Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü
avatar_Dionysos

Soğuk Terapi ya da Hidroterapi ,Alternatif Sağlık ve Diğer K Önerileri

Başlatan Dionysos, 06 Kasım 2022, 20:47:46

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Dionysos

Bu akciğerle nasıl yaşamışım? Tüm bunlar travma mı?
Tek bildiğim hangi yaşamında olduğu farketmiyor travma tutulumu olan insanlar, onların acılarını anlıyorum
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

Bu havada camlar açık ,ayakta, oturuyor ya da spor yapıyor ya da yerde tahta döşemeye serili bir battaniyede çoğu zaman üstüm bile açık uzanıyorsam tekrar soğuk duşa gerek olur mu?

Isıtıcım olmadan ve güneş ışığı olmadan (sıcak su olmadan) bu havada sanırım soğuk duşa giremeyeceğim. Güneşli günlerde su ısındığında sanırım devam ediyorum

Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

Arkadaşlar bu forumda 2012 ilk ziyaretimden bu yana çok dağınık ve düzensiz bazen kopuk ve ilgisiz vb yazdığımın, ayrı ayrı gönderiler mesajlar vb attığımın vb açık farkındayım. Bunu düzenlemeye çabalamayı düşündüğümde şu çatışmam olduğuna karar verdim. Şimdi bir yorum yazıyorum. Oraya bir yorum daha ekleyecek ya da o yorumu düzeltecek oluyorum o zaman diyorum ki diğer arkadaşlar bunu okumuşsa düzenlemeyi göremeyebilir. İkinci durumda ben forumun en altındaki yeni mesajlar bölümüne tıklarım. Şimdi aynı konuya ikinci bir mesaj yazarsam diğer arkadaşlar bunu yeni mesajı ve güncellemeyi gözden kaçırabilir. Böyle bir içsel çatışmam var. Bu beni farklı başlıklara yeni yazmaya götürdü.
Yan şimdi yeni forum tabanlarında ve sosyal medya da bildirimler olur. Eğer her yeni yazı ve güncelleme için bir üst bölüm ya da bu tip bir uyarı sistemi oluyor.
Yazılarımın gözden kaçmasını istemiyorum .En azında beni düzenli okuyan okur varsa. Benim tüm refleksim o:
Okuduğum bir yazarı ben de kaçırmak istemezdim.
Kendimi buna uygun düzenlediğimi farkettim. Sonuçta her türden serbest başına buyruk doğal yazı için forumun "Karalama Defteri vb." alanı olabilir tek bir başlığa mı yönelmeliyim? sorusu ile başbaşayım

Işıklı Düşler başlığım ve "Biyo-Mekanik Fizik Sağlık Analizi" başlığıma aslında bu gönderide açtığım temel konuyla ilgili mesajlar attığımı farkettim.

Bunu neden buraya yazdığımı bilmiyorum ama aslında buraya diğer bir gönderimdeki (Biyo-Mekanik fizik Sağlık Analizi) bir yorumumu taşımak istedim çünkü şöyle bir refleksim var. Forum dışından yazarı tanımayan bir okuyucu herhangi bir zamanda belki bir google aramasıyla foruma gelip ulaşıp forumu ve diyelim bu başlığı okursa o mesajı bu içerikle ilgili/bütün buluyorum ve birleştirmek istiyorum. Aslında yorumlarımı bir başlık ve düzen içinde yapamamış hissetmenin telafisi gibi algılıyorum ve izninizle buraya da ekleyeceğim.
Tek başına tek mesaj linki alma varsa onu denedim ve bulamadım.
İzninizle

Alıntı (diğer gönederimden)
Alıntı YapArkadaşlar

Bu gönderide anlatmaya çalıştığım şey şu. En temel şekilde toparlarsam

(Benim çıkarımlarım olarak. Elbette doğru ya da yanlış olabilir)

Bir biyoritim var. İnsan bunu bozmuş. Örneğin benim durumumda. Bu herkes için öyle olmayabilir.
Bunu şuna benzettim. Köpek ve kedi doğada yaşıyordu insan onu aldı kırdı ve kendi evine getirdi. Sıcak görmüyor, soğuk görmüyor, giysi giyiyor, yapay ışıklar alıyor ve artık ölümü yaşamı yaralanmayı zor algılıyor. Evrimsel geçmişindeki yiyeceği yemiyor. Atasal/doğasal/evrimsel dürtü ve beceriyle bağ koptu. Her şey yanlış:
Sonuçta
Doğal becerileri kaybetti. Dürtüleri kaybetti. Doğa ve kendi doğası ile de uyumu bozdu ve kaybetti. İlk travmada biyolojik uyumu da kaybetti . İnsanın hastalık, otoimmun bozukluk dediklerini geliştirdi.

Benim anlatmaya çalıştığım şey bunların tam olmasa da olabildiğine geri getirilmesinin yolu olabilir

Burada anlattıklarımı toparlayacağım ama bunun dışında asıl önerim ve sonucum şu.
Sonuçta bir akademiye, bilim çalışanlara, ilgililere çıkarımım şu. Gelişmiş bir sağlık laboratuvarı ama özellikle bir uyku laboratuvarı örgütlenmesi. Burada değişik sağlık yaşam standartlarından çoklu gönüllü deneğin özellikle uykuda dışarıdan yarı çıplak izlenmesi dışında vücuttaki tüm organ sistem ve yapıların özellikle gece şu an ki en gelişmiş görüntülenme teknikleriyle takibi. Mümkünse beden içi çoklu mikro kamera kullanımı . Yoksa teknoloji geliştirme. Isı ışık, ses görüntülenmeleri hepsi: Özellikle anjiyo yaparken yapılan kan akışı takibi gibi sinir sistemi akışını izlemenin yolunu arama. Buradan sağlığın tam bir anahtarının çıkacağına inanıyorum. Özellikle bu son dediğim başarıldığında ..
(Bunu halihazırda yaptıklarına inanmıyorum ve inanmayın..)

Bu önemseme ile yazıyorum.
İkincisi yazdıklarım yaptıklarım ve aktarımlarım sadece denemeler ve kendini gözlem ve sonuç çıkarımları. Bunlar yanılgılar içerebilir. Burada bir iddiam yok.

Benim yaptığım şey. Sağlığı arıyorum. Tam esenliği arıyorum. Mutluluğu arıyorum. Belki aynını arayan vardır ya da olur. Belki dediğim teknolojik görüntülenmeler yapılana -bilgimiz olana- kadar yazılanlar diğerlerimizin işine yarar. Tekrar tekrar her yazıda bu refleks ile buraya koşarım

Biyoritim dediğimin geri kazanılması uğraşımı yukarıdaki parçalı gönderilerimde anlattım. Bunların çok dağınık bazı bölümlerin ise anlamsız, okuması zor ya da keyifsiz olduğunun farkındayım. Öncelikle biyolojik zihinsel psişik dahil travmalarla çalıştığımı varsayıyorum. O an bana olanı aktarıyorum. Ne yaşıyorsam. Duygu düşünce düzeyinde.

Şu an yazdığım sakinlikte ve bütünlükte bunları yazdığımı varsayalım. Onlar olurken aktarma dışında. Herşeyi mantıklı biçimde aktarırdım evet. İlk gördüğüm şu oldu.
Bu sürecin olumsuz yönlerini yansıtmazdı .Aslında gerçekte duygusal düzeyde ne yaşadığımı yansıtmazdı. Bu benim oradan vardığım sonucu ama özellikle deneyimin sadece olumlu yönünü içerirdi. Yani zor diye eklerdim ama bu kadar

Bunun dışında yine gönderimi toparlarsam

Yaklaşık olarak naturopati felsefesindeki gibi insan bedeninin ve doğanın kendi kendini iyileştirme -geri kazanım- becerisi/kapasitesi kapsamında kendine sağlık kazandırma uğraşı sürecim.
Bu süreçte kendime gözlemlerim

Ana hatlarıyla neler olduğunu yaşandığını düşünüyorum

Öncelikle yaşam boyu yüksekten düşme travmalarım var. Fıtıklarım var. Travmatik bir omurgam ve sinir sistemim var. Son yıllarda kronik astım bronşite yakın kronik akciğer sorunları geliştirdim. Dolaşım sindirim sistemi ,sinir sistemi hepsinde muhtemel az ya da çok yaralanma ve bozulma aksamalarım var gibi görünüyor.

Ne yapıyorum.?
K'ların tavsiyesiyle soğuk ve sıcak duşa başladım. Doğal soğuğa maruz kalıyorum. Yapabildiğim kadar (çok değil) bir kaç temel egzersiz hareketi ekledim. Planklar gibi uygulamalar. Tibet egzersizi gibi, fizik tedaviler gibi eklemleri ve kasları esneten gevşeten şeyler. Hafif koşu kısa süreli de olsa yaparım çünkü ayak ve bacak kas tendon her şey buna alışsın ,alışık olsun gelişsin diye güçlendikçe ilerletmeye inanarak. Bir kaç fitness egzersizi. Ağır ya da uzun süreli bir egzersizim yok. Bazen parçalı olarak gün içinde değişik saatlere bölünüyor. En başta tüm gün oturup yatıp kas kaybetmek istemem .

K'lar Pierre'e sıcak soğuk demesi (oturduğun şey üzerinde oturmayı bırak! demesi) ve sonradan duyduğum kırmızı ışık terapisi aklıma ateş ısısı ve ışığını getirdi. Burada tam bu zamanlarda bahçe odunu çalısı oluyor ve onları zaten yakıyoruz. Bu fırsatı yakalarsam ayrıca ateşle kıyafetlerimi çıkarıp ısınıyorum ve bol bol ateş izliyorum ve bedenim de renk/ısı olarak ona maruz kalıyor (Bunu sadece 4-5 kez yapabildim)
Güneş varsa üstsüz ya da şortla kış dahil en az 10-15 dakika güneşlenmeye çabalıyorum.
O gün imkanım dahilinde en uzun süre topraklanmaya çabalıyorum
Sadece iki öğün yiyorum ve akşam yemeğimi ikindi saatlerinde olacak biçimde yemeye çalışıyorum. (Her zaman değil ama çabam ve geneli bu)
Kişisel naturopati sürecim bu

Yukarıdakiler dışında aslında tek yaptığım gün battıktan sonra diyafram nefesi almaya çabalamak. Yani nefesi diyaframın kendi aldığı ,otonom durumu izlemek ve nefese karışmamak. Bu şekilde yatıp uzanıp dinlenmek ya da hafif meditatif sakin bir hal üretme çabası

Sonuçta nereye vardım?

Diyafram nefesi sağlığın temelidir ve sağlığı çok hızlı şekilde geliştirir ve biz bu nefesi almıyoruz-alamıyoruz.
Diyafram bir pompa ,emme basma tulumba gibi çalışır. En basiti basit hava pompası düşünün. diyafram iç organların hepsini basınçlar çeker yerinden oynatır ve adeta masaj yapar .
Bu işlev yok, çoğumuzda yok gitti.

Küçük hava pompasını düşünün. Kabinini düşünün. Bu beden oradaki gücü basıncı düşünün. Tam pompayı.

Lütfen bu yazıyı benim gibi İngilizce bilmeksizin de çevirerek okuyun fikir verecek

https://sensational-yoga-poses.com/respiratory-diaphragm.html

Burada ağır bir kas gücü değil dansçı kasları, kuş kasları örneğini veriyorum. Esnek bağlı birleşik çalışan vücut kasları

Şimdi neden bu nefesi yapamıyoruz.?
Omurgalarımız bozuk, postür tutamıyoruz, postür kasları eşgüdümlü çalışmıyor, yetersiz kas gücü, fıtıklar ,akciğer ve diğer organlarda acılar ve inflamasyonlar var ve tam nefesler acı verici zorlayıcı. Her yerini çeker acıtır. Karınlarımız şişik, bağırsaklar dolu. Diyaframın kendi kas gücü dahil iç gövdenin dış ana gödenin kas gücünü istiyor.
Gerçekten tam bir pompalama gibi akciğerin tam dolup tam boşaldığını düşünün. Karnınız bağırsaklar alt gövdeye yapışır ve tersinde patlayacak bir balon kadar şişersiniz. Akciğer tam dolamıyor ya da boşalamıyorsa şişemez. Şişemezse diyafram içeride bu baskıyı basıncı üretemez. Bağırsak boşalmıyor. Karaciğer boşalmıyor. İdrar kesesi bile. Bu nefesten sonra hepsi olacak. Kolay. Karaciğeri bile aşağı yukarı çekiyor bu. Organları hareket ettiriyor.
(Lütfen linke bakın eğer bakılmadı ise)

Tam bir nefes omurgayı bile kaskatı kesiyor. Omurları kökten kafaya birbirine çekiyor. İçerideki basınçla. Bunun bir kaç yılda edinilebilecek bir beceri olduğunu düşünüyorum ama sağlığın temeli olduğunu düşünüyorum.

Vücudun iyileştirme mekanizmaları olduğuna ikna oldum. Bunu aktive etmenin yolunun diyafram gücüyle başladığına ikna oldum. Tam güç nefes alamadığında bence vücut bazı programları çalıştıramıyor. (yukarıda parça yazılarda anlatmayı denedim) -ki aslında diyafram her nefesi tam güç almıyor ama dönüp dolaşıp bir kaç saate bir kaç kez bu nefesi bir kaç kez tekrarlar. Onu gördüm. Diğer herşeyi aslında parçalı biçimde bu gönderide açıklamaya çalıştım.

Kas denge koordinasyon becerisi, postür inşa ederek başlamalıyız. Sonra nefes alarak sinir sistemine eşit uyuma bedeni eğiterek.

https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=3281&whichpage=8
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

Arkadaşlar bu forumda 2012 ilk ziyaretimden bu yana çok dağınık ve düzensiz bazen kopuk ve ilgisiz vb yazdığımın, ayrı ayrı gönderiler mesajlar vb attığımın vb açık farkındayım. Bunu düzenlemeye çabalamayı düşündüğümde şu çatışmam olduğuna karar verdim. Şimdi bir yorum yazıyorum. Oraya bir yorum daha ekleyecek ya da o yorumu düzeltecek oluyorum o zaman diyorum ki diğer arkadaşlar bunu okumuşsa düzenlemeyi göremeyebilir. İkinci durumda ben forumun en altındaki yeni mesajlar bölümüne tıklarım. Şimdi aynı konuya ikinci bir mesaj yazarsam diğer arkadaşlar bunu yeni mesajı ve güncellemeyi gözden kaçırabilir. Böyle bir içsel çatışmam var. Bu beni farklı başlıklara yeni yazmaya götürdü.
Yan şimdi yeni forum tabanlarında ve sosyal medya da bildirimler olur. Eğer her yeni yazı ve güncelleme için bir üst bölüm ya da bu tip bir uyarı sistemi oluyor.
Yazılarımın gözden kaçmasını istemiyorum .En azında beni düzenli okuyan okur varsa. Benim tüm refleksim o:
Okuduğum bir yazarı ben de kaçırmak istemezdim.
Kendimi buna uygun düzenlediğimi farkettim. Sonuçta her türden serbest başına buyruk doğal yazı için forumun "Karalama Defteri vb." alanı olabilir tek bir başlığa mı yönelmeliyim? sorusu ile başbaşayım

Işıklı Düşler başlığım ve "Biyo-Mekanik Fizik Sağlık Analizi" başlığıma aslında bu gönderide açtığım temel konuyla ilgili mesajlar attığımı farkettim.

Bunu neden buraya yazdığımı bilmiyorum ama aslında buraya diğer bir gönderimdeki (Biyo-Mekanik fizik Sağlık Analizi) bir yorumumu taşımak istedim çünkü şöyle bir refleksim var. Forum dışından yazarı tanımayan bir okuyucu herhangi bir zamanda belki bir google aramasıyla foruma gelip ulaşıp forumu ve diyelim bu başlığı okursa o mesajı bu içerikle ilgili/bütün buluyorum ve birleştirmek istiyorum. Aslında yorumlarımı bir başlık ve düzen içinde yapamamış hissetmenin telafisi gibi algılıyorum ve izninizle buraya da ekleyeceğim.
Tek başına tek mesaj linki alma varsa onu denedim ve bulamadım.
İzninizle

Alıntı (diğer gönederimden)
Alıntı YapArkadaşlar

Bu gönderide anlatmaya çalıştığım şey şu. En temel şekilde toparlarsam

(Benim çıkarımlarım olarak. Elbette doğru ya da yanlış olabilir)

Bir biyoritim var. İnsan bunu bozmuş. Örneğin benim durumumda. Bu herkes için öyle olmayabilir.
Bunu şuna benzettim. Köpek ve kedi doğada yaşıyordu insan onu aldı kırdı ve kendi evine getirdi. Sıcak görmüyor, soğuk görmüyor, giysi giyiyor, yapay ışıklar alıyor ve artık ölümü yaşamı yaralanmayı zor algılıyor. Evrimsel geçmişindeki yiyeceği yemiyor. Atasal/doğasal/evrimsel dürtü ve beceriyle bağ koptu. Her şey yanlış:
Sonuçta
Doğal becerileri kaybetti. Dürtüleri kaybetti. Doğa ve kendi doğası ile de uyumu bozdu ve kaybetti. İlk travmada biyolojik uyumu da kaybetti . İnsanın hastalık, otoimmun bozukluk dediklerini geliştirdi.

Benim anlatmaya çalıştığım şey bunların tam olmasa da olabildiğine geri getirilmesinin yolu olabilir

Burada anlattıklarımı toparlayacağım ama bunun dışında asıl önerim ve sonucum şu.
Sonuçta bir akademiye, bilim çalışanlara, ilgililere çıkarımım şu. Gelişmiş bir sağlık laboratuvarı ama özellikle bir uyku laboratuvarı örgütlenmesi. Burada değişik sağlık yaşam standartlarından çoklu gönüllü deneğin özellikle uykuda dışarıdan yarı çıplak izlenmesi dışında vücuttaki tüm organ sistem ve yapıların özellikle gece şu an ki en gelişmiş görüntülenme teknikleriyle takibi. Mümkünse beden içi çoklu mikro kamera kullanımı . Yoksa teknoloji geliştirme. Isı ışık, ses görüntülenmeleri hepsi: Özellikle anjiyo yaparken yapılan kan akışı takibi gibi sinir sistemi akışını izlemenin yolunu arama. Buradan sağlığın tam bir anahtarının çıkacağına inanıyorum. Özellikle bu son dediğim başarıldığında ..
(Bunu halihazırda yaptıklarına inanmıyorum ve inanmayın..)

Bu önemseme ile yazıyorum.
İkincisi yazdıklarım yaptıklarım ve aktarımlarım sadece denemeler ve kendini gözlem ve sonuç çıkarımları. Bunlar yanılgılar içerebilir. Burada bir iddiam yok.

Benim yaptığım şey. Sağlığı arıyorum. Tam esenliği arıyorum. Mutluluğu arıyorum. Belki aynını arayan vardır ya da olur. Belki dediğim teknolojik görüntülenmeler yapılana -bilgimiz olana- kadar yazılanlar diğerlerimizin işine yarar. Tekrar tekrar her yazıda bu refleks ile buraya koşarım

Biyoritim dediğimin geri kazanılması uğraşımı yukarıdaki parçalı gönderilerimde anlattım. Bunların çok dağınık bazı bölümlerin ise anlamsız, okuması zor ya da keyifsiz olduğunun farkındayım. Öncelikle biyolojik zihinsel psişik dahil travmalarla çalıştığımı varsayıyorum. O an bana olanı aktarıyorum. Ne yaşıyorsam. Duygu düşünce düzeyinde.

Şu an yazdığım sakinlikte ve bütünlükte bunları yazdığımı varsayalım. Onlar olurken aktarma dışında. Herşeyi mantıklı biçimde aktarırdım evet. İlk gördüğüm şu oldu.
Bu sürecin olumsuz yönlerini yansıtmazdı .Aslında gerçekte duygusal düzeyde ne yaşadığımı yansıtmazdı. Bu benim oradan vardığım sonucu ama özellikle deneyimin sadece olumlu yönünü içerirdi. Yani zor diye eklerdim ama bu kadar

Bunun dışında yine gönderimi toparlarsam

Yaklaşık olarak naturopati felsefesindeki gibi insan bedeninin ve doğanın kendi kendini iyileştirme -geri kazanım- becerisi/kapasitesi kapsamında kendine sağlık kazandırma uğraşı sürecim.
Bu süreçte kendime gözlemlerim

Ana hatlarıyla neler olduğunu yaşandığını düşünüyorum

Öncelikle yaşam boyu yüksekten düşme travmalarım var. Fıtıklarım var. Travmatik bir omurgam ve sinir sistemim var. Son yıllarda kronik astım bronşite yakın kronik akciğer sorunları geliştirdim. Dolaşım sindirim sistemi ,sinir sistemi hepsinde muhtemel az ya da çok yaralanma ve bozulma aksamalarım var gibi görünüyor.

Ne yapıyorum.?
K'ların tavsiyesiyle soğuk ve sıcak duşa başladım. Doğal soğuğa maruz kalıyorum. Yapabildiğim kadar (çok değil) bir kaç temel egzersiz hareketi ekledim. Planklar gibi uygulamalar. Tibet egzersizi gibi, fizik tedaviler gibi eklemleri ve kasları esneten gevşeten şeyler. Hafif koşu kısa süreli de olsa yaparım çünkü ayak ve bacak kas tendon her şey buna alışsın ,alışık olsun gelişsin diye güçlendikçe ilerletmeye inanarak. Bir kaç fitness egzersizi. Ağır ya da uzun süreli bir egzersizim yok. Bazen parçalı olarak gün içinde değişik saatlere bölünüyor. En başta tüm gün oturup yatıp kas kaybetmek istemem .

K'lar Pierre'e sıcak soğuk demesi (oturduğun şey üzerinde oturmayı bırak! demesi) ve sonradan duyduğum kırmızı ışık terapisi aklıma ateş ısısı ve ışığını getirdi. Burada tam bu zamanlarda bahçe odunu çalısı oluyor ve onları zaten yakıyoruz. Bu fırsatı yakalarsam ayrıca ateşle kıyafetlerimi çıkarıp ısınıyorum ve bol bol ateş izliyorum ve bedenim de renk/ısı olarak ona maruz kalıyor (Bunu sadece 4-5 kez yapabildim)
Güneş varsa üstsüz ya da şortla kış dahil en az 10-15 dakika güneşlenmeye çabalıyorum.
O gün imkanım dahilinde en uzun süre topraklanmaya çabalıyorum
Sadece iki öğün yiyorum ve akşam yemeğimi ikindi saatlerinde olacak biçimde yemeye çalışıyorum. (Her zaman değil ama çabam ve geneli bu)
Kişisel naturopati sürecim bu

Yukarıdakiler dışında aslında tek yaptığım gün battıktan sonra diyafram nefesi almaya çabalamak. Yani nefesi diyaframın kendi aldığı ,otonom durumu izlemek ve nefese karışmamak. Bu şekilde yatıp uzanıp dinlenmek ya da hafif meditatif sakin bir hal üretme çabası

Sonuçta nereye vardım?

Diyafram nefesi sağlığın temelidir ve sağlığı çok hızlı şekilde geliştirir ve biz bu nefesi almıyoruz-alamıyoruz.
Diyafram bir pompa ,emme basma tulumba gibi çalışır. En basiti basit hava pompası düşünün. diyafram iç organların hepsini basınçlar çeker yerinden oynatır ve adeta masaj yapar .
Bu işlev yok, çoğumuzda yok gitti.

Küçük hava pompasını düşünün. Kabinini düşünün. Bu beden oradaki gücü basıncı düşünün. Tam pompayı.

Lütfen bu yazıyı benim gibi İngilizce bilmeksizin de çevirerek okuyun fikir verecek

https://sensational-yoga-poses.com/respiratory-diaphragm.html

Burada ağır bir kas gücü değil dansçı kasları, kuş kasları örneğini veriyorum. Esnek bağlı birleşik çalışan vücut kasları

Şimdi neden bu nefesi yapamıyoruz.?
Omurgalarımız bozuk, postür tutamıyoruz, postür kasları eşgüdümlü çalışmıyor, yetersiz kas gücü, fıtıklar ,akciğer ve diğer organlarda acılar ve inflamasyonlar var ve tam nefesler acı verici zorlayıcı. Her yerini çeker acıtır. Karınlarımız şişik, bağırsaklar dolu. Diyaframın kendi kas gücü dahil iç gövdenin dış ana gödenin kas gücünü istiyor.
Gerçekten tam bir pompalama gibi akciğerin tam dolup tam boşaldığını düşünün. Karnınız bağırsaklar alt gövdeye yapışır ve tersinde patlayacak bir balon kadar şişersiniz. Akciğer tam dolamıyor ya da boşalamıyorsa şişemez. Şişemezse diyafram içeride bu baskıyı basıncı üretemez. Bağırsak boşalmıyor. Karaciğer boşalmıyor. İdrar kesesi bile. Bu nefesten sonra hepsi olacak. Kolay. Karaciğeri bile aşağı yukarı çekiyor bu. Organları hareket ettiriyor.
(Lütfen linke bakın eğer bakılmadı ise)

Tam bir nefes omurgayı bile kaskatı kesiyor. Omurları kökten kafaya birbirine çekiyor. İçerideki basınçla. Bunun bir kaç yılda edinilebilecek bir beceri olduğunu düşünüyorum ama sağlığın temeli olduğunu düşünüyorum.

Vücudun iyileştirme mekanizmaları olduğuna ikna oldum. Bunu aktive etmenin yolunun diyafram gücüyle başladığına ikna oldum. Tam güç nefes alamadığında bence vücut bazı programları çalıştıramıyor. (yukarıda parça yazılarda anlatmayı denedim) -ki aslında diyafram her nefesi tam güç almıyor ama dönüp dolaşıp bir kaç saate bir kaç kez bu nefesi bir kaç kez tekrarlar. Onu gördüm. Diğer herşeyi aslında parçalı biçimde bu gönderide açıklamaya çalıştım.

Kas denge koordinasyon becerisi, postür inşa ederek başlamalıyız. Sonra nefes alarak sinir sistemine eşit uyuma bedeni eğiterek.

https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=3281&whichpage=8
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

Süreçte giden -5 kilo
(Geçmişte yazıştığım bir diyetisyene göre bmi) İdeal kilom +10 oldum
Stokları korumalı mıyım?
Hızla gidiyorlar?

(7,5 derecede alt üst tek kat ince pamuklu (ki buna neredeyse ihtiyacım yok gibi) duşa gerek var mı? hala?
(tabi uzun süre koşar atlar zıplar kımıldarsam)
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

Bütünüyle başa döndüm

Alıntı YapAsalak mikroorganizmalardan kurtulmak, dönüşüm işinin en önemli bileşenlerinden biri
18 Temmuz 2015

S:  (Perceval) Yani eğer sadece hayvani yağlar ve protein tüketirse, ...?
C: Bedeninin istilacılarla savaşmasına yardımcı olur. Ama en önemlisi, istilacıların "konforlu yuvasını" ortadan kaldırır.
20 agu 2011

C: Kesinlikle! Parazitleriniz gittiğinde berraklığınız çok artacak!
18 tem 2015

Brownstein kitabında pek çok insanın sorunlarının parazitlerden ziyade ağır
metallerden kaynaklandığını söylüyor. İyot kadmiyumu, civayı, kurşunu ve her tür metali vücuttan atıyor. Hatta bunları en çok yerleştikleri
endokrin sistemlerinden de temizliyor. Ve hatta floru yerleşmeyi sevdiği beyin epifizinden de atıyormuş. Bu doğru mu? Bu etkiyi yapıyor
mu?
C: Evet evet evet

21 Kas 2015

S: (L) Yani eğer bünyeni zehirleyen metaller yoksa ve vücudunu işgal eden parazitlerin yoksa, o zaman malum güçlerin frekans ışınları seni
ele geçiremez. Doğru mu?
C: Evet, aşağı yukarı

21 kas 2015

(Perceval) Alıcı derken, parazitler neyin alıcısı?
C: Bilgi dalgaları

Yanıt orada ve herkes tepkisiz konuşmak yasak!

Bana öyle görünüyor

Arkadaşlar bir kaç dürüst cümle yazabilir miyim?

Ne kadar doksi alınırsa alınsın, ne kadar iyot alınırsa alınsın, karaciğerdeki son kolesterol taşı akciğerin kapanmış sişmeyen son uç bronşu bir yerlerde bir şeyler (yük) kalır

Yukarıda bütün alıntıları almadım doksi viral savaş sağlamaz

İnsan hastalığı (patojen yükü) anladığım kadarıyla çoğu karaciğerde başlıyor (hipokratın bağırsak dediği)
Karaciğer yükleniyor (yeme, hareketsiz yaşam, solunum fonksiyonu her üçü boşaltmıyor/boşaltamıyor ya da 6 öğün yeme ile yeteişemiyor bağırsak boşalmadan atıan yük  kanalı dolduruyor )

Sonra karaciğerin bağırsağa bağlı safra kanalı kirleniyor, doluyor
Pankreasa, bağırsağa her yere

Benim rafine yağ yememem mümkün değil .Ailemin yemeği. Bunu geçtim rafine yağı bıraksam karaciğer kendini safra hattı kendini ne zaman açar hangi diyetle ve koşullarda

Bir yıl doksi alınsa bile ideal yaşam düzeni etkinlik ve yeme vb koşullarında değilsek kalan son patojen eminim ya kalır ya çoğalır vs ya da mutlak atamayız

Soğuk yardımcı olabilir, iyot olabilir, doksi yardımcı olabilir, seçilmiş (elenmiş tanıtma temelli temelli seçici az) temiz iyi gıda yardımı olabilir ama yanıt orada ve tepkisizler
(isa işi gibi ya görmek istemiyorlar)

Yani biri onlara mı söylemeli mi diyorum oyunun kuralları bu mu?

Eminim Hof gibi yaşasak tüm patojenler için işe yarardı ama bizim bu yaşam/diyet koşullarında sayılan tüm müdahalelerle kalıcı biçimde patojen atabileceğimize inanmıyorum

Hala buradan bakınca hayvansal yağ öncelikli et temelli diyet kalıcı gerçek çözüm gibi görünüyor. Bu diyeti kovalayacağım. Yaşam koşullarımı değiştirene kadar diğer şeylerle idare edeceğim onlardan destek alacağım ama kalıcı çözümün o olduğuna ikna olmuş durumdayım

Akciğerimde karaciğerimde hala kusurlar var ancak balon kadar açtım .Karaciğerin rahatladığını buradan hissedebiliyorum ama en uçta/üstte (en dış hareketsiz bölümler) oralarda her ikisini de de bir şeyler kaldığını da . Umarım devam edebilirim ama farketmiyor. Tohum yağı yiyeceğiz diğer toksinlere maruz kalacağız kış soğuğu yatacağız ve sanki her şey başa dönecek

2012 de de bunları yaşadım. Belki en toksinsiz durumumdu. Farketmiyor. Tohum yağı yiyeceğiz.  Yatacağız vs.
Sürekli magnezyum ve tuzla karaciğer mi yıkayalım

Uzun açlıklar ara ketozlar yapılsa bile eski yaşam döndüğünde sorun geri yüklenir

Sadece daha az kirlenemeye bakacağım et gününü bulana kadar.

Laura doksi aldım yumurta yiyebiliyorum safra kanalı mı dolu tıkalıydı? Yağ mı sindiremiyor
Safra ince bağırsağa mı akmıyor
Gaby doktor değil mi_?
Eklemler haşat yağlı vücut hipoglisemi hikayesi buradan görüyorum hiçkimseyim (vücut yağı ne tutar? toksin hapseder deniyor)
İletişim denense de olmuyor
Bu hiperbarik oksijen doksi işi değil
Hikaye İsa hikayesi gibi
Biri ona gerçekleri söylemeli
Sağlıcakla kalın
Biraz ara ve kendine bakım çalışması

Herkese tavsiyem seçici diyet
En çokta ve en az pişmiş hatta hiç pişmemiş hayvan yağı tüketimi

Kan tipine göre diyet ifadesi olduğunu biliyorum
Oradaki yanıttan önce iki istisna dışında diyor? Tam anlamadım
İstisnalar neler?
Yine de eliminasyon deneme yanılma yapma tek tek seçilmiş gıda en mantıklısı değil mi?

İstisna orada belirtiliyor mu mesela tam etobur bir istisna olabilir mi? çünkü Atkins'te tüm bitkiler çekilmiyor

Alıntı Yapİlik naklinin yanı sıra çok nadir de olsa bazı hastalıklar kan grubunun değişmesine neden olabilir. Ayrıca sonuçları 2015 yılında Journal of the American Chemical Society dergisinde yayımlanan bir araştırmada bilim insanları kırmızı kan hücrelerinin yüzeyindeki A ve B antijenlerini uzaklaştıran bir enzim keşfetti. Bu gelişme gelecekte kan grubunun yapay olarak değiştirilebileceği anlamına gelebilir.

https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/bir-insanin-kan-grubu-degisebilir-mi

Arkadaşlar celselerde karaciğer aramayı karaciğerin boşaltım sistemini bir araştırmayı tavsiye ederim

Kan tipine göre ben A'yım masela . İnternette bunu ararsam hiç et saymaz. Ben şimdi vegan mı olmalıyım?
Enerjisizlikten ölürüm
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

Ek

Egzamalar, mayalar, fungiler/mantarlar, deri lezyonları, şişen karın artan kilo/gitmeyen kilo, sindirim bağırsak kabızlık hemoroit sorunları, soluk değişmiş (canlı olmayan) deri rengi hepsi karaciğer ve onun getirdiği sayılmayan trilyonlarca sorun saçma hastalık tanısı hepsi karaciğer köklü
Bazıları da temizlerken geçici gelişir

Sindirim sorunu kabızlık sorunu varsa olası en az yeme olası ve olası en uzun boş tutma artan su tüketimi ,tuz mineral elektrolit tüketimi

Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

Ek 2

Hayvan yağı nedir?

Enerjiye çevrilmiş bitki (Yediğin hayvan etobur değilse)
Bitkilerden enerjileştirilmiş form
Bitkiden izole elde edilmiş enerji küpü
(Hiç bir yeriniz tıkamaz her yeriniz açar)
Hazır işlenmiş başka bir matabolizmanın ön işlediği karbonhidrat (bal gibi)
Hazır enerji stoğu (hayvan otobursa önde yenmiş işlenmiş hazır ot gibi)
Daha az sindirim, daha az enerji, daha çabuk sindirim hazır enerji stoğu
Tüm sindirim emilim sistemine yük olmadan bağırsaktan emilen çabuk dolaşıma geçen enerji
Kendinize metabolizmanıza ot işletmekten sizi kurtaracak şey ,işlenmiş ot
İnsan vücut yağına yakın ön-mettabolize edilmiş şeker nişasta karbonhidrat

Şeker açlığı canı çekmeler parazitlerin mayaların açlığı, titremeler onların
Şeker keserken zorluysa travmatikse yerine maya ve probiyotik geçici eklenebilir

Diğer durumda
Soğukla enerjilendiriyoruz, aktviteyle enerjilendiriyoruz, ısıyla enerjilendiriyoruz. keşfetseydik belki manyetik alanları kullanabilirdik.
Bir bilimsel deney için diyabetik hale getirilen fare yan oda da manyetik alan deneyi yapan ve yeterli faresi olmayan araştırmacı tarafında alınıyor ve manyetik alana maruz kalıyor diyabetik genetik iyileşiyor

100 yıl önce olmayan her şey karaciğer için toksindir. Laboratuvarsa üretilmiş sentetikler yapay moleküller her şey . İlaç sandıklarınız.
Yapısı karaciğer sindirim enzimlerinin tanımadığı gibi parçalanmış (rafinasyon şu buya uğramış) her şey
Bitkiler glifosat doludur çapa emek kalmadı çünkü çoğu seradan çıkar

Lifi/selülozu sindiremiyoruz ve neden öneriliyor? (yulaf lapası) Hala anlamış değilim
Belki bağırsak için çeper temizliği ve süpürme
Bunun dışında tek aklıma gelen yanıt geçmiş yaşamda inek olma ya da K'ların bize aramızdaki daha 2,5B dediği profil mi ve buradan kurulan zihinsel/psişik/metabolik ihtiyaç mı?

Halihazırda varsa bile hayvansal yağ+et temelli beslenmeden daha hızlı iyi tüm karaciğer sağlayacak yöntem varsa bulamıyorum
Bu karaciğere neredeyse sıfır toksin yükü demek (et kaynağına göre değişir)
Bu karaciğeri açlığa/tam oruca eşit dinlendirme demek

O ikiliye gıda ekleyeceksem bile o ikiliye uzun süre yer tam temiz hisseder ondan sonra meyve secici kök gıda denerdim
A kan grubuyum
Bir köyde doğal yarı vegan gıda yiyorum ve hayır sağlık yok tüm suçu az az yenen ayçiçek yağına mı atalım
Arada yediğim et balığa mı atalım

Arkadaşlar gerçekten bu celseleri okuma önümüzdeki zamanlar içi endişe, bunlarla aktif yoğun ilgi ve Laura'nın çok sıkı çalışma dediği şey gibi bir durumda bu yorumları üretiyorum
Daha iyisini bulan bana haber versin

Ben mevcut yememle sağlaıklı kalırdım
Belki
Nasıl
36 saat boşluklar açlık
Sürekli
Sonra daha iyi hissedince 24 saat tek öğün belki
ve ek soğuk sıcak nefes vb protokolleri

Akciğer nefes alındığı herkes fakrında karacğer görünmüyor dip organ. Görüntülenme test hepsi saçmalık yetersiz
Bu kadar basit bir bir gerçeği kavrayamıyorlar mı diyorsanız bence evet (yani karaciğer boşaltım kanalı bağırsak ilişkisi buradaki yük ve doluluk )
Saframız fazla biliyorlar mı?
Apendiks fazla biliyorlar mı?

Biz vermeliyiz
Onardan fazlasını biliyoruz
Hastaneden doktordan uzmandan
Nasıl evren realiter ya da kozmolojik olarak daha fazlasını biliyorsak bu celseler sayesinde

Şimdi yapılan hata şu
Bu celseleri okuduk. Artık biyoloji fizik bilimi ortalıktaki örgütlü bilgi bunlara güvenir misiniz? Hepsi yetersiz bulursun
Tıbba gelince yanılmayın aynısı
Hiç bir fikirleri yok parçalı çoğu kh ilhamlı
Ne yazık ki
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

Bugün öğle saatleri gölge de 12,5 derece. Uzun bir süre yaklaşık  1 saate yakın tüm vücut güneşlendim ve topraklandım. Yani güneş gören yanım güneş ısısı ve diğer yanım 12,5 derece havaya maruz kalıyor

Bunun dışında son 2 gündür yağışlı/çiseli dönemin bitmesi üzerine (bu dönemler duş almıyorum) günlük çalışmaya geri döndüm ve akşam sıcak duşuma kısa bir soğuk duş ekliyorum. Bunlar çok kısa ve tahmini 2-3 dakika kadar ancak suyum çok soğuk ve ısısını hiç bilmiyorum. Gündüz en yüksek sıcaklık 13 gece de düşük sıcaklık 1-2 derecelere kadar inebiliyor. Bu durumda ikisinin arasında bir soğuk su sıcaklığım olduğunu varsayabiliriz. Tahmini 7-8 derece olduğunu düşünüyorum. Hatta bu süre boyunca bu suyu sürekli kafamdan dökmüyorum ve tüm vücuda (kol bacak omuz bel vs) gezdiriyorum çünkü 10-15 saniye sonra kafam resmen uyuşup ağrıyor o kadar soğuk. Yani duş olmasa bu suyun gölet vb gibi içine girsem ne kadar kalabilirdim bilmiyorum. Yine de genel olarak bu su da üşümüyorum. En azından ilk 2-3 dakika hiç bir soğuk tepkisi vermiyor gibiyim ama tam oradan sonra artık üşümeye (üşümesem de kaslar titremeye kasılmaya) başlıyor-um. Gerçi suyu merkezi biçimde sürekli tüm vücut olarak alsam sanırım ona 15-20 saniye belki yarım bir dakika dayanabilirdim. Öyle tahmin ediyorum

Bu şey süreç cildimi gençleştirecek ve biraz parlattı/canlandırdı gibi

İlk haftalarda kuru deri döküntüleri attım (bir miktar kaşıntı) ve bunlar tamamen kuruyor (yokoluyor). Bunlar emin değilim ve ilgisi var mı bilmem ama karaciğer (belki safra yolu vb) kökenli olabileceğini düşündüm

Ense boyun bölgemde (emin olmadığım ama şu aşamada) lenf şişliği bezesi vb olduğuna karar verdiğim bölgeye ayrıca ekstra sıcak soğuk uyguluyorum

İlk etaptaki kadar değilse de bol su içmeye devam ediyorum ve suya bazen parmak ucuyla (cimcik hesabı, tadını neredeyse değiştirmeyecek kadar) magnezyum sülfat, kayatuzu ve karbonat ekliyorum
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

Tesadüf öylesine web tv açıp zaplarken National Geopraphic te buzlu su da yüzecek bir adama denk geldim. Kişiye bilgi veriyorlar. Aklımda kalanlar
Kasların çok sertleşecek vs. Sudan çıktığında seni hemen ısıtmayacağız çünkü soğuk kan hemen kalbine gitmemeli
Soğuk duşlarımdan sonra (gerçi çok soğuksa çok kısalar ama) ve serin ılık ve sıcağa bedenimi dinleyerek aşamalı geçiyorum ama bunu yapmamalı mıyım ? (yani soğuktan sıcağa geçmemeli? miyim?) dedim

(Soğuktan sıcağa neden geçtim? Yani neden soğuk duşa sonra sıcak ekledim.
Şunu düşündüm. Şu an dışarıda buz gibi üşümüş olsam bu duşa girecektim ve endişe etmeyecektim. Yani biraz içimden geldi. İkincisi sobam olmadığı için üşümüş çıktığımda tekrar ısınmak oldukça zaman alıcı ya da çok yoğun efor gerektiriyor. ve bunu yaptığımda ilk duşlara göre daha kısa tutuyor ve daha az üşüyorum.
Son olarak büzüşmüş sonra esnemiş damarlar bu damarlara bir masaj gibi olabilir gibi bir hisle de sanrım bunu ekledim)

(Kişi buzlu suda yüzmeye başladı biraz yüzdü ve tam şu an replikler)
Yaşadığım en keskin başğarısı
Ellerim ayaklarım (yok gibi vs bir şeyler dedi) felç gibiydi
Kulağıma gelen iki güçlü ses var
Biri bana öleceksin diyor. Duyduğum diğer ses şu. Hayatta olmaz
Birden bire kendini farklı yanlarını keşfedersin
Kendi kendime şöyle dedim. Çık burdan artık
(Burada hızlandı
Bitirdi ve ilk dediği)
Başım çok dönüyor
Daha önce hiç bu kadar kısa zamanda yoğunlaştırılmış biçimde bu kadar zorlu bir deneyime maruz kalmamıştım. Bunu asla unutmayacağım (eşsiz bir anı vs)
Bir daha hayatta bunu yapmam

(Bölüm bitti ve sanırım buzlu duş+saunayla buna hazırlanmış bir şeyler gösteriyor)
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

BBC Earth Alaska belgeselinden

- Bazıları hiçliğin ortasında yaşadığımı söylüyor ama hayır. Hiçlik 563 km güneyde ben kuzeydeyim...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

Arkadaşlar

Sabah 05:15 yaklaşık 1,5 saatlik uykudan uyanmış bir solunum meditasyonu sonrası bunları yazıyorum

Nefesi alıyoruz. Derin nefes almaya odaklanıyoruz. Nefesi veriyoruz. Tıpkı fazladan/derin hava almaya çabaladığımız gibi fazladan/zorlantılı biraz daha hava vermeye çabalamayı keşfettim (hırıltılı ve zorlu ve bazen hafifi ağrılı/acılı bile olsa) ve sanırım bu keşif bütün akciğer sorunlarımı ver onunla birlikte bütün diğer bütün sorunlarımın çözmenin hatta tarihin sonsuzluğun dibine gömmenin eşiğine hissettirdi. 

Alıntı Yapfazladan hava vermeye çabalamayı keşfettim

Bunu her nefeste değil ama aralıklı periyodik döngülerle yapıyorum. Artık 5 nefes 10 nefes 20 nefes sonra değişiyor ve zaten zorlanmış fazla nefes çıkışlarından sonra akciğerin tekrar açılması gevşemesi ve sünger gibi fazladan sıktığı tıkalı bronşları esnetmesi/germesi ys da oraya aşağıdan sanırım diyaframın gücüyle hava basınçlayarak bunu yapıyoruz (en az o kadar nefes sürüyor) ve aynı periyotlarla hafif balgam/akıntı/sürüntü bazen atıyorum

Gerçekten nefes açlığınız/darlığınız, astımınız, kronik akciğer sorununuz varsa bunu önemseyin derim.

Benim için çok zamanlı çok yıllı bir uygulama ve geri dönüşüm oldu ya da olacak (inanıyorum ve olmak üzere hissediyorum) bir başkası için süreç nasıl işler aynı olur mu onu bilmem ama benim için son 7-8 yılın en iyi/derin/rahat vs nefesi bu gece alındı ve şu an alınıyor, alınmaya devam ediyor.

Alıntı Yapbu keşif bütün akciğer sorunlarımı ver onunla birlikte bütün diğer bütün sorunlarımın çözmenin tarihin hatta sonsuzluğun dibine gömmenin eşiğine hissettirdi. 

Konuşurken sesi gırtlağında göğsün üstünde gibi oradan titreşen insanlar var duyardım bu nasıl oluyor derdim.


Neden ilgili bilmiyorum diğer herşeyle ilgili. Kas ve ve dokulardan bir çözülmeyi geri toplar gibi oluyor .Başka yerlerdeki ağrılarda sorunlarda aynı an da gidiyor azalır geçer gibi oluyor. Sonuçta ayak arka topuk tendonun bile daha iyi ve daha senin daha yerinde oluyor ve hissediyorsun

Kesinlikle akciğerim gırtlak ya da omuza varmış gibi ve artık karburgalarım daha benim gibi

0 santigrat derece hiç üşüme yok, titreme eskiye nazaran %3 gibi hissedilmiyor bile.

Nefes ( meditasyon ) hakkında söylenen şeyler yersiz değil
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

10-12 günlük bir aradan sonra bu hafta havaların ısınmasıyla soğuk duşu geri ekledim. Dün çok kısaydı. Muhtemelen 2 ile 4 dakika arası. Bugünkü duşum 10 dakika değilse bile eminim çok yakındı

Tek hissettiğim bu duşu aldığım an da yorgunluk, ağrı, acı, uyuşukluk hiç bir şey kalmıyor. Alırken çok iyi hissediyorum ama  duşu uzun tuttuğumda her defasında  çıktıktan bir süre sonra tuhaf duygular, farklı hissetme, kısmi bir panik ve normalleşme çabası olmuyor değil
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

Güne -spor yaparak ve üstüne de- donmuş bir gölde karın/buzun içinde kahve içerek başlayın

https://twitter.com/krististors/status/1617526563003838464
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

Artık neredeyse üşümüyorum. Üşüyorum ama %20-30 gibi. Eskiye nazaran
Artık neredeyse titremiyorum. Titriyorum ama eşzamanlı bütün bir kasılma ve tekrar kasılma ya da tüm kasların neredeyse kasıldıktan sonra kasılı kalması ve dalgalarla bir içsel kasılma daha gibi .O da yüzde 80
Bunun yüzde yüzünü merak ediyorum. Wim Hof gibi mi oluyor. Sanırım bunu en az toksin, en iyi oksijenlenme, gelişmiş akciğer ,gelişmiş dolaşım sistemi ve atıksız bir lenf sistemi mi sağlıyor. Orada değilim ama şimdi ışık var.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com