Haberler:

🎉 BaskalarinaHizmet.com 17. Yaşında! 🎉

Ana Menü

"Anlatmak Zamanı"

Başlatan kerem, 24 Eylül 2022, 16:53:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 5 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

kerem

#45
Türk ruhçuları Bedri Ruhselman ve Ergün Arıkdal'ın aktardığı bilgilere çok bağlılar bozadi. O bilgilerde negatif varlık diye bir kavram yok,kolbaşı'nın ya da türkiye'deki ruhçuların temel tutumu buna dayanıyor. Negatif varlığın ya da kutbiyetin varlığını kabul etmek tüm dayandıkları ilkeleri/dogmaları tekrar gözden geçirmek zorunda kalmak demek. Şüpheciliğin tosladığı dogmalar var,insanlar belirli bir 'doğru yol'a tutunmak istiyor,dolayısıyla belirli inançları korumaya çalışıyorlar. Kolbaşı'nın da durumu bu bence, temel inançların ötesinde araştırmacı yanının iyi olduğu düşünüyorum. Ra ya da Kasyopyalılar'ın verdiği bilgiler perspektifinden yanılıyor tabi,bu açık.

kerem

#46
Bu program sonuçta bir "vaka analizi" serisi, bu vakaların incelenmesi yahut incelemeye sunulması bile önemli bir etkinlik,hele çok kişiye açık bir youtube kanalında. Ra ya da Kasyopya ya da herhangi bir kanallık bilgisinde aktarılan bilgilerin,çok yakınımızda ve çok sık gerçekleşen fenomenlerle ilişkili olduğunu gösteriyor,bu kaynakları ve ilişkili olduğu fenomenleri bilenler biliyor fakat bunların hiç öyle yeraltı olaylar değil bizzat günlük yaşamın bir parçası olduğunun görülmesi önemli bence. Ruhsalık yahut bu forumda tartışılan konular daha fazla gündem olma eğiliminde. Birçok insanın bu literatürle karşılaşması olumlu olmayabilir belki fakat kendi açımdan bana epey malzeme sunduğu için memnunum kendi adıma,önemli görüyorum kısacası.

bozadi

#47
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

Bozadi bahsettiğin şekilde bir gri avukatlığı yaptığını gördüğün kaynak varsa incelemek isterim doğrusu.

Griler tarafından yürütüldüğü bilinen "melezleme" programının insanlığın iyiliği için olduğuna dair açıklamalarından biri:

https://www.youtube.com/watch?v=jkbWkgSorgk

Bu "Anlatmak Zamanı" programında uzaylılarla temasını anlatanların hemen hepsi de Grilerden bahsediyor. Ve Kolbaşı, yaşanan deneyimler ne kadar travmatik, işkenceli olursa olsun, sürekli olarak olayın ardındaki varlıkları pozitif niyetli olarak betimliyor. Aşırı işkenceli bir durumdan bahsedilirse, "hayat planınızda buna izin vermişsinizdir" deyip geçiyor. İnsanları kaçıran, genetik deneylere sokan, türlü türlü işkenceler yapan, travmalara uğratan bu varlıkların asla kötü niyetli olamayacakları şeklinde açıklamalar yapıyor sürekli olarak.

kerem

#48
Gezgin kavramı Ra'da geçiyor temelde sybleman,çok önemli bi kavram çünkü Ra'nın verdiği rakama göre neredeyse dünya nüfusunun %1'i gezgin. Her 100 insandan 1'i gezgin yani,teorik olarak. Epey yüksek bir rakam. Velhasıl sen de gezgin olabilirsin, üst yoğunluklardan dünyaya bedenlenen varlık anlamına geliyor,buraya yardım amaçlı. Bildiğim kadarıyla gezgin olup olmadığının direk test etmenin bir yöntemi yok çünkü bilincinle bilinçaltını(bu geçmiş yaşam anılarını da içeriyor) ayıran bir "perde" oluşturuyor 3.cü yoğunluk deneyiminin temelini. Velhasıl bu forumda ilk paylaştığın deneyimler bana gezgin olabileceğini düşündürtmüştü zira BH varlıkları rüyalar yoluyla ya da çeşitli şekilde "uyandırmaya" çalışıyor gezginleri anladığım kadarıyla. Gördüğün rüyalar geçmiş yaşamlarına ait ise,bu geldiğin yere ait bir işaret olabilir sana gönderilen,bir selam çakma gibi. Tabi illa bu anlama gelmek zorunda değil.

kerem

#49
Alıntı Yap
https://www.youtube.com/watch?v=jkbWkgSorgk

İlginç bi yorum gerçekten, pek ikna olmamış gibi görünüyor kendisi de.

bozadi

#50
BİLYAY'ın (MTİAD) literatüründe üst boyutlarda negatif varlıkların veya negatif realitelerin mevcudiyetiyle ilgili bazı ihtimallerin paylaşıldığına dair bilgilere veya işaretlere rastladım.

Ruh ve Madde dergisinin Mart 2013 sayısında, Montauk deneyiyle ilgili bir makalede "Preston Nichols" adlı bir kişinin şu görüşlerine yer veriliyor:

Alıntı Yap
Bu bağlamda çeşitli evren uygarlıklarının dünya beşeriyetinin gelişimine sürekli nasıl müdahale ettiklerini ve bağlantılı olarak özellikle ABD'deki derin hükümet ile bu uygarlıklar arasında kimi bağlantılar kurulduğunu belirtmektedir. Yanı sıra uzaylılar ile gizli servislerin insan kaçırma (abduction) uygulamalarına ayrıca insanlar üzerinde yaptıkları deneylere ve implant yerleştirme gibi hususlara dair çeşitli açıklamalar yapıyor.

Nichols kendisinin aynı zamanda bu askeri boyutlarla ilgili olarak örneğin Reptilian (Sürüngenimsi) türünde müdahaleci ve güç kullanma yanlısı çok gelişmiş psişik yeteneklere sahip ve onunla bağlantılı Draconis (Dinazorumsu olduğunu tahmin ettiğim bir başka tür) adlı bir uygarlıktan söz ediyor... Yanı sıra aynı gruba dahil ve genelde beşeriyete karşı tutumları menfi olan birçok değişik kaynağın referansında bulunan Zeta Reticuli yıldız sisteminden gelen Gri Uzaylı Irk da burada söz konusu ediliyor. Genel olarak bu son üç türün ise dünyaya menfi yönde müdahale etme eğilimleri söz konusu edilmektedir.



Derginin Eylül 2013 sayısında paylaşılan bir "David Icke" makalesinde şu ifadeler geçiyor:

Alıntı Yap
Nag Hammadi'de bulunmuş olan metinlerin beşte birinde, "archon" denilen insan olmayan manipülatörlerden söz ediliyor. Bunlar insan zihnine nüfuz edip, insanların "gerçek"i algılamalarını yönetiyorlar. Bu metinlerde sürüngen varlıklar var, bunlara bugün "Archon"ları temsilen "Greys" (Gri'ler) deniliyor. Gri'ler, henüz oluşmamış bir bebek veya fetusunki gibi grimsi derisi ve sabit siyah gözleri olan varlıklar şeklinde tarif ediliyorlar. Bu arada bu bilgilerin, 2000 yıl önce yazılmış olduğunu da hatırlatalım.

Archon'lar/Sürüngenler/Gri'ler; benim "yaratıcılık" diye adlandıracağım özellikten yoksunlar. Doğrudan hiçbir şey yaratamıyor, ama yaratılmış olanı çevirip çevirip bozuyorlar.



bozadi

#51
Ve her ne kadar video arşivinden kaldırılmış olsa da, Farah Yurdözü'nün Bilyay vakfında reptilyanlarla (insanlığı köleleştirme amaçlarıyla) ilgili konferans ve genel olarak ufolojiyle ilgili dersler verdiğini biliyoruz:

https://www.facebook.com/bilyayvemtiad/photos/bu-cumartesi-farah-yurd%C3%B6z%C3%BC-ile-ufolar-ve-evrende-zeki-hayat-hakk%C4%B1nda-her%C5%9Feysaat-/1717269791898614/


Google sonuçlarına göre, Bilyay'ın web sitesinde Farah Yurdözü'nün adı birkaç kez geçiyor:

https://www.google.com/search?q=site%3Abilyay.org.tr+%22farah+yurd%C3%B6z%C3%BC%22


Ama Erhan Kolbaşı veya Tarık Arıkdal adları geçmemiş:

https://www.google.com/search?q=site%3Abilyay.org.tr+%22erhan+kolba%C5%9F%C4%B1%22

https://www.google.com/search?q=site%3Abilyay.org.tr+%22tar%C4%B1k+ar%C4%B1kdal%22

Daha önce de ifade ettiğim gibi Erhan Kolbaşı ve Tarık Arıkdal'ı birlikte anmamın sebebi, Kolbaşı'nın, Tarık Arıkdal tarafından kurulmuş gibi görünen "Ruhsal Araştırmalar Enstitüsü"ne bağlı olarak bazı faaliyetlerde, eğitim çalışmalarında bulunması ve hatta Kolbaşı'nın sanırım son kitabı olan "Mutatio"nun da bu enstitünün yayınevinden çıkarılmış olması.



bozadi

#52
Tarık Arıkdal'ın Bilyay'dan bağımsız bir ruhsal enstitüsü kurma gereği duymuş olmasında ve Bilyay web sitesinde bu derneğin veya Tarık Arıkdal'ın (ve Kolbaşı'nın) adının geçmemiş olması, bana Bilyay'ın bu iki isme biraz "mesafeli" olduğunu düşündürdü nedense. Yanılıyor da olabilirim. Kendi subjektif algım bu. Ama dünyadışı negatif varlık grupları konusunda önemli bazı görüşlere sahip olan Farah Yurdözü'nün Bilyay'da etkinlikler, eğitimler düzenlemiş olması, Erhan Kolbaşı'nın ise Bilyay'a, Ruhselman'a ve ilgili literatüre zaman zaman saygılı bir vurgu yapmasına rağmen Bilyay'da hiçbir etkinlik/eğitimde vs. adının geçmemiş olması, bunun yerine, ayrı bir dernek kurma ihtiyacı duyan Tarık Arıkdal'ın enstütüsünde boy göstermesi bana biraz ilginç geldi.

bozadi

#53
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem

Türk ruhçuları Bedri Ruhselman ve Ergün Arıkdal'ın aktardığı bilgilere çok bağlılar bozadi. O bilgilerde negatif varlık diye bir kavram yok,kolbaşı'nın ya da türkiye'deki ruhçuların temel tutumu buna dayanıyor. Negatif varlığın ya da kutbiyetin varlığını kabul etmek tüm dayandıkları ilkeleri/dogmaları tekrar gözden geçirmek zorunda kalmak demek. Şüpheciliğin tosladığı dogmalar var,insanlar belirli bir 'doğru yol'a tutunmak istiyor,dolayısıyla belirli inançları korumaya çalışıyorlar. Kolbaşı'nın da durumu bu bence, temel inançların ötesinde araştırmacı yanının iyi olduğu düşünüyorum. Ra ya da Kasyopyalılar'ın verdiği bilgiler perspektifinden yanılıyor tabi,bu açık.

Sevgili kerem, az önce paylaştığım alıntıların da gösterdiği gibi, Bilyay'ın literatüründe, Reptilyanların ve Grilerin, dünya insanlığıyla uğraşayan negatif eğilimli dünyadışı varlıklar olmasına dair en azından bir "ihtimalin" ciddiye alındığı anlaşılıyor.

Ayrıca yine Ruh ve Madde dergisinin Temmuz 2012 sayısında, Sadıklar Planı'nından (1967 yılı) "Müspet ve Menfi Tesirler" başlığı altında yapılan bir alıntıda şu ifadeler geçiyor:

Alıntı Yap
O menfi tesir, bulunduğunuz realitenin üstündeki bir realitede başka türlü bir sıfat içerisinde kalır ve şüphe yok ki, o, müspet tesirin bir tamamlayıcısıdır. Çünkü, bu isim ve sıfatlarını birbirlerine göre alırlar. Kainat içerisinde bu düalitenin mevcudiyeti, henüz sizlerin kapasiteniz dahilinde olan bir bilgi ile izah edilemez ve anlaşılamaz. Bileceğiniz, şu nokta olabilir: Bütün varlıklar ve bütün sistemler, bir ikili muvazene içerisindedirler. Birinin ittiğini diğeri karşılar, birinin çektiğini diğeri de çeker.

Yani, anaakım Türk spiritüalizminde, varoluşun tüm seviyelerinde pozitif ve negatif varlıkların mevcudiyetine dair bir bilgi veya ipucu geçmiş. O alıntının buraya eklemediğim kısmında, bunlara dünyada anladığımız şekliyle "iyi ve kötü" demenin isabetli bir tanım olmayacağına değinilmiş. Ayrıca aralarında bizim dünyada bildiğimiz manasıyla bir "çatışma" olmadığı söylenmiş. Ama elimizdeki daha yeni kanal bilgilerinden şunu anlıyoruz ki, BH ve KH güçleri arasında mücadeleler, çatışmalar, savaşlar olabiliyor. "İyi ve kötü" meselesi zaten Ra'da ve K bilgilerinde de geçiyor. Yani BH ve KH'ye "iyi ve kötü" demek, Bir'in Yasası'nın perspektifinden bakıldığı zaman çok anlamlı olmuyor. İksi de evrenin doğal işleyişinin bir parçası. Ama dünya perspektifinden bakıldığında "iyi ve kötü" kavramlarının azımsanamayacak bir isabetliliği de var. Bu biraz kimin bu kavramları ne anlamda kullandığına bağlı. Yoksa, iyi ve kötü (pozitif ve negatif) varlık kavramları hem Ra'da hem de K celselerinde kullanılıyor aslında. Yani tamamen geçersiz kavramlar değil. Yerine, durumuna göre.


bozadi

#54
Ruhçulukta "obsedör varlık" kavramı da var. Gerçi bunu genellikle "geri düzeyli bir bedensiz varlık" (cin vs.) olarak tanımlıyorlar ama bazı obsedör varlıkların dünya insanlığının seviyesinde veya daha üst seviyelere mensup olabileceği bence biliniyordur veya tahmin ediliyordur herhalde ruhçu camiada. Sadıklar Planı'ndan yaptığım yukarıdaki alıntı da bu bakış açısını destekliyor gibi.

bozadi

#55
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem

Bu program sonuçta bir "vaka analizi" serisi, bu vakaların incelenmesi yahut incelemeye sunulması bile önemli bir etkinlik,hele çok kişiye açık bir youtube kanalında. Ra ya da Kasyopya ya da herhangi bir kanallık bilgisinde aktarılan bilgilerin,çok yakınımızda ve çok sık gerçekleşen fenomenlerle ilişkili olduğunu gösteriyor,bu kaynakları ve ilişkili olduğu fenomenleri bilenler biliyor fakat bunların hiç öyle yeraltı olaylar değil bizzat günlük yaşamın bir parçası olduğunun görülmesi önemli bence. Ruhsalık yahut bu forumda tartışılan konular daha fazla gündem olma eğiliminde. Birçok insanın bu literatürle karşılaşması olumlu olmayabilir belki fakat kendi açımdan bana epey malzeme sunduğu için memnunum kendi adıma,önemli görüyorum kısacası.
Sevgili kerem, Kolbaşı'nın ufoloji bağlamında ne kadar ciddi, ne kadar tehlikeli bir siyaset/propaganda faaliyeti yürüttüğünün yeterince farkında olmadığını düşünüyorum.

Kolbaşı Türk spiritüalizminin adını, saygınlığını suistimal ederek Grilerin (ve dolayısıyla Kertişlerin) son derece negatif amaçlı faaliyetlerini iyi amaçlıymış gibi pazarlamaya, yutturmaya çalışıyor.

"Ölümden sonraki yaşam" konusundaki ruhu okşayıcı spiritüel bilgileri de aynı şekilde suistimal ediyor.

Yine spiritüalizm bağlamında, "Anadolu'nun özel misyonu" fikrini/inancını feci şekilde suistimal ediyor. Bunu da Grilerin insanlık üzerindeki negatif faaliyetlerini aklayıcı bir amaçla kullanıyor.

Adamın ilgi ve uzmanlık alanı ne spiritüalizm, ne ölümden sonraki yaşam, ne de Anadolu. Tüm bunları tek bir amaçla "kullanıyor." Adamın tek derdi Uzaylılara, Grilere (Kertişlere) itaat etmemiz. Yayınladığı kitaplara bak, yaptığı programlara bak. Neye odaklandığına, en çok neyden bahsettiğine, insanları neye kanalize etmeye çalıştığına bak.

bozadi

#56
KH güçlerinin insanlık bağlamında hedeflerine ulaşmada en çok kullandıkları yöntem "aldatma"dır. Ve Kolbaşı da spiritüalizm/ruhçuluk bağlamında insanlara çok çekici gelen bazı kavramları, duyguları vs. "kullanarak" bu yolla insanların zihinsel şüphe ve sorgulama kalkanlarını düşürmeye çalışıyor ve Grilerin/Kertişlerin faaliyetlerinin pozitif amaçlı olduğuna dair kesintisiz telkinler yapıyor.

Eğer bu adam temelde iyi niyetliyse, uyanması, içinde bulunduğu hipnozdan çıkması gerekiyor. Yok gerçekten kuzu postunda kurtsa, hizmet ettiği dezenformasyona karşı mücadele etmek gerekiyor. Her iki durumda da yapmamız gereken şey aynı. Tabi herkes benimle aynı görüşlere sahip olmak zorunda değil. Alternatif görüşler duymaya, tartışmaya, araştırmaya açığım.

arinmak

#57
Bozadi ye katılıyorum ve teşekkürleri mi sunuyorum. ( olayı güzel özetlemiş )

Yazdım sildim , yazdım sildim ... yazmamaya karar verdim.

(katılmak ve teşekkür etmek , yorumda bulunmamak , çok basit kaldı ama ) ....

Düşüncelerimin yönü ve safı belli olsun ...
 

Qui-gon jinn

#58
insanları paramparça doğrayan kertenkele efendileri ve onların İnsan kanıyla beslenen Gri uşaklarını, havaya uçurulmuş kentleri, soykırıma uğramış toplulukları, yani kısacası insanlık tarihi boyunca dünya dışı varlıklarca korkunç şekillerde katledilmiş milyonlarca Dünya insanını, hayvanını vs. aklıma getiriyor ve arka planda adeta kan gövdeyi götürürken, ön planda bu durumlara bu kadar "naif" bir yaklaşım sergilenmesini, o varlıkların anısına yapılan bir saygısızlık görmemin yanında, insan ırkının geleceği açısından da son derece tehlikeli bulduğumu özellikle belirtmek istiyorum... Bu tip naif bir yaklaşımın sadece KH güçlerinin ekmeğine yağ sürdüğünü düşünüyorum, zaten Bh varlıklarınca da KH güçlerinin isteği ve empozesininde bu olduğu, hep bu yönde manipülatif girişimlerde bulundukları belirtilmişti.

Velhasıl K'lara bir kez daha katıldığımı belirtmek istiyorum, maalesef benim de düşüncem odur ki; "İnsanlık ölümcül illüzyonun en derinindedir"...

sybleman

#59
Farah yurdözü, erhan kolbaşı ve tarık arıkdal. Aslında bu spiritüel akımın hepsi etkileşim içinde. Geçen bir videoya denk geldim geçenki zehirli mikrofon sunucusu olan çocuk kristallerle bir tedavi merkezi açmış, onun açılışındalardı. Farah yurdözü, hakan yedican ve erhan kolbaşı.

Sanırım konu gereği sürekli karşılaşıp, görüşüyorlar. Ne kadar birbirlerinin görüşlerini paylaşıyorlar bilmyiroum doğrusu.

Farah yurdözünün bir kaç videosunu izledim. Genelde obsödör varlık dedikleri etkileşimlerle ilgili anlatımlarını gördüm. Açıkçası ses tonu çok etkileyici, korku filmi izliyor gibi oldum :) Fiziksel beden olarak da sanki melez bir ırk görüntüsü uyandırıyor sürekli bende.

Kertenkele kavramını ilk o getirdiğinden bahsediyordu, ve onları iyi olarak göstermiyordu. Ama iyi olan ırkları da sorgulayın, iyi bildikleriniz de kötü olabilir diyordu. Özellikle üniformalı uzaylı ırklarını sorgulayın diyordu. Hatta bir kaç vaka anlatımında kertenkele obsesyonundan kötü olarak bahsediyordu.

Çok farklı durumlar bence. Bir çoğu maddi kazancı da göz önünde tutarak, politikacılar gibi tarafını göstermek istemiyor da olabilir, ya farklı gösterip altta farklı ilerliyor da olabilir. Sonuçta bu konularda kitaplar yayınlayıp, kurslar verip bir kazanç da elde ediyorlar.
Çok anlayamadım açıkçası bu durumu.

En güzeli, herşeye inanmadan, gözlemleyip içimizden doğru gelene doğru ilerlemek. Çok fazla bilgi var, hepsi doğru değil, hepsi yanlış değil. Çok karışık gerçekten. Kalbimizi dinleyip, keskin bir inanca gitmeden önce iyice sorgulamak lazım herşeyi.