Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Kur’an'da 19 Sistemi & Rashad Khalifa

Başlatan kerem, 02 Kasım 2021, 03:16:11

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tgur

#150
Kerem dostumuza cevap yazıp olayı aydınlatmaya çalışan dostlar çok yoruldu ,biraz da ben yorulayım,yine çalışmamdan bir kesit,hep böyle deyip yayınlayacağım çalışmalarımda bu konularla tekrar karşılaşınca ters bir durum olmasın ,biraz da kendimi kolaylamaya çalışıp kurnazlık yapıyorum,

Bunlarla beraber şu noktaya da dokunmak istiyorum, bazı taze ruhlar yani arayışta olup takıntılarını aşmaya çalışan o masum dostlarımız "öte alemde neler oluyor bilmiyoruz ki" demekteler,

Doğru apaçık bilmiyoruz ama bazı kanal ve hipnozda usta eller bu konularda yani ölümün ötesinde olanlar hakkında bir çok bilgi verdiler, okuyan çok olmuştur,bunların bir kısmını hayal ve halüsinasyon diyelim, ama bir hipnoz üstadı ve baştan materyalist olan Michael Newton gibi dostun yazdığı Ruhların Yolculuğu kitabı ki bu site kitaplığında PDF olarak mevcut,çok anlattık,

Yazan kişinin kendisi hipnoz üstadı olmasına rağmen ve bir çok telkinle bilinçleri etkilemek gibi kabiliyeti olması hesabı ile kendiyle uğraşıp telkin yani hipnozda bir handikap olan etkilemeyi dışlayan çapraz usullerle denekleri üzerinde 12 yıl kadar çalıştıktan sonra ve benzer konuları iyice tartarak o yoğunluk durumunda yani 5Y de olanları açık seçik olmasa bile bir çok yönden ortaya dökmüştür,

İşin ilginç yanı kendisi materyalist olup ezotorik bilgilere kapalı ve takıntılı bir bilinç iken uğraştığı deneklerden duydukları üzerine şoka girmiş ve kendi bilgi açlığını tatmin için de uğraşmıştır,yaptığı çalışmalarla kendi takıntılarını aşmaya çalışmış ve bir çoğunda başarmıştır,

Zira denekleri ile hipnoz üzerine çalışırken olaya deneklerin rehberleri girmiş ve onlarla karşılıklı bilmediği şüphe ettiği konularda münazara, münakaşa şeklinde söylev teatilerinde olmuş ve ondan kendisi faydalanırken bizlerin de şahitliği ile kendi bilinç yapımızın sorgulamalarımızın cevapları olmuştur,

Kerem dostumuza okumamışsa okumasını tavsiye ederim ama bu evrende bir çok şey yazıldı söylendi bıktım artık bunlardan salvolarında ise bilemeyiz özgür irade önünde akan sular durur..

Kimseye bir şeyler dayatıp inandıramayız bu kişinin kendi eliyle bilgi yolunda giderken takıntısız bir şekilde kendi kendini bilinç yönünde imar edeceği bir şeydir, görüldüğü gibi takıntısız demekteyiz, takıntının tarifini yapabilecek bilinç için ortaya saçılan bilgileri, konuşmaları ,yorumları objektif bir yandan değerlendirebilecek samimi bir uğraşıda olunması gerekli,

kerem

#151
Selam Tgur,hiç bir şeyin net bilinemediği bi dünyada,bi de kanallık/vahiy gibi spekülasyona sonuna kadar açık,test edilemeyen,net bir şeyin söylenmesinin imkansız olduğu bi alanda kendinden emin olmak takıntıdır bana kalırsa.Bunu kendimi savunmak ya da söylediğin şeyi rahatsız edici bulduğum için söylemiyorum."Ruhsal"literatürün epey ayaklarının yere bastığı kesin,Michael Newton'dan Ian Stevenson'a(reenkarnasyon vakalarını çalışan psikiyatrist),Don Elkins'ten Bedri Ruhselman'a birçok adam bu alanda bizim kendi düzlemimizle çakışan olayları müthiş titizlikle çalışmışlar,gerçekliğin bizim hiç bilmediğimiz,ya da duyunca masal gibi dinlediğimiz kısmını ifşa etmişler.Bu bağlamda ruhsallığın,kanallık fenomeninin vs.hafife alınamayacağı,hatta yeri geldiğinde birçok bilim alanından vs.daha tutarlı,delile dayalı bilgi sunduğu aşikar.
Soru işareti bu bilmediğimiz dünyadan bize gelen bilginin "ne"liği.Birçok kaynak,belki en yoğun şekilde içinde bulunduğumuz dönemde dünya ile iletişim kurmuş,çeşitli bilgiler vermiş.Bu bilgiler nihai anlamda evrenin işleyişi,anlamı üzerine olmuş.Söylenebilecek,konuşulabilecek en temel meseleler hakkında konuşmuşlar.
Sıkıntı,bu kaynağın "tek"olmaması,birçok kaynak aralarında çelişen bilgiler de vermiş fakat en temel çelişki monoteist ve bu kaynaklar arasında bana kalırsa.Mesele eninde sonunda bu ikiliğe varıyor.

Monoteist kaynak,İbrahim'den başlayarak bir toplum aracılığıyla iletmiş mesajını,Muhammed ile sonlandırmış,"dininizi tamamladım"demiş.14 yüzyıl sonra,bu dinin son kitabının içindeki matematiksel yapıyı ifşa etmek için Reşad isminde bi adamı seçmiş,tüm bu verilen mesajların doğruluğunu yahut geldiği kaynağın gücünü göstermek adına.Bu kaynak kendine Tanrı demiş,tek olan,erişilmez olan,hiçbir şeye benzemeyen,her şeyin sebebi olan,her şeyde etkin olan.Buradaki zorluk,bu kaynağın kendi gücünü bir "mucize"aracılığıyla gerçekten ispat edebiliyor olmasında.

bozadi

#152
"Hiçbir şeyin net bilinemediği bir dünya" tezine bağlı kaldığımız sürece, kaynakları ve bu kaynakların birbirinden daha fazla mı yoksa daha az mı doğru olduğunu tartışmanın da hiçbir manası kalmıyor.

Madde dünyasında / materyalist bilimde nasıl gerçekleri objektif bir şekilde (veya "mevcut şartlarda" ulaşılabilecek en optimal objektiflik düzeyinde) tespit etmek gayet mümkünse ve oluyorsa, ruhsal gerçekleri de test etmenin, sınamanın, deneyimlemenin yolları vardır. Bizim forumumuzda esas alınan ruhsal kanal bilgileri her ne kadar çok karmaşık bir sürü konuda bir sürü bilgi veriyor olsalar da, bu işin ABC'si konusunda da gayet basit, gayet anlaşılır, gayet sınanabilinir, test edilebilir şeyler de söylüyorlar.

Pozitifliği, iyimserliği, güveni, sevgiyi, adaleti, paylaşımı, dayanışmayı, birliği destekleyen şeyler doğrudur, iyidir, gereklidir. Önce bunlarda aynı fikirde olup olmadığımızı bir yoklayalım. Yani anlaşamadığımız bir husus varsa, önce anlaşabildiğimiz asgari müştereklere bir dönüş yapmamız lazım gibi geliyor bana.

Ra ve Kasyopya gibi kaynaklar Başkalarına Hizmet kavramıyla bağlantılı "pozitifliğin" önemine dikkat çekip duruyorlar. İnsanlık bu değil midir? Vicdan bu değil midir? Etik, ahlak hep bunun üzerine kurulu değil midir, doğrudan veya dolaylı olarak? Belli başlı dinlerdeki sorunun bu basit gerçeğin inkarından ve saptırılmaya çalışılmasından kaynaklı olduğunu daha önce konuşmamış, kabul etmemiş miydik ve hala da kabul etmiyor muyuz?

Ahlakın, iyi ahlakın önemini, evrenselliğini (varoluşsallığını) anlamışsak, kabul ediyorsak ve hele ki bu konuda Ra gibi bir kaynağı ve adı geçen diğer spiritüel kaynakları okumuş, anlamış ve vicdanen de onaylamışsak, ki sen de onayladığını söylüyorsun, neden tüm tartışma meselesine bu açıdan bakmak yerine 19 mucizesi diye karmakarışık birşey üzerinden varoluşa don biçmeye çalışalım? 19'un vicdanla alakası nedir, iyi niyetle alakası nedir, sevgiyle alakası nedir, adaletle, dayanışmayla alakası nedir?

Ben her ne kadar basit iyiliğe, pozitifliğe odaklanmadığı için Kuran'ın (Tevrat'ın, İncil'in) evrensel olarak kabul edilebilirliğine itiraz etsem de, milyonlarca insanın inandığı veya inandığını söylediği bu kaynağı benimseyen ve az-çok pozitif eğilimi olan insanların o kaynakta söylenenleri kendi pozitif ahlak anlayışlarına göre (o anlayışın gelişkinliği, saflığı kişiden kişiye değişse de) yorumlama eğiliminde olduklarını bildiğim için buna saygı duyma gereği duyarım. Dolaylı da olsa Kuran ile pozitiflik arasında bağ kurulması hiç de imkansız veya zor değil. Aynı şey bambaşka dinsel veya siyasi ideolojiler için de söylenebilir.

Biz burada tüm ideolojik biçimselliklerin ve dayatmaların ötesinde, dünyevi bilinç seviyemizin izin verdiği ölçüde saf, çıplak gerçekliğe, temel doğruya, iyiliğe, iyi niyete, sevgiye, kardeşliğe, dayanışmaya, birliğe odaklanmaya çalışıyoruz. Kaynakları da buna hizmet etme düzeylerine göre değerlendiriyoruz doğal olarak.

Kuran'a inanıyorsan inandığını bilelim, inanmıyorsan inanmadığını bilelim, neyine inanıp neyine inanmadığını bilelim, tartışalım. 19 mucizesinin ne kadar kısır ve saptırıcı bir tartışma olduğu kendi kendini kanıtlıyor.

Qui-gon jinn

#153
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem

Monoteist kaynak,İbrahim'den başlayarak bir toplum aracılığıyla iletmiş mesajını,Muhammed ile sonlandırmış,"dininizi tamamladım"demiş.14 yüzyıl sonra,bu dinin son kitabının içindeki matematiksel yapıyı ifşa etmek için Reşad isminde bi adamı seçmiş,tüm bu verilen mesajların doğruluğunu yahut geldiği kaynağın gücünü göstermek adına.Bu kaynak kendine Tanrı demiş,tek olan,erişilmez olan,hiçbir şeye benzemeyen,her şeyin sebebi olan,her şeyde etkin olan.Buradaki zorluk,bu kaynağın kendi gücünü bir "mucize"aracılığıyla gerçekten ispat edebiliyor olmasında.


Sevgili Kerem sen bu son yazdığın kısım ile zaten gerçeğin o şekilde olduğunu kendi içinde kabul etmiş görünüyorsun, peki öyle ise neden hala sorgulama ve şüphe içerisinde bulunuyorsun merak ediyorum. Acaba bu durum içten içe, içerideki asıl gerçeği "bilen"den mi kaynaklanmaktadır?...

Velhasıl kelam benim görüşüm ise bu son kısımda söylediklerinin yoğun varsayımlar taşıdığı yönündedir ki, an itibari ile İbrahim'den, Muhammed'e dek sürdüğü öne sürülen o hikayenin doğruluğuna dair şahsen geçerli, gerçek, bilimsel, tarihsel kanıtların pek ortada olmadığını noktasındayım. Benim görüşüm bu yöndedir, sevgiler...

Tgur

#154
kerem ,bu son aktarımında anladığım kadarı ile sizde kanal açılım işleri başlamış,nedir bu diye hemen direnmeyin 80 senelik hayatımda kanalı açılmış veya açılmakta olanlarla çok karşılaştım yani olayı yakından bilirim, zihninizde size ait olmadığını hissettiğiniz bir takım konuşmalar sesler var ,bunu aydınlatmak için sakin ve dirençsiz bir şekilde sözlerime kulak verin, direnç gösteren zihniniz tavırları olacaktır onları biraz dinlemeyip bu sese kulak verin,

Bu kıymetli sitenin çeşitli taraflarında özellikle bu kanal bilgi tartışmalarında çok defa bu konuya dokundum hatta 42 sahife ortalarından itibaren altı bölüm halinde kanal işleri hakkında aktarımlar yorumlar yapmışım ,ne kadar çokmuş unutmuşum hayret ettim,

https://www.baskalarinahizmet.com/index.php?msg=29421

Oldukça uzun ama size sadece ilk sahifesini okumanızı tavsiye ederim
her ne kadar "ıvır zıvır"la uğraşıyor isek bu seferlik şu direncinizi kırın ve zorlayıp okuyun ,zira bu hallerden kurtuluş bilgi bilgi almak direnip yine bilgi alıp özümsemek yani düşünmekle olur..

Ivır zıvırlı ifadeler ihtiva eden yazınızı silmenizin sebebinin ne olduğunu anlamak için biraz düşünün ve monoteist bir tarzda tapınılanın esasta oluşan her şeyde tezahür etmiş olduğunu anlayınız,

Sevgi..

Qui-gon jinn

#155
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem

Tek bir "kerem" yok Qui,birsürü kerem'ler var,tek bir bedende-zihinde bir sürü ses..
Bu seslerden bazıları akıl mantık süzgecinde duygulardan bağımsız ele alıyor meseleyi,net bu böyledir diyor.Diğerleri aklın otoritesini tanımıyor,"yanlış bişeyler var burda"diyor,kötü hissediyor.Diğerleri,"duygular yanıltıcıdır,aldanma"diyor,bazıları"akla da güvenilmez,duygulara da"..
Velhasıl tüm bu sesler,o kadar şiddetli çarpışıyo ki haftalardır uyutmuyo bu bedeni,sabahın 6sında uyandırıp sokaklarda yürütüyor,akşamın 9unda da yorgunluktan bayıltıp uyutuyor.


Sevgili Kerem, hislerini paylaşıyorum. Maalesef ki hemen hemen hepimiz o yada bu oranda sahte, zihin ürünü bir benliğin tahakkümü altındayız diyebilirim. Bu hususta bizlere verilen yegane tavsiye ise, bu ikilik yataran zihnin peşinden gitmemek, ikilği bırakıp Bir'lik makamının yolunu tutmak, ikiyi bir yapmaktır sadece ki, "ikiyi bir yapınca insanoğlu olursunuz ve eğer derseniz : "uzaklaş ey dağ!" ve dağ uzaklaşacaktır." - Thomas'ın İncili...:)

Kısa bir video da aklıma geldi şimdi Mooji babadan, onuda alıntılamadan geçmek istemem. Sevgiler.


Tgur

#156
kerem,inanışımda bilinç her şeydir ve en kıymetli hazinemizdir düşününce bütün barajlar yıkılır kanallanmadan evvel gelen en önemli haslet bence budur size yolunuzda güzellikler dilerim..

gerçek tosun paşa

#157
kerem, Tgur'un kast ettiği şey tam olarak kanallık. Kanallık düşünen, sorgulayabilen herkesin sahip olduğu bir şey. Hatta OP'ler bile doğrudan KH 'a olsa da kanal olabiliyorlar. Yani kanallık bir ilham olmak üzere düşünce havuzunda yüzme şeklinde olabilir. Senin aklına Kas. ve RA çalışmalarında olduğu gibi bir kanallık geliyor ama Tgur ondan bahsetmiyor. Biraz niyet etme ve kalbi açma meselesiyle gelişen bir durum bu. İlla bilinçli olması gerekmez.