Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 15 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

sybleman

#1320
Evet anladım şimdi Tgur. Demek istediğini. Sanırım son okuduğum pleiadeste parçalı ruhların birleştikten sonra çok fazla yeteneği olacağından bahsediliyordu.

Parelel evrenlerdeki farklı ruh parçalarımız birleşip bir oldukça farklı özellikler ortaya çıkacak, birisi de tezahür edilenin maddeleşmesi durumu değil mi?

Doğru anladıysam bunu anlatmak istedin değil mi?

Bu konuda birkaç deneyimim var, o yüzden algıda seçicilik de yapmış olabilirim.

Bunu deneyimledin mi? Merak ettiğim bir şey var. Daha dün gece, farklı bir gerçekliği algıladım yine. Bu 2.inci görüşüm. Oradaki ben benim yaşadığım ve aştığım sorunu yaşıyor ve çözemiyor, zor durumda. Bu gerçekliklere geçtikçe bilinçli olarak geçebilirsek tabii, zor olur çünkü resmen bilinç değişimi yaşanıyor. Belki farkında olabilirsek, şuandaki bilinci de aktif edebilirsek, belki o düzlemde yardımcı olmak doğru mudur? Yapılacak doğru bir hareket midir?

Bunu merak ediyorum. Yani diğer pareleldeki benliklerimize yardımcı olmalı mıyız? Yoksa sadece gözlemci mi olmalıyız?

Tgur

#1321
Hayır konu paralel evrenlerle ilgili değil,onları da ihtiva eden toptan olan biteni yaratmakla ilgili,4Y teknolojisi dediğimiz ve henüz ulaşamadığımız yaratma fenomeni,

İmkansız gibi gören bilincimizi bu yüzden bol bilgi soğurarak ve inanç tazelemeleri yaparak anlamaya çalışıyoruz,

Bütün çaba bu şu andaki bilincimizi aşan konuları kavrayabilmek ve ütyopya çizgisinin ötesini görebilmek..


sybleman

#1322
Bilgisizliğimi mazur gör, çok soru sordum. Ben bir konuları tarayayım. Tam idrak edemedim şuanda. Bahsettiğin konuyu bir daha okumak istedim.

Tgur

#1323
Çok iyi yaparsınız,yalnız sorular olduğunda çekinmeyin lütfen,
Sorun inancın parametreleri üzerinde gezinebilmek ,bir tanesi değişime inançtır,

Zihni takıntı yapmanın mahzurunu idrakten sonra sorgulamalara ucu açık bir hale getirir..


Tgur

#1324
Ve tekraren "Yaratımın Seyri 2. bölüm" den şu kısmı kaydetmeden geçemeyeceğim,

 Dr. N: Eğer ruhlar olarak hepimiz gelişim merdiveninde yukarı doğru çalışıyorsak, benim edindiğim izlenim, ruh dünyasının organize edilen muazzam bir piramit olduğu ve tepesinde de yüce bir otoritenin bulunduğudur.
D: (içini çekerek) Hayır, yanlış. Piramit değil. Hepimiz aynı uzun dokumanın iplikleriyiz. Hepimiz onun içine dokunmuşuz.
Dr. N: Ruhlar için birçok yeterlilik katmanı söz konusuyken gözünde böyle bir dokumayı canlandırmakta güçlük çekiyorum.
D: Onu ruhların aşağılardaki ve yukarılardaki raflara dizildiği bir şey gibi değil, kendi içinde hareket halindeki bir bölünmeyen, bir kesintisizlik olarak düşün.
-----------------------------------------------------------
Çok önemli bir vurgulama daha yapmak istediğim, hipnoz yapan bu kıymetli yazarın baştan ateist olduğunu sonradan yaptığı çalışmalarla konuyu şekillendirip gerekli inanç kalıbını seçip kendini geliştirdiğini ama monoteist yaklaşımdan da kendini bazen kurtaramadığını görüyoruz ama denek olarak kullandığı ruhlar ona gerçeği öğretmekten de geri durmuyorlar ,

Belki de ortamın monoteist inancının yoğun olduğunu düşünerek bu mealde sorgulamalarını düzenliyor ama ruhların hipnoz esnasında yani ruhsal bilinçliliğin bütün çıplaklığı ile çıktığı bir zihin yapısında en güzel tanımlamalarla her şeyin bir olduğunu adeta haykırıyorlar aralarda dikkatle bakınca fark edeceksiniz.


Gaia

#1325
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tgur


Ve tekraren "Yaratımın Seyri 2. bölüm" den şu kısmı kaydetmeden geçemeyeceğim,

 Dr. N: Eğer ruhlar olarak hepimiz gelişim merdiveninde yukarı doğru çalışıyorsak, benim edindiğim izlenim, ruh dünyasının organize edilen muazzam bir piramit olduğu ve tepesinde de yüce bir otoritenin bulunduğudur.
D: (içini çekerek) Hayır, yanlış. Piramit değil. Hepimiz aynı uzun dokumanın iplikleriyiz. Hepimiz onun içine dokunmuşuz.
Dr. N: Ruhlar için birçok yeterlilik katmanı söz konusuyken gözünde böyle bir dokumayı canlandırmakta güçlük çekiyorum.
D: Onu ruhların aşağılardaki ve yukarılardaki raflara dizildiği bir şey gibi değil, kendi içinde hareket halindeki bir bölünmeyen, bir kesintisizlik olarak düşün.
-----------------------------------------------------------
Çok önemli bir vurgulama daha yapmak istediğim, hipnoz yapan bu kıymetli yazarın baştan ateist olduğunu sonradan yaptığı çalışmalarla konuyu şekillendirip gerekli inanç kalıbını seçip kendini geliştirdiğini ama monoteist yaklaşımdan da kendini bazen kurtaramadığını görüyoruz ama denek olarak kullandığı ruhlar ona gerçeği öğretmekten de geri durmuyorlar ,

Belki de ortamın monoteist inancının yoğun olduğunu düşünerek bu mealde sorgulamalarını düzenliyor ama ruhların hipnoz esnasında yani ruhsal bilinçliliğin bütün çıplaklığı ile çıktığı bir zihin yapısında en güzel tanımlamalarla her şeyin bir olduğunu adeta haykırıyorlar aralarda dikkatle bakınca fark edeceksiniz.




Eckhard Tolle buna varlık diyor, şimdi de ulaşılacak bir hal diye tanımlıyor. Kolektif bir birliktelik hali gibi bir şey anlıyorum ondan dinlediğimde bu kavramları. Şeytanı alt etmeye egoyu alt etmek diyor.

İsa ise Cennetteki krallık diyor. Babasından yani kendi tanrısından, içindeki tanrıdan aldığı mesajları iletiyor. Cennetteki krallık tasviri tam olarak bu halin anlatımı.

Buddha aydınlanma diyor. O da egoyu yani şeytanı alt ederek buna ulaşabileceğini söylüyor. Ego yani şeytan diye anlatılan şeyi aynadan yansıyanlar gibi anlatıyor. İnsanın kendine yine kendinden yansıttığı illüzyonlar gibi. Rüya hali gibi.

Monoteist tanrı dışarıda bir tanrıya inanmak ile ilgili bir tabir. İçerideki tanrı ise bu yukarıda yazdığım tasvirlerle ilgili.
Dini metaryallerde anlatılan tanrı tasvirini bir metafor olarak görüp o tanrıyı içerideki tanrı olarak okuduğunuz zaman metaryalin anlattığı hikaye farklılaşıyor. Tıpkı dışarıda bir tanrı arayarak okumak gibi. İki farklı algı oluşuyor.

5. yoğunluk diye anlatılan metaryallerin ölünce gidilen yerden gelen bilgi olarak değil o kişinin kendi iç bilgeliğinden gelen bilgi olması fikri daha olası. Bu yukarıdaki anlattığım isanın cennet halinden gelen bilgi gibi. O cennet haline 5. yoğunluk demeyi seçiyorsa Lauralar onların bileceği iş. Fakat gereksiz kafa karıştırılıyor bence.

Zaten kavramın özüne bakınca 5. yoğunluk pasif bir yoğunluk hali diye anlatılıyor. tıpkı meditasyonda trance sırasındaki hali anlatmak gibi. fazlasıyla kendi içinde kendini özetliyor kavram. ölünce gidilen yer diye verilen bilgi aslında benliğin ölümü ile alakalı bir metafor. benliğin ölümü de anlayacağınız üzere buddhanın, isanın şeytanı alt etmek ile ilgili tasviriyle aynı şey.

Bu dr newton alıntısı da aynı aydınlanma halini anlatıyor yada o hali gözünde canlandırınca oluşan resmi paylaşıyor bence. Fazlasını değil.

Alıntı YapD: Onu ruhların aşağılardaki ve yukarılardaki raflara dizildiği bir şey gibi değil, kendi içinde hareket halindeki bir bölünmeyen, bir kesintisizlik olarak düşün.

Şu alıntıdaki şeyi geçmiş ve gelecek zaman gibi bir kalıpla düşünmek yerine şimdiki zaman, an gibi bir kafayla düşününce aslında kendi içindeki hareket halindeki bölünmeyen şeyin, kesintisiz oluş hali yani eylemlilik hali olduğu fikrine geliyorum. sürekli akan şey, ra nın dediği sonsuz enerji denen kavrama geliyor. sonsuzluk buysa sonluluk yani ölen şey zamana tabir olur.

şimdi ve burada algısında zaman zaten ortadan kalkıyor. zaman kaybolduğunda varlık geçmişi, geleceği ve şimdiyi aynı anda yaşar. bu da kişiye olasılıkları görme bilgeliğini verir uzun vadede. bu da nedense kulağa 6. yoğunluk gibi geliyor.

Tgur

#1326
Gaia ne güzel benzetmeler yapmışsın ,harika hepsi,

Esasta yoğunluklar diye zihin tekamülü ile elde edilenlerin tümü de içimizdeki bize ait  tezahür ifadeleri,

Biraz çocukluk yapıp ruhun aynı dokuma içinde düğümler halinde uyumla dolaştığını belirtilen ifadeleri üzerine şu dörtlüğümü koymadan geçemeyeceğim,

Özüm zihnim bir ben birden görüntüyüm
Parçada değil birdedir benim bütünlüğüm,
Ayrılık rüzgarına kapılmış ey rengarenk iplikler
Gelin siz de atın bu birlik kilimine okkalı bir düğüm


sybleman

#1327
Galiba 18 aralık celsesi gelmiş gördünüz mü

https://cassiopaea.org/forum/threads/session-18-december-2021.51442/

sybleman

#1328
Mahabarata ve odyssea nın aynı olayı anlattığından bahsetmişler.

Kristallerin bilgi saklama özelliğinden bahsedilmiş. Pleaides'de de bu vardı. Kristaller, taşlar, hatta insan kemikleri tamamen bilgi dolu.
Müzelere gittiğimde hep heykellere dokunma isteği geliyor. Sanki dokunsam o zamana gidip görebilirim veya bana bir şey anlatacak gibi
hissederim.

Saçlardan bahsetmişler. Bu Ra'da da geçiyordu. Medyumun antene benzer saçlarını düzgün tarayın bilgisi geçiyordu :) Aslında vücudumuzdaki bütün tüyler anten gibi çalışıyor. Tüylerin diken diken olması olgusunu düşünsenize.

Kristallerin bilgi saklaması, bilgisayarlardaki silika kristallerin bir süre sonra bilinç kazanmaya başlamasıyla gerçekten bir bağlantı olmuş. Evet dedikleri gibiyse bu mümkün görünüyor. Hatta aralarında ağ bile oluşturabilirler bu yolla. Çok fantastik geliyor ama mümkün gibi.

Aşı ile ilgili olarak da bilgi verilmiş. Bu ara önüme gelen haberlerde sürekli aort yırtılması ile ilgili ani ölüm haberleri geliyor. Genç insanlar aniden ölü bulunuyor. Sebebi de bir sonraki haberinde ortaya çıkıyor. Dikkat ettiniz mi? Sanki aşının etkileri çıkmaya başlıyor. Kalp üzerinde yoğun etkisi var, pıhtılaşma, kalp krizi, felç. Bir çok hastalığı tetiklemeye başladı.

bozadi

#1329
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

Galiba 18 aralık celsesi gelmiş gördünüz mü

https://cassiopaea.org/forum/threads/session-18-december-2021.51442/
Geçen yılın 18 Aralık'ı :)

bozadi

#1330
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

 Aşı ile ilgili olarak da bilgi verilmiş. Bu ara önüme gelen haberlerde sürekli aort yırtılması ile ilgili ani ölüm haberleri geliyor. Genç insanlar aniden ölü bulunuyor. Sebebi de bir sonraki haberinde ortaya çıkıyor. Dikkat ettiniz mi? Sanki aşının etkileri çıkmaya başlıyor. Kalp üzerinde yoğun etkisi var, pıhtılaşma, kalp krizi, felç. Bir çok hastalığı tetiklemeye başladı.
Haluk Özdil ve Murat Akan'ın şu programı, konuyla ilgili güncel bazı bilgiler veriyor:


bozadi

#1331
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bigsenfoni


bozadi

#1332
Üstteki video, Muzaffer Kınalı'nın 2017 yılındaki çok enteresan bir kehaneti. Her ayrıntısıyla değilse bile, genel anlamda çok isabetli ve anlamlı buldum.

sybleman

#1333
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

Galiba 18 aralık celsesi gelmiş gördünüz mü

https://cassiopaea.org/forum/threads/session-18-december-2021.51442/
Geçen yılın 18 Aralık'ı :)

[:D][:D] okumuş oldum bu vesileyle

sybleman

#1334
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Üstteki video, Muzaffer Kınalı'nın 2017 yılındaki çok enteresan bir kehaneti. Her ayrıntısıyla değilse bile, genel anlamda çok isabetli ve anlamlı buldum.


Evet bu kişiye de denk geldim. Gerçekten bağlantısı güçlü olan bir kişi gibi. Birkaç konuşmasına ve ruhsal dünya ile ilgili bilgilerine denk geldim.

İşte bu görülerde tarih tutmayabilir, ama olayın genel kavramını görmüş gerçekten de. Tarihler uzayabiliyor, bir sürü olasılık var, olmayabilir, olabilir, veya farklı bir şekilde de olabilir.

Benim gördüğüm eğitim toplantılarını da çözdüm. Bunlar şuanda olan eğitimler değil. Önceden yapılan eğitimler. Sanki dünyaya gelmeden önce olası gelecekleri, öncesindeki durumları, sebeplerini, sonuçlarını öğrenmişiz gibi. Bu eğitimlerden geçtik. Olayla ilgili bir kelime duymam bile bu eğitimi hatırlamama sebep oluyor.

Mesela bu sabah sivas'ta bir eski bir külliye var diye uyandım. Tarih var 1519. Ki dün sadece sivastaki svastika sembolü ile ilgili bir sembol gördüm. Direkt bilgiyi tetikliyor. Oraya gitmem lazım gibi hissediyorum.

Geçen mesela size de atmıştım, bosna piramitlerini. Hiç bu konuları konuşmadık ailede. Bizimkiler bosna için tatil planı yapıyordu geçen gün bir anda. Bir şekilde sanki bi yerlerde bulunmam lazım gibi hissediyorum, sonra bir anda oraya gitmek için bir sebep çıkıyor.

Ya yine nerden nereye geldim. Güya deneyim yazmayacaktım. Demek ki bunu yazmam gerekiyormuş.

Görüler, rüyalar, ön görüler çok değerli. Mutlaka not almak, üstüne düşünmek, araştırmak lazım.