Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü
avatar_fidelista

Çin'den gelen Covid aşısı

Başlatan fidelista, 05 Aralık 2020, 16:13:57

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

gerçek tosun paşa

#30
Bozadi sağol. Bu adamı bilmiyordum. Dikkatle takip edeceğim.  Aşı karşıtı mitinglerin olmasını insanların sömürünün peşinde hakkını aramasını canı gönülden destekliyorum.

Bu arada Youtube 'un meşhur algoritması öyle bir pislik ki kimsenin şikayet etmesine gerek yok. Kendi bir süre sonra videoyu kısıtlayabilir hatta tamamen silebilir. Facebook, Instagram, Youtube, Google gibi dev firmaların hepsi aynı bokun düşmemesi için mükemmel bir çaba içerisindeler.

Sözde özgür düşünce ve ifade alanı sosyal mecraların uyguladığı oto sansür akıllı bilgisayar yazılımlarının güzel bir örneği.

bozadi

#31
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Bozadi sağol. Bu adamı bilmiyordum. Dikkatle takip edeceğim.  Aşı karşıtı mitinglerin olmasını insanların sömürünün peşinde hakkını aramasını canı gönülden destekliyorum.

Bu arada Youtube 'un meşhur algoritması öyle bir pislik ki kimsenin şikayet etmesine gerek yok. Kendi bir süre sonra videoyu kısıtlayabilir hatta tamamen silebilir. Facebook, Instagram, Youtube, Google gibi dev firmaların hepsi aynı bokun düşmemesi için mükemmel bir çaba içerisindeler.

Sözde özgür düşünce ve ifade alanı sosyal mecraların uyguladığı oto sansür akıllı bilgisayar yazılımlarının güzel bir örneği.
Evet, youtube'un otomatik bilgisayar analizleri de politikalarına uymayan (!) videoların tespitini ve kaldırılmasını sağlıyor olabilir. Şimdiye kadar buna dair olay veya iddialara hep İngilizce içerikli videolarla ilgili olarak denk gelmiştim. Belki Türkçe ses içeriklerini de denetliyor olabilirler.

Yalnız, bu sayfanın en üstündeki mesajımda SEMRANIN MASALI adlı youtube kanalından alıntıladığım iki videodan ilki de şu anda aynı sebeple (YT hizmet şartlarının ihlali) yayından kaldırılmış. O iki videoda Bilge'nin tweetleri gösteriliyordu. Görsel metin içeriklerini tarayıp otomatik olarak kaldırılmış olabilir ama öyle sanıyorum ki daha ziyade içerikte adı doğrudan veya dolaylı bir şekilde geçen şahıs veya kurumların şikayeti üzerine kaldırılmıştır. İkinci video henüz kaldırılmamış. Hatırladığım kadarıyla ilkinde daha dikkat çekici, suçlayıcı iddialar vardı.

bozadi

#32
10 Temmuz 2021

Üçüncü doz bilmecesi... "Son derece sakıncalı"
Aşılamada 3. doz bilmecesi sürüyor... Erdoğan'ın açıklaması sonrası 1 Temmuz'da resmen başlayan 3. doz aşılamaya bilim dünyası temkinli. Son tepki Prof. Dr. Murat Akova'dan...
Hacettepe Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Murat Akova'dan dikkat çeken 3. doz aşı çıkışı... Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın 1 Haziran'da katıldığı TRT canlı yayınında 3. doz aşı yaptırdığını açıklamasıyla başlayan tartışma sürüyor.

Erdoğan'ın "Ben 3 aşımı oldum. Bir de, o üç aşıdan sonra antikor yükseldi mi, yükselmedi mi bununla ilgili adımı attım. Hamdolsun 2160'ı yakaladım" ifadeleri sonrası 1 Temmuz'da 3. doz aşılama Türkiye'de resmen başladı.

BİLİMSEL DEĞİL ÇIKIŞI

Bilim insanları ise 3. doza temkinli... Geçtiğimiz gün üçüncü doz aşılama için onay isteyen Pfizer'a, "Şimdilik gerek yok, bilimsel veri olmadan 3. doz gerekli değil. Ancak bu verileri inceleyip öyle karar veririz" şeklinde yanıt veren Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ile Salgın Hastalık Kontrol Merkezi'nin (CDC) bu çıkışına da değinen Prof. Dr. Akova, Türkiye'de başlayan üçüncü doz aşı uygulamalarının bilimsel olmadığını düşündüğünü söyledi.

SON DERECE SAKINCALI

Prof. Dr. Akova durumun son derece sakıncalı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

"Şimdi Türkiye'de şu anda biliyorsunuz muazzam bir 3. doz kampanyası diyeceğim, öyle bir durum söz konusu. Bence bilimsel açıdan son derece sakıncalı olan bir durum bu. Doğrudur varyantlara karşı bütün aşıların bir azalmış etkinliği söz konusu. Ama bu azalmış etkinlik hep nötralizan antikor üzerinden yapılan değerlendirmeler üzerinden. Dolayısıyla 3. dozun buna katkısı ne kadar olacak, katkısı olursa bu 3. dozların ekstra bir zararı olacak mı, yan etkisi olacak mı, bütün bunları önce bir bilimsel çalışma içerisinde yapıp ona göre karar verilmesi lazım. Belki günün birinde 3. doza ihtiyacımız olacak ama bunun belki de varyantlara karşı geliştirilmiş yeni bir aşı ile olması gerekecek, ya da elimizdeki aşılarla yapmak zorunda kalacağız. Ama bu henüz bilimsel bir soru."

ACELE ETMEYİN UYARISI

Dünyada henüz üçünçü doz aşı uygulayan ülke olmadığına işaret eden Prof. Dr. Akova, sözlerini şöyle noktaladı:

"Son olarak hala aynı şeyi diyorum, aşılanın, hangi aşıyla olursa olsun mutlaka aşılanın ama 3.doz aşı için de şu anda çok da acele etmeyin."


Kaynak: OdaTV


bozadi


bozadi

#34
Ülke TV'nin genel ideolojik yapısıyla son derece uyumsuz biri olmama rağmen zaman zaman gerçekten beğendiğim bazı sorgulamalar yaptıklarını gözlemliyorum. Bu programdaki konuk olan göğüs hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Serhat Fındık tüm kovid aşıları ama özellikle mRNA aşıları konusundaki meseleyi olağanüstü derecede basit ve güzel açıklamış gibi göründü bana. Bilgehan Bilge'nin  tavrıyla da son derece uyumlu görünüyor. Ve düşünebiliyor musunuz, bu insani tavrı gösteren doktorlar veya tıp uzmanları bu camiada resmen çok küçük bir azınlık teşkil ediyorlar. Doktorların/tıp uzmanlarının çoğunun nasıl bir karanlığın içinde olduğunu düşünebiliyor musunuz?! Elbette "Dünya Sağlık Örgütü" denen ve aşağılık bir yönetimi olduğunu düşündüğüm kurumun şiddetli baskısının da bunda etkisi var ama bu durum doktorları aklıyor mu gerçekten? Hiç sanmıyorum.

Ve ne gariptir ki ülkemizin anaakım "Solcu" çevresi de mRNA aşıları konusundaki global faşist baskıları destekleyen bir tavır alıyor!

bozadi

#35
Yine ideolojisiyle uyumlu olmadığım halde bazı sorgulamalarını çok değerli bulduğum bir kişinin programındaki güzel bir ifşa...

Op.Dr. Mehmet Okan Özdemir'in açıklamalarından kısa bir örnek:


bozadi

#36
Bomba bomba bomba...

1 saatlik bir program ama konuyla ilgilenen herkesin izlemesi gerekir. (video oynatma hızı 2'ye alınarak yarım saatte izlenebilir, nispeten rahat anlaşılıyor)

Amerika'da yaşayan Türk bilim kadını Doç.Dr. Neva Çiftçioğlu


walldes

#37
Can ataklının aşı İle ilgili yeni YouTube yayınını izledim. Her türlü yayının altındaki Yorumlara göz atmayı ve şöyle bir  kabaca okumayı da severim. Yayından daha ilginç fikirleri olan insanlara rastlamak hatta onlar sayesinde yeni kanallar yazılar vs keşfetmek mümkün oluyor. Neyse Şöyle bir yorum gördüm. Kaynak maalesef yok. Web de bu şekliyle arayınca da bir şey bulamadım. Ama nano ferritin gerçekten demir tozu mu? Ve aşının içinde ne arıyor? Buna ilişkin bilgisi olan var mı? mRNA aşılardaki, SpNF (nano Ferritin/ magneto demir tozu) ekli Spike Protein; olanları alıcı/vericiye dönüştürüyor, uzaktan manipulasyonla istenilen organa yönlendirmek, başka işlevler yüklemek, kalabalıkları kontrol (ışınla dayanılmaz ısı vermek, gibi).
mRNA; Damar tıkanıklık, felç, beyin kanaması yapar (Thrombosis/Emboli). Myocarditis (Miyokardit), kalp kas/kapakcık iltihabı. Demir tozları (Spike Protein) omuz kasında (Deltoid) kalmayıp tüm gövdeye yayılarak çok olumsuz organ hasarlarına yol açabilir. Dalak, karaciğer, kemik ilik, lenfler, adrenalin bezi, yumurtalıklar...birikebilir. Anne sütünden bebek etkilenir. mRNA aşılı olmayanı bile olumsuz etkileyebilir.
Aynı zamanda değişik ülkelerde uydurma "varyant" patlaması; demir tozlarını; 5.6.7G/WiFi/RF/Işınla uzaydan bile manipule ederek gerçekleşiyor.

Aşılardaki demir tozlarını ışınla manipule ederek kalabalıkları kontrol için de kullanıyorlar (ADS/ Active Denial System)
Aşı olmayanları, "virus yayıyorlar" suçlamasıyla karanlık oyunlarını saklıyorlar.
mRNA aşı olanları 6-12 ayda bir, sürekli 'güncelleme' yapmak zorunda bırakacaklar. Kendi bağışıklık sisteminizin Grip'i atlatması şeklinde geçecek rahatsızlık, ilaç tekellerinin Katrilyon aşı pazarına dramatik senaryo yapıldı.

mRNA aşıda ayrıca:
Grafen, Asetemit, Heksan, şeker ve kolestrol var. Grafen akciğer kanseri nedeni. Asetamit; lâke, cila, vernik yapımında kullanılan solvent.
Heksan; kanserojen ancak saklıyorlar. Baş ağrısı, Yorgunluk, sersemlik, bulantı/kusma, göz/boğaz yanması, kaşıntı yapıyor.

BionTech aşı, Dr. U. Şahin $8.2 Milyar sahibi ve pazarı genişletmek için burada!

Covid; bir uluslararası proje. Nato/Pentagon/Darpa/DynaCorp, Fransız Sanofi Alentis, Hollanda, Royal Dutch Shell, Çin, Wuhan lab. ABD'deki asker hastane laboratuarlar (Ft. Detrick, Ft. Belvoir....), John Hopkins University Hastane... hepsi içinde...



 

bozadi

#38
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen walldes

Can ataklının aşı İle ilgili yeni YouTube yayınını izledim. Her türlü yayının altındaki Yorumlara göz atmayı ve şöyle bir  kabaca okumayı da severim. Yayından daha ilginç fikirleri olan insanlara rastlamak hatta onlar sayesinde yeni kanallar yazılar vs keşfetmek mümkün oluyor. Neyse Şöyle bir yorum gördüm. Kaynak maalesef yok. Web de bu şekliyle arayınca da bir şey bulamadım. Ama nano ferritin gerçekten demir tozu mu? Ve aşının içinde ne arıyor? Buna ilişkin bilgisi olan var mı? mRNA aşılardaki, SpNF (nano Ferritin/ magneto demir tozu) ekli Spike Protein; olanları alıcı/vericiye dönüştürüyor, uzaktan manipulasyonla istenilen organa yönlendirmek, başka işlevler yüklemek, kalabalıkları kontrol (ışınla dayanılmaz ısı vermek, gibi).
mRNA; Damar tıkanıklık, felç, beyin kanaması yapar (Thrombosis/Emboli). Myocarditis (Miyokardit), kalp kas/kapakcık iltihabı. Demir tozları (Spike Protein) omuz kasında (Deltoid) kalmayıp tüm gövdeye yayılarak çok olumsuz organ hasarlarına yol açabilir. Dalak, karaciğer, kemik ilik, lenfler, adrenalin bezi, yumurtalıklar...birikebilir. Anne sütünden bebek etkilenir. mRNA aşılı olmayanı bile olumsuz etkileyebilir.
Aynı zamanda değişik ülkelerde uydurma "varyant" patlaması; demir tozlarını; 5.6.7G/WiFi/RF/Işınla uzaydan bile manipule ederek gerçekleşiyor.

Aşılardaki demir tozlarını ışınla manipule ederek kalabalıkları kontrol için de kullanıyorlar (ADS/ Active Denial System)
Aşı olmayanları, "virus yayıyorlar" suçlamasıyla karanlık oyunlarını saklıyorlar.
mRNA aşı olanları 6-12 ayda bir, sürekli 'güncelleme' yapmak zorunda bırakacaklar. Kendi bağışıklık sisteminizin Grip'i atlatması şeklinde geçecek rahatsızlık, ilaç tekellerinin Katrilyon aşı pazarına dramatik senaryo yapıldı.

mRNA aşıda ayrıca:
Grafen, Asetemit, Heksan, şeker ve kolestrol var. Grafen akciğer kanseri nedeni. Asetamit; lâke, cila, vernik yapımında kullanılan solvent.
Heksan; kanserojen ancak saklıyorlar. Baş ağrısı, Yorgunluk, sersemlik, bulantı/kusma, göz/boğaz yanması, kaşıntı yapıyor.

BionTech aşı, Dr. U. Şahin $8.2 Milyar sahibi ve pazarı genişletmek için burada!

Covid; bir uluslararası proje. Nato/Pentagon/Darpa/DynaCorp, Fransız Sanofi Alentis, Hollanda, Royal Dutch Shell, Çin, Wuhan lab. ABD'deki asker hastane laboratuarlar (Ft. Detrick, Ft. Belvoir....), John Hopkins University Hastane... hepsi içinde...

Pfizer adlı Amerikan ilaç şirketinin (Alman asıllı Amerikalı birileri tarafından kurulmuş) Almanya'da Uğur Şahin'in kurduğu BionTech'le mRNA aşısı anlaşması yapması sanırım ülkemiz açısından ciddi bir talihsizlik oldu çünkü Erdoğan ve/veya danışmanlarının ülkeye mRNA aşısı sokulmasına yeşil ışık yakmalarına neden oldu veya bunu kolaylaştırdı gibi görünüyor.

K Forum ekibinden Pierre'in bir mesajında incelediği bir makaleye göre, Pfizer/biontech aşılarında bulunduğu iddia edilen grafen oksidin "manyetikleştirici" bazı özellikleri olabiliyormuş. Nano-bobin (sargı) işlevi görebilen grafen, vücudun kendi doğal elektriğiyle etkinleşip elektromanyetik alan oluşturuyor olabilir, denmiş. "Nano" boyutta olmasına rağmen elektromanyetik gücünün çok yüksek olabileceğine değinilmiş. Bu iddianın kanıtlanmış birşey olmadığı, sadece olasılıklardan biri olduğu belirtilmiş.

Söz konusu aşılarda grafen olduğu iddiası ilgili aşı şirketi tarafından reddediliyor. K'lar belirli aşı serilerinde bu mıknatıslayıcı etkinin bulunduğunu söylemişlerdi. Belki test amacıyla, sorgulandığında genel varlığı inkar edilebilecek şekilde belirli serilere konmuş olabilir.


bozadi

#39
Bu arada K Forumda zorunlu koronavirüs aşılamalarına karşı sağlık tedbirleri şeklinde bir başlık da var:

https://cassiopaea.org/forum/threads/health-protocol-for-mandatory-coronavirus-vaccination.49823/

Google Türkçe çevirisi: https://shorturl.at/pqwJM

Henüz ayrıntılı incelemedim.

walldes

#40
Verdiğin bilgiler için teşekkür ederim Bozadi. Acaba sadece MRNA aşılar mı? Merak ettim. Çünkü geçen günlerde sinovac aşılardan da bir seriyi geri çağırdılar. Şimdi K ların dediğine geliyoruz galiba. Belli serilerdeki aşılar?
Not :Bu arada itirafım: Duygusal açıdan çok sıkışmış ve  hiç iyi olmadığım bir zamanda ' ne olacaksa olsun' diyerek yaptığım iştir.
 

bozadi

#41
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen walldes

Verdiğin bilgiler için teşekkür ederim Bozadi. Acaba sadece MRNA aşılar mı? Merak ettim. Çünkü geçen günlerde sinovac aşılardan da bir seriyi geri çağırdılar. Şimdi K ların dediğine geliyoruz galiba. Belli serilerdeki aşılar?
Not :Bu arada itirafım: Duygusal açıdan çok sıkışmış ve  hiç iyi olmadığım bir zamanda ' ne olacaksa olsun' diyerek yaptığım iştir.
Evet, sinovac konusunda da baştan beri  belirsiz, şüpheli şartlar var. Sonuçta o da ruhsatsız. Geleneksel inaktif aşı grubunda olduğu konusunda bir ihtilaf duymadım şimdiye kadar. Bir de ölümcül, sakatlayıcı veya kalıcı ve ciddi bir yan etkiye dair de pek birşey duyduğumu hatırlamıyorum (illa ki vardır da, az gibi görünüyor). Ama öyle bile olsa bunlar yalnızca kısa vadeli bulgular. Sinovac'ın etkinlik düzeyi çok düşük olmasa da çok yüksek de değil gibi. Üstelik eşimden ve bir diğer akrabamdan biliyorum ki ateş ve ciddi kas ağrıları gibi yan etkileri var, en azından. Dahası, sinovac'ta hiçbir şüpheli madde kullanılmadığından da emin olamıyoruz. Çin'in batılı malum güçler gibi aşı yoluyla insanlara zarar vermek istemesi gibi bir motivasyonu yok gibi görünüyor ama sonuçta bir şirketin ürünü bu ve şirketin şüpheli hareketleri oldu (devlet kurumuna kabul işlemlerinin hızlanması için rüşvet gibi). K'ların Çin'in korona konusundaki tavırları hakkında söylediklerinde  olumsuz birşey yok gibi. Açıkçası ben Çin'in Rusya kadar açık ve dürüst oynadığını düşünmüyorum ama korona ve aşı konusunda karanlık işler çevirdiğini düşündürecek bir durum olmadığı izlenimini edindim şimdiye kadar. İnşallah hükümetin veya sinovac'ı çıkaran şirketin kendi içinde olası farklı güç odaklarının varlığından kaynaklı karanlık bir durum yoktur ve varsa da biran önce ortaya çıkar.

Bu kadar mutasyonel değişim varken hiçbir aşının kesin ve kalıcı çözüm sağlamayacağı anlaşılıyor. Buna Rus ve Çin aşıları ve çıkabilecek kendi aşılarımız da dahil.

mRNA aşıları ise karanlık şüpheler anlamında daha ciddi bir tartışma konusu hep beraber izlemekte olduğumuz gibi. Kişiden kişiye değişen çok şey var, genetik, ruhsal ve başka bakımlardan. Karanlık şüpheler haklı da çıksa bu durum mRNA aşısı olan herkesin başına çok kötü şeyler gelecek demek değil. Çok daha zehirli ve tehlikeli şeylerin denizinde yaşıyoruz adeta.

walldes

#42
Söylediklerin çok doğru. Ancak daha hastalık kaynağı hakkında dahi herkes kem küm ediyorken özellikle Çin bir tuhaf davranıyor, yada gerçekten bilmiyorlar, bu konuda üretilmiş her şey ilaçlar dahil sorgulanamaz hale geliyor. Kızamık kökeni çok eskiye dayanmasına rağmen birtakım bulgulara ulaşılmış. Ancak bu Corona yeni olmasına rağmen kökeni hakkında  hiçbir şey yok. Demek istediğim yeni olan bu virüsün  kökeni hakkında ilerlemiş tıp bir şey bulamazken,ne hikmetse  aşısını daha önce buluyor. Bu da bir soru işareti. Bir de K lar bundan gerçek bir veba çıkar mı sorusuna yakın demişlerdi. Şu linkte https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/saglik/kizamik-virusu-insana-ilk-kez-ne-zaman-bulasti paylaşılan bilgilere göre kızamık da zoonotik ve Vebadan ayrılarak gelmiş. Yani tam tersi veba da yapabilir mi? Yada hayvanlardan bulaştı ise tekrar hayvanlara bulaşırsa ne olur? Mutasyon İçin her insan bir deney tüpü tabirini kullanmışlardı. Ancak neden kızamık gibi aynı kökenli hastalıklarda her insan bir deney tüpü olmamış veya olmuşsa nasıl olmuş? Bir sürü soru bir sürü cevap. Ama soruları sormak isteyenler rahatça basında yer almalı ki kimse 200 sene yaşamayacağına göre en önemlisi insanların huzurlu yaşaması.Tekrar teşekkür ederim
 

Tgur

#43
Konuya şuradan gireceğim merhaba dostlar,
Mantık yürüterek şu neticelere varabiliriz tabii biraz K. bilgilerini de katarak,

Ölü virüs aşılarının bağışıklık siztemindeki algılaması bütün virüs bedeni üzerinedir yani ona göre koruyucu sistem elemanları sitokinler ve diğer savunma unsurları hazırlanır,

mRNA da ise hazırlık sadece işaretçi olan şapka proteinleri üzerinedir ,virüs bunları kolayca değiştirerek mutant hale gelir,

Bunlara karşı mRNA aşı geliştirmek de kolaydır sanırım  dağıtım işi biraz zaman alabilir

mRNA nın tehlikesi, kapatılmış ve İNTRON halde olan ve bazılarının çöp DNA dedikleri bölümü kurcalaması ve oralardan KODON  alma gayretleri ile fark etmeden gizli el bombalarını harekete geçirebilir ,

Kapatılmuş işlevde olmayan DNA bilim adamlarının ekseriyetinde açılmamış ve bilinmeyen rafına konmuş bir husustur,
Ama biz biliyoruz..

Ve işte alıntı,

"(Joe) Birkaç aşı var. Bunlardan ikisi, daha önce insanlarda hiç kullanılmamış mesajcı RNA aşıları. Ne yaptıklarını az çok
biliyoruz. Standart aşı türüyle karşılaştırıldığında, bu mRNA aşılarının insanlar için özellikle tehlikeli olup olmadığını merak
ediyordum.
C: Evet
S: (Joe) İnsanların hastalanma olasılığını artırma açısından mı tehlikeli, yoksa... Bu tür aşının tehlikesi nedir?
 
C: DNA'yla oynanması her halükarda şüpheli bir durum. Genetik rekombinasyon nedeniyle, her bireyin durumu
benzersizdir. Bu örnekteki gibi aşı tedarikçileri, bazı kişilerin Covid'den çok daha kötü bir şeyin mutasyonuna ve çoğalma
ve seri üretim fabrikasına dönüşebileceğini pek hesap etmediler.
 
S: (Joe) O halde en yüksek olasılık gerçek bir veba meydana gelmesi mi? Covid aşısından gerçek bir pandemi meydana
gelebilir...
 
(L) Bu aşının belirli bazı bireylerin DNA'sı ile etkileşime girmesinden gerçek, korkunç bir salgın çıkabilir. Belki o bireylerin
sayısı az ama bir tanesi bile yetebilir.
 
(Gaby) Ya da daha çok şöyle olabilir mi... Biliyorsunuz, HIV'e benzer bir diken proteini oluşuyor ve ayrıca DNA'mızda zaten
bulunan ve aktive olduğunda Kara Ölüm gibi etki edebilen endojen retrovirüsler var. Yoksa daha çok kansere benzer birşey
mi göreceğiz?
 
C: Daha çok Kara Ölüm gibi birşey.
 
S: (Gaby) Her halükarda COVID'in zaten var olan sorunları artırıp hızlandırabildiğini gördük. Bir de forumda, aşılanmak
zorunda kalmamız halinde kendimizi korumak için yapabileceğimiz şeyler hakkında tartışıyorduk. Aşılanmasan bile
aşılanan diğer insanlar potansiyel Kara Ölüm kaynağı olacak mı?
 
(Joe) Fikir oydu. Bu mRNA aşısı, vücudunun bu koronavirüsten diken proteini üretmesine neden oluyor. Bu proteinin
vücutta daha iyi huylu başka bir virüsle birleşmesi mümkün mü?
 
(Gaby) Anladığım kadarıyla, diken proteininin bazı bileşenleri bazı endojen retrovirüslerimizle türdeş. Endojen
retrovirüslerimizde Ebola'ya benzer şeyler bile buldular.
 
(L) Başka bir deyişle, bir aşıya mesajcı RNA koymak gerçekten, GERÇEKTEN kötü bir fikir.
 
(Chu) Gezegende toplu ölümler olması için bir kuyruklu yıldız olayına bile ihtiyaç yok o zaman?
 
C: Evet "

Ayrıca aynı celsede başka birinin tesbiti ve yorumu,

"Eğer durum buysa, nasıl işliyor? Yukarıda belirtilenlerin doğru olduğunu varsayarsak, muhtemel görünen senaryo, büyük yalana inanan insanların aşıyı kabul edeceği ve olumsuz etkilerine karşı önlem almayacağıdır. MERS ve SARS'a karşı geliştirilen önceki RNA aşısı adaylarının, insanların başka virüslere karşı savunmasını azalttığı için durdurulduğunu biliyoruz. Ya aynı şekilde COVID aşısı yeni, gerçek ve ölümcül virüslere karşı savunmasızlığı artırırsa? Nihai yalana inananları ortadan kaldırmanın yollarından biri olabilir bu."



fidelista

#44
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Bomba bomba bomba...

1 saatlik bir program ama konuyla ilgilenen herkesin izlemesi gerekir. (video oynatma hızı 2'ye alınarak yarım saatte izlenebilir, nispeten rahat anlaşılıyor)

Amerika'da yaşayan Türk bilim kadını Doç.Dr. Neva Çiftçioğlu


Bunu geçen gün ikinci kez izledim,bir mikrobiyolog ve bu işlerin içinden biri olarak bu aşılar hakkındaki çekincelerini,3. doza ve çocuklara aşı yapılmasının yanlışlığını çok güzel anlatmış,tıp dalında nobele aday gösterilmiş değerli bir bilim insanı.

Otoimmun hastalıkları olanlara yapılmamalı diye kesin uyarıyor,tanıdığım otoimmun hastalığı (Haşimato) olan bir bayan yaptırdı (sinovac)  gerçekten zor günler geçirdi;dilinden çenede uyuşma hafif yüzde asimetri,ağrılar,on yıldır uykuda olan bel ağrılar alevlendi hiç bir ağrı kesiciye  cevap vermedi lyrica diye ağır bir ilaç başlamışlar.Dikkate alınması gereken bir bilim  insanı.