Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Şiirler / Güzel Sözler

Başlatan Tiversonus, 06 Nisan 2009, 02:23:46

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

#30
[h5]
Sahtekar kandırmak için yalan söyler, sanatçı ise doğruyu göstermek için.
[/h5]

Tiversonus

#31
[h5]
Ölüm günümde tabutum yürüyüp gitmeye basladi mi, bende bu cihanin gami var,
dünyadan ayriligima tasalaniyorum sanma; bu çesit süpheye düsme.
Bana aglama, yazik yazik deme. seytanin tuzagina düsersem
iste hayiflanmanin sirasi o zamandir.
Cenazemi görünce ayrilik ayrilik deme.
O vakit benim bulusma ve görüsme zamanimdir.
Beni kabre indirip birakinca, sakin elveda elveda deme;
zira mezar cennetler toplulugunun perdesidir.
Batmayi gördün ya, dogmayi da seyret.
Günese ve aya batmadan ne ziyan geliyor ki?
Sana batmak görünür, ama o, dogmaktir.
Mezar hapis gibi görünür ama o, canin kurtulusudur.
Hangi tohum yere ekildi de bitmedi?
Ne diye insan tohumunda süpheye düsüyorsun?
Hangi kova kuyu ya salindi da dolu dolu çikmadi?
Can Yusuf'u ne diye kuyuda feryad etsin?
Bu tarafta agzini yumdun mu, o tarafta aç.
Zira senin hayuhuyun mekansizlik aleminin fezasindadir."
"Kardes, mezarima defsiz gelme;
çünkü Allah meclisinde gamli durmak yarasmaz.
Hak Teala beni ask sarabindan yaratmistir.
Ölsem,çürüsem bile, benim yine o askim."
Ölümümüzden sonra mezarimizi yerde aramayiniz.
Bizim mezarimiz ariflerin gönlündedir.
[/h5]

Tsunami

#32
Pes vallahi pes :))

Bu gün bu siiri anneme okumustum, kendini biraz daha iyi hissettirmek istedigim bir andi. Görüyorum ki , bu gün buraya eklenmis. Niye mi pes ??

Dün Pleiades Ögretileri 'nin 3. Bölüm'ünü eklemek icin girdigimde gördüm ki; yeni eklenmis :)))

Bir kac gün önce dus yaparken (niye o zamansa onu da bilmiyorum:))) aklima gecmise yolculuk geldi. Yani Bir kac sene önceyi yogun bir sekilde düsünsem, hissetsem bu dustan ciktigimda o zamana dönmüs oldugumu görsem ne yapardim; babam annemle beraber tipki bir kac yil önceki gibi salonda oturup sohbet ediyor olsalar, ne yapardim? Neleri bildigim icin degistirirdim? Nelerin tekrar yasanmasina izin vermezdim? diye uzun uzun düsünmüstüm. Bir saat sonra siteye girdigimde "sorular kapilari aralar" basligi altinda söyle bir paylasim vardi: gecmise yolculuk, onu degistirmek vs...

Tiversonus dostum, görünmez bir hat mi cektin zihnime, onu mu okuyorsun , anlamadim:)))

Bütün site dostlarim, cok iyi bir frekans yakaladigimizi düsünüyorum. Bunu gelistirirsek 2012 de internet baglantilari bile kesilse, bizlerin bagi kesilmeyecek sanirim, ne dersiniz:)))
 

Tiversonus

#33
Aynı ruh ailesinden kişileriz veya benzer frekanslardaki ruh topluluyuz herhalde. Belki de tesadüftür.

Alemtac

#34
:))) tesadüf yoktur diye bilirim. Tüm gruptaki arkadaşlarla frekanslarımızın aynı olduğuna inanıyorum, gerisini bilemem :) .
 

Tiversonus

#35
[h5]
"Tanrısal aşk sonsuzdur.
Eğer biri, belli bir kişiyi severse,
bu aşk o an doğmamıştır.
Çok daha önce, kişinin ruhuna yerleşmiş,
ve sadece o an kendini göstermiştir.
Birbirini seven ruhlar;
ne gökte, ne de yerde ayrılırlar."

Peter Deunov
[/h5]

Tiano

#36
Tohum

Öyle bir kelime söylesem ki deyorum,
Dışarıda bir başkası kalmasa.
 
Özdemir Asaf
 
 

Tiano

#37
Bulut mu Olsam

Denizin üstünde ala bulut
yüzünde gümüş gemi
içinde sarı balık
dibinde mavi yosun
kıyıda bir çıplak adam
durmuş düşünür.

Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa?
Balık mı olsam,
yosun mu yoksa? ..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.

Nazım Hikmet Ran
 

Alemtac

#38
Doğru yolu bulmak, iyi insan olmak, özetle tekamül etmek için hiçbir ahlak hocasına gerek yoktur.
Zaten ayrı ayrı her insanın özel ihtiyaçlarını bilen, her insanın kendi iç yaşamına göre ahlaki kurallar koyan bir ahlak hocasının var olabileceğini düşünmek anlamsızdır.
Her insanın kusurları, eksik tarafları, zaafları aynı değildir.
Herhangi bir insanın ihtiyacı karşısında yapılan öğütler bir başka insanın ihtiyaçlarına yeterli gelmez ve ona yararlı olmaz.
Sonuç olarak, insanın ahlak hocası dışında değil kendi içindedir (vicdan).
Bu yüzden her şeyden önce vicdan özgürlüğü gerekir.


Kurtuluş yolu, vicdanların birtakım dogmatik ve klasik bağlardan çözülmesidir. (Dr.Bedri Ruhselman)
 

Alemtac

#39
"Haydi dinleyin çamurdan insanlar!

Bir an düşün,

nasıl oluştuğunu ana rahminde.

Aklına getir o usta işçiliği

ve ara o sanatçıyı,

böyle güzel bir görüntüye şekil veren.

Kim çizdi göz yuvalarını?

Kim açtı burun deliklerini, kulaklarını ve ağzını?

Kim uzattı sinirlerini ve sıkıca bağladı?

Kim yaptı kemiklerini

ve etini deriyle örttü?

Kim ayırdı parmaklarını

ve düzleştirdi tabanlarını?

Kim hazırladı kalbini

ve boşluklar bıraktı ciğerlerinde?

Kim görünür kıldı güzelliğini

ve sakladı bağırsaklarını içeride?

Kaç çeşit beceri kullanıldı

ve kaç tane sanat eseri yaratıldı

oluşturmak için bir insanı?

"(...) Gözlerinle görmek için O'nu,

mükemmel düzenine bak evrenin;

algıladığın her şeyi yöneten

zorunlu yasalara ve

olan ve olacak olan her şeyin

mükemmelliğine bak!

Uzayda kendine verilen yerde dolaşır her yıldız.

Niçin bütün yıldızlar aynı yolu izlemezler?

Her birinin yerini tayin eden kimdir?

Bunların yapımcısı ve sahibi olmalıdır birisi.

Mümkün değildir tesadüfen ortaya çıkmaları.

Düzen tümüyle yaratılmış olmalıdır mutlaka.

Ölçüye sığmayan sadece

ortaya çıkandır 'tesadüfen'."



Hermetika dizelerinden.
 

Tsunami

#40
Bu gün akil ve sezgi üzerine düsündüm...Düsüncelerimden sözler dogdu, paylasayim dedim:

Akil ve sezgi

Sezgisiz akil , yularindan agaca baglanmis bir at gibidir. Karsisindaki ucsuz bucaksiz cayira uzaktan bakar.Bilir, görür ama yasayip hissedemez.

Akilsiz sezgi, yulari bosta ama gözleri bagli bir at gibidir. Caninin istedigi her yöne kosabilir ama nereye kostugunu görecek gözleri olmadigindan , ne aldigi yolu bilir, ne yoldaki diken ve cukurlari, ne de  yolun güzelliginin kiymetini...

Akilla sezgiyi yoldas edinmis yolcu, ne yolu sasirir...ne de yolun güzelligini es gecer :)


Akilli sezgilerle ve sezgili akillarla yön verdiginiz güzel bir gün olsun  bu gün:)))
 

Pınar

#41
[8D] Ayakta alkışlıyorum Tsunamim seni.O akıl ve sezgiye az da beni ekle, tadından yenmez valla![8D]
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Tsunami

Senden zaten bi bio kimyasal üretip, D6 ve D12 olarak iki ayri sekilde siseleyip 1000 tabletlik homöopat halinde satisa sunmayi düsünüyorum. Her gün mutlaka 8 tablet alinmazsa, isiniz ters gider hatta bi yeriniz siser:))))
 

Gülay

#43
Sevgili tsunami

akıl-sezgi benim için gecenin özlü sözü oldu:)))

Bende korkularla ilgili özlü sözü ilave ediyorum...

'' TÜM KORKULARIMIN YAŞAM ALANIMA GİRMEDEN EN YÜKSEK SEVGİYE DÖNÜŞMESİNİ İSTİYORUM VE SEÇİYORUM''
 

Tiversonus

#44
[h5]

Hoşgeldin

Bir muhabbethanedir şol dergah hikmetini bil,
Bade ile mus eyke, dostun kıymetini bil,
Fazla işretten kaçın, ahengi bozma sakın,
Ehl-i-dil olmak gerek, cehfin zilletini bil!

Caniden farkın olmaz, bozarsan meclis-i mey!
Paran ile övünme, burda herkes paşa bey,
Meclis-i muhabbette olmıya uzak yakın Bu kubbenin işreti ibadetle aynı şey.
Caniden farkın olmaz, bozarsan mecls-i mey!
Şarap içti mi, dilenci sultanlaşır; Tilki çıkar deliğinden, aslanlaşır; Yaşlı başlı adam delikanlaşır; Delikanlı yaşça basça olgunlaşır.

Günahlarım çok olmasına çoktur benim,
Ama dinsizler gibi umutsuz değilim: Cennet cehennem umrumda değilse de Ötede hem şarap olacak, hem de sevgili.

Derdin avucundan şarap içmedikçe Bir yudum su içmiş değilim gönlümce;
Kimsenin tuzuna da ekmek banmadım Ciğerimi kebap edip yemedikçe..

Hergün şarap cümbüşüne dalanların da Her gece mihrap önünde kalanların da Islanmayanı yok, yağmur altında hepsi: Bir uyanık var, ötekiler hep uykuda.

Unutma, amansız feleğin çarkındasın; Şarap iç, çünkü ateşten bir dünyadasın; Madem ki yerin önünde sonunda toprak Farzet ki üstünde değilsin altındasın.

Sevgiliyle sabah içmedeyiz, saki; Biz Nasuh tövbesi bilmeyiz, saki; Yeter okuduğun Nuh hikayesi Hemen dolsun huzur kasemiz,saki.

Madem aman vermiyor ecel, saki, Kadeh boş kalmasın, aman gel, saki; Şu üç beş günlük dünyada gam yemek Bizim gönlümüzce iş değil, saki.
Şarap sonsuz hayat kaynağıdır, iç; Gençlik sevincinin pınarıdır, iç; Gamı yakar eritir ateş gibi, Sağlık sularında şifalıdır, iç.
Açılmışken nasılsa mutluluk gülün

Hayyam

[/h5]
[/color]