Rusya: "İsrail Provokasyon Peşinde!" (26.12.2018)

Başlatan bozadi, 28 Aralık 2018, 13:30:44

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

26 Aralık 2018

Rusya: İsrail, Şam ve Beyrut havalimanlarına yolcu uçakları inerken Suriye'ye hava saldırısı düzenledi


İsrail'in Suriye'ye yönelik hava saldırısı hakkında açıklama yapan Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov, Suriye'ye ait hava savunma sistemlerinin kullanımının kısıtlanması için saldırıların Şam ve Beyrut havalimanlarına yolcu uçakları iniş yaptığı sırada düzenlediğini belirtti.




Hava saldırısının detaylarını kamuoyuyla paylaşan Konaşenkov, "İsrail'e ait 6 F-16 savaş uçağı, Lübnan hava sahasından Suriye topraklarına hava saldırısı düzenleyerek iki yolcu uçağı için tehdit oluşturdu. İsrail ordusunun saldırısı, Rusya'ya ait olmayan yolcu uçakları Beyrut ve Şam havalimanlarına iniş yaptığı sırada düzenlendi" dedi.

'ŞAM'DAKİ YOLCU UÇAĞI HMEYMİM ÜSSÜNE YÖNLENDİRİLDİ'

Olası bir trajedinin önlenmesi için Suriye hükümet güçlerinin hava savunma ve radar sistemlerini kısıtlı olarak devreye soktuğunun altını çizen Konaşenkov, bu sayede Şam'daki hava trafik kontrolörlerinin yolcu uçağını tehlikeli bölgeden çıkarıp Rus Hmeymim üssünün yedek hava meydanına yönlendirmeyi başardığını vurguladı.

'SURİYE, 16 HAVA BOMBASINDAN 14'ÜNÜ İMHA ETTİ'

Konaşenkov, İsrail güçlerinin saldırı sırasında 16 GBU-39 tipi güdümlü hava bombası kullandığı ve bunların 14'ünün Suriye hava savunma araçlarıyla imha edildiği bilgisini paylaştı.

Öte yandan 2 hava bombasının Suriye ordusu 138. tugayının lojistik merkezine (Şam'ın 7 kilometre batısı) isabet etmesi sonucu 3 Suriyeli askerin yaralandığını kaydeden Konaşenkov, lojistik merkezinde çıkan yangının kısa sürede söndürüldüğünü de aktardı.

Kaynak: Sputnik


bozadi

#1
Rüşvet ve yolsuzluk dahil pek çok nedenle siyasi gücü derin bir sarsıntıda olan Netanyahu, Trump'ın Suriye'den çekilme kararı üzerine ortalığı karıştırıp tekrar karanlık güçleri bölgeye üşüştürmek ve kendi siyasi gücünü korumak için provokasyon peşinde.

bozadi

#2
28 Aralık 2018

İsrail'de hükümeti Rusya mı devirdi?


Netanyahu yönetimi, iktidarına mal olacak stratejik bir hata yaptı ve Suriye'de, Rusya'ya karşı bir provokasyona girişti. İsrail, Rus uçağının düşürülmesine neden olan provokasyon sonrası içeride ve dışarıda büyük yenilgiler yaşıyor   




İsrail, siyasi anlamda nefes alamaz bir halde.

Netanyahu yönetimi, içeride ve dışarıda üst üste yenilgiler alıyor.

Bu durumun, iki ana nedeni var:

1-) Türkiye, İran ve Rusya'nın bölgedeki sorunlara ortak bir çözüm iradesi ortaya koyması.

2-) Donald Trump yönetiminin, alışılagelen ABD siyasetlerinden farklı bir bölge siyaseti izlemesi.

İsrail, içine düştüğü açmazdan, yeni ittifak siyasetleri geliştirerek çıkmaya çabalıyor.

Tel Aviv yönetimi ve Körfez ülkeleri arasında derinleşen ilişkiler bu minvalde okunabilir. İsrail, Körfez ülkeleri üzerinden, bölgede Türkiye ve İran karşıtı yeni bir cephe yaratmayı hedefliyor. Doğu Akdeniz'de ise, Güney Kıbrıs üzerinden Avrupa'ya ulaşacak olan bir enerji koridorunu, İsrail, hem ekonomik hem de siyasi anlamda bir can simidi olarak görüyor. Tel Aviv yönetimi, bu enerji koridoruna Mısır'ı da dahil ederek, bölgedeki güvenliğini sağlama almaya çalışıyor.

LİBERMAN'IN ANAHTAR ROLÜ

Fakat köşeye sıkışan Netanyahu yönetimi bu süreçte, iktidarına mal olacak stratejik bir hata yaptı ve Suriye'de, Rusya'ya karşı bir provokasyona girişti.

Süreci hatırlayalım: 17 Eylül, Rusya'ya ait İl-20 tipi savaş uçağı, Suriye'ye ait S-200 savunma sistemi tarafından düşürüldü. Rusya Savunma Bakanlığı, uçağın İsrail uçaklarının provokasyonu sonucu düşürüldüğünü ve cevap haklarının saklı olduğunu açıkladı. 12-13 Kasım, İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği askeri operasyonlar başarısızlıkla sonuçlandı. Hamas uzun süre sonra, İsrail'e karşı askeri başarı kazandı.

İsrail Ordu Sözcüsü, Hamas'ın çatışmalarda Rus yapımı tanksavar füze sistemleri kullandığını açıkladı. Netanyahu hükümeti, Gazze'de ateşkes kararı aldı.

14 Kasım, ateşkesi protesto eden Savunma Bakanı Avidgor Liberman istifasını verdi.

Liberman, "Daha önceki ateşkeslerde niye istifa etmediniz" sorusuna şu yanıtı verdi: "Her zaman istediğinizi elde edemezsiniz.Yönetimin içinde kalarak gidişata etki edebildiğim sürece görevini korudum. Kabinedeki görevimi yerine getirmemi engelleyen bazı dönüm noktaları oldu."

24 Kasım, Liberman'ın partisinin desteğini çekmesi üzerine Netanyahu hükümeti, erken seçim kararı almak zorunda kaldı. Bu noktada, Sovyetler Birliği doğumlu Liberman'ın, Rusya ile ilişkilerde anahtar bir rol oynadığını hatırlamakta yarar var.

Moskova Lomonsov Devlet Üniversitesi'nda görev yapan İsrail uzmanı Dr. Luiza Khlebnikova'ya göre, "Liberman'ın kişisel diplomasisi, başta Suriye olmak üzere Rusya ile ilişkilerde" işe yarıyordu.

Liberman'ın istifa açıklaması esnasında kullandığı "Kabinedeki görevimi yerine getirmemi engelleyen bazı dönüm noktaları oldu" ifadesindeki "dönüm noktalarının", Rusya'yla ilişkilerin bozulması olduğuna dair yorumlar mevcut.

İstifa açıklaması sonrası, İsrail basınında, Liberman'ın Rus yetkililerle beraber yolsuzluk yaptığına dair haberler çıkması da manidar.

RUSYA'NIN SERTLEŞEN İSRAİL SİYASETİ

Aydınlık gazetesinde 7 Haziran tarihinde "NATO ve İsrail arasında Rusya çatlağı" başlıklı yazımızda, Liberman'ın, Rus mevkidaşı ile görüşme sonrası yaptığı şu açıklamaya yer vermiştik: "Rusya ile ilişkilerimize çok değer veriyoruz. (...) Rusya'ya uygulanan yaptırımlar konusunda, yakın müttefiklerimiz kendilerine katılmadığımız için bize baskı yapıyor. Rusya ile ilişkilerimiz normal, onların menfaatlerini dikkate alıyoruz. Umarız, Rusya da bizim Ortadoğu'da menfaatlerimizi dikkate alır."

Bu açıklamadan sadece birkaç ay sonra, İsrail'in, Rus uçağının düşmesine neden olacak bir provokasyona girişmesinin sonuçları ise ağır oldu.

Rusya, Hamas lideri İsmail Haniye'yi resmi bir ziyaret için Moskova'ya davet etti. İsrail'in bir siyaset değişikliğine gitmemesi halinde, Moskova ve Hamas arasında ilişkilerin artması ve Hamas'ın, Moskova'da resmi bir ofis açması beklenebilir.

Aydınlık'ta Birol Güger imzasıyla yayımlanan haberde ise, İsrail'in, Moskova Büyükelçisi vasıtasıyla Haniye'nin ziyaretini protesto ettiği fakat bir sonuç alamadığı bilgisi paylaşılıyor. Haberdeki bir diğer önemli bilgi ise, Netanyahu'nun, Putin'le görüşme talebinin, Rusya tarafından beklemeye alınmış olması.

İsrail seçimlerinden çıkacak yeni Başbakanın işi zor gözüküyor. Uçak provokasyonu ile Rusya'yı karşısına alan ve Trump'un, Suriye'den çekilme kararı ile bölgede yalnızlaşan İsrail tarihinin en zor dönemlerinden birini geçiriyor.

Bu noktada, Türkiye'nin önüne iki temel fırsat çıkıyor:

1- İsrail'le gerginlik yaşayan, Rusya ve İran'la ilişkiler, Doğu Akdeniz konusunda derinleştirilerek, Tel Aviv yönetiminin oluşturmak istediği AB-İsrail bloğu zayıflatılabilir. Bu hamleye, Türkiye'nin, Mısır'la olan ilişkilerini düzeltmesi de eklenebilir. Bu yolla, olası bir Mısır-İsrail yakınlaşmasının da önüne geçilmiş olacaktır.

2- ABD ile sorun yaşayan Suudi Arabistan yönetimini, İsrail'den de uzaklaştıracak adımlar atılabilir. Moskova'nın, son dönem izlediği Riyad siyaseti bu konuda incelenmeye değer.

Dünya siyaseti, çelişkilerle eviriliyor. Geçmişin kalıplarını kıranlar, çelişkileri doğru bir biçimde değerlendirecek ve yeni dünyada güçlü bir biçimde yer alacak olanlardır.

Kaynak: Aydınlık


bozadi

#3
28 Aralık 2018

Devlet yönetemezler, ama CIA'nın yalan memuru olabilirler


Doğu Perinçek




Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Fırat'ın Doğusunda PKK'yı temizleme harekâtı başlamış.

ABD-İsrail-Yunanistan savaş gemileri, Doğu Akdeniz ve Ege'de namlularını Türkiye kıyılarına dayamışlar.

Türkiyemiz, iki ayrı cephede ABD ve İsrail gibi önemli askerî güçlerle karşı karşıya gelmiş.

Aynı anda CIA'nın fesat tezgâhı da işlemeye başladı.

CIA FİTNESİ MECLİS KÜRSÜSÜNDE

İyi Parti, Büyük Birlik Partisi, CHP, HDP/PKK, el ele tutuştular ve CIA'nın "Çin Zulmü" kampanyasını Meclis kürsüsüne kadar getirdiler.

Savaş boruları çalınca, maskeler atıldı. HDP/PKK ile ortak pozisyonlar alındı. Türkiye'ye yönelik tehditler, Türkiye'nin güvenliği, Mehmetçiğin savaşı, bunların gündeminde değil. ABD ve İsrail cephesinden derhal atışlara başladılar.

Mecliste yaptıkları konuşmalar, acıdır ama bunların vatan diye, bağımsızlık diye, Türkiye'nin güvenliği diye bir kaygılarının olmadığını gösteriyor.

TÜRKİYE'YE VURMA GÖREVLİLERİ

Tek kaygıları var: ABD'nin vur dediği hedeflere vurmak! Suriye'ye vurmak, İran'a vurmak, Rusya'ya vurmak, Çin'e vurmak!

Tek görevleri var: Türkiye'yi ABD ve İsrail karşısında yalnızlaştırmak, Türkiye ile dostlarının arasına fitne sokmak! Dar günlerde Türkiye'nin dostu olabilecek kim varsa, ona vurmak!

Evet bunların aslî görevi, Türkiye'ye vurmak!

ABD'nin hedefinde öncelikle Türkiye var!

Fitneciler de bunun için ortaya sürüldü.

ABD ve İsrail, Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin bağrına süngüyü dayamış, bu fitneciler Çin'e ve E. Org. Hulusi Akar'a karşı savaşıyorlar.

Vatan Savaşına "Saray Savaşı" çamuru atanlar da bunlardı. İşleri güçleri bozgunculuk ve fitnecilik!

ABD EMPERYALİZMİ VE İSRAİL SİYONİZMİ YOK! ÇİN VE RUS EMPERYALİZMİ VAR!

Bunlara inanacak olursanız:

ABD emperyalizmi yok, "Çin emperyalizmi" var.

İsrail Siyonizmi yok, "Çin zulmü" var!

ABD'de insan hakları var, Rusya'da ise "Putin diktatörlüğü", İran'da "Molla diktatörlüğü", Suriye'de "Beşar Esat katliamı', Çin'de ise "Komünist zulmü" var!

Türkiye'nin sınırlarına ve kıyılarına bunların gözüyle bakacak olursanız:

Doğu Akdeniz ve Ege'de mavi vatanımıza namlu gösteren Altıncı Filolar ve destroyerler, ABD ve İsrail bandırası değil, Çin'in kızıl bayrağını taşıyor.

Suriye ve Irak'ın kuzeyinde PKK ve DEAŞ'a 20 bin TIR silah verenler ABD ve İsrail değil, Çin Halk Cumhuriyeti!

Türkiye'yi borç batağına batıran program, Washington'dan gelmedi, Pekin'den geldi!

Birleşen ve Üreten Türkiye için çözüm, Suriye, Irak, İran, Rusya ve Çin dostluğunda değil, ABD ve İsrail güdümünde!

CIA YALANCILARI CIA'NIN NAMUS MUHAFIZLARI

CIA tezgâhında üretilen ve bunların seslendirdiği yalanlara bakınız: Çin'de camiler yıkılıyormuş, Sinciang-Uygur bölgesinde Uygurların evlerine Çinli erkekler yerleştiriliyormuş, kızlarımızın kadınlarımızın namusları tehlikede imiş...Ve daha neler neler...

Amaç camileri korumak değil, Türkiye'deki camileri yıkacak emperyalist güçlere hizmet!

Amaç namusu korumak değil, Türkiye'nin namusuna göz koyanlara yataklık!

Bunlara kanacak olursanız:

CIA ve İsrail, Uygur camilerini koruyor!

Müslümanların namusu, CIA fitnesine ve İsrail fesadına emanet!

BUNLAR MI DEVLET YÖNETECEK

ABD'nin fitne görevinde PKK/HDP ile el ele tutuşanların şu hallerine bir bakınız:

Bu hesap kitap bilmezler mi Türkiye'nin güvenliği ve Üretim Ekonomisi için, strateji ve siyaset üretecek?

Bunlar mı Çin, Rusya, Suriye, Irak, İran, Katar, Venezuela ve Hindistan gibi ülkelerin yönetimleriyle aynı masaya oturup diplomasi yürütecek?

Bunlar mı Türkiye'ye yönelen tehditleri alt edecek?

Bunlar mı Türkiye'nin enerji sorununu çözmek için, İran, Irak, Rusya ve Azerbaycan ile ilişkiler geliştirecek?

Bunlar mı Türkiye'de yatırım ve üretim için, Çin ve Rusya ile ekonomik ortaklıklar kuracak?

Bunlar mı Türkiye üreticisinin ürünlerini komşu ülkelere, Rusya'ya ve Çin'e pazarlayacak?

Bunlar mı Rusya'dan, İran'dan ve Çin'den turist getirecek?

Bunlar mı Türkiye'nin millî savunma sanayisini geliştirmek için, Rusya ve Çin ile işbirliği yapacak?

Bunların yüzüne kim bakar?

Birleşmiş Milletler'in terör örgütü listesinde dostları olanlara kim değer verir?

Bunların CIA çamurlu ellerini kim sıkar?

CIA'nın yalancılarını, fitnecilerini, fesatçılarını kim adam yerine koyar?

Namus muhafızlığı yapmak adına kendi namuslarını yerlere serenlere kim güvenir?

Bunlar mı hükümet olacak?

Bunlar mı Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetecek?

FİTNECİDEN NAMUS MUHAFIZI ÇIKMAZ

Bunlardan devlet adamı çıkmaz!

Bunlar devlet yönetemez!

Bunlar ancak CIA'nın yalan memurluğunu üstlenebilirler!

Gladyo'nun kraliçesi, İsrail'in tetikçisi, Fethullah mensubu olabilirler, ama Uygurların hak ve hürriyetlerini savunamazlar!

Fitneciden namus muhafızı çıkmaz!

ABD'nin ve İsrail'in fitnecileri Müslüman namusunu koruyamaz!

Bunlar, ancak CIA'nın namus muhafızlığını yapabilirler!

Bu yazdıklarımızın önemi, zor günlerde anlaşılır. Mesele, bugün anlamaktadır.

Vatanı savunmak, korkakların ve nemelâzımcıların değil, namuslu ve cesur adamların işidir.

Kaynak: Aydınlık


bozadi

#4
Amerikan-İsrail emperyalist faşizmine isyan etmeyip Suriye'yi, Rusya'yı, Çin'i, İran'ı kötülemeye, karalamaya çalışan, hele ki bunu "milliyetçilik" adı altında yapan çevrelerin sahtekarlıklarını ve doğrudan veya dolaylı olarak Amerikan-İsrail şeytanlığına yapmakta oldukları taşeronluğu iyi vurgulamış Perinçek; diline, yüreğine sağlık.

MHP'den bölünen ve Türk milliyetçiliği söylemleri olan İyi Parti'nin ısrarlı NATO "sevdası" (son örnek veya olası işaretlerden biri) ve Çin'e (ve müttefiklerine) aleyhtarlığı çok dikkat çekici (BBP de aynı şekilde).

HDP hem PKK'yla olan göbek bağlarını yeterince sorgulamaması, hem de son dönemde YPG'nin ABD faşizmine itaat eden tavırları nedeniyle aynı şekilde bu konuda çok sorunlu bir durumda, en hafif deyişle.

CHP doğrudan veya dolaylı olarak Amerikan-İsrail faşizmine çok uzun zamandır hizmet ediyor. Kılıçdaroğlu'nun aynı zihniyette olduğunu düşünmüyorum kesinlikle ama partinin kemikleşmiş bazı eğilimlerine meydan okuması kolay değil. Ben Kılıçdaroğlu'nun AKP'nin kötü/yanlış bazı politikalarına karşı, geleneksel CHP eğilimlerinden farklı olarak diğer (ve hatta zıt) ideolojilerden muhalif kesimlerle işbirliği yapma eğilimini çok beğeniyorum. Siyasi ve diğer tüm sorunlara karşı sadece "Atatürk askerciliği" oynayarak bir çözüm üretilmeyeceği ortada. Aşırı ideolojik şekilciliği azaltıp, evrensel akıl ve vicdan temelli hareket etmek gerekiyor. Atatürk bu konudaki erdemi sayesinde başardı ne başardıysa. Atatürk örnek alınacaksa, Atatürk'ü Atatürk yapan o evrensel akıl ve vicdan değerlerine bakmak gerekir. AKP'nin yanlış/kötü yönlerine karşı da ancak o şekilde gerçekten etkili bir karşı duruş sergilenebilir ve doğruya doğru ilerlenebilir. Ve bu aynı zamanda diğer kesimlerle aynı evrensel akıl ve vicdan ölçütlerinde samimi işbirliği ve dayanışma arayışını da gerektirir.