Trump Suriyeden çekilme kararı aldı

Başlatan ogeday, 19 Aralık 2018, 23:56:54

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.



bozadi

#2
Trump ABD'nin Suriye'de ve hatta Ortadoğu'da bulunmasının başlı başına bir hata olduğunu söylemişti daha önce. Bu adam Amerikan derin devletinin adamı değil, hatta Amerikan derin devletinin nüfuzunu kırmak, Amerikan halkının gerçek çıkarlarına hizmet etmek isteyen biri ama buna biraz desteksiz kalkıştığı için kendini oldukça zor bir duruma soktu ve pozisyonunu korumak için derin devlete çok sayıda taviz vermek, onların dayattığı bazı politikaların en büyük savunucusuymuş gibi görünmek zorunda kaldı, kalıyor. Oldukça zor bir durum onunki, Allah yardımcısı olsun.

Trump şimdi bu kararı tam olarak neden ve nasıl aldı henüz pek bir bilgim yok ama derin devletin planlarıyla ve çıkarlarıyla çelişen bir karara benziyor. Kendi partisi de dahil olmak üzere pek çok yöneticiden şiddetli tepkiler gelmiş.

Anladığım kadarıyla henüz kesin bir çekilme takvimi yok ama Trump bir ay içinde çekilmenin tamamlanmasını istemiş gibi görünüyor. Ama Trump'ın bunu istemesi bunun gerçekleşeceği anlamına gelmiyor. Derin devlet unsurları gerekirse ABD'nin Suriye'den çekilmesini diledikleri gibi erteleyecek yeni olaylar/koşullar yaratabilirler, örneğin bizzat kendileri besleyip kullanmakta oldukları IŞİD'i "coşturabilirler" ama bölgedeki karşı güçlerin varlığı da güçlü olduğu için, çok dikkatli plan-program yapmaları gerekiyor.

Türkiye, İran ve Rusya'nın Suriye'de yeni anayasa oluşturulması yönünde bir anlaşmaya varmış olmaları, Suriye'de istikrarın güçlenmesi yönünde çok önemli bir gelişmeydi ve ABD'nin bölgedeki varlık gerekçelerini zayıflatan bir hamle oldu. Erdoğan'ın kısmen seçim yatırımı da olsa, ABD'nin açıkça karşı olduğu, "Fırat'ın doğusunu YPG'den temizleme" yönündeki cesur operasyon kararı da Trump'ın çekilme kararı almasına etki eden çok sayıda faktörden (mazeretten?) biri olabilir.

bozadi

#3
19 Aralık 2018

ABD'nin Suriye kararı sonrası Rusya'dan açıklama


Rusya Federasyon Konseyi Savunma ve Güvenlik Komitesi Başkan Yardımcısı Frants Klintseviç, ABD'nin askerlerini Suriye'den geri çekmeye başladığına yönelik açıklamayı Rus haber ajansı RİA Novosti'ye değerlendirdi.




ABD'nin Suriye'den birliklerini çekeceğine yönelik açıklamaya "şüpheyle" yaklaştıklarını belirten Klintseviç, "ABD'nin Suriye'den tümüyle çekileceğine inanmıyoruz. ABD, özel kuvvetlerini ve hava güçlerini Suriye'de bırakacaktır." diye konuştu.

Klintseviç, Suriye'deki çok sayıda militanın ABD tarafından Afganistan'a sevk edildiğini belirterek, "Demek ki Afganistan artık ana hedef olacak. Bunun yanı sıra Afganistan üzerinden Orta Asya'yı da etkilemek isteyeceklerdir." ifadesini kullandı.

Rusya'nın Suriye'deki birliklerinin geleceğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Klintseviç, "Rusya da Şam'la yaptığı anlaşmalar doğrultusunda Suriye'de kalmaya devam edecek. Eğer Amerikalılar Suriye'den çıkarsa, Suriye'deki terörizmi 6 ayda bitiririz." dedi.

Bu arada, Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada ise "ABD'nin Suriye'den çekilme kararı sonrasında, ülkede siyasi çözüme ulaşma olasılığı arttı." ifadesine yer verildi.

Kaynak: Aydınlık


bozadi

#4
20 Aralık 2018

Putin'den dünya medyasının önünde Atatürk övgüsü


Putin, büyük yıl sonu basın toplantısı için Rus ve yabancı gazetecilerle bir araya geldi.




Rusya lideri Vladimir Putin, büyük yıl sonu basın toplantısı için Rus ve yabancı gazetecilerle bir araya geldi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 2001'den beri düzenlediği büyük basın toplantısı için bu yıl bin 702 gazetecinin akredite olduğu belirtildi.

PUTİN, ATATÜRK SORUSUNA NE YANIT VERDİ

Sputnik'in haberine göre, Rusya lideri Putin, gazeteci Fuat Safarov'un Atatürk hakkındaki sorusuna, "Atatürk, Rusya'nın dostuydu. Bu bizim için çok değerli" dedi.

"Atatürk, modern Türkiye'nin kurucusu" diye devam eden Rus lider, Türkiye ile şu anki ilişkilere dairse şunları söyledi:

"Türkiye NATO üyesi olmasına karşın, gördüğümüz kadarıyla bir yandan ittifakın üyesi olarak yükümlülüklerini yerine getiriyor, diğer yandan da dış bir politika izliyor. Buna çok değer veriyoruz. Zira bu, ilişkilerimizde öngörülebilirlik ve istikrar için gereken koşulları yaratıyor. Bu açıdan Türkiye'nin mevcut cumhurbaşkanının (Recep Tayyip Erdoğan) rolü elbette çok büyük. Sayın Erdoğan'ın liderliği altında bu eğilimin devam edeceğini umuyoruz.

Hem ekonomi hem de güvenlik alanlarında Rus-Türk ilişkilerinin nasıl geliştiğinden memnun olmamız gerektiğini düşünüyoruz. Ülkelerimizin çıkarları bazı alanlarda birbiriyle örtüşüyor olsa da Suriye krizinin çözümünde üzerinde uzlaştığımız kararlar bulmaya çalışıyoruz. Türkiye devletinin ve halkının bu alandaki (Suriye konusundaki) ulusal çıkarlarına saygı duyuyoruz. Ama görüyoruz ki Türk partnerlerimiz de ödün vermeye ve Suriye'deki durumun iyi yönde gelişmesi adına, terörle mücadele adına ve ilişkilerimizin güçlenmesi adına bizimle birlikte uzlaşı bulmaya hazır."

ABD'NİN SURİYE'DEN ÇEKİLME KARARI İÇİN HANGİ ÜLKEYİ ÖRNEK GÖSTERDİ

ABD'nin Suriye'den çekilme kararını değerlendiren Putin, "IŞİD'in Suriye'de yenildiği konusunda (ABD Başkanı Donald) Trump ile genel olarak aynı fikirdeyim. Fakat IŞİD militanlarının yeniden gruplanması riski hâlâ korunuyor. ABD askerlerinin Suriye'den çekileceği konusunuysa bilmiyorum. Biz henüz herhangi bir geri çekilme belirtisi görmüyoruz. ABD daha önce de defalarca Afganistan'dan çekileceğini söylemişti fakat hala oradalar" diye konuştu.

Putin, Suriye'nin yeni anayasasını yazacak komisyona ilişkin şunları söyledi: "Anayasa komisyonu kurulması için yapılan çalışmaların son aşamalarına geldiğimize inanmak istiyorum. Rusya, Türkiye, Fransa ve Almanya olarak İstanbul'da buluştuğumuzda anayasa komisyonunun kurulması için yapabileceğimiz her şeyi yapmak konusunda anlaştık. Rusya bunun gerçekleşmesi için kendi payına düşeni yaptı. (Komisyonda yer alacak kişilerin) listesi üzerinde (Suriye Devlet Başkanı Beşar) Esad ile tamamen uzlaşmış durumdayız. Listede yer alan herkes konusunda hoşnut olmasa da Esad yine de bu listeyi kabul etti. İran ve Türkiye de kabul ettiklerini söyledi."

Putin ayrıca anayasa komisyonunun kurulmasının gecikmesine BM'nin Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura'nın tutumunun sebep olduğunu da ekledi.

FENER-RUM PATRİĞİ'NE SERT SÖZLER

Putin, Fener Rum Patriği Bartholomeos'un Ukrayna Ortodoks Kilisesi'ne otosefallik (bağımsızlık) vermeye teşvik eden unsurların para ve ABD'nin öğütleri olduğunu belirtti.

Ortodoks dünyasında yaşananları 'akıl almaz' ve 'devletin dini hayata doğrudan müdahalesi' olarak nitelendiren Putin, "Bartholomeos için teşvik edici ana unsurun para olduğunu düşünüyorum. Bu bölgeyi kendisine bağlayıp sonrasında kazanç elde etmek istiyor. Elbette ABD'nin öğütleri de önemli. Bunlar kabul edilemez şeyler. Bu durum, yaşananların, Rusya ve Ukrayna halklarının arasını daha fazla açma amacı taşıdığının bir başka kanıtı" dedi.

PUTİN'DEN BATI'YA: İTİRAF EDİN

Rusya lideri Putin, Ukrayna'daki hükümet karşıtı protestoların aşırı milliyetçi bir harekete dönüşmesi ardından Kırım'ın Rusya'ya bağlanması ve bu yüzden Rusya ve Kırım'a yaptırım uygulanıyor olmasına ilişkin bir soru karşısında da şunları söyledi:

"Kırım'ın Rusya'yla birleşmesini Batı'da ilhak olarak adlandırıyorlar, yani burasının güç kullanılarak ele geçirildiğini söylüyorlar. Fakat ilhak olmadı, insanlar sandığa gidip Rusya bünyesine geri dönmek için oy verdiler."

Putin şu vurguyu yaptı: "Peki (Batı ülkeleri Kırımlılara) neden yaptırım uyguluyorlar? Oy verdikleri içinse, o zaman öyle olduğunu itiraf edin."

"PUTİN'DEN 'NE ZAMAN EVLENECEKSİNİZ?" SORUSUNA ESPRİLİ YANIT

LifeNews muhabiri: Ne zaman evleneceksiniz?

Putin: Şuna bakın, evli olduğu için benim de kendisi gibi olmamı istiyor. Düzgün bir insan olarak, bunu bir gün yapmam (evlenmem) gerekecek.



Kaynak: OdaTV


Tgur

#5
Putinden Türkiye ve Atatürk hakkında harika tesbitler ,Atatürk konusunda bağımsız ama dünya diğer ülkeleri ile dengeli ilişkiler ve Atatürkün yaptığı devrimleri sürdürmede tam bir rezonansa ulaşılsa ülke ekonomik krize falan düşmez gerçek değerini dünyada bulur ve kendini gösterir.


bozadi

#6
Son günlerde Trump yönetiminin bir yandan daha önce satılmak istenmeyen Patriotların satışının yapılabileceğine dair açıklamaları, diğer yandan Fethullah'ın iadesini düşünebileceklerine dair açıklamaları ve son olarak da ABD koruması altındaki YPG/SDG güçlerine operasyon kararından kısa bir süre sonra ABD'nin Suriye'den çıkacağı açıklamaları (ki bu açıklamaların hepsi çok yakın ve kısa bir zaman aralığında oldu) Trump'ın Erdoğan'la bir anlaşma yaptığına dair görüşlerin doğruluğuna işaret ediyor gibi gerçekten.

Kimisi bu olası anlaşmanın şartlarından birinin Rusya'dan S400 alımının iptali veya S400 teknolojik bilgilerinin ABD incelemesine açılmasıyla ilgili olabileceğini söylüyor, ben öyle olduğunu sanmıyorum ve umarım öyle birşey değildir. Acaba olası anlaşma esasen yeni silah satış anlaşmalarına dair birşey mi? Çünkü Trump'ın en çok önem verdiği konu sıcak para girişi. ABD'nin giderek çatırdamakta olan para sistemi de bu konunun ciddiyetini artırıyor. Hatta Trump'ın Suriye'den çıkma kararında da para konusunun önemine dikkat çekiliyor çünkü Trump orada kalmak için müttefiklerinden (Suudi Arabistan ve müttefikleri) ciddi parasal destekler talep etmiş ama beklediğinden çok daha düşük bir destek görmüş, bu da onu kızdırmış. Buna dair pek çok haber vardı zaten öteden beri, gizli-saklı birşey değildi.

Bir de son günlerde ABD'nin 2018'deki silah harcamalarının, neredeyse tüm dünya ülkelerinin aynı süreçteki silah harcamalarının toplamına eşit olduğuna dair haberler vardı. Trump devletin gelir kaynaklarının aşırı büyük bir kısmının dünya genelindeki Amerikan ve müttefik güçlerine yapılan silah harcamalarına gidiyor olmasından çok rahatsız, o nedenle başkanlığının başından beri bu karanlık bütçeyi kısmaya çalışacağını söylüyordu. Şimdi Suriye ve Afganistan'tan asker çekilmesi kararlarında yapmaya çalıştığı şey de bununla birebir alakalı ama bu konuda yeterince organize bir çabası yok muhtemelen, yani yeterince destekçisi ve işbirliği/dayanışma olduğu şüpheli ve dolayısıyla bu konuda ABD derin devletine karşı büyük bir zafer kazanması pek olası görünmüyor.

K'lar Trump'ın mücadelesinin adeta ümitsiz olduğuna dair şeyler söylediler ve sonunda maruz kalacağı baskı nedeniyle ciddi bir sağlık sorunu sonucu ölmesinin muhtemel olduğuna dair birşey söylediler. Ve yapabileceği en iyi şeylerden birinin ABD halkının ABD derin devletine karşı bir devrime girişmesine öncülük etmeye çalışmak olduğunu söylemişlerdi yanlış hatırlamıyorsam. Bakalım neler olacak.


bozadi

#7
24 Aralık 2018

ABD'de darbe olur mu? Ulusalcı-küreselci savaşı ayyuka çıktı


Hüseyin Vodinalı




Aslında başlığı Redneck-Neocon savaşı diye atacaktım ama anlaşılmaz olur diye yapmadım.

'Redneck'ler denilen kesim, beyaz cahil Amerikalılara daha çok da kırsal kesimde yaşayanlara deniliyor.

'Redneck'ler burada Trump'ın temsil ettiği kesim.

Kırmızı enseli anlamına gelen bu tabir, bizde köylü ya da kro ifadesiyle karşılanabilir.

Neo Conservative ise Yeni Muhafazakar anlamında.



Aslında Wall Street'teki İsrail ve Yahudi sermayesini temsil eden Neo Con'lar, CIA, Pentagon ve Dışişleri Bakanlığı'nda etkili.

En hakim oldukları yer neresi diye sorulursa, Pentagon yani Savunma Bakanlığı denebilir. (Bush'un başkan yardımcısı Cheney ve Pentagon'un ikinci adamı Wolfowitz bunların en saldırganlarıydı)

Bunlar enteresan bir ekip.

Eski Troçkist de var, bildiğin faşistler de.

Çoğu Yahudi kökenli ama her çeşit ve köken de mevcut.

Demokrat veya Cumhuriyetçi partili olarak da ayrılmıyorlar, hepsinde varlar.

Clinton, Bush, Obama mesela.

Bunlar farklı partilerden, renklerden de olsa Neo Con'cu başkanlardı.

Mesele Trump'ın Neo Con olmaması.

SEBEP SURİYE DEĞİL, WASHINGTON'DAKİ KAVGA

Bu girizgahtan sonra asıl mevzuya gelelim.

Trump'ın Suriye'den çekilmesinin nedenlerini Suriye'de arayanlar çok yanılırlar.

Asıl mesele ABD'nin içinde, tam da kalbinde.

İsrail yanlısı Wall Street-Pentagon ve Silah-Petrol Kartellerinin adamları olan Neo Con'lar, "küreselci" yani emperyalisttir.

ABD'nin dünyaya neoliberal bir nizam vermesini ve zengin elitlerin çıkarlarını korumasını isterler.

Trump'ın, Neo Con'ların adayı Hillary'ye karşı sürpriz yaparak seçimi kazanması, ABD'de ve tüm dünyadaki müesses nizamın çatırdamasına yol açtı.

Buna da kendi açgözlülükleri yol açtı, çünkü daha çok kazanma uğruna başta Amerika olmak üzere tüm batılı toplumları fakirleştirdiler.

Fabrikaların kapanıp Çin'e göç etmesi ile Irak, Afganistan ve Suriye'deki trilyon dolarlık maceralar, ABD'deki sıradan insanın yaşam düzeyinin gerilemesine, işsizliğin artmasına yol açtı.

Trump, ABD'deki bu mutsuz çoğunluğa dayanarak iktidara geldi.

Ve daha önce yazdığım gibi, aslında hep dışardaki askerleri eve getireceğini, Rusya ile barışıp, Çin'deki Amerikan fabrikalarını yurda döndüreceğini söyledi.

Yani Trump'ın son kararı aslında sürpriz değil, kendisiyle tutarlı bir karar.

Ancak Trump seçilir seçilmez, Neo Con camia ayaklandı.

FBI Rusya parmağı soruşturması başlattı.

Yahudi sermayesine ait tüm medya Trump'a açık bir savaş başlattı.

Gerçi, kelimenin tam anlamıyla bir Redneck olan Trump da yeterince neden yaratıyordu.

Trump'ın tüm ekibi mercek altına alındı.

Bir bir istifa ettirildi.

İlk kurban 2017'de eski asker yeni danışman Mike Flynn oldu.

Rusya Büyükelçisi ile seçim öncesi görüştü diye bileti kesildi.

Onunla beraber şimdiye değin tam 42 önemli yönetici ya istifa etti, ya da görevden alındı. (1)

Bir kısmı Rusya soruşturmaları ve açılan 17 kadar dava üzerine ayrılmak zorunda kaldı.

Rusya'nın seçimlere müdahale ettiği yalanı üzerine kurulan Neo Con kumpası Trump'ın elini kolunu bağladı.

Son Suriye açıklamasıyla birlikte istifalar kervanına, Savunma Bakanı "Kuduz Köpek" Mattis ve PKK Dostu "IŞİD ile Mücadele Özel Temsilcisi" Brett Mc Gurk da katıldı.

Mattis Pentagon kökenli bir general, Mc Gurk ise Barack Obama tarafından göreve atanan bir diplomat.

Yani her ikisi de Neo Con tayfadan.

Zaten Mc Gurk, ayrılırken Trump'a Suriye üzerinden geçirme twiti attı, Trump da ona karşı "Hikayeden bir şey. Mc Gurk ne idüğü belirsiz Obama'nın atadığı bir adamdı zaten" diye yanıt verdi.

TRUMP'IN SİYASİ ÖMRÜ TEHLİKEDE

Trump için pek çok gözlemci fazla kalamaz, görevden alınır, tahminleri yapıyordu.

Ben de dahil bir sürü gazeteci ve uzman, Rusya soruşturmaları ile Trump'ın görevden alınmasının çok sürmeyeceğini düşünüyordu.

Ancak Donald Trump kendisine biçilen ömrü uzatmayı başardı.

Son Suriye kararı ise karşıtları ile çetin bir savaşın başlayacağını gösteriyor.

Pentagon'dan gelen "Suriye'de IŞİD henüz bitmedi" açıklaması, ordunun başkanına karşı adeta bir isyan mesajıydı.

Tam bir "Yaşlı Neo Conlar Rahatsız" ortamı var ABD'de.

Siyasi gözlemciler, ülkenin tam bir istikrarsızlık ve kaos ortamına doğru sürüklendiğini söylüyor.

Çünkü Büyük Ortadoğu Projesi, uzun erimli bir Neo Con projesidir.

Irak, Suriye, Yemen, Libya, Mısır, İran ve Türkiye, bu haritada İsrail'in güvenliği için kurulacak ikinci bir İsrail (Kürdistan) Devleti için kurban edilecek ülkelerdir.

Bunun için de PKK ve diğer ülkelerdeki türevleri ile IŞİD, Müslüman Kardeşler, El Kaide ve benzeri dinci terör örgütleri de hep ABD Neo Conları tarafından kuruldu ve beslendi.

"Ulusalcı" Trump, şimdi bu geniş kapsamlı projeyi tehdit eder bir konumda.

Suriye'den çekilme kararının twiti bile Neo Con haydutları (Con kısaltması İngilizcede sabıkalı olarak da kullanılır) öfkelendirdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, işte bu yüzden Trump'un açıklamasına temkinli baktı.

"Afganistan'dan da çekileceklerini söylemişlerdi ama hala oradalar" dedi.

Barack Obama da Irak ve Afganistan'dan çekilme sözüyle gelmiş ve fakat, aksine oradaki asker sayısı ve üsler artmıştı.

BOP ile birlikte Asya (Rusya ve Çin'i) çevirme planı da var çünkü Amerikalı Neo Con tayfanın.

Bunun için Avrupa odaklı kurulan NATO'yu kullanmaktan da çekinmiyorlar.

Suriye'den çekilme kararı, aslında BOP ve Avrasya düşmanlığı için bir yenilgi ilanıdır.

Neo Con mafyanın bunu kabul etmesi çok zor.

Bakınız, Trump'ı hep destekleyen faşist Fox TV bile bir anda saldırıya geçti ve "Putin'e zafer kazandırdın" suçlamasını yaptı.

Aslında, ta 2012'de ilan ettiğim gibi kazanan Beşar Esad oldu.

Ancak bu kez kaybeden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olmadı.

Kaybeden başta IŞİD ve PKK olmak üzere cümle Amerikan uşakları oldu.

Bunu en doğru biçimde Vatan Partisi ve Doğu Perinçek saptadı.

Suriye'deki Amerikan yenilgisi, bir oyun veya gizli planın bir parçası değil, somut gerçekliktir.

Kıymetli Oramiral Cem Gürdeniz'in Aydınlık'ta yazdığı gibi, Vietnam'da da yenildiklerini Pentagon ta 1967'de rapor etmiş, ama bu yenilginin açıklanması 6 yıl sonraya kalmıştı. (*)
 



NEO CON'DA OYUN BİTMEZ

Ancak dünyanın servet, silah ve petrolünü dolar vasıtasıyla elinde tutan Neo Con tayfada karşı planlar hazırdır.

İlk olarak Trump'ın bir şekilde tasfiyesi gündeme alındı.

Yani zaten gündemdeydi de, öncelikli ve ivedi zarfına kondu.

Suikast ve darbe de ihtimal dahilinde.

En büyük tehdit, iki neo con adamından geliyor, biri Danışmanı John Bolton, diğeri de eski CIA Başkanı şimdiki Dışişleri Bakanı Mike Pompeo.

İkinci olarak da İsrail, bölgede bir provokasyonla görevlendirildi.

Lübnan ve Suriye'ye İsrail saldırısı beklenebilir.

Hatta İran'a bile.

Bu kan emici Neo Con faşistler savaştan beslenir, "War is good for business" janrı onların mottosudur.

Bu tehlikeli ve azgın azınlık, şimdiye değin iki dünya savaşı çıkarmayı becerdi.

Amerikan National Interest (NI) Dergisi, 2019'da Üçüncü Dünya Savaşı'nın başlama olasılığının bulunduğu dünyanın en 'sıcak' bölgelerini, Güney Çin Denizi, Ukrayna, Basra Körfezi ve Kore Yarımadası olarak sıraladı. (2)

ABD Ordusu Savaş Koleji'nden (USAWC) Prof. Dr. Robert Farley, NI için kaleme aldığı makalede, ABD'nin askeri hegemonyasıyla şimdiki dünya düzeni arasındaki krizin, yakın geleceğin yakın geçmişe göre daha çok tehlike barındıracağını ortaya koyduğunu vurguladı.

ABD'nin Rusya ile olan nükleer saldırmazlık anlaşmasından çekilmesini, Putin de son basın toplantısında değerlendirmiş ve bu olayın hafife alınmaması gerektiğini söylemişti.

Aslında Trump'ın Neo Con sisteme karşı attığı bu son Suriye adımı, kibirli hasımlarınca bir el yükseltme operasyonu ile karşılanabilir.

Ancak ben bunu çok olası görmüyorum.

ABD emperyal bir güç olarak yenilmiş ve harap durumdadır.

Bakın ortada bir gizli plan filan yok.

New York Times ile birlikte Neo Con'ların sesi olan Washington Post gazetesi, ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Amerikan askerlerinin Suriye'den çekilmesini ele aldıkları görüşmenin 'felakete' neden olduğunu yazdı. (3)

WP, 14 Aralık'taki telefon görüşmesinde Trump'ın Erdoğan'a, "Biliyor musunuz, o (Suriye) sizindir. Ben gidiyorum" yanıtını verdi.

Suriye kimsenin değil, Suriye halkınındır, Türkiye'nin gerçekten kazanması, Suriye halkının yasal temsilcisi olan Cumhurbaşkanı Beşar Esad ile masaya oturmasına bağlıdır.

Bundan sonra atılacak en doğru ve gerekli adım bu olmalıdır.

Suriye'deki Türkiye ve bölge düşmanı PKK, El Nusra ve IŞİD'i bölge ülkeleri birlikte bitirmelidir.

En başından beri Redneck Trump'ın Türkiye için bir şans olacağını savunan birisi olarak haklı çıkmaktan mutluyum.

Ancak 2019'un da barış ve huzur dolu bir yıl olmayacağından da maalesef eminim.

Evet, Atlantik sistemi çöküyor, Avrasya düzeni geliyor.

Ama bu bir günün işi değil, uzun ve acılı bir veda bekliyor bizi.

Kaynaklar:

(1) https://www.nytimes.com/interactive/2018/03/16/us/politics/all-the-major-firings-and-resignations-in-trump-administration.html

(2) https://nationalinterest.org/blog/buzz/5-places-where-world-war-iii-could-start-2019-39372

(3) https://tr.sputniknews.com/abd/201812231036765664-washington-post-trump-erdogan-gorusmesi-suriye/

(*) https://www.aydinlik.com.tr/dunden-bugune-vietnam-dersleri-ve-suriye-cem-gurdeniz-kose-yazilari-aralik-2018

Kaynak: Aydınlık


bozadi

#8
27 Aralık 2018

Trump: ABD, küresel polis olarak kalamaz


ABD Başkanı Donald Trump'ın, ülkesinin daha fazla küresel polis rolünü oynayamayacağını dile getirdiği belirtildi.




Beyaz Saray'da çalışan gazetecilerinden biri, Irak'ta bulunan Trump'ın, "ABD, küresel polis olarak kalamaz. Bu yükün tamamen üzerimizde olması adil değil" dediğini aktardı.

Diğer ülkelerin kendi savunması için para harcamadan ABD askerlerinden yararlanmasını istemediklerini kaydeden Trump, "Dünyanın dört bir yanına saçılmış durumdayız. Birçok insanın ismini bile duymadığı ülkelerde bulunuyoruz. Sözün doğrusu çok komik" ifadelerini kullandı.

Kaynak: Sputnik


bozadi

#9
Trump bunu dünya halkına söylemiyor tabi ki, kendi halkına söylüyor ve özellikle de "Pentagon" diye özetlenen derin devlet mekanizmasının ABD ve dünya halklarına ekonomik ve aslında her anlamda verdiği zararlara dair imada bulunuyor.

Trump bu ifşaya çok desteksiz kalkışıyor şeklinde bir yorumda bulunmuştum ama sanıyorum ki hem demokrat hem de cumhuriyetçi parti tabanından ve yöneticilerinden olmak üzere pek çok kişi aslında bu durumun (global polisliğin ve ağalığın) son derece bilincinde ve bunun sadece dünyaya değil, ABD halkına ve ülkesine de çok zarar veren bir tutum olduğunu anlayıp bu yanlıştan dönülmesi gerektiğini biliyorlar. Sanıyorum ki Trump biraz da bunun bilinciyle ve güveniyle kalkıştı bu son şaşırtıcı hamlelerine.

Bir de, daha önce de ele aldığımız gibi, ABD derin devletiyle İsrail her ne kadar şeytanlıkta birinci dereceden ortaklık halinde bulunsalar da, kendi aralarında ciddi bir çekişmeleri de söz konusu. Daha doğrusu İsrail bazen ABD derin devletinin sabrını çok zorlayacak hareketler yapıyor gibi görünüyor. 11 Eylül olayının İsrail derin devleti / MOSSAD tarafından ABD derin devletini sıkıştırmaya ve istediklerini yaptırmaya yönelik bir hamle olduğu konusu ele alınmıştı celselerde örneğin. Pentagon/CIA her ne kadar MOSSAD'la şeytanlık konusunda ortak olsa da, bu ortaklar kendi aralarında da sürekli şeytani bir çekişme halinde ve Pentagon da bazen İsrail'i kontrol altına almaya yönelik sıkıştırıcı hamlelerde bulunabiliyor. Nitekim Trump'ın Suriye'den çekilme kararında, Pentagon'un İsrail'e gıcık olan damarının da kolaylaştırıcı bir etkisi olduğu sonucu çıkarılabilir belki. Yine de bu durum Trump'ın işinin giderek zorlaşacağı gerçeğini değiştirmeyecek gibi görünüyor. Bekleyip görelim.