Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Scyth

#405
Hevesle bekliyorum; çevirileri okumayalı baya zaman oldu.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Tgur

#406
RAM,
Hayatımda hep bu olayın itilimi, arayışı altındaydım ,
Bilgilere kolayca ulaşabilinecek bir sistem ,
RAM' ın sözlük manası "Rastgele erişimli bellek" ,
dolayısiyle internetteki arama motorlarının yüksek kapasitede devreye girmesi ,buna ulaştığımı müjdeler gibiydi ,

Ancak,
ruhsal bilgi platformundaki karmaşa ,bilgi servislerindeki değişik akımlar ve maniplasyon endişeleri ile okunanların ,ulaşılabilinenlerin saf sezgi yoluyla ayıklanması,inanç yollarındaki değişebilirliğin mümkün olabileceğinin algılanması ve anlaşiılması ,gelinebilen her yeni farkındalık halinin ,yeni oluşlarda istenen şey olduğunu ve K.ların sık sık bahsettikleri "bekle ve gör "ün hakiki manada ne söylemek olduğunu idrak ettirdi,

İşte bu bilgi ışığında ,kıymetli dostların çalışmasıyla yep yeni bir RAM örneğine kavuşacağız , diğer ismi "dalga"  ,onunla ilgili bir aktarımı iliştiriyorum,

Bu arada aklıma gelen bir konuya  değinmeden geçemiyeceğim,

Bilindiği gibi  K celseleri, insan bilincini yükseltmeye, araştırmalara ve buna bağlı yorumlamalara açık olan bir bilgi servisidir  ,yani, bilgiler ,sorgulayıcılara belirli bir çalışma yapmadan katiyen açık açık verilmemektedir.
Zira, hazırlanmış ve kehanetimsi yapılar içeren bilgi verilme ve bunu alanların lineer yaşam yorumlarına bulaşmış bilgiler ve yine insanların bu bilgilerin tutsaklığına alıştırılmış hale düşmeleri, ruhsal konularda karma karışık  zihin yapıları oluşturmuştur.

Dalga diye adlandırılıp "RAM"özelliğindeki bilgi hazinesi ,derleyenlerin üstün uğraşıları ile kotarılıp önümüze konuyor ,bizim için muzzam bir kazanç ,

Her ne olursa olsun bu hazineden istifade ederken ,ben,Kasyopyalıların şu ifadesini aklımdan hiç çıkarmayacağım,
 
"Biz de sizinle beraber öğreniyoruz".
-------------------------------------------------------------------------------


S: (L) Zamanın kapılarında durup bir köprü görevi görecek olan birini aradığımız doğru mu?
C: Belki. Göreceksiniz...

S: (L) Tamam, bir süre önce bahsettiğiniz bu VB ve Beanstalk'u ve "büyük anlam" konusunu anlamak istiyorum. Sürekli birşeyin köşede olduğu, çok yaklaştığını söylüyorsunuz ve biz de herhangi birşey yapacak vaktimiz olmayacağını düşünüyoruz sürekli. Ark'ın inceleyecek 800 sayfa Maxwell'i var. Bunu yapmayı kesemez. 800 sayfa denklem çok iş. Aylarca sıkı çalışma. Ve zaman geçiyor. ... Sabırsızlanmıyorum, ama zaman geçiyor. Siz 6. yoğunluksunuz. Bunun sizin için hiçbir anlamı yok. Ama biz yaşlanıyoruz. Birşeylerin harekete geçmesi için bir bağlantıyı kurmamız gerekiyorsa, ne yapmamız gerekiyor?
C: Çok endişelisin. Belki de katedilen mesafeyi incelemen iyi olur. Yoksa 10 yıl önce aynı durumda mıydın?

S: (L) On yıl önce gözlük takmıyordum. İhtiyacım da yoktu! İğneyle dikiş dikebiliyordum! Siz fark edin veya etmeyin, bu zaman denen şey fizyoloji üzerinde derin bir etki yapıyor! Biliyorum, önemli olan ruh, ama benim düşüncem şu ki biz bu bedenlerin içindeyiz ve birşey YAPMAK için bu araçların içindeyiz.
C: Ama büyük bir macera değil mi?

S: (L) Son zamanlarda çok çalışma ve kölelik deneyimledik. Faturaları ödemek için çalıştık. Şirket bize ödemesi gerekeni ödemediği zaman hayatta kalmak için kredi kartlarımızla borç çekmek zorunda kaldık. Şimdi hem onu geri ödememiz, hem de yaşamaya devam etmemiz gerekiyor. Çalış, çalış, çalış!
C: O halde seninle ilk temas kurduğumuz zamanki haline dönmelisin belki de?

S: (L) Hayır! Şikayet etmiyorum!
C: Evet, ediyorsun, yumuşak bir şekilde de olsa.

S: (L) Çok şey yaptınız, bizi bir araya getirdiniz, tüm bu şeyleri yaptınız... ve...
C: Gerisinin gelmeyeceğini mi düşünüyorsun?

S: (L) Hayır... Ama...
C: Ama ne?!?

S: (L) Birlikteyiz ve mutluyuz. Birlikte ve mutlu olduğumuz için birşeyler başarmamız gerektiğini düşünüyoruz... 
C: Başarmıyor musunuz peki?

S: (L) Büyük, faydalı bir şekilde değil.
C: Öyle diyorsun. Bu yargılama alanında uzman değilsin neyse ki!

S: (L) Yüzeyde hiçbir şey olmuyormuş gibi görünmesine rağmen, bir seviyede birşey oluyor yani, öyle mi?
C: Oo, evet!! O yüzden... Şikayet edip durmayı bırak.

S: (L) Farkında olmadığımız o diğer seviyelerde, bu kadar önemli ne olduğuna dair minicik bir ipucu vermenizi istemem çok mu?
C: İste.

S: (L) İstedim. Bana minik bir ipucu verin... Üç kelimeli bir ipucu. Beni sakinleştirecek birşey... Geceleyin rahat uyumamı, dünyada herşeyin yolunda olduğunu bilmemi sağlayacak birşey...
C: RAM.

S: (L) İpucu bu mu?
C: Evet.

S: (L) Bu bir kısaltmamı, yoksa bir kelime mi?
C: Ara, bulacaksın.

S: (A) RAM. Random Access Memory. (Rastgele Erişimli Bellek)
C: Evet. 

S: (L) Bunun daha yüksek seviyelerde olan şeylerle ilgisi nedir? Yaptığımız herşey veya projenin hareketi, psikomantiyum projedeki durumuma mı bağlı?
C: Biraz. 

S: (L) Bu bekleme sürecinin bir kısmı, Wave serisini yazmayı bitirmemle mi ilgili? Çünkü Mayıs'tan beri bu tüm vaktimi tüketiyor.
C: Evet.

S: (L) Bu seriyi yazmak giriştiğim en eğitici projelerden biriydi. Yazarken transkriptleri taramak zorunda kaldım. İnsanlara bunu açıklamak zorundaydım ve bundan da önce kendime açıklamak zorundaydım. Zihnimi derinden açıcı etki yapan birşey haline geldi.
C: Güzel.

S: (L) Doğrudan birşeyler okuyup öğrenmek kadar, verdiğiniz parçaları birleştirme yoluyla öğrenmek de çok eğlenceli. Ve şimdi de bunları yazıyorum.
C: Kısmen. (ç.n. "birlikte yazmış oluyoruz" anlamında herhalde)

S: (L) Yani Wave'i yazmayı bitirmem lazım. Bitirdiğim zaman sırada bekleyen bir iki şey daha var. Eğer bunu bitirebilirsem, eğer Tanrı istiyorsa, dere yükselmezse ve nefes almaya devam ediyor olursam, şimdiye kadar elimizde biriken tüm materyali web'e aktarmak için bir beş yılımı daha harcayabilirim. Ama bu çok büyük bir iş. Gece gündüz, kafamda yazarak, yazmaya hazırlanarak, yazarak ve yazılanların üzerinden geçerek. Her gün. Tüm vaktimde.


bozadi

#407
kasyopya sitesinde Dalga (Wave) 1. kitap bölümü çevirilerimiz yayınlanmaya başladı:

http://tr.cassiopaea.org/2011

bu arada 9 Nisan 2011 tarihinde yapılmış bir celse yayınlanmış kasyopya forumda. umarım onun çevirisini yarına yetiştiririm.

bu arada 4. yol belgeselinin son iki bölümü kaldı, bayağıdır ilgilenemedim. en kısa sürede o iki bölümün altyazısını da yapmaya çalışacağım.

Sevda

#408
Süper haberler bunlar,ellerinize sağlık...
Geçmiş tarihli 17 adet çevrilmemiş celse var,aslında ben onlarıda sabırsızca bekliyorum,ama bu kadar yogunlukta sanırım onlar biraz daha bekleyecek :)

Teşekkürler ve sevgiler
 

yucelulu

#409
Sevgili Bozadi, Dalga 1.kitabı yayınlamaya başlamışsınız.
Teşekkür ederim. Sevgi ve selamlar.
 

bozadi

#410
bizler de sizlere teşekkür ediyoruz arkadaşlar.

Sevda, 2000'li yıllara ait çevrilmemiş celseler dikkatinden kaçmamış bakıyorum : ) önümüzdeki hafta içinde onlara da el atmaya başlarız mutlaka.

Sevda

#411
Sevgili Bozadi,evet kaçmadı,çünkü arşiv yapıyorum :)) hatta tek tek tarihleriyle hangi celseler olduklarını bile sayabilirim :)
şaka bir yana,evet takip ediyorum ve üzerinde bazı çalışmalar yapıyorum,o yüzdende o eksik celselerin peşindeyim :) şuana kadarki çalışmalarımdan bazı ilginç çıkarımlarda bulundum ve bunlarla ilgili seninle fikir alışverişi ve paylaşımındada bulunmak istiyorum.Kendi adıma,daha iyi gelişim sağlayabilmek için (sen müsait olduğunda tabiki )...Aslında kendim denedim eksik celseleri çevirmeyi,ama çok yeterli olmadı ingilizcem,birde ne yalan söyleyeyim aynı tadı vermedi :)
Böyle güzel bir katkı sağladığınız için hem sana,hemde diğer arkadaşlara tekrar teşekkürler..
 

bozadi

#412
oo, süper. çok sevindim doğrusu. celselerde parça parça dağınık durumda olan verileri mi toparlıyorsun?

eksik celseleri önümüzdeki haftadan itibaren elimden geldiğince hızlı bir şekilde çevirmeye çalışacağım.

celse bilgileri analizlerinle ilgili yorumlarını, sorularını vs heyecanla bekliyorum. bunun verimli tartışmaların önünü açabileceğinden eminim.

Sevda

#413
Evet  Sevgili Bozadi,hem celselerdeki parça parça olan verileri,belirli konu başlıkları altında biraraya getirmeye çalışıyorum,ki bu şekilde ifade edilen anlam daha bir derinlik kazanıyor,hemde daha önce farklı kaynaklardan edindiğim bilgilerle,celselerdeki bilgileri harmanlayarak bir sonuca ulaşmaya çalışıyorum...Örneğin benim için kasyopya celselerindeki bilgilerle,matus'un,dreamer'ın,gurdjieff'in ve dzyan'ın o kadar çok birbirini tamamlayan ve açıklayan yanları olduki bence bu süperdi.Kasyopyalıların dedikleri gibi bu aynen bir puzzlen parçalarını biraraya getirmek gibi,hem çok keyifli hemde bazan delirtici :)) ama hepsi bir araya geldiğinde,insanın algısında bir an için ortaya çıkan görüntü muhteşem :)
işte ben bunları paylaşmak istiyorum çünkü sizlerinde,benimle aynı durumda olduğunuzu düşünüyorum.Ayrıcada bunları paylaşmamız gerekiyor,çünkü aynı bilgilere sahip olsakta bence herkesin algısında ve bilincinde ortaya çıkan şeyler farklı,sanki başka ve daha büyük bir puzzle'ın parçaları gibi ve onlarında birleştirilmesi gerekiyor. kasyopyalıların daireler içinde daireleri gibi buda puzzlelar içinde puzzlelar oldu :)) bence kasyopyalılarda bu yüzden sürekli ağ çalışması yapmayı öneriyorlar :)

Bunun hem eğlenceli hemde geliştirici olacağını düşünüyorum umarım yapabilirim (yapabiliriz demiyorum çünkü siz zaten yapıyorsunuz ve bunun içinde kocaman kocaman tebrik ediyorum sizleri )
 

bozadi

#414
dreamer ve dzyan'ı ilk kez duyuyorum sanırım. inceleyeceğim. evet, tüm bilgi kaynaklarına bir puzzle'ın parçaları gözüyle bakmak en iyisi bence de. kasyopya bilgileri kendi içinde herşeyi, hatta her önemli şeyi kapsamıyor, kapsayamaz da.

bu çabada işbirliği yapmaya çalışmak çok güzel olur. dediğin gibi, herkeste kendine özgü gelişimsel etkileri oluyor bu konudaki bilgi ve sezgi paylaşımlarının.

çekirdek ekip olarak henüz istediğimiz ölçüde ağ çalışması yapamıyoruz ama giderek geliştiğine inanıyorum. bu da ancak sizlerin katılımıyla kolaylaşabilir ve giderek daha verimli hale gelir : )

Sevda

#415
Dzyan,aslında dzyan kitabı yada dzyan dörtlükleri diye geçen en eski kutsal kitaplardan biri olarak kabul ediliyor,tabiki o da diğer hepsi gibi bir şekilde tahrifata mutlaka uğramıştır ama yinede oldukça ilginç bilgiler içeriyor,kainatların yaratılışından,insanların yaratılışını ve evrelerini anlatıyor,ben ilginç buluyorum ve zaman zaman,kendi algımda gelişmeler oldukça dönüp tekrar yorumluyorum :) ilk olarak Blavatsky'in gizli öğretiler kitabında bahsi geçiyor ama daha sonra kitabın ibranice ve sanskiritçe dilinde yazılı orjinal (?) metinleride bulunuyor v.s

ben bir iki kıtasından alıntı yaapacagım buraya belki ilgini çeker :)
 
2- ... Sessizlik neredeydi ? O' nu duyacak kulaklar nerede? Hayır, ne sessizlik vardı ne de ses; durmak bilmeyen Ebedi Nefes' ten başka hiçbirşey yoktu, ki O da kendini bilmez.

4-Üç, Dörd' ün içine düşer, Işıyan Öz, içte Yedi, dışta Yedi haline gelir.Kendi başına "Üç" olan Parlak Yumurta , süt gibi kesilir ve Ana' nın Derinlikleri' nin her yanında, süt-beyaz "curds" haline yayılır.
5- Kök kalır, Işık kalır, "curds" kalır ve Oeaohoo hala daha Bir' dir.

1- ... Siz, Yeryüzü' nin oğulları, Öğretmenleriniz'i dinleyin.
Öğrenin. Ne Birinci ne de Sonuncu vardır, çünkü Her-şey, Sayısız Olan' dan
neşrolmuş Tek Sayı' dır.

4- Bu, "Ses' in Ordusu"ydu –İlahi Yedili Sistem' di. Yediler' in kıvılcımları, Yedi' lerin Birincisi,İkincisi, Üçüncüsü, Dötdüncüsü, Beşincisi, Altıncısı ve Yedincisi' ne tabidirler ve hizmetkarlarıdırlar. Bu "kıvılcımlar"a, küreler, üçgenler, küpler, çizgiler ve biçimlendiriciler denilir; çünkü, Ebedi Nidana böyledir, ki O:

6- Lipika, Üçgen'i,Birinci Bir'i, Küp'ü,İkinci Bir'i ve Beşgen'i, Yumurta içine alır. O, adına "Geçiş Yok" denilen aşağıya inenlerle yukarıya çıkanlar için, Kalpa sırasında O Yüce "Bizimle Birlikte Ol" Günü' ne doğru ilerleyenler Çember' dir... Arupa  böylece oluşturulmuştu: Bir Işık' tan Yedi Işık; Yediler' in her birinden Yedi kere Yedi Işık. "Çarklar", Çember'ı izlerler...

4- O, hiç ölmeyecen Kök' tür, Dört Fitil' in Üç Dili Alevi' dir... Fitiller, Yediler' den fışkıran Üç-dilli Alev' den -Onlar'ın Alevi' nden- çıkan kıvılcımlardır; bir tek Ay'ınışınları ile kıvılcımlarının, Yeryüzü' nün tümırmaklarının akan sularında yanması.

5- Kıvılcım, Alev' e en ince Fohat İpliği ile asılıdır. O, Maya' nın Yedi
Dünyası boyunca seyahat eder. Birinci durur ve bir Metal ve bir Taş' dır;
İkinci Alem'e geçer ve İşte -bir Bitki; Birki, Yedi form içersinde dönüp durur ve bir
Kutsal Hayvan haline gelir.
Bunların bir araya getirilmiş vasıflarından, Manu [beşer yani] Düşünen
[Varlık] meydana getirilir.

(karışık şekilde birkaç bölüm aldım,genel anlamda bir fikir vermeyebilir )

Dreamer ise Tanrılar okulu kitabının baş kahramanı,benim için Matus gibidir :) Dreamer insanların uyanmaları gereken hipnotik bir uykuda olduklarından bahseder sürekli bu insana çok önceleri dayatılmış bir durum oldugunu söyler,ve tabiki daha başka bir çok konuda,güzel anlatımlar var içinde.Tanrılar okulu çok güzel,çokta etkili bir kitap tavsiye ediyorum ve seveceğini düşünüyorum..

Dreamerdandan bir kaç örnek vermek istiyorum..

Fiziksel ölümsüzlüğün önündeki en büyük engellerden biri insanın belirli bir noktada doğduğu zannına kapılmasıdır;Unutulmamalıdır ki yalnızca gerçek olan ölümsüz olabilir. Benliğinin en aşağı kısımlarına yönelik farkındalığın ne kadar düşük ise, yalanlar da o kadar koyu ve ölümcül olacaktır. Yaşlılık, hastalık ve ölüm bu yalanların en barizlerindendir. Oysa hakikat, etrafına ışık, güzellik ve ölümsüzlük yaymaktadır.

Kendi mutluluğun için eşyadan, kişilerden ya da tanrılardan medet ummayı bıraktığında, istediğin an mutlu olabilirsin. Artık bilinçsiz bağımlılığını bilinçli seçime dönüştürebilirsin.

Kendini her türden hipnotizma, bağımlılık, batıl inanç ya da dünyevi ilişkilendirmenin etkisinden kurtararak. Kimsenin bilgisinden, fantezisinden ya da kehanetinden medet umma. Senin dışında seni yok edebilecek bir kuvvet bulunmadığını bil. Sen kendi kalbinde izin vermedikçe ve niyet etmedikçe hayatında yaprak dahi kıpırdayamaz. Uyanık ol! Tüm cehaletinden ve karanlığından sıyrıl. İnce ayara ihtiyaç duyan dünya ya da insanlık değil, senin vizyonundur. Sen kendi iç dünyandaki bölünmüşlüğü ortadan kaldırıp kendini tevhit ettiğinde dünya da güvende olacaktır. Düalite dünyasında her şey kusursuz bir denge üzerine işlemektedir – karanlık ve yıkımı mutlaka yaratıcılık ve yapıcılık izlemekte, bunlar senin manevi hallerini yansıtacak şekilde açığa çıkmaktadır. Öyleyse, dünya hakkında endişe etmeyi bırak, yalnızca kendin hakkında endişe et – dünyaya yardım etmenin tek yolu budur. Olaylar ve koşullar dünyası tamamen sana bağlıdır. Dünyanın koşulları tam olarak senin içsel hallerine tekabül etmektedir. Unutma! Senin kendi Düşün tarafından komut veya izin verilmeyen bir şeyi sana hiç kimse ve hiçbir şey yaptıramaz. İçte savaş yoksa dışta da savaş olamaz; Kanun budur...

Milyonlarca kisi gibi sen de bütün yasantını, içinde yasam
olmayan kurulusların katmanları arasında saklanarak geçirdin," "Özgürlügünü bir
avuç uydurma gerçekligin içine hapsettin.
Sana dayatılan sahte uykundan uyanmanın, cehennem misali bir yasam görüsünü
bırakmanın artık zamanı geldi!

(burdada çok gelişi güzel alıntıladım,içeriğinde çok daha fazla bilgi var )

sevgiler
 

Pınar

#416
Teşekkürler Sevda hanımcım.:) Tanrılar Okulu, en sancılı zamanımda elime ulaşmıştı ve bana bir nefes olmuştu. DZYAN dörtlüklerini ise, duydum ancak okumaya fırsatım olmadı. Paylaşımınız muhteşem, tekrar teşekkür ederim...

Ka'larla ilgili çalışmanızı da sabırsızlıkla bekliyorum.Benzer bir çalışmayı RA'larda yapmıştım ve bilgiler birbirini tamamladıkça ben çılgına dönmüştüm.:)
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Sevda

#417
Pınarcım Merhaba,Dreamer'la karşılaşmamız benzer şekilde olmuş sanırım :) İçimin derinliklerinde bir yerde,aklım,ruhum ve bedenimle hiç istemediğimi bildiğim(hissettiğim) bir durumun içindeydim ama o durumu yaşamak içinde büyük bir çaba harcıyor,etrafımdaki herkesi ve herşeyi yakıp yıkıyordum,inanılmaz bir tezattı :)) herneyse böyle bir zamanda çok sevdiğim bir arkadaşım,sana bir hediye almak istiyorum dedi ve kolumdan tutup beni D&R sürükledi,o'na sürekli kitaplardan  bahsettiğim için bana öylesine bir kitap alacak diye düşündüm,ve Tanrılar okulunun önünde durduk ( Bu kitabı daha önce defalarca görmüştüm zaten,bir şekilde,bir gün okuyacağımı bilsemde,o ana kadar hiç elimi bile sürmemiştim,oysa ki böyle kitaplar herzaman ilgi alanımda olmuştur,sonradan düşündüğümde belki bir ironi olacak ama,bu kitaba dokunmadığım zamanlarda,hayatım fazlasıyla düzen içindeydi :) ) arkadaşım sanki çok değerli bir eşyasına yada dostuna sarılır gibi,kitaba sarıldı ve "newyorktayken hayatımın en kötü döneminde,her gece yatağa bu gece öleceğim diye girerken,Dreamer'la tanıştım ve bir ümit olduğunu gördüm" dedi "ve ben bu kitabı sana hediye etmek istiyorum".
Aldık eve geldik ve ben okumaya başladım,Aman Allahım inanılmazdı,çok güzeldi, (gerçi hep bana olmasını istediğim şey,gidip başkasına olmuştu ama olsun :)) :P  ) Benim artık Matustan sonra birde Dreameram olmuştu :) işte böyle...
Aslında zaman zaman Dreamerdanda birşeyler paylaşsak hiç fena olmaz sanki diyorum,sen ne dersin ?

DZYAN Kitabı ile ilgili nette çok fazla kaynak yok maalesef,eğer okumak istersen bir iki link verebilirim,yada kendim için derleyip düzenlediğim word dosyasınıda,okuman için gönderebilirim,tabiki isteyen başka arkadaşlarada..

Ka'larla ilgili aslında epeyce bir konu başlığı birikti,Forumda hangi konu başlığı altında ve nasıl başlayacağıma bir türlü karar veremiyorum,galiba birazda çekiniyorum,düşündüklerimi yazılı olarak çok iyi ifade edememkten ve yüzüme gözüme bulaştırmaktan :))
 

Pınar

#418
Paylaşalım, ancak kitabı almalıyım önce.:) Tekrar okumayı çok istiyorum.Bana da Gülişimden emanet olarak gelmişti o kitap.:)Ona binlerce kez teşekkür ederim desteği için.:)

DZYAN Kitabını mail olarak isterim,-Bozadi bu konuda bize yardımcı olacaktır sanıyorum-, semboller hep ilgimi çekmiştir, çözümlemeyi de severim.:)Sizlerle de paylaşırım.

KA'lara gelince, ayrı bir başlık da açabilirsin. Konuları tek ya da bir kaç başlık altında toplayabilirsin, içine nasıl sinecekse öyle yapmalısın. Çekinmeye gerek yok, yüzümüze bulaşırsa temizleriz sorun değil ki!:) Zaman bulduğumda ben de RA'daki çakralar ve renkler ile ilgili bilgileri ve dikkatimi çeken birbirini tamamlayan ruhsal bilgileri aktarırım.Aynı yolun yolcusuyuz, hep birlikte küreklere yüklenelim artık.:)

Teşekkür ederim tekrar...:)
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

bozadi

#419
meşguliyetlerden dolayı geribildirimim gecikti, özür dilerim.

Dzyan ve Dreamer'la ilgili bilgi paylaşımın çok iyi oldu bence Sevda, teşekkür ederim kendi adıma ve devamını da beklerim elbette. ben de incelemeye çalışacağım elimden geldiği kadar. tanrılar okulu bunca zamandır çokça referans verilen bir kaynak olduğu halde neden hala okumamış olduğumu ben de çok merak ediyorum :) vakti geldi demektir. bu ve bahsi geçen diğer kaynaklarla, incelemekte olduğumuz diğer çeşitli kanal bilgileri arasındaki örüntüleri tespit etmek çok güzel olur.

sentezlerini ve yorumlarını sunarken nereden nasıl başlayacağın, ne ölçüde iyi ifade edeceğin konusunda bence endişelenmene gerek yok.