Uzaylılar/Reptilianlarr Konferansı

Başlatan maiterya, 07 Eylül 2014, 23:34:31

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


Ka

#1
bende ordaydım, konferansaın tek kötü yanı, sembolik şeyler gayet açıkken bunları filmler yoluyla çok fazla örneklendirilmesi, birde farah hanıma mail yoluyla geri dönüş alamıyor olmamız.
Ama uğraşları yönüyle çok takdir edilecek birisidir. şu konferansı daha kapsamlı
http://www.youtube.com/watch?v=MHYaF7c_xTw
 

bozadi

#2
Link/haber için teşekkürler maiterya. Daha önce de sanırım bigsenfoni arkadaşımız Farah Yurdözü'nün televizyon kanallarından birinde yaptığı açıklamaları içeren bir videonun linkini paylaşmıştı. Doğrudan BİLYAY'da, neredeyse "BİLYAY adına" yapılan bu konuşma daha dikkat çekici hale geliyor tabi. Ruhselman'ın açtığı yola, BİLYAY'a büyük bir saygı duymama rağmen, spiritüalizme neredeyse sadece BH denebilecek bir açıdan yaklaştıklarına, yani KH realitesi ve KH güçlerinin dünyadaki egemenliğine dair yeterince bilgi vermediklerine dair bir eleştirim var. Yani İlüminati ve 4KH güçlerinin faaliyetleriyle ilgili yeterince bilgi vermediklerini düşünüyorum ve bu konuda ciddi bir hata yaptıklarını düşünüyorum. Olumsuz karakter özellikleri, yıkıcılık, psikopatlık sanki yalnızca bir ruhsal bilgi eksikliği veya olgunlaşmamışlık meselesiymiş gibi yansıtıyorlar gibi göründü bana şimdiye kadar denk geldiğim, gözattığım kaynaklarında. Bu noktada istemeden de olsa global faşist güçlerin COINTELPRO (Karşı İstihbarat Programı - Dezenformasyon Faaliyetleri) uzantısı yoluyla yapılan "New Age" programlamasına ve baskısına bir ölçüde boyun eğdiklerini düşünüyorum. Ama sevdiğim, çok saygı duyduğum bir özellikleri varsa, ciddi, disiplinli bir tutumları ve sunumları olmasıdır. Yani yolu korumak için çok ciddi bir çaba harcadılar sanırım. Kişilerin "artistlik" yaparak kitleleri manipüle etmemesi için, yani kendi içlerinde KH faktörlerinin egemen olup süreci sabote etmemesi için epeyce ciddi, dikkatli bir tutum izlediler gibi algıladım ve bu konuda çok da iyi ettiler. İşi çıkar amaçlı bir şova çevirmediler yani.

Benim onları tek problemli gördüğüm konudaki yanlışlarının veya eksiklerinin farkına varmış olacaklar ki, Farah Yurdözü'nün Kertişler (Reptilyanlar) konusundaki bu konuşmasını yapmasında bir sakınca görmemişler.

Yurdözü'nün yukarıdaki linkte ve davamındaki 2 parçada izlediğim konuşmasını genel itibariyle iyi/faydalı buldum kendi adıma. Kertişlerle ilgili epeyce araştırma yapmış görünüyor.

İlüminati konusuna biraz dolaylı ve hatta kaçak bir şekilde de olsa girmiş olmasını (silah tüccarlığı, global ticaret vs), hele ki bunu BİLYAY adına yaptığı bir konuşmada yapmış olmasını etkileyici buldum. BİLYAY'ın artık bu konuları ele alma cesareti gösteriyor olması çok güzel. Bunun sebeplerinden biri konunun global olarak da çok ciddi bir tartışma haline gelmiş olması sanırım. İnternet'in de yaygınlaşmasıyla, insanlar artık tüm bu konulrda ilgi ve bilgilerini geliştirebiliyor. David Icke'ın konuyla ilgili paylaştığı bilgiler de büyük bir sansasyon yarattı.

Yalnız, tıpkı Icke gibi, Yurdözü'nün de konuyla ilgili biraz yoldan sapan yorumları olduğunu düşünüyorum (hem celselerden, hem de çeşitli başka bilgi kaynaklarından edindiğim bilgi ve görüşlere dayalı olarak). Örneğin bazı insanların gizli bir reptilyan bedene (ve/veya ruha) sahip olduğu fikri bana biraz uçuk görünüyor. Bildiğimiz, tanıdığımız ve örneğin meşhur olan bazı kişiliklerin KH eğilimlerinin güçlü olması (ve bu bakımdan kertişlerle güçlü bir şekilde etkileşiyor olabilecekleri) birşey, bunların doğrudan reptilyan varlıkları olması bambaşka birşeydir ve bence biraz yanlış bir yaklaşımdır. Yani ortalıkta insan kılığında yaşayan kertişler olduğu fikrini hatalı buluyorum. Kertişler 4. yoğunluk varlığı. Bizse 3. yoğunlukta yaşıyoruz. Bir 4. yoğunluk varlığı kılık değiştirip 3. yoğunlukta yaşam geçirmez. Sadece belirli bir amaçla çok kısa bir süreyle yani geçici olarak yapar veya yapabilir bunu (Kasyopyalıların açıklamasına göre ve son derece mantıklı olarak). Kertişler bizi böcek gibi görüyor, aşağılıyor. 4. yoğunluktaki üstün (3. yoğunluğa göre üstün) yaşam koşullarını bırakıp neden insan rolü yapsınlar sürekli bir bazda? Yani "reptilyan insanlar" fikrini, güçlü KH eğilimleri olan ve global KH güçleriyle (ve Kertişlerin kendisiyle) bağlantılı olan insanlar olarak ele almak daha doğru olacaktır.

Ayrıca Yurdözü'nün konuyla ilgili bilgi eksiklerinden birinin de "ruhsuz" diye tabir ettiğimiz insanların mevcudiyeti olduğunu tahmin ediyorum. Yani 4. yol öğretisinde, Ra'da ve Kasyopya bilgilerinde geçen, henüz ruh potansiyelini etkinleştirmemiş, hayvan denebilecek bir şekilde yaşamakta olan bireyler, ki dünya nüfusunun yaklaşık yarısını oluşturdukları söylenmişti. Onlar 3KH ve 4KH güçleri tarafından kolayca manipüle edilebiliyorlar tabi ama bu onların reptilyan varlıklar olduğu anlamına gelmiyor. Bir de, ruhsuzlardan ayrı olarak ruhlu ve güçlü KH eğilimli bireyler var tabi. Bu iki grubu birbirinden ayırt etmek bazı bakımlardan önemli. Yurdözü bu hususu henüz bilmiyor veya önemsemiyor.

"Sigara" konusunda ciddi bir yanılgı içinde. Sigara içmenin Kertişlerin kontrolüne girmeye neden olduğu fikri, bu konudaki asıl gerçeğin neredeyse 180 derece zıddı. Alkol konusunda da neredeyse aynı hatayı yapacak gibi oldu ama "kontrolünü yitirecek kadar içmek" şeklinde bir ölçüt koyarak o hatadan uzaklaştı çok şükür. "Uyuşturucu" tabi alkolden çok daha riskli bir alan. Ama örneğin ayahuaska bitkisini alan herkes sanki 4KH'nin kontrolü altına girmek zorundaymış gibi bir resim çizmesi biraz abartı olmuş gibi geldi bana. Biraz fazla basite indirgeyici ve aşağılayıcı olmuş bence.

Bakmayın böyle hata avcılığı (şu veya bu isabetlilikle) yaptığıma. Çok takdir ettim aslında kendisini bu ve benzer çalışmaları nedeniyle ve özellikle de BİLYAY'ı takdir ettim 3KH ve 4KH realiteleri konusunu açıkça ele alma konusunda nihayet zarlarını yırtıyor olmalarından dolayı.

İncelemeye devam edelim, olumlu-olumsuz gördüklerimizi paylaşalım, tartışalım.

Ka, diğer linki paylaştığın için teşekkürler. Müsait zamanımda izleyeceğim.

Ka

#3
Sevgili Bozadi söylediklerine aynen katılıyorum ama büyük birşeyi atlıyoruz oda bu konferansı ekrandan izlememizden kaynaklı. Ben o konferansta idim. sunum örnekler vs bizim kasyopya bilgilerimiz sayesinde bana anaokulu seviyesi geldi, ama dostum sana şunu söyleyeyim orada bulunan katılmcılar bu anaokulu bilgilerini alacak düzeyde bile değillerdi, hele soru cevap kısmında ise kendimi kesesim geldi. Yani kitle o kadar bilgisizki onlara bu reptalian bilgisi bile çok fazla geliyor. Bana sorarsan benliklere tohum atmak adına ferah hanım çok iyi çalışıyor o seviyedeki mantıkları etkilemek için.
Oradaki insanları sana şöyle anlatayım tamamen newage içinde kaybolmuşlar(hepsi değil) birbirlerine nasıl insanları şifalandırdıklarını anlatarak tatmin olanlar ve sadece meraktan gelenler. Herşey değişmeli ve sana katılıyorum Bilyayında yeni bilgilerle kendi konularını güncelleyen bir yapıya geçmesi sağlanmalı. Belkide bizler gidip düşündüklerimizi söylemeliyiz paylaşmalıyız onlarla.
 

maiterya

#4
Dünyada genetik olarak melez bir ırk oluşturduklarını ve bunların kan bağı yoluyla sürüngenlere bağlı oldukları,ingiliz kraliyet ailesinin böyle olduğu prenses diananın bunu öğrendiği için öldürüldüğünü hep okuyoruz, özellikle David Icke bu konuda çok duruyor,dünyada doğaraken sürüngen varlık ruhu ile doğması biraz banada uçuk geldi ama genetik olan melez ırk olabilir,bu konuda çalıştıkları yazıldı sanırım,uyuşturucular kontrolsüz biçimde enerji kapıları açtığından sürüngenlere kapı olabilirler illaki olacak denemez ama bence olabilir,eski devirlerde şamanlar filan hep halüsinjen mantarlarla diğer boyutlara geçermiş yada ruhsal bilgiler alırlarmış ama bunlar kontrollü çalışmalarmış sanırım uyuşturucular kertişleri için bilgisayardaki açık portlar gibi bir durum yaratıyor, az miktarda alkolün sıkıntı yaratcağını sanmıyorum ,sigara içmek tam tersine sürüngenlere karşıı koruma bile sağlıyor diyebiliriz kabul ettiğimiz bilgilire göre.Video nun 3 bölümü var bence çok bilgilendirici özellikle konuyu daha önce irdelememiş kişiler için ve kasyopya bilgilerindeki kertişlerle ve faaliyetleri ile ilgili bölümlerle çoğunlukla örtüşüyor,tarihimizin onların kontrolü ve yönlendirmesi ile oluştuğu fikri çıkıyor videodan kasyopyalılarda aynı şeyi söylüyor .holywood siyasiler... her yerdeler ama uyanık olmak lazım küresel bir bilinç gelişmesi bunlar hakkında
 

believer planet

#5
1.BÖLÜM ün videosu 23:29 de sanırım kesilmiş...ya da kısaltılmış..
herşey mümkün

Alemtac

#6
Kertişlerin sembollerle iletişim kurmayı tercih etiğini sölüyordu, Maiterya'nın paylaşımı olan 1.videoda ve Ka'nın paylaştığı videoda ise, Emperial State binasının tavanında ekin çemberiyle süsleme yapıldığını gösteriyordu...benide etkileyen en çok bu oldu.
 

bozadi

#7
Alıntı YapOrijinal mesajı ekleyen Ka

Sevgili Bozadi söylediklerine aynen katılıyorum ama büyük birşeyi atlıyoruz oda bu konferansı ekrandan izlememizden kaynaklı. Ben o konferansta idim. sunum örnekler vs bizim kasyopya bilgilerimiz sayesinde bana anaokulu seviyesi geldi, ama dostum sana şunu söyleyeyim orada bulunan katılmcılar bu anaokulu bilgilerini alacak düzeyde bile değillerdi, hele soru cevap kısmında ise kendimi kesesim geldi. Yani kitle o kadar bilgisizki onlara bu reptalian bilgisi bile çok fazla geliyor. Bana sorarsan benliklere tohum atmak adına ferah hanım çok iyi çalışıyor o seviyedeki mantıkları etkilemek için.
Oradaki insanları sana şöyle anlatayım tamamen newage içinde kaybolmuşlar(hepsi değil) birbirlerine nasıl insanları şifalandırdıklarını anlatarak tatmin olanlar ve sadece meraktan gelenler. Herşey değişmeli ve sana katılıyorum Bilyayında yeni bilgilerle kendi konularını güncelleyen bir yapıya geçmesi sağlanmalı. Belkide bizler gidip düşündüklerimizi söylemeliyiz paylaşmalıyız onlarla.
Evet, Farah hanımın oradaki genel insan kitlesi için devrimsel denebilecek bir konuyu anlatıyor olması hususuna katılıyorum ve BİLYAY'ın bu konuda kendisine ortam/imkan sunmuş olmasına çok sevindim. Güzel bir kazan/kazan ilişkisi. İnşallah güzel bir şekilde devam eder.

Ve hak veriyorum sevgili Ka, buradan benim için oturduğum yerden ahkam kesmek kolay. Yani "Farah Yurdözü falanca hususta hiçbirşey bilmiyor ve yanılıyor" ve "BİLYAY falanca konuda ciddi hata yaptı" demek, koskoca ve aslında son derece büyük bir saygı duyduğum bir bilgi yuvasını ve önemli bir araştırmacıyı böyle kolayca eleştirip yanlışlarını ilan etmenin bariz bir egosal tarafı var. Bu konuda bir ölçüde istemeden de olsa saygı sınırlarını ezip geçiyorum muhtemelen ama bir yandan da gerçek olduğuna samimiyetle inandığım şeyleri fazla dallandırıp budaklandırmadan ve spontane bir şekilde, içimden geldiği gibi paylaşmış olmak istiyorum. Psişik olarak sorumluluğunu aldığımı düşünüyorum söylediğim şeylerin. Tabi sorumluluğunu alıyorum demek, her söylediğimin her yönüyle mutlaka doğru olduğu anlamına gelmiyor. Bilgi olarak güncellenmeye ve davranışlarımı da ona göre geliştirmeye açığım.

Alıntı YapOrijinal mesajı ekleyen maiterya

Dünyada genetik olarak melez bir ırk oluşturduklarını ve bunların kan bağı yoluyla sürüngenlere bağlı oldukları,ingiliz kraliyet ailesinin böyle olduğu prenses diananın bunu öğrendiği için öldürüldüğünü hep okuyoruz, özellikle David Icke bu konuda çok duruyor,dünyada doğaraken sürüngen varlık ruhu ile doğması biraz banada uçuk geldi ama genetik olan melez ırk olabilir,bu konuda çalıştıkları yazıldı sanırım,uyuşturucular kontrolsüz biçimde enerji kapıları açtığından sürüngenlere kapı olabilirler illaki olacak denemez ama bence olabilir,eski devirlerde şamanlar filan hep halüsinjen mantarlarla diğer boyutlara geçermiş yada ruhsal bilgiler alırlarmış ama bunlar kontrollü çalışmalarmış sanırım uyuşturucular kertişleri için bilgisayardaki açık portlar gibi bir durum yaratıyor, az miktarda alkolün sıkıntı yaratcağını sanmıyorum ,sigara içmek tam tersine sürüngenlere karşıı koruma bile sağlıyor diyebiliriz kabul ettiğimiz bilgilire göre.Video nun 3 bölümü var bence çok bilgilendirici özellikle konuyu daha önce irdelememiş kişiler için ve kasyopya bilgilerindeki kertişlerle ve faaliyetleri ile ilgili bölümlerle çoğunlukla örtüşüyor,tarihimizin onların kontrolü ve yönlendirmesi ile oluştuğu fikri çıkıyor videodan kasyopyalılarda aynı şeyi söylüyor .holywood siyasiler... her yerdeler ama uyanık olmak lazım küresel bir bilinç gelişmesi bunlar hakkında
Yorumlarına aynen katılıyorum maiterya.


Alıntı YapOrijinal mesajı ekleyen believer planet

1.BÖLÜM ün videosu 23:29 de sanırım kesilmiş...ya da kısaltılmış..
Evet, ilk parçada bir yerde bir atlama olduğunu fark etmiştim ben de. Hatta konu İlüminatiyle ilgili gelişecekmiş gibi gelmişti o sırada bana ve işkillendim hatta biraz, niye orada bir atlama oldu diye. Yanlış şüphelendiğim birşey de olabilir tabii.


Alıntı YapOrijinal mesajı ekleyen Alemtaç

Kertişlerin sembollerle iletişim kurmayı tercih etiğini sölüyordu, Maiterya'nın paylaşımı olan 1.videoda ve Ka'nın paylaştığı videoda ise, Emperial State binasının tavanında ekin çemberiyle süsleme yapıldığını gösteriyordu...benide etkileyen en çok bu oldu.
O videoyu henüz izlemedim. Empire State binasındaki ekin çemberleri süslemesi konusunu merak ediyorum. İzleyeceğim.

Ka

#8
Üstadlar hatırladığım kadarıyla o video atlmasında kaset değiştirildi, çünkü birkaç kez videoya çeken adamın hareketlendiğini gördüm.aynı anda canlı olarakta laptopa falan aktarıyorlardı...
Şüphelenecek bir durum yok gözümle gördüğüm için rahatça söylüyorum.

Bu arada bozadi senin bu sert ve skeptik tavrını forum için olması gereken bir durum. Eğer tek vücut olarak bir ağ çalışması yapıyorsak birilerinin ön saflarda antikor gibi davranması bizi çok şeyden koruduğunu düşünüyorum ki, bu tavrın sayesinde bildiğim bazı şeylerin yanlış olduğunu sayenizde öğrendim. O yüzden bence burdaki herkes olması gerektiği gibi gayet güzel. Dahada güzeli şu ki özeleştiri yapabilmemiz:)
Konuştukça ve paylaştıkça kendimizide daha iyi anlıyoruz.
 

Alemtac

#9
Çok doğru söylüyorsun Ka :) Agarta uygarlığından olduklarını söyleyenlerle ilgili yazışmalarımızı bulabilirsiniz.

https://www.baskalarinahizmet.com/index.php?msg=7001

Uyananlara, uyanmış olanlara ve daha sonra uyanacaklara günaydın :)
 

beyrutkapı

#10
İngiliz kraliyet ailesinin bu durumu aynı zamanda özellikle son 300 yıldır İngiltere'nin dünya siyasetindeki etkin konumunu ve tüm yaptıklarını açıklıyor. Sanayi devriminin İngiltere de başlaması ve başlangıçta elindeki bilgileri hiçbir ülkeyle paylaşmak istememesi, saklama çabası, dünya denizlerinde yaptığı gozupek stratejik hamleleri pekala bir kertiş bağlantısıyla yerli yerine oturuyor. Bu tabloya son yüzyıl da ortaya güçlü bir şekilde çıkan abd yi ve ingiltere ile olan ezeli birlikteliğini de ekleyince, her şey çok daha anlaşılır oluyor.
 

maiterya

#11
Geçmiş yıllarda nette bir ara adanalı bir eczacı olan Cenap Başman"ın öğretisi vardı,bugüne kadar çöpe attığım nadir ktaplardandı kitapları sanki anlaşılmak için değilde hipnotize etmek için yazılmış , bir şey anlaşılmıyordu,çakma oldukları ne kadarda belliydi :)
Birde Ashtar olayı var Ashatarı yüzünden belli :)
 

believer planet

#12
sevgili arkadaşlar..konferansı sonuna kadar izledim...
bu arada videodaki atlama konusunu "acaba videoda bir sorunmu var yüklerken bi hatamı oldu vs.." diye söyledim yoksa bişeyden şühelendiğimden değil...:D çünkü önemli bişey anlatırken yarıda kalmış video... ama konferansın 2. parçasında sanırım o kısmıda koymuşlar .. neyse..

özellikle kadının bu yaptığı konferans bikaç yüzeysel anlatım ve görüş dışında gerçekten mükemmel..
çok hoşuma gitti.. devrim niteliğinde birşeye kalkışmış..
ben yıllarca kasyopya celselerindeki 4.boyut , kertişler, üst yoğunluklar, boyutlar gibi öğrendiğim kavramları çevreme anlatamama , daha doğrusu inandıramama sıkıntısı yaşamış olan biri olarak ,bunu nasıl ifade edeceğimi yıllarca düşünürken bu kadın imdada yetişdi...
neden ?
bikere kadının anlatımında , konuya hiç bişekilde vakıf olmamış ama merak eden kitleye, kertiş gibi binlerce yıldır olaylarımıza müdahele eden, ve bizimle çok haşır neşir olan bir uzaylı varlık grubunun bilgisini dünyada ki eski medeniyetlerin kalıntılarından,yaşanmışlıklardan, kaçırma olaylarından örneklerle o kadar ustaca anlatmış ve bağlamış ki...gerçekten bu bilgilere vakıf olmak isteyen kişilere başlangıç veya giriş aşaması için mükemmel kaynak olmuş....kendi adıma çok sevindim..

yanlız elbette beraberinde görüş ayrılığımız var...
1-) sigara tütün kullanımını sanki kertiş misyonu gibi göstermiş
2-) kertiş realitesini yansıtan sembollerle ilgili olarak ; dünyaca ünlü müzik gruplarınıda kullandığı simgeler ve sembollerle sanki bilinçli onlara hizmet eden bireyler gibi göstermeside benim için yüzeysel bir iddaa ...
elbetteki semboller kertiş realitesini çağrıştıryor , onları anımsatıyor, anlatıyor olabilir ama bunu bilinçli olarak yaptıklarını zannetmem.....bundan haberleri bile yoktur kanımca..
ama "yılan kardeşliği" yada kertiş realitesi farketmez.. iyi ya da kötü bi şekilde kendini sembollerle açığa vurmayı zaten seviyorlar...ama kabala inancını bilen ve uygulayan.. bu konulardan haberdar ciddi bir ünlü kitlesinin olduğu da şüphe götürmez..

3. olarak bu gen çalışmaları ve aramızda olan yarı kertiş yarı insanımsı ya da bişekil kendilerini gizleyen kertişler..
bunların varlığından şüphe yok ama bu bilgiye fazlaca eğilimli olmayı saçma buluyorum..
kasyopya celselerinde kertişlerin zaten genetiğimizle oynadıklarını , şu anki negatif düzende bizi yaşamaya ittiklerini elbetteki biliyoruz .. yer altındaki üslerde ölü insan bedenlerini ruhsuz bireyler olarak tekrar aramıza soktuklarını, hatta ve hatta yepyeni bi ırk yapmaya çalıştıklarını biliyoruz..
kasyopya celselerinin birinde soru olarak
-"dünyada doğrudan kertiş soyundan gelen bir ırk yada kitlenin olup olmadığı sorusuna" kasyopyalılar
-"sizde de az çok kertenkele geni var , bunu neden büyütüyosunuz" gibi bir cevap veriyor.(hatırladığım kadarıyla)..

yani burda kasyopyalıların bize hatırlatmaya çalıştıkları şey ;bu bilgiye sahip olup,bunu farkındalığıyla maddeye veya bedene değil ruhsallığa odaklanmamız gerektiği...
kertişler iyi yada kötü insanlığı derin bir çukura attılar binlerce yıldır...bu çukurdan çıkış yolunu az çok biliyoruz forum kitlesi olarak...BH yolunu benimsemiş bireyler olarak daha çok kanal çalışması ve daha çok bilgilenmemiz şart...
ama şu bir gerçekki bu forumun en sevdiğim yönüde bir konun binlerce boyutunun tartışmaya açık olması... her bilgiye şüpheyle bakmak , üzerinde yoğunlaşıp düşünmek zaten bizim gereğimiz..

farah yurdözünün diğer videolarınıda izleyeceğim...kişisel anlam da takibime almış bulunmaktayım...her kaynakdan yararlanıp her insanı her türlü düşünceyi en az birkere dinlememiz gerekmekte...

bu tarz ilgi çekici paylaşımların forumda artması dileğiyle....hepinizi seviyorum...
herşey mümkün

bozadi

#13
Yorumlarını paylaştığın için teşekkürler beliver planet. Ben de Farah Yurdözü'nün konuyla (Kertişler ve onların insanlık aleyhine yürüttüğü faaliyetlerle) ilgili bir farkındalık yayma çabasını çok değerli buluyorum.

Ka'nın linkini verdiği İngilizce konuşmayı kısa kısa atlamalarla, ileri almalarla izledim.

2007 yılında Ankara'da Anıtkabir üzerinde gözlemlendiği söylenen UFO'ların AKP karşıtı siyasi bir mesaj olarak göründükleri iddiasını biraz abartılı buldum. "Pozitif ufoların" böyle birşeye kalkışması, özgür iradeyle ilgili pek çok nedenden dolayı mümkün görünmüyor bana. Peki acaba o ufolar neden oradaydılar ve pozitif mi yoksa negatif bir gruba mı mensuplardı? Çeşitli spekülasyonlarda bulunulabilir.

Sümerlilerden beri büyük dinlerin pek çok ortak özelliğe sahip olması ve dinlerin genel olarak kertişlerin insanlar üzerinde sahip olduğu zihin kontrol gücünü artırmaya yönelik bir işlev gördüğü hususundaki açıklamaları cesurca ve isabetli buldum.

Kapadokya ve civarlarda yeraltı şehirlerinin bulunduğu yerlere ufoların üşüşmesi meselesini dikkat çekici buluyorum. Gerçekten de o bölgelerde epeyce ufo haberleri çıkıyordu bir aralar. Belki halen devam ediyor. Bunun nedenini öğrenmek isterdim gerçekten. Ama o yeraltı şehirlerinin bizzat Kertişler tarafından veya Kertişlerin çıkarlarına göre yapıldığı fikri nedense bana makul görünmüyor. İnsanlar bazı tehlikelerden kaçmak için yapmış belli ki o mağara sistemlerini. Bu arada hem Türkiye'de hem de dünyanın pek çok yerinde bu yeraltı şehirlerinin sanılandan çok daha fazla ve daha uzun (veya daha büyük) olduğuna dair pek çok işaret var. Anadolu'dan Avrupa ülkelerine ve başka bölgelere uzanan inanılmaz bir yeraltı mağaraları / kanalları sistemi olduğuna dair iddialar var. İstanbul'da da örneğin Çemberlitaş'ın altında, ayrıca adını hatırlayamadığım bir kalenin altından epeyce uzaklara kadar uzanan yeraltı geçitleri tespit edilmişti. Bulunan geçitlerin çoğu ya gerçekten tıkalı olduğu için ya da konu özellikle örtbas edilmek istendiği için yeterince araştırma konusu edilmiyor.

Bana öyle geliyor ki, bu yeraltı sistemlerinin inşa edilme nedenlerinden biri, geçmişte özellikle göktaşı faaliyetlerinin yoğunlaştığı süreçlerde bir koruma sağlamalarıydı. Başka devirlerde başka fonksiyonları da olmuştur muhtemelen. Ama en temel işlevlerinden birinin göktaşlarına yönelik olduğunu düşünüyorum. Belirli bir periyotla göktaşı düşmesi olaylarında ciddi ve uzun süreli yoğunlaşmaların olduğunu okuyoruz insanlık geçmişinde. Ve işin garibi, belki de önümüzdeki zamanlarda o yeraltı şehirleri yine bu amaçla kullanılacak, kim bilir.

Yurdözü Hitit ve Urartu medeniyetlerindeki bariz Kertiş etkilerine değinmiş. Bu medeniyetlerin açıkça kertişlere referansta bulunduğunu söylüyor. Şu anda İlüminati olarak da adlandırılan Yılan Kardeşiliği denen şeyin temellerinin Anadolu'da atıldığı fikri çok dikkat çekici. Bildiğiniz gibi Şanlıurfa'da Göbeklitepe denen yerde bulunan ve bir ibadethane niteliğinde olduğu söylenen yapı kompleksinin bundan 10-12 bin sene önce, Mısır piramitlerinden bile önce yapılmış olduğu ifade edilmişti ve bunun tüm tarih yorumlarımızı değiştirebileceği iddia edilmişti.

Göbeklitepe neyi temsil ediyor, bu konuda henüz çok kesin birşey söylemek zor tabi. Yani daha çok pozitif eğilime hizmet eden bir yer miydi, yoksa negatife mi? Veya bir karışım mı veya ne ölçüde karışım? Bunları inceleyip doyurucu bazı sonuçlara ulaşabilmemizi isterim. Ama bölgede yaşayan tüm medeniyetler ve yapılan tüm önemli eserler tamamen Kertişlere aitmiş veya onların tam kontrolü altındaymış gibi bir anlatım bana çok doğru görünmüyor.

Nitekim, Farah hanım Yezidiliğin apaçık bir Kertiş tapınımı olduğu konusunda fazla aceleci davranmış gibi göründü bana. Türkiye'nin geneli ve özellikle güneydoğusunda uzak geçmişte kritik bazı olayların olduğu açık. Ortadoğunun geneli öyle. Bölgede bir lanet var sanki. Ve özellikle Sümerlerden başlayarak buranın tüm dünya insanlığını çok güçlü bir şekilde etkisi altına alan üç büyük (!) dinin anavatanı olması da ilginç. Ama en büyük karanlığın olduğu yerde en büyük aydınlıkların da gelişmesinin mümkün olabileceğine inanıyorum.

Ve yine, dinlerin pozitif versiyonlarının (veya potansiyellerinin) olduğu gerçeğinin de unutulmaması gerektiğini düşünüyorum. Yani evet, dönüp bakınca ve hesap kitap yapınca, dinler pozitiften çok negatif etkiler yapmış gibi görünüyor bana ama bu dinlerin içinde pozitif eğilimleri yeterince yüksek olan birey ve gruplar bir şekilde terazinin pozitif tarafında belirli bir ağırlık sağlamış bence. Üç büyük dine mensup milyarlarca insanın tamamen negatif bir kontrol altında olduğunu veya tamamen negattif birşeye hizmet ettiğini iddia etmek yanlış olur. Yurdözü de açıkça öyle bir iddiada bulunmuyor anladığım kadarıyla ama ben yine de görüşümü paylaşmış olayım.

Farah hanım ele aldığı ve yorumladığı konularda çok yüksek bir uzmanlığa sahip değil bence ama yine de söylenmesi, sorgulanması gereken bazı şeyleri söyleme ve sorgulama cesareti göstermesi takdire değer.

Türkiye'de örneğin Haktan Akdoğan şahsında Sirius UFO kurumu nedense UFO'lar ve dünyadışı varlıklar konusunda ısrarla "pozitif" bir resim çizme eğiliminde görünüyor ve bu konuda ciddi bir hata yaptıklarını düşünüyorum. Haktan bey uluslararası ufo topluluklarıyla görüştükçe ve örneğin David Icke gibi şahısların tanınırlığı arttıkça ve Kertişlerin / Grilerin çevirdiği negatif işlerle ilgili tartışmalar, olaylar, kanıtlar arttıkça ve yayıldıkça, "negatif/kötü uzaylı" fikrini daha fazla ciddiye almaya başladı sanırım. Ama özellikle geçmişte ve ne yazık ki halen dünyadışı varlıklar ve UFO'lar konusuna ısrarla pozitif bir ışık tutma eğiliminde görüyorum Haktan beyi ve kurumunu. Tabi Türkiye'de ufoloji denince SİRİUS UFO Uzay Bilimleri kurumunun önemli ve değerli bir yeri var ama işte ne yazık ki olumlu gibi görünen olumsuz bazı etkileri de oluyor insanlığın konuyla ilgili farkındalık artışı sürecinde. Bu benim görüşüm tabi.

beyrutkapı

#14
Ra bilgilerinde şöyle diyor ra; 3500 yıl önce mısırda yaptıkları hataya atıfta bulunarak, insanlığa istisnasız herkese bilgi vereceklerini söylüyor. Elbette grubun yada kişinin titreşim seviyesine uygun olarak yada böyle bir uygunluğu varsa. Bu devre olmazsa bir sonrasında diyor ra. Ki içinde olduğumuz devrenin sonlarındayız.
elbette her şey pozitif ve negatif yanlarıyla yaşamımızda. Dinler içinde geçerli bu durum. Ancak sorunda buradan çıkıyor. Yani ne tam olarak negatif ne de pozitif yönelimli bir dünya var karşımızda. Yine ra ya göre insanlık için tehlikeli bir durum bu. Zira hasata uygun bir ortam oluşmuyor bir türlü.
kasyopyalılar diyor ki, tüm büyük dinlerin ritüelleri ve ibadetleri sırasında ortaya çıkan enerji nereye gidiyor? Mesela ülkemizde neden hep daha büyük camiler yapılıyor? Elbette bu enerjiyi kertişler hortumluyor. Bu yüzden mevcut dinleri bende kendi adıma insanlık için geriletici ve tehlikeli buluyorum. Mevcut hiçbir din içinde pozitif gruplar yada belli bir topluluk olduğunu düşünmüyorum. Akıllıca kurulmuş bizzat kendi dinamikleri tarafından, iyi niyetli bile başlasa her dinsel hareket fanatizme ve gaddarlığa dönüşüyor. Tarih bunun örnekleri ile dolu. Bu konu çok uzun...
ancak tek tek bireyler pozitif olarak herhangi bir inancın içinde yer alabilir bence. O da bireyin ruhsal olarak geldiği seviyeye ve vicdanına bağlı olarak gerçekleşiyor. Çok sevdiğim, müthiş pozitif yönelimli ama dindar dostlarım var. Şüphesiz birçok bilgi eksiğinin onları bloke ettiğini ve ilerlemelerini durduğunu gözlemliyorum. Ancak ne şekilde olursa olsun tüm dünyada vicdanıyla hareket eden ve bunu mensup olduğu dine atfeden çok sayıda insan var. Bu onlar için bir kimlik ve sosyal olarak kabul aracı olduğu için ötesine geçmeleri zor. Zira bir çok korku farkında bile olmadan içlerine işlemiş. Bu nedenle tüm bu insanlar için ilerleme bir yerde duruyor. Bu sistemde gücü olan bir grubun yada topluluğun karşı çıktığı şeye donuşmemesiçok zor. Dinlerin içindeysen neredeyse imkansız
gerçek bir başkaldırıyı sadece bireyler başarabilir diye düşünüyorum. Ve onlar için hiç bir koşulda genelleme yapılamaz.
son bir şeyde şu, plaides te dünyadaki en büyük boyut geçişi kapısının Ortadoğu da olduğu anlatılır. Bu yüzden uç büyük din burada çıktı ve günümüzde de hala bu coğrafyada kan akmaya devam ediyor. Bunu daha öncede konuşmuştuk sanki.