Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#1335
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

 [:D][:D] okumuş oldum bu vesileyle
Benim de bi baştan okumam lazım.

bozadi

#1336
Sivas/svastika ve Bosna piramitleri konusunda ilginç deneyim ve bilgiler edinirsen paylaş lütfen :)

sybleman

#1337
Arada pleiades ile K'yı karşılaştırıyorum ortak olan bilgiler var mı diye.

Şimdi şu 144.000 kişi olayı var. İncilde 13.ayet sanırım Laura okuyarak K'lar ile birlikte yorumluyorlar.

16 Ekim 1994 celsesi. Visa ile ilgili bilgi verilen celse.

Alıntı YapS: (L) "Ve sonra cennetten büyük suların sesi gibi ve güçlü bir yıldırım sesi gibi bir ses duydum ve duyduğum ses harplerini çalan harpçilerin
müziğine benziyordu." Cennetten gelen ve büyük suların ve güçlü bir yıldırımın sesine benzeyen ses nedir?
C: İsa'nın dönüşü.
S: (L) "Ve yeni bir şarkı söylüyorlar... Dünyadan fidye olarak alınan 144.000 kişi dışında kimse o şarkıyı söylemeyi öğrenemedi..." 144,000
kişinin dünya bankası liderleri odluğunu söylemiştiniz ve burada da onların İsa'nın gelişi sırasında dünyadan fidye olarak alındıkları
söyleniyor. Şöyle diyor: "O 144.000 kişi kadınlarla ilişkilerinde kendilerini kirletmediler çünkü onlar bakire kadar saftırlar. Onlar, Kuzu
nereye giderse onu takip edenlerdir... Fidye olarak alındılar..."
C: Sembolizma sonradan eklendi ve bu husus tam olarak doğru değil. Semboller karmaşık hale getirilmiş. Seçkinciliği ve bölücülüğü teşvik
etkisi yapıyor.
S: (L) 144.000 kişi, bizim deyişimizle iyi adamlar mı, yoksa kötü adamlar mı?
C: Her ikisi. Üst seviye bilgisi olanlar.
S: (L) Bunlar insan mı?
C: Evet.
S: (L) Yani dünya üzerinde üst seviye bilgisi olan 144.000 kişi olacak, öyle mi?
C: Yaklaşık olarak.
S: (L) Peki bu 144,000 kişi arasında biz de var mıyız? Sadece merak ettim.
C: Belki.
S: (L) "Onların dudaklarında hiçbir yalan bulunamaz çünkü onlar masum, lekesiz, kusursuzdurlar. Ve sonra gökyüzünde ebedi kutsal kitapla
uçan başka bir melek gördüm. Dünya'daki insanlara, her ırka, her kabileye ve halka güçlü bir sesle şunu söylüyordu: Tanrı'ya saygı gösterin,
onu onurlandırın çünkü yargı saati geldi, onun önünde yere kapanın, hürmet gösterin. Dünyayı, cenneti, denizi ve su kaynaklarını yaratan
Tanrı'ya tapının." Buradan ne anlamamız gerekiyor?
C: Şüpheli bir kaynak tarafından sonradan eklendi.

Tabii incilde dezenformasyona uğradığından da bahsediliyor. Ama genel hatlarıyla ortada bir bilgi var.

Ve benzer bir bilgi de Pleiades'de geçiyor.

Alıntı YapSevgiyle çalışır bu hiyerarşi, sizin gerçek kimliğinizi korur ve bilincin evrimsel sıçramaya hazır
olduğunu anlamak için gezegene ayarlanan zaman mekanizmalarından bakabilme
yeteneğine sahiptir. Bu anda gezegen ağına sızmış 144 bin ruhsal hiyerarşi üyesi vardır. Her
ustanın kendi Işık Dili bölümünü temsil eden bir mührü bulunur, bu sizin için er geç
varlığınıza nüfuz edecek 144 bin enerji mührü olduğu anlamına gelir.
Başlangıçta bedenin kaldırabileceği on iki form ile çalışacaksınız. Çok sonra, dönüşüm bir
kez gerçekleştiğinde 144 bin simgesel dil yapısının bütünü varlığınızdan geçecek. Sadece
açıklanmasının bile bu yaşam süresine sığmayacağı bir açılım olacaktır bu.
Bu mutasyon, sizin başka bir varlık alemine gitmenizi sağlayacak bir açılım sürecidir.
Gezegendeki herkes bu dönüşümden geçme potansiyeli taşır. Çoğu kişi daha yüksek bilince
ayarlanmayı arzu etmediği için süreci durduracak. Kim olduğunuzun ayırdındaysanız sizin
için farklı bir durum söz konusudur. Bu gezegenin tohumunu atan tanrısal bilincin –engin,
sevgi dolu ve sizinle çalışan bir zihnin- ayırdına varır hale geldiğinizde ve bu bilinçten onun
bir parçası olmayı istediğiniz zaman, geometrik formlarla aşılandığınız zamandır.

Benim anladığım bu 144.000 kişinin her birine bir sembol, mühür verilmiş. Bu onların içlerinde saklı ve onlar ortaya çıktığında insanlar da kendi içlerindeki bu sembollerin farkına varıp sonsuz bilgiye erişebilecekler.


sybleman

#1338
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Sivas/svastika ve Bosna piramitleri konusunda ilginç deneyim ve bilgiler edinirsen paylaş lütfen :)

Bazı deneyimleri anlatmaya çekiniyorum. Dünyaya sağlam bir duruşla basılmıyorsa, okuyanda farklı etkiler yaratabilir gibi bir düşünce oluştu içimde.

Ama bir bilgiye ulaşırsam tabii paylaşırım.

Bu arada sivas ve svastika yazısındaki benzerlik şuanda sen öyle yazınca bir tuhaf oldum :) ne kadar benziyor değil mi?

bozadi

#1339
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

Bu arada sivas ve svastika yazısındaki benzerlik şuanda sen öyle yazınca bir tuhaf oldum :) ne kadar benziyor değil mi?
Evet. Kısaca "Sivastika" fenomeni denebilir sanırım :)

sybleman

#1340
Bir ikinci benzerlik gördüğüm yer, belki algıda seçicilik de yapmış olabilirim.

K'ların kometlerle ilgili bir kısmında

 
Alıntı YapS: (L) Komet kümesinin dünyayla etkileşimi nedeniyle dünyada büyük bir yıkım olacak ve belki çok sayıda insan ani bir şekilde bedenlerini
terk edecek değil mi?
C: Yakın.
S: (L) İsa bu olaydan hemen sonra mı dönecek?
C: Bütünün bir parçası olarak.

İsa olayını ben belki de insanların uyanışı olarak görüyorum. Yani burada kişisel olarak bir kişi ortaya çıkar mı? Çıkmayabilir, belki çıkan öncü kişiler olacaktır, bütünün bir parçası demesi de o nedenle olabilir. Ama toplu bir ölüm, bir felaket olacak. Bunun sonrasında da bir uyanış olacak henüz uyanmamış insanlar arasında.

Pleiades'de de bu şekilde bir kısım var.

Alıntı YapBu, kaçınılmaz bir şekilde Dünyanın insanlık bilincini yakalamak, insanların neyi gözden
kaçırdıklarını vurgulamak için bazı büyük değişimler geçirmesi gibi büyük bir olasılığa yol
açıyor. Bir öğleden sonra bir Dünya değişimi nedeniyle yirmi milyon insan yok oluverirse belki
diğer insanlar uyanır. Belki!
Dünya değişimleri üzerine kehanetler duyup durdunuz. Bazılarınız bunu zor tarafından
yaşadı. Bunların başkalarının başına gelebileceğini, dünyanın yarısına yayılan gazetelerde
yer alabileceğini düşünmüş olmakla birlikte, sizin başınıza geleceğini aklınıza getirmediniz.
Peki değişim ya kapınızın önünde ya da komşu kentte cereyan ederse? Birleşik Devletler'in
büyük kentleri çökmeye başlarsa? Günün birinde uyanıp da Dünyada New York ile
Washington arasında bir uçurumun açıldığını gördüğünüzde ne hissedeceğinizi
düşünüyorsunuz? Bu sizi biraz sarsmak için yeterli olur muydu? Yaşamlarınızı yeniden
yapılandırmak için ve gözden geçirmenize yeterli olur muydu?

Burada da Amerika'ya dikkat çekmiş. Orada bir şehrin toplu bir şekilde kayıp yok olması şeklinde sanırım. Benzer ifadeler gibi geldi bana.

Alıntı YapDünya değişimleri zamanında gezegeni terk edenler artık buraya uymayan ve Dünyanın
uyumunu durduranlardır. Bir anda belki yirmi milyon insanın gezegeni terk ettiği zaman
geldiğinde kalanlar için muazzam bir bilinç sıçraması olacak. Büyük bir grup birlikte
göçtüğünde kalanların bilinci üzerinde bir etki yaratır.

Alıntı YapDünya değişimini gerçekleştirdiğinde herkes aynı şeyi deneyimlemeyecek. Yeni frekansa
uymayacakları için, yıkım deneyimlemeye gereksinenler, yıkım içeren bir Dünya değişimi ya
da döngüsü deneyimleyecek. Daha yüksek bir titreşimi almaya hazır olanlar bir frekans
değişimi deneyimleyecek. Böylece, birisi için, bildiği şekliyle yaşamın sonu ve korkunç bir
yıkım olabilirken, başka birisi için vecd hali olacak. Bütün potansiyeller var. Hatırlayın,
düşüncelerinizin sonucu olan simgesel bir dünyada yaşıyorsunuz. Dış dünya size içinizde
olanları yansıtıyor. Öyleyse dünyanın parçalarına ayrılması neyi temsil eder? Yeni bir sistem
ve yeni bir enerjinin doğuşunu yaratmak üzere içeride olanın parçalarına ayrılması ya da
çöküşünü.

Kuran'da da benzer bir anlatım vardır. Bir kısım insan hiç bir şey anlamazken, diğerleri kıyameti yaşayacaktır der. Algı durumumuza göre bu durumu deneyimleyeceğiz gibi.

Tgur

#1341
YORUMLAR LXXIV

Kaçırılmalar hakkında,
S: (L) Oryon kaçırılmalarını önlemeyebilmemizin herhangi bir yolu var mı?
C: Hayır.
S: (L) Neden?
C: Evrensel özgür irade kanununa ve kendine hizmete müdahale etmek anlamına gelir bu.
S: (L) Fakat biz kaçırılmak istemiyoruz. Bunu durduramaz mıyız?
C: Olası değil. Sizden daha fazla güçleri var.
S: (L) Peki o zaman siz bize neden yardım etmiyorsunuz?
C: Sizin ırkınızın ve onların ırkının doğal ilerleyişine müdahale etmek olurdu. Yahudiler onlara yardım etmemiz için bizi çağırdılar fakat bunu yapamazdık. Sizin ülkenizin yerlileri de bizden yardım istediler fakat onları sizin ırkınızdan koruyamazdık; bunu da yapmadık. Bu doğal ilerleyiş, anlıyor musunuz?
S: (L) Peki biz bu doğal ilerleyişin bir sonucu olarak silinip gidecek miyiz?
C: Belki. Özel olduğunuzu düşündüren nedir?
S: (L) İsa Tanrı'nın bizi sevdiğini söylemişti. Bu doğru mu?
C: Fakat önemli olan ruh, beden değil. Beden ölür fakat ruh ölmez.
S: (L) Tüm bunlar tüylerimizi diken diken ediyor.
C: Siz enerjisiniz. Ruh ve beden bağlantısından gelen bir enerji var; daha sonra beden, parçaları için kullanılıyor.
S: (L) Enerjimizi ve bedenlerimizi ne için kullanıyorlar?
C: Yeni bir ırk yaratmak için. Onların ırkı yok oluyor.

------------------------------------------------------------------------------
 
C: Kısmen ve ayrıca kontrolü yitirmemek için bu konuda meydana gelen değişimi umutsuz bir şekilde durdurmaya ve geciktirmeye çalışıyorlar.
S: (L) Bunu bu jinekolojik incelemeler yoluyla mı yapıyorlar? Uyguladıkları teknik bir yöntem mi var?
C: Evet. Fazla karmaşık.
S: (L) İnsanların, yaşadıkları kaçırılmalardaki muayenelerine dair hatırladıkları, o insanların hayat enerjilerinin alınması işleminde kullanılan yanıltıcı birer görüntü, öyle mi?
C: Evet.
S: (L) Kaçırılan kişilerden aldıkları doku örneklerini veya parçaları ne yapıyorlar?
C: Klonlama.
S: (L) Eğer klonlamada kullanacaklarsa neden o kadar büyük parçalar alıyorlar?
C: Klonlama sürecinin bütün ayrıntılarını henüz bilmiyorsunuz.
S: (L) Anne karnındaki ikiz bebekleri veya ikizlerden birini alıp yapay olarak büyütüyorlar mı?
C: Bunu yaptılar.
S: (L) Bunu çok sayıda mı yaptılar?
C: Tanımla.
S: (L) Bu çok sık mı meydana geliyor?
C: Hayır.
S: (L) İkizlerden birinin alınmasının amacı nedir?
C: Hangisinin ruh için daha uygun bir hazne olduğunu anlamaya çalışıyorlar: ikizlerden biri veya klon. [Bu durumda akla, neden i kisinden birine karar vermeye çalıştıkları sorusu geliyor. Klonlar ile gerçek bedenler arasında ve ikizlerden biri ile diğeri arasında Kertişlerin amacı için hayati önem taşıyan bir ilişki mi var?]
S: (L) Bu ikizleri gemilerinde veya kendi yaşam bölgelerinde mi yetiştiriyorlar?
C: Evet.
S: (L) Peki onlara iyi davranıyorlar mı?
C: Açık.
S: (L) Onlara çok şey öğretiyorlar mı?
C: Evet.
S: (L) Bunu insanların beyin kapasitesini test etmek için mi yapıyorlar?
C: Ve başka sebeplerle.
----------------------------------------------------------------------
C: İlginç bir soru sordun gerçekten. Daha önce de belirttiğimiz gibi fiziksel kaçırılmalar nadirdir. Sadece bu da değil, bazı kaçırılmalar kurbanın geri bırakılmasıyla sonuçlanmaz. Bu gerçeği gizlemek için ne yapardın? Geri bırakılmayla sonuçlanan ve "hiçbir zararın verilmediği" bir sürü kaçırılma "yaratabilirsin."

----------------------------------------------------------------------

C: (başta bir kısım çıkarıldı).....Bu deneyimlerin niteliği bir bütün olarak bilinmelidir. Normal olarak, fiziksel bir üçüncü yoğunluk varlığı olarak bir yerden diğerine taşınmazsınız.
Olan şey çok basittir. Normal olarak zaman çerçevesi dondurulur ve "donma" terimini, daha iyi bir terim olmadığı için kullanıyoruz. Bunun anlamı, üçüncü yoğunlukta fiziksel bedeninizde bu süreçte zaman algısı durur ve bu, insan ırkınızın çeşitli üyeleri tarafından "sıfır zaman" olarak tanımlanmaktadır. Fiziksel bedeni kullanan ruh uzantısı bedenden zorla çıkarılır, başka bir yere taşınır ve inceleme, implantasyon ve diğer amaçlarla ayrı bir fiziksel beden olarak remolekülerize edilir. Sonra da demolekülerize edilir. Ruh uzantısıyla beden kopyalama yapılır. Sonra klonlanan beden demolekülerize edilir ve ruh uzantısı asıl bedene tekrar yerleştirilir. Süreç bu şekilde gerçekleşir. Bazen, kaçırmayı gerçekleştiren dördüncü yoğunluk varlıkları üçüncü yoğunluk ilüzyonunun zaman referansı noktalarını belirlemede hata yapabilirler. Bu durum, kaçırılma sonrasında, kaçırılma öncesindekinden farklı bir deneyime girme veya aynı deneyimin tekrarlanması gibi bir etki yaratabilir, aslında tek bir deneyim yaşanıyor olmasına rağmen.
Sizin durumunuzda da bu gerçekleşti. Sen iki "geminin" geçtiğini algıladığın sırada aslında tek bir gemi vardı ve burada gemi sözcüğünü, daha açıklayıcı bir terimin olmaması nedeniyle kullanıyoruz. Bunun nedeni, sıfır zamanda olayın başlangıcındaki ve sonundaki zaman çerçevesi referansı ilüzyonu arasındaki farklılıktı. Bu olayda fazla sorun yaratmaz. Nadir de olsa bazı durumlarda, kaçırılma deneyimini yaşayan kişi, kaçırılma sonrası kendini olayın başladığı noktadan birkaç saat, birkaç gün, birkaç hafta, veya hatta ne yazık ki birkaç yıl öncesinde bulabilir, ve tabii bu da akıl sağlığını yitirme veya benzer sonuçlar doğurabilir. Neyse ki sizin durumunuzda bu olmadı, fakat yine de zaman çerçevesi referansı ilüzyonunda hafif bir kırılma vardı. Aslında tek bir gemi görmüş olmana rağmen iki gemi gördüğünü düşünmenin nedeni buydu. Bu deneyimin tam olarak fiziksel bir üçüncü yoğunluk olayı olmadığını anlamanız çokönemli. Tüm birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü yoğunluk varlıklarının sahip olduğu ruh uzantısı vardır ve kaçırılma sırasında bu uzantı bedenden çıkarılır. Ruh uzantısı aracılığı ile dördüncü yoğunlukta görünen bir kopya veya klon beden yapılır ve beden incelenir ve sonra ruh uzantısı alındığı yoğunluktaki asıl bedene geri konur. Normal olarak süreç bu şekilde gerçekleşir. Çoğu durumda, eğer üçüncü yoğunluk varlığı fiziksel bedeni ile birlikte bütün olarak alınırsa, üçüncü yoğunluğa geri bırakılmaz. Sürekli olarak dördüncü yoğunlukta kalır. Nadir durumlarda geri bırakılma olsa da, bu istisnaidir. Tüm inceleme, algı değiştirme ve implant yerleştirme işlemleri dördüncü yoğunlukta kopya beden üzerinde gerçekleştirilebildiği için, bunların üçüncü yoğunlukta gerçekleştirilmesine ihtiyaç yoktur. Anlıyor musunuz?
S: (T) Yerleştirilen bir implant, üçüncü yoğunlukta aynı yerde durmakta olan asıl bedene nasıl girer?
C: Remolekülerizasyon içeren süreçle. Dördüncü yoğunluğun üçüncü yoğunluğa çevrilişini size tanımlamak çok karmaşık olur, fakat şöyle söyleyebiliriz ki, istendiği durumda, dördüncü yoğunluktaki klon bedende gerçekleştirilen herşey üçüncü yoğunluktaki bedende aynen gerçekleşir. Yalnızca bedenin içindeki bir nesne değil, üçüncü yoğunluğa ait olan bedenin tamamı üzerinde etki edilmektedir.
S: (L) Yani diğer bir deyişle ruh uzantısı dördüncü yoğunluğa gittiğinde fiziksel bedenin bir kopyası üretiliyor ve kopya üzerinde yapılan herşey, ruh uzantısı asıl bedene geri gönderildiğinde o bedende de meydana geliyor.
C: Aynen öyle. Ekleyebileceğimiz tek şey, dördüncü yoğunluktan gelen implantların veya eklenen maddelerin, remolekülerizasyon yoluyla üçüncü yoğunluğa aynı şekilde çevrilmesini sağlayan birteknolojinin kullanıldığıdır.
----------------------------------------------------------------------

Kaçırılmalar hakkında bu yorumumu kısıtlı tuttum ,son zamanlarda bu husustaki tereddütleri gidermek ve işin esası hakkında bilgi sahibi olmak için aktardıklarımı dikkatle okumalı,

Özellikle fiziksel kaçırılmaların nadirliği ve diğer tip klonlama yoluyla sanal gerçeklik kaçırılma tekniğine bakarsak ,bazı dostların gördüğü vizyonlara benzer hususları yakalayabiliriz.

Ara..


sybleman

#1342
Büyük ihtimalle bunu bir sistem olarak aktif kullanıyorlar. Ve hatta çift taraflı bir uygulama gibi.

Cihazla ilgili gördüğüm vizyondaki yapıya da benziyor aynen Tgur.

Ve gerçekten bu tarz cihazları ve portalları aktif olarak kullanacaklar. Gözümüzü kulağımızı açık tutmamız lazım.

KH hizmetindeki insanların da yetenekleri var. Vizyonları var. Enerji yetenekleri var. Çok dikkatli olmak lazım.

İmplant bile olsa, K'ların da dediği gibi eğer sevgide kalabilirsek alabilecekleri birşey olmayacak onlar için.

Tgur

#1343
YORUMLAR LXXV

(C) En az beklediğim bir anda geldi bu anı aklıma. Ne olduğunu anlar anlamaz, yani bir griye baktığımı anlar anlamaz korktum ve kendimi bu anının içinden çıkardım. O yüzden ne yapıldığı konusunda hiçbir fikrim yok. Ama kendimi tamamen kontrol altında, sakin hissediyordum diye hatırlıyorum. Yani masada uzanırken korku içinde değildim. O varlık korkmamamı sağlıyor gibiydi. Beni kontrol ediyor gibiydi. Ama uyuşmuş durumda olduğumu görünce korktum ve bu anıdan koptum hemen. Bunun gerçekten olup olmadığını merak ediyorum. Gerçek griler tarafından mı kaçırıldım, yoksa bir zihin kontrol deneyi miydi bu?
C: İlle "griler" tarafından yapılmayan gerçek kaçırılmalara ne dersiniz? Griler çok popüler birer ekran.
S: (V) Peki griler değilse kim yaptı?
C: C____'nin erkek kardeşine sor!
S: (C) Pekala, kardeşim devlet ajanları tarafından kaçırılmakta olduğunu iddia ediyor. Peki beni kaçıranlar da mı onlar bu durumda? (L) Ya öyle ya da kardeşin bunun kendisine olduğunu iddia etmesine rağmen aslında kaçırılan sensin. Böyle söylemesinin nedeni de ekranın bir kısmının kendisi olması. Projekte ediyor, yansıtıyor. Saptırıyor. (C) K'ler ne söylüyor? (AM) Belki de kardeşin dikkat saptırmak için kullanılıyor.
O veya bu şekilde sana ulaşmak için. (A) O halde Cbir tür derin devlet faaliyeti türüne karışmış durumda, öyle mi? (L) Öyle görünüyor. (J)Neden belirli ekranlar seçtikleriyle ilgili belirli bir neden var mı? Bazı insanların sürüngenimsilerle ilgili deneyimleri var, bazılarının mantislerle (peygamberdevesi tipi varlıklar) ve başka türde dünyadışı varlıklarla ilgili deneyimleri var. Neden böyle bir ekran seçiyorlar? Bir insanın duygularıyla, perspektifiyle oynamak için mi?
C: Sürüngenimsiler ve mantisler ekran değil.
S: (J) Yani onlar gerçek varlıklar, öyle mi?
C: Evet.
S: (V) Gerçek 4. yoğunluk KH varlıklar. (L) Grilerle ilgili olarak... Aklıma bir düşünce geldi ve yataktan fırladım. Gecenin ortasında yataktan kalktım çünkü sürekli bunun hakkında düşünmeye başladım. Dolan'ı okumuştum; o programları ve bu programı ozon tabakası ile dünya arasındaki  tüm  boşluğa  yayabildiklerini  okumuştum.  Sonra  "Neden  Amerika'daki  neredeyse  tüm  kaçırılmalar  griler  tarafından gerçekleştiriliyor?" diye düşünmeye başladım. Ve neden dünyanın geri kalanı başka türde yaratıklarla ilgili deneyimler yaşıyor?
Neden Amerika'daki deneyimle dünyanın geri kalanındaki deneyim birbirinden farklı? K'lerin bir keresinde Amerika'nın KH'nin başkenti olduğunu söylediklerini hatırladım ama bu tüm bu kaçırılmaların gerçekten meydana geldiği anlamına gelmiyordu. ABD'de gri dünyadışı varlıklarca kaçırılmaların sayısının inanılmaz ölçüde fazla olması gerçeği ile ABD'nin KH'nin başkenti olması gerçeğini bir arada düşündüğümde, bir de buna zihin kontrol araştırmalarıyla ilgili sızıntıları eklediğimde, "burada neler oluyor?" sorusunu sormaya başladım.
Dolan'ın anlattığı fenomene baktığımızda devletin kesin bir şekilde UFO'larla ve dünyadışı varlıklarla ilgilendiğini görüyoruz. Ayrıca devletin bu meseleyi örtmek için gerçekten Makyavellist bir şekilde çalıştığını ve böyle birşey mevcut dahi değilmiş gibi davrandığını görüyoruz!
"Bunun bir gerçekliği yok" fikrini o kadar aşırıya taşıdıklar ki, insanlar deli diye görülmekten korktuğu için bundan bahsetmeye korkar oldu.
Ya bu kasıtlıysa? Böylece eğer biri GERÇEK bir kaçırılma yaşadıysa ve GERÇEK kanıtlar ortadaysa veya gerçekten korkunç birşey oluyorsa, bunu kolayca akıl kaçıklığına atfedebilecekler. Ya bazı korkunç şeyler konusunda GERÇEKTEN endişelilerse? Ya bazı şeyleri gerçekten
gizlemeleri gerekiyorsa? Bu fenomeni inkar etmek ve herşey sadece insanların zihinlerinde oluyormuş gibi davranmak yeterli değil, çünkü bariz bir şekilde bu doğru değil. Peki Makyavelli ne yapardı?
Öncelikle yıkmak için çöpten bir adam yapardı. Dikkati gerçek dünyadışılardan saptırmak için belirli bir dünyadışı varlık türü yaratırdı. Tam zihin kontrol araştırması uygun bir aşamaya geldiğinde bir gün Whitley Strieber devletin örtbas edebilmek için bariz bir şekilde insanları öldürdüğü şeyler hakkında çok satan kitaplar yazıyor. Eğer derin devlet gerçekten bu meseleyi toplumdan gizlemeye çalışıyorsa, Whitley gerçeği anlatan bir kitap yayınlayabilir miydi? Ve bu kitap bestseller olur muydu? Tek bir kitap da değil, aynı konu hakkında birden fazla sayıda kitap. Ve tam kapakta dünyadışı varlığın resmi. O resmi görür görmez mideleri bulanan, o tür bir deneyim yaşamış olan insanlar hakkında yazılar okudum. Herkes birden grileri görmeye başladı. Strieber'in kitabı öncesinde aynı türde olaylarla ilgili yalnızca birkaç vaka vardı. Strieber'in kitabı bestseller olunca bu fenomen birden patladı. Gecenin ortasında bilincine vardım bu durumun. Bir başka ilginç şey daha vardı. O Roswell videosuna baktığında kendine şunu soruyorsun: bu bir kandırmaca mıydı ve eğer ben böyle bir sahtekarlık yapacak olsaydım, nasıl yapardım? Sonuçta bu hilenin 'ikna edici' olması gerekiyor,  öyle  değil  mi?  Eğer  hileydiyse, hilecilerin  onu  standart gri  gibi  yapmaları gerekirdi.  Ama  o  varlık  standart  griye benzemiyordu. Üstelik her bir elinde ve ayağında altı parmak vardı. Tıpkı bir çocuğun bedeni gibiydi. Büyük bir fetüs gibi görünüyordu. Eğer o video sahte olsaydı veya "popüler uzaylı realitesini" onaylamak üzere sahte bir uzaylı yaratacak olsalardı, onu tipik bir griye benzetirlerdi, çünkü herkesin beklediği şey buydu. Mike Lindemann dahil olmak üzere araştırmacı denen pek çok kişinin bu videoyu sahte diye etiketleme nedenlerinden biri, gri denen uzaylılardan biri olmamasıydı! Reddettiler, çünkü griye benzemiyordu. Ve elbette herkes uzaylının tıpkı Whitley Strieber'in tanıttığı gibi küçük dört parmaklı, böcek gözlü yarı böceğimsi yarlık gibi görünmesi gerektiğine ikna olmuştu. Gerçek şey önlerinde durduğu halde Whitley'in grileri gibi görünmediği için onu reddettiler. (J) Belki de otopsi videosunun yayınlanma nedeni, projenin ne kadar iyi gittiğini test etmekti... (L) Pekala, sonuçta gerçekten bazı griler var ama bunlar Whitley'in grisi gibi görünmüyor olabilir... Tıpkı Whitley'in grileri gibi görünen gerçek griler var mı?
C: Whitley ıskaladı.
S: (V) Benim o kaçırılmada hatırladığım şeyler Whitley'in grilerine tamamen uymuyordu. O küçük varlıklar neydi?
C: Gerçek şey.
S: (V) Üsleri Ay'da mı?
C: Çoğunun üssü Dünya'da.

----------------------------------------------------------------------
S: (L) Grilerin kullandığı, Kertişlere ait uzay aracı Roswell'e düştü mü?
C: Evet.
S: (L) Kazaya neden olan şey neydi?
C: İyonizasyon.
S: (L) Cesetler ve araç ABD tarafından alındı mı?
C: Evet.
----------------------------------------------------------------------

S: (L) Yeniden uzaylı otopsisine dönelim: Bu hibridin 1947'de Roswell, New Mexico'da meydana gelen bir kazada ele geçirilenlerden biri olup olmadığı bilgisine erişebilir misiniz?
C: Kaza Roswell'de olmadı. Bir çöl bölgesiydi. Roswell'in yaklaşık 250 kilometre kuzeybatısında. Sizin aşina olduğunuz Roswell bölgesinde bir araç veya herhangi bir beden veya canlı varlıklar bulunmadı. Yalnızca bir enkaz alanıydı. Gerçek kaza belirli bir mesafe uzaklıkta gerçekleşti. Kaza yeri çölde, Los Alamos'a daha yakın. Araç Roswell üzerinde arıza yaptı ve geride kalıntılar bıraktıktan sonra gerçekten düştü. Cesetler ve yaşayan varlıklar, araçtan arta kalanlarla beraber oradan alındı. Ve evet, filmde gördüğünüz varlık gerçekten oradan geldi.
S: (L) Araçta kaç varlık vardı?
C: Dört.
S: (L) Hepsi melez miydi?
C: Doğru. Bu da fark edilebiliyor ve bunu, yaşadığınız çevrede bu konuyu araştıran bazı insanlar tarafından yorumlanmış olan resmi kayıtlardan da kontrol edebilirsiniz. Bu olay Kertenkele Varlıkları olarak ifade edilenler tarafından insan/melez kombinasyonları kullanılarak başlatılan özel bir görevdi. Melez unsur Gri türüydü. Bu deney kısmen bir keşif görevi, kısmen de o bölgede sizin zaman ölçümünüzle yakın geçmişte meydana gelen nükleer patlamaların bir sonucu olarak oluşan çevresel koşulların hem canlı Gri türleri ve tabii hem de Sürüngen veya Kertenkele türleri üzerindeki etkilerinin test edilmesine yönelikti. Griler ve Kertenkeleler, şu anda ayrıntısına girmeyeceğimiz bazı bakımlardan benzer bir genetik yapıya sahipler. Netice itibariyle buradaki fikir, hem insan genleri veya genetik yapısı üzerindeki, hem de Kertenkele genetiğiyle ilişkili olan Gri genetik yapısı üzerindeki etkileri test etmekti, eğer kavramı anlıyorsanız.
Amaçlardan biri buydu. Diğeri ise tabii ki basit bir keşifti.

----------------------------------------------------------------------

S: ... (L) Hepimizin izlediği Roswell videosu hakkında konuşmak istiyorum. TR o videonun Roswell videosu olmadığını, başka birşey olduğunu iddia ediyor... Buna inanmıyor. O videonun Roswell kazasından sonra araçtan çıkarılan dünyadışı varlıklarla ilgili olup olmadığını öğrenmek istiyorum.
C: Evet.
S: (L) Tamam. Neden çok sayıda insan standart grilerde olduğu gibi dünyadışı varlıkların dört parmağı olduğunu söylüyor?
C: Birden fazla sayıda varlık.
S: (L) Yani o araçta birden fazla sayıda dünyadışı varlık vardı, öyle mi?
C: Evet.
S: (L) Görüntüyü kaydeden kameraman bu varlıklardan dört tane olduğunu anlattı. Biri ölüymüş ve üçü de aracın dışında duruyormuş ve çığlıklar atıp göğüslerindeki kutuları tutuyorlarmış. Bu doğru bir...
C: Evet.
S: (L) O kutular neydi?
C: Tercüme matriksi, duygu dengeleme birimleri.
S: (L) Tercüme matriksi nedir?
C: Yabancı düşünce kalıplarını çevirir; elektromanyetik ızgara dalgasının acil durum kaybı dışında ihtiyaç duyulmaz. 
S: (L) Duygu dengeleme birimi ne için kullanılıyor?
C: Çeşitli kullanımları var. Çoğu zaman, şok edici olaylara alışık olmayan, duygusal olarak yüklenmiş varlıkların zarar verme düşüncelerini nötralize ederek hayatta kalmak için.
S: (L) Başka varlıkların zarar verme düşüncelerini nötralize etmek için mi tasarlanıyorlar?
C: Evet.
S: (L) O halde cihazlar pek iyi çalışmamış, değil mi?
C: Cihazları etkinleştirme şansı bulamadılar.
S: (L) O kutuları etkinleştirme fırsatı bulsalardı, kendilerini o berbat durumdan kurtarabilirlerdi, öyle mi?
C: Kurtarma değil, negatif yönlerini hafifletebilirlerdi.
S: (L) Peki o düşen araçta kaç varlık vardı?
C: 21.
S: (L) Neden raporlarda sadece dört deniyor?
C: Raporlar gizleniyor ve parçalı. Çok az sayıda kişi aracın içini gördü!!
S: (L) Bu olay iki aracın çarpışması mıydı, yoksa tek bir aracın bozulması mıydı?
C: İki.
S: (L) İki araç birbiriyle mi çarpıştı? Bu doğru mu?
C: Hayır.
S: (L) Düşen iki bağımsız araç mı vardı?
C: Peşpeşe giden iki araç, aralarındaki iyonize dalgalar nedeniyle savruldular.
S: (L) Bu araçlardan biri tamamen parçalandı mı?
C: Evet.
S: (L) Ve o araçtaki varlıklar tamamen yok oldu, yandı veya parçalandı, doğru mu?
C: Yakın.
S: (L) Bazıları parçalanma öncesi araçtan çıktı mı?
C: 4. yoğunluk.
S: (L) Yani bunun olacağını anladılar ve 4. yoğunluğa mı geçtiler?
C: Hayır.
S: (L) 4. yoğunluk varlıklarıydılar ve parçalanıp yok oldular, öyle mi?
C: Yakın.
S: (L) Diğer araca yaklaşıldığında, yakalanan 21 varlıktan dördü aracın dışındaydı, doğru mu?
C: Evet.
S: (L) O halde içeride 17 varlık vardı. Bu 21 varlıktan kaç tanesi Gri yani standart kertiş aracı olan gri varlıklarıydı?
C: Çoğu.
S: (L) Orada başka türde varlıklar var mıydı?
C: İnsan.
S: (L) Orada bir de insan mı vardı?
C: 5.
S: (L) İçeride 5 insan vardı... (LM) Neden? (L) O araçta neden insanlar vardı?
C: İnceleme için alınan numuneler. Kocaayak türü iki varlık.
S: (L) İnceleme amaçlı olarak alınmış olan insanlar, kaçırılmış kişiler miydi?
C: Ölü.
S: (L) Ölmüş insanlardı. Harika. Ölmüş insanları mı kaçırdılar? Yoksa canlıyken mi kaçırdılar?
C: Hayır.
S: (L) Aracın kaza yapması nedeniyle mi öldüler?
C: Hayır.
S: (L) Peki o zaman buradaki hikaye nedir? Başka hangi seçenekler kaldı?
C: Alındılar.
S: (L) Ölüm sırasında alınıp remolekülerize mi edildiler? Daha önce tartıştığımız şeyi mi kastediyorsunuz?
C: 3. yoğunluk.
S: (L) Üçüncü yoğunlukta mı remolekülerize edildiler? Bunu mu söylüyorsunuz?
C: 3. yoğunlukta alındılar.
S: (L) Lütfen bir insanın alınmasından neyi kastettiğinizi söyleyin.
C: Öldükten sonra alındılar.
S: (L) Yani ölmüş bedenleri aldılar, öyle mi?
C: Evet.
S: (LM) Neden? (L) İncelemek için. Bu cesetleri canlandırmayı mı planlıyorlardı?
C: Açık.
S: (L) Bir ölümden sonra yeniden canlandırmak için cesetleri alıyorlar mı hiç?
C: Evet.
S: (L) Cesetleri alıp yeniden canlandırınca, o bedeni kullanmış olan ruhla mı canlandırıyorlar? Ruhu yakalayıp geri mi koyuyorlar?
C: Hayır.
S: (L) Bedenleri yeniden canlandırırken, dünyadışı bir varlığın ruhuyla mı canlandırıyorlar?
C: Çok sayıda olasılık.
S: (L) Cesetleri ruh olmadan canlandırmaları mümkün mü?
C: Evet.
S: (L) Cesetleri ruhsuz olarak canlandırdıklarında, zombi gibi bir varlık mı oluyor?
C: Hayır.
S: (L) Bu konuda bize biraz daha bilgi verebilir misiniz? Eğer onları ruhsuz olarak canlandırıyorlarsa, buradaki canlandırıcı güç veya enerji nedir?
C: Diğer insanlardan ayırt edilemez.
S: (L) Diğer insanlardan ayırt edilemez. (LM) Bu nasıl mümkün olabilir?
C: Teknoloji herşeyi mümkün kılıyor!!!
S: (L) Elbette 4. yoğunluk teknolojisinden bahsediyorsunuz, değil mi?
C: Evet.
S: (L) Peki bir çeşitli enerji yüklenerek yeniden canlandırılan bir beden... (SV) "Çi" enerjisi olabilir mi? (L) ... Biz ruhu fiziksel bedenin
canlandırıcı gücü olarak algılıyoruz. Yani ruh gittiğinde beden ölür. Doğru değil mi?
C: Sınırlı veriye dayalı varsayımlarda bulunuyorsun.
S: (L) Peki o halde bir bedenin ruh olmadan nasıl yeniden canlandırıldığını söyleyerek veritabanımı genişletir misiniz?
C: Karmaşık teknoloji; elektronik biyo-üretim frekans uyumlaması ve tüm işlevlerin izlenmesi ve kontrolü için son derece yüksek frekanslı radyo sinyali aktarıcıları; düşünce kalıbı taklidi ve duygu frekansı titreşim oranı modülasyonu dahil!!!!
S: (L) Bunu yaptıklarında fiziksel beden...
C: Evet.
S: (L) Kan, kalbin atışları ve herşey...
C: Hücre dahil tüm işlevler taklit ediliyor.
S: (SV) Peki ya aura? (L) Böyle bir varlığın aurası olur mu?
C: Projekte ediliyor.
S: (L) Diğer tüm frekanslar ve diğer şeyler gibi o da projekte ediliyor. Peki... (SV) Etrafımızda bu türde yürüyen çok ölü var mı?
C: Matrix materyalinde anlatılan "Robotlar"ın yerine kullanılan varlıklar.
S: (L) Normal bir insanın bu tür bir varlığı tespit etmesi mümkün mü?
C: Hayır.
S: (L) Tüm gezegende normal bir insanmış gibi davranan, bu türde yaklaşık kaç varlık var?
C: 2.000.000.
S: (L) Yaklaşık 2 milyon mu?
C: Evet.
S: (L) Pekala...
C: Laura, onlardan 7 tanesi ile karşılaştın.

----------------------------------------------------------------------
C: Roswell çevresinde farklı zamanlarda birden fazla kaza oldu. Dört varlık senaryosu en sık bahsedilen olayı ifade ediyor.
S: (L) "En sık bahsedilen dört varlıklı olay" derken, kaçı yaşıyordu?
C: Üçü ölü, biri canlı.
S: (L) Üç canlı ve bir ölünün olduğu olay nedir peki?
C: Evet, Haziran'ın başında, Roswell bölgesinin yaklaşık 100 mil batısında.
S: (L) Yani Haziran başındaki olayda üç canlı ve bir ölü vardı. Kameramanın bahsettiği olay bu muydu?
C: Evet.
S: (L) Ve sonra da Temmuz ayında, üç ölü ve bir canlının bulunduğu olay oldu. Ve Roswell tanıklarının çoğunun bahsettiği olay da bu oluyor, değil mi?
C: Bir tane daha.
S: (L) Başka bir kaza daha mı oldu?
C: Evet.
S: (L) Yani Temmuz ayı sürecinde üç tane kaza oldu, öyle mi?
C: Haziran/Temmuz.
S: (L) İki tane Haziran'da ve bir tane de Temmuz'da mı?
C: 4 Haziran, 1 Temmuz ve 4 Temmuz.
S: (L) Haziran ayındaki kaza Roswell'in 100 mil batısında olan mı?
C: Evet.
S: (L) 1 Temmuz'daki kaza nerede oldu?
C: White Sands'in 67 mil güneydoğusu.
S: (L) Ve üçüncü kaza da San Augustin ovalarında meydana gelen olay mı?
C: Evet.
S: (L) Kazalardan hangisinde 21 beden vardı?
C: İkincisi. Bu durum meşhur Roswell haberi olayını açıklıyor çünkü tüm bu olaylar nedeniyle askeri üs çok hareketliydi.
S: (L) Eğer askeri üs tüm bu olaylar nedeniyle hareketliydiyse, örtbas hikayelerini de hazırlamış ve yaymış olurlardı gibime geliyor. O durumda o meşhur haber meydana gelemezdi.
C: Hayır.
S: (L) Daha önce Kal Korff'un kitabını sormuştum ve siz de bu gibi yazarların tüm bu tanıklar üzerinden, çeşitli senaryolarla yalanlar yaydığını söylediniz. Ortaya sürüp insanların dikkatini çekmede kullandıkları tanıkların sonra da "sahtekar olarak ifşa edilmesini" sağlamaları bir örtbas planının parçası. Böyle olup olmadığını sorduğumda siz de "yakın" dediniz. Ne kadar yakın olduğunu öğrenmek istiyorum. Tüm bu tanıklar üzerinden nasıl dezenformasyon yaydıklarını öğrenmek istiyorum. görünüşe göre bu insanlar söyledikleri şeye inanıyorlar.
C: Evet.
S: (L) Neden inanıyorlar?
C: Hatırladıkları şeyleri söylüyorlar ama durumun çarpıtılmasına neden olan paralellikler hafızalarını etkiliyor.
S: (L) Bunu kendi kendilerine mi yapıyorlar?
C: Hayır. Olayların birbirine karışması.
S: (L) Hepsi bu 4 Temmuz kazasını hatırlıyor gibi görünüyor veya öyle söylüyorlar.
C: Evet.
S: (L) Bu konuda ne söylediğinizi anlamıyorum.
C: Olaylar içiçe geçiyor.
S: (L) Yani tanıklardan bazıları farklı olaylara mı tanıklık etti?
C: Olayların parçalarına.
S: (L) Kaçırılma veya aşılanan anılar veya perde anı gibi müdahaleler oldu mu?
C: Hayır.
S: (L) Aralarından herhangi biri devletin onların fikirlerini etkilemek için tasarladığı sahte olaylarla/durumlarla karşı karşıya bırakıldı mı?
C: Hayır.
S: (L) Yani hepsi samimi ve dürüst tanıklar ama farklı olayların tanıkları ve hepsi de aynı olaya şahitlik ettiğini sanıyor, öyle mi?
C: Şüpheli koşullar diye tanımlanan şey, olayı örtbas etmek isteyenlerin kullandığı bir uydurmadan ibaret.
S: (L) Şimdi, örneğin itfaiyeci gerçekten bir kaza yerine gidip, kızının söylediği şeye tanıklık etti mi?
C: Evet.
S: (L) Gördüğü şey gerçekten de dünyadışı bir aracın kaza yeri miydi?
C: Evet.
S: (L) Jesse Marcel düşmüş bir UFO gördü mü?
C: Parçaları.
S: (L) Glen Dennis sonradan ortadan kaybolan bir hemşireyle gerçekten konuştu mu?
C: Evet.
S: (L) O kadın nasıl ortadan kayboldu? Kal Korff onun varlığına dair hiçbir kayıt bulamamış.
C: Transfer edildi, görevden çıkarıldı ve kayıtlar silindi.
S: (L) Peki hemşire öldü mü?
C: Evet.
S: (L) Şüpheli koşullar altında bir ölüm mü?
C: Hayır.
S: (L) Küçük balsa ağacı parçası, Korff'un iddia ettiği gibi gerçekten bir oyuncak şirketine mi aitti?
C: Hayır. Kal Korff'a hikayeyi saptırması için para verildi ama ordu onun kitabı yayınlandıktan sonra hikayesini tekrar değiştirdiği için onun hikayesi de anlamını yitirdi.
S: (L) Kal Korff'un yaptığı şeylerden biri Jesse Marcel'in geçmişini araştırmaktı ve Marcel'in hiçbir zaman iddia ettiği gibi bir geçmişe sahip olmadığını ve temelde bir yalancı olduğunu iddia ediyor. Bu konuda kanıt olarak da askeri bazı kayıtları gösteriyor. Marcel'in kayıtları değiştirildi mi?
C: Jesse Marcel hiçbir zaman askeri bir pilot olduğunu iddia etmedi. Özel pilot lisansına sahip bir istihbarat subayıydı.
S: (L) Kal Korff'un söylediği şey bu değil. Stanton Friedman'dan ve William Moore'dan ve Roswell hakkında yazan diğerlerinden yaptığı alıntılarda Marcel askeri bir pilot olarak görev yaptığını söylüyor. ...
C: Jesse yalan söylemedi.
S: (L) Tamam. "Roswell'in insan dışı istihbarat kanıtları içerdiğini" söylediniz. Bu sadece dünyadışıların ziyaretlerinin gerçekliğiyle ilgili bir bilgi miydi, yoksa ima ettiğiniz başka birşey mi vardı?
C: İma edilen birşey yoktu.
S: (L) Şimdi, iki kocaayak türü varlığın da bulunduğunu söylediğiniz o ikinci kazada, kocaayaklar da ölü müydü?
C: Evet.
S: (L) Ayrıca, o kazalardan biri sırasında varlıklardan bazılarının 4. yoğunluğa gittiğini de söylemiştiniz. Tam olarak ne oldu?
C: Karmaşık ama tekrar 4. yoğunluğa geçtiklerini söylemek yeterli.
S: (L) Aracın içinde inceleme amaçlı olarak alınan beş insan cesedinin de bulunduğunu söylemiştiniz. O cesetleri nereden aldılar?
C: Meksika ve Güney Amerika.
S: (L) İki veya üç durumda, Roswell olayı ile yeraltı bölgeleri ve Kanarya Adaları arasında modern bir bağlantıyı araştırmamı tavsiye ettiniz.
Roswell olayının o isimler dışında Kanarya Adalarıyla bağlantısı nedir? Kanarya adaları bir tür karargah mı?
C: İpucu, benzer enerjilerin kullanılmış olması.

----------------------------------------------------------------------

Konu son zamanlarda çok popüler oldu, yani kaçırılma işleri,

Bir şeyler anlatmaya çalıştık ama eksik  olan çok taraflar olduğunun da bilincindeydik, bu yönden evvelce bazı yerleri kurgu bilim romanı gibi geçiştirdiğimiz kısımları tekrar mercek altına alıp bakmamız gerektiğini hissettim,

Bu yönden konuyu dallandırma yanında you tube ortamında insanları korkuya dehşete veya buna benzer hislerle dolu olaylara sevk eden kişilerin ,egosal taraflarını da doyurduklarını  ama gerçekte bizim farkındalığımıza yanlış ve eksik gelen taraflarını gördük,

Olabilir bizler de yanılabiliriz veya bir gurup bilgi kümesini başkası olamaz tipi bir inançla savunmaya devam edebiliriz,

Ancak işin böyle olmadığını ve oluşturduğumuz bilgileri senelerce uğraşılarla ortama saçılmış KH saptırmalarından sıyırarak kalite ve doğruluk yanında tatminkar noktalara geldiğimizi sanıyorum, K.ların bu yönde bilgileri hazır lop manada vermediklerini ve celse mensuplarını ve takip eden bizleri zihinsel arştırmaya yöneltip ispat konusunu kendi benkliklerimize bıraktığını da çok iyi müşahade etmekteyiz,

Söylediğimiz noktalarda bazen tartışmalar ve ağ çalışmalarla bilgiyi adeta yoğurmakta bilincimizde dolaştırıp oturtmaya çalışmaktayız, yani bu iş inanç işi devamlı beslenmeye muhtaçtır bir yerlerde takıntılı kalmak en çok kaçındığımız olaylardandır,

Özetle ve fazla uzatmadan yukarıda Roswell olayını da çoklukla içine alan aktarımlar yaptım ,o konuda bir çok yayın araştırma yapılmış sanırım okuyup inceledikçe gerçeğin ne yönde olduğunu ve kaçırılma UFO işleri hakkında daha rafine bir sonuca gelebiliriz.

Ara..


Tgur

#1344
Yukarıdaki yoruma ilaveler,

"S: (V) Benim o kaçırılmada hatırladığım şeyler Whitley'in grilerine tamamen uymuyordu. O küçük varlıklar neydi?
C: Gerçek şey.
S: (V) Üsleri Ay'da mı?
C: Çoğunun üssü Dünya'da."

Ve onlar hakkında yine,

"S: (L) Diğer tüm frekanslar ve diğer şeyler gibi o da projekte ediliyor. Peki... (SV) Etrafımızda bu türde yürüyen çok ölü var mı?
C: Matrix materyalinde anlatılan "Robotlar"ın yerine kullanılan varlıklar.
S: (L) Normal bir insanın bu tür bir varlığı tespit etmesi mümkün mü?
C: Hayır.
S: (L) Tüm gezegende normal bir insanmış gibi davranan, bu türde yaklaşık kaç varlık var?
C: 2.000.000.
S: (L) Yaklaşık 2 milyon mu?
C: Evet.
S: (L) Pekala...
C: Laura, onlardan 7 tanesi ile karşılaştın."

O küçük varlıkların nerede üslendikleri hakkında belirsizliği şu var sayımla barizleştirmeye çalışıyorum,
Onlar yer altı üslerde ve gerektiği zaman insan aralarına çıkabiliyorlar ,diğerleri için de aynı konumlanmayı düşünebiliriz,
Bir ara başka bir kanal bilgisinde çalışırken bazı kişilerin daha doğrusu hanımların eşlerinin yer altından gelip yer üstünde normal bir şekilde yaşadıklarını duymuştum,

Bu bilgiler insanı yerinden hoplatıyor ama yaşadığımız şahit olduğumuz gerçekler..


Gaia

#1345
İlk girişte yapay korku yapıldığından bahsediliyor bireyin zihninde. Buna benzer bir deneyim yaşamıştım 2 sene evvel. Okuyunca anımsadım.

Odamda yatıyordum ve uyanmaya başlıyordum. Uyku uyanıklık diyebileceğimiz bir haldeydim. Saat gece 03 sularıydı. Bedenimin solunda bir gri benzeri varlık duruyordu ve başımın ortasına parmağı ile birşey yapıyordu. Bir çeşit frekans olduğunu o an düşünmüştüm. Çünkü parmağı başımda durdukça başımda bir sızı, beynimde sanki gıdıklanma gibi gıcık bir his oluşuyordu. O his şiddetlendikçe aşırı bir şekilde korkmaya başladım. Öncesinde korku yoktu. Sadece durumu anlamaya çalışıyordum. Ama frekansın şiddeti arttıkça aşırı bir korku sardı beni.

Korkuyu sorguladım üzerimden atmak için. Kafamda türlü düşünceler geçirdim korkuyu bozmak için ama işe yaramamıştı. Hani bir çeşit fiziksel refleksi tetikler gibi korkuyu tetikliyordu yaptığı işlemle. Rahatsız ediciydi.

Yapay korku belki kontrollerinin parçası belki de yıldırma çabasıydı. Bilemiyorum. Belki faydası olur diye paylaşmak istedim.

sybleman

#1346
Konuyu aslında karalama defterine yazmıştım. Karşılaştırma yapınca buraya almak istedim.

Geçen gün uykudan önce düşünceler içindeyken. Mısırlıların eski tanrıları olarak gördükleri eski yüksek ruhlar acaba bh mi kh mi? Bu yüksek ruhlara ne oldu acaba, dünyayı terk mi ettiler diye düşünürken. Bir vizyon geldi. Suyun altında heykeller, tapınak tarzı yüksek olmayan yapılar yan yatmış şekilde duruyordu. Ve müritleriyle birlikte suyun altındalar diye bir cevap geldi.

Ben hep mısır uygarlığı da mu uzantısı gibi düşünüyordum. Bu durumda acaba atlantis uzantısı mı diye düşünürken, K'lar ne yazmış diye bakmak istedim.

Ayrıca belki ilk başta BH bir uygarlıkken sonradan keskin bir KH'a dönmüş gibiler.
Araştırırken bir yerde şunu da okudum yabancı bir kaynaktı sanırım. Mısırda ensest evliliklere çok rastlanır. Kardeşle evlilik gibi. O kadar gelişmişler ki evlilik sonucu gelecek ruhu önceden bilirlermiş. Genetikleri özel olduğu için aile veya özel genleri taşıyanlar arasında evlilik dışına çıkmazlarmış ki enkarnasyona uygun beden oluşsun.

Alıntı YapS: (L) Hangisi önce geldi, Sümerliler mi, Mısırlılar mı?
C: Sümerliler.
S: (L) Mısırlılar nereden geldi?
C: Atlantis.
S: (L) Hangisi önce geldi, Sümerliler mi, yoksa Atlantisliler mi?
C: Atlantisliler.
S: (L) Atlantislilerin yüksek bir kültür kurdukları dönemde Sümerliler de yüksek bir kültür müydüler?
C: Sonra.
S: (L) Atlantisliler Sümer'e ve daha sonra da Mısır'a mı gittiler??
C: Yolculuk yaptılar.
S: (L) Atlantisliler Sümer'e yolculuk mu yaptılar?
C: Evet.
S: (L) Sümer'de ileri karakollar mı kurdular?
C: Evet.
S: (L) Atlantis parçalandığında Atlantisliler Mısır'a mı gittiler?
C: Evet. Ve başka yerlere.
S: (L) Atlantisliler başka nerelere gittiler?
C: Kuzey ve Güney Amerika. İnka. Aztek. Maya. Hopi Kabilesi. Pima Kabilesi.

Mu'yu okurken henüz atlantis ile olan bağlantılarına gelmedim. Benim anladığım Mu ve Atlantis farklı genetik çalışmalar sonucunda oluşan ırkların yerleştirilmesiydi. Atlantis bir dönem kertişlerle birlikte yaşamışlar. Mu ise biraz daha ruhani bir varlık grubu gibi duruyor. Fiziksel bedeni fazla kullanmayan, astral veya meditasyon ile zaman geçiren. Psişik özellikleri çok aktif kullanan bir gruptu. Atlantis ise daha fazla teknolojiyle ilgilenen bir gruptu diye düşünüyorum. Kristal bilgisini de Mu'dan aldılar gibi.

Büyük ihtimalle aralarındaki sorun da kertişlerin Atlantislileri yönlendirmesiyle olmuştur diye düşünüyorum. Teknolojilerini geliştirmelerine yardım edip, Mu ile savaşmalarına veya yok etmelerine sebep oldular muhtemelen diye düşünüyorum.


Alıntı YapS: Güney Amerika'da görülen, kabilelerle konuşup bir gün döneceklerini söyleyen ve Tanrı olarak tapınılan beyaz adamlar kimdi?
C: Mısırlılar ve Atlantislilerin torunları.
S: Atlantisliler üzerimize böyle bir karma getirecek ne yaptılar da griler ve kertenkeleler...
C: Aşırı derecede kendine tapınma ve kendine hizmet.

Evet burada kendi teknolojilerine hayran olup teknolojiyi yaratma gücüyle karıştırdılar. Kendilerine tapınmalarına izin verdiler. Hatta genetik deneylerle Mu uygarlığındakilerin neden bu kadar psişik olduğunu anlamaya çalışmışlar. Kendi genleriyle çaprazlamaya çalışmışlar vs.

Ama burada sanırım bir ayrım da oluştu. Bir kısım atlantisli bu gidişatın iyiye gitmediği görüp ayrılma yolunu seçti diye düşünüyorum. Atlantis batmadan ayrılmayı başarmışlar çünkü.

Batanlar büyük ihtimalle kendilerine güvenleri tam olan, teknolojilerine sonsuz güven duyan KH'a tam yönelme halindeki Atlantislilerdi. Gelen felaketi o yüzden anlayamadılar belki de.

Alıntı YapS: (L) Kertişlerin bin yıl boyunca insanlar arasında yaşadığını söylemiştiniz. Bizim zaman ilüzyonumuzda bu ne zaman gerçekleşti?
C: Atlantis'in zirvesinde.
S: (L) Atlantis medeniyeti ne kadar süre boyunca var oldu?
C: 70.000 yıl.

Mu/lemurya olan kıta da Lemurya olarak geçmiş.

Alıntı YapS: (L) Doğu ırklarını elde etmek için hangi genetik kombinasyon kullanıldı?
C: Doğulular efsanelerinizde "Lemurya" olarak bilinen bir bölgeden getirildiler. Dünya'nın o zamanki iklim ve kozmik ışın koşullarına iyi
uyum sağlayacak şekilde Oryon Birliği içindeki 7 genetik kod yapısının önceki bir melezlemesi yoluyla tasarlandılar.

Lemurya'dan o kadar fazla bahsetmemiş. Ama sanki Atlantis'den daha eski gibi duruyor değil mi? O zamanki iklim koşulları ve kozmik ışınlara uyum sağlayan kısmı bana onu anımsattı.

Alıntı YapS: (L) Paskalya Adasındaki taştan başları kim yaptı?
C: Lemuryalıların torunları.
S: (L) Yerliler o taşların oraya yürüyerek geldiğini söylüyor. Bu doğru mu?
C: Hayır.
S: (L) Peki nasıl geldiler?
C: Tonal titreşim.
S: (L) Peki o taşlar neyi temsil ediyor?
C: Nefalim.
S: (L) Nefilim'in görünüşü böyle miydi?
C: Yakın.
S: (L) Bu Lemurya'da Nefilim'in mevcut olduğu anlamına mı geliyor?
C: Yakın.
S: (L) Lemurya neredeydi?
C: Güney Amerika Pasifik açıkları.
S: (L) Yani Paskalya Adası yerlileri atalarından bahsederken, Güney Amerika yönünden gelen insanlardan mı bahsediyorlar?
C: Hayır. Hemen her yönden geliyorlardı. Paskalya Adası Lemurya'nın bir kalıntısı.
S: (L) Lemurya'ya ne oldu?
C: Sizin Cennetten Düşüş dediğiniz olaya yakın bir zamanda suya gömüldü.

Evet burada da Atlantis ile olan savaş sonucu büyük ihtimalle yok oldular. Gördüğüm vizyondaki sudaki sahne ve kaybolan kara parçası bu mu? Çok merak ediyorum. Keşke o hayattan daha fazla şey görebilsem. Sanki gittikçe geriye gidiyorum gibi vizyonlarda. Açıldıkça bir önceki geliyor gibi. Açıldıkça o hayattaki hislerin, duygu durumlarının, karakterin yansıması da birleşiyor sanki.

 
Alıntı Yapr. (L) Atlantis ve Lemurya dünyanın en eski medeniyetleri mi?
C: Hayır.
S: (L) Atlantis ve Lemurya'dan önce de gelişmiş medeniyetler var mıydı?
C: Pek çok.
S: (L) Şu anda Antartika olarak isimlendirdiğimiz bölgede eski bir gelişmiş medeniyet var mıydı?
C: Evet.
S: (L) Bu medeniyetin adı neydi?
C: Gor.
S: (L) Gor'da ne tür bireyler yaşıyordu?
C: 5 buçuk metre boyunda.
S: (L) Peki hümanoitler miydi, bize benziyorlar mıydı?
C: Yakın.
S: (L) Bizim gibi erkek ve dişi miydiler?
C: Evet.
S: (L) Uzay yolculuğu yetenekleri var mıydı?
C: Öyle bir ilgileri yoktu.
S: (L) Onların medeniyetinin herhangi bir kalıntısı var mı?
C: Evet.
S: (L) Sadece Antartika'da mı yaşıyorlardı?
C: Hayır.
S: (L) Tüm dünyada mı yaşıyorlardı?
C: Yakın.
S: (L) Florida'da herhangi bir kalıntıları var mı?
C: Hayır.
S: (L) Kalıntıları nerede bulunabilir?
C: Güney Amerika.
S: (L) Güney Amerika'nın neresinde?
C: Amazon. Eski Amazon efsaneleri.
S: (L) Bilimadamlarımız bunu biliyorlar mı?
C: Evet.
S: (L) Atlantis ve Lemurya'nın kalıntıları mevcut mu?
C: Evet.
S: (L) Bilimadamları bunu da biliyor mu?
C: Evet.
S: (L) Bu bilgileri kasıtlı olarak mı bizden saklıyorlar?
C: Evet.
S: (L) Bize söyleme gibi bir niyetleri var mı?
C: Hayır.
S: (L) Ellerinde bu kalıntılardan var mı?
C: Evet.

Daha da eskiye gidebildiği çok açık. Hatta bir yerde iskitleri falan ilk uygarlık gibi düşünmenin kitaba 12. ciltten başlamaya benzediğinden bahsediliyor.

Çok yazdım bağışlayın. Kafamı kurcalayan bir mevzu. Yorumlarınız varsa öğrenmeyi çok isterim.

En çok merak ettiğim de, bu eski hayat anılarını yaşarken. Acaba en köken neresi sorusu? Temel soru.. Nereden geldim, ben kimim? sorusu.

Ve merak ettiğim bağ kurmaya çalıştığım, acaba bir ruh sadece kendine uygun bedenlere mi yerleşebilir. Genetik uygunluk kalıcı mıdır? Bir atlantis orjinindeki beden bir mu bedenine enkarne olabilir mi? Genetik orjin farklı olabilir mi?

Tgur

#1347
YORUMLAR LXXVI

30.01.2005
Bu dünyaya her gelen günahkardır saçmalığı nedir
Bunu hükmetmek isteyen insan söylemektedir
Lemuryalım ,saf insanım bu öyle değil
Gerçeğin bu olmadığını bilgeler bilmektedir

***

Aslında çok yerinde aktarmalar yapmışsın Sybleman dostum, evvellerde Atlantis ve Lemurya hakkında üç beş kitap okumuştum, Edgar Cayce nin okumaları ve o öldükten sonra çocuklarının kurduğu vakıf bu konudaki çalışmaları bol bol ortaya dökmüştür,

Okumalar çok ilginçtir ilk ortaya çıktığında yani Edgar Cayce okumalarından kimse bir anlam çıkaramamış ancak daha çok onun yakın tarihe ait kehanet tipi açıklamaları üzerinde durmuşlardır,
Lemurya ve Atlantis Mu kıtası olayları üzerinde daha çok sonraları Akademi kurulduktan ve bu okumalar üzerinde çalışanların ve çoğu kanalı açık kişilerin bu bilgilerle karşılaşıp vizyon ve kendi üzerindeki hatırlamalar ile dolu bilgileri ihtiva eden kitapları ile durum açığa çıkmaya başlamıştır,

Bu çerçeve bilgi benim de bunları okuduktan sonra bir zamanlar K.lardaki bu derlediğin bilgilerle ben de karşılaşınca oluşan paralellikler ile olay yerine oturmaya başladı, tam oturdu da diyemeyiz ,zira Atlantis ve Mu olayı batık medeniyetlerin üzerine oluşan daha araştırma isteyen özellikte,

Şunları özetleyebilirim,

"Mu uygarlığı ve Lemuryalılar Atlantisten önce,

*Ancak Atlantisliler dediklerimizle beraber bir yaşam sürdürmüşler,

*Dünyada bu medeniyetlerden evvel bir çok hümonoit tipte ve bilemediğimiz başka türlerde yaşamlar süregelmiştir,

*İnsan türünün origini üzerinde origin ifadesini de doğuran Orion uygarlığında şekil bulmuştur veya daha evvel oluşan bu tür Orion tarafından şekillenmiş üzerinde oynanmıştır,

------------------------------------------------------------
C: En yaygın olarak bilinenleri, tabii ki, Oryon KH'leri.
S: (L) Görünüşleri nasıl?
C: Aslında yapı olarak hümanoitler, büyük insanlara benziyorlar.
S: (L) Ve onları pek sık görmüyoruz, öyle mi?
C: Şu anda bildiğiniz gibi 3. yoğunlukta en sık gördükleriniz Griler. Bunlar dışındaki diğer hepsi, eşit ölçüde daha az sıklıkla görülenler.
----------------------------------------------------------------------

*Lemuryalı ve Atlantis beraber yaşarken Lemurya olanlara "Rahipler" Atlantisli diğerlerine "Belial Oğulları" denirmiş,

*Kristal kullanımı ve sair üstün kabiliyet içeren ve ruhsal yönden tamamen BH tipinde olan Lemuryalıları Belial oğulları zamanla aldatarak ellerindeki kabiliyetleri kullanmayı öğrenmişler ve klonlama yoluyla Lemuryalıları da kullanıp kendi egosal tavırdaki hizmetlerini yürütsün diye "Şey" denilen varlıklar yaratmışlar ve onlar çoğalınca mağaralara doldurup itlaf etme yoluna gitmişler ve bu esnada Lemuryalılar yapma etme demekten başka bir davranışta bulunamamışlar ve oluşan bu savaş sonunda ilk doğal baskında Lemuryalılar ortadan çekilmişler, sahne Atlantislilere kalmış,

*Daha sonra Atlantisliler bir kısmı doğal bir kısmı kendi egosal çılgınlıklarının sebebi ile felaketlere uğramışlar bunlardan birine Nuh tufanı da diyebiliriz ,kısaca tarihsel dönemlerde üç defa batmışlardır,

*Kurtulanların bir kısmı Cebelitarık 'ı geçip Orta doğuya ve sonra Mısıra geçmişler, oralarda Sümerliler ve Firavunlar yaşayışını sürdürmüşlerdir,diğer bir kısmı Amerika kıtasına Aztek ,Maya, Kızılderili diye anılan yaşayışta bulunmuşlar,

*Rahipler denilen Lemurya soyuna Atlantisliler Birin Oğulları lakabı ile Dinler yaratma işini devreye almışlar ve sonraları bunun monoteizmi öne aldığı bir şekle büründüğünü görüyoruz,

--------------------------------------------------------

S: (L) Bu gece kavrama seviyemi aşıyorsunuz! Önceki bir celsede Edgar Cayce'nin açıkladığı şekliyle "Belial'ın oğulları" ve "Birin yasasının oğulları"yla ilgili ve bunun felsefi mi, yoksa ırksal bir ayrım mı olduğuna dair bir soru sormuştum. Bunun başta ırksal bir ayrım olduğunu, sonradan ise felsefi ve dini bir ayrım haline geldiğini söylemiştiniz. Yüzyıllar boyunca tüm dinlerin durumuyla ilgili bilgileri bir araya getirdiğimde,monoteist fikrin, ki görünüşe göre bu da "Bir'in yasasının oğullarının" temel fikri oluyor, hayatımda rastladığım en zekice ve aldatıcı kontrol aracı olduğu şeklinde bir sonuca varıyorum. Nereden gelirse gelsin bu insanlar tek tanrının olduğunu ve bizim de onun hizmetkarları olduğumuzu söylüyorlar. "Bize paranızı verin, biz de ona öbür dünyada size iyi davranmasını söyleyelim!"
C: Eğer kişi aldanırsa, çok zekice. Eğer aldanmazsa, aptalca.
S: (L) ...Demek "Bir'in Yasası'nın Oğulları" monoteist yahudiliğe döndürüldüler, bu da sonra Hristiyan dini mitosuna dönüştürüldü ve bu Atlantis zamanında beri sürdürülen bir tema.
C: Işık rolünü oynayanlarca örülmüş bir hikaye.
S: (L) "Işığın melekleri" gibi görünüyorlar. Ve tarihteki herşey bu grup tarafından yeniden yazılmış.
C: Başkalarının kontrolü altındalar. Tahmin et kimin?
S: (L) Oryon KH.
----------------------------------------------------
*K.ların kısa dalga döngüsü diye başlanan bölüm Orion labaratuarında DNA üzerinde kısıtlamaları devreye alan "Tanrıların Hizmetçileri" diye anılan Sümerliler tarafından başlatılmıştır,

*Atlantislilerin bu Belial Oğulları bütün bu Orion Deney sistemi denen uygulamalarda kertenkeleler dediğimiz 4Y teknolojisini kullanan hümonoit tiplerin etkisi atındaydılar ve bunlara çeşitli tanrısal isimler vermiş tapınmışlardır ,Anunaki,Enlil,Enki ve ilh..

--------------------------------------------------------------------
C: Tüm dillerin kökleri aynı...
S: (L) Nasıl yani?
C: Orijininiz.
S: (L) Atlantis mi demek istiyorsunuz?
C: Orijininiz bu mu?
S: (L) Orion mu demek istiyorsunuz?
C: Kelime kökü benzerliği ilginç, değil mi?
----------------------------------------------------------------------

* Bunlar insan yaşamı diye ortaya konan kısıtlanmış DNA lı insanlara teknikte ve ziraatte olan yerleşik yaşam öğretilerinde bir çok faaliyette bulunmuşlar ve irtibatlarını yanlarındaki kutularla (çantalarla) yapmışlardır,

*İspanyolların Portekizlilerin Amerikayı keşiften sonra yaptıkları istila soykırım gibi asimilatif faaliyetler bir çok Aztek,Maya, Kızılderili kalıntılarını silmiş yok etmiştir,nadiren bazı buluntulara ulaşılmakta ,

*Sümerlilerin yaptıkları ve ziraat v.s. yönünden yerleşik insan toplumunda olanlar Anadoluda Orta doğuda kalıntılarla pek kaybolmamış mesela bizler yaşamaktayız ,Mısırda olanlar ise piramitler v.s. Atlantisli kalıntı eserleri olarak sergilenmekte,

*Özetle insan formu Uzun ve Kısa dalga fenomeni denen özellikte şu anda kısa dalgada KH olarak bir Orion deneyi olarak yaşamını sürdürmekte ancak uzun dalgadaki macerayı da yaşayan insan kalıbını zaman zaman kullanan Ruhtur (Çift yoğunluk kabiliyeti olan BH insan) ve işin özü bütün bunlar ruhun serüvenidir,

Şimdilik bu kadar,ilaveler gelecek..

*imla hataları ve cümle düşüklüğünü düzeltmek için bu işi sık yapıyorum..


sybleman

#1348
Çok güzel toparlamışsın. Edgar Cayse in yazılarını bulabilir miyiz acaba? Çok merak ettim. Kehanetleri olduğunu vs. biliyorum ama lemurya ve mu gibi anlatımları olduğunu bilmiyordum.

Tgur yorumlarının devamını merakla bekliyorum.

Ra ve pleiades'e bakayım neler bulabilirim.

bozadi

#1349
Sevgili Tgur ve sybleman, Cayce konusunu gündeme getirmeniz iyi oldu. Geçmiş yaşamlar, Atlantis, Lemurya vs. dahil olmak üzere, celselerde bahsedilen pek çok konuda ilginç ve önemli bilgiler veriyor diye hatırlıyorum. Her ayrıntısıyla doğru olmasa bile pek çok bakımdan zenginleştirici olabiliir. Cayce'nin Atlantis ve Lemurya hakkında verdiği temel bazı bilgileri bulmaya ve forumda paylaşmaya çalışacağım.