Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Celseler Hakkında Tartışma

Başlatan Anhora, 20 Kasım 2014, 03:22:18

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

beyrutkapı

#120
Celselere kronolojik açıdan bakıldığında laura ve grubunun neden bu kadar Önemli olduğu anlaşılır. Basit bir şekilde dengeyle ilgili bir durum bu ki zaten laura nın neden bu kadar Önemli olduğu ilgili celsede açıklanıyor. Kendi çevreleri içinde bazı insanları uzaklaştırıyor olabilirler ki enerji emilimi vs ile ilgili bir konudur. Asıl bu eleştirilerin arkasındaki ego çok daha dikkate değer bir durum bence. Bu insanlara celselerde siz dünyanın vicdanı oldunuz deniyor. Bu insanların objektif olma çabasını ve tüm saldırılara rağmen yaptıkları hizmeti saygı ve minnetle değerlendiriyorum ben. Ego eleştirisini yapan arkadaşlar örneklerle durumu açıklarsa, en azından bende gözden kaçırdığım hususları öğrenmiş olurum. Aksi halde hiçbir şey yapmadan sadece eleştiren bir insan görüntüsünden kurtulamazsınız.
 

Astre

#121
@beyrutkapı, eski celseler ile yeni celseleri incelersen ne demek istediğimi anlayacaksın, belirttiğim "önemli" durumu senin kullandığın manada değildi belirteyim. Egoist olduğumu belirtmişsin -ki değilim- genel olarak gördüklerimi yazdım. Seven sever sevmeyen sevmez görüşlerimi, bu kadar basit.
 

beyrutkapı

#122
Celseleri en başından 3 kere okudum astre. Her şey tartışılır yada eleştirilebilir. Ama elbette haklı nedenlerle yapılır bu. Laura'nın misyonu ve şuana kadar başardıkları çok önemli. Bu insanlar bir çok seviyeden bir çok saldırıya uğradı şimdiye kadar. Tam olarak adanmamış olsalardı şuan hayatta olmaları bile zordu bence. Bu kadar basit olmayan şey şu arkadaşım, bu kadar kolay eleştirmek ve ego merkezli olmakla suçlamak ne kadar dogru? Elbette isteyen her konuda istediğini söyler. Fakat söylenenler ne kadar doğru yada gerçektir? İşte asıl mesele budur. Ölümcül illüzyondan çıkış konusunda bu kadar hayati bilgileri aldığımız bir kaynak söz konusu. Takdir etme yada pozitif geri dönütte bulunmakta bir aşama yada kapasite işidir belki bilemiyorum. Genel geçer yuvarlak cümleler yerine somut ve net örnekler verirsen, celselerden alıntılar verebilirsen daha sağlıklı bir tartışma ortamı olur diye düşünüyorum.
 

bozadi

#123
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Anhora

Tekrar Herkese Merhaba!

Bugünlerde Dalga'yı okumaya karar verdim. İlginç bilgiler içeriyor. Yalnız daha önce de sezdiğim gibi; bugün, yeni kasyopya bilgilerinin eskilerinden farklı olmasının bir nevi ispatı olan bir yazıyla karşılaştım.
Yazıda 1994-2002 arası kanallanan bilgilerin tutarlı olduğundan ancak 2003'den sonraki bilgilerin ve Laura'nın bozulduğundan bahsediyor.

Yazıdan bir alıntı:

"By mid 2003, they had all simultaneously changed from who they were just a year prior. Changes included quickly removing their old website, removing the Cassiopaean transcripts from their website, marginalizing the value of the Cassiopaean messages, shifting most of their focus toward political activism via Signs of the Times, attempting to turn themselves into a conceited Fourth Way school, going against all the positive advice the Cassiopaeans have given, and changing from good natured people toward increasingly egotistical and bitter people."

"2003 ortası itibariyle, hepsi bir yıl önceki olduklarından farklı insan olmaya başladılar. Bu değişimlere; eski websitesini kapatmak, kasyopya celselerini sitelerinden kaldırmak, kasyopya mesajlarını marjinalleştirmek, odaklarının çoğunu Signs of the Times (SOTT-Zamanların İşaretleri) vasıtasıyla siyasi aktivizme kaydırmak, kendilerini kibirli bir 4'üncü Yol okuluna dönüştürmek, kasyopyalıların verdiği tüm olumlu tavsiyelere karşı çıkmak ve iyi huylu insanlardan giderek egosantrik ve sinirli insanlara dönüşmek de dahil."

Yazı(İngilizce): https://montalk.net/montalkvsqfs.htm
Dalga(The Wave): https://cassiopaea.org/category/volumes/the-wave/

Bunun izlerini gördüğüm için üzgünüm. Belki bu fikrime karşı çıkacaklar olacaktır. Ancak ben de bu bilgilerin son zamanlarda giderek egosantrikleşmesinden ve anlamsızca gündelik bilgilere odaklanılmasından rahatsızım. Hala eski bilgiler yazıda da belirtildiği gibi tutarlı ve öğrenmeye değer. Bu arada Dalga'nın 1. Bölümünün 8. yazısından sonrası Türkçe'ye çevirilmemiş. Oysaki 8 Dalga bölümü ve 72 yazı var. Bilmiyorum yapabilir miyim ama belki amatörce olarak çevirmeye çalışabilirim.

Sağlıcakla kalın.



Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Astre

@Anhora çok haklısın! Laura ve ekibi ilk ve eski celselerde bazen tam anlamıyla çuvallasada (hatalı bilgi) genele odaklanıyordu, K'lar eskiden hiç biriniz önemli değilsiniz derken dikkat ettimde yeni celselerde özellikle Laura'ya sen çok önemlisin tarzı göndermeler yapıyor, Laura genele değilde kısmi bir kitleye içerik üretiyor. Keşke eski celseler geri gelse, bence Laura ego geliştirmiş veya saptırılmış.

Dipnot: Lütfen bu konu iPhone vs Android tarzı bir duruma dönüşmesin.

Arkadaşlar özür diliyorum, bu başlıkta dünden beri gönderilmiş olan mesajları bugün fark edebildim.

Bu "montalk" mevzusunu çok uzun zaman önce fark etmiştim, ara ara hakkında bilgi edinmeye çalıştım. Montalk adlı sitenin yöneticisi olan Tom adlı şahıs geçmişte bir ara Kasyopya bilgilerinden ve özellikle de Organik Portal konusundan çok etkilenmiş ve kendi sitesinde Kasyopya bilgilerinden çok sayıda alıntı yapmış, yani iki site arasında içerik paylaşımı olmuş bir bakıma. Ama daha sonra Laura Tom'un OP konusunu fazla sivri ve yargılayıcı şekillerde açıkladığını ve ayrıca montalk sitesinde paylaşılan pek çok görüşe katılmadığını görünce bazı anlaşmazlıklar olmuş ve bağlantı kopmuş. Ve Tom da Laura'yı sivri şekillerde eleştirmeye başlamış.

Kasyopya sitesinde Montalk'la ilgili yapılan temel açıklama sayfasının google Türkçe çevirisi şuradan okunabilir: https://goo.gl/RBw6jR

Bu Tom da boş çocuk değil belki, akıllı ve aktif birine benziyor ama Laura ve ekibinin yaptığı işle mukayese kabul edebilecek biri olduğunu düşünmüyorum ve egosunun onu ciddi oranda körleştirdiğini düşünüyorum. Laura ve ekibini de kesinlikle "egosuz" görmüyorum ama dediğim gibi, "şahsi" fikrim itibariyle tarafları mukayese edilebilir (yakın) bulmuyorum.

Celselerin falanca tarihten önceki haliyle o tarihten sonraki halleri konusuna gelecek olursak... Anhora ve Astre arkadaşlarımı kısmen anlamakla birlikte duruma aynı gözle bakmadığımı belirtmem gerekiyor. beyrutkapı ve ogeday'ın yaklaşımlarına paralel düşünüyorum.

Mesele şu ki, Anhora ve Astre'nin bu konuda duruma yeterince gerçekçi yaklaşamadığını düşünüyorum. Severek izledikleri bir dizinin son birkaç sezonundaki bölümleri beğenmedikleri için yönetmeni ve/veya senaristi eleştiren "izleyicilere" benzemiş oluyorsunuz bence bu gösterdiğiniz tepkilerle. Ama bu bir film veya dizi değil. Laura ve ekibi sizin sevdiğiniz tarzda celseler yapmak zorunda değil. Bu konudaki şikayetlerinizi doğrudan şikayetin muhatabına iletmenizi ve verecekleri cevapları değerlendirmenizi tavsiye ediyorum. Konuyu burada tırmalayıp durmanızın ne size ne de diğer forum üyelerine gerçek bir faydası olmayacaktır.

Bu forumda Laura'nın egosuna harcadığınız emeğin ve vaktin bir kısmını da kendi egonuza ayırmanızı tavsiye ediyorum. Laura ve ekibinin şimdiye kadar (ve halen) bize ve pek çok insana sunduklarına dair az çok birşeyler biliyoruz ama siz bize ve/veya insanlara ne sunuyorsunuz? Veya Laura'da yapabildiğiniz ego teşhislerine benzer teşhisleri kendinizde de yapabiliyor musunuz? Egonuzun sizi nasıl bir bataklığın içinde tuttuğuyla ilgili ne ölçüde farkındalık sahibisiniz? "Sizin egonuz" konusunda bunları söylerken, ben örneğin kendimi "egosuz" veya "batalıkta olmayan" diye tanımlamıyorum kesinlikle. Egom ölçüsünde ben de tekrar tekrar psişik bataklıklara girip çıktığımı gözlemliyorum ve zaman zaman bu ortamda bu konudaki öz-gözlemlerimi paylaşmaya gayret ediyorum. Ama sizin kendiniz hakkında hiçbir somut özeleştiri yapmaksızın bu forum yoluyla şimdiye kadar sunulmuş hizmetin en temel dayanaklarından biri olmuş bir şahısla ilgili bu kadar ego isnadı yapıyor olmanızı "nahoş" buluyorum. Dediğim gibi, bu forumda Laura'nın eleştirilmezliği yok kesinlikle, ama kim eleştiriyor ve bu eleştirileri yapanlar kendilerini ne kadar eleştirebiliyorlar?

Elbette, burada zorla hiçbir özeleştiri yapmak zorunda değilsiniz ama bir yandan özeleştiriden sakınırken bir yandan da "Laura'nın egosuyla" ilgili eleştirileri tekrar tekrar vurgulama özgürlüğünüzün sınırsız olacağını sanıyorsanız, yanılıyorsunuz.

"Çeviri yardımı" konusunda... Teklif için teşekkür ederim ama Laura'nın bencilliğinden, bozulmuşluğundan bahseden biriyle Laura'nın kitabını çevirmek bana çekici gelmiyor.

gerçek tosun paşa

#124
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Astre

@Anhora çok haklısın! Laura ve ekibi ilk ve eski celselerde bazen tam anlamıyla çuvallasada (hatalı bilgi) genele odaklanıyordu, K'lar eskiden hiç biriniz önemli değilsiniz derken dikkat ettimde yeni celselerde özellikle Laura'ya sen çok önemlisin tarzı göndermeler yapıyor, Laura genele değilde kısmi bir kitleye içerik üretiyor. Keşke eski celseler geri gelse, bence Laura ego geliştirmiş veya saptırılmış.

Dipnot: Lütfen bu konu iPhone vs Android tarzı bir duruma dönüşmesin.

Konuları özellikle celseleri okuyup felsefeyi netleştirmeye çalışan kişilerin olaya bu kadar "düz" yaklaşabilmesi beni şaşırtıyor. Sürekli egodan bahsedip duruyorsun. Benim merak ettiğim konu o ortamı ve insan ilişkilerini nasıl yorumluyor olduğun. Kaç senedir emek verdiklerini ve nelerle uğraşmak zorunda kaldıklarını hiç düşündün mü? Yani ne kadar düşünebildin acaba?

Egodan bahsedip celseleri eleştirip sen kendin bu tarz çalışmalarda bulunmak istediğini beyan ediyorsun açıkçası burada egonun tohumunu ekip sulayan kişi olarak seni gördüğümü söylemem abartılı olmaz.

Şimdi gider bunlar Laura fanı gözleri dönmüş diye kendini avutur egomuzdan dem vurur tertemiz olursun. Kendini çok iyi hissedeceksen bunu yapmanı öneririm.

İnsanlarla uğraşmak çok zor bir iştir. Laura hem kendiyle hem forumla hem onlarla etkileşime girmeye çalışan bir çok insanla uğraşırken celselerde bilgiyi nasıl verebileceğine dair temiz bir iş çıkarmaya da çalışıyor ve bence bu çok zor birşey.

Tabi benim eleştirilerim de oluyor bu celselere ve Laura'ya çünkü birşeyin her yönünü kusursuz bulup tamamen katılmak gerçek dışıdır fakat ben ne yapmaya çalıştıklarını anlayabildiğimi düşünüyorum bana ego odakları çok düşük geliyor mesela.

Mesela benim çok egolu bulduğum ve kafama yatmayan şeyler olduğunda bir daha okumuyorum. Gerek duymuyorum. Aynısını deneyebilirsin.

Astre

#125
@bozadi sana daha önce bir çok kez grup çalışması yapmak istediğimi ilettim kabul etmedin, destek veren varda biz mi iş yapmıyoruz?

@GTP kim kimin ne olduğunu biliyor meraklanma.
 

bozadi

#126
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Astre

@Bozadi sana daha önce bir çok kez grup çalışması yapmak istediğimi ilettim kabul etmedin, destek veren varda biz mi iş yapmıyoruz?
"Laura'nın egosu" konusu her açıldığından büyük bir iştahla ileri atılıp Laura'nın nasıl egosallaştığını, nasıl bozulduğunu vurgulayıp duruyorsun ama şimdiye kadar senden hiç kendi egonla ilgili bir özeleştiri duymadım. Bu tür durumlar nedense bana çok dikkat çekici geliyor.


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Astre

@GTP kim kimin ne olduğunu biliyor meraklanma.
Kim kimin ne olduğunu ne kadar biliyor, tartışılır, ama senin bu forumdaki pek çok davranışının beni rahatsız ettiğini bu vesileyle tekrar ifade etmiş olayım Astre.

ogeday

#127
Astre herkesin sorgulanabilir olduğuna katılıyorum.Mesela bi partinin genel başkanı var.Gençlerin önünü açacağız diyor ama 70 yaşına gelmiş ve 8 tane seçim kaybetmiş olmasına rağmen koltuğunu gençlere bırakmıyor.Ama ağzını her açtığında demokrasiden bahsederken kendi seçtiği delegelerle partide genel başkanlığı kormaya devam ediyor.Oyunu 1 puan bile arttıramamış olmamsına rağmen önümüzdeki seçimde iktidar olucağız diyor ve seçmenleri bunu yemeye devam ediyor.Mesela bak ben burada egoist çıkarları için çalışan birini somut örneklerle kanıtladım.Seninde Laura için bunu yapman gerekir.Ayrıca kişisel tartışmalara girmek bu platformun yapısına hiç uymuyor
 

Scyth

#128
Zamanla foruma yeni üyeler katılıyor; fakat dezenformasyon yaymaya çalışan retorik hiç değişmiyor.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

#129
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ogeday

Astre herkesin sorgulanabilir olduğuna katılıyorum.Mesela bi partinin genel başkanı var.Gençlerin önünü açacağız diyor ama 70 yaşına gelmiş ve 8 tane seçim kaybetmiş olmasına rağmen koltuğunu gençlere bırakmıyor.Ama ağzını her açtığında demokrasiden bahsederken kendi seçtiği delegelerle partide genel başkanlığı kormaya devam ediyor.Oyunu 1 puan bile arttıramamış olmamsına rağmen önümüzdeki seçimde iktidar olucağız diyor ve seçmenleri bunu yemeye devam ediyor.Mesela bak ben burada egoist çıkarları için çalışan birini somut örneklerle kanıtladım.Seninde Laura için bunu yapman gerekir.Ayrıca kişisel tartışmalara girmek bu platformun yapısına hiç uymuyor
ogeday sorması ayıp olmazsa hangi partiye oy verdiğini veya hangi partiyi daha fazla desteklediğini paylaşabilir misin?

bozadi

#130
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Scyth

Zamanla foruma yeni üyeler katılıyor; fakat dezenformasyon yaymaya çalışan retorik hiç değişmiyor.
Aynen Scyth. Bu forumda şimdiye kadar Laura'yı kötüleyenlerin, Laura'nın büyük ve özellikle de "giderek büyüyen" egosundan bahsedenlerin genellikle son derece ego bazlı "dezenformatif" güdülerle hareket ettiklerini gözlemledim kendi açımdan.

Laura kesinlikle mükemmel veya egosuz biri değil tabi ki. Ama onu egoistlikle veya giderek egoistleşmekle itham edenlerin kendi egolarının boylarını aştığını gözlemliyorum hemen her durumda.

bona fide

#131
insan kendisi içinde yaşamına yön verecek düşüncelerini beğendiği birisini seçtiğinde ona kusursuzluk atfediyorya hani gözümüzde bir yer bir değer veriyoruz. o insanın kitlelere hitap ettiği öncülük ettiği misyonuda varsa sıfır hata diyoruz. işte laura da ben foruma girip okuduğumda öyle bir yerdeydi. sonra celselerde bana saçma gelen taraflar olduğunda celselerde kandırılma durumları olduğundan bahsettinizki saldırıya en açık grup onlardır kanallama olayından dolayı bu rada da yazıyordu sizde bahsettiniz sürekli. sonra onun sağlık sorunlarında tedavi olurken liposakşın yaptırdığını okudum kendi kendime nasıl yani iradesi bu kadarmı zayıf yemese o kiloları verebilir gibi onu ayıpladım. nasıl yaşamamız gerektiğine inaçlar açısından değerler açısından meditasyon dua tefekkür konularına rağmen bu kadın boğazına hakim olamıyor demkki ideal yaşama dair davranışarda oda zorluk çekebiliyor diye sonra  şunu anladım bu kadının misyonu ona söylelenleri aktarmak başka bir şey değil. onun yaşamı hakkında eleştiri yapmaya hakkım yok onu gözümde büyütmek aslında benim hatam insan olarak değilde insanüstü beklentilerle ona kusursuzluk atfettim oysa onun öyle olmak gibi derdi olmadığını görmüş oldum. olduğu gibiydi.beklentide olan bendim. aslında sahip olduğu yeteneğini bu yolda kullanıp yapabileceği hizmeti sunuyor bunu değerlndirip değerlendirmemek bize kalmış. sonra celselerde uslubu kafama takılmıştı ra da plaideste olan genel kitleye kitap eden nezaket hitap onların ortamında oldukça lakayt olabiliyordu bu da onların aile ortamı içinde çalışıyor olmalarının -bir aile gibiler sonuçta- sonucuydu ha dikkat etmeleri gerekirmi evet okur kitlesi büyüdükçe  bu rahat tavirları kişisel soruları ciddiyetsizlik ego olarak gözüküyor.  hani ogeday demişya sorulması gereken herşeyi sordu laura diye. şimdiki sorular güncele dair olduğundan eskiye göre kıyaslayınca bu rahatlık okura  lakayt ortam havası veriyor bana da öyle oldu. olay bu. beklentilerim yüzünden yargılamış oldum. bana örnek alacağım bir yaşamı davranışları olmalıydı.bu benim beklentimdi cahilce çunki hem onu eleştirdim suçladım hemde o değere layık değil hemde gözümde fazla büyütmüşüm sanki onun benim payeme ihtiyacı varmış gibi şaha kalkmış egom ahkam kesiyordu dinlere inancım varken peygamberin zeyneple evlenmesi yüzünden onu kınadığım içimde hiç bağdaştıramadığım davranışı gibi bu ağır bir kıyaslama da örnek kutsiyet atfedilme olayı o yüzden. yargılamadan bakabilme ve tartışabilme, davranışa odaklı olduğunda o kadar çok anlamlar ve cevaplar çıkıyorki kendimden utandığım mahçup olduğum çok konu var yaşamımda. bunu aşabilsem ama olmuyor zor içim cıfıt çarşısı gibi söylemesem dahi içimden geçiyor. sinsilik ikiyüzlülük ne derseniz artık söze dökülmeyince hissedilen bu oluyor. duygularımı ifade edebildimmi bilmiyorum konuya dair demek istedim.
 

bona fide

#132
bide anhoranın bahsettiği çevirilmemiş celselerde neler yazdığını googleda çevirmeye çalıştım anlamlı olmadı. plaideste isteyin diyordu çabasızca isteyin. çabasızca okumak istiyorum o celselerde yazanı.
 

bozadi

#133
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

insan kendisi içinde yaşamına yön verecek düşüncelerini beğendiği birisini seçtiğinde ona kusursuzluk atfediyorya hani gözümüzde bir yer bir değer veriyoruz. o insanın kitlelere hitap ettiği öncülük ettiği misyonuda varsa sıfır hata diyoruz. işte laura da ben foruma girip okuduğumda öyle bir yerdeydi. sonra celselerde bana saçma gelen taraflar olduğunda celselerde kandırılma durumları olduğundan bahsettinizki saldırıya en açık grup onlardır kanallama olayından dolayı bu rada da yazıyordu sizde bahsettiniz sürekli. sonra onun sağlık sorunlarında tedavi olurken liposakşın yaptırdığını okudum kendi kendime nasıl yani iradesi bu kadarmı zayıf yemese o kiloları verebilir gibi onu ayıpladım. nasıl yaşamamız gerektiğine inaçlar açısından değerler açısından meditasyon dua tefekkür konularına rağmen bu kadın boğazına hakim olamıyor demkki ideal yaşama dair davranışarda oda zorluk çekebiliyor diye sonra  şunu anladım bu kadının misyonu ona söylelenleri aktarmak başka bir şey değil. onun yaşamı hakkında eleştiri yapmaya hakkım yok onu gözümde büyütmek aslında benim hatam insan olarak değilde insanüstü beklentilerle ona kusursuzluk atfettim oysa onun öyle olmak gibi derdi olmadığını görmüş oldum. olduğu gibiydi.beklentide olan bendim. aslında sahip olduğu yeteneğini bu yolda kullanıp yapabileceği hizmeti sunuyor bunu değerlndirip değerlendirmemek bize kalmış. sonra celselerde uslubu kafama takılmıştı ra da plaideste olan genel kitleye kitap eden nezaket hitap onların ortamında oldukça lakayt olabiliyordu bu da onların aile ortamı içinde çalışıyor olmalarının -bir aile gibiler sonuçta- sonucuydu ha dikkat etmeleri gerekirmi evet okur kitlesi büyüdükçe  bu rahat tavirları kişisel soruları ciddiyetsizlik ego olarak gözüküyor.  hani ogeday demişya sorulması gereken herşeyi sordu laura diye. şimdiki sorular güncele dair olduğundan eskiye göre kıyaslayınca bu rahatlık okura  lakayt ortam havası veriyor bana da öyle oldu. olay bu. beklentilerim yüzünden yargılamış oldum. bana örnek alacağım bir yaşamı davranışları olmalıydı.bu benim beklentimdi cahilce çunki hem onu eleştirdim suçladım hemde o değere layık değil hemde gözümde fazla büyütmüşüm sanki onun benim payeme ihtiyacı varmış gibi şaha kalkmış egom ahkam kesiyordu dinlere inancım varken peygamberin zeyneple evlenmesi yüzünden onu kınadığım içimde hiç bağdaştıramadığım davranışı gibi bu ağır bir kıyaslama da örnek kutsiyet atfedilme olayı o yüzden. yargılamadan bakabilme ve tartışabilme, davranışa odaklı olduğunda o kadar çok anlamlar ve cevaplar çıkıyorki kendimden utandığım mahçup olduğum çok konu var yaşamımda. bunu aşabilsem ama olmuyor zor içim cıfıt çarşısı gibi söylemesem dahi içimden geçiyor. sinsilik ikiyüzlülük ne derseniz artık söze dökülmeyince hissedilen bu oluyor. duygularımı ifade edebildimmi bilmiyorum konuya dair demek istedim.

Aynen, örneğin çok yüksek beklentilerle izlediğimiz bir filmdeki hatalar veya beklenti altında kalan hususlar bize çok batar genellikle. K'lar, Laura ve ekibi konusunda da beklentilerimizi karşılayan ve karşılamayan, hoşumuza giden ve gitmeyen çeşitli şeyler vardır. Zaman içinde insan bunları daha iyi değerlendirme şansı bulup birşeye ne kadar ilgi gösterip göstermeyeceğini belirler, birşeyler dengeye oturur, büyük olasılıkla çatışmaya lüzum kalmaz.

Bazı arkadaşlarımızın geçmişteki bazı celseleri veya o celselerdeki tarzı beğenip daha yakın tarihli celselerdeki tarzı veya sorguları/bilgileri beğenmemesi meselesinde gördüğüm bir sorunu ifade etmek istiyorum. Bu sorunu ben de yaşadım ve halen de daha düşük düzeylerde yaşadığımı söyleyebilirim. O ilk dönem celselerde çok ama çok yoğun şekilde, pek çok ilginç konuda son derece dikkat-uyarıcı veya şok-edici biçimde çok miktarda bilgi verildi. Bunlar bir tür "adrenalin" etkisi yapıyor ve çok hoşa giden bir etkisi olabiliyor çünkü gerçekten algı kanallarını genişletici bir etkisi var. İnsanın konsantrasyon düşüklüğünü ve zihinsel ataletini yenmesine yardımcı olan bir yönü var ama buna bağımlı olmak/kalmak, bir tür uyuşturucuya bağımlı kalmak gibi birşey aslında. Laura ve ekibi bir bakıma "köpek gibi çalışarak" bir sürü konuda bilgilerini artırdılar çünkü K'lar onlara sürekli olarak bilgilerini artırmaları için tekrar tekrar uyarıda ve teşvikte bulundu, onlar da bunu yaptı, araştırdılar, araştırmalarında takıldıkları yerlerde çok sayıda soru sordular, bekledikleri ve beklemedikleri bir sürü yanıt aldılar. Bizler de celseler yoluyla bu sürecin bir bölümüne şahitlik etmiş olduk. K'lar başlarda bilgileri ve özellikle de bilinçsel adrenalin tırmandırıcı bilgileri vermekte daha cömert davrandılar çünkü o zamanlar Laura ve ekibiyle henüz güçlü bir bağlantı oluşturmamışlardı. Tanışma aşamasında elbette bağlantıyı güçlendirmek için daha cömert davranmak zorundaydılar. Ama celselerde tekrar tekrar anlattıkları gibi tüm bu bilgileri "bayram şekeri gibi dağıtmaya" devam edemezlerdi. Önemli olan bilgi için "K'lara bağımlı kalınmasını" önlemeleriydi, önemli olan K'lar olmadan da hayatımızı birinci dereceden ilgilendiren şeylerle ilgili kendi "araştırıp öğrenme" yeteneğini geliştirmelerini sağlamaktı. Yani önemli olan "BALIK VERMEYE DEVAM ETMEK DEĞİL, BALIK TUTMAYI ÖĞRETMEKTİ". Ve K'lar Laura ve ekibine bunu yapmayı öğretti. Başta çok balık verdiler ama zaman içinde balık vermeyi azaltıp kendi balıklarını kendileri tutmayı öğrettiler ama balık verme de hiçbir zaman bitmedi doğal olarak ama miktarı azaldı, evet.

K'lar celselerde ısrarla ve ısrarla herşeyin kolayca kendilerine sorulup öğrenilmesinin yanlışlığını vurguladılar, hatta bazen bir soru sorulduğunda, "lütfen durup önce bunu kendi aranızda iyice bir konuşun, tartışın, pek çok önemli şeyi kendiniz de bulabileceğinizi göreceksiniz" dediler ve hakikaten pek çok konuda öyle oldu. Elbette her konuda her sorumuzun cevabına kendimiz tartışarak veya bir araştırmayla ulaşamayabiliriz ve bana sorarsanız aslında K'lar balık vermeye, hatta bazen gayet büyük balıklar vermeye de devam ediyorlar ama kesinlikle eskisi gibi değil tabi ki. Olması gereken de buydu. Laura ve ekibi deli gibi çalışıp kendi hayatlarında ihtiyaç duydukları bilgi edinimi, rehberlik ve dayanışmayı tuğla tuğla inşa ettiler. Ve şimdi bazı arkadaşlar celselerde güya "Laura'nın egosu" yüzünden eskisi gibi bilgiler verilmediğini söylerken, kusura bakmasınlar ama bu yöndeki aşırı yargılayıcı tavırlardaki ego ve cehalet bence apaçık ortadadır. "Neden eskisi kadar balık alamıyoruz?" sorusu bu aslında. Aslında şunu düşünmeleri gerek: Laura neden K'lardan eskisi kadar "balık" alamıyor veya almıyor? Şimdiye kadar size bütün o balıkların verilmesine aracılık eden Laura değil miydi? O olmasaydı o balıkları alabilir miydiniz? Ve işte, görün, anlayın ki K'ların amacı kesintisiz bir şekilde o balıkları vermek değildi, "balık tutmayı" öğretmekti. Evet, belki bir çocuk bir yetişkinin tutup verebileceği kadar büyük balıklar tutamayabilir ama önemli olan kendi karnını doyurabilecek, hayatını idame edebilecek kadar balık tutabilecek hale gelmektir ve sizin yapmanız gereken de budur. K'ların yapmaya çalıştığı şey budur. Sizin Laura'da "KH artışı" gibi betimlediğiniz şey sizin kendi KH'liğinizin bir yansımasından başka birşey değildir. Eğer o celselere gerçekten veya yeterince saygı duyuyor olsaydınız, Laura'da yaşandığını sandığınız sorunun aslında bir sorun değil, tam da olması gereken şey olduğunu, bunun bizzat K'lar tarafından yapılmaya çalışılan şey olduğunu anlardınız çünkü bunun bilgisi ve uyarısı celselerde tekrar, tekrar ve tekrar yapıldı. Celselerde Laura ve ekibinin bireysel/grupsal işleriyle ilgili pek çok soru-cevap var evet, ama onlar hem kendilerine hem de insanlığa yardımcı olmak için hayatlarını ortaya koyuyorlar, onların şahsen ve ekip olarak yaşadıkları sorunlar yaptıkları işi, verdikleri hizmeti de etkiliyor, tabi ki K'lar neredeyse çeyrek asırdır yatırım yapmakta oldukları ve önemli bir başarı sağladıkları bir ekibi korumak ve güçlendirmek için elinden geleni yapacaklar. Bence size düşen, şimdiye kadar ve aslında hala almakta olduğunuz hizmet için müteşekkir olmak ve verilen tavsiyelerden yararlanmak, bilinçsel olarak kendi ayaklarınız üzerinde durabilmeyi öğrenmek, bu ortamda bu çabayı gösteren insanlarla bir dayanışma geliştirmeye çalışmaktır. Şimdiye kadar size tüm o balıkları veren ama son zamanlarda bunu azaltan kaynağa veya aracıya çemkirmek değil.

Bu forumda esas ve ilham alınan kaynakların hemen hepsi, "kendi balığımızı kendimiz tutma", özgürleşme, sorgulama, olgunlaşmaya yönelik kaynaklardır. Elbette ki "balık almayla" "balık tutma" arasında da bir denge vardır, "hiç balık almamak" diye birşey yoktur ama bir denge olmalıdır ve ne yazık ki hemen hepimizin durumunda ciddi bir dengesizlik vardır bu konuda.

bozadi

#134
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

bide anhoranın bahsettiği çevirilmemiş celselerde neler yazdığını googleda çevirmeye çalıştım anlamlı olmadı. plaideste isteyin diyordu çabasızca isteyin. çabasızca okumak istiyorum o celselerde yazanı.
Eksik celse değil de, Wave adlı kitap dizisinin çevrilmeyen kısımlarını söylüyor Anhora. Gerçi zaten yalnızca birinci kitabın bir kısmını çevirmiştik, sonra çeviri ekibi dağılmıştı çeşitli zorluklar nedeniyle.

Çevrilen kısmı https://tr.cassiopaea.org/ adresinden okunabilir. Bu sayfada soldaki "Dalga" başlığına tıklanarak veya 1. bölüm için https://tr.cassiopaea.org/2011/04/10/dalga-1-bolum-dalga-uzerinde-yolculuk/ adresinden başlanarak okunabilir.

İngilizce orijinaller https://cassiopaea.org/category/volumes/the-wave/ adresinde okunabilir veya Google Türkçe çeviriden yararlanılarak kısmen de olsa anlaşılabilir.