Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Sorular Kapıları Aralar

Başlatan Tiversonus, 04 Nisan 2009, 17:18:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 4 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

#555
Ama aslında en önemli söz Pleiades'lilerden gelmiş:

"Bunun koca bir "şimdi" olduğunu anlamıyorsunuz"

Soru: Bunların tamamının koca bir "şimdi" olduğunu anlayabilir miyorum?

Tiversonus

#556
not: Pınar'ın yazılarını okuyorum, kendisindeki gelişime seviniyorum, bir şekilde okuduklarım bana hizmet ediyor, bilgilerimi zihnimde tarıyorum ve bunlardan bir kaç soru çıkarıyorum. bir şekilde etkileşimen dolayı teşekür ederim...



Soru 1: Kasyopya Birleşik Düşünce'nin aktarımlarına göre; hangi çakramızdan "7. Yoğunluk" kaynaklı olan "instabil çekim dalgalarını" alıyoruz?


Soru 2: Çekim Dalgası ile "Yaratım" arasındaki "ilişki" nedir?

Tiversonus

#557
Soru: İkinci yoğunluk varlıklarında (hayvanlarda) "çakralar" var mıdır ve hayvanlar bilinçli ya da bilinçsiz "yaratım" yapabilirler mi?

Tiversonus

#558
Soru: Kasyopya Celselerinde, sekiz ay içerisinde Uluslararası Hava Trafiği bir süreliğine kapanacak bilgisi verilmişti, bu yakın zamanda Avrupa'da yaşanan Yanardağ ile ilgili olan olaya vurgu muydu? Celselerde bahsi edilen şey, başka bir olay -yanardağ ve külü dolayısı ile hava trafiğinin azalması dışında- olabilir mi?  Ya da Yanardağ'ın kül püskürtmesi olayı "doğal" bir oluşum muydu?

Tiversonus

#559
Soru: Hazreti Mevlana, günümüzde bu zamanlarda yaşayan bir "şair" olsa idi, TRT'de bir çok şiiri sansürlenir miydi, ya da "ahlaksız şiirler" bunlar diyecek bilinçler az mı, çok mu olurdu? Hayatın renklerini ortaya koyan sevgili Mevlana'nın "şeytan sidiği" şiiri mi yok sa "öp beni dudaklarımdan" şiiri mi daha çok sansürlenirdi?



Not: Sevgili Mevlana, gerçekten Büyük bir Ruh, işte bunu sanılanın aksine yukarıdakş detaylarda ben daha fazla "görebiliyorum"...Buradan sevgilerimi yolluyorum sevgili Mevlana'ya...Ben şimmdi "öp beni dudaklarımdan" şiirini okuyayım bir de Pleiades 2'deki şu aybaşı işini:))

Tiversonus

#560
S: (L) Gerçekten tanımak istemeyeceğin biri olurdu herhalde. (Konuk) "Kabul etme, görme, telafi etme" derken, bu gerçek vicdanı uyandırma için gereken süreç mi?
C: Evet. Önce bir "pislik" olduğunu kabul et. (ç.n.: "jerk": pislik, iğrenç tip, hıyar) Bu duygusal olarak bilinmelidir. Tüm hayatın boyunca herşeye bitmiş başka bir hayatın duygularıyla tepki gösterdiğini ve o hislerin şimdi ve burada da geçerli olduğunu anlaman gerekiyor.

S: (L) Bayağı zor bir iş olacak.
C: Evet.




Soru 1: Kişinin "arınma" için önce kendinin bir "pislik" olduğunu kabul etmesi şart mıdır?

Soru 2: Ruhun bir "eşik" fırsata sahip olduğuna ya da "Kartalın Çığlığı" fırsatına sahip olduğunu kabul ediyor muyuz?

Soru 3: "Ben bir pisliğim" dediğimde, ben mi kazandım yoksa ben mi kaybettim?

Tiversonus

#561
Geçenlerde babam ile konuşuyordum, bu konu geçti: herşey olması gerektiği gibi olmakta...Ben yaklaşık iki yıl önce sanırım üç-dört siteye Ra Bilgileri ve Pleiades Öğretilerinin rapidshare linklerini koymuştum. Bu adres eski olmasına rağmen, kaç adet indirildiğini devamlı izlerim...beleş bir kitap...ve o eski adres (rapid adresi) yaklaşık sadece onkez civarında download/indirilmiş. Gerçe sitelerin bir çoğunda bu açık olarakta var...Burada hiç bir "yenilgi" gibi bir şeyi asla asla algılamadım, bu sadece olana bakmak ile ilgili..."Yenilgi" değil, derinden bakıldığından olacaklar arasında bir veri...Nasıl mı? Işığın Dengeleyici En Ucundakiler, illaki ama her şartta dengelerler...Burada iki kefeli bir terazi düşünürüm. Tıpkı adalet simgesi bir terazi...Kefenin bir tarafı çok yukarda...Ne yaparsın? İşte o kefeye biraz ağılık koyarsın, yani "gram":)) ve bakılır dengeye ya da kefe arasındaki farka...??? İşte her konulan "gram/dengeleyici" ve insanların buna verdikleri "Uyanış" tepkisine...Kısaca olayların dengelenme gramını/dengeleyicin olan şeylerin "şiddetini" belirleyen şey; insanların "uyanabilme kapasiteleri" dir...Olayların, dengeleyici, uyandırıcı olayların şiddetini belireyecek olan şey, insanların öncü olaylara verdikleri tepkiler ile ilgilidir...


On gram koyarsın bakarsın, olmadı yüz gram koyarsın olmadı, bir kilo koyarsın ve tam bir "denge" kuruluna kadar: Bu olayların şiddetini belirleyen insanların kendi özgür iradeleridir...



Soru 1: Işık hiç kaybeder mi?


Soru 2: Işığın En Ucundaki Dengeleyiciler hiç kaybederler mi?


Soru 3: Dengeleme olayları sırasında, dengelenmiş insanlar sizce Işığın Dengeleyici Kuvvetleri tarafından hiç "açıkta" bırakılır mı? Ve hatta bir şekilde işlerinin yapılabilmesi için bir ölçüde yakın aile bireyleri (uyanmamış olsalar dahi) hiç "açıkta" bırakılır mı?


Soru 4: Dengeleyici olayların "şiddetini" belirleyen şey nedir?


Soru 5: Işık Ordusu, Güneşleri "Kapı" gibi kullanabilen Işık Ordusu ve Işık Fenerleri; hiç kaybederler mi?


Soru 6: Tüm bu veriler ışığında, Dünya'da beklenen olaylar açısından, Ruhlar için "kalk borusu" türünden ne gibi uyandırıcı/dengeleyici olaylar bekleyebiliriz?

Tiversonus

#562
Soru: Çiçeğin açması için toprağı gübrelemek akılcı bir davranış mı?

sirera

#563
Masanobu Fukuoka - Ekin Sapı Devrimi
Ekin Sapı Devriminin dört önemli noktası var.
1.Toprağı işleme
2.Kimyasal Gübre ya da hazırlanmış kompost kullanma
3.Toprağı sürme, yabani otları temizleme
4.Kimyasallara bağlı kalma

*Fukuaka'ın çiftliği 5 dönüm tarla ve 50 dönüm mandalina bahçesinden oluşuyor ve çiftliğin aylık masrafı 35 dolar
*Bu düşünce çizgisi yalnızca tarım değil insan toplumunun diğer yönleri içinde geçerlidir. İnsanlar hastalıklı bir çevre yarattıkları zaman doktorlar ve ilaçlar gerekli hale gelir.
*Yapmakta olduğum her şey, burada, köyde tarım yapmam, insanlığın hiçbir şey bilmediğini gösterme çabasıdır
*Modern tarımda, bir çiftçinin bir şiir yazması ya da bir şarkı bestelemesi için hiç zaman yoktur.
*Kişi hastalanıp, bunu ardından iyileşmek için doğal besinlere gömülmek yerine, doğal bir çevrede yaşayarak hastalığın ortaya çıkmasını önlemelidir.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Tiversonus

#564
Şu zamanlarda artık, şu nufuslarla iş zor, yani köy şehir oluveriyor, bilinç değişmediğinden...Ve ama işte hayattan kopmamak adına şehirlerde de olmak, her meslek grubunda olmak ve ne demişlerdi 'bundan 60 yıl önce Dünya da çoğunluk savaş istemediği halde savaş çıkı', kısaca dünyada KH/BH dengelenmesi için her alanda her yerde olmak gerekiyor, şehirlerde de...Bence tek kişilik ya da az kişilik çözümler de bir nevi grupsal, elitsel ya da kişisel kendini memnun etme oluyor bu durumda. Girip çıkmak daha mantıklı gibi..Ama tüm insanlık genel olarak çevre/Dünya uyumlu bir yaşam biçimine geçer ise, işte sorun çözülür gibi..Burada da nufus problemi sözkonusu... Belki herşey akması gerektiği gibi akmakta olabilir...Acaba sevgi temelli eril dişil ilişkiler dünya da hakim olsa idi, nufus bu kadar artar mıydı, bu ilginç bir deneme olurdu, herhalde bilinçte bir seviye olası herşeyin çözümü..burada da doğruların tersini deneyerek öğrenmek mi devrede acaba, yani insanlık doğrudan doğru işlere yönelemezler miydi, bence dengeli bir durum olabilirdi. Ama işte nufusun yarısı otomatik enkarnasyonda bir seviyede ise ne olurdu, sonuçlar en ideal durumun denge üzerine çıkamayacağı gibi geliyor bana...bence insanlık kurulu saati hızlandırıyor olabilir...

Tiversonus

#565
Soru: "Dul Kadının Akçesi" hikayesinde, "Dul Kadın" sahip olduğu tüm ve bir olan akçesini neden verdi? Zihinsel bir beklenti ile mi, nörolojik bir şey mi, Ruhsal bir oluş mu ya da başka bir şey?

Tiversonus

#566
Soru: Acaba celselerde geçen "testler" bu ayırımı ortaya koymak için hayatımızda hep oldular mı?

Tiversonus

#567
"Lütfen yaşadığınız zamanların ciddiyetinin farkına varın. Biz her birinize zaman verirken siz de buna karşılık sınavdan geçirilecek ve zamanı geldiğinde birçok insana öğretmek üzere alınacaksınız."




Pleiades Öğretileri

Tiversonus

#568
Soru 1: Herkes herşeyi kendince "en doğru" olarak biliyor ise -ki ben dahil herkes-; foruma ne gerek var?


Soru 2: Sadece Kanal mesajlarını aktarıp, alıntılamak ve kimsenin kimseye soru/fikir sormasına cevap vermemek, acaba bu daha faydalı bir yaklaşım mı?


Soru 3: Sadece Kanal Mesajlarını yayınlamak ve kişi ne anlıyor ise görüş bildirmeden okuması daha mı verimli bir yaklaşım olur?


Sanırım bir süre bunlasrı düşünmek ve belki de herkesin doğrusu kendine demek daha fazla faydalı ya da az yıpratıcı olacak.

Tiversonus

#569
Meditasyon ile ilgilenen okuyuculara bugün; 5.5 saat meditasyonunu hatırlatıyorum, faydalı olabilir, meditasyon faydalı olabilir...