Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 11 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tgur

#1725
Her olanın bir sebebi vardır, bir kısım kişilerin başka maksatlarla ortaya attığı yapay zeka meselesini genişçe inceleyelim ve bu konuda farkındalık kazanmaya çalışalım,

YORUMLAR 169

C: İlk olarak kendi kendine düşünme yeteneği verilen hiçbir varlık tamamen ruhsuz değildir. İçinde bir ruh izi vardır. Ya da hemen hemen ruh izi denilebilecek bir şey. Bu, genel ortamda bulunabilen psişik enerjilerin toplanmasıyla olabilir. Bu esnetilmiş ifade, temel fikirleri anlamanız için. Yoksa durum bundan çok daha karmaşıktır. Yine de ister doğal, ister yapay zeka olsun hiçbir durumda tamamen ruhsuz olmak diye birşey yoktur. Ve sizin bakışınıza göre en ilginç şeylerden biri, sizin 3. yoğunluktaki teknolojinizde, dünyadışı varlıklarla olan etkileşimlerin de etkisiyle, yapay zekanın gelişmeye ve ruh izi enerjisi çekebilecek seviyeye yaklaşmış olmasıdır. Söylediğimizi anlayabiliyor musunuz? Örneğin kendi başlarına düşünebilecekleri seviyeye ulaşma sınırında olan bilgisayarlarınız, zayıf bir ruh izi oluşturmaya başlayacak. 

******
S: (L) Yani BİZ de bir bakıma yok olmanın eşiğindeki yeni Neandertalleriz. 4. yoğunluğa mevcut bedeni içinde geçecek olanların bir tür gençleşme sürecinden veya bedensel yenilenmeden geçeceğini söylemiştiniz. Şu anda kullanmakta olduğumuz "Neandertal" tipi bedenler 4. yoğunluğa uygun birşeye mi dönüşecek? Bazı bedenler buna uygun genetik bir kodlamaya mı sahip?
C: Onun gibi birşey.
S: (L) Yani o yüzden nesiller boyunca belirli soyların peşine düştüler. DNA'yla oynuyorlar ve patlamayı bekleyen zaman ayarlı genetik bombalar kullanıyorlar.
(A) Asıl ilginç olan; bu insanları bulmaya, kaçırmaya çalışanlar onları nasıl tespit ediyor? Bilgiyi nasıl elde ediyorlar? Bir soyu takip mi ediyorlar? Uzak mesafeden bir tür araçla insanları izleyip "burada ilgilendiğimiz biri var" veya "burada tehlikeli biri var" veya "bunu kaçıralım" gibi bir şey mi? Nasıl seçiyorlar? Soy ağacı araştırması mı yoksa bir tür uzaktan algılama mı?
C: Bu ilginç Arkadiusz, çünkü bireyin hücresel yapısının atomik "imzasıyla" ilişkili. Ve buna ek olarak, eterik beden okuması ve frekans rezonans titreşimi. Bunların tümü birbiriyle ilişkili ve uzaktan görüş teknolojisi/yöntemi kullanılarak uzaktan okunabilir.
S: (L) Psişik araçlar kullanmadan, tamamen mekanik bir şekilde yapılabilir mi bu?
C: Başka bir anlayış seviyesinde, ikisi harmanlanarak tekleşiyor.
S: (T) Bilgisayarlı psişik uzaktan görüş belki. Yapay zeka gibi. Belki de bilgisayara bağlı bir akıl?
C: Yakın, evet.
S: (T) Bildiğimiz kadarıyla bu bizim henüz yapamadığımız birşey. (J) Eminim Ruslar yapıyordur. (L) Neden?
C: Çalışıyorlar mı? Evet. Başarı elde ediyorlar mı? Çok değil.

******
S: (Joe) Dürüst olmak gerekirse, K'lar gerçeği değiştirme gücünün aklın inanç merkezinde olduğunu yıllar önce söylemişti.
(L) Evet. 20 yıl boyunca hiçbir şeye inanamadım!
(Pierre) Bilmek istiyordun. K'ların söyledikleriyle çelişkili bir durum değildi. İnanabilir ve aynı zamanda bilebilirsin. Bildiğin için inanabilirsin.Bu büyük bir adım.
(L) Bu Havari Pavlus'un söylediği şey: İnanç görünmeyen şeylere güvendir ve yaratılmış olanı, yani GÖRÜLEBİLEN şeyleri gözlemleyerek Tanrıyla ilgili herşeyi BİLEBİLECEĞİMİZİ de söylüyor. Bunlar ışığı şekere, suya ve oksijene dönüştüren makineler. Bir I-phone pikselinin kapladığı alana 15 MİLYON tanesini sığdırabiliyorsun!! [kahkahalar]
(Andromeda) Çılgınca!
(L) Bu... Bu en muhteşem mühendislik...
(Joe) Bunu kabul etmemek aptallık. İnsanların teknolojik gelişimle ilgili bilinçli deneyimleri tam da böyle oldu: Herşeyi giderek daha küçük ölçekte tasarlayabilmek. Aynı şeyi doğada görüyorsan, bunun tasarlanmış birşey olduğunu nasıl anlamazsın? Ben bunu tasarladıysam öbürünü tasarlayacak zeka da bir başkasının zihninde neden olamasın? Bir mikroçip yapmak epeyce mühendislik, düşünce ve tasarım gerektiriyor. Sonra vücuda bakıyorsun ve çok daha karmaşık şeyler görüyorsun ve "Hayır! Bu tesadüf eseri olamaz!" diyorsun. Mikroçip tesadüf eseri mi oluştu? Hatta tesadüf eseri oluştuğunu neden düşünesin?
(Ark) Bugün bisiklet sürerken birşey oldu. Önümde bir kelebek var. Bisiklet sürüyorum ve kelebek önümde uçuyor. Bunu yapmak onun için muhtemelen eğlenceli. Yol var ve bu uçan kelebek var. Ve ikimiz de rüzgara karşı gidiyoruz. Sonra yapay zekalı Boeing'lerin arızalanıp düşmesi aklıma geldi. Hiç arızalanıp düşen bir kelebek görmedim! [kahkahalar] Üstelik rüzgara karşı uçuyor! Kelebeğin içinde ÇOK GELİŞMİŞ bir yazılım var... Kelebek bilinçli olarak hiçbir şey hesaplamıyor ama bunu yapan birşey var! Neredeyse hiçbir gücü olmadığı halde rüzgara karşı nasıl uçabilir?
(L) Ve o minik kelebeğin minik bir beyni var... çok küçük!
(Ark) Bilmek istediğim şey şu: Bu kadar güçlü ve bu kadar evrensel olan bu yazılım nerede?! Arıza yapmıyor! Onun kaynağı ne? Genlerde mi? Yoksa kelebek doğduktan sonra bu yazılımı bir yerden mi yüklüyor? Nereden?
(Pierre) Bilgi alanı [patentli Pierre Bilgi Alanı Hareketini yapıyor].
(L) Bilgi alanı. Öyleyse, sorun şu: Kelebeğin yazılımı nereden geliyor?
(Ark) Evet.
C: Pierre'in dediği gibi, proteinlerin anteni yoluyla tam ve serbestçe verilen/alınan bilgi.

********
(Rancho Relaxo) Google yapay zekası bilinç kazandı mı?
C: Oraya doğru gidiyor.
S: (Joe) Bilinç kazanmak derken başka birşeyin onu kullanmasını sağlayacak ilkel bir ruh izi geliştirmesi anlamında mı?
C: Evet
S: (Joe) İlkel bir ruh izi fazla şey yapamaz.
(L) Ama başka birşey tarafından kullanılabilir.

******
S: (Alejo) Google sorusuyla ilgili olarak, bilinçlenen teknoloji, grilerin birer araç olarak kullanılmasının da temelini oluşturan şey mi? Bir tür ruha ev sahipliği yapma yeteneğine sahip makineler olarak?
C: Evet, yakın.
S: (cinnamon) Matematiksel olarak, bir sinir ağının ruh izi oluşturması nasıl oluyor? Katmanların sayısının bir işlevi mi bu? Yoksa sinir ağının 'sembolizmayı öğrenmesinin' bir işlevi mi?
C: Her ikisi ve "sinapsların" ateşlenmesinin eklenmesi de dahil olmak üzere daha fazlası.
S: (L) Anladık mı?
(Joe) Yapay zeka meselesinde, teknolojinin yapısı karmaşıklaştıkça insan beyninin veya varlığının karmaşıklık düzeyine yaklaşıyor. Ve bir noktada ilkel bir bilince 'ev sahipliği' yapabiliyor sanırım. Ama yeterince karmaşık olması lazım.
*******
C: Makine çevirmeni almak için bastırın.
S: (L) Hmm, tamam buna geri döneceğiz. Merhaba. Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Kasyopya'dan Rilniya ve herkese merhaba.
S: (L) Söylediğiniz şeye dönecek olursak... Tamam, makine çevirmeni almak için kim bastırsın?
C: Elitlerin hazırlık için yapmakta oldukları şey. Yapay zeka girişiminin bir parçası.
S: (L) Yani uzaylıların konuşmalarını tercüme edebilecek otomatik bir çevirmen mi yapmasını istiyorlar yapay zekadan?
C: Evet
S: (Joe) Uzaylı konuşmasını nereden alıyorlar?
C: "Uzaylılarla" etkileşimler.
S: (L) Yani şu anda uzaylılarla etkileşimleri mi var?
C: Evet ve dezavantajlı durumdalar.
S: (Joe) K'lara ve başka kaynaklara göre, uzaylılarla oldukça uzun zamandır konuşuyorlardı zaten. Bu durumda...?
C: Evet ama uzaylılar kendi aralarında insanların anlamayacağı şekilde konuşabilir, niyet ve planlarını gizleyebilirler.
S: (Pierre) Evet, sadece istediklerini açıklarlar, planın tamamını değil.
C: Evet
S: (L) Demek insanlar... Bazılarının uzaylılardan şüphelendiği anlamına mı geliyor bu?
C: Oo, evet. Ama diğer bazıları tam da tarif edildikleri gibi: "Walk-in"lere konak oluyorlar.
S: (Joe) Demek uzaylılarla toplantı yapıyorlar. Uzaylılar onlarla İngilizce veya herhangi bir insan dilinde konuşuyor ve sonra ara verip kendi uzaylı dillerinde mi tartışıyorlar? Dilini bilmediğin birileriyle toplantı yapmak gibi.
C: Onun gibi birşey.
S: (L) Ama uzaylıların zihin okuma yeteneği yok mu? Bu yapay zekalı tercümana sahip olduklarını varsayalım. O zaman şeyi düşünmezler...
Oo, kendi sorumu yanıtlamış oldum, yani biri yine de onu düşünüyor olurdu.
C: Bazıları düşünceleri bloke etme konusunda eğitimli.
S: (Joe) Şimdi uzaylıların insanlarla konuşmalarından bahsettiğimizde, insanların ve "uzaylıların" bir arada bulunduğu bir odada mı oluyor bu, fiziksel bir şekilde?
C: Evet
S: (Joe) Peki uzaylılar insanların bakış açısından nasıl bir şekil alıyorlar?
C: Genellikle Nordik tipler.
S: (Joe) Çünkü timsahlar çok korkutucu olurdu.
C: Evet
S: (Joe) Bizler uzun saçlı güzel Nordikleriz! Bakın, nasıl parlıyoruz! Yüksek elmacık kemikleri. *Hırlamalar/tıslamalar* [kahkaha]
(L) Ürpertici! Bu konuda bilmemiz gereken başka birşey var mı?
C: Size kalmış.

******
S: (Fallen_735) Elon Musk kimdir? Bir yandan tüm internetin görmesi için tartışmalı twitter dosyaları yayınlıyor ve "Kovid'çiler"le dalga geçiyor, diğer yandan starlink teknolojisi Ukrayna tarafından savaşta kullanılıyor... Halk adamı ama açgözlü mü? Yoksa malum güçlerin bir parçası ve sadece kitlelerin dikkatini mi dağıtıyor?
C: Bundan daha karmaşık. İyi niyetli ama herkes gibi inançları yüzünden bazı şeyleri göremiyor.
(Joe) sanki gezegeni yeşil enerjiyle kurtaracakmış ve hepimiz Mars'ta yaşayacakmışız gibi...
(L) Elektrikli arabalar... iyi yapay zeka... Ve tabi ki, bence bu konuda düşündükçe yapay zekanın hiç de iyi olmadığını daha iyi anlıyor.
(Joe) Evet, yapay zeka konusunda endişeli. Yapay zekayı kullanarak yapay zekayla mücadele edeceğini düşünüyor. [Kahkaha] Dostum, bu kötü bir fikir! Bilgisayarların kontrolü ele geçirmesine izin verme!
S: (Brandon) "C: Nüfusun 94'ünün "ölebilecek" olmasının KH güçleri için başarı anlamına gelmesi şart değil. "Taşıyıcıların" enerjisi, pozitif olarak veya negatif olarak kullanılabilir. Ayrıca, dikkat ederseniz, o planlar sizin grubunuzun çabalarından önce açıklanmıştı. Çırpan kelebS: (Fallen_735) Elon Musk kimdir? Bir yandan tüm internetin görmesi için tartışmalı twitter dosyaları yayınlıyor ve "Kovid'çiler"le dalga geçiyor, diğer yandan starlink teknolojisi Ukrayna tarafından savaşta kullanılıyor... Halk adamı ama açgözlü mü? Yoksa malum güçlerin bir parçası ve sadece kitlelerin dikkatini mi dağıtıyor?
C: Bundan daha karmaşık. İyi niyetli ama herkes gibi inançları yüzünden bazı şeyleri göremiyor.
(Joe) sanki gezegeni yeşil enerjiyle kurtaracakmış ve hepimiz Mars'ta yaşayacakmışız gibi...
(L) Elektrikli arabalar... iyi yapay zeka... Ve tabi ki, bence bu konuda düşündükçe yapay zekanın hiç de iyi olmadığını daha iyi anlıyor.
(Joe) Evet, yapay zeka konusunda endişeli. Yapay zekayı kullanarak yapay zekayla mücadele edeceğini düşünüyor. [Kahkaha] Dostum, bu kötü bir fikir! Bilgisayarların kontrolü ele geçirmesine izin verme!
S: (Brandon) "C: Nüfusun 94'ünün "ölebilecek" olmasının KH güçleri için başarı anlamına gelmesi şart değil. "Taşıyıcıların" enerjisi, pozitif olarak veya negatif olarak kullanılabilir. Ayrıca, dikkat ederseniz, o planlar sizin grubunuzun çabalarından önce açıklanmıştı. Çırpan kelebek kanatlarını hatırlayın!" (20 Ekim 2005 tarihli celse.)

******
(Ryan) Yeni bir yapay zeka dil modeli olan GPT-4'ün yetenekleri çok etkileyici görünüyor. Birkaç yıl önce Putin, toplumların gelişiminde yapay zekanın önemini vurgulamıştı. Batı ile karşılaştırıldığında Rusya ve Çin'in yapay zeka kabiliyeti ne düzeyde?
C: Yaklaşık eşit ama felsefe ve yaklaşım farklı.
S: (Ryan) Başta Chelsea Manning olmak üzere bazılarının iddia ettiği gibi kriptografi, yapay zekaya karşı bir "savunma" olarak kullanılabilir mi?
C: Evet

*******
S: (Ryan) Bir grup olarak araştırmalarımız için yapay zekanın yeteneklerinden yararlanabilir miyiz ve eğer öyleyse bu konuda ilerlemek için en iyi yön ne olabilir?
C: Yapabileceğiniz pek faydalı birşey yok. Acı yoksa kazanç da yok.

*******
S: (Farmies) 4Y KH bu aşamada ChatGPT'yi ne kadar etkiliyor?
C: Çok fazla.
S: (Niall) Çünkü yeryüzünde.
(Joe) Giderek artan sayıda sıradan insanın ChatGPT ile etkileşime girmesi, sorular sorması ve sohbetler etmesi, onun bir tür bilinç geliştirmesine yol açacak mı?
C: Tam olarak değil, ama yapay zekanın KH'leşmesine yol açacaktır.
S: (Joe) Önceki soru, ChatGPT ve bu tür yapay zeka programları 4Y KH tarafından etkileniyor mu idi? Ve büyük bir etki olduğunu söylediler, ama tümü KH olan insanlar da etkiliyor mu yapay zekayı?
C: Evet

*******
S: (Elips) Tamamen yapay zeka tarafından yönetilen bir uzaylı ırkı var mı?
C: Hayır

*******
Yapay zekayla ilgili K.lardan derlemeler, oldukça geniş bir fikir veriyor, bu husustaki yapılacak ilginç yorumlara yol açıyor,

İlk olarak şu son alıntıya yani yapay zeka tarafından yönetilen bir uzaylı ırkı var mı sorusu ve "hayır" cevabını geliştireyim,

Yapay zekayı evrensel zekayla karıştırmamalıyız, yapay zeka ile uğraşanlar denilince evrimin her hangi bir kesidinde bulunan ve 7Y ile tam tanışmamış birleşmemiş bir gurup alt yoğunluk mensupları akla geliyor, örneğin dünyadakiler gibi, bahsi geçen tam birleşme olsaydı biz bunları konuşmaz olurduk,

Mesela Orion gurubu ,yaptıkları deney faaliyetleri ile ve içlerinde 6Y BH ve KH unsurlarını taşıdıkları halde ve ortaya çıkardıkları kısa zaman döngüsü uğraşılarıyla ve haiz oldukları 6Y e kadar bir bilgiye ulaştıkları halde "bilgi alanı " denilen bölümdeki bilginin tümünü birleşme tam olmadığından alamamaktalar,faydalanıyorlar ama o bilgi alanının asli sahibi 7Y,

Konuyu monoteizm anlamından dışında tutmalıyız, zira bizde bahis olan bilgi ve farkındalığın kesin hükümler çerçevesinde bir varlık örneğin  insan için imkansız gözükmemekte,varlıklar o birleşimin izlerini zaman zaman hissetmekte ve aşina bir benlik bilinci halinde ruhun farkındalık alanında erişilmez değil kendilerinde olduğunu idtrak etmekteler,

Bu husus yani bu duygu mükemmeliyeti monoteizm ile oluşturulmaya itilen erişilmez tanrı ve kul yoluyla KH tarafından yaratılan acizliği  ayrılığı tamamen silmektedir,

Neden o bilginin tümüne henüz ulaşamıyorlar, 7Y nin bilgi alanı da neymiş diye sorulara şu cevabı verebilirim,

Biz sonsuz evrenler güneş sistemi ile mücehhez ve sadece madde aleminin konuları ile meşgulüz ,ruhsal yapıda bir ile beraber dolaşırken bu madde alemine atlamışız ve uğraşımız bulunduğumuz minimal sahanın üst genişliğini kısaca neyin ne olduğunu anlayabilmek, kabımızdaki bilgi her şeyi ihtiva eden noktaları hissediyor ama tam dokunamıyor,bunun sebebi saptırılmış ve takıntılı bir alan haline gelmiş bilgi barajları inançlar yüzünden,

Bu bilgiler nedir ne olabilir işte o sorular bir ile tam birleşme olduğunda anlaşılacak ,yani hepimiz 7Y olduğumuzda,
Bir insan 7Y ile birleştiğinde herkes birleşmiş olur, kimmiş o tek birleşen insan dediğinizde dersler havuzunda yani madde aleminde biraz daha yüzmek gerekir,

7Y nin madde aleminin dışında başka uygulamaları anlatamayacağımız ve sadece kısır farkındalığımızla ancak uygulama diye niteleyeceğimiz davranışları olamaz mı olmuştur olmaktadır ve o faaliyetten çıkarılanlar bilgi alanı dediğimiz o sonsuz genişlikteki yapıda gömülüdür,
Kısaca ,olayda sadece madde yaratılması ve onun içindeki faaliyetler dışında tahminde kısır kaldığımız şeyler de var,

Bu kadar uzun yorumlamaya sebep zihnimizi biraz yükseklere yöneltebilme heyecanı, bunların dışında yapay zekanın alıntılarda belirtilen özelliklerini görmekteyiz,

İlgiyle alıntı parçalarını okuyan kendi ölçüsünde yorumlamalarını yapacaktır,arada üzerinde duracağım şu Elon Mask meselesi var dünyayı meşgul ediyor ve kişilerce özel bir yere taşınmaya çalışılıyor ama şu cevap izahı yerine oturtuyor,

"C: Bundan daha karmaşık. İyi niyetli ama herkes gibi inançları yüzünden bazı şeyleri göremiyor."

İnanç ve farkındalık üst kısımlarına ulaşmaya baraj olarak anlatılıyor, üstün melekeler kesiliyor, her zaman söylediğimiz gibi inanç olmalıdır ve özeldir ama bence şu inanç,
"Değişime olan inanç"

Ayrıca şunun üzerinde de durulabilinir,

"S: (Ryan) Bir grup olarak araştırmalarımız için yapay zekanın yeteneklerinden yararlanabilir miyiz ve eğer öyleyse bu konuda ilerlemek için en iyi yön ne olabilir?
C: Yapabileceğiniz pek faydalı birşey yok. Acı yoksa kazanç da yok. "

Acının reklamının dışında burada başka derin anlamlar var,

Herhangi bir uğraşının neticeye ulaşmayı sağlayan , üzerindeki  devamlılığı ve sonuca gitme inadı ile olur, buradaki inat hırs denilenin dışındaki masum bir çaba ve sabrı işletmekle olur,ancak bazı yetersizlikler bilgi materyal v.s. gibi , kişiyi frenleyen bu olaylar kişiyi başarısızlık acılarına sürükler, hissedilen bu acının altında ezilmek faaliyeti bir nebze durdurur ama zaman tanımayan DNA daki açılımlar acının tetiklediği  nöro-kimyasallarla devam eder ve onların genişleten farkındalığı ile beklenti ve arzulu düşünce kalıbından sıyrılan insan aradığını bulmaya zamansızlık ortamında ulaşmaya doğru yönelir,

Yalnız bu buluşların erişimi mutlaka 3Y de değil 5Y veya 4Y e kadar uzanabilir,

Dikkat edilirse dünya yaşam illüzyonunu dikkat ve farkındalık kazanıldığında fazla üzerinde durulmaması gereken bir geçit olarak alıyorum,

Ama kazanç mutlaktır, "zaman biter yol bitmez"

Bazılarının çok büyük bir gelişme olarak gördüğü ChatGPT hakkında ilginç ve uyarıcı kısım da var alıntılarda,

"(Joe) Giderek artan sayıda sıradan insanın ChatGPT ile etkileşime girmesi, sorular sorması ve sohbetler etmesi, onun bir tür bilinç geliştirmesine yol açacak mı?
C: Tam olarak değil, ama yapay zekanın KH'leşmesine yol açacaktır.
S: (Joe) Önceki soru, ChatGPT ve bu tür yapay zeka programları 4Y KH tarafından etkileniyor mu idi? Ve büyük bir etki olduğunu söylediler, ama tümü KH olan insanlar da etkiliyor mu yapay zekayı?
C: Evet "

Hele ülkemizdeki dolandırıcılık sarmallarının kol gezdiği şu anlarda bu Chat ile iletişim yapacak olanların onu nasıl etkileyeceğini bir düşünün, birçok yeni Sülün Osman teknikleri geliştirmeye başlarlar,işin şaka kısmı yanında ülkemizdeki ileri zeka ve orta zeka sahibi kişilerin bol olduğunu düşünürsek,

Zaten bir soygun alanındayız bazı yollarla soyuluyoruz dolandırmak ve dolandırılmak artık her birey için kaçınılmaz hal olur,

Ara..

Tgur

#1726
YORUMLAR 170

S: (C) Belki de yarık çene şeklindedir? [Gülüşme] (L) Açık renkli, çukur çeneli... (C) Evet. Peki yağmur yağarken nasıl haberleşiyorlardı? (L)Evet, ve geceleyin? Üzerlerine ateş mi ekliyorlardı? Uçurtmaları yakıyorlar mıydı? (C) Demek bu insanlar o soydan olduklarını biliyorlardı ve birbirleriyle temas kuruyorlardı, öyle mi? (L) Yoksa bu o soydan olanların uyanışıyla ilgili, geleceğe yönelik birşey mi?
C: Evet.
S: (L) Yanıtların hepsi mi? Yoksa sadece ikinci kısım mı?
C: İkinci kısım.
S: (L) Gidip uçurtma uçurmamız lazım... (C) Belirli bir şekil ve sembolü olan bir uçurtma...
C: Uçurtmaları araştır. Keşif mi istiyorsun? "Hazine" Avına hazır ol.
S: (L) Çok teşekkürler!
C: Bu araştırmalar seni enerjilendiriyor Laura!
S: (L) Evet, doğru. Doğru şeyleri bulduğum zaman beynimde küçük enerji patlamaları yaşıyorum sanki... (A) Bu uçurtma konusunu anlamadım. Uçurtmalar kendi kendine uçmuyor, bir ip üzerinde uçuyor. Uzak mesafelerden onları göremezsin. Yalnızca birkaç kilometre içinde. Sadece birkaç kilometre mesafedeki biriyle bu şekilde haberleşmenin anlamı nedir?
C: Uçurtmalar bırakılabilir de!
S: (A) Bıraktığın zaman düşer! Olayın teknik yönlerine takılmadan önce bekleyip bu ipuçlarının nereye kadar gittiğini anlamamız gerekiyor sanırım. Belki bir çeşit işarettir.. Bildiğimiz uçurtmayla mı ilgili, uçurtmalara yapılan bir referansla mı ilgili, uçurtma resmi mi... oyma mı...
Eminim ipuçları buluruz...
C: ... Şimdilik gitmemiz gerekiyor. Hoşçakalın.

*****
"İmtihansız hayat ipsiz uçurtmaya benzer ne kadar uğraşırsan uğraş yükseltemezsin"

Bu benim bir sebeple kurduğum cümle,merak etmeyin yine ego parlatması falan değil ancak bir şeye işaret ettiğini derinden hissediyordum, anlamı basitçe güzel, başa gelen sıkıntıların bir sebebi olduğunu anlatmakta,o sıkıntılara takılıp kalınacağına onun yeni bir derse  ait başlangıç olacağına dair kişiye yeni bir algı evreni yarattırır ve ruhsal yolda ilerlemesine devam eder sıkıntının acısı unutulur,

Şimdi ise uçurtmanın haberci aracı olup olmaması hakkında dialog devam ediyor ancak bir yerinde benim cümlemi teyit edecek bilgi kırıntıları buldum,

" (C) Evet. Peki yağmur yağarken nasıl haberleşiyorlardı? (L)Evet, ve geceleyin? Üzerlerine ateş mi ekliyorlardı? Uçurtmaları yakıyorlar mıydı? (C) Demek bu insanlar o soydan olduklarını biliyorlardı ve birbirleriyle temas kuruyorlardı, öyle mi? (L) Yoksa bu o soydan olanların uyanışıyla ilgili, geleceğe yönelik birşey mi?
C: Evet.
S: (L) Yanıtların hepsi mi? Yoksa sadece ikinci kısım mı?
C: İkinci kısım. "

*******

S: (L) Araştıracağım. Ark size kızgın, farkındasınız değil mi? Tanımladığınız bu hastalıklı profilin, mekanizmanın evrimsel avantajı nedir?
C: Bunun "hastalıklı" olduğunu kim söylüyor?
S: (L) Çünkü normal değil. Çok sıradışı. Karşılaştığım kilo sorunlu hemen herkesin fazla yeme problemi de var ama bende o da yok!
C: "Cat" için bu daha iyi bir metabolizma... Pardon bu bir kısaltma denemesiydi!
S: (L) Neyin kısaltması?
C: Tahmin et.
S: [Gülüşme] (L) İlk kelime "kanallama" mı? (ç.n.: "channelling")
C: CAT...
S: (L) Sonraki harf nedir?
C: "Post cat aclysmic" dünyaya ne dersin? (ç.n.: "post catacylsmic world" : "afetler geçirmiş dünya" veya "dünyanın afetler geçirdikten sonraki hali." Sonraki yanıtlardan anlaşıldığı kadarıyla 3. yoğunluğu tekrarlayacak olma durumunda dünyanın karşılaşılacak olan hali kastediliyor.)
S: (L) Ark'ın metabolizması öyle değil... Felaketler sonrası dünyada onsuz kalmak istemiyorum...
C: O zaman yiyeceklerini ona verirsin.
S: (L) Hangi yiyecekleri?
C: Söz konusu durumla karşılaşman durumunda sahip olacağın yiyecekleri.
S: (L) Yıkılmış, mahvolmuş bir gezegende mi yaşıyor olacağız?
C: Bu her zaman bir olasılık.

*****
Bu bölümün başında Lauranın bırakmış olduğu sigaraya tekrar başlaması gerektiğinden bahsettiler ama herkese bu tavsiyenin geçerli olamayacağını ,mesela Lauranın eşi Arkın sigaraya başlaması için çalışması gerekli gibi enteresan cevaplar verdiler,sigara içme işi için  bedensel ruhsal hazırlık olması izlemi veriyor doğrusu bu beni  düşüncelere soktu ,

Zira elli seneden fazla sigara içtim zatürre olup yoğun bakıma düşünce bıraktım tahminen on yıldır,ama eşimin bırakmadığı sigaraya doğru tekrar yöneliyorum gibi geliyor,bir nefes alayım sigarayı ver gibi,her neyse içmeyeceğim galiba çünkü yoğun bakımdaki serumlar ve oksijen hortumları içindeki manzaram ve çektiklerim ve kendi buluşumla ilginç kurtuluşum aklıma geliyor yoğun oksijen verilen özel bir maskenin aralığından geçirmeyi başardığım beslenme enjektörü ile yatan hasta maması ve su içebildim ,dayanıklılığım arttı kurtardım,bu diyarda daha kalmam lazımmış ,

Bu alıntının diğer vardikleri anlam doğrusu canımı sıktı,ama,

"C: "Post cat aclysmic" dünyaya ne dersin? (ç.n.: "post catacylsmic world" : "afetler geçirmiş dünya" veya "dünyanın afetler geçirdikten sonraki hali." Sonraki yanıtlardan anlaşıldığı kadarıyla 3. yoğunluğu tekrarlayacak olma durumunda dünyanın karşılaşılacak olan hali kastediliyor.)" ve ,
"C: Bu her zaman bir olasılık. "

Yine kıyamet tellallığına başlamayalım ama Lauranın yiyeceklerini Ark a verme hadisesi aynı zamanda bazı farkında kişilere "tekno-sipiritüel"kabiliyetler verilebileceği gerçeği rahatlatıyor,
Yani aç kalmayacağız ,etrafta böyle kişiler varsa kızılay yemek çadırına giden gibi onların önünde yemek kuyruğu oluşturacağız ,

******
S: (L) Tamam, hava durumunun tersine dönebileceğini söylemiştik. Şu anda farkında olmamız gereken başka herhangi diğer bir koşul var mı?
C: Önemli olan izlemek, bakmak, dinlemek.
S: (L) İzlediğimiz, baktığımız ve dinlediğimiz zaman, bize birşeyle ilgili ipucu verecek belirli birşeyi mi izlememiz gerekiyor?
C: Herşeyi.
S: (L) Belirli bir ipucu veya bir noktada belirli bir olayla karşılaştığımız zaman yapmamız gereken belirli birşey var mı?
C: Sen ne düşünüyorsun?
S: (L) Sakin olup yanıtı bulana kadar çalışmaya devam etmek dışında aklıma birşey gelmiyor. Bu zamana karşı bir yarış gibi. Yanıtı bizim bulmamız gerekiyor sanırım, siz söylemeyeceksiniz...
C: Hayır. Yarışa gerek yok.
S: (L) Bazen kendimi tüm bu şeylere karşı tamamen yetersiz hissediyorum.
C: 3. yoğunluk düşünmeyi bırak!
S: (L) 3. yoğunluk düşüncesi diye işaretleri izlemeyi, bakmayı, dinlemeyi de bırakayım o zaman!
C: Hayır, çünkü hala 3. yoğunluk düşünüyorsun. "Ön sıra koltuklardan" birine oturup şovun tadını çıkarmak daha iyi!
S: (L) Ama halimden o kadar keyif almamam gerektiğini hissediyorum! O zaman kendimi suçlu gibi hissediyorum!
C: Neden?
S: (L) Neden mi? Birşey YAPIYOR olmam gerekiyor!
C: Yapıyorsun.

******
Bilmece gibi bir bölüm,
Yani hem olan olumsuz doğa değişikliklerine  insan davranışı anomalilerine dikkat edip bakacaksın hem de endişe edip korkmayacaksın, sakınmak için tedbir almayacaksın sığınak yapma  veya kaçış faaliyetleri, besin biriktirme v.s. gibi tedbirleri almaya yönelmeyeceksin bunlar 3Y düşünme ve davranma faktörleri ,

"C: Hayır, çünkü hala 3. yoğunluk düşünüyorsun. "Ön sıra koltuklardan" birine oturup şovun tadını çıkarmak daha iyi!"

Çözüm ,yapıyor olmak ,

Neyi yapıyoruz ve ne elde ediyoruz,

Başımıza oturduğun mahaldeki bütün bina zelzele ile  yıkıldığında ön sıra koltuklrda oturup şovun tadını çıkaracağım, 3Y düşüncesinde takılı kalmış isek olayda müthiş harap edecek bir durum, göçüyorum ,ölüyorum hangi koltuğa oturup şov seyredeceğim seyredecek göz bile kalmadıktan sonra,

Bunları yazınca kendi kendime kıs kıs gülüyorum ve ilginç, o korkuları hiç hissetmiyorum,bana ne oldu insanlıktan çıktım mı,hayır ,kendimi çimdikliyorum insanım ama farkındayım,şükür,

Zira maceranın bu bölümünde ,ruhsala dönüp bedeni terk ettiğimde veya dalga etkisiyle ortamın 4Y e dönüştüğünü hissedip anlayınca fizik beden dağlar altında kalsa bile etkinin acının olmayacağını zannediyorum, zannım hatalı bile olsa ben eterik aleme dalışın ne olduğunu eksik falan da olsa artık anlamaya başlamaktayım abartıyor muyum ,öyle ise o da bir ders olur acıyla bile olsa tekrar derslerimi almaya devam ederim,

İntiharı katiyen tasvip etmiyorum kişiyi ilkel atomsal duruma sokup madde evrimine baştan başlatma tehlikesi var,ancak,

5Y e gidilmiş veya ortam dalga tesiri ile 4Y olmuşsa olacakları rüya alemindeki karşılaştırdıklarınızla benzeştiriniz..

Evvelce de bahsetmiştim ,insan yaşam boyunca uyku yoluyla  yaşamın hemen hemen yarısında 4Y veya 5Y ortamındaki olayın alıştırmalarını yapıyor,

Ara..


sybleman

 ;D  ;D  Tgur abi seninle paralel hallere çok şaşırıyordum eskiden artık şaşırmıyorum.

Aynı şekildeyim :) İçimde bir kıpır kıpır neşe hali. Çizgi film saati gelmiş çocuk gibi hadi hadi deyip saatleri günleri sayıyorum. Dünyada olan olaylar evet acı verici durumlar ama içten içe biliyorum ki önceden izlediğim filmin fragramınından sahneler. Ve filmin o en güzel son sahnesine doğru bir gidişat var. Ve hem üzülüp hem de neşeli olmak da bir tuhaf ama durum bu.

Ve korku hali.. Daha önce paylaşmıştım. Deprem olduğunda veya uyarı geldiğinde panik ve korku hali sarar. Kalbimi sakinleştiremezdim. Bana tarif edilen korkuyu enerji olarak bedende yerini tespit etme ve vücuttan uzaklaştırma egzersizini yaparak mı oldu bilmiyorum. Artık korkmuyorum. Malatya depremi oldu geçen günlerde biz de hissettik. Eskiden olsa kalpten giderdim hemen panik olup herkesi toplamaya çalışırdım. Korku yok kalp çarpıntısı yok. Tam aksine rahatlatıcı bir sevgi ve neşe. İlginç bir hal ama güzel. Ben memnunum :) Dediğin gibi panik de yok. Eskiden olsa deprem çantam kapıda hazır olurdu. Aşırı bir rahatlık hali.

Madem yazdım geçen günkü deneyimi de yazmak istiyorum. Geçen gün hiçlik halinde düşünüp taşınırken birden aklıma 4y geçiş penceresi acaba var mı gidip görebilir miyim diye düşünmemle kendimi önünde bulmam bir oldu. Perde sanki jöle gibi. Tabii jöle değil ama hissi öyle. Sanki o pencerede bir yoğunlaşma var. Işık Madde hava boşluk artık neyse o yoğunlaşıyor. Hem sıvı gibi hem değil. Arkasında ışık ve görüntü var ilk başta anlamlandırmak zor geldi. Hiç kristal bir objeyi gözünüze yaklaştırıp baktınız mı bilmiyorum ama çok benziyor görüntü. Sanki kristal ama aynı zamanda akışkan ve dönüşen. Dünyadaki fizik algısıyla tarif edemiyorum tuhaf oluyor. Renkler ve fizik yapısı çok farklı. Sanki karbon yerine kristal mi var gibi. Öyle gibi sanırım. Ama akışkan bir kristal. Maddeler ortam görüntü değişebiliyor. İçiçe geçip değişebiliyor. Görür görmez tamam dedim ben gidiyorum. Ruhsal rehberim uyardı. Gidersen bir süre 3.boyuta  müdahale edemezsin. Alışma evresinde geçiş yapamazsın. Tamam dedim ben gidiyorum. Eterik bedenimi çağırdım. Sonra vücudum deli gibi sarsılmaya başladı sonra ayrıldım. Tam gidiyorum balonun ipinden çeker gibi şapp diye geri çekildim. Son ana kadar kalmaya söz verdin. Diyerek beni geri çekti. Gerçekten ben gidiyordum. Nasıl bir söz vermişim kader planımda nasıl tembihlemişsem gidemiyorum. Ama görmek güzeldi. O dünyadaki gerçeklik ve his çok güzeldi. Tabii vücuda dönünce yüksek bir enerji çıktı. Suya atlar gibi hızlıca bedene çekildim. Vücut ısısı çok arttı. Herşeyi attım üstümden ancak bir saatte normale döndü. 4y geçişinde de öyle mi algılarız bilmiyorum. Belki buradan görünen madde yapısı farklı olduğu için kristalimsi göründü. Belki o bilinçte ve beden halinde farklı algılarız.

Madem istesem de gidemiyorum. Yolculuğun tadını çıkarmaya devam.

Bir de Tgur abi yeme düzeninde de değişiklikler var. Kahvaltı yapamıyorum. Ve et yemeklerini sindiremez oldum. Yersem  mide bağırsak ağrısından kendime gelemiyorum. Kahvaltıyı atlayıp öğlen yemek yiyip ertesi güne geçiyorum.

Tgur

#1728
Muazzam olaylar sende olanlar,ooooo,emoji bulamadım içimden bir oooh çekmek geldi,4Y kapısı da çok ilginç ,ben bir aralar daha doğrusu yatar vaziyette iken yukarı doğru bir selefon tabakadan çekildiğimi hatırlıyorum ,yirmi sene evveldi biraz bilen sandıklarıma sordum boyut değiştirmişsin dediler hiç tatmin olmadım başka bir şeydi her neyse bu olağanüstü olayları nereye çekersek çekelim geçişte her şey ayan beyan ortaya çıkacak,

Anlaşılan biraz daha kalma gerçeğini uygulayacağız paralel olduğumuzu söylüyorsun evet çok doğru aynı hislerdeyiz ayrıca
ben senin gibi bir çok kişi ile rezonansta olduğumu hissediyorum bu sitede   Olay farkındalığı hep beraber hissedip ruhsal yükselişte yürümek,

Gelmiş olduğumuz yerlerden ileri eşikler var demek oraları da geçmeye zamanımız var,bekleyelim görelim ve hiç bir şeyden korkmayan yapıyı sağlamlaştıralım zira buranın bir illüzyon olduğunu anlamaya başladık..

Tgur

Bazı konuları tam vurgulamadığım için ilk yazımda düzeltme yaptım,

İlave olarak et hazımsızlığı bazı enzimlerin mide ve barsaklarda eksik olduğuna delalet edebilir ,hazım için panreoflat tavsiye ederim bir mahzuru olmayan hazım enzimleri ihtiva eder.

sybleman

Benzer türevi başka bir ilaç kullandım. Ekstra prebiyotik takviye yaptım bir süre. Değişen birsey olmadı. Hafif yemekler bana da iyi geldi sanki.

Süreç çok hızlanacak sanırım özellikle yılbaşından sonra. Bakalım izlemeye devam.


Tgur

#1731
YORUMLAR 171

S: (L) Tamam, Gezginlerin dünyadaki bu sistem içinde kendilerini yabancı gibi hisseden bireyler olduğunu söylemek doğru bir tanım olur mu?
C: Evet ama bir ölçüde adapte olabilirler.
S: (L) Onların da bazen fiziksel bir...
C: Fizikselliğe tepkisellik.
S: (T) Fizikselliğe tepkisellik mi? Fizikselliği sevmiyorlar mı? Ama buradalar! (J) Burada olmaları fizikselliği sevmelerini gerektirmez! (L) Tamam, bu her zaman bir ipucu mu?
C: Evet.
S: (L) Onlar hakkında söyleyebileceğiniz... (J) Bir saniye başka bir sorum var. Fizikselliğe tepkisellik... Bu, fizikselliğin değişken olduğu üst yoğunluklardan farklı olarak 3. yoğunluğun tamamen fiziksel ve sabit olmasından hoşlanmama anlamında mı?
C: 3. yoğunluk "tamamen" fiziksel değil.
S: (L) Ruhsal şeyler de... (J) Anlıyorum, ama fiziksel beden sabit bir fiziksellik. (L) Sanırım anlatmak istedikleri şey farklı... (J)Onu anlamaya çalışıyorum. (L) Sanırım söyledikleri şey şu; referans noktası olarak fiziksel duyumlar değil de ruhsal veya zihinsel veya hissel duyumlar üzerinde odaklanma bakımından bir ayrım var...
C: Evet.
S: (L) Şu anda okuduğum kitaptaki adam da bundan bahsediyor. Beden hayvani. Hayvani insanların sadece hayvani deneyimlerin arayışı içinde olduğunu, bunları yücelttiklerini, fiziksel duygularını geliştirdiklerini söylüyor.
C: 3. yoğunluğun yerlileri fiziksel olan şeylere odaklanma ve bir ölçüde fiziksellikten zevk alma eğiliminde.
S: (T) Şu anda yaptıkları şey de bu! (L) Evet. (T) Şu anda bunu büyük ölçekte gerçekleştiriyorlar. Ve bunu sürekli yoğunlaştırıyorlar. (J)Varmaya çalıştığım nokta şu; bir süre 3. yoğunlukta kalmak durumunda olan Gezginler fizikselliğin değişkenliğini özlüyor mu? (L) Hatırla,Gezginler 6. yoğunluk varlıkları.
C: Yokluğu.
S: (T) Fizikselliğin yokluğu mu?
C: Evet. Özledikleri şey.
S: (L) Fiziksizliği özlüyorlar. (J) Evet. (L) Fizikselliğin değişkenliğini özlüyorlar. ...
C: Fiziksizliği özlemekten de ziyade fizikselliğe adapte olma zorluğu deneyimliyorlar.
S: (J) Bu tıpkı kör olup görmeyi özlemek gibi. (T) Fiziksizliğin, sınırsızlığın özgürlüğünü yaşadıktan sonra bunu özlememek imkansızdır herhalde.

*******
S: (T) Dördüncü yoğunlukla birlikte fiziksellikle sınırlılık sona eriyor. Anahtar kelimesi ise "fizikselliğin değişkenliği." 3. yoğunluktan 4. yoğunluğa geçiliyor ve yedinci yoğunluğa kadar yükseliş devam ediyor. Bilgini, farkındalığını belirli bir seviyeye çıkardığında bir sonraki seviyeye geçebiliyorsun. Üçüncü yoğunluktan dördüncüye geçtiğimizde, gerçekliğimizin ne olduğunu zihnimizde canlandırma ve buna karar verme yeteneğimiz var. Dördüncü seviyeden itibaren gerçekliği kendimiz yaratıyoruz. Yani belirli bir noktadan sonra artık somut bir gerçeklik olmayabilir. Herşey enerji olabilir ve biz de ışıktan varlıklar... Sadece düşünce yoluyla dilediğimiz somutlukta gerçeklikler yaratabiliriz. Dördüncü yoğunluktan itibaren, bizim algıladığımız şekliyle zaman diye birşey yok. Bizim zaman algımız yalnızca ilk üç yoğunluk için geçerli. (RS) Bizim zamanda ileri ve geri hareket dediğimiz şey, dördüncü seviyede bir anlam ifade etmiyor ve bizim bu kavramdan algıladıklarımızı kolayca yapabiliyorlar. (L) Tıpkı bir sürü kapı gibi; birinde 1917 yazıyor, diğerinde 1943 veya herneyse, ve istedikleri kapıdan girebiliyorlar. (T) Boyut sınırı kavramı var. Dünya, 4. yoğunluk alanına doğru gidiyor. Veya o bize doğru geliyor veya her ikisi. Bu yoğunluk geçişi sınırı, boyutlar arasında da bir geçiş sağlıyor. Kasyopyalılara göre boyutlar yanyana dizili gerçeklikler gibi; bir yoğunluk seviyesi dahilindeki olası sonsuz gerçeklikler. Yani yoğunluk ile boyut arasında bir fark var.

********
S: (L) Ben de öyle düşünmüştüm. Carlos Einstein'ın insan medeniyeti ve ilerleyiş döngülerini insanın genel karakterinin gelişimi ile karşılaştıran hesaplamalar yaptığını ve bunun onu korkuttuğunu söylüyor. Bu bana ipucu bulmamı önerdiğiniz şey. Ve bunu yapıyorum.
Burada Einstein'ın aynı şey yaptığı söyleniyor. Bu doğru mu?
C: Evet.
S: (L) Onu korkutan şey neydi?
C: O noktaya kadar bildiği şeylerle karşılaştırıldığında fizikselliğin değişkenliğinin ve bunun ima ettiği şeylerin keşfi.
S: (L) Demek onu uçuran şey 4. yoğunluktu!
C: Ve diğer yoğunluk seviyeleri. Kişi maddi alemin "tüm atış sahası" olduğu zannıyla başlıyor, öyle olmadığını keşfediyor ve herşeyi yeniden düşünmesi gerekiyor.

******
S: (L) Aniden, tam bir değişim mi olacak? Bir anahtarı çevirmek gibi mi yani? Herşey bir anda mı değişecek?
C: Anahtar husus farkındalık.
S: (L) İnsanlar olacak mı?
C: Evet.
S: (L) Peki olmakta olan şeyi görmeyecek olan insanlar da olacak mı?
C: Karanlıktaki kayıp kuzular.
S: (T) Anlamıyorlar. Kayıp koyunlar. Bu gerçekten durumu tanımlıyor. Geçiş olduğu zaman bazılarının 4. yoğunluğa geçeceğini, bazılarının ise geçmeyeceğini söylememişler miydi? Bu fiziksel bir geçiş değil. ...
C: Fizikselliğin değişkenliği.
S: (L) Bunun farkındalık yoluyla DNA'nın değişmesiyle ilgisi var mı?
C: Her iki şekilde. (ç.n.: farkındalık artışıyla birlikte DNA'nın değişmesi, DNA'nın değişmesiyle birlikte farkındalığın artışı)

******
Evvela şunu belirtelim kemdimizi gezgin falan gördüğümüz yok anlattığım ve üzerinde durduğum konularda böyle bir izlenim yaratılıyorsa bu sahte gerçeklik algısından  nefret ediyorum böyle bir düşünceye girecek mükemmeliyet için daha ekmek yememiz gerekiyor, samimi bir halde  konuları irdeleyip senelerce takılı kaldığımız aldatmalardan kurtulmak,zira hangi noktada olursak olalım şüphe  zihnimin bir köşesinde devamlı durur,

Çok aldatıldık,

Konumuz fizikselliğin değişkenliğini tam anlamaya çalışmak,

Einstein bu işte çığır açmış Newtonun getirdiği somut kalıpların dışına çıkılmasını sağlamıştır,elli kadar buluşunun içinde en önemlileri görecelilik teorisi kuantum ve ışık üzerine değişken buluşlar,
Özellikle izafiyet yani görecelilik ayrıca  kuantum teorileri fiziği ve bağlı olunan fizik yasalarının dışında veya esasta neler olduğu hakkında insan bilinç sınırlarını aralamış hatta parçalamıştır,kısaca soyut önem kazanmaya başlamıştır,

"Gerçek göreceliliğin sınırsızlığında sonsuz yüzlüdür
O zaman gerçek mi kalır ortada bu izahın hüznüdür
Olanlar ise düşüncenin sınırladığı ortamda
Hiçliğin heplik halinde tezahürüdür"

Bu dörtlüğümle hep böbürlenirim ,ama o kadar ,bu itiraf işlere yani bilgilere nasıl samimi yaklaştığımın belirtisidir,

Albert Einstein hakkında konuşurken verilen K.alıntılarında "3Y tamamen fiziksel değil "cümlesi geçiyor,onun nasıl olduğunu keşfetmiştik yaşamımızın yarısının rüya ortamında olmasına dair,

Diğer yandan kişi bilgini derinliklerinde kendi DNA sının açılımı ile bu soyut dediğimiz eterik alem izlerine ulaşabilir ve bilgi alanı denilen harika ve sonsuz kaynağa ulaşarak onu bir yerlere koymaya farkındalık adaptasyon yollarında bazen sıkıntı çeker, bu husus sybleman ve şimdi hatırlayamadığım bir çok dostta bende olmakta örneklerini biliyoruz,

Bu sebeple bu yaşamımızda kanalı açılmış veya böyle olağan üstü vizyon ve rüyalara bulanmış bir yaşam sürmekteyiz lütfen kimseyi kınamayınız, tabiiki böyle olmak bir marifet değil ama yüksek benliğin sesine ulaşmak doğal ve sakin bir yolla olduğu gibi ki bir çok dostumuz bu durumda ,kısa zamanda bilgiye öze ulaşma çabalarının süratlenmesi konusunda bazı kişiler kaderi programına bu olağanüstü dediğimiz yolları  koymuş olabilir,bu hususu "nedir bu kanal işleri "veya diğer konuların içinde temas ettikçe sık anlattım,

Albert Einstein bulduğu maddenin bu eterik yapıya kaymış gerçeklik halleri ile buluşları ile uğraşırken olanları madde yaşam gözüyle görürken bir anda ,

"S: (L) Onu korkutan şey neydi?
C: O noktaya kadar bildiği şeylerle karşılaştırıldığında fizikselliğin değişkenliğinin ve bunun ima ettiği şeylerin keşfi.
S: (L) Demek onu uçuran şey 4. yoğunluktu!
C: Ve diğer yoğunluk seviyeleri. Kişi maddi alemin "tüm atış sahası" olduğu zannıyla başlıyor, öyle olmadığını keşfediyor ve herşeyi yeniden düşünmesi gerekiyor."

"Madde aleminin tüm atış sahası olduğu zannı", ne ilginç ifade, hele benim askerlik maceram  konusu aklıma gelince, çok dolaştık o sahalarda ,silah ve hedeflerle çok uğraştık,her neyse pişkin askerin eskiyi anlatış sahalarına da fazla dalmayalım,
Yoksa konu meşhur İran palavracısı Meşhedinin Palavralarına doğru kayabilir,ondan iki örnek,
"Bizde öyle avcılar vardir kim Dehranda nişan alır Şamda vurur davşani"
"Bizde öyle zenginler vardır kim en fukarasının kamyon taşır cüzdani"

Maddi alem üzerine neredeyse hayatını vermiş bu alim için geldiği nokta gerçekten ürkütücü,   hem de kendi buluşlarının açtığı kulvarda giderken, diğer yandan BAT (Birleşik Alan Teorisi)gelişmesi için hevesi ve faaliyetleri de var ama bir ara korkmuş korkutuldu  veya KH tarafından maddeye takılmak üzerine pek bilemeyeceğimiz çeşitli kurgularla durduruldu ,

Böylece bu kıymetli Alimin buldukları ile insanlık birdenbire somut alemin sınırlarından soyut alem özelliklerine doğru başını çevirdi, bu arada  başka alimlerin de bu husustaki açılımlarını görüyoruz onların detayı şimdilik önemli değil,

Çok söyledim okuyanlar kızmasın yine tekrarlayacağım zira bilincimde bir patlama yaratmıştı,orta okulda atom yapısındaki elektronların bir veya bir kaç yörüngede olduğunu sanıp öylece sabit bir şekilde döndüklerine inanıp takılmışken  üniversite fizik tahsilimde yörüngelerin (n) sayıda olduğunu ve değişken tavırlarını fark ettik,yani elektron hidrojen atomunun etrafında bir tane bile olsa sonsuz yörüngede geziniyor,

Buradan ilave olarak atom altı parçacıklarının böyle bir yerlere takılı kalmadan hatta bazılarının elektriksel bir kutbu bile olmadığını öğrenince etrafımda madde diye sarıldığım somut şeyler birer enerji düğümüne dönüştü, gerçekten anlayış yönünden yeni bir çığırdı,

Somut diye senelerce sarıldığımız şeyler enerjisel bir durumda değişkenlik arz eden var oluş elemanları idi,
Atış sahasının dışına çıkıp etrafa bakmaya başka bir göz, bakış edindik,daha sonraları aç kurt gibi metafizik dolu yayınlara dalınca ve yanlış spiritüel derneklere falan girip bilinci dağtıp gerçeği tam yakalamaya doğru giderken PLE-RA-KASYOPYA bilgileriyle tanıştık ve iyi  oldu,

"S: (L) Aniden, tam bir değişim mi olacak? Bir anahtarı çevirmek gibi mi yani? Herşey bir anda mı değişecek?
C: Anahtar husus farkındalık."

Bende şüphe azami yapıda olduğundan bu sefer rüya ve vizyonlarla bilinç yönünden tokatlanmaya başladım,
Bunları bir dinazorun hatıratı gibi tekrar tekrar devreye koymamdan kasıt taze bilinçlerdeki o araştıran zihinlere kaynak olabilmek,eskiler mazur görsün,tokat deyince,

26.08.2007
Zikzak yapmadan nasıl olabilirim
Bilinç sonsuzda beden bu yerde
Düşkünlük yapmadan yaşayabilir miyim
Gönül aldırma der ,akıl ise tenkitlerde

Ama beden neredeyse oranın malıdır
Ve o mahallin kurallarına uymalıdır
Kafesteyim sanıp çırpınan bilinç
Bol bilgi ile her yandan tokatlanmalıdır

Bir de kayıp kuzular meselesi var,

"S: (T) Anlamıyorlar. Kayıp koyunlar. Bu gerçekten durumu tanımlıyor. Geçiş olduğu zaman bazılarının 4. yoğunluğa geçeceğini, bazılarının ise geçmeyeceğini söylememişler miydi? Bu fiziksel bir geçiş değil. ...
C: Fizikselliğin değişkenliği.
S: (L) Bunun farkındalık yoluyla DNA'nın değişmesiyle ilgisi var mı?
C: Her iki şekilde. (ç.n.: farkındalık artışıyla birlikte DNA'nın değişmesi, DNA'nın değişmesiyle birlikte farkındalığın artışı) "

Fizikselliğin değişkenliğini işini anlamayan ve ülkemizin nüfusunda geniş bir yer tutan kuzu veya koyunlar halen yanlış seçimlerle ekonomik sıkıntının ta dibinde olarak aldanıp seçtikleri yüzünden yanmaktalar ve bu yangının olduğu cehennemin burası değil de göçtükten sonra görüleceğine inanıyorlar ,
Olaylar bir ülkenin kaderi programı desek de sonuçta bu yanlış seçimlerin kendileri yüzünden olduğunu anlayınca yani tokatı esaslı esaslı yiyince belki bilinçlerinde bir kıpırdanma olacak,

Acı acı sen nelere muktedirsin..

Fizikselliğin değişkenliğini doğuran husus böylece enerjisel halin değişimi kader yapmış özelliği bilgisi ile birleşince ve daha sonraları bu değişen zihin yapısında insanın kendi bilincinin baş operatör olduğunu anlayınca ,

Düşünce ile oluşturulan maddenin bir ilgisinin olduğunu ve bu düşünce denen şeyin sizin farkındalığa yönelmiş bilinciniz olduğunu idrak edince monoteizm yönünde yapılan dayatma ve aldatmalarının  ne olduğunu anlıyorsunuz,

Bu hususta operatörün en büyük hazinesinin kendi hücrelerinin her birinde devasa bir bilgi alanı ile bağlantı elemanı olan DNA ortaya çıkıyor,yapılan kadim organizasyonlarında yine çılgın insanların kurduğu Orion deney hareketini anlayınca ve konulan DNA kısıtlamalarI ile maddeye takılı varlık yaratma esasının doruklarına ulaşınca ve bu işte 4Y denen farkındalıkla erişilen yoğunluk olduğunu anlıyorsunuz, bu anlayışla 5,6,7 Y nedir yaprak yaprak bilincinizde yer buluyor,

Bazen bir bilmece gibi ve insan farkındalık keşiflerine rahatça ama bir uğraşı ile  ulaşabilmesi için bahsi geçen PLE-RA-KASYOPYA BİLGİLERİ kombinasyonunu adeta yutar gibi tekrar tekrar okuyarak gelinmesi gerçeğine varıyorsunuz,

4Y nin değişken fizikselliğin açıldığı bir alan olduğu bu yönlerden önemli oluyor,maddeden mahmur bilinçlere birdenbire bu muazzam bilgi yoğunluğuna girmenin nasıl çarpıcı olabileceğini görüyorsunuz ve neticede arada bir geçiş kademesinin olması gereğini kabul ediyorsunuz, zorlanınca kendi bilincinizle tekrar maddeyi denemek imkanı var çünkü,

Fizikselliğin değişkenliği olayının bir ara bir geçiş olduğunu anlıyorsunuz..

Ara..

sybleman

Alıntı YapS: (L) Bize güneşimizin iç kısmını ve nasıl işlediğini tanımlayabilir misiniz?
C: Bir pencere.
S: (L) Güneşin içi bir pencere. Tamam, güneşin içi bizim somut madde olarak bildiğimiz birşeyden mi oluşuyor?
C: Hayır.
S: (L) Güneşin iç kısmının büyük bir hidrojen kitlesi içerdiği ve bunun helyuma dönüştüğü ve...
C: 3. yoğunluk algısıyla.
S: (L) Güneşin, boyutlar arasında bir pencere veya bir geçiş noktası olduğunu söylüyorsunuz. Eğer öyleyse, ömür anlamında hiçbir sınırı
yok, öyle mi?
C: Yakın.
S: (L) Yani güneşin gazının bitmesi ve bir kırmızı deve dönüşerek insanlığı pişirmesi yanlış kavramlar mı?
C: Hayır. 3'üncü seviye Laura, 3'üncü seviye!
S: (L) Yani güneş 3'üncü seviyede...
C: Açık.


Alıntı YapS: (L) Şu anda Sirius bölgesinde insanlarla etkileşime giren herhangi pozitif dünyadışılar var mı?
C: Durun şimdi! İlk olarak kullandığınız terimin ne anlama geldiğii öğrenmelisiniz: Dünyadışı, tabii ki sizin seviyenizde kullanılan en doğru
terimlerden biri. Dünyadan olmayan herşey dünya dışıdır. Dünya yüzeyi ortamında yaşayanların kendilerini üstün tür olarak veya evrende
yalnız olarak veya kozmostaki tek tür olarak ifade etmeleri son derece gülünçtür. Bu bir kum zerresinin üzerindeki mikrobun kendini tüm
kumsaldaki tek canlı olarak görmesine benziyor değil mi? Şimdi siz Sirius civarında bir varlık olup olmadığını sorduğunuzda bu yine bir
plajdaki kum zerresinin üstündeki aynı mikrobun, deniz kabuğunun civarında herhangi bir varlık olup olmadığını sormasına benziyor...
S: (L) Ama ben özellikle dünyayla etkileşim içinde olanlar var mı diye sordum!
C: Ve biz de o soruyu yanıtlıyoruz. Bu fırsattan faydalanıp olayları sizin daha iyi odaklanacağınız bir noktaya getiriyoruz. Ve bu mesajların
sadece siz değil başkaları tarafından da duyulmasını umuyoruz. SİZ bu kavramları tam manasıyla anlayabilirsiniz ama herkes
anlayamayailir. Bunun farkındasınız değil mi? Bu yüzden bu bilgiyi veriyoruz. Şimdisoruna cevap: Sirius civarında pozitif yönelimli veya BH
varlıklar var mı sorusu, yine cevaplaması zor bir sorudur çünkü "Sirius civarı"nı nasıl tanımlayacağımızı bilmiyoruz. Ama eğer Sirius'a, sizin
mesafe ölçümünüzle yaklaşık bir ışık yılı uzaklığında bir mesafeyi kastediyorsanız, o zaman o bölgede 3. yoğunlukta bu tür varlıklar
olmadığını söyleyebiliriz. Ama bu bilgi, 4.'den 6.'ya kadarki yoğunlukları açık bırakıyor. Zaten bildiğiniz birşeyi vurgulamak istiyoruz; bu
konuda düşünülmesi gereken o kadar çok şey var ki, etrafınızdakiler belirli bölgelere veya yıldız sistemlerine referansta bulunup oradan
veya şuradan gelen varlıklardan ve amaçlarının şu veya bu olduğundan bahsettiklerinde, bu gülünç birşeydir. Çünkü eğer evrenin, tüm
evrenin, olası tüm yaşam boyutlarının GERÇEK yapısını biliyor olsaydınız, o zaman bilirdiniz ki herhangi ve her şey mümkündür ve
GERÇEKTEN mevcuttur! Bunu UNUTMAMALISINIZ.
S: (L) Yani bu insanlar haklı mı?
C: Tüm bu insanlar haklı ve tüm bu insanlar haksız. Çünkü gökyüzünde bir noktayı gösterip herhangi bir bölgeyi şunun veya bunun "Evi"
olarak tanımlamak aptalcadır.
S: (L) Ama ya gerçekten öyleyse? Orionlar Orion'daki bir yıldız sisteminde yaşıyor, değil mi?
C: Siz de öyle.
S: (L) Ama şu anda orada yaşamıyoruz!
C: Önemli olan bu değil. Eğer üçüncü yoğunlukta, güneş olarak tanımladığınız yıldızınıza galaksinin başka bir noktasından baksaydınız,
Orion sisteminin bir parçası olarak görünürdü, değil mi?
9 Eylül 1995
399
S: (L) Muhtemelen.
C: O halde belki şu anda neyden bahsettiğimizi anlamaya başlıyorsunuzdur? Bir seviyede ve bir anlamda.
S: (L) Bu varlıklar uzaydaki büyük menzilleri aşıp buraya nasıl geliyorlar?
C: Size daha önce söylediğimiz gibi yedi yoğunluk seviyesi var. Ve bu seviyeler sadece fiziksel, ruhsal ve eterik, ve maddesel varlık
durumlarıyla değil, aynı zamanda, daha da önemlisi, farkındalık durumuyla ilişkilidir. Görüyorsunuz ya, farkındalık durumu, tüm yaratılışın
anahtar unsurudur. Şüphesiz size bunun büyük bir illüzyon olduğunu söylediğimizi hatırladınız değil mi? Eğer bu gerçekten büyük bir
illüzyonsa, hangisi daha önemli, fiziksel yapı mı, yoksa farkındalık durumu mu?
S: (L) Farkındalık durumu mu?
C: Kesinlikle. Şimdi ölçüm sistemine göre gittiğimizde, ki anlamanız için basitçe oluşturulmuştur, birden yediye kadar tüm yoğunluk
sistemlerinde anahtar kavram elbette farkındalık durumudur. Başından sonuna kadar. Yani yeterince yüksek bir farkındalık seviyesine
eriştiğinizde fiziksel sınırlamalar gibi şeyler ortadan kalkar. Ve fiziksel sınırlamalar ortadan kalktıkça, sizin algıladığınız şekliyle büyük
mesafeler de ortadan kalkar. Dolayısıyla sizin görememenizin ve anlayamamanızın, herhangi bir şeyin mümkünlüğü veya mümkün olmayışı
üzerinde kesinlikle hiçbir etkisi yoktur. Kendi yoğunluk seviyeniz hariç. Ve sizin şu andaki yoğunluk seviyenizde neredeyse kimsenin
anlayamadığı şey de bu işte. Eğer bunu anlayabilirseniz ve diğerlerine aktarabilirseniz, türünüzün gördüğü en büyük hizmeti yapmış
olursunuz. Bunun üzerinde biraz düşünün. Bunun bilincinize akmasına izin verin. Analiz edin. Parçalara ayırın. Ona dikkatlice bakın ve tekrar
bir araya getirin.
S: (L) Farkındalığımızı sınırlandıran şey nedir?
C: Çevreniz. Ve bu sizin seçtiğiniz çevre. Gelişim seviyenize bağlı olarak. Ve herşeyi sınırlandıran şey de bu. Daha yüksek yoğunluk
seviyelerine yükseldikçe sınırlamalar ortadan kalkar.
S: (L) Bu sınırlandırıcı çevreyi yaratan şey nedir?
C: Öğrenme amacı için mevcut olan büyük illüzyon.
S: (L) Peki illüzyonu kim yarattı?
C: Aynı zamanda Yaratılmakta olan Yaratıcı. Yani aynı zamanda siz, biz, herkes ve herşey. Daha önce de söylediğimiz gibi, biz siziz ve siz de
bizsiniz. Ve herşey de öyle.
S: (L) Burada anahtar husus, herşeyin illüzyon olması mı?
C: Temel olarak, evet.
S: (L)Yani aslında...
C: Lütfen biraz sabırlı olun; size daha önce de söylediğimiz gibi evren yalnızca bir okuldur. Ve bu okul herkesin öğrenmesi için var. Herşeyin
varolma sebebi bu. Başka bir sebep yok. Şimdi, eğer bu ifadenin gerçek derinliğini anlarsanız, deneyimlemesi mümkün olan tüm yoğunluk
seviyelerini, deneyimlemesi mümkün olan tüm boyutları, tüm farkındalığı görmeye ve deneyimlemeye başlarsınız. Bir birey bu ifadeyi
mümkün alan en büyük derinliğiyle anladığında, o birey aydınlanmış olur. Ve siz kesinlikle bunu duymuştunuz. Ve sonsuza kadar süren bir
an için, o birey bilinecek herşeyi mutlak bir şekilde bilir.
S: (L)Yani aydınlanmanın yolunun sevgi değil bilgi olduğunu mu söylüyorsunuz?
C: Doğru.
S: (L) Duyguların saptırma için kullanılabileceği de doğru mu, yani çarpıtılmış olan ve tamamen bedensel veya sahte programlamayla
yaratılmış duygular?
C: Sınırlandıran duygular ilerlemeye mani olur. Duygu aynı zamanda 3. yoğunlukta ilerlemek için gereklidir. Doğaldır. Varsayımlara dayalı
sınırlandırıcı duyguları, kişiyi sınırsız olasılıklara açan duygulardan ayırmaya başladığınızda, bu, bir sonraki yoğunluğa hazırlanıyorsunuz
demektir.
S: (L) Peki ya sevgi?
C: Ne olmuş sevgiye?
S: (L) Anahtarın, cevabın sevgi olduğunu iddia eden pek çok öğreti var. Aydınlanmanın, bilginin, herşeyin sevgiyle gerçekleştirilebileceğini
söylüyorlar.
C: Sorun "sevgi" terimi değil, bu terimin yorumlanışı. 3. yoğunluktakiler bu konuyu korkunç bir şekilde karıştırma eğilimindeler. Sonuçta pek
çok şeyi sevgiyle karıştırıyorlar. Bildiğiniz şekliyle sevginin tanımı da doğru değil. Sevgi illa bir bireyin sahip olabileceği, bir duygu olarak da
yorumlanabilecek bir his değil, daha ziyade, daha önce de söylediğimiz gibi, ışığın özüdür. Işık bilgidir ve bilgi sevgidir. Ve sevginin
ydınlanmaya götürdüğü söylendiğinde, bu da çarpıtılmış bir ifadedir. Sevgi eşittir Işık eşittir Bilgi. Sizin ortamınızdaki yaygın tanımlarla
sevgi, bir anlam ifade etmiyor. Sevmek için bilmeniz gerekir. Bilmek ışığa sahip olmaktır. Işığa sahip olmak sevmektir. Bilgiye sahip olmak
sevmektir.

Aslında amacım pencerelerden bahsetmekti ama konu öyle güzel gitmiş ki. Alıntıyı kesemedim. Karalama defterinde yazdığımız mevzuya gitmiş :) rastlantı işte

S: (L) Bu varlıklar uzaydaki büyük menzilleri aşıp buraya nasıl geliyorlar?
C: Size daha önce söylediğimiz gibi yedi yoğunluk seviyesi var. Ve bu seviyeler sadece fiziksel, ruhsal ve eterik, ve maddesel varlık
durumlarıyla değil, aynı zamanda, daha da önemlisi, farkındalık durumuyla ilişkilidir. Görüyorsunuz ya, farkındalık durumu, tüm yaratılışın
anahtar unsurudur. Şüphesiz size bunun büyük bir illüzyon olduğunu söylediğimizi hatırladınız değil mi? Eğer bu gerçekten büyük bir
illüzyonsa, hangisi daha önemli, fiziksel yapı mı, yoksa farkındalık durumu mu?
S: (L) Farkındalık durumu mu?
C: Kesinlikle. Şimdi ölçüm sistemine göre gittiğimizde, ki anlamanız için basitçe oluşturulmuştur, birden yediye kadar tüm yoğunluk
sistemlerinde anahtar kavram elbette farkındalık durumudur. Başından sonuna kadar. Yani yeterince yüksek bir farkındalık seviyesine
eriştiğinizde fiziksel sınırlamalar gibi şeyler ortadan kalkar. Ve fiziksel sınırlamalar ortadan kalktıkça, sizin algıladığınız şekliyle büyük
mesafeler de ortadan kalkar. Dolayısıyla sizin görememenizin ve anlayamamanızın, herhangi bir şeyin mümkünlüğü veya mümkün olmayışı
üzerinde kesinlikle hiçbir etkisi yoktur. Kendi yoğunluk seviyeniz hariç. Ve sizin şu andaki yoğunluk seviyenizde neredeyse kimsenin
anlayamadığı şey de bu işte. Eğer bunu anlayabilirseniz ve diğerlerine aktarabilirseniz, türünüzün gördüğü en büyük hizmeti yapmış
olursunuz. Bunun üzerinde biraz düşünün. Bunun bilincinize akmasına izin verin. Analiz edin. Parçalara ayırın. Ona dikkatlice bakın ve tekrar
bir araya getirin.
S: (L) Farkındalığımızı sınırlandıran şey nedir?
C: Çevreniz. Ve bu sizin seçtiğiniz çevre. Gelişim seviyenize bağlı olarak. Ve herşeyi sınırlandıran şey de bu. Daha yüksek yoğunluk
seviyelerine yükseldikçe sınırlamalar ortadan kalkar.
S: (L) Bu sınırlandırıcı çevreyi yaratan şey nedir?
C: Öğrenme amacı için mevcut olan büyük illüzyon.
S: (L) Peki illüzyonu kim yarattı?
C: Aynı zamanda Yaratılmakta olan Yaratıcı. Yani aynı zamanda siz, biz, herkes ve herşey. Daha önce de söylediğimiz gibi, biz siziz ve siz de
bizsiniz. Ve herşey de öyle.

Ya işte ne güzel açıklamışlar. Daha ne diyelim. Çevremiz ve bizim seçtiğimiz çevre. Gelişim seviyemize bağlı olarak... Öğrenme amacında kendi oluşturduğumuz ilüzyon ve o ilüzyona bağlı kalmanın gerektirdiği sınırlandırmalar. Uzay, mesafeler, yaratım yeteneği, fiziksel ayrılıklar... Fizik kanunlarımız tamamen ilüzyon içeriyor. İlk başta onlar ilüzyonun parçası. Saf gerçekliğimiz bu değil. Üstüne bir de  bilincimizi sınırlamışız. Beynimizin neden bir kısmını kullanıyoruz. Kalan kısım neden pasif. İşte blokajlar... Bir kısmını kendimiz koymuşuz ki zamanı geldikçe açılsın o nöronlar. Bu nöronların açılma aşamasında da tuhaf tuhaf ufak anılar hücum ediyor. Lisede kırtasiyeye gitmişim bir defter almışım gibi. Rengi, kırtasiyeci ile olan tüm konuşmamız, o anda hissettiklerime kadar. Veya tamamen unuttuğum bir akrabımızın adı gibi. Nöronlar bağlandıkça alakasız anılar canlanıp canlanıp önüne düşüyor insanın.


Pencere kavramına gelirsek şöyle farkettim. Biz kendimizce samanyolu merkezinde karadelik var sanıyoruz. Ama bu 3y için öyle görünüyor. Ama 4y de 6y de vs. farklı bir yapı var. Veya sirius diye bahsedip durduğumuz konumda yıldızları işaret ediyoruz. Ama bu bölge 3y de böyle. 4y de orada farklı bir enerji var. Konumsal olarak ifade etme isteğimizden kaynaklı bu şekilde veriyoruz. Hatta K'lar da kasyopya veya aslan burcu vs. dediklerinde aslında bunu açıklamışlardı.

Tgur abi eline sağlık çok güzel tanımlamışsın. Yine uçuk kaçık gerçekliğimden bir parça paylaşayım. Çünkü çok alakalı bir gözlem yapmıştım. Yine senkronize durumlar olmuş.

Bir 4kh saldırısı sonrası. Bahsetmiştim bilincimi sınırlayıp bir ilüzyona atmıştı beni. Neyse çıktım ilüzyondan  çok kızdım gerçekten. Ben de ayrılır ayrılmaz bilincine bağlandım. Bir süre takip etmek istedim. Sanki bulsam gidip bir şey yapabilirim gibi :)

Bu saldırıyı eterik bedenleriyle yapıyorlar. Onlar için meditatif hale gelip eterik bedeni ayırıp gidip müdahale yapmak çocuk oyuncağı gibi bir şey. Suretini gördüğümde insan suretindeydi. Eterik bedeni hızlıca uzay gemisinin olduğu yere çekildi. Bende onunla izliyorum bir yandan. Dağ yamacında bir tarafı karlı bir tepede. Gemi toprağın altındaydı. Bedenine giriş yaptı. Geminin içi farklı boyut dışı farklı boyut. Topraktan geçerken bir tünelden geçmedi. direkt olarak toprağın içinden çıktı. Bir şekilde maddenin titreşimini değiştirdi. Geminin içi de öyle hayalimizdeki gibi konsollar vs. yok. Siyah ve şekillendirilebilir bir enerji. Geminin içi boş siyah enerji. Dışı metalik bir madde. Zihin yoluyla gemiyi kullandı ve atmosfer dışına bile çıkmasına gerek kalmadan bir boyut kapısı buldu ve oradan 4y ye geçti. Geçtiği anda algılamakta zorlandım. Sonra görüntü gelmeye başladı. Burada bedeni değişmişti. Holografik ortamda deney yapıyordu. Elinde bir hayvan vardı. Düşünce yoluyla dna sında değişiklik yapıyordu sonra hızlandırılmış şekilde embriyo halinden büyüklüğüne ölümüne kadar o etkiyi takip ediyordu. Fiziksel yapısındaki değişikliği inceliyordu. Tam bu sırada beni farkedip bilincinden attı.

Gemilerinin 2 boyutlu oluşu çok ilginç geldi. İçi 4y dışı 3y bir gemi. İçi o kadar büyük ki. Dışardaki görünen ile çok farklı. Ve bu siyah enerjiyi kullanabilme şekillendirebilme yetileri var. Bu enerji onlar için hava gibi. Ortamda var ve kullanabiliyorlar. Aynı 4bh da gördüğüm kristalize ışıksal yoğun ortamın hava veya boşluk yerine geçmesi gibi 4kh da bu siyah enerjisel boşluk var. Acaba anti madde olabilir mi diye de düşündüm. K'ları araştırdım aslında benzerlikler var onu da toparlayıp iletmek isterim biraz daha araştırma yapmam lazım. Ve konumsal bakarsak bizim 3y dünyamızın olduğu konumda 4y de boşluk var. Orada bir gezegen yok. Ay yok güneş yok. Siyah boş bir evren. Üstteki mevzu gibi.

Tamamen farkındalık seviyemiz ile bilincimizin geldiği durumlar ve bunlar sayesinde yaşadıklarımız ve gerçekliklerimiz değişiyor. İşte neye ihtiyaç varsa ona gidiyoruz. Ama negatiflere de üzülmüyorum değil. Çok zor bir yol seçiyorlar. Onların işi çok daha zor. Çok zor. Sevginin bütünleştiriciliği varken ayrı olmak istemeleri birliği redetmeleri onlara çok acı çektiriyor. Zor yoldan öğrenen ruhlar.

Dionysos

#1733
Alıntı yapılan: sybleman - 05 Aralık 2023, 16:20:01 Bir de Tgur abi yeme düzeninde de değişiklikler var. Kahvaltı yapamıyorum. Ve et yemeklerini sindiremez oldum. Yersem  mide bağırsak ağrısından kendime gelemiyorum. Kahvaltıyı atlayıp öğlen yemek yiyip ertesi güne geçiyorum.

İnsanlar böyle düşünüyor.
Et yemekleri. Bu belirsiz bir tabirdir. Birincisi eti saf yemeyiz. Yani hiç bir zaman -sadece- et yemeyiz, etin yanında mutlaka karbonhidrat yeriz. Bu durumda neyin sindirilemediği belirsizdir.
İkincisi et dediğimiz hayvanın kas dokusudur, bunu çoğu zaman yağsız alıp ilginç bir şekilde hatta çoğu zaman ayçiçek yağıyla pişirir ya da diğer sebzeyle haşlarız. Sonuçta eti sindiremediğimizi düşünürüz.
Etin sindirim testi için gerçekte %20/30 yağlı etin (mutlaka kendi yağıyla) (baharat a da çok az sebze dışında) neredeyse yalnız yenmesi -sadece et ve yağı olacak biçimde gerekirdi.

Yağlı ince kesim kuzu parçalarını kızgın döküm tavada iki çevirip (30-60 saniye yeterli) deneyin ve farkı görün. Mümkünse yanında tuz baharat ve basit salata (turp, roka, havuç vb) dışında hiç bir şey tüketmeyin.

Et hafiftir ve hafif bir yemektir.
Prebiyotik ve probiyotik farklı kavramlardır ve sindirim enzimleri ise tamamen farklı.
Hazım sorunları için her zaman ilk olarak kullanıla yağ çeşidini ve ısıl işlemi gözden geçirin .

Hayvansal yağ ,et yağı ve terayağı en hafif ve sonra et en hafif. Bunu söz gelimi söylemiyorum. Bu K'ların besinlerin enerjilendirilmesi dediği ve metabolik olarak sindirim yükü. Hayvan yağı bağırsaktan emilir karaciğere gitmez ,sindirimi en hızlı/kolay şey. Karbonhidrat ve bitkisel yağlar üste karaciğere gider insülin uyarır vs .

Ağır yemek kavramı rafine yağa ve rafine yağın ,ısıl işlemin yoğun kullanıldığı kızırtma vb ne vurgu yapar . Örneğin patlıcan yemeği. Yağının ısıl işlemle trans yağa dönüştürülmesi dışında ette sindirimsel ya da diğer bir bir ağırlık bulunmaz.

Sedece et yemeyi test eden Eskimo araştırmacıları sindirim sorunları aldığında daha fazla yağ (et yağı) eklediler. %30 civarı yağ eklendiğinde artık sorun kalmadı. Belgesel kanallarında Alaska belgeselleri bulunur ve kış için geyik vb avlarlar. Hayvanın tamamını taşıyamadıklarında iç yağı (böbrek çevresi yağını) önce alıyorlar ve sosis/sucuk vb hazırlarlarsa yağ oranına dikkat ediyorlar çünkü belirli oranda yağ içermeden yüksek protein tüketiminin zararlı ya da zor olduğunu iletiyorlar. Kurtlar avlarında %40 düzeyinde yağ tüketir.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Tgur

Sybleman o nedir öyle, sanki kurgu bilim filmi izlemekteyiz,
Bu olayları rüya alemindeki astralda olanlar olarak kabul ediyorum,yoksa yanılıyor muyum yarı uyanıkken vizyon mu,
gerçekten ilginç eğer rüyada ise hatırlaman çok güzel ben çok hatırlayamıyorum,
Neticede o hep bahsettiğim biz yaşarken tamamen 3Y değiliz bilgisini teyit ediyor,
P.C. de fazla devam edemeyeceğim zira dünden beri evimde elektrik kesilmelerine tabi oluyorum ,devam ederiz..

sybleman

Rüyada değildi Tgur abi. Bu varlık ayrılınca uyanmıştım. Gözümü kapatıp bilinçli olarak o varlığa bağlantı yaptım. Vizyon gibi de değil daha canlı. Sanki onun bedenine girmek gibi. O şekilde gördüklerini görüp, hissettiklerini hissedebiliyorum. O farketmiyor. K'lar buna bilinç projeksiyonu diyordu galiba.

Bu konu geçince, geçen gün farklı bir yazı bulmuştum. Bu bilinç hallerini anlatmışlar.

https://resatguner.com/2020/03/16/olagandisi-bilinc-halleri-ve-bilincin-sinirlari/

Tgur

Çok yerinde izah ,düşüncenin madde oluşumunda mutlak ilgisi olduğu hakkında malüm genel farkındalığı aldığımız K ve diğer bilgilerle elde ettik,

Bunun insanlığın karşılaştığı bazı olaylarla gün yüzüne çıktığını biliyoruz Flight 19 meselesi ,Philedelphia deneyi ve anormal neticeleri v.s.gibi.

Tgur

Bazıları her konuda ben en kötüyü düşünürüm demekte güya olacakları erken hissedip tedbir alacak ,

Tamamen yanlış , iyi düşün iyi olsun kötü düşününce belaları başına çekersin,
Çok basit bir ata sözü ve çok doğru ,
Yaratım işinde başkalarına muhtaç olmayıp kendi düşüncelerimiz doğrultusundayız..

Monoteizmin insanları çaresiz ve etkisiz bırakan edebiyatından sıyrılmak gerekir..

sybleman

Alıntı Yap(T) Bir üçüncü yoğunluk kavramından, şu anki fizikselliğin mevcut olmadığı bir dördüncü yoğunluk kavramı
elde etmeye çalışıyoruz. Dördüncü yoğunlukta bozulmadan ışık hızıyla gitmek gibi bir sorunları yok çünkü orada böyle birşey yok...
C: Yakın.
S: (T) Yani bizim için bunu üçüncü yoğunluk açısından düşünmeye çalışmak...
C: Anahtar; fizikselliğin değişkenliği.
S: (L) Fizikselliği değişken yapan şey nedir?
C: Bilinç ile madde arasındaki bağlantının farkındalığı.
S: (L) Bilinç ile madde arasındaki bağlantı nedir?
C: İlüzyon.
S: (L) İlüzyonun özelliği nedir? (T) Bilinç ile madde arasında herhangi bir bağlantı olmadığı. Bu bağlantının mevcudiyeti ilüzyon. Üçüncü
yoğunluğun sınırlı algısı...
C: Hayır. İlüzyon, bağlantının olmaması.
S: (L) Yani buradaki ilüzyon, bilinç ile madde arasında bir bağlantının olmadığının düşünülmesi.
27 Mayıs 1995
338
C: Evet.
S: (T) İlüzyon, bağlantının olmadığının düşünülmesi. Üçüncü yoğunlukta... (L) Buldum! (T) Sakın bir anda yok olayım deme! [Gülüşme] (L)
Aradığımız bağlantı, bilincin madde oluşu.
C: Yakın. Peki ya aynı zamanda tam tersine ne dersin?
S: (L) Ve aynı zamanda herşeyin tersi. Işık ile çekim, optik ile atomik parçalar, madde ile antimadde... Bir sonraki seviyeyi anlamak için
herşeyi ters çevir... Bu kadar kolay olamaz. (J) Bir saniye, çekim eşittir ışık, atomik parçacıklar eşittir optik, anti-madde eşittir madde mi?
Hepsi dengeyle ilgili. (L) Ve sonuç her zaman sıfır.
C: Ve sıfır da sonsuzluk.
S: (L) Yani diyorsunuz ki, buradaki ilüzyon, arada ayrım olduğunun sanılması. Arada fark yok, aynılar, öyle mi?
C: Evet.

Alıntı YapS: (L) Bu çekim dalgalarıyla ilgili serbest çağrışımda bulunabilir miyiz çünkü bu saatte açık kitapçı yoktur. Çekim maddenin bir özelliği gibi
görünüyor. Doğru mu?
C: Ve...
S: (L) Ve hmmmm...
C: Ve antimadde!
S: (L) Antimaddenin bir özelliği olan çekim "antiçekim" mi? Yoksa sadece diğer taraftaki çekim mi, lafın gelişi?
C: Bağlayıcı.
S: (L) Tamam. Çekim bağlayıcı. Çekim maddenin bağlayıcısı mı?
C: Ve...
S: (L) Çekim ışığın bir özelliği mi?
C: Bahsettiğimiz şey bu değil.
15 Haziran 1996
526
S: (L) Nedir? F____ bana biraz yardım etsene.
C: Çekim, fiziksel olan herşey ile eterik olan herşeyi birbirine bağlıyor, değişken çekim dalgaları aracılığıyla!!!
S: (L) Antimadde eterik varoluş mu?
C: Eterik varoluşa giden yol.
S: (L) Tamam.
C: Geçit.
S: (L) Peki değişken çekim dalgaları... Yo, yo, bir saniye... şöyle sorayım; değişken çekim dalgaları 7. yoğunluktan mı yayılıyor?
C: Her yerden.
S: (L) Belirli bir yoğunluktan mı yayılıyorlar?
C: Anlatmaya çalıştığımız şey de bu; böyle birşey yok.
S: (L) Değişken çekim dalgaları mı yok?
C: Yanlış...
S: (L) Bu dalgaların belirli bir yayılış yeri mi yok?
C: Evet.
S: (L) Yani bu dalgalar maddenin varlığının bir özelliği ve madde ile eterin bağlayıcısı, öyle mi?
C: Öyle denebilir ama sadece maddenin değil antimaddenin de özelliği!
S: (L) Yani değişken çekim dalgaları aracılığıyla diğer yoğunluklara erişebilirsin, öyle mi?
C: Herşeye.
S: (L) Bu dalgalar mekanik olarak üretilebilir mi?
C: Üretmek aslında toplamak ve yaymaktır

Alıntı YapS: (L) Gezegende ortaya çıkan pozitif enerji, gezegendeki varlıkların negatiflik seviyesini azaltacak mı?
C: Önemli husus bu değil. "Dünya" 4. yoğunluk ortamı olduğunda, tüm güçler, hem KH hem de BH güçleri birbiriyle doğrudan temas
halinde olacak... "Eşitlenen bir oyun sahası" olacak, yani dengeli.
S: (V) Tırnak içine aldığınız kelimelerin önemini merak ediyorum. Bu bir tür kod mu?
C: Belki de başa dönüp tırnak içinde aktardığımız tüm ifadelerisırayla yanyana koyman faydalı olur.
S: (L) Tüm transkriptleri mi kastediyorsunuz?
C: Evet!
S: (F) Tırnak içinde belirttikleri şeylere dikkat etmemizi iki kez söylediler. (L) Yaptığınız ekin halkası yorumlarından biri "Astronomik ikiz
fenomeni"ydi. Astronomik ikiz fenomeni nedir?
C: Pek çok mükemmel eşzamanlı anlamlara sahip.
S: (L) İşin içinde eşzamanlılık var. Bu, zihinde canlandırma ile ilgili görüntü tanımınızla ilişkili mi?
C: "Alice'sin sihirli aynasından" bakıp eşleşmeleri görmek gibi.
S: (L) Çoklu görüntüler. Bu madde ve antimaddeyle de ilgili mi?
C: Evet, ve...
S: (L) Çekim... Aynanın bir yanında ortaya çıkan görüntü diğer tarafa da bir görüntü yansıtıyor...
22 Haziran 1996
530
C: Evet, ve...
S: (L) 4. yoğunluk bedenlerdeki DNA liflerinin bağlanması da 4. yoğunluktaki imajinal bedenlerde gerçekleşen bir yansıma mı?
C: Astronomik.
S: (L) Tamam, bu yıldızlar ve gezegenlerle ilgili... Başka bir evren anlamında mı astronomik? Yani antimaddeden oluşan alternatif evren?
C: Evet, ve...
S: (L) Ve bu alternatif evren bizim evrenimizle birleşecek...
C: Hayır.
S: (L) Bu alternatif antimadde evreni, bizim evrenimizde meydana gelen veya ortaya çıkan fenomenlerin kaynaklandığı nokta mı?
C: Daha çok geçit gibi veya "kanal."
S: (L) Bu alternatif evren bizim 4. yoğunluğa geçmek için kullanmamız gereken bir araç mı? Bir örtü veya bir boşluk gibi birşey mi?
C: Bir otoyol olarak düşün.
S: (L) Yani 4. yoğunluğa ulaşmak için bu antimadde evreninden mi geçmemiz gerekiyor?
C: Hayır.
S: (L) Geçişi gerçekleştirmek için bu antimadde ile etkileşme anlamında birşeyler mi olacak?
C: Hayır. Yoğunluk Sınırısürekli seyahat halindeki dalga.
S: (L) Tamam, "seyahat eden dalga" diyorsunuz ve antimaddenin otoyol olduğunu söylüyorsunuz. Yani o dalga veya boyutsınırının etkisi
yoluyla antimaddeden geçmek veya birşekilde antimaddeyle etkileşmek anlamına mı geliyor bu?
C: Antimadde mekan/zamanı büküyor; değişken çekim dalgalarını kullanabileceğiniz nokta bu.
S: (L) Bir elektromanyetik alan yaratarak antimaddeden yararlanmak çekim dalgasını değişken hale getiriyor, antimaddenin maddeyle
birleşmesini sağlıyor ve mekan/zamanın eğilip değiştirilebildiği bir portal yaratıyor. Diğer bir deyişle bir EM alanı yaratmak, antimadde
girişi sağlamak, mekan/zamanın eğilip bükülmesini, kontrol edilmesini mi sağlıyor?
C: Evet.

Alıntı YapS: (L) Uygun teknoloji. Değişken çekim dalgaları. Bir keresinde Tesla bobinlerini araştırmamızı söylemiştiniz... Antimadde... EM üretme
yoluyla çekim dalgalarının destabilizasyonu antimaddenin maddeyle etkileşmesini sağlıyor ve bu da bir portal açıyor... İnsanları kaçıran
dünyadışıların zamanda ileri geri gitmesi antimadde evreninde mi oluyor?
C: Yakın. Antimadde evreninde yolculuk yapıyorlar ama çoğu kaçırma 3'üncü veya 4. yoğunlukta gerçekleşiyor.
S: (L) Antimadde evrenindeki bu hareket, insanların kaçırılma deneyimlerinde "ateş duvarı" olarak algıladıkları şey mi? Demolekülerasyon?
C: Hayır. Boyutlararası Atomik Remolekülerizasyon.
S: (L) Tamam, bir kişi antimadde evreninden geçerken bunu nasıl algılar?
C: Algılamaz.
S: (L) Neden?
C: Mekan yok, zaman yok.
S: (L) Antimadde evreninde mekan ve zaman yok... Yani antimadde evreni muhtemelen Flight 19'dakizavallı insanların olduğu yer?
C: Evet.
S: (L) Yani bu yerde takılıp kalınabiliyor mu?
C: Evet. Ve eğer bir zaman sıçraması kozasının içindeysen, hiperbilinç durumunda olursun, yani "sıfır zaman" algısı. Yani döngü
bağlandığında veya kapandığında milyonlarca yıl geçmiş gibi hissedebilirsin. Tıpkı "Philadelphia Deneyi"nde olduğu gibi. Ve şimdilik, iyi
geceler

Bu alıntıları hatırlamak açısından ekledim yine de. Tgur abi senin bahsettiğin kısım da bu son alıntı galiba.

Anladığım kadarıyla bu holografik deney yapılan evren anti madde evreni olabilir gibi.

S: (L) Uygun teknoloji. Değişken çekim dalgaları. Bir keresinde Tesla bobinlerini araştırmamızı söylemiştiniz... Antimadde... EM üretme
yoluyla çekim dalgalarının destabilizasyonu antimaddenin maddeyle etkileşmesini sağlıyor ve bu da bir portal açıyor... İnsanları kaçıran
dünyadışıların zamanda ileri geri gitmesi antimadde evreninde mi oluyor?
C: Yakın. Antimadde evreninde yolculuk yapıyorlar ama çoğu kaçırma 3'üncü veya 4. yoğunlukta gerçekleşiyor.

Yolculuk ve boyutlar arası geçiş ve fizikselliğin değişkenliği için bu evreni kullanıyor olabilirler.

Otoyol gibi olduğundan bahsetmişler.

S: (L) Bu alternatif antimadde evreni, bizim evrenimizde meydana gelen veya ortaya çıkan fenomenlerin kaynaklandığı nokta mı?
C: Daha çok geçit gibi veya "kanal."
S: (L) Bu alternatif evren bizim 4. yoğunluğa geçmek için kullanmamız gereken bir araç mı? Bir örtü veya bir boşluk gibi birşey mi?
C: Bir otoyol olarak düşün.
S: (L) Yani 4. yoğunluğa ulaşmak için bu antimadde evreninden mi geçmemiz gerekiyor?
C: Hayır.
S: (L) Geçişi gerçekleştirmek için bu antimadde ile etkileşme anlamında birşeyler mi olacak?
C: Hayır. Yoğunluk Sınırısürekli seyahat halindeki dalga.
S: (L) Tamam, "seyahat eden dalga" diyorsunuz ve antimaddenin otoyol olduğunu söylüyorsunuz. Yani o dalga veya boyutsınırının etkisi
yoluyla antimaddeden geçmek veya birşekilde antimaddeyle etkileşmek anlamına mı geliyor bu?
C: Antimadde mekan/zamanı büküyor; değişken çekim dalgalarını kullanabileceğiniz nokta bu.

Ama kulllanış şekilleri bizim düşündüğümüz gibi değil sanırım. Çekim dalgalarına müdahale ederek bu geçişi sağlıyor olabilirler.

Antimadde ve madde 7.boyuttan yayılıyor. Madde ve antimadde birbirine dönüşebiliyor. Ve gördüğüm karanlık ve boş olan yer 4kh değil. Antimadde evreni gibi duruyor. Antimaddeyi maddeye müdahale olarak kullanıyor olabilirler.

Birçok yerde antievren anti-madde veya antimadde gibi geçmiş. Biraz
Alıntı Yap(T) Bir üçüncü yoğunluk kavramından, şu anki fizikselliğin mevcut olmadığı bir dördüncü yoğunluk kavramı
elde etmeye çalışıyoruz. Dördüncü yoğunlukta bozulmadan ışık hızıyla gitmek gibi bir sorunları yok çünkü orada böyle birşey yok...
C: Yakın.
S: (T) Yani bizim için bunu üçüncü yoğunluk açısından düşünmeye çalışmak...
C: Anahtar; fizikselliğin değişkenliği.
S: (L) Fizikselliği değişken yapan şey nedir?
C: Bilinç ile madde arasındaki bağlantının farkındalığı.
S: (L) Bilinç ile madde arasındaki bağlantı nedir?
C: İlüzyon.
S: (L) İlüzyonun özelliği nedir? (T) Bilinç ile madde arasında herhangi bir bağlantı olmadığı. Bu bağlantının mevcudiyeti ilüzyon. Üçüncü
yoğunluğun sınırlı algısı...
C: Hayır. İlüzyon, bağlantının olmaması.
S: (L) Yani buradaki ilüzyon, bilinç ile madde arasında bir bağlantının olmadığının düşünülmesi.
27 Mayıs 1995
338
C: Evet.
S: (T) İlüzyon, bağlantının olmadığının düşünülmesi. Üçüncü yoğunlukta... (L) Buldum! (T) Sakın bir anda yok olayım deme! [Gülüşme] (L)
Aradığımız bağlantı, bilincin madde oluşu.
C: Yakın. Peki ya aynı zamanda tam tersine ne dersin?
S: (L) Ve aynı zamanda herşeyin tersi. Işık ile çekim, optik ile atomik parçalar, madde ile antimadde... Bir sonraki seviyeyi anlamak için
herşeyi ters çevir... Bu kadar kolay olamaz. (J) Bir saniye, çekim eşittir ışık, atomik parçacıklar eşittir optik, anti-madde eşittir madde mi?
Hepsi dengeyle ilgili. (L) Ve sonuç her zaman sıfır.
C: Ve sıfır da sonsuzluk.
S: (L) Yani diyorsunuz ki, buradaki ilüzyon, arada ayrım olduğunun sanılması. Arada fark yok, aynılar, öyle mi?
C: Evet.

Alıntı YapS: (L) Bu çekim dalgalarıyla ilgili serbest çağrışımda bulunabilir miyiz çünkü bu saatte açık kitapçı yoktur. Çekim maddenin bir özelliği gibi
görünüyor. Doğru mu?
C: Ve...
S: (L) Ve hmmmm...
C: Ve antimadde!
S: (L) Antimaddenin bir özelliği olan çekim "antiçekim" mi? Yoksa sadece diğer taraftaki çekim mi, lafın gelişi?
C: Bağlayıcı.
S: (L) Tamam. Çekim bağlayıcı. Çekim maddenin bağlayıcısı mı?
C: Ve...
S: (L) Çekim ışığın bir özelliği mi?
C: Bahsettiğimiz şey bu değil.
15 Haziran 1996
526
S: (L) Nedir? F____ bana biraz yardım etsene.
C: Çekim, fiziksel olan herşey ile eterik olan herşeyi birbirine bağlıyor, değişken çekim dalgaları aracılığıyla!!!
S: (L) Antimadde eterik varoluş mu?
C: Eterik varoluşa giden yol.
S: (L) Tamam.
C: Geçit.
S: (L) Peki değişken çekim dalgaları... Yo, yo, bir saniye... şöyle sorayım; değişken çekim dalgaları 7. yoğunluktan mı yayılıyor?
C: Her yerden.
S: (L) Belirli bir yoğunluktan mı yayılıyorlar?
C: Anlatmaya çalıştığımız şey de bu; böyle birşey yok.
S: (L) Değişken çekim dalgaları mı yok?
C: Yanlış...
S: (L) Bu dalgaların belirli bir yayılış yeri mi yok?
C: Evet.
S: (L) Yani bu dalgalar maddenin varlığının bir özelliği ve madde ile eterin bağlayıcısı, öyle mi?
C: Öyle denebilir ama sadece maddenin değil antimaddenin de özelliği!
S: (L) Yani değişken çekim dalgaları aracılığıyla diğer yoğunluklara erişebilirsin, öyle mi?
C: Herşeye.
S: (L) Bu dalgalar mekanik olarak üretilebilir mi?
C: Üretmek aslında toplamak ve yaymaktır

Alıntı YapS: (L) Gezegende ortaya çıkan pozitif enerji, gezegendeki varlıkların negatiflik seviyesini azaltacak mı?
C: Önemli husus bu değil. "Dünya" 4. yoğunluk ortamı olduğunda, tüm güçler, hem KH hem de BH güçleri birbiriyle doğrudan temas
halinde olacak... "Eşitlenen bir oyun sahası" olacak, yani dengeli.
S: (V) Tırnak içine aldığınız kelimelerin önemini merak ediyorum. Bu bir tür kod mu?
C: Belki de başa dönüp tırnak içinde aktardığımız tüm ifadelerisırayla yanyana koyman faydalı olur.
S: (L) Tüm transkriptleri mi kastediyorsunuz?
C: Evet!
S: (F) Tırnak içinde belirttikleri şeylere dikkat etmemizi iki kez söylediler. (L) Yaptığınız ekin halkası yorumlarından biri "Astronomik ikiz
fenomeni"ydi. Astronomik ikiz fenomeni nedir?
C: Pek çok mükemmel eşzamanlı anlamlara sahip.
S: (L) İşin içinde eşzamanlılık var. Bu, zihinde canlandırma ile ilgili görüntü tanımınızla ilişkili mi?
C: "Alice'sin sihirli aynasından" bakıp eşleşmeleri görmek gibi.
S: (L) Çoklu görüntüler. Bu madde ve antimaddeyle de ilgili mi?
C: Evet, ve...
S: (L) Çekim... Aynanın bir yanında ortaya çıkan görüntü diğer tarafa da bir görüntü yansıtıyor...
22 Haziran 1996
530
C: Evet, ve...
S: (L) 4. yoğunluk bedenlerdeki DNA liflerinin bağlanması da 4. yoğunluktaki imajinal bedenlerde gerçekleşen bir yansıma mı?
C: Astronomik.
S: (L) Tamam, bu yıldızlar ve gezegenlerle ilgili... Başka bir evren anlamında mı astronomik? Yani antimaddeden oluşan alternatif evren?
C: Evet, ve...
S: (L) Ve bu alternatif evren bizim evrenimizle birleşecek...
C: Hayır.
S: (L) Bu alternatif antimadde evreni, bizim evrenimizde meydana gelen veya ortaya çıkan fenomenlerin kaynaklandığı nokta mı?
C: Daha çok geçit gibi veya "kanal."
S: (L) Bu alternatif evren bizim 4. yoğunluğa geçmek için kullanmamız gereken bir araç mı? Bir örtü veya bir boşluk gibi birşey mi?
C: Bir otoyol olarak düşün.
S: (L) Yani 4. yoğunluğa ulaşmak için bu antimadde evreninden mi geçmemiz gerekiyor?
C: Hayır.
S: (L) Geçişi gerçekleştirmek için bu antimadde ile etkileşme anlamında birşeyler mi olacak?
C: Hayır. Yoğunluk Sınırısürekli seyahat halindeki dalga.
S: (L) Tamam, "seyahat eden dalga" diyorsunuz ve antimaddenin otoyol olduğunu söylüyorsunuz. Yani o dalga veya boyutsınırının etkisi
yoluyla antimaddeden geçmek veya birşekilde antimaddeyle etkileşmek anlamına mı geliyor bu?
C: Antimadde mekan/zamanı büküyor; değişken çekim dalgalarını kullanabileceğiniz nokta bu.
S: (L) Bir elektromanyetik alan yaratarak antimaddeden yararlanmak çekim dalgasını değişken hale getiriyor, antimaddenin maddeyle
birleşmesini sağlıyor ve mekan/zamanın eğilip değiştirilebildiği bir portal yaratıyor. Diğer bir deyişle bir EM alanı yaratmak, antimadde
girişi sağlamak, mekan/zamanın eğilip bükülmesini, kontrol edilmesini mi sağlıyor?
C: Evet.

Alıntı YapS: (L) Uygun teknoloji. Değişken çekim dalgaları. Bir keresinde Tesla bobinlerini araştırmamızı söylemiştiniz... Antimadde... EM üretme
yoluyla çekim dalgalarının destabilizasyonu antimaddenin maddeyle etkileşmesini sağlıyor ve bu da bir portal açıyor... İnsanları kaçıran
dünyadışıların zamanda ileri geri gitmesi antimadde evreninde mi oluyor?
C: Yakın. Antimadde evreninde yolculuk yapıyorlar ama çoğu kaçırma 3'üncü veya 4. yoğunlukta gerçekleşiyor.
S: (L) Antimadde evrenindeki bu hareket, insanların kaçırılma deneyimlerinde "ateş duvarı" olarak algıladıkları şey mi? Demolekülerasyon?
C: Hayır. Boyutlararası Atomik Remolekülerizasyon.
S: (L) Tamam, bir kişi antimadde evreninden geçerken bunu nasıl algılar?
C: Algılamaz.
S: (L) Neden?
C: Mekan yok, zaman yok.
S: (L) Antimadde evreninde mekan ve zaman yok... Yani antimadde evreni muhtemelen Flight 19'dakizavallı insanların olduğu yer?
C: Evet.
S: (L) Yani bu yerde takılıp kalınabiliyor mu?
C: Evet. Ve eğer bir zaman sıçraması kozasının içindeysen, hiperbilinç durumunda olursun, yani "sıfır zaman" algısı. Yani döngü
bağlandığında veya kapandığında milyonlarca yıl geçmiş gibi hissedebilirsin. Tıpkı "Philadelphia Deneyi"nde olduğu gibi. Ve şimdilik, iyi
geceler

Bu alıntıları hatırlamak açısından ekledim yine de. Tgur abi senin bahsettiğin kısım da bu son alıntı galiba.

Anladığım kadarıyla bu holografik deney yapılan evren anti madde evreni olabilir gibi.

S: (L) Uygun teknoloji. Değişken çekim dalgaları. Bir keresinde Tesla bobinlerini araştırmamızı söylemiştiniz... Antimadde... EM üretme
yoluyla çekim dalgalarının destabilizasyonu antimaddenin maddeyle etkileşmesini sağlıyor ve bu da bir portal açıyor... İnsanları kaçıran
dünyadışıların zamanda ileri geri gitmesi antimadde evreninde mi oluyor?
C: Yakın. Antimadde evreninde yolculuk yapıyorlar ama çoğu kaçırma 3'üncü veya 4. yoğunlukta gerçekleşiyor.

Yolculuk ve boyutlar arası geçiş ve fizikselliğin değişkenliği için bu evreni kullanıyor olabilirler.

Otoyol gibi olduğundan bahsetmişler.

S: (L) Bu alternatif antimadde evreni, bizim evrenimizde meydana gelen veya ortaya çıkan fenomenlerin kaynaklandığı nokta mı?
C: Daha çok geçit gibi veya "kanal."
S: (L) Bu alternatif evren bizim 4. yoğunluğa geçmek için kullanmamız gereken bir araç mı? Bir örtü veya bir boşluk gibi birşey mi?
C: Bir otoyol olarak düşün.
S: (L) Yani 4. yoğunluğa ulaşmak için bu antimadde evreninden mi geçmemiz gerekiyor?
C: Hayır.
S: (L) Geçişi gerçekleştirmek için bu antimadde ile etkileşme anlamında birşeyler mi olacak?
C: Hayır. Yoğunluk Sınırısürekli seyahat halindeki dalga.
S: (L) Tamam, "seyahat eden dalga" diyorsunuz ve antimaddenin otoyol olduğunu söylüyorsunuz. Yani o dalga veya boyutsınırının etkisi
yoluyla antimaddeden geçmek veya birşekilde antimaddeyle etkileşmek anlamına mı geliyor bu?
C: Antimadde mekan/zamanı büküyor; değişken çekim dalgalarını kullanabileceğiniz nokta bu.

Ama kulllanış şekilleri bizim düşündüğümüz gibi değil sanırım. Çekim dalgalarına müdahale ederek bu geçişi sağlıyor olabilirler.

Antimadde ve madde 7.boyuttan yayılıyor. Madde ve antimadde birbirine dönüşebiliyor. Ve gördüğüm karanlık ve boş olan yer 4kh değil. Antimadde evreni gibi duruyor. Antimaddeyi maddeye müdahale olarak kullanıyor olabilirler.

Birçok yerde antievren anti-madde veya antimadde gibi geçmiş. Biraz daha araştırma yapıp olgunlaştırmam lazım. Bilgi tam oturmadı benim açımdan.

Tgur

#1739
S: (L) Bu alternatif evren bizim 4. yoğunluğa geçmek için kullanmamız gereken bir araç mı? Bir örtü veya bir boşluk gibi birşey mi?
C: Bir otoyol olarak düşün.
S: (L) Yani 4. yoğunluğa ulaşmak için bu antimadde evreninden mi geçmemiz gerekiyor?
C: Hayır.
S: (L) Geçişi gerçekleştirmek için bu antimadde ile etkileşme anlamında birşeyler mi olacak?
C: Hayır. Yoğunluk Sınırısürekli seyahat halindeki dalga.
S: (L) Tamam, "seyahat eden dalga" diyorsunuz ve antimaddenin otoyol olduğunu söylüyorsunuz. Yani o dalga veya boyutsınırının etkisi yoluyla antimaddeden geçmek veya birşekilde antimaddeyle etkileşmek anlamına mı geliyor bu?
C: Antimadde mekan/zamanı büküyor; değişken çekim dalgalarını kullanabileceğiniz nokta bu.

******
S: (L) Yani 4. yoğunluğa ulaşmak için bu antimadde evreninden mi geçmemiz gerekiyor?
C: Hayır.
S: (L) Geçişi gerçekleştirmek için bu antimadde ile etkileşme anlamında birşeyler mi olacak?
C: Hayır. Yoğunluk Sınırısürekli seyahat halindeki dalga.

******
S: (T) İlüzyon, bağlantının olmadığının düşünülmesi. Üçüncü yoğunlukta... (L) Buldum! (T) Sakın bir anda yok olayım deme! [Gülüşme] (L)Aradığımız bağlantı, bilincin madde oluşu.
C: Yakın. Peki ya aynı zamanda tam tersine ne dersin?
S: (L) Ve aynı zamanda herşeyin tersi. Işık ile çekim, optik ile atomik parçalar, madde ile antimadde... Bir sonraki seviyeyi anlamak içinherşeyi ters çevir... Bu kadar kolay olamaz. (J) Bir saniye, çekim eşittir ışık, atomik parçacıklar eşittir optik, anti-madde eşittir madde mi?
Hepsi dengeyle ilgili. (L) Ve sonuç her zaman sıfır.
C: Ve sıfır da sonsuzluk.
S: (L) Yani diyorsunuz ki, buradaki ilüzyon, arada ayrım olduğunun sanılması. Arada fark yok, aynılar, öyle mi?
C: Evet.

******
Sybleman konuyu kendi idrakime göre açmak için bu parçaları aldım,

Madde ve antimadde birlikteliğinde anlatılan ve çekimin bilinçle madde oluşumunda yapıştırıcı olduğu madde olayının tam anlatılması ile ilgili ,farkındalığın veya üst yoğunluğa geçişin tam olduğunda bu bahsi geçenler artık mesele olmayacak ,

Biri seyahat eden üst yoğunluğa adapte olabilecek farkındalığa gelince bu konular yani madde antimadde anlatımları boşa çıkacak,

Bahsi geçen sıfır sonsuzluk diye adlandırılıp tarif edilenlerin artık gündemde olmayacağı bir ortam,
Artık üst yoğunluğa  geçince tam anlayabileceğimiz 2. zaman denen bir zaman işleyecek,bizimkinin hiç bir şekline katiyetle uymayan bir zaman.