Afrin'e hava operasyonu başladı (20.01.2018)

Başlatan bozadi, 20 Ocak 2018, 20:35:27

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#90
15 Şubat 2018

Rusya: ABD Türkiye'yi provoke ediyor


Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zaharova, ABD'nin Suriyeli Kürtlere silah göndermeye devam ettiğini belirterek, "ABD Türkiye'yi provoke ediyor" dedi.




Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, ABD'nin Suriyeli Kürtlere silah göndermeye devam ettiğini söyledi.

Haftalık basın toplantısı düzenleyen Zaharova, ABD'nin Suriyeli Kürtlere silah sevk etmeyi sürdürdüğünü ve Türkiye'yi provoke ettiğini belirtti.

Zaharova, "Türkiye'yi provoke eden ABD'liler, Irak toprakları üzerinden Kürtlere yeni silah konvoyları gönderdi. Buna karşılık Türkiye, Zeytin Dalı Harekatı kapsamında Afrin'de Kürtlere yönelik askeri eylemlerde bulunmaya devam etti" dedi.

Kaynak: Dünya


bozadi

#91
19 Şubat 2018

"Çavuşoğlu, 'Osmanlı tokadı' sözü için 'iç piyasaya yönelik' itirafında bulundu"


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önceki günlerde partisinin grup toplantısında "Hele hele bizi vururlarsa sert karşılık veririz diyenlerin ömürlerinde hiç Osmanlı tokadı yememiş oldukları da çok açık" demişti. Erdoğan'ın 'Osmanlı tokadı' sözü ABD Dışişleri Sözcüsü Heather Nauert tarafından gülünç bulunmuştu.




Yeniçağ Yazarı Ahmet Takan, 'Osmanlı tokadı' sözünün Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun da karşısına çıktığını yazıyor.

Takan, yazısında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ile görüşmesinin ardından Amerikalı bir gazetecinin "Osmanlı tokadı"nı sorması üzerine geri vites yaptığını ve Çavuşoğlu'nun bunun iç piyasaya yönelik bir söylem olduğunu itiraf etmek zorunda kaldığını söylemek zorunda kaldığını belirtiyor.

Takan, "böylece, "Osmanlı tokadı" çıkışını da "one minute" gibi tarihe gömüverdiler!.. Bu seferki biraz çabucak oluverdi. Hepsi o kadar!.." diyor.

Yazısında bir dosyadan da söz ediyor Takan, "Dışişleri kulislerinde konuşulanlara göre, Brüksel'de, ABD, Türk tarafına, bir dosya verdi. Savunma Bakanlığı'na gönderilen bu dosyanın ABD'nin uyarılarını içerdiği belirtiliyor" diyerek.

Kaynak: Ahval News


bozadi

#92
Arkasında duramayacağınız, altında ezileceğiniz lafları niye söylüyorsunuz ki en başta?! Daha düne kadar ABD'ye şöyle yaparız, böyle vururuz diye atıp tutuyordunuz, Lübnan'ın aşağıladığı Tillerson Türkiye'ye geldi, ne yaptı, ne söyledi, ne verdi veya neyle tehdit ettiyse artık, düne kadar ve hala YPG/PKK'yı, yani terörü, yani düşmanımızı var gücüyle desteklemeye devam eden Amerika'yla sırıta sırata uzlaşma pozları verdiniz. Bir de utanmadan "Hep aldatıldık" diye gevrek gevrek konuşuyorsunuz. Siz sadece aldatılmıyor, aynı zamanda gayet soğukkanlı ve profesyonel bir şekilde kendinizi ve halkınızı aldatıyorsunuz da.

Karşınızda gerçekten az-çok güvenilir bir güç olsa, anlayacağız, diyeceğiz ki belki gerçekten sağlıklı bir uzlaşmaya varılıyordur. Ama karşınızdaki Amerika. Siz de bunu çok iyi biliyorsunuz ve buna göre laflar sallayıp durdunuz düne kadar. Ama bir anda hepsi yalan oldu sanki! Doğru hareketler yapın, destekleyelim.

bozadi

#93
19 Şubat 2018

CHP: ABD ile diyaloğu destekliyoruz


CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'ın Ankara'da yaptığı görüşmeden çıkan ortak mekanizma kurma kararıyla ilgili "ABD ile sorunların çözümü konusunda çalışılmasını destekliyoruz" dedi.




Hürriyet'ten Rıfat Başaran'ın haberine göre Yılmaz, Hürriyet'e "ABD ile Türkiye arasında, özellikle darbe girişiminin ardından ilişkiler çok gerginleşti. Güven bunalımı çok derin ve aşmak için yollar aranabilir. İki ülkenin diplomasi kanallarını zorlayıp, Türkiye'nin mutlak suretle hak ve çıkarlarını azami ölçüde gözeterek diyaloğu devam ettirmesinin yararlı olacağını düşünüyoruz" diye konuştu.

Kaynak: Sputnik


bozadi

#94
İyi bok yiyorsunuz. ABD'yle diyaloğu desteklemeyi biliyorsunuz da, ABD'nin apaçık faşizmini açıkça eleştirmeye, karşı koymaya gelince yüreğiniz, muhalefetiniz bir tarafınıza kaçıyor herhalde. Atatürk'e ihanet etmeye, egemen güçlere köpeklik etmeye alışmışsınız çünkü kurumsal olarak!

bozadi

#95
Tutmayın beni, bırakın ülkeyi kurtarıcam! :)

bona fide

#96
tutmayın küçük enişteyi dermişim ))

https://ahvalnews.com/tr/suriye/ypg-samla-anlasti-suriye-ordusu-afrine-girecek

https://www.ntv.com.tr/turkiye/cavusoglu-rejim-afrine-ypgyi-korumak-icin-giriyorsa-turk-askerini-hic-kimse-d,lNgaKHEpTESEIL-tuw-AYA

çavuşoğlu kükremiş yine iç politikada halkın gazını almak için şahlanıyorlar ha bire. alıştılar nasılsa  tükürdüklerini yalamaya. rezillik.
sen abd ile yeniden dialoğ kur mutabıkız de rusyada yanına bırakacak. oldu canım
 

bozadi

#97
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

tutmayın küçük enişteyi dermişim ))

https://ahvalnews.com/tr/suriye/ypg-samla-anlasti-suriye-ordusu-afrine-girecek

https://www.ntv.com.tr/turkiye/cavusoglu-rejim-afrine-ypgyi-korumak-icin-giriyorsa-turk-askerini-hic-kimse-d,lNgaKHEpTESEIL-tuw-AYA

çavuşoğlu kükremiş yine iç politikada halkın gazını almak için şahlanıyorlar ha bire. alıştılar nasılsa  tükürdüklerini yalamaya. rezillik.
sen abd ile yeniden dialoğ kur mutabıkız de rusyada yanına bırakacak. oldu canım
AKP kendini rezil etmenin milyon türlü yollarını bulup hayata geçirmeye bayılıyor. Doğruya, mutlaka bütün yanlışları tükettikten sonra geçmeye özen gösteriyor! :))

gerçek tosun paşa

#98
bilemiyorum. haberin yalan olma ihtimali yüksek. sonuçta akp seçime girecek ve gaz verme işlemini her zaman iyi yaptılar. Abd karşısında sert bir atım atabilecek halimiz yok, fırat kalkanı operasyonuyla ve afrin harekatıyla zaten en üst noktalarında seyrediyoruz. ortalığa karıştırmaya yönelik ABD kaynaklı bir proje olarak bu haberlerin servis edildiğini düşünüyorum.

bozadi

#99
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

bilemiyorum. haberin yalan olma ihtimali yüksek. sonuçta akp seçime girecek ve gaz verme işlemini her zaman iyi yaptılar. Abd karşısında sert bir atım atabilecek halimiz yok, fırat kalkanı operasyonuyla ve afrin harekatıyla zaten en üst noktalarında seyrediyoruz. ortalığa karıştırmaya yönelik ABD kaynaklı bir proje olarak bu haberlerin servis edildiğini düşünüyorum.
Evet, Suriye Ordusunun Afrin'e gireceğine, bu konuda YPG'yle anlaşma yapıldığına dair iddiaların henüz somut bir delili yok gibi görünüyor (iddiaya göre, Suriye devlet televizyonunda bu iddiayı doğrulayıcı bir açıklama yapılmış olması dışında). Son 1 saatteki haberlere baktığımda, YPG'nin "böyle bir anlaşma yok, sadece çağrı yaptık" gibi açıklamalarına rastladım. Suriye her ne kadar Türkiye'nin bölgedeki operasyonları konusunda ciddi bir huzursuzluk içinde olsa da, Rusya'nın da arabuluculuk ve garantörlük çabaları nedeniyle Türkiye'yle açık bir çatışma durumuna girmek istemeyecektir diye düşünüyorum. Ama bu biraz da Türkiye'nin Suriye'deki süreci nasıl ilerlettiğine, oyunun ne kadar temiz/meşru oynandığına bağlı. O noktada yine Rusya'nın rehberliği ve yaptırım gücü az-çok denge sağlar sanırım.

Bu anlamda, Türkiye'nin Suriye'deki askeri faaliyetlerinin çeşitli sorunlu yönlere rağmen "genel" itibariyle olumlu olduğunu, iyi gittiğini düşünüyorum ben de. Sadece Amerika aleyhinde o kadar atıp tutma devam ederken, bir anda o sözlerin, o havaların çıtır çıtır yenilip yutulmasını çok sinir bozucu buldum (sadece Suriye bağlamında değil, pek çok başka durumda da bunun pek çok örnekleri var). Olağanüstü bir çiğlik ve dengesizlik ve sayısız hata var. Buna rağmen yine de genel durumun iyi olduğuna inanıyorum. ABD karşıtı duruşun tamamen değiştiğini düşünmüyorum, sadece ileri ve geri adım ayarlamaları biraz orantısız ve dengesizce yapılınca çirkin bir durum oluşuyor ama tüm resmi tamamen çirkin ve anlamsız kılacak kadar değil.

bozadi

#100
19 Şubat 2018

Rusya: İdlib'de Suriye'yi durdurmak, El-Nusra'yı desteklemektir


Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, İdlib'teki insani durumun abartıldığını öne sürdü




Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, Suriye ordusunun İdlib'deki harekatını durdurmaya çalışan ülkelerin asıl amacının Nusra Cephesi'ni desteklemek olduğunu söyledi.

Lavrov, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde Suriye hükümetinin "insani yardım amacıyla bu iki bölgede en az bir ay süreyle harekatlarını durdurması" çağrıları yapıldığını hatırlatarak, insani durumun özellikle abartıldığını öne sürdü.

Rus RIA Novosti haber ajansına konuşan Lavrov, şu anda Hayat Tahrir el Şam (HTŞ) adıyla varlığını sürdüren Nusra Cephesi'nin, BM Güvenlik Konseyi tarafından "terörist bir örgüt" olarak tanımlandığını ve şu an İdlib ve Şam'ın dış mahallelerinden Doğu Guta'nın bu örgütün denetiminde olduğunu kaydetti.

Lavrov asıl sorunun bu olduğunu kaydederek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Varılmış bütün anlaşmaların kabul ettiği gibi terörizmle savaş hiç bir şeyle sınırlanamaz ve El Kaide'nin bir alt birimi olan Nusra Cephesi'ne karşı esasen yalnızca Rus Hava Kuvvetleri tarafından desteklenen Suriye ordusu'nun savaşıyor olması bizi çok kaygılandırıyor."

Rusya Dışişleri Bakanı "Suriye ordusunun harekatlarını durdurması çağrılarının -ve aynı anda bizim getirdiğimiz Nusra Cephesi'nin de ateşi keseceği konusunda garanti isteyen önerinin- reddedilmesinin arkasında gizli bir arzu yatıyor: Nusra Cephesi üzerindeki baskının azaltılması" diye konuştu.

Lavrov, Batılı ülkeleri Nusra Cephesi üzerindeki "inkar etmedikleri" etkilerini kullanmaya çağırdı.

Rus bakan "Eğer amacımız insani sorunları çözmek ise o zaman her şeyden önce terör örgütünün terbiye edilmesi lazım. Aksi halde, yok edilecektir. Bu konuda hiç kimsenin kuşkusu olmasın" dedi.

Buna karşılık Lavrov, bu durumdan sivil halkın etkilenmemesi ve sivillerin korunması için her türlü önlemin alınması gerektiğini de sözlerine ekledi.
 

Kaynak: T24


bozadi

#101
19 Şubat 2018

Suriye Ordusu'ndan PKK/PYD'ye 5 şart, 2 gün süre!


Afrin'deki yeni gelişmenin ayrıntıları: Afrin'e gireceği duyurulan Suriye Ordusu, ilçeyi teslim almak için PKK/YPG'ye 5 şart sundu ve örgüte 2 gün süre verdi




Türkiye'nin Zeytin Dalı Harekatı'yla Afrin'de köşeye sıkışan PKK/PYD, Suriye Ordusu'nun şartlarını kabul ederek beyaz bayrak çekti. Varılan anlaşmaya göre Suriye Ordusu'na bağlı birliklerin Afrin'e konuşlanarak bölgeyi kontrol altına alması bekleniyor.

HMEYMİM'DE GÖRÜŞTÜLER

Afrin'deki PKK/PYD kuvvetleri Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)'nin harekatıyla bugüne kadar bin 641 kayıp verdi. Ordunun ilerleyişini durduramayan PKK/PYD, Suriye Ordusu'nu Afrin'e çağırarak kontrolü ele almasını istedi. Aydınlık'ın bölge kaynaklarından edindiği bilgilere göre, 17 Şubat'ı 18 Şubat'a bağlayan gece Suriye Hükümeti yetkilileri ve PYD'liler Lazkiye'deki Rus üssü Hmeymim'de görüştü. Görüşmede Suriye Ordusu'nun Afrin'e giriş şartları müzakere edildi. Suriye'nin kuzeyindeki PYD/YPG yönetimine danışmanlık yapan Badran Jia Kurd adlı bir yetkili, Reuters Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, PYD/YPG ve Şam yönetiminin, Suriye Ordusu'nun Afrin'e girmesi için anlaşmaya vardığını söyledi. Suriye devlet televizyonunun, bugün geçtiği habere göre ise Suriye Ordusu güçlerinin saatler içerisinde Afrin'e gireceği duyuruldu.

5 ŞART SUNULDU

Suriye Hükümeti'nin görüşmede PKK/PYD'ye Afrin'e giriş için 5 şart sunduğu öğrenildi:

-Afrin'deki bütün resmi kurum ve kuruluşlar devlete teslim edilecek,

-Afrin merkez ve kırsalındaki PKK/YPG'nin konuşlu bulunduğu 52 kilit askeri nokta Suriye Ordusu'na devredilecek.

-Hafif ve ağır bütün silahlar Suriye Ordusu'na teslim edilecek.

-YPG'nin sivillere dağıttığı silahlar Suriye Ordusu'na teslim edilecek.

-18 yaşını doldurmuş askerlik zamanı gelen gençler Suriye Ordusu'na katılacak.

KABUL ETMEYENLER MÜNBİÇ'E GİDECEK

Edinilen bilgilere göre, YPG'nin sivillere dağıttığı silahların tesliminde ve askere alınma şartında görüşmede tam anlaşma sağlanamadı. Suriye Hükümeti yetkilileri bu konuda PYD/YPG'ye çarşamba gününe kadar süre verdi. Şartları kabul etmeyenlerin Münbiç'e geçisine izin verileceği, kalanların ise şartlara uyacağı öğrenildi.

SİVİLLERİN TEPKİSİ TESLİMİYETİ ZORLADI

Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre Afrin'deki siviller PKK/YPG'lilere büyük tepki gösteriyor. Afrin'de savaş istemeyen sivillerin üzerinde PKK/YPG'nin zorla silah altına alma ve vergi toplama gibi eylemleri de bıkkınlık yarattı. PKK/YPG'yi teslim olmaya zorlayan durumlardan birisinin de sivillerin bu tepkisi olduğu gelen bilgiler arasında yer aldı.

Kaynak: Aydınlık


bozadi

#102
Suriye ordusunun Afrin'e girmesi ihtimali ve bu bağlamda Türk ordusu ile Suriye ordusunun karşı karşıya gelmesi meselesinde, Rusya "taraflar arasında arabuluculuk yapmaya hazırız" diye bir beyanda bulunmuş bazı haberlere göre. Sanıyorum ki Rusya aslında Türkiye ile Suriye arasında diplomatik görüşmelerin başlaması için bu durumdan bir fırsat olarak yararlanma çabasında. Esad'ın Erdoğan'a derin öfkesinin devam ediyor olması ve Erdoğan'ın da Esad'ı kötülemeye devam etmesi nedeniyle, Başkanlık düzeyinde bir görüşme ve uzlaşma olması pek mümkün görünmüyor. Belki daha alt seviyelerde olur. Durum hiç kolay görünmüyor ama eninde sonunda olması gereken bu. Türkiye Amerikan müttefikliğinden giderek uzaklaşıyor (şükürler olsun!) ve Rusya'yla ittifakını giderek güçlendiriyor. Suriye zaten başından beri ABD ve İsrail'in karşısında, Rusya'nın yanındaydı, artık ilişkileri çok daha yakın, derin ve güçlü.

Bu durum teorik olarak Türkiye ile Suriye'yi birbirine yaklaştırıyor aslında ama işte Erdoğan'ın global faşistlerin sözüne ve vaatlerine güvenip Suriye Savaşına körükle gidip Suriye'deki yangını kızıştırması, meseleyi çok komplike hale getirdi. Ama bu durum sadece Erdoğan için değil, Esad için de bir sınav teşkil ediyor. Yani Erdoğan bu konuda ne kadar suçlu olursa olsun, Suriye yenilgisi sonrası Suudi Arabistan ve ABD'yle ilişkilerinde ciddi sarsıntılar oldu, Rusya'yla ittifakını güçlendirmeye başladı. Belki hala çok "güvenilir" bir durumda değil ama Esad'ın da artık gelişen yeni koşulları görüp Erdoğan'a bir şans vermesi gerekiyor. Duygusal reaksiyonu azaltması gerekiyor. Rusya'nın rehberliğine ve arabuluculuğuna güvenip, Erdoğan'la sınırlı şekillerde de olsa işbirliği kanalları açması gerekiyor bence. Rusya bu konudaki arabuluculuk çabalarıyla biraz da Alevi/Şii-Sünni nifakının aşılmasına katkıda bulunmaya çalışıyor bence çünkü İslam dünyasını ABD-İsrail faşizmi karşısında en fazla acizleştiren faktör bu. ABD-İsrail güçleri İslam dünyasının bu açığını şimdiye kadar çok bereketli bir şekilde suistimal edegeldiler ve bu yarayı var güçleriyle kanatmaya, derinleştirmeye çalıştılar.

Ve bu biraz da doğal ve hatta dolaylı olarak faydalı bir durum çünkü Alevi-Şii ve Sünnileri ciddi bir şekilde sınamadan geçiriyor. Eğer bu konuda çözümcül adım atmazlarsa, iki tarafın da zararlı çıkacağını, çünkü bu şartlarda sömürücü üçüncü tarafın her iki tarafa ağır şekillerde zarar vermeye devam edeceğini anlıyorlar veya anlamak zorundalar.

Neron

#103
Bu pkk-ypg çok akılsız bir zihniyete sahip. Pkk anlamsız bir hendek savaşları saçmalığını uzun süre onca kayba rağmen sürdürdü. Tüm prestijini, itibarını, onca kadrosunu, sempatizanlarını kaybedip sonunda çekildi. Şimdi de yoğ 1 ayda bu kadar kayıp verdikten sonra Esed ile sonunda anlaşıp çekilmeye karar veriyor. Oysa daha ònce anlaşsa daha avantajlı olacaktı ve kaybı da olmayacaktı.
 

bozadi

#104
20 Şubat 2018

Suriye Ordusu Afrin'de Tek Okla İki Hedef Vuracak


Arap dünyasının tanınmış yazarlarından Rey el- Yevm gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Abdulbari Atvan Afrin'deki son gelişmeleri değerlendirdi.




Atvan yazısında Suriye ordusunun Afrin'e girerek tek okla iki hedefi vuracağını belirterek "Türkiye'nin Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun söylemi ile Suriye ordusu ve halk gücünün Afrin'e girmesinden rahatsız olması zeytin dalı operasyonunun henüz isteği hedeflere ulaşamamış olmasından dolayı doğal karşılanmalı" yorumunda bulundu.

Türkiye'nin Suriye Ordusunun Afrin'e Girişini Engelleme Telaşı

Türkiye, Suriye ordusunun Afrin'e girmek üzere kullanacağı yolu top atışları ile hedef alarak Suriye ordusunun attığı adımdan rahatsız olduğunu göstermiş oldu. Bu nedenle Şam yönetimi Suriye ordusunun Afrin kent merkezine girişini erteleyerek Ankara'dan gelen mesajı net bir şekilde gördü. Ancak bu gecikme İran ve Rusya'nın devreye girmesi ile fazla uzun sürmedi ve bir günlük gecikmenin ardından Suriye ordusu tekrar Afrin'e doğru hareket etti.

Türkiye'nin Tahrikleri Karşısında Suriye'nin Soğukkanlılığı

Suriye yönetimi Türkiye'nin Afrin'e yönelik askeri operasyonunu soğukkanlı bir şekilde karşılayarak Afrin'de bulunan tarafların kendisini davet etmesini sabırsızlıkla bekledi. Türkiye, Afrin'e müdahalede gecikerek maddi ve manevi zararlar vermekteydi. Kürtler ise karşılarına aldıkları çok sayıda Türk askeri ve kısmi olarak Amerika gücü karşısında Suriye yönetimi ile görüşme çağrısında bulundular.

Savaş'ın Doğası Değişiyor

Bölgede etkili bir güç olan Türkiye'yi Suriye Kürtlerinden oluşan PYD ile karşılaştırmamak gerekir. Bu nedenle savaşların doğası artık değişmiştir.

Şam'ın Kürtlerden Gelen Yardım Talebine Olumlu Cevap Vermesi Doğaldır

Kürtler Türkiye'nin Afrin operasyonu ile birlikte Suriye yönetiminin Suriyeli olduğunu itiraf ederek kısa sürede Şam yönetiminden yardım talep ettiler.

Şam yönetiminin bu talebe olumlu karşılık vermesi gayet doğaldır. Şam bu hamlesi ile tek bir okla iki hedefi vurmakta. İlk olarak Suriye ordusu ve direniş güçleri Afrin'de kontrolü sağlayarak bir şehri daha Şam yönetimine bağlayacaktır. Diğer kazançları ise Türkiye'nin 30 km'lik alanda oluşturacağı tampon bölge planını devre dışı bırakacaktır.

Türkiye'nin Şam Yönetimine Dolaylı İtirazı

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ürdünlü mevkidaşı ile gerçekleştirdiği basın açıklamasında Şam yönetiminin Afrin'e girmesine razı olmadıklarını belirterek; "Suriye ordusu Afrin'e PYD'i korumak için gidiyorsa Türk askerini kimse durduramaz" dedi.

Çavuşoğlu'nun Şam Yönetimine Manasız Şartı

Çavuşoğlu'nun Şam yönetimine Afrin üzerinden sunduğu şartlar manasızdır. Suriye tarafından kabul edilemez. Çünkü Çavuşoğlu Afrin'in bir Suriye kenti olduğunu unutmuş gözüküyor. Şam yönetiminin Afrin kentine girmesi bir işgal olarak nitelendirilemez. Kendi vatandaşları olan Kürtlerin talebine karşılık vermektedir. Çavuşoğlu Türk askerinin Diyarbakır'a girmesi için başka bir ülkenin şartlar sunmasını kabul edebilir mi?

Suriye Devletinin Fırsatçılığı

Burada bir diğer önemli nokta ise Şam yönetimi Afrin'de ki mevcut durumu fırsata çevirerek Kürtler ile yeni bir görüşme kanalı açmak istemekte. Amerika tarafından yalnız bırakılan Kürtleri yeniden kendi safına çekmek isteyen Suriye devleti ilerisi için Halep gibi İdlib'i de teröristlerden temizlemek istemekte.

Suriye ordusunun Afrin'e girişi ile Türkiye dahil tüm grupların bölgeden ayrılacağını düşünenler ile hemfikirim.

Kaynak: Rast Haber