insan varlıklarının fiziksel yapısına müdahalede bulundu. Daha
önce söylediğimiz şeyi hatırlayın. Bu düzlemde deneyimlenen zaman döngüsüne de müdahale edilegeldi. 74 bin yıldır gelecekteki bir
noktaya yönelik olarak kendileri için faydalı olarak algıladıkları koşulları oluşturabilmek için zamanda geri ve ileri giderek müdahalelerde
bulunuyorlar. Bunu yaparken zaman döngüsünde askıda kalıyorlar. Onların, sizin ölçünüzle bir saat olarak algıladıkları süre 74 bin yıl kadar
uzun olabilir.
S: (L) Yani burada bulunuşları 300 bin öncesine gitmiyor?
C: Kendi çıkarlarına uygun olan koşulları asıl olarak 309 bin yıl önce kurdular ama bu belirttiğimiz 74 bin yıllık belirli süreç içinde koşullara
daha önce belirttiğimiz şekilde müdahale ediyorlar.


Aslında bozadi senin bahsettiğin mevzu. 80.000-74.000. zamanda askıda kalıyorlar.


"Bu varlıkların sizin varlığınızı tamamen kontrol etmeleri mümkün değildi. Eğer öyle olsaydı, ırkınız gerçekleştirdiği şeyleri
gerçekleştiremezdi."

Çok açık değil mi? Bize ihtiyaçları var çünkü onları yaratan gelecekteki KH insanlar.

Kendi çıkarları ne olabilir ki? Sadece bizi köleleştirmek mi? Bence bunu başka yerde de rahatlıkla yapabilirler. Buradaki asıl gayeleri kendilerini oluşturacak kh insanları oluşturmak. Varlıklarını korumak. Eğer insanlar kh olamazsa kertenkeleler zaman döngüsünden çıkacaklar. Artık var olmayacaklar. Varlıkları yok olacak. Döngüyü sağlamak için uğraşıyorlar.

Kulaklarım gitti yine basınçtan. Ve iki gündür de kalbim ağrıyor.

bozadi

#1581
Alıntı Yap
zamansızlığı düşünürsek son celselerden birinde halen ukrayna taraflarına kantekten transfer olanların olduğunu belirttikleri bir alıntı var.

Kantek'ten dünyaya hala Kantekli transferi olduğuna dair birşey söylendiğini sanmıyorum. Gezegenlerini yok etmelerinden önceki transfere atıf yapılıyor Şubat 2022 celsesindeki alıntıda. Bir de sanırım yine Ukrayna'daki portalın da yardımıyla, bazı KH güçlerinin (muhtemelen Kertişlerin) bazı insanlara (psikopatlara) kendilerini "download" ettiklerine değinilmişti. Yani bazı KH güçleri Ukrayna'daki bazı bireylerin vücutlarına/beyinlerine girerek o bedenler yoluyla faaliyette bulunabiliyor gibi görünüyor.

sybleman

#1582
Aslında o üstteki ilk alıntıda ondan bahsediyorlar. Onu görebildin mi bozadi?

Neyse ben biraz mevzudan çıkayım. Sizi de bulaştırdım [:)] bir deli olarak kuyuya bir taş attım ama siz bana bakmayın.

bozadi

#1583
Alıntı Yap
Diğer herşey olasılıklar dahilinde mümkün olabilir. Ama en güçlü olarak 4kh oryonların kantekten gelen kh grup olma olasılığı üzerinde düşünüyorum.

Şimdiye kadar 4KH Oryonlardan bahsedilirken bunların Kantekli olabileceğine dair herhangi birşey söylendiğini hatırlamıyorum ve sunulan çeşitli bilgiler arasında olasılık bağlantıları kurularak da böyle bir sonuca varmanın hiç kolay olacağını sanmıyorum ("Nordik" görünüm dışında). Ama yine de bu olasılığı tamamen dışlamamız gerektiğini iddia etmiyorum, sadece şimdilik bu olasılığı ciddiye almakta zorlanıyorum (yanılıyor da olabilirim). Kanteklilerin bildiğimiz dünya nüfusu içinde halen epeyce mevcut olan Ari (epeyce bir kısmı sarı saçlı - mavi gözlü olan) ırk olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla bunların gayet 3. yoğunluk olduklarını da biliyoruz. Bu durumda Kanteklilerin, Keltlerin, Arilerin "4. yoğunluk" olduklarını düşünmek çok mantıklı görünmüyor. Çift-yoğunlukluluk istisnai bir durum, Kanteklilerin-Arilerin geneline uygulanabilecek bir kavram olmadığı ortada. Ve diğer insanların maruz kaldıkları genetik müdahalelere maruz kalmamış olmaları ihtimali bağlamında 4y bağlantılarının daha güçlü olması da onları "4y varlığı" yapmıyor.

K'lar 4y varlıklarından bahsederken çoğu durumda çift-yoğunluklu bir durumdan bahsetmiyor, tam olarak 4y'ye mezun olmuş varlıklardan bahsediyor. Ve okuduklarımızdan çıkarabildiğim kadarıyla "4Y varlıkları 3Y'de yaşamaz", sadece sınırlı sürelerle, operasyon/görev bazında 3Y'yi ziyaret edebiliyorlar. Çift yoğunluklu olma durumunun istikrarlı/sürekli/olağan biçimde her iki yoğunluğun "tam" bir mensubu olmayı ifade ettiğini sanmıyorum. OP'lerin durumunda olduğu gibi, daha üst seviye olan yoğunluğa (çift-yoğunluklu Arilerin örneğinde 4y'ye) henüz tam bir mezuniyetin veya "yerleşimin" gerçekleşmediğini ima ettiği sonucuna varıyorum kendi bakış açımdan. Bir "geçiş" süreci gibi. Yani hem "tam bir 4y" hem de "tam bir 3y" varlığı değiller bence çift-yoğunluklular. 4'e mezun olmuşsa bile henüz çok başlarındadır. Celselerde anlatılanlara göre 4y varlıklarının, özellikle de 4KH'lerin 3y'de kalıcı veya uzun süreli ikamet gibi bir durumları, imkanları, istekleri yok gibi görünüyor. Sonuç olarak Arilerin, Kanteklilerin, Keltlerin vs. dünyada 3Y'de yaşayan "4Y KH" varlıkları olduklarını düşünmemiz için çok sebep yok gibi görünüyor.

bozadi

#1584
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

Aslında o üstteki ilk alıntıda ondan bahsediyorlar. Onu görebildin mi bozadi?

Neyse ben biraz mevzudan çıkayım. Sizi de bulaştırdım [:)] bir deli olarak kuyuya bir taş attım ama siz bana bakmayın.

S: (Joe) Pierre'in düşüncesine göre Kantekliler harika insanlar; Gerçek Samiler vs. Ama K'lar bu celsede Ukrayna'nın o bölgesine
insanların aktarıldığını ve aktarımdan kısa süre önce kendi gezegenlerini imha ettiklerini söyledi!


Cümleyi dikkatle okursan, burada bahsedilen aktarım, yalnızca gezegenin imha edilmesi öncesi yapılan aktarım. Cümlede bu açıkça ifade edilmiş. Gezegen imha edildikten sonra yapılan bir transferden bahsedilmiyor.

bozadi

#1585
"Gezegenin imha edilmesi öncesi transfer" derken yanlış ifade ettim. Gezegenin imha edilmesi üzerine yapılan transferi kastediyorum. Yani gezegen imha olmuş, bunun üzerine de elemanlar dünyaya transfer olmuş. Gezegen imha olduktan sonra zamanda geriye yolculuk yoluyla sanki gezegen imha olmamış gibi transferin devam etmesi gibi bir durum yok, demek istedim.

bozadi

#1586
Alıntı Yap
S: (L) Bizim ölçüm şeklimizle bu Keltlerin bu gezegene getirilmesi ne kadar sürdü? Yoksa hala devam ediyor mu?

C: Sizin ölçüm şeklinizle bir hafta diyebiliriz.

Görünüşe göre transfer bir kerede ve bir haftalık bir sürede gerçekleşmiş. Devam eden bir transfer olmadığı ima edilmiş.

bozadi

#1587
"4Y Oryon KH" kavramının her zaman sadece Nordik (insan) 4KH'leri değil, duruma göre Kertişleri/Grileri ifade etmek için de kullanıldığına değinmiştim. Buna dair bazı celse alıntıları:

Alıntı Yap
S: (L) Bize implantları yerleştiren kim?
C: Oryonlular.

S: (L) Ve bizim buna karşı yapabileceğimiz hiçbir şey yok mu? İğrenç!

C: Perspektif meselesi.

S: (L) Oryonluların görünüşü nasıl?

C: Griler.

...

S: Oryonlar veya Kertenkeleler tarafından gösterilen bir çabanın olduğunu söylüyorsunuz... Oryonlar ve Kertenkeleler eşanlamlı mı?

C: Yakın.

...

S: (L) 4. yoğunluk KH Oryonların görünümü nasıl? Cevabın ne olduğunu biliyorum... Kertenkeleler mi?

C: Bazıları.





arinmak

#1588
sybleman uzunzamandir yazdiklarini takip ediyorum ...

1-) Celseleri baştan sona sırasıyla ne zaman okumayı düşünüyorsun.

2-) Celseleri baştan sona okuduğunu ne zaman itiraf edeceksin.

En ufak bir zıt görüşte ,Anlatmaktan çekiniyorum , paylaşmaktan çekiniyorum , anlattığımda ters tepkiler alıyorum , en iyisi susayım vs vs ... olaylarına lütfen girme.

Bu forum , anlattıklarından , deneyimlerinden vs vs ... tepki göreceğin bir yer değil.

Senden ricam lutfen öyle bir algı oluşturma.



1-) Celseleri baştan sona sırasıyla ne zaman okumayı düşünüyorsun.

2-) Celseleri baştan sona okuduğunu ne zaman itiraf edeceksin.


 

Tgur

#1589
YORUMLAR 125

Evvela yakın zamanda aktardıklarım,

Ruhların yolculuğu bilgilerinden,
"Niçin bunlar derseniz burası yani yaşadığımız ortaya konan bu madde hayatı kutuplar manzumesinin mutlaka devrede olduğu sert bir yaşam tarzı ,yaşamı yürütürken negatifi kenara koyamazsınız ,o olacak ve bize bazen şamarları ile gerçeği gösterecek,
Bu durumu Ruhların Yolculuğundaki şu Denek çok derin aktarmakta,"

********
"D: A... yeni bir ruh olarak... bu ayırımlarda rehberler yardımcı olur. Ben insan varlıklarına çekilmiştim.
Dr. N: Sana başka seçenek tanınmış mıydı?
D: (uzun ara) Evet.., fakat şu anda çok net değil. Genellikle bir ya da iki kolay dünyada, çok fazla şey yapmayacağın şekilde başlatırlar. Sonra bu sert gezegendeki görev verildi.
Dr. N: Yeryüzü sert olarak mı değerlendiriliyor?
D: Bazı dünyalarda fiziksel rahatsızlıklarla hatta acıyla boğuşman gerekir. Bazı dünyalar da zihinsel mücadelelere yatkındır. Yeryüzünde her ikisi de var. Zor dünyalarda başarılı olmak bize şeref kazandırır (gülümseyerek). Fazla yolculuk etmeyenler bize serüvenciler derler.
Dr. N: Yeryüzünün gerçekten çekici bulduğun tarafı nedir?
D: İnsanların birbirlerine benzerliği ve bir yandan da birbirleriyle çatışmaları.., aynı anda hem rekabet etmeleri hem de elele vermeleri.
Dr. N: Bu bir çelişki değil mi?
D: (gülerek) İşte beni çeken de bu; çok fazla gururlu ve kendine saygı duyma ihtiyacında, yanılabilir bir ırkın kavgalarının arasına girmek. İnsan beyni oldukça benzersizdir, bilirsin.
Dr. N: Nasıl?
D: İnsanlar benmerkezcidir ama incinmeye açıktır. Karakterlerini rezilleştirebilirler, ancak diğer yandan büyük bir müşfiklik kapasiteleri vardır. Yeryüzünde hem dayanıksız hem de yürekli davranış vardır. İnsan değerleriyle ilgili devamlı bir itişip kakışma, sürekli bir rekabet vardır. Bu çeşitlilik ruhuma uyuyor..
Dr. N: Yeryüzüne gönderilen ruhlar için, kendilerini misafir eden insanlarla ilgili cazip buldukları başka neler vardır?
D: Hmm... yeryüzünde gelişenlerimizin... insanlara hayatlarının ötesindeki sonsuzluğu bilmelerine yardım etmek ve tutkuları vasıtasıyla gerçek cömertliği ifade etmelerine destek olmak gibi bir yaptırımları vardır. Hayat için savaşma tutkusuna sahip olmak; insanlıkta değerli olan şey budur.
Dr. N: İnsanların aynı zamanda büyük bir kötü niyetlilik kapasiteleri de var.
D: Bu tutkunun bir parçasıdır. Fakat o da evrimleşiyor ve insanlar ancak sıkıntıyı deneyimledikleri zaman olabileceklerinin en iyisi olabilirler... ve oldukça asilleşirler."

**********
Çoğu insan bilinçsizken de ben neden bu dünyaya geldim sıkıntısına kapılır, hayır, görüldüğü gibi zor olanı deneyerek tekamül işini kolaylaştırmak istenmiş,kimse sizi bu hayata iteklemdi, her zaman olduğu gibi seçim size aitti,"

Ve K.dan aktarımlar ,çok okuduk yorumladık ama tekrar bakalım zararı yok,
-----------------------------------------------------
S: (J) "Seçmedikçe özgür iradenize müdahale edilemez" demişlerdi. (T) İnsan ırkı olarak, özgür irademizle BH'den KH'ye geçtik. (L) Demek insanlık olarak içinde bulunduğumuz bu durumu bir seviyede kendimiz seçtik; Düşen Melek, Lusifer efsanesi. Bu biziz. Altına gitmek için o kapıdan geçmekle düşmüş olduk ve kapıdan geçdiğimizde yılan bizi ısırdı.
C: Ama bu sürekli tekrarlanan bir sendrom.
S: (L) Sadece insan ırkı için sürekli tekrarlanan bir sendrom mu, yoksa tüm yaratılış için de geçerli mi?
C: İkincisi.
S: (L) Varoluş döngüsünün bir parçası olduğu için, tüm varoluşta tekrarlanan bir sendrom mu bu? Yoksa Kızılderililerin Maya dedikleri şey mi?
C: Biri veya diğeri.

----------------------------------------------------------------------

S: (L) İnsanlar arasında Yılan Kardeşliği'yle işbirliğini başlatan kimdi?
C: Adem ve Havva.
S: (L) Adem ve Havva gerçek insanlar mıydı?
C: Hayır.
S: (L) Bir insan grubu muydu?
C: Cazibeye kapılma değildi, bir düşünce kalıbı değişimiydi.
S: (L) Bu insanlar kimdi veya neydi? Hangi ülkede yaşıyorlardı?
C: Tüm insanlar. Boyut sınırından geçiş.
--------------------------------------------------------------------------
S: (L) Adem ve Havva, bilgi ağacının meyvelerini yerken kendilerini esaretten kurtaracak bilgiyi elde etmeye mi çalışıyorlardı?
C: Adem ve Havva sembolik.
S: (L) Peki esaret altındalar mıydı ve iyi bir "yılanın" yardımıyla kendilerini özgür kılmaya mı çalışıyorlardı?
C: İyi değil.
S: (L) Kertenkeleler geldiğinde Adem ve Havva birine esir miydiler?
C: Hayır. Özgürdüler. Adem ve Havva'nın sembolik hikayesi yanlış bilgiye cezbolma hikayesidir. İyi ve kötünün bilgisinin ağacı, odaklanmış, sınırlandırılmış bilgiydi.
---------------------------------------------------------------------
S: (L) Ruhların bedenlere taşınmasından itibaren cenneten düşüş ne kadar sürdü?
C: Ölçülebilir değil. Unutma Laura, bu olay meydana geldiğinde zaman yoktu. O noktada zaman akışı ilüzyonu ve diğer pek çok yanlışlık mevcut değildi.
S: (L) Yani cennetten düşüşün zamanın da başlangıcı olduğunu söylüyorsunuz.
C: Evet.

----------------------------------------------------------------------
S: (L) Peki insanoğlu buraya nasıl geldi?
C: Çeşitli faktörler. Çok sayıda ruh, fiziksel varoluşu arzuladı ve başlangıçta Griler yoluyla Kertenkeleler olmak üzere, Nefalim ve Oryon birliği tarafından değiştirildi.

----------------------------------------------------------------------

C: Sizin bildiğiniz şekliyle zaman yok. Hepsi kolektif bilince yönelik derslerden ibaret.
S: (L) Yani bu büyük döngünün kapanmasıyla birlikte herşey baştan mı başlayacak?
C: Pek sayılmaz; hatırla, başlangıç diye birşey yok.
S: (L) Dünyadaki pek çok ruh, dünyaya gelmekte olan bu yeni bedenlere mi girecek?
C: Evet.
S: (L) Ve eski insanlık olarak, öyle mi?
C: Evet.
S: (L) Ve herşeye bir daha başlayacaklar?
C: Evet.
S: (L) Yani çok sayıda insan bu oyuna baştan başlayacak?
C: Yakın.
S: (L) Bu ceza mı?
C: Hayır. Varoluşun doğası.
S: (L) O noktada bazı ruhlar da bir üst yoğunluk seviyesine mi gidecek?
C: Evet

----------------------------------------------------------------------

Bizim illüzyonik olarak takıldığımız zamanı ileri ve geri giderek madde yaşantımızda istedikleri gibi oynayan KH gurubunun, ki açmıyorum kimler neler olduğunu biliyoruz, etkisi altında bahsi geçen ve basitçe yukarıda sıraladığım sebeplerle bu dersi kabul edip gelen gezici yolcular ruhlar kapanmış olan bilgilerini kendi gayretleri ile açma macburiyetindedirler,

Bu mecburiyetin en zorlu kısmı bu aldatışı fark edebilecek bilgi yüklemesi ile olur,

KH mümkün olduğu kadar çeşitli oynamalarla sınırlamış olduğu ve maddi zevklerin çok olduğu bu aleme kolayca kapılıp çıkmak istemeyen takılı kalmayı seçenlerle  yani dünyada olan bitenlerin güya ne olduğunun sırrını çözme gibi sathi bir uğraşıya kapılmışlara bir çok çözülmesi gereken puzzle sunar,

Bu sahte uğraşılar kişinin gerçeğe uzanması için çok gerekli olan yani alacağı ve soğuracağı bilgilerle vicdan yoluna doğru uzanmaya yönelmesi ve kullanması gereken enerjiyi boşa harcatır,

Bunu hem açılmış ve kontrolsuz olan kanallama yoluyla veya bunlara kemiksel bir tarzda inanmış tapan bireylerin çoğunlukla takılı dediğimiz etkileri ile bu deneysel yaşamı seçmiş olan etraftaki insanlar tarafından yaptırır,

Tuzak ,çatışma ortamı yani yılan kardeşliği usullerinin mutlak gerekli bir davranış olduğuna inanılıp KH a besin olmak,

Bir birimizi karalamadan bu tuzağa kapılmadan beraberce bahsi geçen ve sevgiyle birbirimizi sarmalamamız  gerekene uyanalım..