Kur’an'da 19 Sistemi & Rashad Khalifa

Başlatan kerem, 02 Kasım 2021, 03:16:11

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#135
Bu "19 mucizesi" daha önce de belirttiğim gibi, "Bir deli bir kuyuya taş attı, kırk akıllı çıkaramadı" meselesi gibi görünüyor. kerem sen anladığım kadarıyla Arapça ve İngilizce biliyorsun. Edip Yüksel Amerika'da yaşıyor sanırım. Hatta ABD'de Reşad Halife'yle beraber de yaşamış, araştırmış. Onlarca yıldır bu mesele dönüp duruyor. Bu kadar zamandır "19 mucizesinden" (Kuran'daki 19 aritmetiğinden/ilginçliğinden) tüm çıkarabildiğiniz bu mu? "1974" mucizeciği mi? Bu kadar tantana bunun için mi? Hadi, Edip Yüksel hiç değilse Müslüman, tüm Kuran'ı, tüm İslam'ı savunuyor bildiğim kadarıyla. kerem senin Müslüman olup olmadığın da belli değil, hatta olmasan daha iyi olur sanırım, çünkü bir Müslüman'ın söylemesi/düşünmesi durumunda dinden çıkması anlamına gelecek şeyler söyledin Kuran'ın metniyle, içeriğiyle ilgili. Ki bu son mesajında Tanrı'nın eylemlerini sorgulama biçimin, en azından benim bildiğim İslam'la, Müslümanlıkla hiç uyuşmuyor. Müslüman değilsin ama 19'cusun bir şekilde. 19 mucizesi karşısında acizleştiğini, elinin kolunun bağlandığını söyledin ve zaten bizim bilgi kaynaklarımız açısından da bu konuda en hafif deyişle bir "takıntı" hali içinde olduğunu haykırıyorsun.

Reşad Halife'nin söylemlerine kabaca bir bakınca, üç büyük din arasında bir birleşme, ortak zemin, ortak hareket yaratma eğilimi gözlemledim. Yani "hak/hanif dinler" arası bir dayanışma, bir birleşme eğilimi. 19'culukta böyle bir eğilim var. Kuran'da 19 mucizesi bulunması, Yahudilere ve özellikle de Hristiyanlara ("Yüksek" Batı medeniyetine) yönelik olarak Kuran'ın, dolayısıyla İslam'ın çekiciliğine, ciddiye alınabilirliğine artı puan kazandıran birşey gibi kullanılmaya çalışılıyor sanki. Her ne kadar "dinler arası diyalog" muhabbetinin "Fethullah'la" kesişen yönleri olsa da, ben 19'culuğun ille de Fethullah'la bağlantılı olduğunu düşünmedim peşinen. Olabilir de ama ille öyle bir varsayımım yok. Ben Edip Yüksel'i veya şimdiye kadar rastladığım, Gürkan gibi videolarını izlediğim herhangi belirli bir 19'cuyu negatif eğilimli biri olarak görmedim açıkçası.

kısacası kerem, seninle İslam veya Kuran üzerinden bir tartışma yürütmenin bir anlamı yok sanırım. Yani bu forumda esas alınan kaynaklarla Kuran/İslam arasındaki uyuşma ve uyuşmazlık noktalarını tartışmanın çok anlamı olmayacak. Sen zaten bu konuda temel bazı farkındalıklara sahipsin gibi görünüyor. Kuran'dan, İslam'dan, İslamcılıktan yalıtık bir şekilde 19'culuğu tartışmanın da çok anlamlı olmayacağını düşünüyorum. Siz 19'cular Kuran'daki "19 ilginçlikleri" ve "1974 mucizesi" dışında, bu mucizenin hayatlarımızla organik bir bağlantısı, bir faydası, bir yol göstericiliği olduğuna dair somut bir kanıt veya iddia ortaya koymadıkça 19'un, 19'culuğun neyini tartışacağız? Bu konunun bize hayrı nedir? Faydası nedir? Senin gibi takıntı haline getirmemizi mi istiyorsun, konuyu "kendi kaynaklarımızla" ilişkilendirmeye çalışarak?

Ra'yı epey okumuş birine benziyorsun. Sana ne ifade ediyor? 19 dışında ruhsal olarak ilgini çeken birşey yok mu?

gerçek tosun paşa

#136
Evet tüm yorum yapan arkadaşların yazdıklarını okuduğumda 19 ile ilgili son derece ilgi çekici ve "mucizevi" bir taraf olabilir. Ama bir konuda felsefe yapmak doğru soruların nizami bir sırayla sorulmasıyla mümkündür. Mesela mucize nedir? 19'da bizim anlamadığımız sayılar ve matematikle ilgili yoğunluklar arası kozmik bir kural olabilir. Pekala benim düşüncemde tam olarak böyle. Sanıyorum Kas.lar bu sayılar ve numerolojiyle ilgili son derece önemli olduğunu belirten referanslar vermişti fakat biz 5Y altı madde reenkarnasyonlarının 3. aşamasında olarak zaten evren, varoluş, madde, maddesizlik, eter ve anti-madde, alan derinliği vs. gibi yüzlerce konuda çok kısıtlı bir algıya sahibiz. Tabii bu durum anlamlandırma ve farkına varma isteğinin, çabasının önüne ket vurmamalı.

Arkadaşların belirttiği gibi bu çabalar farkındalık üzerinde bir engel teşkil etmemeli bir takıntıya dönüşmemeli diye düşünüyorum. İnsanların evrenin sayısal yapısını çözebilecek bilgi ve deneyime tam olarak ulaşamayacağını, farz edelim ki ulaşsalar bile etkin olarak kullanamayacaklarını düşünüyorum. Bunun yanında ister KH olsun ister BH, 4Y den itibaren bu sayıların bambaşka bir matematikle kullanıldığını da öyle ya da böyle kestirebiliyorum.

Şahsi fikrimce kendini mutlu ve huzurlu hissedebileceğin inanç yapına ulaşmak için 19 veya başka bir ölçütü amaç edinmemelisin. En iyi bildiğimiz konuyu bile %100 olarak kavrayabilmemiz mümkün değil. Hem genetik olarak hem dualite gereği bu kavrayış mümkün değil. Her anlam çift yönlüdür. Bizim bu çift yönlülüğü anlamlandırıp bazı şeyleri idealize edebilecek görüşleri sentezleyerek oturtabilmemiz ve bu teoriyi belirli prensiplerle ya da terbiye yöntemleriyle hayatımıza pratik olarak uygulayabilir hale gelmemiz elzemdir. Gerisi gücümüzün ötesinde ve belki de beyhudedir.

kerem

#137
Benim belirli bir pozisyonum yok şu an evet bozadi.Görüşlerim çok dramatik bi şekilde değişiyor bazı dönemler,şu aralar da öyle bir dönemdeyim.İslam hakkındaki fikirlerimde yanılıyor da olabilirim,bunlar sadece bende oluşan fikirler,kimsenin fikirlerinin çok önemli olduğunu düşünmüyorum üstelik kimseyi yanıltmak istemiyorum.Bunun için meseleleri hararetli bir şekilde savunamıyorum.Niyetim o ki hayatın/tanrının/hakikatin benden istediği bir şey varsa o nedir onu bulmak ve ona göre yaşamak.Bu yolda dediğim gibi kur'an açıkladığım sebeplerden ötürü benim için zorlayıcı(challenging)bir kaynak.Ve bu cidden hakikati içeren bir metinse ona boyun eğmekten başka bir şey yapamam,uyarı içeren bir metin çünkü.Uyarı+kendi kaynağı konusunda meydan okuyan bir söylemle&kanıtla karşılaşınca yapılacak tek iş onu ciddiye almaktır,bu seni zihinsel olarak ne kadar rahatsız etse de..Burada soğukkanlı bir şekilde yazdığıma bakma,son haftalarda çok ağır depresyona,dehşetengiz bir içsel huzursuzluğa soktu bu durum beni.Zihninde bu konularla alakalı ne kadar çok imaj/önyargı/deneyim varsa o kadar sancılı oluyor o imajların çarpışması.
Dediğim gibi sırf bana kalsa "düşünce"nin kendisi problem,onu yok etmeye bakardım..Baktım da zamanında.Lakin öte yandan da bir sorumluluk duygusu var,"ya yanılıyorsam?"var..
Burada açılan konuyu ciddiye almıyor olabilirsin,"kime ne yararı var?"diye soruyorsun.Ben gerçekten bilmiyorum bu sorunun cevabını.Bir iddia var,bir kaynak sana Tanrı mesajı,hakikat olduğunu söylüyor,bunun için de böyle bir kanıt sunuyor.Bunun günlük hayattaki pratik değerini,yahut müthiş huzurlu bir hayata götürüp götürmeyeceğini bilmiyorum,lakin ortada tek bir huzur duygusu varsa bu da eğer bu hakikatse ona uygun yaşamanın(çelişki içinde yaşamamanın)verdiği huzurdur."happiness is submission to God"demiş mesela Reşad,kur'anda da benzer bir ifade vardı 13.cü surede..
Velhasıl kendi özelimde bir huzur,bir mutluluk olduğunu görerek gitmedim hiçbir görüşe.Hep bir müthiş çelişki,dünya görüşümün altüst olmasının getirdiği müthiş bir hüzünle "sürüklendim"o noktaya. Rollar coaster gibi yani.Dolayısıyla bir dünya görüşünün"ne faydası var?"inan bilmiyorum,bir şey doğruysa o seni er geç bulur ve kabul etmek durumunda kalırsın.Onunla yaşamayı öğrenirsin,bi bakarsın çok da zor değilmiş öyle de yaşamak,bi şekilde yaşanıyormuş..
Bu başlığı açarken herhangi bi"farkındalık uyandırma"vs.gibi bir amacım yoktu asla,kendi derdime derman bulur muyum diye açmıştım.Şimdi düşünüyorum da burada konuşulan konu benim için çok temel bir konu,eğer bir şekilde bu mesele bir hakikat içeriyorsa ve birileri bu foruma girip bu tartışmalarla "doğru"bir yöne giderse,bu bir kazanımdır benim için sanırım.

kerem

#138
"Ra'yı epey okumuş birine benziyorsun. Sana ne ifade ediyor? 19 dışında ruhsal olarak ilgini çeken birşey yok mu?"

Ra benim için epey bişey ifade ediyor,dilini,olaylara yaklaşımını,verdiği kavramları epey "kullanışlı"buldum,başka bir dünyaya açılan bir kapı gibi."Birlik"konusundaki temel felsefesi zaten hep ilgimi çekiyodu.Hatta birlik yahut"non-duality"benim en ilgimi çeken konu.Maharaj ve Krishnamurti'nin yeri bende ayrıdır.
Velhasıl 19 meselesi benim"ruhsal olarak"ilgimi çeken bir mesele değil,mantıksal olarak ilgimi çeken bir mesele.Hayat hakkında ne düşünürsem düşüneyim,ne hissedersem hissedeyim,mantıksal olarak tutarlı ve zorlayıcı bu tarz bir şeyle karşılaştığımda onu görmezden gelemem.
Şimdi bu noktada,monoteist bir kaynağın ciddi bir meydan okumasıyla karşı karşıyayım,sahip olduğum bilgi bunu hafife almamı engelliyor.Tam da bu yüzden,hissettiklerim,düşüncelerim ve aklım arasında bir çelişkinin ortasındayım. Hislerim de yanılıyor olabilir aklım da..Tüm bunları uzlaştırmanın bir yolu var mı ona bakmaya çalışıyorum işte,bu başlığın burada açılması da bu yüzdendi.Belki arpa boyu yol gidilemedi,belki de bir şeyler değişti,inan aklımın erdiği şeyler değil.Bildiğim tek şey,eğer bi yerde büyük bi çelişki varsa o çözümlenmeden yakanı bırakmaz.Yapmaya çalıştığım da bu meseleyi bir şekilde çözüme bağlamak.

bozadi

#139
Paylaştıkların için teşekkürler kerem.

Alıntı YapEklenti:
Niyetim o ki hayatın/tanrının/hakikatin benden istediği bir şey varsa o nedir onu bulmak ve ona göre yaşamak.


Diyelim ki "19 mucizesi/kanıtı" doğru, geçerli. Bu durumda hayatın/tanrının/hakikatin senden istediği nedir sana göre?

bozadi

#140
Sen "19 mucizesini/kanıtını" zaten doğru kabul ediyorsun. 19 mucizesi Kuran'ın/İslam'ın doğruluğunu kanıtladığına göre, Kuran'a, İslam'a, Allah'a inanmaya, itaat etmeye, "teslim olmaya" direnç gösteriyor, reddediyor olman neyden kaynaklanıyor? 19 mucizesinin yeni açılımları olacağını ve o açılımların, o keşiflerin senin mevcut direncini, şüphelerini ortadan kaldıracağını mı düşünüyorsun?

kerem

#141
19 sistemi İslam'ın doğru olduğunu kanıtlamıyor,kaynağının görünen o ki bizi çok aşan,zaman dışı ve olaylar üzerinde istediği gibi oynayan bir kaynaktan geldiğini gösteriyor.Mesele de burada düğümleniyor;bu kaynak nedir?
İki seçenek var;ya gerçekten kur'anın anlattığı şekliyledir,her şeyin kaynağı yani Tanrı'dan geliyordur-ki bu oldukça tutarlı.-
Ya da yine"yukarı"dan farklı bir kaynaktan geliyordur.Bizim düzlemimizde o kaynağın ne olduğunu bilebilmek mümkün değil,sadece bizi çok aşan bir kaynak olduğunu bilebiliriz.Bu devrede kanallık bilgileri farklı bir alternatif sunma kapasitesine sahip işte.K'lara göre zaten zaman, olay falan hak getire anladığım kadarıyla. Kertenkelelerin istedikleri gibi "zamanda ileri ve geri gitmek suretiyle olaylara ve özgür iradeye müdahale"ettiklerini söylüyorlar.Bu,yukarıdaki 1.ci seçeneğe alternatif olacak tek açıklama.Bu durumda 19 sistemi gibi bir şeyin kaynağı gayet bu varlıklar olabilir.
Fakat burada"peki bu bilgileri"n doğru olduğunu nereden bilicez?sorusu ortaya çıkıyor. Herhangi bir kanallık bilgisini kastediyorum. Kur'anın bir "kanal"olarak kendi kaynağı hakkında bir delili var elinde,peki öteki taraf diyelim,ona nasıl güveneceğiz?
Bu,bu kaynakları küçümsediğiminden söylediğim bir şey değil,aksine bir şekilde iletişim kurmak,güven duymak istediğim için sorduğum bir soru.Bir ipucu,güveneceğim bir "delil"koyun ki ortaya aramızda sağlıklı bir ilişki olsun.(bu kaynaklara hitaben söylüyorum:)
Öte yandan İslam'ın bazı kavramlarını içselleştiremiyorum,bunun da ötesinde bilinçaltımda bu sayfanın kaynaklarının getirdiği felsefenin birikimi var tabi.İslam'ı değerlendirirken otomatik olarak bu kaynakların getirdiğiyle bir okuma yapıyorum.
Tabi kendi hayatımda deneyimlediklerim,çok yoğun dinlediğim adamların,felsefelerin de etkisi var.Özellikle Krishnamurti'nin etkisi bende devasadır.
Velhasıl tüm bunları çöpe atmak da gerekebilir,gerçekten bilmiyorum.Dediğim gibi akıl,hisler,içgörüler vs..hepsi muazzam bir karmaşa içerisinde. Ya akıl bunların hepsini bi hizaya getirecek,ya yanıldığını farkedecek,yeni bilgiler ona yol gösterecek yahut başka şeyler olacak,kestiremiyorum.
Fakat beyin,değişime aşırı dirense de bir yolunu buluyor hayatta kalmanın.Öyle ya da böyle ertesi gün kalkıp işini yapıyorsun.

kerem

#142
"Diyelim ki "19 mucizesi/kanıtı" doğru, geçerli. Bu durumda hayatın/tanrının/hakikatin senden istediği nedir sana göre?"

Bu sorunun cevabını ben de tam bilmiyorum. Tanrı'yı birlemek/tevhid nedir? Ne anlama gelir? Muhammed,o gün oradaki putları yıktı,putlar ne anlama geliyordu?Bu savaşın günlük hayatta/bilinçte karşılığı nedir,yahut böyle bir karşılık var mıdır?
Öte yandan dinin istediği görünürde belirli şeyler var tabi,namaz,oruç,infak gibi.Bazı şeylerden kaçınmak;alkol,aşırılık vs.
Fakat İslam'ın temel mesajının Tanrı'yı her şeyden öte bir yere konumlandırıp onunla hiçbir şeyin ortak olamayacağını ilan etmektir kendi kendine,bunu kabullenmektir.Peki yine bu pratikte ne anlama gelir? Bilmiyorum.

bozadi

#143
Baştan beri aslında net sayılabilecek bir şekilde ifade ettiğin birşeyi ısrarla anlamadığımın veya yanlış anladığımın farkına vardım. Yani diyorsun ki,

"19 mucizesi aslında Kuran'ın doğruluğunu kanıtlamıyor; 19 mucizesini zaman yolculuğu yapan negatif varlıklar Kuran'a yerleştirmiş olabilir kafa karıştırmak için. Ama böyle bir olasılığın/imkanın varlığına işaret eden Kasyopya bilgilerinin genel güvenilirliğine nasıl inanacağız/güveneceğiz?"

Valla K bilgilerini genel itibariyle doğru kabul etsek bile (ki ben ediyorum), K'ların kendi açıklamalarına göre celselerde bilgileri alan tarafın arzu ve korkularından, önyargılarından veya uğradıkları psişik saldırılardan kaynaklı %30 civarında sapmış [yanlış] bilgi var. Ha, buna rağmen "genel güvenilirlikten" nasıl emin olabiliriz dersen, bu da son derece sorunlu bir iş. Senin "keyfine" kalmış birşey. İster güvenirsin, ister güvenmezsin. Oku, incele kendin karar ver. Kasyopyalılar bizzat bu "doğruluk kanıtı" arayışının ve özellikle de bu doğruluğu test etmek için kehanet tarzı bilgiler verilmesi beklentisinin "çok sorunlu" bir yaklaşım olduğunu vurgulamışlardı. Ortada hayatın, varoluşun bir sürü yönüyle ilgili bilgi veren muazzam bir kaynak var (Ra bilgileriyle birlikte ve tabi bu kaynaklara "inanan, güvenenler" açısından). Sen bu muazzamlıktan sadece "19 mucizesinin" şeytan işi olduğunu kanıtlama aracı olarak mı yararlanmak istiyorsun? Celselerde bizzat bu konuda soru sorulması ve cevabının alınması dışında böyle bir "kanıtın" (ne kadar kanıt sayılırsa artık) sağlanabileceğini hiç sanmadığım gibi, senin Kasyopya celselerini sadece böyle bir sebeple (sadece amaçladığın kanıtlama işine hizmet edecekse) anlamlı bulacakmış gibi bir görüntü çiziyor olman, çok önyargılı ve sorunlu bir yaklaşım gibi geliyor bana doğrusu.

Üstelik bir yandan 19 mucizesinin şeytan işi olduğunu kanıtlama arzusu duyuyor gibi görünürken, bir yandan da "ya öyle değilse, ya doğruysa" gibi bir şüphen de olduğunu söylüyorsun yanlış anlamadıysam. Yanlış mı anlıyorum?

kerem

#144
Doğru anlıyorsun.Kur'an kaynağının kendi adına "ilahi"liğini doğrulamak adına kanıtı var,bunu hem metnin kompozisyonundaki ustalığı hem de bu sistemin açığa çıkış zamanı,reşad'ın hayatındaki ürkütücü rastlantılarla vs.gösteriyor.Bi güç,baya oturup dalga geçmiş insanlarla,yapabildikleri açısından.Buna Tanrı demek kendi içinde en tutarlı seçenek.
Öte yandan belki "yukarı"nın nasıl bi yer olduğunu bilebileydik,oradaki her varlığa Tanrı derdik,bu tarz bir tarih,matematik üzerinde yetkinliğin orası için çocuk oyuncağı olduğunu kavrardık..Fakat ne nasıl kaynak alınacak,neye nasıl güvenilecek,yine "yukarı"nın ne menem bir yer olduğu bu kaynaklarda anlatılıyor,bu kaynaklara güvenmenin/doğrulamanın yolu ne?İnandığın her şeyi çöpe atmanı gerektirebilir zira böyle bi soru,bu konu açısından.
Benim açımdan bizim düzlemimizle,yukarının kesiştiği tek alan UFO fenomeni,elle tutulabilir bir şeyler sunuyo orası.Tabi kanallık,bununla doğrudan ilişki ikinci mevzu,Don Elkins ve Carla'nın yolculuğu da UFO olaylarını araştırarak başlıyor.

Velhasıl bu konu özelinde,yukarıda neler döndüğüyle alakalı detaylı bir resim gerekli bana,bi yerlerde bir ipucu,doğrulanabilecek bir kaynak vs.Yoksa tüm kanallık bilgileri,söylenen her şey havada kalan,kulağa hoş gelen teoriler olarak kalmaya mahkum.Oldukça sinir bozucu bi durum.

bozadi

#145
Ra bilgilerinde ama özellikle Kasyopya bilgilerinde ufolojiyle ilgili epeyce bilgi (veya "potansiyel" bilgi) mevcut. Pleiades Bilgilerini de dahil edebiliriz buna. Bunları temel ve çok önemli "kanal" bilgileri olarak vurguluyorum tabi. Kanal bilgisi dışında ufolojiyle ilgili çeşitli başka kaynaklar da olduğu muhakkak. Ama bu kanal bilgileri bu forum açısından kesinlikle öncelikli ve bu önceliği hak ettiklerinden hiç şüphe duymuyorum.

K'lar bizim "yukarıya" çok veya ayrıntılı olarak hakim olmamızın imkansızlığına dikkat çekiyor. Arada bilinç anlamında ciddi bir mesafe, bir uçurum var çünkü. Ama bizi ilgilendirdiği kadarıyla önemli bazı bilgilere ulaşılabileceğinden şüphe duymuyorum.

Yukarı dediğimiz şeyin temelde 4 ayrı yoğunluk seviyesini kapsadığını göz önünde bulundurmak gerek. Senin de bildiğin gibi "yukarı" diye homojen tek bir yer, tek bir alem yok. Elimizdeki kanal bilgilerinin tek başına ufolojiden çok daha isabetli, faydalı, koruyucu bir niteliğe sahip olmasının nedeni, bu çok boyutluluğa dair çok sağlam (bence) bir kozmoloji (varoluş haritası) sunuyor olmaları. Burada en önemli iki kavram "yoğunluklar" ve "BH-KH" düalitesi. Tabi hepsi ve herşey birer "bilgi/farkındalık" konusu teşkil ediyor.

Ra'da geçmiyor ama K'lar 5. yoğunluğun önceki 4 adet yoğunluk seviyesinde bulunan varlıkların enkarnasyonlar arası düşünme/değerlendirme merkezi olduğunu tekrar tekrar vurguluyorlar.

Birlikte, elimizdeki belli başlı kaynaklara ve web başta olmak üzere erişebileceğimiz çeşitli diğer kaynaklara dayalı olmak üzere "yukarıda neler döndüğü" meselesine dair bir resim ortaya koymaya çalışabiliriz, parçaları birleştirmeye çalışarak. Bu basit veya kısa sürede halledilebilecek bir çalışma olmaz tabi.

bozadi

#146
Sağlam bir pozitiflikle donanmadan KH güçlerinin faaliyetlerinin ayrıntılarını keşfetmeye çalışmak sorunlu olabilir. KH güçlerinin faaliyetleriyle ilgili en çok dikkatimizi çekmesi gereken hususlardan biri, Kuran'ı nasıl "hack'ledikleri"nden (eğer gerçekten böyle birşey olduysa) ziyade BİZİ nasıl hack'lemekte olduklarını anlamaya çalışmaktır.

İçimizde, beynimizde, zihnimizde, gönlümüzde dolaşan tüm negatif duygu ve düşünce enerjileri, her ne kadar kökleri bizim kendi egomuzda, kendi özgür irademizde bulunsa da, KH güçleri tarafından güçlendirilip derinleştiriliyor, çeşitlendiriliyor, biz bunun pek farkına varmadan. Tam şu anda bile, özellikle de böyle konularla ilgilenen, az çok BH eğilimli/potansiyelli olan insanların negatif duygu ve düşünce enerjilerini tırmandırmaya, derinleştirmeye, karmaşıklaştırmaya, BH eğilimlerini bloke etmeye çalıştıklarına hiç şüphe yok. Düzenli veya sürekli olarak negatif müdahalelerin muhatabıyız. Yani KH varlıklarını (4KH, bazen 5KH) uzaklarda, başka boyutlarda aramaya gerek yok; içimizdeler. Ve onları tanımanın en iyi yolu negatif duygu ve düşünce enerjilerimizi, düşünce kalıplarımızı incelemek ve negatifliğin, olumsuzluğun farkına varıp pozitifliği egemen kılmaktır.

Ra'yı, K'ları "değerli" kılan başlıca şeylerden biri bu. İlgimizi çeken ve epeyce tartışma konusu olmak zorunda kalan karmakarışık konularla ilgili bir sürü bilgi ve ipucu veriyor olmalarının yanında, sürekli olarak hakikatin özdeki çocuksu basitliğine dikkat çekiyor olmalarıdır. "Bu kaynakların doğruluğundan nasıl emin olabiliriz?" sorusu, bu kaynakların "karmaşık" konularda verdiği bilgiler için makul bir şüphe olabilir. Ama bu kaynakların verdiği EN BASİT VE EN ÖNEMLİ konularda böyle bir soru sormanın, böyle bir şüphe duymanın hiçbir manası, hiçbir gereği yok. Temel olarak sorgulanması gereken şey kaynak değil, sensin, benim. Biz neden kendi kendimize zarar veren bir modda yaşıyoruz?

kerem

#147
Herhangi bi konuda herhangi bir şey söylenebilir bozadi,dünyayı yorumlamanın sayısız yolu var,ve inan birbiriyle çelişen herhangi iki yorum da aynı derece ikna edici görünebilir.Elimizde "intellect"denilen halttan başka enstrüman yok,hissettiklerin,sezgilerin falan var bi de fakat bunların hiçbiri birbirinden ayrı değil.Söylenilen her şey senin söylediklerin,söylediğim her şey benim söylediklerim,tüm söyleyenen tek bildiğimiz sadece kendi konuştuklarımız.O kadar çok konuşuyoruz ki,her gün her saniye,o kadar devamlı ki tüm konuşulanlar,konuştuğumuz dünyayı kendimiz yaratıyoruz,belirli referanslar veriyoruz,o referansa uymayanı "yanlış"ilan ediyoruz.Belirli deneyimlerimiz var,hoşumuza gitmeyen şeyler,hoşumuza gidenler..Kavramlar,kavramların hissettirdikleri,kelimeler,kelimelerin çağrıştırdıkları.. Hepsi kendi dünyamız;bi çöplük.
Bir şeyi ne kadar samimi söylersen söyle,ona istediğin kadar sempati besle,"hakikat"diye bir şey varsa eğer bu senin tüm içgörülerine aykırı gelebilir,dünyanı başına yıkabilir,literal anlamda her şey ama her şey olabilir,her şey mümkün..
Velhasıl,heralde ne dense boş.Tüm mistik/dini metinler içerisinde kur'an metnini en azından teknik olarak özel kılan -bence çok zorlayıcı-bir konu var.İddia sahibi evrenin sebebi,her şeyin hakikati olan Tanrı olduğunu iddia ediyor,bu mesaj aracılığıyla insanları uyarıyor.
Bu arada bu konunun rahatsız etmediği/ parazit yapmadığı bi zihnin konuyu anladığını zannetmiyorum.İnsanların konuştuğu şeylerin büyük çoğunluğu hikayedir genelde fakat en şok edici şeyleri bile hikaye olarak dinleyebilme kapasitesine sahip insan beyni.

bozadi

#148
kerem, bu son mesajında söylediğin şeyler bana celselerden şunu hatırlattı:

Alıntı YapEklenti:

S: (L) Şu anda kendimi çok sefil hissediyorum.

C: Kertenkele telkini.

S: (L) Buhranlı berbat hisler Kertenkelelerin telkinleri mi?

C: Her zaman olduğu gibi.

bozadi

#149
"KH varlıklarını uzaklarda, başka boyutlarda aramaya gerek yok, içimizdeler" derken bunu kastetmiştim.