Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 11 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tgur

#975
Sağol GTP dostum :):)

Tgur

#976
FARKINDALIĞA  DEVAM (II)

Antik uzaylılar TV programını bir aralar tavsiye etmiştim , yakın zamanda  yeni versiyonlarından birine rastladım ve algılamanın genişlediğini hissettim yani farkındalık konusunda ilerlemenin olduğunu gördüm veya ben öyle zannediyorum,

Tarihe not düşmüş ve izler bırakmış olan çeşitli peygamberlerin Budanın, Apollonun,yakın zamanda yeni bir din çıkarmış olan İngiliz Monroenun ve uzatamıyacağım diğerlerinin olağan üstü bilgiler alma ve diğer faaliyetlerinde yanan ışıklar içinde arabalarla götürülmeler trans halleri dünya dışılar ile karşılaşmalar çeşitli mağara veya özel yerlere sevk edilip oralarda taş levhalara kazınmış bilgiler bulmaları veya trans halinde telepatik uygulamalarla karşılaştıklarını bu antik uzaylılarla temas niteliğinde sunuyorlar ve ortaya döktükleri ispat unsurları inkar edilecek gibi değil bunların bir kısmını ikonlarMısır piramitlerinde Maya Medeniyeti bölgesindeki resimlerde mozaik tablolarda veya yer resimlerinde , taş levhalarda belirtildiğini bizler de biliyoruz,

Anlatmak istediğim uzun uğraşılarla tekrarlarla  bizlerin anlamaya çalıştığımız bu son bilgilerle verilen ip uçları doğrultusunda doğmatik dinler hadisesinin ve insanlığın nasıl bir deney altında olduğunun ,bunun uygulamasında bilinçlerin alınan bilgilerin illüzyonik 3Y dünya görüşüne bu kişiler tarafından adapte edilirken korku ve dayatmalarla ve saplantı şekline sokulan ritüellerle muhakeme yapamama vaziyetinde adeta bir sihir içinde takıntılı bırakıldıklarını ve doğal olarak farkındalıkta eksik olan  bizlerin bunlara kapılmış  bilinçler halinde uzun müddet KH kıvranmalarının içinde olduğumuzu ortaya çıkarıyor,

İşte farkındalığa ait vurgulama hevesimizin ne kadar önemli olduğu böylece ortaya çıkıyor, gerçek kabuklarından sıyrılıyor..

-----------------------------------------------------------

S: (L) Öyleyse en net şekilde sorayım. Son 6 ayda neden bu kadar şiddetli fiziksel, maddi ve duygusal saldırı altındayım? F---'ye göre bu saldırılara maruz kalmamın nedeni bilgi toplama ve yayımına yönelik çabalarımda aşırı hızlı çalışmam ve aşırı hızlı hareket etmem. Hızla karar alıp birşeyler yapmam ve dolayısıyla kendimi misilleme saldırılara maruz bırakmam.
C: Bilgi yayımında belki olman gerekenden daha az dikkatli olman bakımından, bu görüşün doğru olma potansiyeli var. Bilgi toplamanın herhangi belirli bir yoğunluktan saldırıya neden olma potansiyeli yoktur. Fakat bilgi yayımının VARDIR, çünkü farkındalık elde edenler, güç elde ederler. Ve, karşıt güçler arasındaki herhangi bir mücadelede, herhangi birinin, sonuçlarının farkına varmadan güçlenmesini sağlamada her zaman tehlike vardır.
S: (L) Yani kendi içimde tuttuğum sürece bilgi aramaya devam edebilirim, öyle mi?
C: İstediğini yapma özgür iraden var. Fakat bunu, tehlikenin nerede olduğu sorusuyla birlikte düşünecek olursak, bu kendine yönelik tehlikelerle ilgili endişelerin olduğunu ima ediyor. Ve eğer gerçekten durum buysa, ihtiyaç duyulduğu yer ve zamanda tavsiyelerde bulunmaktan mutlu olacağız.
S: (L) Hemen şimdi ihtiyacım var. Hem fiziksel hem de ekonomik olarak zayıf durumdayım ve bu durum odaklanma ve konsantrasyon önünde ciddi bir engel yaratıyor ve diğer insanlara yardımcı olma yeteneğimi de engelliyor.
C: O halde bilgiyi nasıl, nerede ve ne zaman yaydığın konusunda dikkatli olman gerektiği doğru. Bu, durman gerektiği anlamına değil, bilgi yayımını gerçekleştirmeden önce bunun ne gibi sonuçlar doğurabileceği konusunda dikkatlice düşünmen gerektiği anlamına geliyor. Böylece içgüdülerin seni doğru yöne yönlendirecektir. Tehlike her zaman vardır fakat kişi çok acele hareket ettiğinde, içgüdüler atlanabilir ve diğer düşünce kalıbı enerjileriyle karışabilir ve bu nedenle kişiyi saldırıya ve diğer nahoş olasılıklara açık hale getirebilir.
S: (L) Eğer artık kimseye birşey söylemeyeceğime söz verirsem, tüm bu saldırıları durduramaz mıyız?
C: Durmana gerek yok, sadece yaptıklarınızı nasıl yaptığınıza dikkat etmeniz gerekiyor. Bilgi akışı asla zararlı birşey değildir. Daha önce de tanımladığımız gibi, Kendine Hizmet'te enerjilerin sınırlanması, tıkanmasını ve içe odaklanmasını vardır. Başkalarına Hizmet eğiliminde ise enerjilerin dışa akışı, odağın içten dışa doğru olması vardır. Dolayısıyla bilgi akışı veya yayımı faydalıdır ve Başkalarına Hizmet eğiliminin yapısında vardır. Fakat kişi bununla ilişkili tehlikelerin de farkında olmalıdır. Akışın ve oluşan olasılıkların kontrolünü kaybetmemelidir. Dikkatli olmanız gereken nokta burası. Düzene ihtiyacınız var. Ve saldırı herhangi sayıda sebeple herhangi sayıda kaynaktan gelebilir. Her zaman aynı sebepten gelmez. Ve elbette kısa dalga ve uzun dalga döngüsü vardır. Kısa dalga döngüsü çabuk tamamlanan döngüdür. Uzun dalga döngüsü daha yavaş tamamlanan döngüdür ve dolayısıyla sizin algıladığınız şekliyle tamamlanması daha uzun sürer. Ve bu da durumu daha karmaşık hale getiriyor. Bu, tanımladığımız şeylerin saldırıya nasıl neden olabileceğinin örneklerinden yalnızca biridir.
S: (L) Saldırı başka bir döngüden kalmış olabilir mi?
C: Bu kesinlikle bir olasılık.
S: (L) Bu tür durumlardan nasıl çıkabileceğimiz konusunda bize herhangi bir tavsiyede bulunabilir misiniz?
C: Bu ÇOK belirsiz bir soru.
S: (L) F--- ve ben, her ikimiz de sürekli olarak finansal sıkıntılarla karşılaşıyor gibiyiz ve bu noktada bize karşı saldırıların temel yöntemlerinden biri bu gibi görünüyor. Bu sorunu nasıl aşabiliriz?
C: Bize nasıl para kazanabileceğinizi mi soruyorsunuz?
S: (L) Evet!
C: Sevgili Laura! Bunu gerçekleştirecek binlerce olasılığa sahipsin, öyle değil mi?
S: (L) Herşeye para gerekiyor!
C: İşte yine önyargı giriyor. Bu alanda öğrenmen, düşünmen, derin gözlem yapman için pek çok düşünce besini verdik.
S: (L) İnsan endişeli olduğunda bunu yapmak çok zor.
C: Bu ilginç. Bir sonraki yemek öğünü konusunda endişeli olduğunda meditasyon yapamıyor veya düşünemiyorsun. O halde tahmin ediyorum ki, üçüncü yoğunluktaki hiç kimse bir sonraki yemekte ne yiyeceği konusunda endişelenirken düşünenemiş veya meditasyon yapamamış. Hmmmmmm.
S: (L) Sorun şu ki, sürekli endişe durumu, her gün başka bir kriz yaşamak insanı sonunda yıpratıyor ve insan artık başka herhangi bir konu üzerinde odaklanamıyor.
C: Belki kişi diğer konular üzerinde odaklanarak krizleri çözebilir. Görüyor musun, akışı sınırlandırdığın zaman, kanalı sınırlandırıyorsun. Ve kanalı sınırlandırdığında, olasılıkların önünü kapatıyorsun. Ve orada olanı görmek çok zor, hatta imkansız hale geliyor. Bu yüzden tüm ritüelleri bırakmanız gerektiği konusunda uyardık. Çünkü ritüel akışı sınırlandırıyor, dolayısıyla da olasılıkları sınırlandırıyor. Senin tanımladığın şey de, sizin deyişinizle ekonomik sıkıntı ve büyük ölçekli finansal baskılar ve bunlar sizi sınırlandırıyor. Fakat aslında sınırlandırıcı olan bu durum üzerinde yoğunlaşmandır, durumun kendisi değil. Ve şunun farkına varıyoruz ki, ilgi enerjini odaklamakta ve kanalın akışını açmakta zorlanıyorsun. Fakat bu kesinlikle imkansız değildir. Özellikle senin kadar güçlü bir insan için. Önemli olan neyi seçtiğindir, ne yapmak ZORUNDA olduğun değil. Önemli olan ne yapmayı SEÇTİĞİN.
S: (L) Yani bu durumun bir saldırının sonucu değil, kendi sınırlandırmamın bir sonucu olduğunu mu söylüyorsunuz?
C: Hayır, durum herhangi birşeyin ve herhangi sayıda şeyin bir sonucu olabilir. Fakat çözüm aramak üzere kanalları açmak yerine sorun üzerinde odaklanman, çözüm iradesini engelleyebilir. Ekonomik durumunun tek sorumlusunun sadece kendin olduğunu söylemedik, sadece sorunun çözümünün engellenmesinin parçalarından biri olabileceğini söyledik, hepsi bu.
S: (L) Aynı şey F--- için de geçerli mi?
C: Elbette.
S: (L) Bu konuda söyleyeceğiniz başka birşey var mı? "Kanalı açmak" diyorsunuz...
C: Ve sorun üzerinde odaklanmak yerine akışı açarak çözüm üzerinde odaklanmak. Akışın önünü açtığınızda yanıtları alırsınız.
S: (L) Peki yanıt ne olabilir?
C: Bunu sen keşfedeceksin!

----------------------------------------------------------

Saldırılar hakkında derin bir analiz ,bu konuda evvelce oldukça fazla durduk ama burada saldırının başka bir döngüden mesela uzun döngüden kalma olasılığı ortaya çıkıyor ,bu yeni bir bilgi ,kişinin karmik döngüler içinde başına gelenleri bambaşka yöne çeken bir durum,

Bu halde farkındalıkla ilgili geldiğimiz konuda daha değişik bir düşünce platformuna geçmeliyiz,

Biz başımıza gelen müsibetleri yakın zamanda olanlar veya geçmiş hayatlardan kalma karmik borçların ödenmesi gibi basit bir mantığa oturturuz genellikle ,bu subjektif, uzun kısa döngülerin eşitliği ve birbirine yaptıkları aktarmaları devreye alan geniş bir düşünce kalıbına geçip değerlendirme yapmalıyız, bu durum gerçekten insanı saldırının üzerinde durup düşünceyi yoğunlaştırdığınızda içinden çıkılmaz bir duruma sokar o halde nasıl davranmalıyız, izahı burada,

"C: Belki kişi diğer konular üzerinde odaklanarak krizleri çözebilir. Görüyor musun, akışı sınırlandırdığın zaman, kanalı sınırlandırıyorsun. Ve kanalı sınırlandırdığında, olasılıkların önünü kapatıyorsun. Ve orada olanı görmek çok zor, hatta imkansız hale geliyor. Bu yüzden tüm ritüelleri bırakmanız gerektiği konusunda uyardık. Çünkü ritüel akışı sınırlandırıyor, dolayısıyla da olasılıkları sınırlandırıyor. Senin tanımladığın şey de, sizin deyişinizle ekonomik sıkıntı ve büyük ölçekli finansal baskılar ve bunlar sizi sınırlandırıyor. Fakat aslında sınırlandırıcı olan bu durum üzerinde yoğunlaşmandır, durumun kendisi değil. Ve şunun farkına varıyoruz ki, ilgi enerjini odaklamakta ve kanalın akışını açmakta zorlanıyorsun. Fakat bu kesinlikle imkansız değildir. Özellikle senin kadar güçlü bir insan için. Önemli olan neyi seçtiğindir, ne yapmak ZORUNDA olduğun değil. Önemli olan ne yapmayı SEÇTİĞİN."

-------------------------------------------------------------

S: (L) Burada anahtar husus, herşeyin illüzyon olması mı?
C: Temel olarak, evet.
S: (L)Yani aslında...
C: Lütfen biraz sabırlı olun; size daha önce de söylediğimiz gibi evren yalnızca bir okuldur. Ve bu okul herkesin öğrenmesi için var. Herşeyin varolma sebebi bu. Başka bir sebep yok. Şimdi, eğer bu ifadenin gerçek derinliğini anlarsanız, deneyimlemesi mümkün olan tüm yoğunluk seviyelerini, deneyimlemesi mümkün olan tüm boyutları, tüm farkındalığı görmeye ve deneyimlemeye başlarsınız. Bir birey bu ifadeyi mümkün alan en büyük derinliğiyle anladığında, o birey aydınlanmış olur. Ve siz kesinlikle bunu duymuştunuz. Ve sonsuza kadar süren bir an için, o birey bilinecek herşeyi mutlak bir şekilde bilir.
S: (L)Yani aydınlanmanın yolunun sevgi değil bilgi olduğunu mu söylüyorsunuz? 
C: Doğru.
S: (L) Duyguların saptırma için kullanılabileceği de doğru mu, yani çarpıtılmış olan ve tamamen bedensel veya sahte programlamayla yaratılmış duygular?
C: Sınırlandıran duygular ilerlemeye mani olur. Duygu aynı zamanda 3. yoğunlukta ilerlemek için gereklidir. Doğaldır. Varsayımlara dayalı sınırlandırıcı duyguları, kişiyi sınırsız olasılıklara açık olan duygulardan ayırmaya başladığınızda, bu, bir sonraki yoğunluğa hazırlanıyorsunuz demektir.
S: (L) Peki ya sevgi?
C: Ne olmuş sevgiye?
S: (L) Anahtarın, cevabın sevgi olduğunu iddia eden pek çok öğreti var. Aydınlanmanın, bilginin, herşeyin sevgiyle gerçekleştirilebileceğini söylüyorlar.
C: Sorun "sevgi" terimi değil, bu terimin yorumlanışı. 3. yoğunluktakiler bu konuyu korkunç bir şekilde karıştırma eğilimindeler. Sonuçta pek çok şeyi sevgiyle karıştırıyorlar. Bildiğiniz şekliyle sevginin tanımı da doğru değil. Sevgi illa bir bireyin sahip olabileceği, bir duygu olarak da yorumlanabilecek bir his değil, daha ziyade, daha önce de söylediğimiz gibi, ışığın özüdür. Işık bilgidir ve bilgi sevgidir. Ve sevginin aydınlanmaya götürdüğü söylendiğinde, bu da çarpıtılmış bir ifadedir. Sevgi eşittir Işık eşittir Bilgi. Sizin ortamınızdaki yaygın tanımlarla sevgi, bir anlam ifade etmiyor. Sevmek için bilmeniz gerekir. Bilmek ışığa sahip olmaktır. Işığa sahip olmak sevmektir. Bilgiye sahip olmak sevmektir.

----------------------------------------------------------

Sevgi-ışık-bilgi tanımlamasını var sayımlar dışında anlayabilmek için tekrarlamamın sebebi "sınırlandıran duygular ilerlemeye mani olur" cümlesinin üzerinde durmak,

Duyguların yaşayış için doğal ve gerekli olduğu söylenmekte ama burada onu ne zaman sınırlandırıyoruz onu anlayalım ,yani sınırlanmış duygu ne olabilir ,basit olarak şu örnek aklıma geldi,
Önümüzde bir tabak baklava var ve ben biraz kiloluyum o nefis tatlının ne kadar güzel bir zevk vereceğini düşünüp ,ağzımda ve bedenimde bu zevkle ilgili duygu üzerine gidip lokmayı almak yemek sınırlandırıcı duygu oluyor ,zira sadece zevk almaya kilitli bir duygu halinde sınırlanmış ,

Oysa onun kalori bombası olarak bedenime vereceği zararları ,kilolu halimi arttırdığı için oluşan kaba şekil yüzünden giysilerime artık sığamıyacağımı, görünüşe aldanmış insanlar içinde hor görülen tarafa atılacağımı ,şeker tansiyon hastalığı gibi müsibetleri tetikleyeceğini ve şu anda başka aklıma gelmeyen olasıkları ihtiva eden bir çok sınırsız duygu durumlarını gösteren bir tavırı baştan ele alsam düşünsem bu tehlikelerle dolu sınırlı duyguya kapılıp yeme işini yapmayacağım,

Kısaca sınırsız olasılıklara açık bir duygu durumu ele alınmış olacaktı,

Bu durumun farkındalıkla ne ilgisi var ,

Sınırlanmış subjektif bir düşünce yapısından kurtulmuş sonsuz olasılıkları düşünen bir kişi olunuyor ve attığım adımlarda bunun getireceği yaşam tarzı daha mükemmel olacak,

Sınırlanmış duyguya bu basit baklava konusuna örnek vermemdeki insafsızlık konusunda kendimi suçlasam da ayrıntılar için kolay bir yol gösterdiğindendir, mesela obezite şeker hastalığı tansiyon hastalığı ve bununla ilgili diğer etkenleri bilmeyen bir bilinç yani bu bilgilerle bilinçli ve idrakli olmayan kişi sınırlanmış duyguya esir olup o baklavayı düşünmeden yer ve sonuçlar yani zararlar meydana geldiğinde monoteist vurgularla bunun kendisi dışındaki fıtratı sağlayan unsura bağlayıp duraklar,

Konuyu bu şekilde ele almamdan kasıt farkındalığı arttıran husus bilgiyle dolu olmaya bağlıdır ,

Uzatsam da şu örneği evvelce vermiştim ,akşam eve gidip sevdiğiniz bir dizi,filim veya maç izlemeye karar verdiniz ve bütün duygunuzu o zevke kilitleyip durdunuz ,

Ve akşam oldu fazla mesaiye kaldınız veya tv bozuldu ,elektrikler kesildi ,misafir geldi v.s dediğimiz değişken çekim dalgalarının seyrine uygun ummadığınız engeller çıktı siz eğer sonsuz olasılıkları ihtiva eden duygu durumlarından bi haber iseniz yani olayı akışkan bir doğa gerçeğine bırakamamışsanız kendinizi müthiş bir stress altına sokup belki bedeninizde bu aşırı stresten dolayı bilinmedik zararlar verdiniz, akşamınızı zehir ettiniz ve bu konuda düğümlenmiş bir ruh halinde belki olayı ertesi güne ve zamana yaydınız,mutsuz tavrı devam ettirdiniz,

Tahminen yukarıdaki alıntıda Lauranın şikayetlerine karşı izlenecek yol olarak tarif edilen buydu,

Olayları akışa bırakmak,bu farkındalığı her yaşanan olaya rehber etmek,

---------------------------------------------------------

S: (J) Las Vegas'ta da mı? (T) Las Vegas'ta da mı kaçırıldık?
C: Orada bir dünyadışı ile karşılaştınız.
S: (L) Ou, Las Vegas'ta bir dünyadışıyla karşılaşmışsınız! (J) Evlilik resimlerimizin çıkmamasının bununla bir ilgisi var mı?
C: Bardaki tip.
S: (T) Ouuuu... (J) Neden bahsettiğinizi çok iyi biliyorum.
C: Şekil değiştirmiş hümanoit gri tür dört. Rigel'li. Oryon birliği KH.
S: (T) Bizimle neden konuştu? Bize neden yaklaştı? Bunu çok iyi...
C: Sizden bilgi almaya çalışıyordu ve aura frekansı okuması yapıyordu. Yeterince güçlü olmasaydınız, araştırmalarınız nedeniyle kalıcı olarak kaçırılırdınız.
S: (L) İşte burada önemli bir nokta var. Herkes buna dikkat etsin. Kişiyi kalıcı olarak kaçırılmaktan koruyan güç neyle ilgili?
C: Güç karakterle ilgili. Yani eğer BH adayıysanız muhtemelen bu tür bir deneyim yaşamazsınız.
S: (L) Muhtemelen kurban olmayız... Tamam, ama... (T) BH adayı... (L) ...   Ama insanın içinde onları durduran şey nedir? Yani belirli insan varlıklarındaki temel bir şeyle mi ilgili bu? Belirli insanların içindeki birşey bu manipülasyonu ve kurban olmayı engelliyor mu?
C: Ruh yapısı.
S: (L) Yani bizde, içimizde ulaşamadıkları veya zarar veremedikleri birşey var, doğru mu?
C: Temel olarak, ama kullanması zor.
S: (L) Diğer bir deyişle bu içimizdeki birşey... ve bu yoğunluk seviyesinde bir silah gibi çıkarıp etrafımıza tutabildiğimiz birşey olmayabilir ama içsel bir bariyer oluşturuyor, öyle mi?
C: Oluşturabilir ama bunu bilinçli bir şekilde yapmak kolay değildir.
S: (L) Bilinçli bir şekilde yapmak zor. Bu, üzerinde çalışabileceğimiz bir nitelik veya yetenek mi? ...   Bu,odaklanmış bir farkındalık durumu mu? Yani iç ve dış, bütün beden farkındalığı... (J) Ve içgüdülerle
hareket...
C: Faydalı.
S: (L) Bu faydalı. Bu yoğunlukta, bu bedenlerimiz içinde bunu mümkün olan en üst dereceye kadar
geliştirmek için yapabileceğimiz birşey var mı?   
C: 4'ü bekleyin.
S: (L) 4'üncü yoğunluğu mu?
C: Evet.
S: (T) Bunu kendi başımıza geliştiremeyiz, ama eğer... (J) Süreci başlatabiliriz... (T) Bu bir geliştirme meselesi değil, kendi kendine oluyor, sen onun hakkında düşünmüyorsun.. (L) İçsel birşey... (T) Sadece olan birşey, istemsiz, orada, çalışması gerektiği zaman çalışıyor. Fikir bu mu?
C: Öğrenme amaçları için batıdaki deneyimlerinizi paylaşın lütfen. Bilgi korumadır. [Kısaca, TR, JR ile birlikte Vegas'ta evlilik cüzdanlarını almak için şehre gittikten sonra bir barda tuhaf bir tiple karşılaşmalarının hikayesini anlattı. Belediye Binası'na taksiyle gitmişlerdi ama dönüşte 47 derecelik havada yürümeye karar verdiler. Güney yönünde Vegas World'a kadar ulaştılar ve serinlemek için bir bara girdiler. JR sıcaktan takatsizleşmişti. Barmen ona bardaklar dolusu buzlu su ve ensesine koyması için buzlu bir havlu verdi. Bir taksiyle otellerine dönmeye hazırlanırlarken, barlardan çıkmayan tipte bir adam yanlarına yaklaştı ve çeşitli bireysel sorular sordu ve sarhoş olmadığı halde sarhoşmuş gibi rol yapıyor göründü. TR ona Florida ehliyetini göstermeyi reddettiğinde kızgınlaştı ama TR onu baştan aşağı süzüp karakterinin gücünü de yükleyerek "Burada bir sorunumuz yok, değil mi?!" diye sorunca ilgisini kesti.]
S: (T) Konudan uzaklaşmadan önce kaçırılma olayında nereye götürüldüğümüzü sormak istiyorum. Çünkü hatırladığım kadarıyla ondan sonra başka birşey olmadı. Kendi işimize baktık ve onu bir daha görmedik...
(L) TR'nin anlattığı bu hikayede o varlığın direncinin kırıldığı an hangisi?
C: Soru cümlesi.
S: (L) Hangi cümle? (T) "Burada bir sorunumuz yok, değil mi?! Herşey yolunda, hiçbir sorun yok! Sana bir bira ısmarlamamı ister misin?" dedim.
C: Evet.
S: (T) O zaman kafası karıştı... (J) Onu tamamen etkisizleştirdin.... (SV) Dik bir şekilde birbirine bakış... (T) Konuşmayı giderek belirli bir noktaya tırmandırmaya çalışıyordu ve bilmiyorum, buna hemen o noktada son vermenin en iyisi olacağını hissettim...
C: Enerji akışı sapmaları ve düşünce kalıbı kesintileri, Grileri ve benzerlerini geri savuruyor.

-----------------------------------------------------------

K.ları ilgi ile takip edenler yukarıdaki alıntıdan sanırım oldukça fazla etkilenmişlerdir ,ilginç bir olay bilgi ve farkındalığın koruyucu özelliği işaret etmek istediğim bu gri ve hümonoit tiplerle karşılaştığını söyleyen kişilerin oldukça bol olduğu ve hatta belki bazı dostlar aktardı ama ben bulamadım bir hanım

https://www.youtube.com/watch?v=6TGWLtSfKIA

bir çok mesaj aktarmış ve ortada dolaşıyor ve başlangıç haliyle zaman içinde daha olgun mesajlar vermeye başlamış izlenince lisanının daha evrensele doğru kaydığını da görüyorsunuz ama Haktan Akdoğanın o peşinde olduğu new age vari uzaylılar hepsi pozitiftir genellemesine uyuyor mu uymuyor mu pek anlayamadım neyse konu o değil ilginç olan bu tip aktarımları izleyenlerin farkındalığına mani olan o yankı kabuklarını çatlatacak kadar etkili oluyor mu olmuyor mu o merak konusu olayların bu raddeye gelmesi yani çoğalması internet yoluyla her bölümden fışkırması umarım uyanış olayını aktif hale getiren özelliktedir,

Ancak bağnaz takımın "şeytanın işi üç harfliler bunlar" denilip toparlanıp bilinçten atılan o gelişmeyi tamamen kapatan cehaletin kalın kabukları altında olanlar nasıl etkilenirler meçhul,

Size "meleklerin bacaklarını gözlüyorlar" diye İstanbulda bir zamanlar rasathane basıp yok edenlerden bahsettim galiba,

Farkında olmaya direnen bir bilincin şu aşağıdaki duruma tam benzemese de dünyanın topyekün korona virüsü yüzünden karşılaştığı olağan üstü yaşam tarzı belki o kırılamayan kabukları kırmaya doğru zorlamalar yapar mı merak konusu ,ancak bazı şeyleri değiştirdiğini hep beraber görmekteyiz ,o halde bunlar dalga gelişini veya yeni oluşumun başladığını belirten daha masum gösteriler,akıl almaz yani evvelden hiç düşünemediğimiz bir eve hapis haline girdik ve bunu yavaş yavaş olağan olduğunu kabullenmeye doğru gidiyoruz,

Bu dalganın gelip aheste bir halde yaşamımıza adapte olan bir manzara bence başka olağanüstü olaylar da böyle sakin sakin hayatımıza oturacak biz olanı yavaş ısıtılan bir kaptaki kurbağalar gibi kabul edeceğiz,

Bu bir farkındasızlık mı aldatılma mı karşı konulması gereken bir şey mi yoksa 3Y doğasını bilinçsizce kazmak ve saplanmak mı karar vermekte zorlanıyor insan ,

Bence algıyı kolayca  değiştirme farkındalığını bütün benliğimize işlemek gerek,

---------------------------------------------------------

C: O kadar basit değil... Arabayla New Mexico'ya giderken bir "kayma" nedeniyle San Diego'ya vardığını, veya Santa Fe'de bir alışveriş merkezine giderken kendini Moskova'da bulduğunu düşün.
S: (L) Yani bu durum insanların kafasını çok karıştıracak ve üzecek. (J) Evet, hiç alışveriş için Moskova'da gitmeyi denedin mi? (T) Neler olduğu duyulunca, bu yerler pek çok kişiyi çekecek. (L) Ve anormal olaylar yüzünden algıları ve farkındalıklarını genişletmek zorunda kalacaklar!
C: Bir N.S.A. yetkilisi olduğunuzu ve elinizin-ayağınızın birbirine dolandığını düşünün!
S: (L) Ulusal Güvenlik Teşkilatı... Neden elimiz-ayağımız birbirine dolansın? (SV) Onlardan biri olduğumuz için mi? Olan bitenler karşısında mı?
C: Örtbas.
S: (J) Yani olan biteni örtbas etme çabasında! (T) Olanı örtbas edemeyecekler. Benim anladığım bu. Çünkü Çok sayıda insan bu olaylardan etkilenecek... (L) Eğer böyle birşey olursa yapmaları gerekecek olan şey bu durumu örtbas etmek için bir çeşit sıkıyönetim çıkarmak olur. Yoksa herşeyi kaybederler! (T) Seyahati sınırlamaları gerekecek... Özellikle en azından o bölgelere seyahati kısıtlamaları gerekecek. ...   Bunu yapmalarının tek yolu bir sıkıyönetim uygulamak veya BÜYÜK bir felaket senaryosu yaratıp "New Mexico'daki gömülü yakıt çubuklarında sızıntı var. Giriş yasak." deyip insanları bu bölgelerden uzak tutmak. Ama içeridekilerin çıkabileceğini söylediler. Ya içerideki insanlar çıkıp tüm dünyaya yaşadıklarını anlatırsa? (J) İnsanlar çılgınlar gibi o bölgeye üşüşür. (T) İnsanlar neler olduğunu anlayacaktır. Bunu örtbas edemezler. (L) Sürekli bu olayları ihbar alıp duracaklar ve her birisine koşturup gizlemeye çalışacaklar. Ellerindeki kovalarla bir sızıntıdan diğerine koşuşturacaklar... (T) Üstelik bu olaylar tek bir yerde olmayacak! ...   (J) Bu civarda bu etkiyi yapacak bir üs var mı? (T) Florida sahili açığında, bunu söylemişlerdi. Körfez'de. (L) Bizim sahilimizin açığındaki üs bu etkiyi yapacak mı? ...
C: Aynı şiddette değil.
----------------------------------------------------------

Farkındalığı işlerken yazılarımı devreye aldığımda belki de edebiyata düşkün ama sadece katılmayıp seyirci kalan ben romantik budala, arada hoşluk duyduğum pasajları da okuyanlar duysun hissetsin istiyorum, artık bu tarzı nesir yazma tekniğinin  neresine koyarsanız koyun,

Ayhan Sicimoğlu ,Limonata belgesellerini yürüten oldukça ilginç bir kişi bir kaç dil biliyor ve dolaştığı yerleri anlatırken gerçekten limonata içimiş gibi nahif ve hoş bir hisse kapılıyorsunuz zira hümanist ve doğaya düşkün evrensel konulara da biraz açık hali her halinden anlaşılıyor sözleri samimi ve içten demin bir belgeselini izledim ,

Denizli Pamukkalede Antik Hierapolis Şehrini anlatıyor ve sonlara doğru konu o muhteşem görüntüsü ve termal suları ve içindeki antik kalıntılarla dolu olan Antik Havuzu anlatmaya geldi kendisi sıcak sularda ve hoşnutluğunu hem anlatıyor hem de burası için onun o hep tekrarladığı "hatasıyım" lafını kullanmayacağım zira bu sularda hasta kalmak mümkün değil dedi ve bir jakuzi gibi akan sıcak suya sırtını verip "oh artık beni burada birakın ,buradan ayrılmam kemera falan istemem kesin artık" diye adeta kemeramanı falan kovaladı izleyeni kahkaha attırtmasa dahi hoş bir hale sokuyor,

Bu arada Romalılar ölülerinin ağzına birer altın koyar öyle gömerlermiş ,cennete gitmeye sevk edecek rehberlere rüşvet vermek için..

Bizim rasathane basanlara biraz benziyorlar gibi,

----------------------------------------------------------

C: Konu şu ki: Farkındalığını, çok uzun zaman önce varoluşunuzu hapsetmek için ekilmiş olan monoteist felsefelerle doldurmaya son ver. Öğrendiğin bunca şeyden sonra bir kaynağın, bir liderin, bir temelin, bir denetmenin vs olmadığını hala göremiyor musun? Sen, farkındalık profilin içerisinde, tam olarak tüm yaratılışın içerisinde var olan tüm güce sahipsin!! Kesinlikle tüm var olan, var olmuş ya da var olacaklara sahipsin, bilincinin içerisinde. Tek yapman gereken onu nasıl kullanacağını öğrenmek ve bu olduğunda sen harfi harfine, tüm olmakta olan, olmuş olanlar ve olacak olanlar olacaksın!!!!!!!!
S: (L) Bunların hepsi mükemmel ve kulağa harika geliyor, küçük bir husus dışında. Aynı zaman da dediniz ki; monoteist konseptler, bunu bilmemizi engellemek için bize EMPOZE edildi. Ve eğer hepimiz söylediğiniz şeysek, bize böyle nahoş bir şeyi empoze edebilcek bir şey nasıl varolabilir ?
C: Seçimler, arzu temelli dengesizlikleri takip ediyor
S: (L) Eğer durum buysa, neden herhangi biri ışıkları söndürüp ilüzyona bir son veremiyor, ve herşey
hiçbirşeye dönüşmüyor ?
C: Öncelikle, herşey hiçbirşeye dönüşmez. İkinci olarak, bazıları halihazırda herşeye dönüştüler.

-------------------------------------------

Ara ara bu pasajı koymamdan kasıt ,monoteist dayatma içinde olanların istatiksi çoğunluğu bu sayılar içinde olan farkındalık konusunda gelişmeye çalışan bizleri de etkiliyor bu muhteşem gerçeği yani bütün gücün bizde olduğu gerçeğini unutuyoruz ,

"Bütün güç sende ise üfür bir rüzgar yarat da görelim" diyenlere gerçeğin o muhteşem yapısını anlatmaya neresinden başlasam diye dövündüğüm çok zamanlar oldu ,gerçekten bu durumla karşılaşan yalnız ben değilimdir ,sizlerin de bu sahneler içinde olabildiğinizi tahmin ediyorum,

Genellikle ben böyle bir soru sorup anlamaya samimi olarak çalışan bir bilinçle karşılaştığımda karşımdaki şahsın evvela tahsil ve öğrendiklerinin ne kadar olduğunu anlamaya çalışırım ,okuma yazma bilmiyorsa ona verilen dini bilgilerinin içinden örnekler veririm mesela "ben her yerde tezahür etmişim" diyen ne demek istemiş bir düşün, veya Yunus "Bir ben var benden içre" demiş ne demek ,yani okuma yazma bilmiyorsa dahi bu dini bilgileri almıştır ve öğrenmek istiyordur sırtımı çevirip uzaklaşmak istemem ,ama yine Yunusun "ete kemiğe büründüm Yunus diye göründüm" diyen kim diye sorduğum bir imam 20 sene geçtikten sonra hala o soruma cevap veremeden yoğunluk değiştirdi,

O zaman K.ların "bir başkası için niye kendinizi paralayasınız" sözü aklıma gelir ve yaptığım uğraşıların gerçekten beyhude bir çaba olduğunu idrak ederim ama yine duramam,

Bunları anlatırken kimse kimseye peygamberlik rehberlik yapma mecburiyeti ile doludur demek istemiyorum ,karşımızda bizi yetkili görüp bir şeyler sorma öğrenme isteyen bilinçler kendini belli eder tabii aşırı kapılmış Bağnaz yapıdakiler de ,onlara dokunmayın o ortamdan uzaklaşın ,zira bu halde herkesin kendine özgü bir karmik döngüsü var bilgisi galebe çalar ,farkındalığın bir yolu da bunu bilmekte hissetmekte yatar,

Bunu belirtirken hep MS 2150 kitabında (bu sitenin kitaplığında var sağolsun Bozadi dostum) yoğun bakımdakilerin ruhlarıyla konuşabilme durumuna kabiliyetine gelmiş kitabın kahramanı bir ara onları iyileştirme merakına dalar ve oldukça fazla uğraşır ,bir ara aşırı bedeni ızdırap çeken bir ruh "beni iyileştirmeye  ne için uğraşıyorsun beni kendi halime bırak " der ve bizimki şok durumunda yaptığı işi kendi kendine sorgulayıp o faaliyetlerden vaz geçer,

Bu anlattıklarımla sonuçta hiç bir şey yapma kişi kendi başına uyanacak veye uyanmayacak sana ne sorusunu içim sızlayarak idrak ederim ,

O zaman bu celseleri 6Y niye verdi Laura ve ekibi neden yayınlama ve ağ çalışması ile  ve kitaplar yazdırarak bunları Dünyaya yaymak üzere yine K.lar tarafından sevk edildi ve Bozadi dostumuz büyük bir heves ve uğraşı ile tercüme edip ilgilenecek dostlar siteler aradı ve okuyan ve anlamaya çalışan bizler sizler neden bu yorumları v.s. yapıp bunu şevkle görev kabul eder hale geldik ,

Düşünüp denge kavramı içinde bir neticeye, farkındalığa bağlamak lazım,

------------------------------------------------------------

C: Düzeltmeler ve netleştirmeler gerekiyor: "Ölmüş bir 3'üncü yoğunluk varlığı" 5'inci yoğunluk varlığıdır. 3'üncü yoğunlukta ya takılı kalmıştır, ya da 5'inci yoğunluktan iletişim kuruyordur ama her iki durumda da artık 3'üncü yoğunluk değildir!! 1'inci yoğunluk bilinç seviyesi altındaki tüm fiziksel maddeyi kapsıyor. 6'ncı yoğunluk ışık seviyesi olarak tektiptir çünkü bu yoğunluk seviyesinde tam bir denge vardır ve ışık bilgi olarak temsil edilir. 7'nci yoğunluk bir ile birliktir... Kelimenin her anlamında sonsuzdur çünkü "özü" olası tüm farkındalık boyutlarında var olan herşeye yayılır. Bir varlığın herbir bilinçli fiziksel varlığının sona ermesi sonrasında gördüğü ışık birliğin kendisidir. Hatırlayın, 4'üncü yoğunluk değişken fizikselliğe sahip ilk yoğunluktur!! Bunun üzerinde dikkatlice düşünün!!! Ve hatırlayın, yalnızca tek bir "Tanrı" var ve yaratıcı yaratılan herşeyi kapsıyor ve yaratılan herşey de yaratıcıyı!

--------------------------------------------
Aşağıdaki alıntı implant yerleştirilmiş bir kişi vasıtası ortamdaki aural izlerin nasıl 4KH tarfından takip edildiğini belli ediyor ,bir bakıma 4Y nin teknolojik üstünlüğünü anlıyoruz ,bu alıntıyı koymamdan kasıt bu ,

Daha açıkçası yukarıdaki alıntıda her şeyin 7Y olduğu ve oluşmuş her varlıkta farkındalık konusunda gelinmiş olan yoğunluklarda olanın bir alt yoğunluğa hükmedilebileceği gerçeğini bize gösteriyor,

Oysa olan bitenin böyle detaylı uğraşılarının monoteist anlayışta tek bir yere teslim edilip farkındalık kapılarını kapatma, biat edip incelikli düşünmeme konusu empoze edilir, (sana bu kadar bilgi yeter fazlasını kurcalama günaha girersin),

----------------------------------------------------------

S: (L) V---'ye yaptığı iş hakkında söylenenler tamamen yalan mıydı, yoksa doğru muydu?
C: Birkaç ayrıntı dışında doğruydu.
S: (L) Bir implantla kontrol edilemeyecek kadar güçlü bir iradeye sahip olduğu için mi emekli edildi?
C: Uygulamalar için eğitildi ama komutlarla değişim konusunda değil.
S: (L) Yani implantı yerleştirenlere ihanet etmezdi, işverenine sadıktı anlamında mı?
C: Doğru kavram değil. Subliminal komutların etkinleştirilmesi sonrası komutlara uyum konusunda güvenilir değildi.
S: (P) Hiçbir sıradışı birşey fark etmediğim halde personeli izleme konusunda nasıl kullanılmış olabilirim?
C: Çok kompleks ve aslında paralel bir konu. P, etrafındakileri izleme için yerel bir inceleyici olarak kullanıldı. Önemli olan farkında olmak önemli değil, okuma yapmak. Ayrıca yapılan işin çoğu bilinçli farkındalık gerektirmiyordu.
S: (L) Bu hala devam ediyor mu?
C: Kısmen, P ayrıca kocasının ve tanıştırıldığı diğer kişilerin aural izlerini okuyarak, JPL'de ve diğer
laboratuarlarda gerçekleşen tüm olayları izlemek için de kullanılabilir. Tüm olaylar aural enerji alanları
üzerinde sürekli izler bırakır. Bazı hayalet görülmesi olaylarının açıklaması budur. "Hayaletler" bazen
sadece doğal ortamdaki aural kayıtların kendiliğinden etkinleşmesinden ibarettir.

----------------------------------------------------------
Bazı dostların olağan üstü varlıklarla karşılaşması üzerine ,

----------------------------------------------------------
S: (L) Onlara karşı herhangi bir korumamız var mı?
C: Daha önce de söylediğimiz gibi bilgi/farkındalık bir kalkan görevi görüyor.

-------------------------------------------------------
C: Her zaman olduğu gibi: Bilgi korur.
S: (L) Bilgi bu programlamanın iptal edilmesine hangi biçimlerde yardım edebilir?
C: Tom'u doğrudan etkileyen biçimlerde.
S: (L) Anlamadım. Bilgi programlamanın iptal edilmesine nasıl yardımcı olabilir?
C: Bilgiyle beslenen farkındalık, karşılaşılan durumlarla başedebilmede, hatta bazı durumların
düzeltilmesinde temel oluşturur.

-------------------------------------------------------
Bu yazdıklarımı okumak üzerinde düşünmek, neler yazıyor bu adam şeklinde ilgili uğraşı göstermek beğenmek veye beğenmemek farklı yorumlarda olmak ,

Daha açıkçası bu sitemize girip yazılanları anlatılanları radarsı bir tarzla okumak ilgilenmek ve anlama üzerinde yoğunlaşmış biri iseniz size müjdem var,

Aşağıdaki alıntıyı okuyun anlarsınız,

-------------------------------------------------------------
(L) Son zamanlarda üzerinde çalıştığım konulardan birisi hipnotik-uyarıcı-flaş ışığı etkisi. Eğer bu konuda söyleyebileceğiniz şeyler varsa bir şeyler sormak istiyorum. Bu, bizim 4. Yoğunluğa geçmemizi engelleyen, zorlaştıran şeylerden biri mi, özellikle farkındalık anlamında?
A: Bununla ilintili değil. Bir şeyi anlamanız lazım, tüm buna benzer "perdeleme" tekniklerinden etkilenen ruhlar zaten düşük seviyelerde titreşen ruhlar. Amaç engellenebilecek durumda olanların engellenmesi.
S: (T) Bizler engellenebilir değil miyiz ? (L) Bu engellemenin önüne geçmek için yapabileceğimiz bir şey var mı? (T) Bizler engellenemiyoruz...
C: Sizler engellenebilir değilsiniz.
S: (T) Engellenemiyoruz. Engellenebilirliğin ötesindeyiz.
C: Eğer öyle olmasaydınız, şu an bunu yapabiliyor olur muydunuz ?

-----------------------------------------------------------
S: (L) Bu tür bir stresle nasıl başa çıkabilir?
C: Ruhsal farkındalık artışı.
S: (V) Ruhsal farkındalığımı nasıl arttırabilirim?
C: Bu iyi bir araç örneğin.
S: (L) Herhangi ve tüm konular hakkında bilgi edinme de ruhsal farkındalığı arttırır mı?
C: Evet.
S: (L) Yani bunu burada yapmak zorunda değilsin çünkü öğrenmeye, düşünmeye, araştırmaya harcadığın her dakika ruhsal farkındalığını arttırıyorsun.
C: Evet.

------------------------------------------------------------

Ama zorlu bir durum var ,farkındalığa erişmek konusunu tam anlamak gerek ,bence bilgiyi alacaksınız doğru olduğuna bilincinizde oturtacaksınız yani konunun eski bildiğiniz değil bu yeni durum olduğuna katiyetle inanacaksınız ve kendinizi test için aşağıdaki alıntıda en son cümleyle ilgili samimi bir uğraşıda bulunacaksınız,

------------------------------------------------------

S: (L) Tamam, biliyorum bazı sorularım saçınızı yolduruyor... tabii eğer saçınız varsa, ama, yoğunluk seviyeni değiştirmeni belirleyen şey bir geçiş noktası gibi mi, bir çiçeğin açması gibi mi, bir zarın yırtılması gibi mi, yoksa daha ağır ağır olan birşey mi? Birden çok farklı bir farkındalık noktasına varıyorsun ve "PAT" diye başka bir yoğunlukta mı oluyorsun? Bu konuda söyleyebileceğiniz birşey?
C: Çok fazla şey.
S: (L) Birinin hangi yoğunluğun içinde varolduğunu belirleyen tek şey farkındalık mı?
C: Hayır.
S: (L) Başka neler var? (T) Yılbaşı kurabiyesini yapış şeklin...
C: Farkındalık gerçekliği birleştiren bağ.
S: (L) Hissettiğim sıcaklığın "liflerin gelişimi" veya yeni gerçekliğin sızıntısı olduğunu söylemiştiniz. Bu aşamalı olarak gerçekleşen birşey mi? (T) Dalganın yaklaşmasıyla ilgili... (L) Bunu tam olarak nasıl soracağımı bilmiyorum...
C: Çünkü cevapları nasıl anlayacağını pek bilmiyorsun...
S: (L) Çekimin tüm gerçekliğin bağlayıcısı olduğunu söylemiştiniz.
C: Evet.
S: (L) Şimdi algının bağlayıcılığını söylüyorsunuz.
C: Evet. Şimdi çekimin nasıl tüm gerçekliğin bağlayıcısı olduğunu zihninde canlandırmaya çalış!!!
S: (L) Eğer çekim bağlayıcıysa, çekim bilinç mi?
C: Pek sayılmaz. 4'üncü yoğunluktan 7'nci yoğunluğa kadarki yoğunluklarda "sağ" ve "sol"un mevcut olmadığını biliyor muydunuz? Eğer bunu tam olarak zihninizde canlandırabilirseniz, sorduğunuz tüm soruların yanıtlarını da anlayabilirsiniz. Eğer bunu zihninizde canlandıramıyorsanız, iyisi mi bu soruları şimdilik bir kenara bırakın. Çünkü ancak "daha sonra" üzerinde düşünüp gözden geçirdiğinizde etkili bir öğrenme olabilecek.

--------------------------------------------------------

Yukarıda bahsettiğim testi kendime uygulamaya çalıştım baştan beceremedim zira insan lineer uygulama illüzyonundan kolay kolay kurtulamıyor asırlardır inanmışız genetiğimize işlenmiş ,ama sonra üzerinde biraz düşününce bilinci kullanmak aklıma geldi ,onu kullanmanın her yeni bir durumda etken olduğunu artık biliyoruz bunu geçici ölüm deneyi kullananların tekrar bedenlerine dönerken etken olanın kendi bilinçleri olduğunu fark etmeleri ve anlatılarından gördük, Ruhların Yolculuğundaki uzun ve detaylı anlatılan denek izlenimlerinden biliyoruz ,bilinç seçim hususunda bir direksiyon görevi yapıyorsa onu her yeni durumda neden kullanmayalım,

Yani gelinen her olağan üstü durumda bilincini kullan istemediğin sana ters gelip korkutuyor bile olsa bilgin var idrakte isen o  ortamdan çık, yeni yeni değişimlere bak ,

Kasyopyayı okuyanlar bilir Wegasta olağan üstü KH elçisi biriyle karşılaşıp onu alt eden alışılmadık bir davranış sergileyen celse dostu biri hakkında aşağıdaki alıntı, eşi sonra olanları anlatıyor ,
Bunu aktarım maksadım özsel sezgiyle fark edilen işaretlerin ehemmiyeti ,bu bir standart özellikte değil herkesin kendi çabası ile keşfedeceği bir durum ,

------------------------------------------------------

S: (T) Hiç önemli değil. Vegas'taki adamın ne düşündüğü ya da bizden ne istediği umurumda değil. Gitti. Ve umursadığım bu. (L) Negatif konusunda meraklısın. Merak bile etmeyeceksin. (T) Hiç takma. O adam gittikten sonra biz otelden olabildiğince hızlı ayrıldık. Aslında o gitmedi, biz gittik. O hala orada turuyordu. Sonra kalktım, onun da elini yakaladım ve arkamdan çekmeye başladım [ç.n.: Jr yi kastediyor], zig zag çizerek tüm casino boyunca kumar makinalarının arasından geçiyorduk, bir koridordan diğerine geçerek, sonra geriye ve tekrar ileriye. Jr yi taa salonun en dibine götürdüm ve sonrageri döndük, emin olmak için kontrol ettim. Ve ilk köşeyi döndüğümüzde arkama dönüp baktım ve adam artık barda değildi. Ve hemen kapıya koştuk, kapıcıya on papel verdim ve bize hemen bir taksi ayarlamasını söyledim. O adamın ne istemiş olabilceği filan hiç umurumda değil. Umursama sakın. Bu onlar için ilk adım; senin merakın... Eskiler ne derler bilirsin, merak kediyi öldürür... (M) Onlardan kaçıp kurtulduğunda ve "Evet artık gittiler!" dediğinde, yine de merak ediyorsun; neden ? Onlardan kurtulmuş olduğunu biliyorsun ama her zaman zihninin gerisinde merak ediyorsun; neden ?... Yani ben merak ediyorum! (JR) Bazı şeyler var ki hiç bir zaman öğrenilmemeleri daha iyi!
C: Başka bir kapıyı açacaktır.
S: (T) Tüm bilmen gereken şey... (L) Zihinsel şeylerden bahsediyoruz... (T) Onlardan yakayı sıyırdığında tek bilmen gereken şey, bir amaçları vardı ama sen onları durdurdun ve uzaklaş oradan! (M) Zihin blokları. Ne tür zihin blokları ? (L) İlk önemli şey farkındalık...
C: Özel.
S: (L) Özel... başka deyişle kişiye göre özel ? (M) Evet! (L) Olaya göre mi özel ? (M) Enerjiye göre mi özel ? (L) Ve bir başka deyişle; her zaman farkında olmak, bu doğru mu ? Her daim, kimin sana karşı kullanıldığının kimin kullanılmadığının farkında olmak mı ?
C: Evet.
S: (L) Ve eğer birisi... Ki hatta bu senin şeyin bile olsa...
C: İşaretleri öğrenin.
S: (L) İşaretleri öğrenin... çünkü 4. Yoğunluk tarafından kullanılan kişiler ya da kapı işlevi görenler bunun kokusunu taşıyorlar [ç.n. : mecazi... bir şekilde belli ediyorlar] 4. Yoğunluk varlığı olmayabilirler ama herhangi biri bir kapı olabilir... herhangi bir zaman. Herhangi birisi. Ve gerekli işaretleri ve davranışları öğrendiğinde, ve bunlar da öyle kitaplarda tarif edilebilecek şeyler değil... Bunlar senin yaşantına özel  şeyler olmalı. (T) Sana uygun olan şekilde. Özünü izle, sana kim olduğunu ve ne yapman gerektiğini söyleyen özünü. (M) Yani çevremdeki insanların büyük bir bölümü, bu odadaki insanları kastetmiyorum, şu sıralar çevremde olan insanların büyük bir bölümü, kapılar mı ?
C: İşaretleri öğrenirsen, sormak zorunda kalmazsın.
S: (L) Tamam, işaretler nelerdir ? Bir şekilde zorlu tecrübelerle öğrendik bunu ama bir şekilde bunları özetleyebilir misiniz ? (T) Galiba bir şekilde zorlu tecrübelerle öğrenmek gerekiyor... (L) Evet, çünkü bu şey gibi... evet. Tamam, devam...(T) Kendin öğrenmelisin... Bu soruyu yanıtlayacaklarını sanmıyorum. (M) Bir takım büyük, temel işaretler var mı ? Temel birşeyler, ya da... (L) Genel bir özellik... (T) Sen bu adamdaki temel işareti gördün... tuhaf bir enerji sezdin. İşte bu büyük, temel bir işaret.
C: Hayır. Sadece farkında olun, size uymuyorsa uydurmaya çalışmayın [ç.n: Kasyopyalılar, bir genelleştirmenin yapılamayacağını bu sezgilemenin kişiden kişiye değişebileceğini vurguluyor.]

-----------------------------------------------------------

Fizik yani madde ve eterik durum birbiriyle ilişkili olduğu bilinci çoğumuzun yaşadığı bedensel ızdırapların bir sebebi olmalı şeklinde düşünüşü farkındalık yoluna gidişle ilgili bir bağ olduğunu kabul etmeliyiz, aşağıdaki alıntı bununla ilgili ,

Olayı daha geniş düşünüp saptadığımız 3Y düşünüşüne göre değerlendirmeye çalıştığımız başımıza gelen özellikle acılı deneyleri başka mecralara yöneltebiliriz ,anlamlar verebiliriz ,yani hepsi bir saldırı neticesinde değil belki de karmik hazırlanışta kendi hayatımıza ruhsal uyandırmaya yönelik 5Y hazırlığı olabilir,

Bedenimizde bazı organları yetersiz çalışması yolunda evvelce kurgulamış olabiliriz ,hep bunu düşünmüşümdür,zamanı gelip ortaya çıktıklarında bir ruhsal uyanışa sebep olacak şekilde yaşam işaretleri olabilir ,alıntıyı inceleyin ,

------------------------------------------------------------

C: Bu hayattaki değişimin sonucu. Çocukluğunda ve gençliğinde nasıl olduğunu, o zamanla şimdi arasındaki büyük değişimi grupla paylaşmak ister misin? Bunu ilginç bulabileceklerini düşünüyoruz!
S: (TA) Bu farkındalık... Üç yaşındayken geçirdiğim çocuk felciyle ilgisi var mı?
C: Hayır, ama o durum yüksek ateş ve acı zamanlarında bir kanal açtı.
S: (L) Yüksek ateş ve ağrılar mı yaşadın? (TA) Evet, 42-43 derece. İki bacağım birden ve sağ tarafım felç olmuştu. (L) TA'nın bayağı ciddi deneyimleri olmuş!
C: Söyledik! Dahası var, uygun hissettikçe anlatsın.
S: (TR) Değişimin bir kerede olmuş olması gerekmiyor. O deneyimden sonra da dereceli olarak gerçekleşmiş olabilir. (J) Bir dizi olayla... (TA) Ve tüm o stresten, sinir çöküntülerinden ve üç hastane ziyaretinden sonra... (L) Hepimiz o veya bu şekilde benzer deneyimler yaşamış gibiyiz! Böylesine uyumsuz olduğumuz bir dünyada normal olmaya çalışmak! (TA) Hayır. Biz mi uyumsuzuz, yoksa dünyanın geri kalanı mı? (L)Onların dünyası... Buraya gelmeyi seçtik, ama... (TR) Biz de buraya aitiz, bizim de dünyamız! (TA) İş bakımından şu anda üzerinde bulunduğum yol, devam etmem gereken yol mu?
C: İlginç deneyimlere giden bir yol. Sıradışı bazı deneyimlere, rüyalara, vizyonlara ve daha büyük bilinç ve farkındalığa hazır ol.
S: (TA) Geçen Cumartesi SV'nin telefonda yaptığı teklif... Bunu ret mi etmeliyim?
C: Açık.
S: (L) Bu sana bağlı. Kararı senin vermen gerekiyor. Birden seni aramış olması tuhaf... (J) Eğer bu bildiğim S ise, uzak durmanı tavsiye ederim. (L) Bunu söylemezler. Kendi kararını vermelisin! (J) Evet, onlar söylemez ama biz söyleyebiliriz! (TA) Kendi sezgilerime göre hareket edeceğim... (J) Yani? (TR) S'yi ne kadar yakından tanıyorsun? (TA) Ne zaman onun üzerinde çalışsam belirli birşey durum vardı. Bir enerji emiş gibi, bilirsiniz. Enerjimi emdiğini hissediyordum. (J) Çok zekisin, evet. Ne yazık ki biz bunu fark edememiştik. (F) Fark ettik. (L) Hızlıca birşey sormak istiyorum. TA geçen gün üzerimde bir çalışma yaptı. O sonbaharda yaşadığım şeyleri onarmak için yapabileceği başka birşey var mı? (Cevaptan önce uzun bekleyiş.)
C: Bekle ve gör.
S: (TR) Buna cevap vermeden önce epeyce düşündüler! (L) Demek söylemiyorsunuz! (J) ...Geçen hafta yaşadığım deneyimlerle ilgili birşey sormak istiyorum. Daha önceki kadar duygusal değildim... Bunun aldığım besin takviyeleriyle, vitaminlerle falan ilgisi var mı?
C: Kısmen, ama hatırla, fiziksel ve eterik her şey birbiriyle ilişkili

-----------------------------------------------------

Yine uzun oldu şimdilik kesiyorum ama konu devam edecek,



Tgur

#977
GÜNEŞ VE ERİK

S: (L) Evet. Doğru. Unuttuk. Protonları veya çekirdekte her ne varsa onları etkileyen ve sayılarını belirleyen şey nedir?
C: Hangi yapı yörüngede tek bir elektronun dolanmasına neden olur?
S: (L) Tek bir proton mu?
C: Şimdi makro-dinamik olarak düşünün.
S: (L) Daha önce güneşin bir pencere olduğunu söylemiştiniz, veya bir noktadan başka bir yoğunluğa geçiş. Atomun çekirdeğinin de bir pencere olduğunu mu söylüyorsunuz?
C: Söylediğimiz şey güneşin bir proton, ikizinin ise bir elektron olduğu!

-------------------------------------------------------

Başlığı ve aktarmayı okuyan "bu ne alaka "diye sorgulamaya başlamıştır bakalım altından ne çıkacak,

Biz biraz dünyadaki eskilerdeniz ,lisede bize atomu tanıttıklarında ortada çekirdek proton etrafında bir çember gibi yörüngede dönen elektron olarak tanıtıldı ve biz pek bir şey anlayıp oturtamadan seneler geçti 

30 yaşlarda iken üniversitede ikinci tahsilimde fizik dersinde elektronun n (=sonsuz) sayıda yörüngede dolaştığı  beni oldukça fazla şoklattı ve ne demek istendiğini anlamaya çalıştım ve sonuçta var olan her şeyin bir enerji düğümü olduğunu anladım, bilinç ufkum sonraki senelerde anormal bir şekilde genişledi bu bildiğim gerçekten o devirlerde herkes için veya etrafımdakiler için anlatılması tarif edilmesi güç bir özellikti

Konu hidrojen atomu idi ve biz analitik kimyada bu tek elektronlu elementi hep proton olarak tanımladık ve (H +) olarak kimyasal tepkime formüllerinde kullanılır , neyse detayda boğulmayalım,

Karşılaştığım ilgi duyan kişilere bu hususu yani her şeyin bir enerjisel düğüm olduğunu anlatmak için hep bu tek elektronlu hidrojen atomunu örnek gösterdim ,

Bir can eriği düşünün bu bir atomdur maddenin en küçük parçası hayal edin, ortada bir çekirdek var proton, etrafında eriğin o yediğimiz yeşil karpel kısmı ise bu çekirdeğin etrafında sonsuz titreşimle değişik yörüngelerde dönen elektronun yaptığı bir şey işte madde dediğimizin  tümü bu enerjisel ve değişken elektron titreşimlerinden ibarettir ,

Bu arada protonun da sabit bir durumda olmadığı atom altı parçalar dediğimiz çoklu ileri fizikle anlatılan şeyler olduğu daha sonralar izahımıza katıp olayı enerjisel halin daha detaylı anlatımı yolları açıldı,

08.05.2005
Elektronlar bir yörüngeye kapatılamadı
Çekirdek bir nüveye sokulamadı
Hep dönen partiküller sanırız
Atomda parça diye bir şey bulunamadı

Titreşip duran bir takım şeyler
Atomun varlığını belirler
Madde dediğimiz belirsiz ise
Bilincimizi kalıplar niye hapseyler

Sonuçta bu yana yakıla basit anlatımımın K.ların evvelce de üzerinde oldukça fazla durduğumuz ikiz güneş ve üçlü dalga birleşimi ile uyarlanacak yeni değişimi anlatmak için bu aklıma gelen izah tarzımı şöyle adapte etmek durumundayım,

Zira bu yeni "hiperkinetik uyumsayış" olarak farkındalık kazanmış kişilerce deneyimlenecek veya idrak edip benliğe geçilecek kuantumsal olayı anlatmak için şimdi yine"eriği" devreye alacağım,

3Y deneyiminden 4Y yoğunluğuna geçmek demek  o evvelce ekşi olarak aldığımız tat, olgun ve sulu eriğin o muhteşem tatlı yeni tadı olarak benliğimize oturacak..

Onun için bu 3Y i fazla kazmayalım dostlar..




Tgur

#978
FARKINDALIĞA DEVAM (III)

Konuya başlamadan evvel Bigsenfoni dostun aktardığı Farah Yurdözü nün videosunu izledim gençler ufolojiyi bir meslek olarak hayatımıza sokabilir miyiz şeklinde bir soru soruyorlar cevaben bunun bu şartlarda bir faydası olmadığı hakkında ve başka önemli yol gösterici tecrübelerini aktarıyor ,genel hali nedir pek incelemediğimden hakkında fazla bir şey söyleyemem, ancak dürüst biri izlenimleri aldım,

Konuşmasının bir bölümünde eski eşya alıp kullanmayın zira her varlığın enerjisel olarak var oluş ortamında bir izi vardır ve bu kalıntıların getireceği bilinmeyenler kullandığınız zaman sizi de etkiler allak bullak olursunuz tavsiyesini verdi ,yani antik eşyaları görün sevin ama evinize kullanıma almayın bilinmedik maceralara girersiniz demeye getirdi ,

Çok haklı ,illüzyon yaratma ve içindeki yaşam balonuna takılma yahut içine girip çıkamama bu manada değerlendirilmelidir ,insanlığın yaratılmış ve KH tarafından sınırları barizleştirilen bir illüzyon balonu içinden çıkamaması konularımızın ana maksadı,

Ortada bu balonun mevcudiyeti var şeklinde ısrarla belirtilen metafizik bilfgilere insanlığın çoğunlukla direnmesi bu yüzdendir bilim skalasında bile metafizik sözündeki balonun dışı bilgiler yani alışılmışın dışındaki bilgileri anımsattığı için uzak durma dokunmama mantığı vardır (dokunursa el yanar) ,

------------------------------------------------------
C: Kısmen, P ayrıca kocasının ve tanıştırıldığı diğer kişilerin aural izlerini okuyarak, JPL'de ve diğer laboratuarlarda gerçekleşen tüm olayları izlemek için de kullanılabilir. Tüm olaylar aural enerji alanları üzerinde sürekli izler bırakır. Bazı hayalet görülmesi olaylarının açıklaması budur. "Hayaletler" bazen sadece doğal ortamdaki aural kayıtların kendiliğinden etkinleşmesinden ibarettir.

----------------------------------------------------------

S: (L) AM ve S Orta Amerika'dayken neyin fotoğrafını çektiler? Fotoğrafta bulanık bir görüntü var. Chichen Itza'daydı sanırım.
C: Aural izler.
S: (L) Neyin aural izleri? [F'nin aura fotoğrafı çekiliyor.]
C: Bedenlerini aynı anda terk etmiş olan "Quan" isimli ileri düzey spiritüalist bir mezhebin üyelerinin sıfır mekan/zamandaki temsilleri.
--------------------------------------------------------

C: Hapishaneler çok ciddi kişilik bozuklukları olan, hemen herzaman Beyaz ve aşırı bedenli çift Y'lerle dolu. "Motorsiklet çetelerindekiler" de genellikle bu geni taşır. Bunu internette genel bir şekilde paylaşmamanızı öneriyoruz!!!
S: (L) TV'de bir seri katille röportaj yapıyorlardı. Adam tam bir DEVDİ! İnsanları nasıl öldürdüğünü anlattı. Onu analiz eden psikiyatrist adamın yakalanmak için bunu yaptığını söyledi. Ben öyle hissetmedim. Bence bunu yaptı çünkü yaptı. Motorsiklet çetelerindeki adamlar da o geni taşıyor demek. Nefalim. Motorsiklet çeteleri. Büyük. Beyaz. Aman tanrım. Verebileceğiniz başka bir ipucu var mı?
C: Nefalimler şu anda dünyanızda mevcut değil, bunlar yalnızca gen kalıntıları.
S: (L) İnsanlarda kalan izler. Ve bu varlıklardan 36 milyon tanesinin buraya gelmekte olduğunu söylemiştiniz...
C: Dalgayla birlikte.
-------------------------------------------------------

C:Şunu aklında bulundur: O kadar uzun bir süredir herşeye hep aynı biçimde yaklaştın ki, bunlar beyinde derin bir iz oluşturdu. Aynı zamanda beyninde çok az veya hiç kullanılmamış devreler var. Bu durum değişmeli!!! Süper çabalara ihtiyaç var yoksa durumun hızla daha kötü hale gelecek!
S: (parallel) Beyindeki o izler hakkında ve onlar konusunda ne yapılabileceği hakkında birşey sorabilir miyim? Onları nasıl aşabilirim? (Perceval) "Çok derin izler" dedikleri zaman, bu sana herhangi birşey ifade ediyor mu?
(parallel) Aklıma sadece alışkanlıklar geliyor.
(Perceval) Ne gibi?
(parallel) Tek başıma otururken bir sinyal aldığımda durumdan kopmak belki. Örneğin "Pekala, şimdi gerçekten oturup bunun üzerinde düşünmem gerekiyor" diyorum ve sonra bu düşünce kayboluyor. Durumdan kopuyorum.
(Perceval) Bir düşünceyi veya fikri kaybetmek...
(L) Martha Stout'un bahsettiği konulardan biri. Sürekli koptuğun zaman bu alışkanlık haline geliyor. Belki de bundan bahsediyorlardır.
C: Evet. 
S: (L) Bahsettikleri şey alışkanlıksal kopma. Neredeyse hiçbir zaman kullanmadığın şey ise dışarıda olan bitene dikkat edip bir yanıt verme özelliği.
C: Hayatını bir balonun içinde yaşıyorsun.
S: (Pierre) Bir tarafta sen ve diğer tarafta gerçeklikle etkileşim arasında bulunan bir balon.
C: Mevcut fırsatlardan yaralanmazsan seni bir entropi bekliyor.
(Ark) Zihninde kendinle konuşuyor musun?
(parallel) Evet.
(Ark) Sıkça mı oluyor?
(parallel) Sohbet gibi değil. Bir konu ortaya atıyorum. Sanırım bunun üzerinde düşünmem gerekiyor. Çok derin değil, en azından bugünlerde değil, çünkü bugünlerde fiziksel olarak çok çalışıyorum.
(L) Şu an için parallel'e söyleyebileceğiniz başka herhangi birşey var mı, yoksa başka bir zaman bu konuya tekrar dönmemiz mi gerekiyor?
C: Düşünsün, çalışsın, ağ çalışması yapsın ve duruma tekrar bakın. Şimdilik hoşçakalın.

----------------------------------------------------------
Son cümle yaptığım şeyin yani tekrarları bol ağ çalışması yapıp duruma başka açılardan bakmak imkanı veriyor olgusunu yarattığı için bana teselli veriyor ,zira zihnimin bir bölümü "bırak bu yazma işini" şeklinde devamlı ikaz veriyor ve ben denge farkındalığı ile o sese aldırmıyorum..

Sezgilere güvenmek.

Israrlı gidişten yalnız değiliz, entellektüel ağ çalışmasının durumun her iki tarafa yarayacağını belirten bir alıntı,

-----------------------------------------------------------

S: (L) Michael Telemachus ismini kullanan kişinin yazılarının ona ait olduğunu söylediğim için Val'in üzüldüğünü hissettim. Aslında bu bir bakıma bir komplimandı ama sanırım onunla ilgili şeyler öğrenme çabamdan pek hoşlanmadı.
C: Ego bir sorun, evet, ama onu kaçırmamanı öneriyoruz.
S: (L) Tamam. Kaçırmayacağım. Ama bize karşı tamamen kapalı...
C: O zaman tekrar aç! Onun etrafındaki bilgiler "blok yıkıcı" nitelikte. Alışık olduğun bu tür birkaç kişiyle entelektüel ilişkide bulunmanın bilgi/farkındalık tabanını atomik olarak büyüteceğini düşünüyoruz!
S: (L) Elimden geleni yaptım. Sanırım Val'in sorunu, gizli olarak kalmasını zorlaştıran bilgilere erişimimiz olması. Krill dokümanının kaynağını ve doğruluk derecesini belirten celseyi okuduğunda, ki her ikisi de doğruydu, üzüldü çünkü sırları artık sır değildi. Onun hakkında bilgi edinmemizden hoşlanmıyor.
C: Durumun söylediğin gibi olduğunu nereden biliyorsun?
S: (L) Çünkü onunla telefonda görüştüm. Krill kağıtları konusunda tamamen savunma refleksi gösterdi... Rahatsız olduğunu, egosunun incindiğini güçlü bir şekilde sezdim. Pek çok sırrı vardı. Sırlarını görebilmiş olmanızdan hoşlanmadı. Bu onu endişelendirdi!
C: O halde "endişe" biraz besleme ile "ilgiye" dönüştürülebilir.
S: (L) Buna çalışacağım. Adam hep rahatsız oluyor. İlgilenmiyorsa ilgilenmiyordur!
C: Bunun onun için rahatsız edici olacağını kim söylüyor? Şöyle basit ve yargısız birşey öneriyoruz: "Sevgili Val, işte celselerimizden birinde Kasyopyalılar'dan aldığımız bazı bölümler. Senin ve/veya tanıdıklarının ne düşündüğünü merak ettim yalnızca. Saygılar." Bu birşeylerin önünü açar.
--------------------------------------------------------

Farkındalığın bazen vakum yarattığını yani fark edilen, özümsenenin dışında evrenin tümünü ilgilendiren mozaiksel bir genel kader olduğunu da hatırlama durumunda olmak gerektiği,

İşaretlere dikkat ile ilgili ilginç bir alıntı ,daha doğrusu farkında oldum tamam yeter dememek icap ettiğini belirten,

----------------------------------------------------------

C: Neyin gelmekte olduğuna dair bir miktar önbilgiyle bu zamanda enkarne olmayı seçtin. Uzay saldırısıyla ilgili rüyalarını hatırla.
S: (L) Bu varsayılan dünyadışı varlıklarla ilgili olarak hangi ırk türlerinden bahsediyoruz?
C: Üç temel tür. Nordik, Sürüngenimsi ve Griler. Grilerin pek çok türü, Nordikler'in ve Sürüngenimsi'lerin ise 3 türü.
S: (L) Peki "iyi adamlar" hangi ırktan?   
C: 6'ncı yoğunluk "rehberlerle" işbirliği halindeki Nordikler.
S: (L) Tek iyi adam grubu bu mu?
C: Tüm ihtiyacınız olan bu.
S: (L) Harika! Yani eğer bir Gri veya Kertiş görürsek, pek hoş adamlar olmadıklarını anlayabiliriz. Ama uzun ve sarışınsa sorman gerekiyor!
C: Hoş olan ve olmayan konusuna gelindiğinde herşey subjektif. 2'nci yoğunluktaki bazı varlıklar en hafif deyimle sizi hiç "hoş" görmezdi mesela!!!
S: (L) Bundan eminim! Özellikle hamamböcekleri! Belki de bu iyi adamlardan bazılarıyla temas kurmamız gerekiyor...
C: "Zamanı" geldiğinde.
S: (L) Bunun zamanından bahsetmişken, bu konuda söyleyeceğiniz başka birşey var mı?
C: Sadece işaretlere dikkat edin lütfen! Kendinizi bir farkındalık vakumuna koymanız faydalı olmaz.
S: (L) Kendimi bir farkındalık vakumuna koyduğumu sanmıyorum. JD bana Hale Bopp olayını hatırlatan pek çok materyal yayınlıyor. Güneybatı bölgesinde çok sayıda UFO gözlemi yapıldığı söyleniyor. "Yeni" bir doluşma veya kitlesel inişin yaklaştığını söylüyorlar. Bu faaliyet hakkında herhangi bir yorumunuz var mı?
C: Gelmiş geçmiş en büyük UFO dalgasının başlangıcı.
S: (L) Bu dalga nereye yönelik?
C: Dünya.
S: (L) Ne zaman başlayacak?
C: Başladı bile.
S: (L) Bu sadece bir dalga mı olacak yoksa bir istila mı?
C: Henüz değil.
S: (L) İstila mı değil?
C: Evet.
S: (L) Yani sadece insanları iyice spekülatif taşkınlıklara yöneltecek...
C: İstila ancak programlama tamamlandığında meydana gelir.
S: (L) Ne programlaması?
C: İncil, "Lucid" kitabı, Matrix Materyali, "Pleiades Öğretileri" ve diğer pek çok kaynak. İncele ve birbirleriyle karşılaştır.
S: (L) Eğer çok yakında birşey varsa, yapmamızı önerdiğiniz şeylerin hepsini yapacak vaktimiz olmayacak?
C: Çok büyük ihtimalle olacak.
S: (L) Bir havuz, bir labirent, bir psikomantiyum inşa etmemiz, bir veritabanı oluşturmamız, bir Nobel Ödülü olmamız gerekiyor... ve yapılacak pek çok iş... Tüm bunlar canımı çıkarır!
C: Hayır!
S: (L) Tüm bunları yapacak vaktimiz olacak mı?
C: Önerilen herşey bunun için önerildi.
S: (L) Yani söylediğiniz herşey bizi bu olaya hazırlamak için mi?
C: Evet.
S: (L) Harekete geçsek iyi olacak! Boşa harcayacak vaktimiz yok!   
C: Gerekli şekilde ilerleyeceksiniz. Olayları zorlayamazsınız... Büyük Kader'i değiştiremezsiniz.
S: (L) Bundan hiç hoşlanmadım! Eve gitmek istiyorum!
C: Alternatifi daha az iştah açıcı.
S: (L) Eminim! Öğlen yemeği olmak istemiyorum!
C: 3'üncü yoğunluk bir dünyada, taş yığınları üzerinde, parlayan kırmızı bir gökyüzü altında, sürekli soğuk rüzgarlar içinde, bir "mağara adamı" olarak reenkarnasyon.
S: (L) Gökyüzü neden kırmızı bir şekilde parlıyor?
C: Düşün.
S: (L) Elbette! Komet tozu! Harika!!! Söyleyeceğiniz başka birşey?
C: Uygun bilgiler için beklemede kal.
S: (L) Web sayfası hakkında başka bir yorum?
C: Sizin yaratımınızı bekliyor... İyi geceler.

-----------------------------------------------------------------
S: (A) Şimdiki sorum, meydana gelecek olan fiziksel afetler ile yoğunluk sınırıyla ilgili psişik değişimler arasındaki ilişki hakkında. Buradaki etki ve tepki nedir?
C: Biri diğerinden önce geliyor.
S: (L) Yani felaketler oluyor ve sonra da psişik anlamda realite değişiyor, öyle mi?
C: Evet.
S: (T) Manyetik kutupların yer değiştirmesi ve manyetik alanın genişlemesi, yoğunluk sınırının geçişinden önce mi olacak?
C: Kesişim.
S: (L) Demek göreceğimiz şeyler, yani afetler zinciri, aslında Dünya'nın "temizlenmesi"...
C: Başladı bile.
S: (L) Başladı bile. Hızlanacak ve şiddetlenecek. Ve göreceğimiz şey tüm bunların gerçekleşmesi. Ve bu çeşitli enerjilerin kesişiminin bir sonucu olarak, gezegende kalmış olan insanlar üzerinde önemli etkiler de meydana gelecek...
C: Kutsal kitabınız "son günler"de Dünyada ve Göklerde şaşkınlık yaratacak pek çok şey olacağını söylüyor.
S: (L) Tamam, bu süreç, dünyanın ve üzerindeki tüm canlıların tamamen yok olmasına mı neden olacak?
C: Hayır.
S: (L) Tüm bu değişimlerden sonra dünyada kalan insanlar yeni bir ortamda olacak ve bazıları bu yeni ortamda yaşama yeteneğine sahip olacak ama bazıları da olmayacak, öyle mi? Fiziksel ve psişik yapılar anlamında daha dereceli bir şekilde mi olacak?
C: Hayır.
S: (L) Aniden, tam bir değişim mi olacak? Bir anahtarı çevirmek gibi mi yani? Herşey bir anda mı değişecek?
C: Anahtar husus farkındalık.
S: (L) İnsanlar olacak mı?
C: Evet.
S: (L) Peki olmakta olan şeyi görmeyecek olan insanlar da olacak mı?
C: Karanlıktaki kayıp kuzular.
S: (T) Anlamıyorlar. Kayıp koyunlar. Bu gerçekten durumu tanımlıyor. Geçiş olduğu zaman bazılarının 4'üncü yoğunluğa geçeceğini, bazılarının ise geçmeyeceğini söylememişler miydi? Bu fiziksel bir geçiş değil. ...
C: Fizikselliğin değişkenliği.
S: (L) Bunun farkındalık yoluyla DNA'nın değişmesiyle ilgisi var mı?
C: Her iki şekilde. (ç.n.: farkındalık artışıyla birlikte DNA'nın değişmesi, DNA'nın değişmesiyle birlikte farkındalığın artışı)

-------------------------------------------------------------------

Değişim nasıl olacak ,hepimizin oldukça fazla bilgiler içine bir burgu gibi girerek tanımlamaya çalıştığımız husus, bu hali evvelce de tanımladık ve bir şeyler söylemeye çalıştık ,anlaşıldı ve anlaşılmadı meselesi üzerinde durmadan bu hali objektif bir yönden çözecek durum veya farkındalık ta diyebiliriz, şu bütünlük duygusunun ne olduğunu kendi vicdanımızı adeta paralayarak sorgulamamız ve karar vermemiz gerek ,

Eğer kaybolan kuzuların bizler olduğunu hissedemiyorsak ,ben farkındayım geçenlerdenim o halde diyorsak, biraz daha bilgiler içine dalarak konunun özünü çözmemiz gerek ,

Bir başka varlık  için derinden içimiz sızlıyor ve acı çektiğini zamanlarda empati ile onun yerine kendimizi koyabiliyorsak ama "kaybolan kuzular" için kaderleri bu imiş elden ne gelir diye aldırmıyorsak bütünlük duygusunu tam oturtamamışız derim ,bunlar benim yazıya döktüğüm düşüncelerim arada beirteyim, kimseyi kendi standartlarıma sokmak istemem,

Fark şu ki kaybolan kuzular olayının akibeti hakkında tabiiki bu 3Y subjektif mantığı ile  üzülmekten keşke bilselerdi farkındalığa erişselerdi demekten başka bir şey yapamayız ama biz objektif düşünmeye doğru kulaçlar atma durumundayız ve yaşanılan dünyadaki illüzyonik halinin geneli ve toplam maceranın ne olduğu hakkında bilgimiz varsa sıfır zaman olgusu ile o kaybolan kuzuların bilinçlerinde geçirecekleri vernal bir dönemi bitirdiklerinde zaten bizler olduğunun idrakine gelebiliriz,

Bahsettiğim vernal dönem, göreceli ve bir illüzyon olan dünyadaki zaman ve mesafe deneyimi olgusu,

Denver Havaalanı konusu üzerinde bilgi sahibiyiz,ama yine bakalım hatırlayalım ,orada KH nın çeşitli programları yürürlükte ve takılan bilinçler üzerine neler yapılıyor tahmin dahi edilemez ,böyle korkunç yapıdaki bir tehlikeden kişi nasıl yara bere almadan kurtulabilir ,cevabı aşağıdaki alıntıda ve bizim uzun müddet üzerinde durma hevesinde olduğumuz ve bıkmadan üzerine yürüdüğümüz konuya ilgili ,

------------------------------------------------------
S: (L) C-- nin seyahati sırasında çektiği Denver Havaalanı fotoğrafları yanımızda ve bunlardan birisindeki şu oldukça garip şekil için biraz açıklamaya ihtiyacımız var. Bu şekilde mi bakmamız gerekiyor, yoksa tersten mi ?
C: Her ikisi de olur.
S: (L) Bize bununla ilgili biraz yorumda bulunabilir misiniz ? Oldukça tuhaf bir şekil.
C: Bir rektagon.
S: (L) Rektagon nedir ?
C: Foto-optik gösterimin, bir çok sayıda dikdörtgensel prensibini bünyesinde birleştiren bir resim türü.
S: (L) Amaç nedir ?
C: Herhangi biri, yeteri kadar gözlerini dikip bakacak olursa, istem dışı olarak alfa durumuna geçirilir.
S: (L) Tamam. Eğer biri alfa durumuna geçerse, bu durumda resmin o kişiye vereceği başka tür bir mesaj mı bulunuyor ?
C: Konu bu değil!
S: (L) Konu nedir peki ?
C: Bu duruma geçenler birinci dereceden programlanmaya açık oluyorlar!
S: (A) Resmin boyutlarının bir önemi var mı ?
C: Çekilmiş bir fotoğrafına bakmaktansa, resmin orijinaline bakmak daha etkili oluyor. Denver Havaalanında bu işin içerisinde olan manyetik faktörler de sözkonusu.
S: (L) Ne çeşit manyetik faktörler ?
C: Yapay olarak oluşturulan dalga-formlu ışınlar.
S: (L) Bu ışınların manyetik etkileri mi var ?
C: Manyetizma.
S: (A) Eğer biri bu resme uzun süre baktığında, alfa durumuna geçiyorsa, bu etki ne kadar sürüyor ?
C: Süresiz.
S: (T) Resme ne kadar süre bakmak gerekiyor ?
C: Her kişi için farklı. 
S: (T) Tekrar tekrar buna maruz kalındığında, etkisi kümülatif mi oluyor ?
C: Hayır.
S: (L) Etki süresi için süresiz derken, bunun kişiden kişiye göre değişebilceğini mi söylüyorsunuz ?
C: Süresiz çünkü; ardından gelen programlama belirleyici faktör oluyor.
S: (L) Program nasıl yükleniyor ? Havaalanında bu programın yüklenmesini gerçekleştiren bir şey mi var ?
Duvar resimleriyle bağlantılı olarak çalışan ? Yoksa programlama da resimlerin içeriğinde mi ? Veya bir
dalga içerisinde mi taşınıyor ? Veya belki programlar halihazırda kişilerin içerisinde bulunuyor ve resimler
bunları sadece aktif hale mi getiriyor ?
C: Kaynağı tesisin altında bulunuyor.
S: (L) Ve ışınlarla bir ilgisi var.
C: Evet.
S: (L) Yani bir başka deyişle, C-- oraya gittiği ve resimleri uzun uzun incelediği için bu tür bir programlamaya maruz kalmış olabilir, öyle mi ?
C: Onun durumu için hayır. Çünkü sen onu önceden uyardın ve dolayısıyla bilinçlilik durumu "farkındalık modundaydı."
----------------------------------------------------------

K.bilgi aktarış şeklindeki kişi özgür iradesi çalıştırma işinde en önemli faktör, zihinsel çalışmayı durduran her soruya kehanetsi cevap vermemeleri ve zihni çalıştırma konusunda bilgi almak isteyen kişinin bilgiyi  gayret ve arzulu düşünce ve varsayımlara kapılmadan kendi kendilerine yürütmesi yoluyla elde etmesini sağlamak ,

Bu neyi sağlar ,aşağıdaki alıntıda yapılan yorum genişlikle anlatıyor,

Ancak en son soru ve cevaplamada bunun tersi bir davranış gözüküyor "açlıktan ölecek miyiz"sorusuna verilen kesin "hayır" cevabı ,bunun yorumunu ise okuyanlara bırakıyorum,

--------------------------------------------------------

C: Önceki konuda senin için ve ihtiyaç duyan herkes için birşeyi daha vurgulamak istiyoruz Arkadiusz: sizinle iletişim kurmamızın amacı varlığımızı "kanıtlamak" değil. Eğer kişinin yeni alemleri öğrenmeye ve bir "gün" genel farkındalık profili haline gelecek şeyleri keşfetmeye inancı ve isteği varsa, o zaman "kanıt" gerekli değildir. Diğer taraftan eğer kişi bunun zıddı bir psişik yönelimdeyse, o zaman hiçbir miktarda kanıt yeterli değildir.
S: (A) Evet, sanırım bu timsah derisiyle ilgili hikayeye benziyor. Onu giydiğinde her istekte bulunuşunda deri küçülüyor ve aşırı küçüldüğünde de ölüyorsun. Çalışmak yerine sürekli istemeyi tercih ettiğinde herşey giderek kolaylaşıyor ama özgür iraden de giderek küçülüyor.
(L) Bence şimdiye kadar bu kanallamadan çıkan en önemli şey, Kasyopyalıların bazen beni birşeyi denemeye yönlendirmesi, birşeye merakımı uyandırmaları ve benim buna dayalı olarak çıkıp müthiş bir öğrenme deneyimiyle sonuçlanan birşeyler yapışım... Buradaki önemli şey, çıkıp çaba harcamanın insanı gerçekten daha güçlü yaptığı. Ve şimdi söylediğin gibi, birşeyi kendin çözmeye çalışmamayı her seçişinde, kısayolu tercih ettiğinde, bu seni zayıflaştırıyor ve küçültüyor. Her türlü şeye uygulanabilecek lineer-olmayan bir ilke. (A) Kendim yanıtlayabildiğin sorular sormak bir yana, matematik sorularını yanıtlayıp yanıtlamayacaklarını merak ettim. Matematik dilini neden kullanamıyorlar? Bunu anlamadım. (L) Eğer bize bu kavramsal gerçekleri anlatan matematiği verselerdi, o zaman güç ve özgür irade konusunda BÜYÜK birşeyi kaybederdik. ...   (A) Evet, eğer kesin yanıtı verirlerse, o zaman yanıtı almış oluyorsun ve ilgili matematik unsurlarını bir araya getiren kavramları birleştirmemiş oluyorsun, bunu anlayabiliyorum. Ama bir de örneğin iş meselesi var. Kafam karışık... (L) Açlıktan ölecek miyiz?
C: Cevap: hayır.

-------------------------------------------------------------------
Bu bölüm oldukça bilinci zorlayan bir bölüm ,bilincin illüzyon yarattığını ve bu illüzyonlar mantığı ile her şeyi anlamlandırma işi bunlara dayandığı müddetçe o gerçek deneni kolay kolay bulamayacağımız bir konuma geliyoruz ,

Ancak aralardan ışık sızan çatlakları fark edebilen sınırsız bir düşünce özelliği beyin dediğimiz organ yoluyla kendini belli ediyor bu düşüncenin sınırsızlığı hakkında evvelce bir çok kelam ettik sınırsızlık illüzyon dışını anlamaya yöneltiyor ve yeni yeni gelen kavram ve oluşları anlamak için evvelki illüzyon artıklarını tamamen silen bir anlayışla olana bakabilmek kabiliyetini yakalamak istiyoruz,

Bu çok güç olsa da insana hürriyet özelliğinin ne olduğunu en azından anımsatıyor,

--------------------------------------------------------

S: (L) Nabızsal atma olduğunda dalga var oluyor ve dalga da zamanı ima ediyor. C: 3. yoğunluk ilüzyonunuzun düğüm noktası da burası. Neden atışın herhangi bir parçasının diğer tüm parçalarla eşzamanlı olarak meydana gelmediğini varsayasınız? Parçalardan herhangi biri (herhangi birşey) olduğunda, tümü olur. Zaman ilüzyonunu tamamen terk edene kadar ilerleme kaydetmeyeceksiniz.
S: (L) Soruma dönecek olursak...
C: Hayır, kabul edilebilir bir yanıtlar dizisi varsaydığın sürece sorun yanıtlanamaz.
S: (L) Benim sorularım bitti o zaman. (A) Bu zamanla ilgili bir soru... [Kahkaha] Zamanın ilüzyon olduğunu söylediniz ama aynı zamanda zamanı kapsayan pek çok şey söylediniz ve ben de bu zaman hakkında sormak istiyorum. Zamanın 4. boyut olarak kabul edilip edilemeyeceğini sormuştum. Siz de zamanı 5.boyuttan doğan birşey olarak düşünmemi önermiştiniz. Bu şaka mıydı, yoksa ciddi bir şekilde düşünmemi istediğiniz birşey mi?
C: Ciddi.
S: (A) Tamam. Başka bir noktada, gravitonlardan bahsederken, önce gravitonların başlı başına birşey olarak mevcut olmadığını, "graviton"un bir zaman boşluğu içindeki bir elektron olduğunu söylemiştiniz.
C: Evet.
S: (A) "Graviton" diye birşey yok derken, bunu bazı fizikçilerin ima ettiği şekliyle, kelimenin normal anlamıyla mı kastetmiştiniz?
C: Evet, daha yakın.
S: (A) Çok iyi tasarlanmış bir Birleşik Alan Teorisi'nde, "graviton" diyebileceğimiz birşey için yer var ve bu şey bir elektrondan veya elektrona benzer bir kaynaktan geliyor, ama bir zaman boşluğu içinde. O noktada zamanı tıpkı diğer alanlar gibi bir alan olarak düşünmeye başladım. Bu alanın 5. boyutla bir ilgisi var. Zamanın nasıl beşinci boyuttan gelebileceği ve bir zaman boşluğunun ne anlama geldiğiyle ilgili bir hipotezim var. Buna göre, zaman boşluğu olduğunda zaman yok. 
C: Evet.
--------------------------------------------------------

Bilincin kanallama yoluyla bağlı olduğu varlıkta olan izlerin mahsulü olduğunu ve farkındalıkta ilerlemenin bu şekildeki bir tanımlamayı farketmekte yattığını söyleyebiliriz,

Bu alıntı var olmuş her hangi bir mahluk veya varlık olarak tanımlanmış olan her şeyde bütünlüğün tüm organizasyonunu kayıtlarını görebilmek gibi farkındalık konusundaki hassas bir noktayı aydınlatıyor,

Bir minerali dahi "işte atomların birleşiminden meydana gelmiş bir yapı daha ne olabilir" dememek lazım zira atomun dahi "nötrino" gibi bütünlükle bağlantısı olan ve nitelik ve nicelik dışındaki bir özellikle bilgi taşıyan parçası var ,yani kabaca atomun özünde bile bir pencere var, bütün dediğimiz ile bağlantılı,

------------------------------------------

S: (A) Aslında tamamen bu doğrultu da düşünen başka kimseler de var... neredeyse aynı izin üzerindeler. Matti Pitkanen bu isimlerden biri ve Tony Smith de bir başkası. Nasıl olur da bu iki adam , herhangi bir kanallama olmaksızın benzer fikre sahip olabilirler ?
C: Kanallama olmadığını kim söyledi ki ? Bazıları bunun farkında olmadan kanallama yaparlar.
S: (L) Eh, JW kanallıyor! [gülüşmeler] (A) Bugün, listede bir adam vardı, ismi Boyd, bu adam bizzat kayalarla konuştuğu , şamansı deneyimlerinden bahsediyor. Çatlak birine benzemiyor, ama her gün taşlarla konuşuyormuş ve taşlar da onunla, ve bu taşların bilinçleri ve anıları varmış. Ona cevap yazdım, ama öğrenmek istediğim; deneyimlediği şey gerçek mi yani kurduğu bir tür hayal değil mi ?
C: Bu çok geniş ve sınır ya da bariyerlerin hiçbirininin olmadığını farzeden bir soru.
S: (L) Herhangi birinin kendini bir kayanın bilincine uyumlaması olası mı ? [ç.n. uyumlanmak, kendi frekansını bir radyo gibi kayanın bilinç, farkındalık frekansına ayarlamak]
C: Ya eğer gerçekte, kayalar aracılığıyla bir başka bilince uyumlanıyorlarsa ?
S: (A) Bir bilince mi ? Kimin bilincine ya da hangi bilince ? Evrensel bilince mi ?
C: Başka bir bilince.
S: (A) Başka bir bilinç. (L) Kayaların bilinci [farkındalığı] var mı ?
C: 1. Yoğunluk ile ilgili bilgilere göz at.
S: (L) Evet, tamam, daha önce 1. Yoğunluğun farkındalığı olduğu söylendi... hatta taş ve kayaların da bilince sahip oldukları ve öğrenebildikleri. Tekrar Boyd' a dönecek olursak, o kendini kayaların, taşların bilincine uyumluyor, ya da uyumlayabiliyor mu, yoksa kayalar ARACILIĞIYLA başka bir bilinç formuna mı uyumluyor ?
C: Sonuncusu daha yakın.
S: (L) Yani, bir kayanın bilinci doğrudan iletişime geçmek için uygun değildir.
C: Doğru.
S: (L) Bir insan, bir kaya aracılığıyla başka hangi tür bir bilinçle bağlantı kurabilir ? HERHANGİ başka bir bilinç mi, yoksa spesifik bir bilinç mi ?
C: Birincisine daha yakın.
S: (A) Eğer bir bilinç varsa, bu demektir ki ortada bir bilinç birimi vardır ve bu bilinç birimi, herhangi yoğunluktan herhangi birinin (ya da onunla bağlı) bilinci olabilir. Herhangi biri, kayalar aracılığıyla, 3 ten daha yüksek yoğunluklarda bulunan bir bilinç birimiyle bağlantı kurabilir mi ? Bu mümkün mü ?
C: Yakın.
S: (A) Yani ölü dostlarla ya da Kasyopyalılar'la bağlantıya uyumlanabilirsin. (L) İnsanların bilinci, anladığımız gibi, minerallerden başlayarak, bitkilerden ve sonra hayvanlardan geçen bir döngü sonucu evrimleşip, 3. Yoğunluk bilinç, farkındalığına ulaşan bir şey mi ?
C: Dolambaçlı bir şekilde.
S: (L) Şu an burada oturan herbirimiz, uzak bir geçmişte, bir bitki, ağaç ya da mahluk muyduk?
C: Hala mahluksunuz bebeğim!
S: (L) Yani zaman faktörünü bir yana bırakırsak, bizleri ayrı birer bireysel bilinç haline getiren farkındalık nehri aynı zaman da alt yoğunluklara da uzanıyor ve bir ağaç gibi onlara da bağlıyor ?
C: Belki.
---------------------------------------------

C: Fizikselliğe ulaşmış ve bunu yaşıyor olmakla birlikte, bir parçanız hala köklerine olan bağları devam
ettiriyor.
S: (L) İnsanın sürüngen genetiğine sahip olduğunu söyleyen onca kişinin doğruyu söylediğini mi
söylüyorsunuz ? Sürüngen genetiğine mi sahibiz ?
C: Evet.
S: (L) Aynı zaman da kuş genetiğine de mi sahibiz ?
C: Evet.
S: (L) Ve bu bizim fiziksel bağlantımız ya da temelimiz mi ?
C: Evet bio-mühendislikle yaratılmış 3. yoğunluk varlıkları olarak sizler, fiziksel gerçeklik içerisinde etrafı
saran açık büfe cennetinde ön tarafta bulunuyorsunuz.
------------------------------------------------------------

Bilgi korur sözünü çok kullanıyoruz, bazen gerektiğinden fazla gibi gelen tekrarlar insanların o anlatılanla ilgisini kestirecek kadar bıktırıcı olmakta ,K.ların işaret ettiği manada "bilgi korur" ifadesi bence bambaşka bir konumda tanımlanmalı ,gerçekten her yeni bilgiye doğru uzanan farkındalık hali insanı bulunduğu ortamdan sanki uçuracak gibi, enerji yaratıyor,

Farkındalık konusundaki hassasiyetin insanın hangi ortamda olursa olsun algılamasını değiştirebilecek bir mental kabiliyetimizin olduğunu hatırlamak diye de tanımlayabiliriz, bu ne demek,

Şu veya başka bir sebeple alevlerin içinde fizik bedeniniz yanıyor siz biraz acı çeker çekmez farkındalığınızla fiziği terk etmek istiyorum dediğinizde bu isteğinizin hemen oluşabileceğini katiyetele biliyor ve inanıyorsanız bu husus gerçekleşir yoğunluğunuz otomatik olarak değişir astral aleme geçer oranın fiziksiz mutluluğunu yaşarsınız ,

O çok tavsiye ettiğim bilgilerimize pik yaptıran "Ruhların Yolculuğu" kitabin başlangıcında bir pasaj,

----------------------------------------------------------

Dr. N: Ok canını çok mu acıtıyor?
D: Evet... ucu gırtlağımı deldi... Ölüyorum (denek eliyle boğazını tutarken fısıldamaya başlıyor). Nefesim kesiliyor...kan damlıyor... Will (kocası) beni tutuyor... sancı... korkunç... Şimdi dışarı çıkıyorum... bitti işte...
Not: Bedenleri büyük bir acı çektiği zaman, ruhlar sık sık fiilen ölmeden az bir süre önce bedenlerini terk ederler. Onlara hak vermemek elde değildir.
--------------------------------------------

Ve kasyopyadan devam,

--------------------------------------------------------------------
S: (L) Çoğu kaçırma eterik ama insanlar bunun farkında değil yani. Ve melatonin, dünyadışı varlıklar tarafından konan blokajları kaldırarak, insanların meydana gelen şeyin farkına varmalarını sağlıyor, öyle mi?
C: Aynen öyle.
S: (L) Ve daha fazla farkında olarak, bu farkındalık yoluyla kaçırılma sürecini durdurma şansları mı oluyor?
C: Daha da önemlisi hasarın azaltılması. Bilgi korur.
S: (L) Bu çok garip. Arkadaşımız ayrıca şöyle yazmış: "Geçen gün aklıma gelen bir düşünceyi daha belirtmek istiyorum. "Cliffhanger" (Dağcı) filminin fragmanını seyrederken aklıma geldi. O fragmanda, Stallone donmuş bir su havuzundan fırlıyordu ve buzlar havada uçuşuyordu. O anda farklı enerji hallerini düşündüm. Buz donmuş sudur. Fizik derslerimden hatırladığım kadarıyla, donma, titreşen parçacıkların kinetik enerjisinin alınması gibi birşey. Mutlak sıfırda parçacıklar titreşmeyi tamamen kesiyor. Buharda ise tam tersi. Ekstra kinetik enerji ekleniyor ve parçacıklar çekim bağlarından kullanarak buhara dönüşüyor. Yükselme de biraz ekstra enerjinin eklenmesi gibi olabilir mi? Her birey daha yüksek bir seviyede titreştiği için, çekim bağları ve diğer sınırlar anlamsızlaşıyor. Peki ya enerji seviyelerini ve titreşimi belirli bir yerde olamayacağın kadar arttırmaya devam edersen? "Zamandaki" herhangi belirli bir noktada HERYERDE olursan? Bireysel parçalar arasındaki farklar ortadan kalkar ve BİR/BİRLEŞİK olursun. YA O ENERJİ  BİLGİYSE?? Daha faza bilgi ekledikçe, ruhun daha enerjik hale geliyor." Bu varsayımlar doğru yönde mi gidiyor? Bilgi enerji mi veya enerji bilgi mi? Bilgi eklediğin zaman enerji mi eklemiş oluyorsun?
C: Enerji bilginin bir bileşeni, evet.
-----------------------------------------------------------

Yakın zamanda ve özellikle corona virüs yalnızlığında Montauk deneyine tabi olanların aktarımlarını görüyoruz ,eliminasyon ve doğrulama için doğru bir öneri fark ediliyor,

--------------------------------------------------------------------
S: (L) Benzer bir konuda bir soru. İnternette konuştuğumuz çeşitli insanlardan duyduğum birşey. Çok sayıda insanın Montauk anıları bilinçaltından yükseliyormuş. Yani bu insanlar "uyanıyorlarmış." Montauk deneyinden hayatta kalanlardan biri olduğunu iddia eden bir sürü insan var. Bu adeta bir alt-kültür haline geldi. Bu mümkün mü? Bu kadar çok insanın...
C: Hayır.
S: (L) Peki bu insanlar neyi hatırlıyor? Anladığım kadarıyla çok samimiler ve o "Montauk deneyi" anılarına gerçekten sahip olduklarından eminler.
C: Bazıları, ama çoğu değil.
S: (L) O deneye katılmamış olanlar bilinçli olarak yalan mı söylüyor, kaçırılmalarla ilişkili perde anılar mı onları yanıltıyor, buna inanmaları için onlara bir tür programlama mı yapıldı, yoksa sadece "ilgi çekmelerini sağlayan" bir tür histeriye mi kapıldılar?
C: En yakını sonuncusu.
S: (L) Aralarında hangilerinin doğruyu söylediğini keşfetmenin bir yolu var mı? Söyledikleri şeylerin herhangi birini doğrulama konusunda herhangi bir ipucu?
C: Bariz değil mi? İlgili şahısların geçmişini iyice araştırın; bağımsız üçüncü tarafların hatırladıklarına dayanarak. Eğer ilgili bir şahıs Montauk'a yakın herhangi bir yerde hiç yaşamamışsa, muhtemelen orada hiç bulunmamıştır.

-------------------------------------------------------

Beklentinin ve arzulu düşünüşün ne kadar boş olduğunu ,gerçekte vaz geçmekte zorlandığımız ve sanki yaşamsal bir mecburiyet gibi görüp terk edemediğimiz bu hallerin bir bilgi ile yeni bir farkındalık anlayışı ile nasıl çürütüldüğünü gösteren alıntı,

Sonuçta içgüdüye davranan saf davranış ve beklentisizlik ancak bu bilgiyi özümsemekle mümkün olur ,zira hedeflediğimizin içinde başka var oluş düzleminden kendimize doğru etkiler var,

-------------------------------------------------------
S: (L) Yani bir BH geleceğinin ortaya çıkması için en iyi yol, yaptığımız HERHANGİ birşeyin bir öneminin olmasını beklememek mi? Çünkü eğer yaptığımız şeyin bir fark yaratmasını beklersek, o zaman fark yaratmayacak. Bu arzulayış. (A) Yaptığım işin faydalı olacağını düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi! (L)Ben de öyle, çünkü bunu YAPIYORUM. Kendim oluyorum. Ama beklentiyi kesmemiz gerekiyor. Zaten içimizde olan şeyi, bir öneminin olup olmamasını beklemeden yapıyoruz.
C: Ve yaptığınızı yapıyorsunuz çünkü durumu bildiğiniz bir başka varoluş düzleminden kendinizi bunu yapmak üzere yönlendiriyorsunuz. Mevcut farkındalık düzleminde bulunduğunuz yerde, tamamen değilse bile büyük ölçüde bilinçsizsiniz.
S: (L) Yani BU realiteyi başka bir realite seviyesinden yaratıyoruz, öyle mi?
C: Yakın.
S: (L) Şu andaki gerçeklik seviyemizde, geleceğin realitesini yaratma konusunda ne kadar girdiye sahibiz?
C: Yaklaşık olarak, küçük bir çocuğun, bindiği uçağı nasıl süreceğini düşündüğü sırada sahip olduğu kadar farkındalığa sahipsiniz.

------------------------------------------------------------

S: (L) Bu akşamki ilk sorumuz ---- County'den VB adlı kişinin sorusu. Şöyle yazıyor: "SV ile ilgili olarak, görünüşe göre kötü bir uçak yolculuğu sırasında, yolculuk boyunca uyumuş olmasına rağmen, Kasyopyalılar onun uçağı emniyette tuttuğunu söylemişti. Onunla ilgili diğer bazı şeyler de onun "iyi adamlardan" biri olduğu yönündeydi. Ama tuhaf bir şekilde hayatı parçalanıyordu. İçiyordu ve kara büyüyle uğraşan insanlarla bağlantıları vardı. Sorum şu: Sizce veya K'lere göre o bir 4. yoğunluk Nordik mi?"
C: Hayır.
S: (L) Onun bizim gördüğümüz en cesur insan olduğunu, kanun dışı motorsiklet çetesini çökerttiğini vs söylemiştiniz. Tüm bu şeyler onunla ilgili belirli bir kalıbı anlayabilmemi sağlamak için verdiğiniz birer ipucu muydu, yoksa tüm bunlar gerçekten doğru muydu?
C: Gerçek farklı bir seviyede yatıyor.
S: (L) Yani onun başka bir yoğunluk seviyesinde "iyi adamlardan" biri olduğunu, ama bu yoğunluk seviyesinde derin bir ilüzyonda olduğunu ve kullanıldığını mı söylüyorsunuz?
C: Evet, ama farklı bir yoğunluk değil, bu yoğunluğun başka bir seviyesindeki farkındalık.
S: (L) Onun bu diğer bilinç seviyesinin gelip onun olağan bilincine işleme ve hayatını alt üst etme ihtimali ar mıydı, veya var mı?
C: Evet.

--------------------------------------------------------

S: (L) Liste üyelerimizden birinin bir yorumu: "Gerçekliğimiz neyin doğru olduğuna inandığımıza bağlı. Neye inandığımız ne algıladığımıza bağlı. Algımız ne aradığımıza bağlı. Ne aradığımız düşüncelerimize bağlı. Ne düşündüğümüz bilgelik durumumuza bağlı. Bilgeliğimiz farkındalık durumumuza bağlı. Farkındalığımız sezgimize bağlı. Sezgimiz ruh olgunluğumuza bağlı. Ruh olgunluğumuz tek sonsuz zekayla ilgili imgelemimize bağlı. Tüm imgeler bu zihnin hologramları. Orijinalin birer kopyasıyız." Bu, gerçekliğimizin doğru bir temsili mi? 
C: Yakın. İlişki zincirlerinden biri, ama hepsi değil. Bağımlı ilişkiler bundan çok daha karmaşık.

----------------------------------------------------------

Yedinci yoğunluğun insan bilinci üzerinden diğer var oluş unsurları ile bilinci bir nevi ara yüz olarak kullanıp ilişki kurduğu hakkında evvelce yorumda bulunmuştuk,bilincin son derece önemli olduğunu farkındalık yolunda açılımlara bağlı olduğunu da bu anlatımlarımızla genişletmeye çalışıyoruz,

Ortada takıntılar yoluyla kullanılamayan veya bunu aşmayı becermişlerin unsuru olan bilgi var ,kısaca var oluş dediğimiz şey evrende enerjinin herekete geçirilmesi yoluyla mozaiksel bir işleme tabi olan bilginin sergilenmesidir ,

Bu da insan bilincinin herekete geçirilmesi ile gerçekleşen bir husustur ,fizik yoğunluklardaki maddenin illüzyonik olarak yaratılmış olan kısımlarına takılıp onun duyumsama konusundaki sahte zevklerine esir olan bir KH davranışı görüyoruz ,burada takılı kalmak ve bu ilkesizliği devam ettirmek istiyorlar ve ironik olarak diğer taraftan da bu denge için de gereklidir ,yani pozitif yollara açılım ve genişlemek için daraltmak kök noktalara doğru sürüklemek isteyen bir kuvvetin de vereceği ivme gereklidir ,

Konuyu bu yönden almak değerlendirmek bir nevi farkındalık kazanmaktır,

KH nin bu takıntılığı sürdürmek için yaptıklarını biliyoruz ,Orion genel deneyim prensibi içinde Atlantisin torunları Sümerler yoluyla DNA sı kısıtlanmış insan formları olarak kısa döngü başlatılmış ve bizler de şu veya bu sebeple karmik olarak oluşmuş bu insan formlarındanız,

KH nin genel davranışlarının ve insan olarak bizleri takıntılı bir yaşam sürmek için neler yaptıklarını ve üst yoğunluk teknolojisi olarak davranışlarından kısım kısım da olsa haberdar olmaya başladık,

Bunlardan kurtulmanın en önemlisi o ilahi zekanın sergilendiği  DNA daki kapatılmış bölümleri açabilmek

Bilgiye doğru gitmeye samimi ve içten çaba göstermek , bizleri ökse otu gibi bu yoğunluğa bağlamaya  normal olarak empoze edilmeye çalışılan yaşam hallerinden kurtulmaya bazen yetmiyor,

İrkilmek ve bulunulan deve kuşu gibi başı kuma sokmaktan kurtaracak başka etkiler gerek ,

O da bedene biraz zor gelecek olan stres ve acı oluyor ,

Eskilerin sözlerine dikkat et, onlar bilge genidir
Ama bastıkları yerden gitme, zaman eski değildir
Zoru seç, koru tut gerekirse,
Yansa bile ellerin ,gelen yeni deridir.

----------------------------------------------------------

C: 7. yoğunluk sizin üzerinizden bölümlerle/parçalarla etkileşiyor.
S: (R) Yani biz gerçeklikle 7. yoğunluk üzerinden etkileşmiyoruz, tam tersi. 7. yoğunluk bizim üzerimizden bölümler kavramıyla etkileşiyor. (A) Bu şekilde işliyor. (L) Biziz. (R) Arayüz biziz. (R) Elbette, hıh! (L) Bir V-8Q alabilirdik! (ç.n. ?) (A) Konu ile ilgili doğru anahtar kelimeleri araştırırken Matti Pitkanen'e rastladım ve okumaya başladım. Aklımda olan ve K'lere sorup aldığım yanıtların hepsini içeriyordu... (L) Dan Winter da öyleydi. (A) Matti bir fizikçi! (L) Kendi iddiasına göre Dan Winter da öyle! (A) Offf! Matti tüm doğru bileşenlere sahipti, matematik biliyordu; p-sel sayıları ondan öğrendim. Kompleksifikasyon, boyutlar, hatta kuantum sıçramaları. Matti tüm bu doğru anahtar kelimelerle nereye varıyor? Rolü nedir? Tüm bu doğru şeylerle rezonansta olmasını sağlayan nedir? Bu tür insanlar ne yapıyor, bu şeylere nasıl varıyor,anlamıyorum.
C: Acı çekmek, DNA reseptörlerini açan nöro-kimyasalları harekete geçiriyor.
S: (A) Acı çekmek istemiyorum. (L) Buna özel bir acı çekme icat etmemiz gerekiyor. (gülüşme) Bu Vincent Bridges işinde Temmuz'dan Ocak'a kadar çektiğimiz acıyla çok zekileşmiş olmalıyız. Ama artık başka enfeksiyonlar yaşamak istemiyorum. Bu doğru bir acı çekme yöntemi değil. Belki de nöro-kimyasalların etkinleşmesinin kanıtıydı! ...Ark da ben de çok zorlu bir enfeksiyon geçirdik. Ciddi antibiyotikler almak zorunda kaldık. Ağrı korkunçtu. Bu enfeksiyonların nedeni neydi? 
C: İlk açılış stresti. İkinci kısım, yönlendirilmiş negatif enerji dalgasıydı. Üçüncüsü, bu frekansla etkinleştirilen bakterilerdi. Sonuç, sisteminizin verdiği tepkiydi, ki faydalı bir tepkiydi.
----------------------

Şimdilik yine burada kesiyorum.


Tgur

#979
FARKINDALIK DEVAMI  IV

S: (I) Bazılarımız son zamanlarda Zulu halkının, Zulu dilindeki anlamıyla Işık Savaşçıları olmaları fikrini tartışıyoruz. Bu fikrin bir temeli var mı gerçekten?
C: Bir anlamda, ama tam olarak düşünüldüğü şekilde değil. İnsan grupları, küreselden ziyade kozmik anlamda enerji portallarını temsil ediyor. Işık savaşçıları kozmik bir seviyedeki "konektörler."
S: (L) Neyle ne arasındaki konektörler?
C: Tıpkı kapasitörler gibi geçiş enerjisi çeviricileri!
S: (L) Kapasitör nedir? (M) Elektriksel olarak, akan bir enerjinin toplanıp boşaltılması; enerjiyi biriktirip ani bir enerji patlaması şeklinde bırakma. Kapasitörler küçük miktarlarda enerjiyi uzun bir süre biriktirdikten sonra çok büyük enerjiler bırakabilir. Akümülatör de deniyordu. (J) Geçiş derken?
C: Sizin mekan/zaman sektörünüzün geçişi.
S: (I) Yani Işık Savaşçıları... Enerji biriktiriyorlar ve belirli bir noktada bizim geçişimize yardımcı olmak için...
(S) Geçiş için gerekli enerjiyi mi sağlıyorlar?
C: Kısmen. Enerjiyi yönlendirmek için ne kadar çok farkındalık üretmeyi başardığınıza bağlı.
S: (I) Zulular, Işık Savaşçıları. Bu genetik bir işlev mi?
C: Aşağı yukarı.
S: (L) Biliyorsunuz, K'ler beklemediğiniz bir yanıt veriyor ve ne yapacağınız size bağlı. Hepinizin önceden belirlenmiş bazı kavramları var ve onlarla ilgili küçük bir onaylama alacağınızı düşünüyorsunuz ve sonra birden verdikleri yanıtlarla bunu reddediyorlar. (S) Ama bu tamamen yeni bir kavram... Belki de değil. (I) Zulular ve diğer siyah insanlar Dünya'yla daha uyum içindeler... Ve K'ler diyor ki, bu gezegensel enerjiyi yönlendirmek için ne kadar farkındalık üreteceğimiz bize bağlı. Yani eğer bu farkındalığı üretmezsek, farklı türde bir enerji mi dönüştürüyor olacaklar?
C: "Ay'a besin olabilirler" veya ruha besin olabilirler.
(ç.n.: "ay'a besin olma" kavramı sanırım ilk kez gurdjieff tarafından geliştirilen bir fikir. genel olarak insanın, doğasının düşük/mekanik yanlarına teslim olmasını ifade ediyor gibi görünüyor. ama doğrudan ay'ın dünya üzerindeki etkileriyle bazı ilişkilendirmeler de yapılıyor ve başka açıklamalar. araştırılıp tartışılabilecek bir konu.)
S: (I) Uzun zamandır Ay'a besin oluyorlar zaten. (L) Herkes de öyle. (S) Hepimiz için geçerli olan birşey. Peki onların herhangi bir özelliği, diğerlerinden bir farklılığı var mı?
C: Kesinlikle.
S: (J) Genetikleri. Genetiklerinin bir neticesi... (A) Benzer yapıda başka bir millet veya kabile olup olmadığını sormak istiyorum. (S) Evet, belki de dünyanın her bölümünde bu nitelikte bir kabile falan vardır.
C: Mouravieff'in söylediği gibi bir "spektrum" var, ama Zulular bir tür monoton ton oluşturuyor. (ç.n.: "Drone" tone, diye geçiyor orijinalde)
S: (S) Bu onların kasıtlı olarak yaptıkları birşey mi, yoksa bilinçli olmayan bir şekilde mi?
C: "Temsil ettikleri" 4. yoğunluk enerjilerinin bir işlevi.
S: (A) Pekala, yani bu bir monoton ton. Armoni bilimindeki temel, ana ton. Bu altyapı üzerine müzik oluşturuyorsun. (L) 'Drone' var, bas var, melodi var. (J) Mouravieff'teki gibi bir spektrumun mevcut olduğunu söylüyorlar. Geçiş için ışık taşıyan veya ışık görevi görebilen bir genetik spektrum. Bunun nasıl...(L) Bence bir ruh tonundan bahsediyorlar. (I) Zuluların o kendine özel şarkı söyleme biçimi, o monoton tonu mu sembolize ediyor?
C: Evet, tıpkı tüm gerçekliğin, başka oluş seviyelerindeki ve "derinliklerindeki" şeyleri sembolize etmesi gibi. Zulular için "atalar" aynı zamanda "gelecek benliklerdir." Bunlar, sizin kültürel bağlamınız için aşina olmayan anlamlar taşıyan terimler.

-----------------------------------------------------------

Afro Amerikan denen siyah derililerin USA daki o bitmeyen ırksal çatışmalardaki durumları ve beyazların akıl almaz zalimlikleri bu Korona günlerinde tekrar sahneye çıktı ,

Adeta eskiyle yüzleşen o esir ticareti ve 200 yılı alan bir asimileme hareketinin tam oturmamasının yeni bir anlayış platformuna çekilebileceği zamanlar yaşıyoruz,

Bu hal pek tabii dünyayı da etkileyecek belki Fransa ihtilali gibi yerleşik düzenlerin yeni bir şekle gelmesini sağlayabilecek hallerin evvelindeki kaos karışıklığı gibi ,zira Korona dolayısiyle oluşan belirsizliklerin nasıl bir insani gelecek getireceği şimdilik meçhul,

Siyah derili hareketin vasıtası ile Zulu hakkındaki alıntıyı şimdi tekrar almamdan kasıt (zira hem Zulu hem de "aya besin olma" konusunda evvelce oldukça fazla durduk )"drone"(monoton) ton  hakkında başka gerçekliklere geçmek ,

Monoton ton karakteri ve atalar üzerindeki hassasiyet yoluyla K.ların bize aktarmaya çalıştıklarını anlamaya çalışmak,
DNA mıza da işlenmiş olan ve ayrıca KH mahareti ile benliğimize iyice yerleşmiş olan lineer zaman anlayışı dışındaki "başka oluş seviyelerindeki ve derinliklerindeki" hali tanımlamak,

Sanırım alıştığımız yön ve zaman mesafe olgusunun dışındaki bu anlayışı gerçekleştirmek üzere özel farkındalık alıştırmaları yapmamız gerekir, bunu da ancak böyle bir halin olduğu kabulü ile başarmaya başlamalıyız ,

Zulu melodilerindeki o monoton tonun özümsenmesi ve atalar konusunun gelecek benlikler olarak düşünülmesi gibi parametrelerimizi var saymalıyız, yani monoton tonun o devamlılığı ile oluşmuş her şeyin belirli bir tek platformda olan derinlik anlayışına geçmek,
Yazarken bile zorlanıyorum ama düşüncemiz üzerinde o acı veren illüzyon dışına bakma eksersizleri uygulamamız gerek, bunu da "3Y i fazla kazmayın" sık gündeme getirdiğim K. ifadesi üzerinde düşünmeliyiz,

Drone tonun genel tanımını  üzerinde yeniliklerin işleneceği boş olan tuvalin üzerine renkler şekiller kazandıracak yeni bir şeyler yapma zamanı geldiği şeklinde bir açılım hissi vermesi olarak yapmak istiyorum,

Bu tabiiki evvelce yapılmış işlenmiş olan var oluş hallerinin hepsini çöpe atıp yeniye bakmak şeklinde insafsızca bir bakış olmamalı ,olan her şeyin bir değeri var , bilince tekrarlanması halinde zarar verebilecek dersleri kapsadığı gibi yeni güzelliklere temel olacak unsurları da ihtiva ettiği hatıra gelmelidir,

Bunun için kaos hali içinde olduğumuzu ve kaosun ne olduğu nelerin başlangıcı olduğu üzerinde evvelce durduk,ama en azından "yeni yaratımlardan evvelki kaos" ve bunda insan faktörünü hatırlamamız lazım,

------------------------------------------------------------
C: Pek sayılmaz. İnsan faaliyetleri kozmik süreçleri yansıtabilir.
S: (L) Eskiler ilahi iradeden bahsederken, tarihsel olarak meydana gelen şeylerin ilahi iradenin bir sonucu olduğunu söylediklerinde, belki de çok yanılmıyorlardı?
C: Evet
S: (L) Yani bazı şeyler öylece oluyor ve bizim yapabileceğimiz hiçbir şey bunu değiştiremez.
C: Evet
S: (L) Gerçekleşmesi gereken kozmik süreçler var ve biz de insanlık olarak büyük planında küçük patatesleriz aslında.
C: Evet, öyle!
S: (L) Bu konu üzerinden mi devam etmek istiyoruz?
C: Evet
S: (L) Bu bize mi bağlı?
C: Evet
S: (Galatea) Bize bir ipucu vermeye çalışıyorlar. Düşünmek için beyinlerimizi kullanmaya çalışıyoruz... (Perceval) Son cevap "İnsan faaliyetleri kozmik süreçleri yansıtabilir." şeklindeydi. Peki şu anda insan faaliyeti bakımından neler oluyor da biz... Yani, o faaliyetleri tanımladığımızı varsayalım; bu faaliyet süreci neyin bir yansıması?
C: Yaratımdan önceki kaos.
S: (L) Yani şunu mu söylüyorsunuz: Bir kaos sürecindeyiz çünkü yapı taşlarının bozulması gerekiyor ki onları yaratıcı bir süreçte tekrar kullanabilelim? Mecazi anlamda tabi.
C: Evet
S: (L) Forumdaki çeşitli etkileşimler nedeniyle aklımda olan bazı soruları gündeme getiriyor bu. Pek çok insan Dalgayı beklemek istediklerinden bahsediyor. Hatta bir kişi demişti ki, eğer Dalga'nın tarihini biliyor olsaymış, kendi üzerinde çalışabilirmiş ama öyle bir tarih olmadığı için, bunu yapmanın da bir anlamını göremiyormuş.
C: "Dalga" bir süreç halinde gerçekleşiyor. Ölçek ilkeni hatırla.
-----------------------------------------------------------------------
S: (L) Bu bana birşey hatırlattı! Neden sürekli mühendis ve bilgisayarcı tiplerle karşılaşıyoruz? (A) Bilgisayarcı tipler, açık: bir tek onlar vakit buluyor! [Gülüşmeler] (L) Bence K'ler mühendis gibi tiplere gerçekten çekici geliyor. (AJ) Polonya'da birkaç yıl boyunca aynı yerde ortay çıkan ekin çemberlerini sormak istiyorum. Son defasında insanlar kameralarını almış orada hazır bekliyorlardı. Bazı oluşumları ve geceleyin garip ışıkları çekmeyi başarmışlar. Pusula ibreleri hareket etmiş vs. Adamın bir tanesi bana mektup yazdı ve ekin çemberleri yapan gerçek bir UFO gördüklerini söyledi. (L) Herhangi somut cisimler çekmişler mi? (AJ)Sadece ışıklar. Tabi bu üç yıla yayılan bir fenomen ve bu süreçte bu ekin çemberlerinin aynı yöntemle yapıldığının bir garantisi yok. Soru şu: bu çemberleri kim yaptı?
C: Bilinçli zihinlerinin bir başka seviyedeki "psişik" bir farkındalık itkisini mantıksallaştırmış olması, haklı oldukları anlamına gelmiyor.
S: (L) Yani bu şahısların meydana gelen şeyle ilgili olarak başka bir seviyede psişik bir etki veya farkındalık deneyimlediklerini, bu nedenle birşeyin ortaya çıkmak üzere olduğuna dair bir ipucu sezdiklerini ve sonra da buna dair mantıksal bir açıklama türetmeye çalıştıklarını söylüyorsunuz, öyle mi? Ve bu mantıksallaştırma doğru olabilir de, olmayabilir de. Yani o farkındalığı deneyimlemeleri ve sonra da gökte ışıklar görmeleri, o ışıkların mutlaka UFO olduğu anlamına gelmiyor...
C: Evet.
S: (AJ) Anlamıyorum. Bu ekin çemberleri mevcut sonuçta. Bunları yapan birşey var. Nedir o?
C: Düşünceler.
S: (BT) Gözlemciler mi, başkası mı?
C: 6. Yoğunluk.

------------------------------------------------------------

Yukarıdaki alıntıda ekin çemberlerinden bahisle "psişik" farkındalık konusu üzerinde aydınlatma var, kısaca dünya subjektif mantığına kapılmış bireylerin çıkarmış oldukları değerlendirmelerin nasıl bir yanlış anlamaya yol açtığını görüyoruz,

İşte düşünce üstüne çıkmak şeklinde alışılmış kalıpların da hüküm sürdüğü kavramların olabileceği inancının bir şekilde tarifi, olan şeyi dünya illüzyon kısıtlamaları ile değerlendirmeye çalışan bilinç yorumlarında yaya kalabilir ve tarif edilemez neticelere uğrar "flıght 19" olayında olduğu gibi ,uçakların enkazlarının araştırılmalar  hakkında akıl almaz neticeler doğuran bilgiler ve sonucu bir yerlere bağlayamama durumu ortaya çıkmıştı, çok ilginç olduğu için buraya alıyorum,

---------------------------------------------------------

C: Şimdi Flight 19 hakkında biraz daha bilgi. Birkaç yıl önce bir grup araştırmacı o uçakları bulduklarını iddia etmişlerdi ve sonra da iddialarını geri çekmişlerdi, hatırlıyor musunuz?
S:(L) Evet. [Herkes katılıyor.]
C: Bu sizce ilginç geldi mi?
S:(S) Evet, çünkü buldukları uçaklar kayıp olduğu bildirilen uçaklar değildi. (T) Evet. (L) Bunda ilginç olan nedir? (J) Neden iddialarını geri çektiler? (S) Buldukları uçaklar neydi?
C: Evet, olayın ayrıntılarını ve araştırma grubun üç üyesinin nasıl bir psikiyatrik yardıma ihtiyaç duyduğunu bilseydiniz...
S:(L) Anlatın!
C: Sabır, anlatıyoruz ama kavrayabilmeniz için yavaş olmamız gerekiyor.
S:(T) Araştırma grubundan üç kişi psikiyatrik yardıma muhtaç hale mi geldi?
C: Buldukları şey, tanıma uyan beş uçaktı ve okyanusun dibinde mükemmel geometrik bir şekilde "dizilmişlerdi" ama seri numaraları uyuşmuyordu.   
S:(L) Uçakların geometrik dizilimi önemli mi?
C: Şimdi, ilk gizem: beş Avenger uçağının kaybolmasına dair başka bir olay yoktu. İkincisi: Uçakların iki tanesinde, üzerinde numaraların bulunması gereken panellerde "hiyeroglifler" vardı ve paneller tuhaf bir ışık yayıyordu. Üçüncüsü: Uçaklardan birini yukarı çıkarmaya çalışırken, halata bağlı olan bu uçak gözden kayboldu, sonra tekrar göründü, sonra tekrar kayboldu ve sonra tekrar göründü ve sonunda halattan kurtularak tekrar dibe düştü. Dördüncüsü: Keşif dalgıçlarından üçü, dipteki uçaklardan birinin içinde geçici olarak 2. Dünya Savaşı'ndan canlı insan görüntüleri gördüler ve bunu kamerayla kaydettiler. Son olarak: O zamandan beri uçaklardan üçü kayboldu. Tabii ki tüm bunlar bir sır olarak saklanıyor!
S:(S) Acaba o uçaklar nereden geldi? (L) Evet!
C: Paralel gerçeklik. Gördüğünüz gibi, birşey başka bir gerçekliğe geçtiği zaman, "düşünce düzlemi" diyebileceğimiz bir duruma girmektedir ve o gerçeklik yanlış algılandığı sürece pencere açık kalmakta ve her tür olasılıkla ilgili algılar geçici olarak somut gerçeğe dönüşmektedir; çünkü düşünce düzlemi maddesi her zaman akışkandır.
S:(L) Yani gördükleri şey, paralel bir gerçeklikten bir pencere aracılığıyla bizim gerçekliğimize giren bir "Flight 19" muydu?
C: Yakın.
S:(L) Bu, bizim "Flight 19"u kaybetmemizle ilişkili miydi? Gerçeklikler arasında bir değişdokuş mu oldu? C: Gerçekliği etkileyen şey düşünce kalıplarıdır. O pencere açıldığında, geçici olmakla birlikte tüm düşünceler fiziksel gerçeklik haline gelebilir.
S:(L) Yani orada o dalgıçların ve araştırmacıların düşünceleri fiziksel gerçeğe mi dönüştü?
C: Ve diğer herkesin.
S:(T) Araştırmadaki herkesin mi?
C: Gezegendeki herkesin.
S:(T) Araştırmacıların o uçakları bulacağına inanmayanların düşünceleri bile mi?
C: Evet. Araştırmacılar bulmayı umdukları şeyi buldular, ama herkes haberi duyduğunda, ortaya çıkan hakim düşünce kalıbına göre başka şeyler meydana gelmeye başladı.
S:(L) Yani biri bulunan şeyin Flight 19 olduğuna inandığında göründü ve biri inanmadığında da kayboldu, öyle mi?
C: Evet.
S:(J) Aman tanrım! (T) Ben habere inanmamıştım... (L) Demek haklı çıktık! (F) Zavallı üç adamı hastanelik ettik. (T) Uçakların görünmesinin nedeni... (L) Hayır, sanırım araştırmacılar o uçakları aramaya gittiler ve orada bir pencere olduğu için... (T) ...uçaklar tam görmeyi bekledikleri biçimde karşılarına çıktı...Normalde o şekilde dibe inmiş olamazlardı. Araştırmacılar bundan birşeyler anlamalıydılar. O uçakların dipte düzgün bir dizilimde bulunduğuna dair haberi duyduğumda bu kafamı karıştırmıştı. (F) Birşey dibe batsa bile o şekilde inip sıralanmış olamaz. (T) Kayıtları araştırmaya başladıklarında sahil boyunca şimdiye kadar o uçaklardan 200 tanesinin düştüğünü öğrenmişler. O uçaklardan birini bulduğunu iddia eden bir adam vardı. Ama bulduğu şey Flight 19'daki uçaklardan biri değildi. Bir mekiğin parçalarıydı.... (L) Bu bana Challenger kazasını hatırlattı. Suya çarptıklarında astronotlar hala hayatta mıydı ve çarpmadan sonra herhangi bir süre boyunca hayatta kaldılar mı?
C: Dördü hayattaydı ama suya çarpma anında öldüler.
S:(L) Bermuda Üçgeni'yle işimiz bitti mi? (T) Bir sorum var. Flight 19'u aramaya giden PBA uçağına ne oldu?
C: Hala Avenger'leri bulmaya çalışıyor.
S:(T) Flight 19'la aynı paralel gerçeklikte mi?
C: Evet. 
S:(T) Onları bulacak mı?
C: ?
S:(L) Flight 19'un mürettebatının algısıyla, aradan ne kadar süre geçti?
C: Hiç.
S:(J) Yani hiçbir fikirleri yok. (S) Merak ediyorum, acaba bizim zamanımıza mı dönecekler, yoksa kendi zamanlarına mı dönecekler?
C: Sizin algınız.

-----------------------------------------------------------

Her ne kadar K.lar rüya konusu ve özellikle Lucid Rüyalar hakkında "eğlence" tanımı koysalarda onu sadece bu tip rüya üzerinde fazla oynamayın demek istedikleri olarak alyorum zaten aktarımdaki sorulardan bir "bunu realitemize aktaralım mı "sorusuna karşılık ilgili cevabı vermişler,

Ancak genelde Rüya kavramıyla hayatının hemen hemen uykuyla yarısını geçiren insanlığın düşüncelerini nasıl olupta insan yaratımı olan "illüzyonlar kalıbı" içine sokmak ve ondan çıkamamak olduğuna pek anlam veremiyoruz, yahut ben anlayamıyorum,

Olağan üstü denip kaçınılan metafizik olgulardan  biridir rüya görmek ve böylece bilinçaltı ile dengelenmek, zira bu yolla ortaya dökülenleri  takıntılardan kurtulamayan dünya bilim cetvelleri ile ölçemezsiniz,

--------------------------------------------------------------------

S: (L) Tamam, şimdi çeşitli insanlar adına çeşitli sorularımız var... (Laura'nın notu: kişisel soru ve yanıtlar silindi.) ...   Lüsid rüyanın tam olarak ne olduğunu öğrenmek istiyorum.
C: Diğer sistemler kapalıyken kısmen bilinçli farkındalık ve bilinçaltının sızıntısı. Hipnogojik veya hipnopompik veya "diğer" hallerde olabilir.
S: (L) Bilinçaltında neler olduğunu öğrenmek veya realiteni değiştirmek gibi birşey için faydalı bir hal mi bu?
C: Temel olarak eğlence için faydalı olabilir.
S: (L) Yani lüsid rüya denen şeyin pratiğini yapmaktan elde edilebilecek çok önemli faydalar yok yani, öyle mi?
C: Doğru.

-------------------------------------------------------------------

Bu alıntı da rüyalar hakkında daha geniş bilgi vermekte ,karmik geçmişte çözülememiş bazı olayların rüya yoluyla bir nevi temizlenmesi ve kişiye başka tip acı verecek olgular yaratmadan enerjisini illüzyonik takıntıların dışında yani artık 3Y i fazla kazmadan daha geniş evrensel konularda kullanması farkındalığını arttırması yönünde bir yol açması ferahlatması olarak kabul edilebilir ,

-----------------------------------------------------------

S: (L) Bu konu hakkında başka sorusu olan? Sorulması gereken herhangi bir husus? (Ark) Sanırım ben şanslılardan biriyim. (C---) Evet, ben de. (L) Yapmanız gerekeni azar azar yaptınız. (Keit) C---'deyken ben de çıldırıyorum sanmıştım. Şimdi iyi sayılırım. (A---) Ben geçen gece korkunç bir deneyim yaşadım. Joe ilebirlikte programı uyguluyordum ve birden, işkence gördüğüm bir vizyona girdim. Tırnaklarım sökülüyordu ve bunu durduramadığım için ağlamaya başladım. Çok travmatikti. Böyle birşey ilk kez başıma geliyor. (DD) Programı ilk kez yaptıktan sonraki gece bir rüya görmüştüm. Tehlikeli bir adamla birlikte bir senaryonun içindeydim. Polis veya ordu gibi birşey tarafından takip ediliyordum. Ve bu kötü şahıs beni boynumdan yakaladı. Elinde ince telden yapılma bir kanca vardı. Kancayı sağ taraftan böbreğime soktu.Sonra geri çektiğinde, kanca bir elektrikli şok aleti gibiydi. Sabah yaklaşık saat 6'da çığlık atarak uyandırdım kendimi. Hayatım boyunca gördüğüm en garip rüyaydı. Ciğerlerimin yettiği kadar çığlık atarak kendimi uyandırdım. Tekrarlanmadı neyse ki. (L) Forumdaki insanların yaşadığı bu gerçekten üzücü rüya ve deneyimlerin bir bölümünün dayandığı belirli bir neden var mı?
C: İlgili geçmiş yaşamların sonunda çözülmeden kalmış acı ve sıkıntıların anıları. Maalesef bu tür bazı deneyimler acı verici, ama bu yöntem, bu amaca yönelik yöntemler arasında en az travmatik olanı. Karanlık rüyalar sistemden temizlendikten sonra herşey daha iyi olacak. Takılınacak ilüzyon kancaları olmayacak.
S: (L) Yani o zaman gizli, görünmeyen veya bilinmeyen duyguların insanlar üzerindeki kontrolü azalacak ve daha... (Keit) ...   daha iyi gerçeklik değerlendirmesi ve reaksiyonları gösterebilecekler?
C: Evet.
S: (L) Forumdaki pek çok insanın giderek zekileştiğini görüyorum. Gerçekten olayları anlıyor, parçaları bir araya getirebiliyor gibi görünüyorlar...
C: Artık ilüzyonu desteklemek üzere enerji gerekmediğinde, bu enerji bilgi ve farkındalık için kullanılabiliyor.

----------------------------------------------------------

Aşağıdaki alıntı sonucunda farkındalık arama işinin nedenleri ve buna yanaşmakta zorlanıp kişilik parçalanması yaşayanların  akibetleri ve kurtuluş için nefes programlarının ortaya konmasını görüyoruz,

------------------------------------------

C: Kitlesel farkındalık [ç.n. toplu bellek bilinci] uyanık durumda ve bir çok noktadan, köşeden gezinmekte ve aranmakta.
S: (L) Bu bağlamda, yine olmakta olan bazı tuhaf şeyler var. Örnek verecek olursam, bu D--' ye neler olduğunu öğrenmek istiyorum. D-- bize, öyle veya böyle abuk subuk, tutarsız mektuplar yazardı. Bir noktadan sonra onunla iletişime geçmeye çalıştık ve onu bir şekilde yardım veya rehberlik alması gerektiğine veya bir şeyler yapması gerektiğine ikna etmeye çalıştık. Bunu yaptı mı yapmadı mı bilmiyorum. Ama sanki zihinsel olarak daha da bozuluyor gibiydi. Aynı zaman da bugün, forumun [ç.n.Laura'nın Kasyopya forum sitesi] eski bir üyesinden bir e-posta aldım, aynı zaman da , geçtiğimiz son 1-2 yıl içerisinde, kısa bir süre için QFS sitesinin de üyesiydi, hiç katılımda bulunmasa da, ya da belki çok çok az.
Herneyse, isminin M**** olduğunu söylüyor (arapça kökenli bir isim) ve bir Ortadoğu ülkesinde yaşadığını söylüyor, ama IP adresi Washington DC yi işaret ediyor. E-postaları D-- ninkilere çok benzer; oldukça abuk subuk, tutarsız ve ayrıca da tehditkar. Eğer bu devirde ismin M**** ise, ortalıkta gezinip, garip garip Dünya'nın sonu senaryolarıyla ve büyük bir iş olacak gibi ifadelerle birini tehdit etmezsin. Yine de; yapmakta olduğu şey bundan ibaret. Bu iki kişinin görünen zihinsel deformasyonları arasında bir ilişki var mı ? (sonradan eklenen not: Aslında her iki kişinin yazım tarzları arasındaki benzerlik bize bir süre bunların aynı kişi olabilceğini düşündürttü. Ya da daha iyi bir tanımlamayla bir tür şizofreni durumu olabilceğini)
C: Evet.
S: (L) Ne tür bir ilişki ?   
C: Sadece HAARP veya mikrodalgalar gibi şeylerden salınan "dalgalar değil, aynı zaman da kozmos'un hızlanması. Bütünleşik olamayanlar parçalara ayrılıp gidecekler, hem de şimdiye kadar görülmemiş bir hızda.
S: (L) Bu bahsettiğimi olayın içerisinde aynı zaman da negatif ruh varlıkları ve yapışıklıklar (obsesyon) da var mı ?
C: Kişilik bu derecede parçalanmış olduğunda pek şart değil.
S: (L) Peki o zaman. Yapabilceğimiz başka bir şey var mı ?
C: Belki de eskiden duygusal arınma için kullandığın o tekniği başkalarıyla da paylaşırsan, bundan bir çok kişi- bu iki kişi de dahil olmak üzere- faydalanacaktır.
S: (L) Hangi teknikten bahsediyorsunuz ?
C: Bütün bir gece gözyaşları içerisinde arındığını hatırlıyor musun ?
S: (L) Ha tamam, o sadece benim kendimin geliştirdiği bir meditasyon tekniğiydi. Belirli bir yönteme göre nefes alıp, nefes almam esnasında, aklımda belirli bazı cümleleri tekrar ediyordum ve bunu her gece yaptım. Ve tuhaf şeyler olmaya başladı.
C: Tabii ki tuhaf! Tamamen içgüdüsel olarak, etkisi açısından eşsiz olan, antik bir yöntemi keşfettin. Öyleyse neden paylaşmıyorsun ?
S: (Joe) Hadi ağzındaki baklayı çıkart Laura! (L) Ehh, yani hiç bir zaman bunun özellikli bir şey olduğunu düşünmedim, sadece bende işe yaradı! Yani, nasıl olur da böyle bir şey, şu Art of Living [ç.n. Yaşama sanatı] Sudarshan Kriya şeyiyle karşılaştırılır ?
C: AoL (Yaşam sanatı) başlayanlar ve robotlar için!
S: (gülüşmeler) (L) Eee peki neden o zaman Craig bize bunu öğretmeyi teklif ettiğinde bu konuda o kadar eveslendiriciydiniz ? Yani söylemek istediğim; Craig bize bu Sudarshan Kriyayı öğretmeyi teklif ettiğinde size sorduğumuzda , sonunda 7 tane ünlem bulunan bir "Evet" dediniz.
C: Sizi bunu yapmaya teşvik etmemiz ve düşüncenizi sıçratmaya başlatmamız gerekiyordu, öyle yapmadık mı ?
S: (L) Yani asıl nokta bu yöntemin en iyi olduğu değil, dikkatimizi nefes alma düşüncesine çekmekti, ya da nefesin kontrol edilmesi, bir tür duygusal şifalandırma yolu olarak. Böyle mi ?
C: Kesinlikle! X7
S: (gülüşmeler) (L) Kısaltma, ha, umm..
C: Hatırla senin kullandığın yöntem çok güçlü bir "tohumu" kullanıyordu.

----------------------------------------------------------

Pavlovun köpeklerini askeri disiplini sağlamada (şartsız reflex) konusunda bir çok defa askerlik yapacak veya yapmış olan gençlere örnek olarak anlattım, geçmişimde uzunca bir askerlik serüveni de var ,

Disiplin konusunun subjektif mantığa dayalı komutanın emirlerini düşünmeden yapabilecek konuya gelmek için insanlara dayattırıldığını ve genelde askerliğin sağlık eğitim gibi doğal bir meslek olmadığından bahsederim ama insanların illüzyona takılı fiziki etki tepki hadisesini topyekün maddi manevi yaşam şekillerine monte ettiklerinden bulundukları 3Y KH ortamında başkalarından zarar görmeden yaşaması için ordu beslemelerinin de şart olduğunu söylerim, ordudaki askerlerin disiplin konusunda da iyice eğitilmeleri gerekir derim,

Disiplin kurma konusunda bilhassa yanaşık düzen hareketleri denen bir eğitim tarzı vardır ve gençler bunu çok mantık dışı bulur ve haklılardır ama askerlik söylediğim gibi subjektif bir mantığa dayalı bir durumdur uzatmadan bu hareketler esas duruş rahat v.s gibi komutlarla uzun süre tekrarları ihtiva eden bir gurup eğitim tarzıdır ve bunu insanları "pavlovun köpekleri" gibi komutanın "düşmana hücum"emri verdiğinde düşünmeden bir nevi "şartsız reflex" gibi taarruz etme şeklinde düşünmeden davranılmasını öngörür,

Alıntıda bu köpeklerin dahi bozuk gıda verildiğinde istenildiği gibi deney hayvanı olarak kullanılamasığından bahsediliyor ve bu da ayrı bir 4KH davranış programıdır deniliyor, bu da ilginç diğer bir konuyu açıyor ,

İnsanların Orion deney olayının mahsulü olduğundan evvelce bahsettik ve bu işe 309 000 yıl evvel yani kısa döngü olarak Atlantis Torunları olan Sümerlilerin DNA sı azaltılmış "tanrıların hizmetkarları"olarak yaratılan biz insanlar olduğunu da söyledik,

Sümerliler bununla da kalmadı ve bu kendi kendine üreyip çoğalan insan guruplarının hayatlarını idame ettirmek için Tarım diğer teknolojiler gibi şu anda yaşam için çok önemli görülen usulleri de açıkça öğretip uygulatmaya böylece MU medeniyetindeki o doğayı bakir görüp onu zedelemekten çekinen tavrın aksine doğa bizim beslenmemiz için Tanrı tarafından yaratıldı ve bize bahşedildi vurun kazmayı sabanı toprağa kurban edin kesin yiyin hayvanları ,

Uzatmadan son zamanlarda kaliteli mahsül için GDO lu bitkiler olarak lanse edilen ve kendine zarar verdiğini kabul etmeyen sonuçta karbon mahsullerini de enerji olarak kullanmayı hak kabul eden mahluklar haline dönüştük, akıl almaz bir halde yuvamızı yıkmakla bedenimizi hastalıklara açık bir hale getirmekle meşgulüz,

Bunları detaylı anlatmama lüzum yok olayın ne duruma evrildiğini sonuçlarının ne zararlara dönüştüğünü herkes çok iyi bilmekte,

Ama şu anektodu anlatmam lazım,belki evvelden yine anlatmış olabilirim,

Mesleğim dolayısı ile Alaşehirli üzüm yetiştiren karı koca genç "tüp bebek" ilaçlarını almak üzere eczaneye geldiğinde "kızım ürettiğiniz üzümlere hormon kullanıyor musunuz" cevaben "tabii ki kullanıyoruz herkes kullanıyor kullanmazsak aç kalırız" dedi ,

Kullanılan hormon dişilik hormonudur ,bitkileri azdırır bu hormonlu gıdayı yiyenlerde erkeklik hormonu testestoren baskılanır ve dişilerde yumurtlama hadisesi bu hormon dışarıdan alınıyor nasılsa diye durur ve çocuk yapamaz olurlar ,

---------------------------------------------------------------------
S: (L) Tamam. Önce sen sormak ister misin? (Ark) Hayır. (L) Neden? (Ark) Çünkü o enerji rahatsızlığı beni rahatsız etti. [gülüşme] (L) Tamam, topladığımız bazı sorularımız var. İlk soru: "Genetik olarak değiştirilmiş besinler insan DNA'sını etkiliyor mu?"
C: Evet! Çok kötü.
S: (L) Tamam. Farkındalık ve ruhsal gelişim bakımından bu problemin sonuçları nelerdir?
C: Pavlov'u hatırlıyor musun?
S: (L) Evet... Ne olmuş Pavlov'a?
C: Eğer önce sağlıkları bozulursa, güçlü köpekler bozulabilir.
S: (L) Yani bu etkilerin öncelikle sağlıkla ilgili olduğunu söylüyorsunuz?
C: Evet.
S: (L) Eğer sağlığın tehlike altına girerse, bu senin herhangi bir farkındalık veya ruhsal gelişim elde etmeni zorlaştırıyor. Bu mu?
C: Evet. Her zaman öyle değil mi?
S: (L) Yani sağlık meselelerinin, insanların sağlığının mahvedilmesinin, buğdayın ve sağlık için uygun olmayan diğer şeylerin yaygınlaşmasının farkındalık ve ruhsal gelişimi önlemenin yolları olduğunu söylüyorsunuz?
C: Evet. 4 KH'nin uzun ve dikkatlice düşünülmüş planı.

------------------------------------------------------------
Pavlovun köpekleri hakkında incelemek isterseniz,
https://evrimagaci.org/

-----------------------------------------------------------

Subjektif ve objektif bakış açısı üzerinde biraz fikir yürütmek gerektiğini düşünüyorum ,dünya geçerli mantığına göre bu olaylara bakış açısının iki dilimde değerlenmesi olarak alınmakta ,yani olayda şu subjektif bir netice şu da objektif yaklaşmakla ilgili bir netice ,sonucun ikiye ayrılıp incelenmesi ,

Bu hale başka bir açıdan bakalım ve derinliğe girelim ,objektif bakış esasta subjektiviteyi de ihtiva eder herhangi bir olguyu değerlendirmede konuyu subjektif deyip bir kutupta bırakamazsınız o zaman denge dediğimiz ve üzerinde oldukça fazla durduğumuz evrensel kavramı anlamamış oluruz ,

Gerçekte objektif bakış ile değerlendirmede subjektivitenin getirmiş olduğu etkilerin de değer olarak nitelenip incelenmesi gerekir ,yani denge düşünülerek subjektiviteye de hak veren bir sonuca ulaşmak gerekir, yoksa değerlendirmede eksik kalınmış olur,

Evvelden şişman birinin baklava yemesi ve vereceği zararlar üzerinde durup bunu yapmaması gerekir şeklinde bir sonuca varmıştık, bu objektif bir değerlendirme değil ,zira biz bütün zararı fizik beden üzerinde düşünerek bu sonuca vardık ,baklavanın o muhteşem tadı vereceği zevk ve o an manevi yönden geçici de olsa verdiği bir mutlu an duygusunu olayda tamamen yok mu sayalım,yemese belki psikolojik hasta olacak,

Gerçekte bu değerlendirme subjektif ,zira KH tarafından bollaşıp mantıksallaşmış illüzyonlar ağı içinde yaşıyoruz zevk veren beslenme işini pek bırakacak bir halde değiliz ,bunun gerçekleşmesi için yoğunluk değişimi ile 4 e adapte olabilirsek orada bunun gerekliliğinin olmayacağı şartları bulabiliriz farkındalıktayız,

Biraz felsefik de olsa bunlar benim düşüncelerimdir ,hatalı eksik olabilirim,

Örtülü gibi olsa da aşağıdaki alıntı bunları söylemek istiyor gibi,

------------------------------------------------------------
C: Var gerçekten. Ve evrenin dengeye dayalı olduğunu hatırlayın. Her acı çekiş döneminden sonra her zaman coşku vardır.
S: (Burma Jones) "Psişik hijyen" derken neyi kastediyorlar?
C: "Alanınıza" neleri aldığınız konusunda dikkatli olmak.
S: (L) Ne anlamda?
C: Her anlamda.
S: (L) "Her anlamda" derken?
C: Görmek, duymak, konuşmak vb.
S: (Ark) "Tüm duygularınızı kullanmakla" ilgili bir hikaye anlatayım. Birkaç gün önce dışarı çıktım ve az daha kaza geçiriyordum. İç periferik şeritte, orta şeride en yakın şeritte gidiyordum. Üç şerit var. Arkadaki şahıs benim sadece 90 km hızla sürüyor olmamdan çok rahatsızdı. Bir sağa, bir sola gidiyordu ve beni geçmeye çalışıyordu ve ben de bunu dikiz aynasından görebiliyordum. Sağa baktım ve hiçbir şey yapamayacağımı gördüm, çünkü bir araba vardı. Görebiliyordum. O yüzden bekledim. Yaklaşık iki dakika sonra sağdaki araba gitti. Başka bir yöne gitti herhalde. Sonra şöyle yaptım (Ark, sürüş manevrasını gösteren el hareketleri yapıyor). Araba tam sağ açıda, kör noktadaymış. Genç biriydi ve hızlıydı. Frene bastı ve birşey olmadı. Normalde böyle şeyler yapmam. Çok hızlı düşünüyordum ve o arabanın gitmiş olduğunu sanıyordum ama %100 emin değildim. %100 emin olana kadar beklemem gerekirdi. Birşey olmadı tabi, sadece arkadaki şahıs sinirlendi.
C: Aklımızda fazlası var. Negatif enerjilerle etkileşimlerinize dikkat edin.
S: (L) Bu kendi gerçekliğimizi yaratmak gibi, değil mi?
C: Kastettiğimiz o değildi... Kalkanınızı aktif tutun ve negatif enerjilerin sızmasına izin vermeyin... Yalanlara inanmak... Pozitif olduğunu sandığınız negatif müzik dinlemek... negatif filmler izleyip bunun gözardı edilebilir olduğunu düşünmek gibi. Kendine yalan söylememek son derece önemli. Yöneliminin gerçeği bilindiği, kabul edildiği ve anlaşıldığı sürece pek çok şeyi dinleyebilir, izleyebilirsiniz. Anladınız mı?
S: (L) Diğer bir deyişle: farkındalık. Birşeyi olduğu gibi görmek, negatif birşeyin sana sızmasına izin vermemek, pozitif olduğunu düşünmemek. Görebilirsin, algılayabilirsin ve varlığını kabul edebilirsin ama seni etkilemesine izin vermemelisin. Çünkü dünyayla ilgili algılarını kapatamazsın ama algıladığın şeylerin seni etkileyiş biçimini kontrol edebilirsin. Yani negatif şeyleri olduğundan farklı birşeymiş gibi düşünüp alanına alma. (Belibaste) Olduğu gibi gör. Negatifse negatif olarak gör. (L) Evet içinde pozitif değişikliklerin meydana gelebilmesi için gerçek üzerinde odaklanmak gerekir. Yani "pozitiflik" bazı durumlarda birşeyin negatif olduğunun tespit edilmesi anlamına gelebilir, çünkü bu doğrudur. (Galatea) Hangi tohumun yeşermesini istiyorsan onu sula. (L) Konuştuğumuz konu temel olarak bu mu?
C: Evet.
S: (Ark) Ben derim ki herkesin geniş açılı bir dikiz aynasına ihtiyacı var.
C: Evet.

-----------------------------------------------------------

(A) Sanırım soru aktarım yapmak için neden evrende belirli bir yere ihtiyaç duyduklarıydı.
C: Sizin bulunduğunuz yerden görüldüğü şekliyle Kasyopya takımyıldızının 300 ışık yılı arkasındaki pulsardan dolayı Kasyopya'dan dünyaya olan güçlü sinyal yayını açıklığını kullanıyoruz. Bu, 6'ncı yoğunluktan 3'üncü yoğunluğa bir temiz kanal aktarımı olanağı sağlıyor.
[...]
S: (A) Bunun arkasındaki şey nedir? Aktarımı sağlayan araç/aracı nedir?
C: Eğer bir araç olsaydı buna şaşırman daha yerinde olurdu, ama araç yok. Görüyorsun ya, sıfır zaman kullanıldığında, aynı zamanda sıfır mekan var. [...] Belirli bir yere olan ihtiyaç, daha önce açıklandığı gibi, sizin algılayışınızla, psişik farkındalık profiliniz için faydalı titreşim frekansları nedeniyleydi.

----------------------------------------------------------

Yukarıda anlatılmaya çalışılan "sıfır zaman ve mekan "olgusunu ancak bilinçteki ilüüzyonlardan sıyrılmış bir halde anlayabiliriz, yani olay tamamen bilincin kullanılması ile ilgili bizi etkileri altında bırakan çevremizdeki donelerin olmadığı bir halde, bu da bilgiyle farkındalıkla beslenmiş medite hali tanımlıyor,

Hristiyan rahiplerin şeytan çıkartma hadisesinde geldiğimiz farkındalık yapısında olan bize ters gelebilecek bir durum görüyoruz olayın olmayan bir kuvvet ve onlara inanmış kişilerin arasında geçen ve sonuçta başarı gösteren şey ,yani bu rahipler sonuçta işi olumlu yönde başarıyorlar ,hasta kurtulmuş oluyor,

Olaya derin baktığımızda ve K.ların da işaret ettiği gibi yanlış ve eksik bilgilere inanç halinin ve iyi niyetin bu başarının elde edilmesinde etken olduğunu görüyoruz,
"C: Niyet varlıkla ve iyilik yapmaya isteklilikle birleştiğinde, bilgi eksik bile olsa genellikle bir takım etkiler meydana getiriyor."

Esasta bu hali incelediğimizde insandaki bütün gücün yine kendinde olduğunun bariz bir ispatını görüyoruz, yanlış ve eksik inancın çok kuvvetli olduğu ortamda dahi insandaki yaratıcı güç kendini gösteriyor ,rahip ,İsa inancı monoteizm gibi olayda sahte figürler devrede olsalar da,

Bunlara bizdeki hoca muskaları ,üfürmeler büyü v.s gibi  olayları da katabiliriz,

----------------------------------------------------------

S: (L) Bu celselerde vardı. Bundan bahsetmiştik. Scottie, son okumanla ilgili herhangi bir sorun var mı? (Scottie) Sayılır... Kısa bir süre önce Malachi Martin'in "Hostage to the Devil" (Şeytanın Tutsağı) kitabını okudum. Forumda bununla ilgili birşeyler yazdım. Kısa bir tartışma oldu ve birkaç kişi Katolik rahiplerin yaptığı şeytan çıkarmaları, İsa'yı çağırmaları vs, bunlarla ilgili durumun ne olduğunu sordular. Pek çoğumuz bunun nasıl işlediğini merak ediyorduk. Katoliklerin İsa'yla ilgili olarak inandıkları hikayenin tam olarak doğru olmadığını biliyoruz sayılır. Bu bir yalan. Bu "İsa'yı çağırma" meselesinde, insanlar birşey hakkında kendi kendilerine yalan söylüyorlar ve biliyoruz ki o tür varlıklar da bu tür yalanların olduğu yerlerde bitiyorlar. Yani bir Katolik şeytan çıkarıcı eğer İsa'nın adını söylüyorsa, teknik olarak bir yalana inanıyordur ve bahsettiğimiz türde varlıklar da son derece zekiler, öyle değil mi? O halde...
(Perceval) Rahiplerin yaptığı şey nasıl oluyor da etkili oluyor?
C: Niyet varlıkla ve iyilik yapmaya isteklilikle birleştiğinde, bilgi eksik bile olsa genellikle bir takım etkiler meydana getiriyor.
S: (Perceval) Ben de bunu düşünüyordum. Mor Dinozor Barney'nin de şeytanı def edebileceğine inanabilirler ama kendilerinin de bunun için mücadele ediyor olmaları gerekiyor. Kendi enerjilerini de koyuyorlar bu işe. Neye inanıyor olurlarsa olsunlar, bir işe enerjilerini ve iradelerini adayarak bir değişim meydana getirmeye çalışıyorlar.
(L) Bu bana Terry'nin bir bar kuşuyla ilgili anlattığı hikayeyi hatırlatıyor. Terry'nin içinde birşey uyanmış ve adama karşı tavır alıp "Burada bir sorunumuz yok, değil mi?" demiş. Adamın gerçekte kim veya ne olduğunu ve sonradan ortaya çıkan bazı şeyleri o anda bilmese de, içindeki VARlık bu tavrı almış. Orada görünenden başka bir seviyede birşey olduğuna dair farkındalığı, tam da ihtiyaç duyulan farkındalıkmış. Sanırım şeytan çıkarma gibi bir durumun içindeysen, bedensel olmayan ve görülemeyen "birşeyle" uğraşmakta olduğun konusundaki minimal farkındalık aslında zaten çoğu insanın sahip olduğundan daha yüksek bir farkındalık!
(Perceval) Yani bir şekilde o varlıkla etkileşime girebiliyorsun ve onu bir şekilde etkileyebiliyorsun.
(L) Bu belirli bir bilgi seviyesi gerektiriyor.
(Perceval) Lourdes'a baksana. Kendi inançlarıyla şifa bulan insanlar var. Bunun arkasında gerçek bir güç var, her ne kadar inancın konusu olan bilgide sahtelikler olsa da!

----------------------------------------------------------

Müziğin evrensel bir dil olduğunu ve aşağıdaki bir forum üyesinin aktardığı gibi rasyonel aklı pas geçerek duygulara erişmesi işleniyor ve farkındalıkla ilgisi irdeleniyor,

Rasyonel akıl ortak akıldır yani istatiksi olarak çoğunluğun kabul ettiği değerler üserinde işlem yapılır ,

Biz düşünce üstüne çıkma şeklinde anlatmaya çalıştığımız ve bu forumda siz kıymetli dostlarla yaptığımız  ve gerçekliğin görecelilik unsurları arasında değişken yapı gösterdiği sipiritüalist bir uğraşıdayız ,

Ve rasyonel akılı düstur kabul edip yaşantıdaki kural ve adet örf gibi unsurları bazen didikleyen bir yapıdayız ,

Zira KH mevcudiyetini ve insanlar üzerinde oynadıkları oyunların ne olduğunu bilen araştıran farkındalıktayız ,geldiğimiz neticeler rasyonel aklın kabul etmediği bir şekilde olabilir ,yankı odasına saplanıp kalmamak ,ancak yaşamı sürdürdüğümüz ortamda bunu barizleştirmeyi ve bu bilgiyle yaşamı bazen rol kabul eden durumdayız

Velhasıl gerçekliğin değişken çekim dalgaları altında olduğunu ve çekimin de düşünce ile maddenin birleştirici bir bağı olduğunun bilincindeyiz,

------------------------------------------------------------

 (L) Putin'le, 4KH'nin insanlarla oyunlar oynamasıyla ilgili ve benzer konularla ilgili yanıtları kastediyorsunuz sanırım. Tamam, diğer konuya geçelim. Bir forum üyesi şöyle yazmış:
Eklenti: Müzik güçlü bir araç. Çünkü hayal gücüne, zihne, duygulara ve vücuda, tüm alt merkezlere erişebiliyor kesinlikle. Malum güçlerin bu aracı kendi amaçları doğrultusunda kullanmaya çalışacağını düşünmek de çok doğal çünkü mümkün olan her yolla manipülasyon onların göbek adı. Eğer anaakım medya haberlerini, TV programlarını, filmleri kontrol edebiliyorlarsa, müzik endüstrisi de onların manipülasyon ve kontrolünden muaf olamaz. Bunun çoktan anlaşılmış olması gerekir.
Müziğin doğrudan duygulara erişebilmesi (rasyonel aklı atlayarak), bilinçaltı zihne dalabilmesi ve vücudu etkileyebilmesi nedeniyle, 4. Yol öğretisindeki öz-gözlem ve çalışma için verimli bir ortam sağladığını düşünüyorum. Ouspensky'nin "Mucizevi Olanın Peşinde" adlı kitabında anlattığına göre Gurdjieff'in söylediği şeylerden biri, tüm küçük Ben'ler yoluyla bir dizi hoşlandığımız ve hoşlanmadığımız şeyler olduğu: küçük, subjektif, egotik zevkler (kendi sözcüklerim). Müzik kesinlikle subjektif hoşlanmalar ve hoşlanmamalar için geniş bir oyun sahası. Dahası neden veya kimden hoşlandığımız veya hoşlanmadığımız gelişmişlik, farkındalık ve oluş durumumuzu yansıtıyor olabilir.
(L) Bir insanın müzik zevki onun farkındalık, gelişmişlik ve oluş durumunu yansıtır mı?
C: Çeşitli "seviyelerde" çeşitli tercihler olmakla birlikte, evet, aşağı yukarı.

-----------------------------------------------------------
K.celselerinin oluşması ve bilgi ip uçlarını alıp araştırma ve psişik ve maddi çalışma yoluyla Laura ve etrafındakiler içinde baştan pozitif görünüp sonra olayı bozmaya çalışan Frank,Vincent gibi kişilerin olması ve bir müddet faaliyetlerini yürütürken çeşitli olaylarla fark edilmeleri ve ortamdan dışlanmaları ilginç bir şekilde yorumlanabilir, şöyle,

Denge var oluşun her bölgesinde kendini gösteren bir özellikte ,esas olan bunun farkında olan bilinçlerin devreye girmesi ve davranışlarını bu minval üzerine yoğunlaştırıp objektif bir algılama kabiliyetini yürütebilmek, kısaca bu kişilerin çok pozitif bir yolda olan bu bilgi çalışmalarını sabote etmeleri ve diğer kişilerce bunun farkında olmaları ve ona göre yol izlemeleri neticede bir ders, hangi ortamda olursak olalım dengeyi sağlamaya yönelik bir faaliyetin yani negatif unsurların hrekete geçebileceğini bilmek, saldırının olabilecğini akıldan çıkarmamak, dikkatli olmak ve bunu da paranoyaya sokmadan yapabilmek,

Alıntıda ayrıca ortamda bolca olan pozitif hareketin eyleme geçebilmesi yani ortamı BH yolunda düzeltebilecek aksiyona geçebilmesi için zihindeki oluşmuş alanların diğerlerininkini ateşlemesi için bir bağ oluşturma mekanizması anlatılmaya çalışılıyor,

Yani kişi oldukça pozitif düşüncede negatifin zerresini bile aklında tutmuyor ama rasyonel akıla göre hareket etmeliyim düşüncesi ile yankı odasından çıkamamakta ve KH nın büyük ustalıkla insan düşüncelerini politize ederek geliştirdiği illüzyonları gerçek yaşam zannetmekte sorgulamasını ve zihninin kapasitesini ancak dar bir algılama bandında tutuyor, ötesine çıkmayı düşünmeyi son derece tehlikeli görüyor, biat , yaşam yolunu üstat dediklerinin adımlarıyla adımlamak, tarihi tekerrür ettirmek ,zamanın geçtiğini ve bir çok şeyin değişime ve tekamüle uğradığını kabul etmemek,

Özetle iç güdülerinin sesini dinlememek, ferdi güç nedir anlayamamak, olayı başka güce bağlamak,

K. öğretilerine göre evrende yüzen bir çok boyut (zar) arasından geçip onların getirdiği yeniliklerden faydalanmak ama farkındalığa erişememek ,
--------------------------------------------------------------------
C: Hayır hayır hayır!!! O olaylar 4KH'nin hedeflerine ulaşamama nedeniyle duyduğu kızgınlığın sonucuydu.
S: (Galatea) Nefretlerini saçtılar ortaya.
(Pierre) Berbat birşeydi.
(Chu) Hedefleri Laura'ydı ve ona fırlatılan enerji onu ıskaladı. Ve 4KH buna çok bozuldu.
(L) Ve Vinnie'yi bir tür astral durumda bana karşı bir kanal olarak dondurulmuş bir durumda tutma şeklinde özenle kurdukları o küçük mekanizma da işe yaramadı çünkü fişi çekmiş olduk bir anlamda! (Perceval) Tuz dökmemizin bunda herhangi bir etkisi oldu mu?
C: O sadece fiziksel olarak faydalıdır; en önemli hususlar tam farkındalık ve konsantrasyon ve artı, daha önemlisi, pozitif koruma sağlayan kozmik güçleri kanallamanızdı.
S: (L) Bundan şunu anlıyorum ki farkındalığın kendisi temas potansiyeli farkının bir parçası. Bir akım söz konusu olduğunda, bu bir sürü elektron demektir ve elektronlar yükte bir fark olduğu için bir yere akar.Bu tuhaf çünkü bu sanki kafamda: sanki tam bir farkındalık alanı maddi dünyada eterik dünyanın veya kozmik enerjinin bir çekicisi haline geliyor.
(Pierre) Evet, bir tür rezonans diyorlar. Vinnie 4KH ile rezonanstaydı ve biz de pozitif güçlerle ezonanstayız.
(Perceval) Pratik anlamda, bu olaydaki farkındalık, Vinnie'nin orada ilgilenilmesi gereken birşey bıraktığına dair farkındalıktı. Negatif bir enerji veya her neyse...
(L) Bunun ne olabileceği konusunda hiçbir fikrim yoktu.   
(Perceval) Ama orada birşey olduğu ve "temizlenmesi" gerektiğine dair bir farkındalık vardı. Ve bu bir şekilde o negatif enerjiyle çatıştı. İki zıt kutup gibi. Pozitif yük ile negatif yük.
(L) Lambayı açmak gibi. Elektronların akışı ampulü aydınlatıyor.
(Perceval) Veya yere bir yıldırım düşmesi gibi. Bir patlama meydana getiriyor.
(L) Evet, bu bir tür psişik yıldırım gibiydi.
C: Evet
S: (L) Ve bizler de bu psişik yıldırıma aracılık mı ettik?
C: Evet. Birkaç bilinçli kişinin yapabilecekleri ne kadar şaşırtıcı, değil mi?!
S: (L) Evet, ve belirli birşey yapmak için bir plan yapmadık. Sadece kendimizi korumaya veya enerji temizliği yapmaya çalışıyorduk. Sadece içgüdülerimizin sesini dinliyorduk.
(Pierre) Birkaç bilinçli kişinin yapabileceği sıradışı şeyler derken, etrafta pek çok pozitif güç olduğu ama yeterince konektör olmadığı anlamına mı geliyor mu? Kastettiğimi anladınız mı? Eğer farkı yaratan şey farkındalıksa, eksik olan şey yüksek pozitif güçler değil, o enerjileri kullanabilecek olan bilinçli kişilerdir...
(L) Durum gerçekten bu mu? Evrende bolca pozitif enerji var ama farkındalık üzerinde çalışan, iç güdülerini izleyen, evrenin rehberlik yapmasına ve tüm bunların tezahür etmesine izin veren yeterince insan mı yok?
C: Evet

--------------------------------------------
Her durumun tesadüf diye dayattırılmış ve inandırılmış bilinçlerin beklentisi dışında seyrettiğini ispat eden yeni bir farkındalık yaratma cevheri yarattığına iyice inandım, ne demek istiyorum ,

Bu gün sağ olsun (13.06.2020)Fidelista dostun aktardığı videoları izledim ( bu aktarımları mutlaka izleyin )
https://www.dailymotion.com/video/x7tmh76

Konu DNA daki tuzakların açılması ve bu yolla aşağıdaki alıntıladığım bölümde K.ların da evvelce işlediğini "transmarjinal inhibasyon" hadisesinin dünyaya nasıl adapte edilmeye çalışıldığını parazitlerin kullanıldığını ancak bu parazit teriminde sadece bedende özellikle barsakta yaşayan parazitler yanında psişik yoldan etkiler ve soy zehirlenmeleri yönünden bu işin genelleştirilmeye ve insanları aldatış yolunda kullanıldığını detaylı bir şekilde izahı durumunda,

İcke şunu anlatmakta ,

Covid 19 test materyalinin uygulandığında DNA da ki genetik tuzağın uyarıldığını ve bedenin genelinde bir bağışıklık sendromu ve hücrelerden ilgili maddeler salındığını  görmekteyiz ve ölümlerin tümünün başka sebeple olsa dahi CoviD 19 dan olduğunda birleştirildiğini ve ilgili makamlar tarafından ilan edildiğini belirtmekte,

Bu ne derece doğru ,yanlış zaman göstercek ama biz K.ların aynı konuyu aksettirdiğini düşünüyoruz ve ilgili alıntı,

------------------------------------------------------------------
"Büyük Çalışma" ve kendi üzerinde çalışma ve "mezuniyete" hazırlık vs. hakkındaki sorular. Geçmişte pek çok ipucu ve hatta doğrudan yanıtlar verildi fakat özetleyip örnekler vereceğiz. Bu tür tüm amaçlar esas olarak farkındalık üzerinde odaklanır! Farkındalık eylem halindeki bilgidir. Şimdi transmarjinal inhibisyon olarak bildiğiniz kavramı düşünün.
S: (L) Tamam. Transmarjinal inhibisyon bir organizmanın baskı altında kırılması, dönüşmesi anlamına geliyor. Buna maruz kalan organizmalar boş sayfa gibi oluyorlar ve kolayca yeniden programlanabiliyorlar. Kastettiğiniz şey bu mu?   
C: Evet. Şimdi, "farkındalıkta bir kuantum sıçraması" yapmayı önleyen parazit oluşumlarıyla ilgili olarak geçmiş yıllarda size anlatmaya çalıştığımız süper önemli bilgi parçasını düşünün.
S: (L) Yani Büyük Çalışmanın, kendi üzerinde çalışmanın, 4. yoğunluğa mezun olmanın vs anahtarı farkındalıktır diyorsunuz. Farkındalık bilgiye dayalı ve transmarjinal inhibisyonla bir şekilde alakalı olan parazit oluşumları da farkındalıktaki kuantum sıçramalarını engelleyebilir.
(Pierre) Arada nasıl bir bağlantı var?
(Perceval) İnsanları kolay av haline getiriyor. Kedilerdeki toksoplazmoz gibi.
(L) Tamam... Devam edin.
C: Kronik ve diğer ölümcül hastalıkların nedenleri hakkında kısa bir süre önce yaptığınız keşifler, daha büyük farkındalığa açılan bir kapının anahtarlarının bir araya gelmesini temsil ediyor!!!!
S: (Andromeda) Hadi bakalım.
(Perceval) O zaman henüz anahtar elimizde değil.
(L) Bu konuyla ilgili bilgiyi yıllar önce vermiştiniz. 1997 miydi? Doğru hatırlıyorsam, soylar hakkındaki araştırmalarım bağlamında söylemiştiniz. Dikkatimi farkındalıktaki kuantum sıçramalarına ve parazit istilalarına çevirdiniz. Ve sanırım sonra da konu dünya dışı bir ırkın gezegeni ele geçirmek istemesi ve bunu nasıl yapacaklarına döndü. Belki de gidip o celseyi bulabiliriz...
[9 Ağustos 1997 celsesinin kaydını bulmak için ara]
(Andromeda) Yani bütün o mahluklardan kurtuluyoruz, tüm doğru DNA'lar etkinleşiyor, böylece
farkındalığımız artıyor ve süper güçlerimiz oluyor. Benim anladığım bu.
(Pierre) Bahsedilen soylar mezun olacak olan insanlar ama mezun olmalarını önleyen bir zayıflıkları veya
parazitleri mi var?
(L) Zayıflık mı yoksa kasıtlı olarak yapılan birşey mi?
Laura 9 Ağustos 1997 celsesinden alıntı yapıyor:
Eklenti:
S: (L) Bir sonraki soru: Gal krallarının son soyunu sürdüren Roger de Mortimer, Tapınakçılar'ı ortadan kaldıran 4. Philip'in kızı Isabella'nın sevgilisiydi. Bu durum ile Galler'in ilk İngiliz Prensi 2. Edward'ın öldürülmesi arasındaki ilişki nedir?
C: Tapınakçılar'a eziyet edilmesi bir kurmaca. Hatırla, "tarihsel kayıtlarınız" gelecekteki, seninki gibi, sorguları önlemek için çarpıtılabilir.
S: (L) Biliyorum. Bunu tahmin etmiştim! Ama görünüşe göre kimse bu bağlantıyı kurmamış. Percy'lerde ve Mortimer'lerde birleşen soylar inanılmaz!
C: Ne zaman farkındalıkta bir kuantum sıçraması yaklaşsa, bu soyların parazitlendiğini, taciz edildiğini ve kurcalandığını bilmen gerekiyor.
S: (L) Kuantum sıçraması...
C: "Şimdi" olduğu gibi.
S: (L) Isabella ve Mortimer Fransa'da saklanırken bir çocukları oldu mu?
C: Hayır. Üzerinde düşünmen için birşey: Bilimadamlarınız neden dünyadışı varlıkların uzak bir sistemden Dünya'ya seyahat edemeyeceğinde ısrar ederek bariz olanı görmezden geldi?
S: (L) Burada bariz olan nedir?
C: Işık hızında veya "daha hızlı" yolculuk mümkün olmasaydı bile, ki elbette mümkün, dünyadışı bir ırkın büyük bir uzay gemisi inşa edip nesiller boyunca onun üzerinde yaşamasını engelleyecek hiçbirşey yok. Fethetmek için uygun bir dünya aramak üzere zaman ve mekanda büyük mesafeler katedebilirler. Uygun bir gezegen bulduktan sonra bu gemiyi yörüngede uzak bir noktaya yerleştirebilir, o güneş sisteminde çeşitli somut düzlemlere üsler kurabilir ve seçtikleri medeniyetleri sabırla manipüle ederek uygun bir teknolojik altyapı hazırlatabilirler. Sonra, uzun, yavaş ve büyük bir zihin programlama projesi uygulayıp, durum uygun olur olmaz girip el koyabilirler.
(L) Yani anlatmak istediğiniz şu mu örneğin; damar sertliği, kalp hastalığı, kanser, eklem iltihabı, multipl skleroz, lupus veya otoimmün diye tanımlanan hastalıklar son 50 - 60 yıldır söylendiği gibi genetik kaynaklı değil de aslında DNA'larında belirli genetik işaretleyiciler taşıyan insanlara yönelik olarak mı tasarlandılar?
C: Gerçekten çok yakın. Ayrıca "kurcalamalar" da olabiliyor.
S: (L) Yani bizim gerçekliğimizde, bizim zamanımızda ve mekanımızda, "Büyük Çalışma" denen simyevi öz-dönüşümde, transmarjinal inhibisyonun etkilerini ortadan kaldırabilmek için diyet ve sağlık konuları üzerinde mutlaka çalışma yapmak gerekiyor ve bu alanlarda önemli bir bilgi artışı gerekiyor?
C: Evet
S: (L) Bunu daha iyi nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum. Birşey söylemek isteyen? (Pierre) Birşey daha var gibi görünüyor. Parazitlerin sadece bilgi edinimi ve farkındalık artışını değil, kuantum sıçraması dedikleri şeyi de engellediğini söylüyorlar. Belki de eğer parazitlerin varsa, bilgi ve farkındalığını yine de artırabilirsin ama mezun olmanı önleyen bir tür cam tavana ulaşıyorsun.
C: Evet
S: (L) Kurcalama dediğiniz şey nasıl oluyor?
C: Parazitler alıcı görevi görüyor.
S: (Pierre) Evet. Parazitler alıcı olarak işlev yapıyor. Parazitlerle dolu olduğunda kötü dalgaların veya kötü varlıklar tarafından gönderilen dalgaların daha fazla etkisi altında oluyorsun. O mesajlara daha açık hale geliyorsun. Parazitlerden öte kötü bir etki oluyor üzerinde.
C: Asalak mikroorganizmalardan kurtulmak, dönüşüm işinin en önemli bileşenlerinden biri.
S: (Galatea) Bir insan mezuniyete ne kadar yaklaşırsa bu tür sorunlar o kadar daha kötü hale mi geliyor acaba? Kendilerini daha kötü hissetmeye mi başlıyorlar örneğin?
C: Pek çok durumda, evet.
S: (L) Çok akıllı hale geldiğin zaman birşey oluyor. Hatta bünyemizde bunun meydana gelmesini sağlayan birşey tasarlayıp tasarlamadıklarını merak ediyorum?
C: Evet
S: (Pierre) Bir arka kapıları var.
(Perceval) Alıcı derken, parazitler neyin alıcısı?
C: Bilgi dalgaları.
S: (Perceval) Soyların parazitlenmesinden bahsederken, bu durum parazitlenme için özellikle hedef alınan belirli bazı soyların varlığını mı ifade ediyor?
C: Evet
S: (Perceval) Örneğin bir farkındalık artışı yaşaması veya sisteme tehdit oluşturması daha muhtemel soylar veya genetik profiller gibi mi?
C: Evet
S: (L) Bu gerçekten çok moral bozucu.
(Pierre) Kurnazca.
(Perceval) Kurcalamayla ilgili ne söylemişlerdi?
(L) Pekala, kurcalama nasıl yapılıyor? 
C: Çoğunlukla virüsler yoluyla.
S: (L) Herkesi aşılama kampanyası insanların ilerleyişini durdurmak için gerekli virüsleri insanlara bulaştırmaya mı yönelik?
C: Evet
S: (L) Canavarın işaretinin işkenceyi kabul etmeyle veya bu tür birşeyle ilgili olduğunu söylemiştiniz ama canavarın işareti ile ilgili eski fikirlerden biri bunun DNA'yla ilgili olabileceği yönünde... Yani belki de virütik olarak vücuda yerleştirilen bu genetik yapılar canavarın işareti olarak düşünülebilir.
C: İkisi elele gidiyor!
S: (L) Yani eğer virütik olarak yerleştirilen bu DNA kodonlarını falan alırlarsa, kötü dalgaları ve işkenceyi kabul eden bir insan türü haline geliyorlar...
C: Evet
S: (Perceval) Gezegenin nüfusunun çoğunluğuna bu tür parazitlerin bulaştırıldığını düşünebilir miyiz?
C: Çoğunluğuna değil ama pek çoğuna. Bazılarının direnci güçlü. Ve bazılarının da telafi edici karşıt kodonları var.
S: (L) Yani bir şekilde, sanırım doğal seçilim yoluyla, bazı şanslı insanlar bu tür bir manipülasyona son derece dirençli bazı genlere sahip?
C: Evet. Veya en azından bir bedelle.
S: (L) "Bedel" dediğinizde, sıtmaya karşı koruma sağlayan orak hücre anemisi olan insanlar var örneğin. Yani belirli bir rahatsızlığa olan eğilimin bir başka soruna karşı seni daha dirençli hale getirebiliyor, doğru mu?
C: Evet. Yakın.
S: (Chu) Bilgiye de ihtiyacın var.
(Perceval) İnsanları kontrol altına almaya yönelik bu parazitleme meselesi ponerizasyon, psikopatoloji ve medya yoluyla beyin yıkama gibi şeylerin ötesinde. Paraziti olmayan insanlar...
(L) Ve tabii böyle bir tehdit altında olmayan ama diğer yandan da bilgiye veya farkındalığa veya ezuniyete veya herhangi birşeye hiçbir önem vermeyen çok sayıda insan olduğundan da eminim.
(Pierre) Ama tersi de doğru mu? Büyük bir direncin ve aynı zamanda mezun olma potansiyelin olabilir mi?
C: Bazı durumlarda, evet.
S: (Perceval) Yani bir anlamda bu parazitleme operasyonu pek çok insanda bir işe yaramıyor.
(Pierre) En azından hasta değiller.
(Perceval) Hayır, sisteme karşı savaşmak isteyen, dünyanın durumunu önemseyen, yalanlara vs karşı çıkan insanlar bağışık değiller. Bağışıklığı olanlar dalgalardan etkilenmiyorlar ama hiçbirşey umurlarında değil. (Galatea) Peki bir şekilde negatif bilgilerle mücadele etmek için edinebileceğimiz pozitif bilgiler var mı?
C: Size veriler ve ipuçları sunduk. Bilgi beyinde uygun bağlantılar kurmaya yönelik çabalar yoluyla edinilmek zorundadır.
S: (L) Beyinde bağlantılar kurmak neden bu kadar önemli?
C: Çok basit; alıcınızı yapmak için!!!
S: (L) Yani veri ve bilgi edinmek ve bunu beyin gücü sağlayacak şekilde yapmak çok önemli çünkü beyin insanın alıcısı. Alıcının aldığı şey...
(Galatea) Kozmik bilgiler.
C: Yüksek enerjiler!   
S: (Chu) Çaba göstermenin de önemli bir anahtar olduğu düşünüyorum çünkü bu parazitin düşmanı. Parazit temel olarak başka hücrelerden veya başka canlı organizmalardan geçiniyor bedavaya. Çaba gösterdiğinde aslında programlandığın şeyin aksi yönünde bir bilgiyi kullanıyorsun.
(L) Evet, çaba gösterdiğinde sisteme bilgi yüklüyorsun. Onlar hiçbir çaba harcamıyorlar ve dolayısıyla da entropiye ve kaosa doğru gidiyorlar.
(Pierre) Chu neredeyse birbirine zıt felsefeler olduğunu kastediyor.
(Chu) Bu bir çatışma gibi. Eğer senin hayat enerjinden besleniyorlarsa, onların yaşam şekli birşey yapmaktan ziyade senin vücuduna yaptırmak. Çaba gösterdiğin zaman bu onların davranış biçimiyle bir tür çatışma meydana getiriyor.
(Pierre) Eğer parazitimsiysen, bu durum parazitlerin enerjisiyle rezone olabilir ve verimli bir ortam bulmuş olurlar. Eğer enerjin bunun zıddıysa, eğer yaratıcıysan ve çaba gösteriyorsan, belki de genel enerjin parazitlerin yapısal entropik titreşiminin tersi yönünde olacaktır.
(Data) Bilinçli acı çekmeyle aynı şey.
(Perceval) Sanırım buradaki olay şu; parazitler beyinde gerekli bağlantıları kurmayı engelleyen şeylerden biri. Yani o pozitif geri besleme döngüsünü oluşturmak için, fiziksel olarak parazitlerden kurtulmak gerekiyor.
(L) Sanırım bir noktaya kadar bilgi edinebilirsin ama...
(Perceval) Burada fiziksel bir sorundan bahsediyoruz. Bir parazit istilasıyla mücadele etmek için doksisiklin falan kullanmak gerekir.
(L) Evet, bu basit ve kısa vadeli bir mesele değil. Diyet konusundaki tüm araştırmalarımız gibi. 2008'de o ameliyatı olduktan sonra beynim donuklaştı... Masamın başında 5 dakika oturduğumda bile bacaklarım öyle kötü şişiyordu ki yatağa geri dönmek zorunda kalıyordum. Herkese "Hey, bu şeyi burada yapacağım ve sizin de bunu yapmanız gerekecek!" diye gözdağı vermemiş olsaydım, şimdiye kadar ölmüş olurdum.
[kahkaha]
(Chu) Ben bunun iki yönlü olumsuz bir durum olduğu sonucuna varıyorum. Eğer doktorsan, parazitlerle ilgili bilgi edinirsin ama eğer bu irade gücünü oluşturmuyorsan parazitlerden kurtulabileceğin halde farkındalık edinmeyebilirsin. Ama fiziksel parazitlerden kurtulurken parazitin doğasının aksine davranırsan, o farklı.
(Perceval) Doğal bağışıklığa sahip kişilere parazit bulaşmıyor ama sahip oldukları bu avantajla birşey yapmıyorlar.
(Chu) O yüzden süper çabalar göstermen gerekiyor.
(L) Başka bir sorun daha var. Forumdaki çeşitli kişilerle ilgili olarak fark ettiğim iki mesele var. Durumun dehşeti karşısında aşırı korkuya kapılanlar var. "Ben bu dünyaya ait değilim! Ben bunun bir parçası değilim! Et yiyemem! Sebze yiyemem! Havayla ve güneş ışığıyla yaşamak zorundayım çünkü bu o kadar korkunç ki buna katlanamıyorum!" tarzında reaksiyonlar gösteriyorlar. Bir de, celse yaptığımızda, kendileri biraz araştırma yapmadan çeşitli fikirler ileri süren, birşeyler yapmaya veya denemeye başlayan kişiler var. Sanırım hiçbir şey öğrenmek istemeyen kişiler var ve bir de birşeyler yapmak ve başarmak isteyen ama bunun kolay bir yolunu isteyen kişiler var.
(Pierre) Doğru dürüst bilgi elde etmek için yeterli zaman ve çaba harcaman ve ...acı çekmen gerekiyor.
C: Bedava yemek yok ya da belki yalnızca parazitler için var!
S: (L) Ve bedava yemek olduğunu düşündüğümüz sürece onların yemeği oluyoruz!
C: Evet!
S: (Data) İnsanların "Ay'a besin olmasının" anlamı bu mu?
C: Yakın, her ne kadar Gurdjieff tüm ayrıntıları tam olarak anlamamış olsa da.

----------------------------------------------------------
Mesele 5D e bağlanıp bunun insan üzerinde olumsuz neticeleri yaratmak üzere hazırlandığının farkındalığına erişince ister istemez bundan nasıl kurtulabiliriz soruları akla geliyor,

Tamam, tehlikenin nasıl kotarıldığını ve insanlara nasıl dayattırılacağını genişliğine öğrendik ama biz ne yaparsak yapalım bu KH elçileri bu 5D kanallarından yüksek frekansta EM dalgaları gönderir ve solunum yollarındaki krizle toplam kitle ölümlerini devreye alırlarsa ,

Çılgınlık derecesinde bu kabil bir yola başvurabilirler mi hayır,zira aynı ortamda kendileri de var kanımca daha alt kademede bir şeyler yapacaklar ,şu anda Çinde yaptıkları gibi insan yüzlerini anında tanımlayıp her kişiyi "biri bizi gözetliyor" mantığı ile konrol etme ,şu anda zaten o oyun düzenlemesi içindeyiz ,kamerasız kör noktalar kalmıyor gibi,

Neticede kıymetli idarecilerimiz biz teknoloji peşindeyiz hemen bu yenilikleri uygulayalım isteğinde değil mi,tablo korkunç cahilane olaylara gebe gibi,

Ancak evrenin dengeleme işi en masum ve vicdanları zedelemeyecek şekilde kılı kırk yararak devrede, işte ispatı,

Bu işlerin düzenlenmesi dünyadan gönderilen ve anormal paralar harcanan uydular yoluyla değil mi ,bu uyduların büyük kısmı pek derinliğine bilmesek te atmosfer içinde daha etkin kullanım için dünyaya yakın mesafelerde ,yani manyetofosferin altında ,o atmosfer bölümü kozmik ışınları barajlamak için sanıyoruz ama çeşitli gezegen çekimleri ve meteor düşmeleri dolayısiyle delik deşik hatta buna dünyadaki ozon delikleri açan olumsuz faaliyetler de katılmakta , atmosferin dışında dahi olsalar  şimdi alıntılacağım celselerde de belirtildiği bilemediğimiz teknoloji yoluyla bu uydular yanabilir faaliyet dışında kalabilir ,alıntılara bakalım,

-----------------------------------------------------------

S: (L) Dünyanın manyetik kalkanının iyice zayıfladığı ve bunun uydularla ilgili sorunlara neden olduğu hakkında birşey okuyordum. Bu durum önümüzdeki günlerde ciddi bir sorun mu olacak?
C: Oo, evet. Çok iyi hazırlanmış planlar başarısız mı oluyor ne?
S: (L) Yani gösteriyi yöneten güçler sandıkları kadar akıllı değiller...
C: Kesinlikle.
S: (L) Uydularının yanabileceğini hiç hesaba katmadılar.
(Pierre) Ve popülasyonları izleme, kontrol ve etkileme amacıyla kullandıkları diğer elektronik ekipmanlar da. Elektronik kontrol sisteminde arıza.
C: Nihai olarak oyun sahasını eşitliyor. Akımın akmaya başlamasını bekleyin yalnızca!
S: (L) Yani hepimiz elektriğe kapılacağız!
(Pierre) Manyetosferin gezegeni yüksek enerjili kozmik ışınların ve diğer radyasyonların çoğundan korumasıyla ilgili olabilir bu durum. Manyetik kalkanın yoksa, gezegen her tür radyasyona açıktır.
(Joe) Astronomik olaylar dediğiniz şeyle mi ilgili bu ve bir cismin yakın geçişi mi akımın akışına neden olacak?
(Chu) Olaylar dediler...
C: Yakın! Malta'daki izleri düşünün.
S: (Pierre) Gezegenin yüzeyinin elektro-işlenmesinden bahsediyorlar...
C: Evet
S: (Pierre) Elektro-işleme temel olarak arklanma anlamına geliyor...
(Joe) Yıldırımın yerde dolaşması.
(Pierre) Uzun süreli ve hareketli yıldırım.
(Joe) İnsanları kovalıyor!
(Andromeda) Bu yakında mı olacak?
C: Yeterince yakında.
S: (L) Yeterince yakında ama hemen değil.
(Pierre) Bu elektro-işleme genellikle gezegenimiz ile bir komet gibi yüksek elektrik yüklü bir cisim arasında olur. Bu elektrik boşalımlarının kaynağı bir komet mi olacak?
(Joe) Ben de onu sordum.
C: Bekleyin ve görün. Bu tür fenomenlerin tek kaynağı o değil!
S: (Andromeda) Gökyüzünde tüm bu şeyler olurken uçaklarda çok fazla insan olmaması muhtemelen iyi birşey.
(Pierre) Bildiklerimize göre kaynak bir hava aracı bile olabilir. Büyük bir hava aracı.

------------------------------------------------------------
Bu arada Atlantis olayını da hatırlamalı ve kadim devirlerde onların kristal piramit güçlerinden faydalanarak dünyada neler yaptıklarına bakmalı ,zira aşağıdaki alıntıda Malta izleri bahsi geçen elektriksel akımlar ve hatalı uygulmalarla ortaya çıkan "manyetik distrubans" ,

-----------------------------------------------

S: (L) Şimdiki konuda benimle oynamayın! Malta adasındaki "at arabası izleri" denen şeyleri meydana getiren şeyin ne olduğunu öğrenmek istiyorum. (ç.n. http://www.cartrutsmalta.com adresinde konuyla ilgili ingilizce açıklamalar ve resimler var.)
C: İzler.
S: (L) Bunu BİLİYORUM! Ama o izler öyle bir şekilde oluşmuş ki, isimlerinde geçtiği gibi at arabalarının izleri olamazlar. [ç.n.: Laura'nın konuyla ilgili bir kitaptan yaptığı uzun bir alıntıyı atlayıp soru kısmına geçiyorum]. Yani bu da bir keşfin otoriteler tarafından gözden düşürülerek üstünün kapatılmaya çalışılmasının bir örneğini teşkil ediyor gibi görünüyor. Olayı basit bir beyin jimnastiğiyle açıklayıp geçiştiriyorlar. Sormak istediğim şey: araba izleri olamayacak olan o akıl almaz izlerin nedeni neydi?
Araba izleri olmalarının imkanı yok!
C: Enerji izleri.
S: (L) Ne tür enerji?
C: Gezegenin manyetik alanında distürbans sırasında meydana gelen bir tür kısadevre gibi birşey. S: (L) Orada gömülü olan, o enerjiyi aktaran birşey mi vardı? Bu kayanın bu şekilde erimesinin nedeni, yer altından geçirilen enerji aktarım hatları mıydı?
C: Bir zamanlar kozmik ve dünyasal enerji alanlarını toplamak ve dağıtmak için kristal jeneratörler kullanılıyordu.
S: (L) Bu izler veya oluklar ne kadar zaman önce oluştu?
C: Sizin ölçüm biçiminizle 14019 yıl önce.
S: (L) Bu olay Malta'daki tapınak yapılarının inşa edilmesinden önce mi oldu?
C: Evet. O tapınakları hayatta kalanlar inşa etti. (ç.n.: Atlantis tufanından hayatta kalanlar kastediliyor sanırım)
S: (L) Bu izler yolun ortasından geçiyor. Yürüyüş için bariz tehlike oluşturuyorlar. Belki de bu izleri toprakla kapatmışlardı ve sonra o toprak katman gidince tekrar ortaya çıktılar.
C: Manyetik distürbans, insan kaynaklı.
S: (L) Nasıl yani? Manyetik distürbansa insanların neden olduğunu mu söylüyorsunuz, yoksa manyetik distübansın o izlerin nedenlerinden biri olduğunu, izlere neden olan asıl şeyin insanlar olduğunu mu söylüyorsunuz? Eğer ikincisiyse, manyetik distürbans bakımından insanlar o izlerin oluşmasına nasıl neden oldu?
C: Hayır. Manyetik distürbansa neden olan şey afetlerdi. Global kristal gücü ağında bir kısadevre düşün. S: (L) Yani manyetik distürbanslar nedeniyle küresel bir kristal gücü ağı kısadevre yaptı. Demek o insanlar tüm gezegene enerji hatları döşemişler. Eğer durum buysa, başka yerlerde de o hatlardan olmalı. Sadece taşlar mı eridi?
C: Malta'daki durum, korunum açısından özgün sayılır. 
S: (L) Enerji hatları boyunca olan kayalar eridi mi?
C: Daha çok atomik yapısal değişimler.
S: (A) O hatların inşa mı edildiği, yoksa doğal enerji akış hatları mı olduklarını anlamadım. O enerji ağı yapay mıydı yoksa doğal mı?
C: Doğal enerji alanlarından yararlanmaya yönelik yapay bir teknoloji.
---------------------------------------------------------

Atlantis hakkında  biraz dünyasal bilgi için,

http://www.bilyay.org.tr/makale_detay.php?id=1484320372

----------------------------------------------------------
Sizleri bilmem ama bazen etrafta kimse yokken adımın seslendiğini duyarım ,evvelce bu alıntıya dikkat etmemiştim ,sanırım bazılarınız da aynı şeyi hissetmiştir ,

(Fabric) Uyandığımda birinin adımı iki kez söylediğini duydum, o olayda ne oldu? Evdeki biri değildi.
(L) Ne zaman oldu bu?
(Fabric) Yaklaşık 3 hafta önce.
C: Genişleyen farkındalık.
S: (Galatea) Yani bu bir anlamda onun yüksek benliği miydi?
(L) Bilmem... Bu onun yüksek benliği miydi?
C: Hayır
S: (L) Yani genişleyen farkındalık iki dünya arasında yürümek, alternatif gerçeklerin farkında olmak gibi birşey mi?
C: Evet
S: (Galatea) Yani o sesi alternatif bir gerçeklikte mi duydu?
C: Evet


Şimdilik bitiriyorum ama bu konu oldukça fazla ilaveleri gerektiriyor.


Tgur

#980
BİR ALINTI VE YORUM

Arada bir K.tekrarları yaparken çok ilginç gördüğüm şeyleri ağ çalışmasına sunmam gerektiğini faydalı görüyorum bu amaçla,

Yakın zamanda çeşitli dostların rüyalar hakkında aktardıkları ve bu konuda olan biteni tam kavramak ve acizane yorumlar yapmak için çalışma yapmaktayım ,çok belirgin gördüğümüz ve unutamadığımız ve zihnimizde düğümlenmiş olan bilgi yumaklarını açan ve adeta açık bir yol haritası sunan rüyalar yanında hatırlayamadığımız ve şuur altının dengelenmesi ile ilgili sandığımız saçma rüyalar da görürüz ve hatta bazıları KH dezenformasyonu maksatlı olabilir bilincindeyiz onun için rüyaları yorumlamak ağ çalışması ile bazı konuları açma yanında ferdi yorumlamalar da önemlidir,

Ama anlatmak istediğim bunlarla ilgili çalışma yaparken fark ettiğim değinilmesini düşündüğüm başka konuda bir alıntı kısmı,

3Y deki sınırlı yaşamı bol bol kazmak yanında (ki din hayattır sözündeki bulunulan yaşamın farkında olma ve göz ardı etmeme düsturunu da unutmadan) üst yoğunlukların özelliği nedir herkes gibi benim de ilgimi çekiyor ,o yönden evvela alıntı,

-------------------------------------------------
S: (L) Max Planck ve Nicola Tesla'yla da konuşmak istiyoruz. S---'yle konuşmamızı ayarladığın ız gibi bunun için de birşey ayarlayabilir misiniz?
C: Muhtemel, ama kişisel bir tanışıklık olmadığında 5'nci yoğunluğun zamansız düzleminde enerjiler dağınıktır.
S: (TH) Planck Sabiti'ni tanıyoruz en azından. (L) İşte aradığımız tanışıklık bağı!
C: Hayır, bu değil.
S: (L) Yani bunun yapılabileceğini söylüyorsunuz, ama biraz çalışma gerektirir?
C: Evet.
S: (L) Görünüşe göre S--- ve K--- psişik bağlardan dolayı gelebiliyorlar. Yani Max ve Tesla'yla konuşabileceğimiz şekilde bir randevu ayarlayabileceğinizi mi söylüyorsunuz? Hala orada olduklarını varsayabilir miyiz? Reenkarne olmadıklarını?
C: Randevu mu? O boyutun zamansız olduğunu anla; sizin varlıklarınızın özsel uzantıları da "hala" orada!
-------------------------------------------------------
5Y deki olanları anlamaya çalışmak hem yorucu ama hem de merakları dindirmeye çalışan zevkli bir uğraşı bence ,

Yorucu zira zamansızlığı tam anladım dediğinizde acıkan karnınız bir şeyler yemeniz için adeta sizi uyandırıyor veya sokaktaki tramvay gürültüsü ,her neyse,

Orada "enerjilerin dağınık" olduğunu anlıyoruz ve Lauranın isteğine yani Max ve Teslayla görüşme isteğine neden olumsuz cevap verdiler , bir de varlıklarımızın özsel uzantıları "hala" orada iken, cevap,

"S: (L) Yani bunun yapılabileceğini söylüyorsunuz, ama biraz çalışma gerektirir?
C: Evet."

Dağınık enerjilerin birbiri ile teması için ilgiyi sağlayacak uygun frekans tireşim rezonansına gelmek icap ettiğini anlıyoruz ,

K.yı takip eden dostlar çok iyi bilir ki bir zaman Sezar ile dahi buluşma oldu ve bir celse ona tahsis edildi ama bu İsa ile olan inanç yanlışlığının (ki Laura ve insanlığın büyük kısmı başta ona çok düşkündü) tamamen açılıp saf gerçeğin ortaya çıkmasından sonra ,uzun anlatımlarla bu husustaki olayın ne olduğunu anladıktan sonra ,

Kısaca Sezarın gerçekliği ve dinsel aldatmalardaki rolü anlaşıldıktan sonra ,

Hatırlayalım Christ Dini St. Paulün gördüğü rüya ve vizyonlardan sonra Sezar Öğretilerinin düzenlenmesi ile teşekkül etmiş ve sonraki KH uğraşıları ile karmakarışık bir halde insanlığı oldukça fazla meşgul etmiş etmektedir,

Bu hususta Laura ve K.i takip edenlerin titreşim frekansı uygun bir rezonansa gelince konu Sezarın celselerle buluşması sağlanmıştır,

Sonuçta anlaşılan şudur 5Y nin dağınık enerjileri içerisinde buluşabilmek ve üstat dediklerimizle bir dialog kurabilmek için derslerimizi bitirmek maksadı ile bu yoğunlukta bilgilenip farkındalığı yükseltmemiz gerek..

Tgur

#981
PARAZİTLER HAKKINDA

"Enkarne ile alakalı yaşadığım bir olay var ve bu deneyimin özel olarak yeniden hatırlatıldığını düşünüyorum. Bh varlıkları geçişi hızlandırıyor. Bir an önce parazitlerden kurtulmalıyız. Bana parazitin yerini bile söylediler -muhtemelen uyuşuk davrandım bulmakta- fakat nasıl yapabilirim, gönderebilirim bilmiyorum. Meditasyon esnasında bütün olduğumda onu gönderdiğimi hissediyorum ama gizleniyor mu emin olamıyorum."

Aoibheann dostumuzun bu aktardığım sözünden esinlenerek parazit konusunun tekrar irdelememiz gerektiğini hissettim,

Bu hususta bedene bulaşmış fiziki parazitlerden kurtulma hakkında bir arkadaş sormuştu oradan hatırladım, şu antiparaziter ve antibiotik ama aynı zamanda antiparaziter (amiplere karşı) preperatların isimlerini vermek istiyorum faydalı olur kanaatindeyim,

*VERMAZOL TABL
*KONTİL TABLET
*MONODOKS KAP (Amiplere karşı)
*BİTERAL TABL (Giardiasiz paraziti için)

Konu gereği ilave olarak "transmarjinal inhibasyon"yapan DNA ya yerleşmiş parazitleri de unutmamalıyız soy kirlenmesi yoluyla BH yolunda ilerleyeceklerin önünü kesmekteler onlara karşı gerekli mücadelenin o maalesef bıktırıcı olarak tekrarladığım "bilgilenme çabası ile farkındalıkta ilerleme" olduğunu görmekteyiz,

Beynimizi kozmik bilgileri alabilecek alıcı yapabilmek için,

---------------------------------------------------------------

S: (L) Kurcalama dediğiniz şey nasıl oluyor?
C: Parazitler alıcı görevi görüyor.
S: (Pierre) Evet. Parazitler alıcı olarak işlev yapıyor. Parazitlerle dolu olduğunda kötü dalgaların veya kötü varlıklar tarafından gönderilen dalgaların daha fazla etkisi altında oluyorsun. O mesajlara da ha açık hale geliyorsun. Parazitlerden öte kötü bir etki oluyor üzerinde.
C: Asalak mikroorganizmalardan kurtulmak, dönüşüm işinin en önemli bileşenlerinden biri.
S: (Galatea) Bir insan mezuniyete ne kadar yaklaşırsa bu tür sorunlar o kadar daha kötü hale mi geliyor acaba? Kendilerini daha kötü hissetmeye mi başlıyorlar örneğin?
C: Pek çok durumda, evet.
S: (L) Çok akıllı hale geldiğin zaman birşey oluyor. Hatta bünyemizde bunun meydana gelmesini sağlayan birşey tasarlayıp tasarlamadıklarını merak ediyorum?
C: Evet
S: (Pierre) Bir arka kapıları var.
(Perceval) Alıcı derken, parazitler neyin alıcısı?
C: Bilgi dalgaları.
S: (Perceval) Soyların parazitlenmesinden bahsederken, bu durum parazitlenme için özellikle hedef alınan belirli bazı soyların varlığını mı ifade ediyor?
C: Evet
S: (Perceval) Örneğin bir farkındalık artışı yaşaması veya sisteme tehdit oluşturması daha muhtemel soylar veya genetik proiller gibi mi?
C: Evet
S: (L) Bu gerçekten çok moral bozucu.
(Pierre) Kurnazca.
(Perceval) Kurcalamayla ilgili ne söylemişlerdi?
(L) Pekala, kurcalama nasıl yapılıyor?
C: Çoğunlukla virüsler yoluyla.
S: (L) Herkesi aşılama kampanyası insanların ilerleyişini durdurmak için gerekli virüsleri insanlara bulaştırmaya mı yönelik?
C: Evet
S: (L) Canavarın işaretinin işkenceyi kabul etmeyle veya bu tür birşeyle ilgili olduğunu söylemiştiniz ama canavarın işareti ile ilgili eski ikirlerden biri bunun DNA'yla ilgili olabileceği yönünde... Yani belki de virütik olarak vücuda yerleştirilen bu genetik yapılar canavarın işareti olarak düşünülebilir.
C: İkisi elele gidiyor!S: (L) Yani eğer virütik olarak yerleştirilen bu DNA kodonlarını falan alırlarsa, kötü dalgaları ve işkenceyi kabul eden bir insan türü haline geliyorlar...
C: Evet
S: (Perceval) Gezegenin nüfusunun çoğunluğuna bu tür parazitlerin bulaştırıldığını düşünebilir miyiz?
C: Çoğunluğuna değil ama pek çoğuna. Bazılarının direnci güçlü. Ve bazılarının da telafi edici karşıt kodonları var.
S: (L) Yani bir şekilde, sanırım doğal seçilim yoluyla, bazı şanslı insanlar bu tür bir manipülasyona son derece dirençli bazı genlere sahip?
C: Evet. Veya en azından bir bedelle.
S: (L) "Bedel" dediğinizde, sıtmaya karşı koruma sağlayan orak hücre anemisi olan insanlar var örneğin. Yani belirli bir rahatsızlığa olan eğilimin bir başka soruna karşı seni daha dirençli hale getirebiliyor , doğru mu?
C: Evet. Yakın.
S: (Chu) Bilgiye de ihtiyacın var.
(Perceval) İnsanları kontrol altına almaya yönelik bu parazitleme meselesi ponerizasyon, psikopatoloji ve medya yoluyla beyin yıkama gibi şeylerin ötesinde. Paraziti olmayan insanlar...
(L) Ve tabii böyle bir tehdit altında olmayan ama diğer yandan da bilgiye veya farkındalığa veya mezuniyete veya herhangi birşeye hiçbir önem vermeyen çok sayıda insan olduğundan da eminim.
(Pierre) Ama tersi de doğru mu? Büyük bir direncin ve aynı zamanda mezun olma potansiyelin olabilir mi?
C: Bazı durumlarda, evet.
S: (Perceval) Yani bir anlamda bu parazitleme operasyonu pek çok insanda bir işe yaramıyor.
(Pierre) En azından hasta değiller.
(Perceval) Hayır, sisteme karşı savaşmak isteyen, dünyanın durumunu önemseyen, yalanlara vs karşı çıkan insanlar bağışık değiller. Bağışıklığı olanlar dalgalardan etkilenmiyorlar ama hiçbirşey umurlarında değil.
(Galatea) Peki bir şekilde negatif bilgilerle mücadele etmek için edinebileceğimiz pozitif bilgiler var mı?
C: Size veriler ve ipuçları sunduk. Bilgi beyinde uygun bağlantılar kurmaya yönelik çabalar yoluyla edinilmek zorundadır.
S: (L) Beyinde bağlantılar kurmak neden bu kadar önemli?
C: Çok basit; alıcınızı yapmak için!!!
S: (L) Yani veri ve bilgi edinmek ve bunu beyin gücü sağlayacak şekilde yapmak çok önemli çünkü beyin insanın alıcısı. Alıcının aldığı şey...
(Galatea) Kozmik bilgiler.
C: Yüksek enerjiler!S: (Chu) Çaba göstermenin de önemli bir anahtar olduğu düşünüyorum çünkü bu parazitin düşmanı. Parazit temel olarak başka hücrelerden veya başka canlı organizmalardan geçiniyor bedavaya. Çaba gösterdiğinde aslında programlandığın şeyin aksi yönünde bir bilgiyi kullanıyorsun.
(L) Evet, çaba gösterdiğinde sisteme bilgi yüklüyorsun. Onlar hiçbir çaba harcamıyorlar ve dolayısıyla da entropiye ve kaosa doğru gidiyorlar.
(Pierre) Chu neredeyse birbirine zıt felsefeler olduğunu kastediyor.
(Chu) Bu bir çatışma gibi. Eğer senin hayat enerjinden besleniyorlarsa, onların yaşam şekli birşey yapmaktan ziyade senin vücuduna yaptırmak. Çaba gösterdiğin zaman bu onların davranış biçimiyle bir tür çatışma meydana getiriyor.
(Pierre) Eğer parazitimsiysen, bu durum parazitlerin enerjisiyle rezone olabilir ve verimli bir ortam bulmuş olurlar. Eğer enerjin bunun zıddıysa, eğer yaratıcıysan ve çaba gösteriyorsan, belki de genel enerjin parazitlerin yapısal entropik titreşiminin tersi yönünde olacaktır.
(Data) Bilinçli acı çekmeyle aynı şey.
(Perceval) Sanırım buradaki olay şu; parazitler beyinde gerekli bağlantıları kurmayı engelleyen şeylerden biri. Yani o pozitif geri besleme döngüsünü oluşturmak için, fiziksel olarak parazitlerden kurtulmak gerekiyor.
(L) Sanırım bir noktaya kadar bilgi edinebilirsin ama...
(Perceval) Burada iziksel bir sorundan bahsediyoruz. Bir parazit istilasıyla mücadele etmek için doksisiklin falan kullanmak gerekir.
(L) Evet, bu basit ve kısa vadeli bir mesele değil. Diyet konusundaki tüm araştırmalarımız gibi. 2008'de o ameliyatı olduktan sonra beynim donuklaştı... Masamın başında 5 dakika oturduğumda bile bacaklarım öyle kötü şişiyordu ki yatağa geri dönmek zorunda kalıyordum. Herkese "Hey, bu şeyi burada yapacağım ve sizin de bunu yapmanız gerekecek!" diye gözdağı vermemiş olsaydım, şimdiye kadar ölmüş olurdum.
[kahkaha]
(Chu) Ben bunun iki yönlü olumsuz bir durum olduğu sonucuna varıyorum. Eğer doktorsan, parazitlerle ilgili bilgi edinirsin ama eğer bu irade gücünü oluşturmuyorsan parazitlerden kurtulabileceğin halde farkındalık edinmeyebilirsin. Ama fiziksel parazitlerden kurtulurken parazitin doğasının aksine davranırsan, o farklı.
(Perceval) Doğal bağışıklığa sahip kişilere parazit bulaşmıyor ama sahip oldukları bu avantajla birşey yapmıyorlar.
(Chu) O yüzden süper çabalar göstermen gerekiyor.
(L) Başka bir sorun daha var. Forumdaki çeşitli kişilerle ilgili olarak fark ettiğim iki mesele var. Durumun dehşeti karşısında aşırı korkuya kapılanlar var. "Ben bu dünyaya ait değilim! Ben bunun bir parçası değilim! Et yiyemem! Sebze yiyemem! Havayla ve güneş ışığıyla yaşamak zorundayım çünkü bu o kadar korkunç ki buna katlanamıyorum!" tarzında reaksiyonlar gösteriyorlar. Bir de, celse yaptığımı zda,kendileri biraz araştırma yapmadan çeşitli ikirler ileri süren, birşeyler yapmaya veya denemeye başlayan kişiler var. Sanırım hiçbir şey öğrenmek istemeyen kişiler var ve bir de birşeyler yapmak ve başarmak isteyen ama bunun kolay bir yolunu isteyen kişiler var.
(Pierre) Doğru dürüst bilgi elde etmek için yeterli zaman ve çaba harcaman ve ...acı çekmen gerekiyor.
C: Bedava yemek yok ya da belki yalnızca parazitler için var!
S: (L) Ve bedava yemek olduğunu düşündüğümüz sürece onların yemeği oluyoruz!
C: Evet!
S: (Data) İnsanların "Ay'a besin olmasının" anlamı bu mu?
C: Yakın, her ne kadar Gurdjief tüm ayrıntıları tam olarak anlamamış olsa da

Aoibheann

#982
Çok teşekkür ederim, Tgur. Bu bilgiler gerçekten çok isabetli oldu. Sanırım bana da anlatmak istedikleri bu parazitlerin yiyeceklerimiz yoluyla da bulaştırıldığı.
"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi

Tgur

#983
Ben de teşekkür ederim,

Parazitleri bertaraf etmek için lugol solüsyonuna da bakmak lazım bir dostumuz tırnak mantarına bile iyi geldiğini söyledi ,ayrıca Bozadi dostumuzun ilgiyle uğraştığı Kolloidal Gümüş Suyunu da kullanıma almak lazım,

Bunların yanında beden hücrelerine uymayan yani bir nevi simbiyoz yaşam tutturan faydalı bakteriler var probiotik özellik yaratan faydalı mikropları mayaları bu kapsama alabiliriz ,bedenin her yerinde özellikle barsaklarda olan ve bazı vitamin ve enzimleri salan,
Bunların hayatiyetinin bozulması yaşamımızı sıkıntıya sokar ,

Sonra bazı zararlı bakterileri ortamdan azar azar alarak bunlara ait bağışıklık sistemlerinin oluşması da gündemde,

Özetle var olanın hayatiyetini sürdürmesi için ortamlar çeşitli varlıkların beraber yaşamasını ön görüyor,

Parazitlerin alıcı anten görevi yapıp bilincin rahat ve hür çalışmasına mani oluşu, KH a anten olma halinden dolayı onlardan sürat ile kurtulmamız gereği üzerinde ikaz aldık ,ayrıca zararlı virüs ve bakterilere karşı da önlem almak arınmak hayatı sürdürebilmek için gerekli,

Yani karma bir yaşam sürerken dikkatli olmak demek bunları bilip göz önünde tutmak sakınmak gibi mecburiyetleri doğuruyor,

O zaman ölenler için kurtuldu demek pek ters gelmiyor..

ogenezis

#984
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tgur

Ben de teşekkür ederim,

Parazitleri bertaraf etmek için lugol solüsyonuna da bakmak lazım bir dostumuz tırnak mantarına bile iyi geldiğini söyledi ,ayrıca Bozadi dostumuzun ilgiyle uğraştığı Kolloidal Gümüş Suyunu da kullanıma almak lazım,

Bunların yanında beden hücrelerine uymayan yani bir nevi simbiyoz yaşam tutturan faydalı bakteriler var probiotik özellik yaratan faydalı mikropları mayaları bu kapsama alabiliriz ,bedenin her yerinde özellikle barsaklarda olan ve bazı vitamin ve enzimleri salan,
Bunların hayatiyetinin bozulması yaşamımızı sıkıntıya sokar ,

Sonra bazı zararlı bakterileri ortamdan azar azar alarak bunlara ait bağışıklık sistemlerinin oluşması da gündemde,

Özetle var olanın hayatiyetini sürdürmesi için ortamlar çeşitli varlıkların beraber yaşamasını ön görüyor,

Parazitlerin alıcı anten görevi yapıp bilincin rahat ve hür çalışmasına mani oluşu, KH a anten olma halinden dolayı onlardan sürat ile kurtulmamız gereği üzerinde ikaz aldık ,ayrıca zararlı virüs ve bakterilere karşı da önlem almak arınmak hayatı sürdürebilmek için gerekli,

Yani karma bir yaşam sürerken dikkatli olmak demek bunları bilip göz önünde tutmak sakınmak gibi mecburiyetleri doğuruyor,

O zaman ölenler için kurtuldu demek pek ters gelmiyor..

Merhabalar tgur yazınızı ilgiyle okudum.ilac isimleri yazmışsınız.amip için filan.meslegim gereği bu konularda bilgim diğer kişilere göre fazla.bu ilaçlar alma verme dengesini vücutta yapamayabilir.bagirsaklarda kötüleri götürürken iyiparazitleride götürüp vücut bağışıklık sistemini bozabilir.buda takdir edersiniz ki bizi güçsüz ve hasta eder..yiyecekler için enerjileri bir kısmının cigken bir kısmı pişince ihtiva ediyor.kurusoganda A vitamini var bolca..bu yağda eriyen bir vitamin mesala..turunçgil ve yeşil biberde bolca C vitamini var ..suyu gördüğü an yok olur ölür mesala..patlicanda azı karar çoğu zarardır.nikotin vardır..
Algimizi arttırmak için bazı âlimler diyet yapmış..bir kısmı hayvan ve hayvan ürünleri yemezken..bir kısmida canlı ve canlıdan çıkan hicbirsey yenmeyecek demiş..yaklaşık bir hafta sonra yapışık parazitler de dahil olmak üzere algılama ve pişik yeteneğin artıyor .
Ben bu diyetle beraber meditasyonu çok az bir süre yaptım...bide sessiz sakin ortamda olman gerekiyor.cep telefonu felan yok herkesle irtibatını kesmen gerekiyor..tam bir dinginlik halı yani..
O zamanlar korku ağır bastı..çan sesleri felan duymaya başlayınca..keçi sürüsü..nal sesleri .sürüyle üstüme geliyorlardi sanki..yarıda bıraktım..tekrar denemedim..müsait zaman dilimi kokluyorum en kısa zamanda deneyeceğim tekrar..
Bu yazıyı gondermemem için kafa karışıklığı gibi bişey yaşadım. Sonra yazı yok oldu...cok tuhaf .mide bulantısı ila karışık bayılma hissi gibi..yazı yazma diye uyarı verdiler..oralı olmadım.su yazıyı buraya yüklememe bile fırsat vermemeye gayret ediyorlar.kapi çarpıldı.sonra diğer kapı ..ruzgardan dedim kalkmadim.bu seferde bardak düştü kırıldı mutfakta..kalktım gittim hiç birşey yok..ama ne sesti..masanın üstündeki fincanlar hep kırıldı sandım..
 

ogenezis

#985
Uygun zamanda. Sadece zararlı parazitleri yok eden diyetler var.musadenizle paylaşmak isterim sizler le..:)))
 

Tgur

#986
Merhaba Ogenezis ,

Tıp mensubu imişsiniz benim ikinci mesleğim eczacılık ve 45 sene yaptım ,

Antibiotiklerin anormal kullanılması yani antibiogram yapmadan kullanılması ki acil bir durumda antibiogram beklemeden mikroba müdahele etmek gerekliliği vardır ,hastanın hastalık arazlarının biraz geçmesi ile doktor ikazına rağmen bırakılması mikroplarda rezistans denen durumu yaratmış ve dünya ilaç piyasası antibiotik çeşitleri ile dolmaktadır ,

Parazitlerin bir kısmının (amip ,giardiasiz gibi) bazı antibiotikler yoluyla ancak temizlenebilme mecburiyeti yukarıda belirttiğim antibiotik isimlerini vermem gerekliliğini doğurdu (monodox, biteral gibi),parazitlerin gıda maddeleri ile temizlenmesi de mümkün isimlerini verirseniz faydalanırız,

Antibiotik kullanımının bir diğer mahzuru da faydalı mikro organizmaları da öldürdüğü onun için vitamin takviyesi ile devam şart olur ama kullanım konusunda doktor fayda ve mahzur terazisini çalıştırması gerekli ben yoğun bakımda zatürreden yatarken bir çok antibiotik ve anti fungal ne varsa bir çok ilaç kullanıldı ve 10 günde tekrar bu cehennemin taşlarını adımlamak mecburiyeti kazandım ,ölmedim yani..

Vegan diyeti konusunda K. celselerinin bu hususta ortaya döktükleri bazı gerçekler hakkında yine bu tartışma platformunda dostlar oldukça geniş durdular hatta vegan diyeti uygulayan ve bundan ayrılmak istemeyen kıymetli bazı dostların siteden uzaklaştığını da üzülerek söyleyebilirim neticede şahsın seçimi ile olan bir gerçek ama siz uygularken üzerinize doğru gelen hayvan sürülerinden bahsediyorsunuz düşünülecek bir durum ben vegan değilim gıdalanmada moderato durumundayım ,

Hatada mıyım yoksa değil miyim bir şey söyleyemeyeceğim,

Yazıyı yazarken bazı anormal durumlarla karşılaşmışsınız ,benim cinlerimdi onlar!! şaka tabii, bu tip engellemelere hepimiz aşinayız bir nevi saldırıdır ,yazarken sık sık kopya alın def edersiniz Bigsenfoni dostumuzun aldığı tedbirleri almak lazım ama güç biraz..

Her neyse sizi önemle takip ediyorum ve bilgilerle haşır neşir oldukça bazı yapışmışlardan kurtulacakmışsınız gibi geliyor ,

Bir an evvel kurtulmanız dileğiyle sağlıklı ve güzel günler dilerim..

ogenezis

#987
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tgur


Merhaba Ogenezis ,

Tıp mensubu imişsiniz benim ikinci mesleğim eczacılık ve 45 sene yaptım ,

Antibiotiklerin anormal kullanılması yani antibiogram yapmadan kullanılması ki acil bir durumda antibiogram beklemeden mikroba müdahele etmek gerekliliği vardır ,hastanın hastalık arazlarının biraz geçmesi ile doktor ikazına rağmen bırakılması mikroplarda rezistans denen durumu yaratmış ve dünya ilaç piyasası antibiotik çeşitleri ile dolmaktadır ,

Parazitlerin bir kısmının (amip ,giardiasiz gibi) bazı antibiotikler yoluyla ancak temizlenebilme mecburiyeti yukarıda belirttiğim antibiotik isimlerini vermem gerekliliğini doğurdu (monodox, biteral gibi),parazitlerin gıda maddeleri ile temizlenmesi de mümkün isimlerini verirseniz faydalanırız,

Antibiotik kullanımının bir diğer mahzuru da faydalı mikro organizmaları da öldürdüğü onun için vitamin takviyesi ile devam şart olur ama kullanım konusunda doktor fayda ve mahzur terazisini çalıştırması gerekli ben yoğun bakımda zatürreden yatarken bir çok antibiotik ve anti fungal ne varsa bir çok ilaç kullanıldı ve 10 günde tekrar bu cehennemin taşlarını adımlamak mecburiyeti kazandım ,ölmedim yani..

Vegan diyeti konusunda K. celselerinin bu hususta ortaya döktükleri bazı gerçekler hakkında yine bu tartışma platformunda dostlar oldukça geniş durdular hatta vegan diyeti uygulayan ve bundan ayrılmak istemeyen kıymetli bazı dostların siteden uzaklaştığını da üzülerek söyleyebilirim neticede şahsın seçimi ile olan bir gerçek ama siz uygularken üzerinize doğru gelen hayvan sürülerinden bahsediyorsunuz düşünülecek bir durum ben vegan değilim gıdalanmada moderato durumundayım ,

Hatada mıyım yoksa değil miyim bir şey söyleyemeyeceğim,

Yazıyı yazarken bazı anormal durumlarla karşılaşmışsınız ,benim cinlerimdi onlar!! şaka tabii, bu tip engellemelere hepimiz aşinayız bir nevi saldırıdır ,yazarken sık sık kopya alın def edersiniz Bigsenfoni dostumuzun aldığı tedbirleri almak lazım ama güç biraz..

Her neyse sizi önemle takip ediyorum ve bilgilerle haşır neşir oldukça bazı yapışmışlardan kurtulacakmışsınız gibi geliyor ,

Bir an evvel kurtulmanız dileğiyle sağlıklı ve güzel günler dilerim..





Merhabalar sevgili tgur.
.mektup gibi oldu:))o cinlerine söyle rahat dursunlar..:)))iyi dilekleriniz için öncelikle teşekkür ediyorum..Bil mukabele efendim..:))
Doktor değilim..Sağlık camiasında çalışıyorum..hemşire..yuksrklisansimi yaptim doktora için çalışıyorum..ama en çok sevdiğim bölüm fitoterapi..Babam bana bitkileri tek tek gösterirdi..melisayi..kekiği..adacayini biz bahçemizde yetistirirdik..kırksinir otu.mesala mucize bitki..
Size çok iyi gelir yan etkisi yoktur..
İbni Sina nin kitabında..vereme bile faydali olduğu..
A..sinirli yaprak ağızda çiğnenerek tutulacaktır
B..sinırli yaprak salata gibi yenecektir
C..sinirli yaprak kaynatılarak su yerine icilecektir.Bu nebat akciğerde kanayan yaraları bile,bir ay devam edilirse,tamamı ile yarayı iyileştirir yazılı..

Benim araştırmalarım daha da geniş .
Dişeti hastalıkları ve ağrılarına .dış iltihaplatina,ayrıca ağız aftlarina ağrısına ağrısına birebir..kırksinir otunu birbardak suda bir tutam kaynatirsin ılıyınca bu su ile ağzını calkalarsin.aguz aftlarinin ağrısı ..hokus pokus bir anda yok oluyor..ben çok denedim.. dış fakultesinde okuyan arkadasima söyledim bu bitkiyi..bitirme tezinde kullandı..
Babam bana daha çocukken "Davut u antaki tezkere kitabı" "Gayetul beyan" ibni Sinan'ın kitaplarına baktirir.resimlerdeki bitkiyi buldururdu.en sevdiğim çoban çantasıydi..kalpli tohumları var.salladigin zaman çin cin sesler çıkarır..

Bağırsak için parazitler için defne ve Pelin kaynatılıp bir su bardağı içilirse buda çok etkili
taze nane cignenip yutulacak,üzüm hoşafi icilecek

Nohut sirkeli suda bir gece bekletilir sabah yenir biraz..buda bağırsak parazitletine birebir.
Meditasyon için yapılan diyeti uygun zamanda paylasirim başlık altında..biraz uzun ve açıklaması çok fazla..birkaç tane değişik var..sadece zeytin ve zeytinyağı ile yapılıyor..vikkan lar var hep bitkilerle büyüleri yaşamları..doğa tabanlı..
https://www.yasemin.com/saglik/haber/2742623-sinir-otunun-bilinmeyen-faydalari-nelerdir-sinir-otu-ve-kekik-karisimi-ne-ise-yarar
Sinir otunun bilinmeyen faydaları nelerdir? Sinir otu ve kekik ...
 

Tgur

#988
Sevgili Ogenezis,

Evvela sitemize renk kattınız sizi takdir ederim..:))
ve sevgilerimi sunarım..:))

Bu simgeleri kullanmak adetim değil bu işareti kullanmışsınız tahminen sevgi saygı samimiyet olarak algıladım internette aradım bulamadım ama ben öyle olsun kabul ediyorum..

Biz dinazorlar bilgisayarı kullanmayı bile marifet sayan bir anlayıştayız zira lambalı radyo bizim çocukluğumuzda bir mucize idi ve iki istasyon vardı Ankara ,İstanbul ,hayal edin diyemeyeceğim ultra yeniliklerle doğmuş olan siz genç nesiller için anlaşılması çok zor ,

Benim dilim biraz serttir ,mümkün oldukça yumuşatmaya çalışırım ama ara ara belirttim eski enkarne hayatım ve bu hayatımda uzun askerlik serüvenim var ,komutlara emirlere bulaşmış ve alışmış bir dil ,

Size bu sitedekilerin hemen hemen herkesin paranormal olaylara yani olağanüstü rüyalara vizyonlara veya eski hayatlarını hatırlama gibi fenomenlerle uğraşmış veya bulaşmış bir tarafı var dersem şaşırmayın ama,
"diyacaksınız ki niye öyle ,işte öyle.." (bu Anadolu geyik selamlaşmasını çok severim)

Konuyu sipiritüel olarak ve gerçek olarak irdelersek bu yankı odalarındakilerin paranormal yaşam şekilleri olarak kabul ettikleri olayların yaşamımızda şu veya bu şekilde veya bebeklikten itibaren olması tesadüf değildir ,zira tesadüf diye bir şey yoktur her şey hazırlanmış ortamlardır, neye hazırlanmak derseniz işte bu siteye geldiniz ve karşılaştıklarınıza bir mana vermeye çalışıyorsunuz bunların cevabını mutlaka bulacaksınız ,

Sinir otu çayı içseniz dahi biliyorum benim ifadelerime bakıp sinirli bir tip olduğumu ima etmeye çalışmışsınız ama öyle biri katiyetle değilim ,zaten sinir otu da sinirlenmekten başka her şeye iyi gelen mükemmel bir bitki..

Her zaman bu nick ne demek diye baştan bakardım sizinkine yeni baktım ve hemşire olduğunuzu zaten belirtmişsiniz mükemmel ve hümanist bir meslektir ,o mesleğe hayranımdır, zira yoğun bakımda bana en fazla hizmeti hiç bıkmadan ve büyük bir sevgi ihtimamla yürüten erkek ve kadın hemşirelerin bütün işi üstlendiğini gördüm Dr. lar da mükemmeldir ama hastanın yakınında hep hemşireler var, şu covid konusunda da harikalar yaratıyorlar,

Bu olaylar başıma neden geliyor sorusuna cevabı artık anlamışsınızdır siz kendiniz koydunuz ve onların size verdiği anormalliklere tepki verme yerine bunu anlayacak bilince gelmişseniz tepki hadisesini bir taraf bırakıp bilgi eksikliklerinizi sakin bir şekilde giderme yoluna girmenizi öneririm,

Bu "kanal tartışmaları"nın bazı yerlerinde ve K. bilgilerinde 5. yoğunluk özelliklerini uzun uzun anlattık, burada işaret edeceğim şey biz enerjimizin büyük kısmını orada bırakıp bu dünyada bedenlenmeyi seçtik ve kader diye adlandırdığımız yaşam programımızı rehberlerin de yardımı ile biz hazırladık seçtik ,tabii bunu idrak için Monoteist bir inancın tutsaklığından sıyrılmak lazım, bu KH tarafından asırlardır dayattırılmış ve mantıksallaştırılmış inanç yapısının mevcut insan bilincinden kurtuluşu biraz zor, ama bilgilenerek aşmaya çalışmak gerek,

Kısaca kıymetli dostum başınıza gelen her olağan üstü şey sizin kendi kendinize bilinçte kıyam (yükseliş) sağlamanız için hayat programınıza koyduğunuz işaret taşlarıdır ,başkaları tarafından hazırlanmış fenomenler değil..

Bitirirken acizane şu minibüs arkasına biri şöyle bir yazı koymuştu ilk mısra onun gerisini ben tamamladım,

"Felek bana yine yalan yaptı" dersiniz
Yalanı hayat yapan sizlersiniz
Sizi "biz"le buluşturamadıkça
Bu dünyadan çok küskün gidersiniz

Yine sağlık ve güzellikler dilerim.

ogenezis

#989
Alıntı YapEvvela sitemize renk kattınız sizi takdir ederim..:))
ve sevgilerimi sunarım..:))

Bu simgeleri kullanmak adetim değil bu işareti kullanmışsınız tahminen sevgi saygı samimiyet olarak algıladım internette aradım bulamadım ama ben öyle olsun kabul ediyorum..

Biz dinazorlar bilgisayarı kullanmayı bile marifet sayan bir anlayıştayız zira lambalı radyo bizim çocukluğumuzda bir mucize idi ve iki istasyon vardı Ankara ,İstanbul ,hayal edin diyemeyeceğim ultra yeniliklerle doğmuş olan siz genç nesiller için anlaşılması çok zor ,

Benim dilim biraz serttir ,mümkün oldukça yumuşatmaya çalışırım ama ara ara belirttim eski enkarne hayatım ve bu hayatımda uzun askerlik serüvenim var ,komutlara emirlere bulaşmış ve alışmış bir dil ,

Size bu sitedekilerin hemen hemen herkesin paranormal olaylara yani olağanüstü rüyalara vizyonlara veya eski hayatlarını hatırlama gibi fenomenlerle uğraşmış veya bulaşmış bir tarafı var dersem şaşırmayın ama,
"diyacaksınız ki niye öyle ,işte öyle.." (bu Anadolu geyik selamlaşmasını çok severim)

Konuyu sipiritüel olarak ve gerçek olarak irdelersek bu yankı odalarındakilerin paranormal yaşam şekilleri olarak kabul ettikleri olayların yaşamımızda şu veya bu şekilde veya bebeklikten itibaren olması tesadüf değildir ,zira tesadüf diye bir şey yoktur her şey hazırlanmış ortamlardır, neye hazırlanmak derseniz işte bu siteye geldiniz ve karşılaştıklarınıza bir mana vermeye çalışıyorsunuz bunların cevabını mutlaka bulacaksınız ,

Sinir otu çayı içseniz dahi biliyorum benim ifadelerime bakıp sinirli bir tip olduğumu ima etmeye çalışmışsınız ama öyle biri katiyetle değilim ,zaten sinir otu da sinirlenmekten başka her şeye iyi gelen mükemmel bir bitki..

Her zaman bu nick ne demek diye baştan bakardım sizinkine yeni baktım ve hemşire olduğunuzu zaten belirtmişsiniz mükemmel ve hümanist bir meslektir ,o mesleğe hayranımdır, zira yoğun bakımda bana en fazla hizmeti hiç bıkmadan ve büyük bir sevgi ihtimamla yürüten erkek ve kadın hemşirelerin bütün işi üstlendiğini gördüm Dr. lar da mükemmeldir ama hastanın yakınında hep hemşireler var, şu covid konusunda da harikalar yaratıyorlar,

Bu olaylar başıma neden geliyor sorusuna cevabı artık anlamışsınızdır siz kendiniz koydunuz ve onların size verdiği anormalliklere tepki verme yerine bunu anlayacak bilince gelmişseniz tepki hadisesini bir taraf bırakıp bilgi eksikliklerinizi sakin bir şekilde giderme yoluna girmenizi öneririm,

Bu "kanal tartışmaları"nın bazı yerlerinde ve K. bilgilerinde 5. yoğunluk özelliklerini uzun uzun anlattık, burada işaret edeceğim şey biz enerjimizin büyük kısmını orada bırakıp bu dünyada bedenlenmeyi seçtik ve kader diye adlandırdığımız yaşam programımızı rehberlerin de yardımı ile biz hazırladık seçtik ,tabii bunu idrak için Monoteist bir inancın tutsaklığından sıyrılmak lazım, bu KH tarafından asırlardır dayattırılmış ve mantıksallaştırılmış inanç yapısının mevcut insan bilincinden kurtuluşu biraz zor, ama bilgilenerek aşmaya çalışmak gerek,

Kısaca kıymetli dostum başınıza gelen her olağan üstü şey sizin kendi kendinize bilinçte kıyam (yükseliş) sağlamanız için hayat programınıza koyduğunuz işaret taşlarıdır ,başkaları tarafından hazırlanmış fenomenler değil..

Bitirirken acizane şu minibüs arkasına biri şöyle bir yazı koymuştu ilk mısra onun gerisini ben tamamladım,

"Felek bana yine yalan yaptı" dersiniz
Yalanı hayat yapan sizlersiniz
Sizi "biz"le buluşturamadıkça
Bu dünyadan çok küskün gidersiniz

Yine sağlık ve güzellikler dilerim.


Günaydınlar efendim.:)) Evet gülücük işareti..saygı ve sevgi..aynen ..yine muhteşem anlatmışsınız.tebrik ediyorum..kırk sinir otu..sizin zaturre ve akciğere iyi geliyor diye yazdım.sinirli olduğunuzu kesinlikle ima için değil..ayrıca geçmiş yaşam meditasyon katında bende komutanmisim ..diliniz bana emirvaki ve sert gelmiyor.bilakis çok yapıcı bir insansınız vede nazik
Nikname ogenezis oluşum demek..yumurtanın ilk oluşumu...
Geniş yaşam ve sifalandirma deneyimlerinin birinde bebeklikten önceki annemin kanına kadar ulaştım.ve sifalandirmaya basladim kendime.. eskiden saçlarım dumduzdu..şuan kivircik oldu..çok saskinim