Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü
avatar_Dionysos

Denemeler, Söyleşiler ve Söyleyişler

Başlatan Dionysos, 21 Nisan 2018, 16:44:32

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Dionysos

#90
İşgal edilmiş, kolonize edilmiş bir dünyanın beslenme (enerji) ihtiyacı için kullanılan çiftlik hayvanlarıyız. (ya da yarı) Bunu ne görebileceğimizi ne yapılandırabileceğimizi ne de buna uyanabileceğimizi sanmam. (Arka planda biliyor olsakta-bilinçli gerçeklikte bunu açamayız) Kafamda gerçeği ç-evirirken bağımsız varoluşlar olarak kendimizi imlemeyi yeğlerim. Her defasında bunu yapacağım. Kendi bağımsız varoluşum. Bu benim gerçekliğim. Doğaya karşı. Biraz kendi türüm var. Bana benzeyenler ama çok azımız.
Ben doğaya karşıyım.

Burada sürekli bir şey yapacak(mış) gibi ,bir şey yapacakmışız gibi yaşadım. Yani bir zaman sırası gelecek ve bize de iş yapma sırası gelecek gibiydi. Bu hiç olmayacak gibi. Şimdi. Zaten enerjim tükeniyor.

Biz orada evrenin geri kalanından bağımsızmışçasına, bu gezegene düşmüş ya da atılmışçasına ya da burada doğmuş öylesine kendimizi çaresiz, yalnız burada bulmuşcasına ve salt kendi evrimimiz içinde kendi devimimizi sürdürürmüşçesine kendimizi görmeye devam edeceğiz gibi çünkü bunu istiyoruz. Diğerinin gerekli olup olmayacağını da bilmiyorum.

Sonuçta sanırım zihinsel olarak bir gerçeklik ya da ortak gerçeklik çerçevesi üretiyoruz. Boşluklar ya da diğerinin açığı varsa nerede  bilmiyorum.
Burada kimsenin uyanacağı, eğitilebileceğini ya da öğrenebileceğini sanmıyorum. Çok azımız. Çok şey yapmak için çok fazla zaman vardı ve çok fazla zaman vardı ve çok fazla zaman harcandı, öylece boşa gitti-heba oldu gibi hissediyorum ve sanırım kabaca ana hissettiğim bu. Asla sıra gelmeyecek. Kültür, sanat, bilim, ekin, beraber bir şeyler yapma, hiç biri olmayacak ya da tüm bunları yapıyor olduğunda ve denediğin de yoz ona saldırıyor ve diğer kültür ona saldırıyor.
Diğer taraftan bakarsak bu yukarıdan gelen kurgu ve çit imiş. Öyle bir şey varmış. Yani gezegenin bağımsızlığı, insanın bağımsızlığı, insan varlığının bağımsızlığı sağlanmadan burada bir şey yapılamayacak gibi. Gerçekliğimize ne tür sızmalar olur ya da bunu bize ifşa edecek neler girebilir bilmiyoruz, göremeyiz, çok ağır ve çarpıcı olmadıkça sonuçta göremezdik üstünü kapatırdık.

Kültür, sanat, bilim, estetik, yaratım ve diğerleri... Şiir. Müzik. Hiç bir zaman bunlara değer vermeyecekler gibi ya da sahtesini üretecekler ve sahte olanı gerçeğe yeğ tutup onu savunacaklar ve üretici faaliyete saldırıp onu askıya alacaklar gibi. Yoz olan her şey gerçeğin yerini alacak. Burası böyle...

Bu ölçüde zeka, zihinsel beceri taşıyan örgütlü bir varlığın bana göre sadece oyun, eğlence, kurgu, sanat, bilim, şiir, müzik, toplu zaman üretmesi gerekiyormuş gibi geliyor. Burada herşey saçmasapan.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#91
Tarım dedikleri, tarım efsanesi

Karadeniz sahil kesimi, denize 3-5 km ve 150-200 rakım..
Mart nisanda toprağa attığım Girit kabakları bu hafta çimlendi. Komşum mart kabağı diye bir laf var deyince öyle denedim hikaye.. Bu yaklaşık diğer sebze tohumları doğumu içinde bir gösterge. Gece sıcaklığı 13-14 ve 1-2 derece daha yükselecek.
Çoğu sebze için verim 75-100 gün sonra başlar ve burada domates biberi ancak 2 ila 3 ay hasat edersin. Serada iki ay önce ekilmiş fiden varsa ve toprağa alırsan iki hafta erken verim. Yine de sonuçta tüm bu sebzeler bir yıllık tohumluk tüm meyvesini yaklaşık verecek ...

Her neyse bu yıl sanırım kabak yılı
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#92
Kasyopya(nın anlatısı insanlara nasıl ulaşabilir ki yi düşündüğümde) aklıma gelen bir şey de şu.

Yakın olarak, "Matrix" ve "Avatar" filmlerini izlemek gibi bir sahneyi Kasyopyaynın bize anlattığı tarih öyküsünü izleme ya da okuma olarak gözümde canlandırıyorum.. Daha serti yok..

Yani kabaca kasyopyanın tarihi anlatısını bir tarihi roman ya da sekans sekans düzenlenmiş bir senaryoya ve filme dönüştürme gibi bir düşünce ve bunu izlediğimi hayal ediyorum . Kabaca.. (Bir ara yazma niyetimi de hayal etmeye kalkar olmuşken kimsenin okumayacağı şeyi  yazmayı hayal etmeyi /kurguyu bırak düşüncesiyle kapandı.)

Kabaca şöyle başlıyor

Oryondan ürettiği büyük gemi gezegene binen bir grup Kertiş ayrılıyor ve gelip dünyayı gözlemliyor ve sonra frekans çitini (Babil) inşa ediyor ve sonra gemi gezegeni güneş yanına çekiyor, parkediyor.

Sonra onları ortadoğu ya da Güney Amerikaya inmişken insanlarla ilk karşılaşmada görüyoruz. (ve K'ların diğer anlattıkları. Tarih ötesi mucizeler cihazlar gösteriyor, bir kutu veriyor, Nefilimi getiriyor, genetik deneyler yapıyor, bazı yapılar inşa ediyor bize matematik öğretiyor ya da her neyse ne biliyorsak hepsi ve herhangi bir ve bazıları)

Sonra kurgu açık ve tarih birleştirilebilir ancak Sodom ve Gomora yıkımı ya da her ne varsa.

Sonra gelecekte bugüne geliyoruz ve onlar Sümer tabletine, kutsal kitaplara ve tanrı anlatısına dönüşüyor. Bunu açıkça işliyoruz. Bu vizyon filmi oluyor. Cumhurbaşkanı(nda /bile) izlemek ve tahammül etmek zorunda. 

Bir kez böyle bir şeyi izlesek dinlesek yeterdi, tıpkı Matriks etkisi gibi. ve artık simulasyona saçmalığa ihtiyaç kalmaz(dı).

K'lar o kozmik zihin takımı tembel dediğinde gerçekten tembel ve haklılar.
K'lar bize onu kitaplaştırın dedi peki. Bu iş gizem peşine gitme ve ogregor gibi sürekli tuhaf şeyler arama uğraşı (mı) değil.
Biz bulduk aldık yazdık yayınladık bu şey orada. Kimse hiç bir şey yapmıyor.

Yani Laura'dan bekliyorlar o kitap yazmalı. Herşeyi Laura yapmalı. Sadece tek kitap ve sadece tarih . Tarihsel anlatı ve neyse o .Sadece. Bu yeterdi. Celse değil. Yazar grubu adında imzalanmış. Hepsi bu.  Hiç bir genişletme yapmadan ya da roman konusuna kişilere göre esnek ve ana tema bu.  Roman denmesi onu tüm çatışmadan uzak tutacaktır. Bir kurgu gerçeğe dönüşür ve kasyopya arkadan yazarı arayınca içeriğin ilham kaynağını arayınca bulunurdu direkt atıfa gerek kalmayacaktı. Kimse yargılayamazdı.. çünkü K'ları anlatmak güç ve bunu bir din efsanesine götürüyor yanlış yöne çekiyor vs önce ya da bir yolla gerçeği verince ve o orada olunca ne farkeder.

Her ne kadar insanların duymaya hazır olmadığını söylesekte bir geniş pencereden bakacaksak bence en ihtiyaç duyulan şey bu eğer biz türümüz neslimizi korumak sürdürmekten sözedeceksek ve bu konuda dürüstsek ve bu gerçek. En ulaşması gereken ve en dirençlimize bile en sertçe çarpması gerekecek gerçek gerçek o ve çarpmalı. Kendini korumak için.
Varlığımızı sürdürüyoruz peki, neslimiz, bedenimizi koruyoruz ve hayata tutunuyoruz niye_?  Neyi kutsadık?

Sanırım sadece acıyı umursuyoruz. Az mı olacak çok mu olacak. En az acıyı bunu bilerek sonuçta çekerdik. Tür olarak. Er ya da geç öğreneceğiz. Eğer geleceklerimizin yargısı varsa ve yargı dağıtan KH'larsak ve bu şey oradayken geçmişteyken onlara hiç açmamışsak yani dirençli olduklarını söyleyerek, gerçeği birilerinin kontrol ettiği ve ele geçirdiğini iddia ederek onları bilgilendirmek için hiç bir şey yapmamışsak, bir yol aramamışsak ?
Tür olarak bu şeye/türe aidiyette içtensem ve ya da onları türsel umursama konusunda içtensem bu şeyin(içerik kasyopyanın) dağıtımsızlığı ya da bu bilgi bende mevcutken onda olmaması ve benim ulaştıramamam konusunda ciddi çok ciddi içsel çatışkı bunaltı yaşıyorum..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#93
<blockquote id="quote"><font size="2" face="Trebuchet MS, Verdana" id="quote">Eklenti:<hr height="1" noshade id="quote">Orjinal Mesajı Ekleyen Dionysos

Kasyopya(nın anlatısı insanlara nasıl ulaşabilir ki yi düşündüğümde) aklıma gelen bir şey de şu.

Yakın olarak, "Matrix" ve "Avatar" filmlerini izlemek gibi bir sahneyi Kasyopyaynın bize anlattığı tarih öyküsünü izleme ya da okuma olarak gözümde canlandırıyorum.. Daha serti yok..

Yani kabaca kasyopyanın tarihi anlatısını bir tarihi roman ya da sekans sekans düzenlenmiş bir senaryoya ve filme dönüştürme gibi bir düşünce ve bunu izlediğimi hayal ediyorum . Kabaca.. (Bir ara yazma niyetimi de hayal etmeye kalkar olmuşken kimsenin okumayacağı şeyi  yazmayı hayal etmeyi /kurguyu bırak düşüncesiyle kapandı.)

Kabaca şöyle başlıyor

Oryondan ürettiği büyük gemi gezegene binen bir grup Kertiş ayrılıyor ve gelip dünyayı gözlemliyor ve sonra frekans çitini (Babil) inşa ediyor ve sonra gemi gezegeni güneş yanına çekiyor, parkediyor.

Sonra onları ortadoğu ya da Güney Amerikaya inmişken insanlarla ilk karşılaşmada görüyoruz. (ve K'ların diğer anlattıkları. Tarih ötesi mucizeler cihazlar gösteriyor, bir kutu veriyor, Nefilimi getiriyor, genetik deneyler yapıyor, bazı yapılar inşa ediyor bize matematik öğretiyor ya da her neyse ne biliyorsak hepsi ve herhangi bir ve bazıları)

Sonra kurgu açık ve tarih birleştirilebilir ancak Sodom ve Gomora yıkımı ya da her ne varsa.

Sonra gelecekte bugüne geliyoruz ve onlar Sümer tabletine, kutsal kitaplara ve tanrı anlatısına dönüşüyor. Bunu açıkça işliyoruz. Bu vizyon filmi oluyor. Cumhurbaşkanı(nda /bile) izlemek ve tahammül etmek zorunda. 

Bir kez böyle bir şeyi izlesek dinlesek yeterdi, tıpkı Matriks etkisi gibi. ve artık simulasyona saçmalığa ihtiyaç kalmaz(dı).

K'lar o kozmik zihin takımı tembel dediğinde gerçekten tembel ve haklılar.
K'lar bize onu kitaplaştırın dedi peki. Bu iş gizem peşine gitme ve ogregor gibi sürekli tuhaf şeyler arama uğraşı (mı) değil.
Biz bulduk aldık yazdık yayınladık bu şey orada. Kimse hiç bir şey yapmıyor.

Yani Laura'dan bekliyorlar o kitap yazmalı. Herşeyi Laura yapmalı. Sadece tek kitap ve sadece tarih . Tarihsel anlatı ve neyse o .Sadece. Bu yeterdi. Celse değil. Yazar grubu adında imzalanmış. Hepsi bu.  Hiç bir genişletme yapmadan ya da roman konusuna kişilere göre esnek ve ana tema bu.  Roman denmesi onu tüm çatışmadan uzak tutacaktır. Bir kurgu gerçeğe dönüşür ve kasyopya arkadan yazarı arayınca içeriğin ilham kaynağını arayınca bulunurdu direkt atıfa gerek kalmayacaktı. Kimse yargılayamazdı.. çünkü K'ları anlatmak güç ve bunu bir din efsanesine götürüyor yanlış yöne çekiyor vs önce ya da bir yolla gerçeği verince ve o orada olunca ne farkeder.

Her ne kadar insanların duymaya hazır olmadığını söylesekte bir geniş pencereden bakacaksak bence en ihtiyaç duyulan şey bu eğer biz türümüz neslimizi korumak sürdürmekten sözedeceksek ve bu konuda dürüstsek ve bu gerçek. En ulaşması gereken ve en dirençlimize bile en sertçe çarpması gerekecek gerçek gerçek o ve çarpmalı. Kendini korumak için.
Varlığımızı sürdürüyoruz peki, neslimiz, bedenimizi koruyoruz ve hayata tutunuyoruz niye_?  Neyi kutsadık?

Sanırım sadece acıyı umursuyoruz. Az mı olacak çok mu olacak. En az acıyı bunu bilerek sonuçta çekerdik. Tür olarak. Er ya da geç öğreneceğiz. Eğer geleceklerimizin yargısı varsa ve yargı dağıtan KH'larsak ve bu şey oradayken geçmişteyken onlara hiç açmamışsak yani dirençli olduklarını söyleyerek, gerçeği birilerinin kontrol ettiği ve ele geçirdiğini iddia ederek onları bilgilendirmek için hiç bir şey yapmamışsak, bir yol aramamışsak ?
Tür olarak bu şeye/türe aidiyette içtensem ve ya da onları türsel umursama konusunda içtensem bu şeyin(içerik kasyopyanın) dağıtımsızlığı ya da bu bilgi bende mevcutken onda olmaması ve benim ulaştıramamam konusunda ciddi çok ciddi içsel çatışkı bunaltı yaşıyorum..

[/quote]

Basitçe ve çok basitçe bir kitap basılırdı. Kısa öz okunabilir tek kitap . Roman ya da kurgu gerçekliğe atıf. Tarihi roman . "İnsanlığın Kayıp Tarihi" vb cezbedici bir ad. (Kasyopya bir yerlerde anılır -ara not ,perde arkası, sonuç içeriği ,dipnot  vs öne alınmaz)

Kitap amazon'a koyulur.

Herkesten bağış isteniyor . Bu (kitapa ait) satınalma tek bağış yolu olarak açıklanır. İkincil bağışlar için çoklu satınalma yapılır fazla kitap hediye edilir. Kitap organize hareketle bir kere çok satanlara tırmandırılır .Bir kere tüm forum okuyucularından faydalananda satınalma rica edilecek ya da almazsa canı cehenneme denir.

Kitap ilgili editör şu birilerine gönderilir biraz övgü alınır ya da çok satarsa bunu yaptıktan sonra ikinci baskıya eklenir. Neyse biraz sosyal medya çalışması yapılır . Twitter felan . Çevirme talebi uğraşı olur ve birilerine ulastırmaya çalışılır çabalanır ve elde net bir şey var ve postayla istenene gönderilebilir.

Birisi bunlar gerçek mi ne? dediğinde bu bir roman.
İki pencereli bakabilir . Gerçek diye dayatmadın koydun ortaya .Vahiy bildiri demedin, kasyopya yok.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#94
Okunmuş taş satıyorlar zırvalık
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#95
Kayıp İncil gibi bir etkileşim ismi.
Da Vinci'nin şifresinin şifresi gibi ikinci etkileşim ismi,
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#96
Postayı Putin'e ulaştır. Bunu nasıl yapardın?
Hediye ettin okumadı danışmanlar çöpe kaldırdı.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Dionysos

Kayıp İncil gibi bir etkileşim ismi.
Da Vinci'nin şifresinin şifresi gibi ikinci etkileşim ismi,

İsa Mesih'in Yeniden Doğuşu

Rusya da tt olursa Ellon Musk bile okur
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#97
Bilginin koruması ve celselerin elimizde patlayarak dokunanı yakması gibi olan şey hakkında serbest karalama denemesi

Bu tutmuş
Bu temizlemiş
Bu pişirmiş
Bu yemiş
Bu da hani bana demiş


Laura ve arkadaşları bu celseleri alıp yaydığında Bozadi gibi arkadaşlarımız erişip çevirip bazı alanlarda ilk paylaşımları da yaparak bize ulaştırdığında biz sonuçta sadece yiyicilerdik. Biz hala yiyicileriz. Bu durumda olmak istemiyorum. Diğerleri çoğu ortada böyle bir av ve yemek olduğunun farkında değil. Bazen belki hatırlatmayı denedik ancak ters tepkiler aldık buna çit etkisi diyorum. Kişilere yüklenmeyi ben bıraktım  çit etkisi diyorum. Bir bilgiyi almaya hazır olmayan insanlar görmeyi bıraktım buna çit tepkisi diyorum.

Arkadaşlar nasıl anlatmam gerektiğini bilmiyorum ama bir şey yapmalıyız ya da bir şey yapan sorumluluk alan bir ekibin parçası hissetmek istiyorum. Bu celseleri sadece gelip yayınlandığında boş boş konuşan durumunun parçası olmak istemiyorum.

Bu celseler kişi bazında yalnız örgütlü çaba olmadan yayılamıyor.  Organize faaliyet gerektiyor. Celseler sosyal medya kullanarak ya da yukarıdaki kitaplaştırma vb önerisi gibi yollarla yayılabilir. Propaganda ve reklam tekniklerinin psikolojik operasyon ve harp tekniklerinin de kullanımı mümkün .Kitle psikolojisinin temel bir bilgisi var. Reklam ve propagandacılar çok iyi bilir. Halkla ilişkiler denen gibi bir süreç. Tüm hepsi kullanılabilir. Kısa çarpıcı görseller, kısa film ve videolar, animasyon filmleri ve youtube ve sosyal medya araçları hepsi kullanılabilir. Takım gerekiyor, gereken bu.

Bunları yazdığımda kişi olarak refleksimin felan sorgulandığını gördüm. Oan da çit etkisi/tepkisi diyorum.

Çit bence nedir?
Çit yapay zeka AI olmalı. Arkasında 4KH projeksiyonu olsa bile organize birleşmiş eylemde bir çitten güçlü olmalıyız.

Ülkenin son yıllarını gördük. Yeni bir iktidarımız var. Bu iktidardan sonra sosyal medya ve internet kullanmak burada tamamen bir progaganda ,psikolojik harp savaşına maruz kalmak gibiydi. Tiyatroculuktan sihirbazlığa geçmiş bir adam var (Kubilay Tunçer) ve bir video söyleşinde şunu söylüyor. Bir tiyatrocu/oyuncu ve yönetmen vb gözünden film izlediği için filmin ve oradaki ikincil gerçekliğin içine giremeyip kurguya ve oyunculuğu izlemeye felan takılıyormuş. Mesela oyuculara bakıp :"aa yemek molasından yeni çıkmışlar" diyormuş oraya takılıyor ve bunu görünce filme ve oradaki sanal gerçekliğe adapte olamıyor.
Bir ara roman yazma, kurgu yazma, senaryo oluşturma üzerine okudum ,klasikler okudum ve yönetmen bazlı sanat filmleri izledim. Kurgu yapan gözüyle içeriği takip çabası ilk ilüzyon perdesini biraz sarsıyor.
Şimdi sosyal medya takibi de benim için biraz böyle oldu. Yani orada propaganda grupları, propagandacılar ve psikolojik harpten başka bir şey görmüyorum. O işin mutfağında değilim ama böyle oldum o kadar maruz kaldık ki ya da kasyopya vb de okuduk sonuçta bu durumdayım. Bu ben de tekrar tekrar şunu çağrıştırıyor bu iş yapılabilir, bu celseler yayılabilir, bunun yolları var ve bunu görüyorum. (Ben yaparım ben bilirim felan demiyorum mümkün oluşu görüyorum) takım işi) Birleşmiş eylem ve çaba başka hiç bir şey gerekli değil, organize hareket, tek denklem bu.

Benim açlığını çektiğim şey
Lauralar bunu alıyor, yayımlıyor. Orada bir organizasyon olsa mesela hemen bir de yayma işlevi takımı, halkla ilişkiler tarafı gibi bir şey olsa.  Forumlarına gidip tamam ne yapalım ve ne yapıyoruz dediğimizde (bunu oku şunu da oku dışında) bize onlar alıyor şunlar yayıyor  dense ve katılıp görev sorumluluk almak istiyorsan şunu bunu yapabilirsin dense. Yani bunun boşluğunu eksikliğini çekiyorum. Yani boş duruyoruz.

Şunu biliyorum 4KH hayatlarımızı mahfedebilir. Ben de sorun yok. Hayat kalmadı zaten ..

Bakın. Laura ve grubunun forumuna neredeyse sadece kendini iyi hissetmek kendini kurtarmak onlar bunu aldığı için ,orası mutfak olduğu için araya/mutfağa yakın durarak bir çeşit nemalanmak isteyenler gidiyor. Ortada hiç bir çaba yok. Orada hiç bir çaba yok ve alıp pişirense iş onların değil. Yeme iş değil. Katılımın tam tersi.

Şimdi diğerlerimizi bilemem ama defalarca kez düşündüm. Bunu ulaştırmak için bir şey yapmadık elimizden geleni yapmadık denemedik durumunda kalmak istemezdim. Bunu düşündüm. Yarın öbür gün için. Yani diğerlerine yarın öbür gün bu şeyler ifşa olduğunda bakın size ulaşmaya çalışıyorduk buradaydık şunu yapıyorduk diyebilecek gösterebilecek durumda olmalıyım. Diğer türlü ben rahat etmeyeceğim, verdiğim rahatsızlık için üzgünüm.

Bu mesajım Bozadi (ve Lauralar) dışında herkese arkadaşım ..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#98
Bilginin koruması ve celselerin elimizde patlayarak dokunanı yakması gibi olan şey hakkında serbest karalama denemesi -2

youtube, facebook, twitter da yüksek tepki almayı başarabilecek tek bir video..

Basitçe; Cebimde param olsaydı ve deep web'e gitseydim ve bir AI işleyicisi-video montajcısına 1 milyar insana erişebilecek çarpıcı bir içerik istediğimi ve konsepti söyleseydim.
İkincisi orada yine bir web korsanı arasaydım ve hazırlanan içeriği bir milyar insana ulaştırma karşılığında bir para teklif etseydim. Bunu günler içinde milyonlarca insanın duymasını sağlayabilirdik.
Üçüncüsü bu tip araçlara sahip bir insanı bunun önemli olacağına ikna etseydim gönüllü/karşılıksız da  yapardı -bir ihtimal

Bir başkası ;Mesela Rusların elinde olsa ve ortalama bir propaganda içeriği gibi insanlara erişmesi gerektiğini düşünseler ya da buna çabalasalar 3 günde 5 milyar insana erişirler ve ruhumuz duymazdı. Yani bunu duymayan insan bırakmazlardı. Burada soru onları neyin harekete geçirebileceği.
İsa figürü, İncil adı ve Mesih kurtarıcı beklentisi ..
Tarihi olarak elimizdeki en güçlü figür bu.
Çok basit bir örnekleme de İsa Mesihin yeniden canlanışı videosu ve İsa Mesih gerçeği anlatıyor ve yaklaşık beş (5) yukardaki mesajımdaki şeyler basit bir kısa video da AI ya da animasyon video efekt teknolojisiyle yeniden canlandırılarak sunuluyor. Oyun biter kartlar açılır.
Kimse bundan kaçamaz. Bakın insanlar bunu duymaya hazır değil masalı. Arkadaşına söylersen komşuna tek bir kişiye söylersen evet. Bu yolla hayır hazırlar ..

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Dionysos

Bilginin koruması ve celselerin elimizde patlayarak dokunanı yakması gibi olan şey hakkında serbest karalama denemesi

Bu tutmuş
Bu temizlemiş
Bu pişirmiş
Bu yemiş
Bu da hani bana demiş


Laura ve arkadaşları bu celseleri alıp yaydığında Bozadi gibi arkadaşlarımız erişip çevirip bazı alanlarda ilk paylaşımları da yaparak bize ulaştırdığında biz sonuçta sadece yiyicilerdik. Biz hala yiyicileriz. Bu durumda olmak istemiyorum. Diğerleri çoğu ortada böyle bir av ve yemek olduğunun farkında değil. Bazen belki hatırlatmayı denedik ancak ters tepkiler aldık buna çit etkisi diyorum. Kişilere yüklenmeyi ben bıraktım  çit etkisi diyorum. Bir bilgiyi almaya hazır olmayan insanlar görmeyi bıraktım buna çit tepkisi diyorum.

Arkadaşlar nasıl anlatmam gerektiğini bilmiyorum ama bir şey yapmalıyız ya da bir şey yapan sorumluluk alan bir ekibin parçası hissetmek istiyorum. Bu celseleri sadece gelip yayınlandığında boş boş konuşan durumunun parçası olmak istemiyorum.

Bu celseler kişi bazında yalnız örgütlü çaba olmadan yayılamıyor.  Organize faaliyet gerektiyor. Celseler sosyal medya kullanarak ya da yukarıdaki kitaplaştırma vb önerisi gibi yollarla yayılabilir. Propaganda ve reklam tekniklerinin psikolojik operasyon ve harp tekniklerinin de kullanımı mümkün .Kitle psikolojisinin temel bir bilgisi var. Reklam ve propagandacılar çok iyi bilir. Halkla ilişkiler denen gibi bir süreç. Tüm hepsi kullanılabilir. Kısa çarpıcı görseller, kısa film ve videolar, animasyon filmleri ve youtube ve sosyal medya araçları hepsi kullanılabilir. Takım gerekiyor, gereken bu.

Bunları yazdığımda kişi olarak refleksimin felan sorgulandığını gördüm. Oan da çit etkisi/tepkisi diyorum.

Çit bence nedir?
Çit yapay zeka AI olmalı. Arkasında 4KH projeksiyonu olsa bile organize birleşmiş eylemde bir çitten güçlü olmalıyız.

Ülkenin son yıllarını gördük. Yeni bir iktidarımız var. Bu iktidardan sonra sosyal medya ve internet kullanmak burada tamamen bir progaganda ,psikolojik harp savaşına maruz kalmak gibiydi. Tiyatroculuktan sihirbazlığa geçmiş bir adam var (Kubilay Tunçer) ve bir video söyleşinde şunu söylüyor. Bir tiyatrocu/oyuncu ve yönetmen vb gözünden film izlediği için filmin ve oradaki ikincil gerçekliğin içine giremeyip kurguya ve oyunculuğu izlemeye felan takılıyormuş. Mesela oyuculara bakıp :"aa yemek molasından yeni çıkmışlar" diyormuş oraya takılıyor ve bunu görünce filme ve oradaki sanal gerçekliğe adapte olamıyor.
Bir ara roman yazma, kurgu yazma, senaryo oluşturma üzerine okudum ,klasikler okudum ve yönetmen bazlı sanat filmleri izledim. Kurgu yapan gözüyle içeriği takip çabası ilk ilüzyon perdesini biraz sarsıyor.
Şimdi sosyal medya takibi de benim için biraz böyle oldu. Yani orada propaganda grupları, propagandacılar ve psikolojik harpten başka bir şey görmüyorum. O işin mutfağında değilim ama böyle oldum o kadar maruz kaldık ki ya da kasyopya vb de okuduk sonuçta bu durumdayım. Bu ben de tekrar tekrar şunu çağrıştırıyor bu iş yapılabilir, bu celseler yayılabilir, bunun yolları var ve bunu görüyorum. (Ben yaparım ben bilirim felan demiyorum mümkün oluşu görüyorum) takım işi) Birleşmiş eylem ve çaba başka hiç bir şey gerekli değil, organize hareket, tek denklem bu.

Benim açlığını çektiğim şey
Lauralar bunu alıyor, yayımlıyor. Orada bir organizasyon olsa mesela hemen bir de yayma işlevi takımı, halkla ilişkiler tarafı gibi bir şey olsa.  Forumlarına gidip tamam ne yapalım ve ne yapıyoruz dediğimizde (bunu oku şunu da oku dışında) bize onlar alıyor şunlar yayıyor  dense ve katılıp görev sorumluluk almak istiyorsan şunu bunu yapabilirsin dense. Yani bunun boşluğunu eksikliğini çekiyorum. Yani boş duruyoruz.

Şunu biliyorum 4KH hayatlarımızı mahfedebilir. Ben de sorun yok. Hayat kalmadı zaten ..

Bakın. Laura ve grubunun forumuna neredeyse sadece kendini iyi hissetmek kendini kurtarmak onlar bunu aldığı için ,orası mutfak olduğu için araya/mutfağa yakın durarak bir çeşit nemalanmak isteyenler gidiyor. Ortada hiç bir çaba yok. Orada hiç bir çaba yok ve alıp pişirense iş onların değil. Yeme iş değil. Katılımın tam tersi.

Şimdi diğerlerimizi bilemem ama defalarca kez düşündüm. Bunu ulaştırmak için bir şey yapmadık elimizden geleni yapmadık denemedik durumunda kalmak istemezdim. Bunu düşündüm. Yarın öbür gün için. Yani diğerlerine yarın öbür gün bu şeyler ifşa olduğunda bakın size ulaşmaya çalışıyorduk buradaydık şunu yapıyorduk diyebilecek gösterebilecek durumda olmalıyım. Diğer türlü ben rahat etmeyeceğim, verdiğim rahatsızlık için üzgünüm.

Bu mesajım Bozadi (ve Lauralar) dışında herkese arkadaşım ..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#99
Çitten ve 200 dansçıdan ne anlıyorum ?

Çit

Gezegeni elektromanyetik bir battaniye gibi örten bir frekans çiti dendi. Çit yerine kafes kavramı konulabilirse ?_

Çit hakkında bize söylenenler

-Bir şeyleri hesaplıyor ya da bir şeyleri hesaplayan bir bilgisayar gibi çalışıyor vb ifade
-4KH için gezegendeki elitleriyle bağlantısını sağlıyor
-Bizi kontrol esaret altıdan tutuyor
-Enerjimizi uzaya hortumluyor
-Babil efsanesinin bu olduğu söylendiğine göre aklımızı zihnimizi karıştıran ve sınırlayan , bizi bölen çatıştıran ve bizi birbirimize düşüren düşman eden şey.. Birleşmemizi önlüyor.
- Çitin üzerine çıkanlara yağamcıların ateş etmesi ya da çitten düşerek yaralanma kıymık batması gibi bir söylem

Bir şeyleri hesaplıyor kavramından yola çıkarak onun basitçe AI (yapay zeka vb türevi gibi olduğu ya da öyle değilse bir benzetmeyle böyle açıklanabileceğini ve bu yolla kavranabileceğini düşündüm. Onu bu yolla ele alıyorum.

İkincisi basitçe bizim kafesimiz. Hayvan kafesi gibi. Tüm bunlar tam olmasa da benzetme olarak yakın olacağını düşündüm. Sonuçta dördüncü yoğunluk değiliz ve dördüncü yoğunluk elektromanyetik bir çiti canlandıramayız ya da kavrayamayız ama aslında gerçekte hayvan çiti gibi çitimiz kafesimiz.

Koyunlara düz ovaya çit koysak sağı solu açık olsa aşmıyor.
Karıncanın güzergahını parmakla çizsek koku kaybı gibi bir şey yaşar ve artık yolu bir süre bulamayabilir. Yani bu yüksek işlevli bir şey olmayabilir ancak 4KH gözünden biz basit hayvanlarız çoğumuzu kolayca eminim sınırlardı. Hepimiz ya da milyonlarcamız Beethoven olamadı. Başka ya da ikinci bir Tesla yok ya da çok azımız.

200 dansçı için aklıma gelen olasılıklar ya da örneklemler/benzeştirmeler

Sanırım 200 dansçının zihinsel blokajı denmişti

Şimdi çit eğer AI (yapay zeka) gibiyse bir yeteneği, işlem yeteneği vb olmalı. Bu sınırları olmalı ya da olabilir.
İkincisi yukarıda denen gibi belki basit işlev ,istense aşılabilir ancak çoğumuz onu aşmıyor ve evrensel frekanslara erişmiyor konfor alnında güvenli çemberde kalmayı yeğliyor olabilir.

Bir sorun oluştuğunda yağmacıları gönderen ve saldırıyı tetikleyen ve üreten çitse şunu düşünelim.
50 kişilik bir grup. 3 ya da 5 kişi başkaldırırsa çit diğerlerini onlara kışkırtacaktır ve belki etkiye en açık olanlar bilmiyoruz sonuçta çoğunluk onları kolayca bastırır.
50 kişinin 50 si birden ayaklanırsa? 
Bir ülkede 5 kişi isyan yaparsa bastırılır ancak Fransız devrimi gibi tüm halk ayağa kalkarsa bastırılamaz..

Bir yükleme sınırı, eylem sınırı, hareket yeteneği olabilir .Mesela bir su hortumu tek bir yerinden delinir ve patlarsa onu kolayca kapatırdık ama ya aynı anda 20 yerden patlarsa ?

Çite çıkma ve kıymık. Belki 200 ümüz aynı an da çıkarsa ,çitin sınırlarıyla ilgili ihlali eşzamanlı vb yaparsa?

Bunun dışında web korsanlığı gibi düşünce korsanlığı mı denebilir aramızda daha zeki yetenekli olanlarımız belki onu biraz aşabilir aldatabilir.

Son bir olasılık olarak bir 4KH içeride olsaydı, gezegenimizde olsaydı çit nasıl çalışırdı?
Onu tanımlar mıydı? Kimlik olarak yani ona saldırı yapmammalı ya da onu korumalı-tanımalı vb.
Belki bu varsa bir noktada içimizde bazılarını 4kh tanımlama olasılığı ve bu anlamda gezegende çok fazla 4kh tanımlama üzerine bir kapanma işleme son verme sınırı ya da bozulma olasılığı gibi bir şey..

Son olarak KH elitlerini nasıl tanımlıyor.? Aramızda kh eliti olmayanları kh eliti tanımlama olasılığı ya da tam bu değilse de yukarıda korsanlık dediğimle bunun birleşimi
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#100
Arkadaşlar dürüst kendi algılarımı, -ne gördüğümü-, açıkça yazacak olursam ...

Çit ne?

Çitin Yaptığı ne?

İneği sağarsın, kediye beslersin..

Biz sağılıyoruz.

Çit sağma makinesi. Enerji sağma makinesi

Hasat... Çit enerji hasadı yapar.. Besin hasadı. Muhtemelen çoklu işlev ama bir yönü de bu omalı.
Başka işlev ne olabilir? sular, gübreler, ... Verim artışı için. Bakar gözetler vs.

Bizler ürünüz, besiniz, çiftlik hayvanıyız.
Biz uzaylı yemeğiyiz. (Laura uzaylılar tarafından yenmek istemiyoruz.)
En basit tabirle yeniyoruz ve biz yemeğiz.  Fizik beslenemiyorlarsa da dğer türlü. Buradaki sahte iş emek hepsi onlar için yemek ve yemeğe dönüşüyor. Başka bir şey yok burada olan bu. Ana-tema...

Bizler sadece gürültü çıkaran çiftlik hayvanlarıyız...

Kolay görme yolu

Basitçe canlandırın. İnternet ilk çıktğında facebook'a oyunlar eklendi. Çiftlik kuruyorsun, Kapitalizm onuyorsun. Şehir kuruyorsun. Yukarıdan dünyayla bunu yapıyorlar. Gözünüzde canlandırın .Gezegen onların oyun alanı . Beslenme alanı.

İki boyutlu gerçeği yarattık ve metaverse'e sanal gerçekliğe ileriliyoruz. Kandi alt gerçekliğimizi üretmeye başladık. K'lar bilgisayarlarımızın bir gün tepki vereceğini söyledi.

Gerçeği büyük oranda zihinsel olarak onlar kanalize ediyor. Bir kedi köpeği eve aldığında ya da bir ineği ahıra bağladığında ,koyunları çiftliğe doldurduğunda bunu sen de yapardın. Küçük versiyonu.
Bir köpek ve insan arasındaki bağlantıyı düşünelim. Neredeyse senin yönettiğin gerçek bir oyuncağa dönüşüyor. Canlı robotun gibi olurdu. Bir ileri seviyesi kensinlikle.
Genetik kurcalama gücün olduğunda ve köpek insan.
Kesinlikle onu/onları sahip/tanrı olarak görüyoruz. Bizim programımız bu. Bağlantı uyumlu ve işler onların kontrolünde.

(K okuyanlar ne okuduğunun farkında değil. Henüz değil. Orada her şey yazıyor ama görmüyorlar. Görmekte istemezler.)

Sahne şu. Bir gemi inşa et. Kendi gezegeninden çık. Yeni bir gezegen ara. Orada koloni kur, insan üret, kendine bağla, sağ. Geleceğin kontrolü için hazırlan ve yeni gezegen idekore et. İş bu. Süreç bu.
,Bunu bir bilgisayar oyunu gibi düşünelim.

Seks sağım, tamamen sağım. %100..

Besleniyorlar ve enerjiyle..
Verim artırmayı düşün. (Gerçeklikte olup bittiğini sandığımız her şey biraz bununla ilgili.)

Negatif enerjiyle besleniyorlarmış. Mış. Negatiflikle besleniyorlarmış. Ne olabilir bu?

Uzakta aramayın.
Bir güçlünün, zorbanın zayıfı ezip onu sömürdüğünü düşün. Kişisel duygusal aciz çaresiz duruma getirdiğini ..

Bir otoritenin diğerini kendine bağladığını, himaye ettiğini. .

Güçlü birinin zayıf biri üzerinde kontrol, güç, baskı uyguladığı ve onu kurban durumuna getirdiğini düşün. ( Evde sürekli dayak yiyen kadın, erk şiddeti tüm bu olgularda izleri var )

Beslenilen durum tam olarak bu. Negatif olan bunlar. Çaresiz kapana kısılmış bir av gibi , kurban gibi yaşam..

Yani insan dünyasında da aynı olan şey.

Güçsüzlük çaresizlik duyguları, yoğun güçlü biçimde takıntı yapılmış özel meseleler, sizi yiyip bitiren şeyler... En çok...

------

Kargaşa çıkar, kaos çıkar, savaş çıkar, böylece senin için daha fazla enerji üretirler. Sahte bir gerçek ver..

Çitflikler sadece çiftlikler. Ülkeler ve kentler çiftlikleri temsil ediyor.

Nasıl?

Bizim hayvan çiftliklerimiz var. Fakirler en b..tan besini yer. Yüksek sınıf için daha iyi kaliteli çiftlikler var. Gezen tavuk örneği var. Serbest merada otlayan hayvan var. Kendi seçkinleri var.

Refah diye bir şey yok seçkin besini var.
Wagyu bifteği var, kart et var. Avrupa kentleri...

Yukarısı nasılsa aşağısı öyleyse, aşağısı nasılsa yukarısı da öyle. Muhtemelen sınıflar var 

İşler onların kontrolünde burada bir şey yapmıyoruz. Bunları biliyor olmak biraz sonra yumurtası alınacak tavuk olmak gibi. Kader...ama başka bir seviyede onlarda biziz yani burada kendimizi yaratıyoruz. Oradan ya da gerçekliği. Aynı şey...

..
İnekler memesinden sağılıyor erkekler bir yerinden sağılıyor iyi baksınlar.

Seks güçlü biçimde besin transferini temsil ediyor..

Sonuç şu alabilirdi.
Kediysen şanslı zaman. BElki şimdilik. Bilmiyorum. Emin değilim.

Birleşebilirsek sağılmayız.

4.seviyeye geçeceğimiz söyleniyor. 4.seviye olacakmışız.
Kedi ve köpeklerimiz de 3.seviye oluyor. Muhtemelen hiç fark yok.

4.seviye kader misyon profili diye bir laf var bu geleceğimizi işaret ediyor.. Bu bağlantı.. Olan bu...

Muhtemelen gelecekte insan yiyoruz. :Hazır olun eğer 4. seviye umuyorsanız.

Başka yollar?
Kaçımız için?
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#101
Enerjimizin alınması neye benziyor olabilir?

Duygu sömürüsü kavramımız var
Dopamin tükenmesi kavramımız var

Milyonlarca insan aynı anda eşzamanlı bir diziyi izliyor ve arkaplanda bu esnada kimyasal olarak tam da gerçek duygular salgılar.
Yapay duygu üretimi ,doğal karşılığı olmayan..
(Ya limbik rezonans?)

Politika izleyip sinirleniriz. Milyonlarca insan gününü tek bir kişiye, tek bir politikacıya kızarak geçirir.
(limbik rezonans)

Milyonlarca insan eşzamanlı bir ünlüye/celebe tapıyor ya da öykünüyor ya da güç/hayranlık bahşeder. Gücü oraya aktardı.
(Ya limbik rezonans?)

Milyonlarca insan futbolda aynı şeyi yaşar
(Ya limbik rezonans?)
(Hizaya getir. Askeri sol sağ uygun adım marş! ve takım uyumu sağlandı ve artık ve bir komutla yarı otomatik sol ayakla birlikte yürür. Aynı şey... Limbik rezonans)

Bilgisayar oyunları seks ve pornografiden sonra reklam-tanıtım balonları olarak her yeri dolduran şey.
Sanal dünya, bu ve tv dizleri gibi şeyler tamamen dopamin-duygu israfı. Zaten sömürünün göstergesi.

Dopamine saldıran ilaçlarımız var. Zararlı olanlarımız, ileri gidenlerimiz bununla cezalandırıldı/ilaçlandı. (Nöroleptikler)

"Seks satar" imgesi var bize bilinçaltı subliminal mesajı anlatmak isteyen herkes her yerde sex yazdığını söyledi.
Çıplak kadın bedeniyle Kasyopyayı bile pazarlasan tutar-satar.
Laura "Eva Vlaardingerbroek" olsaydı eminim daha çok müridi olacaktı ya da herkes onun peşinden gidecekti.

--Bana göre çocuklar/gençler oyun salonunda silahla oynarken (limbik rezonans) bir yerde savaşı yaratıyor. ya da ona katıldı--

--

Çiti durdurmadan burada hiç bir şey yapılamaz (birleşmeden) ..(kendini yoketmekten başka.) .Bireysel kendini kurtar/kurtarma planları tamamen saçmalık eğer tek başına insanları kurtardığını düşünüyorsan aynı tuzak. (Özel olunduğu) Tek doğru yönelim bir grupla birleşen,  insanlarla birleşen, diğerleriyle birleşen birlikte karşı hareket eden takım planı.
Kişinin kendini kurtarma planı seçkincilik tüpü -kabaca

Eğer limbik rezonans kavramından gidecek olsaydık aramızdaki diğerkamlar, özgür ruhlar, savaşçılar (politik sosyal farketmez) , sanat müzik vb. esin üreticileri, bağımsız düşünce insanları gibi alternatif gruplar/kişiler bulabilirdik .Yani limbik rezonansı burada bir yere ayarlama olabildiğinde katılma/gibi gibi bir sonuç üretirdik.

K okuyucularının (tüm hepsini kastederek) burada geliştirdiği bunun gibi bir şey olacağını sanmam. Yani kendi limbik rezonansı olan takım yok. Celse bekleyicileri ,ne yapılacağının bildirilmesini bekleyenler, geleceği öğrenmek isteyenler, doğru yönelimi seçme tutarsızları, hata yapmaktan korkanlar, doğrulama arayanlar, kolay bilgi hazır cevap ve sahte kurtuluş arayanlar .Çoğu...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#102
Yer çekimi var ama helyum dolu bir balonu yer değil gök çekiyor
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#103
K'ların dediğine göre saf haliyle merak oldukça ruhsaldır. Ruhsal.. Sanırım bu ifade spiritüelle tam aynı şey demek.
Özel olarak bir şeyin bir şeyin spritüel olduğunu belirleyen nedir? ya da bir şeyi diğerinden daha spiritüel yapan nedir?
Diğer ifade de ruh bilinçliliktir.nokta o halde bilinçlilikselse o kadar ruhsal ve spirituel mi demeliydik.?
Lauralara verilen bir yanıtta şuydu.  Sanırım dediler ki; politikayla ilgili eleştiri aldık bu spirituel dışı bulundu gibi bir şey dediler.
İçinde yaşanılan dünyanın tam bir farkındalığı olmadan ruhsal çaba ilerleyemez o halde içinde yaşanılan dünyanın tam bir farkındalığı için uğraşta spiritüel çaba öncesi.
K^'ların nasıl görüldüğünü merak ediyorum ya da bende şu oluştu . K'ları aynı görmüyor muyuz?
Sanırım hepimizi K'ların tanımlamlarını benim gibi öne çekmiyor bunu anlıyorum.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#104
Doğru mu bilmiyorum ama eğer öyleyse;

300 bin yıllık bir döngü.
İlkel mağara adamından başlayan bir yaşam döngüsü. Binlerce yaşam ya da binlerce kez yeniden doğuşlar...
Avcı toplayıcı, savaşçı, orman köylüsü, kadın, erkek, işçi, köle, aristokrat, zengin, fakir, şu ve bu dinden ya da şu ve bu renkten/tenden vb. ve muhtemelen her şey/herkes ve herhangi biri olunmuş yaşamlar.

Arzu peşine gelinmiş yani arzu ve fiziksellik için varolmuşuz o halde olan gözünden hasat (ya da tüm bunların meyvesi) zaten bu son bir kaç yaşamı, bu zamanları, işaretliyor olmalı. Rahatın, konforun, teknolojinin bireysel özgürlüklerin geliştiği arzunun ve zevkin, eğlencenin olabildiğie rahatça-özgürce dışavurulabildiği bu zaman ve toplumda aristokrat köle gibi sınıfların olmadığı ya da bunun sınırlandığı zamane. Yani üretilebilecek en yüksek arzu doyum ..


4.seviyeye geçecek olmaya gelince;
Tüm bunlar başka bir seviyede devam edecek ya da yeniden başlayacak.
Sanırım hikaye de buna (şu an görüdğümüze) yakındır. Zaten eğer arzulanan arzu ve fiziksellikse asıl ötesi 4. seviye değil mi? KH yaşam döngülerinden eminim ve sanırım BH enkarnasyonları da türeyebiliyordur ama bunun çok azımız olacağına inanıyorum. Yani olağan evrimin doğası bizim için 4KH'ı işaret ediyor. Yani grup olarak. Bunun tersinin olacağını sanmam.

Yahudilerle ilgili 4.seviye kader misyon profili gibi bir laf var. Yani dördüncü seviyeye aktarılıyor. 
Sonuçta 4KH bura yani 3. seviye için uygun koşulları oluşturduğunda uygun ruh profili geldi ve aynısı sanırım 4 içinde olacaktır.
Örneğin eminim kedi ve köpeklerimizde başka bir 3.seviye dünya ya da belki 3. seviye bir BH gerçekliğine gidebilir ancak eminim çoğu buraya aramıza katılıyordur.

Alıntı Yap4.seviyeye geçecek olmaya gelince;
Tüm bunlar başka bir seviyede devam edecek ya da yeniden başlayacak.

Bence şu oluyor ve olacak. 4KH'ın alt sınıfı gizli köleleri gibi doğacağız, (KH hiyeralşisinde) öğreneceğiz (KH'ta işler böyle yürür) sonra kendi gezegenimiz olacak ya da tıpkı onların yaptığı gibi gezegenden taşıacağız başka bir gezegen arayacağız biz de bir gezegeni kolonize edeceğiz, kendimizin patrounu olacağız vs..

Alıntı YapBence şu oluyor ve olacak. 4KH'ın alt sınıfı gibi doğacağız,

Tıpkı şu an dünyadaki alt sınıflar gibi... Yani 4. seviye gerçekliğinde bir süre sanırım öyle olur, aşağılanırız. Üretim işleri yaparız. Küçük görülürüz.

Tüm bunlar için göstergeler,işaretler olduğunu düşünüyorum. Bugünkü seçkinler şu ya da bu mühendisleri geleceğin sibergentik ve genetik mühendisleri olabilir gibi. Yani bu böyle sürecek, başka bir şey ummuyorum.

Sanırım üç seçenek var

Mağara çağı 3.seviye (dünya/KH)
4.seviyede yeni bir başlangıç (yeni dünya /KH)
3 ya da 4. seniye BH gerçekliği enkarnasyonu (seçimli)

Bu son seçeneğin gerçekten çok azımızın yolu olacağını düşünüyorum. Topluluğun yolu oalcağını sanmam. Bunun grup olarak üretebileceğemiz bir seçenek olacağını sanmam yani bence olası olsa bile olasılık binde birden azdır. Yani süreğen evrimimize ters. Böyle bir şey olacağını sanmam.
Yani bu beni kişisel çözümlemem.

Alıntı YapArzu peşine gelinmiş yani arzu ve fiziksellik için varolmuşuz ..

4.seviyeye geçecek olmaya gelince;
Tüm bunlar başka bir seviyede devam edecek ya da yeniden başlayacak.
 

Konuştuğum heryerdeki herkes bu kavramlardan rahatından -içsel düzeyde- taviz vermedi.. Herkes satatükondan memnun ya da yüksek biçimde uyumlu ve ona ona programlı.. Yani gözlem bunu doğruluyor... Tersi kımıldamaya hiç işaret.

Bir ekleme daha yapayım. Sözde bh kavrmaına sahip olanlar bile, bu celse okuyucuları dahil aynı statik .Herkes yerinde.
Yani futbol/maç gibi diyelim/düşünelim pozisyon değiştiren yok gibi.. Herkes yerinde. (Yani kaleci kalesinde forvet gol peşinde, celse öğrenimi sonuçta bireysel çıkar amaçlı kullanılıyor. Daha ileri gidecekse kendini yükseltme seçme vb. Özel bir durum olara kçözümleniyor)  Yeni farklı bir oyun ya da takım arayanda.

Yani aklıma gelen bir seçenek seçkinler tüm haklarımızı elimizden almaya kalksaydı . Bilmiyorum döner miydik?
İkincisi bu celsenin kavmramın  yayılma biçimi de topluluğa ulaşma biçimide bence onu gösteriyor yani topluluğun zaten ikinciyi bilgilenme ve seçem şansı da halihazırda yok gibi.
Son bir olasılık yanlış yöne gidilse de 1700 lerden sorna gelişen siyasi hareketler anarşist sosyalist kuramların doğuşu bozukta olda bir deneyimi yani kitle için ikinci yolu test ve zaten sevmemeyi temsil ediyor olabilirdi. Yani zaten KH gözünden BH'ı görmek sezmek istesek o kadar üretebilirdik, anlayamyız sanıyorum.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com