Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Paylaşmak İstedim...

Başlatan maskesiz, 30 Mayıs 2010, 22:59:24

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

maskesiz

#150
Yazdıklarınız sizin yüreğinizin güzelliği Sevgili Tgur
Yaşımsa evrendeki çok kişiyi çocuğum görecek kadar yaşlı:))))Hatta bana yaşlı çatlak deli kadın diyen çok:)))ama yüreğim açıktır herkeze çiceklerimi ezip gidene bile

sonsuz sevgilerimle
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

maskesiz

#151
Nerde hata yapıyorum da yaşamımda ki kimseyi memnun edemiyorum. O kadar çok yoruldum ki artık gitmek istiyorum dünyadan...
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

Alemtac

#152
Aaaa, o nedemek canım kardeşim? Beni ararmısın.
 

maskesiz

#153
Uzun bir süredir yorgunum bütünlemelerim olduğu için ders çalışıyordum.2 gecedirde çok kötüyüm.Ağlıyorum ve gözlerim sabah kapanmış oluyor.Uzun zamandır haber almadığım bir arkadaş bana mail gönderdi.(Giderkende beni ruh aileme ihanetle suçlayıp gitmişti ) agresif biri sevgiyle yaklaştım hep affedici oldum kazanmak istiyordum ama. 3 yıl önce karşılaşmıştık uzun bir süre sonra tanıştık ve ben sürekli kötü olduğum ve enerjim çok düşük olduğu için sürekli sızlanıyordum ve bıkmıştı benden:( öylece bırakıp gitti beni; yük olduğumu söyleyerek, ihanet suçlamalarıyla....

Çıkıp gelmişti aklının karışık olduğunu söyleyerek açardım yüreğimi ama içimdekileri söylemeden yapamazdım.Ağır bir mail yazdım doğruluğuna inandığım riyakar olamam.Kinle yazmadım sadece içimdekileri yazdım.

Çoşmuş bir şekilde çok ağır mailler birbirini izledi.Ben kötüyken çalıp oynayamam neysem oyumdur.Bu olaylar kendimi çok kötü hissettirdi istedim sevdiğim herkesi kendimden kurtarmak..."herzaman ki gibi kendimi suçladım bu cehennemdeysem iyi biri değilim demek ki hiç bir şeyi hiç kimseyi hak etmiyorum"

çok kötü olduğum için köpeğimi az gezdirmiştim sonra tekrar istedi dışarı çıktık geçen günde adam aynı şeyi yaptı.köpeğimiz bazen öyle oturuyor dışarda babamla kardeşimi özledi gelsinler diye dışarda oturuyor kısa süreliğine.

oturdu çöpün kenarında hadi kızım gidelim dedim.Adam azarlamaya başladı 2. katın balkonundan "alsana köpeğin yaptığını yapmadı birşey diyorum oturdu ya al hemen yaptığını diyor yapmadı diyorum poşetin nerde al hemen diyor yapmadı diyorum poşetin yok yapsa neyle alacaksın cebimdeydi poşet:("

kalbim çarpmaya başladı nefes alamıyordum düzelir diye düşündüm eve gelince düzelmedi gittikçe kötüye gidiyordu.Hemen acile gittik uyuşma vardı sol tarafımda

anjio yapalım dediler olmaz dedim sınavlardan sonra.

şimdi iyiyim eve geldim.yatırmak istedi kardeşimi arkadaşları ama istemedim.

"Eski günler geldi aklıma hastanede yatarken başımda kimse beklememişti serumlarla kendim giderdim lavobaya  2 defa hipoglisemi şokundan ölecektim.Birinde tesadüf kardeşim gelmiş serum sonuna kadar açıkmış içindeki insülin fazla gelmiş. diğerinde de hemşire beni baygın buluyor ama serum nasıl olduysa kapanmış kapanmasaydı yalnız olduğum için şimdi burada olmıyacaktım.Kan kusuyordum babam gördüğü halde okula gitmemek için bahane uydurduğumu söylüyordu" Şimdi sınav öncesi ailemin beni suçlamasını kaldırmıyacağım vadem olduysa acı çekmeden tanrının verdiği nefesimi seve seve veririm.

Ben sızlanmıyayımda kim sızlansın hastaneye yatıcam yanımda kalacak kimse yok."Ben aileme ihanetmiş mi etmiştim de bu kadar sevgisiz şevkatsiz bir ortamdayım"

Böyle birşey yapmadım yapamam ben kimseye ihanet edemem. beni arkamdan bıcaklayanı bile af ettim ben...

3 yada 5 gün önce aldığım mail hayatımı alt üst etti.Nasıl izin verdim ben kendime inancımı almasına kendimi suçladım.Bana şevkatle sarılacak bir aile yok içim acıyo
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

Alemtac

#154
Canım kardeşim, çok geçmiş olsun ve acil şifa dileklerimi gönderiyorum. Yaşamak isteidğimizi kendi realitemizde yarattığımıza inanıyorum, bence boşvermeliyiz. Geçmişte kalmış dostlukları yeniden uyandırmamalıyız, artık bitmiş olanlar yerinde kalsın bence :) Kendimize soralım, yaşamak istediğim hayat nasıl ve onu gerçekleştirelim, bence bu elimizde. Herşey yenileniyor bak :)) eski enerjileri bırakmak lazım, eski dostluklarda dahil, giden gitsin, özgür bırak :)) Hayatını alt üst etmesine, sana bu duyguyu yaşatmasına ve enerjini almasına izin verme :) Sen her zaman güçlüydün ve öylesin :) Seni seviyorum kardeşim :))
 

zer-zivi

#155
Sevgili Maskesiz,ne olursa olsun hayat her zaman güzeldir,yılgınlığı,umutsuzluğu,acıyı,ıstırabı,kötülükleri yaşasak bile. Kötü olan kimse yok sadece kendisini unutmuş olmak var. Bir dostumdan gelen  mesajı paylaşmak istedim,herşey gönlünce olsun ve kendin için bir dilek tut,bugün benim fabrika çıkışımın yıldönümüde! :) Hatta  doğum günü pastamı ve  birde hediye alıp,sevdiğim bir dostumu ziyarete gittim :) Herşeyi tersine  çevirmeli,almak yerine vermek... Sevgiler....


"Gelecek yıl için;

Yargılamadan ve yargılanmadan kendi içine bakabilmeni,

Seni saran, korkularına ve acılarına sebep olan düğümleri koparıp atabilmeni,

Seni, merkezinden bilinmezliğe götürenin, neredeyse her zaman kendi amaçsız ve hedeften uzak davranışların olduğunu anlayabilmeni,

Kendine bakabilmen ve kendini sakince dinleyebilmen için ihtiyacın olan gücü kendinde bulabilmeni ve yanıldığın zamanlarda dahi kendi değerini bilmeni,

Kendini değerli hissetmen için, başkasının değerini düşürmeye ya da eleştirmeye ihtiyaç duymamanı,

Kötü ya da karanlık yolu seçmemeni, çünkü gayret ettiğin ve biraz ilerlediğin zaman ışığı göreceğini bilmeni,

Karşılıksız sevmeyi, avuç dolusu sevgi vermeyi öğrenmeni,

Fikirlerini ve hislerini çarpıtmadan, gerçeği kendi içinde bulmanı, çünkü bunun, senin kendi içinden gelen sevgi olduğunu, gerçek ve olabildiğin "sen" olduğunu bilmeni,

Benliğinde taşıdığın huzurlu şarkıyı dinleyebilmen için, kafanda çınlayan sesleri kovmak için tüm gücünle mücadele etmeni,

Seni olduğun gibi kabul etmek istemeyen, hala kanayan geçmiş yaraların acılarıyla yüzleşecek kadar güçlü olmanı,

Kendi çevreni barış ve mutlulukla örmediğinde, seni kimsenin mutlu edemeyeceğini anlamanı,

Hayatında ani öfkeler ve kaprislere yer bırakmadan, bir sevgi tohumunun filizlenmesini beklemeyi öğrenmeni,

Kaybetme korkusu olmadan kendini teslim edebilmeni,
Ve son olarak...

Koşulsuz sevebilmen ve sevilebilmen için; gizemli, saklı ve uykusuz korkularına karşı, en dirayetli seni, kendi benliğinin en derinlerinde bulmanı diliyorum.
Sevgiler.."
 

maskesiz

#156
Teşekkür ederim sevgili zer-zivi :)

Sağolasın Alemtac kardeşceğizim yanımda olduğunu bilmek ne kadar büyük bir mutluluk anlatamam.Umarım bende en kısa zamanda toparlanır senin yanında olmayı başarırım.

sonsuz sevgilerimle
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

Alemtac

#157
Daima beraberiz canım kardeşim :) Çok iyisin, kahkahaların ve neşen hiç eksilmesin :)))

Yaz olduğu için, apartmanın her katında inşaat var, yoluda kazıyorlar :) Yolu delerken olan gürültü tüm sesleri kapatıyor ve pencereler kapalı oturuyoruz, bu sıcakta ! :)) Sokağa çıkılmıyor, çalışmalar beşe kadar devam ediyor. Zass marka vantilatör çalışmaktan perişan :))) Monaya soruyorum "bu kadar tüyünle nasıl terlemiyorsun?" :))
 

maskesiz

#158
:))canım daima beraberiz inşallah
mona ve köpüşlerin ter bezleri patilerinin altında:) ve dillerinde bizim gibi sıcaktan pek etkilenmiyor vücutları ,ara ara patilerini yıkıyorum serinliyor bizim köpüş:)

sonsuz sevgilerimle....
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

zer-zivi

#159
:) Sevgili maskesiz bizim  teriyerin  adının Köpüş olduğunu  söylememiştim sanırım.Bizim kızımızdanmı sizin kızınızdanmı bahsediyorsunuz? :) 

Ama  seni  neşeli görmek güzel şey. İnsanlar (en yakınları bile)  kızgınlık anında çok ağır sözler   sarfedebiliyor ve hatta   birbirini bile öldürebiliyorlar. Ama bunlar kızgınlık nöbetleri ve gelip geçicidir, baki olan her zaman  sevgidir. En yakınlarım bana intizar etselerde,ah etselerde,yanlış bir davranışta bulunsalarda onların bu durumları beni  olumsuz yönde etkilemiyor. Çünkü biliyorum ki  karşılıklı karşılıksız,koşulsuz sevme girişimleri tüm bu yaşanan kaos :) Sevgiler...
 

Alemtac

#160
Sevgili Zer, sözlerinize katılıyorum, sevdiklerimiz bile kızgınlık anlanlarında ummadığımız sözler sarf edebiliyor ve bizleri en fazla nereden kıracaklarını bilenler yine onlar. Bence onlara teşekkür etmeliyiz, bilerek veya bilmeyerek bizim yolumuzu aydınlatan yine onlar, bize ders veren birer öğretmenler. Nerede olduğumuzu, ne yapmakta olduğumuzu, neden ve ne için yaptığımızı, ne yapacağımızı hatırlatan onlar. Dediğiniz gibi gerekli dersi verdikleri andan sonra yine sevgi dolu onlar :) Hem karşılıksız, koşulsuz seviyorlar, hemde bizim beklediğimiz ne ise onu yerine getiriyorlar. Bizim arzu etmediğimiz hiç bir şey gerçekleşmiyor aslında.
 

zer-zivi

#161
Evet  sevgili Alemtaç, dostlarımızla,yakınlarımızla,tanıdığımız tanımadığımız her varlıkla;karşılıklı  hem öğretmen hem öğrenciyiz. Sevgimize rağmen isteriz ki çocuklarımız bize riayet etsin çünkü en iyiyi doğruyu biz bilsekde,onların yanlış yapma özgürlüğüne direnç göstermek alışkanlığımızdan ötürü titreştiğimizde,hissettiğimizde onlarda bunun olması gereken  duruma uymadığını hissettiklerinden tam  tersini yapıyorlar.Bir şekilde bilinçsizce  sapmalı enerji titreştirip, yayın yapıyoruz ve onlarda bilinçsiz olsada bunu algılayıp ters tepki veriyor. Doğruyu göstermemizdeki amacımız bile bir beklenti kapsamına giriyor.Yanlış  yapmama beklentisi,doğruyu yapmaları beklentisi...

Halil Cibrandan tam sözler olmasada  hatırladığım,"Çocuklarınız sizden doğarlar ama  size ait değiller,sizlerin düşünceleri ne olursa olsun onların kendilerine ait düşünceleri,kendilerine ait yaşamları var"  der kısa ve öz.Çocuklarımızı bile mülkiyetleştirmişiz bize aitler ve onların  sahipleriyiz sanıyoruz. Oysa onlar bizden önce yaradılışın bütününe aitler her zerrenin yaradılışa ait olması gibi.

Bu yüzden    sevgimiz  çoğunlukla  beklentili,koşullu,karşılıklı. Kızımdan evi düzenli ve temiz tutmasını,odasını toparlamasını,benden izinsiz aldığı iki civcivi,muhabbet kuşunu ve yine benden izinsiz bulup getirdiği Köpüşü temiz  bakmasını,beslemesini bekliyorum.Bu bir  şart ve koşul  ama tabiki  illa bunları yap seni seveceğim demiyorum ama  bu beklenti sevginin koşulsuzluğuna uymuyor. Neyse  söylene  söylene yinede toparlıyorum evi ve besliyorum hayvanlarını. Ben ne kadar direnç göstersem beklentiyle(doğru olanı bile beklesem) tam tersi  hüküm sürmekte.Oluruna  bırakıyorum ara sıra. En son geçen  tartıştık ve  birbirimize hiç istemediğimiz sözler söyledik. Ona bir tokat attım bana polise şikayet etmekle,insanlara  nasıl bir anne olduğumu söylemekle tehdit etti. Ve benden nefret ettiğini,köpüşü benden çok sevdiğini söyledi :) Bunların hepsi kızgınlık anında söylelen gerçek dışı sözler olduğu için beni yaralamıyor bile :) Hatta  hayatı boyunca beni affetmeyeceğini söyleyen bir yakınım bile var,kendisini karşımda madur olmuş hissettiğinden daha doğrusu kendisine riayet etmediğim için beni haksız görmesinden,duygusal beklentilerine cevap vermediğimden,onaylamadığımdan benimle bütün olamaması nedeniyle böyle davranmakta. Bunun sonucunda "Seni hayatım boyunca affetmeyeceğim,bunu unutmayacağım" demiştir. Hakikatten bunları çok ciddi ve gerçek bulmadım çünkü biliyorum ki yanlışını onaylasam(sırf sakinleşsin diye yalandan onaylasam)bile  yanlış(sapmalı) ile  bütün olduğunu hissedemezssin, hem onun hem benim doğama,özüme aykırı.Yaradılışın özüne aykırı. Sonuçta insan  tartışmaları Birlik içinde bütünleşmek adına  yaşıyor.Karşılıklı  olması gereken hal(gerçek öz)içinde olsak;  sorun  yada  sapma yada ayrılık yada çatışma ortadan kalkacak.Ama  olmamız gereken halden  uzak yalancı haller içinde(yada egosal tutum ile) bütünleşmeye çalışsak mümkün değil ortalık kızılcakıyamet yada geçici çözümden öte bir şey değil. :) Ama bir müddet sonra dalgalı deniz modundan  sakin bir denize dönüşünce birbirimize   yaklaşıp,sarılıp birbirimizden özür diliyoruz :) Bu durumlar içinde hangisi gerçek,hangisi sonsuz? Tabiki sevgidir baki olan. Bu yüzdendir ki artık olumsuz fikirler,sözler beni  uzun süre etkilemiyor,anda gelip geçiyor. Geçerken yıkıyor ama sonrasında  telafi ediliyor. Olmadı bir daha,olması gerekeni bulana dek sürüyor :)  Ama  "sonsuz gerçek" neyse;  ister bin yıl, ister bir milyon yıl sürsün,eninde sonunda ona ulaşılacaktır kaçınılmaz olarak. Her ölümlünün ölümü tadacağı gibi :) Gerçi ölüm dediğin bile  bir ilüzyon :) O yüzden kim ne kadar acıtmak için söylerse söylesin biz içimizde bir direnç,bir karşı tavır,kızgınlık,öfke ve kırılganlık tutmayalım. Öbür türlü üzülmek,kızmak karşımızdakini ne değiştirir, nede doğru olana yöneltir, sadece kalbimizi  üzer,zihnimizi  karmaşaya sokar, sonrada beden fonksiyonlarımızda bir dengesizlik yaratır. Kızgınlık hissettiğimde  sanki beynime  sıcak bir   ateş fışkırıyor,kalbim hızlı hızlı çarpıyor ve kan dolaşımım,nabzım ritimsiz,huzursuz bir şekilde  devinmeye başlıyor :) Bu  duygusal durum bedensel,zihinsel ve ruhsal bana  zarar veriyor. Derler ya keskin sirke küpüne zarar,öfkede bedene,zihne,kalbe  zarar :)

 

Scyth

#162
Pembe Kuvars bir taş edin ev için elmadan biraz büyük olanlarını var güneşte bir kaç gün bırak tabiki tuzda bir gün beklettikten sonra -kaya tuzu-. Sevgi enejisi yayar uyumuda artıracaktır.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

maskesiz

#163
Teşekkür ederim sevgili Scyth :)deniycem

Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

maskesiz

#164
Bu enkarnasyonda kaç defa parçalandım yada kaç defa ölüp yaşama döndüm hatırlamıyorum bile.Çok yoğun ve zordu benim için çok geriledim toparlanmaya çalışıyorum ve zaman zaman bunu başarıyorumda ama uzun zaman sürmüyor bir olay olması ve dibe vurmam buna bir çözüm bulmam gerekiyor.
bazı sınavlarımın sonuçları belli oldu geçtim bakalım ne zaman bitecek bu uzun okul maratonum:)hayatım değişecek pembe kuvars taşı alıp eve gelebileceğim:)annem üzerimdeki ellerini çekmeye başladı geri çekiliyor bu benim hayatımda büyük bir dönem çok beklentim yok ama bulutlar dağılacak gibi...
çocukluğuma dönebilirmiyim ki o günler gelir mi? Çocukluk tekerlemem di kendi kendime söylediğim " Güneşin kızıyım, Adaletin eşiyim."
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.