Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

dinlerde ve diğer felsefelerde reenkarnasyon

Başlatan bozadi, 03 Nisan 2011, 19:06:47

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#30
yorumlarınıza katılıyorum sevgili maskesiz.

ve insanları "ayırt etme" konusunda ölçüt bir insanın Müslüman mı, Hıristiyan mı, Yahudi mi yoksa başka bir dinden, milletten vs vs bir insan mı olduğu değil, ancak ilgili bir şahsın bireysel ruhsal yönelimi veya bu konudaki (yeterince uzun bir gözlemle sezilebilecek) ortalamasıdır bence.

Scyth

#31
Eğer insanlarla iş yapıyorsanız yaptığınız işte karmaşıklaşacaktır. Eğer bir hayvan sürünüz olsaydı işiniz basitleşirdi çünkü nasıl davranacaklarını kestirebilirdiniz. İnsan faktörü her zaman/mekan'da benzer davranış biçimleri gösterir. Çünkü insan aptal,kibirli,korkak,hırsız,katil,dolandırıcı v.s. aynı zamanda adil,yardımsever,dürüst,cesur ve akıllıdır. Her birini yada hepbirini, farklı katalizörle karşılaştıklarında deneyimler,ortaya çıkarır ve öğrenirler. Bu durum her insan için geçerlidir; her insan için buna peygamberlerde dahildir. İnsanın doğası olarak ifade edilen bu gerçek aslında bizimde bildiğimiz gibi telkinler,programlamalar ve seçimlerin bir toplamıdır. Sevgili Bozadi'nin de vurguladığı gibi aktarımla sorumlu olanlar her yönden gelecek bilgilere açıktır ve onlar eylemleri ile bu kanalların yoğunlukları ile uyumlanırlar. İşte bu aşamada İslamiyet'in doğuşu ve gelişimi aşamasında eylem aşamasında neler yapılmıştır bakmak gerekir. Bu İslam inancının sağlamasıdır. Gerçi bu konunun büyük kitle için bir önem arzettiğini zannetmiyorum. Yanılıyor olabilirim ama insanlar duymak istediklerini duyarlar. Onlar günahkar olduklarını düşünüyorlar, böylece eylemlerini affedecek bir üst merciye ihtiyaç duyuyorlar. İyi eylemler için ödül kötüleri için ceza bekliyorlar. Cennet'i hayal edip ritüeller yapıyor kendilerini bu yolda disipline ediyor, cehennemi hayal edip korkup gene kendilerini disipline ediyorlar. Yani robotik varlıklar haline geliyorlar. Egemen özgür iradelerinden vazgeçip kararlarını ve geleceklerini Tanrı/Kral'a (bu terim monoteist inanç sistemlerindeki tanrı figürü için bence oldukça uygun) bırakıyorlar. Her eylemlerinde işi ona bırakıyor rüya görmeye devam ediyorlar. Yargılanmaya bekliyor ve yargı günleri gelene kadar yargılıyorlar. Ayırıyor,seçiyor,kamplaşıyor, rutinlere devam edip ebeveynleri ve onların ebeveynlerinin yaptığı gibi programın bir diğer deyişle sistemin devamını sağlıyorlar. Siz bir inananan, bir vergi mükellefi, bir kimlik sahibi, marketten alışveriş yapan sıradan bir adam olarak sistemin devamını sağlıyorsunuz. Bu sistemse kompleks bir yapı ,ekonomi, inanç, ve moda anlayışı vs. bu yapının unsurlarından.
    Toparlarsak, konu İslam dini yerine İslam Medeneniyeti basamağını yükseltilmeli. Esas itibariyle İslam dini yada benzer inanç disiplinleri pek çooooooooook mantıksal boşluk ve sınırlamalarla doludur. Bunun yanında bolca kan ve dramaylada. Siz onlara gerçeği bütün açıklığıyla gösterseniz ne olurdu, eğer bir çocuğun en çok sevdiği oyuncağını elinden alsaydınız ne olurdu, cimrinin gümüşüne el koysaydınız ne olurdu.... Arayan için; bulabileceği koca bir evren ve daha fazlası vardır. Aramayan içinse ona verilecek bir lütüf yoktur.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

#32
tespitlerine katılıyorum Scyth.

bu arada ProMeTHeuS'a en son "vahdet-i vücut" (varolan herşeyin birliği/tekliği) kavramı hakkındaki şahsi fikrini sorduk, henüz yanıt alamadık. videodaki şahıs "vahdet-i vücut" kavramının Kuran'da ve dolayısıyla İslam'da yeri olmadığını söylüyordu. bunu iyi analiz etmek gerekir diye düşünüyorum.

reenkarnasyon kavramıyla da bir ilgisi var belki de bu konunun. insanın varıp varabileceği nihai mevki/boyut, Tanrı tarafından ödül ve ceza olarak hazırlanmış cennet ve cehennem midir, yoksa varolan herşey Tanrı'nın bizzat "kendisine" mi varacak eninde sonunda? Yunus Emre kendi görüşünü ve bir anlamda da tasavvufi bakış açısını açıklamış gibi görünüyor:

Cennet cennet dedikleri,
Birkaç köşkle birkaç huri,
İsteyene ver onları,
Bana seni gerek seni.


ayrıntılı araştırmamış olmakla birlikte, tasavvufta cennet-cehennem "son durakları" gibi bir vurgu yok diye biliyorum. varolan herşeyin Allah'tan geldiği ve bir döngü içinde eninde sonunda yine Allah'a dönecekleri, onunla tamamen bir olacakları ifade edilir. ve hatta bu mutlak birleşme gerçekleşmeden önce de yine herşeye ve herkese yaratanın bir parçası gözüyle bakılır, çünkü nihai gerçek budur. ve tasavvufta 7 kavramı vurguludur. tüm döngülerin 7 seviyeli olduğu anlaşılır. bizim tüm yaratılmışlardan göreli olarak ayırarak, bağımsız kaynak olarak ele aldığımız tanrısal kat da 7. kattır. varolan herşey oradan yayılır ve 7 seviyeli bir döngüyle yine ona ulaşır.

Pınar

#33
Tasavvuf erbabları, Kuran'ı bir kapı olarak kullanmışlardır. Belli bir noktadan sonra ruhsal bilgileri direk kendileri almaya başlamışlardır. Tüm varolanın birliği, Kuran'da çok net olmamakla birlikte verilmiştir. Kuran'da ya da diğer din kitaplarında ortaklarına göz attığımızda aslında tek bir bilgi kaynağından geldiğini görüyorum. Elbette, araya kaynayan bir çok hatalı bilgi de vardır. Ancak, tasavvuf erbabı sevgiyle yol aldığı için buna çok da müdahale gereği duymamıştır çünkü yol arayan içindir ve düşerek şaşarak kişi tarafından kendince bulunmalıdır.

7 önemli bir rakamdır, her boyut içinde 7 düzeye ayrılmaktadır. Kırmızı titreşimle başlayan ve beyaza dek süren bir boyut eğitimimiz vardır. Boyutlar 7'den fazladır. Bu dünyaya enkarne olabilen en yüksek boyut 7, en azından daha yükseğine şu an rastlamadım.:)
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Köz

#34
İlk çağda bir insanı zaman makinesiyle alıp,şu zamana getirsek ve sadece bir kaç gün tüm teknolojileri göstersek ve geri kendi zamanına götürüp bıraksak neler olurdu?

Gördüklerinin ne kadarını kabilesine  korkuyla,ne kadarını heyecanla anlatabilirdi. Onun anlattıklarının, onu dinleyen kabile üyeleri üzerinde nasıl bir etkisi olabilirdi? Onlarda muhtemelen korku uyanacak ve bilgi bireyden bireye,nesilden nesile  aktarılırken işte böyle  sapmalara uğrayacaktır.İnsanlara bilinmeyen her zaman korkutucu gelmiştir.
 

bozadi

#35
şu sözler Mevlana'ya ait diye biliyorum (mesnevi'de mi var acaba?):

Maden idim, bitki oldum; bitki idim, hayvan oldum; hayvan idim, insan oldum;
 insanım ölüyorum, ölmekle tekamül ediyorum niye üzüleyim

ra'da ve kasyopya'da tanımlanan kozmolojiye göre maden denen aşama, tanrıdan big-beng'le ayrılan enerjinin ilk durağıdır (7. yoğunluktan ayrılan enerji sadece 1. yoğunluğa gitmiyor ama sanırım. tüm seviyelere belirli bir ölçüde yayılıyor belki de). burası 7 seviyeli varoluşun 1. yoğunluğu/seviyesidir. ilkel bitki türlerinin de bu seviyeye ait olduğu söyleniyor. gelişmiş bitki türleri ve hayvanlar ise varoluşun 2. boyutunda bulunurlar. hayvanlar 2 boyutlu bir algıya sahiptir. deneyim ve öğrenişle evrimleşen hayvanlar da 3. boyuta ulaşırlar: insan deneyimi. insanlar 3 boyutlu bir algıya sahiptir. sonraki seviyelerin nasıl olduğu konusunda fazla şey bilmiyoruz ama konuyu inceliyoruz. çeşitli ipuçları mevcut.

tüm bu ilerleyiş elbette ömürler boyu öğrenme ile gerçekleşiyor. dünyanın ve tüm mekanların/seviyelerin nihai olarak bir okuldan başka hiçbir şey olmadığını anlamak zor değildir.

bozadi

#36
tüm bu tanımlar bizim seviyemizde elbette yine de bir fikirden ve inançtan ibarettir. ben şahsen bu kozmolojiyi, felsefeyi benimsiyorum, araştırıyorum, tartışıyorum. fikirlerim değişime kapalı da değil. sadece kendi açımdan en ikna edici ve doğru bulduğum, en derin sezgilerimle örtüşen bilgileri referans almaya çalışıyorum.

maskesiz

#37
Prometheus' a bir sorum var buralardaysa tabi
neden nick prometheus? genellikle herkez kendisiyle ilgili nick kullanır öylesine alınmış bir nick mi yoksa bir nedeni varmı?
benim için özeldir kullandığım ad:)))bağım var maskesiz adımla beni yansıtır bende onu:))))
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

Scyth

#38
Maden idim, bitki oldum; bitki idim, hayvan oldum; hayvan idim, insan oldum;
insanım ölüyorum, ölmekle tekamül ediyorum niye üzüleyim

Pdf formatında Mesnevi'nin 6 cildinde, sözdeki bazı kelimeleri arattım sonuç vermedi. Diğer eserlerine bakmak lazım.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

ProMeTHeuS

#39
selam arkadaşlar hepinizin yorumlarını ayrı ayrı okudum çok güzel bi şekilde düşüncelerinizi aktarmışsınız=) soruları cevaplamaya çalışiim bozardi arkadaşın sorusuna gelince ben videoyu örnek olarak koydum ordaki bilgilerin tamamı doğrudur düşüncesiyle değil yorumladıkça aydınlanacaktır o konuyu araştıracağım 7 seviye meselesi bencede doğru ama Allah'ı 7.seviyede diye hapsetmek mümkün değildir o hiç bir mekanda bulunmaz o her yerdedir herşey ondan gelir herşey ona gider bu döngüdür bu döngüdende bahsetmişsiniz ama dediğim gibi Allah'ı bi yere sınırlamak koymak bana göre yanlış bu benim düşüncemdir..nickimi gelince Prometheus'un hikayesini araştırırsan arkadaşım benim için önemli olan çoğu kısmına ulaşmış olacaksındır hepinizi sevgiyle selamlıyor esenlikler diliyorum arkadaşlar ha bi de unutmadan Hz.Muhammed olacak t ile değil başındaki unvanı kullanıp kullanmamak da sizlerin özgür tercihindir tekrardan iyi günler=)..

 

bozadi

#40
Alıntı Yap7 seviye meselesi bencede doğru ama Allah'ı 7.seviyede diye hapsetmek mümkün değildir o hiç bir mekanda bulunmaz o her yerdedir herşey ondan gelir herşey ona gider bu döngüdür bu döngüdende bahsetmişsiniz ama dediğim gibi Allah'ı bi yere sınırlamak koymak bana göre yanlış bu benim düşüncemdir.
bahsettiğim kozmolojide Allah 7. seviyeye hapsedilmiyor. "tüm seviyelerde varolan herşey yaratıcının kendisidir" diye geçiyor kasyopya bilgilerinde. yoğunluklarda ilerleme gerçekleştikçe, bu gerçeğin farkındalığı da giderek artar diye betimleniyor. 7. seviye ise, tanrının en ayrışmamış, en saf hali olarak tanımlanır.

Alıntı Yapnickimi gelince Prometheus'un hikayesini araştırırsan arkadaşım benim için önemli olan çoğu kısmına ulaşmış olacaksındır
mitolojide Promete/Prometeus'la ilgili anlatılan hikaye benim için hayranlık uyandırıcıdır.

Alıntı Yapha bi de unutmadan Hz.Muhammed olacak t ile değil başındaki unvanı kullanıp kullanmamak da sizlerin özgür tercihindir
Türkçe'de bu isim daha ziyade Muhammet olarak yazılıp okunduğu için genelde "t"li versiyonu kullanıyorum. (ek aldığı zaman "t" çoğu durumda "d"ye yumuşuyor okunurken tabi). "hazret" ifadesini sadece karışıklık meydana gelebilecek bir durumda ayırt edici olarak kullanmayı tercih ediyorum. örneğin, "Hangi Muhammet?" diye bir soru sorulacak gibi bir durum varsa kullanırım. bu tartışma bağlamında Muhammet deyince hangi Muhammet'ten bahsedildiği konusunda karışıklık yaşanacak bir durum olmadığı için, doğrudan ismini kullanmayı tercih ediyorum. hiçbir saygısızlık ifade ettiğini düşünmüyorum. Muhammet'e büyük bir saygım vardır.

konuyla ilgili tartışmaların devamında hepimize değerli etkileşimler dilerim.

maskesiz

#41
Prometeus ile ilgili anlatılan hikaye yi biliyorum okuduğum zaman  benim için birşey ifade ediyor sadece ne ifade ettiğini merak etmiştim
neden mitolojik bir isim kullandın tanrılara baş kaldıran biri:))) yanıtlamak zorunda değilsin bir zorunluluğun yok seni kızdırdıysamda özür dilerim

sonsuz sevgilerimle
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

bozadi

#42
Alıntı Yapİlk çağda bir insanı zaman makinesiyle alıp,şu zamana getirsek ve sadece bir kaç gün tüm teknolojileri göstersek ve geri kendi zamanına götürüp bıraksak neler olurdu?

Gördüklerinin ne kadarını kabilesine korkuyla,ne kadarını heyecanla anlatabilirdi. Onun anlattıklarının, onu dinleyen kabile üyeleri üzerinde nasıl bir etkisi olabilirdi? Onlarda muhtemelen korku uyanacak ve bilgi bireyden bireye,nesilden nesile aktarılırken işte böyle sapmalara uğrayacaktır.İnsanlara bilinmeyen her zaman korkutucu gelmiştir.
sevgili Köz, bu örneğe benzer bir örneği bazen kendimi test etmek için kullanıyorum. şu anda uzaydan başka bir gezegenden gelmiş bir varlık olsam, kendime baksam kendimi ne gözle görürdüm, hangi ciddi anormallikleri görür, hayata bakış açımda nasıl bir değişiklik yaparım diye :))

maskesiz

#43
yaşadıklarımdan öğrendiğim kadarı ile 1.boyut ölümdür(beden için)7 tane alt boyut vardır(karanlığa ait boyutlar)
ben yerin 7 kat altı diye isimlendiriyorum bu boyutları
dediğim gibi 1.boyut ölüm
2.boyut bitki ve sevimli dostlarımız hayvanlar
3. boyut ışığın ilk boyutu tüm diğer alt boyutları içerir ortaktır
4. boyut rüya diye tanımlanan ara boyut
5 ve üstüde ışık boyutlar(üst boyutları bilmiyorum )

yanlış birşey yazdıysam şimdiden özür dilerim affınıza sığınarak yazdım

bir sürü sprituel grup gördüm izledim 3.boyut varlığı olduğum için çok aşağıladılar beni ama ben gurur duyuyorum kendimle bu boyuta geldiğim için iyiki varım ve 3. boyut varlığı olmaktan büyük onur duyuyorum kim ne derse desin

kibir olarak almasın kimse farkındayım ben istediğim boyutta olabilirim ama bana göre değil üst boyutlarda olup rehberlik yapmak ben yolu adımlarım dostlarımla

sonsuz sevgilerimle


Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

bozadi

#44
Alıntı Yapyanlış birşey yazdıysam şimdiden özür dilerim affınıza sığınarak yazdım
deneyimlerinizden öğrendiğiniz/çıkardığınız verileri paylaşmak istemenizde (bu veriler mutlak manada ne kadar doğru, ne kadar yanlış olursa olsun) bir yanlışlık veya affedilme tartışması olacağını sanmıyorum sevgili maskesiz. ve zaten söyledikleriniz, ra-kasyopya kozmolojisi denebilecek kozmolojiyle de yakından örtüşüyor. örtüşmeyecek olsaydı da bunları iyi niyetle paylaşmanız ve görüşlerinizi savunmanızda bir yanlışlık olmazdı bence.

1. boyutu ölümle ilişkilendirmenizle ilgili olarak; hemen her kozmolojide madde deneyimiyle ilişkilendirilen birinci seviyede, maddenin "en uyku halindeki" unsur olması itibariyle bir çeşit ölüm/uyku/düşük farkındalık olarak algılanması makuldür kendi görüşüm itibariyle de.

Alıntı Yapbir sürü sprituel grup gördüm izledim 3.boyut varlığı olduğum için çok aşağıladılar beni
kendileri kaçıncı boyut varlığıymış acaba!!! :)