alemtac'da kendini dovecek

Başlatan Alemtac, 13 Nisan 2009, 18:19:09

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Alemtac

#600
Merhaba Sevgili dostlarım; Kasyopya celselerinin sonuncusunda sorgulanan ve bence algıladığım bir konuyu aktarmak için yazıyorum.

"2.yoğunluk varlıkları bulundukları dünyayı bizden farklı algıladıkları malumunuz. İhtiyaçları gereği ne ise algıları da odur ve renkler onların dünyasında önemsizdir. Siyah beyaz veya tek rengi algılarlar. Onların dünyasında hacim yoktur. İhtiyaçları gereği koku alma, işitme gibi duyuları ve sezgileri 3.yoğunluk varlıklarından çok daha gelişmiş olduğunu biliyoruz.

3.yoğunluk varlıklarının dünyası ise maddeye dayalı ve renklerin sınırlı algısından oluşur. Renkler algıladığımızdan daha fazlasıdır. Maddeye bağımlı dünyamızda doğal olarak ve ancak 3 boyutlu algımızda renkler bizim için önem kazanmıştır. Ruhumuzu okşayan bu renkli dünyada ne kadar maddeden uzaklaşabilirsek o kadar fazla rengi ayırt edebilir hale geliriz.

4.yoğunlukta ne olmayı seçtiğimize bağlı olarak renklerin çeşitliliği ve maddeye olan ihityaçlarımızın sınırlanmasından dolayı sonsuz neşe içinde olacağımızı düşünüyorum. Yinede şekilcilikten kurtulamıyoruz.

5.yoğunluğu atlıyorum çünkü orası spatyomdur. 6.yoğunluk ise sadece renklerden oluşur. Orası mutlak sessizlik içinde sadece renklerin hakim olduğu ve şekil/biçimin var olmadığı bir dünyadır. Düşüncelerinizi sözle değil renklerle ifade edersiniz. Renklerin derinliği içinde var olan boyutu ifade edecek sözüm yoktur."

3. boyut algımla duyumsadıklarımı bu kadar aktarabildim.

Sevgiler :)
 

ahuela

#601
Mutluluğu o kadar çok özledim ki Alemtac abla;  yoğunluklara bir dala bilsem keşke.Sözler olmadan renklerle dans edebilsem ah ne kadar mutlu olurdum.
 

Alemtac

#602
Özlemek güzel bir duygudur, özlendiğini bilmek kadar güzel:) Bu sözlerinizle bizi mutlu ettiniz, birini mutlu etmekten duyacağımız haz ise bin mutluluğa bedeldir.
Sevgiler :)
 

Alemtac

#603
Her yapılandan iyi niyet beklersek iyilik görürüz. Her yaşadığımızın iyi yanını görürsek karşımıza gelen sadece iyiliktir. Karşılaştığımız her insanda güzellikler görürsek güzelliklerle karşılanırız. İçimizdeki neyse dışımızdaki odur.

Bildiğimiz bu felsefe üzerine diyeceğim şudur; içimdeki saf niyetle her gördüğüm insana dostum dedim, onlar da beni dost bildi. Dost elimi uzatırken karşılık geldiğinde büyük sevinç ve minnet duydum. Ancak haseti ve hırsı unuttum. İçimde bir yerlerde hala haset ve hırs varmış demek ki.

Sevgili Tiversonus; söylediklerinizin üzerinde düşündüm ve anladım. Teşekkür ediyorum :) Öğrenirken, birşeyler bilebiliyorsam eğer bilgiyi paylaşmaya çalışıyorum. Asla biliyorum demiyorum, ne biliyorum ki diyorum. Bildiğimi sandığım sözlerden dahi yenilerini öğreniyorum. Çiftlikte yaşarken :)) tanıştığım her insan benim bildiklerime bilgi ekliyor. Öncesinde bu kadar çok bilenle karşılazmazdım, şimdi de ise etrafım bilenlerle dolu. Ne mutlu ki herkesin aynı dili konuştuğu bir çevredeyim ve bilmeyenin çekip gittiğini de gördüm. Önce üzüldüm, geri gelmesi için peşinden gittim. Cevap dahi alamadım ve anladım ki onun yolu ayrı. Yükseliş yolunda herbir insanın seçimi yükselebilmek için kendine gereken ne ise odur, anladım. Eski enerjiye bağlı kalmak denildiğinde bunun din demek olmadığını da anladım. Her ne ise yolumuz, alacağımız derslerde ona göre...ve aldığım derslerden mutluyum. Biliyorum ki yolum çok uzun ve keyifle devam ediyorum :) Asla vaz geçmedim.

Sevgiler :)
 

Alemtac

#604
Bazen gücümüzden kaybettiğimizi hissederiz, bu benim başıma çok geliyor :) Yerimden kalkmak ne kadar zormuş :)) Aslında enerji bedenimiz bir nedenle beslenemediği için veya maruz kaldığı negatif etki ve düşünceler nedeniyle zayıflamıştır. Enerji bedenimi altın, yumuşacık bir dokumadan oluşmuş giysi olarak hayal ediyorum. Enerjim düştüğünde o, yerde ayaklarımın dibinde kıvrım kıvrım, yığılmış bir şekilde duruyor. Eğildiğimi ve yerden topladığımı hayal ediyorum. Yavaşca, bedenimin etrafından yukarı çekerek, belime, oradan göğsüme ve omuzlarıma, en son tepe noktama kadar kaldırıyorum ve orada bedenimin etrafından topladığım uçları birleştiriyorum. Tata :)) enerjimi geri kazandım :)

"Sadece isteyin size verilecektir."

Sevgiler :)
 

ahuela

#605
Bugün pcyi açınca msnimi, derslerimi dahi açmadan birden hani alışkanlık misali googledan baskalarına hizmeti açıp;son yazana baktım ve gerçekten güzel yazılarmış Sevgili  Alemtac abla; benimde çevremde bilenlerle karşılaşmaya başladım fakat sayısı çok az.Demekki henüz o kıvama gelmemişim.Bu içimizdekileri nasıl yeneceğiz , haset yok bende ama bir insan bana kötülük yapınca arkama bakmadan çekip gidesim geliyor.Yanlış demiyorum, yalan söylemesi yada yanlışlık yapması v.s v.s. sadece iftira atılmasına dayanamıyorum. Çekip gidesim geliyor. Bunu yaşamamdaki hata nedir ki, bunu çözmeye çalışıyorum. Hayat sanki bir yap boz . Bazı şeyleri yapıp bazen de bozuyoruz. Yerine doğru yerleştirince hayatın anlamı çıkacak sanırm
Sadece isteyin, size verilecektir. Bütün güzellikleri dağıtmak ,toplamak ve güzele sevgiye ulaşmayı diliyorum.
Sevgiler.
 

Alemtac

#606
Bende dileklerinizin gerçekleşmesini diliyorum, Sevgili ahuela :))

Hemen hemen hergün suyla meditasyon yapıyorum. Bu sabah meditasyon esnasında tam çakralarımı dengelendi ve 9.cu çakradayım ki bana göre orası güneşte bir yer ve sevgi duyguları içindeyken banyonun içinden gümbürtü koptu. İster istemez gözlerimi açtım ve etrafa bakındım, herşey yerli yerinde duruyor...anlayamadım ve kaldığım yerden devam ettim. Ama sonra aynı seansı birkez daha tekrarladım. Olan herşeye kuşkuyla bakmam aslında, birşey yaparken engellendiğimi bile farketmeden yaptığım işi tamamlayıncaya kadar tekrar tekrar yaparım. Meditasyon esnasında olan gürültü rastlantı da olabilir. Ama, ne öğrenmiştim; tesadüf yokmuş. Engelleniyorsak, engellenmeye çalışılıyorsak bilelim ki doğru yoldayız.
 

Tiversonus

#607
Evet ve aynı zamanda geliştirici bir şey...Sabah 05 de yazmayı düşündüğüm şeyi bugün yazabilmek için zihnimde onu yok etmek zorunda kaldım, yani "an'da yaşamak misali...Ve dün telofondan "getireyim mi?" ben de "getirme!" dediğim halde rus votkası hediye geldi. Vicdan, merhametim için çok güzel şeyler anlatıldı ve sonra çapraz iki soru ve daha önce sorulmuş bir yerlerde kayıtlı ama onun unutacağı şeylerin testi niteliğinde iki ufacık soru ve testi geçememe durumu. Ve hediye gelmiş, güzel sözler söylenemiş ve işte vurucu yer burası o kadar detay ki, o kadar ufak ve basit ki "hiç kullanmadığın msn şifren var mıı?"...Çok basit şekilde, çok ilkeli şekilde "gir pc ye 5 dakikada al" dedim...Ve inanın farkında değil, onunda suçu yok, sadece portalik şeyler ve en sevdiklerinden bile tekrar tekrar "bak düzelmiş" söylemlerinin fazlalığı, evet ısrarla konuya girmeme rağmen ısrarla "düzelmiş" yayını, bir çoğuda acıtıcı, örneğin sevgili Laura Knight-Jadzhyk'nin bir kızı ile yaşadıklarına, anne olarak ne zor bir durum, asla kızının kötü durumda olmasını ister mi, ama gerçek bu, bir sinyal, bir ilham, ama nereden, ruhtan mı? Ve asla hiç birini yargılamıyorum, farkında değiller sadece...Eee ben şimdi içermiyim neden bu zamanlama, ve neyse elimdeki herşeyi de söylemiyeceğim. Ve bugünkü yazı sırasında elektrikler gitti, sonra tekrar yazdım bu sefer modem kitlendi, modem biraz uzakta, gittim tüm sistemin elektriğini açıp, kapattım ve ama önce önce, dua, korunma vs....Evet hem eylenceli bir bulmaca gibi hem de geliştirici ve inanın çoğu farkında bile değil. Ve merhamet duygunuz ve kimyanız ve diğer tüm şeylerimizi bizden daha iyi bilir bu tür enerjiler...İşaretleri ama çok ufak işaretleri izlemek gerekir. Ve demekki iyi ki yazmışım diye düşünüyorum, demekki doğru yoldayız. Ve inanın detaylar çok önemli. Ve sakın yanlış anlaşılmasın zamanında ben bu tuzaklara düşmüş ve gereksiz itkilere derhal cevap vermişimdir. Önemli olan ise, ışık ailesinden istemeyi bilmek, istemek bir sanattır. İsteyene kadar bir yıl geçer, bu çok zor olandır, farkında değilizdir, istemek ise en kolay an'dır. Zor olan o isteme an'nına gelebilmektir. Ve Kader Dostları'ndan isteyebilmek içinde zihin dengeli, biraz dingin, bilinç açık olmalı, bu da önemli, ufak ufak başlar unuturuz. Herşeye rağmen ilerleriz, önümüze konulan BH yolunu izlersek, çok fazla yanlış kararlar almaz isek, durumumuz iyi olacak deniliyor, Kasyopya celselerinde. Ben de buna katılıyorum...

Selamlar, Sevgiler...

Alemtac

#608
Elektrik, modem...Uğraştırmışlar sizi :))Kızımı yolcu ettim az önce. Yaşamın zorlukları ile karşılaşıyor, sınavlardan geçiyor. Karşıdan bakınca herşeyi net görüyorsunuz ama yaşayan için acı verici. Anlatmaya çalıştım, ama yaşaması lazım. En güzel ders yaşanarak öğrenilen, ne desem boş. Bu yüzden çocuklarımın seçimlerine hiç karışmam. Başta annem olmak üzere çoğu dostuma tuhaf gelir bu davranışım. Sadece görünen köy kılavuz istemez olduğunda, sen bilirsin yinede diye başlayıp, seçim senin diye biten bir cümle kurarım. Sonuçta sen demiştin, nereden bildin oluyor. Yinede kendi seçtikleri yoldan gidiyorlar, gidecekler ve gitmeleri lazım. Öğrenme ancak böyle gerçekleşiyor. Kendimle ilgili olarakta içinde bulunduğum durumun farkında olmakla birlikte seçim yapıyorum. Çünkü hangi yolu seçersem seçeyim yaşayacaklarımdan öğreneceğim farklı şeylerle karşılacağım ve bu bana eğlenceli geliyor :)) Laura'nın troid hormonunun durdurulması ile ilgili kısmı eklemişsiniz, acaba dedim ?? Ama bu bile inanın beni düzene soktu. Dengeli ve düzenli yaşıyorum artık :) Dediğiniz gibi niyet çok önemli ve istemeyi bilmek. Hep kilo ile mücadele halinde yaşıyorum, 12 yaşımdan beri. Sonunda karşıma Haşimato çıktı da doğru ve zamanlı beslenmeyi öğrendim. Faydalı olan gıdalarla beslenirdim hep ama miktarı da önemliymiş :) Diledim ve oluyor :)) Önümüzde açık ve net olarak çizilmiş olan bir yol var, bende katılıyorum size ve sevgili K'lara. Elimizden geldiğince, Bh yolunu izlemeliyiz..elimizden geldiğince diyorum çünkü yolumuzda ne kadar ilerlersek engeller o kadar fazla olacak. Yolumuzda ilerlemeye ne kadar kararlı olduğumuzu ölçmek için belki ve yolumuzdan dönmemizi isteyen diğerlerini de unutmamak gerekiyor. Pruva neta :)) Bir denizcilik terimi, yol açık demek :)

Sevgiler :)
 

Tiversonus

#609
Genel olarak, tüm insanlar bilgisiz olduklarından, bilgisiz dediğim ortalıkta çok olan metafizik gürültü türü şeylerinden bahsetmiyorum, gerçek koruyucu bilgilerden bahsediyorum -ki bende böyleydim-, tüm bu kertiş maniplasyonlarında haklı ya da haksız aranmamalı, bu çok önemli, tüm insanları manipüle ediyorlar ve tüm insan nesli bence mağdur. Bunu kavramak çok önemli. Düşünün sevgili Laura'nın kızı, hiç bir zaman kızından insan vazgeçer mi? Ama işte yapılacak şeyler de sınırlıyor Laura'yı...Ve genel olarak insanlık tarihi de böyle hep kertiş maniplasyonu ile dolu. Burada doğru, düzgün bir hayat yaşamak, onurlu bir yaşam yaşamak, yaşamı onurlandıran bir yaşam peşinde koşanların ızdırapları dolu insanlık tarihinde...Geniş resimde ise, hepsi bir "rüya" işte bu kadar, ve dersler için de hizmeti olan şeyler bu dualite...Evet tüm Dünya insanları devamlı manipüle ediliyor, belki çok ufak bir kesim bunun dışında, tüm insanlar olarak mağduruz demek çok daha doğru. Bu nedenle sevgimizi, merhametimizi, şevkatimizi hiç bir özü taşıyandan eksik etmemek gerekir. Büyük resimde önemli olan "Herşey Yaratan ve herşeyde O var"...Elbette, genel olarak bizleri büyüten şeyler ve siz, ben, başkası sözkonusu değil, tüm insanlık sözkonusu ve bu böyledir değil amacım bu tür maniplasyonlara, her türlüsüne herkesin dikkat etmesi için. İçeriden böyle, dışarısını bilmem:))Bence fazlada uzatmamalı ve işi akışına bırakmalı, hepimiz öğrencileriz...

Selamlar, Sevgiler...

Alemtac

#610
Bu gece komşumda misafirdim. Laf lafı açıyor ve insanın 21 günde sigarayı bırakabileceğinden bahsediyor. 21 günde herşey mümkün, tavukta 21 günde yumurtadan çıkıyor, tüm alışkanlıklarını sabredersen 21 günde değiştirebilirsin. Reikide de aynı 21 gün belli bir takım hareketleri yapman gerekiyor. Herşeyde 21 gün..."Aaa, ne tuhaf" dedi. Aslında dünya matematik üzerine kurulmuş diye devam edecekken ben, "Yalnız çıkartma yapmamak kaydiyle" deyince koptuk :)) "Öyle değilmi ama, topla, çarp, böl ama çıkartma :)) O zaman sıfır olursun".
 

Alemtac

#611
Her sabaha karşı birileri ile konuşuyor ve erkenden uyanıyorum ama neler dendiğini hatırlamıyorum :) Bu sabah son iki cümleyi yakaladım :))

Ben beyinciği göstererek; "burası işlemleri hızlandırıyor" diyordum. Sonrada "kimleri gönderiyoruz?" diye bir soru sordum. Hayır olsun, kimleri nereye gönderiyoruz acaba? :)))
 

Alemtac

#612
Gördüğüm rüya üzerine internette küçük bir araştırma yaptım. Evet, beyincik işemleri hızlandırıyor, sözüm doğru. Beynin yardımcısı olarak öğrenebilinilir yeteneklerin hızlı olarak yapılmasını sağlıyor. Mesela, örgü örme, yazı yazma, okuma vs gibi ve hızlı bir şekilde yapabilir hale geliyoruz. İyide ben nereden biliyorum bunu, mutlaka bir yerde okumuşumdur ve aklımda kalmıştır. Beyincik denge merkezi aynı zamanda, kulak kanallarıyla birlikte vücudun dengede kalmasını sağlıyor. Eğer beyincik hastalanırsa, yalpalayarak yürüme, şiddetli baş dönmeleri vs meydana geliyor. Babama göre ise, omuriliğin başlangıcı olan beyincik yaşam merkezi...
 

Alemtac

#613
Epifiz bezi salgısının fazlalaşması durumunda ki bunu tetikleyen kullanılan herhangi bir ilaç, mesela uyku ilacı gibi olabilir, beyincikte dengesizleşme meydana getiriyor ve aynı şekilde baş dönmesine neden oluyor. Aşırı alkol alımında da aynı nedenlerle başımız dönüyor.

Bunları anlatan bir telkari ustası...derviş gibi bir adam. Yanında çalışan bir arkadaşım, sıkıntılı bir dönemindeyken, kendisini ziyarete gelmek isteyen ve daha önce zarar gördüğü bir insanı tam geri çevirmek üzereyken ustası şöyle demiş " Çağır, gel bir kahvemi iç de. Eğer bu insanı düşman olarak adlediyorsan, arkana alma, önünden yürümesin, yanına al"
 

Alemtac

#614
Bir kaç gündür, bir iki arkadaşım ve bende dahil olmak üzere halsizlik hissediyoruz. Mevsim geçişlerinde olur böyle şeyler diyeceksiniz. Hele birde yaş ilerledikçe daha fazla hissedilir oluyor mevsim geçişlerindeki halsizlikler :)) Ancak bir arkadaşım benden kendisine enerji göndermemi istedi ve diğeri arayıp, "birileri enerjimi çekti, kim aldı benim enerjimi" diye sordu :))) Ben evden çıkmak ve insanlarla karşılaşmak istemez haldeyim. Halbuki baharın geldiğini hissettiğim anda, doğaya çıkmak isteği olurdu içimde. En son geçtiğimiz bahar böyleydi. Çocukça duygular hisseder, içim kıpır kıpır olurdu. Şimdi neden böyleyiz bilmiyorum.

Neyse geçer diyelim :) Dün gece gördüğüm rüyada altın tavana fırlamış diye konuşuyoluyordu. Altını olanlar zengin artık diye düşündüm. Halbuki hiç umurum değildir, altınla parayla işim olmaz. Devamında ise kıymalı börek yiyordum, aslında hiç et yemem. Uyandığımda rüyamı hatırlayınca, fena oldum :)) Günlük hayatta yapmadığım şeylerle ilgili rüyalar görmemin nedeni ne olabilir?