Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tgur

#960
Sevgiler kardeşim,
Ben de domatesimi deterjanla yıkayıp gazetemi dezenfektan ile temizlemeden okuyamıyorum ,lakin  çatlaklardan gözümüze vuran ışıktan kaçmayıp aldığımız bilgilerle manalandırmayı yol edinmiş gibi gözükenlerdenim yani omuz omuza "delilo delilo hayrani"oyununu oynuyoruz bakalım davulun derisi ne zaman patlayacak..

https://www.youtube.com/watch?v=sutbRBGf6X4


Tgur

#961
KAOSU ANLAMAK

C: Bazıları için herşey diğerleri için olduğundan daha dramatik olabilir.
S: (Galatea) Ne anlamda? Nasıl daha dramatik?
C: Karmik "ağırlığa" bağlı olarak.
S: (Pierre) K'lar bir celsede Dalga sürecinin İncil'de Bin Yıllık Dönem diye tanımlanan şey olduğunu söylememişler miydi?
(L) Hayır, sanmıyorum.
(Galatea) Bazı insanlar için bu geçişin sancılı olacağını mı söylüyorsunuz?
C: Evet
(L) Dalgadan sonra 3B'den 4B'ye geçişle ilgili olarak bahsetmişlerdi 1000 yıllık süreçten bence.
C: Evet
S: (L) Yani bir anlamda bu 1000 yıllık bir Dalga süreci. Tamamen yeni bir gerçekliğin yaratılması, kozmik anlamda, zaman denen ve aslında mevcut olmayan garip bir süreç içinde gerçekleşiyor. Ama şurası açık ki, sürecin parçalanmasından, kaostan bahsediyorlar.
C: Evet. Şimdi "zamanın" aslında ne olduğunu anlamaya başlıyorsunuz: neredeyse sonsuz bir sürede gerçekleşen kozmik süreçler. Ama hemen gevşemeyin çünkü bu süreçlerden bazıları sizin bakış açınızla son derece "çabuk" ve yıkıcı olabilir gerçekten.

--------------------------------------------------

Geçirdiğimiz kaotik dönemde son düşüncelerimi belirtirken tası tarağı toplayıp üst yoğunluklarda neler olacak ona bakalım tarzı yorumlarda bulundum ,kısmen hatalıyım,

Aldığımız bilgiler ve defalarca vurguladığım gibi bulunduğumuz her yer evimizdir ,bir yerlere gitmek yok, basiretli ve bilgili davranmak için bu genel kanıyı kaybetmeden bulunduğumuz halin farkındalık eşiklerinde ve ötesinde idrak etme önemlidir ,

Yani yeni veya üst yoğunluklar deyince ayrı katlarda sahalarda veya ortamlarda bulunmak akla gelmemeli, her olan var oluş tarzı bizim bilincimizdeki merdivenleri çıkmamıza bağlı ,onu da hiper kinetik uyumsayış yoluyla oluşturulan psişik aural enerji alanları olarak tarif etmekteler veya FRT i senkronize etmelisiniz demekteler,bunlar hakkında yorumlar yaptık,

Sayısız bilgi boyutların içinde yüzüp o boyutlardaki gelinen bilişsel yeniliklerin farkında olan insanlık en sonlarda 5G denilen bir iletişim sahasına ulaştı bunun zararlı tesirlerini idrak ettik fakat farkındalık yolunda az buz teknik algımızla bu yenilikte halogramik görüntü ve iletişimde akıl almaz hızlı indirme çok alıcı bağlama v.s. özellikleri varmış, sonuçta zarar fayda faaliyetleri ile gelinilen yeni uyumsayış yeniliklerini göz önüne almalıyız

Bunu neden anlattım ,hele bu tip yeniliklerin  KH tarafından lanse edilen greenbaum tekniklerine eşdeğer tehlikeleri ortaya çıkaracağını bilerek

Her yenilik, bize içinde olduğumuz  olan dalga ki evvelce üzerinde çok durduk ,özelliklerine adapte edecek ve şaşırtmayacak yeni anlayışları oturtmak yolunda farkındalık genişliği yaratmakta konuyu bu yönünden alınız,

Mesela internetin hayatımıza girmesi KH faaliyetlerine yem olacak insan nüfusunu arttırdığı ölçüde telepatik iletişimin bir alt kademesi halinde yaşamımıza yerleşti ,

Evvelce bir çok konuda geçirdiğimiz uyguladığımız zaman ve mekan deneyimini yani uğraşıları çok kısa bir zamanda halledeceğimiz bir konuma soktu,bunu siz gençler pek anlayamazsınız benim gibi bu dünya yıllarının uzun denecek bölümlerini geçirenler özellikle o insanı oldukça yoran illüzyonlardan bürokrasi bölümünde bezdirici ölçüde fazla hırpalandık ,

Örneğin şehirler arası tel için günümüzün yarısını harcardık,hem de en ilkel usullerle boğuşarak (Adana çık aradan), bir evrak tasdiki için haftalar geçerdi ,mal müdürünün elinden hakkımız olan çeki almak için binbir türlü insani kaprislerle uğraşırdık bunları babalarınız dedelerinize sorun anlatsınlar,

Burada değinmem empati yaparak insanlığın geçirdiği müşkülatlar yanında bu gelen yeniliklerin dalgayla gelip adapte olacağımız gerçekliklere nasıl bir hazırlanışta eşik olduklarını belirtmek için,

Zarar konusunda özellikle Bozadi ,Bonafide ve diğer dostlarımızın işaret ettiği hususları modern hayat diye gelen yeniliklerin bir denge unsuru olarak hayatımıza yerleşmek istemesi olarak kabul etmeliyiz ,

Şahsen olumlu bir şey yapmaya kalkıştığımızda saldırıların nasıl kuvvetlendiğini hepimiz defalarca gördük görüyoruz yaşantınıza bir bakın,mesela ben bu yazıyı hazırlarken bu karantina günlerinde banyoda su sızıntısı oluştuğunu gördüm ,şimdi bu durumda tamirci de eve sokamam ,

Bu hadiseyi anlatmama sebep saldırıların  çeşitli olduğunu görüp bu 3Y yaşamındaki debelenmenin nasıl olduğuna bir misali vurgulamak paranoya değil ,olayın çıkışı belki malzeme yorgunluğundandır doğaldır ve olacaktı şeklinde yorumlarda da bulunabiliriz ben saldırı olarak ta nitelendirebiliriz kısmını barizleştirmek istiyorum ,

Özellikle yaşamımızdaki gelen sürprizleri bu yeni anlayışla algı evrenleri yaratma potasına da koyabiliriz bu davranış neyi sağlar, evvelce neden böyle oldu diye dövünüp negatif enerjiye katkı sağlayan ve yaşamı yaşanmaz hale sokan ve bizleri hareketsiz atıl bırakan hallere düşmemek için bu duruma Bonafide dostumuz "sen sinirlerini mi aldırdın ağabey "diye serzenişlerde bulunuyordu hayır, sadece "fili" her tarafından görebilecek kapasiteye gelmek için uğraşıyorum ,

Özellikle evrende mutlak bir denge olduğunu çok iyi bilerek,
Kısaca her olumlu yöne yönelişte olumsuzluk arka kapıdan girebilir bu hususta idrakli olmak yeter.

Ortamı gözleyeceğiz tedbirler alacağız ama çok fazla kapılmayacağız zira yapacağımız şeyler bundan ileri olamaz seyredeceğiz, "sizin bakış açınızla" cümlesine dikkat,

"C: Evet. Şimdi "zamanın" aslında ne olduğunu anlamaya başlıyorsunuz: neredeyse sonsuz bir sürede gerçekleşen kozmik süreçler. Ama hemen gevşemeyin çünkü bu süreçlerden bazıları sizin bakış açınızla son derece "çabuk" ve yıkıcı olabilir gerçekten"




Tgur

#962
KAOSU ANLAMAYA DEVAM

C: Plan hep buydu. Dikkatli olun! Meyve verme aşamasına geliyor ve yalnızca uyanık ve farkında kalanlar yoluna devam edebilir. KH güçleri, farkındalığı ve yeni bir gerçekliğin tohumlanma olasılığını ezmeye kararlı.
S: (L) Yani diyorsunuz ki ve sanırım bunu daha önce de söylediniz, bir grup insanın antenlerinin ayarlanmasının önemi, uyanık ve farkında kalmanın önemi, yaratıcı enerjilerin alıcısı haline gelecek olmaktan kaynaklanıyor, değil mi?
C: Evet evet evet!!!
S: (Joe) Bilgiye veya belirli bir dünya ikrine veya kavramına tekabül eden belirli bir farkındalığa sahip kişiler yeni bir gerçekliğin yapı taşlarını mı oluşturuyorlar?
 C: Sonuna kadar dayanacak olanlar kurtarılacak değil; sonuna kadar dayanacak olanlar başkalarını kurtaracak. Yeni gerçekliğin öncü kolunun bir parçası olmayı seçenler arasında bulunmak sizin seçiminiz!!!
Hoşçakalın.
(L) Bu mesaj sanırım bu celseyi okuyan herkese yönelik.
(Andromeda) Tek mesele hayatta kalmak veya dayanmak değil.
(L) Hayatta kalmak ve diğerlerine hizmet etmek!

---------------------------------------------------------

Kaos esasta yeni yaratımlar için mevcut olanların  bir nevi toparlanması için karışık bir ortamı tarif eder K.lar da buna değinmişlerdi orkestranın senfoniye veya yeni bir melodiye başlamadan evvel enstrumanların akortlanması gibi,tabi enstruman çalanların çalma kabiliyetlerini geliştirmesi yani mahir olmaları da istenir "zira bozuk nota hoş ses vermez" tam bu arada şu dörtlüğümü koymam gerek ,

Dengedir bu dünyanın düzeni
Yaşarken kaydırırız ekseni
Bozuk nota hoş ses vermez kulakları tırmalar
Sık gelerek akortlarız sazeni (sazen=saz)

Devam edeyim,

Şu anda insanlık Kaosu yaşamakta ve saplanıp bağlı oldukları dinler ve sair kutsal addedilip esasta ayırımı körükleyen KH dayatmaları ve ezoterik denen tüm bilgiler aralarında ironik olarak "bir" likten bahsederlerse de buna tam uymayan davranışları sergileyip ayırım peşinde olduklarından gönüllerde  iflas etmiş vaziyetteler, zira "öz" birliğin bunların peşinde olanların yaptıkları ve önerdiklerinin esasta doğal  olmadığını vurgulayan sesler vermekte başka türlü bir bütünlük duygusu farkındalığına itmekte,

İşte bu anda sahte ve çarpıtılmış içinde gizli gizli ayırımı ihtiva eden bilgileri soyutlayıp adeta toparlayıp atan ve gerçekleri biraz zor yolla olsa bile terennüm eden, anlamaya çalışanlara çok ferah ve geniş bilgi yolu açan uğraştığımız bilgilerin kıymeti bu bütünlük duygularına tercüman eden bir halde olduğunu bize gösteriyor,

Olanların tümü ve orijini hali hazırda insan denen prototip yapıda olan varlığın bilincindeki genişliklerle fark edilme aşamasında ,

Olayın çok kısa özeti bu ,

Bilincinizle kabul ettiğiniz her yeni ve bağımsız hür kademe, K.ların tarifine göre yeni bir bilya yuvasına oturtmakta bu sizi var oluşun sereserpe dizayn ettiği gerçeklere götürür veya götürmez, götürmemesinin sebebini çok anlattık, inanç konusunda takıntılanma en büyük tehlike ve sizi yolunuzdan alıkoyacak bir unsur olur ve siz yolun o bölümünde çöker kalırsınız,

İnanmayın demiyorum ,inanç mutlaka olacaktır, ama onu sınırlayan düşüncelerinizdeki sonsuzluğu barikatlaştıran önünü kapatmaya çalışan her unsuru bertaraf eden ,savurup atan bir bağımsızlık ve hürriyeti kapsayan bir bilgi yolundaki inanç olmalı ,yani inançta önünüz açık olmalı, o şekilde benimsemelisiniz,

Mesela bu kaotik durumda göçmenin yani ölmenin bir son değil eşik olduğuna inanan bir bilinç o bahsettiğimiz senkronizasyonu yapmış olur ve korkularını atar zira bigiyle daha sonra ne olacakların bilgi ve inancındadır diğer dinlerde de bu konu işlenmiştir ama huriler nurilerle ve yeşilliklerle dolu bir cennet veya uymayıp karşı koyarsan alevler içinde bir cehennem vaatleri ile son bulurlar ,

Oysa biz bunu böyle olmadığını insan denen varlığın bilincinin her şey olduğunu bilmek ve inanmakla bahsedilen o erişilmez gücün orada olduğunu bilmekteyiz o halde bizlere sunulan ve sadece bulunduğumuz gezegen yani dünya doneleri ile sınırlı bir sonun olamayacağını başka şeyler ve haller olacağının bilincindeyiz,

Konuyu böyle çok ilkel ve siz dostlara göre oldukça aşağılarda olan ifadelerle belirtmek ve ortaya koymaktan kastım ,eğer siz yukarıda alıntıda belirtilen yardım edecek bir düzeye gelmiş olduğunuzu kabul ederseniz bu aldatılmış topluma temasın evvela bu özellikte olan söylev ve davranışlarla olacağını bilirsiniz pek tabii her bilenin kendine özgü ikna veya sesleniş kabiliyetleri değişik ve üstündür onlar her halikarda devreye girer ,

Buradaki yani yukarıdaki alıntıda bahsedilen görev kimseye peygamberlik guruluk yapma mecburiyeti şeklinde falan kabul edilmesin özünde o bütünlüğün iştiyakını hisseden kişi mutlaka size doğru yanaşacak ve anlamaya çalışacaktır mevzu bahis olan odur,

Özetle maksat kişilere de artık ters ve uyulması imkansız ve yetersiz gelen aldatış senaryolarından kurtarıp saf gerçeğe ulaştırmaktır,

Gerçek bahsettiğim gibi göreceliliğin sonsuz yüzündeki tezahürler olsa da ona ulaşmanın birinci yolu evvela kendini bilmek, tanımakla başlar,

Bulunduğumuz kaosu daha da tanımak adına,

---------------------------------------------
S:(L) Sümerlilerin Geçen Gezegen veya Nibiru olarak tanımladıkları cisim neydi?
C: Kometler
S:(L) Bu komet kümesi mi?
C: Evet.
S:(L) Bu komet kümesi tek bir kütle olarak mı görünüyor?
C: Evet.
S:(L) Şu anda Dünya'ya yaklaştığı söylenen kütle bu mu?
C: Evet.
S:(L) Anunaki'ler kimdi?
C: Uzaylılar.
S:(L) Nereden geliyorlardı?
C: Zeta Retikuli.
S:(L) Komet kümesi Dünya'ya her yaklaştığında oluşan korku, kaos vs.'nin yarattığı ruh enerjisini emmek için mi geliyorlar?
C: Evet
S:(L) İki olay bağlantılı mı?
C: Evet.
S:(L) Şimdi burada olmalarının sebebi bu mu?
C: Yakın.
S:(L) Gezegenimize yaklaşan dalgayla birlikte gelen büyük bir uzaygemisi ilosu var mı?
C: Evet.
S:(L) Bu gemiler nereden geliyor?
C: Zeta Retikuli.
S:(L) Ne zaman varacaklar?
C: 1 ay ile 18 yıl arasında.
S:(L) Nasıl bu kadar geniş bir zaman farkı olabilir?
C: Bu o kadar büyük bir filo ki, mekan/zaman eğrisinin düzensiz ve sizin zaman ölçümünüzle belirlenmesi zor.

---------------------------------------------------
C: Açıklanmayacak bir şekilde çeşitli kamu ve özel alanlara girip çok sayıda insanı vuran kişileri düşünün...İşte bu Greenbaum'lu bireylerden birkaçını gördünüz demektir.
S: (L) Bu Greenbaum programlaması, kısmen az önce tanımladığım şeyin, yani...
C: Kısmen.
S: (L) Halk içinde kitlesel bir kaos yaratmak için gelecekteki belirli bir noktada etkinleşmek üzere yerleştirilen tetikleyiciler de var mı?
C: Bunu kendin keşfetsen daha iyi olur.
S: (L) Yani şu anda bilmenin tehlikeli olabileceği birşey. (V) Geçen hafta tanıştığım --- isimli adam Greenbaum'landı mı? (L) Ne garip bir tipti değil mi?
C: Şimdi biraz tarih... Bildiğiniz gibi CIA ve NSA ve diğer kurumlar Nazi Gestaposunun çocuklarıdır. SS,nefalimi 3'üncü ve veya 4'üncü yoğunluk dünyaya yeniden getirmek için prova yapmış olan Antareslilerin güdümü altındaki bir deneydi. Ve "Antareslilerle" temas, tam programlı kukla öncü olarak Adolph Hitler'i yetiştirmiş olan Thule Topluluğu tarafından gerçekleştirildi. Modern zamanlarda daha düşük bir ölçektegördüğünüz benzer isimler: Oswald, Ruby, Demorenschildt, Sirhan Sirhan, James Early Ray, Arthur Bremer, Farrakhan, Menendez, Bundy, Ramirez, Dahmer vs...
S: (L) Daha belirgin bir konum almak için şu anda programlanmakta olan herhangi belirli...
C: Daha sonra... Oswald'ın pek çok çelişkili şey söyleyecek şekilde kolay manipüle edilebilir nitelikte programlandığını bilmeniz gerekiyor. Demorenschildt hem programcıydı hem de programlan mıştı.Oswald'ı vurmak için Ruby hipnotik olarak programlandı. Duysal bir uyarıcı ile tetiklendi; bu ses bir araba kornasıydı.
S: (L) Bir Greenbaum veya diğer zihin programlaması kurbanını bazı ipuçlarıyla tespit edebilmemizi sağlayacak yollar var mı?
C: Çok geç olana kadar yok.

-------------------------------------------------------
Ve o bahsi geçen orkestra ,

---------------------------------------------------------
C: Bulun gerçekten de.
S: ...(R) Çok ilginç bir yoldayız, çünkü bir yoğunluğun ne olduğunu tanımladık. Bir frekans rezonans örtüsü.
(A) Ama soru şu: neyin frekansı?
C: Evet, orkestradakilerin.
S: (L) Anlaşmaya bağlı. (A) Nasıl yani? (L) Orkestrada olmak. (B) Sadece orkestrada olmak de ğil, aynı zamanda uygun parametrelerle çalmak. (L) Ne çalınacağını kim belirliyor?
C: Burada sorun yaşanıyor!
S: (B) İsteyen herkese açık. ...
C: Seçimi bu seviyedeki siz yapmıyorsunuz. Gelecekteki siz yapıyor. Soru şu: Ne kadar iyi çalıyorsunuz ve diğerleri doğru çalmadığında siz doğru çalabilir misiniz?
S: (M) Bunu ikinci kez söylediler. (R) Evet, yani şu anda yaptığımız şey, konser öncesi orkestrayı toplamak ve
enstrümanları akort etmek. (L) Hiç orkestra konsere hazırlanırken oturup izledin mi? (J) Kaos.(L) Aynen
öyle. (R) Ama bir süre sonra uyumlanıyor. Ama tüm Kasyopya iletişimi de öyle. Henüz çalmıyoruz. Akort yapıyoruz. (L) Evet. (JN) Eğer bilinç seviyelerimiz dalganın davranışını belirleyen sınırları yara tıyorsa... (R)Hayır hayır hayır. Özür dilerim kestiğim için. Bilinç seviyemiz sınırları yaratmıyor, sadece o sınırların farkına varıyor. Şöyle diyor: "Aa, sınırlar şurada. Görebiliyorum, tamam. O zaman şunu çalıyorum." Ama farkındalığın arttıkça, farklı sınırlar görüyorsun. "Pekala şu daha geniş sınırlar içinde çalacağım." (ç.n.:katılımcılar arasında geçen bir bölüm atlandı)
C: Müzik çalınmadan çok önce sayfada duruyor.
S: (R) Yani orkestra çalmaya başladığında, notalar, zamanlamalar önlerinde oluyor. Doğru. Ama önemli olan orkestranın ne kadar iyi çaldığı ve ne kadar uyumlu olduğu.
C: Sayfadaki notalar Frekans Rezonans Örtüsü (Frequency Resonance Envelope). Yani seçim. "Çalış" ise "olayları" teşkil ediyor.

----------------------------------------------------------
C: Kaos, yeni bir gerçekliğin koşullarının veya yaratımının bir parçasıdır.
S: (T) Yıkılacak pek çok gerçeklik var... Yaklaşan kuantum değişikliği nedir?
C: Gözlemciye bağlı.

-----------------------------------------------------------
C: Pek sayılmaz. İnsan faaliyetleri kozmik süreçleri yansıtabilir.
S: (L) Eskiler ilahi iradeden bahsederken, tarihsel olarak meydana gelen şeylerin ilahi iradenin bir sonucu olduğunu söylediklerinde, belki de çok yanılmıyorlardı?
C: Evet
S: (L) Yani bazı şeyler öylece oluyor ve bizim yapabileceğimiz hiçbir şey bunu değiştiremez.
C: Evet
S: (L) Gerçekleşmesi gereken kozmik süreçler var ve biz de insanlık olarak büyük planında küçük patatesleriz aslında.
C: Evet, öyle!
S: (L) Bu konu üzerinden mi devam etmek istiyoruz?
C: Evet
S: (L) Bu bize mi bağlı?
C: Evet
S: (Galatea) Bize bir ipucu vermeye çalışıyorlar. Düşünmek için beyinlerimizi kullanmaya çalışıyoruz...
(Perceval) Son cevap "İnsan faaliyetleri kozmik süreçleri yansıtabilir." şeklindeydi. Peki şu anda insan faaliyeti bakımından neler oluyor da biz... Yani, o faaliyetleri tanımladığımızı varsayalım; bu faaliyet süreci neyin bir yansıması?
C: Yaratımdan önceki kaos.
S: (L) Yani şunu mu söylüyorsunuz: Bir kaos sürecindeyiz çünkü yapı taşlarının bozulması gerekiyor ki onları yaratıcı bir süreçte tekrar kullanabilelim? Mecazi anlamda tabi.
C: Evet
S: (L) Forumdaki çeşitli etkileşimler nedeniyle aklımda olan bazı soruları gündeme getiriyor bu. Pek çokinsan Dalgayı beklemek istediklerinden bahsediyor. Hatta bir kişi demişti ki, eğer Dalga'nın tarihini biliyor olsaymış, kendi üzerinde çalışabilirmiş ama öyle bir tarih olmadığı için, bunu yapmanın da bir anlamını göremiyormuş.
C: "Dalga" bir süreç halinde gerçekleşiyor. Ölçek ilkeni hatırla.

--------------------------------------------------
C: Kurtarmak veya değiştirmek için "Dalgayı" bekleyenleriniz, yavaş yavaş pişirilen kurbağa gibi olduğunuzun farkına varmalısınız.
S: (Galatea) Yani insanlara sanki Dalga zaten buradaymış gibi davranmalarını tavsiye ediyorsunuz?
C: Evet. Ve aslında Dalga burada!
S: (L) Ortasındayız. Ama kozmik süreç içinde o kadar küçüğüz ki, bu gezegendeki nihai kaosa doğru giden kötüleşme durumu olarak gördüğümüz şey aslında Dalganın gerçekleşmesinin bir sonucu. Kademe kademe ve sıçramalarla gerçekleşiyor; kuantum dalga paketçikleri gibi veya her ne diyorlarsa. Birikiyor ve sonra bir sıçrama yapıyor, sonra tekrar birikiyor ve tekrar sıçrıyor.
(Pierre) Eğer kaos Dalganın tezahürüyse, kaos daha bir süre burada olacak ve demek ki Dalga burada.
(L) Dalga burada çünkü kaos Dalganın tezahürü.
C: Evet!

----------------------------------------------------------
C: Tüm forum üyeleri için: Şevkinizi kaybetmeyin. Şunu hatırlayın; eğer elinizden gelenin en iyisini yaparsanız, gelecekteki benlikleriniz boşluğu doldurur. Hepiniz kaosa potansiyel bilgi aktarıcılarısınız.
O bilgi sevgi/gerçek olsun.




Tgur

#963
İLAHİ MÜDAHELE

Sembolik olarak elmayı ısırıp transa girince hepimiz yani insanlık diye bu gezegende olanlar KH saflarına geçtik,

Bunun olup olmaması veya gerçek mi gerçek değil mi sorgularıyla dolu KH müdahelelerinin altında bilgilenme yoluyla bir şeyler anlamaya çalışıyor ,özden gelen bu böyle olamaz burada başka şeyler var itilimi ile müdahele olarak çeşitli üst yoğunluk teknolojisini kullanan KH nin dayattırdıkları bilgilerden başka şeylerin var  olduğunu fark ediyoruz,

Kısaca bu müdahele işinde sadece KH lerin olmadığını anlıyoruz, zira şunu çok iyi anladık ki evren "dengenin" hakim olduğu bir var oluş, hiç bir davranış o çeşitli sebeplerle fark ettiğimiz kutupların birinin diğerine tam hakim olmasına fırsat vermez kutupsallıkta aşırı giden ya yok olma safhasına ki bu da hiç bir şeyin kaybolmayacağı bir mantıkla başka bir başlangıçtan o harikulade frekansın dallarından biri olarak işlemine devam eder,burada yok olmak sadece görüldüğü gibi var olmak fenomeninin diğer kutbudur,

Söyleyeceğimiz odur ki bütün gücüyle aldatılmış insan varlıklarının esareti sonsuza kadar böyle gitmez ,KH e kapılmış ve ondan çıkmanın zor olduğu halde bile bilgilenmenin derinliklerinde pozitif yolda bir ilahi müdahelenin de olduğunu fark ediyoruz ,

Ancak bu karmik dolaşıma girmiş bir insan varlığının ödemesi veya öğrenmesi gereken dünya lineer zaman ölçeği ile ölçülerek anlaşılacak bir durum değildir,zira bilginin kapısını açabilmek için öğrenimin devam etmesi için yaşama mı tapayım yoksa ileri bilgilerde bir şeyler mi var ikileminde bir seçim yapması lazım

Şimdi uyguladığımız zaman ve mesafe boyutu yahut yoğunluğu diyelim pastoral güzellikleri ve değişik zevkleri ile bu seçim için insanı oldukça fazla yorar,

KH ye kapılmış olanlar bu zevkleri mutlak yapmak için lineer zamanda ileri geri giderek oynanan oyunu sahnelerini devamlı değiştirdiğini insanlığı bir nevi hipnoza sokarak, gerçek denileni "az sonra "diyerek  suni bekleyiş duyguları yaratarak başka yönlere kaydırdığını sanırım hepimiz idrak ettik,

Bu bilgi tahtında BH nin de müdahelesinin olacağını ama onun KH usullerine uygun olmayan başka özellikler taşıdığını da idrak etmemiz gerek ,

Belki bazıları acil durumlarda KH tavrını bertaraf edecek benzer nitelikte olabilir ama onlar istisnadır,

Kanaatimce fark edebildiğimiz en önemli BH müdahelesi o ilahi müdahele  iradesini kullanım seçimini yapmış kişilerde bilinç açılımı için önüne uygun doneler sunmaktır,o yönde uygulamalar yapmaktır ,bu yönde KH nin de akıl almayacak bilinç saptırma ve mantıksallaştırma yeteneklerini göz ardı edemeyiz işte bu mücadelede en büyük etken kişinin bilincini şakrasına bağlamak yani sezgi unsurunu kullanabilmek becerisine gelmesinden bahsedilir,

Kısaca karşılaştığı bilgilerde bu seleksiyonu yapabilme gayreti içinde olması gerekli ,bu husus yalnızlık ve biçare gibi görünülen dünya yaşamında  eğer kişi bu yönde 5Y de evvelden sağlam bir hazırlık yapmışsa lineer anlamda gelecekteki benliklerimiz diye adlandırılan bölümle irtbat kurması ile mümkündür ,

Buna kanalı açma da diyebiliriz ve bu her kişinin kanalı olabileceği gerçeği ile ancak sarih bir şekilde anlatılmaya çalışıldı ,yani bu açılma işinde bazı olağan üstü uygulamalar olduğu  fark edilmeden de olabilir yeter ki kişi bilincini açma seçimi yapsın,

Bu kanal konusunda çok anlattık

Mesela bu bilgilere dikkat edip ilgiyle okumaya ve anlamaya başlayan çalışan kişi bu yola girmiştir seçimini yapmıştır işte ilahi müdahelenin bir tarifi de budur ,

-----------------------------------------------------------
S: (L) Havuzumun tekrar temiz hale gelmesi nasıl oldu?
C: Kendi enerjini tekrar topladın.
S: (L) Yani ritüellerle bir ilgisi yoktu?
C: Doğru. Ritüellere rağmen başardın. Ama şanslıydın, başka türlü de olabilirdi.
S: (L) Başka türlü olmasını önleyen şey neydi?
C: İlahi müdahale.
S: (L) Öyle görünüyor ki hayatım bir sürü ilahi müdahale ile dolu. Bu doğru mu?
C: Evet.
S: (L) Bu müdahalenin amacı nedir?
C: Seni muhafaza ederek iş için hazırlamak.
S: (L) Bu iş nedir?
C: Gezegenindeki tüm insanlar için çok ama çok önemlisin.
S: (L) Nasıl bir değer? Herkeste olan birşey mi?
C: Hayır.
S: (L) Anlamlı birşey mi? Misyon nedir?
C: Açılmakta olan kanalına inancını güçlendir; ilerlerken öğreneceksin. Sana herşeyi bir kerede anlatamayız.
S: (L) Hazır şu andaki enerji yüksekken, bize bir öğreti biçiminde birşey verip vermeyeceğinizi öğrenmek istiyoruz.
C: Bunun için henüz hazır değilsiniz. Önce temiz kanal ve ekip oluştur. Bir kerede bir adım.
S: (L) Ekip derken?
C: Sence?
S: (L) Bu çalışmaya daha fazla kişiyi eklememiz gerektiğini mi söylüyorsunuz?
C: Yakın.
S: (L) Bir ekip oluşturmamız gerekiyor.
C: Evet. Eğer sabırlı olup devam edersen bir yol açılacak.
S: (L) Yani çalışmamızı azimle sürdürürsek, bizim için önemli olaylar meydana gelecek öyle mi?
C: Yakında büyük bir fırsatla karşılaşacaksınız.
S: (L) Sanırım bunun ne olduğunu sormamamız gerekiyor, inanmamız gerekiyor, bu doğru mu?
C: Evet. Fırsatı yanlış yorumlama tehlikesi var.
S: (L) Bu fırsatın üçümüz için de olumlu etkileri olacağını söyleyebilir miyiz?
C: Farklı seviyelerde.
S: (L) Eğer bu fırsatı yanlış yorumlama tehlikemiz varsa, bu fırsat geldiğinde onu kaçırmamamız için birkaç ipucu verebilir misiniz?
C: En azından biriniz bunu hemen fark edecek, diğerleri fark etmeyebilir. Bekleyin ve görün.
S: (L) Bu yanlış yorumlama olayından çekinmemize gerek yok yani, öyle mi?
C: Açık.
S: (L) Biz bir deney miyiz?
C: Belki.
S: (L) Başka kaç kişi bu seviyede bilgi alıyor?
C: 100'den az. Bu yöntemle daha da az.
S: (L) Başkaları başka yöntemler mi kullanıyor? Ne gibi?
C: Pek çok farklı yöntem.
S: (L) Şu anda olduğu gibi üç kişiyle çalışırken mi bilgi akışı daha saf olur, yoksa tek bir bireyle doğrudan kanallama yaparak mı?
C: Eşit.
S: (L) Herhangi birimiz doğrudan kanallama yapabilir mi?
C: Hepinizin potansiyeli eşit.

----------------------------------------------------------

Konu üzerinde uğraşırken başa gelenlerin samimi bir şekilde açılması ağ çalışmasının önemini ortaya koyar bundan evvel başımıza gelenleri (olağanüstü) anlatmaktan çekiniyordum ama artık bundan sakınmayın zira beni izleyen siz dostların da başına birçok şekilde yani vizyon, rüya, olağanüstü karşılaşmalar v.s. gibi gelmiş olabilir onların hepsi sizi düşünsel anlamda ruhsal konular üzerinde bazı gerçekleri yerleştirme durumunda ise hepsini "ilahi müdahele" kapsamı içinde kabul edebiliriz,

Mesleğimi icra ettiğim bölgede çok yakınlık duyduğum Destan amca isimli yaşlı eskiden güreş yapmış delişmen sempatik bir kişi ile bilinçsel açılım yolunda aşırı faaliyette bulunduğum zamanlarda enteresan dialoglarımız oldu ,biraz da gençliğinde çapkındı galiba zira diğer yaşlı göçmen hanımlar bazen onu gösterip fısıldaşıllardı her neyse,

Bu amcamızın eşinin ismi Fatma idi beni tanırdı ve o sıralar 6 ay kadar evvel vefat etmişti ,Destan amca koyu dindar aşırı ayırımcı idi ve o sıralar her akşam namaz kıldığında eşi ile görüştüğünü söyler ve ertesi gün yanıma geldiğinde "Yahu T.. Fatma teyzen hep senin söylediklerinden bahsediyor Destan insanları ayırma herşey "bir" dir diye beni paylıyor "derdi ve ben o aralar o zamanki açılımla gelmiş olduğum konularda yani onun ayıran bağnaz bilgilerine uymayan evrensel bilgileri açmaya çalışırdım,

Bu uzun müddet böyle devam etti ertesi gün yanıma geliyor gördüğü vizyonu yani yeşillikler içindeki Fayma Teyzeyi ve onun "T.. nin söylediklerine dikkat et o doğruyu söylüyor " ve bu arada bazı olağanüstü şimdi detaylarına uzatmamak için giremeyeceğim bir çok şeyler söylediğini ve böylelikle hem Destan Amcayı ve hem de o zamanlar ham olan evrensel bilgilerle uğraşan beni eğitmiş oluyordu ,

Konu çok ilginçti ve halüsinasyon falan olamazdı ve ben her gün iştiyakla Destan Amcanın gelip bunları anlatmasını ister oldum, o vizyondaki gördükleri ve Fatma Teyze ile dialoglarını anlatır ben anlatır velhasıl eneteresan dolgun zamanlar geçirirdik,

Bir gün hastalanmış geldi elindeki reçeteyi yaptırdı ve iğnesi vardı onu da uyguladık (o zamanlar bölgede sağlık ocağı falan yoktu) ve para falan vermedi konuşmadan abus ve hasta bir yüzle evine gitti ,

Ertesi gün geldiğinde "bitirdi bütün gece beni Fatma Teyzen al şu paranı "deyip önüme bir miktar para attı ,şaşırdım ne oldu dedim ve olayı anlattı ,

Vizyon gördüğü gece " sen T.. den ilacını aldın ve iğneni yaptırdın para vermedin banyodaki dolabın arkasında siyah çantam var (ki Destan Amca o çantadan bihabermiş) aç onu içindeki parayı al hem T.. nin parasını ver kalanı ile de lokma döktür.."

Bu anlattıklarım biraz Sait Faik hikayelerine döndü ama yaşadığım sağından solundan sorgulayıp her hangi bir uydurması olmayan saf gerçek ve başıma gelen bir olay ,

Bu nedir ,şimdi çok iyi anlıyorum ki aldığım  bilgileri zihnime otuturken anormal şüpheli bir yapım vardır devamlı aldatıldığımı düşünür ve her yeni bilgiyi zihnimde yerleştirirken aşırı sorgulamalar yaparım ,bütün bunlara rağmen aldatıldığım zannettiğim durumlar da oldu ,ama bu olay tarafımdan bütün yönleri ile yaşandı,

Bunu ilahi müdahele kapsamına sokuyorum, kim ne derse desin,zira uğraştığımız konu tamamen bu gibi olaylarla dolu,

Ama biz ilahi falan değiliz yanlış şeyler akla gelmesin lütfen derdimiz anlattıklarımızın doğru olabileceğine yani her kesin başına gelebilecek olduğuna vurgu yapmak ..

Aşağıdaki  kısımda gelecekteki benliklerimizin (lineer anlamda esasta anda)ilahi müdahelesinin kapsamı hakkında ,3Y de yapılanların ise kanaatimce bizim tarafından göze alınacak kısmı ağ çalışması yapmak, yapışık ruh çıkarmak hipnoz kısmı bu işte kompedan olanların işi,

------------------------------------------------------------
C: Size söyleyebileceğimiz tek şey bu, çünkü bilgilendirme alanı sınırında ve bunun ötesi özgür iradeye müdahale yaratır. O yüzden, keşfedin.
S:(L) Bir celsede geçmişte bana olan şeyleri sormuştum ve ilahi bir müdahale ile kurtulduğum söylenmişti.
C: Evet.
S:(L) Bu ilahi müdahaleden bahsedebilir misiniz?C: Çok yönlü bir konu.
S:(L) Bu ilahi müdahale, gelecekte yapacağım çalışmaları engelleyecek sonuçlardan beni korumak için mi gerçekleştirildi?
C: Evet.
S:(L) Şu anda olduğu gibi saldırı altında olmak da benim ve arkadaşlarımın yaptığı çalışmayı engellemiyor mu?
C: Elbette.
S:(L) Öyleyse bu durumda aynı ilahi müdahalenin uygulanması gerekmiyor mu? Tehdit daha düşük seviyeli mi?
C: İlahi müdahale 3'üncü yoğunluk varlıkları tarafından düzenlenemez.
S:(L) İlahi müdahaleyi hangi seviyedeki varlıklar düzenleyebilir?
C: 4'ten 7'ye.
S:(T) Yani bunu yapabilmeye çok da uzak değiliz! Yarım bir ilahi müdahale yapabiliriz!
C: Siz bu ilahi müdahaleyi yapamazsınız. 3'üncü seviye müdahale yapabilirsiniz.
S:(L, JR) Üçüncü seviye müdahale nedir? [Bir süre yanıt yok.] (T) Kozmik bilgi sistemine erişiyorlar.
C: Keşfedin.
S:(L) İpucu verin!
C: Bunu kendiniz anlayabilirsiniz!
-------------------------------------------------------------
C: Yukarıda nasılsa, aşağıda da öyledir.
S: (L) Tamam, eğer...
(Pierre) Aşağısı derken, bu insanları ifade ediyor... İnandığımız veya işlediğimiz bilginin insan ve dünya seviyesindeki enerji kalıpları ve faaliyetler üzerinde bir etkisi mi var?
(Chu) Ya da tersi.
(Pierre) Belki her iki şekilde.
C: Pek sayılmaz. İnsan faaliyetleri kozmik süreçleri yansıtabilir.
S: (L) Eskiler ilahi iradeden bahsederken, tarihsel olarak meydana gelen şeylerin ilahi iradenin bir sonucu olduğunu söylediklerinde, belki de çok yanılmıyorlardı?
C: Evet
S: (L) Yani bazı şeyler öylece oluyor ve bizim yapabileceğimiz hiçbir şey bunu değiştiremez.
C: Evet
S: (L) Gerçekleşmesi gereken kozmik süreçler var ve biz de insanlık olarak büyük planında küçük patatesleriz aslında.
C: Evet, öyle!
S: (L) Bu konu üzerinden mi devam etmek istiyoruz?
C: Evet
S: (L) Bu bize mi bağlı?
C: Evet
S: (Galatea) Bize bir ipucu vermeye çalışıyorlar. Düşünmek için beyinlerimizi kullanmaya çalışıyoruz...
(Perceval) Son cevap "İnsan faaliyetleri kozmik süreçleri yansıtabilir." şeklindeydi. Peki şu anda insan faaliyeti bakımından neler oluyor da biz... Yani, o faaliyetleri tanımladığımızı varsayalım; bu faaliyet süreci neyin bir yansıması?
C: Yaratımdan önceki kaos.
S: (L) Yani şunu mu söylüyorsunuz: Bir kaos sürecindeyiz çünkü yapı taşlarının bozulması gerekiyor ki onları yaratıcı bir süreçte tekrar kullanabilelim? Mecazi anlamda tabi.
C: Evet




ogeday

#964
dün gece 3 5 arası çok sert bir fırtına çıktı.Nisan ayında pek görülmüş şey değil daha önceki celselerde doğa olaylarının düğer boyutlarda ki savaşların yansıması olarak anlatılmıştı.Sanırım bir şeyler oluyor iki ayrı güç arasında
 

Gaia

#965
Destan amca ile ilgili kısım çok ilgimi çekti. Baya enteresan bir deneyim gerçekten. Ölü eşinin vizyonda ona görünüp senden ve anlattıklarından bahsetmesi,ona anlattıklarını onaylaması falan çok iyi. İlham verici bir anı. Teşekkürler aktarımlar için.

Benimde rahmetli babaannem ile ilgili bir deneyimim olmuştu. Bana gelen bir saldırıdan bahsetmişti rüyada, oldukça sembolik bir dilde. Bunu çözmem için tabi olayı yaşamam gerekmişti ama olayı sembolik ölçekte anlatabileceği en öz haliyle verişi falan beni baya etkilemişti.

Tgur

#966
Evet Gaia dostum evvela ben de teşekkür ederim ,
Materyalist ve ölçeği bu dünya olanlar için baştan hepsi uydurma veya şahsın halüsinasyonlarını aktarımdan başka bir şey değil gibi gelebilir,

Ancak haddinden fazla şüpheli olan benim bunu baştan zaten o konuma soktum ve elemeye çalıştım ama anlattığı şeylerden büyük kısmına kendisinin de inanmadığı bağnazca karşı geldiği (hristiyanlar yahudiler kafirdir ayırımı)  yanlış yorumladıkları benim düzelttiklerim olan bir çok husus var ve hatta Fatma teyze ile aramızda geçen onun bilmediği bir çok konu geçmişti anlattıkları ile  ortaya döküldü ve onun bunları uydurmadığını çok iyi anladım ,

Evvelce  Destan Amcanın olmadığı Fatma teyze dediğimiz ile bazı karşılaşmalarım konuşmalarım reçetesini yapma dertlerini dinleme iğne yaptığım tansiyonunu ölçtüğüm zamanlar oldu ,yani çapraz durumlar ile konuyu çok iyi irdeledim o semtte insanlarla haşır neşirdik bilirsiniz ve 45 senem o bölgede geçti,

Buna benzer daha bir çok hatıralarım ve evrensel bilgi uğraşımlarım esnasında dikkat çekecek ve beni o an ilgilendiğim konulara adeta tokatlayarak bu gerçek işte dedirten hadiselerle karşılaştım,

Mesela birisi okuma yazma bilmeyen olduğunu zannettiğim bir kişi şu anda dalga geldiğinde veya içinde olduğumuz zamandaki çift dünya görüşü ve bilinç ayırımının ne demek olduğunu anlamaya çalıştığımda (bir kanal bilgisi buna benzer aynı konuyu işliyordu) durup dururken "bu dünyanın içinden başka bir dünya çıkacak" dedi,ben "ne diyorsun ne demek bu" dediğimde bir meczup gibi ağzından çıkanları kendisi de bilmeyen bakışlarla uzaklaştı gitti

Sonuçta şunu belirtmek istiyorum "ilahi müdahele" için illaki seçilmiş kutsiyet akdedilmiş kişileri aramamıza lüzum yok her ruhsal ileri bilgilerle uğraşan ve ne olduğunu anlamaya çalışan bu yolda sizler gibi samimi ve ciddi düşünsel arayışlarda olan kişi bu tip müdahaleler ile karşılaşmış veya karşılaşacaktır zira konu üst yoğunluklarda olan benliklerimizle beraber ortaya konan olağan üstüleri devreye alan bir özelliktedir ve 5Y deki hazırlanmaların uğraşıların verilen sözlerin uygulamaya geçişleri ile ilgilidir,

Çünkü bu olayda bu kaos dünyasında KH nin aldatışlarını dayatmalarını elinin tersi ile itmeye başlamış verdiği bu sözlerle ilgilenme seçimi yapabilmiş bir bilinç vardır..

Yani 7Y nin insan zihninde kendini göstermesi..


Tgur

#967
FREKANS REZONANS TİTREŞİMİ

Bu başlığı gören bazı kişiler "ben almayayım" deyip çoktan başka uğraşılara geçmişlerdir ,matematik fizik bizim zor konularımızdır pek ilgilenilmek istenmez ,sıkıntı verir ve bilinci çalıştırmak, araştırmak v.s. gibi hiç de arzu edilmyen zor uğraşılardır , var oluşun kolaylıklar ilkesine bağlı bir olay olduğuna alışmış benliğimiz bu yollara pek yaklaşmaz,

"Bir kafede buluşmuş damat ve gelin uğraşısında olan aileler arasında geçen dialog,
*Oğlumuzun mesleği nedir
"Titreşim Mühendisi
*Kalk kızım gidelim, hadi hanım sende yolu göster.."

Bunu ekşi sözlükten aldım bazen konuların izahındaki ustaca yapılmış mizah beni çok güldürür ,

Bu konuyu çok ele aldım hele son yorumlarda "psişik aural enerji alanı" eşliğinde oldukça fazla kullandım, basitçe izah edelim,

Frekans titreşim demektir yani herhangi bir varlığın belirli ölçülerde salınımı ,veya belirli alanda gidip gelmesi ,radyo frekansında düğmeyi çevirdiğinizde İzmiri dinleyebilecek konuma geldiğinizde İzmir Radyosunun ses yayın frekansını yakalamış olursunuz ,tabii arada sesin vericiden elektriksel dalgaya dönüşümü ve radyo alıcısında tekrar mekanik titreşim ile sese dönüşümü artık bizi fazla ilgilendirmez,

Rezonans ise aynı frekansta olanların beraber harekete geçmesi Wikipediada  çetrefilli anlatımlara dalmadan en basit anlatım bence budur, bir köprüden aynı frekansta yani uygun adım atan askerlerin yoğunluğunun, beraberliğinin verdiği fiziki titreşim travması köprüyü yıkar  yapı bütünlüğünü düşük frekansı buna  dayanamaz,

Konuyu evrensel manada değerlendirirsek olayın aynı titreşime gelen bilinçlerin ,aynı konulara inanan ve bu yolda kendilerini geliştirmeye çalışan bireylerin olan bitene aynı gözle bakması değerlendirmesi ,oluşan frekansın yoğunluğunun artması,

Bu hareket ,hareket diyorum zira evrende oluşan titreşen her oluşum bir yenilik doğurur burada artık eski bakış açısıyla değerlendirilemeyen yeni bir durum ortaya çıkmıştır ,oluşan bu yeni şey artık eski izlerinden sıyrılmış veya eskilerden kazanmış olduğu fenomenlerle yeni bir ivme yüklenmiş bambaşka olacak geleceğe doğru akmaktadır ,

Yani mevcut olan titreşimle rezonans kazanmış yenilik dolgun bir vibrasyon ortaya çıkarmaktadır,

Bu noktada bazı terimlerin K celselerinde  tekrarlar gibi olduğunu fark ettim ve K. dilindeki anlatım özelliğini keşfetmeye çalıştım çünkü bizde titreşim frekans hatta vibrasyon aynı manalarda kabul ediliyor K.lar neden bu beraber kelimelerle izaha yönelmişler,

Sonunda "titreşim frekansı "dediklerinde aynı farkındalık ölçüsünde  olanların niceliksel bir ifade ile tanımlanması için kullanmışlar ,yani benim titreşimim şu kadar buna uygun olan bilinçteki gurubu "titreşim frekansı" olarak tanımlamışlar,

Bu hususu dikey gerçeklikte buluşan bireyler konumunda da kabul edebiliriz,

Aynı şekilde FRV i de bu kalıpta kabul etmeliyiz ,açılımı "frekans rezonans vibrasyonu" yani aynı frekansların meydana getirdiği yoğun, hacimsel olarak eski duruma benzemeyen yeni bir titreşim özelliği,

Sanırım ortaya gelen bu yeni durum aynen nötrino' nun hiç bir engele kapılmadan pencerelerden kolayca geçip yoğunluklar arası bilgi taşıması gibi kabul edilmeli ,şu andaki dünya illüzyonundaki subjektif mantıkla izah edilemeyen bu taşıdığı yükün nicelik veya nitelik dışında tanımlanan bambaşka bir özellikle dolu olması,

---------------------------------------------
S: (L) Neden geçen haftaki kişi yerine bu akşam siz bizimlesiniz?
C: Frekans dalgaları.
S: (L) Şu anda frekans dalgaları farklı mı?
C: Yakın.
S: (L) Geçen haftaki bireye göre sizin bizimle iletişim kurma yeteneğiniz daha mı fazla?
C: Aynı.
S: (L) Frekans dalgaları derken neyi kastettiğinizi anlamıyorum. Açıklayabilir misiniz?
C: Fazla karmaşık.

---------------------------------------------------
S: (L) Dünya'nın kabuğundaki hareketler, gezegensel değişimler vs. ile ilgili olarak Guyana daha güvenli bir yer mi?
C: Ne güvenli ki? Dünya tüm gezegen yüzeyini kapsıyor.
S: (L) Diğerlerine göre daha güvenli olacak olan herhangi bir yer var mı?
C: Değişken.
S: (L) Kuzey Karolayna/Blue Ridge Dağı bölgesi nispeten daha güvenli mi?
C: Daha şimdi ne dedim? Titreşimsel frekans değişimlerine bağlı. Olay çok yaklaşana kadar spesifik dünyasal değişimler kesin olarak tahmin edilemez.

------------------------------------------------------
S: (L) Binaları kim ateşe verdi?
C: Branch Davidian'lar. Hükümet onları çıldırttı.
S: (L) ELF (çok düşük frekans) veya eşikaltları kullanıldı mı?
C: Evet. Ve diğer araçlar.

--------------------------------------------------------
S: (L) Atomsal anlamda bir fizikselliğiniz var mı?
C: Herşey algılayıcıya göre değişir.
S: (L) Yani kendinizi algılayıcının isteğine göre mi düzenliyorsunuz?
C: Hayır. Algılayıcının algı kapasitesini kastediyoruz.
S: (L) Bize görünebilir misiniz?
C: Hayır. Sizin yoğunluk seviyenizi çevreleyen titreşim frekansı örtüsü bunu engeller.

-----------------------------------------------------------
C: Her ikisi. Doğulular en gelişmiş ruhlar için, Ariler en agresif ruhlar için, Zenciler de dünya titreşimsel frekansına en doğal şekilde uyumlu ruhlar için ayrıldı. Kızılderili "yerliler" de öyle.

-------------------------------------------------------------
(L) Mağarada yaşıyorum ben herhalde. Bugün 'Pleiades Öğretileri'ni (Bringers of the Dawn) okuyordum. Frekans tutuculardan bahsediliyordu. Bu doğru bir kavram mı?
C: Evet.
S: (L) F--- ve Ben frekans tutucu muyuz?
C: Evet.
S: (L) Tutmamız gereken frekansa yakınmıyız?
C: Evet.

------------------------------------------------------------------
Bu noktada şunları belirtebiliriz "frekans tutucu" olmak büyük bir sorumluluk getirir ,bahsi geçen frekans evrensel ileri ruhsal bilgilerin tanımladığı şu anda dünya yaşamındaki insanların çoğunluğunun o çok iyi bildiğimiz KH usulleri ile aldatılmış ve bu saplantılara körü kürüne yapışmış insan bilinci ile aynı titreşimde değil ,

Fakat yaşantı beraber olunca olan bitene de göz atıp değerlendirmezseniz ve gerekli koruyucu tedbirler almazsanız aynı titreşim frekansı içinde olan çoğunluğun içinde erir gidersiniz ,

Bir nevi kayıptır bu ,frekansını ileri ruhsal bilgilere doğru yöneltmiş siz kıymetli dostlarım da aynı tehlikedesiniz ,bu konu üzerinde lütfen biraz düşünün ,

Din hayattır ifadesindeki anlatılmak istenen gerçeği hatırlayınız özetle etrafın nelere düşkün bir yaşam tutturduğunu göreceğiz ve tehlikelerin farkına varacağız ama yukarıda bahsettiğim bilgiyle tuttuğunuz frekansın bu düşük titreşim içinde yok olmasına da mani olacaksınız ,

Yoksa var oluş hadisesindeki dersler bölümünü kaçırır karmik döngü içine tekrar gireriz,

Bu arada Ogeday dostun ve diğer dostların aşı ve korono virüs ve diğer hırslarla dolu KH davranışları hakkında yapılan gizli pazarlıkları ortaya çıkaran aktarımlar da bahsettiğim tehlikelerin nasıl incelikli bir şekilde dünya yaşam statüsünde olduğunu göstermekte,

Biraz sert ifade ediyorum, mazur görünüz, yaşça büyüğüm diye ve dinsel bağnazlar gibi kıyametle başka korku fenomenleri ile korkutanlar gibi olmamak dikkat ettiğim katiyetle istemediğim bir husustur,

"Olsun, gider gelir en sonunda öğrenirim derslerimi" derseniz şu andaki kaotik yaşantımızın daha karmaşık şekilleri ile dolu bir dünyaya da gelmek var,

Baksanıza dün bankacım bir muamele için konuştuğumda "siz 65 yaş üstüsünüz banka fiziki muamelenizi yasaklandı gelemezsiniz" ,

Ben şimdi gencim o yaşta değilim demeyin çok komik olursunuz, yaşam lineer şartlarda yürümekte,ve akla evvelce hiç böyle şeyler gelmediğini de hatırlayınız ,o karmaşık ve kaotik gelecek işte böyle sürprizlerle  şu anki yaşamımızda olduğunu göstermekte,

Mesela şu anda o çip hadisesinin benzerini başka enstrumanlarla ülkemiz insanı içindekilerin büyük kısmı uygulamakta ,telefona gelen kodla eczaneden maske temin etmek,

Ayrıca kameraların bütün yaşam tablomuzun genelinde çok bol yerleştirildiğini hatırlayın, araç takip sistemleri ,anında konum tesbiti yapan diğer sistemler,

İnternetten alış veriş için hangi objeye baksam devamlı onunla ilgili reklam unsurları adeta gözüme sokulmakta,

Fakat evdeki seyyar süpürge arızalandı bu yasaklar yüzünden hemen temin etme imkanını bulamadım, bunu şunu vurgulamak için söylemekteyim kozmik unsurların da devrede olduğu adeta KH  BH uygulamalarının tam içindeyiz, kapitalizm artık öyle kolay uygulanamıyor,

-------------------------------------------------------
S: (L) Yani Quorum'un veya İlüminati'nin üyeleri olan kişiler bilgi veya yardım istediklerinde siz, başkalarına hizmet yöneliminizden dolayı kim olursa olsun yanıt vermek zorundasınız, öyle mi?
C: Evet ve hayır.
S: (L) 'Hayır' kısmı nedir?
C: Eğer titreşim frekansları düzensizse bağlantı kurmuyoruz.

---------------------------------------------------------------
C: Evet. Bilgisi yüzünden. Bilgisinin yoğunluğu onun titreşimlerini arttırıyordu. Bilgi gerçekten güçtür.
-----------------------------------------------------------------

Bu bölümdeki erkeklerin titreşimsel özellikleri ile ilgili olunca oldukça ilgi çekiyor, feministlerin şikayet ettiği gerçek te ortaya çıkıyor,

-------------------------------------------------------------
S: (L) "Pleiades Öğretileri" kitabında erkek enerji ve dişi enerji ile ilgili birşeyler okuyordum.
Diyor ki: "Erkek titreşiminin çok kısa bir süre içinde bir dönüşüm geçireceğini söyledik. Bunun nedenini veya nasılını söylemeyeceğiz, çünkü bazılarınız bunu tamamen olumsuz birşey olarak algılayacak fakat şunu söylüyoruz ki, dalgalar gelmeye devam ettikçe insanlarda keskin bir bilinç artışı olacaktır. Belirli bir noktada, erkekler his yönetiminin en derin noktasındayken, hissetme merkezi etkinleşecek.
Bu ya dereceli olarak meydana gelecek ya da bir kerede adeta bir patlamayla gerçekleşecek." "...tamamen olumsuz" karşılanacak olan şey nedir?
C: Enerji yönelimindeki yenilenme.
S: (L) Bir enerji yönelimi yenilenmesi gerçekleşek... Olumsuz algılanacağını söylediğiniz şey bu mu?
C: Genel bakış.
S: (L) Enerji yönelimi tam olarak ne anlama geliyor? Ne tür enerji?
C: Cinsel.
S: (L) Bu insanları korkutacak mı?C: Tepkiler.
S: (L) Nasıl tepkiler?
C: Pek çok.
S: (L) Bazılarını söyleyebilir misiniz?
C: Önce ilk soruna yanıt aramaya çalışmalısın.
S: (L) Cinsel enerji yöneliminde "yenilenme"; bu kadınların erkeklerle seks yapmayı bırakacakları anlamına mı geliyor?
C: Pek sayılmaz.
S: (L) Peki yakın mıyım?
C: Evet. Erkeklerin cinsel güdülerinin büyük bir bölümü daha ruhsal nitelikte arayışlara yönelecek. Tarihteki agresyonların (saldırganlık, yıkıcı dürtü) ve erkeklerle ilişkili his yetersizliklerinin çoğunun kökeninde yatan şey cinsel güdüdür.

---------------------------------------------------
S: (L) Sizin seks hakkındaki görüşleriniz hakkında şöyle diyor: "Kasyopyalıların sunduğu görüş, her insana bir günahın işlenmesiyle gebe kalındığını ima ediyor. Bu bana göre intikamcı olmayan, iyi bir ilahi geometriyle uyuşmuyor."
C: Hayır, seks günah değildir. Yemek de öyle. Bu sadece fizyolojiktir. Fizikselliğin değişkenliği hakkında söylediklerimizi hatırlıyor musunuz?
S: (L) Evet, 4'üncü yoğunluk fizikselliğin değişken olduğu seviye. Anladığım kadarıyla kişi o seviyede bulunduğunda, çoğu durumda fizikselden ziyade saf bilinç durumunu seçer çünkü o durumda daha fazla özgürlük olur. Eğer kişi bilinçli bir şekilde fiziksel-olmayan durumda olmayı seçiyorsa, o zaman buna uygun olarak seks yapmamayı, yemek yememeyi de seçer.
C: Yakın.

----------------------------------------------------
S: (RC) Eski metinlerin aldatıcılıklarına yakalanmama mı? (L) Daha önce bunu sormuştuk ve bunun, eskilerin genetik deneyleri tanımlama yollarından biri olduğunu söylediler. (RC) Pekala, İbranice cinsiyet tanımlayıcıları bakımından oldukça spesiik bir dil. Eski Ahit'te Tanrı'nın adları arasında hem erkek, hem de dişil ifadeler var. Neden?
C: Neden olmasın? Birşey işe yarıyorsa, kullanırsın.
S: (L) "Ben O'yum" dişi bir güç mü?
C: Cinsiyet sınılamalarına takılmış görünüyorsun canım. Bu anlaşılabilir birşey, ama bir açıklama için kendini hazırla, çünkü başka yol yok gibi görünüyor. 5'ten 7'ye kadarki yoğunluk seviyelerinde düalite/ikilik yoktur. "Tanrı Gücü" 7'nci yoğunluktan "aşağı doğru" yayılır ve tüm yoğunluklara işler. Düaliteyle ilgili hiçbir sınılama tanımaz, çünkü mükemmel bir şekilde harmanlanmıştır ve bu nedenle sürekli dengededir.
S: (RC) Ama orijinal metinlerde cinsiyet tanımları var?
C: Doğru, ama orijinal metinler de yanıltıcı nitelikte.
----------------------------------------------------------

Hatırlayalım, bakmadan atlama seçimine kapılmış ruhların fiziksel ortama merak duyup aldandıkları en önemli husus onlara KH olmuş bölümün demonstre olarak cinsel münasebeti sunmaları ve bunu tattıktan sonra geri dönüşün olamayacağı gerçeğinin ortaya çıkışı

Burada artık bu KH kalıbını kabul eden biz seçmişler, yaşamsal fiziksel mecburi unsurlar içinde olan bu hali bir de DNA mımızda yapılan ve bizi "cinsiyet ve açlık" fenomenine hapis eden duruma girince sevgiyi yaşamı bu cinsiyete karışmış gerçekler açısından kabul eden bir dünya yaşamı içine daldırmıştır,

Bu hususu evvelce defalarca vurguladım ,tekrarlamama sebep kaotik bir yaşam haline girdiğimiz bu olağan üstü hallerde gerçeklerin bunlar olduğunu kaosun içinde iken şaşırmayalım aldığımız bilgileri tekrar yaşam standına çıkaralım,

Bizim ümidimiz katiyen solmamalı,

FRT ile ilgili konuya dönersek,

Bu husus değişim dediğimiz ve bizleri ufuklara yönelten bir hale getiren uygulamanın bir numaralı ivme faktörüdür ,yani bilgilenilecek ve inanç ta bu yeni bilgilerde kristalize olacak (ama asla sabit değil) ve ileride başka var oluş şekillerinin olup onlara doğru aktığımızın ,nicelik ve nitelik veya tarif edemeyeceğimiz dolgunluktaki frekansa uygun olarak bu yeniliklere doğru yöneldiğimizin işareti olacak,

-------------------------------------------------------
C: Dikkatinizi vermek bunu fark etmenize yardımcı oldu. Daha fazlasını bekleyin ve sonuçları ve etkileri gözlemleyin.
S: (Artemis) Bekleyip ne olacağını görelim.
(L) İşler giderek çığırından çıkıyor. Gerçekten garipleşiyor. Yani, ne yapmamız gerektiğine dair kendime küçük bir hatırlatma bu... [kahkahalar]
C: FRT'nin değiştirilmesi ve senkronizasyonu!
S: (L) Başka bir deyişle, kendimiz üzerinde çalışarak ve tüm grup üyelerimizle senkronize olarak FRT'mizi, yani alıcılık kapasitemizi değiştirmemiz gerekiyor. Ne için?
C: Yeni gerçekliğin frekansına sabitlenmek için.
S: (L) Başka bir deyişle, çeşitli olası yeni gerçeklikler var ve bu şeye bağlı... Tamam, bir grup bir frekansa sabitlenebilir ve böylece herkes için yeni gerçekliğin şablonunu belirleyebilir mi diyorsunuz?
C: Tam olarak değil. Hangi şubeye gideceğinizi belirler.
S: (L) Yani grup olarak bir frekansa sabitlenmek tam olarak yeni gerçekliği yaratmak gibi değil... Daha çok seçim yapmak gibi. Öyle mi?
C: Evet evet evet



Tgur

#968
DÜŞÜNCENİN VARLIĞI VE SINIRSIZLIĞI

Düşüncenizde sınır yok, ileriye baksanıza
Bilinmeyene doğru uzansanıza
Korkmayın uçuruma düşmezsiniz
Korkulukları var, bilgidir,tutunsanıza

Bilgi her yerde arayın size gelir
Ancak bu korkuluk düşünceyle lehimlenir
Böyle inançla sağlanan bilgi basamakları
İleri doğru sizi şevkle yönlendirir

Kendini parlatma ,yazdığı dörtlükleri sık sık kaydetme bireyselliğin hiç de bana yakışmayan yollarına bu şekilde dalma canımı sıksa ve pek istemesem de  bazı konuların mesela "düşüncenin"  varyasyonlarını özellikle sınırsızlığını çok iyi anlamamız lazım, tekrarlarımın hassasiyetle devreye girmesi, düşüncenin bu konuları kavramada baş aktör olduğundandır,
KH insan düşüncesi üzerine oyunlar oynamış ve insanlığın bizler dediğimiz bölümünü adeta bu hapishaneye yahut dinsel bağnazların o takıntılı ifadeleri ile bu cehenneme sokmuştur ,

Oysa "şol balıklar derya içindedir deryayı bilmezler" eski ata sözüne göre tarif edersek ,öldükten sonra hatalar yapılmışsa cehenneme gönderileceklerdir korkusu yaşayanlar bu halde ,ata sözünün benzeyişi ile zaten cehennemdelerdir,

Veya beraberce o mekanda ikamet etmekteyiz,

Artık bu nedir, nasıl oldu ,bre zındık neler söylüyor,bizim huriler nuriler yeşillikler içindeki cennetimizi umudumuzu paramparça ediyor saldırılarını çözebilmek ancak bilgi ile bu düşünce denen fenomenin zihindeki sınırsızlığını fark edip etmeme işini çözmekle yattığını idrak etmek ile olur,

Yani takılmışlık bağnazlık dışında bir anlayışa doğru yönelmek,
-----------------------------------------------
S: (L) Kertenkeleleri kim yarattı?
C: Ormetyon.
S: (L) Ormetyon kim?
C: Düşünce merkezi.
S: (L) Nerede bulunuyor?
C: Heryerde.
S: (L) Biraz daha ipucu verebilir misiniz?
C: Başka bir gerçeklik bölümü.
S: (L) Kertenkeleleri yaratan bu varlık akıllı, kendinin farkında olan bir varlık mı?
C: Evet ve hayır.
S: (L) Bu varlık sizin Geçici Yolcular olarak tanımladıklarınızdan biri mi?
C: Hayır.
S: (L) Benzer mi?
C: Hayır.
S: (L) Peki bu Ormetyon'u kim yarattı?
C: Ormetyon bir varlık değil, düşünce merkezi.
S: (L) Peki neyin düşünce merkezi?
C: Fazla karmaşık.

-----------------------------------------------------
Şok gibi kertenkelelerden falan bahseden bu bölümü aktarmamdan kasıt gerçekten düşüncenin sınırsızlığını anlatabilmek için bazen şoklar gerekli olmakta,

Eski dostlar değil de bu satırları ilk okuyanların bazen bu gibi şoklardan sonra okumaktan vaz geçip eski takıntılı düşünce sınırlarında kalmak durumuna geçerler, bir bakıma haklı olabilirler zira KH insan bilincine bu takıntılı kabulleri sokmak, mantıksallaştırmak için asırlar boyu çalıştı ,o sınırlı hallerinden çıkmak istemezler zira düşünce denen bu motoru çalıştırmak oldukça zahmetlidir ve ortada çoğunluğun kabul ettiği bizim sınırlı ve kısıtlı dediğimiz bilgiler ve bununla uğraşıp hatta analitik çalışmalar yapanlar var, neticede düşünceye konulan duvarları aşmak istemezler çünkü bu durumda kalmak istatiksi olarak toplumun genelinde olmak en emin yoldur onlarca,

Ama ortada düşünce sınırlarını aşıp eski teknik kalıpları fırlatıp atan adeta savuran bazı alimler kişiler var ve getirdikleri ile şu andaki teknoloji mükemmelliği yaşamaktayız ,onların yaptıkları hiç de bizim düşünce sınırlamalarımız içinde kabul edilebilecek şeyler değil

Bunu binlerce yenilik getiren boyutlar( K. ifadesi ile evrende yüzen zarlar) arasında bulunup bunlar üzerinde düşünceyi nedensellik yönünde çalıştırmayıp o tapınılanın hikmeti olarak kabul eden sınırlanmış bir düşüncenin esiri olanların doğmatiği olarak kabul etmişlerdir,

Evvelce güneşe rüzgara falan tapanlar da aynı hislerle doluydu,

Şu anda bilim insan kabiliyetlerinin yine insan bünyesinde olan DNA denen bir nevi beyin ve bağımsız computer hard diski gibi çalışan mükemmel bir organı fark etmeye başladı,ayrıca maddenin atom altı parçalarındaki enerjisel döngüsünden falan bahsetmeye başlandı bu işte başka gizler var gibi, (bu ifadeler takıntılı bilinç ifadeleri)

Bir de benim gibi çok bilmişi oynayanlar (!) genetik mütehassısları ile veya başka doktorlarla şu veya bu sebeple mesleğim dolayısıyla karşılaştığımda DNA daki intron bölgeler yüzde doksansekizini kaplıyor yani hücrede protein imlatı yapamıyor DNA nın sadece 1,2 sini kullanıyoruz insan olarak  şeklinde bahsettiğimde geçiştirme tebessümü ile boş boş bana baktıklarını hatırlıyorum ,bazıları ilgileniyor ama o boş bakışların sonunda ben kendimi suçlar gibi oluyorum,lüzumsuz konuşmalar batağına saplanmış biri miyim,

Sonra içsel muhasebe başlıyor bu kadar bilgi ve gelinen idrak yollarını yansıtmak anormal bir davranış mı bazen K.ların celselerde bu bilgiyi hemen açmayın gibi izahları aklıma geliyor bu bana biraz bütünlük duygumu zedeleyecek bir davranış gibi  ,

Bilgiyi almış ve bazı yeni idraklere gelmişlerin aynen Melami tarikatının yaptığı gibi mi yapmalıyız,
"Öküze inci kolye taksan ne anlar" (bilgi=inci kolye) şeklinde onların genel bir davranışları varmış idrak ettikleri yüksek sufi bilgilerini sadece kendi arlarında fısıldaşırlarmış ,hayır ,

Aşırı takıntıyı bağnazlığı cahilliği kendine yol yapmış kişiler dışında özellikle düşünce motorunu çalıştırabilecek tahsil yapmış veya bilgilere açık zan ettiğimiz (ki burada sezgi devrede olması lazım) temas ettiğimiz kişilere fazla çetrefilli olmadan bu bilgi kırıntılarını vermek lazım kanaatimce,

Yalnız buradaki bilgi yarım bir bilgi değil çeşitli araştırmalar ile şüphe süzgecinden geçmiş ve benlikte inanç haline gelmiş bilgi olmalı

Zira bilgi kişide depolanmak için değil saçmak için verilmiştir alan kişi baştan pek ilgilenmese de özsel itilimi gerktirecek bir çok husus bilgisini genişletmek isteyene yardımcı olur ,

Mesela şu virüs hadisesi ile dünyanın genelinde bizim kozmik bir müdahele olarak kabul ettiğimiz kaos diye tabir edip anlatmaya çalıştığımız bir olağan üstü bir durum yaratılmıştır işin içinde pozitif negatif özellikler var,

Hiç ummadığımız kişiler illümunati ,dünya dışı yaşam ,uzaylılar ufolar ile ilgilenmeye başladılar ,geçici ölümden gelip yaşadıklarını hatırlayanların anlattıklarını dinliyorlar ve bir çok evvelce ters bakılıp burun kıvrılan konulara ilgi var,

--------------------------------------------------------
S: (L) İnsanlar arasında Yılan Kardeşliği'yle işbirliğini başlatan kimdi?
C: Adem ve Havva.
S: (L) Adem ve Havva gerçek insanlar mıydı?
C: Hayır.
S: (L) Bir insan grubu muydu?
C: Cazibeye kapılma değildi, bir düşünce kalıbı değişimiydi.
S: (L) Bu insanlar kimdi veya neydi? Hangi ülkede yaşıyorlardı?
C: Tüm insanlar. Boyut sınırından geçiş.
S: (L) Yani bunun bir boyut geçişi veya birleşimi sırasında mı meydana geldiğini söylüyorsunuz?
C: Evet.
S: (L) Bu olayda bir grup varlıkla diğer bir grup varlık arasında savaş gibi birşey oldu mu?
C: Boyut sınırı geçişinin pek çok yansımaları vardır.
S: (L) Yani Kertenkeleler olmasaydı başkası olacaktı, öyle mi?
C: Evet.
S: (L) Yani bunun olması bir bakıma kaderdi?
C: Evet.
S: (L) Bu büyük bir kozmik oyunun parçası mı?
C: Evet.

------------------------------------------------------------

Bir şok daha ,sınırlı düşünceler acaba kımıldayacak mı
Bütün bunları zaten biliyoruz bize neden tekrarlar sunup duruyorsunuz diyenleri duyar gibiyim

Bu gibi düşünen kıymetli eski dostlar bizi mazur görsün bilgide ne kadar ileri gidersek gidelim KH kalıplarının zihnimizde açtığı bazı izleri hala olduğunu kendimden biliyorum ,hatta bazen bu dünya mahmurluğuna bir nevi çoğunluğun o kalıplaştırdığı bilgiler içinde erimiş gibi olduğum zamanlar kendi yazdıklarımı tekrar okuyunca irkiliyor ve düşünceye konan setlerin ne kadar kavi olduğunu görüyor ve yıkmaya çalışıyorum,

Bilincin her şey olduğunu tekrar tekrar olduğuna uyanıyorum,ve bedenime ateşler basıyor ve bu hadisede yalnız olmadığımı anlıyorum,

Görüldüğü gibi hiç bir şeyi saklamadan samimiyetle aktarma peşindeyim , 3Y düşüncesi ile yadırganmış yadırganmamış umurumda değil, zira konumuz 3Y üstü

------------------------------------------------------
S: (L) Dalga işlevini çökerten şey nedir?
C: ?
S: (L) Bilinç mi?
C: Evet...
S: (L) Dahası var. Bu bilinç... (T) Bir üçüncü yoğunluk kavramından, şu anki fizikselliğin mevcut olmadığı bir dördüncü yoğunluk kavramı elde etmeye çalışıyoruz. Dördüncü yoğunlukta bozulmadan ışık hızıyla gitmek gibi bir sorunları yok çünkü orada böyle birşey yok...
C: Yakın.
S: (T) Yani bizim için bunu üçüncü yoğunluk açısından düşünmeye çalışmak...
C: Anahtar; fizikselliğin değişkenliği.
S: (L) Fizikselliği değişken yapan şey nedir?
C: Bilinç ile madde arasındaki bağlantının farkındalığı.
S: (L) Bilinç ile madde arasındaki bağlantı nedir?
C: İlüzyon.
S: (L) İlüzyonun özelliği nedir? (T) Bilinç ile madde arasında herhangi bir bağlantı olmadığı. Bu bağlantının mevcudiyeti ilüzyon. Üçüncü yoğunluğun sınırlı algısı...
C: Hayır. İlüzyon, bağlantının olmaması.
S: (L) Yani buradaki ilüzyon, bilinç ile madde arasında bir bağlantının olmadığının düşünülmesi.
C: Evet.
S: (T) İlüzyon, bağlantının olmadığının düşünülmesi. Üçüncü yoğunlukta... (L) Buldum! (T) Sakın bir anda yok olayım deme! [Gülüşme] (L) Aradığımız bağlantı, bilincin madde oluşu.
C: Yakın. Peki ya aynı zamanda tam tersine ne dersin?

----------------------------------------------------------
Yukarıdaki alıntıyla izahatımı düşük frekans özelliğinden çıkarıp adeta bir atlama yapıldı,bunu özellikle belirtmemin sebebi düşüncenin sınırları aşan halini izah edebilmek için,

Sonsuz bir sınırsızlık var

Aktarımda "her tarafı ışık olan bir ortamda her dev kendine bir ışıksız alan yaratır" K anlatımı ile yaratımın başlangıcındaki durgunluktan oluşan ve kutuplaşan enerji dalga işlevinin ,bilinç ve madde arasındaki bağlarını ve  bunu kabul etmeyen düşük anlayışın illüzyonu yarattığını ve halen o illüzyon bataklığında sınırlı bir düşünce yapısı dünyasında olduğumuzu görmekteyiz,

Şimdi bu dörtlük gurubunu buraya yapıştırmak mutlak gerekli oldu,

Evet ,bazı sözlerime ben de kızıyorum
Neden dökülüyor dilimden kınıyorum
Ama evrensel morfik alan matrixindeki değişkenlikle
Onlara bazen yerden bazen gökten bakıyorum

Şimdi de evrensel morfik alan matrixi dedim
Anlaşılması zor anlamları sergiledim
Evrensel morfik alan ,düşünce üstü algılamalardır
Düşünce üstü ise, donelerden sıyrılmalardır (done=illüzyon)

Buradaki matrix sonsuz oluşlarla ilgilidir
Yani dünya matrixi ne kadar sınırlı ise
Morfik alan ,sınırsızlığı ile belirlidir

Hep dörtlükteydik niye bir evvelki üçte
Düşünce üstü çıkmak,kalıp dışına çıkmaktır işte..

---------------------------------------------------------
S: (L) Çok merak ediyorum... Siz ve Kertenkeleler savaştığınızda ne yapıyorsunuz? Yani, herhalde birbirinize silahlarla ateş etmiyorsunuzdur, tanklarınız falan yoktur...
A: 4'üncü seviyede olmadığınız için anlayamayacağınız kadar karmaşık.
S: (J) Savaştığınızda bizim bu savaşı algılamamızın herhangi bir yolu var mı?
A: Öncelikle: biz "savaşmayız." İkincisi: Evet; doğada meteoroloji ve dünyasal değişimler yoluyla algılayabilirsiniz.
S: (T) Sizin onlarla karşı karşıya gelme biçiminiz atmosferdeki ve dünyadaki iziksel değişimler şeklini mi alıyor?
A: Ve uzaydaki.
S: (T) O şekilde mi anlıyoruz? Yani ne kadar çok hareketlilik varsa o kadar çatışma mı oluyor?
A: Unutmayın, biz ışığız. Onlar ise karanlık. Her iki taraf da, gerçekliğin tüm seviyelerine yansıyan yüksek seviyeli düşünce formları.
S: (T) Yani bizim algılayabildiğimiz şeyler üçüncü yoğunluğa gelen şeyler oluyor ama eğer 4'üncü veya 5'inci veya 6'ncı seviyeye bakabiliyor olsaydık farklı şeyler görürdük, öyle mi?
A: Evet.

---------------------------------------------------------

Sınırı olmayan düşünceye kapılanlar ,bazen ben, sanki LSD almış gibi dünya subjektif mantığını bir kenara iterek(uyuşturucu işini hiç bilmem 2 mg dizepam beni saatlerce baygın yatırır) eskiden çok bahsettiğimiz ama düşünce ve olan biteni çok açık ve özetsel biçimde açıklayan şu aktarımı tekrar buraya koymaktan imtina etmez,

----------------------------------------------------------

C: Kertenkele varlıklarının tüm yeteneklerine sahipler ama tabii iziksel görünüşleri tamamen farklı, kendi ruhları yok ve ayrıca biyolojik yapıları içsel olarak farklı. Ancak işlevleri aynı ve projeksiyon varlıklar olarak kalabilmek için hem ruhsal olarak hem de iziksel olarak Kertenkele varlıklarıyla aynı şekilde besin tüketmeleri gerekiyor. Gerekli yakıtın negatif enerji olmasının nedeni ise hem Kertenkele varlıklarının hem de Grilerin dördüncü yoğunluk seviyesinde yaşıyor olmalarıdır. Dördüncü bilinç yoğunluğu seviyesi,bu varlıklarda olduğu gibi yalnızca kendine hizmet ederek varolunabilen en yüksek yoğunluk seviyesidir.

Bu yüzden negatif enerji tüketmeleri gerekir çünkü dördüncü yoğunluk seviyesi, kendine hizmetin yani negatif düşünce kalıbının en yüksek örneğidir. Dördüncü yoğunluk seviyesine üçüncü yoğunluk seviyesinden ilerlenerek gelinir. Yukarı doğru her bir yükselişte, bireysel bilinçli varlığın varoluşu o kadar daha az zor hale gelir. Bu nedenle dördüncü yoğunlukta varoluş, üçüncü yoğunluktakine göre daha az zordur ve üçüncü de ikinciden daha az zordur vs. Ruh enerjisi üzerinde daha az yük yaratır.

Bu nedenle dördüncü yoğunluk seviyesinde varolan varlıklar üçüncü yoğunluk seviyesinde varolan varlıklardan negatif ruh enerjisini çekebilirler. Aynı şekilde, üçüncü yoğunluk seviyesindeki varlıklar, ikinci yoğunluk seviyesindeki varlıklardan enerji çekebilir. Bu enerji alış biçimi diğeri kadar gerekli değildir ama gene de yapılıyor. Üçüncü yoğunluk seviyesinde bulunan insanların ikinci yoğunluk seviyesindeki hayvan krallığındaki varlıkların sıkça sıkıntı ve acı çekmesine neden olmalarının sebebi de budur; çünkü sizler de esas olarak kendine hizmet eden varlıklar olarak ikinci seviye ve birinci seviyedeki varlıklardan negatif ruh enerjisi çekiyorsunuz. Sizin için yaklaşmakta olan dördüncü yoğunluk seviyesine doğru ilerken,başkalarına hizmete ilerlemek ile kendine hizmette kalmak arasında bir seçim yapmanız gerekiyor. Bu,kendinizi uyumlandırmak için epey vakit gerektirecek olan seçim olacak. Bu, "bin yıllık süreç"olarak tanımlanan şeydir. Sizin takvim ölçülerinizle bu, diğerlerine hizmete mi yükseleceğiniz yoksa kendine hizmet seviyesinde mi kalacağınızı belirleyecek olan dönemdir. Kertenkele varlıkları olarak tanımlanan varlıklar kendilerini sıkı bir şekilde kendine hizmete sabitlemeyi seçtiler. Ve bunun mümkün olduğu en yüksek yoğunlukta oldukları için, üçüncü seviye, ikinci seviye ve birinci seviyede bulunanlardan sürekli olarak büyük miktarlarda negatif enerji çekmeleri gerekiyor ve tüm o yaptıklarının sebebi de bu. Bu durum ırklarının ölmekte olmasını da açıklıyor; çünkü kendine hizmetten başkalarına hizmete nasıl geçireceklerini öğrenebilmiş değiller. Bu seviyede sizin ölçülerinize göre çok uzun bir süredir kalmış olduklarından buraya sıkıca yapışmış durumdalar bu yoğunlukta nüfuslarını da arttırdılar. Irklarının ölmekte olmasının ve gözleri kararmış bir şekilde sizden mümkün olduğunca çok enerji almaya çalışarak ırklarını metabolik olarak yeniden yaratmaya çalışmalarının sebebi bu.
S: (L) Peki eğer biz onlar için bir besin ve enerji kaynağı isek neden bizi kendi gezegenlerinde insan kümeslerinde beslemiyorlar?
C: Besliyorlar.
S: (L) Burada çok sayıda bulunduğumuza göre neden gelip buranın yönetimine el koymuyorlar?
C: Niyetleri bu. Çok uzun bir süredir bu niyetteler. Herşeyi istedikleri gibi ayarlamak ve bu gezegenin deneyimleyeceği dördüncü yoğunluğa geçişte mümkün olduğu kadar çok negatif enerji emebilmek için zamanda ileri ve geri yolculuk yapıyorlar. Buradaki amaç dördüncü yoğunlukta sizin yönetiminizi ele geçirmek ve bir dizi şeyi gerçekleştirmek; 1: Irklarını sürdürülebilir halde tutumak, 2: Sayılarını arttırmak,
3: Güçlerini arttırmak, 4: Irklarını dördüncü yoğunluk alemine yaymak. Bunların tümünü gerçekleştirebilmek için sizin takviminize göre yaklaşık 74 bin yıldır olaylara müdahale ediyorlar. Bu çalışma sırasında zamanda ileri ve geri yolculuklar yapmak suretiyle tüm bunları tamamen sabit bir zaman-mekan aralığında gerçekleştiriyorlar. Ama ne kadar ilginçtir ki tüm bu çalışmalar başarısız olacak.
S: (L) Başarısız olacaklarından nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?
C: Çünkü bunu görüyoruz. Biz sadece görmek istediğimizi değil herşeyi görebiliyoruz. Onların başarısızlıklarının sebebi sadece görmek istediklerini görmeleri. Diğer bir deyişle bu "arzuya dayalı düşünme" olarak tanımlayacağınız şeyin en yüksek ifadesidir. Ve dördüncü yoğunluk seviyesinde deneyimlenen arzuya dayalı düşünme, o seviye için gerçek olur. Ne kadar arzuya dayalı bir şekilde düşündüğünüzü biliyor musunuz? Siz üçüncü yoğunluk seviyesinde bulunduğunuz için bu realiteyi pek bilmezsiniz, fakat eğer dördüncü yoğunlukta olsaydınız ve şimdiki işlevlerinizi sürdürüyor olsaydınız sizinde gerçeklik algınız bu olurdu. Onlar bizim gördüklerimizi göremezler çünkü biz kendimize değil,başkalarına hizmet ediyoruz ve altıncı seviyede bulunduğumuz için, tüm noktalardaki herşeyi olmalarını istediğimiz gibi değil, oldukları gibi görebiliyoruz.
--------------------------------------------------------

Bu bazılarına sıkıntı gibi gelen tekrar esnasında bir şey yakaladım bakınız tekrarlarla düşüncenin sınırsızlığı arasında nasıl bir ilgi var sınırsız olanın içindekilerini keşif için demekki tekrarın çok önemi var ,o yüzden bu halden fazla yüksünmüyorum,

"Çünkü bunu görüyoruz. Biz sadece görmek istediğimizi değil herşeyi görebiliyoruz. Onların başarısızlıklarının sebebi sadece görmek istediklerini görmeleri. Diğer bir deyişle bu "arzuya dayalı düşünme" olarak tanımlayacağınız şeyin en yüksek ifadesidir. "

Biz 3Y mensupları neler görüyoruz,

Evvela KH olduğumuzdan bol bol arzuya bağlı düşünüş sergilediğimizden görmek istediklerimizi görüyoruz,

Ama bazen bu beklenti ve arzu dışında olduğumuzda yani düşüncenin sakin bir konumda devreye girdiği anlarda 2Y de mevcut olanları daha empatik ve o sevgi dediğimiz 7Y beraberliğinin etkisi ile mesela kuzuların çok iyi ziyafet verecek lezzetli butlarını değil de kuzunun kendisini toptan o munis halini fark ediyoruz ve hatta kurban etme canavarlığından sakınmak için onları yanımıza refakat edecek durumda ailemize alıyoruz ,

Keza kediler köpekler için hatta  kuşlar için ,bitkiler çiçekler ağaçlar ve tüm doğa için  duyduğumuz pastoral zevk alma şeklinden başka konumda bir görüş sergileyebiliyoruz,onlarla bütünleşebiliyoruz,

Bunlar düşüncenin yani bilincin sınırsız olgusu içindeki evrensel diye tanımladığımız özellikler, sadece baskılanmış bir halden kurtulmuş ve keşifle fark edilenler,
-------------------------------------------------------

S: (L) Dağda Musa ile konuşan tanrı kimdi?
C: Kertenkelelerin sesli bir projeksiyonu.
S: (L) Musa daha sonra Kertişler tarafından aldatıldığının farkına vardı mı?
C: Hayır.
S: (L) Fakat, önceki gece Musa'nın diğer boyutta İsa'yla birlikte çalıştığını söylemiştiniz, doğru mu?
C: Evet.
S: (L) Peki, Kertişler tarafından kandırıldıysa, nasıl 'iyi adam' oldu?
C: Sonradan bilgilendirildi.

--------------------------------------------------------
6Y nin geniş görüşü veya kabiliyeti 4KH  mensubu Kertişlerde nasıl oluyor da bir ileri bilinci  aldatabiliyor,

Bu bölümü aktarmamdan kasıt, bazı şeylerin düşüncenin sınırsızlığını anlatırken tedricen açılıma uğramasını izah için ,
4Y deki varlıkların teknolojik ve görüş üstünlüğünün alt yoğunluklarda olanlarca tek bir erişilmez izah edilemez güce bağlanması malüm monoteizmi doğurmuştur bu da KH varlıklarının ayırım yolu ile korkutulan ve düşüncesi kabiliyetleri barajlanan insanların girdikleri karmaşalı yaşam özellikleri ile bol besin vermelerini sağlayan bir durum yaratmıştır,

Ama biz aldığımız bilgilerle 4Y de olma işinin bizim şu anki algımızla merdivensi bir kademe değil 5ve 6 Y e kadar geçitte yaşamak kabiliyeti veren bir durum olduğunu ama 4KH nın bana bu kadar yeter deyip üst yoğunluklarla ilgilenmediğini ,daha çok alt yoğunlukta olanları manipüle işleri ile  takılıp kaldığını anlıyoruz biliyoruz,

Kısaca bilincin her şey olduğunu kabul eden sınırsız düşünce almış olduğu bilgilerle esasta fizik yoğunluklarda olanların da bir ORİON deney metaı olduğunu fark etmiştir ,

Bu yüzden Dinler Peygamberler  yolu ile pekiştirilen ve genelde insanları düzgün bir ahlak yoluyla birbirine zarar vermemeye çalıştırıldığı faaliyetlerin KH tarfından  Monoteizm fenomeninin barajlarından kurtulamayan bir şekle dönüşmesi sağlanmış böylece düşünceye sınır çekme işi başarılmaya çalışılmıştır,

Zira bu ileri bilinçlerde, her kendine kanal yolu ile gelen  karşılaştığı olağanüstü hallerin ,bilgilerin tek bir yoldan olma inancı ile doğmatizm dediğimiz daha başka şeyler olabileceği kavramına karşı sınırlayan bir düşünce tutulması hali yaratılmıştır , kanal yoluyla aldıklarını 3Y illüzyon çeşitliliği ile aktarmaya çalışmışlar bu yolla gerçek bir nevi gölgelenmiş işinden çıkılamayn durumlarda korku verecek müeyyidelere dönüşmüştür,

Bu arada bu sınırsız sonsuz düşünce gücünün barikatları arasında her zaman başka güçler KH güçleri yanında kendi yarattığı yani otonom bir barajlayıcı daha vardır ,şüphe,

Girdiği keşfetmeye çalıştığı o geniş alanda yeni bilgiler durumlarla karşılaştığında şüphe denilen o son derece kısıtlı geçitleri olan süzgeç zihnin yolunu tıkar ,onu aşmak diğerlerini aşmaktan daha zordur yapılan mücadele uzun süre devam eder zira ya şüpheler barajını aşamayıp takıntı sınırları gerisinde kalırsınız yahut aşmayı becerebilirsiniz ,

Mesela ben aşırı şüpheliyim ve sebepleri ile keşfi yapıp bu satırları döşerken bedenim ateşler içinde kaldı soluğum tıkandı ve bu keşifleri bu mücadeleyi yaparken diğer benliklerimle beraber olduğum aklıma geldi ve bu bir nevi ispattır,

-----------------------------------------------------------
S: (L) Dünya şu anda dengeden ziyade dengesizliğin hakim olduğu bölgelerden biri mi?
C: Evet, ama hızla dengeye geri dönüyor.
S: (L) Yoğunluk Sınır dalgasının geçişi bu dengelenmenin bir parçası mı?
C: Evet.
S: (V) Birkaç hafta önce birkaçımız içsel ısınma, uykusuzluk ve diğer sorunlar yaşadık. Bu neydi?
C: Zihinde canlandır. DNA yapısındaki derin lif bağlantıları birleşimi.
S: (V) Sıcak basması deneyimini zihnimde mi yaşıyorum yoksa gerçekten beden ısım mı yükseliyor?
C: Yalnızca 4'üncü yoğunlukta.
S: (V) Anlamadım.
C: Sızıntılar, bunlara alışın!
S: (L) Yani gerçekten bir 4'üncü yoğunluk sızıntısı mı deneyimliyoruz?
C: Zihninde canlandır.
S: (V) Gördüğüm küçük ışık parıltıları bunun etkileri mi?
C: Olabilir ama bunun izikselden ziyade eterik önemi üzerinde yoğunlaşmaya çalış.S: (L) "Lif bağlantılarının derin birleşimi" derken, bu birer 4'üncü yoğunluk bedeni geliştirmekte olduğumuz anlamına mı geliyor?
C: Yavaşça ama kesin bir şekilde. Şimdi mesaja hazır olun: Yaklaşmakta olan "değişimlerin" çok popülerleştirilen iziksel faktörlerden ziyade ruhsal ve farkındalıksal faktörlerle ilgili olduğunu söylemiştik.
Sembolizm öğretmede her zaman gerekli bir araçtır. Ama önemli husus, semboller ile sunulan gizli dersi okuyabilmektir, sembollerin birebir anlamlarına takılıp kalmak değil!
S: (L) Sembolojinin gizli anlamlarla ilgili olduğunu söylüyorsunuz. DNA'daki derin lif bağlantılarını zihnimizde canlandırmamızı söylerken bu da izikselden ziyade sembolik mi?
C: Evet.
S: (L) Sizin "zihinde canlandırma" tanımınız nedir? Bizim pek çok tanımımız var.
C: Tekrar tekrar gördüğün gibi Laura, öğrenmek eğlencelidir!
S: (L) ...Neden herşeyi bulma görevi sürekli bana veriliyor?
C: Çünkü gerçekliğin tümündeki en önemli konuları anlama "gücünü" istedin. Ve biz de güçlenmene yardımcı oluyoruz.
S: (L) DNA bağlantısı... (V) "Güç" kelimesini tırnak içine aldılar.
C: Bunu şimdilik bir kenara koyun, yeteri kadar yakında bileceksiniz.
----------------------------------------------------------

S: (L) İnisiyasyondan sonra reiki enerjisi çok ısı üretiyor... Keltik folklorunda belirli kahramanların olağanüstü ısı artışından bahsediliyor. Öyle ki elbise giyinmek için birkaç kez çok soğuk suya girmeleri gerekiyormuş.
Keltler savaşa da çıplak gidiyorlarmış çünkü öylesine ateşlenip o kadar ısı üretiyorlarmış ki, giysiye tahammül edemiyorlarmış. Peki ya benim zaman zaman yaşadığım aşırı sıcak basması duru mlarım?
Kasyopyalılar bunun 4'üncü yoğunlukla bağlantının bir yansıması olduğunu söyledi. Bu gerçekten çok garip bir durum çünkü sıcaklık neredeyse dayanılmaz hale geliyor ama bu sıcaklık termometreye hemen hemen hiç yansımıyor. Bana dokunan herhangi biri sıcaklık algılamıyor. Ama iç sıcaklık inanılmaz durumda. Ve evet, eller üzerinden bir güç akışı oluyor...
C: Yakın.
S: (L) Demek, iziksel olarak pek belli olmayan o olağanüstü ısı hissi 4'üncü yoğunluk enerji akışıyla ilgili.
C: Yansıması.

-------------------------------------------------------------
Bu aktarımlarla kendimizi Laurayla veya ekibiyle eşleştirme merakımız olduğu akla gelmesin lütfen, haddimiz değil, bu evrensel konularla ilgilenen düşünce motorunu çalıştırmaya çalışan her dost bunu denemiş görmüştür ,ispatları oralardan alınız,

Şüpheler zorluca mücadele sonunda atlatılınca kişi bu fenomenin ara ara belirmesiyle  yine karşılaşır doğaldır, ama yaptığı mücadelenin ve o yenmişlik elemanlarını yani ispat unsurlarını olan bitenleri hatırlayarak şüphenin getirdiği devamlılığı bir paranoya haline getirmez artık, çünkü aşılmışlardır,

----------------------------------------------------------

S: (MM) Sanırım ne kadar bilgi özümsemişsen o kadar çok özgür iraden oluyor.
C: Evet!! Evet!!
S: (L) Diğer bir deyişle, bilgi ve farkındalık özgür iradenin farkına varmanı sağlıyor ve böylece hangi eylemlerin GERÇEKTEN özgür irade eylemi olduğunun farkına varıyorsun ve böylece yalanlar, aldatmalar ve gerçek arasındaki farkı bildiğinde veya şüphelendiğinde, hayatını kontrol edebilecek bir konumda oluyorsun. Doğru mu?
C: Evet.
S: (L) Ark bir şey daha soruyor... sorunu inançmış, bana söylediği şekliyle.
C: İnanç da bilgiden gelir, ve daha önce söylediğimiz gibi... Yanlış bilgi, bilgisizlikten daha kötüdür!!!!!
S: (L) Yani öğrendiğimiz veya incelediğimiz herhangi birşeyde doğruluğu TAM olarak belirlemek için onu alıp her parçasını incelememiz, her yönüyle, hatta diğer şeylerle ilişkisini kavramamız gerekiyor, öyle mi? C. S.Lewis'in dediği gibi bilgi bir ip gibidir... eğer onu bir kutuyu bağlamak için kullanıyorsan kusur suz olup olmadığı o kadar önemli değildir, ama eğer bir halat olarak onunla bir uçurumdan iniyorsan, ağırlığını
kaldıracak kadar sağlam olduğundan mutlaka emin olman gerekir.
C: Evet.

-----------------------------------------------------

C: Doğru. Gelişmeleri izle ve gelişmelerin ardından tavsiyede bulun. Chloe bizim varlığımız konusunda şüpheci. Ama unutma ki Arkadiusz da bir zamanlar benzer derin bazı şüphelere sahipti, şimdi ona tekrar bak... Bu arada mevcut durumla ilgili gelişmeler devam ediyor. Chloe'ye neler olacağına bak şimdi!!
S: (L) İtiraf etmeliyim ki ben de uzun süre şüpheciydim... hatta hala bazı şüphelerim olabilir. Ama o kadar çapraşık şeyler var ki, şimdiye kadar okumuş ve deneyimlemiş olduğumuz şeylerle bile hiç birimiz bunları kendi bilinçaltımızla oluşturmuş olamayız. Ve çeşitli kehanetler ve özel bilgiler gerçekten çok etkileyiciydi.Doğruluk bakımından sanırım %100'e yakın bir dereceye sahipsiniz, tabii bizim kendi zihinlerimizdeki enerji çevrim derecesi ve önyargıların da göz önünde bulundurulması gerek! Öncesine göre şüphelerim azaldı. Ayrıca diğerlerinin eylemlerini inanılmaz isabetli bir şekilde öngörebiliyorsunuz gibi görünüyor.Buna tekrar tekrar şahit olduk... Hazır buna değinmişken, şu anda herhangi bir kehanette bulunacak mısınız?
C: Gerekli değil... henüz.
------------------------------------------------------
S:(B) Dalga üzerinde seyahat etmekten neyi kastediyorsunuz?
C: Düşünceler üzerinde seyahat.
S:(F) Bizim düşüncelerimiz mi yoksa sizin düşünceleriniz mi?
C: Doğru kavram değil.
S:(L) Doğru kavram nedir?
C: Herşey yalnızca ders.
S:(L) Kimin düşünceleri?
C: Düşünceler varoluştaki tüm gerçekliği birleştirir ve hepsi paylaşılır.
S:(S) Tüm düşünce formlarının yarattığı bir enerji dalgası üzerinde mi yolculuk yapıyorsunuz?
C: Varolan herşey düşünce formlarıdır!
------------------------------------------------------------

Yukarıdaki alıntıda "var olan her şey düşünce formlarıdır!" sözü üzerinde duralım,

Madem biz de o düşünce formu isek mevcut fizik formumuzdan sıyrılıp o diğer üst yoğunluk imkan ve kabiliyetlerinden neden anda faydalanamıyoruz, telepatik iletişim ,astral seyahat ,başka gezegenlerde olmak v.s. gibi,

Burada mevcut düşüncemizdeki illüzyona bağlı barajlı takıntılardan kurtulmayı becermekte yatıyor bütün iş ,yani evvelce bahsettiğimiz FRT senkronizasyonu ,tekrar anlatmayacağım ,ancak konunun ne olup olmadığında genel bir çabayla inancı oturtarak düşünce dediğimiz o her şey denene adapte edebilmeliyiz,

Kısaca bu illüzyon batağında iliklerimize işlenmiş sahte oluntuların dışına çıkmalıyız,

Gerçi şu andaki yaratılmış kozmik oluşum onun için uygun bir saha yaratmış durumda,

Yani virüs tehdidi ile separe bir yaşam tutturmaya mecbur bireyler olarak artık düşüncelerimiz ve onu geliştirecek elemanlarla bol bol oynayıp araştırarak bilincimizdeki mevcut duvarları yıkabiliriz,

-----------------------------------------------------
 Lindemann umduğumuz yanıtı verecek mi?
C: Vermesini sağla. Burada yaptığın gibi, aynı düşüncelerini ısrarla ifade et! Ona ve diğerlerine "bilimsel" bir araştırma yöntemiyle değil, açık bir öğrenme forumu vurgusuyla daha iyi incelenebilecek olan bir fenomenle ilgilenmekte olduklarını anlamalarında yardımcı ol. Hem eterik hem de iziksel faktörler için ipuçları ve yanıtların bir kısmı eterik düzlemde ve yöntemlerde bulunuyor. Michael'a şunu kelimesi kelimesine ilet: "Bir zamanlar daha açık ikirliydin Michael, ne oldu?" Hayatının son dönemindeki en moral bozucu olaylardan bazıları doğrudan bununla ilgili!!! Sezgilerine güven. Öğrenme matrisi sezgilerine yardım ediyor.
-----------------------------------------------------

Doğrusu bu tip anlatımların hepimize bir öğrenme ve bilebildiklerimizi öğretme matrisi yarattığını bilerek sezgilerimi devreye koymaya çalışmaktayız,

Yakın zamanda sitemizin kıymetli bir mensubu dostumuz görmüş olduğu rüyadan bahsetti ,her zaman karışmam ama bu sefer tavsiye vermem gerektiğini kuvvetle sezdim ve yorum yapıp Ruhların Yolculuğu kitabı önerdim ,meğer dostumuz okumamış ve sağ olsun rüyanın da etkisi ile okumaya başlamış ve heyecanla oradaki denek örneklerinden bazılarını verdi

Olay yani bu rüya kanaatimce astral bir faaliyet olduğu izlenimi olduğu yolunda,

Rüyaların tümü bilinç altının hesaplaşmasının yanında bazen öğretici ve fizik alem  ile eter alemi olaylarının birlikte olduğunu açılım yolunda olanlara  ispat güzellemeleri sergileme şeklinde gözükmekte,

Bütün bu olaylar, düşüncedeki KH tarafından konmuş ve arkası çeşitli usullerle sağlamlaştırılmaya çalışılmış duvarların berhava olmasını sağlayan ve onları son kırıntısına kadar yok eden özelliktedir, ne mutlu..

-------------------------------------------------
C: Evet.
S: (AM) Derin bir nefes al ve tut... [L'nin aura fotoğrafı çekiliyor] (L) [Kendi aura fotoğrafına bakıyor] Bu çok garip. F kendi fotoğrafında görünüyor ama ben kendi fotoğrafımda görünmüyorum. Fiziksel olarak neden belli değilim?
C: Öğrenme ruhsal gelişim sağlar ve farkındalık bilgiyi "somutlaştırır."
S: (L) Tamam oradakiler, gülümseyin! [L'nin ve F'nin parmakları planşet üzerindeyken tablanın aura fotoğrafı çekiliyor.] (L) Tamam ama bu neden fotoğrafta görünmediğimi açıklamıyor.
C: Çünkü 3'üncü ve 6'ncı yoğunluk seviyesi arasındaki kanallama celseleri için olağan bir şekilde, enerji alanı örtüsü seni kanalla birleştiriyordu.
S: [Tablanın fotoğrafı hazırlanıyor ve ortaya çıkan geometrik şekil grubun şaşırma seslerine neden oluyor] (L)Bu geometrik şekil nedir?
C: Kanalın görsel bir temsili!!! Bu kadar berrak bir parlaklık olmasının nedeni fotoğraf çekildiği anda düşünce merkezlerinizin temiz ve açık olmasıydı. Diğer bir deyişle, 6'ncı yoğunluk aktarım noktasından gelen orantısız bir enerji vardı. Bakmakta olduğunuz şey, sizin üzerinizden aktarılan ozulmamış bilginin %100 saf ışık enerjisi. Bu daha önce 3'üncü yoğunlukta hiç görülmedi. Henüz bunun anlamlarının tam olarak farkında değilsiniz ama olacaksınız. Bu gece tarih yazdık millet!!!!!
-------------------------------------------------------
Bu bilgi aktaran K. bilinç bütünlüğünün coşku ile belirttikleri olağan üstü olay üzerinde olduğumuz konunun nasıl fizik alemde somutlaştığını göstermekte ve Laura nın kanalın genelinde bütünleştiğini ve enerji örtüsü yüzünden fotoğrafta görülemediği anlaşılmakta ,

Dünya illüzyonuna kapılıp subjektif mantık içinde kıvranan takıntılı bilinçler için geçerli bir ispat ,ekin çemberleri ile uyanamayan bilinçler için başka bir somut gösteri,

Ama bu corona kaos ortamında evde yalnız kalıp düşünce üzerinde oynayışlarla belki açılacaklar,
-------------------------------------------------------
S: (L) Tamam. Bunu geçelim. Benim sorum: Bizim almakta olduğumuz bilgiler El-Arabi'nin "açılma" dediği şeye benzer mi?
C: Evet.
S: (L) Bilgi alemindeki birleşik düşünce formları olduğunuzu söylüyorsunuz.
C: Evet.
S: (L) El-Arabi birleşik düşünce formlarını "Tanrı'nın adları" olarak tanımlıyor. Onun açıklaması sizin bize söylediklerinizle benzer görünüyor ve...
C: Hepimiz Tanrı'nın adlarıyız. Hatırla, bu bir kanal. Yani sonlanma ve başlangıç noktaları eş değer ve önemde.
S: (L) Bu Tanrı'nın farklı parçalarının birleşimi anlamına mı geliyor?
C: Hayır.
S: (L) Neyi kastediyorsunuz? Bizim de bunun bir parçası olduğumuzu mu söylüyorsunuz?
C: Evet.
S: (L) Yani bunun...
C: Bizi tanrılaştırma. Ve iletişim kurduğunuz tüm diğerlerinin de bunu anladığından emin ol!
S: (L) Bizdeki hangi özellik, hangi şey bu teması kurmamızı sağladı? Çünkü açıkça görülüyorki bunu deneyen pek çok insanın ürettiği şey saçmalıklar.
C: İstediniz.

-------------------------------------------------------
Bu alıntı için yorum yapmayacağım ,şu acizane dörtlüğü koyacağım,
Bedenim zihnim ellerim
Bu dünyada o nu gösteririm
Gözlerimle etrafa baktığımda
Yine hep o nu seyrederim

Bu biraz kendimizi parlatma seansları ile dolu sözlerimi şimdilik kesiyorum.




Gaia

#969
Bugün bir belgesel izledim. Işığın dalga formunda seyahat edişi ile ilgili bir simülasyon veriyorlardı. Geometrik şekiller arasından geçen ışık gözlemcilerin zihninde bulundukları konuma göre farklı yansımalara neden oluyordu.  Bizler ışığın özünde bilginin gerçekliğimize yansıması olduğunu biliyoruz. Bilgi ışık formunda bize yansıyor ve gerçekliğimizi görüp algılıyoruz. Gelmeye çalıştığım şey daha üst yoğunluklardaki varlıkların bakış açılarını anlamaya çalışma çabalarımız, bizlerin ışıklarını dahada arttırıp, yani bilgimizi arttırıp, diğerlerine "morfik" bağlarımız aracılığı ile aktarıyor oluşumuz. Ortada zaten bir birlik bilinci var. Bunu her hatırlayışımız başkalarının zihnine ilham olarak yansıyor. Yani senin bu yazın ve benim bu yorumlamalarım rastlantısal değil. Zihnime telepatik olarak bir şekilde eriştiler. Bugün bunlarla ilgili uzun bir yazı yazdım düşünce günlüğüme ve seninde yazında yazdıklarından parçalar buldum bu aktarımı okuduktan sonra. Bu bağlı olmak değilde nedir? Bir kanıt daha.

Bana kalırsa bütün olay kapasitemizi ne kadar zorlayabileceğimizle ilgili. Herkesin bir kabı var. Kapların ebatları var falan. Fakat olay kap olmayı bırakıp nehre yeniden karışma ile ilgili bence. Bu bize bir'in ne olduğunu gösterecek bir dinamo yaratacak gibi hissediyorum. Okyanusu alıp bir kaba koymaya çalışmak okyanusu anlamamızda bize yardımcı olmuyor. Ama okyanusu olduğu gibi görmek bütün resmi bize veriyor. Sır burda bence.

Aktarımalar ve ilhamlar için teşekkürler. :)

Tgur

#970
Birlik okyanusu içinde olduğumuz senin gibi aynı frekansta olan dostlarımız için bir gerçek,
Korona dolayısıyla bilinçlerinde ayrılık duvarları olan bireyler bu oluşmuş kozmik armoni içerisinde düşüncelerindeki  o duvarları yavaş yavaş yıkmaktalar, ona hiç şüphe yok dostum,

Ben de teşekkür ederim.:)


Tgur

#971
FARKINDALIK

Okadar çok kullanıldı ki başlığı okuyanlar "titreşim mühendisliği" anekdotumdaki gibi baştan terk etmeyi aklından geçiriyordur ,"kalk kızım gidelim", bir şey diyemem ,herkes özgür iradesinin kullanımının kendine ait olduğunun artık farkında,

Bilinç her şeydir denildi, bilinci kaliteli duruma getiren farkındalıktır yoksa bilinç sabit sınırlarda kalırsa özün o durmadan işlev kazanma ve yenileri keşfetme işi terk edilmiş takıntılı zihinler dünyasında dolaşır olurduk,

Yeni bir üye bu sabah (3.mayıs.2020) geleceğe ait kehanetler içeren bir video tanıttı ve soru sordu gerekli cevabı dostlar verecektir ,( bu da bir kehanet), ancak biz bu hususun çok gündeme geldiğini üzerinde sayfalar dolusu yorumlar yaptığımızı biliyoruz ,(ve cevaplar verildi-04.05.2020)

Bu kehanet bildirimlerim de halen KH özelliğinden kurtulamadığımızın işaretidir,

Olayın özünde şunu hatırlayabiliriz ,

Zamanda ileri geri gitmeler ve takvime bağlı kehanetlerin KH uygulamaları olduğunu ve bunun üzerine üst yoğunluktan verilen bu kehanetlere kapılan insanlığın değişken çekim dalgalarından bihaber bu 4Y teknolojisi ve olayları ihtiva eden davranışları 3Y subjektif mantığı ile değerlendirme ve korkuya köleliğe kolayca kapılıp sınırlı bir farkındalıkta bırakılmalarıdır,

Görüldüğü gibi farkındalık terimini izahımızın her tarafında kullanmaktan başka çare bulamıyoruz,

-----------------------------------------------------

C: Kelimenin ifade ettiği kavramın tüm olası anlamlarını kapsıyor. Sadece tek bir terimin, bu tek kelimenin (bilgi)nasıl bu kadar çok mana taşıdığını düşünebiliyor musunuz? Bunun tamamen farkında olmadığınızı algılıyoruz. Aydınlanmanın belirtilerini görebilirsiniz ve aydınlanma bilgiden gelir. Bilgi elde etmek ve bilginizi arttırmak için sürekli olarak çaba gösterirseniz, meydana gelebilecek tüm olası negatif şeylere karşı kendinize bir koruma sağlamış olursunuz. Bunun neden böyle olduğunu biliyor musunuz? Daha fazla bilginiz oldukça, kendinizi nasıl koruyacağınız konusunda daha fazla farkındalığınız olur. Sonunda bu farkındalık o kadar güçlü ve o kadar kapsamlı hale gelir ki, kendinizi korumanız için belirli şeyler veya ritüeller yapmanıza hiç gerek kalmaz. Koruma, bu farkındalıkla birlikte doğal olarak gelir.
S: (L) Bilginin, edinilmesi veya kabulü dışında bir cismi veya bir varlığı var mı?
C: Bilgi tüm cisimleri kapsar. Tüm varoluşun çekirdeğine gider.
S: (L) Yani bilgi kazanmak, kişinin kendi varlığına birşeyler eklemesi anlamına da geliyor...
C: Öyle. Kişinin, varlığına arzu edilebilir herşeyi katması demektir. Ve ayrıca, şu anda olduğu gibi ışığa ulaşma yolunda çaba gösterirken, gerçekten bilin ki ışık bilgidir. Bu, tüm varoluşun çekirdeğindeki bilgidir. Bilgi,tüm varoluşun çekirdeğinde mevcut olması ile, varoluştaki tüm negatilik biçimlerine karşı koruma sağlar.
Işık herşeydir ve herşey bilgidir ve bilgi herşeydir. Siz de bilginizi arttırmada son derece başarılısınız. Şimdi tüm ihtiyacınız olan şey, tüm ihtiyacınız olan şeyin bilgi edinmek olduğuna inanmanız ve bunu kavramanızdır.

--------------------------------------------------------

Yine bir tekrar ama ,lütfen nasıl bir takıntılanmış ve şu kaotik ortamda yaratılmış olan yalnızlığın insanları farkındalık arttırma yolunda itilimlerle başbaşa kaldıklarını ve asırlardır verilen bilgilerin etkisi ile ortamı bu kehanetler ve kertiş uygulmaları olan şamanik bilgiler ve bazı olağanüstüleri yaşayıp kendi subjektif mantığı ile topluma anlatanların dinleyenlerin bol olduğu zamanlar yaşadığımızı hatırlayınız,

Şamanizm dedik,

-----------------------------------------------------------

S: (L) Şamanistik öğretilere göre bir kişinin hayvan ruhları veya rehberleri olabilir. Bu doğru mu?
C: Kısmen. Eğer bunlara sahip olduğunuza inanırsanız sahip olursunuz.
S: (L) Eğer bunlara inanmak bunu gerçek kılıyorsa, bu inanç faydalı mı?
C: Tüm inançlar bir seviyede faydalıdır.
S: (L) Nasıralı İsa hayvan ruhlarına veya totemlere inanıyor muydu?
C: Hayır.
S: (L) Bu yalnızca New Age'in bir batıl inancı tekrar calandırması mı?
C: Şamanizm subjektiftir ve sınırlar. Kertenkele telkini.
--------------------------------------------------------------
C: Ritüellerdeki enerji doğrudan Kertenkelelere gidiyor.
S: (L) Tanrı adına yaptığımız dualar bile mi?
C: Dua etmekte bir sakınca yok. Organize din, ritüellere neden saplantı derecesinde önem veriyor sanıyorsunuz?
S: (L) Aynı şey şamanistik uygulamalar ve benzer şeyler için de geçerli mi?
C: Aynen.

-----------------------------------------------------------------
Ve o hayvan ruhları ile ilşikili,
"taştım toprak oldum bitki oldum böcek oldum hayvan oldum nihayet insan" Mevlana..

----------------------------------------------------------------

C: Daha spesiik ol.
S: (L) Nasıl daha fazla spesiik olabilirim ki ? (C) Bu tür kimyasallarla tetiklenen trans durumlarında, neden genellikle kuş-başlı ve sürüngen tipli varlıklarla ilgili deneyimler yaşanıyor ?
C: Fizikselliğe ulaşmış ve bunu yaşıyor olmakla birlikte, bir parçanız hala köklerine olan bağları devam ettiriyor.
S: (L) İnsanın sürüngen genetiğine sahip olduğunu söyleyen onca kişinin doğruyu söylediğini mi söylüyorsunuz ? Sürüngen genetiğine mi sahibiz ?
C: Evet.
S: (L) Aynı zaman da kuş genetiğine de mi sahibiz ?
C: Evet.
S: (L) Ve bu bizim fiziksel bağlantımız ya da temelimiz mi ?
C: Evet bio-mühendislikle yaratılmış 3. yoğunluk varlıkları olarak sizler, fiziksel gerçeklik içerisinde etrafı saran açık büfe cennetinde ön tarafta bulunuyorsunuz.

--------------------------------------------------------

Farkındalığa dönelim,

Sitemizi ziyaret edip ilgilenen dostlar bilgi yolunda tecrübelerimizi ortaya döken tavsiyelerde bulunuyoruz ve ondan sonrası onların karmik sorumlulukları ve çabaları ile gelişebilecek veya bazı dostlarda olduğu gibi mehter marşı gibi bilgilenmede iki ileri bir geri saymaları mı oluyor, seyrediyoruz, zira her birey kendi hazırladığı kaderi planındaki  uğraşılar ile meşgul,

Neticede bilgilenmeye yönelmiş dostların bu müşterek çabalarının bir oluk kanal açtığını gözlüyor veya hissediyoruz ,bu da bütünlük elemanlarının ortak çalışmalarının seyrettiği bir güzergahta olduğumuzun idrakini veriyor ve şahsen mutlu oluyoruz,

------------------------------------------------------------

S: (L) Kabala'da eğer bir grup ruhsal farkındalık kazanmak niyeti ve amacıyla düzenli olarak bir araya gelirse oluk olarak tanımlanan birşey yaratmış olacakları söyleniyor. Bu bizim son üç yıldır yaptığımız şey mi?
C: Evet.
S: (L) Bilgi kanallamasını sağlayan bu oluğu kullanacak ve katkıda bulunacak başka insanları dahil edebilir
miyiz?
C: Belki.

---------------------------------------------------------------
S:(D) Nereden başlayabilirim? İlk adım nedir? (L) Bir EM açıklığın var. Bunu kapatmak ilk adım.
C: Başladın bile.
S:(D) Okuyarak. (TR) Sorarak mı?
C: Evet. Evet.
S:(D) Bir sonraki adım nedir?
C: Bu adımlara dayalı bir süreç değil.
S:(L) Yani bilgi ve farkındalık edinmesi gerecek, değil mi?
C: Işık bilgidir ve bilgi korumadır.
S:(L) Sanırım kendinin ve evinin etrafını ışıkla çevrelenmiş olarak imgelemen gerekiyor. (D) Ve sanırım biraz adaçayı ve kutsal su... (L) Hayır, hayır, hayır, hayır, ritüel yok. Bilgi. Sadece aklın gücü. (TR) Eğer P--- ve kilise grubuyla ilişkisini keserse, bu doğru yönde iyi bir adım olur mu?
C: Arkadaşlık ve ilişkilere dair kesin yorumlarda bulunmayız; bu özgür irade.
S:(L) Yani sana kiminle ilişki kuracağını söylemeyecekler, bu senin seçimin. (J) Artık bilgi kazandığına göre daha bilinçli seçimler yapabilirsin. (D) Bunda seçim yok... neyse o.
C: Sana bağlı.
----------------------------------------------------------

Farkındalık algılama konusunda fiziksel yoğunlukların kendi özelliklerine göre değişkenlik gösteren unsurdur ,bunu şu aktarım bize daha geniş izah edecek ,

Her şeyi birden anlamaya yönelik arzuya bağlı düşüncemiz bizi belki binlerce yıllar geçirdiğimiz bu safhalardaki algılarımızı insan idrakinde bir anda birleştirmek istiyor ama 3Yde durum öyle değil,

--------------------------------------------------------------

S:(L) Sanırım bir şekilde bizim farkımızdalar ama bizi anlamıyorlar... (TR) Bazıları bazı noktalarda anlıyor... (T) Bizi belirli bir ölçüde anlıyorlar... (F) Ama onların bizimle ilgili anlayışları, bizim onlarla ilgili anlayışımızdan tamamen farklı. Diğer bir deyişle, onlar iri ve hantal varlıklar görüyorlar ama neler olduğunu bilmiyorlar.
(L) Ouspensky'nin hayvanların insanları nasıl algıladıklarıyla ilgili açıklaması gerçeğe yakın mı?
C: Yakın.
S:(L) Tamam, 1'inci yoğunluk, mineraller ve bitkiler... Kayalar ve mineraller, büyüme, suda çözünme,
erozyon ve diğer yollarla bitkilerle birleşiyor. Gerçekten sınırlı bir varlıkları var. Ve çoğunlukla hayvanlar
gelip onları yiyor. (F) Arılar çiçekleri polenliyor. (L) Ağaçlarda çok çeşitli hayvanlar yaşıyor. (T) Bazı
hayvanlar yer altında ve mağaralarda yaşıyor. (TR) Yani kayaların, minerallerin ve bitkilerin, onlarla çeşitli
şekillerde etkileşen hayvanlarla ilgili gerçekten sınırlı bir anlayışı var.
C: Evet, ve siz de sizin üzerinizdeki yoğunluklarla ilgili sınırlı bir anlayışa sahipsiniz.
S:(L) Gene de şu soru ortaya çıkıyor ki... (TR) Örneğin bugün hepimiz yıldırım dediğimiz birşeyi deneyimledik ama bundan fazlası olduğunun hepimiz farkındaydık. 4'üncü yoğunlukta olan birşeyi bir şekilde algıladık. O realiteyi sınırlı bir şekilde algıladık.
C: Laura, zihnindeki blokları kaldır; kayalar ve bitkiler sizi "görüyor mu?"
S:(J) Muhtemelen görmüyorlar. (D) Tam olarak bilmiyoruz. (TR) 1'inci yoğunluk maddelerinin 3'üncü
yoğunluktaki yansımalarını görüyoruz. 1'inci yoğunluğu kendini algıladığı gibi görmüyoruz. 4'üncü
yoğunluktakiler de bizi bizim kendimizi algıladığımız gibi değil, 4'üncü yoğunluğa yansıdığımız şekilde
görüyorlar.
C: TR, hızlı bir ilerleme kaydediyorsun. Laura kıçını oynatmakta zorlanıyor! [Gülüşme]
S:(V) Merak ediyorum. Kayalar birbirlerini görüyor mu? (L) Soralım. Kayalar birbirlerine baktıklarında ne
görüyorlar?
C: Birbirlerini algılayabiliyorlar.
S:(L) Bir kaya bir diğer kayanın farkına varlığında algıladığı şey, bizim dıuyu organlarımızdan hangisine daha yakın?
C: Bu çapraz bir kavramsallaştırma ve işe yaramaz.   
S:(L) Yani bir kayanın algıladığı şeyi yorumlamamızın bir yolu yok. Diğer bir 1'inci yoğunluk örneği de bitkiler. Bitkilerin belirli bireylere pozitif olarak, belirli bazı bireylere de negatif olarak tepki gösterebildiklerini biliyoruz. Bitkileri poligraf makinelerine bağlayarak bu tepkileri ölçmüşler. (J) Müziğe de tepki veriyorlar.
(TR) Üçüncü yoğunlukta görünen tepkiler.
C: Evet.
S:(L) Eğer bitkiler birbirleriyle etkileşiyorsa, birbirlerine karşı bir yakınlık duyuyorlar mı?
C: Buna benzer birşey.
S:(L) Bir bitkiyi yediğimizde bu onu incitir mi?
C: Bir "Kertiş" sizi yediğinde bu sizi incitir mi?
S:(TR) Evet, biz 3'üncü yoğunluktayız ve 1'inci ve 2'inci yoğunluğu yiyoruz, 4'üncü yoğunluk da bizi yiyor. (D) Biz bitkileri yiyoruz, Kertişler bizi yiyor, peki yemeden nasıl hayatta kalabiliriz?
C: Fizikselliğe duyduğunuz arzuyu bıraktığınızda, yemek yemeğe ihtiyacınız olmayacak.
S:(L) Yani fiziksel varoluşa düşüş ve cennet hikayesi kısmen fiziksellik ve yeme ihtiyacı ile ilgili.
C: Lusifer, "Düşen Melek." Bu sizsiniz.
S:(L) Yani "düşmek", başka hayatlarla, başka canlılarla beslenmek zorunda olduğun fiziksel bir varoluşa
girmek anlamına geliyor, öyle mi?
C: Evet.
----------------------------------------------------------

Kendi yazılarımdan bir RA alıntısı, farkındalığın oluşumu hakkında çok incelikli bir bilgi harikası ,
------------------------------------------------------------

SORU: İkinci yoğunluk derecesinden, üçüncüye geçiş gerçekleştiğinde,geçen varlık, hayvan, bitki (ağaç) ya da mineral olsun, nasıl ruh sahibi olur?
RA: Varlıklar ruh sahibi olmazlar. Kendi varlıklarının her parçasında,hücresinde ya da atomunda mevcut olan zeki enerjinin farkına varırlar.Bu farkındalık, kendisine zaten verilmiş olanların farkındalığıdır. Bütün yoğunluk dereceleri sonsuz olandan kaynaklanırlar. Kendini-farkındalık,içten kaynaklanır; ancak belli deneyimlerin idraki, hücrenin veya atomun ya da bilincin yukarı doğru spiraller çizerek yükselişini sağlayan bir katalizör rolü oynar.O halde, sizin deyiminizle nihai kendini-idrake (ermeye) doğru kaçınılamaz bir çekimin var olduğunu görebilirsiniz.
SORU:O halde -örnek olarak dünyamızı ele alırsak- üçüncü dereceye geçişten sonra varlıkların bizim görünüşümüze büründüklerini söyleyebilir miyiz? İnsan şeklinde mi olurlar?
RA: Sizin gezegeniniz örnek olarak alındığında dediğiniz doğrudur.
-------------------------------------------------------------

Konuyu ruhun bütünlüğü ve parçalı hali hakkında K. bilgileri ile karıştırıp incelemeye kalkarsak bir yerlere varırız sanırım ,7Y de buluşmak ve o anlamaya çalıştığımız "biri 7 e ulaştığında herkes ulaşmış olur" ne demek onu da çözmüş oluruz,
Bütünlük feryatlarımızın ve o hissin neden benliğimizde olduğunun analitik çözümü,
--------------------------------------------------------------

S: (L) Bize balinalar hakkında söylemek istediğiniz herhangi başka birşey var mı? Çünkü burada anlamadığım çok şey olduğu açık. Yunuslar da benzer bir yapıya ve yeteneğe sahip mi?
C: "Henüz" değil.
S: (L) Skalada balinaların altındalar yani. Balinaları gerçekten müthiş buluyorum. Balina ruhları kompozit bir ruh gibi mi? Yani örneğin bir grup yunusun ruhu bir balina ruhunu oluşturur gibi?
C: Hayır.
S: (L) Balinanın ruhu, başlangıçtan beri balina ruhu mu?
C: Birleşik ruh.
S: (L) Neyle neyin birleşimi?
C: Tüm balinalar aynı ruhu paylaşıyor!
S: (L) İnsanlarınki de birleşik ruh mu veya oraya mı yöneliyor?
C: Parçalı.
S: (L) İnsanlar parçalı ruh. Bir zamanlar birleşik bir ruh muyduk?
C: Bir zamanlar ve gelecekte.
S: (L) Bir varlık birleşik bir ruhsa, her birinin deneyimi diğer hepsinin deneyimi oluyor bir anlamda, doğru
mu?
C: Yakın.
-----------------------------------------------------------      

Oldukça ilginç ve farkındalık sorgulamalarında Laura ve celseye katılanların yaptıkları kanal çalışmasındaki bahsettiğimiz bütünlüğün nasıl fark edildiği ve daha başka beraberlik ile ilginç hususlar,
-----------------------------------------------------------

C: D---, lütfen tablaya eşlik et. (ç.n.: ellerin tablaya teması)
S:(J) Tablada dört kişi birden istiyorlar! (L) Hayır. Bu gece onlarla konuşmak istemiyorum, bana çirkin
davranıyorlar! (D) Bana kendimi inanılmaz önemliymiş gibi hissettiriyorlar!
C: Çirkin subjektif. Biz seniz Laura.
S:(L) Buna inandığımdan emin değilim.
C: Neden kendimize çirkin davranalım? Ama fizikselliğin esaretini ve biyolojik eğilimlerini anlıyoruz.
S:(L) Bu çok küçümseyici bir ifade. (T) Seni anladıklarını söylüyorlar yalnızca. (D) Sadece kendimizle
konuşuyoruz. (T) Onlar biziz. Biz biziz.
C: Küçümseyici senin, ve bizim, algımız.
S:(L) Kusura bakmayın ama bence büyük bir zaman ve enerjiyi boşa harcıyorsunuz. Bunu yapmak için geç
saatlere kadar ayakta kalıyoruz ve...
C: "Boş"u belirleyen faktör nedir?
S:(L) Benim fikrim.
C: Bizim de!!
S:(T) Çünkü onlar sen ve sen de onlarsın... Beatles'in dediği gibi: "Coo coo cachoo, we are the Walrus!" (D) Neden insan ırkına aktarmak istedikleri önemli bir şey olup olmadığını sormuyoruz? (T) Şimdiye kadar söyledikleriniz dışında aktaracağınız birşey var mı?
C: Aktarılma sürecinde.
S:(L) Peki bu ne zaman olacak?
C: Şu anda oluyor.
S: (D) Belki tüm bu olanlar, geçmişteki kendimizle konuşmakta olduğumuzun farkına varmamızı sağlamak
içindir...
C: Bir kısmı bu. Neden direniyorsunuz?
S:(D) Sanırım bunu anlıyoruz ve şimdi ne olacağını bekliyoruz.
C: Sizden ayrı değiliz. Bu bir kez anlaşıldığında ilerleme sağlanacak!   
S:(T) Evet, siz bizsiniz, biz de siziz. (L) Pekala, bir hafta kadar önce kendimi çok garip bir etki altında
hissetmeme ve duygusal kontrolümü sağlamakta zorlanmama neden olan şey neydi? Neler oluyordu?
C: Sizin zaman ölçümünüzle yarım saat kadar önce yanıtlandı.
S:(L) Bunun hakkında soru sorup yanıt aldığımı hatırlamıyorum. (J) Dilin hakkında sormuştun. (L) Ondan
bahsetmiyorum.
C: Hayır.
S:(L) Hangisi... Geçmiş yaşam konusu mu?
C: Evet.
S:(L) O etkiye neden olan şey neydi?
C: EM penceresindeki farkındalık açıklığından enerji yüklenen iyonlar, yakın çevre üzerinde fiziksel travma yarattı.
S:(L) Yani Em penceresinde bu tür bir açıklık...
C: Farkındalığını arttırdın.
S:(T) Diğer yaşam deneyimlerinle bir bağlantı kurdun ve onları farklı bir şekilde deneyimleme şansın oldu. (L) Şunu söylemeliyim ki bende çok garip etkiler yaptı. Ama bu deneyim çok mutlu bir deneyim değildi. (T) Bu yükselme deneyimleri tekrarlanacak mı?
C: Evet. Her defasında daha kolay hale gelecek.
S:(L) Şükürler olsun! ...  (T) Hepimiz bunu farklı bir şekilde deneyimleyebiliriz, değil mi?
C: Öyle denebilir. Herkesin kendi konuları var.
S:(T) Yolumuzda ilerlerken hepimiz farklı şeyler yapıyoruz. (J) Hepimizin ilgilenmesi gereken farklı hususlar var.
C: Neden bir başkası için sıkıntı dileyesiniz?
S:(L) Ben kimse için sıkıntı dilemiyorum; sadece hepimizin çektiği sıkıntıları anlamanızı istiyorum... (T)
Anlıyorlar... (J) Ve biz de anlıyoruz... Bunları seninle birlikte yaşadılar. Tüm bu sıkıntıları tek başına
yaşamadın! (T) Onlar senler!
C: Neden bir başkası için sıkıntı dileyesiniz? Herkesin kendi dersleri var, paylaşmak ister misiniz?
S:(L) Yani daha kötü olmadığı için şükredin diyorsunuz. (D) Birşey sormak istiyorum çünkü muhtemelen sen anladın ama ben anlamadım. Eğer 6'ncı yoğunluksak ve aynı zamanda 3'üncü yoğunluksak, gelecekte başka bir 3'üncü ve başka bir 6'ncı mı olacağız? (F) Bizim 3'üncü yoğunluk algımızla öyle. Çünkü bizim zamanımız doğrusal ve gelecekteki kendimize bakıyoruz ve şimdideki kendimizle konuşuyoruz ama tüm bunlar aynı anda oluyor çünkü aslında zaman yok. Ve bu muhtemelen, bir gün 6'ncı yoğunluktan buraya bakacağımız anlamına da geliyor... (D) Aynı şeyi hep tekrarlayacak mıyız? (F) Hem evet, hem hayır... Bu konunun her yönünü tamamen anlayabileceğimizi sanmıyorum. (T) Sorun şu ki...
C: 6'ncı yoğunlukta olduğunuzda anlayacaksınız!!! O yüzden "şimdi ve burada"nın tadını çıkarın!
S:(T) 4'üncü yoğunlukta bile şu andakinden çok daha fazla şeyi anlayacağız. Bize üçüncü seviyenin ötesinde kavramlar veriyorlar. 4'üncüye geçtiğimizde olan bitenler konusunda iyi bir başlangıç yapabilmemiz için bizimle bir hazırlık çalışması yapıyorlar. Frekansı oluşturmamız için bizi aslında zaten olduğumuz yere yükseltiyorlar. 4'üncü yoğunluktan bunu yapmak için geldik. Hatırlayabilmemiz için bize gerekli bilgileri veriyorlar... (F) Tıpkı Hansel ile Gretel'in ormana gidip, dönüşte yollarını bulabilmeleri için kırıntılar bırakmaları gibi. Yapmamız gereken şeyi yapmak için 4'üncüden 3'üncüye geldik ve şimdi tekrar 4'e gidiyoruz veya buna benzer birşey. ...   (T) Şu anda bulunduğumuz yerde herşeyi kavrayamıyoruz ve zaten bu seviyede bunu yapmamız da gerekmiyor.
C: Hepiniz öğreniyorsunuz. Laura bir DNA ipliği daha edindi ve sıkıntılarının nedeni de bu, tamam mı?
-------------------------------------------------------------

Celse gurubuna katılan Roger Santili isimli ileri bilinç bir fizikçiye yoğunluklar anlatılırken geniş bir özet ve farkındalığımızı toparlayacak bilgiler,

------------------------------------------------------------
C: Yoğunluk sınır geçişi farkındalığı. Roger'ın yoğunluk tanımlarıyla aşinalığı var mı?
S: (L) Hiç yoğunluk tanımı yapmış mıydık TR? (T) Sadece yedi seviye hakkında. (L) Peki, yoğunluk tanımı
nedir?
C: Bilgi tabanınızı kullanarak inceleyin; aranızda.
S: (L) Yoğunluktan ne anlıyoruz? (T) Yedi yoğunluk seviyesi var. (L) İlk yoğunluk seviyesi taşlar, mineraller, bitkiler. O seviye içinde bir farkındalıkları var. Taşlar bile büyüyüp hareket edebiliyor, ama bunu o kadar  yavaş bir şekilde yapıyorlar ki, biz algılayamıyoruz. İkinci seviye hayvanlar krallığı. Bu yoğunluktaki farkındalık geometrik ilerleme ile ilgili. İlk seviyedeki farkındalık düz bir çizgi şeklinde. İkinci seviyenin farkındalığı ise çizginin kendine dik hareketle bir alan oluşturmasına dayalı, yani düzlemler. Üçüncü yoğunlukta insanlar var ve düzlemin kendine dik açıyla hareketine dayalı bir farkındalığı var, ama bunu hiç tam olarak deneyimleyemiyoruz. Herşeyi yalnızca üç boyutlu olarak görüyoruz çünkü hafıza ve bilgiye dayalı bir ilüzyon yaratıyoruz. Baktığımız herhangi birşeyin öbür tarafını veya içini bilemiyoruz. (J) Heinlein'ın kitabındaki denekler, bir yapıya farklı açılardan baktırıldıkları halde, sorulduğu zaman yalnızca soru anında görebildiklerine göre yanıt veriyorlardı... (L) Üçüncü yoğunluk böyle birşey. Herşeyi kendi algımıza göre bilebiliyoruz. Yani birinci yoğunluğu ikinciye, üçüncüye ve dördüncüye uygulayarak dördüncü yoğunluğun nasıl birşey olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Dördüncü yoğunlukta herhangi bir cismi aynı anda tüm yönlerden görebiliyorsun. (T) Her yoğunluk, kendi altındaki yoğunlukları da kapsıyor, yani dördüncü yoğunluk, ilk üç yoğunluğa yeni bir yoğunluğun eklenmiş hali. Buna göre beşinci yoğunluk da, dördüncü yoğunluğun kendine dik açı yapan hali oluyor. Aynı şey altıncı yoğunluk ve Kasyopyalıların "Bir" olarak isimlendirdikleri yedinci yoğunluk için de geçerli. Tamamlanma noktası. (L) Tüm bu şeyleri nasıl ifade edeceğimiz konusunda hiçbir fikrimiz yok. Bize Boyutötesi Atomik Remolekülerizatörlerden bahsettiler, öyle birşeyi nasıl yapabileceğimizi sorduk. Oturup bir iki gün boyunca onları dinleyip notlar alacak vaktimiz olup olmadığını sordular. (RS) Benim var! Benim var! (L) Evet, biz de öyle söyledik ama gerekli parçaları nereden bulacağımızı sordular. (RS) Bu tıpkı Roma devrinde elektronik cihazlar yapmaya çalışmak gibi... (T) Veya bir köpekten bir kol saati yapmasını istemek gibi. ...   (RS) Algımızın ne kadar aldatıcı olduğu konusu, deniz kabuklarıyla bilimsel olarak kanıtlandı. Bunu sizinle konuşmuştuk değil mi?
(T) Evet. (RS) Üçüncü seviyede, boyutun değerinin mevcut enerji ile değiştirildiği veya birimin değerini
değiştirmek için enerjinin kullanıldığı doğru mu?
C: Bu kavram yoğunluk sınırını aşıyor; üçüncü seviye ile sınırlı değil.
S: (RS) Dördüncü seviyeye geçiyor. Bu da UFO'ların itiş sistemini açıklıyor.
C: Farkındalıkta meydana gelen "patlamanın" nedeni yaklaşan dalga. Şimdi, bunu gözünüzde canlandırın,
yanıtlar orada.... Bir süre bunun üzerinde düşündükten sonra Roger şu anda ruhunun "merkezinde" yer
alan bulmacayı çözmesini sağlayacak büyük soruya "rastlayacak"; şu anda sadece tek bir parça eksik. ...
S: (T) Dördüncü yoğunlukla birlikte fiziksellikle sınırlılık sona eriyor. Anahtar kelimesi ise "fizikselliğin
değişkenliği." 3'üncü yoğunluktan 4'üncü yoğunluğa geçiliyor ve yedinci yoğunluğa kadar yükseliş devam
ediyor. Bilgini, farkındalığını belirli bir seviyeye çıkardığında bir sonraki seviyeye geçebiliyorsun. Üçüncü
yoğunluktan dördüncüye geçtiğimizde, gerçekliğimizin ne olduğunu zihnimizde canlandırma ve buna
karar verme yeteneğimiz var. Dördüncü seviyeden itibaren gerçekliği kendimiz yaratıyoruz. Yani belirli bir
noktadan sonra artık somut bir gerçeklik olmayabilir. Herşey enerji olabilir ve biz de ışıktan varlıklar...
Sadece düşünce yoluyla dilediğimiz somutlukta gerçeklikler yaratabiliriz. Dördüncü yoğunluktan itibaren,
bizim algıladığımız şekliyle zaman diye birşey yok. Bizim zaman algımız yalnızca ilk üç yoğunluk için
geçerli. (RS) Bizim zamanda ileri ve geri hareket dediğimiz şey, dördüncü seviyede bir anlam ifade
etmiyor ve bizim bu kavramdan algıladıklarımızı kolayca yapabiliyorlar. (L) Tıpkı bir sürü kapı gibi; birinde 1917 yazıyor, diğerinde 1943 veya herneyse, ve istedikleri kapıdan girebiliyorlar. (T) Boyut sınırı kavramı var. Dünya, 4'üncü yoğunluk alanına doğru gidiyor. Veya o bize doğru geliyor veya her ikisi. Bu yoğunluk geçişi sınırı, boyutlar arasında da bir geçiş sağlıyor. Kasyopyalılara göre boyutlar yanyana dizili gerçeklikler gibi; bir yoğunluk seviyesi dahilindeki olası sonsuz gerçeklikler. Yani yoğunluk ile boyut arasında bir fark var. (RS) Bu harika bir toplantı çünkü matematiksel olarak üçüncü seviyeden dördüncü seviyeye geçiş hakkındaki soruya verilen yanıt, yani birimlerin değiştirilmesi, tam da kitabımda önerdiğim çözümdü. ...
(T) Tüm seviyelerde evrenin hayat dolu olduğu söylendi ve insanlar bunun parçalarından yalnızca bir tanesi. (L) Ve anladığım kadarıyla, bu gelen yoğunluk sınırının, bu yoğunluk değişiminin hissedildiğini ve bunun bilinci canlandırdığını söylüyorlar. Gelen şeyin bir Büyük Döngü'nün sona erişi olduğunu söylediler. Bir Büyük Döngü 300.000 yıl... (T) Birkaç yıl eksik veya fazla. (L) Bu Büyük Döngü'nün başlangıcında farkındalığımızın düşürülmesi için genetik olarak değiştirildik ve DNA'mızda yapılan değişiklikler, zamanı algılamamıza neden oldu. Şu andaki sınırlılığımız DNA'larımızdaki bir sınırlandırılmayla ilişkili. Şimdi, bu 300.000 yıllık döngünün sonunda pek çok insan, enerjideki değişimlerin bir sonucu olarak bölünmüş NA'larını yeniden birleştiriyorlar ve bu onların zihin güçlerinin ve algılarının katlanarak artmasını sağlıyor. Sanırım Kasyopyalılar bu enerjinin yaptığı etkinin, üzerinde çalıştığımız bulmacanın  tamamlanması için ihtiyaç duyduğumuz hamleyi gerçekleştirmemizi sağladığını söylüyorlar. Şu anda sana verilen kavramları kullanarak bu gerçekliği algılayabileceksin ve bu sana bir anahtar sağlayacak. (RS) Sanırım soruları doğru bir şekilde ifade etmezsek... (L) Yanıt alamazsın! Spesifik ol.
C: Aynı kavram alanıyla bağlantısı olmayan çok fazla veri ortaya koyarak akıl karışıklığı yaratmamaya dikkat edin, çünkü ziyaretçi temel olarak belirli bir hususla ilgileniyor; aşinalığının artması için bırakın veriler araştırmacı tarafından kendine uygun bir planla hazmedilsin! Matematiği bölümlenmiş dozajlarla öğrenmek gibi!

-----------------------------------------------------------

Bir dostumuz sohbetler esnasında şu aktarımı yaptı ,o zaman pek müsait olmadığımdan sohbete karışamadım ,ama üzerinde durmam icap ettiğimi düşündüm ,gecikmeli de olsa ,

Aşağıda zihindeki sohbetlerden bahsediliyor ve K. tarafından kendi kendinize konuştuğu söyleniyor ve akabinde başka kişilerle ve KH olanlarla da konuştuğundan bahsediliyor ve onların bu şahsı negatif yöne çekme konusundaki faaliyetlerinden, burada ilave edeceğim şunlar var,

Kişi zihnen biriyle konuştuğunda eğer psikolojik bir bozukluğu yoksa bu bir kanal faaliyetidir ,yani konuşulan kişi kendisidir ama başka bir farkındalık yoğunluğundan sesleniyordur, buna üst benlikle sohbet de diyebiliriz ,zira birlik ve bütünlük duygususnun esas olduğunu kabul eden ve inanan bir bilinç bunu böyle kabul etmelidir

Bu durumda KH olarak seslenen ve bu bilinci negatife çekmeye çalışan varlıklar da bu bütünlük inancıyla biz değil midir ,biziz ,hassas olan seçilmiş olan yolların birinden baskın olanı BH ise derslerin tamamını halletmek demek,

Seçilmiş olan yoldaki kulvarları terk etmeden ve denge işinde olan bitenin aynı şey olduğunu bilerek ama birlik yolunda ilerlerken bu seçilmemiş istenmemiş maniaları atlatarak yürümek,

New age hadisesinde istemediğimiz ve kınadığımız hadise budur ,nötr bir bilinç esastır ama yolunuzda ilerlerken bu engel yaratıp bizleri takıntılanma konusuna çekmeye çalışan yani durdurmaya çalışan negatif çalıların arasından sıyrılmak icap eder ,

Negatif ve pozitif yolların denge hadisesinde kendine özgü objektif mantığını yakalamamız anlamamız gerek,

Kısaca negatife kendinizi kaptırırsanız onun isteği sizi yolunuzdan alıkoymak durdurmak ve bu yolun seçimde çok rahat ve fiziksel zevklerle dolu olduğunu ve bu kendilerince yaratılmış olan illüzyonun her şey olduğu hususunda inandırmaktır, bunun sonuçta yani aşırı negatif yolda gidişte kök noktası dediğimiz yaratımın oluşu veya olmaması konusundaki yok olma sonra var olma bölümü var,

12.11.2005
Sonsuzlukta bir başlangıç olarak yaratıldı madde alemi
Yani her varolan sonsuza bağlı olduğunu bilmeli
Sonsuzu anlamaya çalışmak durmasın
Buna yönelen insan şartlanmışlığını mutlak yenmeli

Sonsuz, bilinmeyen diye tanımladığımızdır
Bilinen ise her şey sanıp yanıldığımızdır
Her şey aslında sonsuzluğu da içerir
O zaman bir bilgide takılmak yanlışımızdır

 Aşağıdaki alıntı sonundaki ifade her şeyi çok güzel ifade ediyor,
"Hepsi sürecin bir parçası"

------------------------------------------------------------
S: (T) Kafamda kendi kendime sohbet ederken benimle konuşan kim?
A: Sen.
S: (L) Peki başka varlıklarla konuşuyor muyum?
A: Konuştun.
S: (L) Bunu hepimiz yapıyor muyuz?
A: Hayır.
S: (T) Laura'nın böyle konuşmaları oluyor mu?
A: Oldu.
S: (T) F---?
A: Aynı.
S: (T) Her ne ise onunla iletişim kurmaya devam etmem iyi mi?
A: Sana bağlı.
S: (T) Sizinle bağlantılılar mı?
A: Hayır.
S: (T) Neden bahsettiğimi biliyor musunuz?
A: Evet.
S: (T) Peki bana kim olduklarını söyleyebilir misiniz?
A: Kertenkeleler.
S: (T) Benimle neden konuşuyorlar?
A: Seni döndürmeye çalışıyorlar. Unutma T---, kronik depresyonun bir "savaş" alanını temsil ediyor.
S: (T) Artık depresyonda değilim ama benimle daha çok konuşuyorlar. (J) Seni tekrar oraya çekmeye
çalışıyorlar. (T) Ama beni depresyona yönlendiren birşey yapmıyorlar.
A: Dikkat et!
S: (T) Bu iletişimleri kapatabilir miyim?
A: Evet.
S: (T) "Sing" kim?
A: Seni etkilemek için görevlendirilen güçlerin lideri.
S: (T) Güçler derken, şahsen bana yönelik olarak görevlendirilmiş birden fazla varlık mı var?
A: Evet.
S: (T) Bu güçte kaç varlık var?
A: Yedi.
S: (T) Bunu içimdeki implantlarla mı yapıyorlar?
A: Hepsi sürecin birer parçası.
--------------------------------------------------------------------------
C: Bir süre önce verdiğimiz yanıtın amacı, karşılaştığınız veya karşılaşabileceğiniz 4'üncü yoğunluk BH varlıklarıyla ilgili farkındalık ve tanımlama ile ilgili soru veya soruların cevabını veya cevaplarını keşfetmek için, sahip olduğunuz araçların farkına varmanızı sağlamaktı. Ve bu amaç doğrultusunda küçük de olsa bir ilerleme kaydettiğinizi gözlemledik. Fakat, ortaya çıkan sorunlardan biri, aynı konuda iki farklı düşünce kalıbına bölünmüş veya ayrılmış olmanızdır. Yanıtlanması gereken sorularınızın veya amaçlarınızın bir ve aynı olması için kendinizi tekrar yönlendirmenizi öneriyoruz.
S: (T) Tamam. (J) Hepsinin kendi durumlarının farkında olup olmadıklarını sorarak başladık ve sonra da görünüşlerinin nasıl olduğu ve onları nasıl tanıyabileceğimiz hususuna kaydık... (T) Bence fiziksel olarak, insanlar arasına karışabilmek için hepsinin farklı görünüşlerde olması gerekir. Hepsi aynı olamaz. (SV) 4'üncü yoğunluk BH varlığı olduklarının farkındalar mı peki? (J) Evet... bu... (T) Farkındalık; Kasyopyalılar farkındalıklarının farklı seviyelerde olabileceğini söylediler.
C: Belki farklı seviyelerde, ama daha önemlisi; bir 4'üncü yoğunluk BH varlığının veya varlıklarının yönelimleri farklı nitelikte olabilir.
S: (L) Yönelimleri derken BH-KH'yi kastetmiyorsanız, neyle ilgili yönelimi kastediyorsunuz?
C: Fizikselliğin, ruhsallığın, psişik yeteneğin veya farkındalığın yapısı.
S: (L) Yani buna göre bir vaftizci de olabilir... (T) Müslüman olabilir, katolik olabilir...
C: Hayır...
S: (T) Ruhsal seviyeler... Çok psişik olabilirler veya hiç psişik olmayabilirler...
C: Hayır. Yanlış yöndesiniz...
S: (L) Yönelimden neyi kastediyorsunuz?
C: Fiziksel, ruhsal, psişik olarak varlığın yapısı...
S: (J) İnsan olmayabilirler mi?
C: Bu bir olasılık. Ama başka pek çok olasılık var. Ve ilgili konu, veya ilgili konuların tanımı, bir referans içeriyor olabilir. Örneğin Ruth Montgomery olarak tanınan kişi tarafından yazılan "Strangers Among Us" (Yabancılar Aramızda) isimli popüler kitabı duymadınız mı?
S: (T) Biliyorum.
C: Peki o kitabın ayrıntılarla anlattığı şey nedir?
S: (L) "Walk-In"lerle ilgili kitap değil mi o? (J) Ben de tam walk-in'leri soracaktım. (SV) Hayır, o farklı. (T)Hayır, walk-in'ler hakkında değil. (SV) Aramızda yaşayan dünyadışı varlıklar hakkında... Bir kasap olabilir, kasiyer olabilir... Çok uzun zaman önce okumuştum. (T) O yazarın dizi olarak beş-altı kitabı var.
C: Kitapları karıştırdınız.
S: (L) Bu hangisi?
C: "Strangers Among Us", Ruth Montgomery tarafından "walk-in" olarak tanımlanan fenomeni anlatıyor.
S: (L) Ama önceki celselerde bunun nadiren olduğunu söylemiştiniz.
C: "Nadir" göreceli.
S: (SV) Ruth Montgomery bazen walk-in'lerin kim veya ne olduklarının farkında olmadıklarını söylüyordu.
C: Nadir aynı zamanda geçici nitelikte de olabilir.
S: (J) Yani bedene girip kısa bir süre sonra çıkmak gibi mi?   
C: Hayır. Frekans, sizin zaman ölçünüzle zamana göre statik olmak zorunda değil.
S: (T) Walk-in'ler hakkında pek araştırma yapmadım. Walk-in'in tanımı nedir?
C: Ruth Montgomery tarafından tanımlandığı şekliyle bir walk-in, bir ruhun, bir farkındalık seviyesinde çeşitli nedenlerle terk etmeyi seçtiği bedeni devralmayı seçen başka bir ruhtur. Bu şekilde, daha üst seviyeden gelen bir varlık, başka bir seviyede daha önce başka bir varlığın kullandığı bedene girebilir.
S: (T) Yani dördüncü seviye bir ruh, üçüncü seviyedeki bir bedene girebilir mi?
C: Hatırlayın, daha önce de tanımladığımız gibi, birinciden dördüncüye kadarki yoğunluklar, kısa dalga döngüsü, veya sizin deyişinizle reenkarnasyon içerir. Bu yoğunluk seviyelerinin her birinde ruh-beden evliliği vardır. Bu yoğunluk seviyelerinin her birinde, yaşam deneyimlerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi için, döngü sürecinde beşinci yoğunluğa geçişler vardır. 6'ncı yoğunluk, kısa dalga döngüsünün gerekli olmadığı ilk yoğunluktur çünkü artık fiziksel eğilim yoktur. Bu nedenle, birden dörde kadarki tüm seviyelerde, fiziksel durumdayken, fiziksel bedenin bir ruh yansıması vardır. Bu nedenle kısa dalga döngüsünün çeşitli noktalarında, çeşitli türlerde bedenlenmeler mümkün ve hatta oldukça muhtemeldir. Anlıyor musunuz?
S: (T) Sayılır. Üzerinde epey düşünmek gerek. (J) Yani birinci yoğunluktan dördüncü yoğunluğa kadarki kısa dalga döngüsünde fiziksellik var. (L) Yani bir dördüncü yoğunluk varlığı, döngü sürecindeki beşinci yoğunluk aralarından birinin dönüşünde, bir üçüncü yoğunluk bedenine girmeye de karar verebilir, öyle mi?
C: Kullanılabilecek yöntemlerden biri budur, evet.
S: (L) Başka bir seçenek olarak, dördüncü yoğunluktan doğrudan bir üçüncü yoğunluk bedenine de gelebilirler mi?
C: Evet.
S: (T) Walk-in olarak. (L) Her iki tür de walk-in olarak düşünülebilir mi?
C: Doğru.
S: (T) Konuştuğumuz şeyi tam kavrayamadım. Walk-in'in devraldığı bedeni terk eden ruha ne oluyor? Nereye gidiyor?
C: Büyük olasılıkla, değerlendirme ve döngü için beşinci seviyeye.
S: (T) Sonra geri mi dönüyor?
C: Evet.
------------------------------------------------------------

Walk-in konusu hakkında ilave edecek bir şey bırakmadan K.lar geniş bir bilgi sunuyorlar,

Evrensel konularla ilgilenmeye başladığımızda bu konu üzerine bir çok ve hatta K.ların uydurmuş diye nitelendirdikleri Lobsang Rampa kitaplarını okudum oldukça ilginç gelmişti ve daralmış zihin ölçülerini şaşkınlıklar içerisinde açmıştı, tabii sorgulamaları da getirerek,yalnız K.lar bir kısmının kanallanmış olma ihtimalinden de bahis ediyorlar,
------------------------------------------------------------

C: Nadiren.
S: (L) Lobsang Rampa olarak bilinen kişin durumu nedir? Lobsang Rampa bir "walk-in" miydi?
C: Hayır.
S: (L) Lobsang'ın kitaplarında yazdığı şeylerin kaynağı neydi?
C: Etkin bir hayalgücü.   
S: (L) Yani Lobsang'ın kitapları temel olarak hayalgücüne dayalıydı ve herhangi bir şekilde kanallanmamıştı, öyle mi?
C: Açık.
S: (L) O bilgilerin bazılarının kanallanmış olma ihtimali var mı?
C: Evet.
------------------------------------------------------------

Farkındalığın çok ilginç bölümde adeta binlerce değişik yorumlar yapabileceğimiz düşünce merkezlerinin çakışması ile ilgili alıntı ,evvela okuyalım sonra bir şeyler söyleyebilir veya düşünebilir başka cevaplar bulabiliriz,

-----------------------------------------------------------------

C: Evet. Farkındalığın ayrılması. Bunun tanımı şu; kişinin farkındalığı belirli bir düşünce sektörü üzerinde o kadar yoğun olarak odaklanıyor ki, diğer tüm farkındalık seviyeleri geçici olarak duruyor, ve zihinsel realitede kişinin fiziksel gerçekliğinin farkındalığı imkansızlaşıyor. Bu, felç olarak tanımlanan şeyle ilgili bir izlenim veriyor. Anlıyor musun?
S: (L) Evet. Bu mutlak farkındalık odağının gerçekleşmesine neden olan şey nedir?
C: Bir olay zihinsel süreçleri geçici olarak pasifize ediyor.
S: (L) Peki hangi olay zihinsel süreçleri bu seviyede pasifize edebilir?
C: Herhangi sayıda olay.
S: (L) Peki bu deneyimdeki olay neydi?
C: Çakışan düşünce merkezlerinin neden olduğu bir enerji kesişimiydi.
S: (L) Hangi enerjilerin kesişimiydi?
C: İki zıt gerçeklik birimi ne zaman kesişse, bu durum sürtünme denen bir duruma neden olur ve bu da, aslında mevcut olmayan zaman ile ilgili kavramınızın ölçülemeyecek kadar küçük bir miktarında, tüm işlevlerin ortadan kalkmasına veya durmasına neden olmaktadır. Bizim çakışma dediğimiz şey budur. Arada, veya herhangi kesişen, karşıt varlıklar durumunda daima sıfır zaman, sıfır hareket, sıfır aktarım, sıfır alışveriş vardır. Şimdi bunun üzerinde düşün. Dikkatlice düşün.
S: (L) Yani temel olarak bir mevcut olmayış durumunda mı kaldım?
C: Mevcut olmayış uygun bir terim olmaz. Akışkan olmayan varoluş daha yakın. Anlıyor musun?
S: (L) Evet. Donmuş gibi mi?
C: Donmuş gibi.
S: (L) Bu deneyimin bana herhangi bir faydası oldu mu?
C: Tüm deneyimlerin fayda potansiyeli vardır.
S: (L) Bu deneyimin bana herhangi bir zararı oldu mu?
C: Tüm deneyimlerin zarar potansiyeli vardır. Paralellikleri görüyor musun? Doğadaki çatışan herhangi güçlerden bahsediyoruz. Karşı karşıya geldiklerinde sonuç hem faydanın en uç seviyesine, hem de zararın en uç seviyesine kadar gidebilir. Veya ortada simetrik olarak mükemmel bir şekilde dengede kalabilir veya tarafların bir tanesinde kısmen dengede kalabilir. Dolayısıyla, gerçekliğin kesişen noktalarında tüm potansiyeller gerçekleşebilir.
S: (L) Birbirleriyle kesişen enerjilerden biri, beni ben yapan enerji miydi?
C: Şimdi tekrar uzaklaşıyorsun.
S: (L) O olaydaki düşünce merkezlerinden biri ben miydim?
C: Bu soruda, sen olarak tanımlanan şeyin veya "ben" olarak tanımladığın şeyin kendisinin bir düşünce merkezi olduğu ön-varsayımı var.
S: (L) Bu soruları sorarak öğrenmeye çalışıyorum işte. Ön-varsayımda bulunmuyorum, sadece ne olduğunu anlamaya çalışıyorum!
C: Seni teşkil eden şeylerden biri bir düşünce merkezi ama seni teşkil eden şeylerin hepsi değil. Dolayısıyla "O çakışan enerjilerden veya düşünce merkezlerinden biri ben miydim?" demek doğru değildir.
S: (L) O çakışan düşünce merkezlerinden veya enerjilerinden biri benim bir parçam mıydı?
C: Evet.
S: (L) Yani benim bir parçam olan bir düşünce merkezi, başka birşeyin veya kişinin bir parçası olan bir
düşünce merkezi enerjisiyle mi çakıştı?   
C: Yoksa senin düşünce sürecinin bir parçası olan bir düşünce merkezi enerjisi, senin düşünce sürecinin başka bir parçası olan bir düşünce merkezi enerjisiyle mi çakıştı? Sana bu soruyu soruyoruz ve bunun üzerinde düşünmeni istiyoruz.
S: (L) Öyle miydi gerçekten?
C: Sana bu soruyu soruyoruz ve bunun üzerinde düşünmeni istiyoruz.
S: (L) Bir "kaçırılma" deneyimlediklerini algılayan veya algıladıklarını düşünen kişilerin aslında kendi kendilerinin bir parçasıyla etkileşmiş oldukları durumlar oluyor mu hiç?
C: Bu çok muhtemel. Şimdi başka bir soru sormadan önce durup biraz düşün: bu hangi olasılıkları açıyor? Herhangi bir sınır var mı? Varsa nedir? Keşfetmeye değer bir alan değil mi?
S: (L) Tamam, bana burada biraz yardım edin...
C: Örneğin, üzerinde durman için tek bir örnek verelim. Ya, gelecek olarak algıladığınız yerdeki ruh uzantınızın geri gelip şu an olarak algıladığınız yerdeki ruh uzantınızı kaçırdığı senaryolar olabiliyorsa?
S: (L) Aman tanrım! Bu oluyor mu?
C: Bu, kendine sorman ve üzerinde düşünmen için.
S: (L) Neden kendime böyle birşey yapayım ki? (J) Gelecekle ilgili bilgi almak için.
C: Ne kadar çok olası yanıt var, değil mi?
S: (L) Bu çok korkutucu ve negatif bir deneyim gibi göründü bana. Eğer durum buysa: a) belki bu sadece benim algımdır, veya b) gelecekte çok hoş biri değilim! (J) Veya gelecek çok hoş değil. Ve bununla ilgili aldığın bilgi hoş değil.
C: Veya acaba olası geleceklerin hepsi değil de, sadece biri miydi? Ve özgür irade yolu tüm bunlarla bağlantılı değil mi?
S: (L) Tanrım! Umarım öyledir.
C: Şimdi, büyük öneme sahip sorular sorarken yavaşlamanın ve önyargılı olmamanın faydasını görüyor musun? Öğrenme ve bilgi toplama sürecinde çok çabuk hızlandığında, bastığın zemine bakıp düşünmeden, yolu atlayarak geçmeye benziyor bu. Böyle bir durumda kişi yoldaki çatlakların içindeki altınları ve değerli taşları kaçırır.
S: (L) Biraz bekler misiniz... [odadan ayrılıyor]
C: Başka sorusu olan?
S: (J) Sanırım Laura dönene kadar bekleyeceğim.
C: Seçimin buysa.
S: (SV) Laura kendisiyle büyük bir çelişki içinde, bunu kesinlikle biliyorum. Ona yardımcı olabilir miyiz, yoksa bu onun kendisi yapması gereken birşey mi?
C: Bunu nasıl kesinlikle biliyorsun?
S: (SV) Bedeni üzerinde şifa çalışması yaparken algıladığım, duyduğum, hissettiğim, gördüğüm şey bu.
C: Bunu daha iyi incelemeni öneriyoruz.
S: [Laura dönüyor] (L) Şimdi, bu enerjilerin çakışması olayına dönecek olursak... Enerji çakışması, herkese
varlığının önceden karar verilen bir veya pek çok noktasında olan veya olabilen birşey mi?
C: Üzülerek, hızlandığını ve gerçek keşif noktandan ileriye atladığını belirtmek zorundayız.
S: (L) Tamam, bu olay olduğunda varlığımın bir parçasının, belki gelecekteki benliğimin... hepsinin eş zamanlı olduğunu biliyorum ama bir referans olarak kullanıyorum, geri gelip bir bilgi alışverişi için şimdiki benliğimle etkileşim kurduğunu varsayıyorum. Bu doğru mu?   
C: Bu sorunun yanıtını kendi kendine keşfetmen daha iyi olur, çünkü yanıtları burada aramak yerine kendi düşünme yeteneklerinle ele alman sayesinde bilgi kazanacaksın. Fakat şu tavsiyede de bulunuyoruz ki, bizzat bu soruları kendi kendine yanıtlama çabasıyla çok, pek çok bilgi edineceğin süreçte diğerleriyle de bilgi paylaşım ağı oluştur. Bundan vazgeçme, çünkü kendi düşünce gücünüzle elde edeceğiniz yanıtlar sizin için gerçekten aydınlatıcı olacak ve bunu takip edecek olan deneyim, binlerce hayatlık zevk ve eğlenceye değecek.
------------------------------------------------------------

KH nın kaçırılma ve zamanda ileri geri gidip tarihsel konulardaki oynayışlarla insanlık yaşam şekillerindeki takıntılı ve KH yolundaki mevcut illüzyonları bollaştıracak faaliyetlerini biliyoruz ,buna karşılık bu aktarılan bölümde kişinin kendi yaşamının üzerinde bir ileri geri gidişten bahsediliyor,

Konuyu insanın muhtemel gelecek yaşamlarındaki özgür iradesi ile seçimlerinin üzerinde geri gelip değişkenlik yapabileceği bilgisine oturtabiliriz

Burada gözden kaçırılmaması gereken şey her ne çeşit yaşam ayarlamaları yapılırsa yapılsın olaya değişken çekim dalgalarının etki edebileceğini var saymak var, yani her zaman seçtiğinizi oynayamazsınız ,

Şu anı örnek gösterelim ,yani korona virüs ile ortaya dökülen kaotik bir yaşam şekline adeta insanlık tümüyle balıklama girdi ve bundan sonra çeşitli gelecekler için senaryolar yapılmakta,

İşte değişken çekim dalgaları dediğimiz ve her varlığın kendine öz enerjisel bakirliği ile ortaya çıkaracağı etkilerin yaşam gidişindeki olayları nasıl bilinmez durumlara soktuğu gerçeği, siz ileri geri gidip ne yaparsanız yapın ,mozaik puzzle özelliği devamlı bilinmezleri devreye alıyor,

Ve yaratımdaki o bitmeyecek dersler kısmını ..

Yine uzun oldu ama bu farkındalık işleri hakkında konuşmak devam edecek gibi.


Gaia

#972
Çok aydınlatıcı olmuş. Teşekkürler. Okuyup geçtiğimiz kısımların üzerinde tekrar tekrar durmak bence iyi bir şey. Taşları sağlam bir şekilde çatlaksız dizmek yolun kusursuz olması için önemlidir. Ra bilgilerindeki ruh ile ilgili aktarımlarıda çok faydalı buldum. Kazanılan bir şey yok zaten varolanı keşfediyoruz. Bunuda birlik ile birleştirip vermen çok ilham verici gerçekten. Sonuçta okyanustaki damlada okyanusun bir parçasıdır. Burada kilit nokta çabalarımızda. Ne kadar çaba gösteriyoruz okyanus olduğumuzun farkına varmada?

Kh kalıplarımızın farkındayız ve bhye geçiş için çabamız var. Bu çabalarında zamanla yansımaları oluyor yaşamlarımıza. Kh yanlarımızı törpülemek için deneyim fırsatları çıkıyor karşımıza ve bu deneyimler ile törpülüyoruz. Bazende direniyoruz ve bu da deneyimlerimizi zorlaştırıyor. Karamsarlıkta bence böyle oluşuyor. Bu direnç gösteren kh parçalarımız yüzünden. Her şey harbiden ders. Öğrendikten ve yükten kurtulduktan sonraki rahatlama hissi ise oldukça cennetsi. :)

Tgur

#973
Ben de teşekkür ederim Gaia ,
Tekrar, çaba ve keşif üçgeni farkındalık tekerleğinin ana akslarıdır bizim rolümüz ise bu tekerleği döndürebilmek oluyor ,artık bu rolü neden üstlendiğimiz konusunda bir şeyler söylemek gerekirse ben de bilmiyorum nedenini ,

Sadece yapılması gerektiğini hissediyorsanız yapmalısınız genel düsturu ile şevk duydukça devam ediyoruz. 

gerçek tosun paşa

#974
Çok güzel yazı olmuş teşekkürler :)