Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

2 Mayıs 2015

Başlatan bozadi, 05 Mayıs 2015, 02:10:42

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

Celse Tarihi: 2 Mayıs 2015

Tabladakiler Laura, Andromeda ve Galatea

Pierre,  Perceval, Chu, PoB, Niall, Scottie

S: (L) Bugün 2 Mayıs 2015. [Celsede hazır bulunanların gözden geçirilmesi] Pekala...

(Galatea) Merhaba dedik mi?

(L) Oo.

(Galatea) Merhaba? Orada kimse var mı?

C: Kasyopya'dan Cepiminz.

S: (L) 1995 celselerinin üzerinden geçip yorumlar yazıyorum ve orada "Frank"le yapılan çeşitli doğrudan kanallamalar da vardı. Biliyorsunuz, bunlardan bazıları çok rahatsız ediciydi çünkü cevap vermek istememe gibi bir his vardı. Bu doğru bir değerlendirme olur mu?

C: Yakın.

S: (L) Ama sonuçta sorularımızı ısrarla sormaya devam edecektik ve... O yöntemle verilen bilgiler güvenilir mi?

C: Çoğunlukla.

S: (L) Peki Frank o kadar isteksizlik sergilerken o bilgiler nasıl oluyor da güvenilir olabiliyor... Ya da, mesele Frank miydi, yoksa varlık mıydı? Veya bir tür varlık mıydı?

C: "Frank"

S: (L) Yani sonuçta verilen bilgiler Kasyopyalıların bilgileriydi?

C: Biraz bozulmuş olmakla birlikte, evet.

S: (L) Peki eğer Frank... Yani şuraya gelmek istiyorum: Bu nasıl mümkün oluyor?

C: Senin de fark ettiğin gibi, Frank yetenekli bir psişik "kanaldı". Bir süre senin gelecekteki kendinle bağlantın oldu. Çarkları alıştırmak gibi.

S: (L) Peki onun varlığındaki bilgileri nasıl değerlendirmem gerekiyor?

C: Bu hususta iyi gidiyorsun.

S: (L) Frank'in durumunda çelişki vardı. Vermek istemiyordu... Verme güdüsü yoktu. Bilgiyi geri çekiyordu veya sınırlama koyuyordu. Ama bilgi bir şekilde geliyordu yine de. Ne olursa olsun yolunu buluyordu. Hatta bazen kodlanmış bir şekilde geliyordu ve Frank aslında gelen bilgileri anlamıyordu. Gerçek bir kavrayışı yoktu.

C: Evet

S: (L) Pekala. Şimdi sormak istediğim bir soru var. Facebook'ta bir bireyden bir mesaj aldım. Şöyle diyor;

"K'lara 2 yıl önce kaybolan bir arkadaşla ilgili birşey sorup soramayacağınızı merak ediyordum. Geçen hafta öğrendim ve çok üzüldüm. Kim adlı arkadaşımız Natural News web sayfasının yazarlarından biriydi."

(L) Görünüşe göre bu kız Ekvador'a gitmiş, meskalin veya öyle birşey almış, bir çökme veya benzer birşey yaşamış. Evden çıkmış ve bir daha kimse onu görmemiş. Mesajı gönderen arkadaşı şöyle diyor:

"Sorabileceğiniz sorularda ona müdahale etmek veya onu ifşa etmek istemiyorum ama iyi olup olmadığını veya ona ne olduğunu öğrenmek istiyorum, tabi eğer bunu bilmek uygunsa. O benim sağlığıma çok yardımcı oldu ve ben de onun lavman temizliği ve fermente sebze hazırlama hakkındaki kitabını tamamlamasına yardımcı oluyordum. Kitabının adı 'Cleaning Up'tı. Teşekkürler."

(L) Pekala, kaybolan kızın adı Kim Evans. 2013'te kaybolmuş. Hikaye biraz garip. 400 Dolar, küçük bir valiz ve pasaportuyla gitmiş ve...

(Andromeda) Hemen döneceğini söylemiş.

(L) Öncelikle, bunu sormak uygun mu? Bu mesele internette yayınlanmış ve dolayısıyla artık özel birşey değil. Bu konuda soru sormamız uygun mu?

C: Evet

S: (L) Bu kişi bedenen hayatta mı?

C: Hayır

S: (Pierre) Nasıl öldü?

C: Sesler onu kendisini tehlikeye maruz bırakmaya yönlendirdi.

S: (Andromeda) Kimin sesleri?

C: Zihninde.

S: (L) Bu seslerin kaynağı neydi?

C: Etrafta dolaşan varlıklar

S: (L) Bu varlıklar Kim'in hayal gördüren maddeler alması nedeniyle mi orada dolaşıyorlardı?

C: Kısmen ama genetik faktörler nedeniyle zihinsel ve psişik olarak da savunması zayıftı.

S: (L) Burada birşey söylemek istiyorum. Belirli genetik zayıflıkları olan kişiler halüsinojen uyuşturuculara bulaşmamalı. Bu makul bir varsayım mı?

C: Evet

S: (L) Ama insanlar genetik olarak savunmasız olup olmadıklarını da her zaman bilmiyorlar, öyle değil mi?

C: Evet

S: (L) Bu konuda söyleyeceğiniz herhangi başka birşey?

(Galatea) Bir kişinin genetik olarak böyle bir zayıflığı olup olmadığını anlamanın bir yolu var mı?

C: Hayır

S: (Perceval) Kim olursan ol, hayal gördüren maddelerle uğraşma. Bu kulağa makul geliyor.

(Chu) Kendini ne tür bir tehlikeye maruz bıraktı?

C: Mekanlar, insanlar.

S: (Perceval) Öldürüldü mü?

C: Evet

S: (Perceval) Yani çok yanlış bir kalabalığa rastladı.

(L) Daha ayrıntılı bilgi veremez misiniz?

C: Hayır, çünkü doğrudan bir bağlantı yok.

S: (L) Yani onunla doğrudan bağlantılı olmadığımız ve onunla ilgili birşey bilmediğimiz için bundan daha derinlemesine ayrıntıya inemiyoruz.

C: Halüsinojen kullanırken herkesin varlık müdahalesi potansiyellerinin farkında olmasını tavsiye ediyoruz. Bu maddeler bazı durumlarda faydalı olabilir ama dikkat edilmesi gerekiyor.

S: (L) Ayrıca olasılıkların tamamen farkında olan, zihinsel blokaj yapan, etraftaki enerjiye dikkat eden kişilerin de yardımını almak gerekir sanırım.

C: Evet

S: (L) Tamam.

(Galatea) Bununla bağlantılı olarak, psişik yeteneklerimizi artırmak için meditasyon yapmamız uygun mu? Güvenli mi?

C: Evet

S: (L) Bu celselerde vardı. Bundan bahsetmiştik. Scottie, son okumanla ilgili herhangi bir sorun var mı?

(Scottie) Sayılır... Kısa bir süre önce Malachi Martin'in "Hostage to the Devil" (Şeytanın Tutsağı) kitabını okudum. Forumda bununla ilgili birşeyler yazdım. Kısa bir tartışma oldu ve birkaç kişi Katolik rahiplerin yaptığı şeytan çıkarmaları, İsa'yı çağırmaları vs, bunlarla ilgili durumun ne olduğunu sordular. Pek çoğumuz bunun nasıl işlediğini merak ediyorduk. Katoliklerin İsa'yla ilgili olarak inandıkları hikayenin tam olarak doğru olmadığını biliyoruz sayılır. Bu bir yalan. Bu "İsa'yı çağırma" meselesinde, insanlar birşey hakkında kendi kendilerine yalan söylüyorlar ve biliyoruz ki o tür varlıklar da bu tür yalanların olduğu yerlerde bitiyorlar. Yani bir Katolik şeytan çıkarıcı eğer İsa'nın adını söylüyorsa, teknik olarak bir yalana inanıyordur ve bahsettiğimiz türde varlıklar da son derece zekiler, öyle değil mi? O halde...

(Perceval) Rahiplerin yaptığı şey nasıl oluyor da etkili oluyor?

C: Niyet varlıkla ve iyilik yapmaya isteklilikle birleştiğinde, bilgi eksik bile olsa genellikle bir takım etkiler meydana getiriyor.

S: (Perceval) Ben de bunu düşünüyordum. Mor Dinozor Barney'nin de şeytanı def edebileceğine inanabilirler ama kendilerinin de bunun için mücadele ediyor olmaları gerekiyor. Kendi enerjilerini de koyuyorlar bu işe. Neye inanıyor olurlarsa olsunlar, bir işe enerjilerini ve iradelerini adayarak bir değişim meydana getirmeye çalışıyorlar.

(L) Bu bana Terry'nin bir bar kuşuyla ilgili anlattığı hikayeyi hatırlatıyor. Terry'nin içinde birşey uyanmış ve adama karşı tavır alıp "Burada bir sorunumuz yok, değil mi?" demiş. Adamın gerçekte kim veya ne olduğunu ve sonradan ortaya çıkan bazı şeyleri o anda bilmese de, içindeki VARlık bu tavrı almış. Orada görünenden başka bir seviyede birşey olduğuna dair farkındalığı, tam da ihtiyaç duyulan farkındalıkmış. Sanırım şeytan çıkarma gibi bir durumun içindeysen, bedensel olmayan ve görülemeyen "birşeyle" uğraşmakta olduğun konusundaki minimal farkındalık aslında zaten çoğu insanın sahip olduğundan daha yüksek bir farkındalık!

(Perceval) Yani bir şekilde o varlıkla etkileşime girebiliyorsun ve onu bir şekilde etkileyebiliyorsun.

(L) Bu belirli bir bilgi seviyesi gerektiriyor.

(Perceval) Lourdes'a baksana. Kendi inançlarıyla şifa bulan insanlar var. Bunun arkasında gerçek bir güç var, her ne kadar inancın konusu olan bilgide sahtelikler olsa da!

(L) Egzorsizm (şeytan çıkarma) isteyen birey belli ki Katolik veya bir parçaları bu inanca sahip. Bu gücü yaratan da bu.

(Pierre) Ve rahip de hayatını Katolikliğe adamış, bu konuda güçlü bir inancı var. Tarihsel bilgiler açısından yanlış ama yine de işin içinde yüksek bir güç var...

(L) Ve K'lar da çağrıldıkları zaman bu gücü verebilen veya insanlara yardımcı olabilen yüksek varlıkların olduğunu söylemişlerdi.

(Pierre) Hatta Sezar. Bunu sormuştuk ve insanlar İsa'ya seslendikleri zaman cevap vereceğine dair birşey söylemişti sanırım.

(Perceval) Veya bazı insanlar...

(Chu) Üçüncü bir faktör daha olabilir. Rahipler bir başkası için risk almakta olduklarını biliyorlar. Cesaret de OLmanın bir parçası. Dolayısıyla, saldıran varlık o rahiplerin bir yalana inandıklarını görebiliyor ama Yüce Musa! Rahipler kendilerini açıp o varlıkla savaşmaya istekli.

(L) Bu da bir olasılık. Yine de o kitapta gerçekten korkutucu birkaç vaka da vardı. Scottie'nin ölmek üzere olan o zavallı adamın sonuyla ilgili analizi... Orada ne demiştin? Kötülüğü mü anlıyordu, neydi...

(Scottie) Ölmeden hemen öncesine kadar meselenin ne olduğunu Martin'e anlatmamış. Dönüp tüm hayatına baktığını, sadece İsa'ya hizmet etmiş olduğunu ama İsa'dan nefret etme veya onu reddetme fikrini hiç düşünmemiş olduğunu anlamış. Kötülük hakkında birşeyler biliyormuş ama kötülüğü doğrudan bilmiyormuş. Bunu anlar anlamaz kendi kendine şöyle demiş, "Ya İsa en önemli şey değilse?"

(L) Ya da, ya meselenin başka bir yönü varsa ve evren bizim hayal edebileceğimizden daha karmaşıksa?

(Scottie) Bu düşünce hayatının geri kalanında ona resmen işkence etmiş.

(Perceval) Katolik kilisesinin sunduğu gerçekliğin doğrudan bir deneyimi, bu adamı kiliseyle ilgili inancını sorgulamaya sevk etmiş! Herkes bir takım fikirlere, efsanelere ve öğretilere inanıyor ama deneyimleri yok. İyi, kötü, şeytan... Kimsenin bununla ilgili doğrudan bir deneyimi yok. Karşısında korunduklarını sandıkları şeyle doğrudan bir deneyim yaşadıklarında, bu onların inancını sarsıyor.

(L) Gerçekliğe olan inancını sarsıyor, çünkü o "şeyin" var olduğunu ve görünüşe göre var olmaya hakkı olduğunu fark ediyorsun. Adem ve Havva hikayesi gibi. Yılanın gelip onları cezbetmesi ve sonrasında şeytanlarla ilgili anlatılan tüm o hikayeler falan. Ama bunun gerçek olduğunu anladığın zaman, şeytanın var olduğunu, etkisi olduğunu, onun da varoluşta bir yeri olduğunu, var olmaya hakkı olduğunu, tanrının tamamen iyi olduğuna dair hikayenin doğru olmadığını anladığın zaman, bu herşeyi değiştiriyor. Hala herşeyi bilen, herşeye gücü yeten birşeyi tahayyül edebilirsin ama artık tamamen iyi değil. O zaman seçeneğin olduğunu anlıyorsun. Ve o seçim insanları korkutan şey.

(Pierre) Ve evren dengeye dayalı. Eğer güçlü iyi varlıklar varsa, güçlü kötü varlıklar da var.

(Perceval) Kitapta anlattığın gibi, bu aslında insanların şunu sorgulamasına neden olabilir; acaba tanrı kendisi hakkında anlatılanları gerçekten umursuyor mu?

(L) Evet, "The Wave" (Dalga) kitabında bahsettiğim şeylerden biriydi bu.

(Perceval) Bu insanı düşündürüyor. Daha önce körü körüne inanan bir kişiyi daha gerçekçi bir şekilde düşünmeye sevk ediyor ve zorlu bazı sorularla karşılaşıyorsun ve pek fazla cevabın olmuyor.

(L) Tamam, soruları olan? Devam edelim...

(Perceval) Bazı WalMart mağazalarının kapanmasıyla ilgili konuyu merak ediyordum. Florida'dan Kaliforniya'ya kadar güney ABD eyaletlerinde beş mağaza kapandı. Açıklama olarak da "tesisat problemlerinden" bahsettiler. İşçilere kapanışı kapanış gününde haber verdiler. Yani işçiler işe geliyor ve onlara "bugünün sonunda işiniz sona eriyor" diyorlar. Tesisat sorunları nedeniyle kapılarını kapatıyorlar ve beş mağazanın her birinde aynı şeyi anlatıyorlar. 5 mağazada 2200 kişi işini kaybetti.

(Andromeda) İyi kar ettiklerine göre mesele para değil.

(Perceval) O mağazalardan biri ABD'de en çok satış yapan ilk 10'da yer alıyor ve toplam 1500 tane mağazaları var. Tesisat onarımları diye sahte bir açıklama yaptılar ama herkes zaten bunun doğru olmadığını biliyor. Herkes tek tesisat sorununa bile rastlamadıklarını, hiçbir tesisatçı falan görmediklerini söylüyor. Anaakım medya haberleri bile tesisat açıklamasının bariz bir yalan olduğunu söylüyor. Komplo camiasındaki insanlar da yılın sonunda bu meseleyi Jade Helm askeri tatbikatlarıyla ilişkilendirmeye başladı. Mağazaların hapishane kamplarına, gözaltı merkezlerine dönüştürüleceğini falan söylüyorlar. Çılgınca. Bunun doğru olduğunu sanmıyorum ama yine de sormak istiyorum: O mağazalar neden kapandı?

C: Kozmik nitelikte etkiler.

S: (Perceval) Uçlardaki komplo camiasında bu meseleyle ilgili gerçekten çılgınca yorumlar yapılıyor. Sorcha Faal gibi pek çok insan bu konudan bahsediyor. Onun web sitelerinden biri olan EU Times destekleyici hiçbir bilgi olmadan tonlarca yorum yapıyor bu konuda. Tüm WalMart'ların nasıl ABD boyunca uzanan yeraltı tünelleriyle bağlantılı olduğu, ABD ordusunun bu mağazaları lojistik merkezleri olarak kullandığı vs.

(Andromeda) Bu pek mantıklı değil. Ve gözaltı merkezleri de pek mantıklı değil çünkü bariz bir şekilde bundan çok daha fazla alana ihtiyaçları olacaktır. Dolayısıyla daha gizemli...

(L) "Kozmik etkiler" ne anlamda?

C: 4KH'nın yardımcılarının tam spektrum egemenliği. [yanıtlar yavaş geliyor ve "yardımcılar"da biraz takılıyor]

S: (L) Bu da neydi?

(Niall) Perceval birkaç gün önce "tam spektrum egemenlik" diyordu.

(Perceval) 4KH yardımcıları üçüncü boyutta Mossad mı oluyor? Peki kapatılan WalMart'lar...

C: Komuta merkezleri.

S: (Perceval) Yani komuta merkezleri olarak kullanılacaklar.

(Chu) Veya kullanılıyorlar...

(Perceval) Sanmıyorum. O mağazalar birkaç gün öncesine kadar WalMart'tılar. WalMart'ları birbirine bağlayan yeraltı tünelleri var mı?

C: Hayır

S: (L) Tünel yok.

(Perceval) Harika. Şükürler olsun. [kahkaha]

(Andromeda) Cesetlerin bertaraf edilme yeri olarak mı kullanılacak o mağazalar?

C: Hayır

S: (Pierre) Peki o beş WalMart'ı özel kılan şey nedir?

C: Ebat, uygunluk, konum.

S: (Perceval) Bu yaz için planlanan Jade Helm askeri tatbikatlarıyla bir ilgileri var mı?

C: Nihai olarak ama henüz değil.

S: (Perceval) Yani ABD ordusunun komuta merkezi olarak o 5 mağazaya el koyduğunu varsayabilir miyiz?

C: Yakın.

S: (Perceval) Gizli komuta merkezleri olarak mı düşünüyorlar oraları? Resmi askeri üs haline getirmeyecekler değil mi?

C: Nihai olarak.

S: (Scottie) Onları askeri üs haline getirip getirmedikleri sorusuna "Yakın" dediler.

(Perceval) Hayır, nihayetinde o hale getireceklerini söylediler. "Yakın" cevabı o mağazalara komuta merkezleri olarak el konup konmadığı sorusuna verilen cevaptı ve "Nihai olarak" cevabı da kapatılan mağazaların açık askeri üs haline getirilip getirilmeyeceğine dairdi.

C: Askeri/sivil.

S: (Perceval) Askeri/sivil derken tekin olmayan/istihbari türde şeyler mi?

(L) Veya komuta merkezleri. Askeri/sivil komuta merkezleri...

(Nİall) Ulusal Güvenlik Dairesi

(Perceval) Bu beklenen birşeye yönelik bir hazırlık mı...

(L) WalMart'lar yerleşim yerlerine hakim noktalara kurulmuş. Kolay erişilebilir yerler. Erişilebilirlik. Ya insanlara oraya gidip kayıt yaptırmaları gerektiği, aşı olmaları gerektiği, işaretlenmeleri veya onlara birşey enjekte edilmesi gerektiği söylenirse? Veya yiyecek istiyorsan gitmen gereken bir yer? Bir dağıtım merkezi?

(Perceval) Askeriye oralara el koyuyor ama...

(L) Bir şekilde başka birşeye dönüştürülecekler.

(Perceval) Yakın gelecekte olmasını bekledikleri birşeye bir hazırlık mahiyetinde mi?

C: Evet

S: (Pierre) Veya bir iç savaş durumuna yönelik...

(Perceval) Veya finansal çöküş.

(L) Veya afet...

(Pierre) Ne olacağını düşünüyorlar tam olarak?

C: Açık.

S: (L) Bunu söylemezler.

(Chu) Belli ki insanlara yardımcı olmaya yönelik birşey değil, çünkü komuta merkezi diyorlar.

(Perceval) Ulusal Güvenliğe ilişkin komuta ve kontrol, veya...

(Niall) FEMA (Federal Acil Durum Yönetim Kurumu)

(Perceval) Bir tane Florida'da var, bir tane Oklahoma'da, iki tane Teksas'ta ve bir tane de Kaliforniya'da. ABD'nin alt kısmı boyunca. Bunu daha fazla mağazada da yapacaklar mı?

C: Evet

S: (Pierre) Bu yalnızca başlangıç.

(Perceval) Binlerce WalMart var...

C: "Onarımlar" için verilen sürelere dikkat edin.

S: (Perceval) Evet, 6 ay ila bir yıl arası.

(Pierre) Tesisat onarımları için hiç gerçekçi değil!

(L) Yani 6 ay ila bir yıl arasında operasyon için o yerlere ihtiyaçları olacak.

(Pierre) Bu çok yakın.

C: Evet

S: (Perceval) Bu Temmuz ayında ABD'de birkaç eyalette yapılacak olan Jade Helm tatbikatları, sahte bayraklı saldırılar sırasında yapacakları tatbikatlara benzer birşey mi?

C: Kitlelere yönelik "savaş oyunları". Ayrıca bu tür tatbikatlar sırasında genellikle "birşeyler olduğuna" da dikkat edin.

S: (Perceval) Evet, "faaliyete geçiyorlar"...

(L) 11 Eylül saldırıları olduğu sırada "tatbikat" yapıyorlardı. İki-üç benzer olay sırasında da tatbikat yapıyorlardı. Londra Bombalamaları gibi.

(Perceval) Aynı şekilde Boston Bombalamaları. Sandy Hook saldırısı. Herşey.

(L) Sıradaki soru?

(PoB) Manş Tüneli'nde bir saat boyunca radardan kaybolan Boeing askeri jetine ne olduğunu öğrenmek istiyorum.

C: Benzer bir soruyu yanıtlamıştık.

S: (Pierre) Evet, boyutlar arası sorunlar ve 4. yoğunluk sızıntıları.

(Andromeda) Tekrar ortaya çıktı mı?

(Perceval) Evet, güvenli bir şekilde iniş yaptı ama yaklaşık bir saat kayboldu.

C: Bu tür sorunlar Malum Güçlerin sinirini bozuyor.

S: (L) Ve sinirleri bozulduğunda iyice berbatlaşıyorlar.

C: Evet

S: (Scottie) Ve bu da sorun anlamına geliyor.

(Perceval) Bazı gerçeklerin sıradan insanlara ifşa olması bakımından, bu tür sorunların herhangi bir şekilde faydalı olma potansiyeli var mı?

C: Tesadüfi olarak.

S: (Perceval) Sanırım eğer gerçek bir anormallik olursa, insanlar...

(L) Polisten kaçıyorsun ve bir portala girip dünyanın öbür ucundan çıkıyorsun ama portal polisler girmeden kapanıyor? [kahkaha] Bu tesadüfen faydalı olurdu!

[Kısa mola]

(L) Pekala, nerede kalmıştık?

(Perceval) WalMart'larda iş yapan yükleniciler bile hiçbir zaman tüm mağazayı kapatmadıklarını söylüyorlar. İçeri giriyorlar ve eğer tuvaletleri kapatmaları gerekiyorsa geçici tuvaletler kuruyorlar ve sonuç olarak mağazayı bir dakikalığına bile kapatmaları gerekmiyor. Üstelik yüklenicilere tüm onarımları bitirmeleri için en fazla iki haftaları falan olduğu söyleniyor.

(Pierre) Ne kadar hırslılar... Tesisat için mağazayı 6 aylığına kapatmak? HA! Bu gerçekten kötü.

(L) Komuta merkezleri kulağa mantıklı geliyor çünkü başka çok fazla şeye yaramazlar. Sorcha Faal bu konuda ne söylüyor demiştin?

(Perceval) Tüneller falan...

(L) Onun söylediği şeyleri oku ama tam tersini bekle. Kendini Rus gibi sunan tam bir ABD-kontrollü dezenformasyon kaynağı.

(Perceval) Gerçekten çok ahmakça.

(Galatea) Uzun zaman önce ortadan kaybolan kişiler ve şeyler tekrar ortaya çıkacak mı?

C: Evet

S: (Galatea) Harika! Bir Viking gemisi...

(Scottie) Bizim havuzda ortaya çıktığını düşünsene!

(Perceval) 2. Dünya Savaşı uçaklarıyla ilgili anlatılan bir hikaye vardı bir filmde. Gerçek olduğunu sanmıyorum ama uçaklar bir boyut deliğinden geçip sonraki bir zamanda ortaya çıkıyor.

(Pierre) Çok eski gemilere rastlanmasına dair pek çok hikaye var.

(L) Galatea doğmadan önce başımıza geleni biliyorsunuz. Yarım saatle bir saat arasında, 2. Dünya Savaşı türü pervaneli uçaklar Florida'daki evimizin üzerinden uçtu. Gökyüzü ışıltılıydı. Tamamen kızıldı ve tarçın gibi kokuyordu. Elektromanyetik bir olay oluyor gibiydi ve sanırım bu zaman-mekanda bir sapma meydana getirdi ve gerçekten de başka bir zamanda olan birşey görüyorduk.

(Perceval) 2. Dünya Savaşı Avrupası'nın gökyüzünü mü görüyordunuz?

(L) Belki de. 1989'da kimsede o kadar çok pervaneli uçak yoktu herhalde? Birbiri ardına, peşpeşe geçtiler...

(Andromeda) Gökyüzünün kızıllığını, tarçın kokusunu ve havadaki çıtırtıyı iyi hatırlıyorum.

(L) Gerçekten acayip bir deneyimdi. O uçaklar geçip geçip durdu. 100'de saymayı bıraktım. Yüzlerce uçaktan bahsediyoruz. Akıl almaz birşeydi.

(Pierre) Galatea'nın doğumuyla bir bağlantı mı vardı acaba?

(L) Bunu hatırlıyorum, çünkü...

(Perceval) Galatea'yı leylekler getirmemiş, o uçaklardan birinden düşmüş.

(Andromeda) Bir bebeği kontrol etmek için eve girdiğimi hatırlıyorum...

(L) Sanırım o Athena'ydı ve Galatea'ya hamileydim...

(Andromeda) Onu hatırlamıyorum.

(L) Ve o olay önceki yılın Kasım ayında meydana gelen geç bir tropikal fırtınadan birkaç ay sonra oldu. Pekala, o uçakların üzerimizden geçtiğini gördüğümüz sırada neye tanıklık ediyorduk?

C: 1943'te Avrupa üzerinde uçan bombardıman uçakları.

S: (Chu) Arky'nin doğduğu yıl.

(PoB) Alman bombardıman uçakları mıydı?

C: Müttefik.

S: (L) Pekala, başka herhangi bir soru?

(Galatea) Bir sorum daha var. K'lar sevimliliği algılayabiliyorlar mı? Algılayamıyorlarsa, sorun yok. Ama algılayabiliyor musunuz? Bizi sevimli olarak görüyor musunuz?

C: Çok komik!

S: (Galatea) Bunu merak ediyorum çünkü biz köpekleri ve kedileri sevimli olarak görüyoruz. Peki biz sevimli miyiz? Sevimliliği görebiliyorlar mı?

C: Evet

S: (Galatea) Biraz sevimli miyiz?

C: Evet

S: (Galatea) Yani biz onlar için küçük köpekler gibiyiz. [kahkaha]

(Perceval) Oo, bir tanesi halıya işedi! Ne kadar sevimli değil mi! [kahkaha]

(L) Pekala, konuşmamız gereken birşey yoksa celseyi kapatmaya hazırız sanırım.

C: Hoşçakalın.

CELSE SONU


Orijinal celse linki: http://cassiopaea.org/forum/index.php?topic=38163.0

Majisyen

Ceviri icin tesekkurler.
Karanlık, ışığın olmadığı yerde vardır.

believer planet

#2
çeviri için teşekkürler..
herşey mümkün

Scyth

#3
Çok güzel bir celseydi. Çeviri için  teşekkürler.

Bu arada büyük marketlerin binalarına el koyuyorlarsa bu katastrofik bir olayın ne kadar yakın olduğunu gösterir. Bu yerleri birer kriz yönetim merkezi olarak kullanacaklardır.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bigsenfoni

#4
Ceviri icin tesekkürler sevgili bozadi...Amerika hazirliklara baslamis hadi hayirlisi bakalim...


Kalbiniz temiz gözünüz acik olsun.
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

macka

#5
Celse için teşekkürler bozadi
 
Alıntı Yap(Perceval) Katolik kilisesinin sunduğu gerçekliğin doğrudan bir deneyimi, bu adamı kiliseyle ilgili inancını sorgulamaya sevk etmiş! Herkes bir takım fikirlere, efsanelere ve öğretilere inanıyor ama deneyimleri yok. İyi, kötü, şeytan... Kimsenin bununla ilgili doğrudan bir deneyimi yok. Karşısında korunduklarını sandıkları şeyle doğrudan bir deneyim yaşadıklarında, bu onların inancını sarsıyor.

(L) Gerçekliğe olan inancını sarsıyor, çünkü o "şeyin" var olduğunu ve görünüşe göre var olmaya hakkı olduğunu fark ediyorsun. Adem ve Havva hikayesi gibi. Yılanın gelip onları cezbetmesi ve sonrasında şeytanlarla ilgili anlatılan tüm o hikayeler falan. Ama bunun gerçek olduğunu anladığın zaman, şeytanın var olduğunu, etkisi olduğunu, onun da varoluşta bir yeri olduğunu, var olmaya hakkı olduğunu, tanrının tamamen iyi olduğuna dair hikayenin doğru olmadığını anladığın zaman, bu herşeyi değiştiriyor. Hala herşeyi bilen, herşeye gücü yeten birşeyi tahayyül edebilirsin ama artık tamamen iyi değil. O zaman seçeneğin olduğunu anlıyorsun. Ve o seçim insanları korkutan şey.

(Pierre) Ve evren dengeye dayalı. Eğer güçlü iyi varlıklar varsa, güçlü kötü varlıklar da var.

tanrının tamamen iyi olduğuna dair hikayenin doğru olmadığı konusu aslında biz insanlar için her zaman bir muamma.Başımıza gelen,iyi kötü,muaazzam, dehşet gibi olaylar tanrıya olan şükür ve isyanımız olarak gerçekleşir.Klasik soru bu kadar adaletsizlik varken nasıl inanalımdır.
Her doğru iyi olay her zaman olumlu sonuç verir mi?Örneğin hayati bir sınava girecek bir çocuğa az önce ebeveyninin veya çok sevdiği birinin öldüğünü söylesek bu söylenen doğru! , yapılan iyilik! "hayır" mıdır? Hayır kavramı bizim anlayışımızın ötesine geçen bir konu , 4. yoğunluk kavramını bile tahayyül edemezken 7. yoğunluk tanrısallık, ya da O'nun yaptıklarını anlayabilmek  herhalde imkansız.belli bir noktadan sonra teslimiyet konusu olarak bu kavram mutlaka karşımıza çıkar.Yani elimizden gelenin en iyisini yapsak da belli bir noktadan sonra O'na inanmak,O'nun abes iş yapmayacağını bilmek gerekir diye düşünüyorum.Teslimiyet konusu son celselerden birinde işlenmişti yanılmıyorsam.Son celselerde bu konuların çıkması da yaklaşan olayların yakınlığı konusunda fikir veriyor galiba.
Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.Ancak gönlünüz arındıkça onu bulacaksınız,şüphesiz

Arulnool

#6
Çeviri için teşekkürler bozadi.
Anlamak isterken, hoş gördüm yargıları...

Scyth

#7
Biraz durum önüne koyulan engelli aştıkça güçlenme mantığına dayalı bundan dolayı pek çok sınırlandırma mevcut. Öğrencilerin bunları aşması bekleniyor. Elbette bütün engelleri öylece  atlayamıyorsun. Aralarda düşüp yaralanıyorsun mükemmel bir atlet olsan bile ciğerinin yeteceği bir nokta var. Bh'de bu devrede olaya katılıyor yarışı tek kişilikten bir bayrak taşıma işine dönüştürüyor.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

beyrutkapı

#8
Çeviri için teşekkürler bozadi. Bizim bulunduğumuz noktadan bakınca iyi ve kötü kavramları gerekli ve önemli. Zira kritik eşik olan seçimi bunlar üzerinden yapıyoruz. Fakat çok daha ötedekiler için tüm bunlar sadece katalizör ve ders; birer öğrenme fırsatı. Ayrıca herkesin bir parça önümüzdeki dönemde yaşanabilmesi muhtemel bir küresel çaptaki dramaya hazırlanması olarak da bakılabilir. Şuanda çok canımızı sıkacak bazı ihtimalleri başka bir seviyede çoktan kabul etmiş bile olabiliriz. Ruhların yolculuğu kitabında biri şöyle diyordu;" dünyadaki dramayı bu kadar ciddiye aldığım için şimdi kendime gülüyorum."
 

Anhora

#9
Tekrar teşekkürler bozadi. Bu kanallamaları Türkiye'de de yapabilen birileri olsaydı çok güzel olurdu.
Ad vitam æternam

Saint

#10
Çeviri için çok teşekkürler Bozadi...
Haziran ve Temmuz aylarında sanıyorum ki dananın kuyruğu kopacak...
Kendimizi buna ayarlamalıyız...
 

Scyth

#11
Zamanlama konusunda açık tarihlere aldırış etmeyin. Sonra bolca hüsran oluyor. O yüzden en güzeli "Bekle ve gör".
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Saint

#12
Celse Tarihi:7 Şubat 2015

S: (L) Yani pek çok ilginç şey olabilir.

C: Ama hiçbir şey dengelenmeyi durdurmayacak. Tek soru felaketlerin nerede meydana geleceği ve bu da kısmen gözlemciler tarafından belirleniyor.

S: (Perceval) Yani en az akıllı veya gerçekliği en az doğru ve en az objektif şekilde gözlemleyen popülasyonların felaketler yaşamaları daha mı muhtemel?

C: Karşıt mı, uyumlu mu?

S: (L) Yani insanların gözlemlerinin objektif gerçekliğe zıt mı yoksa uyumlu mu olduğuna bağlı. Pekala. Vites değiştirebilir miyim?

(Pierre) Evet.

C: 4 ayda büyük bir değişim meydana gelecek.

S: (Pierre) Haziran. Hangi alanda büyük değişim?

(Perceval) Açık.

(Pierre) Ah... Bize işkence ediyorlar!

C: Açık!

S: (Perceval) Gördün mü? [kahkaha] Bu aydan sonraki dört ay içinde mi, yoksa şu andan itibaren dört ay içinde mi?

(Chu) Yoksa önümüzdeki dört aydan sonra mı?..

C: Açık.

S: (L) Başka hiçbir şey söylemeyecekler bu konuda.

(Perceval) İhtiyacım yok. Kendimiz anlayabiliriz.

(Scottie) Önümüzdeki dört ayda büyük bazı değişimlerin meydana geleceğini ben de söyleyebilirdim. Baksanıza şu dünyaya...

(Perceval) Evet, ama söylemedin! [kahkaha] Bana söylemedin!

(Chu) Ama dört ay, üç değil!

(Scottie) Zaman değişken!

C: Öğrendiğinizde ve dikkatinizi açık tuttuğunuzda bundan keyif alıyoruz!

Ben her gün celseleri tekrar tekrar okuyorum...
Ve Ben kendime göre değil Kasyopyalıların verdikleri açık bilgilere göre bir tahminde bulundum...
Ben Reel olarak bilmiyorum...Fakat ve lakin gerçek anlamda hissediyorum...Yaklaştığını ve Dalganın İlk Adımlarını...
Jade Helm askeri tatbikatı Temmuz ile Eylül ayları arasında...
 

bozadi

#13
Ben de hepinize teşekkür ederim arkadaşlar. Sevgili Saint foruma hoşgeldin. Celselere ilgili olmana, gelişmeleri takip etmene sevindim.

bozadi

#14
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Anhora

Tekrar teşekkürler bozadi. Bu kanallamaları Türkiye'de de yapabilen birileri olsaydı çok güzel olurdu.
Ruhçu camia mutlaka yapıyordur ama güncel bilgileri ne  ölçüde paylaşıyorlar bilmiyorum. Yani BİLYAY vakfı mesela... Kurumun üst düzey yetkilileri veya onlardan bazıları medyumik trans yoluyla farklı boyutlardaki varlıklarla iletişim celseleri yapıyorlardır bence ama kimle ne tür ve ne düzeyde bağlantılar kuruyorlardır acaba, merak ediyorum. Güncel ulusal, bölgesel ve global meselelerle ilgili fikir ve öneri sunma konusunda sergiledikleri "suya sabuna dokunmama görüntüsüyle" ilgili makbul sebepleri olup olmadığını öğrenmek isterim.

Son yıllarda ülkemizde "kanal" olduğunu iddia eden, üst seviye varlıklarla (mikailler, metatronlar, çeşitli batı özentisi "new age" tipi kanallama iddiaları) temas kurup bize bilgi verdiğini söyleyenlerin hemen hepsinin dezenformasyon ve uyuşturuculuk potansiyelinin ne kadar yüksek olduğunu biliyoruz. Şimdiye kadar doğru düzgün bir istisna görmedim. Görsek ne iyi olurdu! Bilen, duyan, güvenen, önermek isteyen varsa sevinirim.