Kasyopyalılara sorular

Başlatan sevgi_dünyası, 14 Haziran 2011, 11:25:26

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

sevgi_dünyası

1) Ne şekilde olursa olsun, nasıl yaşanırsa yaşansın, ister 1 ile 7 arasında gidip gelme şeklinde olsun; yaşamanın amacı nedir? Ne gerek var bunca şeye?


2)İster sonra telafi edilecek olsun, ister ders çıkarılacak olsun, yaşanılan acıların ve haksızlıkların bedelini kim ödeyecek, ödese de yerini bulmayacak. Kaderlerini yaşayan kötüler mi bedel ödeyecek.


3) Bizim gezegenimizdeki olumsuz olaylara müdahale etmiyorlar. (özgür irade yasası) İyi insanları ele alalım. Sürekli müdahale ederler acıların önüne geçerler oraları ışık ve sevgiyle doldururlar. Bu bir sorumluluktur. Bu forumdaki herkese soruyorum sokakta oynayan bir çocuk görseniz, neredeyse araba çarpacak, ne yaparsınız? Ben kurtarırım ve ruhum doyuma ulaşır, ışık kazanır.

Bunun neresi "takılıp kalmak"?
 

maskesiz

#1
Sevgili sevgi_dünyası bunca şeye gerek yoksa neden burdasın neden burdayız
sınırlı bilincimizle burdayız kimikatalizör olarak denge için burda yaşanılası bir yer değil burası
sınırlı bilincimizle bilelim yada bilmiyelim hepimizin bir nedeni var. burda olduğum için hak etmişki burda diye bana büyü yapıldı saldırdılar enerjimi sömürdüler ve bunu yapanlar adlarına sevgi diyen ışık diyen insanlardı. illa kendi dersimiz olmasıda gerekmez başkalarının dersine de katılabiliriz ben istiyorumki dünyam b boyutta da yaşanılası bir yer haline gelsin adalet gelsin
ışıkta karanlıkta görevini yapar hepsi evrene aittir.ben kızmıyorum karanlığa hizmet eden neden büyü yapıyor diye ama cümlelerinden anlıyorum ki ışık saçtığın için ışık saçtığımız için bunu müdahale olarak mı görüyorsun
Alt boyut şifacısıyım karanlığın ortasında yalın ayak ateşin ortasındayım büyü yapıldığında enerjim sömürüldüğünde nefes alamaz hale gelmiştim kurtarıldım üstadların nefesiyle yaşadım ruhum yok olmak üzere idi diyebilirsin var olan şey yok olmaz yaşadığımı biliyorum yok oluyordum ve yaşama döndürüldüm bedensel bir yaşamdan da söz etmiyorum.
Bedel ödenmediğini söyliyen kim herkez yaptığının bedelini öder ruhunu parçalayarak ailesini parçalayarak duymuştum büyü yapan çocuklardan yaptım birşey olmadı bunların hepsi bahane mutlaka ödenir şuan için göremiyor olabiliriz farkında olmıyabiliriz ama ödenir ben böyle inanıyorum evrenden tek istediğim adalettir.
yolda bir çocuk görsem araba çarpıyor olsa ne yaparım kurtarmam gerekiyorsa kurtarırım yerine ölmem gerekiyorsa ölürüm yetişemiyorsam demekki sadece izleyici olmam gerekiyor. hatırlamıyorum o çocuğu kurtarmam gerektiğini.
Bir şeye müdahale etmem gerekirse doğru bildiğimse ben müdahale ederim iki ucu keskin bıçak gibi özgür irade.Varlığımız yaşam amacımız bu dünyaya müdahale zaten:)))))istenmiyoruz bu boyutta
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

bozadi

#2
Alıntı YapSevgili sevgi_dünyası bunca şeye gerek yoksa neden burdasın neden burdayız

maskesiz'in bu cümlesi konunun çok temel bir noktasına gidiyor. burada bulunuşunuzu nasıl açıklarsınız sevgi_dünyası? dünyaya kendi isteğinizle gelmediniz mi sizce?

sevgili maskesiz, imla kurallarına daha fazla özen göstermen gerekiyor.

bir de, "alt boyut şifacısı" ne anlama geliyor, açıklarsan sevinirim.

sevgi_dünyası

#3
Burada bulunuş nedeni..

Aklımda birbiriyle çelişen düşünceler var, henüz oturmadılar:

Korkarım hayat; başlangıcını unutmuş veya yitirmiş, döngüsel bir hâl almış olabilir. Dolayısıyla amacını unutmuş da olabilir.

Bu forumda bulunuş nedenim ise paylaşım. Bir şeyler düşünüyorum, bazı sonuçlara ulaşıyorum, olmadı bozup yeniden kuruyorum; ama bunların hepsi tek başıma oluyor.
Düşünceleri aktarmak güzel.

Ben inançlı biriyim Tanrı'nın varolduğuna inanıyorum. Döngü olsa da tanımı gereği Tanrı'nın döngünün üstünde olması gerekiyor. Bütün cevaplar onda. "Ne gerek var bunca şeye?" derken yaşamın anlamsızlığına amaçsızlığına vb.. vurgu YAPMIYORUM. Elbette bir neden var. Ben ise bu nedeni soruyorum. İnsanlığın, elinde gaz lambasıyla, el yordamıyla 10.000 yıldır sorup cevabını alamadığı soruyu soruyorum yani, sitem de edebilirim.

Dünyaya gelişim konusunda En erken 4-5 yaşlarındaki halimi hatırlıyorum. Dünyaya kendi isteğimle gelmedim. Ya da böyle bir şey olmuşsa da hatırlamıyorum. İlginç olan bir mevzu var: Embriyo halim öncesinde bir "sevgi_dünyası"(ben) yoktu belki de.

Diğer yandan İnsan'ın varlık -ve neden- algısı maalesef sınırlı. Örneğin 1 kg ölçü biriminin kökeni tamamen keyfi. Filan müzede çok  özenle saklanan keyfi bir miktarda platin. Dünyadaki tüm 1 kg'lerle eşit ağırlıkta bu platin veya altın parçası; ama neden bu ağırlıkta: Açıklaması yok. Fizik kütle ile ilgili her şeyi hesaplıyor ama 1 kg'nin neden 1 kg olduğunu söyleyemiyor.

 

bozadi

#4
Alıntı YapBu forumda bulunuş nedenim ise paylaşım. Bir şeyler düşünüyorum, bazı sonuçlara ulaşıyorum, olmadı bozup yeniden kuruyorum; ama bunların hepsi tek başıma oluyor. Düşünceleri aktarmak güzel.
bu neden gayet makul.

Alıntı YapBen inançlı biriyim Tanrı'nın varolduğuna inanıyorum.
ama ona çok da güvenmiyorsunuz gibi görünüyor, ki bu bir şekilde hepimiz için geçerli.

Alıntı YapDünyaya gelişim konusunda En erken 4-5 yaşlarındaki halimi hatırlıyorum. Dünyaya kendi isteğimle gelmedim. Ya da böyle bir şey olmuşsa da hatırlamıyorum.
kendinizi bedeniniz ve bedeninizle birlikte gelişen bir kişilikten ibaret olarak mı görüyorsunuz? bedenlenen ruh kavramı hakkında ne düşünüyorsunuz? bu konuda, örneğin reenkarnasyon hakkında okuduğunuz herhangi belirli bir kaynak?

sevgi_dünyası

#5

Sevgili Bozadi,
Reenkarnasyon hakkında hiç bir şey bilmiyorum. Kanıtlanmış bir şey olabilir. Olması çok güzel olurdu.




Teşekkürler..
 

bozadi

#6
sorularınızın cevabını ne kadar merak ettiğiniz önemli sevgili sevgi_dünyası.

bozadi

#7
şahsi görüşlerim:

1) yaşamanın amacı, tüm çeşitliliği ve aynı zamanda tekliğiyle "hayat"ın varlığıdır. insan hayatın varlığının anlamlılığı/anlamsızlığı sorusunu farklı zamanlarda sorduğunda farklı yanıtlar üretebilir. çünkü bilinçsel olarak daha olumlu parçalarımız ve daha olumsuz parçalarımız var. bu iki perspektife dayalı olarak iki temel yanıt vardır: 1-bir bütün olarak hayatın varlığı anlamlı, adil ve güzeldir. 2-bir bütün olarak hayatın varlığı anlamsız, adaletsiz ve çirkindir.

bizim durumumuzda bu soruya mutlak şekilde "tarafsız", nötr bir yanıt üretmek ne ölçüde mümkündür veya ne ölçüde anlamlıdır şu an çıkaramıyorum ama bence görünüşe göre varoluş bir bütün ve potansiyel olarak ya sevilir, ya sevilmez. 3. yoğunluk buna kesin karar verilmesi gereken bir yer bir bakıma. bu, negatif ve pozitif varlıkların ayrışma noktası zaten anladığım kadarıyla. negatif varlıklar bir bütün olarak hayatın, evrenin anlamsız, adaletsiz ve çirkin olduğu görüşlerine dayalı olarak, evreni "ele geçirip kontrol altına alma / düzeltme" şeklinde bazı motivasyonlara sahipler gibi görünüyor. bu motivasyona yeterince sahip olmadan, hayatın anlamsız ve çirkin olduğuna mutlak şekilde ikna olma durumunda sanırım kişi kendini varoluşsal dağılışa, yokoluşa sürükler.

3. yoğunluk dünya insanlığı mutlak manada ne pozitif, ne negatif ama insanlık tarihi boyunca negatif frekanslar yaşamın ciddi bir bölümünde baskındı, çünkü bu bir düşme hikayesiydi. dünya insanlığı içinde pozitif varlık adayları var, negatif varlık adayları var ve çoğunluk ise aday adayı statüsünde daha çok uzun zaman geçirecek gibi görünüyor.

hepimizin bilincinde negatifliğin azımsanamayacak bir yeri/etkisi var. dolayısıyla "bir bütün olarak hayat/evren anlamsız, adaletsiz ve çirkindir" görüşü şu veya bu derecede hepimizin bilincinde mevcut bir şekilde. ama "bir bütün olarak hayat/evren anlamlı, adil ve güzeldir" görüşü/sezgisi de mevcuttur. hangi görüşün/sezginin ne ölçüde etkinleştiğine bağlı olarak ilk sorunuzun yanıtı farklı olacaktır. ve her iki yanıt da içimizde vardır. seçim yapabilmek faydalı olacaktır; yoksa kararsızlık, kaos sürecinde daha çok uzun zaman geçirilmek zorunda kalınabilir gibi görünüyor. bilgi ve farkındalığını arttırmak, karar vermeye yardımcı oluyor ve "koruyor" dolayısıyla. bilgisizlik, kararsızlık tehlike yaratıyor.

2) "Yaşanılan acıların, haksızlıkların bedeli" konusu hiç basit bir konu olmayabilir. bir örnek verebilir misiniz? hangi acı, hangi haksızlık mesela? kendi hayatınızdan, çevrenizden veya insanlık tarihinden herhangi belirli somut bir örnek üzerinde çok daha rahat düşünülebilir sanırım.

Alıntı Yapsokakta oynayan bir çocuk görseniz, neredeyse araba çarpacak, ne yaparsınız? Ben kurtarırım ve ruhum doyuma ulaşır, ışık kazanır.
kazadan kurtardığınız kişinin enkarnasyonlarından birinin biraz daha uzun sürmesini sağlamış olursunuz yalnızca. bu tür herhangi bir kazada ölen herhangi bir birey "istemeseydi" ölmezdi. bu konuda görüşünüz nedir?

3) bizim gezegenimize negatif varlıklar tarafından da, pozitif varlıklar tarafından da epeyce müdahelede bulunuluyor. pozitif varlıkların müdahaleleri genellikle negatif varlıkların aşırı müdahalelerini engellemek veya dengelemek yönünde oluyor. onun dışındaki pozitif müdahaleler ancak çağrıda bulunulursa ve durum müdahaleye uygunsa oluyor gibi görünüyor.

Scyth

#8
Sevgili Sevgi Dünyası öncelikle neden buradasın ünlemini forumda neden bulunuyorsun manasında alma bunu neden buradayız neden bunca olumsuz ve olumlu şeyleri deneyimliyoruz sorusunun kısaltılmış bir hali olarak al. Çünkü öyledir. Seni saran melankoli senin öğretmenin ve katalizöründür. Aslında neden bunca kötü şey bu dünyada var ki sorusunun bir cevabıda  bu. Arzulanan bu muydu. Elbette hayır; aynı zamanda mükemmel bir eğitim alanı değil mi. Keşke daha farklı olsaydı ve bunca drama olmadan öğrenebilseydik. Tüm kalbimle söylüyorum. Aynı zamanda zorlukların öğrenmeyi hızlandırığını bununla beraber öğrenmeyi bıçak gibi kesip atabildiğinide söylüyorum. Riskli hemde fazlasıyla.
  Eğer ezilmek üzere olan birini kurtarmak yükümlülüğünde olsam bu konuda hiç çekinmem. Hatta ne kadar ironik ki yolda giderken gözlerim böyle bir yardıma ihtiyaç duyan birilerini arar. Kendi adıma bütün bencilliğimle konuşuyorum ki bu yardımı kendim içinde yapmak istiyorum. Bu yardımın bana getireceği ruhsal rahatlama ve şövalyelik duygusu. Eğer yapmazsam duyacağım pişmanlık yaşam ve yaşam ötesinde beni izleyektir. Şimdi ben kime yardım ediyorum kendime mi yoksa ezilmek üzere olana mı. Her ikisinede; hatta böyle bir durumda yardımı zor durumdaki kişiden çok kendim için yaparım. Buna başkalarına hizmet ederek kendine hizmet etmek denilebiliyorsa ki ben öyle umuyorum ve yorumu size bırakıyorum. Sevgili Sevgi Dünyası temasta kalmaya devam et öğreneceğimiz daha çok şey var.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

maskesiz

#9
Haklısın Sevgili Bozadi imla kurallarına dikkat etmem gerekiyor.Bunun için çabalıyorum  ama olmuyor okuyanlara saygısızlık yapıyorum ve dikkat etmeliyim ama öyle bir ortamda yaşıyorum ki her an annesi çıkıp gelecek canına okuyacak. Birşeyler yapma çabası içinde herşeyi berbat ediyorum sanırım. Kendi ortamımı düzeltmeden yazmamalıydım belkide daha önceden yaptığım gibi sessiz kalmam gerekirdi tabi bunların hiçbiri  beni mazur göstermez.Herkezden özür diliyorum ve herkezden özür dilemek için bana fırsat tanıdığın için teşekkür ediyorum.Bozuk yazım ve imla hatalarımı düzeltemedim.Çünkü hep tedirgin yazıyorum.Şuan yazdıklarım da da hatalar vardır.Tekrar özür diliyorum.

Alt boyut şifacısı olmak ateşin ortasında ışığın olmadığı kimsenin boyut olarak bile kabul etmediği bir yere şifacı olarak gitmek, her geçen gün varlığını unutmak, yok olma eşiğine gelmek ,dünya ya ışık saçmak için gelmişken karanlıkta kaybolmak demek,sadece kendi karanlığında değil birde başkalarının karanlığında kaybolmak demek, ne kendine ne başkalarına faydan yok demek:((( neyse uzatıpta kimsenin canını sıkmıyayım
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

sevgi_dünyası

#10
Sevgili Maskesiz,

Ben de ışığın önünde saygıyla eğiliyorum. Yazdıklarım hakkında yorumlar yaptığınız için teşekkür ederim.
 

sevgi_dünyası

#11
Sevgili Scyht,

Görüşleriniz için teşekkürler, yaklaşımınız güzel. Umarım ilerde bunun gibi yeni şeyler ve bakış açıları gösterirsiniz bana ve diğer insanlara.
 

sevgi_dünyası

#12
Sevgili Bozadi,

Şu an buraya size bir örnek yazdım 3-5 paragraflık;  ama  yazdığıma pişman oldum, sildim; çünkü filmden alınmış olmasına rağmen bu örnek beni çok üzdü. Örnekle olmasın.Kavramlarla tartışmayı tercih ederim.

Bir kere bir acı dindirilse de, bu acı yaşanmıştır, yaşanmış olmasının önüne geçilemez artık ve acı,izler bırakır. Ne yaralama olsun ne de iyileştirme; fakat bu halde de huzur ve sağlık bilinsin. Zira Tanrının yapamayacağı bir şey yok, O her şeyi bildirebilir. Bir Kasyopyalının konuşmasına göre İnsan sadece pozitif ile de yaşayabiliyordu. Bence de böyle olabilir.
 

bozadi

#13
birbirimizi giderek daha iyi anlayabileceğimize inanıyorum sevgili sevgi_dünyası.

Scyth

#14
Aslında Tek Sonsuz Yaratan'ın yapabileceği bir şey yok Sevgili Sevgi. İradesi olsaydı her şey bir anda yok olurdu.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.