Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 6 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tgur

#1290
YORUMLAR LXVII

C: Büyük bir örnekti: Bu tür şeylerle ilgili olarak sizi uyarmıştık ve daha fazlası gelecek. Üzerinde bulunduğunuz gezegen açılıyor!!!
S: (Perceval) "5 Yıl daha ! Tamamlamak için!" gibi birşey söylemiştiniz? (ç.n.: bkz. 20 Haziran 2009 celsesi)
C: Ne demek istiyorsun? Şu anda oradasın! Görmüyor musun?
S: (Perceval) Evet, elbette. (Pierre) Peki ya "0 Yeni Yıl"? (Perceval) Yani bu tarihin sonun başlangıcı olduğunu mu söylüyordunuz?
C: Nasıl depremler küçük bir açılmanın zincirleme reaksiyonla büyümesiyle gerçekleşiyorsa, alemlerin değişmesi de öyle. Hatta ikisi arasında pek çok ortaklık var.
S: (Andromeda) Evet, Kaliforniya'da, Güney Amerika'da meydana gelen tüm o depremler, Pasifik Ateş Çemberi... (Pierre) Evet, Pasifik Levhası civarında sürekli yanardağ faaliyeti oluyor. Zincirleme etki derken, acaba tüm Pasifik Plakası birbiriyle bağlantılı da şimdi o levha hareket mi ediyor? (Chu) Zincirleme etkiyle bir açılma oluyor. Gazlar çıkıyor, farklı açılmalar...
(L) Evet. (Andromeda) O halde yakında çok büyük bir olay mı olacak? (Chu) Bekle ve gör!
C: Bekle ve gör!
S: [kahkaha] (Pierre) Depremler ile değişen alemler arasında pek çok ortalık var dediler. Bu ne anlama geliyor? (Andromeda) Yellowstone da var. (Perceval) Tek bir deprem, dünyayı açan, büyük bir değişim meydana getiren zincirleme reaksiyonu başlatabiliyor... (L) Değişen alemler frekansları değiştiriyor, bu da dünyanın frekanslarını değiştirebilir ve bu da depremleri tetikleyebilir.
Depremler de alemlerde açılmalar meydana getiren elektromanyetik sinyaller yayabiliyor. Yani her iki yönde de bir sürü elektromanyetik şey oluyor.
C: Evet.
S: (Ark) Kuantum rastgeleliğinin kilit noktası nedir?
C: Uzun cevap.
S: [kahkaha] (Perceval) Tablada gerekli simgeler falan yok. (Pierre) Bunun için özel bir tablaya ihtiyacımız var!
C: "Saf" rastgelelik diye birşey yok.
S: (Ark) Kitabımı okuyorlar. [kahkaha]
C: Herşey bilgiyken saf rastgelelik diye birşey olabilir mi? Sizin aleminizde gerçekten var olan herşey daha üstteki bir bilgi aleminden türer. O halde nasıl "rastgele" olabilir? Kümeler.
S: (Ark) Kümeler mi? (Perceval) Matematiksel kümeler. Yanıt bu. (Pierre) Ne kümeleri?
C: Sizin aleminiz, yani 3. yoğunluk ve zaman bir "küme" teşkil ediyor.
S: (Ark) Küme teşkil ediyor...
C: Küme tanımlıdır.
S: (Ark) Ne? (Perceval) "Küme tanımlıdır."
C: Sınırlıdır.
S: (Mr. Scott) Yani eğer 4. Yoğunluğa gitmek istiyorsan, daha büyük bir küme yazabilmen için daha büyük bir kağıt parçasına ihtiyacın var demektir. Daha büyük bir kek dilimi.

----------------------------------------------------------------------
Gezegenin açılması ve depremler EM oluşumu sağlayan sarsılmalarla olmakta,

Demin bilgisayarımı açmak için fareyi sarsmak mecburiyetinde kaldım alternatif elektriğin oluşumunda bir sarsılma ,dönme ,yer değiştirme ile ilgili fenomenler gerekli, bütün bunlar elektrik mevcudiyeti mekanik etkilerle başka şeylerin ortaya çıkmasına sebep olmakta,

"C: Nasıl depremler küçük bir açılmanın zincirleme reaksiyonla büyümesiyle gerçekleşiyorsa, alemlerin değişmesi de öyle. Hatta ikisi arasında pek çok ortaklık var."

Bu etkiler ve beklenip görülecekler arasındaki ilgiyi, benzerliği, tetiklemeyi çok yerinde anlatmakta,

Kısaca olanlar bir yerlerden göklerden bilinmeyen merkezlerden falan gelmiyor oluşanın içindeki kendi diyeceğimiz faaliyetler maddeyi titretip ,sarsıp, başka oluşum ve yoğunluk fenomenlerine doğru sürüklüyor, düşüncenin beynin ulaşılmayan nöronlarına EM nin erişmesi dahil, bu da sorgulama ve alınan bilgiyi tartmakla gerçekleşmekte, bunu frekans çitinin değişmesi olarak da tanımlayabiliriz,

"C: Sizin aleminiz, yani 3. yoğunluk ve zaman bir "küme" teşkil ediyor.
S: (Ark) Küme teşkil ediyor...
C: Küme tanımlıdır.
S: (Ark) Ne? (Perceval) "Küme tanımlıdır."
C: Sınırlıdır."

Yani o çok tekrar ettiğim alıp bu deney dünyasında her şeyin olduğu o müzik kasetlerini içine alan oluşumdan (bilgi alanı) alıp oynadığımız zaman ve mesafe işlevli kaset sınırlıdır o "küme" denenle eşleştirebilirsiniz,

Kasedi yerine koyup bir başkasına veya tümüne bir anda erişme isteği yoğunluk dediğimiz frekans alemlerinin değişmesi demek,

Diğer frekans bilya yuvasına oturuş gibi,

----------------------------------------------------------------------
S: (T) Bilincimi alfa durumuna sokmaları ben uykudayken mi oluyor?
C: Bazen.
S: (V) Bilgisayarının başındayken oldu mu hiç?
C: İş yerinde.
S: (T) Honeywell'de çalışırken mi?
C: Büyük beyaz binada.
S: (L) Büyük beyaz bina nerede? (T) Honeywell bina kompleksini söylüyorlar. (F) Hepsi beyaz mı? (T) Hepsi beyaz. (V) Honeywell şirketi Kertişlerin ajanları mı?
C: Hayır. ABD devletinin.
S: (T) Evet. Devletle anlaşmalı bir şirket. Peki yeni işimde hiç oldu mu?
C: Hayır.
S: (T) Bunun sebebi devlete bağlı bir şirket olmaması mı?
C: Kısmen.
S: (T) Diğer kısım neyle ilgili?
C: Son zamanlarda bilinç arttırıcı deneyimler yaşadın.
S: (T) Ve bu bilinç arttırıcı deneyimler zihnimle oynamalarını zorlaştırdı öyle mi?
C: Evet.
S: (T) Bu bilinç arttırıcı deneyim neydi?
C: Ruhunu arama dönemi.
S: (V) Ruhsal arayış çabaların mı oldu? (T) Hayır, tek söyleceğim şey 6-7 haftadır %100 depresyon içinde olduğumdur. (L) Terry'nin depresyonuna neden olan şey nedir?
C: DNA değişimi.
S: (T) DNA değişimine neden olan şey nedir?
C: 4. yoğunluk seviyesi realitesine ilerleyiş.
S: (L) Bu her zaman ağrıya, acıya veya depresyona neden oluyor gibi görünüyor, neden?
C: Tüm 1'inci düzey değişimler bu etkiyi yapar.
S: (L) 1'inci düzey değişimler nedir?
C: Düzey tanımlaması, önemi vurgulamaya yönelik.
S: (L) 1'inci düzey en önemli olan mı?
C: Evet.
S: (L) Sayı yükseldikçe önem azalıyor yani?
C: Yakın.
S: (L) Jan'in sağ omzundaki ağrıya neden olan şey nedir, çünkü bu hepimizde de var gibi?
C: DNA değişimleri.
S: (L) Bu rahatsızlığı azaltmak için reiki kullanılabilir mi?
C: Gerekli değil ve tavsiye edilebilir de değil.
S: (L) Bu sıkıntıya katlanmamız mı gerekiyor?
C: Tüm "sıkıntıları" kısa bir süre sonra önemli yaşamsal değişiklikler takip edecektir.
S: (V) Benim bu sıkıntıyı yaşamıyor olmamın bir nedeni var mı?
C: Yaşayacaksın.
S: (T) Bu değişimi yaşadığıma göre artık kaçırılmayacak mıyım?
C: Açık.
----------------------------------------------------------------------

S: (T) Yolumuzda ilerlerken hepimiz farklı şeyler yapıyoruz. (J) Hepimizin ilgilenmesi gereken farklı hususlar var.
C: Neden bir başkası için sıkıntı dileyesiniz?
S: (L) Ben kimse için sıkıntı dilemiyorum; sadece hepimizin çektiği sıkıntıları anlamanızı istiyorum... (T) Anlıyorlar... (J) Ve biz de anlıyoruz...Bunları seninle birlikte yaşadılar. Tüm bu sıkıntıları tek başına yaşamadın! (T) Onlar senler!
C: Neden bir başkası için sıkıntı dileyesiniz? Herkesin kendi dersleri var, paylaşmak ister misiniz?
S: (L) Yani daha kötü olmadığı için şükredin diyorsunuz. (D) Birşey sormak istiyorum çünkü muhtemelen sen anladın ama ben anlamadım. Eğer 6. yoğunluksak ve aynı zamanda 3. yoğunluksak, gelecekte başka bir 3'üncü ve başka bir 6'ncı mı olacağız? (F) Bizim 3. yoğunluk algımızla öyle. Çünkü bizim zamanımız doğrusal ve gelecekteki kendimize bakıyoruz ve şimdideki kendimizle konuşuyoruz ama tüm bunlar aynı anda oluyor çünkü aslında zaman yok. Ve bu muhtemelen, bir gün 6. yoğunluktan buraya bakacağımız anlamına da geliyor... (D) Aynı şeyi hep tekrarlayacak mıyız? (F) Hem evet, hem hayır... Bu konunun her yönünü tamamen anlayabileceğimizi sanmıyorum. (T) Sorun şu ki...
C: 6. yoğunlukta olduğunuzda anlayacaksınız!!! O yüzden "şimdi ve burada"nın tadını çıkarın!
S: (T) 4. yoğunlukta bile şu andakinden çok daha fazla şeyi anlayacağız. Bize üçüncü seviyenin ötesinde kavramlar veriyorlar. 4'üncüye geçtiğimizde olan bitenler konusunda iyi bir başlangıç yapabilmemiz için bizimle bir hazırlık çalışması yapıyorlar. Frekansı oluşturmamız için bizi aslında zaten olduğumuz yere yükseltiyorlar. 4. yoğunluktan bunu yapmak için geldik. Hatırlayabilmemiz için bize gerekli bilgileri veriyorlar... (F) Tıpkı Hansel ile Gretel'in ormana gidip, dönüşte yollarını bulabilmeleri için kırıntılar bırakmaları gibi. Yapmamız gereken şeyi yapmak için 4'üncüden 3'üncüye geldik ve şimdi tekrar 4'e gidiyoruz veya buna benzer birşey  (T) Şu anda bulunduğumuz yerde herşeyi kavrayamıyoruz ve zaten bu seviyede bunu yapmamız da gerekmiyor. C: Hepiniz öğreniyorsunuz. Laura bir DNA ipliği daha edindi ve sıkıntılarının nedeni de bu, tamam mı?
S: (D) Vau! Tebrikler! (T) Evet, bir iplik daha kazandı ve Reiki Ustası oldu! (L) Çok kötü bir ruh halindeyim! (T) Neşe! Şu anda 6. yoğunlukta kendinle çok eğleniyorsun! Bir mola vereceğiz. (F) DNA ipliği mi kazandın? [mola; Laura'nın deneyimleriyle ilgili bir tartışma.]
S: (L) Burada mısınız? Elbette, siz bizsiniz!
C: Evet, öyle birşey.
S: (T) Laura neden hiç tatmin olmuyor?
C: Tatmin olmaz biri.
S: (T) Demek yaşadıklarının nedeni bu, tatmin olmaz birisin. (L) Hepimizin problemli yönleri var. (D) Soru sormada daha iyisin, karnımdaki problemin bendeki DNA değişimleriyle bir ilgisi olup olmadığını sorar mısın?
C: Bu gece arabanı kullanırken dikkatli ol D___.
S: (L) D  'nin DNA'sı değişiyor mu ve karnındaki sorun bu DNA değişimiyle mi ilgili?
C: Evet ve hayır.
S: (D) Teşekkür ederim. (T) Oradakiler erkek mi yoksa dişi mi? Hayır, bunu sormuştuk zaten...
C: Önceki celseleri gözden geçirin.

----------------------------------------------------------------------

S: (L) Evet, elbette. O zaman onun yerine başkası geçerdi. Ama burada anlatmaya çalıştığım şey şu: Kelimeler yok etmek için kullanılabiliyor. Kelimelerin gücü öldürmek için kullanılabiliyor. Bazen kelimeler ruh için fiziksel eylemlerden daha yaralayıcı olabiliyor.
C: Doğrudan değil.
S: (L) Doğrudan veya dolaylı ama neticede aynı şeye geliyor.
C: Hayır.
S: (L) Benimle hiçbir şekilde uzlaşmayacağınızı biliyorum.
C: Bu, kesin bir yanıta ulaşmak için daha fazla inceleme gerektiren bir konu.
S: (L) Devam edin. Açıklayın.
C: Kelimeler ancak alıcı şahıs inanırsa güce sahip olur.
S: (L) Ama pek çok durumda o inanç mevcut.
C: İnançlarını kontrol etme gücü alıcı kişidedir.
S: (L) Şu şekilde ifade edeyim: F____ en hafif deyimle ruhu pek sakinleştirmeyen şeyler söylüyor. Çoğu zaman bunları duymazdan geliyorum. Ama bazen duymazdan gelici olamadığım durumlar oluyor ve benim tepkim onun bana olan tepkisinden daha vahşi değil. Tamamen metaforik olarak konuşuyorum. Örneğin mecazi bir şekilde "Bunu yapmayı kes!" diyorum. Ama ona göre bu, onun bende neden olduğu rahatsızlık kadar onu rahatsız eden birşey...
C: Ve...
S: (L) Olay bu. Son zamanlarda çok sayıda şahıs tarafından sözlü saldırıya uğradım... Bu yüzden de etrafımdakilerin bu tür şeyleri yapmaya devam etmesine hoşgörü gösterecek durumda değilim.
C: Eğer bu seni rahatsız ediyorsa, buna izin verdiğin içindir.
S: (L) Ne kadar güzel. Ve bu doğru, bunu biliyorum. İşte bu yüzden de artık hiçbir şey yapmamam gerektiğini düşünmeye başlıyorum çünkü hislerim fazla hassas.
C: Peki bunun değiştirilemeyecek bir durum olduğunu mu düşünüyorsun gerçekten?
S: (L) Neden ben daha az hassas olmak zorunda kalan kişi oluyorum ve neden diğerleri söyledikleri konusunda daha dikkatli olmak zorunda olmuyorlar?
C: Diğerlerini kontrol edemezsin.
S: (L) Ben kimseyi kontrol etmiyorum. Sadece o küçük okuma, düşünme ve yazma dünyama çekilmek istiyorum. Eğer bundan hiçbir netice çıkmazsa bile hiç umrumda olmaz.
C: Bu senin seçimin ama akıllıca bir seçim değil!!!
S: (L) Böyle söylüyorsunuz ama çeşitli kişilerin de bana dediği gibi, bu kanallama projesine başladığımızdan beri hayatımda tüm bu berbat şeyler oluyor. Hayatım bir savaş alanına döndü!
C: "Berbat subjektif."
S: (L) Subjektif veya değil, başıma gelen fiziksel şeyler, evliliğimin bozulması, çocuklarıma olan şeyler son derece berbat!
C: Tüm bu değişimler meydana gelmeye başlamadan önce, şu anla karşılaştırıldığında "ölümcül ilüzyonun" daha derinlerinde bulunuyordun. İlüzyondan çıkış bizzat doğası gereği rahatsızlık vericidir. Ama bu seni güçlendirdi ve güçlendirmeye devam edecek, söz veriyoruz!!!!!!!!
S: (L) Şu anda gerçekten çok zorlu bir zaman. Bununla baş etmekte zorlanıyorum.
C: Böyle başka zamanlar da oldu ve olmaya devam edecek ama bu ödüllerin küçük olacağı anlamına gelmiyor.
S: (L) Yani...
C: Bir kader patikasındasın ve artık dönüş yok.
S: (S) Ne oldu tam olarak? (L) Elimizdeki materyalin bir kısmını çeşitli insanlara açıklama çalışıyordum ve bu insanlar benim karanlık güçlerin kontrolüne girdiğimi ve bir sonraki seviyeye mezun olmak için ne yapmamız gerektiğini kendimiz bulmamamız gerektiğini söyledikleri için Kasyopyalıların kötü olduklarını iddia ediyorlar. Kocam dahil.
C: Bu seni neden rahatsız ediyor? Bizi rahatsız etmiyor. İsterse hepsi bizim "Şeytanın Kraliçeleri" olduğumuza karar verebilir. Özgür irade.
S: (L) İma ettiğiniz katılığı sevmiyorum... Ben katı bir insan değilim.
C: Bu katılık değil. Tanımladığın "hisler" egoyla ve dolaylı olarak da gururla ilgili; sizin zaman ölçümünüzle 309.000 yıl önce 4. yoğunluk KH tarafından 3. yoğunluk insan psişesine bilinçli olarak yerleştirilen iki şey. DNA değişimi ve oksipital çıkıntı ile ilgili transkriptleri incele. İster inan ister inanma Laura, sonunda bunlardan kurtulacaksın. Önemli olan bazı bireylerin sana nasıl tepki gösterdiği değil. Önemli olan bilgi paylaşımı. Ayrıca, hatırla, bu insanlar senin hislerini ve hassasiyetlerini senin kadar keskin bir şekilde algılamıyorlar, ne de sen onlarınkini.
S: (L) Soru sormak isteyen biri var...
C: Konuyu bitirmedik. Ayrıca internetteki kişilerden "saldırı"ya maruz kaldığın durumların çoğunda size verdiğimiz bilgiyi doğrudan aktarmıyordun. Düşünceleri kendi düşüncelerin olarak sunuyordun ve bilgiyi tamamen kendi çabalarınla edindiğin bilgiymiş gibi sunuyordun. Tepkilerde bunun da etkisi var. Eğer tüm bu bilgileri kendi bilgilerin gibi sunarsan, kendini doğrudan eleştiriye açık hale getirirsin. Eğer negatif tepkilere hazırlıklı değilsen bu akıllıca değildir. Üçüncü yoğunluk varlıkları eğer bilgiyi bir "vaaz" gibi dinlemeye hazır değillerse, bizzat daha önce tartıştığımız egoyla ilgili konular nedeniyle buna içerlenirler. Netice itibariyle önerimiz: Yaptığın bilgi aktarımını
"Bu bana verilen şey, bunu kabul edip etmemek tamamen kendi tercihinize ve kararınıza kalmış birşey" gibi bir önsöz içinde çerçevelendirmek daha iyidir.

----------------------------------------------------------------------

En son aktarımdan başlayacağım,

Yorumlamak ne demek yorumlarken ne yapıyorum, aldığım bilgileri kendi bilinç kapasitem veya buluşlarımla adeta genişletmeye çalışıyorum,
Bunda çok özel bir handikap var ,kendi ulaştığım bilgilerimi veriyormuş dayatıyormuş gibi bir parça gurur da ihtiva eden tam KH hali var ,oysa K.ların belirttiği son cümleye bağlı bir durumu ifadelerimin arasına sokmam lazım,

"Bu bana verilen şey, bunu kabul edip etmemek tamamen kendi tercihinize ve kararınıza kalmış birşey" gibi bir önsöz içinde çerçevelendirmek daha iyidir."

Zira bu yorumlama işine kalkışınca hadsiz bir şekilde Lauranın oluştuğu duruma eşdeğer bir hale geliyor gibi oluyorum ,

Ben kim oluyorum ki, bu sahte kişilikten tamamen sıyrılan bir düşüncede olmalıyım, gerçekten yazılarımı okuyanlarda bu ben de olsam aynı kızgın duygulara girerim ,şuna bak, neler söylüyor..

Oysa bu yorumlama işine girince ve tartışma platformuna sokunca beyin kürelerinin çarpışması lazım hareket doğurur ve bilginin yerleşmesine sebep olur, bu durumda netice olarak çıkan fikir veya her neyse ,katı, objektif ve bundan başka olamaz tavrı da ihtiva etmemeli başka sorular ve bilgilerle ucu açık yeni bilgileri alacak hazmedecek bir durumda olmalı,

İfadelerimdeki bazen katı sert hatta alaycı küçümseyici tavırlara aldırmayınız bunlar belki benim kurtulamadığım zaaflarım ,3Y illüzyon done alanı başa gelen ve yaşanan olaylarla bazı pürüzleri karaktere yapıştırıyor, kolay atamıyorsunuz,

Genetiğin ruhla evlenmesi konusunda bunu niteliyebiliriz, hatırlayalım fizik beden/genetik beden/ruhsal beden müşterek çalışır,

Askerlikte mesela emir veren ve onun koşulsuz uygulanmasını isteyen bir halle onyedi sene yaşadım bunun yapıştırdıkları olmuştur,

Diğer meslek ise çok kişinin ince detay ve ezber kokan taraflarını içindeki emperyalist aldatmaları v.s ihtiva eden insanlara yardım ediyor tedavi ediyor gibi gözüken aslında beşli çeteyi ve dolayısıyla cebi doldurmaya benzeyen bir tavırla kendine yontan bilimi de kullanan sahtelikte sürmekte ,bu ortamda masum insanlara yardım etme ve bu şartlarda yaşamı yürütme işinde bazı şeyleri toptan kabul eden riyası ile dolayısıyla sahtelikleri yaşam karakterine böylece yapıştıran bir hale geliyorsunuz,

Kahramanlık yapıp bu subjektif mantık dünyasına uymayan ama gerçeğe uymayan kalıplara  karşı çıksanız dahi benim gibi disiplin ve para cezalarına kaptırılırsınız, çok ceza yedim mantıksız uygulamalar için,

Zira hayat dindir kendini yok etmeden yaşamı yürütmek zorundayız,

DNA değişimleri sadece bu celsede yapanlarda mı oluyor,hayır,her idrake geliş takıntılarla kilitlenmiş bağların çözülmesi demek, korku ve başka sebeplerle kilitlenmiş zihin bu serbestliğe ulaşabilir,bahsettiğimiz sorgulama yapan nöronlarını çalıştıran beyin bu işe yardım eder,

KH nın saptırma mantıksallaştırma ve başka bin türlü hile ile zihinlere yerleştirmeye çalışılmış bunlar değişemez diye kafes altına aldığı bilinçler olayın sahte bağlarının nasıl yerleştiğini anlarsa bu iş olur,

Birin iki cinse ayrılıp bu madde alemine cinsiyet ve açlık fenomenlerinden başka şey düşünemeyen bir halle salınması illüzyon dediğimiz bu yaşam şekillerindeki olayları bina etmiştir,

Oysa onu çözen parçalayan ve kilitleri açan gerçek bilgi her şeyin "bir" olduğunu anlamak inanmaktır,

Bu öyle değil her şey şu dünyadaki pastoral güzelliklerle ve cinsi hazla şekillenince ben niye başka şeyler isteyeyim, hele şu anda yaşarken bazı eksiklikler veya yanlış seçimlerle mesela istenmeyen veya bıktıran bir eş seçmiş gelinmişse nasıl olsa öldüğüm zaman istediğim tatmine doğru getirecek bu eksikliklerimi yok edecek imkan ve hayat şartlarına erişebilirim,

Bu izahı yapınca 4Ynin nasıl değişken geçici fizik yoğunluk  olduğunu ve bireylerin 4Y teknolojisi ile istedikleri fizik oluşumları yaratıp içinde yaşama imkanlarını bulma işini tam idrak ediyorsunuz, bu arada olayın ölüp 5Y e gidip oradaki  rehabilitasyon ortamından sarkan bir fenomen mi onu araştırıp anlamak lazım, İncilde bahsedilen 1000 yıllık ara yaşam,

Yaşarken sorgularken hep bu bir olmanın gerçek mi yoksa aladanıyor muyuz şüphelerimle oldum ,ama ayrılık ,birbirinden uzaklaşıp tekrar birleşen fiziksel ve kimyasal doğa olaylarını seyredince ve doğadaki döngülerin ne olduğunu mesela bir tohumla bşlayan bitki macerası yine tohum olma ile bitiyor yani hep bire doğru bir yarış,birden başlangıç ve açılış yani ayrılık sonra dönüş,

Ve tokat gibi gelen o vizyonlar,

Bunlar olayın ispatlarıdır, tekrar ediyorum lütfen bunlar benim var sayımlarımdır aksini anlatan ispat etmeye yönelen varsa gelsin anlatsın bilginin yerleşmesi için  gerekli,

Ara..


sybleman

#1291
Benim görüşüm. Ben bile 1 hafta önceki halimle aynı değilim. Bu güzel bir şey. Bir şeylerin farkına varmak bile güzel. Önce farkındalık geliyor, sonra gelişme. Benim için öyle oldu şimdiye kadar.

Kişiliğimiz karakterimiz değişiyor, ben buna seviniyorum. Eskiden 7'sinde neyse 70'inde odur derlerdi. Sanırım o bu dönem için geçerli değil. Etrafımdaki insanlarda da değişiklik, farkındalık seziyorum. Belki belli etmemeye çalışıyorlar, eskisi gibi görünmek istiyorlar, ama bu belli oluyor.

Şu beyni alfa durumuna sokmaları durumu.. Ortada bir sürü video var bu aralar. İnsanlar ekran karşısındayken bir anda resmen transa geçiyor, 2-3 snlik kopma oluyor, sonra devam ediyorlar. Sanki o sırada bir bilgi akışı yaşıyorlar farkında olmadan.

Hiç rastgeldiniz mi? Bu insanlar KH kontrolündeki insanlar mı acaba diye düşünüyorum.

Örnek ropörtaj sırasında bir anlık koptu dondu. Tekrar kaldığı yerden devam. Aynı şeyi bir tv sunucusunda da izlemiştim.

İçerik yükleniyor…


Bh da olabilir mi? Ön yargılı mı düşünüyom? Belki de o anda vizyon geldi diyelim. Ama göz önünde insanlar olmaları bana kh olabilir diye düşündürüyor.

sybleman

#1292


Uyuşturucu benzeri bir etki olabilir mi? farklı düşünürsek.

Herşeyi de komplo teorisi gibi yormamak lazım ama.

arinmak

#1293
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman



Herşeyi de komplo teorisi gibi yormamak lazım ama.

klon , kh müdahale , bh müdahale , komplo teorisi , yalanla gerçeğin iç içe geçirilmesi , bakin kötülüğü temizliyoruz - temizledik derken yerine yeni oyuncularla yeni oyunun eklenmesi veya gerçek temizlik , seçenek çok.

galaktik fedarasyon , komutan aştar , orion kh , new age vs vs ...

o videolardakilere klon diyende var. doğruluğu kanıtlanmaya muuhtaç okadar çok video , resim , yazı varki ,

bedava konfora vaadler varki , bilgisizlikten ziyade , bedava peynire düşükünlüğümüz ...

kh yalanla gerçeği karıştırır önüne sürer ... gerçeği manipüle eder.

kh yalanla gerçeği karıştırır önüne sürer ... gerçeği manipüle etmek ister.

ne kadarı doğru ne kadarı yalan. doğrunun ne kadarı , hangi şekliyle bize sunuluyor ...

celse okumaların ilerledikçe daha iyi anlıyacaksın , . ( şimdiki düşüncelerini 2-3 ay sonraki düşüncelerinle kıyaslamayı unutma )




altın çağ en fazla , oyun alanın eşitlenmesi olur (son kısım ; aptalça , max iyimser , yazarken bile inanmadığım , cümle ) ... gerisi  bedava peynir


yazdıklarımı şahsi algılama , senin üzerinden genele yazdım ... benim düşüncelerim de ispata muhtaç ...


siyasiler ve vaadleri , komutan aştarın vaadleri ....

bu konuda merak ettiğin videolar veya sorular varsa ayrı başlık altında açmak daha mantıklı olabilir , sayfa başka yerlere sapabilir ve amacından çıkabilir
 

sybleman

#1294
teşekkürler verdiğin bilgiler için.

sybleman

#1295
Ra'da şöyle bir kısıma denk geldim.

Burada aslında önceki enkarnasyonları hatırlamaya çalışmak, pozitif kutuplaşma için fırsat olduğunu mu kastediyor?

Alıntı YapSORU: Ben söylediklerinizle, birçok Gezgin'in bu gezegende enkarne
olmak için niçin hasat zamanını seçtiği arasında bir bağlantı seziyorum.
Doğru mu?
RA: Üçüncü yoğunluk derecesine girerken geçilen unutma süreci
yüzünden yitirilenleri yeniden anımsamanın pozitif kutuplaşma için büyük
bir fırsat olduğu doğrudur.
SORU: Peki, birçok Gezgin'in enkarne olmak için neden hasat zamanını
seçtiğini söyler misiniz?
RA: Hasat sırasında enkarne olmak için birkaç neden vardır. Bunları,
varlığın kendi benliği ve diğer varlıklarla ilgili olmak üzere
sınıflandırabiliriz.
Bu Keder Kardeşleri'nin kendilerini enkarne halde sunmalarının en
önemli nedeni, başka-benliklere (varlıklara) yardım etmektir. Bu yardımı
da, gezegensel bilincin sapmalarını azaltmak ve diğer benliklere
katalizörler sunmak şeklinde yaparlar. Böylece hasat edileceklerin
sayısını artırırlar.
Bu hizmet yolunu seçmenin iki nedeni daha vardır ki bunlar benlikle
ilgilidir.
Gezgin, eğer anımsayabilir ve kendini hizmete adayabilirse, daha yüksek
yoğunluk derecelerindeki çok daha aydınlanmış alemlerin katalizörleriyle
yapamayacağı kadar hızlı bir şekilde kutuplaşabilir.
Son neden ise akıl/beden/ruh bütünlüğü ya da toplumsal bellek bileşimi
bütünlüğü içinde yatar. Bir akıl/beden/ruh bütünlüğü ya da toplumsal
bellek bileşimi bütünlüğü, bir varlığın ya da bir üyesinin (ya da
üyelerinin), pek de kusursuz olmadığına hükmedilen bir
öğrenme/öğretme yöntemini yeniden canlandırmak için bir üçüncü
yoğunluk derecesi katalizörü kullanmasına karar verebilir. Bu, özellikle
altıncı yoğunluk derecesine geçen ve bu yoğunlukta ilerleyen varlıklar
için geçerlidir. Çünkü bu yoğunluk derecesinde sevgi ve merhamet ile
bilgelik arasındaki denge kusursuz hale getirilmektedir.

bozadi

#1296
Alıntı Yap
RA: Üçüncü yoğunluk derecesine girerken geçilen unutma süreci yüzünden yitirilenleri yeniden anımsamanın pozitif kutuplaşma için büyük bir fırsat olduğu doğrudur.

Evet sybleman, ben de öyle anladım.

sybleman

#1297
Evet aslında hep bu aralar önceki enkarnasyonların vizyonları gelip gittikçe araştırma isteği doğuyordu.

Acaba boş bir şeye mi zaman harcıyorum diye de düşünüyordum.

O zaman hatırlamaya çalışmak güzel bir şey.

Tgur

#1298
YORUMLAR LXVIII

S: (L) ...Tamam. şimdi bir başka okuyucumuzun astroloji araştırmasıyla ilgili sorusu: Astrolojik faktörlerin bir bireyin karakteri, yapısı ve kaderi üzerindeki etki derecesine dair bir sayı veya yüzde verebilir misiniz?
C: Algılayıcının önceden edinilmiş kavramlarına göre değişir.
S: (L) Yani buna inanan birine çok etki edebilir veya buna inanmayan birine hiç etki etmeyebilir. Eğer buna hiç inanmazsan, gerçekten hiçbir etkisi olmaması mümkün mü?
C: Hayır.
S: (L) Yani astrolojik faktörlerin etkisi olduğuna inansan da, inanmasan da bir etkisi var, öyle mi?
C: Evet.
S: (L) Tamamen şüpheci olan biri için, bu etkinin yüzdesi ne olur?
C: Bu şekilde ölçülemez.
S: (L) Yaklaşık olarak da olsa bir rakam veremez misiniz?
C: Yanlış kavramsallaştırıyorsun.
S: (B) Bir yüzde verememenizin nedeni, bu koşullar altında bile yüzdelerin değişken olması mı?
C: Evet.
S: (L) Değişken bile olsa, genel anlamda geçerli bir yüzde var mı?
C: Daha önce ilüzyondan bahsetmiştik.
S: (L) Astroloji genel olarak yanlış bir varsayım mı?
C: Astroloji yüksek bilgilere bir basamak.
S: (L) Bugün bilindiği şekliyle astrolojik kavramların en faydalı uygulaması nedir?
C: Diğer 3. yoğunluk tiplerin neşeyle satın alacakları ürünler yayınlamak!
S: (L) Bu çok alaycı bir yanıttı! Bu şahıs "Doğal Ev Sistemi" dediği birşey geliştirmiş. Şöyle soruyor: "Bilinen diğer sistemlerle karşılaştırıldığında, Doğal Ev Sistemi astrolojideki "evler" sorununa daha iyi bir yaklaşım sağlıyor mu?" Bu şahsın fikri, var olan diğer fikirlerden daha iyi mi?
C: Eğer yeteri sayıda başka insanı ikna edebilirse.
S: (L) 4. yoğunlukta 3. yoğunluk astrolojisine denk birşey var mı?
C: Orada ihtiyaç duyulmuyor.
----------------------------------------------------------------------
S: (S) Ama ben, tek bir birey olarak ozon tabakası veya ses kirlenmesi hakkında hiçbirşey yapamam. (L) Önemli olan bu değil. Evinde ozon üretmek, ses kirliliğini azaltmak için satın alabileceğin her tür cihaz var. Yani, eğer bölecek öldürücü hakkında endişeleneceksen, bir sürü başka şey hakkında da endişelenmen gerekir. (S) Bu benim de aklıma gelmişti! Evlat edinilme belgemde bir tarih veriliyor. Siz bana başka bir tarih söylediniz ve Laura'yla birlikte her ikisini astrolojik olarak inceledik. İkisi de doğru görünmüyor. Bana kesin doğum tarihimi, zamanımı ve yerimi söyleyebilir misiniz?
C: Öncelikle, astroloji haritalarını okumada doğruluk için tam objektiflik gerektiğini hatırla. Okuyucu ile okunan arasında duygusal bir bağ olduğunda, bunun başarılması zordur. Dolayısıyla yorumlar biraz isabetsiz olabilir. Bilinmesi gereken ilk husus bu. Ayrıca, aranızda duygusal bir bağ olanların haritalarını okurken, herhangi bir sonucu arzulamaktan sakınmaya çalışın, ve herhangi ve tüm olasılıklara açık olmaya çalışın.
----------------------------------------------------------------------

S: (L) Pekala, geçen gece BDD (beden dışı deneyim) gibi birşey yaşadım. Gerçekten öyle miydi?
C: Güneş sisteminin "tam kapsamlı bir sızıntısıydı."
S: (L) Ne? (T) Sen sordun! (F) Gayet açık! (L) Dalga geçmeyin lütfen! ... Pekala, güneş sisteminin "tam kapsamlı sızıntısı" ne demek?
C: Sistemler diğer herşey gibi dereceli bir yapıya sahiptir. Astroloji çalışmasının kökeni "birleşik varlık sistemi"dir ve bu, yerel kozmik kütlelerin herhangi belirli bir yerdeki üçüncü yoğunluk varlıklarının bedenleri ve ruhları üzerindeki etkisiyle ilgilidir.
S: (L) Peki deneyimlediğim şey bakımından bu ne anlama geliyor? Sanki bir egzersiz yapar gibi tekrar tekrar bedenimden çıktığımı hissettim.
C: Deneyimin meydana geldiği sıradaki güneş faaliyeti, senin "güneş dönümüne" dayalı olarak, kısmen ruhunu bedeninden ayırır gibi bir etki yapacak nitelikteydi. Neden haritanı kontrol edip o günkü açıların bedeninin sona erme potansiyeli bakımından her zamank inden daha uygun olup olmadığına bakmıyorsun?
S: (L) Bu deneyimi tekrar yaşayacak mıyım veya yaşayabilir miyim?
C: Her insan varlığının hayatında her zaman en az bir kez yaşanır ama çoğu insan için hayatının sonunda meydana gelir.
S: [uzun gülüşmeler] (L) Öldüm mü yani? Yoksa bu insanların ölürken deneyimlediği şey mi?
C: Evet, ama senin akşam yemeği için dönmen gerekiyordu!
S: ... (L) Yani bu sadece bir BDD değildi. Ruhun bedenden bir ayrılmasıydı. Bu astral seyahatten farklı mı?
C: Hayır.
S: (L) BDD yaşayan insanlar bunu mu deneyimliyor?
C: Astral seyahatte "gümüş kordon" ve üçüncü yoğunluk farkındalığının örtüsü nedeniyle bilinç seviyesi aynı derecede yoğun değildir.
S: (L) Evet, bu deneyimin ne kadar şiddetli bir deneyim olduğunu anlatamam. HERŞEYİN o kadar bilincindeydim ki... (T) Daha önce hiç olmadığın kadar bilinçliydin ha? (L) Aynen öyle. Deneyimle oynamaya başladım ve gerçekten eğlendim. En ufak duyumların bile farkına varıyordum. Bedenden ayrılma bir cızırtı sesi meydana getiriyor, bir elektrik cızırtısı gibi. Bedene girip çıktıkça ses değişiyor. Ne yaptığımın farkındaydım. (T) Astral seyahatte ruh hala bedene bağlı. Bu durumda Laura'nın ruhu fiziksel bedeninden tamamen mi ayrılmıştı?
C: Tamamen değil, ama ayrılan parçası ayrılmıştı.
S: (L) Bedenimle muhafaza ettiğim bağlantı çok küçüktü. (T) Bu Dannion Brinkley'in kitabında tanımladığı şeyin hemen hemen aynısı. Peki eğer Laura bedeninden tamamen ayrılsaydı ölmüş mü olacaktı?
C: Evet. [mola]
----------------------------------------------------------------------

S: (L) Eski Yunan efsanelerinde neden astroloji yok?
C: Yok değil, "Stalinize" edildi.
S: (L) Bu ne anlama geliyor?
C: Stalin popülerliğini yitirdiğinde Sovyetler Stalin'i tarih kitaplarından çıkardı. Yunan'da da astroloji "Stalinize" edildi...
S: (L) Peki neden?
C: Ölümcül sırların ifşa olması riskine karşı.
S: (L) Kime ifşa olma riski?
C: Size.
S: (L) Yani eğer parçaları bulup bir araya getirseydik, bu bize 3. yoğunluk ile 4. yoğunluk arasındaki bu dramayı ve bağlantıyı gösterirdi, öyle mi?
C: Gezegensel nitelikte kozmik değişimlerden önceki orijinal astrolojiyi kullanmanız gerekirdi. Örneğin Venüs yoktu ve Dünya'nın ekseni hafif farklıydı.
S: (L) Ve Kantek'in yok olması. Demek bu da gerçeklerin son badanalanışıydı. Homer'in yazıları falan kondu... Bu mitlerde kimin kim olduğunu daha iyi anlamamızı sağlayacak herhangi bir kaynak var mı?
C: Isle of Man'ı araştır.
----------------------------------------------------------------------
S: (L) Tamam. Bir sonraki soru: Anladığım kadarıyla Terazi zodyağa sonradan eklendi ve Akrep'le Başak'ı ayırdı. Orijinal zodyakta 10 burç mu vardı yoksa 11 mi?
C: Orijinal?
S: (L) Ne kastettiğimi biliyorsunuz!
C: Pek çok kombinasyon vardı.
S: (L) Şu andaki 12 burçlu zodyak mevcut şekliyle ne zaman uygulanmaya başladı?
C: 1302 MS.
S: (L) Daha önce kaç burç vardı?
C: 11.
S: (L) Ben de öyle düşünmüştüm. Bulabileceğimiz en eski zodyağın kaynağı nedir?
C: Atlantis.
S: (L) Yazılı olarak mevcut en eski kaynak nedir?
C: Mısır.
S: (L) Bu kişinin horoskop yorumunu etkileyebilir!
C: Astroloji sanatı astroloğun yorumlarında yatar. Eğer doğruysa, bunun nedeni psişik yeteneklerdir. Aynı şey diğer tüm yöntemler için de geçerlidir, sadece araçtırlar.
----------------------------------------------------------------------

S: (L) Astrolojik sembolojide farklı yıldızlar rastgele bir şekilde vücudun farklı yerlerinde bulunuyor olarak gösteriliyor ama bunların yıldızların gerçek konfigürasyonuyla bir ilgisi yok gibi görünüyor. Koç burcunda bulunan ve Kraliçe Kasyopya'nın eşi olan Kral Cepheus'un sağ omzunda bir yıldız var. Bu yıldızın adı Arapça'da "kurtarıcı" anlamına geliyor. İsa'nın haça gerilmesi imgesinde, İsa haçı sağ omzunda taşıyor olarak tasvir ediliyor. Sanki yeni kral için yol açmak üzere ölmesi gereken yaşlı bir kral gibi... Ayrıca pek çoğumuz omuzlarımızda,kollarımızda zaman zaman ağrılar yaşıyoruz. Bazı celselerde bunun DNA değişimleriyle ilgili olduğunu söylemiştiniz. Acaba belirli bireyler diğer yoğunluklarla belirli takımyıldızlardaki pencereler yoluyla mı bağlantılı? Ve yıldızların takımyıldız şekillerindeki yerlerinde de bunun ipuçları var... Bu yerler eterik alanımızda DNA'nın etkinleşme yerleriyle örtüşüyor belki...
C: Belki.
S: (L) Bana burada biraz yardımcı olabilir misiniz?
C: Yardımcı olursak keşif yapamazsın.
----------------------------------------------------------------------

Nedense Astrolojiye pek yanaşamadım, ama bunun nedenini araştırmam gerekliliği zihin zorlaması ile K.ların bu konuda belirttikleri yukarıdaki konularla anlamaya çalıştım ,

Pek bir şey anladım diyemem ,ancak şu sonuçları çıkardım ,

*Astrolojide burçlar güneşin etkileri ve bu konudaki değişkenlikle dünyanın açılı konumu dolayısiyle dolaştığı takım yıldızlarla belirleniyor,

" C: Güneş sisteminin "tam kapsamlı bir sızıntısıydı." "     

"Zodyak, ekliptiğin yaklaşık 8° kuzeyine veya güneyine uzanan, gökyüzünün kemer şeklindeki bir bölgesidir, Güneş'in yıl boyunca gök küresi boyunca görünen yolu. Ay'ın yolları ve görünür gezegenler zodyak kuşağı içindedir. Wikipedia "

*Güneşin bilinen etkisi yanında yıl içerisinde bu takım yıldızlara rastladığı zamanda doğanlar veya oluşan olayların başka hassasiyeti doğurmakta olabileceği, buna şahsen EM etkisinin o yerlerde daha etkin olabileceğini söyleyebilirim,

*Ancak bu doğum zamanının burçların etkisi ile bazı kalıpsal karakterlerin oluşabileceğini söyleyebiliriz,en azından DNA etkileşimi ile bazı bağların açılması olabilir,
Buna madde olayında güneşin bilinen EM etkisi ile olabileceklerin açılmaların bu zodiak zamanlara rast geldiğini söyleyebiliriz,

*Astroloji konusu tamamen 3Y yaşamını etkileyen bir fenomendir,üst yoğunluklarda yani eterik alemde madde devrede olmadığından konuyu buranın subjektif mantığı ile değerlendiremeyiz, yani benzetmeler yapıp üst alemlerin oluşma şekli hakkında var sayımlara kapılmak gerekli değil,

*Yalnız Astroloji insan zihnini açmaya yönelik özelliği ile yani paranormale doğru yönelten tavrı ile ruhsal gelişmeye yardımcıdır,
*Astrolojik bulguların kişilerin yani yorumlayanların psişesine ve dinleyenlerin inanç ve algısına göre değişkenlik gösterdiğini de anlamalıyız,

*Ancak aralarında duygusal bağı olanların yorumlama işlerine objektif bir zihin yapısına gelebilmek ve öylece uygulama gerekir, bu da tabiatıyla zordur,

Bilmediğim ve pek ilgilenmediğim konuya bu kadar laf yetiştirmem de her halde Astroloji
Ben varım yabana atma der gibi..

Bunca sene kazdık yani 3Y i yaşadık   artık fazla kazmak istemiyorum ama gerçeği bulabilmek için bol bilgi gerekli,
----------------------------------------------------------------------

S: (L) Bu anlamda... (A) Tamam, bu bizi Piri Reis haritası hakkındaki soruya getiriyor. Bu haritanın orijinal kaynağını öğrenmek istiyoruz.
C: Karmaşık, ama haritanın kökenleri M.Ö. 14.000 tarihlerine dayanıyor.
S: (A) Atlantis ?
C: Yakın.
S: (L) Bu harita, Antartika henüz buzla KAPLANMADAN önce mi çizilmişti ?
C: Evet.
S: (L) Kutuplar o zaman farklı bir lokasyonda olduğu için mi Antartika buzlarla kaplı değildi?
C: Hayır.
S: (L) Tüm Gezegen buzla kaplı olmadığı için mi Antartika da buzlu kaplı değildi ?
C: Hayır.
S: (L) Tamamen [bugünkünden] farklı bir lokasyonda olduğu için mi buzlarla kaplı değildi ?
C: Hayır.
S: (L) Neden buzlarla kaplı değildi ? (A) Çünkü iklim daha sıcaktı.
C: Teknolojik olarak sağlanmıştı.
S: (L) Niçin birileri, Gezegen'in geri kalanı kullanıma uygun durumda iken, teknolojik yöntemlerle Antartika'yı ısıtmak istesinler ki ?
Antartika ile ilgili bu denli önemli olan nedir ?
C: Gezegen'in geri kalanı kullanıma uygun durumda mıydı ? Pek öyle sayılmaz.
S: (L) Gezegenin geri kalanı neden yaşamaya uygun değildi ?
C: Buz.
S: (L) Yani Gezegenin geri kalanı buzullarla KAPLIYDI ?
C: Hayır.
S: (L) Burada bir şeyi kaçırıyorum sanırım. (A) Gezegen'in geri kalanının büyük bir bölümü buzlarla kaplıydı ama hepsi değil.
C: Evet.
S: (L) Peki buzlarla kaplı olmayan bölgeler dururken, neden özellikle Antartika ?
C: Ne ?!?
S: (L) Varmak istediğim nokta şu : Başka bir yerlerde bulunmak daha kolay iken koca bir adanın buzlarını çözdürmeye çalışmak niye ?
C: Herşeyden önce biz sıranın Ark'ta olduğunu sanıyorduk. Ama madem sordun; hala apaçık değil mi ? Manyetik güç ızgarası fiziği, Elektro Manyetizmadan yararlanma. Kristaller ve diğerleri. İçerilere doğru giden patikalar mı arıyorsun ?
"Kutuplar" en doğrusunu bilir. [ç.n sanırım Hollow Earth (oyuk, boşluklu dünya) ve buraya girişlerin kutuplarda gizli olduğu ile ilgili teoriye gönderme yapıyorlar.]
S: (A) Tamam, şimdi eloktro manyetizma konusuna geldik ve benim bir sonraki sorum bununla ilgiliydi. Whittaker tarafından kaleme alınmış çok eski makaleler var elimde...
C: EM jeneratörleri genelde biz ızgaradan yararlanırlar. Bu alan yaratmak içindir.
S: (A) Bunu söylerken, 'herhangi bir' ızgaradan bahsediyorsunuz, 'O' belirli ızgaradan değil ?
C: Evet. Waffle ızgarası gibi görünüyor.
S: (A) Yani trafolarda kullanılan waffle ızgarası şekilli bir şeyden mi bahsediyoruz?
C: Tamam. Neden ? Tabiatı kopyalamak için. Dünyanın bir dokuma biçimi var ve sizi de böyle gerçekleştirdi.
S: (A) Dünya'nın ızgarası alanla ilişkili olan hayali bir ızgara, ya da matematiksel bir ızgara. Hayır, gerçekten varolan bir şey olmalı...
C: Evet.
S: (A) Eğer gerçekten varsa, bir ızgara alanı mı yoksa belirli bir materyalden yapılmış bir ızgara mı, şu waffle ızgaraları gibi ? Sadece bir alan mı yoksa maddesel mi ?
C: Demir çekilir, hiçbir şeyi kendisine çekmez.
S: (A) Bu ızgaranın maddesel bir ızgara mı, yoksa yalnızca alansal bir ızgara mı olduğunu öğrenmek istemiştim. Ya da Dünya'nın içinde bununla ilgili maddesel bir şey var mı ?
C: Her ikisi de.
----------------------------------------------------------------------

Bu alıntıda başka kaynaklarda Atlantis kristal kullanımı ile atmosferde buz bulutu tutulduğu ve o bölgenin 27 derece sıcaklık sağlanan aranan ve yaşanabilinen bir ortam yaratıldığından bahsediliyordu hatta bu sıcaklık derecesinin cennet iklimi olduğu hakkında duyumlar da almıştım,

Burada teyit ediliyor,

Sonraki bölümde yaratım bahsinde geçen o meşhur Waffle ızgara tekniği  geçiyor ,meşhur diyorum evvelden bahsetmiş ızgaralar, yaratım  bahsinde  geçmiştik,

Burada o tekniğin 4Y yaratım teknolojisinin bir kısmını anlamış gibi olduğumuzu sanıyorum,

Ortada EM jeneratörleri var ve bunlar ızgaraları bir Waffle ızgarası halinde kullanıp yaratılmış olan varlığın  4Y de hazırlanmış 3Y e gönderilen şablonunu tabiatta mevcut demir manyetiti ve bu varlığın yaratımında bulunması gereken sair elementlerle  doldurulmuş veya zenginleştirilmiş de diyebiliriz bir şekilde kopyalama dokuma veya oluşturma işine girişildiğinden bahsediliyor,

"C: Tamam. Neden ? Tabiatı kopyalamak için. Dünyanın bir dokuma biçimi var ve sizi de böyle gerçekleştirdi."

*****
C: 4Y'nin, düşüncenin yaratma gücüne sahip olduğu bir alem olduğunu hatırlayın. Bir zihin, ki burada sizin zihin olarak anladığınızdan çok daha fazlasını kastediyoruz, bir yapı veya yapılması gereken birşey hakkında düşündüğünde, bir bakıma kendisini toplar. Daha sonra bu yapı yoğunluk perdesinden geri gönderildiğinde, "fikir", sizin gerçekliğinizdeki eşleşen öğeleri kendine çeken bir şablon işlevi görür ve organik montaj süreci gerçekleşir. Cansız maddenin bile minimal bir eşleme bilinci olması sayesinde gerçekleşir bu."

EM jeneratörleri ve bunları ızgaralar ve sair olgularla kullanımı hakkında,

*****
"S: (A) Ne türden bir EM ızgara ? (L) Doğal bir şekilde mevcut olan EM ızgara hatlarını kalınlaştırılıp belirginleştirildiler.
C: Usulca dalgalanan geometrik bir "battaniye" gibi.
S: (T) Gezegenin yüzeyinde mi, içinden mi geçiyor, ya da nerede ?
C: Üzerinde.
S: (J) Mikrodalga kuleleri bu işte bir rol oynuyor mu ?
C: Aynı sorumlu tarafından dolaylı yoldan keşfedildi. [kişi mi ?] [ç.n. celse ekibi Kasyopyalıların burada kullandığı sorumlu kelimesi(ing. principal) ile belirgin bir kişiyi kastedip kastetmediklerinden emin olamıyor]
S: (A) Kim bu sorumlu ? Bir ismi var mı ? (T) Çekim dalgaları, gerçekte var olsalar da olmasalar da, bir ihtilaf konusu ve BAT nin bir parçası, ve birileri halihazırda bunun nasıl işlediğini biliyorlar. Bu sebeple bu konu yalnızca cevabın ne olduğunu bilmeyenler açısından ihtilaflı, ama bu bilgiye sahip kişiler için ihtilaflı bir konu değil. Bunun ne olduğunu, nasıl ölçülebileceğini ve nasıl kullanılabileceğini biliyorlar.
C: Elbette.
S: (T) Yani bu konuda izin verilen şey sadece bir fikir ihtilafının ortaya çıkması. (L) Ya da yaratılan. (A) Bu ızgaranın gücünün devamı için bir güç kullanılıyor olmalı. Nedir bu ?
C: Yere ve uzaya konuşlandırılmış jeneratörler.
S: (T) Bu ne için kullanılmış olabilir?
C: Çeşitli kullanım amaçları.
S: (L) Peki, en azından ilk üç kullanım amacı nedir örneğin ?
C: "İlk Üç" diye bir şey yok.
S: (T) Bize bir fikir vermek için, bir örnek yok mu ? Bu bizleri nasıl etkiliyor ?
C: Kavramı biraz genişletin.
S: (T) Bu ızgara başka nesneler tarafından bir güç kaynağı olarak kullanılabilir mi ? (J) Bu ızgarayla enerji bağlantısı kurulabilir mi ?
C: Ağ.
S: (L) Bir şeyleri tuzağa düşüren bir tür ağ mı ?
C: Kavramı genişlet.
S: (L) Bu ağ bir şeyleri...
C: Hesaplıyor...
S: (J) Internet mi ? (T) Bizi içeride tutmaya yarayan bir çeşit engel gibi mi ?
C: 3. Yoğunluk balo salonunda dans ediyorsunuz. "Alice Kristal Saray'da aynanın içerisinden geçmekten hoşlanır." Atlantisli ruhların yeniden reenkarne olma dalgası eskiden ortaya koyulan bir olayın [performansın] tekrar edilmesi dürtüsünü de açığa çıkarıyor."

******
 Bunlar tabii ki varsayımlarımız ama dünyada bu teknolojiye yanaşmaya doğru giden bir şeyler de var ,düşüncelerimiz keşiflerimizi K.da bahsedilen ip uçlarına göre gerçeklere doğru yönlendiriliyoruz, mesela,

3D yazıcılar sanal hazırlanmış 3 boyutlu nesneleri somut nesne haline getirmekteler,
----------------------------------------------------------------------

S: (A) Kuantum teorisinin tüm bunlarla ilişkisi hakkında bir ipucu daha istiyorum. Hilbert kuantum teorisiyle ilgileniyordu. Einstein'ın hayal ettiği gibi, BAT'dan bir kuantum teorisi türetilebilir mi?
C: Evet.
S: (A) Hilbert uzayı konusunun çoklu gerçekliklerle ilişkisi nedir? Bunu anlamadım. Bir ipucu verebilir misiniz?
C: Neyi anlamadın?
S: (A) Hilbert matematiğinin Çoklu Gerçekliklerle ne ilgisi olduğunu. Bildiğim kadarıyla çoklu gerçekliklerde çeşitli solucan delikleri ve köprüler var ve...
C: Solucan delikleri köprü. Hilbert'in matematiği, aynı evren içindeki uzak mesafeleri algılanan zaman geçişini değiştirmeden katetmek için paralel evrenlerden nasıl geçileceğiyle ilgili.
S: (A) Üzerinde düşünülebilecek ilginç bir konu.
C: Yani "sıfır zaman" ve uzayın katlanması. Tam Birleşik Alan Teorisi'nin devreye girdiği yer de burası. Görüyorsun ya, burada çözüme ihtiyaç duyan soru, ve tüm alemlerden eşzamanlı olarak yararlanmada elektromanyetik alan uygulamaları anahtar olarak kullanılarak, mekan ve zamanın değişdokuş edilebilirliğini, çekim ve manyetizmanın aynı kaynaktan nasıl doğduğunu göstermek. Hoşçakalın.
----------------------------------------------------------------------
Biraz işgüzarlık yapıp bu alıntıyı ele alıp anlatılanlar üzerinde fikir yürütmeye girdim,

Kuantumun genel karakteristiğini basitçe çözebilimişsek veya bir şeyler anlayabilmişsek  anlatılanları çözebiliriz,
En son K. cevabındaki paragraf bazı şeylere ışık tutar gibi,kısım kısım gidelim,

Solucanlar köprü imiş, devamla,

" Hilbert'in matematiği, aynı evren içindeki uzak mesafeleri algılanan zaman geçişini değiştirmeden kat etmek için paralel evrenlerden nasıl geçileceğiyle ilgili."

Sıfır zaman ve uzayın katlanması (protein katlanması gibi baştaki oluşum son kısıma adapte oluyor ,katlanmanın ne olduğunu zihinde canlandıralım)

"Yani "sıfır zaman" ve uzayın katlanması. "

"ve tüm alemlerden eşzamanlı olarak yararlanmada elektromanyetik alan uygulamaları anahtar olarak kullanılarak, mekan ve zamanın değişdokuş edilebilirliğini, çekim ve manyetizmanın aynı kaynaktan nasıl doğduğunu göstermek. "

Bu arada konuyu genişletip anlamak için protein katlanmalarına sebep aramaya başladım neden,

Protein ki insanda yirmibin kadar,canlının işleyişi hakkında ne biliyorsanız onu gerçekleştiren asli bileşikler, hücre içinde DNA dan alınan emirle fabriklarda oluşur ve hemen kullanıma girer kullanıma girmeyenler depolanır, bunlar 2. zaman dediğimiz özel bir zaman özelliğinde işlev görür bizim lineer zaman dışında özel bir süratle,
Bunların normal görev gören yapıları bazı komplike işleri becerebilmek için katlanırlar ve bu katlanışı birileri Japonların Origami denen kağıt katlanmasına benzetmiş,

Oluşan şekil üç boyutlu bir halde bile olabilir ,özellikle yani katlanınca oluşan yeni fiziksel kimyasal katılımlı strüktürle başka zor işleri yapabilme imkanı bulurlar, zira başlangıçtaki basit denen  yapı  değişmiş komplike zengin bir hale gelmiştir,

Ancak bazen  katlanma işlemi rutin işleyişe uygun olmayıp bozuk olunca yanlış yapıda protein halinde Kanser, Alzheimer hastlıklarına sebep olduğundan bu tip istenmeyen katlanmışları genetik çalışmalarla bulup yok etmek yeni yeni uygulanan bir tedavi şekli,

Bu ayıklamayı Osmanlıdaki padişahların tahta geçince veya geçmeden evvel kardeşlerini öldürmesi gibi benzetme geldi aklıma yani kalite ve hükümranlığı rahat sürdürmek için seleksiyon,

Olay son derece dehşet verici ve kabul edilemeyecek ölçüde korkunç ve gaddarca o ormanların kralı bildiğimiz erkek aslanın dişisine çabuk kavuşması için çocuklarını vahşice öldürmesi gibi demek ki zihin hayvan formundan insan formuna henüz geçememiş, hele şu son zamanlarda ülkemizde çocukları gelin yapan dinsel davranış yapısını görüp anlayınca iğrençlik had safhada demekteyiz,

Heterojen ruhsal yapı ilkelliği ve karışımı hani etrafa böyle anlatıyordun denmemeli gerçekten mormal karşılayalım tavsiyesi falan bu olayı bünyede kaldırtmıyor,

Ama diğer yandan iğrenç deyince K.ların hemen aklımıza 3Y mantığı sübjektiftir geliyor, duralım ve olaya tekrar bakalım ,

Ülkede tarikatlaşma gibi korkunç karanlık kapalı işlerin yapıldığı hissedilmekte ,siyasete güç taşıdığı sanılan bu anormal yapının  gün yüzüne çıkarılıp bu yolla sergilenmesi her halde bu sübjektivitenin objektif bir yarara doğru gidebileceğini akla getirebilir, tabusal bağlar çözülür vicdan sesleri duyulmaya başlar,

Yine K.ların bahsettiği "zaman atlaması",

Prenses Diana nın ölümünde de olmuştu hatırlayalım,

Her neyse  bu iş için Dolmabahçe sarayı yakınlarındaki bir karakol kullanılıyormuş ,

Şimdi Boğazdaki köprü dibindeki o eski karakol binası zarif bir restorana döndürülmüş sabahtan beri ismini hatırlayamadım ,arayıp bulacağım o restoranda ve birleşkede toplantılar yapmış yemek yemiştik ve ilgililer biz akşam nöbetçi kalamıyoruz zira feryat kılıç sesleri bağırtılar falan duyuluyor çok korkutucu denmişti ,

İsmini buldum ,Feriye Karakolu ,ekşi sözlükten birnin alıntısı,

"eskiden karakol olması ve bu yuzden cok hos olmayan seylere evsahipligi etmis olmasindan midir nedir, binada hayaletler oldugu ve bu nedenle bir turlu bekci dayanmadigi rivayeti vardir. guya adamcagizlar geceleri habire birilerini gommekte, çigliklar, zincir şakirtilari vs. duymakta, kapılar, ışıklar acılıp kapanmakta ve haliyle kısa sure icinde istifa etmektedirler. alıntı sahibi- grizabella"

Araya bu tip yaşanmışlıkları sokmak konuyu değiştirir gibi olsa da biraz irkiltse de dikkati toplamaya yardımcı olur,

Kısaca  anlayışım ile bu katlanma ile mekan ve zaman değiş tokuş edilmesi işinin sıfır zamanın ne olduğunu ispat eder gibi ,

Uzay katlandığında başta oluşanlar sondaki oluşanlarla birleşince sıfır zamanı yani mekan ve zamanı değiş tokuş yaparak  anda oluşanı biraz anlayabiliyoruz,

Ara..


sybleman

#1299
Tgur antartika' da  bulunan piramitleri görmüş müydün? Yani araştırılmamış ama bir piramidel bir yapı var.

Bir videoda denk geldim, orada iki tane büyük ana gemi bulunmuş. Amerikalılar sık sık ziyaret edermiş. Sanırım bir nevi bir gruba kabul öncesi sınama gibi.

 <blockquote id="quote"><font size="2" face="Trebuchet MS, Verdana" id="quote">Eklenti:<hr height="1" noshade id="quote">
S: (L) S 'yi hipnoza sokup psişik yolla dünyadışı varlıkların zihinlerini okumasını, implantların amacının ne olduğunu sorup öğrenmesini
istediğimde, aldığı cevap, implantların bir grup konuşmacıyı birleştiren birşey olduğu ve tüm konuşmacılar birbirine bağlandığında, ses
sisteminin açıldığı şeklindeydi. Bu ne anlama geliyor?
C: Birim grup zihni. Etkinleştirme.
21 Ekim 1995
431
S: (L) Sessistemini açtıkları zaman ne olacak?
C: Bekle ve gör[/quote]

implantların bir grubu birleştirdiği yazıyor. ilginç. bilinç olarak mı? görev olarak mı? telepatik iletişim olarak mı?

sybleman

#1300
Alıntı YapS: (L) Pekala JR, cesaretin varsa sorunu sor! (J) Cesaretim varsa! Geçen hafta uyuduktan 20 dakika sonra çığlıklar içinde uyandım çünkü
yatağımın kenarında duran birşey vardı. O neydi?
C: Evet JR, gerçekten götürüldün!
S: (L) Kim götürdü?
C: Arkadaşlarımız, Griler.
S: (L) Ne yaptılar?
C: Psişik veritabanında bir inceleme güncellemesi.

Grileri arkadaşlarımız olarak nitelemişler. Eski celselerden acaba Frank'in olduğu celseler olduğu için dikkate almamalı mıyız? Sonraki celselerde grilerin çok az bir kısmının Bh olduğundan bahsetmişlerdi.

Dionysos

#1301
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

Grileri arkadaşlarımız olarak nitelemişler. Eski celselerden acaba Frank'in olduğu celseler olduğu için dikkate almamalı mıyız? Sonraki celselerde grilerin çok az bir kısmının Bh olduğundan bahsetmişlerdi.

Griler sibergenetik, biyogenetik. Bedenleri tamamen kh inşası ,tekno laboratuvar, mühendislik.
Bunlar robot ya da daha ileri gidersek yaklaşık olarak bir gün cep telefonun  yürüdüğünü (köpeğin gibi olduğunu ) ve ayakları olduğunu ve
 (biraz yapay zekası olsa da büyük oranda) onu düşünce gücüyle kullandığını düşünebilirsin..

Ben öyle anlıyorum...

Kertiş'in (tanrının) melekleri. Şimdi tanrı her yere gidemiyor .Üçüncü boyut fizikselliği gibi.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Tgur

#1302
Piramitlerin Antartikada olduğu bilgisine hiç ulaşmadım araştırırım,
Antartikaya 2. dünya savaşı sonunda Nazilerin büyük kısmının geçtiğini K.lardan duyduk,yer altındaki şehirlere,

Orada değişik şeyler olduğunu Amiral Byrd günlüğünden biliyoruz,

https://www.bilinmeyen.com/amiral-byrdin-dunyanin-icinde-yer-alan-kenti-bulusunun-akil-almaz-hikayesi

Daha sonraki implant ile iletişim birliği sağlamak KH teknolojisi ile ilgili sanırım ,kişi düşünsel ve çevresel haber alma hususunda 4Y teknolojisini kullanıyorlar.


Tgur

#1303

sybleman

#1304
Alıntı YapBilinç bilinci besler. Sizin için bunu anlaması zor çünkü sizler yiyecekle besleniyorsunuz. Bazı
varlıklar için besin bilinçtir. İster kızartın, ister haşlayın ya da bahçeden toplayın, bütün
besinler kendi gelişimlerinin belli bir noktasında bilinç içerir. Beslenmek için içinize alırsınız
onları. Sizin duygularınız başkalarının besinidir. Zarar vermek ve çılgınlık yaratmak üzere
hareketlendiğinizde, bu şekilde beslenen başkalarını doyuran bir titreşimsel frekans
yaratıyorsunuz.
Sevgi titreşimi ile yaşayanlar var ve bu grup, gezegende sevgi besinini yeniden
yapılandırmak istiyor. Gidip başka dünyaların tohumunu atabilme fırsatını elde edebilmek için
evreni sevgi frekansına çevirmek istiyorlar.

Pleides den bir bölüm.

Buradan anladığım aslında dünyadaki duygular üst boyutlar için bir besin. 4kh için korku, endişe gibi duyguların bir besin olduğunu biliyordum. Ama burada sevgi'nin de aslında bir besin olduğunu söylüyorlar.

Aslında yine bizim duygularımızı besin olarak kullanmak istiyorlar bu durumda. Sadece frekansı yükseltip sevgiye çevirmek istiyorlar.

Bu size de biraz tuhaf gelmedi mi? İnsan olarak aslında bütün bu duyguları yaşıyoruz, ama sırf bir ırkın besini olmak için duygularımızın manipüle edilmesiyle biz korkuya veya sevgiye mi yönelicez. Neden biz bu duygularımızı özgürce yaşamaz mıyız? Düşününce evet sevgi de çok güzel bir frekans.

Bilmem çözemedim şuanda :)