Paylaşmak İstedim...

Başlatan maskesiz, 30 Mayıs 2010, 22:59:24

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

maskesiz

#30
Yıllar önce bi siteye üye idim. Sitenin rehberlerinden biri dünyanın eksenini değiştirebilecek güçtesin niye bu kadar hüzünlüsün dedi.
Doğru hüzünlüyüm huzur arıyorum.
Ailemi arıyorum
Dünyanın eksenini değiştirmek istemiyorum çünkü dünya sadece benim eksenimde dönmüyor
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

Sevda

#31
kender nedemek bilmiyordum scyth, araştırdım öğrendim :)) var benimde mizah anlayışım ama tanrılarınkiyle karşılaştırılamaz elbetteki :) bir tutabilsem ucundan zevk alacagım ama yakalayamıyorum,bu duygu sanki şey gibi,hani elinin ulaşamayacağı bir yerin çok kaşınıyordurda,kaşıyamıyosundur yada sadece kolunun girebilecegei bir delikte birşey vardır,uzanıp alman gerekeiyordur,ama tüm kolunu soktuğun halde 3 cm daha vardır ulaşmana ve bir türlü alamazsın,hatta şey gibi hani kulağının iç kısmında genizde bir kaşınma vardırda,dilinle uğraşır uğraşır geçirmeye çalışırsın ama nafile,işte bunlar gibi sinir bozucu bir duygu :))ama dediğin gibi bir bakımada eğlenceli :)
sevgili maskesiz yalnız olmadığıma sevindim ;)
Peki başka birşey daha sormak istiyorum...sizde hiç,okudugunuz birşeyden,yada gelen bir algıdan hemen sonra birden tüm resmi çok net görerek bir bilme hali yaşayıp(ki bu çok çoşkulu bir an oluyor )heyecanla ve suratta kocaman bir sırıtmayla,evreka evreka diye fırlayarak koşma isteği ile yerinizde duramadığınız herkese anlatmak istediğiniz ama 5 dakika sonra aman Allahım beni bukadar heyecanlandıran şey neydi diye hatırlayamadığınız  :(( oluyormu ?
ilk akla gelecek şeyi siz sormadan ben söyleyeyim hafızayla ilgili bir problemim yok,hatta herkes için gereksiz detayları bile hatırlamak gibi bir sorunum var :) bu hatırlamama (aslında hatırlamama değil bu tam,hafızada kayıtlı olmayan bişey sanki birden görüntü zoom yapıyor ve ben onu yakalamaya çalıştıgımda geriye dogru,gözden kaybolana kadar çekiliyor..şey gibi aslında,hani uyandığımız ilk anda rüyamızı hatırlarız ve hatırladığımızı farkettiğimiz anda silinmeye başlarya onun gibi işte..evet evet aynen bunun gibi :)) çok komik yazarken keşfetmek bu galiba :P )ha! ne diyordum,evet bu hatırlamama her konuda olmuyor,bu forum yada benzer forumlarda birbirimizle paylaşmaya çalıştığımız bilgiler,öğretiler ve sorgulamalardaki gibi konularda geliyor başıma...
 

Scyth

#32
Kristal taşları araştır hatırlamana yardımcı olabilecek olanlar var. Onları güneş görebilecekleri yerlere koy ki onlardan enerji alabilesin. Gitti gidiyor da var. Ben bugün üç tane aldım. Sende burcuna göre ya da sana görünen haliyle seni çeken taşları al sana uygun olmadığı söylensede sezgilerine güven.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

maskesiz

#33
Sevgili Sevda süper anlatıyorsun teşekkür ederim
Anı yaşamak bende de oluyor sonra ya unutuyorum yada sorunlara dalıyorum
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

maskesiz

#34
Çok fazla hata yaptım adımladığım yaşamımda ama hiç maske takmadım yaptığım hataları saklamadım.
Beni olduğum gibi kabul edecek dostlarım kardeşlerim olmıyacakmı? niye olmuyorki defalarca soruyorum kendime
kör kambur bir bahcıvanım ben basit biriyim olduğum gibi öylesine herhangi biri kendimi suçladım hep niye lanetli gibi dolaşıyorum etrafta cüzzamlı gibi kaçılan bazen kendime bile katlanamıyorum binlerce maske var etrafta al birini tak olmuyo işte yapamıyorum
uyum sağlayamadım madde dünya ya :))
değiş diyorum artık bari artık akıllan değiş uyum sağla olmuyor
yediğim kazık yetmedi
alışamadım kardeşiz derler uçurumdan atarlar aaaa düştü derler
enerjimi tüketiyorlar nefes alamıyorum dersin kardeşim zannettiklerine
gülüp aaa öyle birşey olmaz biz sevgiyiz ışığız kendi auranda boğuldun derler
ne auram varmış kendimi boğan
öyle işte alışamadım ben
belki uçuk kaçık yaşadığım şeyleri anlatabilecek paylaşabileceğim dostlarım olsaydı çevremde
daha kolay olurdu belki ağır aksak adımladığım hayatım
konuşabileceğim beni anlıyacak kimse yokki ailemde arkadaşlarımda
anlatsam herhalde doktora götürürlerdi
onlara göre nefes alıcaz bir gün gelecek alamıyacağız
belki çok daha kolay olurdu annem saçıma dokunum kıymaz gibi baksaydı önemlisin deseydi
kolumu kanadımı kırıp dış dünyaya salmak yerine
insanın ailesi kolunu kanadını kırıp dışarı gönderiyorsa üzerine basan çok oluyor bir süre sonrada alışıyor insan aşağıda olmaya
hiç çıkamıyacağını kabulleniyor
kolu kanadı yok tutunacak dalı yok eksikliğini bile duymuyor nefes alıyor veriyor bir gün alamayıncaya kadar
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

Scyth

#35
Kasyopyalıların ne dediklerini hatırla;  internet üzerinde bağlantı kurmak aynı zaman da psişik bağlantı da kurmak demek. Aklındakilerini burda dök dinleyen pek çok kişi olucaktır. Genel algı internetin bir paylaşım mecraası olduğu üzerine. Bu paylaşım arkadaşlık daha ziyade flört,sex ve oyun arkadaşı üçgenin de gelip gidiyor. Diğer mecralarda enin de sonun da buna tekamül ediyor. Ama çoğunluğun algı ve eylemlerinin bu yönde olması hepsinin aynı olduğu anlamınada gelmez. Yalnız kalkma korkusu ve buna bağlı kendi bir hiç, dünyanın en değersiz varlığı gibi hissetme hali;  bir kertiş dürtüsü, at gitsin çok sıkıcı. İhtiyacımız olan bir kenderin bakış açısı...:)
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

maskesiz

#36
Sevgili Scyth
içimdekileri anlatıyorum anlatacağımda :))ve anlatacak kötü birşey kalmadığında rahatlamış olacağım ben çok düştüm çok yandım hep kalkmayı bildim üzerime basılmasına rağmen küllerimden tekrar doğdum
ve bulutlar dağılıyor ve asla hayatıma giremiyecek az kaldı
yepyeni bir hayat başlıyor yeni dostlarım kardeşlerim olacak hayatımda ve beni bilmeden gelmesin kimse bilsin öyle gelsin
olduğum gibi kabul etsin
eğrimle doğrumla kabul etmeyende hiç gelmesin:)))
okuduğun için ve değer verip yazdığın için sağolasın
burda ne fark ettim biliyormusun anlatıyorum bakan gözler görüyorum
ama kimse üzerime basmıyor yargılandığımı hissetmiyorum yada dalga geçip gülenleri
biraz daha sıkılacağız çünkü daha yeni başladım anlatmaya hehe:))))
bir gün çifliğe sanallıktan çıkıp başkalarına hizmete bekliyor olacağım herkezi tüm sevgimle
ve artık şömine başında anlatacak güzel dostluklar olmasını istiyorum
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

maskesiz

#37
Birden bire bir suskunluk geldi bana yada çok çalıştığım için yorgunluktandır bilemiyorum ki...
Çok çalışmalıyım ki hayallerim gerçek olsun bir araya gelmeli sonsuz sevgi için ama nasıl kimse kimseye güvenmezken yaralı iken yorgunken mümkünmü ki bir araya gelmek
yıllar önce dövme yaptırmıştım sağ koluma dalan bir balina kuyruğu kayıp ruhumu simgeliyordu benim için ve bulduğumda sol ayağımın bileğinden çıkışını yaptıracaktım :) hala yaptıramadım
sağ kürek kemiğimin üzerinede gül üzerinde karga dövmem var
gül kibirli olmamayı karga ise bağlılığı simgeliyordu
kargalar ırklarına eşlerine çok bağlıdırlar tek eşli olarak ölürler
ve genleri bozulmamıştır:)
dövmecideki kataloğa bakıyordum gül üzerinde karga resmi bulmam imkansız gibi gelirken dövmeci sordu birşey arıyorsun ama ne
hım dedim haklısın arıyorum ama zor
ne arıyorsun dedi gül üzerinde karga dedim
var dedi nasıl dedim var işte dedi merak ederdim hangi aptal böyle bir dövme yaptırır hehe dedim geldim işte hemen yapalım gösterdi süperdi tam istediğim gibi....
umarım bir gün sol ayak bileğimede dövme yaptırabilirim
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

Scyth

#38
Öfkeyi ve kızgınlığı zaman zaman yoğun bir biçimde çocukluğumdan beri deneyimliyorum.  Şeker hastası olduğum için; mazaret olarak bunu kabullendim bir süre ama bunun samimi olmadığını biliyorum. Kontrol edilmlekten  nefret ederim ve savaş stratejilerine bayılıyorum. Savaşın binlerce negatif yönünün farkındayım ve savaş söz konusu olduğun da kanım alev alıyor. Kavga çok basit gözüm de ama savaş öyle değil. Ne zaman bir çatışmaya yaklaşsam bedenimi yoğun bir korku sarıyor ve kendi kendine beni bir adım geri atmaya mecbur ediyor. Bir sivilden çok bir asker gibiyim. Dengelemek için çaba sarfediyorum. Rüyaların dilini öğrenmeye; kristallari kullanmaya çalışıyorum...
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

maskesiz

#39
Sevgili Scyth
diabet zor bir hastalık haklısın onunla yaşamayı başarmak ve kabul etmek lazım sevgiyle kabullenmek
şovalye değilim ama şovalye olmak için savaşcı olmak gerekli sanırım
- kelimesi bile beni korkutuyor dengede olmalıyız diyorlarda niye tarafımızı seçemiyoruz niye koşulsuz sevgiyle bir araya gelemiyoruz
kavga istemiyorum ama adalet için savaşırım
kör kambur bir bahcıvan olarak savaşıyorum  ama şovalyeler nerde adalet için artık ayağa kalkma vakti gelmedimi?bu bir suçlama değil sadece yardım isteği
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

Scyth

#40
Sevgili Maskesiz iyi tarafı ne biliyormusun korku ve öfke er geç gidiyorlar huzurlu geçen zamanlar gün be gün artıyor. Ama hala yeterlli değil. Korku ve öfke bastırılarak geçiştirildiğinde daha kuvvetli bir şekilde fırsat kollayıp geri geliyorlar. Önce öfkeleniyorum ve fısıldamaya başlıyorum kendi kendime bir çeşit takılma oluyor. Bir düşünceye takılıp ona istemdışı yoğunlaşıyorum. Bir balığın iğneyi yutup balıkçı tarafından yüzeye çekilmesi gibi benim öfkemde arıyor, öfke beraberinde korkuyu getiriyor ki en çok boyun bölgemde hissediyorum bunu bu aralar. Eskiden boyun ve mide bölgmdeydi şimdi daha ziyade boyun bölgemde hafif titreme biçiminde kendini gösteriyor. Sanki biri bana boynumu eğmemi emrediyor gibi. Bu olduğun da kendimden nefret ediyorum. Bu olmamalı diyorum ve bir daha tekrarlanmaması için farklı düşünme biçimleri geliiştirmeye çalışıyorum.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

maskesiz

#41
Sevgili Scyth
öfkeyi bastırmamalısın sevgiyle dönüştürmelisin bazen salmak işe yaramıyor çünkü boşluğu sevgiyle dolduramazsak tekrar öfkeyle doluyor
deneyimleyerek adımlıyoruz bu yaşamı
okuduklarımı yaşamaya başlamıştım aklım çok karıştı bu durumdan sonra yaşayıp öğrenmeye başladım sanki kolaymış gibi aklım hiç karışmıyormuş gibi
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

Pınar

#42
Sevgili Scyth, boynun şu ikazı veriyor sana aslında " direniyorsun" Öfkenin sebebini bulmaya çalışmalısın, neye direndiğin için öfkeleniyorsun? Neye ve neden boyun eğmiyorsun?Kendine sorular sormak iyidir.:))

Bastırmak, kontrol etmek nafile sevgiye dönüştürmek için sebebe odaklanmakta fayda var.Çünkü zihin nedenler istiyor, ona nedeni vermediğin takdirde negatif duyguyu salıvermek diye bir şey yok. Etki-tepki sisteminin nedenini bulmadıkça ne enerjilerle ne de salıverdim demekle olmuyor. Yok artık dediğimiz durumlarla karşılaşıyoruz, bazı nedenleri hazmetmek oldukça güç ama kabul geliştiğinde ki bu da bir süreç, geriye öfke falan kalmıyor.:))

AŞK'la OL'un...
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

maskesiz

#43
Sevgili Scyth
boynun nasıl oldu daha iyi diye tahmin ediyorum:)
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

maskesiz

#44
Sevgili Pınar
haklısın sorgulamak lazım nedenleri sorgularken kaybolmamak boğulmamak ve yolunu şaşırmamak da lazım gibi geliyor bana:)
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.