avatar_Dionysos

Bitki Toplayıcılığı ve Fitoterapi Yolculuğum

Başlatan Dionysos, 02 Mayıs 2022, 22:57:33

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Dionysos

#15
Hedera Helix, Kersen (yöresel adı), Ağaç Duvar, Orman vb sarmaşığı
diye geçiyor.



Bitkinin Latince ismini bugün öğrenebildim ve doğal olarak tıbbi kullanımını bugün taradım. Tıbbi kullanımlar için google a baksam da genel olarak aslında pubmed makalelerine bakıyorum.

Bitki çok sağlam bir bronşit, bronşiyal astım ve öksürük ilacı gibi görünüyor. Bu onu deneyeceğim demektir. Yapraklar toplanıp kurutuluyor. Tabi burada şunu hatırlatabilirim. Tıbbi araştırmalar yoğun olarak bu bitkilerin alkol özleriyle yapılır, çayları aynı etkiyi göstermeyebilir
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#16


https://eksisozluk.com/prospan--3608719

Bu şeyi bugün evde gördüm ve böyle bir ticari ürün olduğunu bilmiyordum...Öte yandan dışarıda ağaçlar bu bitkiyle dolu ve bir kaç gün öncr zaten bitkinin etkinliğinden bahsetmiş kendini tavsiye etmiştim..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#17
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Dionysos

Bitkileri Pişirme, Çiğ yeme, İşleme , Isıtma ,Isıl İşleme, Sindirim-Sentez vb Hakkındaki Açık Fikirlerim

Öncelikle. Bunlar tamamen spekülasyonlardır. Bunlar tamamen açık kişisel fikirler.

İnsanın sanırım üçlü bir sindirim sistemi var. Ağızda başlıyor. Tükürük ve sindirim asit ve enzimleri. Sonra mide. Mide asidi. Pankreasın salgıladığı sindirim enzimleri ve son olarak bağırsaklar ve emilim.

Biz eğer doğal doğaya uygun canlılarsak ilk yeme biçimi mantıksal olarak çiğ olmalı. Sebzelerin ve aslında et ve diğer gıdaların da çoğunu yemeye uygun hale getirmek varsa içindeki bakterileri öldürmek etkisizleştirmek vb için ısıl işlem ya da diğer pişirme yöntemleri uygularız ama daha ateşi icad etmemiş atalarımız var ve doğa da tüm diğer canlılar ateşi icad etmedi. Düşünüp durup tekrar tekrar insan vücudu içi nen makul sindirim ve sentezin çiğ olduğuna dönüyorum. Isıl işlemin olası en kısa süre ve yüksek hız olarak uygulanması bana makul görünüyor. Özellikle yağlar kullanarak sote dediğimiz pişirmeyi seviyorum.

Ben bu yüzden kısmen tıbbi yeme deneylerimi çiğ olarak yaptım. Sap kök gibi içerikler ve az miktarlarda yedim. Onları kendimi gözlemleyerek ya da içsel devam edeceğim ya azaltacağım ya bırakacağım. Belki elimde kalanalar olacak bilmiyorum. Yani şöyle de bakıyorum ve de düşünüyorum. Bir tadına bakıyorum ki vücudum onu tanıyor ve eğer bir gün onu canım çekerse belki onda benim için bir şey olacağı (his/sezgi) anlamına gelir mi? ki aslında ben bu anlamda his/sezgilerime geniş zamanlar içinde güveniyorum ve bir ölçüde besinleri kendime tanıyorum. Yani bilmiyorum ortaya karışık.

Aslıdan iyi bakarsak bitkilerin/sebzelerin çoğu yemeye bile uygun değil ve ondan pişiririz. Yani pişirerek yenmeyecek bir çok şeyi de yenebilecek az toksik hale getiriyoruz

Yani böyle bir bakışta bana bitkiler için öncelikle yeme biçimi, meyveler, yenilebilir yemişler, yenilebilir tohumlar ve köklermiş gibi geliyor. Çiğ onlar daha canlıymış gibi geliyor. İlk koparıldığında yeme, koparır koparmaz onu yeme daha etkinmiş gibi geliyor .Şimdi hepsi miş gibi geliyor.. Mesela gerçekten de bir kaç yıl tohum ya da yemişlere bir şey olmayacağını biliyoruz bunlar besin değerini kaybetmez. Aslıdan köklerde, yani yumruları iyi saklanırsa olabildiğine kendini koruyabilir..

Kutsal tarım...

Arkadaşlar öncelikle bahçecilik yapan, sebze yetiştiren varsa aşağıda bu yıl sipariş edip denediğim ve şu an çiçeklenen/yeşil meyvelenen iki domatesi tavsiye edebilirdim.
https://www.pttavm.com/ata-tohumu-yoresel-iri-nergele-domatesi-100-adet-tohum-p-112721882
https://www.pttavm.com/ata-tohumu-yerli-dogal-koy-domatesi-100-adet-tohum-p-118072884

Şu an bu tavsiye için erken görünebilir ve bu size tuhaf görünebilir ancak bugün pazardaydım. Marketlerin manav reyonlarına baktım. Bahçede bir kaç çeşit daha ekilmiş domates çeşidi var gelişiyor onlara bakıyorum . Bunun dışında kişisel tohum/fide yetiştirme uğraşı oldukça azaldı (çimlenmiyor, yanıyor, karaınca basar, sera ister, babamın tabiriyle hibrit değilse ne olacağı belli değil, bitmez yanar, yerliye hastalık vurur vs) bu yüzden babam fidecilerden biraz bir şeyler alıyor, bunu da ekleyerek yorum sundum..

Yukarıda linklediğim domatesler daha gelişim aşamasında güçlü iri sağlam gövdeli , çok yapraklı ve tek gövde budaması yapılmazsa neredeyse ağaç gibi gür, çok gövdeli/çatallı gelişen ilginç şey. Onlara baktım. Çiçeği bol ama demek istediğim şu ve şundan yazdım. Domatesi ektik. Normalde sırıkta tek gövde budama yapılarak büyütüür ancak ilk dikimde biraz güçlenene kadar el sürmeyiz. Bu domates daha bu aşamada tıpkı ana gövde gibi yan gövdelerle güçlendi ve onları diğerleri gibi budayamadık. Bu bölüm diğerlerinin yanında biraz domates ağacı ormanı gibi oldu.

Şimdi marketten sebze/meyve almayı düşünüyorum .Bu aynı şey değil.. Hiç bir anlamda aynı değil.  Biçim şu bu anlamında her anlamda seçilmiş türler ve tatsızlar, dokuları bile tuhaf...
Yani her şey yanlış. Yani madem bu kutsal tarım yapılıyor, iyi lezzetli ırkları yemeliydiniz.

Her neyse demek istediğim onların gelişimini sevdiğim ve ilginç/gür bulduğum için bahçe balkon vs ekim yapan varsa mutlaka denemeyi tavsiye etmek için yazdım. Bunu düşünürseniz onlara olabildiğine güneşli geniş bir alan sağlayın .Özellikle daha geniş bir alan .
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Alemtac

#18
Çok güzel bir çalışma olmuş, devamını dilerim.

Defneye kadar geldim, sonra devam edeceğim. Defne ile ilgili birkaç ilave yapmak istedim: Yünlü, ipekli gibi güvenin seveceği eşyaların arasına konursa, güve kaçırır. Naftalin gibi kimyasal kullanmaya gerek olmaz, hemde eşyanın güzel kokmasını sağlar. Kokusu ağır basan balık, kuzu eti gibi gıdaları pişirirken içine ilave edilen bir kaç yaprak defne aramotik koku verir.

Tütsü olarak kullanmayı denedim, çok fazla duman çıkıyor. Oğlumun ev tozuna allerjisi var..astım gibi öksürüyor, dumanı fena etkiledi. Bilgin olsun istedim.
 

Dionysos

#19
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Alemtac

Çok güzel bir çalışma olmuş, devamını dilerim.

Defneye kadar geldim, sonra devam edeceğim. Defne ile ilgili birkaç ilave yapmak istedim: Yünlü, ipekli gibi güvenin seveceği eşyaların arasına konursa, güve kaçırır. Naftalin gibi kimyasal kullanmaya gerek olmaz, hemde eşyanın güzel kokmasını sağlar. Kokusu ağır basan balık, kuzu eti gibi gıdaları pişirirken içine ilave edilen bir kaç yaprak defne aramotik koku verir.

Tütsü olarak kullanmayı denedim, çok fazla duman çıkıyor. Oğlumun ev tozuna allerjisi var..astım gibi öksürüyor, dumanı fena etkiledi. Bilgin olsun istedim.

Defneyi tütünle az miktarda bile içemedim . Tütsü kırk yılın başı bir yakıyorum.  Şu an tütün sardığım poşete iri kayatuzlarıyla birlikte bir kaç yaprak ekliyorum.

Kekik içilebiliyor. Tütünle. ama buna gerek kalmadı. Ben sorunlarımı soğuk duşlar ve omurgayı düzenleme (kendi kendine osteopati) ile büyük oranda çözmüş görünüyorum, teşekkür ederim.

Devamına gelince. Bitkilere nereden sardık?
-şifa arayışı, belli sorunları çözme.
-Bir gün doğada kalırsak kendine yetebilme ve onları tanıyabilme
-K'ların Ark'a flor detoksu için altınmühür kökü çiğne/ye dediği

Şu an kabaca çevredeki yenilebilir bitkileri öğrendim. Çok az kök var ve besleyici şey. Umarım böyle bir şeye gerek kalmaz çünkü bitkilerle beslenileceğini sanmıyorum ama mecbur kalsaydım bir süre idare ederdim. Bunun dışında galiba neredeyse her bitkini tıbbi kullanımı var. Bazılarını öğrendim ama denemedim.

Bu başlığı açtığım zamana/döneme göre benim sağlığım gelişti. Yani sanırım şimdilik bu işi büyük oranda bırakmış görünüyorum çünkü ihtiyaç duyulmuyor ama tabi ki ilgili bir şey olursa eklerdim.

twitter takip listemde özellikle et tabanlı diyet ve ketoyla kişisel sağlık öyküsü olan çok fazla insan var ve twitter önerilerime bu nedenle benzer kişiler düşüyor. Geçen bir tane aralıklarla dere, arazi suyu içene rastladım. Bunun yararı olabileceğini düşünüyor ya da metabolizmasının buna alışık olmasını istiyor ve bakteri korkusu için sadece mideyi güneşlendiriyor. Benimki biraz da buna benziyordu. Ataların çiğ yemesi, bedenin buna uyumlu/hazır olması ve neler olacağını görme ve gerçekten sağlık yararı arayışı.

Her neyse bana göre artık osteopati ( ya da mekanik omurga sağlığı) botanikten üstün görünüyor ve soğuk duşlar güçlü, çok güçlü.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

sirera

#20
Bu çok kıymetli bir başlık olmuş.
Okurken Dionysos senin yazarken dil bilgisi kurallarını umursamadan yazman ne güzel, içinden geldiği gibi o anda ne düşünüyorsan doğaçlama yazdığın şu yazı ile beni gülümsettin aslında laf aramızda epey sesli gülümsedim, bi an telefonu elimden bıraktım ve gülmeye devam ettim.
 Ne diyim sen de mutlu ve huzurlu ol.
Alıntı YapDeri Emilimi ve Sentezi ya da Bitkilerin Deri Üzerinde Tıbbi Kullanımı

Bu açıkçası şu aşamada çok denediğim-bildiğim bir yöntem değil. Bir başlık olarak açmış bulundum

Sinirli ot hakkında birkaç anım var, bu gerçekten yüksek şifaya sahip bir ot. Çok tuhaf bir şekilde aniden düşmemle diz kapağı bölgesinin kalem uzar gibi şişmesi dakikalar sürdü. Şaman bir arkadaşım aradı o anda telefonda durumu anlattım ona, geldi, dışarda bahçede dolaştı topladığı otları havanda ezdi iyice pelte yaptı tencerede ısıttı dizimi sardı. Üç gün açma dedi. Ben bir gün sonra sabah olunca açtım
Şişin indiğini görmek şaşırtıcıydı.
Bir diğeri de çaresiz bir kaşıntı nöbetini yine pelte yaparak uygulaması kaşıntıya çare olmuştu. Bunu gece yarısı rüyamda görüp bahçede gördüğüm otu uygulayarak yapmıştım. Sinirli ot muhteşem gerçekten.
Sigarayı kekikle deniycem. Sağol.
Defneyi Alemtaç ın söylediği gibi kullanıyorum.Defneye hayranım. Ama tütsüsü bana da ağır geliyor. Adaçayı tütsüsüne bayılıyorum :)

Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Dionysos

#21
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sirera

Bu çok kıymetli bir başlık olmuş.
Okurken Dionysos senin yazarken dil bilgisi kurallarını umursamadan yazman ne güzel, içinden geldiği gibi o anda ne düşünüyorsan doğaçlama yazdığın şu yazı ile beni gülümsettin aslında laf aramızda epey sesli gülümsedim, bi an telefonu elimden bıraktım ve gülmeye devam ettim.
 Ne diyim sen de mutlu ve huzurlu ol.

Ben iç sesimle, içten, yarı sesli konuşur gibi yazarım. Bazıları okumakta zorlandığını söyler. Dil bilgisi kuralarını fi tarihte umursuyordum. Bu uzun bir hikaye. Son olarak; Kasyopya da bir yerde;  kendini duyguları açık ve dürüst ifade etme diye bir şey aklımda kalmıştı. Bir de duygusal mozaik bunun sorun çözeceği gibi bir şey. Bir blog açtım ve ayrıca mail taslakları açtım ve kendimi tam düşündüğüm hissettiğim ve ne yaşıyor hissediyorsam o olacak şekilde ifade etmeyi yazarak çalıştım ve yılarca sürdürdüm.

Sinirli otun içerik mineral kombinasyona baktım. Yara iyileştirme katkısı bakırla mı ilgili olabilir emin değilim ama böyle bir açıklaması olmalı .

Temenniler için teşekkür ederim. Mutluluk ve huzur dilerim.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#22
Ornithogalum umbellatum (yerel ismiyle sakarca/çökülce) otu üzerine



Bu bitki karadenizde doğal faunanın parçası olarak bolca var ve baharın çiçek açar açmaz bolca sökülür. Soğanı (başı) olduğu için doyurucu bir yemek addediliyor. Bu buradaki toplayıcılığın en önemli parçalarından biri.



Bitki yeterince iyi pişirilmediğinde ciddi sindirim sorunlarına neden olur. Bu mantar toplamayla ilgili bilgi topladıktan sonra onun toksik olabileceğini düşünmeme yolaçtı. Çocukluk yıllarımda bir kez bitkinin yemeğinden rahatsız ya da irrite olup onu yemeyi uzun bir süre bıraktım. Geçtiğimiz yıllarda köye döndüm ve aralıklarla ondan söküp yedik. Bugün normalde baharda açması gereken bu bitkinin seyrekte olsa çiçek açmaya başladığını gördüm.

google da İngilizce olarak bitkinin toksik olup olmadığını aradığımda şunu budum.

Alıntı YapBitki, özellikle soğanı ve çiçekleri, insanlar ve hayvanlar için toksik olan kardiyak glikozitler, özellikle konvallatoksin ve konvallosid içerir. Zehirlenme belirtileri bulantı, tükürük salgısı, kusma, ishal ve nefes darlığının yanı sıra dudaklarda, dilde ve boğazda ağrı, yanma ve şişmeyi içerir.

Vikipedi

Her neyse bildiğim kadarıyla bütün Ordu köylüleri bunu bolca yiyor. Sanırım onu yememeliyiz. Belki çok az tüketim ilaç kadar ve belki turşulama ve fermentasyonla tüketim. Peki ben yemedim diğerleri yiyecekler! Ülkede hiç botanikçi yok mu?

Amaranthus (albus ya da palmeri ya da diğer emin olamadım ama yerel adı hoşgıran olan bitki) üzerine



Bu bitki sebze bahçelerinde doğal konakçı olarak gelişir. Ordu çevresinde tüketiliyor. Güney Amerika da ise tohumu tüketilmiş. Bir gün anneannemin onu yiyemediğini öğrendim. Onu ciddi derecede rahatsız ediyormuş. Bunu öğrendikten sonra onu yemiyorum. Annem kendi annesinin yiyemediği bu bitkiyi her yıl toplar ve pişirir ve yer. Bir de üstüne annem böyle hoşgıran, kaldirik gibi (doğadan toplanan şeyler-otlar) bilmez tüketmezdi ben bunları bu köye gelin gelince öğrendim der.  (Soluk, tadı yok, tatsız, saman tadında, soğan ve tereyağı dışında lezzet yok, tuhaf bir tadı var.)

Bitkinin İngilizce olarak toksisitesini aradığımda çelişkili sonuçlar çıktı. Zehirli değil ama nitrat yoğunlaştırır deniyor. Hafif toksik ya da güvenle tüketilebilir diyen kaynaklarda mevcut. Nitrat nedeniyle hayvan bile yemesin diyen içerikte var.

Alıntı YapBitki, yapraklarındaki nitratların varlığı nedeniyle besi hayvanları için toksik olabilir . Palmer amaranth'ın fazla toprak nitrojenini emme eğilimi vardır ve aşırı gübrelenmiş topraklarda yetiştirilirse insanlar için bile aşırı düzeyde nitrat içerebilir.

vikipedi

Bitkilerin toksisitesini aramak nereden aklıma geldi?

İşin aslı mantar toplayıcılığı ile ilgili intenetten bilgi edinmeye çabaladım. Yazılı içerikleri videolar ve facebook grupları vb. aracılığıyla. Yani açıkçası çevrede tanımadığımız yemediğimiz yenilebilir mantar varsa öğrenmekte istedim.

Aşağıdaki mantar görselini bir Ordu haber sitesinde aldım. Bu mantarın çok lezzetli ve değerli olduğunu söylüyor.
https://hayatgazetesiordu.com/foto/18367695/ordudaki-mantar-cesitlerini-kesfedin-sasiracaksiniz?4

Ramaria formosa


İşin aslı bir mantar toplama grubuna gitseydik. Bu mantarı yemeyin toksik (zehirli) diyeceklerdi. Yakınlarda katıldığım facebook mantar grupları var. Mantarları tanımayıp fotoğraf ekleyip soranlar olur. Örneğin bu mantar eklenirse (ki buna şahit oldum) bizim bu yöreden takipçi varsa; "kızart, kavur, ye çok lezzetli" yazar ve grup yöneticileri ise yemeyin diyecektir. Bu sefer yöre insanları grup yöneticilerine; "biz yıllardır yiyoruz bir şey olmadı" diyecekler. Sonra genel takipçiler; "bu kızartın yiyinciler için bir şey yapılmalı" diyecekti.

Bu mantarı Ordudayken yayladan insanlar topluyor diye topladım ve -eski- kayınvalidemin evine getirdim. Ben dahil herkes yedi ve hepsi sonra bana ishal felan olup olmadığımı sordu. Onlar bir daha yemedi.

İşin aslı aynı adda (gelin parmağı) ve aynı biçimde fındık bahçelerinde olan daha küçük gri/bej rengi ve buna göre acı sütlü olmayan bir yerel mantar çeşidi daha var, bu severek tüketilir. Bu ikisi sanırım tam aynı mantar değil. Mesela bu ikinci dediğimi yemeye devam edeceğim ancak o görseldekini bir daha yiyeceğimi sanmam.

Her neyse o otu da bu mantarı da yiyen 90 lıklar vardır ki ben de yedim. Toksisite yok mu? Şimdi mantarda burada tuzlama ve suyu çıkana kadar sıkma var. Bitkide de haşlama ve yoğun pişirme var. Sanırım bunlar biraz azaltıyor olmalı ya da toksisite ille de ağır biçimde zehirleyecek demek olmayabilir. Bunlar hafif olabilir ancak yine de eminim toksiklerdir.

Sonuçta hafif sindirim sorunları bile yapan mantar toksik addediliyor. Buradan yola çıkarak bitkilerde sanırım bunu yapıyor dedim kendi kendime ve bu bunları aramamı sağladı.

Bitkileri kimse konuşumuyor. Tıp.

Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#23
Beslenmeyle ilgili Tamamı Hızlı/Kestirme Alıntılara Dayalı Bazı Basit Temel Gerçekler

S:Et insan vücudu için toksik midir?

C:Etin kendisi doğal olarak insan vücudu için toksik değildir.

https://www.quora.com/Is-meat-toxic-to-the-human-body

S:İnsanların yutması için zehirli olan herhangi bir tür taze hayvan eti var mı?

C:Evet kesinlikle. Bazı hayvanlar etlerinde toksinleri biriktirir ve yenildiğinde zehirlidir. Bazı deniz hayvanları, bazı kurbağa ve semender türleri vb.

https://www.quora.com/Is-there-any-kind-of-fresh-animal-meat-that-is-poisonous-for-humans-to-ingest

S: Çiğ et yemek ne kadar güvenlidir?

C: İnsanlar omnivordur: çiğ eti sindirebilir ve gelişebiliriz.
Çiğ etin tehlikeleri hazımsızlıkla değil, enfeksiyonlarla ilgilidir.

https://theconversation.com/the-dangers-of-eating-raw-meat-179590
https://www.medicinenet.com/why_do_some_people_eat_raw_meat_and_is_it_safe/article.htm

S: Bitkiler bizim için toksik midir?

C:Çok sayıda bitki, hayvanlar veya insanlar tarafından yutulduğunda olumsuz etkilere neden olabilir. Bitki toksisitesi, alkaloidler, glikozitler, proteinler ve amino asitleri içeren çok çeşitli kimyasal toksinlerden kaynaklanır. Toksisiteden sorumlu belirli bir kimyasalın belirlenmediği birkaç önemli toksik bitki vardır.

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/20358683/

Birçok bitki, yutulduğunda veya bitki kimyasallarıyla cilt teması yoluyla insanlar için zehirlidir.

https://www.cdc.gov/niosh/topics/plants/default.html

Doğal toksinler, bazıları genellikle gıda olarak tüketilen çok çeşitli bitkilerde bulunur. Yutulduğunda bu toksik maddeler insan sağlığına potansiyel olarak zararlı olabilir.

Doğal Bitki Toksinleri Nelerdir ve Neden Bulunurlar?

Bitkilerde doğal olarak doğal toksinler bulunabilir. Genellikle bitkiler tarafından bakteri, mantar, böcek ve yırtıcı hayvanlar gibi çeşitli tehditlere karşı kendilerini savunmak için üretilen, türe özgü olabilen ve bitkiye kendine özgü özelliklerini, örneğin renkleri ve aromaları veren metabolitlerdir. Gıda bitkilerindeki yaygın doğal toksin örnekleri arasında yeşil fasulye, barbunya fasulyesi ve beyaz barbunya fasulyesi gibi fasulyelerdeki lektinler; acı kayısı çekirdeği, bambu filizleri, manyok ve keten tohumlarında siyanojenik glikozitler; patateslerde glikoalkaloidler; ginkgo tohumlarında 4'-metoksipiridoksin; taze zambak çiçeklerinde kolşisin; ve muskarin bazı yabani mantarlarda.

https://www.cfs.gov.hk/english/multimedia/multimedia_pub/multimedia_pub_fsf_13_02.html

Gıdalardaki doğal toksinler

Anahtar gerçekler

Gıdalarda bitkilerin savunma mekanizmaları olarak, toksin üreten küf istilası yoluyla veya toksin üreten mikroorganizmaların hayvanlar tarafından yutulması yoluyla bazı doğal toksinler oluşabilir.
Doğal toksinler çeşitli olumsuz sağlık etkilerine neden olabilir ve hem insanlar hem de çiftlik hayvanları için ciddi bir sağlık tehdidi oluşturabilir. Bu toksinlerin bazıları son derece güçlüdür.

https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/natural-toxins-in-food

Çoğu bitki toksininin spesifik tedavileri veya panzehirleri yoktur.

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/12012742/

Bitki Hepatotoksinleri

Bitki toksinleri , bakteriler, mantarlar, böcekler ve yırtıcı hayvanlar gibi çeşitli tehditlere karşı kendilerini korumak için bitkilerin oluşturduğu doğal olarak oluşan fitokimyasallar veya ikincil metabolitlerdir. Toksinler, meyve ve sebze gibi yaygın olarak tüketilen insan gıdalarında bulunabilir. İnsana maruz kalma, endüstride kozmetik veya fitomedikin için kullanılan bitkisel ürünlerden de gelebilir.  Bu toksinlerin tüketimi zehirli olabilir ve karaciğere ciddi şekilde zarar verebilir. Karaciğer üzerindeki olumsuz etkiler, karaciğerde oluşan fitokonstitüentlere veya metabolitlere bağlıdır. Bitki toksinleri birçok farklı cins veya kimyasal kategoriye ayrılabilir. Örneğin, Senecio, Echium, Cynoglossum, Heliotropium, Crotalaria ve SymphytumSymphytum hepatotoksik pirolizidin alkaloidleri içerir. Diğer cinsler glikozitler, proteinli bileşikler, organik asitler, alkoller, ışığa duyarlılaştırıcı ve zehirli sarmaşık ve uçucu yağlar gibi temasa duyarlı maddeler içerir.

https://www.sciencedirect.com/topics/earth-and-planetary-sciences/plant-toxin

Yenilebilir Bitkiler Savunmalarını Üzerimize Çevirdiğinde

bitkilerin bazılarının, şükürler olsun ki çoğu insanın asla görmediği başka bir tarafı daha var: içlerindeki az miktarda toksin. Birçok tohum, yaprak ve kökte bulunan az miktarda zehir, bitkiler ve onları yemeye çalışan hayvanlar arasındaki uzun süren silahlanma yarışının sonucudur.

https://www.npr.org/sections/thesalt/2013/10/01/228221063/when-edible-plants-turn-their-defenses-on-us


Ancak yapraklı yeşillikler, diğer sebze ve meyveler gibi bazen zararlı mikroplarla kontamine olur. Yapraklı yeşillikleri yıkamak tüm mikropları yok etmez. Çünkü mikroplar yaprakların yüzeyine yapışabilir ve hatta içlerine girebilir. Salatada veya sandviçte olduğu gibi kontamine yapraklı yeşillikleri önce pişirmeden yerseniz hasta olabilirsiniz.

Many Amerika Birleşik Devletleri'ndeki birçok gıda kaynaklı hastalığa , insanların çiğ yediği sebze ve meyvelerdeki mikroplar neden olur.

Yapraklı Yeşillikleri Yemek
Amerika Birleşik Devletleri'nde her gün milyonlarca porsiyon yapraklı yeşillik güvenle yenir. Ancak yeşil yapraklı sebzelerde bazen salatada olduğu gibi yeşillikleri çiğ yerlerse insanları hasta edecek kadar mikrop bulunur.

https://www.cdc.gov/foodsafety/communication/leafy-greens.html



hint fasulyesi (Ricinus communis) ve çiğ fasulye (Phaseolus vulgaris) ile ciddi gastrointestinal etkiler görüyoruz. Sonbahar çiğdemi, çoklu organ yetmezliğine yol açan bir hücre toksini olan kolşisin içerir.

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/19401984/

Neden çiğ bitki yiyemiyoruz?

Ham bitkiler, selülozdan yapılmış hücre duvarları nedeniyle insanların sindirimi zor olabilir. Selüloz, vücudumuzun parçalanmakta zorlandığı karmaşık bir karbonhidrattır. Pişirme bitkileri bu hücre duvarlarının parçalanmasına yardımcı olarak besinleri daha erişilebilir ve bitkilerin sindirimini kolaylaştırabilir. Ek olarak, yemek pişirmek, çiğ bitkilerde bulunabilecek zararlı bakteri ve parazitlerin yok edilmesine yardımcı olarak tüketilmelerini daha güvenli hale getirebilir.

https://www.quora.com/Why-cant-we-eat-raw-plants

Farklı pişirme yöntemlerinin bitkisel oksalat içeriğine etkisi

Özet
Tüm böbrek taşlarının yaklaşık %75'i esas olarak (bitki yapraklarındaki) kalsiyum oksalattan oluşur ve hiperoksalüri bu bozukluk için birincil risk faktörüdür. Dokuz çeşit çiğ ve pişmiş sebze, enzimatik bir yöntem kullanılarak oksalat açısından analiz edildi. Test edilen çiğ sebzelerin çoğunda suda çözünür oksalat oranı yüksekti. Kaynama, çözünür oksalat içeriğini %30-87 oranında belirgin şekilde azalttı ve buharda pişirmeden (%5-53) ve pişirmeden (sadece patatesler için kullanılır, oksalat kaybı olmaz) daha etkiliydi.

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/15826055/
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

Beslenmeyle ilgili Tamamı Hızlı/Kestirme Alıntılara Dayalı Bazı Basit Temel Gerçekler -2-

S: Baklagilleri çiğ yemek güvenli midir?

C: Hayır, baklagilleri çiğ yemek genellikle güvenli değildir. Fasulye, mercimek, nohut ve bezelye gibi baklagiller, ham haliyle tüketildiğinde toksik veya sindirimi zor olan bazı maddeler içerir. Bu maddeler arasında lektinler, fitik asit ve proteaz inhibitörleri bulunur.

Lektinler, besin emilimini engelleyebilen ve sindirim rahatsızlığına neden olabilen proteinlerdir. Fitik asit, demir, çinko ve kalsiyum gibi minerallere bağlanarak biyoyararlanımlarını azaltabilir. Proteaz inhibitörleri proteinlerin sindirimine müdahale eder.

Baklagilleri güvenli ve daha sindirilebilir hale getirmek için uygun şekilde pişirilmeleri gerekir. ...

https://www.quora.com/Is-it-safe-to-eat-legumes-raw

S: Tahılları çiğ sindirebilir miyiz?

C: Tahıllar mevsimden mevsime dayanacak şekilde evrimleştiğinden , onları çiğ olarak sindiremeyiz . Tahıllar tüketilmeden önce soyulmalı, çatlatılmalı, şişirilmeli, patlatılmalı veya öğütülmelidir.

https://www.precisionnutrition.com/all-about-grains

S: Çiğ tahılı sindirebilir misin?

C: Uzmanlar Kesinlikle Hayır Diyor

S: Çiğ Un Yiyebilir misin?

C: Uzmanlar Kesinlikle Hayır Diyor

https://www.southernliving.com/food/kitchen-assistant/can-you-eat-raw-flour
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#25
Beslenmeyle ilgili Tamamı Hızlı/Kestirme Alıntılara Dayalı Bazı Basit Temel Gerçekler -3-

Alıntı YapMeyvelerde toksin var mı?

Bazı sert çekirdekli meyvelerin çekirdekleri, siyanojenik glikozit adı verilen doğal bir toksin içerir . Bu meyveler kayısı, kiraz, şeftali, armut, erik ve kuru erik içerir. Meyvenin eti zehirli değildir. Normalde siyanojenik glikozitin varlığı tek başına tehlikeli değildir.

https://inspection.canada.ca/food-safety-for-consumers/fact-sheets/specific-products-and-risks/fruits-and-vegetables/natural-toxins/eng/1332276569292/1332276685336

Sonuçlar -Yorumlar

Sanırım şöyle anlıyorum. Bitkiler de akıllı canlılar. Yenmemek için ve varlıklarını sürdürme ve koruma için savunma önlemleri var. Kirpilerin dikenleri ya da kaplumbağanın kabuğu gibi.

Meyvelerinde neden zehir yok? (İstisnalar hariç)

Sanırım meyveyi yiyerek bitkiyi öldürmüyorsun. Onun tohum saçmasını engellemiyorsun hatta tohumunu sert kabuğu nedeniyle yemeyerek atacaktık ve onun neslini sürdürmesini sağlayacaktı hatta üste tohumu başka bir yere taşıyor olacaktık. Bir çok meyve tohumu yutulduğunda bile mide tarafından sindirilemeyecek zarlarla ve korumayla kaplıdır. Bu yolla tohumlar seyahat eder.

Tahıllar çimenlerin ve bakliyatlar değişik otların tohumlarıdır. Bitki bu tohumu varlığını sürdürebilmek için üretir. Bunu yemeye kalktığımızda bir anlamda bitkinin varoluşuna, neslini sürdürecek yumurtalarına saldırıyoruz. Bitkiler bunu yapmamamız için önlemler almış görünüyor. Çiğ olarak bitki tohumunu yemeye kalksaydık pek çoğunu daha çiğnerken acı bulup atardık ya da bir miktar yediğimizde sindirim sorunları alıp tekrar yemezdik. Pişirme sorunları azaltsa da tamamen gidermiyor ancak onları (örneğin patates, bezelye) bir oturuşta 2 kilo yemediğimiz için güçlü biçimde zehirlenmeyiz. Yani yine de bir ölçüde toksik etkiye maruz kaldığımızı varsaymalıydık.

İnekler çimleri yiyor ancak bu sanırım saç tıraşı gibi üstten biraz alıyor ve tohum başaklarını yiyebilirler miydi bilmiyorum çünkü onlar örneğin insan gibi bir canlı yemeye kalksa boğaza sarabilecek ters tüylerle kaplıdır. Bunu bir kez deneyen kişi ikinci kez asla denemezdi.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

Beslenmeyle ilgili Tamamı Hızlı/Kestirme Alıntılara Dayalı Bazı Basit Temel Gerçekler -4-
WEF ve diğerleri ne yapıyor olabilir?

Şimdi insan atalarıyla bağlantıyı kaybettiği ve daha yemeğinin ne olduğuna bile karar veremediği için yemeğin doğrulaması konusuna ilk iş olarak sindirim sistemi en benzer hayvana yönelecekti.

google'a insan sindirim sistemi en en yakın hayvan(lar) hangileridir diye sorarsam (direkt, spesifik olarak) bu yanıtı alırdım.

Alıntı YapHangi hayvanların sindirim sistemi insanlara en yakın?

Şempanze ve bonobo gibi primatların sindirim sistemi insanlarınkine çok benzer. "Meyveler, yapraklar, böcekler ve bazen de küçük hayvanlardan oluşan dengeli bir beslenme"leri vardır.

https://www.quora.com/Which-animals-have-the-closest-digestive-system-to-humans-and-what-do-they-eat-and-in-what-quantities

Yukarıdaki bu soruyu sorarken aslında çoğul soruyorum ve atıyorum maymun, ayı, domuz, fare, köpek, tavşan vb. gibi bir kaç hayvanı içeren çoklu yanıt umuyorum. Taşlığı olan kuşlar ve işkembesi olup geviş getiren otçullar hariç en az bir kaç hayvanı.

Bilim bilimcilerin bir çoğuna göre atalarımız et yiyen mağara çağı insanları değil direkt şempanzelerdir ve çoğuna göre sanırım et yeme bir canlıya zarar verme nedeniyle etik tartışmaya açılabilirdi.

Her neyse dönüp özel olarak kendi sorumu soruyorum.

Köpek ve insan sindirim sistemleri benzer mi?

Burada şu soruyu ve yanıtı ayrıca yakalıyoruz.

Alıntı YapHangi sindirim sistemi insana en çok benzemektedir?

Domuz

Sindirim sistemi insana çok benzeyen memeli domuzdur . Domuzların sindirim sistemi, ilgili organlar ve sindirim süreci açısından insanlara oldukça benzer. Bu benzerlik, domuzları insan sindirim fizyolojisinin incelenmesi ve tıbbi tedavilerin geliştirilmesi için değerli bir model haline getirmiştir.

https://www.quora.com/Which-mammals-digestive-system-is-very-similar-to-humans

Alıntı YapKöpeklerin sindirim sistemleri insanlara benzer mi?

Hem insanlarda hem de köpeklerde sindirim için tek mide sistemi (monogastrik) bulunur. Bununla birlikte, bir köpeğin sindirim sistemi, bir insanınkinden çeşitli açılardan farklılık gösterir . İnsanlarda sindirim, çiğnerken tükürükteki enzimlerin nişastaları basit şekerlere parçalamaya başladığı ağızda başlar.

https://badgut.org/information-centre/a-z-digestive-topics/animal-digestive-systems

Çeşitli açıların ne olduğunun açıklamasını arıyoruz! Uzunluk mu? Kayda değer bir açıklama ise bulamadık.

Burası çeşitli açılar sunmuş
http://www.funkyfur.com.au/blog/difference-between-dog-and-human-digestive-system

Mide asidi güçlü ve bağırsak yolları kısa, peki başka?
https://www.quora.com/How-is-a-dogs-digestive-system-different-than-a-humans

Alıntı YapBir köpeğin sindirim sistemi dört ana bölüme ayrılır: ağız ve yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsaklar ve kolon. Bir insanın sindirim sistemi de aynı kategorilere göre parçalanır, ancak yiyeceği A noktasından B noktasına götüren şey, tüylü dostlarımıza kıyasla insanlar için biraz farklıdır.

https://sundaysfordogs.com/blog/how-does-dog-digestion-differ-from-humans

biraz-mış. Yiyeceği a noktasından b noktasına götüren şey.

Alıntı YapFare ve insan sindirim sistemleri benzer mi?

Genel olarak, memelilerin sindirim sistemi güçlü bir şekilde korunmuştur; türler arasındaki büyük farklılıklar muhtemelen beslenmeden kaynaklanmaktadır. Ortak omnivor doğaları göz önüne alındığında, insanlar ve fareler güçlü benzerlikler paylaşıyor.

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4283646/

Özel olarak aramaksızın erişelemeyen ve doğa pişmiş bitki lifleriyle doludur.

Alıntı Yapİnsanlar, pişmemiş bitki liflerini sindirme konusunda otoenzime bağımlı omnivorlar arasında nispeten zayıftır. İnsanın kalın bağırsağı, benzer bir omnivor olan domuz ile çekum miktarı azalmış ve kolonu kısa olan, omnivor bir diyeti tüketebilen bir etobur olan köpeğinki arasında bir yerde bulunur. Bu eğilimin kanıtı, kısa zincirli yağ asitlerinin arka bağırsaktan emiliminin köpekler için bakım enerjisinin %2'sini, insanlar için %6 ila %9'unu ve domuzlar için %10 ila %31'ini oluşturmasıdır.

https://www.researchgate.net/figure/Comparisons-of-digestive-tract-anatomy-It-can-be-seen-that-the-human-digestive-tract-is_fig1_276660672

Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

Yabani Sebze

Aegopodium podagraria - L.



Buradaki adı Mendek. Baldıran dendiğini duyduk. Az önce google dan keçi ayağı da dendiğini öğrendim.

İngilizce aramalarımda bulduğum kimi çevrilmiş adlar

Yer Yaşlısı, Piskopos Otu, Gutotu,

Alıntı YapDiğer yaygın isimler arasında gerard otu , piskopos otu , gut otu ,  dağdaki kar , ana otu [2] ve yabani ana otu bulunur .
https://en.wikipedia.org/wiki/Aegopodium_podagraria

Yabani sebze tanımını buradan aldım. google böyle çevirdi
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/36297734/

Alıntı YapÖzet

Aegopodium podagraria. Ground Elder, yaklaşık 60 cm boyunda büyüyen ve kökleriyle hızla yayılan güçlü ve çok istilacı bir uzun ömürlü bitkidir. Yok edilmesi çok zordur çünkü toprakta kalan küçük bir kök parçası hızla yeniden büyüyecektir. Bazen bahçenin daha vahşi kısımlarında yer örtüsü olarak yetiştirilse de (çalılar ve bazı zambaklar gibi güçlü büyüyen soğanlar bunun içinde çok iyi büyür), diğer otsu türlerin çoğu için gerçekten çok kuvvetlidir.

Yenilebilir Kullanımlar

Yapraklar - çiğ veya pişmiş[2, 4, 5, 12, 54, 100]. Alışılmadık keskin bir tat[183], onu verdiğimiz insanların çoğunluğu bundan hoşlanmadı[K], ancak bazı raporlar bunun lezzetli bir sebze olduğunu söylüyor[244]. Yapraklar en iyi bitki çiçek açmadan önce hasat edilir; salatalarda, çorbalarda kullanılabilir veya sebze olarak pişirilebilir[9].

Referanslar    Yenilebilir Kullanımlar Hakkında Daha Fazla Bilgi

Tıbbi Kullanımlar

Antiromatizmal  Diüretik  Yatıştırıcı

Ground Elder'ın uzun bir tıbbi kullanım geçmişi vardır ve Orta Çağ'da gıda ürünü ve şifalı bitki olarak yetiştirilmiştir. Bitki esas olarak o dönemde keşişler, piskoposlar vb. tarafından tüketilen zengin gıdaların etkilerinden biri olan gut hastalığına karşı etkili bir gıda olarak kullanılıyordu. Bitki modern şifalı bitkilerde çok az kullanılmaktadır. Bitkinin tüm kısımları antiromatizmal, idrar söktürücü, sakinleştirici ve yara iyileştiricidir[9, 13, 53, 54, 61]. İnfüzyon romatizma, artrit, mesane ve bağırsak bozukluklarının tedavisinde kullanılır[9]. Haricen yanıklar, sokmalar, yaralar, ağrılı eklemler vb. üzerinde lapa olarak kullanılır[9, 268]. Bitki, ilkbaharın sonlarından yaz ortasına kadar çiçek açtığında hasat edilir ve daha sonra kullanılmak üzere taze olarak kullanılabilir veya kurutulabilir[9, 238]. Çiçekli bitkiden homeopatik bir ilaç yapılır[9]. Artrit ve romatizma tedavisinde kullanılır[9].

https://pfaf.org/user/plant.aspx?LatinName=Aegopodium+podagraria

Onu neredeyse tüketmiyoruz. Bölge tüketimi biliyor. Yani yenilebilirliği biliyoruz. Babaannem pişirirmiş. Evde çocukken zaman zaman piştiğine tanıklık ettim. Bazen annem ısırgana (çorbaya) katar vs ama özel olarak kendini toplayalım, çıkmış, zamanı gelmiş yiyelim demiyoruz. 3-5 yılda bir tadıyoruz.

Bu başlığı kurduğum dönemlerde bu bitki üzerinde durdum ve ben yaprak değil daha ziyade gövdeye yoğunlaştım. Bundan turşu kurulabileceğini düşünmüştüm ama deneyemeden öylece kaldı. Bitkinin bugün evde pişirilmesi gündemi oluşunca bunları yazdım.

Buna dönecek olursam.

Alıntı Yap(Persej) Weston Price'ın 'aktivatör X' adını verdiği madde nedir? Ve işte aktivatör X'in bir açıklaması: "Sütte ne kadar aktivatör X bulunduğu konusunda ne toplam güneş ışığı saatinin ne de sıcaklığın başlıca kontrol faktörü" olmadığını belirledi. Bunun yerine, 'en etkili faktörün süt hayvanlarının otlak yemi olduğu tespit edildi. Hızla büyüyen, yeşil ya da hızla kuruyan otlar en etkili olanlardır. Peki bu aktivatör X nedir?

C: Bilgi! Belirli nitelikteki otların bunu sağladığı gerçeğine dikkat edin. Bu prensibi gıdalara uygulayın

Güçlü bir bitki. Yani bu prensibi gıdalara uygulayını doğru anlıyorsak ya da benim yorumladığım gibi yorumlayacaksak bizim kimi sebzelere beş basar ya da basmalı. Yabani ve güçlü..

Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

sirera

#28
Keçi ayağı aegopodium podagraria ile baldıran conium maculatum farklı bitkiler.
Ben de biraz önce Angelica archangelica olduğunu umduğum bitkinin  tohumları , kurumuş dalları vs topladım, bir sürü, saplarını sigara filtresi yaptım. Kökünü çiğnedim,  umarım baldıran değildi bu diyerek 😅 Köklerini karbonatlı suya koydum. Toz haline getirip yemeklerde kullanmayı düşünüyorum . Enteresan bir aroması var. Şu sayfada hoş bir yazı var hakkında
 
https://acikradyo.com.tr/botanitopya/buyuleri-ve-sifalariyla-melek-otu
Aktivatör x ise belki senin "hayvanlar bitki yiyor o zaman biz hayvan yiyerek ottaki vitamini de almıyor muyuz" diye sorduğun soruya ( doğru anladıysam) bir cevap gibi.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Dionysos

Alıntı yapılan: sirera - 04 Haziran 2024, 19:39:29 Keçi ayağı aegopodium podagraria ile baldıran conium maculatum farklı bitkiler.
Ben de biraz önce Angelica archangelica olduğunu umduğum bitkinin  tohumları , kurumuş dalları vs topladım, bir sürü, saplarını sigara filtresi yaptım. Kökünü çiğnedim,  umarım baldıran değildi bu diyerek 😅 Köklerini karbonatlı suya koydum. Toz haline getirip yemeklerde kullanmayı düşünüyorum . Enteresan bir aroması var. Şu sayfada hoş bir yazı var hakkında
 
https://acikradyo.com.tr/botanitopya/buyuleri-ve-sifalariyla-melek-otu
Aktivatör x ise belki senin "hayvanlar bitki yiyor o zaman biz hayvan yiyerek ottaki vitamini de almıyor muyuz" diye sorduğun soruya ( doğru anladıysam) bir cevap gibi.


Baldıran o bitkiye (mendek adı verilene) verilen ikinci bir yöresel ad ve ayrıca yine Baldıran denen Hılak adında buna çok benzeyen belki de onun dişisi erkeği denen benzer bir tür daha var ve burada yeniyorlar

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/3134851
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com