Haberler:

🎉 BaskalarinaHizmet.com 17. Yaşında! 🎉

Ana Menü

4 Nisan 2015

Başlatan bozadi, 08 Nisan 2015, 01:23:53

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#15
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen maiterya

Geçenlerdeki ulusal çaptaki elektirik kesintisi 4B sızıntısı vede mossadla ilgili olabilir.
http://www.sozcu.com.tr/2015/dunya/washington-karanliga-gomuldu-797413/
Evet, çok ilginç. Celse'de Amsterdam havaalanındaki elektrik kesintisinden bahsediyor. Haberlere gözattığımda 27 Mart'ta bu konuda haberler var Amsterdam ve civarında hayatı felç eden elektrik kesintileri diye. Ondan birkaç gün sonra da Türkiye genelinde sıradışı bir elektrik kesintisi oldu. Hala net bir sebebi yok anladığım kadarıyla. Ve şimdi de Washington'daki sıradışı elektrik kesintisiyle ilgili bu haber. Ve Kasyopyalılar Amsterdam'daki olayla ilgili olarak "KH güçlerinin faaliyetlerini yansıtan 4B (4. boyut) sızıntıları" diyor anladığım kadarıyla (bunun tam olarak ne anlama geldiğini henüz anlayamamış olmakla birlikte). İçimden bir ses, Türkiye'deki büyük kesintinin de KH faaliyetleri ve 4. yoğunluk sızıntılarıyla bir ilgisi olduğunu söylüyor.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen believer planet

"kaos dalganın tezahürü , ve dalga aslında burda"

bu kadar açıklayıcı olamazlardı
Kesinlikle katılıyorum believer.


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen macka

Son yıllardaki bir celse de kh nin uçuşları bir süre sonra tamamen kapatmak niyetleri olduğunu söylemişlerdi.Ülkelere gözdağı vermenin yanında bir taraftan da buna mı hazırlanıyorlar acaba?
Evet, uluslararası havayolu ulaşımını tamamen engellemeye yönelik bir niyetten bahsedilmişti geçmiş bir celsede. Anladığım kadarıyla insanlığa diş geçirmenin de (polis devleti) bir göstergesi olacaktı bu. Belki bu plandan vazgeçmek veya ertelemek zorunda kaldılar. Ve belki sırf bu olasılıkların gündeme getirilip üzerinde düşünülmesi, farkına varılması, kitlesel olarak psişik bir tavır alınması bile caydırıcı bazı etkiler yapıyor olabilir KH güçleri üzerinde. Hazırlıksız yakalayıp şok ederek, gafil avlayarak büyük cukkalar indirmeyi çok seviyorlar sanırım.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Scyth

Bir süredir dillerine doladıkları yeni yalan dünya dışılar varsa bile mikrobik seviyede olmalılar. Şimdide 10 yıl içerisinde dünyadışı mikroplarla karşılaşacağımız kesin diyorlar. Bunun altında yatan iki motivasyon var bence. Dünya dışının yavaşça tanıtılması ve olası bir grip salgınına karşı bu argümanı kullanmak. Bir uzaylı istilası senaryosu; fakat mikrobik seviyede.

http://www.haberturk.com/dunya/haber/1063531-nasa-uzaylilarla-tanismaya-az-kaldi
NASA dünyanın en yalancı, bilinci en aşağılayıcı ve en aşşağılık kurumlarından biri. Ay'a giden astronotlar başta olmak üzere uzay çalışmalarında sayısız dünyadışı "araçla" karşılaşma olayları yaşıyorlar, astronotlar bu konuda açıklamalar yapıyorlar, konferanslar düzenliyorlar ve NASA hala "dünyadışı bir zekaya rastlamadık" yalanını sürdürüyor. NASA'nın dünyadışı varlık gruplarıyla ilgili sayısız kayıt, bilgi ve hatta doğrudan etkileşim deneyimleri olduğundan şüphe edilmemeli. Youtube'da Nasa ve Ufo anahtar terimleriyle arama yapıldığında uzay çalışmalarında kameralara takılan sayısız ufolar görülebilir. Ve bu UFO'ların sadece "tanımlanamayan uçan cisim" değil, dünyadışı zeki yaşam barındıran uzay araçları olduğunu anlamak hiç zor değil.

bozadi

#16
Celsede geçen ve önceki yıllardaki bir celsede de referansta bulunulan "Pomp and Circumstance" Edward Elgar adlı merhum bir İngiliz besteci tarafından hazırlanmış bir grup marşa verilen isimmiş anladığım kadarıyla. Bunlar arasında "Land of Hope and Glory" (Umut ve İhtişam/Zafer Diyarı) adlı marş, İngiltere'nin ikinci en önemli gayrıresmi milli marşı olarak kabul ediliyormuş. K'lar dünyada KH güçlerinin eninde sonunda yenilip bu gezegende BH'nin hakim olacak olmasına bu zafer marşlarıyla referansta bulunuyorlar ilginç bir şekilde. Buna inanılmasını, güvenilmesini, umudun yitirilmemesini öneriyorlar.

Rototiller sözcüğünü ilk kez duyuyorum. Küçüklü büyüklü çeşitli biçerdöver ve benzer araçlara verilen bir isim anladığım kadarıyla ve sözlükte Türkçe karşılık olarak aynen bu şekilde geçtiği için aynen kullandım.

Düşen Germanwings uçağıyla ilgili yapılan açıklamalardan bazılarını anladığımdan emin değilim. "Müdahale edilemez otomatik pilot" (uninterruptible autopilot) diye birşeyden bahsediliyor. Normalde Boeing marka uçaklarda olan bir sistem anladığım kadarıyla. Ama pilotların bilgisi olmadan Airbus tipi uçaklara da kurulabiliyormuş bu sistem. İnternetteki bazı yabancı sitelerdeki açıklamalardan anladığım kadarıyla 11 Eylül (Dünya Ticaret Merkezine uçaklı saldırı) olaylarından sonra, bir uçağın teröristler vs tarafından kaçırılması durumunda, o uçağın dışarıdan kontrol altına alınarak terörist eylemin engellenmesine yönelik olduğu iddia ediliyor. Ama işte gördüğümüz gibi aynı sistem Mossad tarafından böyle amaçlar için de kullanılabiliyor. Bunu bilen çeşitli devlet görevlileri bu olasılığı bildikleri için bindikleri uçaklarda o sistemin olmamasına mı dikkat ediyorlarmış neymiş, o kısmı tam anlayamadım.

Benzer bazı olaylarda uçakların acil iniş yapmasına dair sorulardan birine verilen cevabı şu şekilde çevirmiştim:

"C: Aynı kaynak kesinlikle malum güçlerle işler çeviriyor, güçlerinin tadını çıkarıyorlar ve kargaşa yaratıyorlar." Orijinal cümleyi tekrar gözden geçirerek şu şekilde değiştirdim:

"C: Aynı kaynak kesinlikle malum güçleri kullanarak birşeyler çeviriyor ve güçlerinin ve meydana gelen kargaşanın tadını çıkarıyor."

"Malum güçleri kullanmak" ifadesi biraz kafamı karıştırmıştı. Malum Güçler normalde bir "özne" olarak kullanılıyor ama bu cümlede "nesne" gibi kullanılmış yanlış anlamadıysam. Kaynak olarak referansta bulunulan Mossad'ın "malum karanlık güçlerini kullanarak işler çevirmesi" anlamında diye tahmin ediyorum.

"bebeklerin yaklaşık yarısı hiçbir zaman bireysel bir ruha ev sahipliği yapmıyor" ifadesi, "ruhsuz" denen veya "organik portal" denen bireyleri ifade ediyor diye düşünüyorum. Çünkü dünya nüfusunun yaklaşık yarısını oluşturdukları hem Ra'da, hem de Kasyopya bilgilerinde geçiyor. 3. yoğunluğa mezun olmuş olmasına rağmen henüz tam olarak bireysel bir ruh edinememiş veya bireysel ruhunu henüz etkinleştirememiş, bunun için daha pek çok enkarnasyon deneyimlemesi gereken kişiler.

Bir ameliyattan sonra kişilik değişimi deneyimleyen ve hatta uyandığında başka bir dil konuşan insanlara dair birşeyler okumuştum. Bu konuda tıpta "Yabancı Aksan Sendromu" diye birşey varmış. Ama sadece aksan değişikliği değil, komple lisan değişikliği vakaları söz konusu. Örneğin bir Hırvat kız bir kaza geçirip komaya giriyor ve uyandığında Hırvatça değil akıcı bir şekilde Almanca konuşmaya başlıyor ve ailesiyle tercüman aracılığıyla iletişim kurabiliyor (http://www.milliyet.com.tr/komadan-cikti-dilini-unuttu/dunya/dunyadetay/13.04.2010/1224420/default.htm). Celsede bahsedilen şeylerin bu tür bir olayla nasıl bir bağlantısı olduğunu tam olarak bilmiyorum. Belki kazadan sonra aynı bedenin başka bir varlık (başka bir ruh) tarafından kullanılmaya başlaması gibi ilginç bir olay, belki başka bir açıklaması var.

"Bir köpeğin 4. yoğunluğa götürülmesi" konusundaki açıklamalar çok sıradışı ve hatta şok ediciydi benim için. Yani henüz 3. yoğunluğu deneyimlememiş bir varlık kalıcı olarak 4. yoğunluğa "geçiyor". O durumda buna bir "mezuniyet" denemez diye tahmin ediyorum. Çünkü köpek 4. yoğunluğa mezun olmuyor. Hatta henüz 3. yoğunluğa bile mezun olmamış. Laura'nın "sırtında taşıyıp götürmek" diye ifade ettiği gibi, burada 4. yoğunluğa kalıcı olarak "götürülmek" söz konusu. Köpeğin orada onlardan biri gibi, onlarla aynı bilince sahip bir birey haline geleceğini sanmıyorum. Yine bir çeşit evcil hayvan gibi olur artık 4. yoğunluğun koşullarında bu nasıl oluyorsa. Nasıl 3. yoğunlukta 2. yoğunluk bir canlı (evcil hayvan) bizimle birlikte neredeyse ailenin bir bireyi gibi yaşayabiliyorsa, özel bazı bağlar sayesinde bu 4. yoğunlukta da olabiliyor demek ki. Ama bunun nadir bir durum olduğuna dikkat çekiliyor. Bu konuda şimdi benim kafamı karıştıran (merak ettiğim) şey, 2. yoğunluk bir canlının 4. yoğunluğa götürülebilmesi gibi, henüz 3. yoğunluk derslerinin belki çoğunu almamış bir bireyin de 4. yoğunluğa kalıcı olarak "götürülmesinin" imkan dahilinde olup olmadığı. Bu da yine ilgili bireyler/varlıklar arasındaki isteğe, iradeye ve özel bağlara bağlı birşey olur sanırım.

beyrutkapı

#17
çeviri için teşekkürler sevgili bozadi. ilham verici bir celse. olabildiğince ve dikkatle, tıka basa anın içinde olma zamanı şimdi! dalgayı sürenlere selamlar!
 

mep

#18
Öncelikle çeviri için teşekkürler Bozadi.

 Aynı bedenin başka bir ruh tarafından kullanılması daha önceki celselerde walk-in olarak geçiyor.


5 ocak 1995

S: (L) Ruth Montgomery'nin bahsettiği "walk-in" fikrine dönecek olursak, bu hiç oluyor mu? (ç.n.: walk-in: anlaşmaya dayalı olarak bedenini terk eden birinin bedenini devralan ruh/kişi)
C: Nadiren.

10 haziran 1995

S: (T) Walk-in'ler hakkında pek araştırma yapmadım. Walk-in'in tanımı nedir?
C: Ruth Montgomery tarafından tanımlandığı şekliyle bir walk-in, bir ruhun, bir farkındalık seviyesinde çeşitli nedenlerle terk etmeyi seçtiği bedeni devralmayı seçen başka bir ruhtur. Bu şekilde, daha üst seviyeden gelen bir varlık, başka bir seviyede daha önce başka bir varlığın kullandığı bedene girebilir.

25 şubat 1995

S:(BP) M___ H___ kim?
C: Gerçek bir BH.

S:(J) Gerçek bir BH mi? Vau! (L) M___ H___ kim? (BP) 5'inci yoğunluktan bir "walk-in" mi? (ç.n.: kavram, 5 Ocak tarihli celsede tanımlandı.)
C: Evet.
 

bozadi

#19
Ben de sizlere teşekkür ederim arkadaşlar.

mep, bu isabetli celse alıntıları için teşekkürler. Yukarıda linkini verdiğim "lisan değişikliği" vakasının aslında bir "walk-in" olayı olma ihtimali var gibi görünüyor. Ra bilgilerinde Abraham Lincoln'ün bir walk-in olduğu anlatılıyordu yanlış hatırlamıyorsam. 25 Şubat 95 celsesindeki "Saf BH 5. yoğunluk walk-in'i olan şahıs" bilgisi çok enteresan.

maglor

#20
Çeviri ve yorumlar için teşekkür ederim herkese.Şimdi ve burada akışla birlikte herşey olması gerektiği gibi oluyor ve olmaya devam edicek.

Tgur

#21
(Perceval) Son cevap "İnsan faaliyetleri kozmik süreçleri yansıtabilir." şeklindeydi. Peki şu anda insan faaliyeti bakımından neler oluyor da biz... Yani, o faaliyetleri tanımladığımızı varsayalım; bu faaliyet süreci neyin bir yansıması?
C: Yaratımdan önceki kaos.
S: (L) Yani şunu mu söylüyorsunuz: Bir kaos sürecindeyiz çünkü yapı taşlarının bozulması gerekiyor ki onları yaratıcı bir süreçte tekrar kullanabilelim? Mecazi anlamda tabi.
C: Evet
S: (L) Forumdaki çeşitli etkileşimler nedeniyle aklımda olan bazı soruları gündeme getiriyor bu. Pek çok insan Dalgayı beklemek istediklerinden bahsediyor. Hatta bir kişi demişti ki, eğer Dalga'nın tarihini biliyor olsaymış, kendi üzerinde çalışabilirmiş ama öyle bir tarih olmadığı için, bunu yapmanın da bir anlamını göremiyormuş.
C: "Dalga" bir süreç halinde gerçekleşiyor. Ölçek ilkeni hatırla.
S: (L) Nuh'u yazarken bahsettiğimi mi kastediyorsunuz?
C: Evet
S: (L) Tamam, o ölçek ilkesine göre, atomik ölçekte bir kuantum dalga çökmesi meydana geldiğinde, sistemin küçüklüğünden dolayı bu neredeyse anlık olarak meydana geliyor.
(Pierre) Makro ölçek daha uzun zaman alıyor.
(L) Evet. Makrokozmik ölçekte bir dalga veya faz geçişi belirli bir süreçte gerçekleşiyor. Bu bana bir celseyi hatırlattı. Sanırım 1995'teydi, çünkü geçenlerde tekrar okuyordum ve kurbağaların kitlesel olarak ölümüyle ilgiliydi. Biri kurbağaların yok olduğundan bahsettiği için bundan bahsediyorduk. Bunu sorduk ve cevap bunun Dalganın bir işareti veya bir sonucu olduğu şeklindeydi. Yani kendi bakış açımızla gördüğümüz şey ardıl bir şekilde meydana gelen olayları kapsıyor ama daha geniş bir bakış açısından bakıldığında bu süreç de aslında aşağı yukarı anlık birşey.
C: Evet.
S: (L) Burada bahsettiğimiz ölçek ilkesi bununla mı ilgili?
C: Evet. Ve bunu anlamayanlar Dalganın "altında kalacak".
S: (L) Yani meydana gelebilecek büyük bir olay için belirli bir tarih bekleyenler birden bir dünyadan diğerine gidecekler, çünkü olayların kozmik ölçeğini anlamıyorlar, öyle mi?
C: Aynen öyle! Bunun kozmik bir "Pomp and Circumstance" (İhtişam) marşının büyük bir örneği olduğunu söylemiştik bir keresinde. Tam perspektife sahip değilsiniz!

---------------------------------------------
Oldukça yoğun ve zihni adeta  olağanüstü bilgi parçaları ile ziyafete sokan bu bölüm için de teşekkürler Bozadi ,sen bizim bilgi ile dolmamıza nasıl katkı verdiğini bilsen "kozmik süreçlere yansıtma" olayında baş rolü oynadığını anlarsın..

Evet , insan faaliyetlerinin kozmik sürece etkileri ,hele yaratımdan önceki bu süregelen kaosa bir mana verecek şekilde olması çok ilgi çekici, diğer yandan bu özelliğin kuantum çökmelerinin bizim zamansal anlayışımıza şok vurguları da ilginç. Ayrıca bizim lineer zaman içinde ilerleme alışkanlığımıza beklentilerine karşın olan bitenin anda olacağını ve makro ölçekte olanı yeni olmuş anda olmuş gibi fark etmemiz üzerinde de uzun boylu düşünüp anlamaya çalışmalıyız.
Bu andaki zaman konusu üzerinde neden duruyorum ,

Yaşam sürecimin bir bölümünde, anda oluş denemesi yaşadım ,her türlü insansal duyguyu bir anda yaşadım ,delireceğimi sanıp paniğe kapıldım ve sonuçta uyku seçimi yapıp uyudum ,daha sonra bu benim başıma neden geldi şeklindeki araştırmalarımın ,kendimce sorgulamalarımın şimdi şimdi cevabını almaktayım, bu "anda" yaşamak nedir ve o esnada nasıl bir yol seçilecek şekilde beni  açılımlara soktu.

Düşünce eğitimi ve disiplinine kendimizi sokmamız lazım ,kendime empozem  bu..Bizi bu dalga ve kaos gerçeğine uyumlayacak budur şeklinde bir inanç oluştu sanırım yanılmıyorumdur.

"Bunu anlamayanlar dalganın altında kalacak"

Altta kalmamak için nasıl olmalı kendime bir check uyguluyorum ,

*Birliğin mutlak farkında olmak ,farkındayım
*Farkındayım ve tanrı kavramının birlikle beraber olduğunun inancıda mıyım,evet..
*Bu hususu monoteist bir anlayışla kendimden ayrı mı tutuyorum,şiddetle hayır,   
*O halde oluş hadisesinde müşterek miyim benim rolüm ne ,beraberim ve oluşturmakta da beraberim.
*Bu müştereklik olumlu veya olumsuz her düşüncemin bana yaşam senaryosu yaratacaktır inanıyor muyum ,evet,
*Hal böyleyse olumlu isteklerim neden hemen olmadı ,araya zaman sıkıştı ,
*Bu zamanın araya girmesini ,beklentinin baraj gibi isteklerimi kapatmasını nasıl önleyebilirim şu anda yaşamım kolumdaki saate ayarlı ,zamanın göreceli ve mutlak olmadığı inancını göz önüne getirip diğer yanıltıcı dayatmalı inançları olabildiği kadar zihnimden silmeyi başararak,
Bunu başaramam işte, o halde dalganın doğasını bekliyeceğiz.
(yine olaya beklemek girdi)

Neticede "bekle ve gör "cevabının sihirine kapılmamaktan başka çare yok gibi.


macka

#22
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Ben de sizlere teşekkür ederim arkadaşlar.

mep, bu isabetli celse alıntıları için teşekkürler. Yukarıda linkini verdiğim "lisan değişikliği" vakasının aslında bir "walk-in" olayı olma ihtimali var gibi görünüyor. Ra bilgilerinde Abraham Lincoln'ün bir walk-in olduğu anlatılıyordu yanlış hatırlamıyorsam. 25 Şubat 95 celsesindeki "Saf BH 5. yoğunluk walk-in'i olan şahıs" bilgisi çok enteresan.

5. yoğunluk  bir gelişmişlik derecesi midir?Yoksa daha önce de dendiği gibi 1 den 4 e kadar ki seviyelerin bekleme derin düşünme yeri mi?Bu konu çok net değil sanki verilen bilgilerde.Yani 5 .yoğunluk bir walk in kh bir varlık da olabilir kötü niyetli vs.
Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.Ancak gönlünüz arındıkça onu bulacaksınız,şüphesiz

bozadi

#23
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen macka
5. yoğunluk  bir gelişmişlik derecesi midir?Yoksa daha önce de dendiği gibi 1 den 4 e kadar ki seviyelerin bekleme derin düşünme yeri mi?Bu konu çok net değil sanki verilen bilgilerde.Yani 5 .yoğunluk bir walk in kh bir varlık da olabilir kötü niyetli vs.
Bu konu benim için de çok karışık macka. K'lar 5. yoğunluğun "temel işlevinin" 1'den 4'e kadarki yoğunlukların ruhlarının enkarnasyonlar arasındaki "dinlenme ve değerlendirme merkezi" olduğunu söylüyorlar. Ama yine de bir yoğunluk seviyesi ve 4'ü bitiren varlıkların mezun oldukları seviye. 6'ya mezun olmak için 5'in derslerinin alınması ve bitirilmesi gerekiyor mantıken. Ama bir yanda bir yoğunluk/ders seviyesi olarak 5. yoğunluk ile diğer yanda alt yoğunlukların enkarnasyonlar arası dinlenme ve değerlendirme yeri olarak 5. yoğunluk arasında ne tür (zorunlu?) bağlantılar var (veya var mı?) ondan tam olarak emin değilim henüz. Yalnız içimden bir ses, en azından pozitif 5.  yoğunluk varlıklarının temel işlevlerinden birinin, 1'den 4'e kadarki yoğunlukların ruhlarının enkarnasyonlar arasında "döndükleri" o ortamda onlara rehberlik ve yardım sunmak olduğunu tahmin ediyorum. Yani bir yoğunluk seviyesi olarak 5. yoğunluğun derslerinden biri, alt yoğunluk seviyelerinin öğrencilerine enkarnasyonlar arasında orada, yani "yuvada" yardım ve rehberlik olduğunu düşünüyorum şu an.

Ama 5. yoğunlukta KH deneyiminin de olduğunu biliyoruz. En azından, 5. yoğunluk KH varlıklarına referanslar var hem Ra'da, hem de Kasyopya'da. Acaba, diyorum, örneğin Kertişlerin ruhları enkarnasyonlar arasında 5'e (yuvaya) döndüğünde onlara 5KH varlıkları mı rehberlik ediyor? Bu konu uzun zamandır kafamı kurcalayan şeylerden biri. Ya da belki önce şunu düşünmek gerek; Kertişin ruhu 5. yoğunluk "dinlenme ve değerlendirme" seviyesini nasıl deneyimliyor? Michael Newton'un kitaplarında anlattığının aynısı mı? Emin değilim. Veya örneğin İlüminati'nin veya Mossad'ın tepesindeki yoğun KH kutbiyetindeki varlıkların 5. yoğunluk deneyimleri ile ortalama bir insanınki veya BH yoğunluklu birininki ne kadar benziyor?

Ve yine ilginç hususlardan biri, 1. yoğunluk bir varlık nasıl bir varlıktır ve onun enkarnasyonları ve enkarnasyonlar arası deneyimi nasıldır?!?!?


bozadi

#24
Bu arada, Ra bilgilerinde "KH gezgin" veya "KH walk-in" tarzı olayların çok nadir olduğuna dair birşeyler okudum diye hatırlıyorum. KH varlıklarının önceki bir yoğunluğa dönme fikrini pek makul bulmadıkları anlatılıyordu sanki. Çünkü ciddi bir bilgi yitimi veya unutma faktörü söz konusu. Amaçları/çıkarları ne olursa olsun, böyle birşeyin riskine girmeyi pek istemiyorlar anladığım kadarıyla.

Majisyen

Bir de acaba himmler gibi bir insan 4kh ya mezun olunca kertise mi donusuyor?
Karanlık, ışığın olmadığı yerde vardır.

Scyth

#26
Yani Nazilerin bağlantılarına bakacak olursak seçimi muhtemelen Orion Kh'dir. Ama belirsiz bir durum.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Majisyen

Eklenti:
Orjinal Mesaj? Ekleyen Scyth

Yani Nazilerin ba?lant?lar?na bakacak olursak seçimi muhtemelen Orion Kh\'dir. Ama belirsiz bir durum.

                                                                                                                                                                     Bence kendi secimi degil 4kh hiyerarsisinin secimi varolabilir o alemde.Kertisler de gelecekteki Kh insanlari diye hatirliyorum celselerden.Eski atalari olan insanlari kendine hizmet modunda tutmak icin kacirmalar vs. yapiyorlar.KH yolunda kusursuz ilerleme icin.
Karanlık, ışığın olmadığı yerde vardır.

bigsenfoni

#28
Kertisler kadire gezegeninden geliyorlar Orion takimyildizinin oralarda bir yerde ... genetik atalarimiz %50 kus %50 sürüngen ikisinin karisimida humanoid hibrid(hybrid) aslinda gercek orijinal humanoid bile degilmisiz.ORIjinal insan türleri ORIon takim yildizinda yasiyorlarmis ve bayagi cesitli türleri varmis ve bu türlerin Orijinal kalmasi icin  sonsuzluktan beri ugrasiyorlarmis!Ve bizim  nihai kaderimizde bu olacakmis,türümüzü devam ettirmek! kertislerin su anda yapmaya calistiklari gibi!Yani kus & sürüngen hibrid humanoid insan türümüzü devam ettirmek...Ruhsal atalarimiz pleiadeslilermis ve onlarda baska bir evrenden gelmisler...

Bu arada kafama hep takilan bir soru geldi aklima Peki bu kus türleri varliklar neredeler neden hic sesleri cikmiyor?Muhatap olmak mi istemiyorlar yoksa  özgür irade yasasina saygilarindan dolayimi karismiyorlar...söyle bir düsündügüm zaman zannedersem sarki söylemek kus türünün genetik aktarimi! hangi kus türü olursa olsun kendine göre bir melodisi ile  sarki söylüyor...haaa birde kiskancligimiz kertislerden gelmis diye biliyorum  ama birde söyle bir düsündugum zaman sürüngen varliklar hep yerin altinda yada magaralarda yasiyorlar, belkide utangac olsuklari icindir!?Ve belkide utangacligimiz  da kertislerden gelmistir.Ve belkide bu kadar izole olmalarindan dolayi türlerinin yokolma tehlikesi ortaya cikmistir...

Ve yeri gelmisken hirsimiz da Orion humanoid türlerinden gelmis, hani biseyleri basaramadigimiz zaman veya birseyler istedigimiz gibi olmadiginda  kizdigimizda derimizin rengi kipkirmizi olur ya iste iste o orionlarin rengide kipkirmiziymis ve hatirladigim karadiyla boylarida 5 metre falanmis...Kutsal kitaplar da seytan olarakta bilinir.Ve dördüncü  yogunlugun orion bölgesindeki en rütbeli/güclü KH varliklari imisler...Hani su starwars filmindeki Karanlik imparatorlugun basinda olan ve her zaman ''karanliga gel''diyen varliklar...


Kalbiniz temiz, gözünüz acik olsun



DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.