Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 6 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tgur

#1695
YORUMLAR 152

C: Vietnam MK'leri şu anda nerede sizce? (ç.n.: MK - Muharebede Kaybolmuş, MÖ - Muharebede Ölmüş)
S: (L) Bize söyleyeceğinizi umuyorum! (T) Bazıları. (TK) Kaçırıldılar mı? (T) Bazıları öyle kötü bir şekilde havaya uçtu ki bulunamadılar ve MK olarak kaydedildiler, çünkü bulamadıkları için onları MÖ olarak kaydedemezlerdi. Bazıları çeşitli şekillerde kaçtı. Bazıları uyuşturucu ticaretine girdi. (TK) Bazıları ortamı sevip orada kalmıştır. (T) Evet o da var, tahmin ediyorum bazıları ya kaçırıldı veya değiştirildi, gizli devlete girdi. (L) Bunların hepsi doğru mu?
C: Evet.
S: (T) O yüzden insanlara onların nerede olduklarını söyleyemiyorlar... (TK) Askeriye konusunda kalmamızı mı istiyorsunuz?
(J) Kim bilir?
C: MÖ'ler apayrı bir konu!! MÖ'lerin sayısı kaçtı?
S: (T) 60.000 kişinin gerçekte kaçı öldürüldü? Kaç tanesi aslında ölmediği halde ölü olarak kaydedildi? ... (TK) Gizli devlet görevlerine alınmış olabilirler... Oraya giden o kadar çok çeşit insan vardı ki, bazılarını derin devlet görevlerine almış olabilirler... (J) Evet doğru. (L) Pekala, onların şu anda nerede oldukları ve ne yapmakta oldukları konusuna bir ipucu verecek misiniz? Bazıları o yeraltı mekanlarında mı çalışıyor?
C: Evet... Evet... Evet.
S: (L) Demek o personel oradan geliyor... Başka bir hayata geçtiler.
C: Pek çok başka yer, zaman vs.
S: (TK) Tüm çağlarda savaşlar vardı. Kaç kişiden bahsediyoruz? (L) Burada ne tür bir rakamdan bahsediyoruz?
C: Hayalgücü merkeziniz bu gece düşük frekanslarda olduğu için, sanırız bunu bizim söylememiz gerekiyor, fakat etkiyi izlemek keyifli olur; başınıza bir ton tuğla düşmüş gibi...
S: (L) Evet söyleyin. Burada kaç kişiden bahsediyoruz?
C: 2. Dünya Savaşı'ndan 72.355 kişi hala yaşıyor... Nerede?
S: (L) Bu doğru rakam mı? (T) Durun bir dakika...
C: Evet.
S: (T) Bu, gizli devletin kaptığı insanların sayısı mı? (J) 2. Dünya savaşından. (SV) Kore'yi katmıyorlar... (TK) 40 milyon kişiden... (L) Frank, kaç kişiydi? (F) 2. Dünya Savaşı'nda toplam 70-80 milyon kişi vardı... (TK) Askeri zayiat... Sadece ABD ordusundan da bahsetmiyorz, savaşta öldürülmüş tüm insanlar... (T) 2. Dünya Savaşı'nda öldürülenlerden mi bahsediyorsunuz? (L) Hayır, okusana... (J) "2. Dünya Savaşı'ndan 72.355 kişi hala yaşıyor... Nerede?" (L) Hala yaşıyorlar! (T) Muharebede Öldürüldükleri  varsayılıyor...
C: Evet.
S: (T) Ordunun tüm bölümlerinden.
C: Evet.
S: (TK) Bu insanlar yaşlanmıyor; hala ayaktalar ve eyleme hazırlar...
C: Aynen öyle dostlarım!!!
S: (J) Pekala bu sadece 2. Dünya Savaşı. (TK) Peki ya Kore, Vietnam vb... (L) Pekala, Kore'deki rakam nedir? (TK) Ne fark eder ki? (L) O da doğru! (SV) Bilmek istiyoruz.
C: 6734.
S: (TK) Evet, orada o kadar çok asker kaybetmedik... (T) Kore'de çok fazla kayıp olmadı. (TK) Peki ya Körfez Savaşı?
C: Evet. 55.
S: (T) Kore'de dört yılda 55 bin zayiat vardı. Daha doğrusu 3 buçuk yıl. Yani bunların %10'undan biraz daha fazlası aslında ölmedi.
C: 23.469.
S: (l) Bu neydi? (J) Vietnam, bu Vietnam'dı.... (T) 66.000 kişiden 23.000'i...
C: Evet.
S: (T) ...hayatta mı?
C: Evet.
S: (T) O savaştan 23.000...
C: Bazıları beden klonlama ile ruh haznesi değişimi. [Kayıt kasedi diğer tarafına çevrildi; ilk birkaç cümle kaydedilemedi.]

*******
C: Savaşların pek çok "kullanımları" var.
S: (L) Savaşların en yaygın kullanımlarından bazılarını söyleyebilir misiniz?
C: Fark edilmeden gen havuzu değişikliği yapmak için gerekli ortamın oluşturulması. Gebelik teşviki yoluyla paradigma değişimi etkileri, kilit personelin titreşim frekansı önokumalarına göre değiştirilmesi...
S: (TH) Gen havuzunda kim veya ne değiştiriliyor? (TK) Kimi değiştirmek isterlerse. (L) Bilirsin, filmlerde gösterdiği gibi... Erkekler savaşa gitmeden önce herkesin birbiriyle sevişmesi... (F) Evet, "gebeliğin teşviki yoluyla paradigma değişimi" dediler... (L) "Kilit personelin titreşim frekansı önokumalarına göre değiştirilmesi..." Yani savaşın...
C: Hem fiziksel hem de eterik faktörlerdeki büyük ölçüde artan alışveriş nedeniyle fark edilmeyen genetik modifikasyonlar için "ortam" sağlıyor.
S: (L) "Kilit personelin değiştirilmesi" derken neyi kastediyorsunuz? Kimin tanımına göre kilit personel?
C: 4. yoğunluk KH.
S: (L) Bu kilit personel insanlar mı?
C: Evet.
S: (L) Değiştirme derken, örneğin bir devlet başkanının öldükten sonra değiştirilip yerine başka birinin getirilmesi gibi birşeyi mi kastediyorsunuz? Sanırım bu, yaptığınız tanımınıza uyan en basit senaryo olur.
C: Belirttiğin senaryo basit değil.
S: (L) Sadece işin mekanik yönüyle ilgili basitliğini kastediyorum...
C: Her iki türlü.
S: (L) Kilit personel kopyalama yoluyla da değiştirilebilir mi?
C: Evet. Ve asıl personelin gizli faaliyet yerine götürülmesi. Tamamen yeni ve etkili bir "yeraltı insan ırkı" yaratmaya yetecek kadar savaş yapıldı; hem belirli kişilerin doğrudan ele geçirilip "tekrar eğitilmesi" ve bu kişilerin üremede kullanılması yoluyla, hem de diğer yollarla.
S: (L) Üremede kullanma derken?
C: Ele geçirilenlerin çocukları oldu. Henüz sizin dünyanızı hiç görmediler.
S: (L) Yani bu... (TK) Gizli yerlere alındıktan sonra çocukları oldu ve bu çocuklar bizim dünyamızı hiç görmedi... (L) Yüzeyde yaşayan 6 milyar insan hiçbirşey anlamadan nasıl oluyor da bu gezegenin yüzeyi altında bütün bir ırk veya insan grubu oluşturuluyor? Bu çok çılgınca bir fikir...
C: Hayır. Yüzeydeki alan miktarı ile yeraltındaki alan miktarını karşılaştır.
S: (L) Epey çok sanırım. Dünyanın içinin boş olduğunu söylemiyorsunuz değil mi?
C: Hayır.
S: (L) Bu yeraltı şehirlerinin en derinde olanı ne kadar derinde?
C: 5000 km.
S: (L) Epey derinmiş! Ama o kadar derinde ortam aşırı sıcak olmaz mı?
C: Hayır. Sıcaklık ortalama 20 derece.
S: (TK) Oldukça konforlu! (L) Aydınlatmayı nasıl sağlıyorlar?
C: Manyetik rezonans.
S: (L) Bu şehirler depremlerde ezilip parçalanmıyor mu?
C: Hayır, yeraltının derinliklerinde depremler hissedilmiyor!!
S: (L) Bu yeraltı medeniyeti faaliyetinin Rusların inşa etmekte olduğu büyük yeraltı üssüyle herhangi bir ilgisi var mı?
C: Hayır.
S: (TK) Okyanus altında bu yeraltı şehirlerinden var mı hiç?
C: Evet.
S: (TK) Okyanusun altındaki şeylerin çoğunu keşfedemeyeceğiz. (L) Bunun hakkında düşünmek beyni afallatıyor. Bu insanları ne için kullanmak istiyorlar?
C: Sizin yerinizi almaları için.
S: (TK) Peki neden? Onları daha rahat kontrol edebildikleri için mi?
C: Aynen öyle.
S: (L) Bu yeraltı şehirlerinde doğan ve büyütülen insanların ruhu var mı?
C: Evet, çoğunun.
S: (TK) Sadece biraz farklı bir şekilde büyütülen bizim gibi insanlar mı?
C: Bundan daha karmaşık.
S: (L) Bunu ne zamandan beri yapıyorlar?
C: Yaklaşık 14.000 yıldır.
S: (L) Bunu bu kadar uzun bir zamandır yapıyorlarsa, başlangıçta aldıkları kişilerin artık dünyadaki diğer insanlarla değiştirilmede bir faydası kalmamıştır herhalde. Eğer bu insanları zaman zaman değiştirmiyorlarsa...
C: Hayır, onların teknolojisi yanında sizinki Neandertal gibi kalır! Hibernasyon tüpleri... Örneğin bir saatte bir kalp atışı.
S: (TH) Yani bizim yaşadığımız her yıl başına 4200 yıl yaşıyorlar... (L) Bunun Oak Island'daki o çukurla herhangi bir ilgisi var mı?
C: Doğrudan bir ilgisi yok.
S: (L) Peki bizim bu resimdeki yerimiz nedir? (TK) Yok!
C: Siz de "hazırlık komitesi" olmuş oluyorsunuz.
S: (L) Yaptığımız şey nedir? Bize düşen de gezegeni mahvetmek, ozon tabakasını delmek, denizleri kirletmek ve dünyayı onlar için daha uygun bir yer haline getirmek miydi?
C: Bunlar önemsiz ve kolayca onarılabilir şeyler.
S: (TK) Ellerindeki teknolojiyle bütün bu sorunları kolayca çözebilirler. (L) Bu gerçekten korkunç, değil mi! Bütün bunları düşünmek... (TK) Anladığım kadarıyla doğrudan gelip bizi ortadan kaldırıp diğerleriyle değiştiremiyorlar çünkü "kurallar" buna izin vermiyor.
C: Ama olayların doğal düzeni çerçevesi içindeki doğal döngüler, tüm bunların gerçekleşmesini sağlıyor.
S: (L) Bu 4. yoğunluk KH varlıkların boyutunda, örneğin yerçekimi yasası gibi, gelip dünyanın yöntemini ele geçirmelerini engelleyen bir yasa var mı?
C: Hayır.
S: (TK) Yerçekimi yasası gibi olduğunu sanmıyorum...
C: Sizin 2. yoğunluk varlıklarını istediğiniz gibi kullanmanızı hangi "yasa" engelliyor?

******
S: (J) Soccoro'ya gitmiştik, değil mi? (T) Soccoro'dan geçtik... Jeoloji okulunda durduk. (L) Tamam, bu yeraltı üssünde onlara ne yapıldı?
C: Hızlı inceleme.
S: (T) Geçtik mi? Hızlı testlerde iyi değilimdir! Albuquerque'de geçirdiğimiz gecelerden hangisinde kaçırıldık?
C: İkinci.
S: (T) Oraya Cuma öğleden sonra varmıştık. Demek ki Cumartesi günü kaçırıldık... (L) Bu üssü, bu tesisi kim yönetiyordu? Hangi grup?
C: Oryon birliği KH.
S: (T) Bizi neden aldılar? Biliyorum hızlı bir inceleme için, ama neden? Orada olduğumuz için mi, yani üsse çok yaklaştığımız için mi? (L) Araştırmalarınız yüzünden olduğunu söylemişlerdi. (T) Florida'da da kaçırabilirlerdi.
C: Evet.
S: (L) Araştırmalarınız yüzünden. Sanırım bir üsse çok yaklaşmıştınız. Bu üslere, bu yeraltı tesislerine herkes gitmez. Gemilere alınıyorlar...
(T) Bizi aldıklarında üsse çok yakın mıydık? Bu onlar için uygun bir fırsat olduğu için mi?
C: Evet.
S: (T) Oraya gideceğimizi biliyorlar mıydı?
C: Evet.
S: (T) Peki neden sonra bir casusla takip yaptılar?
C: Test.
S: (T) Ne tür bir test? (J) Sanırım geçtik... (L) Sanırım eğer testi geçemeseydiniz, demin dedikleri gibi kalıcı olarak kaçırılacaktınız.
C: Yanıtlandı.
S: (L) Aura okuması... (T) Yani yaptıkları şey, bizim KH mi, yoksa BH mi olduğumuza bakmak mıydı?
C: Kısmen.
S: (L) Peki eğer o olayda kalıcı olarak kaçırılsalardı onlara ne olurdu?
C: Beden parçalarından yararlanma.
S: (T) Yani birinin bedeninin bir parçası haline mi gelirdim? (TK) Şahıs olarak onların işine yaramazdın ama parçaların işe yarardı. (T) ...Ama almadılar. (J) Bizi alamadılar çünkü güçlüydün... (T) Geçici olarak aldılar... Önceden inceleme yapmanın amacı neydi? Biliyorum, hızlı bir inceleme, ama beden parçalarımızın iyi olup olmadığını öğrenmek için mi? Aradaki bağlantıyı çözmeye çalışıyorum... (L) Eğer sizi aldılarsa, neden geri bıraktılar?
C: Bu bağlantıda açıklamak için fazla karmaşık.

*******
S: (L) Peki biz bu doğal ilerleyişin bir sonucu olarak silinip gidecek miyiz?
C: Belki. Özel olduğunuzu düşündüren nedir?
S: (L) İsa Tanrı'nın bizi sevdiğini söylemişti. Bu doğru mu?
C: Fakat önemli olan ruh, beden değil. Beden ölür fakat ruh ölmez.
S: (L) Tüm bunlar tüylerimizi diken diken ediyor.
C: Siz enerjisiniz. Ruh ve beden bağlantısından gelen bir enerji var; daha sonra beden, parçaları için kullanılıyor.
S: (L) Enerjimizi ve bedenlerimizi ne için kullanıyorlar?
C: Yeni bir ırk yaratmak için. Onların ırkı yok oluyor.

*******
S: (L) Osiris döngüsünün gerçek manasını tanımlayabilir misiniz? Osiris'in öldürülerek bedeninin parçalanması neyi sembolize ediyordu?
C: Bilgi merkezilerinin çıkarılması.
S: (L) Neyin bilgi merkezlerinin çıkarılması?
C: DNA'nızın.
S: (L) Yani Osiris'in bedeninin parçalanması, bedenlerimizdeki DNA'nın parçalanmasını temsil ediyor?
C: Kısmen. Aynı zamanda bilgi kapasitesinin azalması anlamına geliyor.
S: (L) Cinsel organın nehre atılması ve üç balık tarafından yenmesinin anlamı nedir?
C: Cinsel şiddet enerjisinin eklenmesi.
S: (L) İsis'in efendisi Osiris'i arayışı neyi simgeliyordu?
C: Dişi enerjinin, erkek enerji ile olan birliğinin kopması.
S: (L) Bunun beyin faaliyetleriyle bir ilgisi var mı?
C: Evet. Beyin yarıkürelerinin ayrılması.
S: (L) Bu, DNA'nın değiştirilmesi yoluyla mı gerçekleştirildi?
C: Evet.
S: (L) İsis'in oğlu Horus neyi temsil ediyordu?
C: Yeni sınırlı realite.
S: (L) Horus'un, babası Osiris'in katili olan Set'ten intikam alma girişiminin anlamı nedir?
C: İnsanlığı sınırlandırmak için sürekli çatışma enerjisinin başlaması.
S: (L) Set neyi simgeliyordu?
C: Savaş.
S: (L) Ne savaşı?
C: Tüm savaşlar.

*********
C: Buradaki anahtar kavram fizikselliğin değişkenliğidir.
S: (L) Yani herkesin durumu farklı mı olacak, yoksa her birey, bedenin maddesi ve yapısı üzerinde daha büyük bir kontrole mi sahip olacak?
C: İkisi de sayılmaz. Fizikselliğiniz gereksinim ve koşullara göre değişken olacak.
S: (L) Yani bazen ışıktan bir bedenimiz mi olacak?
C: Yakın.
S: (L) Bazen de bedenlerimiz şu andaki kadar somut olacak, öyle mi?
C: Evet.
S: (L) Ortalama yaşam süresi ne kadar olacak?
C: 400 yıl.
S: (L) Bu geçişi 50 yaşındayken deneyimleyecek olanlar da aynı şekilde 400 yıl mı yaşayacaklar?
C: Yenilenerek genç bir görünüm elde edecekler.
S: (L) Işığın ve karanlığın süresi bakımından günler şimdikinden farklı mı olacak?
C: Bu önemsiz. Gezegen de 4. yoğunluk olacak.

**********
S: (L) Nefilim'in tıpkı insanlar gibi D'Ankhiar denen bir gezegende tohumlandıklarını söylemiştiniz. Orada tohumlandığımızı söylerken kastettiğiniz şey neydi?
C: Molekülerizasyon için uygun bir ortamdı.
S: (L) Dünya üzerindeki fiziksel bedenlerin yani Neandertal, Kro-Mgnon, Australipitikus vb gibi çeşitli insan türlerinin o gezegende üretilip sonra buraya getirildiğini mi söylüyorsunuz?
C: Evet.

***********
C: Geleceğe dönük bir proje.
S: (L) Nasıl bir proje?
C: Fiziksel realiteleri değiştirme.
S: (L) Fiziksel realiteleri kim değiştirecek? Hazırladıkları bedenlere kendileri girip insan ruhlarını da onların eski bedenlerine girmeye mi zorlayacaklar?
C: Hayır.
S: (L) Hazırladıkları bedenlere girip kendi fiziksel gerçekliklerini mi değiştirecekler?
C: Evet.
S: (L) Yani içine kendileri girebilecekleri bir grup ruhsuz beden hazırlıyorlar?
C: Deneyecekler.

********
S: (L) Kertişlerin fiziksel evrene tapmaları neyi ifade ediyor?
C: Kendine hizmet.
S: (L) Fiziksel evrende ne görüyorlar da ruhsal evrenden daha üstün olduğunu düşünüyorlar?
C: Kendine hizmet eden her varlık fizikselliğe güçlü bir arzu duyar.
S: (L) Kendileri için ürettiklerini söylediğiniz bedenler, onların kendilerine daha fazla, daha uzun ve daha güçlü bir şekilde hizmet etmelerini sağlayacak gelişmiş özelliklere sahip süper fiziksel şeyler mi?
C: Evet.

*******
C: Tamamen yok olması sizin 4. yoğunluğa geçişiniz sırasında olacak. D'Ankhiar'da şu anda insan bedenleri yaratılıyor.
S: (L) O gezegende şu anda insan yaratılmasından kastettiğiniz şey nedir? Yoksa o gezegen bu gezegen mi?
C: Hayır. Büyük döngünün kapanmasıyla ilgili.
S: (L) Şu anda orada insan varlıklarının yaratıldığını mı söylüyorsunuz?
C: Evet, öyle. Irkınız orada üretiliyor.
S: (L) Nasıl?
C: Boyut geçişi, anladın mı?
S: (L) Orada 4. yoğunluk bedenlerinin mi yaratıldığını söylüyorsunuz?
C: Hayır. 3'üncü.
S: (L) 3. yoğunluk bedenleri... Şu andaki bedenlerimizden çıkıp o bedenlere mi gireceğiz?
C: Uzaklaşıyorsun. Dikkatli düşün. Boyut. Gerçeklik. Döngü.
S: (L) Şu anda orada insan ırkının bedenleri üretiliyor...
C: Evet.
S: (L) Ve boyut sınırı geçişi sırasında o gezegen tamamen küle dönmüş olacak...
C: Evet.
S: (L) Şu anda o gezegende üretilen insanlar boyut sınırı geçişi sırasında nereye gidecek?
C: Eski dünyaya.
S: (L) Eski dünyaya mı gidecekler?
C: Sizin bildiğiniz şekliyle zaman yok. Hepsi kolektif bilince yönelik derslerden ibaret.
S: (L) Yani bu büyük döngünün kapanmasıyla birlikte herşey baştan mı başlayacak?
C: Pek sayılmaz; hatırla, başlangıç diye birşey yok.
S: (L) Dünyadaki pek çok ruh, dünyaya gelmekte olan bu yeni bedenlere mi girecek?
C: Evet.
S: (L) Ve eski insanlık olarak, öyle mi?
C: Evet.
S: (L) Ve herşeye bir daha başlayacaklar?
C: Evet.
S: (L) Yani çok sayıda insan bu oyuna baştan başlayacak?
C: Yakın.
S: (L) Bu ceza mı?
C: Hayır. Varoluşun doğası.
S: (L) O noktada bazı ruhlar da bir üst yoğunluk seviyesine mi gidecek?
C: Evet.

*******
S: (L) Eğer bu döngünün bir noktasında şu anda kulladığımız bedenler o gezegende üretilip dünyaya getirildiyse, o bedenleri kim getirdi?
C: Boyut geçişi.
S: (L) Kim değil ne, öyle mi?
C: Herşey "kim" ve "ne"dir.

********
Bu hazırlanan bedenler konusuna girince ve durumu hassas bir şekilde inceleyince yukarıdaki alıntıları sıraladım,daha var ancak aktardıklarım olan biteni özet olarak anlatacak kapasitede bir fikir vermekteler,

Savaşlar KH ordusuna ve yeraltında yaşatılan gerektiğinde yer yüzüne aktarılacakların özel tüplerde bekletilmesi ile çalışmalara yardım eden bir durumda ,ilgili aktarımdan bunu anlıyoruz,
Yer altındaki şartların ne olduğunu görüyoruz ve savaş başlarken oluşan kısa evlilikler yoluyla yer altında barındırılacak nüfusun orada doğurmalar yoluyla artması ön görülüyor,zira kendi yaptıkları insan prototiplerinde üretme işini başaramamışlar,bunu  23 Eylül 2023 celsesinden öğrendik,

******
(Ysus) Dördüncü yoğunlukta üreme var mı?
C: BH için.
S: (Ysus) Peki 4. yoğunlukta fiziksel olarak bir araya geliyor muyuz?
C: Az çok; kişinin seçimine bağlı.
S: (L) Tamamdır. Bu da cevaplandı.
(Joe) Bu, 4Y KH'nin laboratuvarda bebek yaptığı anlamına mı geliyor?
C: Deniyorlar.
S: (L) Ama 4Y KH'nin laboratuvarlarda bebek yaptığını biliyoruz çünkü bunu yeraltı üslerinde yapıyorlar. Değil mi?
C: Evet
S: (L) Kendi aralarında fiziksel olarak üreyemiyorlar mı?
C: Evet
S: (L) Bunu yapamıyorlar, değil mi?
C: Evet
S: (L) O yüzden daha önce ırklarının ölmekte olduğunu söylemiştiniz ve...
(Joe) Ya da bizden ve kim bilir başka nerelerden DNA alarak yapmaya çalışıyorlar...
(L) Üreyememelerinin bir nedeni de çok entropik olmaları mı?
C: Evet
S: (Joe) Yaratıcı bir enerji kaynağından kopmaları veya buna benzer bir nedenle mi?
C: Evet

********
KH beden ürteme ve onları "kısa dalga döngüsünü" başlatacak şekilde diğer gezegenlerde ama özellikle ırklar karıştırması yaparak dünya üzerinde maddeye tapan bir bir oluşumu başlatmak istemiş ve şu anda bizim de içinde olduğumuz olay bu,

Uğraşılar ve bir çok deneysel çalışma sonucunda DNA üzerinde kısıtlama yaptığı ruhlarla bu KH ordusu şu anda dünyada endike,

Yukarıda anlatılanları görüldüğü gibi olanları kısa özetsel bir duruma sokmaya çalışıyorum, kendine hizmetten başka şey düşünmeyen Orion deney ustaları şimdi de çalışma yaptıkları insan prototipini daha dayanıklı yapıp hem kendi ürettikleri ırkın çoğul bir şekilde BH a kaymasını önlemek yani tükenen ırklarını kaybetmemek üzere  bedenler hazırlıyorlar ,dalga tam yerleştiğinde kendi isteklerine uygun KH takıntılarından kurtulamayan insanlarla beraber bu bedenlerde hüküm sürmeye devam etmek istemekteler,

Bunda ne derece başarı sağlayacakları meçhul,

Zira insan ruhsal psişesinin kadim birikintisi  ruhsal bütünlüğü tatmıştır, sonuçta zorla kısıtlanmış aldatılmış ve takılı kalmış halde olsa dahi bu KH nın yaptığı DNA sınırlamalarını er geç kıracak  ve merak sorgulama fonksiyonlarını devreye sokacaktır,

K.lar bu sonucu görmekteyiz demekteler,

Olay takıntıdan kurtulamamışların bir müddet acı ve ızdırap çekmeleri yani zamanın olmadığı gerçekliklerin ışığını görene kadar sürecek, diğer taraftan,

Bazı dostların yaptıkları dünyada 4Y e ulaşmış bölgedeki ziyaretlerinde orada hüküm süren KH beden parçalarını neden kullanmak istemedi ve neden serbest bıraktılar,

K.lar bu bağlantıda izah karışık deseler de hadsiz zihnimiz bazı açılımlara koyuluyor,

*******
S: (L) Peki eğer o olayda kalıcı olarak kaçırılsalardı onlara ne olurdu?
C: Beden parçalarından yararlanma.
S: (T) Yani birinin bedeninin bir parçası haline mi gelirdim? (TK) Şahıs olarak onların işine yaramazdın ama parçaların işe yarardı. (T) ...Ama almadılar. (J) Bizi alamadılar çünkü güçlüydün... (T) Geçici olarak aldılar... Önceden inceleme yapmanın amacı neydi? Biliyorum, hızlı bir inceleme, ama beden parçalarımızın iyi olup olmadığını öğrenmek için mi? Aradaki bağlantıyı çözmeye çalışıyorum... (L) Eğer sizi aldılarsa, neden geri bıraktılar?
C: Bu bağlantıda açıklamak için fazla karmaşık.

*********
Tekrar ,neden güçlü oluyorlar veya neden klonlama v.s. için KH bu dostları alıkoymadı,

Bu güç nereden geliyor,

DNA dan ,

Bilinç yönünden evrensel konularda ruhsal açıklığa yükselmeye uğramış bir insanın DNA sında bazı açılımlar o KH tarafından kilitlenmiş dediğimiz diziliminde bazı ilaveler olmuş ve kişi farkındalığa ulaşmaya çalışan BH adayı diyeceğimiz bir konuma geldiğinden KH tarafından kullanmaya müsait olmayan bir haldedir ,hatta belki kendileri için tehlikeli bile görülmekteler bu kişilerden kurtulmaları serbest bırakmaları en uygun yol ,
Bahsi geçen tehlike ne olabilir,

Bilgiyle açılmış ve DNA sında mütekamil BH tipi aday haline gelebilecek olanların klonlama için kullanılması onların bir şekilde ayaklarına ateş etmesi gibi bir durumu oluşturur, KH kümüle özelliğini kıracak bozacak bir insan uzuv parçalarını neden klonlamada kullansınlar,

Kısaca ve basitçe farkında olmaya yönelen inancını sağlamlaştırmaya başlamış BH adayının böyle zarar verecek KH salvolarına karşı çoğu kişilerin enerji duvarı dediği bir hale bürünmesinin bir diğer tür izahı,

Ara..


gerçek tosun paşa

#1696
Harika izah olmuş bu konu son celseyle birlikte üstünden geçilmesi gereken bir hal almıştı sağol Tgur abi umarım tüm okuyucular için ilham verici olur.

sybleman

#1697
Tgur abi seni merak etmiştim epeydir yazmayınca.

Çok doğru sanırım o yüzden bir yerden sonra uğraşmayı bırakıyorlar. Dediğin gibi artık işlerine yaramayacak hatta onlar için tehlikeli bir hal alıyor bu durum.

Tgur

#1698
GTP ve sybleman teşekkürler iltifatlarınıza,

Sybleman ben sık sık siteye girdiğimden sıkıntılıyım ,ama olaylar ve bende oluşan itilimler buna cevaz vermiyor,ancak kritik kodların farkında olan siz dostlarım her zaman ilham ve faaliyet yönünde bana güç vermektesiniz,

Sağ olun..



Tgur

#1699
YORUMLAR 155

S: (L) Evet anladım. Peki, Yahudi dini Atlantis dinine benzer mi?
C: Yalnızca tek bir din değil. Pek çok "dinler."
*******
S: (L) Geçen celsedeki sorum hakkında düşünüyordum ve şu şekilde sormak istiyorum: Hitler'in bir "Üstün Irk" yaratma konusunda üst yoğunluk varlıklarından talimatlar aldığını söylediniz. Bu Germen "üstün ırkının" yaratılması için Ari genetik tipleri neden uygun görüldü?
C: Hem benzerlik, hem de Oryon 3'üncü ve 4. yoğunluk genetik neslinden en az sapmaya uğramış miras bağlantısı.
S: (L) Yani temel olarak kendileri gibi bir insan grubu mu üretmeye çalışıyorlardı?
C: Evet.
S: (L)
C: Hayır, ilgisiz. Yaratımdan neyi kastediyorsun?
S: (L) Tamam, önce bu üreme ortamını hazırlıyorlardı. Bu, başka bir genetik türün getirilmesi için yapılan bir ön çalışmaydı. Diğer genetik tür hangisiydi?
C: Nefalim.
S: (L) Eğer 36 milyon Nefilim gemiler içinde zaten geliyorsa neden burada melezlerini üretmeye çalıştılar?
C: Evet ama bir "ön partinin" getirilmesi 3. yoğunluğun fethini çok daha kolaylaştırır.
S: (L) Yani bu Üstün Irk herşeyi hazır hale getirecekti...
C: Evet.
S: (L) Bu "Üstün Irk"ın yaratılmasında Sami genlerinin hangi özelliği bu kadar uyumsuz olarak görüldü?
C: Acımasızlık ve hakimiyete eğilimli genetik karakteristiklerde bozulmaya neden olurdu.
S: (L) Yani Sami türünün bir genetik eğiliminin veya bazı genlerinin buna zıt özellikler taşıdığını mı söylüyorsunuz?
C: Yakın.
S: (L) Ama kişinin karakteri fiziksel bedeninden ziyade ruhuna göre şekillenmiyor mu?
C: Kısmen; hatırla, aura profili ve karmik referans, fiziksel yapı ile birleşiyor.

********
S: (L) Demek Germen "Üstün Irk"ının yaratılması daha sonra bu "üreme ortamının" yaratılmasını sağlayacaktı?
C: Evet.
S: (L) Ve bunun için Yahudi'lerden kurtulmak önemliydi, öyle mi? Başka bir grubu yok etmeden bir Germen üstün ırkı yaratılamaz mıydı?
C: Hayır.
S: (L) Neden?
C: 4. yoğunluk ön kodlanmış misyon kader profili nedeniyle.
S: (L) Bu ne anlama geliyor?
C: Bu, 4. yoğunluğa yükselme sonrası etkinleşecek bir kodlama anlamına geliyor ve dolayısıyla eğer ortadan kaldırılmazsa Nefalim'in 3'ünü yoğunluktaki hakimiyetini engeller. Bireysel bazda olmakla birlikte, Yahudiler 4. yoğunluğa geçiş sonrası bir misyonu gerçekleştirmek üzere önceden kodlandılar. Naziler 4. yoğunluk KH tarafından kontrol edildikleri için neden Yahudileri tamamen ortadan kaldırmaya sevk edildiklerini tam olarak bilmiyorlardı. Ama Hitler Kertenkelelerle ve Oryon KH ile doğrudan iletişim kurdu ve "üstün ırkı" nasıl yaratacağına dair talimatlar aldı.
S: (L) Ve bunu, yeni bir Nefilim soyunu Dünya'ya getirmede bir temel olarak kullanacaklardı... (RC) Ve Yeni Dünya Düzeni... onların versiyonu. (L) Peki şimdiki planları nedir?
C: Henüz size bunu söyleyemeyiz çünkü vaktinden önce açıklama isteği duyarsınız ve bu da ortadan kaldırılmanıza neden olur!!!!

*******
S: (L) Tetrahedronlar kürenin içerisinde eksen etrafında dönüyorlar mı ? Tetrahedronun kuvvet noktaları dönüyorlar mı ?
C: Enerji alanları denge içerisinde akıyor.
S: (T) Demek dengeyi korumak için dönüyorlar. (J) Bir cayroskop gibi [ç.n. : cayroskop, kendi çevresinde döndükçe, kazandığı açısal momentum sebebiyle kararlı bir duruma ulaşan bir tür alet, sarkaç] (T) Burada..? Tamam toparlarsam, Yahudilerin David Yıldızı ile bu tetrahedrallar arasında doğrudan bir ilişki olduğunu söylersem, doğru birşey söylemiş olur muyum ?
C: Evet.
S : (T) Ve yaklaşık son 500 yıldır bu sembol üzerinde yapılanlar daha çok zihinleri karıştırmaya mı yönelikti?
C: Evet.
S: (T) Evet. Demek ki o sembol düşünüldüğü kadar dini bir sembol değil, bunun ötesinde çok önemli bir... (L) ... güç sembolü.
C: Evet.
S: (T) Yoğunlukları aşmaya ilişkin bir fizik kuramını tarifliyor.
C: Beşgen de öyle.
S : (T) Beşgende mi öyle ? (J) Bir beşgen. (T) Beşgen şekli. Bunlar insanoğlunun gizemli, kutsal geometri olarak tanımladığı şeylerin bir parçası.
C: Evet.
S: (T) Okuduğum bir kitapta şu vardı...
C: Atlantisliler olarak bunu biliyordunuz ve bunlar yaşamlarınızda pek çok farklı şekilde mevcuttu. Örnek olarak bir piramit, enerji noktalarının tam olarak yarısı kavrandığında şarj olur, bu da pozitif bir dengesizliğin elde edilmesini ve sonra harcanmasını sağlar.

*********
S: Yahudilerin Arami/Ari olduğunu mu söylüyorsunuz?
C: Hayır. Yahudiler başlı başına kategorize edilebilir bir soy değil.

*********
S: (L) Leviler kimdi?
C: Keşiş benzeri bir pasifistler (barışçı) grubu. Musa'yla ilişkili.
S: (L) Bu pek anlamlı değil. Bir sürü savaş savunuculuğu yapmışlar ve Yahudilerin izlediği tüm kuralların, düzenlemelerin ve bir bütün olarak ırkları katletme emirlerinin arkasındaymışlar. Bu hiç anlamlı görünmüyor!
C: Evet, görünüyor. Pasifistler yönetici olabilir ama köleler olamaz.

**********
S: (L) Kısa bir süre önce, dinlerine inanmadığımız için anti-semitik olduğumuzu iddia eden bir Yahudi kurumunca ciddi bir saldırıya uğradık.
Bu üzerine gitmememiz gereken bir durum mu? ...Konuyla ilgili yazıyı web sayfasında tamamen kaldırsam, bizim için durumun daha parlak olma ihtimali artar mı?
C: Evet.
S: (L) Cesurca birşey yapıyoruz ama mutlaka gerekli değil. Sitede söyleyeceğimizi söyledik. (A) Veya bununla ilgili makaleleri Kasyopya sitesiyle alakasız başka bir sitede yayınlarız. Bu bize yasal bir avantaj sağlayabilir. Saldırılara karşı bir koruma olabilir.
C: İyi fikir.
S: (L) Yazıda Yahudilere karşı olan derin sempatimin de...
C: Yahudiler her halükarda yok edilecek.
S: (L) Bu sevimli bir yanıt DEĞİLDİ! En iyisi o yazıları o sayfadan kaldırmak. Bırakalım aptallıklarına devam etsinler ve kendilerini yok etsinler.
Kimsenin bu konuda yapabileceği birşey yok sanırım. (A) Evet.
C: Evet.

*********
S: (L) Cevaplamadığınız soruma geri dönmek istiyorum. Sami halkının genetik anlamda tam olarak kim tarafından ve tam olarak neden tasarladığını ve onlar ile Keltler ve Ariler arasında neden böylesine zıtlaşan bir tutum olduğunu bilmek istiyorum.
C: Dikkat edersen yalnızca Yahudiler ile Keltler arasında değil. Ayrıca önemli olan bireysel aura profili; gruplar veya sınıflamalar değil. Ama sorunu yanıtlamak için: hem bu gezegendeki, hem de gezegen dışı pek çok nedenden kaynaklanıyor.

*********
S: (L) Pekala, bir sonraki soruya geçiyoruz: I  'nın ve benim teorimizde olduğu gibi, Samiler Ari genetiğiyle Zenci genetiğinin bir karışımı mı?
C: Kısmen.
S: (L) Bir keresinde Sami genetik kod yapısının "misyon kader profili ön kodlamasından" bahsetmiştiniz. Elbette bunun 130.000 yıl önce yapıldığını söylemiştiniz. Çok uzun bir süre önce. Peki o orijinal kod yapısı başta Siyah insanların genetiğine mi kondu? Siyahların Sami Arilerle olan karışımları yoluyla diğer ırklara yayılması için?
C: Kısmen.
S: (L) Diğer kısmı nedir?
C: Samiler üzerinde genetik ayarlama.
S: (L) Güney Sahra Afrika genlerinde kişiyi daha BH eğilimli yapan birşeyler var mı?
C: Hayır.
S: (L) Öyleyse neden bu insanları yok etmek için sürekli bir çaba harcanıyor gibi görünüyor? Bu sadece karma mı? [TB'ye] Bunu daha önce de sormuştuk ve cevap bunun kısmen karmik olduğu, çünkü Siyah insanların geçmişte yüksek bir medeniyetleri olduğu ve zalim oldukları söylenmişti. Aynı şey Yahudiler için de geçerli. Onlar reenkarne olan Atlantisliler.
Ve holokost da, daha önce küresel medeniyeti yok etmelerinin suçunun hafifletilmesinin bir parçasıydı.

**********
(11 eylül saldırısı ile ilgili)
S: (L) Saldırıyı planlayanların arasına sızan kişi birşeyler öğrenmiş olmalı ama herhalde olayı tam olarak çözemedi.
C: Yakın.
S: (A) En muhtemel senaryo nedir? Aralarına sızan bazı kişiler vardı, bu kişiler bazı şeyleri biliyorlardı ve bu bilgiyi istihbarat örgütünün bir birimine gönderdiler ama istihbaratın o birimi bunu daha üst kısımlara aktarmadı mı?
C: Evet. Ve bilinen plan bu değildi.
S: (L) Yani sızanlar kesin planı bilmiyordu. Saldırıyı ayarlayanlar aşırıya gittiler. Kibir. (A) Saldırının ardında İsrail hükümetinin hangi kanadı vardı? (L) Muhtemelen Kochav gibi derin seviyeli ortodoks bir gruptur.
C: Evet.
S: (A) Ama bir sürü Yahudi'yi de öldürdüler. (L) Umurlarında değil. 2. Dünya Savaşı'nda Yahudiler pek çok Yahudi öldürdüler.
C: Hırs.

***********
S: (L) Planımız bu. Ortadoğu'nun, Afganistan'ın vb durumu ne olacak?
C: İnsanların daha derin kontrole yönlendirilmesi.
S: (L) Bu artan kontrolün amacı nedir?
C: Filistin'de savaşa hazırlık.
S: (L) Ama kimse Filistin'de bir savaştan bahsetmedi. Herkes Afganistan'daki bir savaştan bahsediyor. Filistin'in bununla ilgisi nedir?
C: İsrail'in nihai amacı.
S: (L) Neden kendi ülkelerinde savaş yapmak istesinler? Bunu uzun zamandan beri zaten yapıyor olmaları dışında? Sanırım bunu bir nihayete erdirmek istiyorlar. Bu planın neticesi ne olacak?
C: Yahudilerin imha edilmesi.
S: (L) Ama planladıkları şey bu değil, öyle değil mi?
C: Hayır.
S: (L) Filistinlileri yok etmeyi planlıyorlar, değil mi?
C: Evet.
S: (L) Öyle görünüyor ki, tarih boyunca Yahudiler ne zaman birilerini yok etmeyi planlasalar, sonunda yok olan kendileri oluyor. Yoksa tarihi yanlış mı okuyorum?
C: Hayır.

********
(A) Sorun yalnızca Amerika'da. Amerika rahat dursaydı, Saddam meselesi doğru dürüst çözülebilirdi. Kimse Saddam'ı sevmiyor. Saddam'ın birşeyi yok. Kimse için bir tehlike değil. Ama Bush tüm dünya için bir tehlike. Bu krizi yarattı ve tüm dünyayı birkaç ay içinde cehenneme çevirdi.
(L) Yaptığı şeyi yapabilmesini sağlayan şey de medya. Tüm dünyayı yok etmeye çalışıyor. Medya Yahudilerin elinde ve onların da tek amacı var: Tüm Filistin'i ele geçirmek ve intikam almak. Bush'un önüne takip etmesi için bir havuç sarkıtıyorlar ve eninde sonunda kendi sonlarını da getirecek birşeye kalkıştıklarının farkına bile varmıyorlar. Yahudiler aslında tüm Sami halkları yok etmek isteyen Konsorsiyumun senaryosunu uyguluyorlar ve kibirleri bunun farkına varmalarını engelliyor. Bu yüzden de George Bush'un tüm gezegeni kaosa sürüklemesine yardım ettiler. Son an geldiğinde neden herkesin onlardan nefret ettiğini merak edecekler, tıpkı Amerikalıların neden dünyada en nefret edilen ülke olduklarını merak edecekleri gibi. Kibirleri gözlerini kör ediyor.
(A) Oyun Teorisini azami derecede uyguluyorlar. Bu oyunu oynuyorlar. Hassas dengeyi kendi istedikleri noktaya yönlendirmek için nerelerde düğmeye basıp insanları birbirine düşürmeleri gerektiğini biliyorlar.
(L) Siyaset dünyasında kimse temiz değil. Kimse. Hepsi kirli ve tüm bunları görebilirsen yapmak istediğini yapabilirsin. Suçu Yahudilere atmak korkunç birşey gibi görünse de herşey gelip onlara çıkıyor. Gerçek buysa ne yapabilirsin ki? İzleri takip ediyorsun ve izler onlara çıkıyor:
Siyonistler.
(A) Onların oyun teorisini yıkacak birşey meydana geldiğinde tüm operasyonları çökecek. Oyun teorisi verilere dayalı.

**********
S: (Galahad) 11 Eylül'le ilgili kitaptaki transkriptleri okurken, 130.000 yıl önce yapılan genetik müdahale hakkında kafam karıştı. Tüm Samilere yapılan bir müdahale miydi, yani sadece Yahudilere yönelik değil miydi?
C: Burada soru, Sami nedir?
S: (Galahad) Hitler'le ilgili olayın dünya sınırlarını aştığını söylemiştiniz. Yani bu, Kantek'in patlamasından önce orada devam eden bir şey miydi?
C: Evet.
S: (Galahad) Samilerin Atlantis'in çöküşünde önemli bir rolü var mıydı?
C: Aynen!
S: Yani, bir tekrar oynatmaya bakıyoruz resmen şu anda!
C: Evet.
S: (Samiler kimdi tartışması) (Galahad) Yani gerçek Samiler Ariler mi?
C: Anladın!
S: (L) Yani bu demektir ki, Yahudiler ve Araplar sadece bir geleneği taşıdılar... Sadece aracıydılar. Esas Samilerin önemli bazı özelliklerini alıp kendilerine uyguladılar. (Perceval) Samiler Ortadoğulular, değil mi?
C: Öyle mi, öyle miydi?
S: (Galahad) Genetik müdahale Ari Samilere mi yapıldı yoksa bugün Yahudi dediklerimize mi?
C: Ari. "İbrahim" soyundan gelen Yahudilerinin imhasının nedeni.

*********
S: (L) Sanırım gerçekten birbirlerine düşman olduğunu düşünüyorsun. İnsanlar birbirlerine düşman ediliyorlar ama bence Arap dünyasında kontrolü elinde bulunduran güçler bile karanlık güçlerle işbirliği içinde. (Perceval) Ben Ortadoğu'da Yahudileri ve Filistinlileri ve diğer herkesi içine alacak bir yangının başlaması açısından düşünüyordum. Çeşitli Arap güçlerinin Arap milliyetçiliği etrafında birleşip İsrail'in karşısına geçeceği bir senaryo yaratabilirler. (L) Evet, bu gerçekten mümkün bence ama onlar kontrollü bir yangın meydana getirebileceklerini düşünüyorlar ve bence o yangın onların hiç akıllarına gelmeyen şekillerde kontrol dışına çıkabilir.
C: Evet.
S: (L) İsrail muhtemelen tüm gezegende en konsantre olmuş psikopatlarla dolu bir ülke ve kendi türlerini yok etmek istemediklerinden eminim. Ama Arapları yok etmek istiyorlar gerçekten. (Perceval) Ama onları yok etmeye çalışırken kendilerini yok edebilirler. (L) Genellikle yaptıkları bu. Lobaczewski bir mikrobun, bulaştığı vücudun ölüsüyle birlikte ölüp yok olacağını anlamaz diyor. Ve gerçek gezegensel değişimleri hesaba katmıyorlar sanırım. Elbette bu olayların bazılarına hazırlanmayı planlayanlar var aralarında. Ama meseleyi gerçekten anlamaya yakın değiller gibi görünüyor. Meydana geleceği kesinleşen birşey olursa buna hazırlanabilirler. Örneğin eğer bilimadamları onlara bir tür komet vs olayı olacağını söylerse, bir tohum bankası yapabilirler. Bunu yapabilirler ama önlem aldıkları ve belirli bir rota izleyeceğini düşündükleri birşeye karşı şu anda yapmakta oldukları şeyin sonuçlarını düşünemiyorlar. Yapacakları şeyin tamamen rasyonel olduğunu düşünüyorlar. Oyun teorisi gibi. Oyun teorisinin herkes üzerinde işe yaramadığını gördüler!

********
S: (L) Paul ve Kudüs kilisesindeki insanlar Jül Sezar tapınımını aşağı yukarı evrensel olan Mesih karakterinin tapınımıyla değiştirme fikrine mi vardılar?
C: Evet.
S: (L) Onun bir Yahudi Mesih olmasını mı planladılar?
C: Hayır, o sonra geldi.
S: (L) Peki Paul gerçekten de onları odaklarını Sezar'dan ziyade evrensel bir yaratıcı tanrıya yöneltmeye mi ikna etti?
C: Evet.
S: (L) Çünkü bu Yahudiler arasında güçlü bir kavram.
C: Evet.
S: (L) Yani Paul o Kudüs kilisesiyle bir ikna faaliyetinde bulundu ve bir süre birşeyleri değiştirdiler. Sonra Kudüs yıkıldı. Ondan sonra herşey değişti ve bir nedenle farklı şekilde işlendi.
C: Politika.

*******
S: (L) "Plague Time" (Veba Zamanı) adlı yeni bitirdiğim bu kitaptan anladığım şeylerden biri şu ki, uzun vadeli kronik hastalık parazitlerinin en sinsi bazı türleri cinsel yolla bulaşanlarmış: seks, öpüşme, yakın temas vb yoluyla. Bu kitapta anlatılanlardan anladığım kadarıyla, aşırı cinsel ahlakla ilgili bazı kadim fikirler aslında bu tür hastalıkları önlemeye yönelikmiş. Yoksa kitaba kendimi fazla mı kaptırdım?
C: Hayır, bu bilgi gelecek nesillere aktarılırken zaman içinde nedenleri unutuldu.
S: (L) Bu şu anda gerçekten komik bazı dini kurallarla falan ilişkilendiriliyor, halbuki bunun bilimsel nedenleri vardı esasında. Domuz eti gibi. Bir nedeni vardı. Ama bu bilgi bir şekilde kaybedildi. Şimdi kendilerini tepeden tırnağa kapatan kadınlarla dolaşan Müslümanlar, Yahudilerin tüm o saflık kuralları ve kökten dincilerin dans karşıtlığı vs. Tevrat'taki yasalarla ilgili şeylerin çoğu Pisagorculardan gelmiş. Bu da Pisagor'un çok eski bilgilerin bir aktarıcısı olduğuna işaret ediyor.
C: Evet.
S: (L) Hm..

*********
S: (Pierre) Başka bir soru: Yıllar önce bir celsede Nazi Almanyasının bir prova olduğunu söylemiştiniz. Bir sonraki sefer kim Nazilerin rolünü oynayacak ve Yahudilerin rolünü kim oynayacak?
C: Bunun şimdiye kadar anlaşılmış olması gerekir. Belirttiğimiz gibi, amaç gerçek Samileri gen havuzundan çıkarmaktı/r.
S: (L) Tamam... Sorum, ki bunu hiç bu kadar doğrudan bir şekilde sorup sormadığımdan veya hiç cevaplanıp cevaplanmadığından emin değilim, Sami nedir?
C: İki ana soydan oluşan Orta Asya genetik türü.
S: (Chu) Hangi soylar?
C: Kantek ve Homo Sapiens.
S: (Artemis) Kanteklilerin içlerinde en çok ışık ve süper güç taşıyanlar olduğunu söylememişler miydi?
C: Evet.
S: (Artemis) Yani onların süper güçlerinden kurtulmak mı istiyorlar?
C: Evet.
S: (Artemis) Şeytanca!
(L) Tamam, sonraki soru? (Artemis) Biz Sami miyiz?
C: Evet.
S: (Pierre) Yani Yahudiler biz mi olacağız?
(Artemis) Biziz.
(Joe) Hiç birimizin DNA'sında Orta Asya yok, değil mi?
(L) Sanırım nihayetinde hepimiz Orta Asya'dan geliyoruz. (Joe) DNA sonuçlarımızda yok...
(L) I-ı! Tüm mitokondrilerimizi falan düşünürsen, her zaman oraya varıyorsun.

********
(Joe) Pierre provadan bahsetti ve bir sonraki sefer Nazilerin ve Yahudilerin yerinde kimler olacağını sordu. Bunun şimdiye kadar açık olması gerektiğini ve amacın gerçek Samileri gen havuzundan çıkarmak olduğunu söylediler. Bunun Batı dünyasını ele geçirmekte olan radikal sol ideolojiyle bir ilgisi var mı?
C: Evet.
S: (Pierre) Gerçek Samiler, ekstra ahlaki tat alıcılara mı sahip?
C: Evet.
S: (Pierre) Biliyordum!
(Joe) Yani bu radikal sol ideolojinin Batı toplumunda gerçekten aşırı bir noktaya gideceğini mi söylüyorlar?
C: Naziler gibi, deneyecekler.
S: (Pierre) Peki başaracaklar mı? (Joe) Açık! (Pierre) Bir afet onları durduracak.
(Joe) Nazileri durduran bir afet değildi. Rusya Anaydı.
C: Bekleyin ve görün!

********
C: Nazi Almanya'sının bir "prova" olduğunu söylemiştik.
S: (L) Evet, söylemiştiniz. Ama neyi kastettiğinizi ve bunun nasıl gelişeceğini anlamamıştık bile. Polislerin elektrikli silahlarla kitleleri kontrol etmesinden de bahsetmiştiniz. İnsanlara giderek daha fazla kontrol uygulanıyor ve durum hiçbir açıdan umut verici görünmüyor. (Pierre) Ve aynı zamanda kitleleri şeytanlaştırmaya çalışıyorlar.
(L) Evet, tıpkı Nazi Almanya'sındaki gibi. O zaman şeytanlaştırılanlar Yahudilerdi, şimdi ise diğer Samiler, yani Araplar ve Müslümanlar.Holokost sırasında Sami Yahudilerden kurtuldular ve geriye kalanların çoğu Hazar Yahudileri. Şimdi Sami Arapların peşindeler.
(Chu) Ve toplama kampları yapmak istiyorlar.
(L) Evet, kamplar inşa etmekten bahsediyorlar şimdi...
(Data) Ama toplama kampı demiyorlar, "özel bölge" diyorlar.
(L) Nazi Almanya'sı tekrarlanıyor ve şimdi amaç bütün dünya! (Andromeda) Çok moral bozucu.
C: Evet. Ama büyük değişiklikler geldiği zaman durum değişecek.
S: (L) Sanırım gezegensel değişimler gibi kozmik değişimlerden bahsediyorsunuz?
C: Evet.

********
Daha fazla aktarmayacağım şu Yahudiler hakkında kafa karıştıran bilgilerden gerçeği süzmeye çalışıyorum,çünkü başından beri onlar hakkında pozitif veya negatif bir sonuca varamamıştım, şimdi vardım mı olaylar önümüzde  oluyor beraber karar vereceğiz,

Siyonizmin Hitlerin onlara  yaptıklarına bakarsanız ve sonra savaş bitiminden şu ana kadar ustalıklı çekilmiş filim ve medya faaliyetleri onları bize masum ırksal temizlenmeye çalışılmış bir halk olarak resmedildi,ancak şimdi,

Yukarıdaki alıntılardan sonuçta bir fikir ediniyor gibiyiz,
K.ların Yahudiler sonunda yok olacaklar gibi kesin tavırları ve Filistin Halkını yok etmeye ve 11 Eylül ,Saddam harekatı gibi Dünyayı aldatıp karıştıracak ve İslam toplumunu karıştıran dünyaya karşı İslamafobi gibi olayların oluşmasını sağlayan 5. kol faaliyetleri ,arada Mossadın dahil olduğu savaş ve rakipleri mahvetmeye doğru yaptıkları ve şu andaki olaylar bize bazı şeylerin tamamen değişeceği gibi ,ilginç olayların içindeyiz izlemini veriyor ve Yahudiler üzerinde negatif bir bilinç yoğunlaşmasını başlatıyor,
İlluminati elitlerinin çoğunluğu yahudi soyundan olduğunu da hatırlayalım,

Son celselerden gerçek samilerin gen havuzundan çıkarılması konusuna dikkatli bakınca Yahudilerin gerçek sami olmadıklarını nefilim programındaki ana gayenin gerçek samileri bulmak olduğunu anlamaya başlıyoruz,

O paragrafa tekrar bakalım,

"S: (L) Tamam... Sorum, ki bunu hiç bu kadar doğrudan bir şekilde sorup sormadığımdan veya hiç cevaplanıp cevaplanmadığından emin değilim, Sami nedir?
C: İki ana soydan oluşan Orta Asya genetik türü.
S: (Chu) Hangi soylar?
C: Kantek ve Homo Sapiens.
S: (Artemis) Kanteklilerin içlerinde en çok ışık ve süper güç taşıyanlar olduğunu söylememişler miydi?
C: Evet.
S: (Artemis) Yani onların süper güçlerinden kurtulmak mı istiyorlar?
C: Evet."
Ve şu paragraf,
"(Joe) Pierre provadan bahsetti ve bir sonraki sefer Nazilerin ve Yahudilerin yerinde kimler olacağını sordu. Bunun şimdiye kadar açık olması gerektiğini ve amacın gerçek Samileri gen havuzundan çıkarmak olduğunu söylediler. Bunun Batı dünyasını ele geçirmekte olan radikal sol ideolojiyle bir ilgisi var mı?
C: Evet.
S: (Pierre) Gerçek Samiler, ekstra ahlaki tat alıcılara mı sahip?
C: Evet."

Son alıntı paragrafının başında aktarmadığım sol radikal unsurların şu sınıflanmaların içine girmesi de çok ilginç ve bana çok doğal normal geliyor,

Hakiki sol unsurların kapitalizmin karşısında gelirin eşit dağıtılması konusunda tedbirler alacak yaşam standartları ve devlet ahlakı oluşturma yolunda kısaca birlik yolunda bütün doğayı kavrayacak özellikte olmaları insan hasletleri içerisinde en ideal bir görüş,

"S: (Pierre) Gerçek Samiler, ekstra ahlaki tat alıcılara mı sahip?
C: Evet. "

Prova niteliğindeki Nefilim arkalı Nazi hareketnin aslı buymuş onu anladık ,oluşturacakları dünyada bu unsurları berteraf etmek,
Sonuçta şu paragrafa da takılıyoruz,Sami Yahudi eşleşmesi ve mitkandrideki genler karıştırılması işleri ile bütünlük birlik bilincinin orijinini anlıyoruz,

"(L) Tamam, sonraki soru? (Artemis) Biz Sami miyiz?
C: Evet.
S: (Pierre) Yani Yahudiler biz mi olacağız?
(Artemis) Biziz.
(Joe) Hiç birimizin DNA'sında Orta Asya yok, değil mi?
(L) Sanırım nihayetinde hepimiz Orta Asya'dan geliyoruz. (Joe) DNA sonuçlarımızda yok...
(L) I-ı! Tüm mitokondrilerimizi falan düşünürsen, her zaman oraya varıyorsun."

Bir zamanlar şimdi yoğunluk değiştiren Destan Amca diye Makedonyalı eski güreşçi göçmen sevdiğim bir dost vardı eşinin ismi Fatma ve o daha önce göçmüştü ve o da beni tanırdı,bunu eskilere anlatmıştım ama olsun,

Bu amcamız ben evrensel bilgilere yeni dalıp büyük bir bilinç açılımı ile uğraşırken karşımda öğrendiklerimi aktardığım iyi dinleyiciydi,her akşam namaza durur sonunda eşi Fatmayı gördüğü vizyonları anlatırdı,

"Yahu T.. Fatma teyzen benim şu başka dinlerde olanlara ayırıcı bakışımı bildiğinden Destan her şey birdir ayrılık falan yok bunu aklına sok T..nin söylediklerini dinle o sana doğruyu anlatıyor demekte "
" Hep senin anlattıklarına göre beni tembihliyor ve bulunduğu yer çimenlik yeşillik cennet gibi  akan sular var ondan içiyorlar,meyveler falan yiyorlar  ama bir gün benim hanım beyazlar içindeyken akrabaları geldi onlar siyah giymişlerdi ve hiçbir şey yemeden içmeden öyle durup Fatma teyzenle bakışıp konuşuyorlardı"

O zamanlar benim de tereddütlerimi gideren eski KH takıntılı bilincimi parçalayan çok güzel anlatıştı yani bana iyi ve şüphelerimi dağıtıcı bilgileri pekiştirici geliyordu,

Ben de bildiklerimi anlatırdım tabii oranın değişken fiziksel yoğunluk olduğunu siyah giyimli akrabaların daha üst yoğunluklardan gelip onu ziyaret ettiklerini ve onların fiziksel işlerle ilgili bağlantıları  olmadığından bir şey yeyip içme gereği duymadıklarını falan anlatıyordum ama bu size anlattıklarım şimdiki bilincimle ve benim için de değişik ve sorgulatıcı ispatlar oluyordu bir şeyler söyleyip geçiştiriyordum, o zamanlar değişken fizikselliği tam idrak edemiyordum, K. ile henüz buluşmamıştım,

Destan amcanın vizyonlarının doğru olduğunu Fatma teyzenin ise benimle amcanın bu görüşmelerini bildiğini tam ispat eden başka şeyler de oldu ve bu anlattıklarımın masal olmadığını belirten şeyler, ama şimdi uzatmayacağım, ah şu materyalistler neredesiniz..

Ey insanım arandaki çizgi ne
Bütünlükten bu mu kondu özüne
Mevlananın gel gel diye sözüne
Bakar durur ayırana yanarım

Ara..


Tgur

#1700
Dayanamadım şu Destan amca ile olan ispatı da anlatayım,

Amca bir gün hasta imiş doktora gitmiş sıkıntılı ve hastalıktan acı bir yüzle "şu reçetemi ver iğnemi de yapsınlar" dedi ve ilaçlarını verdik iğnesini yaptık borç falan sormadan hışımla eve dinlenmeye gitti,

Ertesi gün yanıma geldi "al şu parayı Fatma teyzen bana çok kızdı"dedi ve önüme bir 5 tl attı ,buraya kadar olan masal veya Destan amcanın kurgulaması olabilir ama devamı var,

"T.. bu parayı nerden buldum biliyor musun Fatma teyzen Destan banyoya gir kapının arkasında asılı benim siyah çantam var onun içindeki parayı al T. ye borcunu ver gerisi ile lokma döktür dağıt dedi ,benim evdeki eşyalarla işim yok kızlarım bilir ve bana bakarlar gerçekten o çantayı banyo kapı arkasında ilk defa gördüm şok oldum ve parayı buldum"



sybleman

#1701
Tgur abi anıların gerçekten çok ilginç. Söyle seninle uzun uzun sohbet etmeyi çok isterdim.

Anadolu halkı herzaman diğer üst boyutlarla iletişim halindeydi. Yanı farklı farklı isimler konurdu belki. Kendi dedemden ve eşimin büyüklerinden dinledigim şeyler aklıma geldi. Anadolu halkı başka. Her zaman özünde naif, merhametli.

Küçüklüğümde de tuhaf trans halinde gözler açık kalırdım. Sanırım küçükken astral yapıp bedeni terk ediyordum. Tuhaf annemin beni koşa koşa dedeme cikarisini hatırlıyorum.  ben olayı yukardan izlerdim. Sonra dedem işte okur üflerdi ben tekrar dönerdim. Ama çok ağlardım sanki beni niye zorla getirdiniz bedenime diye. Ufledigi suyu icirir. Sonra dışarı baktirirdi beni onu da şimdi anlıyorum. Dünyadasın bak topraklanman lazım demekti bu. Dedem çok ilginç biriydi gerçekten. Korkma bana getir derdi anneme böyle olunca. Sonra yavaş yavaş geçti o istemsiz çıkışlar. Sanki ne olduğunu bilirdi emindi. Büyük dedem de ilginç biriymiş. Dedem anlatırdı atları varmış atlar ürktüğü zaman camdan bakarmış. Işıktan varlıklar görürmüş. Büyük dedem geldiler
 siz çıkmayın dermiş gidip onlarla görüşürmüş.

Eski anadolu ocaklama dedikleri aslında enerjiyi bilen kullanan şaman geçmişi olan bağlantısı açık insanlardı.

Bu amcamızın eşi de sanırım eski Anadolu ocaklarindandir. Bizim iste herşey enerji frekans dediğimiz şeyi onlar kullanabiliyordu bile.

Dün tuhaf vizyonlar sonrası üst benlik dersi şöyleydi. Vizyonlar duygudur. Duygularıniz değişebilir. Gelecek de değişebilir. Geleceği sabitleme.

Çok fena çarptı bu sözler. O zaman geleceği duygularımız şekillendiriyor. Üstünde düşünmem gereken cümleler.

Alemtac

#1702
Tgur bizimle paylaştığın bilgilerin için çok teşekkürler..Bir gün biraraya gelelim, ne dersiniz?

Evvelsi gün sabaha karşı annemin sesini duydum; "kızıım"" diye seslendi. Gülen yüzüyle yanağını yanağıma koydu, bana sıkı sıkı sarıldı. "anne anneciğim" diyerek uyandım. O kadar gerçekti ki annemin sesi ve tenindeki serinliği. Herhalde annemdi :)
 

Tgur

#1703
Sevgili dostlar beraber olma isteklerinize ben de katılıyorum ama şu depremde yıkılan evimi bir yapalım o zaman daha müsait olacağız,şu anda kirada paldır küldür eşyalar karışık bir haldeyiz yani eve eşya çokluğundan sığınmış gibi yaşıyoruz ama doğal gaz su elektrik var çok şükür idare ediyoruz,gazzedeki hali görünce insan ister istemez kendine bakıp şükrediyor,

Sybleman çocukların uzun müddet geldikleri 5Y ile irtibatlı olduklarını biliyoruz,sen o hallerini hatırlıyorsun bizlerin ne olduğu hafızadan silinmiş ,tabii bu kişilerin aydınlanmaya geçecekleri kritik zamanın değişken olduğu gerçeği ile entropik bir tarzda düşünmeliyiz,

Mesela ben 30 yaşlarındaki evrensel görü ve dürtülerime rağmen 50 yaşlarda sorgulamamı genişletmeye başladım,neyin ne olduğunu anlayan bir hal için uğraşmaya başladım,şüphelerimi yıkan takıntılarımı yıkan keskin vizyon ve rüyalar anlattığım olağan üstü hallerle karşılaşmalar ancak düzgün bir inanca yöneltmeye başladı sanıyorum ama geleceğin ucu açık mülahazısıyle hiç bir şeyde sabitlenmemek icap ettiğini öğreniyoruz,

En önemli ders ve öğreti bu her halde..
Yani Sybleman sana söylenen aynı şeyi ihtiva ediyor.
Sonradan anlattıklarını dikkatli okuyunca bu notu ilave ettim.

sybleman

#1704
Evet kesinlikle. Şuanki durumda hep kötüye gittiğimiz algısı içindeydim bir süredir. Biraz kendime gelip akışa bıraktım tekrar. Ucu açık bırakmak deyimi tam buna göre. Olasılıklara açık olmak.

Siz sağlıklı ve mutlu olun yeter Tgur abi. Bir araya gelme mevzusu tabii içten gelen bir istek. Zaman olur, fırsat olur belli olmaz :) Ucunu açık bırakalım.

Bir konu ortaya atsam. Geçen gün bir videoda şuna denk geldim. İsimlerimiz, çevremizdekilerin isimleri veya kaldığımız şehrin tarihi vs. böyle gidiyor. Hepsi bize bir şey anlatmak istiyor olabilir mi? Bazen bu tarz rastlantılara denk gelip sanki ilgili gibi diyordum. Bu seçimlerle kendimize bir şey anlatmak istiyor olabilir miyiz? Bu bilgiden sonra hayatımdaki isimleri masaya yatırıp derin düşünmeye başladım ama sonu nereye çıkar bilmiyorum. Siz böyle ipuçları yakaladınız mı hiç?

Tgur

#1705
Bu yorumumu çok kısa ara  olmasına rağmen şimdi yayınlıyorum zira aramızda şahsi çarpık yaklaşmamızdan etkilenen benden daha hassas dostlar var ,onları kırdım zannediyorum ama böyle olmasını  katiyen istemediğimi bilsinler..

YORUMLAR 156

S: (L) Bilgiyi edindiğim kaynağın aldatıcı bir kaynak olmadığından emin olmak isterim.
C: Eğer imanınız varsa, edinebileceğiniz hiçbir bilgi yanlış olamaz çünkü böyle birşey yoktur. Size yanlış bir bilgi veya veri vermeye çalışan herkes ve herşey başarısız olacaktır. Tüm varoluşun kökünde olduğu için, bilginin kabul ettiği şey, sizi yanlış veriyi benimsemekten koruyacaktır. Yanlış veri bilgi değildir. Sadece açık bir şekilde bilgi edinmeye çalıştığınızda yanlış veriyi benimseme konusunda korku duymanıza gerek yoktur. Bilgi koruma sağlar; ihtiyaç duyabileceğiniz tüm korumayı.
S: (L) Açık ve inançlı olduğu halde zarar gören ve arkalarından vurulan bir sürü insan var.
C: Hayır. Bu sizin algılamanız. Algılamadığınız şey, o insanların gerçekten bilgi toplamıyor olduklarıdır. O insanlar ilerledikleri yolun bir noktasında takılıyorlar ve sizin takıntı dediğiniz gizli bir süreçten geçiyorlar. Takıntı bilgi değildir, takıntı atalettir. Bu nedenle, kişi takıntılı hale geldiğinde, ruhsal gelişimin sağlanması, ilerletilmesi durdurulmuş olur, çünkü bu ancak gerçek bilginin edinilmesiyle mümkündür. Kişi takıntılandığında korunması da azalır, bu nedenle kişi sorunlara, trajedilere ve her tür zorluğa açık hale gelir. Ve kişi bunları deneyimler,
*******
C: Eğer bunun bir şekilde onun veya aktardığı bilgilerin üzerinde bir gölge veya bir leke oluşturduğunu düşünüyorsanız, söylediklerimize yeterince  dikkat  etmiyorsunuz  demektir.  Bilgi  karşısında  takıntı  ile  ilgili  olarak  söylenenleri  duymadınız  mı?  İçlerinde,  gelişimin  tüm noktalarında  daha  fazla  bilgiye  erişmek  için  gerçekten  çaba  gösterenler,  belirttiğiniz  gayrımeşruluk ile ilgili herhangi bir fikir ile bloke olmazlar. Eğer gelişip bilgi kazanmayı seçerseniz, hiçbir noktada hiçbir şey hakkında asla bloke olmaz veya takıntılanmazsınız. Fakat eğer bilginizi sınırlandırmayı ve takıntılanmayı seçerseniz, o zaman kendinizi sürekli bloke olmuş halde bulursunuz ve bu durum tüm yaşam deneyimlerinizde  kendini  gösterir.  Bu,  bireysel  ruh  gelişimi  kalıbının  bir  parçasıdır.  Tamamen  seçime  dayalı  birşeydir.  Bu  nedenle  bir başkasının bilgi edinme seçimine veya bunu nasıl yaptığına veya yapmadığına müdahale etmeniz mümkün değildir. Bir başkasının algılarını değiştirmeye çalışmanın gereği yoktur çünkü özgür iradeye müdahale anlamına gelir. Eğer biri aydınlanmak yerine takıntılanmayı seçiyorsa, bu onun seçimidir!

********
S: (L) Bir celsede Yaser Arafat'ın bir beşinci yoğunluk ruhu olduğu ve Nasıralı İsa'nın torunlarından biri olduğu belirtilmişti. Onda bu özellikleri veya bu genetikleri ifade eden ne var?
C: Görmüyor musunuz? Yaser Arafat olmanın nasıl birşey olduğunu hayal edin. Algılarınıza bakın. Şimdi ne yapıyoS: (L) Yahudi-yanlısı görüşe sıcak bakmadığı kesin.
C: "Yanlısı" olarak tanımladığınız herşey bir takıntıdır. Ve bizim bilgimize göre takıntılar bilgiyi bloke eder ve bu da kişinin kendini negatif olaylara karşı koruma yeteneğini bloke eder. İyi bir fikir değil. Eğer olayları takip ediyor olsaydınız, şu anda Yaser Arafat'ın çok uzun bir zamandır düşman olan İsraillilerle barış yaparak tüm dünyayı sırtlamaya çalıştığını görürdünüz. Dolayısıyla o bir barış yapıcısı ve bilgi dağıtıcısı.

********
S: (L) Burada bir saniye duralım! Bu hiç adil değil. Rehberliğinizi istedim ama bana, çıkış yolunu kendimin bulması gerektiği söylendi. Bana
göre de ne düşünüyorsam ona göre hareket etmem bunun en iyi yoluydu!
C: Sana yardım etmeye çalışıyoruz, mani olmaya değil. Ama ne söylendiği anlamak için buna istekli olman gerekiyor. Ve bu isteğin, inançlı
ve yönlendirilebiliyor olması gerekli. "Kaybolmak" iyi değildir. Ve, önyargı, bir yerlere ulaştıran düşünme yapısının eksikliği, örn. Takıntı gibi diğer bir takım sorunların da araya girmesiyle bu başına gelebilir.
S: (L) Tam olarak bunu kastediyorum ben de. Bir insan, eğer bunlar sorunların kendisi değil de sadece sorunların sonuçları ise nasıl olur da bir yerlere ulaştıran düşünce yapısını sürdürebilir ya da takıntıyı önleyebilir. Sorunlar saldırılar, annemle aramdaki konu gibi, SV ve onun tüm problemleri, çocuklar, kocam, dergi, PZ ve PK..
C: Mümkünse yükümlülüklerinden kurtul. Ayrıca, başkalarının problemlerini çözmeye çalışmaya bir son vermeni öneriyoruz, özellikle içgüdülerin de sana bunu söylediğinde. Hatırla, herkesin ayrı bir öğrenme "programı" ya da güzergahı var.

*******
C: Takıntı yapmaya başlıyorsun. Yanıtlar bitmiş tabloda bulunuyor, fırça darbelerinde değil.

*******
C: Fizikselliğe ulaşmış ve bunu yaşıyor olmakla birlikte, bir parçanız hala köklerine olan bağları devam ettiriyor.
S: (L) İnsanın sürüngen genetiğine sahip olduğunu söyleyen onca kişinin doğruyu söylediğini mi söylüyorsunuz ? Sürüngen genetiğine mi sahibiz ?
C: Evet.
S: (L) Aynı zaman da kuş genetiğine de mi sahibiz ?
C: Evet.
S: (L) Ve bu bizim fiziksel bağlantımız ya da temelimiz mi ?
C: Evet bio-mühendislikle yaratılmış 3. yoğunluk varlıkları olarak sizler, fiziksel gerçeklik içerisinde etrafı saran açık büfe cennetinde ön tarafta bulunuyorsunuz.
S: (A) Yani bizler 3. Yoğunluk bio-mühendislikle yaratılmış varlıklarız. (L) Bu başka bir soruya yöneltiyor: Merovenj kan bağı ya da 'Nordik Kovenantı' kan bağı hakkında bir çok söylenti var, ya da ne isim takılırsa takılsın ama sürüngen genetik soyunun daha 'yeni' bir versiyonu hakkında. Bu Sümer mitlerinde yer alan, Tanrı Oannes ya da Merovenjlerin anasını, denizde yıkanırken hamile bırakan Quinotaur olarak temsil ediliyor. Hatta, çoklukla bir deniz kızı ya da su perisi olarak tarif edilen ve Anjoular'ın kurucusunun karısı olan Melusine'yi bile. Yani, ortada , bu kan soylarında çok daha güçlü ve kudretli bir sürüngen bağı olduğuna ilişkin bir iddia var. Bu doğru mu ? [ç.n. Anjoular = Angevin soyu]
C: Belki olabilir.
S: (L) Peki bir şekilde önemli mi ?
C: Materyalizme takıntılı olanlar için.

********
C: Büyük Kalp Atışı bireyselliği geçici bir oluş durumu haline getiriyor.
S: (L) Büyük Kalp Atışı'nda bireyselliğin geçici bir hal olduğunu söylüyorsunuz. Yani herşey Bir ve Birlik durumuna geri dönüyor.
C: Evet. Ve öyleyse, her zaman doğru. Sonuçta herşey "Tanrı."
S: (L) Ama evrimin üst aşamalarında bireysel bir tanrı olarak evrimleşmiyorlar mı?
C: Bunun amacı ne olabilir?
S: (L) Sanırım birey olarak kalma ve bu şekilde "tanrı" haline gelmeye takıntılanıyorlar ve bu temelde güç ve kontrol konusuyla ilgili... bir tür nihai KH.
C: Eğer zaman ve lineer gerçeklik doğru olsaydı belki bu işe yarardı, ama...

*******

Takıntının neler olduğunu gayet açık izah eden yukarıdaki alıntıları sunuyorum ve ilave edeceklerim var,

Bu bölümde takıntıya taktım ,şaka,yaşamım boyunca birkaç kanalına takıntılı bireylerle karşılaştım ,onları bu takıntılarından kurtarmak maksadı ile o zamanki bölük pörçük bilgimle oldukça fazla uğraştım ,tabii çoğunda muvaffak olamadım,zira,K.lardan alıntı,

"C: Mümkünse yükümlülüklerinden kurtul. Ayrıca, başkalarının problemlerini çözmeye çalışmaya bir son vermeni öneriyoruz, özellikle içgüdülerin de sana bunu söylediğinde. Hatırla, herkesin ayrı bir öğrenme "programı" ya da güzergahı var."

Bu sebeple problem çözeceksek kendi içsel problemlerimiz ile uğraşmamız düzeltmeye çalışmamız Bozadinin söylediği gibi"sefil ego","sahte benlik",daha da önemlisi benim sık sık yaptığım gibi incelikten uzak davranış "kabalık","vefasızlık",

Olanların bir KH kurgulaması ile yerleşmiş bir fizikselde yaşama illüzyonu olduğunu tam inanç ve idrakte olduğumda yukarıda belirttiğim insani haslet sakatlığı olan olaylardan sıyrılmak yani kendimi dövmekten vaz geçiyorum,

Zira takıntı ve KH salvolarından uzak bilgiyle farkındalığa ulaşmaya çalışan bir zihin yapısında olup olan biteni gerçek manada teşhis etmem gerekli,

KH kurgulaması dediğim bir çok yılan kardeşliği uygulamaları yani çatışma savaşmayı ön gören ve ona takıntılı olmayı yaşam diye oturtmaya çalışan bilincin yerleşmesi yanında genetik kısıtlamalar, oynamalar ve biolojik kurgu ile yapımızın içinde bu KH sahnesine uygun oyunu yürütmeye matuf hormon salgılamaları ve ona bağlı duygu sistemi var,

Bunun bahsettiğim KH kurgulamasının olduğunu ispat eden en önemli husus, ölen bir insanın bunlardan azade sadece sevgi çanağında mışıl mışıl uyuyan bir bebek gibi olduğunu  ölüm ötesi anlatanların söylemlerinde görüyoruz ,

Her türlü insani psişik veya maddi hislerden kopmuş ve tam tarif edemediğimiz bir sevgi çemberindeyiz demekteler,

Ara.


Tgur

#1706
YORUMLAR 158

S: (L) İsa genetik olarak değiştirildi mi?
C: Doğumdan sonra ve çocukluk sırasında.
S: (L) İsa herhangi bir şekilde özel miydi, dendiği gibi meshedilmiş miydi?
C: Savaşları ve toplumsal uykuyu sona erdirmek için hızla yükseltildi; Zindar konseyi.
S: (L) Zindar Konseyi nedir?
C: İki döngü değiştiriciler misyonu.
S: (L) Bu ne anlama geliyor?
C: Referanslar geniş. Gitmeliyim. İyi geceler.

*******
S: (L) Bir atom savaşı olacak mı?
C: Hayır.
S: (L) Gökyüzünde uzaylılara karşı bir savaş olacak mı?
C: Evet.
S: (L) Bu savaş Oryonlular ile Federasyon arasında mı olacak?
C: Evet.
S: (L) Dünya'dan görünecek mi?
C: Oo, evet.
S: (L) Bu ne zaman olacak?
C: Başladı bile. Giderek şiddetlenecek.
S: (L) Savaşın başlamış olduğunun neden farkında değiliz?
C: Şu anda hava durumu kılığı altında,

******
C: Kertenkele varlıkları, kendi beslenme amaçları doğrultusunda yaptıkları bir savaş sonucunda insan ırkını genetik olarak değiştirdi.
S: (L) Bu Sümer hikayelerinin bahsettiği olaylar ne zaman oldu?
C: Yaklaşık 309000 yıl önce.

******
S: (L) Osiris döngüsünün gerçek manasını tanımlayabilir misiniz? Osiris'in öldürülerek bedeninin parçalanması neyi sembolize ediyordu?
C: Bilgi merkezilerinin çıkarılması.
S: (L) Neyin bilgi merkezlerinin çıkarılması?
C: DNA'nızın.
S: (L) Yani Osiris'in bedeninin parçalanması, bedenlerimizdeki DNA'nın parçalanmasını temsil ediyor?
C: Kısmen. Aynı zamanda bilgi kapasitesinin azalması anlamına geliyor.
S: (L) Cinsel organın nehre atılması ve üç balık tarafından yenmesinin anlamı nedir?
C: Cinsel şiddet enerjisinin eklenmesi.
S: (L) İsis'in efendisi Osiris'i arayışı neyi simgeliyordu?
C: Dişi enerjinin, erkek enerji ile olan birliğinin kopması.
S: (L) Bunun beyin faaliyetleriyle bir ilgisi var mı?
C: Evet. Beyin yarıkürelerinin ayrılması.
S: (L) Bu, DNA'nın değiştirilmesi yoluyla mı gerçekleştirildi?
C: Evet.
S: (L) İsis'in oğlu Horus neyi temsil ediyordu?
C: Yeni sınırlı realite.
S: (L) Horus'un, babası Osiris'in katili olan Set'ten intikam alma girişiminin anlamı nedir?
C: İnsanlığı sınırlandırmak için sürekli çatışma enerjisinin başlaması.
S: (L) Set neyi simgeliyordu?
C: Savaş.
S: (L) Ne savaşı?
C: Tüm savaşlar.
S: (L) Yani insan ırkına yapılan şey kısmen, bilgi edinme ve absorbe etme kapasitemizin genetik olarak düşürülmesiydi diyorsunuz. Bu anlamda F___ veya bana doğumdan önce veya sonra yapılan herhangi birşey oldu mu?
C: Daha akıllı olma sürecindesiniz. Doğumdan beri devam ediyor. Bilgi işleme kapasitesi üssel olarak artacak.
S: (L) Yani şu anda olduğumuzdan daha zeki mi olacağız?
C: Çok daha fazla. (Epeyce güldük).

*******
S: (L) 1981 ve 82'de kızım A___ uykusunda sık sık penceresinin önünde timsah olarak tanımladığı birşey görüyordu. Uyanıp çığlık atıyordu, biz de uyanıyorduk ve bir keresinde elbise dolabının köşesinde duran bir figür gördük. Tüm bu olaylar bir ejderle karşılaştığım rüyama kadar...
C: Kertenkele.
S: (L) Ne yapıyorlardı?
C: İnceleme.
S: (L) O incelemelerinde ne keşfettiler peki?
C: Kaçırılabilecek potansiyel kişiler.
S: (L) Herhangi birimizi kaçırdılar mı?
C: Hayır.
S: (L) Neden?
C: Durdurdun.
S: (L) Nasıl durdurdum?
C: Bilginin kökleri farkındalıktadır.
S: (L) Yani benim farkındalığım bunu durdurdu, öyle mi?
C: Yakın.
S: (L) Ejderhayla savaştığım rüyayı gördüğümde bu sadece bir rüya mıydı, astral bir olay mıydı yoksa Kertenkelelerle gerçek bir etkileşim miydi?
C: Her üçü.

*******
S: (L) Kertenkelelerce ele geçirilme olayı cennetten düşme zamanında meydana gelen bir olay değil miydi?
C: Evet.
S: (L) Habil ve Kabil'in hikayesi o yönetimin bir parçası mıydı?
C: Hikayenin sembolizması.
S: (L) Yani Kertenkelelerin yönetimimizi ele geçirmesini, kıskanmanın başlamasını ve kardeşin kardeşe kötü davranmasını sembolize ediyor, öyle mi?
C: Kısmen. Kabil'in damgası, Kertenkelelerin dünyanın titreşim frekansının idaresini ele geçirmesi sonucu ortaya çıkan kıskançlık özelliğini ifade ediyor. Omurgadaki yumru, Kertenkelelerce bilinçli olarak uygulanan DNA sınırlamasının fiziksel bir kalıntısı. Anladın mı?
S: (L) Tamam, şimdi J___ elini ensemde hareket ettirecek ve söylediğiniz yumruya geldiğinde ona durmasını söyleyin.
C: Tamam. [Oksipital (kafaarkası) çıkıntı bölgesi işaret ediliyor]

******
C: Orada bir çıkıntı yoktu. Kıskançlık oradan çıkıyor, bunu hissedebilirsiniz bile.
S: (L) DNA sınırlandırmasından kaynaklanan bu duygular, Carl Sagan'ın bahsettiği "Sürüngen Beyin"le alakalı mı?
C: Dolaylı olarak.
S: (L) Peki bu Kabil'in damgasının ortaya çıkması sırasında dünyada bu etkiyi almayan başka insanlar var mıydı?
C: Tüm insanlara eşzamanlı olarak eklendi.
S: (L) Fiziksel olarak bunu nasıl gerçekleştirdiler? Bu olayın mekanizması, tekniği neydi?
C: Hazır mısınız? DNA çekirdeği, karbonla ilişkili henüz keşfedilmemiş bir enzimdir. DNA'nın ilk on faktörü ışık dalgalarıyla yakılmak suretiyle iptal edildi. O noktada omurganın tepesindeki yumru da dahil olmak üzere pek çeşitli fiziksel değişimler meydana geldi. Tüm bu değişimler eterik bedene de yansıdı.

*******
C: Işık dalgası yoluyla değiştirme.
S: (L) Işık dalgaları DNA'yı etkiliyor mu?
C: Evet.
S: (T) Peki bu ışık dalgalarının geldiği yer neydi?
C: Bizim merkezimiz.
S: (L) Sizin merkeziniz nedir?
C: Bizim alemimiz. Başkalarına hizmet alemi.
S: (L) Peki kertenkeleler Başkalarına Hizmet aleminden gelen ışınları nasıl kullandılar?
C: Gelişmiş bir teknoloji kullanarak ışık frekans dalgalarını değiştirdiler.
S: (L) Tüm bunlardan anladığım şey şu ki, sanki bir savaş olmuş ve siz kaybetmişsiniz...
C: Evet.
S: (L) Bu, Pleiades'lilerin bahsettiği savaş mı?
C: Evet.
S: (T) Konu değişmeden şunu sormak istiyorum, siz Kasyopyalılar mısınız?
C: Evet.
S: (T) Aynı zamanda Pleiades'liler misiniz?
C: Hayır.
S: (T) Pleiades'lilerle ilişkili misiniz?
C: Evet, diğerleri de öyle.
S: (T) Hepiniz ışık ailesi misiniz?
C: Evet, aynen öyle. Ödevini yapmışsın.

*******
S: (T) Kafamda kendi kendime sohbet ederken benimle konuşan kim?
C: Sen.
S: (L) Peki başka varlıklarla konuşuyor muyum?
C: Konuştun.
S: (L) Bunu hepimiz yapıyor muyuz?
C: Hayır.
S: (T) Laura'nın böyle konuşmaları oluyor mu?
C: Oldu.
S: (T) F___?
C: Aynı.
S: (T) Her ne ise onunla iletişim kurmaya devam etmem iyi mi?
C: Sana bağlı.
S: (T) Sizinle bağlantılılar mı?
C: Hayır.
S: (T) Neden bahsettiğimi biliyor musunuz?
C: Evet.
S: (T) Peki bana kim olduklarını söyleyebilir misiniz?
C: Kertenkeleler.
S: (T) Benimle neden konuşuyorlar?
C: Seni döndürmeye çalışıyorlar. Unutma T  , kronik depresyonun bir "savaş" alanını temsil ediyor.
S: (T) Artık depresyonda değilim ama benimle daha çok konuşuyorlar. (J) Seni tekrar oraya çekmeye çalışıyorlar. (T) Ama beni depresyona yönlendiren birşey yapmıyorlar.
C: Dikkat et!
S: (T) Bu iletişimleri kapatabilir miyim?
C: Evet.
S: (T) "Sing" kim?
C: Seni etkilemek için görevlendirilen güçlerin lideri.
S: (T) Güçler derken, şahsen bana yönelik olarak görevlendirilmiş birden fazla varlık mı var?
C: Evet.
S: (T) Bu güçte kaç varlık var?
C: Yedi.
S: (T) Bunu içimdeki implantlarla mı yapıyorlar?
C: Hepsi sürecin birer parçası.
S: (T) Bende implant var mı?
C: Evet.
S: (T) Bu implantlar, duygularımı kontrol edip negatif olanları arttırmalarını ve böylece bu duyguların enerjisiyle beslenmelerini mi sağlıyor?
C: Kontrol değil, etki.
S: (T) Kontrol değil, etki. Ama örneğin kızdığım zaman kısa süre için kızgın oluyorum ama bu teknolojiyi kullanarak daha uzun süre kızgın kalmamı sağlayabiliyorlar, öyle mi?
C: Evet. Bilgi korur, bilgisizlik ve ihmal tehlike yaratır.
S: (T) Vücudumdaki implantları üzerinden enerjilerimi geri alabilir miyim?
C: Gerekli değil.
S: (T) Yani eğer kızgınlaşırsam ve olmam gerekenden daha fazla kızgınlaştığımın farkına varırsam ve bunu daha olumlu birşeye dönüştürürsem ve cihazları sonuna kadar açıkken bu olumlu enerjiyi onlara yönlendirirsem ne olur? Morallerini bozabilir miyim?
C: Bunu yaptığında ateşe ateşle karşılık veriyor olursun.
S: (T) Peki yapmamız gereken şey bu değil mi?
C: Açık. Deyim neyi ima ediyor?
S: (L) Sanıyorum söylemek istedikleri şey şu; eğer kızgınlaştığını hissediyorsan, bunu durdurmanın tek yolu kızmayı bırakarak mutlu veya huzurlu olmandır. Mutlu ve huzurluyken onlara herhangi birşey gönderme isteği duymazsın.
C: Bingo.
S: (J) Enerjiyi pozitif birşeye yönlendirmek. (F) Ateşe ateşle karşılık vererek savaşamazsın. (L) Gerçekte savaşabilirsin. (T) Varmak istediğim yer şu; bu mümkün mü, yani duygusal durumunu onların umduğunun aksine pozitif birşeye çevirip onlara göndermek. Bu mümkün mü?
C: Neden?
S: (T) Karşılık vermek ve yaptıklarını bir de kendilerinin tatmasını sağlamak için. (J) Onlarla savaşa mı girmek istiyorsun? O durumda hala enerjinle onları besliyor olursun. (L) Yapabileceğin tek değişiklik duygunun yönünü çevirmek ve huzurlu olmak. Eğer gerçek huzuru hissediyorsan...
C: 4. yoğunluk KH'leri (Kendine Hizmet varlıkları) negatif enerjiyle besleniyor.
S: (J) Yani elleri boş kalmış olacak. (T) Ama benim düşündüğüm şey... Benim doğal bir... Negatif enerjiyle besleniyorlar. İçime birşey koyuyorlar, 3. yoğunluğa gelip bizimle uğraşıyorlar...
C: Evet.

********
S: (L) Hermes Trismegustus kimdi?
C: Firavun Rana'nın sarayındaki hain.
S: (L) Firavun Rana kim?
C: Ruhsal anlaşmanın Mısırlı lideri.
S: (L) Hermes ne bakımdan bir haindi?
C: Bugün Orta Doğu olarak bilinen bölgedeki tüm insanların ruhsal birlik anlaşmasını bS: (L) Hermes kime ihanet etti?
C: Kendine. Güce açtı.
S: (L) Ne yaptı?
C: Anlaşmayı bozdu. Mısırlılar, Eseniler, Ariler, Farslar ve diğerleri arasında bölünmelere neden oldu.
S: (L) Bunu yapmaktaki amacı neydi?
C: Bramley'nin okuduğun kitabında (ç.n.: "Gods of Eden", William Bramley) Kardeşlik olarak isimlendirilenlerin felsefesi olan Böl ve Fethet.
S: (L) Hermes birliği reddederek Yılan Kardeşliğini mi kurdu?
C: Hermes kurmadı, çok uzun bir zamandan beri mevcuttu.
S: (L) Bramley'nin kitabında tanımlanan Yılan Kardeşliğini meydana getiren kimdi?
C: Kertenkele varlıkları.

*******
S: (L) Musa, bilgisini nereden elde etti?
C: Bizden.
S: (L) Pekala. Daha önce bize Musa'nın Kertenkele varlıkları tarafından yaratılan holografik bir projeksiyon gördüğünü veya etkileştiğini söylemiştiniz. Bu Sina Dağı'nda yaşadığı deneyim miydi?
C: Evet.
S: (L) Bilgilerini sizden aldıysa, bu, Kertenkelelerle olan etkileşimi öncesinde miydi?
C: Evet. Gördüğü şeyler bilincini bozdu. Tıpkı Joseph Smith gibi.
S: (L) Mormon Metinlerinin alıcısı olan Joseph Smith'in de mi Kertenkeleler tarafından yanıltıldığını söylüyorsunuz?
C: Evet. Bunu çok yapıyorlar.

*******
S: (L) Musa vaadedilen topraklara neden giremedi?
C: Çünkü gaddarlaştı.
S: (L) Yahudileri 'vaadedilen topraklara' yönlendirenler Kertenkeleler miydi?
C: Hayır. Yönlendirilmediler. Afetlerin etkilerinden kurtulmak için kendi yollarında ilerlerdiler.
S: (L) Seçilme ve vaadedilen topraklara yönlendirilmeyle ilgili bu büyük efsanelerinin kökeni nedir?
C: Yılan Kardeşliği etkisi ve saçmalıklar.

********
S: (TR) Ruhların yüzde elliden fazlası 6'ya ulaştığında ve 7'ye geçmeye hazırlandığında, geri kalanların hepsi de otomatik olarak 7'ye mi geçecek?
C: Doğru kavram değil. 3. yoğunluk "Yılan Kardeşliği" ilhamlı matematiksel hesaplama ve fikirleri kullanıyorsun.
S: (J) Yani bu işin yüzdesi yok. (TR) Yani her bir ruhun oraya ulaşması gerek. (V) 3. yoğunluk matematiğini uygulayamayacağımız kadar yüksek değil bu bence. (TR) Çoğunluk diyelim.
C: Hayır. Hala 3. yoğunluk matematiğini kullanıyorsunuz.
S: (L) Pekala, 7. yoğunluğa kesin geçişin ölçütleri nedir?
C: Derslerin tamamlanması.
S: (J) Evet. (TR) Tüm ruhlar 7. yoğunluğa geçtiğinde tüm ruhlar tek bir ruh haline mi gelecek?
C: Yakın.
S: (TR) O yüzden herkesin gelmesi gerek, çünkü hepimiz 7. yoğunlukta bir olacağız. (D) O zaman oyunu değiştirip tekrar ilgi çekici hale getirmek için ne yapmamız gerekecek?
C: Birşey "yapmak" zorunda değiliz, yaptık, yapacağız, yapıyoruz!!!

********
Bu kadar yeter,

Malüm dünyamızın bulunduğumuz bölgesinde yani orta doğuda bir savaş var,onun üzerine bir araştırma ve farkındalık sağlayacak konulara yaklaşmak için faaliyete geçtim bir bilgi potborisi çıktı,

Maddede var oluş işinin dünyada kertenkele varlıklarının isteği üzerine yani besinleri olan negatifi sağlamak üzere 309000 yıl önce bu kurgulama oluşmuş, bizler aldanarak onlarla beraber dünya denen gezegen de toplaşmışız,yani ruhların burayı tercih edenleri, 3Y olan 3YBH olan gezegen yok mu, katrilyonlarca varmış, konu buradaki özel oluşumumuzda olmak ve KH nın ne olup olmadığını anlayabilmek,

Kısa döngünün bazı faydaları var denmişti zamansızlığın sarhoşluğu veya o engin sevgi ortamında gelişmeye yanaşan varlıkların çok az olması varlıkların aşırı potansiyel üretmeden genel bir gelişmenin olmaması ,kıpırdamaması yani kutuplar arasında harekete mecbur olan enerjinin durgun stabil kalması,

Kısaca olayın özü enerjiye değişik bir yöntemi uygulayarak  kımıldayış sağlamak, olacaklar ne ise bakmak,

İşte bilgiye sarılıp farkındalığa erişmeye çalışmak buranın özel bir hapishane olduğunun anlaşılması ile başlıyor o zaman  yakılan DNA dizilimlerinden yerine gelenler oluyor zira bu açılıma girmiş bireyler evvela tatmin denen şeyin ruhsal gelişmede son olmadığını fark ediyor,

Tatminin her şeyin sonu olduğunu kabul edip ben başka şey istemem diyenlere sözüm yok,onlar fiziğe tapan KH nın ordusu olarak oldukça kalabalık şu anda arayıştaki  bizler onlar için ütopik varlıklarız ,

28.06.2006
Anlamak ulaşmak insanın ümidi
Yaşarken bu sona bağlar kendini
Ama gerçekler denizi öyle sonsuz ki
Göçtükten sonra dahi göremezsin engini

O halde ne olacak  ağlayacak mıyız
Biteviye hep böyle arayacak mıyız;
Evet , aramak varlığın değişmez kaderi
Yoksa bir tatminle duracak mıyız

Tatmine bir bakın, doyurur mu bizi
Yoksa sonra ne var diye aratmaz mı hepimizi
Şu halde tatmin de arayışta bir merhale
Anlayın aramak hep çeker ilgimizi     

Baş alıntılarda bahsi geçen İsanın esasta Sezar olduğunu biliyoruz,

Çeşitli sembolizmalar ile anlatılan ve kutsal yazılarla aktarılıp her toplumun kendi bünyesine uygun karakter ve olaylarla belirtilen hep aynı şey, kıskançlık ve ayrılığı mutlak yapıp savaşmak,

Yüzyıllarca savaşmak hayvan hareketlerinde hayatı devam ettirmek için ilk unsur olan başkasını ayrı görüp avcı haline gelmek hatta ortaya konan üreme işlerinde dişiye hakim olmak sahiplenmek için başka yol yok, insan olarak bu gelişmeyi yapamayan bir başkasıyla veya başka bir gurupla savaşmayı yeğ tutan davranış bir zamanlar popüler olmanın favori uygulaması idi,hele bir ara idareci olup sıcak odalarında oturup hükmettikleri insanları savaşmaya sürüklemek ve milyonların acı ve negatif çıkartması KH nın  belirgin mutluluğunu yaratmakta ,

İki dünya savaşı kişilere bir şey öğretmemiş gibi gelse de savaşa arka çıkmayı bırakan bir hallice nüfus da ortaya çıktı ama onlar savaşmakla emperyal güçlerce getiri sağlayan silah üretim ve ticaretini önlüyor diye devamlı dışlanmakta azınlık olarak gösterilmekte ,

Defalarca söyledik şu anda son derece gelişme gösteren bilgisayar oyunlarının en revaçta olanı savaş oyunları, biribirlerini çeşitli silahla öldürmeyi ortaya koyan ve bunun için akıl almaz yollar bulan oyunlar şimdi en başta ,hatta bilgisayarların bile en gelişmişleri olarak pazarlananlar ve ilgi görenler bu tip oyunları oynatabilecek şekilde dizayn edilenler,

Yahudilerin vadedilen toprakları diye bir şey olmadığını gaddarlaşan Musa/İbrahim in gösterdiği KH etkilenmesi diye ortaya çıktığını anlıyoruz, olay doğanın olumsuz olan bölümlerinden kaçarak emin bir yaşam bölgesi bulmak,

Şu anda sizleri yok edeceğiz başka yolu yok diyen Filistinlileri imha için elindeki savaş makinalarını kullanmaktan son derece ağzından salyalar akarak yineleyen idareci veya yandaşlarını görüyoruz,dünyayı tekrar top yekün bir savaş karmonyolasına sokmaya doğru davranışlar,

Bu işin dünyayı tekrar mahvedeceği gibi eğer topyekün bir yıkım olmasa dahi intikam tohumu atılmış çekilen acıları ödetmeğe kilitlenmiş diş gıcırdatıp fırsat bekleyen bireylerin çoğalıp el bombası gibi toplum içinde dolaşacaklarını hissediyoruz,

Düşünün, gözünün önünde bebelerini ailesini yok eden canavara karşı intikam ve eş karşı davranıştan başka bir şey düşünemeyene hümanizm birlik falan diyemezsiniz,dinsel yönden hele bir de cihat şehadet ve cennete kısa yoldan ulaşma inancı kökleşmişse,

Güya hümanist geçinmeye çalışan ben bile vaktiyle Osmanlı ordusundaki Tabip Miralay olarak görev yapan dedemin o zamanlar ailesi ile birlikte bu işle meşgul iken , İngilizler tarafından aldatılan Ordunun içindeki Arapların ayrılıp bizimkileri sırtlarından vurduklarını ve dedemin bir şekilde belki tababet yüzünden kurtularak İngilizlere ailesi ile birlikte Mısırda esir olduğunu çok sıkıntılar çektıklerini ve binlerce Osmanlı askerinin karnının yarılarak veya kör edilerek katledildiğini ve bunları yapanların Araplar Gazzeli olduğunu biliyor ve içimdeki ilkel taraf oh olsun derse de sonuçta geldiğimiz farkındalıkla bu işin bir enkarnatif döngü olduğunu ve insanlığın derslerini alıp aklıselim bir halde bu işlerin gaddarlık olduğunu idrak edip acıyor ve sonucun nasıl olacağını bekliyorum,

Gerçekten olan biten dersler manzumesi,

Efendim onlar da başlangıçta Yahudileri vahşice öldüren Hamas haraketini yapmadılar mı, doğru, kimseyi bu hususta mazur göremeyiz, Yahudi genişlemesindeki gaddarlıkları bir kenara koysak da,

Olayın sadece dersler hakkında bilincimizde karşılama işi yanında şu gerçeklerin de olduğunun farkındayız,

İnsanlıkta heterojen bir karmaşa var,
Yani reenkarnasyon inancımızla ortamda insan olarak bulunanların bir kısmının hayvanlıktan yeni insanlığa geçtiğini ,

Hatta ileri bilgiyle büyük kısmının Organik Portal denilen ruh ihtiva etmediğini , O.P..olarak ruhlulardan taklitle yaşamı sürdürenlerin yanında bir kısmının psikotik bozuklukları sergileyip seri cinayetleri kolayca uyguladıklarını da biliyoruz,

Kısaca bulunduğumuz beşer olayında  standart insanca davranış yaklaşımı bekleyemeyiz, yeni insanlar ibret programları ile yaşam yolu gösteren bilinçlerini geliştirecekler ,bu esnada belki etrafı kırıp dökecekler,kanun ve ceza sistemi onlara mani olmaya çalışacak, O.P.ler ise ruhluları taklit ile yaşayış standında tutunmaya çalışacaklar,

Bunlar evvelden çok anlatıldı ama tekrarlamak gerekiyor,bütün bu Orion deney karmaşasında bizler nasıl davranacağız,eller ensede fazla etkilenmeden olayları seyredeceğiz ancak üzerimize doğru bir tehlike salvosu gelince elimizi kaldırıp bedeni koruyacağız,

Bütün bunların yanında duygusallıkla bürünmüş bilincimizle vahşi yolla katledilenlere ölümlere nasıl bakacağız,KH tarafımız onlara acıyacak benim başıma gelse nasıl karşılarım düşüncesi ile korku ve bir şey yapamamanın çaresizliğini hissedecek ,belki her şeyi bir kenara bırakıp intikam için kasılıp kalacak,

Bilincimizin BH adayı olmak isteyen farkındalığa ulaşmaya çalışan kısmı ise ölenlerin hiç olmazsa bu cehennem vari  artık ümit taşıyamayan insanca konforu zor bulacak bir hale gelmiş yaşayışından kurtulduğunu bilecek onlar için sevinecek,

Seçin..

Ara..



sybleman

#1707
Selamlar Tgur abi. Eline sağlık. Harika dörtlükler yine.

Tgur

#1708
Teşekkürler kardeşim,nerelerdesin merak ettim her şey yolunda inşallah.


sybleman

#1709
Sağolasın Tgur abi. Herşey yolunda bir sorun yok. Tasavvufda hikaye etmek de şikayet etmektir denir ya. Öyle. Ne kendimden şikayet edebiliyorum, ne başıma gelenlerden :) Yoğun bir dönem geçirdim işler, aile, sağlık biraz herşey üst üste geldi.

Yazdıklarını çok detaylı okuyamadım ama dörtlük dikkatimi çekti hemen, harika.