Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

"Anlatmak Zamanı"

Başlatan kerem, 24 Eylül 2022, 16:53:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

kerem

Merhaba,takip edenler var mı bilmiyorum,birkaç ay önce bir program başladı Erhan Kolbaşı'nın katıldığı.Ufolarla temas yaşayan insanları konuk ediyor program,deneyimlerini anlatıyorlar.

Erhan Kolbaşı'nın genel olarak temas ve diğer spirituel konularla ilgili tutumu Türkiye ruhçuluğuyla paralel."Negatif"varlık diye bir kavramları olmadığından her temasın pozitif nitelikte olduğunu kabul ediyor.K'lara bakarsan neredeyse her temas negatif. BH varlıkları kaçırma yoluyla temas kuruyor mu,kurabilir mi? Negatifliği saf "kötülük" olarak algılamak yersiz fakat bu programda anlatılan temasları negatif olarak nitelendirmek de absürt geliyor bana. Bu tarz insanlar Ra'da anlatılan "gezgin(wanderer)" tanımına çok uyuyor bir yandan. Kasyopyalılar gördüğüm kadarıyla neredeyse tüm temasları KH kaynaklı tanımlıyor celselerde. Bu konuda genel bir değerlendirme yapabilirse sevinirim bilgisi olan biri.

Sevgiler

bozadi

#1
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem

Merhaba,takip edenler var mı bilmiyorum,birkaç ay önce bir program başladı Erhan Kolbaşı'nın katıldığı.Ufolarla temas yaşayan insanları konuk ediyor program,deneyimlerini anlatıyorlar.

Erhan Kolbaşı'nın genel olarak temas ve diğer spirituel konularla ilgili tutumu Türkiye ruhçuluğuyla paralel."Negatif"varlık diye bir kavramları olmadığından her temasın pozitif nitelikte olduğunu kabul ediyor.K'lara bakarsan neredeyse her temas negatif. BH varlıkları kaçırma yoluyla temas kuruyor mu,kurabilir mi? Negatifliği saf "kötülük" olarak algılamak yersiz fakat bu programda anlatılan temasları negatif olarak nitelendirmek de absürt geliyor bana. Bu tarz insanlar Ra'da anlatılan "gezgin(wanderer)" tanımına çok uyuyor bir yandan. Kasyopyalılar gördüğüm kadarıyla neredeyse tüm temasları KH kaynaklı tanımlıyor celselerde. Bu konuda genel bir değerlendirme yapabilirse sevinirim bilgisi olan biri.

Sevgiler
Hangi programı kastediyorsun kerem? Linkini paylaşabilir misin?

Daha önce forumda birkaç kez tartışması yapılmıştı. K'ların anlattıklarına dayanarak düşünecek olursak, Haktan Akdoğan ve Erhan Kolbaşı çok "şüpheli" işler yapıyor. Özellikle Gri denen varlıkların (ve onların ardındaki Kertişlerin) insanlar üzerinde çevirdiği şeytanca işleri ısrarla "aklamaya" çalışmaları bakımından. Bu tıpkı tüm dünyanın anasını ağlatan Amerika'nın dünyaya aslında gerçekten demokrasi yaymaya çalıştığını savunanların durumuna benziyor.

"Temasların" çoğunun negatif olması çok doğal çünkü dünyada ego çok hakim. Nitekim Ra'da şöyle bir ifade geçiyor:

Alıntı Yap
SORU: O halde bu pencere dengelemesi, Koruyucular'ın, koruyucu perde (karantina) vasıtasıyla Orion temasını tamamen bertaraf ederek kendi pozitif kutuplaşmalarını zayıflatmalarını da önlüyor, öyle mi?

RA: Kısmen doğru. Aslında, dengeleme eşit oranda pozitif ve negatif  akımlara izin verir, bunlar da toplumsal bileşimi oluşturan varlıklar
tarafından dengelenirler. Sizin gezegeninizde ise toplumsal bileşiminizin daha çok negatif eğilimli olmasından dolayı, daha az negatif bilgi ya da dürtü gerekmektedir.

SORU: Bu yolla toplam özgür irade dengelenmiş olacak ve böylece, bireyler başkalarına ya da kendilerine hizmet yolunu seçmek için eşit fırsata sahip olacaklardır. Doğru mu?

RA: Söylediğiniz doğrudur.

Sayı olarak dünya insanlığının çoğunluğu gayet KH eğilimli. Dünya insanlığının Reptilyan bir dünyadışı ırkın "kölesi"  durumunda olduğuna dair (mutlak düzeyde değilse de gayet ciddi bir düzeyde) çok çeşitli kaynakların verdikleri bilgileri de biraz ciddiye alacak olduğumuzda, dünyadışı psişik veya kanal temaslarının çoğunun o veya bu şekilde negatif varlıklarla yapılıyor olmasında şaşırılacak bir durum yok. Boş ver KH eğilimlileri, birçok pozitif eğilimli birey bile egosunun veya bilgi eksikliğinin bir sonucu olarak şu veya bu şekilde KH dünyadışı varlıklarla temas kurmaktan kaçınamıyor gibi görünüyor. Veya aldıkları bilgiler şu veya bu miktarda negatif varlıklar tarafından saptırılabiliyor, ki buna elimizdeki en değerli bilgi kaynakları da dahil.

Kolbaşı'nın pozitif varlıklarla kurulduğunu söylediği bağlantılarda senin dikkatini çeken bilgiler nelerdir? Spesifik olarak ele alıp tartışabiliriz. İşimize yarayan, yaramayan ne gibi yönleri var inceleyebiliriz.

Dionysos

#2
Merhaba

"anlatmak zamanı" kavramını google da aradım. Bir instagram hesabı buldum. İçerikler yüklenmeyince sadece gri video alanları görünce kapattım. Sanırım hesapta ilkay buharalı erhan kolbaşı vs yazıyordu (yanılıyor olabilirim). google aramama geri döndüm. İlkay buharalı yazan bir videoya tıkladım hesabın/içeriği inceledim. Takipçi para eksenli hazırlanmış bir içerik çağrıştı kapattım..

BH'lar ufolarla bize görünmezler mi (öyle o yolla da temas kurulmaz mı) bilmiyorum. Sorulan da aranan nedir bunu merak ettim.
Ufolar gezgin kavramına uymuyor. Oryondan berisi onların, (kertişler ve onları yönetenler) kontrolünde

Biz kaçırmayız -Kasyopya celseleri

KH BH gibi kavramları artık negatiflik pozitiflik gibi kavramlardan ayrı hatta ilgisiz bulan ve tutanlardanım. Dünyada yeterince KH lı ve dünyalı yani aslında uzaylı ile temas ediyoruz. Yeterince kh insanla temas zaten yeterince yeterli, ufosu olması gerekmiyor.
BH temaslarını gruba, "çok kişiye", dönük yayılımcı şeyler olarak algılıyorum yani bir bh teması için ana kavramın bu olduğunu sanıyorum. Özel bir deneyim olmaz genel bir deneyim olurdu, bir kitaba bilgi sızdırırlardı, bizim üzerimizden hareket etme denen biçimde (atıyorum ya da örnekliyorum) Canan Karatay'ın ağzından -eğer uyumluysa- et yiyin derlerdi vs en basiti. Bu oldukça bh teması olurdu zaten.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#3
Gezgin tanımı şu bak. Bir 6. seviye varlığı olduğun halde mütevazi/meczup bir Hint köylüsü olarak dünyaya doğma (enkarne olma). İndra efsanesi. Tanrı olduğun halde domuz bedenine girme. Bu yüzden gezginlerin ufoya ihtiyacı yok,) gezgin olduklarının bilinmesine de ve belki de gezgin oluşu bilmeye de kendi ihtiyacı yok). Yani aramızdalar, insan olarak aramızdalar. Hepsi bu.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#4
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem

birkaç ay önce bir program başladı Erhan Kolbaşı'nın katıldığı.Ufolarla temas yaşayan insanları konuk ediyor program,deneyimlerini anlatıyorlar.

Erhan Kolbaşı'nın genel olarak temas ve diğer spirituel konularla ilgili tutumu

Bu konuda genel bir değerlendirme yapabilirse sevinirim bilgisi olan biri.

Sevgiler

42 bin abone 120 bin izlenme evden para kazanma.. Bütün anladığım bu, bütün gördüğüm bu ve benim çıkardığım o

Sevgiler
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Qui-gon jinn

#5
"Anlatmak Zamanı" isimli program İlkay Buharalı'nın youtube kanalında yayınlanıyor. Aşağıdaki linkte tamamını bulabilirsiniz;

https://www.youtube.com/c/%C4%B0lkayBuharal%C4%B1/videos

Ben aşırı işsiz bir karakter olarak hemen hemen hepsini izledim diyebilirim. Genelde bir takım varlıklarla temas kurduğunu iddia eden birileri katılıyor programa ve şaşmaz şekilde daima "süper pozitif" deneyimlerini aktarıyor. Tanımlanan varlıklara baktığımızda ise tipik "Grileri" görüyoruz hep. Erhan Kolbaşı "Vazife", "Tekamül", "Ruhsal idare mekanızması" vs. vs. benzer şeyleri tekrarlayıp dururken, ilkay hanım ise genelde şaşkın, kimi zamanda ağlayarak tamamlıyor programı... Velhasıl sonrasında hem ben hem onlar bir sonraki programa geçiş yapıyoruz ve hayat akıp gidiyor işte... [8D]

bozadi

#6
Çevirisi Sirius Yayınevi tarafından yayınlanan "İçimizden Ziyaretçiler" kitabında Griler hakkında yapılmaya çalışılan absürt güzellemeleri şurada eleştirmiştim:

https://www.baskalarinahizmet.com/ufoloji/icimizden-ziyaretciler/

Bu kitapta Grilerle ilgili insanlara yutturulmaya çalışılan, çocuksu düzeyde aptallıklarla, çelişkilerle dolu yalanlar kolay bir şekilde tespit edilebilir diye düşünüyorum.

"Anlatmak Zamanı" 1. bölümü hızlandırılmış bir şekilde izledim. Kızın anlattıklarının ardında pozitif birşey olduğunu düşünmüyorum. Eğer tümünde hep aynı varlıklar (Griler) söz konusuysa, bu dar örnekte bile ne kadar çok negatiflik olduğu görülebilir. Eğer bu varlıklar pozitif olsaydı, kız aylar veya yıllar boyu negatiflikler, korkular, kompleksler içinde kıvranmazdı herhalde. Kimse geçici de olsa felç geçirmezdi. Kediler çıldırmazdı. İnsanlarla deney faresi gibi oynayan varlıkların karanlık faaliyetleri yerine, herkesle paylaşılabilecek bilgi, ışık olurdu. Griler, kaçırmalar vs. konusuna baktığımızda olağanstü "karanlıklar", "karartmalar" görülecektir.

Ruhsallıktan, hakikatten bahsedeceksek, en başta gelen kavram "Birlik"tir. Ra da bunu tekrar tekrar vurgulayıp duruyor. Ama Grilerin insanlara müdahaleleriyle ilgili anlatımlara baktığınızda, bu uzaylılarla aramızda dönen işler kesinlikle bir "birlik, bütünlük" değil, resmen kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyorlar. Elbette özellikle belirli bir düzeyde pozitif eğilimleri veya pozitif-negatif karışık eğilimleri olan kişileri teskin etmeye, kandırmaya yönelik pozitif bazı etkiler, hoşnutluk enerjileri, olağanüstü şifalar vs. oluyor ama bunların bir üçkağıdın parçası olduğunu anlamak zor değil. Bu kız ve benzerleri temelde pozitif eğilimli midir, değil midir bilmiyorum. Pozitif eğilimliyse kandırılıyor bir şekilde. Negatif eğilimli olup bilinçli veya bilinçaltından insanların aldatılması sürecine hizmet ediyor da olabilir.

Kolbaşı'nın "temas" konularıyla ilgili ruhsal yaklaşımının Türk ruhçuluğuyla uyumlu olduğundan emin değilim. Bu konuda ilk akla gelen kurum Bilyay Vakfı. Kolbaşı ise sonradan kurulan Ergün Arıkdal Ruhsal Araştırmalar Enstitüsünde boy gösteriyor anladığım kadarıyla. Bu enstitüye dair daha önce kısa bir tartışma yapılmıştı:

https://www.baskalarinahizmet.com/karalama-defteri/ergun-arikdal-ruhsal-arastirmalar-enstitusu/

Ben bu kurumun Bilyay bünyesinde veya bilgisi, onayı dahilinde kurulduğunu düşünüyordum ama öyle olduğundan şüpheliyim. Bir uyuşmazlık ve ayrışma olmuş olabilir çünkü Bilyay'ın web sitesinde bu enstitüye dair bir bilgiye, açıklamaya rastlayamadım.

Bilyay'da daha önce Farah Yurdözü'nün Reptilyanlarla ilgili bir semineri veya konferansı düzenlenmişti diye hatırlıyorum çünkü o etkinliğin videosu yayınlanmıştı bizzat Bilyay vakfı tarafından. Forumda tartışılmıştı: https://www.baskalarinahizmet.com/ufoloji/uzaylilarreptilianlarr-konferansi/ Şaşırmış ve sevinmiştim, Bilyay vakfı nihayet negatif dünyadışı varlıklar konusuna açıkça temas ediyor diye ama az önce kontrol ettiğimde o videonun youtube'dan da, Bilyay'ın web sayfasından da kaldırıldığını fark ettim, üzüldüm. Uzun süre bu konuya körlük taslayıp sonra aniden konuya "damardan" giriş yapmış gibi oldular sanırım, bu yüzden derneğe bağlı olan ve bu konuya yabancı veya farklı düşünen kişilerin tepkileriyle karşılaştılar belki de.

Ergün Arıkdal Enstitüsü ise Kolbaşı ile adeta sözleşmeli çalışıyor gibi bir izlenim edindim.

Daha önce de değindiğim gibi, "Gri avukatlarının" yapmaktan özenle sakındıkları şeylerden biri Ra Bilgileri gibi kanal/temas konusunda geniş çaplı ve olağanüstü bir saygı görmüş bir kaynağa referansta bulunmak. Çünkü bu kaynak, Grilerin ve ardındaki güçlerin pozitiflikle hiçbir alakaları olamayacağına dair bir sürü bilgi ve ipucu içeriyor. Kasyopya bilgilerine (kötüleme amacı dışında) atıf yapmalarını beklemem zaten  ama Ra Bilgileri gibi ruhsal konularda ve ufoloji konusunda olağanüstü değerli bilgiler sunan bir kaynağa neden hiç değinmiyorlar???? Çünkü şeytani karanlıklar ifşa olur o zaman!!!

Anlatmak Zamanı'nın sonraki bölümlerine de göz atmaya çalışacağım.

bozadi

#7
Wikipedia'daki "Grey alien" maddesinden:

Alıntı Yap
Abduction claims are often described as extremely traumatic, similar to an abduction by humans or even a sexual assault in the level of trauma and distress. The emotional impact of perceived abductions can be as great as that of combat, sexual abuse, and other traumatic events.[22]


Türkçesiyle: "Kaçırılma iddiaları, travma ve sıkıntı düzeyi bakımından genellikle insanlar tarafından kaçırılma veya hatta cinsel saldırıya benzer, aşırı derecede travmatik birşey olarak tanımlanıyor genellikle. Algılanan kaçırılmaların duygusal etkisi, kavga, cinsel istismar veya başka travmatik olaylarınki kadar büyük olabilir."

bozadi

#8
2. bölümün 1. ve 2. parçalarını hızlandırılmış bir şekilde izledim (bazı önemli ayrıntıları atlamış olabilirim).

Bir yandan "Deneyimlerimiz pozitifti, hiç negatiflik yoktu" gibi laflar geçiyor ama bir yandan da deneyimlerin çeşitli aşamalarında ciddi rahatsızlıklar duyulduğuna dair ifadeler var. Sanki biraz da Kolbaşı'nın konudaki tutumunu ("kırmızı çizgisini") bildikleri için, bu uzaylı etkileşimleriyle ilgili herhangi ciddi bir negatiflik olma ihtimalini gündeme getirmekten çekiniyorlar gibi görünüyor. Veya kendileri de aynı "kırmızı çizgiye" sahip olabilir.

Kadın hamile kalıyor, bebeğinin vücudundan alınıp bazı (muhtemelen genetik) işlemlerden geçirildikten sonra ertesi ay rahme geri konduğuna dair şeyler söylüyor, ki ufolojide buna dair bir sürü anlatım var diye hatırlıyorum (melezleme işleri vs.). Buna benzer başka fiziksel müdahalelerden, olağanüstü şifalardan bahsediliyor. Bunlar hiç "doğal" şeyler değil ve bence çok bariz biçimde Grilerin, yani son derece KH eğilimli varlıkların (daha doğrusu sibergenetik robotların) müdahaleleri.

Bunları yaşayan bireylerin mutlaka çok güçlü KH eğilimli bireyler olduğunu iddia edemiyorum. Ama çoğu öyledir gibi geliyor bana. Aktif veya pasif, önemli BH eğilimleri olan bazıları sonradan uyanıp taraf değiştirebilir. Ama epeyce insan KH güçleriyle "birlikte çalışma" konusunda kendilerini rahat hissediyor gibi. Bir parçası olmaya soyundukları "organizasyonun" kutupsal niteliğini (BH-KH) yanlış anlamaları gibi bir ihtimal olduğunu düşünmüyorum. Olsa bile çok kısa süreli olur bence. Bilinçli bir tercihte bulunuyorlar yani. Özgür irade.


bozadi

#9
Gelecek öngörülerinde İstanbul'a çok sayıda ufonun inmesi kehanetinden bahsedilirken, bir yandan bunun negatif birşey olmadığına değiniliyor ama nedense stüdyoda bariz anormal bir atmosfer oluşuyor. Dikkatsizlik nedeniyle engel olunamayan bir tür psişik "ifşa" durumu yaşanıyor bence. Programı sunan kadın "uçukluyor" resmen. Evet, elbette böyle bir kehanetin insanı biraz uçuklatan bir tarafı olur, ciddi şekilde inanılması durumunda. Ama nedense bu uzaylıların niyeti konusunda bir gerilim havası oluşuyor gibi geldi bana. Program zaten tamamen uzaylılar ve uzaylıların insan hayatına müdahaleleri hakkında ama dünyaya alenen inmeleri meselesindeki "niyet" konusunda bir belirsizlik ve hatta gerilim, travmatik bir korku var. Olayın anlatılış şeklinden de bir anormallik olduğu çok bariz belli oluyor. Kedinin fareyle oynadığı gibi insanlarla oynayabilen varlıklar, normalde hiç de günlük hayatımızın bir parçası olmadıkları halde büyük bir filo halinde dünyaya inişe geliyorlar. Bu işte bir "terslik" olduğu o kadar belli ki. Sunucuyu "uçuklatan" şey de tam olarak bununla ilgili bence. Çünkü "gelen" (zaten hayatımıza anormal derecede müdahil olan) varlıklar gerçekten iyi niyetli olsalar, durduk yere gemilerle tepemize inip ödümüzü bokumuza karıştırmak yerine önce insanları uzun sayılabilecek bir süre buna hazırlamaları, alıştıra alıştıra, azar azar ortaya çıkmaları, kim oldukları, ne işler çevirdikleri, yaptıklarını niye yaptıkları, niyetleri konusunda bize bilgi ve güven vermeleri gerekir. Ama öyle değil. Tanrısal uzaylılar ile deney faresi insanlar arasındaki bir etkileşim tasvir ediliyor resmen!!! Elimizdeki kaynakların değerini ortaya koyan şeyler bunlar.

bozadi

#10
İyi geceler efenim.

bozadi

#11
4. bölümü izledim. Tam bir garabet. Tam bir akıl ve vicdan tutulması. Tam bir evrensel vurgun projesinin promosyon çalışması.

"İçimizden Ziyaretçiler" kitabında konusu geçtiği ve ufoloji alanında da hakkında epeyce malumat olduğu gibi, bu Gri denen robotların (ve tabi efendileri olan Kertişlerin) aşırı şiddetli KH eğilimleri dolayısıyla kendi kendilerini yok etme aşamasına gelmiş olmalarından dolayı, varlıklarını, fizikselliklerini sürdürebilmek için başka varlıklarla melezlenme çalışmaları olduğuna dair epeyce anlatım söz konusu.

Erhan Kolbaşı insanların gözlerinin içine baka baka bu konuda büyük bir yalanı yaymaya çalışıyor. Griler (ve dolayısıyla Kertişler) kendi bekalarını kurtarmak için değil de, Tanrı'nın varoluşta çeşit çeşit varlıklar, fiziksel bedenler yaratma, yayma çalışmasına aracılık etmeye çalışan "yüce" (!!!) genetik ustaları oluveriyor!!! Halbuki bahsettiğim kitapta ve pek çok benzer kaynakta, hipnoz çalışmalarında, temas betimlemelerinde Grilerin/Kertişlerin tüm bu deneysel çalışmaları aslında kendilerini kurtarmak için yaptıklarına dair sayısız açıklama/itiraf var.

Kolbaşı sefil uzaylı sömürücülerin avukatlığını yapmaya soyunmuş.

Şu konuşturdukları kadının anlattıklarına bakıp da burada feci bir dolap döndüğünü anlamak zor olmamalı. Özellikle Ra, Pleyades, Kasyopya gibi kaynakları okumuş olanlar için. Özgür iradeye yapılan müdahalelerin haddi hesabı yok. Grilerin insanları tıpkı kendileri gibi nasıl robotik bir programlama ve kobaylık sürecine soktuğu o kadar güzel bir şekilde anlatılıyor ki. Ama promosyon/satış/aldatma şartları gereği bunu iyi bir haltmış gibi yutturmaları gerekiyor. Tıpkı ABD'nin ülkelere zorla girip her türlü katliam, işkence ve tecavüzü yaptığı halde, egemenlik gücünden dolayı mağdurların veya yöneticilerinin onu Özgürlük ve Demokrasi yayıcısı gibi tanımlamak zorunda kalmaları gibi.

İlkay Buharalı, kadının anlattığı şeylere şaşırıp "Sen sana yapılan tüm bu şeyleri sorgulamadın mı?" anlamında birşeyler soruyor. "Sana deli gibi bilgi yüklemesi yapılıyor, seni bir genetik projenin içine alıp türlü türlü deneylerin içine sokuyorlar, işkenceler ediyorlar. Sen tüm bunların başına neden geldiğini, bunu yapanların tüm bunları sana neden yaptıklarını sorgulamadan mı buna devam ettin?" anlamında. Verilen cevap:

Alıntı Yap
Çok mutluydum çünkü bütün herkese faydalı bir proje olacağı hissindeydim, bana bu etkiyi verdiler. Çok sorgulamadım çünkü dünyaya gelmeden tekamül planımda olan bir durum olduğu için benim insan olarak onu sorgulama hakkım da çok fazla yoktu. Tamamen teslimiyetteydim.



Açıklamalardan bir diğeri:

Alıntı Yap
2017 Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ayları boyunca her gece inanılmaz çalışmalar oluyordu. Bazen sabah bi uyanıyodum, bütün duygularım gitmiş. Yani o hücre alınma süreçlerinde, bana yapılan çalışmalarda veya çok fazla bilgi yüklemesi yapılıyordu. Şifayı nasıl yapacağımı öğretiyorlardı bana. Gece bilincimin olduğu alanda sürekli dersteydim. Sabah uyandığımda 'Bana bir sürü yükleme yapıldı.' diyordum. Ama bazen uyandığımda insani duygularım kayboluyordu! Özellikle endişe ve kaygı hissettirmiyorlardı bana mesela.

Kadını tıpkı kendileri gibi hissiz bir robota çeviriyorlar!!! Ve bunlar güya Tanrı'nın yaratıcılığına aracı olup varoluşu sonsuz zenginlikte, türlü türlü güzel yaratımlarla dolduran varlıklar!!!


Şu açıklamaya bakın:

Alıntı Yap
Doktorlar üzerimde çalışırken kendimi iyi hissedeyim diye sürekli gözlemciler oluyordu. Doktorlar işlem yaparken onlar da etki gönderiyordu. Vücudumun çeşitli yerlerinden hücreler alıyorlardı. Bazen boğazımdan aşağı bir borunun indiğini hissediyordum. Bir-iki saniye, maksimum bir dakika, içimin gıcıklandığını, dayanamaz bir hisse girdiğimi, acı çektiğimi, çığlık çığlığa bağırdığımı hatırlıyorum. Hemen ardından enerjiler geliyordu, beni güldürüyorlardı.

Bu "projenin" insani (hatta meleksi!!!) amaçla yürütülen bir proje olduğunu düşünür müsünüz? Tanrı'nın evreni varlıklarla donatma çalışması böyle ucubeliklerle, işkencelerle dolu bir çalışma olabilir mi gerçekten? Burada bir yalanlar, aldatmalar, işkenceler ve sorgulamayı önlemeye yönelik bilinç karartmaları, uyuşturmaları, saptırmaları, programlamaları olduğunu anlamak zor mu?


Alıntı Yap
İhtiyacım olan bilgiyi bana veriyorlardı. Hazır olmadığım bir bilgiyi onlara sorabilirim, insanız sonuçta, merak ederiz ama sanki o düğmeyi biraz kapatmışlardı benim.


Alıntı Yap
"Proje sürecinde" benim ne yiyeceğimi, dışarı çıkıp çıkmayacağımı vs. onlar biliyor, onlar kontrol edebiliyor. İstesem dahi... Bana 'Şunu yapma.' diyorlar diyelim, karşı gelip istesem dahi bana o yapma dedikleri şeyi yapma durumuna giremiyordum.


Alıntı Yap
Bu noktalara gelebilmek için çok zorlu başmaklardan geçtim. Kimi zaman çok düştüm, kimi zaman rehberlerimden çok fazla dayak yedim. Bir yandan anlama çabası, bir yandan ilerleme çabası.


Burada sevgiyle, özgür iradeyle zerre kadar alakası olmayan, resmen kölelik, işkence ve beyin yıkamayla dolu o kadar çok şey var ki... Bunların BH'yle, BH varlıklarıyla, rehberleriyle zerre kadar alakası yok. Bu tam bir KH faaliyeti. Ama dünya vitrininde aldatma, tanıtım ve işe alım çalışmaları yapılırken elbette bin bir türlü kılıflar uydurmaları gerekiyor. İzlediğimiz şey bu.

bozadi

#12
Griler Tanrı'nın evreni varlıklarla, bedenlerle donatma çalışmasına hizmet eden yüce genetikçilermiş!!! Ulan insan bir Gri denen sefil robotların bedenine bakar, bir de insan bedenine bakar da böyle bir laf etmeye utanır be!!! :)))

kerem

#13
Çok teşekkürler bozadi,aydınlatıcı oldu yazdıkların. Bu tarz bi konuda Ra'ya ya da L/L Research'in çalışmalarına bir atıf olmaması tuhaf cidden ama bir yandan da değil çünkü Erhan Kolbaşı'nın da beslendiği o türk ruhçuluğunda negatif varlık diye bir kavram olmaması bence asıl sebep.İNK'nın kozmolojisi de o yönde,türkiyedeki ruhçular o kitabı mutlak kabul etme eğiliminde ve epey muhafazakarlar. Tekamül olarak üstte negatif'in olmayacağını kabul edersen zorunlu olarak üstten herhangi bir müdaheleyi pozitif olarak açıklamak durumunda kalırsın,kendi içlerinde bu kaynakların kozmolojilerine dayanarak yorumlamaya çalışıyorlar yani bu olayları da,gayet normal.
K celselerinde "ışık rolünü oynayanlar" tarzı ifadeler vardı,Ra da "pozitifliği taklit etme amacında negatif öğreti"diyordu örneğin yahudilik öğretilerinin bir kısmı için. Bu programdaki vakalar için de gayet açıklayıcı olabilir.

bozadi

#14
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem

Çok teşekkürler bozadi,aydınlatıcı oldu yazdıkların. Bu tarz bi konuda Ra'ya ya da L/L Research'in çalışmalarına bir atıf olmaması tuhaf cidden ama bir yandan da değil çünkü Erhan Kolbaşı'nın da beslendiği o türk ruhçuluğunda negatif varlık diye bir kavram olmaması bence asıl sebep.İNK'nın kozmolojisi de o yönde,türkiyedeki ruhçular o kitabı mutlak kabul etme eğiliminde ve epey muhafazakarlar. Tekamül olarak üstte negatif'in olmayacağını kabul edersen zorunlu olarak üstten herhangi bir müdaheleyi pozitif olarak açıklamak durumunda kalırsın,kendi içlerinde bu kaynakların kozmolojilerine dayanarak yorumlamaya çalışıyorlar yani bu olayları da,gayet normal.
K celselerinde "ışık rolünü oynayanlar" tarzı ifadeler vardı,Ra da "pozitifliği taklit etme amacında negatif öğreti"diyordu örneğin yahudilik öğretilerinin bir kısmı için. Bu programdaki vakalar için de gayet açıklayıcı olabilir.
Ben de sana teşekkür ederim kerem, konuyu gündeme getirdiğin için. Kolbaşı ve benzerlerinin faaliyetlerinin son derece şüpheli, son derece karanlık yönlerine dair hem kendimizi hem de takipçilerimizi bilgilendirmeye, uyarmaya çalışmak gerektiğini düşünüyorum.

Yaptığın açıklamaların da isabetli olduğu görüşündeyim. Türk ruhçuluğunda sanki üst alemlerde negatif varlık olamazmış gibisinden bir izlenim yaratılmasının çok yanlış, yanıltıcı olduğunu düşünüyorum. Eğer bu konudaki izlenimimin yanlışlığını ortaya koyabilecek şeyleri kaynaklarında açıkça paylaşmış veya uyarmışlarsa, bunların paylaşılmasını çok isterim, o zaman yanlış izlenimimi düzeltir, özür dilerim.

Dediğim gibi, Bilyay vakfının bu konuda aslında bir özeleştiri sürecine girdiği izlenimini edinmiştim, Yurdözü'nün Reptilyanlarla ilgili konferansına ev sahipliği yapmalarından dolayı ama sonradan o konuda geri adım attılar sanırım. Yine de Kolbaşı'yla doğrudan işbirliği içinde görünen Ergün Arıkdal Ruhsal Araştırmalar Enstitüsünün bu konudaki durumunun daha problemli olduğu izlenimindeyim.

K'dan ve Ra'dan alıntıladığın "Kuzu kılığındaki kurtlar" bağlamındaki kavramlar çok isabetli.

Bir de Ra'daki şu açıklama aklıma geldi:

Alıntı Yap
RA: ... Orion grubu fiziksel muayeneyi kişiyi dehşete düşürmek ve onun kendisini gelişmiş bir ikinci yoğunluk derecesi varlığı, örneğin bir kobay gibi hissetmesini sağlamak amacıyla yapar. Bazılarının geçirdiği cinsel deneyimler de bu tür deneyimin bir dalıdır. Amaç, dünya insanı üzerinde Orion varlıklarının kontrolunu sergilemektir.


Kolbaşı ve benzerleri deseler ki, "İyi uzaylılar var, kötü uzaylılar var. Gelin bunları ayırt etmeyi öğrenelim." Veya hatta "İyi Griler, kötü (veya "şüpheli") Griler" diye ayırsalar, eyvallah diyeceğim. Ama yok, insanlara bu kadar işkence yapan varlıklar bile Tanrısal, yüce, iyi amaçlarla çalışıyor bunlara göre ve bunun sorgulanacak hiçbir tarafı yok! Hiç hatırlamadığımız doğum öncesi veya sonrası anlaşmalara atıf yapılıyor ve hooop, bitti, sorgulanacak birşey kalmadı!!! Ruhçuluk adına böyle bir gerizekalılık, bu kadar vicdansızlık içine düşülmesi ne kadar ilginç ve manidar!!! Uzaylılar bunların Kolbaşı gibi seçkin olanlarını alıp kıyametten kurtaracak, üst boyutlara taşıyacak diye hesap yapıyorlar sanırım. Bu mümkün de olabilir aslında; ama BH'de değil, KH'de.