Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü
avatar_Dionysos

Denemeler, Söyleşiler ve Söyleyişler

Başlatan Dionysos, 21 Nisan 2018, 16:44:32

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

gerçek tosun paşa

#30
Eklenti:Orjinal Mesajı Ekleyen Dionysos
Orjinal Mesajı Ekleyen bozadi
Alıntı Yap
Sevgili Dionysos, yanlış anlama ama, başka ortamlardan buraya bu kadar çok metin kopyalayıp yapıştırmanın forumumuza katkıdan ziyade gereksiz bir "şişkinliğe" neden olduğunu düşünüyorum. Burası bir tartışma forumu, başka ortamlarda yapılmış ansiklopediler dolusu tartışmaları veya iddiaları kopyalama, arşivleme, yayma yeri değil. Bu nedenle buna son vermeni rica ediyorum.

"bunları bizzat ben yazıyorum bozadi ve istenmiyorsa hemen bundan sona artık kopyalamayacağım/ya da yani burdan yayımı keseceğim...

son olarak aşağıdaki mesajı zaten geçiyor iken bunu okuyordum/yazıyordum ve . son olarak bu. izninle ve evet tartışma forumu haklısın. seni dinleyeceğim kardeşim...

tamam katkı ya da katkı değil evet onu da düşünüyorum ve evet haklısın galiba... bunlar foruma tam katkı değil benim bunları çok alandan sunam çabam haklısın... katkı üretmeyi de ayrıca düşüneceğim... sağol varol hatırlatman içinde teşekkürler..."




Benim dikkatimi çeken husus, bir mesaja cevap yazarken bile kendini ifade şeklinde yatan eminsizlik ve netlikten uzak duruş.
 Mesela;

 _"kopyalamayacağım/ya da yani burdan yayımı keseceğim..."
 _"okuyordum/yazıyordum"
 


vs...

Benim de fikrim şüpheci tarza da uymayan edebi dilinle yazdıklarının "fikir vermekten ve bakış açısı kazandırmaktan" uzakta olduğu ve tartışma ortamı yaratacak şekilde içerik oluşturmadığın yönünde. Gerekli ve ya gereksiz olup olmamasından çok "anlaşılamadığı için ilgi görmediğini" düşünüyorum. Bu belirsizlik anlatım tarzından kaynaklanıyor tabii okuyuculardan değil.

Dionysos

#31
Arkadaşım, arkadaşlarım diğer sevgili arkadaşım ve diğer sevgili herkes

Üyelik kaybetmek istemiyorum, istemiyoruz 1
üyelik kaybetmek istemiyoruz (istemiyordum) 2
bunun karmaşası ile ne yapılır hiç bilmiyorum 2,5
bu varlığıma diken gibi batıyor 2,75
Alın bura sizin mi olsun diyelim 2,85
Alın tepe tepe kullanın deyip basıp gidelim mi 2,90
Ne haliniz varsa görün mü diyelim 2,95
Üyelik kaybetme denen şeyin lanet psişik basıncının anası satayım 2,975
bu özgürlük değil 2,980
üyelik kaybetme denilen düşünceyle çatışmaktan bıktım/tam olarak bıktım
benim böyle yapacağım zaten bilinip beklenmiyor muydu o da 2,995
bunun için her türlü, her türden moderasyona razıyız ve açığız dedik,3
Yazmak istediklerimizi yazamıyor gibi hissediyoruz 4
Ne deneceğini bilmiyoruz 5
Nasıl yapılacağını bilmiyoruz 6
İstenilen her şey silinebilir ve burdan yokedilebilir-di (çok kopyalıydı/kolaydı moderasyona artık açığız, çok kopyalı yazıyoruz/yapıyoruz silinenlere de  gücenmeyeceğiz-kimseye kızmıyoruz- alınmıyoruz -üstümüze de almıyoruz bunu _kırgın değiliz-pişman hiç değiliz ) 7
çivi çiviyi sökerkene
Saçmalıyoruz biliyoruz ,çok saçmayız 8
Ukalayız biliyorum 9
saçmanın tekiyiz o da 10

10 gariplik,

yaa isterseniz beni tarihten silin-bunu da yapabiliyor musunuz?
ve  istemeyenler beni tarihten de uzaklaştırmayı ve yönetmeyi-altetmeyi bir denesin/ya da küresel moderasyonu bir deneyin..

-facebook gruplarına açtık -açıldık
-bence /bizce Kasyopya'nın kamusallaşması/kamulaştırılmassı bilinci yolunda yol katettik ediyoruz. vardığımız/varacağımzı yeni ve öte gruplar muhteşem ötesi bilinçli...
ve Kasyopya (Aksiyopya) bilgisinin (belgelerinin) kamulaştırılması (tekrar deklarasyonu sentezinde ve bilinçli kitaplaştırılması yolculuğunda) özellikle de bu rab/yahudilik ve islam denilenin gökten gelene yamanması bilgisinin kamulaştırması yolunda çok yol katettik ediyoruz. face iyi bir tantana bu alanda...
yoluma sizsiz de devam edebilirim, bu alan bana açılmadan da...ben bunu istemem...
cümleme moderasyon vuracak akıl gitsin önce kendi aklına baksın...sonra vursun tabi ..alanınızı bozuyorsam bunu yapsın kolayca bu kolay
Özegecilik/Bh yolunun Marksizm/Leninizm olanla birlikte kapsanması değerlendirmesi yolunda yol katettik ediyoruz ,bun udeğerlendirmeye açıyoruz ve açtıkta zaten daha önce...
Üyelik silinmesi felan ağzımı dilimi kimseye göre belirlemeyeceğim, Açık bir blogum ve şu an da aktif en az dört forum üyeliğim ve bazen  kötü ve çok kötü olan zamanlarım da var. Bir daha kötü olmak istemiyorum-bir daha kötü hissetmeem izin /geçit aman vermeyceğim. bu böyle biline.. bunlardan istemiyorum-Bunlardan istemediğimi biliyorum o yüzden susup bozmayacağım kendimi...böyleyken iyi durum. böyle davranırsam her şeyi .diğer türlü baskı/basık sıkıntı...bu yüzden  kolayca ve açıkça dökeceğim içimi ve bekletemeyeceğim
alınan da alınsın gücenen de gücensin bana/bize
anlamayanda anlamasın beni ve bizi

Bana  kızan can dostumdur-birlikte yürüdüğümdür, Düşüncelerimin doğruluğunu size ölçtürmeyeceğim. Meydana verip koyduğum benimdir. Tabi ki subjektiftir- Tabiki çok fazla egodur ve tabi k içokta fazlasıyla KH göbeğidir..

İçsel sezgilerle/tınılarla ve tın tınlarla yürüyorum. Ya da çekip duran ve iten çeken koşullar zaten beni öyle ya da böyle öte ve beri itip çekiyor-koşturuyor. Bilmeden oluyor çoğu affedin nolur?
Ben bende demen ben bende değilim...neyse ney-tıngırtı

böyle bir durum ummazdınız biliyorum_bende kendimeummazdım_böyle yazmayı da ummazdım az önce ve hala bu yazılanları size göndermeyi ummuyorum_ belki bunu yaparız_ tarihten toz oluruz

neşe gelecek neşe -neşe bizi ziyaret etsene...
her yerde de böyle yazdım
3 yılı aşkın sonsuz.us ta bu kalemde yazamadım ama bir biçimme açtım kendimi. 5 yılı aşkın felsefe.nette de bu kalemde de yazdık.
1-2 yıldır turandursunforumda kendim gibi estim.
5 yıl olmuş ateist foruma üyeliğim yerinde çakılı açtığım posta bakılabilir-düzensiz dağınık felan_ yazımız da böyle kendince...bundan aşağı kalır yanım yok yani...
buraya özel yapmacık şeye gerek yok. tantanaya gerek yok...
kovun beni o halde...gerekiyorsa...bunu sevmem ben ama
sünmeyeceğim/sünmeyeceğiz. falan filan..
.. bas bas bağıracağız bilgi gerçek
kimseden akıl almıyoruz
bizde öyle oluyor ne yapalım_-?

burdan bu başlıktan ya da postumdan alın istediğiniz silin modere edin ya da etmeyin. bu başlıktan istediğinizi silin eksiltin-ekleyin ya da ne yaparsanız onu yapın...
ne demişim dememişim bilmiyorum
bunlarla uğraşamam

şöyle de bir gerçek var ki;
ne yapıyorsanız yapın daha faza darlanmicam kendimi de darlatmicam,

<blockquote id="quote"><font size="2" face="Trebuchet MS, Verdana" id="quote">Eklenti:<hr height="1" noshade id="quote">

S: Kimsiniz?
(biz biziz ,siz kimsiniz?)
C. Biz gelecekteki siziz.

S: Kiminle iletişim kuruyoruz ?
C."Biz siziz" ve "Biz gelecekteki sizleriz " dedik ya! daha az önce

S: Dünyadışı mısınız?
C. Size göre evet (,sadece size göre, sizin bakış açınıza göre öyle)

S. (Spesifik olarak) Nerede yaşıyorsunuz?
C. Teknik olarak her yerde ve her zamanda. Tüm oluş katmanları. Spesifik olarak 6. varoluş düzlemi oluşsallığı/6. oluşsallık katmanı (6. düzlem; bilinç/biliş düzlemi)

S:Bize Nereden/Nasıl aktarım yapıyorsunuz?/sağlıyorsunuz?
C. İletişim sağlamak için (size göre) Kasyopya yakınından bir pulsar açıklığını veri aktarımı için kullanıyoruz.. (Ekleyenin notu: Daha sonra aslında bu iletişim için bir uzaktan veri-verme ve zaman/mekan gibi bir sınırlama ve kavram olmayacağı da belirtilir.)

S: Neden bizimle iletişim kuruyorsunuz/kurdunuz?
C. Siz çağırdınız (doğal istek) ve (siz yardım almak ve bizimle-kendinizle iletişim kurmak) istediniz

S:Bize nasıl yardım edebilirsiniz?
C. Bilgi vererek.

S:...........
C. Bu iletişimde amacımız varlığımız kanıtlamak değil, sadece doğal ilerleyişinize ve evriminize, doğal öğrenmenize yardımcı olmaktır.

S:Neden bize (kötü durumlara karşı) yardım etmiyorsunuz?
C. Bunlar subjektif yaklaşımlar ve ediyoruz. Size bilgi vererek . Bundan fazlası, doğal oluşa, doğal koşullara ve doğal ilerleyişinize (ve subjektif özerk iradeye/iradenize) müdahale etmek demek olurdu zaten.

S:Nasıl korunabiliriz-kendimizi (kötü durumlara karşı) nasıl savunacağız
C. Bilginiz artırarak ve bilgi edinerek.

S:Bizden ne yapmamızı istiyorsunuz?
Doğal ilerleyişinize devam edin/ Size doğal geleni/görüneni (içinizden geleni) yapın..

S:Bu veriyi/veriyle ne yapmamızı istiyorsunuz?
C. Onu kitaplaştırın ve (yayın/dağıtın) .Diğerlerini, diğerlerimizi de bilgilendirin (diğerleriyle de paylaşın). Paylaşılıncaya kadar bu KH'tır yani geniş ölçüde toplumsallaşmadığı için kendi lehine ve gruba özgü bir çıkar ve veri olarak kalır...

S: Bilgi bizi nasıl korur?
C. Bilgi sizi varoluştaki tüm engelleme/genel koruma korunma tekniklerine bir biçimde yöneltir

S: Gelecek için (bir şeyler için) herhangi hazırlık ve özel çalışma yapmamız gerekiyor mu? ya da ne yapmamızı öneriyorsunuz?
C. Bunlar doğal bir süreçler. Hiç bir özel hazırlığa gerek yok ve evrimleşmeniz için herhangi bir şeyin yardımına ihtiyacınız da yok.

S: (L) Peki biz bu doğal ilerleyişin bir sonucu olarak silinip gidecek miyiz?
C. Belki. Özel olduğunuzu düşündüren şey nedir?

S: Einsten'ın ötesine geçer geçmez her tür sorun başlıyor. Günümüz toplumundaki politik sorunlar. Bu hususta söyleyebileceğiniz herhangi birşey var mı?
C. Politik sorunların kökeninde, medeniyeti kontrol altına almak amacıyla, zaten sınırlı koşullarda elde edilen bilgiyi kontrol altında tutma çabası var.

S: (L) Bilinç ile madde arasındaki bağlantı nedir?
C. İlüzyon/Yanılgı/sınırlama.

S: (L) İlüzyonun özelliği nedir? Bu bağlantının mevcudiyeti ilüzyon.
C. Hayır. İlüzyon, bağlantının (yani yeniden bağlantıya bile gerek duyulacak bir ayrım) olmaması.

S: Kimsiniz?
(ben senim ,sen kimsin?)
C. Biz gelecekteki siziz.

---

S:.....................
C. Zaman (sadece) sizin için doğruluğu/geçerliliği olan bir ilüzyon.

SL) Peki diğer ilüzyonlar/sınırlamalar nedir?
C. Monoteizm; yani sizden ayrı, mutlak güce sahip bir varlığa inanç.

S:............


S: ...........
C. Kaynak mı ? Böyle bir şey yok.

S: (L) Yani Baş Yaratıcı diye bir şeyin olmadığını, varoluşumuzun bir orijini ya da kaynağı olmadığını mı kastediyorsunuz ?
C. Baş Yaratıcı sensin.

S: (L) Ama bu çok ezoterik... Şeyden bahsediyordum...
C. Konu şu ki: Farkındalığını, çok uzun zaman önce varoluşunuzu hapsetmek için ekilmiş olan monoteist felsefelerle doldurmaya son ver. Öğrendiğin bunca şeyden sonra bir kaynağın, bir liderin, bir temelin, bir denetmenin vs. olmadığını hala göremiyor musun? Kesinlikle bilincinin (oluşunun -varlığının) içerisinde, tüm var olan, var olmuş ya da var olacaklara (tüm olanaklara zaten) sahipsin,

S: (L) Bunların hepsi mükemmel ve kulağa harika geliyor, küçük bir husus dışında. Aynı zaman da dediniz ki; monoteist konseptler, bunu bilmemizi engellemek için bize EMPOZE edildi. Ve eğer hepimiz söylediğiniz şeysek, bize böyle nahoş bir şeyi empoze edebilecek bir şey nasıl varolabilir ?
C. İstekler, arzu temelli dengesizlikleri takip ediyor..

S: (L) Eğer durum buysa, neden herhangi biri ışıkları söndürüp ilüzyona bir son veremiyor, ve herşey hiçbirşeye dönüşmüyor ?
C. Öncelikle, herşey hiçbirşeye dönüşmez. İkinci olarak, bazıları/bazı şeyler halihazırda herşeye dönüştüler.
---

S: Kimsiniz?
(ben senim ,sen kimsin?)
C. Biz gelecekteki siziz.
bendeki ben benim beni sendeki ben senin benin mi?


Ne yani Tanrı da mı bir ilüzyon?
C. Tam olarak Evet

S: (L) Kutsal kitaptaki tüm mucizelerin masal olduğunu mu söylüyorsunuz?
C. Bunların hepsinin, siyasi ve ekonomik kazanç ve kontrol amacıyla tahrif edilen bir bilgi kaynağı olduğunu unutmayın.

S: (L) Bize İsa'nın gerçekte ne yaptığını anlatın.
C. Bilmek ve öğrenmek için yanıp tutuşanlara gerçekleri anlattı.

S: (L) İsa'nın öğrettiği gerçek neydi?
C. Tüm varlıkların/varoluşun birbirine bağlı olduğu ve olacağı..

S: .....................
C. Tek bir kaynağın tüm bilgiyi içerdiğine inanmak gerçekle çelişiyor.

S: (L) İnsan ırkı, kölelik yapmak üzere genetik olarak düzenlendi mi?
C. Evet.
S: (L) Peki bu köleliliğin genetik mühendisleri kimlerdi?
C. Kertenkele varlıkları. (Kertişler/Oryonlar/Sürüngen Ahbaplar/Rab)

S: (L) Yani bu sadece bir döngü.
C: Hayır, asıl noktayı kaçırıyorsun. Evrimsel olarak alçalma diye birşey yoktur. Tüm deneyimler öğrenişlerle
dopdoludur. Sizin yoğunluğunuzdaki pek çoklarının bu "üstünlük / alçaklık" merakını aşması gerekiyor.

S: ...........
C. Sizin ölçümünüzle 7000 yıl ÖNCE bir çölde ya da büyük bir ormanda aşıyorken bu sürüngen "ahbaplar" (Rab ve Kertiş adı verilen) gümüşi nesneler içinde gökyüzünden inip binlerce yıl sonrasından teknoloji harikaları gösterip bir de tüm bunların üstüne size Kalkülüs, Geometri ve Astroizik öğretseler etkileyici olmaz mıydı?

S: Gerçekten de olan bu muydu
C. Evet

"C: Mücadele de bir kerede bir adım başarıyla atılır. Merdiveni ölçmeye gerek yok. "
[/i][/b][/COLOR]

S: Amacım nedir?
C: OLmak!

(21 Kasım 1998)

--

S. ( Bu temasın amacı/sonucu nedir?
C. Öğrenmenize, bilgi kazanmanıza, böylece korunma sağlamanıza ve böylece ilerlemenize yardım etmek.

S. Kasyopyalılar bu temastan ne sağlıyor?
C. Size yardım ederek sizinle ve diğer herşeyle birleşme ve böylece büyük döngüyü tamamlama kaderimizi gerçekleştirmeye doğru ilerliyoruz.

S .Bu sizin için mümkün olan tek olasılık mı yoksa en iyi olasılık mı?
C . Her ikisi.
-
S. Bize yardım etme amacınız bu mu?
C. Bu doğal bir süreç.
-

C.Tüm yanıtları bizden istemek yerine, sorunun yanıtını bu şekilde keşfetmek doğru yol. Cevapları kendi içinizden çıkarma kapasitesine sahipsiniz. Yardım etmekten çok mutluyuz ama amacımız, gelecekteki kullanım için kendinizi güçlendirmenize yardımcı olmaktır. İlerlemek ve gelişme göstermek,
kişiye çok yardımcı olur. Varolan herşey -- derslerdir. Herşey öğreniştir. Bu nedenle, öğrenmenin en hızlı, en güçlü yolu, bu amaçla kendi yeteneklerinizi kullanmayı öğrenmektir. Bize sorular sormanıza izin veriyoruz ve bu da yardımcı oluyor ama tüm bilgilerin bu tek kaynakta aranması, uzunvadede zararlı olabilir. Şimdi, devam edecekseniz, lütfen edin...

--
C. Ama unutmayın, bu iletişimin temel amacı, kişisel faaliyetler ve bilgiler değil, herkese evrensel öneme sahip bilgiler aktarmaktır.
--

S: (L) Hayır, yalnızca iyi deneyimlerin kabul edilebilir olduğu izlenimi altında değilim, ama burada biraz belirsizlik içindeyim. Biz burada sizinle konuşuyoruz. Gelecekteki "biz" olduğunuzu söylüyorsunuz. Biz bu zaman periyodunda bu gezegendeyiz ve burada olaylar çok garip bir durumda. Bir şeyler oluyor ve ben sadece tüm bunların anlamını merak ediyorum. Sizinle neden konuşuyoruz? Bunun amacı nedir?

C: Ders bu-durum bu. Hala anlamıyor musunuz? Dersler, kavrayışlar, oluşlar, herşey bundan ibaret. Tüm yapısallar/olgular paha biçilmez değere sahip.

--

C: Kasyopya.
S: (L) Elbette bunun YAŞADIĞINIZ yer değil sadece aktarım noktanız olduğunu biliyoruz... Tamam,
öncelikle...

--
S: (L) Söylediğiniz şeyi anlıyorum. Orada yaşıyorlar çünkü yaşadıkları yer orası.

--

C: Öğrenme bilinçliliğin (ruhun) gelişimi, ilerlemesi (ve sentezi) için gereklidir. Hatırlayın, burada bulunmamızın amacı sizi elinizden tutup götürmek değil. Yardım edeceğiz ama bazı cevapları sizin deşifre etmeniz gerekiyor. Güç merkezinizi bu şekilde geliştirebilirsiniz. Varolan herşey / tek şey derslerdir ve öğrenmek eğlencelidir.
Öğretmekten daha da eğlenceli.

--

S: (L) Farkındalığımızı sınırlandıran şey nedir?
C: Çevreniz. Ve bu sizin seçtiğiniz/oluşturduğunuz bir çevre. Gelişim seviyenize bağlı olarak. Ve herşeyi sınırlandıran şey de bu.
Daha yüksek yoğunluk seviyelerine yükseldikçe sınırlamalar ortadan kalkar.
S: (L) Bu sınırlandırıcı çevreyi yaratan şey nedir?
C: Öğrenme amacı için mevcut olan büyük illüzyon.
S: (L) Peki illüzyonu kim yarattı?
C: Aynı zamanda Yaratılmış olan Yaratıcı. Yani aynı zamanda siz, biz, herkes ve herşey. Daha önce de
söylediğimiz gibi, biz siziz ve siz de bizsiniz. Ve herşey de öyle.
S: (L) Burada anahtar husus, herşeyin illüzyon olması mı?
C: Temel olarak, evet.

--
C: O soruyu yanıtlamadan önce, birinizin "Laura'nın üzerine gelme gecesi" dediğini duyduk. Bu kesinlikle doğru değil. Amacımız size gerçek bilgiyi edinmenizde yardımcı olmak ve bu yalnızca kendi kanallarınızı açmanız yoluyla gerçekleşebilir. Bunu yaparken size mümkün olan herhangi bir yolla yardımcı olmaktan çok mutluyuz, fakat gerçekten ve tamamen sınırsız olan kendi yetenekleriniz yerine tamamen bizim yardımımıza odaklanmanız sizin için çok zararlı olur. Sizin tanımladığınız şekliyle "üzerine gelmek" sadece
sizin bir algınız. En büyük ilerlemeler gerçekleştirilirken öğrenme süreci bazen zordur ve Laura'ya öğrenme çabasında bulunması için samimi ve sürekli yorumlarda bulunuyoruz. Kişi öğrendiğinde, gerçek bilgiyi elde etmeye çalıştığında onun veya mevcut herhangi birinin üzerine gelinmesi için hiçbir neden yok. Bunu zor olarak algılıyor olabilirsiniz, fakat uzun vadede çok faydalıdır. Ve tekrar, sizi azarlıyor gibi görünüyor olabiliriz, fakat sizi azarlamadığımızı özellikle belirtiyoruz. Yaptığımız tek şey, yönlendirilmeyi
istediğinizde yönlendirmektir. Ve kişinin zihinsel enerjilerinin saptığını veya dağıldığını algıladığımızda çoğu zaman, sadece kişinin ilgisini yeniden odaklaması amacıyla oldukça keskin görünen yanıtlar veriyoruz. Çünkü bu amaçla ilgili olarak başvurulan, hepinizin aşina olduğu yol budur. Şimdi hafızanıza eriştikçe bileceksiniz ki, bu zihinlerinizde ve ruhlarınızda içgüdüsel olarak mevcut olan birşeydir. Durup bunun üzerinde düşünmenizi öneriyoruz, çünkü eğer bunu yaparsanız, söylediğimizdeki gerçeği göreceksiniz.

--
C: Hayır, yanıtın beklemesi gerekiyor. Dünya uzayda kaderine doğru hızla ilerliyor ve o sorulardan pek çoğu çok az öneme sahip. Ayrıca bizim sizinle olan etkileşimimizin amacı, diğerlerine aşağı yukarı önemsiz nitelikte mesajlar aktarmak değil. Ayrıca bu soruların pek çoğunun yanıtlanabilmesi için yine frekans konuları gündeme geliyor. Senin KİŞİSEL OLARAK, zihninde yanıtı arıyor olman gerekir. Senin için önemli olması gerekir. Yoksa yanıt herhangi yaşlı "psişiğinkinden" daha az veya daha fazla doğru olmaz. Ve sen "herhangi yaşlı psişik" değilsin!

----
S: (L) Bize İsa'nın gerçekte ne yaptığını anlatın.
C: bunun için (bilmek için) can atanlara bilişselliği/bilişsel gerçekleri anlattı ve öğretti.
S: (L) İsa'nın öğrettiği gerçek neydi?
C: Tüm varlıkların/varoluşun biribirine bağlı olduğu ve olacağı..

----
C: Tek bir kaynağın tüm bilgiyi içerdiğine inanmak gerçekle çelişiyor.
--

S: (L) İnsan ırkı, kölelik yapmak üzere genetik olarak düzenlendi mi?
C: Evet.
S: (L) Peki bu köleliliğin genetik mühendisleri kimlerdi?
C: Kertenkele (sürüngen ahbap, oryon, kertiş, rab) varlıkları.
--

S: (L) Yani bu sadece bir döngü.
C: Hayır, asıl noktayı kaçırıyorsun. Evrimsel olarak alçalma diye birşey yoktur. Tüm deneyimler öğrenişlerle dopdoludur. Sizin yoğunluğunuzdaki pek çoklarının bu "üstünlük / alçaklık" merakını aşması gerekiyor.
---

S. Ne yani Tanrı da mı bir ilüzyon?
C. Tam olarak (bir ilüzyon) Evet

---

S: (A) Einstein'ın çekim teorisi ve kozmolojisinde evrenin kapalı olduğu söyleniyor, dolayısıyla evren küre biçiminde bir yüzeye sahip olarak görünüyor....
C: Bunda sadece tek bir evrenin varlığı kabul ediliyor. Farklı nitelikte başka evrenlerle bağlantı kurulmuyor ve Einstein'ın teorisindeki hata da burada yatıyor. Fakat Einstein'ın Birleşik Alanlar Teorisi'nin bilinen pek çok geçerlilikleri var. Neden bu yolu izledi bir kere? Bu, hipotezleri arasında bir birleştirme amacına yönelikti. Bu birleştirme gizlice yapıldı.

---
C: "Bilişler" ölçülebilir fizikselliğin birimlerini ima ediyor. Böyle birşey yok! Bilgi fiziksel değildir, dolayısıyla sabittir.

---
C: Önceki konuda senin için ve ihtiyaç duyan herkes için birşeyi daha vurgulamak istiyoruz Arkadiusz: sizinle-iletişim kurmamızın amacı varlığımızı "kanıtlamak" değil. Eğer kişinin yeni ve başka gerçeklikleri ve alternatif oluşsallığı öğrenmeye ve bir "gün" genel farkındalık profili haline gelecek şeyleri keşfetmeye inancı ve isteği varsa, o zaman "kanıt" gerekli değildir. Diğer taraftan eğer kişi bunun zıddı bir psişik yönelimdeyse, o zaman hiçbir miktarda kanıt yeterli değildir.

---
C: Amacı olması gerekmiyor, sadece neyse o!

C: Amaç bazen uygun terim değil.

---

S: (T) Yani gelecekte bir zamanda bu şeyleri bilmemizin mümkün ve faydalı olabileceğini mi ima ediyorsunuz?
C: İma etmeye çalışmıyoruz, söylüyoruz, ve bu bilginin amacı, belki de bu konular hakkındaki ayrıntılı bir farkındalığı, geleceğiniz olarak tanımladığınız süreçte edinmenizin, şimdiniz olarak tanımladığınız süreçte edinmenizden daha faydalı olacağını belirtmektir.

---
S: (L) Dalga üzerinde olmayı seviyorlar mı?
C: Dünya üzerinde olmak sizin için "eğlence" mi?

---
C. Unutmayın, bilgi önemlidir çünkü bilgi korumadır. Bilgiyi ayrıca daha ileri düzeydeki bilgi ve deneyimlere ilerleme için bir temel olarak da düşünebilirsiniz. Dolayısıyla, bazen bilgilendirme, kişiyi yakındaki önemli olaylara hazırlayıcı nitelikte bilgiler verilmesi yoluyla gerçekleştirilir. Anlıyor musunuz?

---
C: Çocuklar işbirliği yapmıyor. Teşekkürler. Daha açık olmanız gerekiyor ve unutmayın, biz siziz!!!!!
S:(L) Açık olmayan kim?
C: Konu o değil. Bir zamanlarki kendinize bakmak ve birleşme amacıyla çok sıradışı bir seviyede kendinizle iletişim kurmak nasıl birşey, hayal edebiliyor musunuz?

S:(L) Hayır, bunu hayal edebileceğimi sanmıyorum.
C: Dene!
S:(L) Deniyorum. Bu tıpkı kendini bir bebek olarak görmek gibi olurdu herhalde.
C: Güzel. Devam et.

S... burada amacımız bu değil mi?
C: Bozuk değilse, tamir etme.

---
C. Varolan herşey sadece birer kurguldur. Bu sonsuz bir ilüzyon. Herhangi birşeyin varolmasının başka hiçbir amacı yok.

---
S:Konsorsiyum tarafından gizlenen "en büyük sır" nedir?
C: Kontrolünüz sizin elinizde değil, bir deneysiniz.
S:(L) Bu konuda söylemek istediğiniz başka birşey var mı?
C: Size bağlı.

S: (L) Eşzamanlılık hakkında birkaç şey sormak istiyorum. Eşzamanlı olayların kaynağının ne olduğunu
öğrenmek istiyorum. Birden fazla kaynak mı, yoksa deneyimi yaşayan kişinin kendi zihninden gelen birşey
mi, yoksa... (J) Rastgele mi?
C: Sokakta yürüyen küçük bir öğrenci çocuk düşünün, bir gül çalısı yanında duruyor, çiçeklerden birini alıyor
ve çiçeğe şunu soruyor: "Bana bugün Einstein'ın görecelilik teorisini anlatabilir misin lütfen?" Bu mizahi
benzetmenin amacı belki de, böyle karmaşık soruları böylesine basit bir biçimde yanıtlamamızı isteyerek
bize dayattığınız zorluğa hayranlık ve takdir duyduğumuzu bildirmektir. Ama böyle karmaşık sorular
sorduğunuzda, bu soruları doğru ve yeterli bir şekilde yanıtlamamız gerekmesi durumunda, bu, bir
celsenin ara vermeden yaklaşık yirmi dört saat sürmesini gerektirirdi. Elbette öyle bir durumda hem kanal
olarak kullanılan kişi, hem de siz çok sıkıntı çekerdiniz. Yani buradaki mesele, "eşzamanlılık nedir" gibi
inanamayacağınız kadar karmaşık bir soruyu yanıtlayamayacak olmamız değildir. Gerçekliğin hayal
edilebilir her halindeki unsurların, görsel olarak ifade edilecek olursa mükemmel dengedeki devasa bir
mozaikte birleşmesi olarak tanımlanabilir. Elbette bu, sorunuzun yeterli bir yanıtı değildir, fakat, sunulan
görsel imaj üzerinde düşünerek, daha tam bir yanıtı öğrenmede kendi kendinize yardımcı olabileceğinizi
umuyoruz.
S: (T) Birkaç celse önce "Dikey Gerçeklikler"i tartışırken, yaşadığım birşeyden bahsettiniz ve dönüp hayatıma
bakmam ve diğer insanlarla olan ilişkilerimi belirli bir perspektiften incelemem gerektiğini söylediniz ve
bunun bir dikey gerçeklik olduğunu söylediniz. Dikey gerçeklik nedir?
C: Dikey gerçeklik tamamen değil ama temel olarak, bir kişinin hayat rotasını, ve bu hayat rotasının benzer
bir hayat rotasına sahip kişilerinkiyle bir çember veya daire etrafında birleşmesini ifade eder. Ve ne kadar
ilginç ki, eşzamanlılıkla ilgili bir önceki soruyla da çok yakından ilişkilidir. Daire içinde bir daire düşünün ve
her bir kişi tarafından temsil edilen çizgilerin mükemmel bir dengede olduğunu düşünün. İşte dikey
gerçekliğin en iyi temsili bu olurdu. Çünkü tam olarak tek bir kişinin deneyimiyle değil, bir grup bireyin
daha büyük bir amaç doğrultusundaki deneyimiyle ilgilidir, eğer kastettiğimizi anladıysanız. Dikey
gerçeklik derken kastettiğimiz şey bu. Gözünüzde tekrar iç içe olan ve eşit ölçüde dizilmiş boşluklara sahip
bir daire içinde daireyi canlandırın. İşte dikey gerçeklik budur.

S: (L) Bu artan kontrolün amacı nedir?
C: Filistin'de savaşa hazırlık.
S: (L) Ama kimse Filistin'de bir savaştan bahsetmedi. Herkes Afganistan'daki bir savaştan bahsediyor.
Filistin'in bununla ilgisi nedir?
C: İsrail'in nihai amacı.
S: (L) Neden kendi ülkelerinde savaş yapmak istesinler? Bunu uzun zamandan beri zaten yapıyor olmaları
dışında? Sanırım bunu bir nihayete erdirmek istiyorlar. Bu planın neticesi ne olacak?
C: Yahudilerin imha edilmesi.[/quote]



Ekleyenin notu: burada Yahudiler/Samiler göksel  bir kader nedeniyle göksel bir varlıkla ister istemez belki de  iletişim kuran işbirliği yapan ya da anlaşma sözleşme akit yapan ya da göksel bir çıkarcının himayesi ve kullanımıyla yönetilen ve insanlığı da onun ve onun çıkarları adına yönetmeyi deneyen, çıkarcıdan yardım alan/gören seçkin millet ,seçkin azınlık ve abisine/hamisine dayanarak diğerlerine caka satan güç gösteren anlamındadır. bu fiziksel bir yokedilme olmayabilir. bu bağın kesilmesi olabilir.. bu örnek bir yorum-sadece bir yorum...

bir süre sonra, bilgi açıklığından sonra, bunu yapmayı kesmezlerse ve buna hemen bir son vermezlerse ve sine-yi insana dönmezlerse ?!!
muhtemelen insanlık düşmanları, karanlık ve dünyadışı işbirlikçileri ilan edilecekleri ve toz olacakları öngörülüyor!!!!

empati çift taraflı bir düzenek/herekse yarar sağlar...


amacın amacı amaçsız
ve bu üst helyografik alan ve boşluktaki bölüm sadece burada yazıldı.. buraya özgüdür...

-----

aldıklarını geri verirler verdiklerini geri alırlar. vereceklerimize de/olacaklarımıza da, olduklarımıza da bir bakarlar-tarihi seyretsinler şimdi...

-deli ozan- not-
      
yahudi denilenler sadece yahudi değil trol/trollük kavramına (beri) çekiniz!!
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#32
Asla unutmayın ki, bu iletişimin temel amacı, kişisel faaliyetler ve bilgiler değil, "-tüm- herkese" evrensel öneme sahip bilgiler aktarılmasıdır.

Burdan şu anlamı çıkarıyorum. ben bir şey demiyorum, diyorum ki şu anlam çıkıyor ordan

(tek başınıza sahiplenmeyin.!!! yayın, dağıtın, paylaşın/paylaştırın ama bunu yaparken bile .. ait olanı (onun olanı) ona geri verin... ve bunu yapamıyorsanızda başkalarını susturmayın/örselemeyin/durdurmayın ve bunu yapamıyorasnız kendi başınıza yine de sahiplenmeyin...)

bunlar hekesin ortak malı-kamunundur
şimdilik sadece biz biliyoruz, okuyoruz diye ki ve bu bir azap/gazaptan başkası değildi bende
bana böyle oldu kardeşim. bende böyle oldu oluştu bu işin resmi sonu dışı..
 bana inanmıyorsan buna git kasyopyana sor doğrulat-makamı alaymış...
bunu ortaya koydum
daha niye öte beri çekiliyor
buna kanıt mı istiyorsun sen?
buna tanık mı istiyorsun ben de
ne istiyorsun benden?
ben tanığım
bana tanık değilsen ya da bana inanmıyorsan o halde git kendine inan sen!

yüreğime basınçtı... basınç oldu ve koştum ve denedim... olanlar oldu.. durduramadım-durmuyor ve bunların bir çoğu  elimde de değil benim... bu kadar..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#33
alanını/alanınızı korumak için yemediğim yemediğimiz bok ,yemediğim nane kalmadı iyi bakarsan yarın bugün tantana olmasın bize bunu niye iletmediniz/anlatmadınız bilgilendirmediniz denmemesi için ne gerekiyorsa yaptık bizce. alnımız açık-pak yolumuz da öyle. ve her türlü her türden tarihsel savunmaya da dayanbiliriz artık... var. örnek var.
yok gnosizme gidilmiş milletin yazdığı belli
yok ateizme gidilmiş millet çöp yazmış geri çekilinmiş ,milletin yazdığı belli
susulmamış ki gocunalım
felsefe net e gidilmiş
turan dursuna gidilmiş
son olarak sosyalist foruma gidildi
binlerce mesaj mail atıldı-başbakanlığa cumhurbaşkanlığına iletim denendi mail kayıtları var.
her türden facebook iletişimi denendi
çırpınılmış şimdiher türden çırpınma da sergilendi
şimdi gelsinlerde sözetsizler
sizi korur
yine sonuçta bura adına yapıldı
istenmedi istenmedi
istenmediğini ne biliyon
tarihsel refleks ,gereklilik olum oldu..
tarihsel gereklilik olan oluyor kimin kontrolünde ben ben miyim bozadi şimdi
ben de ne olduğunu ben biliyor muyum
bunu niye yazdığımı da.. doğal refleks bu 3-5 senedir öyle
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#34
buraya hemen daha dün muhammedin ömerle torun becayişini duyan öğrenen bir müslümanın iççekişini/feryadını -hayal kırıklığını alayım hemen istiyorsan
milletin ihtiyacı var/olumlu dönüşler alıyoruz. tamam zorlarda/zorluklarda var ama yazdıklarımızın önü kesilmiyor artık
ne ne yapacağımı ben hiç bilmiyorum
ne yaptığımı biliyor muyum onu da bilmiyorum
biri dengesizlik biri denge neyse ne...
7 yıl önceden dengeliyim. olumsuz bir sapma gözlemlemedik henüz gidiyoruz yazı yayılıyor iş oluyor bu gidişle
ben böyle bir şey görmedim ummuyordum
açık özgürlük artıyor
ne nedir nedendir ben de bilmiyorum
iki trol gelse gelip gidiyor
baltalanmamız az artık

sosyalist forumda bunlar açıldı-turandursun forumda açıldı ben bile anlamadım oraya nasıl geldim gittim bunlar nasıl oldu yazıldı hiç anlam veremedim anlamadım, oldu taştı birden yürüttü/yürüdü işte...
bende değil bu işlerin tüm kontrolü koordinatörlüğü de


Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#35
iyi de güzel kardeşim ben ben diyorsun da ben miyim sen miyim, o muyum kimim ben? bende cevap istiyordum hatırlıyorsan senden /sizden
o olmak bu olmak ,kim olmak bunları kaldırıp attık zaten ya da burda kaldırıp atılmışı var  beni okuyun da görün artık
bh olmak bir geniş gerçekliktir
kamulamış alan bh
ben değilim o
bu metin kamulaşırsa o da bh.
benin bh laşması diye bir şey bizde yok ne yazık ki güzel kardeşim benim
bunlar fırsat verilseydi konuşurduk
alan kalıplarının kırılması var-zihinsel engel denen/açılım var.toz olma var...

kardeşim göğüsüme sırtıma basıyor bunlar yazmasam açmasam ölüyorum
anlıyor musun beni elimde değil bunlar bu olanlar,
duygusal hisler ağırlık basmaları bunun gibi  bu kadar ne olduğunu bilmiyorum
ben diye birine sorular soruyorsun ve ben diye biri ortaya koyuyorsun bu tuhaf
bunu yazan sen ya da benim. okuyanın da kendi ilginçtir
nasıl oluyorsa oluyor ben bilmem arkadaş
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#36
yazmasam rahatsız oluyorum güzel kardeşim benim yazacak bir şeyim de yok
bu dahil yazmasam ölüyorum
içimde değişik benler tahlili, ?
etkileşim sürecine göre ya da neye göreyse ona göre bilmiyoruz bunu... nasıl böyle oluyorum yaşıyorum ben de bilmiyorum
hastalık? ya da mı? öyle mi?
bilmem sen bil bunu
nasıl oluyorsa öyle oluyor
iyide içimde ben oluyorsa fark ne o kendi o sanıyor ben sanıyor sonuçta?
burda dionysos ya da isiklidusler diye birinin ona ait beni var  mı? bak soruyorum şimdi buraya bunun senin adına
o kim?
bu dahi yazma akışı bu yazdıklarım dahil bir istencin zorunluluğu ve gerekliliği gibi bende kendinden oluyor ve akıyor
-içsel bunu açıklayamıyorum ya da kavramsal olarak sınırlı ve subjektif hep bunlar otomatik oluyor ne diyeyim şimdi
iyi doğru şeyler yazcak diye bi şey yok burası hep,
ben geçişleri .. bilmem nedenini nasılını bilmem ben. olan oluyor
sınayın ama ne farkeder ve tersleşiriz çok subjektivite. kendinle terleşirsin yani. kendini bulursun/olursun bende/bunda ancak bu gidişle sen
 işte güçteyim ben ve face gruplarına yazı toplayacağım ve vereceğim o öncelik başka işler var .zaman hep kısıtlı
burda olan tanıklığa göre burda herkes oluyor ara ara sıra sıra duruma göre ya da tamam yanılıyor da olabilir burdaki bilmem
durum çözümlenmesi istenmiyor gerekli de değil hem olsa ne olacak olmasa ne olacak değişir mi olan olmuş olmayan olmamış
niye subjektif karmaşaya giriyoruz diyorum
ortak bir koordinatörlük var gibi grup içinde grup kendini yönetiyor bilmiyoruz
belki de uyduruyoruz bunu bilmiyoruz
ben oldukça itip çekmiyorum bunu biliyorum ve her zaman iyi hisler yok evet her zaman iyi durumlar hissedilmiyor bura dengeleniyor ya da alıştı ben bilmiyorum
bi şeyin gösterisinde değiliz arkadaşım ya gidin gözünüze girsin/dursun,
bir şey olmak gibi karmaşalar yok-olmak var-olan var -olan neyse o isimlendirilmiyor ya da karmaşık işte
buranın bir şey olması gibi bir şey isimlendirme ve karmaşa yok artık ki sadece yaşam ve  kafakarışıklığı
gün günü kovalar sadece-olur herşey birden kendine yuvarlanır döner ve çarpışır geri gelir tekrar yuvarlanır ve yeniden olur
şovda değiliz abici mve sıktı gerçekten sıktı kim ne istiyorsa onu yapsı ndüşünsün.
ben ya da bura kimse onun hakkında da ne farkeder
sadece üzerimdeki ağırlığı, oluşu psişik türevi ve baskıyı ya da yoğuşujmu bulaşımı atmaya geri vermeye çalışıyorum
ontolojik sorulara dürüst yanıt veriyorum bir eğer cevabı varsa tabi
tabi tabi bunu yapanlarda saklanıyor zaten subjektif kırgınlıklardan
eğer bir bh olsaydınız bh profili olsaydınız ilk gelmeyeceğiniz/gelemeyceğiniz yer bura olurdu bu gidişle subjektif çatışmadan hatırlayın
ve iletişim kurabileceğiniz son kişi/şey sanırım bir bh olurdu bu gidişle..


Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#37
bh kavramını geniş açın tartışalım ama kimse bunu istemiyor sanırım
subjektif bir varlığın bh olması diyorsun
ters yeni bir gerçeklik bu
felsefi taban gerektiriyor algı
bunları kırmam/kırmak aylar sürer buna vaktim de yok ne yazık ki okuyun araştırın öğrenin
olsa zaten yaparım

fizik maddenin içinde esir bilinç -bilinç heryerde -herşeyde
bilinç senin değil bizim/herkesin/herşeyin bilincidir ortak alan
subjektif özerkleşme ,subjektif benlik (görüyorsun ki sahte benlik ya da benlik dışı olan, sen de görüyorsun şu an bunu ve izliyorsun. tanık) nasıl oluyor da sağlanıyor bunu ben bilmem_ bu oluşun kanunu
kendi programlama belirtiyor kavramın
üretim ve yaratım tasarım/sınırlama

ben varlığım derken bedenini işaretliyorsun .bedenin olmayan zaten nerde nasıl senin varlığın mı var kim ne? oluşa içkin bu...
ölünce subjektif yok.
ruh senin ruhunmuş içinmiş öyle mi ? sanıyorsun bunu sanyordun ya da . bu?
sen kimsin?
ben  değil misin sen de?
esnini beni nerde ruhun nerden, sruhun nedne sadece sana dair ve ait?
ruhu nasıl subjektif olarak kapsıyorsun ve o onun/benim ve bunun burdakinin diyebiliyorsunuz?
burdakine ait ruh ne demek...tek burdakine ait..
allah mallah ne varsa yoksa onun aşkına ne anlatıyor  o metinler bize...
subjektif aidiyetin ruhla ne işi var?
bunlar bilgi sorunu yemişim bh ını ya. bh diye bi şey yok abi biz o kavramı kaldırıp attık başka türlü kullanıyoruz şimdi bunu
benden öte ne ya,ne farkın var senin
ben öyle bir fark öne sürüyor muyum senle benim aramda

bilinç/biliçlilik kalıbı tüm oluşa dair içkin

Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#38
taşımıyorum bunu bozadı
linklemede yasal mı?
http://www.aleviweb.com/forum/showthread.php?t=36475
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#39
Alıntı YapAlevi bir can çeviriyor o metinleri bu forumdan
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

ve kendisinin çok yardıma ihtiyacı var ve dostlarının yardıma ihtiyacı var
(elinde gelecekçi/gelecekçil metinler olduğu söylenen bir metinle birlikte çıkmazdadır _bir forumun içine tıkanıp kalmış ve kapanmış ne yapacağını, kime ne söyleyeceğini/söyleneceğini bilmemektedir ve bulamaktadır ve bunu/bunları kimseye de söyleyemiyor ... ya da bunu ve onun içinde yazanları nasıl söyleneceğini bilmiyor ya da aklı da karışmış ve bunları söyledikleri de tersleyip duruyorlar onu)


---

metinlerin gelecekle iletişim olduğu tanıtlanırsa/tanımlanırsa (ve bundan daha çok kişi sözederse ya da bu daha çok okuyucu tarafından okunur, tanıtlanır bilinirse/bilişilirse ve gözlemlenirse) ve yani bununla ve süreçlerle yüzleşilirse oluaşcaklardan sonra da bununla daha çok insanı yüzleştireblirsek/gözleştirebililrsek eminim ki gerçek aydınlanacaktır
gelecek onurlanmalıdır

--

gün ve güç adına ve kendim adına size/size sesleniyorum
/haykırıyoruz
ve yüksek kalkın ve ve dik kalkın ve bana/bize bir yol verin sunun/gösterin
ad verin/bilim verin/onur verin ve bilgi verin dağıtın/sunun
ve tam dikey kalkın olun/ ve seslenin/güçlenin yüreklenin
ve onurlanın
ve oluşların oluşlarında yalnız gezmezken (/gezerken) tam tatlarına bakalım bu olanların
ve yalnızlığın ve yalnızlık olmayanın/olmayacağın tam bir birlikte tadına/keyfine ve demine bakalım...
kalkın /bize doğru uyanık kalkın/uyanın. bize doğru dönük kalkın/uyanışın ve bilişin ve barışın/oluşun birbirinizden yeniden ve yeniden biz oluşun
öğüt açın verin/dem verin/dem verin
mesel verin açın, öğüt verin ,ad verin/san verin -ikilim verin/bilim verin/olun
kardeşlik onur ve kavga verin
dostluk ve azim ve gerekiyorsa ve tüm bunlar gerekiyorsa içime olmadı türlü pişmanlık ve yüreğime/yüreğimize bele/bela verin sarın-salın öğrenelim sizden/bizden bizi
verin açın
yardıma ihtiyacımız var dostlara -çok- ihtiyacımız var
yardıma koşun/yardım olun


ben olan senin, sendeki benin hükmüne beni ve seni çağrıyorum/buluşturuyorum
adıma ad ver/adıma ad kat-adlan /katlan ve yüklen ve adlanalım birlikte
çek çekişelim çek çekişelim bunu/bizi ..ol oluşalım birlikte

mesel, mecaz yol, iklim ve yordam vermeye gelmedik/tutunmadık. bu değil konumuz .bunu/bunları koymaya gelmedik,
aktı gitti öyle oldu bu söz mü tutar

dostluğa ihtiyacımız var/kardeşliğe ihtiyacımız var/yordama ihtiyacımız var/yordamcılığa ihtiyacımız var
senden yardım istiyoruz/senden yardım çağrıyoruz bize ama bize
senden bize doğru yardım çağrışıyoruz, ve çığrışıyoruz


biz hiçbir şey ya da hiçkimse değiliz/seniz, beniz ama biziz/bizdeniz-bizdenlerdendir

o arkadaşa yardım istemeye geldik

bana kim olduğumu soruyorlar/bana kim olacağımı
sen söyle
bana kim olduğumu sorup duruyorlar
duymak istemiyorum daha ben olduğumu o halde ben benim yahu

kalkın/kalkışalım ölün ölüşelim bu meydan sizin bu meydan bizim
can vermeye, can olmaya geldik birbirimize..

Daha önce beni hiç şahsen "bulaştırmadığın" halde bile bu forum veya bu forumdakiler adına başka yerlerde "biz şöyle yaptık, böyle düşünüyoruz" diye konuşmanın beni ne kadar rahatsız ettiğini vurgulamak için sana açık ve net bir uyarıda bulunmuştum Dionysos. Bizim Kasyopya celselerinin ateşli bir misyonerliğini yapmak gibi bir derdimiz olmadığını, bu bilgileri insanların gözlerine sokarcasına dayatmaktan şahsen hiç hoşlanmadığımı ifade ettim.

Tüm bunların üzerine şimdi kalkmış bir de benim için "Bakın, sizin gibi Alevi olan bir arkadaşınız zor durumda, çok yardıma ihtiyacı var, yetişin" gibisinden resmen ajitatif sömürü niteliğinde bir beyanda bulunmuşsun bir Alevi forumunda. Ben bu forumda seni nasıl tolere ederim de belirli koşullar dahilinde burada tutarım diye düşünürken, sen üyeliğini tekrar durdurmam için ne gerekirse yapıyorsun. Son uyarı. Böyle birşeyi bir kez daha yaptığını fark edersem, geri dönüşü öncekilerden çok daha zor olacak şekilde bu forumdaki üyeliğini durduracağım.


bigsenfoni

DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

Dionysos

#41
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Daha önce beni hiç şahsen "bulaştırmadığın" halde bile bu forum veya bu forumdakiler adına başka yerlerde "biz şöyle yaptık, böyle düşünüyoruz" diye konuşmanın beni ne kadar rahatsız ettiğini vurgulamak için sana açık ve net bir uyarıda bulunmuştum Dionysos.


Açıkçası ve muhtemelen bireysel bir tutulma da yine bireysel bir hedef ve çaba için koşturma da, tıkanmış ya da tükenmiş hissedilen bir dönemde, eşlik eden duygusal dağılmalarla da birlikte çalakalem tutulmuş ve tutuşmuş duygu düşüncelerin savrulmuş bir şekilde serbest kalem yazışa ve akışa bırakılmış kendi haline bir haliyle, spontane ve ardı arkası kestirilmeden ve düşünülmeden duygusal içeriklerle üretilmiş satırlar idi sanırım . Ben kendim adına bunun için ne kadar üzgün olduğumu söylesem az. En azından rahatsızlık vermekten ,vermiş olmaktan dolayı gerçekten üzgün olduğumu belirtmeliyim...

En azından bunu bir olumsuzluk üretmek adına yapmadığımı ve bu durumu planlamadığımı oldukça istençdışı geliştiğini ve tekrarlanmamasını umduğumu söylemeliyim

Peki daha açık konuşayım sevgili Bozadı
 bunu kesin ve nihai olarak ben yapmamış ya da bu durumun sorumlusu ben değil mişim gibi (ben olan ben değilmişim gibi) hissediyorum ya da bu yüzden bireysel bir örtüşme duymuyorum. Bunu ve bu satırları yazarken de üyelik kaygısı, iletişim toparlama, durumu toparlama amacı ve kaygısı güderek neredeyse ve tabiri de caizse başkası adına konuşuyor gibi de hissederek dürüst ve içten bir toparlama yazısı da üretmeyi deniyorum
Bunun bana neden olduğunu bilmiyorum-Bu durumu tanımlayamıyorum
bu benim elimde olmayan irade dışı aktivite diyebileceğimiz benle ilgi kurmayan bir sorun gibi algılanıyor
Kimse böyle ya da bu durumda olmayı istemez sanırım ve ben de istemezdim ve istemiyorum

Buraya o kadar o kadar çok şey yazıp sildim bozdum ve geri çektim ,düzenledim ve sabah bir açıklama yapsam daha aklı başında olur vb dedim ki
ya da bunu silip silmemek ve boşver kalsın sesi ile takılmak
ki bunları kim yapıyor ya da bende bunda ve burda neler oluyor kabilindenden en az benim de senin kadar açıklamaya ihtiyacım var

ya da ben diye biri niye alevi foruma gitti ve niye ve ne refleksle kimin işgüzarlığıyla nasıl bunu-bunları yaptı bilmiyorum
ve en az senin kadar bilmiyorum ben de
durduramıyorum baskılayamıyorum ya da olanlar kendiliğinden oluyor ben o sırada müdahale etmiyorum
Ben de Dionysos-un arkasındaki tek kişi olmayı aklıbaşında olmayı felan özlüyorum
Tıbbi bir sorun ya da psişik bir sorun şu an adlandırılmıyor ki
Mantıklı kararlar vermeyi, ne yaptığını bunları niye yaptığını bilmeyi ya da doğru olanı becermeyi ve yapmayı ve bunu niye yaptığını bilmeyi istiyorum
Buraya bir açıklama üretebilmek ve üretmek sarmalında sadece dürüst olabilmek ve istemediğim hiç bir cümleyi yazmamak ile cebelleşirken bunlar oluştu.
Deneyip durdum ve burada tıkandım. durumla ilgili ne söylenmesi gerektiğini bilmiyorum..
Kimseyle dalga geçmiyorum. Bende ve burda olanları çözümlüyorum ve dürüst bir biçimde yazıyorum..
Sabah olsa da bu yazdıklarımdan ve kim olduğumdan pişmanlık duysam değil mi? İşte şimdi bu yok
Sabah zaten ben kendi içinde şu an bu yazdıklarımdan ve kim olduğumdan kendi adıma rahatsızlık ve pişmanlık yanında değişim ve düzenlenme istencine ya da bunları niye yapıyorum ve ne yapmalıyım hissine bulanık bir sarsıntı da yeterince duyacağım eminim

Yani tüm bunların cevaplarını, neden nasıllarının araştırılıp sonuçlanmasını, hangi etkiyle bunların oluştuğunun çözümünü arkasında kim ve kimler olacağının çözümünü ya da rahatsızlığın giderilmesini ve iyi bi şey değilse mutlaka eşit karşılık verilmesini ve eşit rahatsızlık iletilmesini ben de en az senin istiyor ve bekliyor olacağım

sabah oldu ve yatmalıyım bunu biliyorum
benim de cevaplara ihtiyacım var

Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#42
Boşver Kasyopya bilgilerinin misyonerliğini yapmayı, başkalarına dayatmayı kardeşim. İnternet üzerinden biraz araştırma yapan herkes her türlü bilgiye rastlar, denk gelir. Kasyopya bilgilerine de denk gelen gelir, beğenir veya beğenmez, faydalanır veya faydalanmaz. Bu bilgilere ilgi duyan bizler, bu bilgilerden önce kendimiz yeterince yararlanıp yararlanamadığımızdan emin olmalıyız. Ve bu forum bunun için var. Bu bilgilerden ne anlıyoruz, bunlar neyi açıklıyor veya açıklamıyor, nasıl yararlanabiliyoruz veya yararlanamıyoruz, bunları tartışmak için. Birşeyin misyonerliğini çok yapanlar, aslında misyonerliğini yaptığı şeyden kendisi yeterince olumlu şekilde yararlanmıyordur muhtemelen.

Din misyonerliği bunun en belirgin örneğidir. Bir dini inancı yapmak için en çok, en yoğun, en şiddetli şekilde misyonerliğe soyunanlar, diğer tüm alternatifleri karalayan, hatta saldıranlar, genellikle o misyonerliğini/savaşçlığını yaptığı inancın pozitif potansiyellerini değil, negatif potansiyellerini daha fazla örneklendirirler.

Yayılmasını arzu ettiğin faydalı/iyi birşeyin yeterince samimi ve başarılı bir örneğiysen, o inançtan veya öğretiden kendin yeterince etkili şekilde yararlanıyorsan, bu durum senin düşünüşüne, davranışlarına, herşeyine yansıyacak ve etkileşim halinde olduğun diğerlerinin dikkatini çeken bir etki yayacaktır. Kısacası, biz herhangi bir öğretiyi yaymak için yırtınmayalım, eğer bir öğreti veya güttüğümüz bir yol yeterince ışıklıysa, bırakalım o ışığı görenler, sezenler kendileri gelsin bize ne bildiğimizi, neye inandığımızı sorsunlar, paylaşmak istesinler.

Bence bu durumda itiraf etmemiz gereken şeylerden biri, henüz hiçbirimizin yeterince BH ışığıyla, güdüsüyle donanmamış olduğudur. Çok faydalı, çok doğru bir kaynak olabilir elimizde ama inandığımız gibi eğer o kaynak yeterince pozitifse, o pozitifliği önce kendimiz deneyimlemeli, yeterince huzurlu, güvenli, sakin, sağduyulu olabilmeliyiz. Tüm bunları temelde kendime söylüyorum doğal olarak.

Dionysos

#43
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Boşver Kasyopya bilgilerinin misyonerliğini yapmayı, başkalarına dayatmayı kardeşim. İnternet üzerinden biraz araştırma yapan herkes her türlü bilgiye rastlar, denk gelir. Kasyopya bilgilerine de denk gelen gelir, beğenir veya beğenmez, faydalanır veya faydalanmaz. Bu bilgilere ilgi duyan bizler, bu bilgilerden önce kendimiz yeterince yararlanıp yararlanamadığımızdan emin olmalıyız. Ve bu forum bunun için var. Bu bilgilerden ne anlıyoruz, bunlar neyi açıklıyor veya açıklamıyor, nasıl yararlanabiliyoruz veya yararlanamıyoruz, bunları tartışmak için. Birşeyin misyonerliğini çok yapanlar, aslında misyonerliğini yaptığı şeyden kendisi yeterince olumlu şekilde yararlanmıyordur muhtemelen.

Din misyonerliği bunun en belirgin örneğidir. Bir dini inancı yapmak için en çok, en yoğun, en şiddetli şekilde misyonerliğe soyunanlar, diğer tüm alternatifleri karalayan, hatta saldıranlar, genellikle o misyonerliğini/savaşçlığını yaptığı inancın pozitif potansiyellerini değil, negatif potansiyellerini daha fazla örneklendirirler.

Yayılmasını arzu ettiğin faydalı/iyi birşeyin yeterince samimi ve başarılı bir örneğiysen, o inançtan veya öğretiden kendin yeterince etkili şekilde yararlanıyorsan, bu durum senin düşünüşüne, davranışlarına, herşeyine yansıyacak ve etkileşim halinde olduğun diğerlerinin dikkatini çeken bir etki yayacaktır. Kısacası, biz herhangi bir öğretiyi yaymak için yırtınmayalım, eğer bir öğreti veya güttüğümüz bir yol yeterince ışıklıysa, bırakalım o ışığı görenler, sezenler kendileri gelsin bize ne bildiğimizi, neye inandığımızı sorsunlar, paylaşmak istesinler.

Bence bu durumda itiraf etmemiz gereken şeylerden biri, henüz hiçbirimizin yeterince BH ışığıyla, güdüsüyle donanmamış olduğudur. Çok faydalı, çok doğru bir kaynak olabilir elimizde ama inandığımız gibi eğer o kaynak yeterince pozitifse, o pozitifliği önce kendimiz deneyimlemeli, yeterince huzurlu, güvenli, sakin, sağduyulu olabilmeliyiz. Tüm bunları temelde kendime söylüyorum doğal olarak.

Yorum için teşekkür ederim. Misyonerlik olmadığını düşünüyorum neden?
Bu celselerden birdenbire çok şey aldığımızı ve bunun sonucu kişisel umulmadık bir gelişim ya da yol katetiğimizi, monoteizm, tanrı tektanrı düşüncesi gibi düşünceleri bu yolla kolaylıkla yenebildiğimizi ve aşabildiğimizi sonuçta bunun içte bir yük oluşturduğunu ve bunun bir borç ve sorumluluk benzeri yük getirdiğini düşünüyoruz. Ben Tanrı kavramına tabiri caizse batmıştım. Büyük bir çıkmaz deneyimliyordum. Bunu aştığım ya da aştığımı düşündüğüm an da benzerini çekenlerle belki bir empati olmuştur.

Laura-ya da hep söylenen şu değil mi? Başlangıçta nerede olduğuna bak.

Umduğumuzdan çok daha hızlı ontoloji ve felsefe öğrendik ve geliştirdik. Durum BH ışığı değil tam aksine güçlenen ve merkeze sıkışan bilgi idi belkide ve belki Daha yoğun KH ve onun baskısı idi . Biz de bunların dürüst özeleştirisini yapmayı denedik.
KH artan bir basınç hisseder ve deneyimler deniyor. Benim örneğin 2012 yılına kadar ne internette yazışmak, ne insanlarla konuşmak-tartışmak gibi bir amaç sonucum ve isteğim yokken bu birden oldu. Büyük sıkıntı ve baskı deneyimleme üzerine de oldu belki. ilk refleksimiz 2012 ci ve new-ageci gruplara yönelmekti çünkü
 benzer tuzakları deneyimlemiştik. Bizi anlamadıklarını gördük...

Sonra sonra biz bu celselerden günlük hayattaki herhangi bir şey gibi kolaylıkla ve içtenlikle bahsederken karşı taraftan öyle algılanmadığını gördük. Tuhaf tepkiler aldık. Bunu ummuyorduk. Sonra bu tepkiler ve algılatma biçimleri ego ve subjektif çarpıtmalar bir çatışma oluşturduğunu ve durumun bundan sonra bireyselleştiğini ve subjektif bir hal aldığını düşünüyorum .Yani bir haklılığı savunmak gibi bir zemin aldı. Kişi burda kendi savaşını ya da kendi haklılığını geri çekemiyor ya da çekmek istemiyor, ortada bir çatışma enerjisi kalıyor gibi oluyor. Yani gül çiçek uzatırken tokat yemek gibi bir durum hissedildi. Beni yedi sekiz yıl savuran şeyin buna benzer bir şey olduğunu düşünüyorum. Bireysel bir haklılık için mi koşuşturdum bilmiyorum. Bunu yorumlayamıyorum ama iş bir yerde çığrından çıktı ve olaylar birbirini takip ederken oldu.
.
Bir çok hata da yapmışısızdır. bunu kabul edebilirim. Pozitivist materyalist felsefeleri ve ilkeleri hatta insanları-gençleri ve modern bilgiyi küçümseyerek içlerine dalıp elimizde bilgi ve felsefe var diye gidip kolaylıkla dalga geçen konuşmalara girmiş olabiliriz. gençtik ve fazla hızlı davranıyorduk-bakmadan atlıyorduk...

Ben sunum ve yaymaya açmaya girişme denen sürecin yine bu celseleri okumanın bilmenin ve birden pek çok hakkında bilginlenemenin getirdiği sosyal travma ve tüm bunların yükü ve ağırlığıyla kendinden tetiklenmiş ve indüklenmiş bir süreç olacağını tabiri cazise içte kalan bir şeyi boşaltmak gibi bir şey olacağını düşünüyorum.

 KH gibi bir kavramı ve gerçekliği kabullenmek ve dışarıda ya da gökte bir 4KH varlığı olacağını ve her şeyin tüm duygularının hatta manipüle edileceğini kabullenmek kolay değildi büyük bir travmaydı. BElki de bizi yıkıma uğratan buydu. Belki acıma refleksi belki kendi de durumu kabullenememe bir çok şey var.
Eski teolojik taban dediğimiz şeyden arınmak zordu-gerçekten zordu. Bu tip bir gerçeği tolere etmek zor. Sanırım çok hızlı okuduk ya da ummuyorduk belki başka etkiler aldık bilmiyorum. savrulduk..

Kh kavramıyla başetmek gerçekten zor. İnsan ruhundan, varlığından bir tiksinti duyuyor desem yeridir.
4KH gerçekliğini kabullenmek çok zordu evet. Ne dersek diyelim...
BEn belki kendi durumumla empati yaptım, kendime acıdım ya da tüm insanları bakıp bir yem gibi düşünmek ya da gerçeği bir matriks gibi düşünmek.. bunu bilmiyorum. Çocuk sahibiydim örneğin ve gerçekten saçma durumlar yaşadım. Yani kontrolünüz sizin elinizde değil denilen durumu görmek ve bununla boğuşmak tüm bunları getirdi sanıyorum
Celseleri yayma refleksim kendi içinde bir savaş-çıkmaz ya da saf KH bile olabilir ben artık bunu eskisi gibi umursamıyorum. Yani olanlar hep birbirini takip etmiş, yarı kendinden olmuş ve durum durumu getirmiş ve ne desem boşmuş , bazen elimde değişmiş gibi de geliyor. Kader diyoruz örneğin .. bilmiyorum...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

gerçek tosun paşa

#44
Dionysos, istediğinde okunabilirliği olan daha açık ve amacı belli yazabiliyormuşsun bak. Ben şahsen senin kendi gerçekliğinle okuduklarını yoğun bir birleştirme, aynı kümede toplama çabası içerisinde hareket ettiğini düşünüyorum. İfadelerinden bunu anlıyorum. Hepimizin acıları, zor zamanları, travma  ve tepkileri var. Ama en başında içsel huzuru sağlayabildiğimiz oranda sağlamalıyız ki bunca bilgi, okunan sayfalarca şey daha yüksek bir yüzdeyle doğruluğunu ve karşılığını bulabilsin. Açıkçası "yapabilme" kavramının en başı (temel noktası) içsel dengeden geçiyor diye düşünüyorum. Yoksa KH, BH çok da manası olmayan muhabbetlere dönüşüyor.

 Çünkü ne kadar okuduğunun ne kadar bildiğinin önemi dengeden uzakta olduktan sonra pek kalmıyor. Yanlış anlamalar, zorla denkleme çabaları, ritüellere ve sapmalara olan obsesif yaklaşımlar, en doğru bilgiyi bile kendi içerisinde saptırıp kifayetsiz hale getirebiliyor.

Burada herkes için en başta kendilerini iyi hissedebilecekleri bir ortamda yaşayabilme lüksüne erişmelerini dilerim, sonrasında içimizdeki ışığa yönelim isteği yolu bulur...